📜 Dayanak Mevzuat
- 6098 sayılı TBK m.583 — Kefalette şekil ve el yazısı şartı
- 6098 sayılı TBK m.583/son — Sorumluluğu artıran değişiklikler
- 6098 sayılı TBK m.584 — Eşin yazılı rızası
- 6098 sayılı TBK m.589 — Kefaletten sonraki borçlar
- 6098 sayılı TBK m.598 — On yılın geçmesiyle sona erme
- 2004 sayılı İİK m.72 — Menfi tespit ve takibin durdurulması
⚡ Net Cevap: Kira sözleşmelerindeki kefalet kayıtlarının önemli bir kısmı şekil yönünden geçersizdir. Kanuna göre kefalet sözleşmesi, yazılı yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz; üstelik bu iki unsurun ve müteselsil kefil sıfatının kefilin KENDİ EL YAZISIYLA yazılması şarttır. Matbu metne atılan imza yetmez. Kefil evliyse eşin yazılı rızası aranır. Kefalet geçerli olsa dahi sorumluluk sözleşmedeki azami tutarla sınırlıdır; Yargıtay kararlarında kefilin uzayan dönemlerden sorumlu olmadığı belirtilmektedir. Sorumluluğu artıran değişiklikler aynı şekle tabidir ve gerçek kişinin verdiği her türlü kefalet on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.
Bir arkadaşına iyilik olsun diye kira sözleşmesinin altına imza atılmıştır. Yıllar sonra icra dairesinden ödeme emri gelir: kiracı çıkmış, borç birikmiş, takip kefile yöneltilmiştir.
Bu noktada ilk bakılacak şey borcun miktarı değil, sözleşmedeki kefalet kaydının nasıl yazıldığıdır. Uygulamadaki matbu sözleşmelerin büyük kısmı kanunun aradığı şekli taşımaz. Aşağıda geçerlilik şartları, kefilin sınırları ve hazır bir menfi tespit dilekçesi, icra itirazı ve geçerli kefalet şerhi yer almaktadır.
Üç Unsur, Kefilin El Yazısıyla
Kanun burada olağandışı derecede katıdır.
Kanuna göre kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Devamı ise dosyaların kaderini belirler: kefilin;
- sorumlu olduğu azami miktarı,
- kefalet tarihini,
- müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini
kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.
Pratik sonuç: matbu sözleşmenin altına atılan imza tek başına yetmez. Emlak ofislerinde kullanılan hazır formlarda bu üç unsur genellikle basılı gelir; kefil yalnızca imzalar. Yargıtay kararlarında, bu ibareler bulunmadığında kefaletin geçersiz olduğu ve kefil hakkındaki davanın reddi gerektiği belirtilmiştir.
Bu nedenle dosyanın ilk işi sözleşme aslının incelenmesidir; fotokopide el yazısı ile matbu metin ayrımı çoğu zaman görülmez.
Matbu metne atılan imza yetmez; üç unsur kefilin el yazısıyla yazılmalıdır
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Evli Kefilde Eşin Rızası
İkinci geçerlilik şartı sık atlanır.
Kefil olacak kişi evliyse; mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı bulunmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, eşin yazılı rızasının alınması gerekir.
Kaynaklarda, eşin rızası alınmadığı hâllerde kefaletin geçersiz sayıldığı belirtilmektedir.
Bu nedenle kefil tarafında dosya hazırlanırken kefalet tarihindeki medeni durum nüfus kaydıyla ortaya konulmalıdır.
Kefalet Geçerli Olsa Bile Sınırlar Var
Şekil şartları tamamsa dava bitmez; sorumluluğun kapsamı ayrıca tartışılır.
Azami tutarla sınırlılık. Kefil, sözleşmede yazılı azami tutarla sınırlı olarak sorumludur. Yargı kararlarında, takip tarihindeki borç kefalet limitini aşsa dahi kefilin yalnız bu tutarla sorumlu tutulacağı belirtilmiştir.
