Makul Sürede Yargılanma Hakkı ve Tazminat Komisyonu (6384): 7499 ile Genişleyen Görev, 1 Aylık Süre, Beraat Sonrası Tutukluluk Tazminatı, İtiraz ve Dilekçe (2026)
24 Temmuz 2026

Makul Sürede Yargılanma Hakkı ve Tazminat Komisyonu (6384): 7499 ile Genişleyen Görev, 1 Aylık Süre, Beraat Sonrası Tutukluluk Tazminatı, İtiraz ve Dilekçe (2026)

Yıllarca süren bir yargılama, sonunda beraatle bitse bile kişiye ağır bir bedel ödetir. Anayasa, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını yargının görevi sayar (m.141) ve herkese adil yargılanma hakkı tanır (m.36); makul sürede yargılanma hakkı bu güvencenin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu hakkın ihlali hâlinde başvurulacak ilk yer, Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonudur. 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunla Komisyonun görevi önemli ölçüde genişletilmiştir: ceza, hukuk ve idare yargılamalarının makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla manevi tazminat müracaatlarının yanında, beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanan tutukluluk gibi bazı koruma tedbirlerinden doğan tazminat istemleri de artık Komisyona yapılmaktadır (6384 s.K. m.2/3). Makul süre müracaatı, yargılama devam ederken ya da en geç kesin kararın öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde yapılmalıdır (m.5/A). Komisyon kararlarına karşı on beş gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir ve bu yol tüketilmeden Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılamaz. Bu yazıda Komisyonun iki görev alanını, süreleri, usulü ve bir müracaat dilekçesini kanun metinleri üzerinden anlatıyoruz.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

2026 güncel: Yasa dışı bahis soruşturmasında gözaltına alınan, tutuklanan veya hesabına ve aracına el konulan kişi beraat ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararından sonra tazminat isteyebilir. Gözaltı ve tutukluluk istemlerinin Tazminat Komisyonuna, el koyma istemlerinin ağır ceza mahkemesine yapılması, ev hapsi ile yurt dışı çıkış yasağı ayrımı, üç aylık süre ve Word ile PDF tazminat istemi dilekçesi örneği Bahis Soruşturmasında Beraat Sonrası Tazminat rehberinde anlatılmıştır.

⚡ Net Cevap: Makul süre ihlali için önce Tazminat Komisyonuna başvurulur (6384 s.K. m.2/3-a). Süre: yargılama sürerken ya da kesin kararın öğrenilmesinden itibaren 1 ay (m.5/A). Beraat veya KYOK sonrası tutukluluk tazminatı da 1/6/2024’ten beri Komisyona yapılır (CMK m.142/2; 141/1-e, f, l): kesinleşmenin tebliğinden itibaren 3 ay, her hâlde 1 yıl. Komisyon kararına 15 gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilir; bu karar kesindir. Ardından 30 gün içinde AYM’ye başvurulabilir. Destek için 0554 648 37 15 numaralı hattan bize ulaşabilirsiniz.

📌 Ana rehber: AYM Bireysel Başvuru: Ceza Dosyasında Ne Zaman, Nasıl?. Bireysel başvurunun şartları ve iç hukuk yollarının tüketilmesi orada ayrıntılı anlatılıyor.

Hakkın Kaynağı

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” (Anayasa m.36/1) “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.” (Anayasa m.141/4)

Makul sürede yargılanma hakkı, Anayasa’nın 36. maddesindeki adil yargılanma hakkının ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinin bir unsurudur. Türkiye, uzun yargılamalar nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde çok sayıda ihlal kararıyla karşılaşmış; bu yapısal sorunu iç hukukta çözmek için Tazminat Komisyonu kurulmuştur. Komisyon önce yalnızca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılmış başvurular için öngörülmüş, sonra Anayasa Mahkemesindeki başvuruları da kapsayacak şekilde genişletilmiş ve 7499 sayılı Kanunla doğrudan müracaat edilebilen genel bir iç hukuk yoluna dönüşmüştür. Kanunun adı da bu değişiklikle “Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun” olarak değiştirilmiştir.

Komisyonun İki Görev Alanı

Tazminat Komisyonunun görev alanları (7499 sonrası)
GörevKapsamSüreDayanak
Makul süre ihlaliCeza, hukuk ve idare yargılamalarının makul sürede sonuçlanmaması; manevi tazminatYargılama sürerken veya kesin kararın öğrenilmesinden itibaren 1 ay6384 m.2/3-a, m.5/A
Koruma tedbirleriCMK m.141/1-e, f, l: beraat veya KYOK sonrası tutukluluk, fazla tutukluluk, ağır adli kontrol sonrası beraatKesinleşmenin tebliğinden itibaren 3 ay; her hâlde 1 yıl6384 m.2/3-b, m.5/B; CMK m.142/2
Kapsam dışıİdari nitelikteki soruşturmalar—6384 m.2/4

Komisyonun ikinci görev alanı, uygulamada en sık karşılaşılan tazminat türünü kapsadığı için özellikle önemlidir. Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen kişinin tazminat istemi, 1/6/2024 tarihinden itibaren ağır ceza mahkemesine değil Tazminat Komisyonuna yapılır. Aynı kural, gözaltı ve tutuklulukta geçen süresi hükümlülük süresinden fazla olanlar ile konutu terk etmeme gibi ağır adli kontrol tedbirlerinden sonra beraat edenler için de geçerlidir (CMK m.142/2; m.141/1-e, f, l). Hukuka aykırı yakalama, yakınlara bildirim yapılmaması veya koşulları oluşmadan elkoyma gibi diğer bentlerdeki istemler ise ağır ceza mahkemesinde kalır. Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen kişinin tazminat istemi de (m.141/1-d) ağır ceza mahkemesinin görevindedir; bu bent, tutuklulukta geçen sürenin uzunluğuna ilişkin olup Komisyondaki makul süre müracaatından ayrıdır. Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatın ayrıntıları için haksız tutuklama ve gözaltı nedeniyle tazminat rehberimize bakabilirsiniz.

Yargılamanız yıllardır mı sürüyor? Bir aylık süre kritik
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın
İki müracaat türünün karşılaştırması
ÖlçütMakul süre müracaatıKoruma tedbiri tazminatı
KonuYargılamanın uzun sürmesiBeraat veya KYOK sonrası tutukluluk, fazla tutukluluk, ağır adli kontrol
Tazminat türüManeviMaddi ve manevi
Ne zaman?Yargılama sürerken veya kesin kararın öğrenilmesinden itibaren 1 ayKesinleşmenin tebliğinden itibaren 3 ay; her hâlde 1 yıl
Sonuç şartıYargılamanın sonucu önemli değilBeraat, KYOK veya fazla tutukluluk gerekir
Uygulanan hükümler6384 s.K.6384 s.K. ve CMK m.141, 143, 144
İtirazAnkara BİM, 15 günAnkara BİM, 15 gün

İki yolun kapsamları ve sonuçları farklıdır; biri yargılamanın uzunluğunu, diğeri özgürlükten yoksun kalmanın haksızlığını telafi eder. Aynı kişi, aynı yargılama nedeniyle her iki yoldan da yararlanabilir: örneğin dokuz yıl süren bir yargılamada iki yıl tutuklu kalıp beraat eden bir kişi, hem yargılamanın uzunluğu nedeniyle makul süre müracaatında bulunabilir hem de tutuklulukta geçen süre için koruma tedbiri tazminatı isteyebilir. Ancak iki müracaatın süreleri farklıdır ve ayrı ayrı takip edilmelidir; makul süre müracaatındaki bir aylık süre, koruma tedbiri tazminatındaki üç aylık süreden kısadır. İki talebin tek dilekçede, ayrı başlıklar altında ve her biri için ayrı süre hesabı gösterilerek birlikte sunulması mümkündür.

Komisyonun Yapısı

Komisyon, 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiştir: Adalet Bakanlığının merkez teşkilatı ile bağlı ve ilgili kuruluşlarında çalışan hâkim ve savcılar arasından Adalet Bakanınca atanan dokuz kişiden oluşur ve iş durumuna göre üç üyeden oluşan heyetler hâlinde çalışabilir (6384 s.K. m.4/1). Komisyon, müracaatın ve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve tazminat miktarının belirlenmesinde gerekli araştırmaları yapabilir veya Cumhuriyet başsavcılıklarından bilirkişi incelemesi isteyebilir (m.4/6). Komisyonun giderleri Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; benzer nitelikteki müracaatlar usul ekonomisi gözetilerek birleştirilebilir (m.7/3). Komisyonun iş yoğunluğu dikkate alınarak ilave heyetler de oluşturulabilir. Kamu kurumları ve yargı mercileri, Komisyonun ihtiyaç duyduğu bilgi ve belgeleri gecikmeksizin göndermek zorundadır. Komisyon, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin emsal kararlarını da gözeterek gerekçeli karar verir (m.7/2). Eski kaynaklarda yer alan “dört hâkim ve bir Hazine temsilcisinden oluşan Komisyon” bilgisi, 7445 sayılı Kanundan önceki düzenlemeye aittir.

Makul Süre Müracaatı: Süre ve Şekil

Makul süre müracaatının unsurları (6384 m.5/A)
UnsurKural
Ne zaman?Soruşturma, kovuşturma veya yargılama sürerken ya da en geç kesin kararın öğrenilmesinden itibaren 1 ay içinde
MazeretMazeretin kalktığı tarihten itibaren 15 gün, belgeleriyle
Dilekçe içeriğiAçık kimlik ve adres, zarara uğranılan işlem, zararın nitelik ve niceliği, belgeler
EksiklikKomisyon 1 ay süre verir; tamamlanmazsa ret
Nereye?Komisyona doğrudan, Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla veya elektronik ortamda
MasrafDamga vergisi ve harçtan muaf

Makul süre müracaatının en önemli özelliği, yargılamanın sona ermesini beklemeden yapılabilmesidir: soruşturma, kovuşturma veya yargılama süreci devam ederken Komisyona başvurulabilir. Yargılama sona ermişse ise müracaat, kesin kararın öğrenilmesinden itibaren en geç bir ay içinde yapılmalıdır; bu süre kısadır ve kaçırılması hâlinde hak kaybı doğar. Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla yapılan müracaatlarda başsavcılığa başvurulan tarih esas alınır (m.5/4). Komisyonun kesinleşen kararı, işlemin yapıldığı adli veya idari mercie gönderilir; müracaata konu işlem henüz sonuçlanmamışsa ilgili merci işlemi ivedilikle sonuçlandırır (m.8). Bu hüküm, yargılama devam ederken yapılan müracaatın, süreci hızlandırıcı bir etkisi de olabileceğini gösterir. Müracaatın bir aylık süre içinde yapılması için kararın kesinleştiğinin öğrenildiği tarihin belgelenmesi önemlidir; tebliğ belgesi veya kesinleşme şerhli karar örneği bu tarihi gösterir. Yargılama sürerken yapılan müracaatlarda ise o tarihe kadar geçen süre değerlendirilir.

Makul Süre Nasıl Değerlendirilir?

Makul sürenin ölçütleri
ÖlçütAçıklama
Davanın karmaşıklığıSanık ve mağdur sayısı, delillerin niteliği, bilirkişi ihtiyacı, uluslararası unsur
Başvurucunun tutumuKendi mazeretleri, katılmamaları veya gereksiz talepleriyle doğan gecikmeler başvurucuya yüklenir
Yetkili makamların tutumuUzun duruşma aralıkları, bekleyen bilirkişi raporları, tebligat aksaklıkları devlete yüklenir
Uyuşmazlığın önemiTutukluluk, meslek hayatı, sağlık durumu gibi unsurlar makul süre eşiğini kısaltır

Kanunda makul süre için sabit bir yıl sayısı öngörülmemiştir; değerlendirme her dosyanın özelliklerine göre yapılır ve Komisyon bu değerlendirmede Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin emsal kararlarını gözetir. Ceza yargılamasında sürenin başlangıcı genellikle kişinin suç isnadından haberdar olduğu andır; örneğin gözaltına alınma, ifade için çağrılma veya arama. Tutuklu yargılamalarda makul süre eşiği daha kısa değerlendirilir; çünkü kişinin özgürlüğünden yoksun kaldığı her gün, uyuşmazlığın önemini artırır. Aynı şekilde yaşlı veya ağır hasta başvurucuların ve iş ya da meslek hayatını doğrudan etkileyen uyuşmazlıkların daha hızlı sonuçlandırılması beklenir. Sürenin sonu ise hükmün kesinleştiği tarihtir; istinaf ve temyiz aşamalarında geçen süreler de toplam süreye dahildir. Bu nedenle müracaatta, soruşturmanın başlangıcından itibaren bütün aşamaları tarih sırasıyla gösteren bir zaman çizelgesinin belgelerle kurulması gerekir. Duruşma aralıkları, bekletilen bilirkişi raporları ve dosyanın mahkemeler arasında gidip geldiği dönemler ayrı ayrı gösterilmelidir.

Dosyanızın zaman çizelgesini birlikte çıkaralım
Hukukçular Evi Ankara | 0554 648 37 15

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Beraat veya KYOK Sonrası Tutukluluk Tazminatı

Koruma tedbirleri nedeniyle Komisyona yapılacak müracaat, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde yapılır (6384 s.K. m.5/B/1; CMK m.142/1). Komisyon bu istemlerde CMK’nın tazminata ilişkin 141, 143 ve 144. maddelerini uygular (m.5/B/3). Kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı veren merciler, ilgiliye tazminat hakkı bulunduğunu bildirmekle yükümlüdür (CMK m.141/2); bu bildirimin yapılmamış olması tazminat hakkını ortadan kaldırmaz, ancak sürelerin takibini zorlaştırabilir. Kesinleşme şerhinin ne zaman tebliğ edildiği bu nedenle ayrıca kontrol edilmelidir. Ağır ceza mahkemesinin görevinde olduğu hâlde Komisyona yapılan istemler ağır ceza mahkemesine, Komisyonun görevinde olduğu hâlde ağır ceza mahkemesine yapılan istemler ise Komisyona gönderilir ve her iki durumda da ilk başvuru tarihi esas alınır; bu nedenle yanlış mercie başvuru hak kaybına yol açmaz. Görev uyuşmazlığında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kesin olarak karar verir (6384 s.K. m.5/B/2). Beraat sonrası tazminat için beraat sonrası tutuklulukta geçen süre için tazminat ve uyuşturucudan beraat ettim, tutukluluk tazminatı yazılarımıza bakabilirsiniz.

Tazminat İstenemeyecek Hâller

Kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararıyla sonuçlanan her tutukluluk tazminat hakkı doğurmaz. Kanuna uygun olarak yakalanan, adli kontrol altına alınan veya tutuklanan kişilerden; genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme ya da uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilenler, kamu davası ertelenenler, kusur yeteneğinin bulunmaması nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilenler ve adli makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suçu üstlenerek tutuklanmasına neden olanlar tazminat isteyemez (CMK m.144/1). Bu nedenle tazminat müracaatından önce, dosyanın hangi gerekçeyle sona erdiği dikkatle incelenmelidir; esastan verilmiş bir beraat kararı ile şikâyetten vazgeçme nedeniyle verilen düşme kararı arasında tazminat bakımından önemli fark vardır.

Tazminat Nasıl Belirlenir?

Makul süre müracaatında Komisyon, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin emsal kararlarını gözeterek manevi tazminata hükmeder (6384 s.K. m.7/2). Bu değerlendirmede yargılamanın toplam süresi, gecikmenin ne kadarının yetkili makamlara yüklenebileceği, uyuşmazlığın başvurucu için önemi ve başvurucunun kendi tutumu dikkate alınır. Koruma tedbiri tazminatında ise maddi ve manevi zararın tamamı istenebilir; tutuklulukta kaybedilen kazanç, işten çıkarılma nedeniyle uğranılan zarar, avukatlık giderleri ve tutukluluğun kişinin itibarı ile ruh sağlığı üzerindeki etkileri değerlendirilir. Zarar kalemlerinin belgelerle gösterilmesi, örneğin maaş bordroları, iş sözleşmesinin feshine ilişkin belgeler ve sağlık raporları, tazminat miktarının belirlenmesinde belirleyicidir. Tutuklulukta geçen günlerin sayısı, dosyadaki tutuklama ve tahliye tarihleriyle kesin olarak hesaplanmalıdır; gözaltında geçen süre de bu hesaba dahildir. Tazminat, Devletten istenir ve Adalet Bakanlığınca ödenir; haksız tutuklamaya yol açan kamu görevlilerine rücu ise ayrı bir konudur. Komisyon, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırabilir.

Komisyon Kararına İtiraz

Komisyon kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde, Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir (6384 s.K. m.7/4). İtiraz öncelikli işlerden sayılır ve üç ay içinde karara bağlanır; mahkeme Komisyon kararını yerinde görmezse işin esası hakkında kendisi karar verir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Ödenmesine karar verilen tazminat, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde Adalet Bakanlığınca ödenir (m.7/5). Ankara Bölge İdare Mahkemesinin kararıyla iç hukuk yolları tüketilmiş olur ve bu karardan itibaren otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir (6216 s.K. m.47/5). Komisyon kararıyla belirlenen tazminatın yetersiz olduğu düşünülüyorsa, bu husus itiraz dilekçesinde emsal kararlarla karşılaştırmalı olarak gösterilmelidir; mahkeme Komisyon kararını yerinde görmezse işin esası hakkında kendisi karar vereceğinden, itiraz dilekçesi bir ilk derece dilekçesi özeniyle hazırlanmalıdır.

Anayasa Mahkemesi ve Komisyon İlişkisi

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilmesi için, ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem veya ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmiş olması gerekir (6216 s.K. m.45/2). Anayasa Mahkemesi, makul süre ihlali iddiaları bakımından Tazminat Komisyonunu tüketilmesi gereken etkili bir iç hukuk yolu olarak kabul etmektedir. Bu nedenle Komisyona başvurulmadan doğrudan Anayasa Mahkemesine yapılan makul süre başvuruları, başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmaktadır. 7499 sayılı Kanunun geçiş hükmü, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Anayasa Mahkemesinde incelenmekte olan ve başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunan başvurular için, kararın tebliğinden itibaren üç ay içinde Komisyona müracaat imkânı tanımıştır (Geçici Madde 3). Bireysel başvuru için AYM bireysel başvuru rehberimize bakabilirsiniz.

Hukuk ve İdare Davalarında

Makul süre müracaatı yalnızca ceza yargılamasıyla sınırlı değildir: özel hukuk ve idare hukuku kapsamındaki yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmaması da Komisyonun görev alanındadır (6384 s.K. m.2/3-a). Yıllarca süren bir tazminat, miras, kamulaştırma veya iptal davasının tarafları da aynı usulle ve aynı sürelerle Komisyona başvurabilir. Hukuk davalarında sürenin başlangıcı genellikle davanın açıldığı tarih, sonu ise kararın kesinleştiği tarihtir; icra aşamasının uzaması da somut olaya göre değerlendirilebilir. Zorunlu arabuluculuk gibi dava öncesi aşamalar ile bilirkişi raporlarının beklenmesi, bu davalarda gecikmenin sık görülen nedenleridir; bu aşamaların tarihleri de zaman çizelgesinde gösterilmelidir. Mahkeme kararlarının geç veya eksik icra edilmesi ya da hiç icra edilmemesi ise Kanunun ilk kapsamında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılmış başvurular bakımından düzenlenmiştir (m.2/1-b).

Örnek zaman çizelgesi (ceza yargılaması)
TarihAşamaGecikmenin kaynağı
…/…/2017Gözaltı ve ifade: sürenin başlangıcı—
…/…/2019İddianame (yaklaşık 2 yıl soruşturma)Makamlar
…/…/2019 – 2023Ortalama 7 ay arayla 9 duruşmaMakamlar
…/…/2023Görevsizlik kararı ve dosyanın gönderilmesiMakamlar
…/…/2024Sanığın mazeret nedeniyle ertelenen bir duruşmasıBaşvurucu
…/…/2025Beraat kararı—
…/…/2026İstinafın esastan reddi ve kesinleşme: sürenin sonuMakamlar

Geçiş Hükümleri ve Kanunun Gelişimi

6384 sayılı Kanun ilk olarak 2013 yılında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde bekleyen uzun yargılama ve kararların icra edilmemesi şikâyetlerini iç hukukta çözmek için kabul edilmiş ve 23/9/2012 tarihi itibarıyla bu Mahkemede kayıtlı başvurular hakkında uygulanmıştır (m.9). 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanunla eklenen ve 7445 sayılı Kanunla güncellenen Geçici Madde 2, münhasıran 9/3/2023 tarihi itibarıyla Anayasa Mahkemesinde derdest olan makul süre ve icra başvurularını, başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde Komisyona müracaat edilmesi koşuluyla Komisyonun görev alanına almış; bu müracaatlar için Komisyonun karar süresi on altı ay olarak belirlenmiştir. 7499 sayılı Kanunla eklenen Geçici Madde 3 ise, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Anayasa Mahkemesinde incelenmekte olan başvurular ile Anayasa Mahkemesinin incelemenin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görmeyerek düşürdüğü başvurular için, kararın tebliğinden itibaren üç ay içinde Komisyona müracaat imkânı tanımıştır. Bu geçiş hükümleri, geçmişte doğrudan yüksek mahkemelere başvurmuş kişilerin hak kaybına uğramaması için önemlidir. Bu kapsamdaki kişilerin, kendilerine tebliğ edilen kabul edilemezlik veya düşme kararının tarihini esas alarak üç aylık süreyi kaçırmamaları gerekir.

Adım adım makul süre müracaatı
AdımYapılacak
1Sürenin başlangıcını (suç isnadı veya dava tarihi) belgeleyin
2Duruşma, bilirkişi ve tebligat tarihlerinden zaman çizelgesi hazırlayın
3Gecikmeleri başvurucu ve makamlar bakımından ayrıştırın
4Zararın nitelik ve niceliğini gösteren belgeleri toplayın
5Yargılama sürerken veya kesin kararın öğrenilmesinden itibaren 1 ay içinde başvurun
6Karara karşı 15 gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edin
7Gerekirse 30 gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapın

Kimler Başvurabilir?

Kanun, makul süre müracaatının kapsamını “ceza hukuku kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalar ile özel hukuk ve idare hukuku kapsamındaki yargılamalar” olarak geniş biçimde belirlemiştir. Hukuk ve idare davalarında davacı ve davalı taraflar, ceza yargılamasında ise hakkında suç isnadı bulunan şüpheli ve sanık bu yoldan yararlanabilir. Başvurucunun ölmesi hâlinde mirasçıların müracaat hakkı ve devam eden müracaatın akıbeti ise ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur. Ceza yargılamasındaki mağdur, katılan ve şikâyetçinin makul süre şikâyetleri ise uygulamada farklı değerlendirilebilmektedir; mağdurun kişisel hakları veya tazminat talebiyle doğrudan bağlantılı durumlarda somut dosyanın ayrıca incelenmesi gerekir. İdari nitelikteki soruşturmalardan kaynaklanan başvurular ise Kanunun kapsamı dışındadır (m.2/4). Şüpheli ve sanığın hakları için şüpheli ve sanığın hakları rehberimize bakabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

En sık yapılan hata, makul süre ihlali iddiasıyla doğrudan Anayasa Mahkemesine başvurmaktır; bu başvuru, Komisyon yolu tüketilmediği için kabul edilemez bulunur. İkinci hata, bir aylık müracaat süresinin kaçırılmasıdır; kesin karar öğrenildikten sonra süre çok hızlı dolar. Üçüncü hata, beraat sonrası tutukluluk tazminatını 1/6/2024 sonrasında hâlâ ağır ceza mahkemesinden istemektir; bu durumda istem Komisyona gönderilir ve ilk başvuru tarihi esas alındığından hak kaybı olmaz, ancak süreç uzar. Dördüncü hata, müracaatta zaman çizelgesi ve gecikmelerin kaynağı gösterilmeden yalnızca toplam sürenin yazılmasıdır. Beşinci hata, şikâyetten vazgeçme veya uzlaşma nedeniyle sona eren bir dosyada tutukluluk tazminatı istemektir; bu hâllerde kanun tazminatı açıkça yasaklar. Tutukluluk tazminatında üç aylık ve bir yıllık sürelerin birlikte takip edilmemesi de sık görülür; tebliğ hiç yapılmamış olsa bile bir yıllık mutlak süre işlemeye devam eder. Son olarak, Komisyon kararına karşı on beş günlük itiraz süresinin kaçırılması, Anayasa Mahkemesine başvuru imkânını da ortadan kaldırabilir; çünkü iç hukuk yollarının usulüne uygun olarak tüketilmemesi, bireysel başvurunun kabul edilemez bulunmasına yol açar. Bu nedenle Komisyon kararının tebliğ tarihi hemen kayda geçirilmeli ve itiraz dilekçesi, Komisyon aracılığıyla ve süresi içinde verilmelidir. İtirazın doğrudan Ankara Bölge İdare Mahkemesine değil Komisyon aracılığıyla yapılacağı da gözden kaçırılmamalıdır; itiraz dilekçesi, müracaata ilişkin bütün belgelerle birlikte Komisyon tarafından derhâl itiraz merciine gönderilir.

Dilekçe Örneği: Tazminat Komisyonuna Makul Süre Müracaatı

Aşağıdaki örnek, yaklaşık dokuz yıl süren bir ceza yargılamasının beraatle sonuçlanmasının ardından, kesin kararın öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde yapılacak makul süre müracaatı için hazırlanmıştır. Bilgiler dosyaya göre düzenlenmelidir.

ADALET BAKANLIĞI TAZMİNAT KOMİSYONU BAŞKANLIĞINAMÜRACAAT EDEN: Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …), adres: … VEKİLİ: Av. … MÜRACAATA KONU YARGILAMA: Ankara … Asliye Ceza Mahkemesinin …/… Esas sayılı dosyası (Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının …/… soruşturma numarası) KONU: Yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle manevi tazminat istemimizin sunulmasıdır.AÇIKLAMALAR1- 6384 sayılı Kanun m.2/3-a bakımından: Müvekkil hakkında …/…/2017 tarihinde başlatılan soruşturma, …/…/2019 tarihinde düzenlenen iddianameyle kovuşturmaya dönüşmüş ve yargılama …/…/2026 tarihinde kesinleşen beraat kararıyla sonuçlanmıştır. Müvekkil, suç isnadından haberdar olduğu …/…/2017 tarihinden hükmün kesinleştiği tarihe kadar yaklaşık dokuz yıl boyunca şüpheli ve sanık sıfatıyla yargılanmıştır.2- 6384 sayılı Kanun m.5/A/1 bakımından: Beraat kararının kesinleştiği müvekkile …/…/2026 tarihinde tebliğ edilmiş olup müracaatımız bir aylık süre içindedir.3- Makul süre ölçütleri bakımından: Dosya, tek sanıklı ve tanık beyanlarına dayanan karmaşık olmayan bir dosyadır. Ekli zaman çizelgesinde görüldüğü üzere, duruşmalar arasında ortalama … ay beklenmiş, bilirkişi raporu … ay gecikmiş, dosya görevsizlik ve birleştirme kararlarıyla iki kez mahkemeler arasında gönderilmiştir. Müvekkil, bütün duruşmalara katılmış, yargılamayı uzatan hiçbir talepte bulunmamıştır. Gecikmelerin tamamı yetkili makamların tutumundan kaynaklanmaktadır.4- 6384 sayılı Kanun m.5/A/2 bakımından: Müvekkil, yargılama süresince kamu görevine atanamamış, yurt dışı yasağı nedeniyle ailevi ve mesleki fırsatları kaybetmiş ve uzun süren belirsizlik nedeniyle ciddi bir manevi sıkıntı yaşamıştır. Bu hususları gösteren belgeler ekte sunulmuştur.5- Anayasa m.36 ve m.141/4 bakımından: Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevidir. Somut dosyada bu yükümlülük yerine getirilmemiş, müvekkilin makul sürede yargılanma hakkı ihlal edilmiştir.EKLER: Kesinleşme şerhli karar örneği ve tebliğ belgesi, zaman çizelgesi, duruşma tutanakları, zarara ilişkin belgeler, vekâletname.HUKUKİ SEBEPLER: Anayasa m.36, m.141; 6384 sayılı Kanun m.2, m.5/A, m.7 ve ilgili mevzuat.SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle, müvekkilin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğinin tespitine ve müvekkil lehine uygun bir manevi tazminata karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. …/…/2026Müracaat Eden Vekili Av. … İmza

Dilekçede zaman çizelgesinin her aşama için belgeyle gösterilmesi ve gecikmelerin başvurucuya mı yoksa makamlara mı yüklenebileceğinin ayrı ayrı açıklanması, Komisyonun değerlendirmesini kolaylaştırır. Müvekkilin yargılamayı uzatan bir davranışı varsa bunun da dürüstçe belirtilmesi, iddianın güvenilirliğini artırır. Aynı yargılamada tutukluluk da yaşanmış ve beraat kararı verilmişse, koruma tedbiri tazminatı istemi ayrı bir başlık altında ve kendi süresine göre ayrıca ileri sürülmelidir. Komisyonun eksiklik bildirmesi hâlinde bir aylık süre içinde tamamlanmayan müracaatlar reddedildiğinden, bildirim adresinin güncel tutulması ve tebligatların takip edilmesi önemlidir.

Sık Sorulan Sorular

Makul sürede yargılanma hakkı nedir?

Adil yargılanma hakkının bir unsuru olarak davanın makul süre içinde sonuçlandırılması hakkıdır (Anayasa m.36, m.141/4).

İhlal hâlinde nereye başvurulur?

Önce Adalet Bakanlığı Tazminat Komisyonuna (6384 s.K. m.2/3-a).

Başvuru süresi nedir?

Yargılama sürerken ya da kesin kararın öğrenilmesinden itibaren 1 ay (m.5/A).

Yargılama bitmeden başvurabilir miyim?

Evet; soruşturma, kovuşturma veya yargılama sürerken başvurulabilir.

Doğrudan AYM’ye başvurabilir miyim?

Hayır; Komisyon yolu tüketilmeden yapılan başvurular kabul edilemez bulunur.

Komisyon kararına itiraz edilebilir mi?

Evet; tebliğden itibaren 15 gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine; bu karar kesindir (m.7/4).

Komisyon ne kadar sürede karar verir?

Eski kapsam müracaatlarında 9 ay (m.7/1); itiraz 3 ayda karara bağlanır.

Tazminat ne zaman ödenir?

Kararın kesinleşmesinden itibaren 3 ay içinde (m.7/5).

Beraat ettim, tutukluluk tazminatını nereden isterim?

1/6/2024’ten beri Tazminat Komisyonundan (CMK m.142/2; m.141/1-e).

Bu tazminatın süresi nedir?

Kesinleşmenin tebliğinden itibaren 3 ay, her hâlde 1 yıl (6384 m.5/B).

Yanlış mercie başvurursam ne olur?

İstem görevli yere gönderilir ve ilk başvuru tarihi esas alınır (m.5/B/2; CMK m.142/2).

Hukuka aykırı yakalama tazminatı da Komisyona mı?

Hayır; e, f ve l dışındaki bentler ağır ceza mahkemesinde kalır.

Başvuru ücretli mi?

Hayır; damga vergisi ve harçtan muaftır (m.5/6).

Elektronik başvuru yapılabilir mi?

Evet (m.5/5).

Komisyon kimlerden oluşur?

Adalet Bakanınca atanan dokuz hâkim ve savcıdan; heyetler hâlinde çalışabilir (m.4/1).

Makul süre kaç yıldır?

Sabit bir süre yoktur; davanın karmaşıklığı, tarafların ve makamların tutumu ve uyuşmazlığın önemi değerlendirilir.

İdari soruşturmalar kapsamda mı?

Hayır (m.2/4).

Komisyon kararından sonra AYM’ye ne zaman başvurulur?

Ankara Bölge İdare Mahkemesi kararından itibaren 30 gün içinde (6216 s.K. m.47/5).

Şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşen dosyada tazminat istenir mi?

Hayır; af, vazgeçme veya uzlaşma nedeniyle sona eren dosyalarda tazminat istenemez (CMK m.144/1-c).

Hukuk davaları da kapsamda mı?

Evet; özel hukuk ve idare hukuku yargılamaları da kapsamdadır (6384 m.2/3-a).

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki Anayasa, 6384 sayılı Kanun, CMK ve 6216 sayılı Kanun hükümleri 25 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk