Akrabaya Yapılan Devirlerde Tasarrufun İptali: 7571 ile Değişen Süre ve Karineler (İİK 278)
08 Ağustos 2026

Akrabaya Yapılan Devirlerde Tasarrufun İptali: 7571 ile Değişen Süre ve Karineler (İİK 278)

Borçlu, takip başlamadan kısa süre önce evini oğluna, aracını kardeşine ya da tarlasını kayınpederine devretmiştir. Alacaklının bu devirleri iptal ettirebilmesi, icra hukukunun en çok başvurulan yollarından biridir.

Bu alanda 25 Aralık 2025’te yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun köklü bir değişiklik yaptı. İİK 278 bütünüyle yeniden yazıldı ve iki temel unsuru değişti: şüphe dönemi kısaldı ve karineler yumuşadı. İnternette dolaşan kaynakların büyük kısmı hâlâ eski metne göre yazılmış durumda.

Birinci değişiklik: şüphe dönemi iki yıldan bir yıla indi

Yürürlükteki metne göre, alışılmış hediyeler dışında, geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğinde olan haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir.

Değişiklikten önce bu süre iki yıldı. Borçlunun bağışlama ve ivazsız tasarruflarının iptale tabi olabilmesi için tasarrufun, hacizden veya hacizde mal bulunamaması sebebiyle acizden ya da iflasın açılmasından geriye doğru iki yıllık süre içinde yapılmış olması gerekiyordu. Yapılan değişiklik sonrası bu süre bir yıla düşürülmüştür.

Pratik sonucu doğrudandır: bir buçuk yıl önce yapılmış bir bağışlama, eski metne göre iptale tabiyken yeni metne göre bu bent kapsamında değildir. Alacaklı bakımından pencere yarıya inmiştir.

Sürenin başlangıcı da dikkat gerektirir. Geriye sayım, tasarruf tarihinden değil; aciz belgesinin, aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği veya iflasın açıldığı tarihten yapılır. Bu belgelerin tarihini geciktirmek, alacaklının kendi penceresini daraltır.

Borçlu malını yakınına mı devretti?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İkinci değişiklik: karineler artık çürütülebilir

Daha az bilinen ama daha derin olan değişiklik budur. Maddede bağışlama sayılan tasarruflar, önceden kesin nitelikteydi ve yerleşik uygulamada bu tasarruflar doğrudan batıl kabul ediliyordu. 7571 sayılı Kanunla bu karineler aksi ispat edilebilecek şekilde düzenlenmiştir.

Yeni metinde her bende bir ispat kapısı eklenmiştir:

  • (a) bendi: “Gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğu ispatlanmadıkça” ibaresi eklenmiştir.
  • (b) bendi: “Aksi ispatlanmadıkça” ibaresi eklenmiştir.
  • (c) bendi: “Uygun bir karşılığın sağlandığı ispatlanmadıkça” ibaresi eklenmiştir.

Yani yakın hısıma yapılan bir devir artık otomatik olarak bağışlama sayılmaz. Devralan taraf, tasarrufun gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğunu ispatlayabilirse karine çürütülür.

Bu, ispat yükünün yerini değiştirmez ama sonucu değiştirir: karine hâlâ alacaklı lehinedir, ancak artık kapalı bir kapı değildir. Devralan yakın hısım, bedeli gerçekten ve gerçek değeri üzerinden ödediğini ortaya koyarak davadan kurtulabilir.

Kimler kapsama giriyor?

Maddenin (a) bendi, bağışlama sayılan tasarrufların taraf çevresini tek tek sayar:

  • Altsoy ve üstsoy — çocuk, torun, anne, baba, dede, nine.
  • Üçüncü derece dâhil kan hısımları — kardeş, amca, dayı, hala, teyze, yeğen.
  • Eş — üstelik son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile.
  • Üçüncü derece dâhil kayın hısımları — kayınpeder, kayınvalide, kayınbirader, baldız ve bu dereceye giren diğerleri.
  • Evlat edinen ile evlatlık.
  • Ortak konutta yaşayan kişiler.

Son iki kalem özellikle dikkat çekicidir. “Son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile eşi” ifadesi, boşanmayı takiben yapılan devirleri kapsam içinde tutar. “Ortak konutta yaşayan kişiler” ise kan veya kayın hısımlığı bulunmayan, ancak fiilen aynı konutta yaşayan kişileri kapsama alır.