Uzayan dönem. Yargıtay kararlarında; şekil şartlarına uygun bir kefalet bulunsa dahi kefilin yalnızca sözleşmede belirlenen kira süresi boyunca sorumlu olacağı, uzayan dönemlerden sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmektedir. Uzama için kefilin açık rızası yoksa sorumluluk genişletilemez.
Bu, uygulamada çok sık karşılaşılan bir yanılgıyı düzeltir: kiraya verenler kefaleti süresiz sanarak yıllar sonraki borçlar için takip başlatmaktadır.
Sorumluluğu artıran değişiklikler. Kanuna göre kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz. Yani kira artışı, kefilin rızası aynı şekle uygun alınmadıkça ona yansıtılamaz.
Kefaletten önceki borçlar. Sözleşmede açıkça kararlaştırılmamışsa kefil, borçlunun sadece kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonraki borçlarından sorumludur.
On yıllık süre. Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Eski tarihli sözleşmelerde bu husus mutlaka kontrol edilmelidir.
Takip Geldiğinde: Önce Süre
Hukuki argümanlar ne kadar güçlü olursa olsun, süre kaçarsa hepsi anlamsızlaşır.
Ödeme emrinin tebliğinden itibaren kanunda öngörülen kısa süre içinde itiraz edilmelidir. İtiraz edilmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir.
İtirazda iki nokta özellikle önemlidir:
- Borca itiraz — takip konusu borcun tamamına ve fer’ilerine,
- İmzaya itiraz — imza kefile ait değilse ayrıca ve açıkça yazılmalıdır. Yalnızca borca itiraz edilirse imza kabul edilmiş sayılır.
İtirazdan sonra alacaklı itirazın iptali veya kaldırılması yoluna gidebilir. Kefil ise menfi tespit davası açarak borçlu olmadığının tespitini isteyebilir; ancak İİK m.72/3 uyarınca takipten sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Bu aşamada istenebilecek olan, teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesidir.
Takibin Usulü: İİK m.62, m.67, m.68 ve m.72
Ödeme emri elinize geçtiğinde işleyen süreler ve izlenecek yollar İcra ve İflas Kanunu’nda yazılıdır. Bu maddeler bilinmeden hangi tarihe kadar ne yapılacağı belirlenemez.
Yedi günlük itiraz: İİK m.62. İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. Aynı madde bir uyarı içerir: borçlu takibin dayandığı senet altındaki imzayı reddediyorsa, bunu itirazında ayrıca ve açıkça belirtmelidir; aksi hâlde icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır. Yazının vurguladığı “yalnızca borca itiraz edilirse imza kabul edilmiş sayılır” kuralının kaynağı budur. Ayrıca borçlu, itirazında sebep bildirmezse borcun tamamına itiraz etmiş sayılır.
İtirazın sonucu: İİK m.66. Süresi içinde yapılan itiraz takibi durdurur. Bu nedenle ilk ve en kritik adım itirazdır; menfi tespit davası açmak, süresinde yapılmayan itirazın yerine geçmez.
Alacaklının iki yolu: İİK m.67 ve m.68. İtiraz üzerine alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak itirazın iptalini isteyebilir; bu davada haksız çıkan taraf aleyhine, talep hâlinde, hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilir. Alacaklının elinde İİK m.68‘de sayılan nitelikte bir belge varsa — imzası ikrar edilmiş veya noterlikçe onaylanmış senet gibi — daha hızlı olan itirazın kaldırılması yoluna icra mahkemesinde başvurabilir.
Kefalet dosyalarında bunun anlamı. Kira sözleşmesindeki kefalet şerhi çoğu zaman adi yazılı bir belgedir ve imza ikrar edilmiş sayılmaz. Bu nedenle alacaklının m.68 yolunu kullanması güçtür; genellikle itirazın iptali davası açması gerekir ve tartışma genel mahkemede, şekil şartları üzerinden yürür. Kefilin yararına olan da budur: TBK m.583‘teki el yazısı unsurları ve TBK m.584‘teki eş rızası burada esastan incelenir.
