Borçlu, takip başlamadan kısa süre önce evini oğluna, aracını kardeşine ya da tarlasını kayınpederine devretmiştir. Alacaklının bu devirleri iptal ettirebilmesi, icra hukukunun en çok başvurulan yollarından biridir.
Bu alanda 25 Aralık 2025’te yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun köklü bir değişiklik yaptı. İİK 278 bütünüyle yeniden yazıldı ve iki temel unsuru değişti: şüphe dönemi kısaldı ve karineler yumuşadı. İnternette dolaşan kaynakların büyük kısmı hâlâ eski metne göre yazılmış durumda.
Birinci değişiklik: şüphe dönemi iki yıldan bir yıla indi
Yürürlükteki metne göre, alışılmış hediyeler dışında, geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğinde olan haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir.
Değişiklikten önce bu süre iki yıldı. Borçlunun bağışlama ve ivazsız tasarruflarının iptale tabi olabilmesi için tasarrufun, hacizden veya hacizde mal bulunamaması sebebiyle acizden ya da iflasın açılmasından geriye doğru iki yıllık süre içinde yapılmış olması gerekiyordu. Yapılan değişiklik sonrası bu süre bir yıla düşürülmüştür.
Pratik sonucu doğrudandır: bir buçuk yıl önce yapılmış bir bağışlama, eski metne göre iptale tabiyken yeni metne göre bu bent kapsamında değildir. Alacaklı bakımından pencere yarıya inmiştir.
Sürenin başlangıcı da dikkat gerektirir. Geriye sayım, tasarruf tarihinden değil; aciz belgesinin, aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği veya iflasın açıldığı tarihten yapılır. Bu belgelerin tarihini geciktirmek, alacaklının kendi penceresini daraltır.
Borçlu malını yakınına mı devretti?
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
İkinci değişiklik: karineler artık çürütülebilir
Daha az bilinen ama daha derin olan değişiklik budur. Maddede bağışlama sayılan tasarruflar, önceden kesin nitelikteydi ve yerleşik uygulamada bu tasarruflar doğrudan batıl kabul ediliyordu. 7571 sayılı Kanunla bu karineler aksi ispat edilebilecek şekilde düzenlenmiştir.
Yeni metinde her bende bir ispat kapısı eklenmiştir:
- (a) bendi: “Gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğu ispatlanmadıkça” ibaresi eklenmiştir.
- (b) bendi: “Aksi ispatlanmadıkça” ibaresi eklenmiştir.
- (c) bendi: “Uygun bir karşılığın sağlandığı ispatlanmadıkça” ibaresi eklenmiştir.
Yani yakın hısıma yapılan bir devir artık otomatik olarak bağışlama sayılmaz. Devralan taraf, tasarrufun gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğunu ispatlayabilirse karine çürütülür.
Bu, ispat yükünün yerini değiştirmez ama sonucu değiştirir: karine hâlâ alacaklı lehinedir, ancak artık kapalı bir kapı değildir. Devralan yakın hısım, bedeli gerçekten ve gerçek değeri üzerinden ödediğini ortaya koyarak davadan kurtulabilir.
Kimler kapsama giriyor?
Maddenin (a) bendi, bağışlama sayılan tasarrufların taraf çevresini tek tek sayar:
- Altsoy ve üstsoy — çocuk, torun, anne, baba, dede, nine.
- Üçüncü derece dâhil kan hısımları — kardeş, amca, dayı, hala, teyze, yeğen.
- Eş — üstelik son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile.
- Üçüncü derece dâhil kayın hısımları — kayınpeder, kayınvalide, kayınbirader, baldız ve bu dereceye giren diğerleri.
- Evlat edinen ile evlatlık.
- Ortak konutta yaşayan kişiler.
Son iki kalem özellikle dikkat çekicidir. “Son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile eşi” ifadesi, boşanmayı takiben yapılan devirleri kapsam içinde tutar. “Ortak konutta yaşayan kişiler” ise kan veya kayın hısımlığı bulunmayan, ancak fiilen aynı konutta yaşayan kişileri kapsama alır.
Diğer bağışlama sayılan hâller
(b) bendine göre, aksi ispatlanmadıkça, sözleşmenin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin gerçek değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyatla kabul ettiği sözleşmeler de bağışlama sayılır.
