Alacaklıyı Zarara Sokmak Kastıyla Mevcudu Eksiltme (İİK 331): Mal Kaçırmanın Cezası
24 Temmuz 2026

Alacaklıyı Zarara Sokmak Kastıyla Mevcudu Eksiltme (İİK 331): Mal Kaçırmanın Cezası

Alacaklı, alacağını tahsil edememek istemez; borçlu ise malını korumaya çalışır. Kanun burada dengeyi net çizer: haciz yoluyla takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde alacaklısını zarara sokmak kastıyla mevcudunu suni surette eksilten borçluya altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası verilir. Ayrıntı ise savunmanın kaderini belirler.

10 Saniyede Hukuk · İcra ve İflas Hukuku

Borçlu malını başkasına devretti, çare var mı?

Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.

▶ Videonun sayfası ve tam metni →
Tüm “10 Saniyede Hukuk” videoları →

Borçlunun mal kaçırdığından şüpheleniyorsanız iki hukuki yol birden vardır
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Kanunun Metni ve Ceza

İİK’nın 331. maddesinin ilk fıkrası şöyledir: haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını istifa edemediğini ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.

İkinci fıkra bu hükmü iflas takibinden veya iflas talebinden önce işlenen fiillere; üçüncü fıkra ise konkordato mühleti talebinden önceki iki yıl içinde işlenen fiillere teşmil eder. Dördüncü fıkrada ise taşınmaz rehni kapsamındaki eklentinin, rehin alacaklısına zarar vermek kastıyla taşınmaz dışına çıkarılması ayrıca cezalandırılır.

Beş Seçimlik Hareket

Suç, borçlunun malvarlığını suni olarak eksiltmesi biçiminde beş ayrı hareketle işlenebilir:

  • Malı mülkten çıkarma: devretmek, satmak, bağışlamak — gerçek işlem.
  • Telef etme: yok etmek, kullanılamaz hâle getirmek.
  • Kıymetten düşürme: malı değeri düşecek biçimde bozmak, işlevini azaltmak.
  • Gizleme veya muvazaa yoluyla başkasına geçirme: görünürde başkasına ait gibi göstermek. Uygulamanın en sık karşılaşılan hâlidir: eşe, çocuğa, akrabaya danışıklı devir.
  • Asıl olmayan borç ikrarı: gerçek olmayan borçlar kabul ederek malvarlığını görünüşte tüketmek.

Bu hareketlerden biri gerçekleşirse suçun maddi unsuru oluşur; ancak tek başına yeterli değildir. Diğer koşullar da birlikte aranır.

Zaman Şartı: İki Yıllık Geriye Yürüme

Kanun, borçlunun mal kaçırma ihtimalini geçmişe de yayar. Cezalandırılan fiil, haciz yoluyla takip talebinden sonra olabileceği gibi, bu talepten önceki iki yıl içinde de olabilir.

Buradaki mantık şudur: alacaklı takibe girişmeden önce de, borçlunun mali durumunun bozulmakta olduğunu bilerek yaptığı devirler cezai sorumluluk doğurur. Ancak bu iki yıllık pencere bir kesin kural değil, araştırma çerçevesidir: fiilin bu zaman dilimi içinde olması gerekir, aksi hâlde bu madde bakımından ceza sorumluluğu doğmaz.

Bu tarih aralığının hesabı savunmada belirleyicidir. Söz konusu devrin iki yıllık pencere dışında kaldığı gösterilirse, esasa girilmeden beraat sonucu doğar.

En Sıkı Şart: Özel Kast

Bu suçun ayırt edici unsuru budur ve bu yönüyle diğer icra suçlarından ayrılır. Genel kast — malı devretmeyi bilmek ve istemek — yeterli değildir. Kanun, borçlunun alacaklısını zarara sokmak maksadıyla hareket etmesini arar.

