Borçlu, takipten hemen önce evini eşine ya da kardeşine devrettiyse yol tasarrufun iptalidir. Ama 2025 sonunda kritik bir değişiklik oldu: 7571 sayılı Kanun İİK m.278’i tümüyle yeniden yazdı — bağışlama ve ivazsız tasarruflarda süre iki yıldan bir yıla indi ve başlangıç noktası değişti. İnternetteki pek çok kaynak hâlâ eski metni anlatıyor. Aşağıda güncel kurallar, aciz belgesi şartı ve hazır dilekçe örneği var.
Bu Dava Ne Sağlar? Mülkiyet Size Geçmez
En sık yanlış anlaşılan nokta budur. Tasarrufun iptali davası, tapuyu iptal edip malı alacaklıya vermez.
Davacı alacaklı, iptal davası sabit olduğu takdirde bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebrî icra yolu ile hakkını alma yetkisini elde eder. Yani mal, üçüncü kişinin mülkiyetinde kalmaya devam eder; ancak alacaklı o malı sanki hâlâ borçlunun malıymış gibi haczettirip sattırabilir ve satış bedelinden alacağını tahsil eder.
Muvazaa davasıyla karıştırmayın. İİK m.277’deki iptal davaları, borçlu tarafından geçerli olarak yapılmış bazı tasarrufların hükümsüz kılınması için açılır; muvazaa davası ise borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tespit ettirmeyi amaçlar. İkisi ayrı davadır ve şartları farklıdır.
7571 ile Değişen İİK m.278
25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile İİK m.278 tümüyle değiştirilmiştir. Yeni metin şöyledir:
“Alışılmış hediyeler dışında, geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğinde olan haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir.”
⚖️ Üç değişiklik
- Süre → iki yıldan bir yıla indirildi
- Başlangıç noktası → artık aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği tarih esas alınıyor
- İfade → “batıldır” yerine “iptale tabidir”
Kaynak seçerken dikkat. Pek çok makale ve dilekçe örneği hâlâ “hacizden veya iflastan önceki iki yıl” ve “batıldır” yazıyor. Bu metin artık yürürlükte değil. Dilekçenizde süreyi ve başlangıç noktasını güncel metne göre kurun; eski süreye dayanan bir iddia esastan zayıflar.
Değişiklik ayrıca bağışlama sayılan işlemleri netleştirmiştir: yakın hısımlar, eş, kayın hısımları ve ortak konutta yaşayanlar arasındaki işlemler; çok düşük bedelli sözleşmeler; karşılığı ispatlanmadıkça intifa hakkı, ömür boyu gelir ve ölünceye kadar bakma gibi işlemler bu kapsamda değerlendirilebilmektedir.
Üç İptal Sebebi ve Üç Ayrı Süre
Kanun iptale tabi tasarrufları üç grupta toplar. Bu maddelerdeki süreler dava açma süresi değil, tasarrufun iptale tabi olup olmadığını belirleyen sürelerdir:
- m.278 — bağışlama ve ivazsız tasarruflar → 1 yıl (7571 ile 2 yıldan indirildi)
- m.279 — aciz hâlinde yapılan işlemler → 1 yıl; vadesi gelmemiş borcun ödenmesi, para veya mutat ödeme aracı dışında bir yolla ödeme, mevcut borç için yeni rehin verilmesi
- m.280 — zarar verme kastı → 5 yıl; malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun mal kaçırma kastıyla yaptığı tüm işlemler
m.280’in kendine özgü bir ispat yükü vardır: borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hâllerde iptal mümkündür. Yakınlık ilişkisi, bedelin hiç ödenmemiş olması, aynı adreste ikamet ve devrin takip tarihine yakınlığı bu emareler arasında değerlendirilir.
Dava açma süresi ise ayrıdır ve tektir: İİK m.284 uyarınca iptal davası hakkı, batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren beş sene geçmekle düşer. Bu süre hak düşürücüdür ve hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir.
Aciz Belgesi: Davanın Anahtarı
İİK m.277 davayı açabilecekleri sayar: elinde muvakkat yahut kati aciz vesikası bulunan her alacaklı ile iflas idaresi veya Kanun’da yazılı hâllerde alacaklıların kendileri.
