Tasarrufun İptali Davası — Madde, Kapsam ve Süre Aracı — İİK m.277-284 (2026)
21 Ağustos 2026

Tasarrufun İptali Davası — Madde, Kapsam ve Süre Aracı — İİK m.277-284 (2026)

25 Aralık 2025’te yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun İİK 278’i bütünüyle yeniden yazdı: şüphe dönemi iki yıldan bir yıla indi ve yakın hısımlara ilişkin karineler çürütülebilir hâle geldi. Ayrıca sık yapılan bir hata daha vardır: bu kapsam süreleri dava açma süresi değildir; dava açma süresi her üç maddede de beş yıldır. Bu araç iki süreyi ayrı ayrı hesaplar ve hangi metnin uygulanacağını gösterir.

Aciz vesikası olmadan tasarrufun iptali davası açılamaz

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Tasarrufun İptali Davası — Madde, Kapsam ve Süre (İİK m.277-284)





Not: Bir ve iki yıllık süreler dava açma süresi değil, kapsam süresidir.

Not: Bir ve iki yıllık süreler dava açma süresi değil, kapsam süresidir.

7571 Sayılı Kanun: İİK 278 Yeniden Yazıldı

25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun, İİK 278’in iki temel unsurunu değiştirdi.

UnsurÖnceki metinYürürlükteki metin
Şüphe dönemi2 yıl1 yıl
Yakın hısım karinesiKesin — bedel ödenmiş olsa da iptale tabiÇürütülebilir

Yürürlükteki metne göre; alışılmış hediyeler dışında, geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğinde olan haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir.

Karine artık kapalı bir kapı değil. (a) bendine eklenen “gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğu ispatlanmadıkça” ibaresiyle devralan tarafın karineyi çürütmesi mümkün hâle gelmiştir. Bu, ispat yükünün yerini değiştirmez — karine hâlâ alacaklı lehinedir — ancak devralana bir savunma imkânı tanır.

Karineyi çürütmenin tek sağlam yolu ödemenin izlenebilirliğidir. Ödemenin tasarruf tarihinde ve banka kanalıyla yapılmış olması aranır. Yargı kararlarında, harici protokol veya bono ile yapıldığı iddia edilen ve dava açıldıktan sonra düzenlenen belgelere itibar edilmediği görülmektedir. Devralanın ödeme gücünün bulunup bulunmadığı da ayrıca incelenir.

Yakın kapsamı da yeniden belirlendi: altsoy ve üstsoy, üçüncü derece dâhil kan hısımları, son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile eş, üçüncü derece dâhil kayın hısımları, evlat edinen ile evlatlık ve ortak konutta yaşayan kişiler. Boşanmayı takiben yapılan devirler ile resmî hısımlık bağı bulunmayan ancak aynı konutta yaşayan kişilerle yapılan işlemler böylece kapsam içinde tutulmuştur.

Geçiş sorunu davanın kaderini etkiler. Eski metne göre iptale tabi olup yeni metnin bir yıllık penceresi dışında kalan tasarruflar bakımından hangi hükmün uygulanacağı tartışmalıdır. Bu nedenle derdest ve yeni açılacak davalarda dilekçenin yalnızca m.278’e değil, tasarrufun niteliğine göre m.279 ve m.280‘e de dayandırılması yerinde olur. Bu iki madde 7571 ile değişmemiştir ve m.280’de kapsam sınırlaması bulunmaz.

İki Ayrı Süre, İki Ayrı İşlev

SüreNeyi belirlerNereden işler
m.278 — 1 yıl

7571 öncesi: 2 yıl
İvazsız tasarrufun kapsama girip girmediğiniHacizden/acizden geriye
m.279 — 1 yılAciz hâlindeki tasarrufun kapsamınıHacizden/acizden geriye
m.284 — 5 yılDava açma hak düşürücü süresiTasarruf tarihinden ileri

İkisi birlikte sağlanmalıdır. Tasarruf kapsam süresi içinde yapılmış olsa bile, dava beş yıllık hak düşürücü süre içinde açılmalıdır. Tersine, dava beş yıl içinde açılmış olsa bile tasarruf kapsam dışındaysa o maddeye dayanılamaz. Bazı kaynaklar bir ve iki yıllık süreleri “dava açma süresi” olarak yazmakta ve bu, hem erken vazgeçmeye hem de geç kalmaya yol açmaktadır.