Yani devir, satış veya bağış tek başına suç değildir. Suç, bu işlemin alacaklıdan mal kaçırma amacıyla yapılmış olmasıdır.

Özel kastı gösterebilecek göstergeler:

  • İşlemin takibin başlamasına yakın tarihlerde yapılması.
  • Devrin bedelsiz ya da rayiç değerin çok altında yapılmış olması.
  • Devir alan kişinin yakın akraba veya iş ortağı olması.
  • Devir alanın ekonomik gücünün devri karşılamaya elverişli olmaması.
  • Devir sonrası fiili kullanımın borçluda kalmaya devam etmesi.
  • Aynı dönemde başka mallarının da devredilmiş olması.

Buna karşılık işlem gerçek bir ticari zorunluluğa dayanıyor, piyasa değeriyle yapılmış ve tarafların ekonomik gerçekliğine uygunsa özel kast tartışmalı hâle gelir.

Haciz Yolu Şartı: Rehinde Suç Oluşmaz

Bu, uygulamanın en sık atlanan noktasıdır ve Yargıtay uygulamasında istikrar kazanmıştır: 331. maddedeki suçun oluşabilmesi için başlatılan takibin haciz yoluyla takip olması gerekir.

Bunun sonucu: taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibinde bu suçun yasal unsurları oluşmaz; çünkü bu takip haciz yolu niteliği taşımaz. Aynı şekilde, kambiyo senetlerine mahsus takip gibi yollarda da haciz yolu şartı ayrıca değerlendirilir.

Savunmada ilk kontrol noktası budur: takip talebinin türü nedir? Sırf rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış bir takip nedeniyle 331/1 uygulanamaz.

İkinci şart da ayrıca aranır: alacaklı aleyhine aciz belgesi almış olmalı ya da alacağını istifa edemediğini ispat etmelidir. Yani alacaklı zaten alacağına kavuşmuşsa, cezai sorumluluk doğmaz.

Ceza Yolu ile Tasarrufun İptali Davası Aynı Şey Değil

Bu iki yol sık karıştırılır; oysa farklı işlevler görür ve birlikte işletilebilir:

  • Tasarrufun iptali davası (İİK 277 vd.): hukuk mahkemesinde açılır. Amaç, borçlunun alacaklıya zarar vermek amacıyla yaptığı devrin, alacaklı yönünden hükümsüz sayılmasıdır. Devri alan üçüncü kişi malın icra takibi kapsamına dâhil olmasına razı olmak zorunda kalır. Ceza yaptırımı yoktur; amaç malın icraya dönmesidir.
  • İİK 331 suçu: icra ceza mahkemesinde şikâyet üzerine görülür. Amaç borçlunun cezalandırılmasıdır; malın icraya dönmesini sağlamaz.

Yani birinden yararlanmak, diğerine başvurmayı engellemez. Aksine, alacaklının pratikte iki yolu birden işletmesi daha etkili sonuç verir: tasarrufun iptali davası malı icraya çekerken, ceza dosyası borçlu üzerinde caydırıcı bir baskı oluşturur.

Şikâyet Süresi, Yetkili Mahkeme ve Kontrol Listesi

Soruşturma: şikâyete tabidir. Şikâyet süresi, öğrenmeden itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıldır. Süreler hak düşürücüdür.

Yetkili mahkeme: icra takibinin yapıldığı yerdeki icra ceza mahkemesi.

Aynı olayın birden fazla dosyada şikâyeti: aynı fiilin farklı icra takip dosyaları esas alınarak ayrı ayrı şikâyet konusu yapıldığı hâllerde tek suç oluşacağından, davaların birleştirilmesi ve tek cezaya hükmedilmesi gerektiği yargı uygulamasında kabul edilmektedir.