Menfi tespitin sınırı: İİK m.72. Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Ancak iki hâl birbirinden ayrılır. Takipten önce açılan davada mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. Takipten sonra açılan davada ise ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez; borçlu ancak gecikmeden doğan zararları karşılamak ve yine yüzde on beşten az olmamak üzere teminat göstermek şartıyla, icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.
Davanın sonucu ve tazminat. Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa takip durur; kararın kesinleşmesi üzerine icra kısmen veya tamamen eski hâline iade edilir. Bu hâlde borçlunun talebi üzerine, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, alacaklı aleyhine tazminata hükmedilir. Buna karşılık dava alacaklı lehine sonuçlanırsa, ihtiyati tedbir kararı yüzünden alacağını geç almış bulunan alacaklı lehine de borçlu aleyhine tazminata hükmedilir. Yani teminat ve tazminat riski çift yönlüdür; dava açmadan önce şekil savunmasının gücü gerçekçi biçimde değerlendirilmelidir.
Hangi yol ne zaman? Tablo şudur: süresinde itiraz edilmişse takip zaten durmuştur ve ayrıca menfi tespit davası açmaya gerek yoktur; beklenmesi gereken, alacaklının itirazın iptali davasıdır. Buna karşılık itiraz süresi kaçırılmış ve takip kesinleşmişse, menfi tespit davası kalan tek yoldur; bu hâlde takip durmayacağından haciz riski yönetilmek üzere teminat ve vezne tedbiri talebi birlikte kurulmalıdır.
Ödeme emri sonrası yol haritası
| Aşama | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| İtiraz süresi | Tebliğden yedi gün | İİK m.62 |
| İmzaya itiraz | Ayrıca ve açıkça belirtilmeli | İİK m.62 |
| Sebep bildirilmezse | Borcun tamamına itiraz sayılır | İİK m.62 |
| İtirazın etkisi | Takip durur | İİK m.66 |
| İtirazın iptali | İtirazın tebliğinden bir yıl | İİK m.67 |
| İcra inkâr tazminatı | Yüzde yirmiden az olmamak üzere | İİK m.67 |
| İtirazın kaldırılması | Kanunda sayılan belgeye dayalı | İİK m.68 |
| Adi yazılı kefalet şerhi | m.68 yolu güçtür; itirazın iptali gerekir | İİK m.68 |
| Takipten önce menfi tespit | Yüzde on beş teminatla takip durdurulabilir | İİK m.72 |
| Takipten sonra menfi tespit | Tedbirle takip durdurulamaz | İİK m.72 |
| Bu hâlde istenebilecek | Vezne parasının alacaklıya verilmemesi | İİK m.72 |
| Borçlu kazanırsa | Takip durur; kötü niyette tazminat | İİK m.72 |
| Alacaklı kazanırsa | Tedbir nedeniyle borçlu aleyhine tazminat | İİK m.72 |
Kiraya Veren Tarafında: Doğru Kefalet
Bu kuralların diğer yüzü, kiraya verenin güvencesini kaybetmesidir.
Geçersiz bir kefalet, kiraya veren için hiçbir koruma sağlamaz — üstelik bu genellikle alacak doğduktan sonra, takip aşamasında anlaşılır.
Sözleşme yapılırken kontrol edilecekler:
- Azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil ibaresi kefilin el yazısıyla yazıldı mı?
- Kefil evliyse eşin yazılı rızası alındı mı?
- Sözleşme uzadığında kefaletin devamı aynı şekle uygun olarak sağlandı mı?
- Kira artışlarında şekil şartlarına uyuldu mu?