Aciz belgesi elde etmenin iki yolu vardır:
- Kesin aciz belgesi (İİK m.143) — hacze gidilmiş, haczedilen mallar satılmış ve alacak karşılanmamışsa
- Haciz tutanağı — borçlunun adresinde yapılan hacizde “haczi kabil malına rastlanmadığı” belirtilmişse; bu tutanak kesin aciz belgesi hükmündedir ve doğrudan iptal davası açılabilir
İkinci yol çok daha hızlıdır. Satış sürecini beklemeden, borçlunun adresine yapılan bir hacizde malına rastlanmadığının tutanağa geçirilmesi yeterlidir. Dilekçenizde bu tutanağın aciz belgesi niteliğinde olduğunu açıkça belirtin ve tutanağı ekleyin. Şablonun 2. maddesi bu iki yolu ayrı seçenek olarak sunar.
Diğer şartlar da gözetilmelidir: takibin kesinleşmiş olması, davacının gerçek bir alacaklı olması ve iptali istenen tasarrufun takip konusu borcun doğumundan sonra yapılmış olması.
Görev, Yetki, Harç ve Arabuluculuk
- Görevli mahkeme → genel mahkemeler; ancak dava hacizde istihkak davasına karşı dava olarak açılmışsa istihkak davasına bakan icra mahkemesi görevlidir
- Yetki → genel yetki kurallarına göre; dava şahsi nitelikte olduğundan konusu taşınmaz olsa dahi HMK m.12 uygulanmaz
- Arabuluculuk → tasarrufun iptali davaları ticari dava sayılmadığından TTK m.5/A çerçevesinde dava şartı arabuluculuk kapsamına girmez
- Harç → nispi harca tabidir, alacak miktarı üzerinden hesaplanır
Koruma tedbiri almadan dava açmayın. Dava açılırken veya dava sırasında ihtiyati haciz ya da ihtiyati tedbir talep edilebilir. Tasarruf konusu malın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi ve davanın sonucunun etkisiz kalmaması için bu tedbirler uygulamada büyük önem taşır. Şablonun 6. maddesi ve sonuç bölümü bu talebi içerir.
Beş Yıl Geçtiyse: Muvazaa Yolu
İİK m.284’teki beş yıllık hak düşürücü süre kaçırıldığında kapı tamamen kapanmaz.
Beş yıllık süre geçmişse alacaklının Türk Borçlar Kanunu’nun 19. maddesine dayanarak muvazaa davası açabileceği belirtilmektedir; bu dava süreye bağlı değildir.
İki avantajı daha var: muvazaaya dayalı davalarda davacının icra takibine geçmesi ve aciz belgesi almasına gerek yoktur. Buna karşılık alacaklının muvazaayı her türlü kanıtla ispat edebilecek durumda olması gerekir — ispat yükü ağırdır.
Tasarrufun İptali Dava Dilekçesi Örneği (2026)
Aşağıdaki metin 7571 sayılı Kanun değişikliği gözetilerek hazırlanmış genel bir şablondur. Köşeli parantez içindeki alanları doldurun; iptal sebeplerinden yalnızca dosyanıza uyanları bırakın ve her birini belgeye bağlayın. Metni kopyalayabilir, Word olarak indirebilir veya PDF’e yazdırabilirsiniz.
[ … ] ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
(Yetki genel kurallara göre belirlenir; dava konusu taşınmaz olsa dahi HMK m.12 uygulanmaz.)
DAVACI (ALACAKLI): [Ad Soyad / Unvan] (T.C. / Vergi No: [ … ])
ADRES: [Açık adres]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad] — [Baro ve sicil no] (vekil yoksa çıkarın)
DAVALILAR:
1. [Ad Soyad] — BORÇLU (T.C. [ … ]), [adres]
2. [Ad Soyad] — LEHİNE TASARRUF YAPILAN ÜÇÜNCÜ KİŞİ (T.C. [ … ]), [adres]
(Mal elden ele geçmişse sonraki devralanlar da davalı gösterilir.)