Şikâyet dilekçesinde bulunması gerekenler:

  • Kesinleşmiş icra takibinin dosya numarası ve tarihi.
  • Şüpheli devrin niteliği, tarihi ve karşılığı.
  • Devir alan kişi ile borçlunun ilişkisi.
  • Alacağın tahsil edilemediğine ilişkin dayanak (haciz kaydı, aciz belgesi, sonuçsuz haciz tutanağı).
  • Özel kastı destekleyen olgular.

Özel Kastın İspatı: Hangi Emareler Aranır?

Bu suçun en zor unsuru, alacaklıyı zarara sokma amacının ortaya konmasıdır. Uygulamada bakılan göstergeler:

EmareNeden önemli?
ZamanlamaDevrin, borcun doğumu veya takibe yakın tarihte yapılmış olması
YakınlıkDevralanın eş, çocuk veya yakın akraba olması
BedelGerçek değerin çok altında gösterilen satış bedeli
Ödeme akışıBedelin fiilen ödendiğine dair kayıt bulunmaması
Kullanım süregelmesiDevirden sonra malın borçluca kullanılmaya devam edilmesi
Toplu devirKısa sürede birden çok malın elden çıkarılması

Dördüncü satır savunmanın da merkezidir. Devrin gerçek bir satış olduğunu ileri süren taraf, bedelin fiilen ödendiğini göstermelidir. Banka havalesi, dekont veya kredi kullanımı bu savunmayı güçlendirir; “elden ödedim” beyanı ise tek başına ikna edici olmaz. Bu nedenle aile içi taşınmaz devirlerinde ödeme banka üzerinden yapılmalı ve kayıtlar saklanmalıdır. Bu, hem ceza hem hukuk dosyasında belirleyici olur.

İki Yolun Birlikte Yürütülmesi

Ceza şikâyeti ile tasarrufun iptali davası farklı sonuçlar doğurur; birlikte planlanmalıdır.

ÖlçütCeza yoluTasarrufun iptali
AmaçFiilin cezalandırılmasıMalın haczedilebilir hâle gelmesi
SonuçAlacak tahsil edilmezTahsil imkânı doğar
Merciiİcra ceza mahkemesiGenel mahkeme
EtkileşimTespitler diğer dosyada delil olurBağımsız yürür

İkinci satır beklentiyi doğru kurar. Ceza yolundan bir mahkûmiyet çıkması, alacaklının parasına kavuşması sonucunu doğurmaz; borçlu cezalandırılır, mal ise devralanın üzerinde kalmaya devam eder. Alacağın tahsili için tasarrufun iptali davasının ayrıca açılması gerekir. Bu nedenle iki yol birbirinin alternatifi olarak değil, tamamlayıcısı olarak düşünülmeli; ceza dosyasındaki ifade ve tespitler hukuk dosyasına celbedilmelidir.

Şikâyet Dilekçesinde Kontrol Listesi

Başvurunun usulden reddedilmemesi için önceden denetlenecek hususlar:

  1. Takip türü. Haciz yoluyla takip bulunmalıdır; rehnin paraya çevrilmesinde bu suç oluşmaz.
  2. Kesinleşme. Takibin kesinleşmiş olması aranır.
  3. Zaman şartı. Fiilin, kanunun aradığı zaman diliminde gerçekleşmiş olması.
  4. Şikâyet süresi. Öğrenmeden itibaren işleyen süre kaçırılmamalıdır.
  5. Aciz hâli. Borçlunun borcunu karşılayamadığı ortaya konmalıdır.
  6. Belgeler. Tapu kayıt geçmişi, takip dosyası örneği ve değer araştırması eklenmelidir.

Birinci madde en sık gözden kaçan usul şartıdır. Bu suç, haciz yoluyla takip bakımından düzenlenmiştir; rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yürütülen takiplerde uygulanmaz. Alacak ipotek veya rehinle güvence altına alınmışsa, önce takip yolunun ne olduğu tespit edilmelidir. Yanlış yoldan yapılan şikâyet, esasa girilmeden reddedilir ve bu arada süre işlemeye devam eder.