Bu bent, hısımlık ilişkisi bulunmayan devirlerde devreye girer. Uygulamada dayanak, taşınmazın gerçek değeri ile tapuda gösterilen değer arasındaki farktır. Yargı kararlarında edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayıldığı ve tasarrufun iptale tabi olduğu kabul edilmektedir.
Üçüncü kişi, taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerini ödediğini yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlayamazsa ve edimler arasında fahiş fark bulunuyorsa, iyi niyet iddiası dinlenmez.
Devraldığınız mal için dava mı açıldı?
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Mal elden çıkmışsa: dava bedele dönüşür
İptale tabi bir tasarrufa konu mal, davalı üçüncü kişinin elinden çıkmışsa dava konusuz kalmaz. Bu hâlde dava bedele dönüşür ve üçüncü kişinin malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında, takip konusu alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak tazminat ödemesine hükmedilir.
Bu kural, malı hızla üçüncü, dördüncü ellere geçirerek davayı boşa çıkarma taktiğini etkisiz kılar. Buna karşılık zincirin sonundaki kişi bakımından değerlendirme farklıdır: borçlu ile arasında iş, arkadaşlık, tanıdıklık gibi bir ilişki veya kötü niyet ispatlanamazsa, o kişi yönünden dava reddedilir.
Hangi metin uygulanacak?
Devam eden dosyalarda hangi metnin uygulanacağı, uygulamada tartışılan bir konudur. Değişiklik 25 Aralık 2025’te yürürlüğe girmiştir.
Pratik yaklaşım, dosyanın iki eksende değerlendirilmesidir: tasarruf tarihi ile aciz belgesi veya haciz tutanağının tarihi. Eski metne göre iptale tabi olup yeni metnin bir yıllık penceresi dışında kalan tasarruflar bakımından, uygulanacak hükmün belirlenmesi doğrudan davanın kaderini etkiler.
Bu nedenle derdest ve yeni açılacak davalarda, dava dilekçesinin yalnızca 278’e değil; tasarrufun niteliğine göre İİK 279 ve 280 gibi diğer iptal sebeplerine de dayandırılması yerinde olur. Bir tasarruf 278 kapsamı dışında kalsa bile, alacaklıdan mal kaçırma kastıyla yapılmış olması hâlinde başka bir bent kapsamında değerlendirilebilir.
İptal davasının sonucu: mülkiyet geri gelmez
Sık rastlanan bir yanlış beklenti, davanın kabulüyle malın borçlunun mülkiyetine döneceğidir. Tasarrufun iptali davası bir mülkiyet davası değildir.
Kabul kararı, alacaklıya o mal üzerinde cebri icra yapabilme yetkisi verir. Mal üçüncü kişinin mülkiyetinde kalmaya devam eder; ancak alacaklı, sanki mal hâlâ borçlununmuş gibi o mal üzerinde haciz ve satış işlemi yürütebilir.
Bunun iki pratik sonucu vardır. Birincisi, alacaklının talebi alacağı ve fer’ileriyle sınırlıdır; malın değeri alacağı aşıyorsa aşan kısım üçüncü kişiye kalır. İkincisi, üçüncü kişi bakımından dava, malın tamamen kaybedilmesi anlamına gelmez; borcun ödenmesiyle mal üzerindeki tehdit ortadan kalkar.
Bu çerçeve, üçüncü kişinin savunma stratejisini de belirler. Karineyi çürütemeyeceğini gören devralanın, alacağı ödeyerek malı kurtarmayı değerlendirmesi çoğu dosyada daha rasyonel bir seçenektir.
Alacaklı için pratik notlar
- Aciz belgesini geciktirmeyin. Geriye sayım bu belgenin tarihinden başlar; gecikme pencereyi daraltır.
- Tapu ve sicil kayıtlarını çıkarın. Devir tarihleri ile aciz belgesi tarihi arasındaki farkı ölçün.
- Hısımlık derecesini belgeleyin. Nüfus kayıt örneği, karinenin dayanağıdır.
- Değer farkını ortaya koyun. Tapu bedeli ile tasarruf tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, (b) bendinin dayanağıdır.
- Ödemenin gerçekliğini sorgulayın. Banka kaydı bulunmayan, elden ödendiği iddia edilen bedeller zayıftır.
- Zincirdeki her halkayı ayrı değerlendirin. Dördüncü kişi bakımından kötü niyetin ispatı gerekir.