Diğer bağışlama sayılan hâller

(b) bendine göre, aksi ispatlanmadıkça, sözleşmenin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin gerçek değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyatla kabul ettiği sözleşmeler de bağışlama sayılır.

Bu bent, hısımlık ilişkisi bulunmayan devirlerde devreye girer. Uygulamada dayanak, taşınmazın gerçek değeri ile tapuda gösterilen değer arasındaki farktır. Yargı kararlarında edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayıldığı ve tasarrufun iptale tabi olduğu kabul edilmektedir.

Üçüncü kişi, taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerini ödediğini yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlayamazsa ve edimler arasında fahiş fark bulunuyorsa, iyi niyet iddiası dinlenmez.

Devraldığınız mal için dava mı açıldı?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Mal elden çıkmışsa: dava bedele dönüşür

İptale tabi bir tasarrufa konu mal, davalı üçüncü kişinin elinden çıkmışsa dava konusuz kalmaz. Bu hâlde dava bedele dönüşür ve üçüncü kişinin malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında, takip konusu alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak tazminat ödemesine hükmedilir.

Bu kural, malı hızla üçüncü, dördüncü ellere geçirerek davayı boşa çıkarma taktiğini etkisiz kılar. Buna karşılık zincirin sonundaki kişi bakımından değerlendirme farklıdır: borçlu ile arasında iş, arkadaşlık, tanıdıklık gibi bir ilişki veya kötü niyet ispatlanamazsa, o kişi yönünden dava reddedilir.

Hangi metin uygulanacak?

Devam eden dosyalarda hangi metnin uygulanacağı, uygulamada tartışılan bir konudur. Değişiklik 25 Aralık 2025’te yürürlüğe girmiştir.

Pratik yaklaşım, dosyanın iki eksende değerlendirilmesidir: tasarruf tarihi ile aciz belgesi veya haciz tutanağının tarihi. Eski metne göre iptale tabi olup yeni metnin bir yıllık penceresi dışında kalan tasarruflar bakımından, uygulanacak hükmün belirlenmesi doğrudan davanın kaderini etkiler.

Bu nedenle derdest ve yeni açılacak davalarda, dava dilekçesinin yalnızca 278’e değil; tasarrufun niteliğine göre İİK 279 ve 280 gibi diğer iptal sebeplerine de dayandırılması yerinde olur. Bir tasarruf 278 kapsamı dışında kalsa bile, alacaklıdan mal kaçırma kastıyla yapılmış olması hâlinde başka bir bent kapsamında değerlendirilebilir.

İptal davasının sonucu: mülkiyet geri gelmez

Sık rastlanan bir yanlış beklenti, davanın kabulüyle malın borçlunun mülkiyetine döneceğidir. Tasarrufun iptali davası bir mülkiyet davası değildir.

Kabul kararı, alacaklıya o mal üzerinde cebri icra yapabilme yetkisi verir. Mal üçüncü kişinin mülkiyetinde kalmaya devam eder; ancak alacaklı, sanki mal hâlâ borçlununmuş gibi o mal üzerinde haciz ve satış işlemi yürütebilir.

Bunun iki pratik sonucu vardır. Birincisi, alacaklının talebi alacağı ve fer’ileriyle sınırlıdır; malın değeri alacağı aşıyorsa aşan kısım üçüncü kişiye kalır. İkincisi, üçüncü kişi bakımından dava, malın tamamen kaybedilmesi anlamına gelmez; borcun ödenmesiyle mal üzerindeki tehdit ortadan kalkar.

Bu çerçeve, üçüncü kişinin savunma stratejisini de belirler. Karineyi çürütemeyeceğini gören devralanın, alacağı ödeyerek malı kurtarmayı değerlendirmesi çoğu dosyada daha rasyonel bir seçenektir.

Alacaklı için pratik notlar

  1. Aciz belgesini geciktirmeyin. Geriye sayım bu belgenin tarihinden başlar; gecikme pencereyi daraltır.
  2. Tapu ve sicil kayıtlarını çıkarın. Devir tarihleri ile aciz belgesi tarihi arasındaki farkı ölçün.
  3. Hısımlık derecesini belgeleyin. Nüfus kayıt örneği, karinenin dayanağıdır.
  4. Değer farkını ortaya koyun. Tapu bedeli ile tasarruf tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, (b) bendinin dayanağıdır.
  5. Ödemenin gerçekliğini sorgulayın. Banka kaydı bulunmayan, elden ödendiği iddia edilen bedeller zayıftır.
  6. Zincirdeki her halkayı ayrı değerlendirin. Dördüncü kişi bakımından kötü niyetin ispatı gerekir.
  7. Alternatif bentlere de dayanın. 278 kapsamı dışında kalan tasarruflar başka bentler altında değerlendirilebilir.