Şikâyetten vazgeçme bakımından: bu tür dosyalarda alacaklının şikâyeti aranır ve vazgeçme süreci sona erdirir. Borçlu ile ödeme konusunda anlaşılıyorsa, vazgeçme beyanı ödeme fiilen alındıktan sonra verilmelidir; aksi hâlde hem şikâyet hakkı hem de baskı unsuru kaybedilir.

Malın haczedilebilir hâle getirilmesi için açılacak dava ve beş yıllık süre için tasarrufun iptali rehberimize, eşin borcu nedeniyle gelen hacizde izlenecek yol için eşin borcu rehberimize bakabilirsiniz.

🗺️ İcra Takibi Konu Haritası

İcra ve haciz sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

🔒 Haciz İşlemleri

📁 Takip Süreci

⚖️ İtiraz ve Dava

💰 Ödeme, Harç ve Faiz

🏛️ Satış ve Paraya Çevirme

📌 Özel Alacak Türleri

📚 Sürecin bütünü için İcra ve İflas Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Ceza Yolu ile Hukuk Yolunun Ayrımı

Mal kaçırma iddiası hem ceza hem hukuk boyutunda ileri sürülebilir; iki yol farklı sonuçlar doğurur.

Karşılaştırma
ÖlçütCeza yolu (İİK m.331)Tasarrufun iptali (İİK m.277)
AmaçYaptırım uygulanmasıAlacağın tahsili
Merciİcra ceza mahkemesiGörevli hukuk mahkemesi
Ön şartKanunda öngörülen şartlarKesin aciz vesikası
SüreŞikâyet süresiBeş yıl (İİK m.284)
SonuçÖngörülen yaptırımO mal üzerinden cebrî icra
MülkiyetDeğişmemesiDavacıya geçmemesi
KastÖzel kastın aranmasıSebebe göre değerlendirme
Bağımsızlıkİki yolun ayrı yürümesiAynı şekilde

Üçüncü satır, iki yolun en önemli usul farkıdır: tasarrufun iptali davası aciz vesikası şartına bağlıyken, ceza yolunda kanunda öngörülen kendi şartları aranır. Bu nedenle biri için şartların oluşmaması diğerini engellemez.

Özel kast aranır. Bu suçun oluşması için borçlunun alacaklıyı zarara uğratma kastıyla hareket etmiş olması gerekir. Malvarlığında meydana gelen her azalma tek başına yeterli değildir; devrin zamanı, bedeli, tarafların ilişkisi ve ödeme akışı birlikte değerlendirilir. Bu nedenle şikâyet dilekçesinde kastı gösteren somut olgular ortaya konmalıdır.

Alacaklı Bakımından Delil Hazırlığı

İddianın desteklenmesi, belgelerin zamanında toplanmasına bağlıdır.

Delil kaynakları
Kaynakİçerik
TapuTaşınmaz devirlerinin tarihleri
TrafikTaşıt devirleri
BankaPara hareketleri ve ödeme akışı
Ticaret siciliOrtaklık ve yetki değişiklikleri
Takip dosyasıHaciz tutanakları ve mal araştırması
YakınlıkTaraflar arasındaki ilişki
BedelDevir bedelinin gerçekliği
ZamanDevrin borç ve takiple ilişkisi

Sekizinci satır, değerlendirmenin merkezindedir: devrin borcun doğumundan veya takibin başlamasından sonra yapılmış olması, hem ceza boyutunda hem iptal davasında en güçlü göstergedir.

İptal davası için tasarrufun iptali davası rehberimize bakabilirsiniz.

Şikâyet Süreci ve Usul

Başvurunun kabulü, süre ve usul şartlarının sağlanmasına bağlıdır.

