Ticareti Terk Suçu (İİK 337/a): Mal Beyanı Yükümlülüğü ve Alacaklıya Karşı Sorumluluk
24 Temmuz 2026

Ticareti Terk Suçu (İİK 337/a): Mal Beyanı Yükümlülüğü ve Alacaklıya Karşı Sorumluluk

Türk hukuku, tacirin ticaretini haberli bırakmasını ister. İcra ve İflas Kanunu’nun 44. maddesi ticareti terk eden tacire on beş gün içinde ticaret siciline bildirim ve tam mal beyanı yükümlülüğü getirir. Bu yükümlülüğe uyulmadığında devreye 337/a maddesi girer: mal beyanında bulunmayan veya beyanını eksik gösteren borçlu, zarar gören alacaklının şikâyeti üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Ticaretini bırakan tacir bildirim yaptı mı, alacağınız tehlikede mi?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

İki Maddenin Birlikte Okunması: İİK 44 ve 337/a

Bu suçu anlamak için önce yükümlülüğü anlamak gerekir. İİK’nın 44. maddesi şöyledir: ticareti terk eden bir tacir, on beş gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmaya mecburdur. Keyfiyet, ticaret sicili ilanlarının yayımlandığı gazete ile alacaklıların bulunduğu yerlerde ilan olunur.

337/a maddesi bu yükümlülüğe uymanın cezasını düzenler: 44’üncü maddeye göre mal beyanında bulunmayan veya beyanında mevcudunu eksik gösteren veya aktifinde yer almış malı veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflas sırasında göstermeyen veya beyanından sonra bu malları üzerinde tasarruf eden borçlu, bundan zarar gören alacaklının şikâyeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Yargı uygulamasında vurgulanan husus şudur: cezalandırılan davranış, ticareti terk etmenin kendisi değil, 44. maddedeki yükümlülüklere aykırı davranmaktır. Yani ticareti bırakmak serbesttir; alacaklıyı belirsizlikte bırakmak suçtur.

Suçun Oluşması İçin Aranan Şartlar

Yargıtay uygulamasında bir bütün olarak aranan koşullar:

  • Failin tacir sıfatı taşıması. Türk Ticaret Kanunu anlamında tacir olma şartı vardır. Gerçek kişi tacir veya ticaret şirketinin müdür ya da yetkili temsilcisi.
  • Fiili terk. Ticaretin gerçekten sona ermiş olması. Uygulamada bu, zabıta araştırması ve vergi mükellefliğinin devam edip etmediğinin incelenmesiyle tespit edilir.
  • On beş günlük süre içinde bildirim yapılmaması.
  • Mal beyanının hiç veya eksik verilmesi ya da beyanda gösterilen malın haciz veya iflas sırasında gösterilmemesi ya da beyandan sonra bu mallar üzerinde tasarrufta bulunulması.
  • Alacaklı aleyhine başlatılmış ve kesinleşmiş bir icra takibi bulunması.
  • Alacaklının zarar görmesi. Ancak buradaki denge önemlidir: alacaklının zararını ispatlaması gerekmez; zarara uğramadığını borçlu ispatlar.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında, bu suçun oluşabilmesi için kapsamlı bir araştırma yapılması gerektiği; ticaret sicili kayıtlarının, vergi dairesi mükellefiyet durumunun ve zabıta araştırmasının birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Eksik araştırmayla verilen beraat kararları bozulmuştur.

Mahkemenin Araştırması Gereken İki Husus

Araştırma konusuAmaç
Zabıta araştırmasıİşyerinin fiilen faaliyette olup olmadığının, ticaretin gerçekten terk edilip edilmediğinin yerinde tespiti
Vergi dairesi mükellefiyet sorgusuMükellefiyetin hâlâ devam edip etmediğinin, varsa ilgili beyannamelerin getirtilmesi

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14.02.2012 tarihli, 2011/513 E. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, bu iki araştırma birlikte yapılmadan verilen mahkûmiyet veya beraat kararları, eksik incelemeye dayalı olduğu gerekçesiyle bozulmaktadır. Yani sanığın “ticareti gerçekten bıraktım” veya “hâlâ faaliyetteyim” savunması, tek başına beyanla değil, bu iki somut denetimle doğrulanmalıdır.