Devralan taraf için pratik notlar

Yeni metin, devralan bakımından önceki döneme göre daha elverişlidir; ancak bu elverişlilik ancak belgeyle kullanılabilir.

Karineyi çürütmek için gereken şey, tasarrufun gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğunun ispatıdır. Bunun için tasarruf tarihindeki değeri gösteren belgeler, ödemenin banka kanalıyla yapıldığını gösteren kayıtlar ve ödeme gücünüzü ortaya koyan gelir belgeleri belirleyicidir.

Yargı kararlarında, harici protokol veya bono ile yapıldığı iddia edilen ve dava açıldıktan sonra düzenlenen belgelere itibar edilmediği görülmektedir. Ödemenin tasarruf tarihinde ve izlenebilir biçimde yapılmış olması, karineyi çürütmenin tek sağlam yoludur.

🗺️ İcra Takibi Konu Haritası

İcra ve haciz sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

🔒 Haciz İşlemleri

📁 Takip Süreci

⚖️ İtiraz ve Dava

💰 Ödeme, Harç ve Faiz

🏛️ Satış ve Paraya Çevirme

📌 Özel Alacak Türleri

📚 Sürecin bütünü için İcra ve İflas Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

İptal Davasının Kanuni Çerçevesi

Akrabaya yapılan devirler, iptal rejiminin bütünü içinde değerlendirilir.

İptal rejimi
KonuKuralDayanak
DavaTasarrufun iptali davasıİİK m.277
İvazsız tasarruflarBağışlama ve bağışlama sayılan işlemlerİİK m.278
Aciz hâlindeKanunda sayılan tasarruflarİİK m.279
Zarar kastıAlacaklıdan mal kaçırma kastıİİK m.280
Ön şartKesin aciz vesikası veya iflasİİK m.277
TarafBorçlu ve lehine tasarrufta bulunulanİİK m.282
SonuçO mal üzerinden cebrî icra imkânıİİK m.283
SüreBeş yıllık hak düşürücü süreİİK m.284

İkinci ve dördüncü satırlar birlikte okunmalıdır: yakın akrabaya yapılan devirler bağışlama sayılan işlemler kapsamında değerlendirilebileceği gibi, mal kaçırma kastı iddiasıyla da dava konusu yapılabilir. İki sebep aynı davada birlikte ileri sürülebilir.

Dava şartı ve süre birlikte aranır. İptal davasının görülebilmesi için kesin aciz vesikası veya iflas şartının sağlanması gerekir (İİK m.277); ayrıca tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıllık hak düşürücü süre gözetilir (İİK m.284). Bu iki husus dilekçede açıkça gösterilmelidir.

Kabul Sonrası Satış Zinciri

Dava kabul edilirse mal üzerinden cebrî icra süreci işler.

Paraya çevirme rejimi
KonuKuralDayanak
Satış istemeAlacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde satış isteyebilirİİK m.106
Haczin düşmesiSüresinde satış istenmez veya gerekli gider on beş gün içinde depo edilmezse haciz kalkarİİK m.110
Kıymet takdiriRapor borçluya, haciz koydurmuş alacaklıya ve ipotekli alacaklılara tebliğ edilirİİK m.128
ŞikâyetTebliğden itibaren yedi gün içinde şikâyet; şikâyetten itibaren yedi gün içinde masraf yatırılmazsa kesin retİİK m.128/a
Rızaen satışBorçlu, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde yetki isteyebilirİİK m.111/a
Elektronik artırmaAçık artırma elektronik satış portalında yapılır ve yedi gün sürerİİK m.111/b
İlanArtırmanın gün ve saat aralığı en az on beş gün önce ilan edilirİİK m.114
İhale bedeliBedel, artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren yedi gün içinde ödenirİİK m.118

Üçüncü ve dördüncü satırlar, üçüncü kişi bakımından da önem taşır: kıymet takdiri raporu haciz koydurmuş alacaklıya ve ilgililere tebliğ edilir; bu tebliğ sonrası şikâyet süresi işler.

Tasarrufun iptali için tasarrufun iptali davası rehberimize bakabilirsiniz.

Aciz Vesikası ve Dava Şartı

Akrabaya devir iddiasında da dava şartı aynıdır.