Usul başlıkları
KonuDeğerlendirme
Merciİcra ceza mahkemesi
YetkiKanunda öngörülen yetki kuralı
SüreŞikâyet süresinin hesaplanması
ÖğrenmeFiilin öğrenildiği tarih
TarafŞikâyet edilecek kişilerin belirlenmesi
Tüzel kişiŞirketlerde sorumluların tespiti
DelilDevir kayıtları ve banka hareketleri
TalepYaptırım uygulanmasının istenmesi

Dördüncü satır, sürenin başlangıcını belirler: şikâyet süresi, mal kaçırma fiilinin öğrenildiği tarihten itibaren hesaplanır. Bu nedenle tapu ve sicil kayıtlarının çıkarıldığı tarih dosyada kaydedilmelidir.

Haciz yolu şartı gözetilmelidir. Bu suça ilişkin düzenleme, takibin hangi yolla yürütüldüğüne göre farklı sonuç doğurabilir. Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yürüyen takiplerde şartların oluşup oluşmadığı ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle şikâyet öncesinde takip dosyasının hangi yola dayandığı belirlenmelidir.

Borçlu Bakımından Savunma

Şikâyetle karşılaşan borçlunun ileri sürebileceği hususlar bellidir.

Savunma başlıkları
KonuDeğerlendirme
KastZarar verme kastının bulunmaması
BedelDevrin gerçek bedelle yapılması
Ödeme akışıBedelin banka üzerinden geçmesi
ZamanDevrin borçtan önce yapılmış olması
İhtiyaçİşlemin ekonomik gerekçesi
MalvarlığıYeterli malvarlığının bulunması
SüreŞikâyet süresinin geçmiş olması
Belgeİşlemlerin belgeye dayanması

Altıncı satır, en güçlü savunmalardan biridir: devir yapılmış olsa dahi borçlunun alacağı karşılayacak malvarlığı bulunuyorsa, alacaklıyı zarara uğratma unsurunun gerçekleşmediği ileri sürülebilir.

Ödeme akışı belirleyicidir. Devir bedelinin banka üzerinden ödendiğini gösteren kayıtlar, hem ceza boyutunda hem iptal davasında en etkili savunma belgesidir. Nakit ödeme beyanı tek başına yeterli görülmeyebilir; bu nedenle mal alım satımlarında ödemenin banka kanalıyla yapılması ispat kolaylığı sağlar.

Mal kaçırma için tasarrufun iptali davası rehberimize bakabilirsiniz.

İki Yolun Birlikte Yürütülmesi

Alacaklı bakımından ceza ve hukuk yolları birbirini tamamlar.

Paralel yürütme
YolAmaç
İcra takibiAlacağın tahsili
Mal araştırmasıMalvarlığının tespiti
Aciz belgesiİptal davasının şartı (İİK m.105, m.143)
İptal davasıO mal üzerinden cebrî icra (İİK m.277)
SüreBeş yıllık hak düşürücü süre (İİK m.284)
Ceza yoluYaptırım talebi (İİK m.331)
DelilOrtak delil setinin kullanılması
Koordinasyonİki sürecin birlikte planlanması

Yedinci satır, pratik bir avantajdır: tapu ve sicil kayıtları, banka hareketleri ve devir belgeleri her iki süreçte de kullanılabilir. Bu nedenle delil toplama bütüncül planlanmalıdır.

Ceza yolu alacağı tahsil etmez. Yaptırım süreci, alacağın karşılanmasını sağlamaz. Alacağın tahsili için takibin sürdürülmesi ve şartları varsa tasarrufun iptali davasının açılması gerekir. İki yolun hedefleri farklı olduğundan birlikte planlanmalıdır.

Uygulamada Sık Sorulanlar

Mal kaçırma iddiasında tekrarlanan sorular belirli başlıklarda toplanır.