Aşağıdaki metin setinde, kefilin el yazısıyla yazacağı hazır şerh metni ve eş rızası metni yer almaktadır.
Kefalet Geçersizliği Dilekçesi Örneği (2026)
Aşağıdaki metin genel bir şablondur. Köşeli parantez içindeki alanları doldurun; yalnızca dosyanıza uyan bentleri bırakın. İlk metin menfi tespit davası, ardından icra takibine itiraz ve kiraya veren için geçerli kefalet şerhi yer almaktadır. Metni kopyalayabilir, Word olarak indirebilir veya PDF’e yazdırabilirsiniz.
[ … ] SULH HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİNE
(Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Talebin niteliğine göre görev hususu baştan değerlendirilmelidir. TAKİBİN DURDURULMASI TALEPLİDİR.)
DAVACI (KEFİL): [Ad Soyad] (T.C.: [ … ])
ADRES: [Açık adres]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad] — [Baro ve sicil no] (vekil yoksa çıkarın)
DAVALI: [Kiraya veren / Alacaklı] — [Adres]
KONU: Kefaletin GEÇERSİZLİĞİ nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının TESPİTİ ve [ … ] İcra Müdürlüğünün [ … ] E. sayılı takibinin durdurulması istemidir.
HARCA ESAS DEĞER: [ … ] TL (takip konusu tutar)
AÇIKLAMALAR:
1. TAKİP. Davalı tarafından müvekkil aleyhine [ … ] İcra Müdürlüğünün [ … ] E. sayılı dosyasıyla [ … ] TL için takip başlatılmış; ödeme emri …/…/20… tarihinde tebliğ edilmiştir. Süresinde itiraz edilmiştir. (Ek-1: Ödeme emri ve itiraz dilekçesi)
2. DAYANAK. Takibe dayanak, …/…/20… başlangıç tarihli [ … ] süreli kira sözleşmesinde yer alan kefalet kaydıdır. Müvekkil, sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzalamıştır. (Ek-2: Kira sözleşmesi)
3. KEFALET ŞEKİL ŞARTLARINI TAŞIMAMAKTADIR. (Davanın omurgası:)
Kanuna göre kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı AZAMİ MİKTAR ile KEFALET TARİHİ belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin; sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde KENDİ EL YAZISIYLA belirtmesi şarttır.
Somut olayda: (uyanları bırakın)
a) Sözleşmede kefilin sorumlu olacağı azami miktar hiç belirtilmemiştir,
b) Azami miktar matbu olarak yazılmış olup kefilin el yazısıyla yazılmamıştır,
c) Kefalet tarihi kefilin el yazısıyla yazılmamıştır,
ç) “Müteselsil kefil” ibaresi kefilin el yazısıyla yazılmamış; yalnızca matbu metinde yer almaktadır,
d) Müvekkil sözleşmeyi yalnızca imzalamış, kanunun aradığı el yazısı beyanları yazmamıştır.
Bu nedenle kefalet geçersizdir.
4. EŞİN YAZILI RIZASI ALINMAMIŞTIR. (Uyuyorsa:)
Kanuna göre kefil olacak kişi evli ise; mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı bulunmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, eşin yazılı rızasının alınması gerekir. Müvekkil kefalet tarihinde evli olup eşinin yazılı rızası alınmamıştır. (Ek-3: Nüfus kayıt örneği)
5. SORUMLULUK KİRA SÜRESİYLE SINIRLIDIR. (Kefalet geçerli sayılsa dahi:)
Yargıtay kararlarında; şekil şartlarına uygun bir kefalet bulunsa dahi kefilin yalnızca sözleşmede belirlenen kira süresi boyunca sorumlu olacağı, uzayan dönemlerden sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmektedir. Uzama süresi için kefilin açık rızası yoksa sorumluluk genişletilemez.
Somut olayda sözleşme [ … ] süreli olup takip konusu alacak uzayan döneme ilişkindir.