TAKİP DOSYASI: [ … ] İcra Müdürlüğünün 20…/……… esas sayılı dosyası
ALACAK MİKTARI: [ … ] TL — BORCUN DOĞUM TARİHİ: …/…/20…
İPTALİ İSTENEN TASARRUF TARİHİ: …/…/20…
KONU: Borçlu davalının alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla yaptığı …/…/20… tarihli tasarrufun İİK m.277 vd. uyarınca İPTALİ ve dava konusu mal üzerinde cebrî icra yetkisi tanınması istemidir.
DAVA DEĞERİ: [ … ] TL (alacak miktarı ile tasarruf bedelinden az olanı esas alınır; fazlaya ilişkin haklarımız saklıdır)
AÇIKLAMALAR:
1. ALACAK VE TAKİP. Müvekkilin borçlu davalıdan [ … ] TL alacağı bulunmaktadır. Alacak [sözleşme / senet / fatura / ilam] kaynaklı olup …/…/20… tarihinde doğmuştur. Bu alacak için [ … ] İcra Müdürlüğünün 20…/……… esas sayılı dosyasıyla takip başlatılmış ve takip kesinleşmiştir. (Ek-1: Takip dosyası ve kesinleşme belgesi)
2. ACİZ HALİ BELGELENMİŞTİR. (Aşağıdaki iki seçenekten dosyanıza uyanı bırakın.)
Seçenek A — aciz vesikası: Yapılan takip sonucunda müvekkilin alacağı tahsil edilememiş ve …/…/20… tarihinde [geçici / kesin] aciz vesikası düzenlenmiştir. (Ek-2: Aciz vesikası)
Seçenek B — haciz tutanağı: …/…/20… tarihinde borçlunun bilinen adresinde yapılan hacizde haczi kabil malına rastlanmamış ve bu husus haciz tutanağına geçirilmiştir. Söz konusu tutanak aciz belgesi niteliğindedir. (Ek-2: Haciz tutanağı)
3. İPTALİ İSTENEN TASARRUF. Borçlu davalı, borcun doğumundan sonra ve …/…/20… tarihinde, [ … ] ada [ … ] parsel sayılı taşınmazı / [ … ] plakalı aracı / [ … ] hisselerini davalı üçüncü kişiye [satış / bağış / trampa] yoluyla devretmiştir. (Ek-3: Tapu kaydı, resmî akit tablosu, tescil belgesi)
4. TASARRUF İPTALE TABİDİR. (Aşağıdakilerden dosyanıza uyanı bırakın ve somutlaştırın.)
a) İİK m.278 — bağışlama ve ivazsız tasarruf: Söz konusu devir, [geçici/kesin aciz belgesinin / aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının] düzenlendiği tarihten önceki bir yıl içinde yapılmıştır ve karşılıksızdır. [Ayrıca: “Devir, borçlunun [eşi / altsoyu / kardeşi / kayın hısmı / aynı konutta yaşadığı kişi] lehine yapılmıştır.” veya “Taşınmazın gerçek değeri [ … ] TL iken tapuda [ … ] TL gösterilmiş olup bedeller arasında fahiş fark bulunmaktadır.”]
b) İİK m.279 — aciz hâlinde yapılan işlemler: Borçlu, ödeme güçlüğü içindeyken [vadesi gelmemiş borcu ödemiş / para veya mutat ödeme aracı dışında bir yolla ödeme yapmış / mevcut bir borç için yeni rehin vermiştir].
c) İİK m.280 — zarar verme kastı: Malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlu, alacaklılarından mal kaçırmak kastıyla bu işlemi yapmıştır. Davalı üçüncü kişinin borçlunun mali durumunu ve zarar verme kastını bildiği ya da bilmesini gerektiren açık emareler şunlardır: [yakınlık ilişkisi, devir bedelinin hiç ödenmemiş olması, aynı adreste ikamet, ticari ilişki, devrin takip tarihine yakınlığı].
5. DAVA SÜRESİNDEDİR. İİK m.284 uyarınca iptal davası hakkı, tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıl geçmekle düşer. İptali istenen tasarruf …/…/20… tarihinde yapılmış olup işbu dava beş yıllık süre içindedir.
6. İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ. Dava konusu malın üçüncü kişilere devredilerek davanın sonuçsuz kalmasını önlemek amacıyla, tapu kaydına / sicile devir ve temlik yasağı şerhi konulmasına karar verilmesini istiyoruz.
HUKUKİ SEBEPLER: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 105, 143, 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283, 284; 7571 sayılı Kanun; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 19; 6100 sayılı HMK ve sair mevzuat.
DELİLLER: İcra takip dosyasının tamamı, aciz vesikası veya haciz tutanağı, tapu kayıtları ve resmî akit tabloları, tapu müdürlüğünden celbi talep olunan işlem dosyası, trafik ve sicil kayıtları, borçlu ve davalıya ait banka hesap hareketleri, nüfus kayıt örnekleri, vergi ve ticari kayıtlar, keşif ve bilirkişi incelemesi, tanık beyanları ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Öncelikle dava konusu mal üzerine İHTİYATİ TEDBİR konulmasına,
2. İcra takip dosyası ile tapu ve sicil kayıtlarının CELBİNE,
3. Davanın KABULÜ ile …/…/20… tarihli tasarrufun müvekkilin alacağı ve fer’ileri ile sınırlı olmak üzere İPTALİNE,
4. Müvekkile, dava konusu mal üzerinde CEBRÎ İCRA YOLUYLA HAKKINI ALMA YETKİSİ tanınmasına,
5. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara YÜKLETİLMESİNE
karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]
Davacı [Vekili]
[Ad Soyad] — İmza
EKLER:
Ek-1: İcra takip dosyası ve kesinleşme belgesi
Ek-2: Aciz vesikası veya haciz tutanağı
Ek-3: Tapu kaydı ve resmî akit tablosu
Ek-4: Alacağın dayanağı belgeler
Ek-5: Yakınlık ve mali duruma ilişkin belgeler
Ek-6: Vekâletname (vekil varsa)
Sık Yapılan Beş Hata
- m.278’de iki yıllık süreye dayanmak. 7571 ile süre bir yıla indirilmiş ve başlangıç noktası değişmiştir.
- Aciz belgesi olmadan dava açmak. Haciz tutanağı da aciz belgesi hükmündedir; ama biri mutlaka bulunmalıdır.
- Üçüncü kişiyi davalı göstermemek. Hem borçlu hem lehine tasarruf yapılan kişi davalıdır.
- İhtiyati tedbir istememek. Mal yeniden devredilirse dava sonuçsuz kalabilir.
- Tapuyu üzerine almayı beklemek. Dava mülkiyeti değil, cebrî icra yetkisini sağlar.
İlgili Rehberler
- Kira Sözleşmesinde Kefaletin Geçersizliği ve Menfi Tespit Dilekçesi (TBK m.583)
- Ehliyetsizlik Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Dilekçesi (TMK m.15)
- Vekâletin Kötüye Kullanılması ile Tapu İptali ve Tescil Dilekçesi (TBK m.504)
- Akrabaya Yapılan Devirlerde Tasarrufun İptali: 7571 ile Gelen Süre ve Karine
- Tasarrufun İptali Davası (İİK m.277-284)
- Amme Alacaklarında Tasarrufun İptali (AATUHK m.24-31)
- Muris Muvazaası Tapu İptali ve Tescil Dava Dilekçesi Örneği
- İstihkak Dava Dilekçesi Örneği
- İhtiyati Haciz Talebi Dilekçesi Örneği
- 📁 Tüm Dilekçe Örnekleri Dizini
İptal Davasının Dayandığı Takip Zinciri
Tasarrufun iptali davası, sonuçlanmamış bir alacak takibine dayanır. Bu nedenle takip ve haciz süreçlerinin durumu, davanın şartlarını doğrudan etkiler.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Satış isteme | Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde satış isteyebilir | İİK m.106 |
| Haczin düşmesi | Süresinde satış istenmez veya gerekli gider on beş gün içinde depo edilmezse haciz kalkar | İİK m.110 |
| Kıymet takdiri | Rapor borçluya, haciz koydurmuş alacaklıya ve ipotekli alacaklılara tebliğ edilir | İİK m.128 |
| Şikâyet | Tebliğden itibaren yedi gün içinde şikâyet; şikâyetten itibaren yedi gün içinde masraf yatırılmazsa kesin ret | İİK m.128/a |
| Rızaen satış | Borçlu, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde yetki isteyebilir | İİK m.111/a |
| Elektronik artırma | Açık artırma elektronik satış portalında yapılır ve yedi gün sürer | İİK m.111/b |
| İlan | Artırmanın gün ve saat aralığı en az on beş gün önce ilan edilir | İİK m.114 |
| İhale bedeli | Bedel, artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren yedi gün içinde ödenir | İİK m.118 |
İkinci satır, dava açılmadan önce denetlenmesi gereken husustur: haciz süresinde satış istenmediği için düşmüşse, aciz belgesi elde etme süreci de sekteye uğrar. Bu nedenle iptal davası düşünülen dosyalarda satış isteme süresi ayrıca izlenmelidir.