Başlık bazında
SoruCevap
KastÖzel kastın aranması
ZamanDevrin borç ve takiple ilişkisi
Merciİcra ceza mahkemesi
SüreŞikâyet süresinin öğrenmeden işlemesi
Takip yoluHangi takip yolunda uygulanacağı
İptal davasıAyrı bir yol olması (İİK m.277)
DelilDevir ve ödeme kayıtları
TahsilatCeza yolunun alacağı tahsil etmemesi

Sekizinci satır, sürecin sınırını gösterir: yaptırım süreci alacağın karşılanmasını sağlamaz. Alacağın tahsili için takibin sürdürülmesi ve şartları varsa iptal davasının açılması gerekir.

Kayıtlar erken çıkarılmalıdır. Devir işlemlerinin tarihleri, bedelleri ve ödeme akışı; hem şikâyet süresinin hesaplanmasında hem de kastın gösterilmesinde esas alınır. Bu nedenle mali güçlük belirtileri ortaya çıktığında tapu ve sicil kayıtlarının çıkarılması yerinde olur.

Zaman Şartının Değerlendirilmesi

Devrin ne zaman yapıldığı, hem ceza hem hukuk boyutunda belirleyicidir.

Zaman ölçütleri
ÖlçütNe incelenir
Borç doğumuAlacağın doğduğu tarih
TakipTakibin başladığı tarih
HacizHaczin uygulandığı tarih
DevirTasarrufun yapıldığı tarih
TescilSicildeki tescil tarihi
Geriye yürümeKanunda öngörülen dönemin hesaplanması
İptal süresiBeş yıllık hak düşürücü süre (İİK m.284)
ŞikâyetÖğrenmeden itibaren işleyen süre

Altıncı satır, ceza boyutunun kendine özgü şartıdır: kanunda öngörülen dönem içinde yapılan tasarruflar bakımından değerlendirme yapılır. Bu dönemin dışında kalan işlemler için farklı sonuç doğar.

Tarihler tek tek çıkarılmalıdır. Alacağın doğduğu tarih, takibin başladığı tarih ve devrin yapıldığı tarih; hem ceza değerlendirmesinde hem iptal davasında karşılaştırılan üç temel veridir. Bu nedenle sözleşme, takip dosyası ve tapu kayıtları birlikte incelenmelidir.

Süre için tasarrufun iptali dilekçesi rehberimize bakabilirsiniz.

Şikâyet Dilekçesinde Gösterilecekler

Başvurunun kabulü, dilekçenin ve eklerinin eksiksizliğine bağlıdır.

Dilekçe unsurları
Unsurİçerik
Merciİcra ceza mahkemesine hitap
Dosyaİcra takip dosyası numarası
AlacakAlacağın doğum tarihi ve tutarı
DevirTasarrufun konusu ve tarihi
KastZarar verme kastını gösteren olgular
DelillerTapu, sicil ve banka kayıtları
SüreŞikâyet süresinin hesabı
TalepYaptırım uygulanmasının istenmesi (İİK m.331)

Beşinci satır, dilekçenin merkezindedir: özel kast aranan bu suçta, borçlunun alacaklıyı zarara uğratma amacıyla hareket ettiğini gösteren somut olgular ortaya konmalıdır.

Malvarlığı tablosu sunulmalıdır. Devirden önceki ve sonraki malvarlığı durumunun karşılaştırmalı olarak gösterilmesi, alacaklının zarara uğrama unsurunun değerlendirilmesini kolaylaştırır. Bu nedenle sicil kayıtları tarih sırasıyla sunulmalı ve devir sonrası kalan malvarlığı belirtilmelidir.

Tüzel Kişilerde Sorumluluk

Şirket borçlarında yükümlülüğün kime düşeceği ayrıca değerlendirilir.

Tüzel kişilerde
KonuDeğerlendirme
TemsilYetkili temsilcinin belirlenmesi
Sirkülerİmza sirkülerinin incelenmesi
SicilTicaret sicili kayıtları
Fiilî yönetimŞirketin fiilen kim tarafından yönetildiği
KararDevir kararlarının kim tarafından alındığı
TarihYetkinin devir tarihindeki durumu
BelgeKayıtların dosyaya sunulması
SorumlulukYöneticilerin ayrıca değerlendirilmesi

Altıncı satır, tespitin merkezindedir: devrin yapıldığı tarihte kimin yetkili olduğu belirlenmeden şikâyetin kime yöneltileceği tayin edilemez. Bu nedenle yetki değişikliklerinin tarihleri çıkarılmalıdır.