6. SORUMLULUĞU ARTIRAN DEĞİŞİKLİK GEÇERSİZDİR. (Kira artırıldıysa:) Kanuna göre kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz. Müvekkilin rızası alınmaksızın yapılan artışlar kendisini bağlamaz.
7. AZAMİ MİKTARLA SINIRLILIK. (Terditli:) Kefaletin geçerli sayılması hâlinde dahi müvekkil, sözleşmede yazılı azami tutarla sınırlı olarak sorumlu tutulabilir; takip konusu tutar bu limiti aşmaktadır.
8. ON YILLIK SÜRE. (Eski sözleşmelerde:) Kanuna göre bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Kefalet …/…/20… tarihli olup bu süre dolmuştur.
9. KEFALETTEN ÖNCEKİ BORÇLAR. (Uyuyorsa:) Kanuna göre sözleşmede açıkça kararlaştırılmamışsa kefil, borçlunun sadece kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonraki borçlarından sorumludur. Takip konusu alacağın bir kısmı kefalet tarihinden öncesine aittir.
10. TAKİBİN DURDURULMASI. Takip nedeniyle müvekkilin malvarlığı üzerinde haciz ve muhafaza işlemleri gündeme gelecek olup telafisi güç zarar doğacaktır. Bu nedenle teminat karşılığında takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ederiz.
11. BELGE CELBİ. [ … ] İcra Müdürlüğünün [ … ] E. sayılı dosyasının ve dayanak kira sözleşmesinin ASLININ celbini; sözleşme aslı üzerinde el yazısı incelemesi yapılmasını talep ederiz.
DELİLLER: İcra dosyası, kira sözleşmesi aslı, ödeme emri ve itiraz dilekçesi, nüfus kayıt örneği, banka kayıtları, bilirkişi incelemesi, tanık ve her tür yasal delil.
HUKUKİ SEBEPLER: 6098 sayılı TBK m.583, 584, 589, 598 ve kefalete ilişkin hükümleri; 6098 sayılı TBK m.299 vd.; 2004 sayılı İİK m.72; 6100 sayılı HMK.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Öncelikle teminat karşılığında TAKİBİN DURDURULMASINA,
2. Kefaletin GEÇERSİZ olduğunun ve müvekkilin davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
3. Kabul edilmediği takdirde (terditli olarak) sorumluluğun kira süresiyle ve sözleşmedeki azami tutarla sınırlı olduğunun tespitine,
4. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine,
karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. …/…/20…
Davacı / Vekili
Av. [Ad Soyad]
[İmza]
EKLER:
Ek-1: Ödeme emri ve itiraz dilekçesi
Ek-2: Kira sözleşmesi
Ek-3: Nüfus kayıt örneği
Ek-4: Ödeme belgeleri
Ek-5: Vekâletname
EK METİN 1 — İcra Takibine İtiraz (EN ACİL — SÜRE KISADIR)
Ödeme emri tebliğinden sonra kanunda öngörülen kısa süre içinde itiraz edilmezse takip kesinleşir. Tebliğ tarihini hemen not edin.
[ … ] İCRA MÜDÜRLÜĞÜNE
DOSYA NO: [ … ] E.
İTİRAZ EDEN (BORÇLU): [Ad Soyad] (T.C.: [ … ]) — [Adres]
ALACAKLI: [ … ]
TEBLİĞ TARİHİ: …/…/20…
KONU: Ödeme emrine itirazımdır.
1. BORCA İTİRAZ. Takip konusu borcun tamamına ve fer’ilerine itiraz ediyorum.
2. KEFALETE İTİRAZ. Takibe dayanak yapılan kira sözleşmesindeki kefalet geçersizdir. Kanuna göre kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz; bunların ve müteselsil kefil sıfatının kefilin kendi el yazısıyla belirtilmesi şarttır. Sözleşmede bu şartlar yerine getirilmemiştir.