Beş yıllık süre hak düşürücüdür: zamanaşımı değildir, kesilmez, durmaz ve mahkemece resen dikkate alınır.

Üç İptal Sebebi

İİK m.278 — İvazsız tasarruflar (2 yıl). Mutat hediyeler istisna olmak üzere, kapsam süresi içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıldır. Mutat hediyeden kasıt, giyinmekle veya kullanmakla eskiyen ve tüketilen eşyalardır.

Kanun bazı ivazlı işlemleri de bağışlama gibi sayar:

  • Yakın hısımlarla yapılan ivazlı tasarruflar — karı koca ile usul ve füru, neseben veya sıhren üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) hısımlar, evlat edinenle evlatlık arasında yapılanlar. Kapsam 7571 ile yeniden belirlenmiştir; yürürlükteki metinde gerçek değerine uygun ivazlı olduğu ispatlanırsa karine çürütülebilir.
  • Borçlunun, verdiği şeyin değerine göre pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler
  • Kaydı hayat şartıyla irat ve intifa hakkı tesisi ile ölünceye kadar bakma akitleri

İİK m.279 — Aciz hâlindeki tasarruflar (1 yıl). Şu tasarruflar bir yıllık kapsam içinde yapılmışsa batıldır: mevcut bir borcu temin için verilen rehinler (teminat göstermeyi evvelce taahhüt etmiş olduğu hâller hariç), para veya mutat ödeme vasıtalarından başka suretle yapılan ödemeler, vadesi gelmemiş borç için yapılan ödemeler ve kişisel hakların kuvvetlendirilmesi için tapuya verilen şerhler.

Bu maddede bir savunma imkânı vardır: tasarruftan istifade eden kimse, borçlunun hâl ve vaziyetini bilmediğini ispat ederse iptal davası dinlenmez.

İİK m.280 — Zarar verme kastı (kapsam sınırlaması yok). Malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı işlemler; bu durumun ve kastın diğer tarafça bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hâllerde iptal edilebilir.

Kapsam süresi geçmişse m.280 yolu hâlâ açık olabilir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

m.280: En Geniş Kapsamlı Yol

Bu maddenin en önemli özelliği, bir ve iki yıllık kapsam sınırlamalarının uygulanmamasıdır. Borçlunun kastı ve üçüncü kişinin kötü niyeti ispatlandığı sürece, tasarruf ne zaman yapılmış olursa olsun — beş yıllık hak düşürücü süre içinde kalmak kaydıyla — iptali istenebilir.

Kanun ispat yükünü hafifleten iki karine öngörmüştür:

  • Hısımlık karinesi. Üçüncü şahıs borçlunun karı veya kocası, usul veya füruu ile üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımları, evlat edineni veya evlatlığı ise, borçlunun mali durumunu bildiği farz olunur.
  • Ticari işletme devri karinesi. Ticari işletmenin veya iş yerindeki mevcut ticari emtianın tamamını ya da mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber iş yerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da zarar verme kastıyla hareket ettiği kabul olunur.

Üç madde birbirini dışlamaz; aynı tasarruf birden fazla maddeye girebilir ve dava dilekçesinde tüm dayanakların birlikte ileri sürülmesi yerinde olur.

Dava Şartı: Aciz Vesikası

İptal davasını yalnızca elinde muvakkat yahut kati aciz vesikası bulunan alacaklılar ile iflas idaresi açabilir (İİK m.277). Bu bir dava şartıdır; eksikliği hâlinde dava usulden reddedilir.

Haciz tutanağı da aciz belgesi sayılabilir. Yargıtay uygulamasında, borçlunun adresinde yapılan hacizde haczedilen malların borcu karşılamaya yetmediğinin tespit edilmesi hâlinde haciz tutanağı İİK m.105 kapsamında aciz belgesi niteliğinde kabul edilmektedir. Tutanakta bu tespitin açıkça yer alması önemlidir.

Dava borçluya ve üçüncü kişiye birlikte açılmalıdır. Yalnızca borçluya ya da yalnızca malı devralana yöneltilen dava husumet yokluğundan reddedilir. Mal üçüncü kişiden dördüncü kişiye geçmişse ona da yöneltilmelidir.