Yetkili tespiti başvurunun ön şartıdır. Şikâyetin kime yöneltileceği belirlenmeden yapılan başvurular sonuç vermez. Ticaret sicili kaydı, imza sirküleri ve yetki değişikliklerine ilişkin kararlar dosyaya sunulmalı; işlemin yapıldığı tarihte kimin yetkili olduğu gösterilmelidir.

Alacaklı Bakımından Strateji

Mal kaçırma iddiasında izlenecek adımlar sıralıdır.

Adım listesi
Adımİçerik
TespitDevir işlemlerinin sicilden çıkarılması
TarihAlacak, takip ve devir tarihlerinin karşılaştırılması
BedelDevir bedelinin ve ödeme akışının araştırılması
MalvarlığıDevir sonrası kalan malvarlığının belirlenmesi
Aciz belgesiŞartları varsa belge alınması (İİK m.105, m.143)
İptal davasıSüresinde dava açılması (İİK m.277, m.284)
ŞikâyetCeza yoluna başvurulması (İİK m.331)
Koordinasyonİki sürecin birlikte yürütülmesi

Dördüncü satır, her iki süreçte de değerlendirilen unsurdur: devir sonrası borçlunun alacağı karşılayacak malvarlığı kalmışsa, zarar unsurunun gerçekleşmediği savunması güç kazanır.

Tarihler erken çıkarılmalıdır. Devir işlemlerinin tarihleri hem şikâyet süresinin hesaplanmasında hem de iptal davasındaki beş yıllık hak düşürücü sürede esas alınır. Mali güçlük belirtileri ortaya çıktığında tapu ve sicil kayıtlarının çıkarılması, her iki yolun da zamanında kullanılmasını sağlar.

Sıkça Sorulan Sorular

Alacaklıyı zarara uğratmak için mal kaçırmanın cezası nedir?

İİK 331/1 uyarınca altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezasıdır. Yetkili mahkeme icra takibinin yapıldığı yerdeki icra ceza mahkemesidir.

Hangi devirler bu suça girer?

Haciz yoluyla takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde yapılan devirler değerlendirmeye alınır. Genel kast yeterli değildir; alacaklıyı zarara sokma amacıyla hareket edilmiş olması gerekir.

Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipte bu suç oluşur mu?

Yargıtay uygulamasına göre hayır. 331/1’deki suçun oluşması için başlatılan takibin haciz yoluyla takip olması gerekir; rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibin haciz yolu niteliği bulunmamaktadır.

Şikâyet süresi ne kadar?

Fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde işlendiği tarihten itibaren bir yıldır. Süreler hak düşürücüdür; hangisi önce dolarsa şikâyet hakkı düşer.

Ceza yolu ile tasarrufun iptali davası aynı şey mi?

Hayır. Tasarrufun iptali davası hukuk mahkemesinde açılır ve amacı malın icraya dönmesidir. İİK 331 icra ceza mahkemesinde görülür ve amacı cezadır. İki yol birlikte işletilebilir.

Aynı olayı birden fazla alacaklı ayrı ayrı şikâyet ederse ne olur?

Aynı fiilin farklı icra dosyaları üzerinden birden fazla kez şikâyet konusu yapıldığı hâllerde tek suç oluştuğundan davaların birleştirilmesi ve tek cezaya hükmedilmesi gerektiği kabul edilmektedir.

Ceza yolu ile tasarrufun iptali davası birbirinin yerini almaz; birlikte işletilir
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın



Post by Av. Fatma Öztürk