3. İMZAYA İTİRAZ. (Varsa mutlaka yazın — aksi hâlde imza kabul edilmiş sayılır:) Takibe dayanak belgedeki imza tarafıma ait değildir; imzaya da açıkça itiraz ediyorum.
4. DİĞER İTİRAZLARIM. (Uyanları bırakın:)
a) Kefalet tarihinde evliydim; eşimin yazılı rızası alınmamıştır,
b) Sorumluluğum sözleşmede belirlenen kira süresiyle sınırlıdır; talep uzayan döneme ilişkindir,
c) Talep, sözleşmede yazılı azami tutarı aşmaktadır,
ç) Kefaletin kurulmasından önceki borçlardan sorumlu değilim,
d) Kefalet üzerinden on yıl geçmiştir,
e) Faiz oranına ve işleyiş tarihine itiraz ediyorum.
5. Yukarıdaki nedenlerle takibin durdurulmasını talep ederim. …/…/20…
İtiraz Eden / Vekili
[Ad Soyad]
[İmza]
İki uyarı: (1) İmza size ait değilse imzaya itiraz açıkça yazılmalıdır; sadece borca itiraz edilirse imza kabul edilmiş sayılır. (2) İtiraz süresi kısadır ve ödeme emrinin tebliğinden işler; tebliğ tarihi hemen takvime işlenmelidir.
EK METİN 2 — Kiraya Veren İçin: Geçerli Kefalet Şerhi
Kefaletin geçerli olması için aşağıdaki üç unsur kefilin kendi el yazısıyla yazılmalıdır. Matbu metin yeterli değildir.
KEFALET ŞERHİ
(Kira sözleşmesinin sonuna, kefil tarafından EL YAZISIYLA yazılır)
Kefilin el yazısıyla yazacağı metin:
“İşbu kira sözleşmesinden doğan borçlar için, en fazla [ … ] TL (yazıyla: [ … ] Türk Lirası) ile sınırlı olmak üzere MÜTESELSİL KEFİL sıfatıyla sorumluluk üstlendiğimi kabul ve beyan ederim. Kefalet tarihi: [gün] / [ay] / [yıl]“
[Kefilin Adı Soyadı — El yazısıyla]
[İmza]
Kontrol edilecekler:
a) Azami miktar rakam ve yazıyla, kefilin el yazısıyla yazıldı mı?
b) Kefalet tarihi kefilin el yazısıyla yazıldı mı?
c) “Müteselsil kefil” ibaresi (veya bu anlama gelen ifade) kefilin el yazısıyla yazıldı mı?
ç) Kefil evli mi? Evliyse eşin yazılı rızası alındı mı?
d) Sözleşme süresi bittiğinde uzayan dönem için kefaletin devamı ayrıca ve aynı şekle uygun olarak sağlandı mı?
e) Kira artışı gibi sorumluluğu artıran değişikliklerde aynı şekil şartlarına uyuldu mu?
EŞİN YAZILI RIZASI
“Eşim [Ad Soyad]’ın, …/…/20… tarihli kira sözleşmesinde en fazla [ … ] TL ile sınırlı olmak üzere müteselsil kefil sıfatıyla yükümlülük altına girmesine YAZILI OLARAK RIZA GÖSTERİYORUM.” …/…/20…
[Eşin Adı Soyadı]
[İmza]
Kontrol Listesi
- Ödeme emrinin tebliğ tarihi ve itiraz süresi,
- Sözleşmenin aslı incelendi mi?
- Azami miktar el yazısıyla yazılmış mı?
- Kefalet tarihi el yazısıyla yazılmış mı?
- Müteselsil kefil ibaresi el yazısıyla mı?
- Kefil kefalet tarihinde evli miydi?
- Eşin yazılı rızası var mı?
- Sözleşme süresi ne kadar?
- Talep uzayan döneme mi ait?
- Talep azami tutarı aşıyor mu?