Aciz belgesi, davanın anahtarıdır. Elinde kesin aciz vesikası bulunan alacaklı tasarrufun iptali davası açabilir (İİK m.277). Belgenin niteliği tereddütlü ise dava, dava şartı yokluğundan reddedilir. Bu nedenle takip sürecinin aciz belgesi alınabilecek şekilde sonuçlandırılması; haczedilecek mal bulunmadığının veya satış bedelinin alacağı karşılamadığının tutanakla belgelenmesi gerekir.
Üç İptal Sebebi ve Süre
Kanun, iptale tabi tasarrufları üç ayrı maddede düzenlemiştir; her birinin şartları farklıdır.
| Sebep | İçerik | Dayanak |
|---|---|---|
| Genel şart | Elinde kesin aciz vesikası bulunan alacaklı dava açabilir | İİK m.277 |
| İvazsız tasarruflar | Bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar bakımından özel hüküm | İİK m.278 |
| Aciz hâlinde | Borcunu ödemeyen borçlunun belirli işlemleri | İİK m.279 |
| Zarar verme kastı | Malvarlığını eksilterek alacaklıları zarara uğratma kastıyla yapılan tasarruflar | İİK m.280 |
| Süre | İptal davası, tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde açılır | İİK m.284 |
| Sonuç | Dava kabul edilirse alacaklı o mal üzerinden cebrî icra yoluyla alacağını alabilir | |
| Mülkiyet | Mülkiyet davacıya geçmez; mal üçüncü kişide kalır | |
| İyiniyet | İyiniyetli üçüncü kişilerin durumu ayrıca değerlendirilir |
Yedinci satır, davanın niteliğini gösteren en önemli husustur: iptal kararı mülkiyeti davacıya geçirmez; yalnızca o mal üzerinde cebrî icra yapılabilmesini sağlar. Bu nedenle talep sonucu buna göre kurulmalıdır.
Aciz belgesi için aciz vesikası rehberimize bakabilirsiniz.
Dava Hazırlığında Kontrol Listesi
Tasarrufun iptali davasında dilekçenin dayanağı, takip dosyasındaki verilerdir.
| Konu | Ne kontrol edilir |
|---|---|
| Aciz belgesi | Kesin aciz vesikasının bulunması (İİK m.277) |
| Alacak | Alacağın tasarruftan önce doğmuş olması |
| Tasarruf tarihi | Beş yıllık sürenin hesabı (İİK m.284) |
| Sebep | Hangi iptal sebebine dayanıldığı |
| Taraflar | Borçlu ve tasarrufta bulunulan üçüncü kişi |
| Tapu ve sicil | Devir kayıtlarının çıkarılması |
| Bedel | Devir bedelinin ödenip ödenmediği |
| Talep | Cebrî icra yapılabilmesinin istenmesi |
İkinci satır, sıkça atlanan şarttır: iptali istenen tasarrufun, alacağın doğumundan sonra yapılmış olması aranır. Alacaktan önce yapılmış bir devir bakımından bu dava dinlenmez.
Beş yıl geçtiyse muvazaa yolu değerlendirilir. Tasarrufun üzerinden beş yıllık hak düşürücü süre geçmişse iptal davası açılamaz; bu durumda işlemin muvazaalı olduğu iddiasıyla genel hükümlere dayalı dava yolu gündeme gelir. Bu yolda aciz belgesi şartı aranmaz ancak muvazaanın ispatı davacıya düşer.