Aciz rejimi
KonuKuralDayanak
BelgeKesin aciz vesikasıİİK m.143
Borç ikrarıBelgenin borç ikrarı niteliğiİİK m.143
ZamanaşımıYirmi yıllık özel süreİİK m.143
FaizFaiz istenememesiİİK m.143
Geçici acizHaciz sırasında düzenlenen belgeİİK m.105
Dava şartıİptal davasının ön şartıİİK m.277
İflastaTasfiye sonunda verilen belgeİİK m.251
Yeni takipBorçlunun mal edinmesi hâlinde

Altıncı ve sekizinci satırlar birlikte okunmalıdır: aciz vesikası hem iptal davasının ön şartını sağlar hem borçlunun sonradan mal edinmesi hâlinde yeni takip dayanağı oluşturur.

Devir tarihi belgelenmelidir. Beş yıllık hak düşürücü süre tasarrufun yapıldığı tarihten işler (İİK m.284). Bu nedenle tapu, trafik veya ticaret sicili kayıtlarından devir tarihinin resmî belgeyle tespit edilmesi, davanın süresinde açıldığının gösterilmesi bakımından zorunludur.

Dava Dilekçesinde Denetlenecekler

Akrabaya devir iddiasında dilekçe unsurları önem taşır.

Unsur listesi
Unsurİçerik
MerciGörevli ve yetkili mahkeme
TaraflarBorçlu ve devralan (İİK m.282)
YakınlıkTaraflar arasındaki ilişkinin gösterilmesi
AcizAciz vesikasının sunulması (İİK m.277)
TasarrufDevrin tanımı ve konusu
TarihDevrin yapıldığı tarih
BedelVarsa devir bedelinin gerçekliği
SüreBeş yıllık sürenin dolmadığı (İİK m.284)

Üçüncü ve yedinci satırlar birlikte okunmalıdır: yakınlık ilişkisi ile devir bedelinin gerçekliği, iddianın en güçlü dayanaklarını oluşturur; bedelin banka üzerinden geçmediği hâller ayrıca değerlendirilir.

Mülkiyet davacıya geçmez. Davanın kabulü, malın davacıya ait olduğu sonucunu doğurmaz. Dava, alacaklıya o mal üzerinden cebrî icra yapma imkânı tanır (İİK m.283); mal üçüncü kişinin mülkiyetinde kalmaya devam eder.

Süre hesabı için tasarrufun iptali süre aracı rehberimize bakabilirsiniz.

Kabul Sonrası Satış Zinciri

Dava kabul edilirse mal üzerinden cebrî icra süreci işler.

Paraya çevirme rejimi
KonuKuralDayanak
Satış istemeHacizden itibaren bir yılİİK m.106
Haczin düşmesiSüresinde satış istenmez veya gider on beş gün içinde yatırılmazsaİİK m.110
Kıymet takdiriRaporun ilgililere tebliğiİİK m.128
ŞikâyetTebliğden itibaren yedi gün; masraf da yedi gün içindeİİK m.128/a
Rızaen satışKıymet takdirinden itibaren yedi günİİK m.111/a
Elektronik artırmaPortalda yedi günlük teklif süresiİİK m.111/b
İlanEn az on beş gün önce ilanİİK m.114
İhale bedeliSonuç tutanağının ilanından itibaren yedi günİİK m.118

Birinci ve ikinci satırlar, kabul kararı sonrasında da izlenmesi gereken takvimi oluşturur: haciz konulduktan sonra satış isteme süresi işler ve kaçırılması hâlinde haciz düşer.

Üçüncü kişi de ilgilidir. Malın maliki olarak kalan üçüncü kişi, satış sürecinde ilgili sıfatını taşır; kıymet takdiri raporu kendisine tebliğ edilir ve yedi günlük şikâyet süresi işler (İİK m.128, m.128/a).

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

Akrabaya devir iddiasında tekrarlanan eksiklikler sınırlıdır.

Hata başlıkları
HataSonucu
AcizVesikanın sunulmaması (İİK m.277)
SüreBeş yıllık sürenin kaçırılması (İİK m.284)
TarafDevralanın davaya dâhil edilmemesi (İİK m.282)
Yakınlıkİlişkinin belgelenmemesi
BedelÖdeme akışının araştırılmaması
TarihSicil tarihinin tespit edilmemesi
SebepDayanılan maddenin gösterilmemesi
HacizMal üzerine haciz konulmaması

Beşinci satır, iddianın gücünü doğrudan belirler: devir bedelinin banka üzerinden geçip geçmediği, tasarrufun gerçekliği bakımından en somut göstergedir.