- Kefaletten bu yana on yıl geçti mi?
- Sonradan yapılan artışlar şekle uygun mu?
- İtirazda imzaya itiraz yazıldı mı?
Sık Yapılan Hatalar
- Kefile sadece imza attırmak. El yazısı unsurları olmadan kefalet geçersizdir.
- Matbu metne güvenmek. Basılı ibare şekil şartını karşılamaz.
- Eş rızasını atlamak. Evli kefilde yazılı rıza aranır.
- Uzayan dönemi kapsadığını sanmak. Sorumluluk kira süresiyle sınırlı kabul edilmektedir.
- Artışı kefile yansıtmak. Sorumluluğu artıran değişiklik şekle tabidir.
- İtiraz süresini kaçırmak. Takip kesinleşir.
- İmzaya itiraz etmemek. İmza kabul edilmiş sayılır.
Adım Adım Süreç
- Tebliğ tarihini not edin — İtiraz süresi buradan işler.
- Sözleşme aslını isteyin — El yazısı incelemesi kritiktir.
- Üç unsuru kontrol edin — Azami miktar, tarih, müteselsil ibaresi.
- Medeni durumu inceleyin — Evliyse eş rızası var mı?
- Süreyi karşılaştırın — Talep uzayan döneme mi ait?
- Süresinde itiraz edin — Borca ve gerekiyorsa imzaya.
- Menfi tespit açın — Takibin durdurulmasını isteyin.
Kefilin sorumluluğu kira süresiyle ve sözleşmedeki azami tutarla sınırlıdır
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
İlgili Konular ve Kaynaklar
Kira sözleşmesi ve güvenceler
- İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye Dava Dilekçesi (TBK m.352/2)
- İşyeri Kirasının Devri ve Rıza Yerine Geçen Karar Dilekçesi (TBK m.323)
- Kiralananın Ayıbı, Kira İndirimi ve Giderim Dilekçesi (TBK m.305-307)
- Kira Hukuku Rehberi
- Depozito (Güvence Bedeli) İadesi Dilekçesi
- Bağlantılı Sözleşme Yasağı (TBK m.340)
- Kira Bedelinin Tespiti Dava Dilekçesi
- Kira Uyarlama Dava Dilekçesi (TBK m.138)
- Kira ve Tahliye Davalarında Görevli Mahkeme
Tahliye ve alacak
- Temerrüt Nedeniyle Tahliye Dava Dilekçesi
- Erken Tahliyede Kira Alacağına Cevap Dilekçesi
- Yeni Malikin Gereksinimi Nedeniyle Tahliye
- Kira Davasında Zorunlu Arabuluculuk
- Aidat ve Ortak Gider Alacağı Dava Dilekçesi
Sözleşmenin geçersizliği ve icra
Sıkça Sorulan Sorular
Ödeme emrine kaç gün içinde itiraz edilir?
İİK m.62 uyarınca itiraz, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirilir. Borçlu itirazında sebep bildirmezse borcun tamamına itiraz etmiş sayılır.
İmzaya ayrıca itiraz etmezsem ne olur?
İİK m.62 uyarınca borçlu, takibin dayandığı senet altındaki imzayı reddediyorsa bunu itirazında ayrıca ve açıkça belirtmelidir; aksi hâlde icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır.
İtiraz edersem takip durur mu?
İİK m.66 uyarınca süresinde yapılan itiraz takibi durdurur. Bu nedenle ilk ve en kritik adım itirazdır; menfi tespit davası açmak süresinde yapılmayan itirazın yerine geçmez.
Takipten sonra menfi tespit davası açarsam takip durur mu?
Hayır. İİK m.72 uyarınca takipten sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Borçlu ancak gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden az olmamak üzere teminat göstermek şartıyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.
Menfi tespit davasında tazminat riski var mı?