- Alternatif bentlere de dayanın. 278 kapsamı dışında kalan tasarruflar başka bentler altında değerlendirilebilir.
Devralan taraf için pratik notlar
Yeni metin, devralan bakımından önceki döneme göre daha elverişlidir; ancak bu elverişlilik ancak belgeyle kullanılabilir.
Karineyi çürütmek için gereken şey, tasarrufun gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğunun ispatıdır. Bunun için tasarruf tarihindeki değeri gösteren belgeler, ödemenin banka kanalıyla yapıldığını gösteren kayıtlar ve ödeme gücünüzü ortaya koyan gelir belgeleri belirleyicidir.
Yargı kararlarında, harici protokol veya bono ile yapıldığı iddia edilen ve dava açıldıktan sonra düzenlenen belgelere itibar edilmediği görülmektedir. Ödemenin tasarruf tarihinde ve izlenebilir biçimde yapılmış olması, karineyi çürütmenin tek sağlam yoludur.
🗺️ İcra Takibi Konu Haritası
İcra ve haciz sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
🔒 Haciz İşlemleri
- Banka Hesabına Haciz ve E-Haciz: Bloke Nasıl Kaldırılır?
- Borç Ödendikten Sonra Haczin Kaldırılması (Haciz Fekki)
- Haciz İhbarnamesi (89/1) Geldi: Üçüncü Kişi Ne Yapmalı?
- Maaş Haczi: 1/4 Kuralı ve Haczedilemeyen Ödemeler
- Tek Ev Haczedilir mi? Meskeniyet İddiası
- İhtiyati Haciz Nedir? Şartları ve Uygulanması (İİK 257)
📁 Takip Süreci
- İcra Dosyası Nasıl Kapatılır? Kapak Hesabı ve Tahsil Harcı
- İcra Takibinden Vazgeçme (Feragat) ve Haricen Tahsil
- İcra Borcunda Zamanaşımı: 10, 5 ve 3 Yıl Kuralları
- İcra Dosyasının Yenilenmesi: Düşen Dosya Nasıl Canlanır?
- İcra Takibinde Yetki İtirazı: Hangi Daire Yetkili?
- Adıma İcra Takibi Var mı? e-Devlet ve UYAP Sorgulama
⚖️ İtiraz ve Dava
- İcra Takibine İtiraz: Ödeme Emrine 7 Gün İçinde İtiraz
- Ödeme Emrine İtiraz: Borca, İmzaya ve Yetkiye İtiraz
- İtirazın Kaldırılması: Kesin ve Geçici Kaldırma (İİK 68)
- İtirazın İptali Davası (İİK 67)
- İstihkak Davası: Başkasının Malı Haczedilirse
- Sıra Cetveline Şikâyet ile İtiraz Arasındaki Fark
💰 Ödeme, Harç ve Faiz
- Haricen Tahsil Ne Demek? Harcı, Oranı ve Bildirimi
- İcra Borcuna Faiz Nasıl Hesaplanır? Faiz Türleri
- İcra Borcunu Taksitle Ödeme (İİK m.111)
- İcra Harç ve Masrafları: Kim Öder, Ne Kadar?
- Ödeme Emri Geldi, Ne Yapmalı? 7 Günde 3 Seçenek
- Mal Beyanı Nedir? Vermezsem Ne Olur? (İİK 74)
🏛️ Satış ve Paraya Çevirme
- UYAP e-Satıştan İcradan Ev veya Araç Nasıl Alınır?
- İcra İhalesi ve İhalenin Feshi
- Satış Talebi Süresi: Hacizde 1 Yıl, Rehinde 6 Ay
- Kıymet Takdirine İtiraz: Malım Düşük Değerlendiyse
- İhale Bedelini Ödemezsem Ne Olur?
- Mehil Vesikası ve Satışın Durdurulması (İİK m.36)
📌 Özel Alacak Türleri
- 2026 İcra Affı Çıkacak mı? Güncel Gerçek
- Kira Borcu ve Tahliye: İcra Yoluyla Kiracı Tahliyesi
- Kredi Kartı Borcum İcraya Verildi: Takip Süreci
- Kambiyo Senedi (Çek-Bono) Takibi: 5 Günde Ne Yapılır?
- Yabancı Para (Döviz) Alacağında İcra Takibi
- Abonelik/Fatura Borcu İcraya Verildi: MTS Takibi
📚 Sürecin bütünü için İcra ve İflas Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
İptal Davasının Kanuni Çerçevesi
Akrabaya yapılan devirler, iptal rejiminin bütünü içinde değerlendirilir.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Dava | Tasarrufun iptali davası | İİK m.277 |
| İvazsız tasarruflar | Bağışlama ve bağışlama sayılan işlemler | İİK m.278 |
| Aciz hâlinde | Kanunda sayılan tasarruflar | İİK m.279 |
| Zarar kastı | Alacaklıdan mal kaçırma kastı | İİK m.280 |
| Ön şart | Kesin aciz vesikası veya iflas | İİK m.277 |
| Taraf | Borçlu ve lehine tasarrufta bulunulan | İİK m.282 |
| Sonuç | O mal üzerinden cebrî icra imkânı | İİK m.283 |
| Süre | Beş yıllık hak düşürücü süre | İİK m.284 |
İkinci ve dördüncü satırlar birlikte okunmalıdır: yakın akrabaya yapılan devirler bağışlama sayılan işlemler kapsamında değerlendirilebileceği gibi, mal kaçırma kastı iddiasıyla da dava konusu yapılabilir. İki sebep aynı davada birlikte ileri sürülebilir.
Dava şartı ve süre birlikte aranır. İptal davasının görülebilmesi için kesin aciz vesikası veya iflas şartının sağlanması gerekir (İİK m.277); ayrıca tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıllık hak düşürücü süre gözetilir (İİK m.284). Bu iki husus dilekçede açıkça gösterilmelidir.
Kabul Sonrası Satış Zinciri
Dava kabul edilirse mal üzerinden cebrî icra süreci işler.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Satış isteme | Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde satış isteyebilir | İİK m.106 |
| Haczin düşmesi | Süresinde satış istenmez veya gerekli gider on beş gün içinde depo edilmezse haciz kalkar | İİK m.110 |
| Kıymet takdiri | Rapor borçluya, haciz koydurmuş alacaklıya ve ipotekli alacaklılara tebliğ edilir | İİK m.128 |
| Şikâyet | Tebliğden itibaren yedi gün içinde şikâyet; şikâyetten itibaren yedi gün içinde masraf yatırılmazsa kesin ret | İİK m.128/a |
| Rızaen satış | Borçlu, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde yetki isteyebilir | İİK m.111/a |
| Elektronik artırma | Açık artırma elektronik satış portalında yapılır ve yedi gün sürer | İİK m.111/b |
| İlan | Artırmanın gün ve saat aralığı en az on beş gün önce ilan edilir | İİK m.114 |
| İhale bedeli | Bedel, artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren yedi gün içinde ödenir | İİK m.118 |
Üçüncü ve dördüncü satırlar, üçüncü kişi bakımından da önem taşır: kıymet takdiri raporu haciz koydurmuş alacaklıya ve ilgililere tebliğ edilir; bu tebliğ sonrası şikâyet süresi işler.
Tasarrufun iptali için tasarrufun iptali davası rehberimize bakabilirsiniz.
Aciz Vesikası ve Dava Şartı
Akrabaya devir iddiasında da dava şartı aynıdır.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Belge | Kesin aciz vesikası | İİK m.143 |
| Borç ikrarı | Belgenin borç ikrarı niteliği | İİK m.143 |
| Zamanaşımı | Yirmi yıllık özel süre | İİK m.143 |
| Faiz | Faiz istenememesi | İİK m.143 |
| Geçici aciz | Haciz sırasında düzenlenen belge | İİK m.105 |
| Dava şartı | İptal davasının ön şartı | İİK m.277 |
| İflasta | Tasfiye sonunda verilen belge | İİK m.251 |
| Yeni takip | Borçlunun mal edinmesi hâlinde |
Altıncı ve sekizinci satırlar birlikte okunmalıdır: aciz vesikası hem iptal davasının ön şartını sağlar hem borçlunun sonradan mal edinmesi hâlinde yeni takip dayanağı oluşturur.
Devir tarihi belgelenmelidir. Beş yıllık hak düşürücü süre tasarrufun yapıldığı tarihten işler (İİK m.284). Bu nedenle tapu, trafik veya ticaret sicili kayıtlarından devir tarihinin resmî belgeyle tespit edilmesi, davanın süresinde açıldığının gösterilmesi bakımından zorunludur.