Sonraki devirler izlenmelidir. Malın üçüncü kişiye devredilmesinden sonra bir kez daha el değiştirmesi hâlinde, sonraki maliklerin durumu ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle sicil kaydının tüm devir zinciriyle birlikte çıkarılması gerekir.

Uygulamada Sık Sorulanlar

Akrabaya devir konusunda tekrarlanan sorular belirli başlıklarda toplanır.

Başlık bazında
SoruCevap
DavaTasarrufun iptali davası (İİK m.277)
KapsamBağışlama ve bağışlama sayılan işlemler (m.278)
KastAlacaklıdan mal kaçırma kastı (m.280)
Ön şartKesin aciz vesikası veya iflas
TarafBorçlu ve devralan (m.282)
SüreBeş yıllık hak düşürücü süre (m.284)
SonuçO mal üzerinden cebrî icra (m.283)
MülkiyetDavacıya geçmemesi

İkinci ve üçüncü satırlar birlikte okunmalıdır: aynı devir hem bağışlama sayılan işlem hem mal kaçırma kastı kapsamında değerlendirilebilir; iki sebep aynı davada birlikte ileri sürülebilir.

Haciz ayrıca konulmalıdır. Davanın kabulü tek başına tahsilat sağlamaz; mal üzerine haciz konulması ve süresinde satış istenmesi gerekir (İİK m.78, m.106). Bu adımlar atılmadığında karar pratik sonuç doğurmaz.

Süreç Yönetimi

Devrin tespitinden karara kadar izlenecek adımlar sıralıdır.

Adım listesi
Adımİçerik
TakipTakibin kesinleşmesi
SorguBorçlunun malvarlığının araştırılması
DevirSicilde devir kaydının tespiti
TarihDevir tarihinin belgelenmesi
AcizVesikanın alınması (İİK m.277)
SüreBeş yıllık sürenin hesaplanması (İİK m.284)
DavaGenel mahkemede dava
HacizKabul hâlinde mal üzerine haciz (İİK m.78)

Üçüncü ve dördüncü satırlar birlikte okunmalıdır: devrin varlığı ve tarihi resmî sicil kaydından tespit edilir; bu kayıt hem iddianın hem süre hesabının dayanağıdır.

Sorgu geriye dönük yapılmalıdır. Borçlunun mevcut malvarlığının bulunmaması tek başına yeterli değildir; geçmiş dönemdeki devirlerin tespiti için sicil kayıtlarının geriye dönük çıkarılması gerekir. Bu inceleme yapılmadan tasarruf tespit edilemez.

İptal Davasının Kanuni Çerçevesi

Akrabaya yapılan devirler, tasarrufun iptali rejiminin bir parçasıdır.

İptal rejimi
KonuKuralDayanak
Ön şartKesin aciz vesikası veya iflasİİK m.277
İvazsız tasarrufBağışlama ve bağışlama sayılan tasarruflarİİK m.278
Aciz hâliAciz hâlindeki bazı tasarruflarİİK m.279
Zarar kastıAlacaklıları zarara uğratma kastıİİK m.280
TarafBorçlu ve lehine tasarrufta bulunulan üçüncü kişiİİK m.282
SonuçO mal üzerinden cebrî icra imkânıİİK m.283
MülkiyetMalın davacıya geçmemesiİİK m.283
SüreBeş yıllık hak düşürücü süreİİK m.284

Birinci ve sekizinci satırlar birlikte okunmalıdır: dava açılabilmesi için kesin aciz vesikası aranırken, tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıllık hak düşürücü süre de gözetilir. Bu iki şart birlikte sağlanmalıdır.

Mülkiyet davacıya geçmez. İptal davasının kabulü, taşınmazın alacaklıya ait olması sonucunu doğurmaz. Karar, alacaklıya o mal üzerinden cebrî icra yapma imkânı verir (İİK m.283); mal üçüncü kişinin mülkiyetinde kalmaya devam eder ve satış bu mal üzerinden yürütülür.

Karar Sonrası Satış Zinciri

İptal kararı alındıktan sonra mal satış sürecine girer.