Evet, çift yönlüdür. İİK m.72 uyarınca dava borçlu lehine sonuçlanır ve takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa alacaklı aleyhine tazminata hükmedilir; dava alacaklı lehine sonuçlanırsa ihtiyati tedbir nedeniyle alacağını geç alan alacaklı lehine borçlu aleyhine tazminata hükmedilir.
Kira sözleşmesindeki kefalet nasıl geçerli olur?
Kanuna göre kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz.
El yazısı şartı nedir?
Kefilin; sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.
Sadece imzalamak yeterli mi?
Hayır. Kanunun aradığı unsurların kefilin kendi el yazısıyla yazılması gerekir. Yargıtay kararlarında, bu ibareler bulunmadığında kefaletin geçersiz olduğu ve kefil hakkındaki davanın reddi gerektiği belirtilmiştir.
Matbu sözleşmedeki hazır metin işe yarar mı?
Azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil ibaresi matbu olarak basılmışsa şekil şartı karşılanmış olmaz; bu unsurların kefil tarafından el yazısıyla yazılması aranır.
Eşin rızası gerekir mi?
Kefil olacak kişi evliyse, mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı bulunmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça eşin yazılı rızasının alınması gerekir.
Eş rızası yoksa sonuç ne olur?
Kaynaklarda, eşin rızası alınmadığı hâllerde kefaletin geçersiz sayıldığı belirtilmektedir.
Kefil uzayan dönemden de sorumlu mudur?
Yargıtay kararlarında, şekil şartlarına uygun bir kefalet bulunsa dahi kefilin yalnızca sözleşmede belirlenen kira süresi boyunca sorumlu olacağı ve uzayan dönemlerden sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmektedir.
Uzayan dönem için ne yapılmalı?
Kefilin açık rızası olmadan sorumluluğun genişletilemeyeceği belirtilmektedir. Bu nedenle uzayan dönem için kefaletin devamı, aynı şekil şartlarına uygun biçimde ayrıca sağlanmalıdır.
Kira artırılırsa kefil daha fazla mı öder?
Kanuna göre kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz.
Kefil borcun tamamından mı sorumludur?
Kefil, sözleşmede yazılı azami tutarla sınırlı olarak sorumludur. Yargı kararlarında, takip tarihindeki borç kefalet limitini aşsa dahi kefilin yalnız bu tutarla sorumlu tutulacağı belirtilmiştir.
Kefalet süresiz midir?
Kanuna göre bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.
Kefaletten önceki borçlardan sorumlu muyum?
Kanunda, sözleşmede açıkça kararlaştırılmamışsa kefilin, borçlunun sadece kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonraki borçlarından sorumlu olacağı düzenlenmiştir.
Sonradan yapılan değişikliklerde şekil aranır mı?
Kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler bakımından kefalet için öngörülen şekle uyulması gerekir. Ayrıca kefil olma vaadi ve özel yetki verilmesi de aynı şekil koşullarına bağlıdır.
İcra takibi geldiğinde ne yapmalıyım?
Ödeme emrinin tebliğinden itibaren kanunda öngörülen kısa süre içinde itiraz edilmelidir. İtiraz edilmezse takip kesinleşir.
İmzaya ayrıca itiraz etmeli miyim?
İmza size ait değilse imzaya açıkça ve ayrıca itiraz edilmelidir. Yalnızca borca itiraz edilmesi hâlinde imzanın kabul edilmiş sayılacağı kabul edilmektedir.
Kiraya veren olarak nasıl korunurum?
Kefaletin geçerliliği için azami miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefil ibaresinin kefilin el yazısıyla yazıldığından, kefil evliyse eşin yazılı rızasının alındığından emin olunmalıdır.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya reklam niteliği taşımaz. Dilekçe metni genel bir şablondur; somut dosyanıza göre uyarlanması gerekir. İdari ve adli dava süreleri hak düşürücüdür; mutlaka güncel mevzuat ve kendi tebligat tarihiniz esas alınmalıdır.