İptal kararı mülkiyeti geri getirmez. Dava kabul edilirse alacaklı, o mal üzerinde haciz ve satış isteyebilir; mal borçlunun mülkiyetine dönmez, üçüncü kişide kalır ancak davacı alacaklıya karşı ileri sürülemez hâle gelir.

Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir; alacak ticari nitelikteyse asliye ticaret mahkemesi görevli olabilir.

Beş Yıl Geçtiyse: Muvazaa Yolu

Hak düşürücü süre kaçırılmışsa yol tamamen kapanmaz. Alacaklı, Türk Borçlar Kanunu m.19’a dayanarak muvazaa davası açabilir.

ÖlçütTasarrufun iptaliMuvazaa
AmacıGeçerli tasarrufu hükümsüz kılmakTasarrufun hiç yapılmadığını tespit
Aciz vesikasıŞartGerekmez
Süre5 yıl hak düşürücüSüreye bağlı değil
İspatKanuni karineler yardımcı olurMuvazaa her türlü delille ispatlanmalı

Muvazaa davasında icra takibine geçmiş olmak ve aciz belgesi almak gerekmez; ancak ispat yükü daha ağırdır.

Uygulamada Sık Görülen Tasarruf Kalıpları

Mal kaçırma girişimleri çoğu zaman benzer kalıplar izler. Aşağıdaki tablo, hangi kalıbın hangi maddeye oturduğunu ve hangi delillerin toplanması gerektiğini gösterir.

KalıpMaddeToplanacak delil
Tapunun eşe veya çocuğa devrim.278 (ivazlı olsa bile)Nüfus kaydı, tapu akit tablosu
Rayicin çok altında satışm.278 veya m.280Emsal değer raporu, ödeme kaydı
Takipten hemen önce araç devrim.280Trafik tescil kaydı, takip tarihi
İşletmenin veya emtianın devrim.280 (karine işler)Ticaret sicili, devir sözleşmesi
Bir alacaklıya olağan dışı ödemem.279Banka kayıtları, ödeme şekli
Ölünceye kadar bakma sözleşmesim.278Noter senedi, bakım fiiliyatı

Bedelin nasıl ödendiği belirleyicidir. Devirlerde en güçlü delil, bedelin gerçekten ödenip ödenmediğidir. Banka kanalıyla yapılmamış, kaynağı gösterilemeyen ya da devirden hemen sonra borçluya geri dönen ödemeler, hem pek aşağı fiyat hem de zarar verme kastı değerlendirmesinde aleyhe sonuç doğurur. Devralanın ödeme gücünün bulunup bulunmadığı da ayrıca incelenir.

Devir tarihinin takip veya alacağın doğum tarihiyle olan yakınlığı, tek başına yeterli olmasa da güçlü bir emare olarak değerlendirilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Tasarrufun iptali davası ne kadar sürede açılmalıdır?

Tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde (İİK m.284). Bu süre hak düşürücüdür ve her üç iptal sebebi için aynıdır.

Tasarrufun iptalinde şüphe dönemi kaç yıl?

7571 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası bir yıldır; önceki metinde iki yıldı.

Bu kapsam süreleri dava açma süresi mi?

Hayır. Tasarrufun iptale tabi olup olmadığını belirleyen, hacizden veya acizden geriye doğru işleyen kapsam süreleridir; dava açma süresi beş yıldır.

Aciz vesikam yok, dava açabilir miyim?

Hayır; aciz vesikası dava şartıdır. Ancak Türk Borçlar Kanunu m.19’a dayanan muvazaa davası için aciz belgesi gerekmez.

Borçlu malı eşine sattı, bedel de ödendi. Yine de iptal edilir mi?

7571 sayılı Kanun sonrası karine çürütülebilir hâle gelmiştir: devralan, tasarrufun gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğunu ispatlarsa karine çürür. Ödemenin tasarruf tarihinde ve banka kanalıyla yapılmış olması aranır.

Girdiğim bilgiler kaydediliyor mu?

Hayır. Hesaplama tamamen tarayıcınızda yapılır; bilgileriniz sunucuya gönderilmez.

Bilgilendirme: Bu araç ve rehber genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Tasarruf tarihinin ve aciz hâlinin tespiti sonucu değiştirebilir.

Beş yıl sessizce geçer

Devri öğrendiğiniz gün süreyi ve dayanacağınız maddeyi belirletin.

Randevu Talep Edin


Post by Av. Fatma Öztürk