Şirket Yetkilileri de Sorumlu mu? İki Farklı İçtihat Çizgisi

Bu konuda tek yönlü bir “artık nettir” ifadesi kullanmak, güncel içtihadın nüansını gözden kaçırma riski taşır. Konuyla ilgili iki ayrı Yargıtay Ceza Genel Kurulu çizgisi mevcuttur:

KararSonuç
YCGK, 14.02.2012 t., 2011/505, 509, 513 E. (ve 21.02.2012 t., 2011/506, 510, 511, 621 E.)Ticaret şirketlerinin müdür ve yetkili temsilcilerinin de 337/a suçunu işleyebileceği; kanunda şirketleri istisna tutan bir hüküm bulunmadığı
YCGK, 2014/835 E., 2016/52 K.TTK m. 136’da sayılan ticaret şirketlerinde “ortaklık ilişkisinin sona ermesi” hâlinin, İİK m. 44 anlamında “ticaretin terki” sayılmadığı; bu özel durumda mal beyanı yükümlülüğünün yalnızca gerçek kişi tacirlere yönelik olduğu

Bu iki karar birbirine ters düşmüyor kadar, farklı senaryolara işaret ediyor olabilir: bir şirketin fiilen faaliyetini tamamen durdurup kapanması ile bir şirkette yalnızca ortaklık yapısının değişmesi (şirketin tüzel kişiliğinin devam etmesi) aynı hukuki sonucu doğurmayabilir. Bu nedenle şirket yetkilisi hakkında bu suçun ileri sürüldüğü her dosyada, somut olayın “gerçek bir ticareti terk” mi yoksa yalnızca “ortaklık ilişkisinin sona ermesi” mi olduğunun güncel içtihatla birlikte değerlendirilmesi önerilir — bu ayrım, savunmanın veya iddianın sonucunu doğrudan etkileyebilir.

Bunun pratik sonucu: şirketin ticareti fiilen bırakılmış ancak resmî işlemler yapılmamışsa, fiili yetki sahibi şahsen sorumluluk taşıyabilir. Kim, hangi tarihte, hangi yetkiyle imza attı — bu sorunun cevabı savunmanın merkezindedir. Şirket suçlarında sorumluluğun kime yöneleceğine ilişkin genel çerçeve ayrı bir rehberimizde ele alınmıştır.

Şikâyet Süresi: Dikkat Edilecek İki Süre

İİK 347’ye göre bu Kanun’da düzenlenen cezai fiiller şikâyete tabidir. Şikâyet süresi:

  • Fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay, ve
  • Her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl.

Bu iki süre birlikte uygulanır: hangisi önce dolarsa şikâyet hakkı düşer. Alacaklının, borçlunun ticareti terk ettiğini öğrenmesi çoğu zaman geç olur; bu yüzden bir yıllık üst sınıra dikkat etmek gerekir.

Şikâyet süresi hak düşürücüdür; kaçırıldığında dosya esasa girilmeden düşer. Bu nedenle icra dosyalarında borçlunun adresinden çıktığı, iş yerini kapattığı yönünde ilk emareyi gördüğünüzde şikâyet süresini işletmeye başlamak gerekir.

Yetkili mahkeme: İİK 348 uyarınca icra takibinin yapıldığı yerdeki icra mahkemesidir. Ceza dava dilekçesi doğrudan bu mahkemeye verilir; savcılık aracılığı gerekmez.

İspat: Alacaklı mı, Borçlu mu?

Bu suçta klasik ispat kuralı tersine dönmüştür. İİK 337/a’nın ikinci fıkrası şöyledir: birinci fıkradaki fiillerin işlenmesinden alacaklının zarar görmediğini ispat eden borçluya ceza verilmez.

Yani alacaklının zarara uğradığını ispatlaması aranmaz; borçlu, alacaklının zarara uğramadığını ispat edecektir. Bu, borçlu üzerine yüklenmiş bir yüktür ve savunmanın esasını oluşturur.

Borçlunun kullanabileceği savunma argümanları:

  • Alacaklının alacağına başka yollardan tam olarak kavuştuğu; örneğin başka bir malvarlığından tahsilat yapıldığı.
  • Terk edilmiş şirketin borçlarının üstlenildiği ve ödendiği.
  • Beyanın gecikmeli de olsa yapıldığı ve alacaklının zamanında bilgi sahibi olduğu.
  • Ticaretin fiilen terk edilmediği, sadece adres veya faaliyet biçimi değişikliği olduğu.

Tebligat ve Cezaların Şahsiliği

Yargıtay uygulamasında sık gözden kaçan ama sonucu değiştiren bir husus tebligattır. İİK 337/a gibi icra ceza suçlarında, borçlunun cezalandırılabilmesi için icra emrinin borçlunun kendisine tebliğ edilmiş olması gerekir.

Vekile tebligat, cezai sorumluluğun doğması için yeterli sayılmamaktadır. Cezaların şahsiliği kuralı gereğince, borçlu asilin cezai yönden sorumlu tutulabilmesi için icra emrinin borçlu asile de tebliğ edilmiş olması aranmaktadır.

Savunmada bu, en somut denetim noktalarından biridir: tebligat evraklarını isteyin ve icra emrinin bizzat borçluya ne zaman ve nasıl tebliğ edildiğini kontrol edin.

Ticareti Terk Bildiriminin İçeriği: Ne Yazılmalıdır?

Bildirim unsuruAçıklama
Ticaret siciline bildirimTicareti terk keyfiyetinin, kayıtlı bulunulan ticaret siciline 15 gün içinde bildirilmesi
Aktif listesiTacirin sahip olduğu tüm malvarlığı unsurlarının (taşınır, taşınmaz, alacak) dökümü
Pasif listesiTüm borçların dökümü
Alacaklıların isim ve adresleriHer bir alacaklının kimliği ve tebligata elverişli adresi
İlanKeyfiyetin ticaret sicili ilanlarının yayımlandığı gazete ile alacaklıların bulunduğu yerlerde ilan edilmesi

Bu unsurlardan herhangi birinin eksik olması, tam bir mal beyanı verilmediği anlamına gelir ve suçun oluşumu için yeterli olabilir — kısmi veya belirsiz bir bildirim, kanunun aradığı şeffaflığı sağlamaz.

Somut Bir Zaman Çizelgesi

ZamanOlay
0. günTacir işyerini fiilen kapatır, ticareti terk eder
15. gün (son gün)Ticaret siciline bildirim ve tam mal beyanı yapılması gereken son tarih
Bildirim yapılmazsaİİK m. 44 ihlal edilmiş olur; m. 337/a’daki cezai sorumluluk potansiyel olarak doğar
Alacaklının fark etmesi (değişken)Alacaklı, borçlunun adresinden çıktığını veya iş yerini kapattığını fark eder
Öğrenmeden itibaren 3 ayŞikâyet için ilk süre sınırı
Fiilin işlenmesinden itibaren 1 yılŞikâyet için mutlak üst sınır (öğrenilmese dahi)

Bu çizelge, alacaklının erken davranmasının neden kritik olduğunu somutlaştırır: borçlunun ticareti fiilen ne zaman terk ettiği bazen geriye dönük olarak belirlense de, bir yıllık üst sınır bu tarihten işlemeye devam eder — alacaklının “yeni fark ettim” savunması, bir yılı aşan gecikmelerde şikâyet hakkını kurtarmaz.

Diğer Sonuçlar: Taksiratlı İflas ve İştirak

İİK 337/a’nın üçüncü fıkrası bir başka önemli sonucu düzenler: borçlunun iflası hâlinde, birinci fıkradaki durum ayrıca taksiratlı iflas hâli sayılır. Yani mal beyanı vermemek, iflas müessesesi bakımından da ayrı sonuçlar doğurur. Taksiratlı iflas suçunun genel şartları ve cezası için ayrı rehberimize bakabilirsiniz.

Alacaklıyı zarara uğratmak için yapılan diğer davranışlar — mal kaçırma, muvazaalı devir, gerçek olmayan borç ikrarı — İİK 331’de düzenlenen alacaklıyı zarara sokmak kastıyla mevcudu eksiltmek suçunun konusudur ve ayrı bir rehberimizde ele alınmıştır. Bu iki suç aynı olayda bir arada da gündeme gelebilir.

🗺️ İcra Takibi Konu Haritası

İcra ve haciz sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

🔒 Haciz İşlemleri

📁 Takip Süreci

⚖️ İtiraz ve Dava

💰 Ödeme, Harç ve Faiz

🏛️ Satış ve Paraya Çevirme

📌 Özel Alacak Türleri

📚 Sürecin bütünü için İcra ve İflas Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Mal Beyanı Yükümlülüğüyle İlişkisi

Ticareti terk hâlinde öngörülen yükümlülük, genel mal beyanı rejimiyle birlikte okunmalıdır.

Kanuni çerçeve
KonuKuralDayanak
BildirimTicareti terk eden tacirin durumu bildirme yükümlülüğüİİK m.44
Mal beyanıMalvarlığının bildirilmesiİİK m.44
YaptırımYükümlülüğe aykırılığın sonuçlarıİİK m.337/a
Genel yükümlülükTakip kesinleştikten sonra mal beyanıİİK m.74
Tazyik hapsiBeyanda bulunmayan borçlu hakkındaİİK m.76
Merciİcra ceza mahkemesi
ŞikâyetAlacaklının başvurusu üzerine değerlendirme
SüreŞikâyet süresinin hesaplanması

Birinci ve dördüncü satırların ayrımı önemlidir: ticareti terk hâlindeki bildirim yükümlülüğü, takip bulunup bulunmadığından bağımsız olarak doğar. Takip kesinleştikten sonraki mal beyanı yükümlülüğü ise ayrı bir kurumdur ve kendi yaptırımına tabidir.

Sicil kayıtları belirleyici delildir. Ticaretin fiilen terk edilip edilmediği; ticaret sicilindeki terkin kaydı, vergi mükellefiyetinin sona erdirilmesi, işyerinin kapatılması ve sosyal güvenlik bildirimleri üzerinden değerlendirilir. Bu kayıtların tarihleri, yükümlülüğün ne zaman doğduğunu ve şikâyet süresinin başlangıcını belirler.

Alacaklı ve Borçlu Bakımından Değerlendirme

Her iki taraf bakımından denetlenmesi gereken hususlar farklıdır.

Taraflara göre
TarafDeğerlendirme
AlacaklıTerk kayıtlarının ve tarihlerinin tespiti
AlacaklıŞikâyet süresinin hesaplanması
AlacaklıMalvarlığı araştırmasının sürdürülmesi
BorçluBildirim yükümlülüğünün süresinde yerine getirilmesi
BorçluMalvarlığı beyanının eksiksiz yapılması
BorçluBeyanın gerçeğe uygun olması
ŞirketYetkililerin sorumluluğunun ayrıca değerlendirilmesi
BelgeBildirim ve beyanların yazılı olarak yapılması

Yedinci satır, tüzel kişilerde tartışmalı bir alandır: şirket yetkililerinin bu yükümlülük bakımından sorumluluğu, temsil yetkisi ve fiilî durum birlikte değerlendirilerek belirlenir. Bu nedenle ticaret sicili kayıtları ve imza sirküleri dosyaya sunulmalıdır.

Mal beyanı için mal beyanı dilekçesi rehberimize bakabilirsiniz.

Şikâyet Süresi ve Usul

Başvurunun kabulü, sürenin doğru hesaplanmasına bağlıdır.

Usul başlıkları
KonuDeğerlendirme
Merciİcra ceza mahkemesinin görevli olması
ŞikâyetAlacaklının başvurusu üzerine inceleme
SüreÖğrenme ve fiilin işlenmesine göre hesaplanması
ÖğrenmeTerkin kaydının öğrenildiği tarih
BelgeSicil kayıtlarının sunulması
TarafŞikâyet edilecek kişilerin belirlenmesi
Tüzel kişiYetkililerin sorumluluğunun değerlendirilmesi
Kanun yoluKarara karşı başvuru

Üçüncü ve dördüncü satırlar birlikte okunmalıdır: sürenin başlangıcı, terk fiilinin öğrenildiği tarihe bağlanır. Bu nedenle ticaret sicili ve vergi kayıtlarının ne zaman sorgulandığı belgelenmelidir.

Malvarlığı araştırması ayrıca sürdürülmelidir. Bu yola başvurulması, alacağın tahsili için yapılacak işlemlerin yerine geçmez. İcra dosyasında haciz ve satış süreçleri ayrıca yürütülmeli; borçlunun tespit edilebilen malvarlığı üzerine haciz konulmalıdır (İİK m.78).

Mal Beyanı Yükümlülüğüyle İlişkisi

Ticareti terk hâlinde öngörülen yükümlülük, genel mal beyanı rejimiyle birlikte okunmalıdır.

Kanuni çerçeve
KonuKuralDayanak
BildirimTicareti terk eden tacirin durumu bildirme yükümlülüğüİİK m.44
Mal beyanıMalvarlığının bildirilmesiİİK m.44
YaptırımYükümlülüğe aykırılığın sonuçlarıİİK m.337/a
Genel yükümlülükTakip kesinleştikten sonra mal beyanıİİK m.74
Tazyik hapsiBeyanda bulunmayan borçlu hakkındaİİK m.76
Merciİcra ceza mahkemesi
ŞikâyetAlacaklının başvurusu üzerine değerlendirme
SüreŞikâyet süresinin hesaplanması

Birinci ve dördüncü satırların ayrımı önemlidir: ticareti terk hâlindeki bildirim yükümlülüğü, takip bulunup bulunmadığından bağımsız olarak doğar. Takip kesinleştikten sonraki mal beyanı yükümlülüğü ise ayrı bir kurumdur ve kendi yaptırımına tabidir.

Sicil kayıtları belirleyici delildir. Ticaretin fiilen terk edilip edilmediği; ticaret sicilindeki terkin kaydı, vergi mükellefiyetinin sona erdirilmesi, işyerinin kapatılması ve sosyal güvenlik bildirimleri üzerinden değerlendirilir. Bu kayıtların tarihleri, yükümlülüğün ne zaman doğduğunu ve şikâyet süresinin başlangıcını belirler.

Alacaklı ve Borçlu Bakımından Değerlendirme

Her iki taraf bakımından denetlenmesi gereken hususlar farklıdır.

Taraflara göre
TarafDeğerlendirme
AlacaklıTerk kayıtlarının ve tarihlerinin tespiti
AlacaklıŞikâyet süresinin hesaplanması
AlacaklıMalvarlığı araştırmasının sürdürülmesi
BorçluBildirim yükümlülüğünün süresinde yerine getirilmesi
BorçluMalvarlığı beyanının eksiksiz yapılması
BorçluBeyanın gerçeğe uygun olması
ŞirketYetkililerin sorumluluğunun ayrıca değerlendirilmesi
BelgeBildirim ve beyanların yazılı olarak yapılması

Yedinci satır, tüzel kişilerde tartışmalı bir alandır: şirket yetkililerinin bu yükümlülük bakımından sorumluluğu, temsil yetkisi ve fiilî durum birlikte değerlendirilerek belirlenir. Bu nedenle ticaret sicili kayıtları ve imza sirküleri dosyaya sunulmalıdır.

Mal beyanı için mal beyanı dilekçesi rehberimize bakabilirsiniz.

Şikâyet Süresi ve Değerlendirme

Başvurunun kabulü, sürelerin doğru hesaplanmasına bağlıdır.

Süre başlıkları
KonuDeğerlendirme
ÖğrenmeTerkin öğrenildiği tarih
SicilTicaret sicilindeki terkin kaydı
VergiMükellefiyetin sona erme tarihi
Fiilî durumİşyerinin kapatılma tarihi
BildirimBorçlunun bildirim yapıp yapmadığı
SüreŞikâyet süresinin hesaplanması
Merciİcra ceza mahkemesi
BelgeKayıtların dosyaya sunulması

İkinci ve üçüncü satırlar birlikte okunmalıdır: terkin tarihi, farklı kayıtlarda farklı görünebilir. Şikâyet süresinin başlangıcı bakımından hangi tarihin esas alınacağı, bu kayıtların birlikte değerlendirilmesiyle belirlenir.

Bildirim yükümlülüğü yazılı yerine getirilmelidir. Ticareti terk eden tacirin durumu bildirmesi ve malvarlığını göstermesi gerekir. Bu bildirimin yazılı olarak yapılması ve kayda geçirilmesi, sonraki süreçte yükümlülüğün yerine getirildiğinin tek kanıtıdır. Sözlü beyanlar bu şartı karşılamaz.

Tazyik hapsi için borç ve hapis ilişkisi rehberimize bakabilirsiniz.

Suçun Şartlarının Değerlendirilmesi

Yükümlülüğe aykırılığın tespiti, birkaç unsurun birlikte bulunmasına bağlıdır.

Unsurlar
UnsurNe aranır
SıfatBorçlunun tacir olması
TerkTicaretin fiilen terk edilmesi
BildirimDurumun bildirilmemesi (İİK m.44)
Mal beyanıMalvarlığının gösterilmemesi
AlacaklıAlacaklının zarar görme ihtimali
KasıtYükümlülüğün bilerek yerine getirilmemesi
SüreŞikâyetin süresinde yapılması
BelgeKayıtların sunulması

İkinci satır, tespitin merkezindedir: ticaretin fiilen terk edilip edilmediği yalnızca sicil kaydına göre değil, işyerinin durumu ve faaliyetin sürüp sürmediği birlikte değerlendirilerek belirlenir.

İki madde birlikte okunur. Ticareti terk hâlindeki bildirim yükümlülüğü ile buna aykırılığın sonuçları farklı maddelerde düzenlenmiştir (İİK m.44 ve m.337/a). Şikâyet dilekçesinde hem yükümlülüğün dayanağı hem aykırılığın sonucu ayrı ayrı gösterilmelidir.

Şirket Yetkililerinin Durumu

Tüzel kişilerde yükümlülüğün kime düşeceği ayrıca değerlendirilir.

Tüzel kişilerde
KonuDeğerlendirme
TemsilYetkili temsilcinin belirlenmesi
Sirkülerİmza sirkülerinin incelenmesi
SicilTicaret sicili kayıtları
Fiilî yönetimFiilen kim tarafından yönetildiği
TerkinŞirketin sicilden silinmesi
TasfiyeTasfiye sürecinin durumu
SorumlulukYetkililerin sorumluluğunun kapsamı
BelgeKayıtların dosyaya sunulması

Dördüncü satır, sicil kaydının yetersiz kaldığı hâllerde başvurulan ölçüttür: şirketin fiilen kim tarafından yönetildiği, banka işlemleri ve yazışmalar üzerinden değerlendirilir.

Yetkili tespiti başvurunun ön şartıdır. Şikâyetin kime yöneltileceği belirlenmeden yapılan başvurular sonuç vermez. Bu nedenle ticaret sicili kaydı, imza sirküleri ve varsa yetki değişikliklerine ilişkin kararlar dosyaya sunulmalı; yükümlülüğün doğduğu tarihte kimin yetkili olduğu gösterilmelidir.

Alacaklıya Karşı Sorumluluk

Yükümlülüğe aykırılığın alacaklı bakımından doğurduğu sonuçlar değerlendirilmelidir.

Sonuçlar
KonuDeğerlendirme
MalvarlığıAlacaklının mal araştırmasının güçleşmesi
ZararAlacağın tahsilinin gecikmesi
YaptırımKanunda öngörülen sonuçların uygulanması (İİK m.337/a)
Takipİcra takibinin ayrıca sürmesi
Tasarruf iptaliŞartları varsa iptal davası (İİK m.277)
Aciz belgesiBelge alınabilmesi hâlinde imkânlar (İİK m.143)
SorumlulukYetkililerin sorumluluğu
BelgeKayıtların toplanması

Beşinci satır, alacaklı bakımından paralel bir yoldur: ticaretin terk edildiği dönemde yapılan devirler, şartları varsa tasarrufun iptali davasına konu olabilir. Bu dava aciz belgesi şartına tabidir.

Şikâyet alacağı tahsil etmez. Bu yol, yükümlülüğe aykırılığın yaptırımına ilişkindir; alacağın tahsili için icra takibinin ayrıca yürütülmesi gerekir. İki sürecin birlikte planlanması ve malvarlığı araştırmasının sürdürülmesi gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

Ticareti terk suçunun cezası nedir?

İİK 337/a uyarınca üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıdır. Yargılama icra takibinin yapıldığı yerdeki icra ceza mahkemesinde görülür.

Ticareti bırakan tacir ne yapmalı?

İİK 44’e göre on beş gün içinde durumu kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirmeli ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmalıdır.

Şikâyet süresi ne kadar?

Fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıldır. Süreler hak düşürücüdür; hangisi önce dolarsa şikâyet hakkı düşer.

Alacaklı zararını ispatlamak zorunda mı?

Hayır. Kanun bu ispat yükünü borçluya yükler: alacaklının zarar görmediğini borçlu ispatlarsa ceza verilmez.

Şirket yetkilileri de bu suçtan yargılanır mı?

Evet. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre 337/a suçu ticaret şirketlerinin müdür ve yetkili temsilcilerince de işlenebilir; fiili yetki sahibi şahsen sorumluluk taşır.

Vekile yapılan tebligat yeterli mi?

Hayır. Yargı uygulamasında cezaların şahsiliği kuralı gereğince, borçlunun cezai sorumluluğunun doğması için icra emrinin borçlunun kendisine tebliğ edilmiş olması aranır.

Şirket yetkilileri için içtihat kesin mi?

Hayır, iki farklı çizgi mevcuttur. 2012 tarihli kararlar şirket yetkililerini sorumlu tutarken, 2016 tarihli bir başka Ceza Genel Kurulu kararı, TTK m.136 kapsamındaki “ortaklık ilişkisinin sona ermesi” hâlini bu suç kapsamı dışında değerlendirmiştir; somut olaya göre değerlendirme gerekir.

Mahkeme hangi iki hususu mutlaka araştırmalıdır?

Zabıta araştırması (işyerinin fiilen kapanıp kapanmadığı) ve vergi dairesinden mükellefiyetin devam edip etmediğinin sorulması; bu ikisi yapılmadan verilen kararlar eksik incelemeye dayalı sayılır.

Ticareti terk bildiriminde neler olmalıdır?

Ticaret siciline bildirim, tüm aktif ve pasifin dökümü, alacaklıların isim ve adresleri, ve keyfiyetin ilan edilmesi. Bu unsurlardan birinin eksik olması tam bir mal beyanı sayılmayabilir.

Şikâyet süresi öğrenmeden itibaren üç ay, her hâlde bir yıldır — kaçırmayın
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın


Post by Av. Fatma Öztürk