Bu sayfanın kapsamı
Kamulaştırma işleminin idari yargıda iptali talebinin dilekçeye dökülmesi ve otuz günlük sürenin yönetimi
Aynı konunun diğer yönleri için:
- Kamulaştırma Nedir? — sürecin aşamaları ve dava yolları
- Bedele İtiraz Dilekçesi — adli yargıda bedel artırımı
- Malikin Belirlenmesi — tebligat ve usulsüzlük
Otuz Gün: Kamulaştırmanın En Kısa Süresi
Kamulaştırma sürecinde malikin elindeki en kısa ve en çok kaçırılan süre budur.
2942 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca, kamulaştırmaya konu taşınmazın maliki tarafından 10. madde gereğince mahkemece yapılan tebligat gününden, kendilerine tebligat yapılamayanlara ise tebligat yerine geçmek üzere mahkemece gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal ve maddi hatalara karşı da adli yargıda düzeltim davası açılabilir.
Sürenin kısalığı dikkat çekicidir. İdari yargıda genel dava açma süresi altmış gün olmasına rağmen, kamulaştırma için özel olarak otuz gün öngörülmüştür.
Kanun ayrıca bir hızlandırma kuralı da getirir: idari yargıda açılan davalar öncelikle görülür.
Sürenin başlangıcı
Otuz günlük süre, kamulaştırma kararının idarece alındığı tarihten değil, mahkemece yapılan tebligat gününden ya da tebligat yapılamayanlar bakımından mahkemece gazete ile yapılan ilan tarihinden işlemeye başlar.
Kritik Değişiklik: Yürütmenin Durdurulması Artık Şart Değil
Bu, iptal davası açan malikin bilmesi gereken en önemli gelişmedir ve 2025’te olmuştur.
10. maddenin üçüncü fıkrası, mahkemece çıkarılacak meşruhatlı davetiyede yer alması gereken hususları sayar. Bu hususlardan biri, kamulaştırma işlemine idari yargıda dava açanların durumuna ilişkindir.
Hükmün önceki hâlinde, dava açanların hem dava açtıklarını hem de yürütmenin durdurulması kararı aldıklarını belgelendirmedikleri takdirde kamulaştırma işleminin kesinleşeceği ve taşınmazın idare adına tescil edileceği öngörülüyordu.
Anayasa Mahkemesi, 10 Temmuz 2025 tarihli E.2025/148, K.2025/141 sayılı kararıyla “yürütmenin durdurulması kararı aldıklarını” ibaresini iptal etmiştir.
Değişikliğin pratik sonucu büyüktür. Önceden malik, tescili durdurabilmek için yalnızca dava açmakla yetinemiyor, ayrıca yürütmenin durdurulması kararı almak zorunda kalıyordu. Bu karar alınamadığında tescil gerçekleşiyor ve iptal davası fiilen anlamsızlaşıyordu.
Bugün itibarıyla dava açtığını belgelendirmek yeterlidir. Bu, iptal davasının etkili bir yol olmasını sağlayan belirleyici bir düzeltmedir.
İki Ayrı Dava, İki Ayrı Yargı Kolu
Kamulaştırmaya karşı açılabilecek davalar karıştırılmamalıdır. İkisi farklı konuları, farklı mahkemelerde tartışır.
| İptal davası | Bedel tespiti davası | |
|---|---|---|
| Konu | Kamulaştırma işleminin hukuka aykırılığı | Bedelin yetersizliği |
| Yargı kolu | İdari yargı — idare mahkemesi | Adli yargı — asliye hukuk |
| Kim açar | Malik | İdare açar, malik davalı olarak katılır |
| Süre | Tebligat/ilandan itibaren 30 gün | Süre yok; davaya cevapla katılınır |
| Sonuç | İşlem iptal edilirse kamulaştırma geçersiz kalır | Bedel artırılabilir |
| Öncelik | Öncelikle görülür (m.14) | m.10 dört ay öngörür |
Bir üçüncü yol daha vardır: 14. madde, maddi hatalara karşı adli yargıda düzeltim davası açılabileceğini belirtir. Yüzölçümü, parsel numarası veya malik adındaki maddi yanlışlıklar bu yolla düzeltilir; bunlar işlemin hukuka aykırılığı kapsamında değildir.
İptal Sebepleri: İşlem Nerede Sakatlanır?
İptal davası, bedelin düşüklüğünü tartışmaz. Tartışılan, işlemin kuruluşundaki hukuka aykırılıktır. Kamulaştırma usulü aşamalı olduğundan, sakatlık her aşamada doğabilir.
1. Kamu yararı kararındaki sakatlık
Süreç, yetkili merci tarafından alınan ve onaylanan bir kamu yararı kararıyla başlar. 5. madde kararı verecek mercileri, 6. madde onay usulünü düzenler.
Denetlenecek noktalar: kararı veren merciin yetkili olup olmadığı; onayın usulüne uygun alınıp alınmadığı; kararın kapsamının kamulaştırılan taşınmazı gerçekten içerip içermediği.
2. Satın alma usulünün işletilmemesi
8. madde, idarelerin taşınmazı öncelikle satın alma usulüyle edinmeye çalışmasını emreder. İdare, tahmini bedeli tespit etmek üzere kıymet takdir komisyonu ve pazarlıkla satın alma işlemlerini yürütmek üzere uzlaşma komisyonları görevlendirir; maliki pazarlık görüşmelerine davet eder.
Bu aşama hiç işletilmeden doğrudan dava açılmışsa, usule aykırılık iddiası doğar.
3. Hazırlık işlemlerindeki eksiklik
7. madde, idarenin taşınmazın sınırını, yüzölçümünü ve cinsini gösterir ölçekli planını yapmasını veya yaptırmasını; malikleri, tapu kaydı yoksa zilyetleri ve adreslerini tapu, vergi ve nüfus kayıtları üzerinden veya ayrıca haricen yaptıracağı araştırma ile belgelere bağlamak suretiyle tespit ettirmesini öngörür.
Araştırma yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmemesi, özellikle doğrudan ilanen tebligata gidilen dosyalarda ileri sürülebilir.
4. Amaç unsurundaki sakatlık
Kamulaştırma yetkisi, kamu yararı amacıyla tanınmıştır. Taşınmazın kamulaştırılmasında kamu yararının bulunmadığı veya amacın başka olduğu iddiası, iptal davasının esasını oluşturabilir.
5. Gereklilik ve ölçülülük
Kamu hizmetinin görülmesi için taşınmazın kamulaştırılmasının gerekli olmadığı, aynı amaca daha az müdahaleyle ulaşılabileceği ileri sürülebilir. 4. madde, amaç için yeterli olduğu takdirde taşınmazın belirli kesimi, yüksekliği veya derinliği üzerinde irtifak hakkı kurulabileceğini öngörür; mülkiyetin tamamının alınması gerekmeyen hâllerde bu husus gündeme gelir.
Dava açtığınızı bildirmezseniz işlem kesinleşir
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Dilekçe Örneği
Aşağıdaki metin, iptal dilekçesinin iskeletini göstermektedir. İptal sebepleri, somut olayda gerçekten mevcut olanlarla sınırlandırılmalıdır; dayanağı bulunmayan sebeplerin sıralanması dilekçeyi zayıflatır.
[ ] İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA
YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR
DAVACI: [Ad Soyad – T.C. Kimlik No – Adres]
VEKİLİ: [Av. Ad Soyad – Adres]
DAVALI: [İdarenin adı ve adresi]
TEBLİĞ / İLAN TARİHİ: [ ]
KONU: [ ] sayılı ve [ ] tarihli kamulaştırma işleminin iptali ile yürütmenin durdurulması talebidir.
AÇIKLAMALAR
1. Dava konusu işlem ve süre. Müvekkile ait [il/ilçe/mahalle], [ada]/[parsel] sayılı taşınmaz hakkında davalı idarece kamulaştırma işlemi tesis edilmiş, işlem müvekkile [ ] tarihinde tebliğ edilmiştir. 2942 sayılı Kanun’un 14. maddesinde öngörülen otuz günlük süre içinde işbu dava açılmaktadır.
2. Kamu yararı kararı hukuka aykırıdır. 2942 sayılı Kanun’un 5 ve 6. maddeleri uyarınca kamulaştırma, yetkili merci tarafından alınan ve usulüne uygun onaylanan bir kamu yararı kararına dayanmalıdır. Somut olayda [kararı veren merciin yetkisiz olduğu / onay usulünün yerine getirilmediği / kararın kapsamına dava konusu taşınmazın girmediği] anlaşılmaktadır.
3. Satın alma usulü işletilmemiştir. 2942 sayılı Kanun’un 8. maddesi, idarelerin taşınmazı öncelikle satın alma usulüyle edinmeye çalışmasını emretmektedir. Davalı idare, müvekkili pazarlık görüşmelerine hiç davet etmemiş; kıymet takdir ve uzlaşma komisyonları oluşturulmaksızın doğrudan [ ] aşamasına geçilmiştir.
4. Hazırlık işlemleri usulüne uygun yapılmamıştır. 7. madde, malik ve adreslerinin tapu, vergi ve nüfus kayıtları üzerinden ve gerektiğinde haricen araştırma yaptırılmak suretiyle belgelere bağlanarak tespit edilmesini öngörmektedir. Somut olayda müvekkilin bilinen adresi mevcut olmasına rağmen bu araştırma yapılmaksızın doğrudan ilanen tebligat yoluna gidilmiştir.
5. İşlem kamu yararı amacı taşımamaktadır. [Taşınmazın kamulaştırma amacıyla bağdaşmayan bir kullanıma ayrıldığı / hizmetin görülmesi için taşınmaza ihtiyaç bulunmadığı] hususları, işlemin amaç unsuru bakımından sakatlandığını göstermektedir.
6. Ölçülülük ilkesine aykırıdır. Kamu hizmetinin görülmesi için taşınmazın tamamının mülkiyetinin alınması zorunlu değildir. 2942 sayılı Kanun’un 4. maddesi, amaç için yeterli olduğu takdirde taşınmazın belirli kesimi, yüksekliği veya derinliği üzerinde irtifak hakkı kurulabileceğini düzenlemektedir.
YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEBİ
İşlemin uygulanması hâlinde müvekkilin mülkiyet hakkı telafisi güç biçimde zedelenecek, taşınmaz idare adına tescil edilecektir. İşlem açıkça hukuka aykırı olup uygulanması hâlinde telafisi güç zarar doğacağından yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi gerekmektedir.
HUKUKİ SEBEPLER
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m.4, 5, 6, 7, 8, 14; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve ilgili mevzuat.
DELİLLER
Kamulaştırma işlem dosyasının tamamı (celbi talep olunur), kamu yararı kararı ve onay belgesi, tapu kaydı, imar durumu belgesi, tebligat evrakı ve ilan metinleri, keşif, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Öncelikle yürütmenin durdurulmasına,
2. Dava konusu [ ] tarihli ve [ ] sayılı kamulaştırma işleminin iptaline,
3. Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı idare üzerinde bırakılmasına
karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]
Davacı Vekili
[Av. Ad Soyad]
[İmza]
Dava Açtıktan Sonra Yapılması Gereken
Dilekçenin verilmesi tek başına yeterli değildir. Bedel tespiti davasına bakan asliye hukuk mahkemesinin durumdan haberdar edilmesi gerekir.
10. madde uyarınca, kamulaştırma işlemine idari yargıda dava açanların dava açtıklarını belgelendirmeleri aranır. Bu belgelendirme yapılmadığı takdirde kamulaştırma işlemi kesinleşir ve mahkemece tespit edilen bedel üzerinden taşınmaz idare adına tescil edilir.
Dolayısıyla iptal davası açıldıktan sonra, dava dilekçesinin havale görmüş örneği veya derdestlik belgesi bedel tespiti dosyasına sunulmalıdır.
Daha önce ayrıca yürütmenin durdurulması kararı alınması da aranıyordu; bu şart, Anayasa Mahkemesinin 10 Temmuz 2025 tarihli E.2025/148, K.2025/141 sayılı kararıyla ortadan kalkmıştır.
İptal Davası Kazanılırsa Ne Olur?
İptal kararı, kamulaştırma işlemini hukuk âleminden kaldırır. Ancak sonuçları, tescilin gerçekleşip gerçekleşmediğine göre farklılaşır.
Tescil henüz yapılmamışsa kamulaştırma süreci düşer; idare dilerse usulüne uygun yeni bir işlem tesis edebilir.
Tescil gerçekleşmişse tablo karmaşıklaşır. Bu hâlde tapu kaydının düzeltilmesi ve taşınmazın iadesi gündeme gelir; taşınmaza fiilen el atılmış ve üzerinde tesis yapılmışsa değerlendirme ayrıca yapılır.