Dava Dilekçesinde Denetlenecekler
Akrabaya devir iddiasında dilekçe unsurları önem taşır.
| Unsur | İçerik |
|---|---|
| Merci | Görevli ve yetkili mahkeme |
| Taraflar | Borçlu ve devralan (İİK m.282) |
| Yakınlık | Taraflar arasındaki ilişkinin gösterilmesi |
| Aciz | Aciz vesikasının sunulması (İİK m.277) |
| Tasarruf | Devrin tanımı ve konusu |
| Tarih | Devrin yapıldığı tarih |
| Bedel | Varsa devir bedelinin gerçekliği |
| Süre | Beş yıllık sürenin dolmadığı (İİK m.284) |
Üçüncü ve yedinci satırlar birlikte okunmalıdır: yakınlık ilişkisi ile devir bedelinin gerçekliği, iddianın en güçlü dayanaklarını oluşturur; bedelin banka üzerinden geçmediği hâller ayrıca değerlendirilir.
Mülkiyet davacıya geçmez. Davanın kabulü, malın davacıya ait olduğu sonucunu doğurmaz. Dava, alacaklıya o mal üzerinden cebrî icra yapma imkânı tanır (İİK m.283); mal üçüncü kişinin mülkiyetinde kalmaya devam eder.
Süre hesabı için tasarrufun iptali süre aracı rehberimize bakabilirsiniz.
Kabul Sonrası Satış Zinciri
Dava kabul edilirse mal üzerinden cebrî icra süreci işler.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Satış isteme | Hacizden itibaren bir yıl | İİK m.106 |
| Haczin düşmesi | Süresinde satış istenmez veya gider on beş gün içinde yatırılmazsa | İİK m.110 |
| Kıymet takdiri | Raporun ilgililere tebliği | İİK m.128 |
| Şikâyet | Tebliğden itibaren yedi gün; masraf da yedi gün içinde | İİK m.128/a |
| Rızaen satış | Kıymet takdirinden itibaren yedi gün | İİK m.111/a |
| Elektronik artırma | Portalda yedi günlük teklif süresi | İİK m.111/b |
| İlan | En az on beş gün önce ilan | İİK m.114 |
| İhale bedeli | Sonuç tutanağının ilanından itibaren yedi gün | İİK m.118 |
Birinci ve ikinci satırlar, kabul kararı sonrasında da izlenmesi gereken takvimi oluşturur: haciz konulduktan sonra satış isteme süresi işler ve kaçırılması hâlinde haciz düşer.
Üçüncü kişi de ilgilidir. Malın maliki olarak kalan üçüncü kişi, satış sürecinde ilgili sıfatını taşır; kıymet takdiri raporu kendisine tebliğ edilir ve yedi günlük şikâyet süresi işler (İİK m.128, m.128/a).
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
Akrabaya devir iddiasında tekrarlanan eksiklikler sınırlıdır.
| Hata | Sonucu |
|---|---|
| Aciz | Vesikanın sunulmaması (İİK m.277) |
| Süre | Beş yıllık sürenin kaçırılması (İİK m.284) |
| Taraf | Devralanın davaya dâhil edilmemesi (İİK m.282) |
| Yakınlık | İlişkinin belgelenmemesi |
| Bedel | Ödeme akışının araştırılmaması |
| Tarih | Sicil tarihinin tespit edilmemesi |
| Sebep | Dayanılan maddenin gösterilmemesi |
| Haciz | Mal üzerine haciz konulmaması |
Beşinci satır, iddianın gücünü doğrudan belirler: devir bedelinin banka üzerinden geçip geçmediği, tasarrufun gerçekliği bakımından en somut göstergedir.
Sonraki devirler izlenmelidir. Malın üçüncü kişiye devredilmesinden sonra bir kez daha el değiştirmesi hâlinde, sonraki maliklerin durumu ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle sicil kaydının tüm devir zinciriyle birlikte çıkarılması gerekir.
Uygulamada Sık Sorulanlar
Akrabaya devir konusunda tekrarlanan sorular belirli başlıklarda toplanır.
| Soru | Cevap |
|---|---|
| Dava | Tasarrufun iptali davası (İİK m.277) |
| Kapsam | Bağışlama ve bağışlama sayılan işlemler (m.278) |
| Kast | Alacaklıdan mal kaçırma kastı (m.280) |
| Ön şart | Kesin aciz vesikası veya iflas |
| Taraf | Borçlu ve devralan (m.282) |
| Süre | Beş yıllık hak düşürücü süre (m.284) |
| Sonuç | O mal üzerinden cebrî icra (m.283) |
| Mülkiyet | Davacıya geçmemesi |
İkinci ve üçüncü satırlar birlikte okunmalıdır: aynı devir hem bağışlama sayılan işlem hem mal kaçırma kastı kapsamında değerlendirilebilir; iki sebep aynı davada birlikte ileri sürülebilir.
Haciz ayrıca konulmalıdır. Davanın kabulü tek başına tahsilat sağlamaz; mal üzerine haciz konulması ve süresinde satış istenmesi gerekir (İİK m.78, m.106). Bu adımlar atılmadığında karar pratik sonuç doğurmaz.
Süreç Yönetimi
Devrin tespitinden karara kadar izlenecek adımlar sıralıdır.
| Adım | İçerik |
|---|---|
| Takip | Takibin kesinleşmesi |
| Sorgu | Borçlunun malvarlığının araştırılması |
| Devir | Sicilde devir kaydının tespiti |
| Tarih | Devir tarihinin belgelenmesi |
| Aciz | Vesikanın alınması (İİK m.277) |
| Süre | Beş yıllık sürenin hesaplanması (İİK m.284) |
| Dava | Genel mahkemede dava |
| Haciz | Kabul hâlinde mal üzerine haciz (İİK m.78) |
Üçüncü ve dördüncü satırlar birlikte okunmalıdır: devrin varlığı ve tarihi resmî sicil kaydından tespit edilir; bu kayıt hem iddianın hem süre hesabının dayanağıdır.
Sorgu geriye dönük yapılmalıdır. Borçlunun mevcut malvarlığının bulunmaması tek başına yeterli değildir; geçmiş dönemdeki devirlerin tespiti için sicil kayıtlarının geriye dönük çıkarılması gerekir. Bu inceleme yapılmadan tasarruf tespit edilemez.
İptal Davasının Kanuni Çerçevesi
Akrabaya yapılan devirler, tasarrufun iptali rejiminin bir parçasıdır.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Ön şart | Kesin aciz vesikası veya iflas | İİK m.277 |
| İvazsız tasarruf | Bağışlama ve bağışlama sayılan tasarruflar | İİK m.278 |
| Aciz hâli | Aciz hâlindeki bazı tasarruflar | İİK m.279 |
| Zarar kastı | Alacaklıları zarara uğratma kastı | İİK m.280 |
| Taraf | Borçlu ve lehine tasarrufta bulunulan üçüncü kişi | İİK m.282 |
| Sonuç | O mal üzerinden cebrî icra imkânı | İİK m.283 |
| Mülkiyet | Malın davacıya geçmemesi | İİK m.283 |
| Süre | Beş yıllık hak düşürücü süre | İİK m.284 |
Birinci ve sekizinci satırlar birlikte okunmalıdır: dava açılabilmesi için kesin aciz vesikası aranırken, tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıllık hak düşürücü süre de gözetilir. Bu iki şart birlikte sağlanmalıdır.
Mülkiyet davacıya geçmez. İptal davasının kabulü, taşınmazın alacaklıya ait olması sonucunu doğurmaz. Karar, alacaklıya o mal üzerinden cebrî icra yapma imkânı verir (İİK m.283); mal üçüncü kişinin mülkiyetinde kalmaya devam eder ve satış bu mal üzerinden yürütülür.
Karar Sonrası Satış Zinciri
İptal kararı alındıktan sonra mal satış sürecine girer.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Satış isteme | Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde satış isteyebilir | İİK m.106 |
| Haczin düşmesi | Süresinde satış istenmez veya gerekli gider on beş gün içinde depo edilmezse haciz kalkar | İİK m.110 |
| Kıymet takdiri | Rapor borçluya, haciz koydurmuş alacaklıya ve ipotekli alacaklılara tebliğ edilir | İİK m.128 |
| Şikâyet | Tebliğden itibaren yedi gün içinde şikâyet; şikâyetten itibaren yedi gün içinde masraf yatırılmazsa kesin ret | İİK m.128/a |
| Rızaen satış | Borçlu, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde yetki isteyebilir | İİK m.111/a |
| Elektronik artırma | Açık artırma elektronik satış portalında yapılır ve yedi gün sürer | İİK m.111/b |
| İlan | Artırmanın gün ve saat aralığı en az on beş gün önce ilan edilir | İİK m.114 |
| İhale bedeli | Bedel, artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren yedi gün içinde ödenir | İİK m.118 |
Birinci ve ikinci satırlar, karar sonrası dönemin takvimini oluşturur: hacizden itibaren bir yıl içinde satış istenmezse veya gerekli gider on beş gün içinde yatırılmazsa haciz kalkar ve dava sonucu işlevsiz kalır.