Davanın Sonuçları ve Sonraki Adım
İptal kararı, alacaklıya doğrudan mülkiyet değil cebrî icra imkânı sağlar.
| Konu | Değerlendirme |
|---|---|
| Mülkiyet | Malın üçüncü kişide kalması |
| İcra | O mal üzerinden cebrî icra yapılabilmesi |
| Kapsam | Alacak ve ferileriyle sınırlı olması |
| Üçüncü kişi | İyiniyetli üçüncü kişilerin durumu |
| Satış | Malın satılarak alacağın karşılanması |
| Artan bedel | Alacağı aşan kısmın akıbeti |
| Süre | Kararın kesinleşmesi sonrası işlemler |
| Belge | Kararın icra dosyasına sunulması |
Altıncı satır, üçüncü kişiyi koruyan bir sonuçtur: satış bedelinin alacağı aşan kısmı alacaklıya değil, malın maliki konumundaki üçüncü kişiye kalır. Bu husus, davanın kapsamının doğru anlaşılması bakımından önemlidir.
Dava, takip dosyasıyla birlikte yürütülür. İptal kararı alındıktan sonra, o mal üzerinde haciz ve satış işlemlerinin yürütülebilmesi için kararın icra dosyasına sunulması gerekir. Bu nedenle takip dosyasının ayakta tutulması; satış isteme sürelerinin ve dosya yenilemelerinin ihmal edilmemesi gerekir.
Görev, Yetki ve Usul
İptal davasının usulüne ilişkin hususlar, dava açılmadan önce belirlenmelidir.
| Konu | Değerlendirme |
|---|---|
| Görev | Uyuşmazlığın niteliğine göre görevli mahkeme |
| Yetki | Genel yetki kuralları ve taşınmazın bulunduğu yer |
| Taraflar | Borçlu ve tasarrufta bulunulan üçüncü kişi |
| Dava değeri | Alacak tutarına göre belirlenmesi |
| Harç | Dava değerine göre harcın hesaplanması |
| Arabuluculuk | Zorunlu arabuluculuk kapsamının denetlenmesi |
| Tedbir | Devrin engellenmesi için tedbir talebi |
| Süre | Beş yıllık hak düşürücü süre (İİK m.284) |
Altıncı satır, dava açılmadan önce mutlaka denetlenmelidir: uyuşmazlık zorunlu arabuluculuk kapsamındaysa, başvuru yapılmadan açılan dava usulden reddedilir ve hak düşürücü süre bakımından risk doğar.
Tedbir, malın yeniden devrini önler. Dava süresince malın bir başkasına devredilmesi ihtimaline karşı, tapu kaydına tedbir konulması talep edilebilir. Bu talep dava dilekçesinde açıkça ileri sürülmeli ve devir riski somut olarak açıklanmalıdır; aksi hâlde dava kazanılsa dahi mal üçüncü kişiye geçmiş olabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Tasarrufun iptali davası nedir?
İcra takibi yoluyla borçludan alacağını tahsil edemeyen alacaklıya, borçlunun mal kaçırmak için yaptığı bağışlama ve hileli tasarrufları iptal ettirebilmesi için tanınan dava hakkıdır. İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ila 284. maddelerinde düzenlenmiştir.
Davayı kazanırsam mal bana mı geçer?
Hayır. Davanın amacı alacaklıların tatmin edilmesini sağlamaktır. Davacı alacaklı, iptal davası sabit olduğu takdirde bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebrî icra yolu ile hakkını alma yetkisini elde eder; mülkiyet üçüncü kişide kalır.
Davayı kimler açabilir?
İİK m.277 uyarınca elinde muvakkat yahut kati aciz vesikası bulunan her alacaklı ile iflas idaresi veya Kanun’un 245. maddesinde ve 255. maddesinin üçüncü fıkrasında yazılı hâllerde alacaklıların kendileri açabilir.
Aciz belgem yoksa dava açabilir miyim?