Paraya çevirme rejimi
KonuKuralDayanak
Satış istemeAlacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde satış isteyebilirİİK m.106
Haczin düşmesiSüresinde satış istenmez veya gerekli gider on beş gün içinde depo edilmezse haciz kalkarİİK m.110
Kıymet takdiriRapor borçluya, haciz koydurmuş alacaklıya ve ipotekli alacaklılara tebliğ edilirİİK m.128
ŞikâyetTebliğden itibaren yedi gün içinde şikâyet; şikâyetten itibaren yedi gün içinde masraf yatırılmazsa kesin retİİK m.128/a
Rızaen satışBorçlu, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde yetki isteyebilirİİK m.111/a
Elektronik artırmaAçık artırma elektronik satış portalında yapılır ve yedi gün sürerİİK m.111/b
İlanArtırmanın gün ve saat aralığı en az on beş gün önce ilan edilirİİK m.114
İhale bedeliBedel, artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren yedi gün içinde ödenirİİK m.118

Birinci ve ikinci satırlar, karar sonrası dönemin takvimini oluşturur: hacizden itibaren bir yıl içinde satış istenmezse veya gerekli gider on beş gün içinde yatırılmazsa haciz kalkar ve dava sonucu işlevsiz kalır.

Tasarrufun iptali için tasarrufun iptali davası rehberimize bakabilirsiniz.

Aciz Vesikası ve Dava Şartı

İptal davasının ön şartı, alacağın karşılanamadığının belgelenmesidir.

Belge rejimi
KonuKuralDayanak
Kesin acizHaczedilen malın alacağı karşılamamasıİİK m.143
Geçici acizHaciz sırasında yeterli mal bulunamamasıİİK m.105
Borç ikrarıBelgenin borç ikrarı niteliğiİİK m.143
ZamanaşımıYirmi yıllık özel süreİİK m.143
FaizFaiz istenememesiİİK m.143
Dava şartıİptal davasında aranmasıİİK m.277
TeminBelgenin dosyadan alınması
SüreBeş yıllık hak düşürücü süreİİK m.284

Altıncı ve yedinci satırlar birlikte okunmalıdır: belge kendiliğinden düzenlenmez; alacaklının icra dosyasından talepte bulunması gerekir.

Belge dava öncesinde temin edilmelidir. Kesin aciz vesikası bulunmadan açılan iptal davası, dava şartı yokluğundan reddedilebilir. Bu nedenle takip dosyasında haciz tutanağının ve alacağın karşılanamadığına ilişkin kaydın bulunduğu teyit edilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Tasarrufun iptalinde şüphe dönemi kaç yıl?

7571 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası bir yıldır. Geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir. Önceki metinde bu süre iki yıldı.

Süre ne zamandan geriye sayılır?

Tasarruf tarihinden değil; geçici veya kesin aciz belgesinin, aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği veya iflasın açıldığı tarihten geriye sayılır.

Akrabaya yapılan devir otomatik olarak iptal edilir mi?

Artık edilmez. 7571 sayılı Kanunla karineler aksi ispat edilebilecek şekilde düzenlenmiştir. (a) bendine eklenen ‘gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğu ispatlanmadıkça’ ibaresiyle, devralan tarafın karineyi çürütmesi mümkün hâle gelmiştir.

Hangi yakınlar kapsama giriyor?

Altsoy ve üstsoy, üçüncü derece dâhil kan hısımları, son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile eş, üçüncü derece dâhil kayın hısımları, evlat edinen ile evlatlık ve ortak konutta yaşayan kişiler.

Boşandıktan sonra eşe yapılan devir kapsamda mı?

Kapsamdadır. Madde metni, son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile eşi açıkça saymaktadır.

Akraba değilsem de dava açılabilir mi?

Açılabilir. (b) bendine göre, aksi ispatlanmadıkça, sözleşmenin yapıldığı sırada borçlunun kendi verdiği şeyin gerçek değerine göre pek aşağı bir fiyatla kabul ettiği sözleşmeler de bağışlama sayılır.

Devraldığım malı sattım, dava düşer mi?

Düşmez. Mal elden çıkmışsa dava bedele dönüşür ve malın elden çıkarıldığı tarihteki gerçek değeri oranında, takip konusu alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak tazminata hükmedilir.

Karineyi nasıl çürütebilirim?

Tasarrufun gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğunu ispatlayarak. Tasarruf tarihindeki değeri gösteren belgeler, ödemenin banka kanalıyla yapıldığını gösteren kayıtlar ve ödeme gücünü ortaya koyan belgeler belirleyicidir. Dava açıldıktan sonra düzenlenen belgelere itibar edilmemektedir.

Bu içerik İcra ve İflas Hukuku alanındadır. Tüm başlıklar için İcra ve İflas Hukuku Rehberi ve Hukuk Rehberleri sayfalarına bakabilirsiniz.

Post by Av. Fatma Öztürk