Tasarrufun iptali için tasarrufun iptali davası rehberimize bakabilirsiniz.
Aciz Vesikası ve Dava Şartı
İptal davasının ön şartı, alacağın karşılanamadığının belgelenmesidir.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kesin aciz | Haczedilen malın alacağı karşılamaması | İİK m.143 |
| Geçici aciz | Haciz sırasında yeterli mal bulunamaması | İİK m.105 |
| Borç ikrarı | Belgenin borç ikrarı niteliği | İİK m.143 |
| Zamanaşımı | Yirmi yıllık özel süre | İİK m.143 |
| Faiz | Faiz istenememesi | İİK m.143 |
| Dava şartı | İptal davasında aranması | İİK m.277 |
| Temin | Belgenin dosyadan alınması | |
| Süre | Beş yıllık hak düşürücü süre | İİK m.284 |
Altıncı ve yedinci satırlar birlikte okunmalıdır: belge kendiliğinden düzenlenmez; alacaklının icra dosyasından talepte bulunması gerekir.
Belge dava öncesinde temin edilmelidir. Kesin aciz vesikası bulunmadan açılan iptal davası, dava şartı yokluğundan reddedilebilir. Bu nedenle takip dosyasında haciz tutanağının ve alacağın karşılanamadığına ilişkin kaydın bulunduğu teyit edilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Tasarrufun iptalinde şüphe dönemi kaç yıl?
7571 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası bir yıldır. Geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir. Önceki metinde bu süre iki yıldı.
Süre ne zamandan geriye sayılır?
Tasarruf tarihinden değil; geçici veya kesin aciz belgesinin, aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği veya iflasın açıldığı tarihten geriye sayılır.
Akrabaya yapılan devir otomatik olarak iptal edilir mi?
Artık edilmez. 7571 sayılı Kanunla karineler aksi ispat edilebilecek şekilde düzenlenmiştir. (a) bendine eklenen ‘gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğu ispatlanmadıkça’ ibaresiyle, devralan tarafın karineyi çürütmesi mümkün hâle gelmiştir.
Hangi yakınlar kapsama giriyor?
Altsoy ve üstsoy, üçüncü derece dâhil kan hısımları, son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile eş, üçüncü derece dâhil kayın hısımları, evlat edinen ile evlatlık ve ortak konutta yaşayan kişiler.
Boşandıktan sonra eşe yapılan devir kapsamda mı?
Kapsamdadır. Madde metni, son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile eşi açıkça saymaktadır.
Akraba değilsem de dava açılabilir mi?
Açılabilir. (b) bendine göre, aksi ispatlanmadıkça, sözleşmenin yapıldığı sırada borçlunun kendi verdiği şeyin gerçek değerine göre pek aşağı bir fiyatla kabul ettiği sözleşmeler de bağışlama sayılır.
Devraldığım malı sattım, dava düşer mi?
Düşmez. Mal elden çıkmışsa dava bedele dönüşür ve malın elden çıkarıldığı tarihteki gerçek değeri oranında, takip konusu alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak tazminata hükmedilir.
Karineyi nasıl çürütebilirim?
Tasarrufun gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğunu ispatlayarak. Tasarruf tarihindeki değeri gösteren belgeler, ödemenin banka kanalıyla yapıldığını gösteren kayıtlar ve ödeme gücünü ortaya koyan belgeler belirleyicidir. Dava açıldıktan sonra düzenlenen belgelere itibar edilmemektedir.
📘 İlgili Rehberler
Bu içerik İcra ve İflas Hukuku alanındadır. Tüm başlıklar için İcra ve İflas Hukuku Rehberi ve Hukuk Rehberleri sayfalarına bakabilirsiniz.