Aciz belgesi bu davanın temel şartıdır. Ancak borçlunun adresinde yapılan hacizde haczi kabil malına rastlanmadığını belirten haciz tutanağı da kesin aciz belgesi hükmünde kabul edilmekte ve bu tutanağa dayanılarak iptal davası açılabilmektedir.
İİK m.278’de ne değişti?
25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun ile İİK m.278 tümüyle değiştirilmiştir. Yeni metne göre alışılmış hediyeler dışında, geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğinde olan haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir.
Eski metinde süre iki yıl değil miydi?
Önceki düzenlemede süre iki yıldı ve başlangıç noktası farklıydı. 7571 sayılı Kanun ile süre bir yıla indirilmiş, başlangıç noktası aciz belgesinin veya aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği tarih olarak belirlenmiş, ayrıca ifade ‘batıldır’ yerine ‘iptale tabidir’ şeklinde değiştirilmiştir.
Hangi işlemler bağışlama sayılır?
Yakın hısımlar, eş, kayın hısımları ve ortak konutta yaşayanlar arasındaki işlemler; çok düşük bedelli sözleşmeler; karşılığı ispatlanmadıkça intifa hakkı, ömür boyu gelir ve ölünceye kadar bakma gibi işlemler bağışlama sayılabilmektedir.
Dava açma süresi ne kadar?
İİK m.284 uyarınca iptal davası hakkı, batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren beş sene geçmekle düşer. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir.
m.278, 279 ve 280’deki süreler ne anlama geliyor?
Bu süreler dava açma süresi değil, tasarrufun iptale tabi olup olmadığını belirleyen sürelerdir. m.278’de bir yıl, m.279’da bir yıl, m.280’de beş yıl öngörülmüştür. Tasarruf bu süreler içinde yapılmışsa iptale tabi olur; dava ise her hâlde tasarruf tarihinden itibaren beş yıl içinde açılmalıdır.
Beş yıllık süre geçtiyse başka yol var mı?
Beş yıllık süre geçmişse alacaklının Türk Borçlar Kanunu’nun 19. maddesine dayanarak muvazaa davası açabileceği belirtilmektedir; bu dava süreye bağlı değildir. Ancak alacaklının muvazaayı her türlü kanıtla ispat edebilecek durumda olması gerekir. Muvazaaya dayalı davalarda icra takibine geçme ve aciz belgesi alma şartı da aranmaz.
Tasarruf borçtan önce yapılmışsa dava açılabilir mi?
İİK m.280’e dayalı davalarda alacağın tasarruftan önce doğmuş olması gerekir; önce borç doğmalı, sonra borçlu mal kaçırmalıdır. Uygulamada iptali istenen tasarrufun icra takibine konu borcun doğduğu tarihten sonra yapılmış olması aranmaktadır.
Hangi mahkeme görevlidir?
Dava genel mahkemelerde görülür. Ancak tasarrufun iptali davası, hacizde istihkak davasına karşı dava olarak açılmışsa istihkak davasına bakan icra mahkemesi bu davaya da bakmakla görevli ve yetkilidir.
Arabuluculuk dava şartı mı?
Değildir. Tasarrufun iptali davaları ticari dava olarak nitelendirilemediğinden Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi çerçevesinde dava şartı arabuluculuk kapsamına girmez.
Taşınmaz için taşınmazın bulunduğu yerde mi dava açılır?
Hayır. Tasarrufun iptali davası şahsi bir dava olduğundan, konusu taşınmaz olan iptal davalarında dahi Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 12. maddesi uygulanmaz; yetki genel yetki kurallarına göre belirlenir.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (m.277-284)
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m.19 — muvazaa)
- Resmî Gazete — 7571 sayılı Kanun (25 Aralık 2025)
İİK m.278, 7571 sayılı Kanun ile 25 Aralık 2025 tarihinde tümüyle değiştirilmiştir. Dava açmadan önce maddenin yürürlükteki metninin, sürelerin ve aciz belgesi durumunun teyit edilmesi gerekir.
Bu sayfadaki örnek dilekçe yalnızca bilgilendirme amaçlı genel bir şablondur ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her dosya kendine özgüdür; süreler hak düşürücü olabilir. Dilekçenizi mutlaka avukatınızla birlikte hazırlayın. Bu içerik avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz.