Ödeme Emrine İtiraz ve İtirazı Aşma Süreleri Aracı — İİK (2026)
21 Ağustos 2026

Ödeme Emrine İtiraz ve İtirazı Aşma Süreleri Aracı — İİK (2026)

İcra hukukunda süreler kısadır ve hak düşürücüdür. İlamsız takipte itiraz süresi yedi gün, kambiyo senedine dayalı takipte beş gündür — üstelik kambiyoda itiraz icra dairesine değil icra mahkemesine yapılır. Bu araç tebliğ gününü saymadan, tatil uzamalarını da hesaba katarak son günü verir.

Süresinde itiraz edilmezse takip kesinleşir ve haciz başlar

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Ödeme Emrine İtiraz ve İtirazı Aşma Süreleri (İİK m.62, 65, 67, 68, 168)




Not: Tebliğ günü sayılmaz; son gün tatile denk gelirse ilk iş gününe uzar (İİK m.19).

Yedi Gün mü, Beş Gün mü?

Süre takibin türüne göre değişir ve bu ayrım kaçırıldığında hak kaybı doğar:

Takip türüSüreNereye
İlamsız (genel haciz yolu)7 günİcra dairesi
Kambiyo senedi (çek, bono, poliçe)5 günİcra mahkemesi
Gecikmiş itiraz3 günİcra mahkemesi

Kambiyo takibinde iki fark birden vardır. Süre yalnızca beş gün değil, itiraz da icra dairesine değil icra mahkemesine yapılır. Ayrıca kambiyo takibinde itiraz kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaz; icra mahkemesinden ayrıca tedbir kararı alınması gerekir. Bu üç fark, kambiyo takiplerinde en sık yapılan usul hatalarının kaynağıdır.

Süre Nasıl Hesaplanır?

İki kural belirleyicidir:

  • Tebliğ günü hesaba katılmaz. Süre, tebliğ tarihini izleyen günden işlemeye başlar. Ödeme emrini salı günü aldıysanız çarşamba birinci gün sayılır ve yedi günlük süre bir sonraki salı mesai bitiminde dolar.
  • Son gün tatile denk gelirse uzar. Sürenin son günü resmî tatile veya hafta sonuna rastlarsa, süre tatili izleyen ilk iş günü mesai saati bitiminde sona erer (İİK m.19).

Araç her iki kuralı da uygular ve uzama olduğunda ham son günü ayrıca gösterir. Dinî bayram tatilleri değişken olduğundan yalnızca sabit resmî tatiller hesaba katılır; son gün Ramazan veya Kurban Bayramı’na denk geliyorsa ayrıca kontrol edilmelidir.

İtiraz Takibi Durdurur

İlamsız takipte süresinde ve usulüne uygun yapılan itiraz, takibi kendiliğinden durdurur (İİK m.66). İcra müdürü itiraz üzerine haciz dahil hiçbir takip işlemine devam edemez.

Takibe devam edebilmek için alacaklının dava açması gerekir. Süresinde itiraz edilmezse takip kesinleşir ve haciz işlemleri başlar; bu aşamada borçlu olmadığını düşünen kişinin genel mahkemede menfi tespit davası açması gerekir ki bu ayrı bir yargılama ve ek masraf demektir.

İmzaya açıkça itiraz edilmezse imza kabul edilmiş sayılır

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Borca İtiraz mı, İmzaya İtiraz mı?

İkisi farklı sonuçlar doğurur ve karıştırılması pahalıya mal olur:

  • Borca itiraz — borcun hiç doğmadığını, ödendiğini, zamanaşımına uğradığını veya miktarının hatalı olduğunu ileri sürmektir.
  • İmzaya itiraz — senetteki imzanın kendisine ait olmadığını söylemektir. Ayrıca ve açıkça belirtilmelidir.

İmzaya açıkça itiraz edilmezse imza ikrar edilmiş sayılır ve sonradan inkâr edilemez. “Borcum yok” demek imzayı da inkâr etmek anlamına gelmez.

Borçlu, alacağın yalnızca bir bölümüne veya sadece faiz kısmına da itiraz edebilir. Kısmi itirazda, itiraz edilmeyen kısım bakımından takip kesinleşir ve o kısım için haciz yapılabilir.

Alacaklı İtirazı Nasıl Aşar?

İki yol vardır ve süreleri farklıdır:

Ölçütİtirazın kaldırılması (m.68)İtirazın iptali (m.67)
Süre6 ay1 yıl
Mahkemeİcra mahkemesiGenel mahkeme
DelilYalnızca kanunda sayılan belgelerHer türlü delil
HızDaha hızlı — dar yetkiyle incelemeDaha uzun yargılama

Her iki sürenin başlangıcı da itirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarihtir.

Bir yıllık süre kaçırılırsa takip düşer. Bu süre hak düşürücüdür. Süreyi geçiren alacaklının genel hükümlere göre alacağını dava etme hakkı saklı kalır; ancak yaptığı ilamsız takip düşer ve yeniden takip başlatması gerekir. Bu arada alacak zamanaşımına uğramış olabilir.

İtirazın iptali davasını kazanan alacaklının takibe devam edebilmesi için kararın kesinleşmesi şart değildir. Buna karşılık borçlu, kanun yoluna başvurup teminat göstererek icranın geri bırakılmasını isteyebilir (İİK m.36).

İcra İnkâr Tazminatı: Yüzde Yirmi Tabanı

İtirazın haksız olduğu anlaşılırsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilebilir. İİK m.67/2 uyarınca bu tazminat, kabul edilen alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.

Ancak bir koşul aranır: alacağın likit olması. Likitlikten kasıt, borçlunun alacağın gerçek miktarını tespit edebilmek için gerekli bütün unsurları bilmesi veya bilebilecek durumda olmasıdır. Miktarı tartışmalı, hesaplama gerektiren veya borçlunun bilemeyeceği alacaklarda tazminata hükmedilmez — bu, tazminat taleplerinin en sık reddedilme sebebidir.

Tazminat iki yönlü işler: haksız takip yapan alacaklı aleyhine de kötü niyet tazminatına hükmedilebilir. Kambiyo takibinde imzanın gerçekten borçluya ait olmadığı anlaşılırsa tazminat alacaklı aleyhine hükmolunur (İİK m.170/b).

Tazminat talebi dilekçede açıkça ileri sürülmelidir; hâkim kendiliğinden hükmetmez.

Gecikmiş İtiraz

Borçlu kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememişse, engelin ortadan kalkmasından itibaren üç gün içinde mazeretiyle birlikte icra mahkemesine başvurabilir (İİK m.65).

Mazeretin kabulü mahkemenin takdirindedir; hastalık, tutukluluk veya tebligatın usulsüzlüğü gibi somut ve ispatlanabilir engeller aranır. “Fark etmedim” veya “unuttum” gibi beyanlar kabul edilmez.

İtirazın Geçici Kaldırılması ve Borçtan Kurtulma Davası

Adi senede dayalı takipte borçlu imzayı inkâr ederse özel bir yol işler. Alacaklı, icra mahkemesinden itirazın geçici kaldırılmasını isteyebilir.

Bu yargılamada borçlu duruşmada hazır bulunmak zorundadır. İhtar edilmiş olmasına rağmen mazeretsiz katılmazsa, icra mahkemesi başka bir inceleme yapmaksızın yalnızca bu gerekçeyle itirazın geçici kaldırılmasına karar verir ve borçlu hakkında alacağın yüzde onu oranında para cezası uygulanır.

Geçici kaldırma kararı verildiğinde borçlunun elinde son bir imkân kalır: kararın kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde borçtan kurtulma davası açmak. Bu dava açılmazsa geçici kaldırma kararı kesinleşir ve konulan geçici haciz kesin hacze dönüşür.

İmza inkârı iki yönlü risk taşır. İmzanın gerçekten borçluya ait olmadığı anlaşılırsa tazminat alacaklı aleyhine hükmolunur (İİK m.170/b). Buna karşılık imzanın borçluya ait olduğu bilirkişi incelemesiyle tespit edilirse, borçlu hem para cezasıyla hem tazminatla karşılaşır. Bu nedenle imza inkârı yalnızca gerçekten imza atılmamışsa ileri sürülmelidir.

İtiraz Sebepleri: Neler İleri Sürülebilir?

Borçlu ödeme emrine itiraz ederken sebep göstermek zorunda değildir; “borcum yoktur” demesi yeterlidir. Ancak bazı itirazların açıkça ve ayrıca belirtilmesi gerekir, aksi hâlde ileri sürülmemiş sayılır.

İtirazAçıkça belirtilmeli mi?
Borcun bulunmadığı / ödendiğiHayır — genel itiraz yeterli
İmzanın kendisine ait olmadığıEvet — aksi hâlde imza ikrar edilmiş sayılır
ZamanaşımıEvet — bir def’idir, resen gözetilmez
Yetki itirazıEvet — yetkili icra dairesi de gösterilmeli
Faiz oranına veya işleyiş tarihine itirazEvet — hangi kısma itiraz edildiği belirtilmeli

Zamanaşımı def’i kaçırılırsa geri alınamaz. Zamanaşımı hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz; itiraz dilekçesinde açıkça ileri sürülmesi gerekir. Zamanaşımına uğramış bir alacak için yapılan takibe süresinde ve zamanaşımı belirtilerek itiraz edilmezse, borç ödenebilir hâle gelir.

İtiraz dilekçesinde dosya numarası, alacaklı adı ve tebliğ tarihinin belirtilmesi; itirazın hangi kısma yöneldiğinin net yazılması gerekir. İtiraz, takibin yapıldığı icra dairesine yazılı dilekçe ya da sözlü beyanla yapılabilir; sözlü itiraz tutanağa geçirilir. Elektronik ortamda başvuru için elektronik imza veya mobil imza gerekir.

İtirazdan Sonra Ne Olur? Süreç Haritası

İtiraz tek başına dosyayı kapatmaz; yalnızca durdurur. Sonrasında yol ayrımı şöyledir:

  1. Takip durur. İlamsız takipte süresinde itiraz, takibi kendiliğinden durdurur ve icra müdürü haciz dahil hiçbir işlem yapamaz.
  2. İtiraz alacaklıya bildirilir. Alacaklının süreleri bu tebliğ tarihinden işlemeye başlar.
  3. Alacaklı dava açar ya da açmaz. Altı ay içinde itirazın kaldırılması ya da bir yıl içinde itirazın iptali davası açılmazsa takip düşer.
  4. Dava sonucuna göre takip devam eder veya sona erer. Alacaklı kazanırsa takip kaldığı yerden sürer; borçlu kazanırsa takip iptal edilir.

Borçlu da dava açabilir: menfi tespit. Borçlu, takibin durmuş olmasıyla yetinmeyip borçlu olmadığının tespitini isteyebilir. Süresinde itiraz edilmiş ve takip durmuşsa bu dava çoğu zaman gerekmez; asıl önemi, itiraz süresi kaçırıldıktan sonra ortaya çıkar. O aşamada takibi durdurmanın tek yolu menfi tespit davası açıp ihtiyati tedbir kararı almaktır. Borç ödendikten sonra açılırsa dava istirdat davasına dönüşür.

Takip düştüğünde alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkı saklı kalır; ancak yeni bir takip veya dava gerekir ve bu arada alacak zamanaşımına uğramış olabilir.

Aracı Kullanırken: Doğru Takip Türünü Seçin

Sonucun doğruluğu girdiğiniz bilgilerin doğruluğuna bağlıdır. Aşağıdaki tablo, her bilgiyi hangi belgede bulacağınızı gösterir.

Girdi rehberi
GirdiNerede bulunurDikkat
Takip türüÖdeme veya icra emrinin başlığıSüreyi belirleyen ilk bilgi
Tebliğ tarihiTebligat mazbatasıSüre buradan işler
Belge türüSenet, çek, ilam, sözleşmeTakip yolunu belirler
İtiraz konusuBorca mı, imzaya mı, yetkiye miAyrı ayrı belirtilmeli
Alacak miktarıÖdeme emrindeki tutarKısmi itiraz için
ZamanaşımıAlacağın doğum tarihiAyrıca değerlendirilir

Birinci satır her şeyi belirler: ilamsız takipte itiraz süresi yedi gün, kambiyo senetlerine mahsus takipte beş gündür ve merciler de farklıdır. İkinci satır ise sayacın başlangıcıdır — süre tebliğ tarihinden itibaren işler, takibin başlatıldığı tarihten değil.

Sonucu Nasıl Okumalısınız: Süre İçinde misiniz?

Araç size bir sonuç verir; asıl mesele bu sonucun ne anlama geldiği ve sonrasında ne yapmanız gerektiğidir.

Sonuç yorumu ve sonraki adım
Çıkan sonuçNe anlama gelirAtılacak adım
Süre içindesinizİtiraz hakkınız duruyorDerhâl dilekçe verin
Süre dolduTakip kesinleşirGecikmiş itiraz değerlendirilebilir
Tebligat usulsüzSüre işlemeye başlamamıştırŞikâyet yolu
Kambiyo takibiİtiraz icra mahkemesineİcra dairesine değil
İlamsız takipİtiraz icra dairesineYedi gün
İmzaya itirazAyrıca belirtilmeliAksi hâlde kabul sayılır
İtiraz sonrasıAlacaklı iptal veya kaldırma isteyecekBir yıl / altı ay
Haksız itirazİcra inkâr tazminatı riski%20’den az olamaz
Belgeniz varsaMenfi tespit de düşünülebilirParalel yol

Üçüncü satır en sık kullanılan savunmadır: tebligatın usulsüz yapıldığı ortaya konabiliyorsa süre hiç işlememiş sayılır ve takip aşamasına itiraz edilebilir. Sekizinci satır ise dengeleyici uyarıdır — dayanaksız itiraz hâlinde alacaklı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilebilir.

Aracın sınırı: Bu araç takip türüne göre kanuni süreleri hesaplar; tebligatın usulüne uygunluğunu ve dosyanızdaki özel durumları denetlemez. Somut dosyanızdaki sonucu mahkeme belirler; araç bir ön değerlendirme sunar, hukuki görüş yerine geçmez.

Konunun tam anlatımı için: ödeme emri geldi, ne yapmalı — itiraz türleri, süreler ve sonrasındaki süreç orada ayrıntılı olarak anlatılmaktadır.

İtiraz Sonrası İşleyen Zincir

İtirazın aşılmasıyla takip kesinleşir ve paraya çevirme zinciri işlemeye başlar.

Paraya çevirme rejimi
KonuKuralDayanak
Haciz istemeÖdeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde haciz istenmezse dosya işlemden kalkarİİK m.78
Satış istemeAlacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde satış isteyebilirİİK m.106
Haczin düşmesiSüresinde satış istenmez veya gerekli gider on beş gün içinde depo edilmezse haciz kalkarİİK m.110
Kıymet takdiriRapor borçluya, haciz koydurmuş alacaklıya ve ipotekli alacaklılara tebliğ edilirİİK m.128
ŞikâyetTebliğden itibaren yedi gün içinde şikâyet; şikâyetten itibaren yedi gün içinde masraf yatırılmazsa kesin retİİK m.128/a
Rızaen satışBorçlu, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde yetki isteyebilirİİK m.111/a
Elektronik artırmaAçık artırma elektronik satış portalında yapılır ve yedi gün sürerİİK m.111/b
İhale bedeliBedel, artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren yedi gün içinde ödenirİİK m.118

Birinci ve ikinci satırlar, en sık karıştırılan iki süredir: haciz isteme süresi ödeme emrinin tebliğinden, satış isteme süresi ise haczin konulduğu tarihten işler. Birinin kaçırılması dosyanın işlemden kalkmasına, diğerinin kaçırılması haczin düşmesine yol açar.

Kısmi itirazda takip kısmen kesinleşir. Borcun bir kısmına itiraz edilmişse, itiraz edilmeyen kısım bakımından takip kesinleşir ve o kısım için haciz istenebilir. Alacaklının başvurusu da yalnızca itiraz edilen kısımla sınırlı olur. Bu nedenle itirazın kapsamı dilekçede tutar belirtilerek gösterilmelidir; genel ifadelerle yapılan itiraz sonraki aşamalarda tartışma doğurur.

Yetki İtirazı ve Diğer Kalemler

İtiraz yalnızca borcun varlığına yönelik değildir; farklı kalemlere ayrı ayrı itiraz edilebilir.

İtiraz kalemleri
KonuKuralDayanak
Borca itirazBorcun bulunmadığı veya miktarının farklı olduğuİİK m.62
Kısmi itirazKabul edilen tutarın gösterilmesiİİK m.62
İmzaya itirazAyrıca ve açıkça inkâr edilmezse ikrar sayılmasıİİK m.62
Yetkiye itirazYetkili dairenin gösterilmesiİİK m.50, m.62
Faize itirazYalnızca faiz kalemine itiraz edilebilmesi
EtkiSüresinde yapılan itirazın takibi durdurmasıİİK m.66
Gecikmiş itirazKusursuz engel hâlinde başvuruİİK m.65
TebligatUsulsüz tebligatta sürelerin işlememesiİİK m.16

Dördüncü satır, en sık yapılan usul hatasını önler: yetki itirazı esasa ilişkin itirazla birlikte ve aynı dilekçede ileri sürülmelidir. Yalnızca borca itiraz edilip yetki itirazı yapılmaması hâlinde yetkisiz daire yetkili hâle gelir.

İtiraz için borca ve imzaya itiraz rehberimize bakabilirsiniz.

Alacaklının İtirazı Aşma Yolları

İtiraz üzerine alacaklının önündeki iki yol farklı şartlara tabidir.

Karşılaştırma
ÖlçütKaldırma (m.68)İptal (m.67)
Merciİcra mahkemesiGenel mahkeme
SüreAltı ayBir yıl
BelgeKanunda sayılan belgelerHer türlü delil
İncelemeDar incelemeTam yargılama
TanıkDinlenmemesiDinlenebilmesi
Kararİtirazın kaldırılmasıAlacağın esası hakkında hüküm
Kesin hükümOluşturmamasıOluşturması
TazminatŞartları varsaİcra inkâr tazminatı

Yedinci satır, en önemli farktır: kaldırma kararı alacağın esası bakımından kesin hüküm oluşturmaz ve taraflar sonradan genel mahkemede dava açabilir.

Süreler itirazın tebliğinden işler. Hem altı aylık hem bir yıllık süre, itirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarihten başlar. İtiraz alacaklıya tebliğ edilmemişse süreler işlemeye başlamaz. Bu nedenle takip dosyasındaki tebliğ tarihi kaydedilmelidir.

Gecikmiş İtiraz ve Usulsüz Tebligat

Süreyi kaçıran borçlu için iki farklı yol bulunur ve şartları farklıdır.

Karşılaştırma
ÖlçütGecikmiş itiraz (m.65)Usulsüz tebligat (m.16)
DayanakKusursuz engelin bulunmasıTebligatın usulüne aykırılığı
İspatEngelin belgelenmesiTebliğ belgesindeki aykırılık
Merciİcra mahkemesiİcra mahkemesi
SüreEngelin kalkmasından itibarenÖğrenme tarihinden itibaren
Sonuçİtirazın süresinde sayılmasıSürelerin yeniden işlemesi
HarçYatırılması gereğiŞikâyet usulüne göre
TakipKendiliğinden durmamasıKendiliğinden durmaması
TercihTebligat usulüne uygunsaTebligatta aykırılık varsa

Sekizinci satır, yol seçiminin ölçütünü verir: tebliğ belgesinde bir aykırılık varsa usulsüz tebligat iddiası daha güçlüdür ve mazeretin ispatı gerekmez.

Tebliğ belgesi ilk incelenecek evraktır. Süresi geçmiş görünen dosyalarda öncelikle tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı denetlenmelidir. Komşuya veya muhtarlığa yapılan tebligatlarda usul kurallarına uyulup uyulmadığı, çoğu dosyada belirleyici olur.

Gecikmiş itiraz için gecikmiş itiraz rehberimize bakabilirsiniz.

İcra İnkâr Tazminatı

İtirazın haksız çıkması hâlinde tazminat gündeme gelir.

Tazminat şartları
Şartİçerik
TalepDilekçede açıkça istenmesi
LikiditeAlacağın belirli veya belirlenebilir olması
HaksızlıkBorçlunun itirazında haksız çıkması
UsulTakibin usulüne uygun olması
OranKanunda öngörülen asgari oran
HesapKabul edilen kısım üzerinden
Karşı tazminatRet hâlinde alacaklı aleyhine
BilirkişiKarmaşık hesapta likidite tartışması

İkinci ve sekizinci satırlar birlikte okunmalıdır: tutarın belirlenmesi ayrıntılı bilirkişi incelemesi gerektiriyorsa alacağın likit olmadığı sonucuna varılabilir ve tazminat talebi reddedilir.

Talep edilmeyen tazminata hükmedilmez. Hem alacaklı hem borçlu bakımından tazminat, dilekçede açıkça istenmedikçe kendiliğinden hükmedilmez. Talebin miktar ve dayanak gösterilerek yazılması, sonradan hak kaybını önler.

Süre Hesabında Dikkat Edilecekler

Sürelerin doğru hesaplanması, tüm sürecin dayanağıdır.

Hesap başlıkları
KonuDeğerlendirme
BaşlangıçTebliğ tarihini izleyen gün
TatilSürenin son gününün tatile gelmesi
Tebliğ belgesiTarihin belgeden tespiti
UsulsüzlükSürelerin işlememesi (İİK m.16)
İtirazYedi gün (İİK m.62)
KambiyoBeş gün (İİK m.168)
İlamlıYedi gün (İİK m.32, m.33)
KayıtTarihlerin dosyada tutulması

Dördüncü satır, süresi geçmiş görünen dosyalarda ilk denetlenecek husustur: tebligat usulsüzse süreler işlemeye başlamaz ve bu husus şikâyet yoluyla ileri sürülür.

Takip yoluna göre süre değişir. İlamsız takipte itiraz süresi yedi gün, kambiyo takibinde beş gündür. İlamlı takipte ise itiraz yolu bulunmaz; icra emrine karşı yedi gün içinde icranın geri bırakılması istenir. Bu nedenle tebligatın hangi takip yoluna ilişkin olduğu ilk belirlenecek husustur.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

İtiraz ve itirazı aşma süreçlerinde tekrarlanan hatalar sınırlıdır.

Hata başlıkları
HataSonucu
Süreİtiraz süresinin kaçırılması
Kapsamİtirazın kapsamının belirsiz kalması
İmzaAyrıca inkâr edilmemesi (İİK m.62)
YetkiYetki itirazının birlikte yapılmaması
Tebliğİtirazın alacaklıya tebliğ edilmemesi
KaldırmaAltı aylık sürenin kaçırılması (İİK m.68)
İptalBir yıllık sürenin kaçırılması (İİK m.67)
TazminatTalebin dilekçede yer almaması

Beşinci satır, alacaklı bakımından süreleri durduran hatadır: itiraz alacaklıya tebliğ edilmezse hem altı aylık hem bir yıllık süre işlemeye başlamaz. Bu nedenle tebliğ işleminin yapılıp yapılmadığı dosyadan denetlenmelidir.

Yol tercihi süre bitmeden yapılmalıdır. Altı aylık süre geçtikten sonra itirazın kaldırılması istenemez; ancak bir yıllık süre dolmamışsa itirazın iptali davası açılabilir. Bu nedenle itirazın tebliğinden itibaren geçen süre düzenli izlenmeli ve elde bulunan belgenin niteliğine göre yol seçilmelidir.

İtirazın iptali için itirazın iptali davası rehberimize bakabilirsiniz.

Borçlu Bakımından Süreç Yönetimi

Ödeme emri tebliğ edildiğinde izlenecek adımlar sıralıdır.

Adım listesi
Adımİçerik
TebliğTebliğ tarihinin kaydedilmesi
YolTakibin hangi yola dayandığının tespiti
Süreİlgili itiraz süresinin hesaplanması
KapsamNeye itiraz edileceğinin belirlenmesi
Dilekçeİtirazın yazılı sunulması
HavaleHavale kaydının alınması
Mal beyanıKesinleşme hâlinde yükümlülük (İİK m.74)
TakipSürecin izlenmesi

İkinci satır, tüm süreci belirler: takibin ilamsız, kambiyo veya ilamlı yollardan hangisine dayandığı, hem süreyi hem de başvuru mercisini değiştirir.

İtiraz gerekçe gerektirmez, kapsam gerektirir. Borca itirazda gerekçe gösterilmesi zorunlu değildir; ancak neye itiraz edildiğinin belirtilmesi gerekir. İmza ve yetki itirazları ise ayrıca ve açıkça yazılmalıdır. Aksi hâlde bu hususlar itiraz kapsamı dışında kalır.

Alacaklı Bakımından Takvim

İtiraz geldiğinde alacaklının izleyeceği takvim bellidir.

Takvim
Aşamaİçerik
İtirazİtirazın dosyaya girmesi
Tebliğİtirazın alacaklıya tebliği
BelgeElde bulunan belgenin niteliğinin tespiti
YolKaldırma veya iptal yolunun seçilmesi
KaldırmaAltı ay içinde başvuru (İİK m.68)
İptalBir yıl içinde dava (İİK m.67)
KararKararın dosyaya sunulması
HacizKesinleşme sonrası haciz (İİK m.78)

Üçüncü satır, yol seçiminin ölçütüdür: elde kanunda sayılan nitelikte bir belge varsa icra mahkemesinde daha hızlı sonuç alınabilir; yoksa genel mahkemede dava açılması gerekir.

Süreler paralel işler. Altı aylık ve bir yıllık süreler aynı tarihten, itirazın alacaklıya tebliğ edildiği günden başlar. Altı ay geçse dahi bir yıl dolmamışsa dava yolu açıktır; bu nedenle süre kaçırıldığında hemen vazgeçilmemeli, kalan yol değerlendirilmelidir.

Kesinleşme Sonrası Yükümlülükler

Takip kesinleştiğinde borçlu bakımından yeni yükümlülükler doğar.

Yükümlülükler
KonuKuralDayanak
Mal beyanıKanunda öngörülen süre içinde beyanİİK m.74
YenilemeYeni mal edinilince beyanın yenilenmesiİİK m.75
YaptırımBeyanda bulunmayan borçlu hakkında tazyik hapsiİİK m.76
HacizMalvarlığı üzerine hacizİİK m.78
HaczedilmezlikKonut ve temel ihtiyaç eşyalarıİİK m.82
MaaşKanuni kesinti sınırıİİK m.83
TaksitHaciz sonrası taahhüt imkânıİİK m.111
ŞikâyetUsule aykırılıklara karşı başvuruİİK m.16

Birinci ve üçüncü satırlar birlikte okunmalıdır: mal beyanı yükümlülüğünün yerine getirilmemesi tazyik hapsi talebine konu olur. Bu yaptırım, beyanda bulunulduğu anda sona erer.

İtirazla uğraşırken beyan atlanmamalıdır. İtiraz edilmiş olsa dahi takip kesinleştiğinde mal beyanı yükümlülüğü doğar. Süresinde beyanda bulunulmaması hâlinde tazyik hapsi talebiyle karşılaşılabilir; bu nedenle iki süre birlikte izlenmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Ödeme emrine itiraz süresi kaç gündür?

İlamsız takipte yedi gün, kambiyo senetlerine mahsus takipte beş gün. Tebliğ günü sayılmaz; son gün tatile denk gelirse ilk iş gününe uzar.

İtiraz takibi durdurur mu?

İlamsız takipte evet, kendiliğinden durdurur (İİK m.66). Kambiyo takibinde kural olarak durdurmaz; icra mahkemesinden tedbir kararı gerekir.

Kambiyo takibinde itiraz nereye yapılır?

İcra dairesine değil, icra mahkemesine yazılı olarak. Bu, en sık yapılan usul hatasıdır.

İtirazın kaldırılması mı, iptali mi?

Elinizde İİK m.68 kapsamında belge varsa itirazın kaldırılması daha hızlıdır ancak süre altı aydır. Belge yoksa itirazın iptali davası açılır; süre bir yıldır.

Girdiğim bilgiler kaydediliyor mu?

Hayır. Hesaplama tamamen tarayıcınızda yapılır; bilgileriniz sunucuya gönderilmez.

Bilgilendirme: Bu araç ve rehber genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Tebliğ tarihinin ispatı ve takibin niteliği sonucu değiştirebilir.

Yedi gün çabuk geçer

Ödeme emrini aldığınız gün değerlendirme yaptırın.

Randevu Talep Edin


Post by Av. Fatma Öztürk