İptal davasının etkili olabilmesi için tescilden önce sonuç alınması bu nedenle önemlidir. 14. maddedeki “idari yargıda açılan davalar öncelikle görülür” kuralı ve 2025 tarihli iptal kararı, bu etkinliği sağlamaya yöneliktir.
İmar Kısıtlaması Dosyalarında Görev Sorunu
Taşınmaz fiilen kamulaştırılmamış ancak imar planıyla uzun süredir kısıtlanmışsa, hangi yargı koluna başvurulacağı ayrı bir tartışmadır ve bu konuda güncel bir belirsizlik bulunmaktadır.
2942 sayılı Kanun’un ek 1. maddesinde yer alan ve bu tür uyuşmazlıkların adli yargıda görüleceğini öngören cümle, Anayasa Mahkemesinin 16 Ocak 2025 tarihli E.2024/135, K.2025/20 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
Bu iptal, imar kısıtlaması nedeniyle açılacak davalarda görevli yargı kolunun tartışmalı hâle gelmesi sonucunu doğurmuştur. Bu nitelikteki dosyalarda görev konusunun, dava açılmadan önce güncel duruma göre değerlendirilmesi gerekir.
Fiilen el atılmış taşınmazlar bakımından ise durum farklıdır; bu dosyalar iptal davasının değil, kamulaştırmasız el atma rejiminin konusudur.
Otuz Günü Kaçırdıysanız
İptal davası süresinin kaçırılması, bütün yolların kapandığı anlamına gelmez. Elde kalan imkânların bilinmesi gerekir.
Bedel tartışması açık kalır
İptal davası süresi ile bedel tespiti davasındaki savunma hakkı birbirinden bağımsızdır. Otuz günlük süre kaçırılmış olsa dahi, bedel tespiti davasında bilirkişi raporuna itiraz edilebilir, kendi delilleri sunulabilir ve bedelin artırılması istenebilir.
Ayrıca 10. madde uyarınca tescil hükmü kesin olmakla birlikte, tarafların bedele ilişkin istinaf veya temyiz hakları saklıdır.
Tebligat usulsüzse süre işlemez
Bu, en sık gözden kaçan noktadır. 14. maddedeki otuz günlük süre, mahkemece yapılan tebligat gününden veya mahkemece gazete ile yapılan ilan tarihinden işler. Usulüne uygun bir tebligat yoksa, sürenin başladığı da söylenemez.
Bu iddianın araştırılması için dosyadan istenmesi gerekenler: tebligat evrakı, tebligatın kime ve hangi adrese çıkarıldığı, ilan yoluna gidilmişse ilan metinleri ve ilan tarihleri.
Özellikle ölü malike çıkarılmış bir davetiye geçerli tebligat sayılmaz; bu hâlde tebligatın mirasçılara yöneltilmesi gerekir. 7. maddedeki nüfus kayıtları üzerinden araştırma yükümlülüğü tam da bu tespiti sağlamak içindir.
Kısmi kamulaştırmada ayrı bir otuz gün
12. madde, artan kısmı yararlanmaya elverişli durumda olmayan taşınmazlar için ayrı bir talep hakkı tanır: mal sahibinin en geç kamulaştırma kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde yazılı başvurusu üzerine bu kısmın da kamulaştırılması zorunludur.
Ancak kanun bu hakkı, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda dava açılmayan hâllere özgülemiştir. Yani iki yol arasında baştan bir tercih yapmak gerekir: iptal davası açan malik, artan kısmın kamulaştırılmasını isteyemez.
Bu tercih, dava açılmadan önce yapılmalıdır. Kalan alanın ekonomik olarak kullanılamaz hâle geldiği dosyalarda, iptal davasının kazanılma ihtimali ile artan kısmın kamulaştırılmasının getireceği sonuç karşılaştırılmalıdır.
Dilekçe Hazırlanırken Toplanacak Belgeler
İptal davasının esasını, idarenin işlem dosyası oluşturur. Dilekçede bu dosyanın celbi talep edilmeli, elde bulunan belgeler ise ekte sunulmalıdır.
- Kamulaştırma kararı ve tebligat evrakı. Sürenin başlangıcını belgeler.
- Kamu yararı kararı ve onay belgesi. İşlemin dayanağını gösterir; yoksa celbi istenmelidir.
- Tapu kaydı ve takyidat listesi.
- İmar durumu belgesi. Ölçülülük ve amaç tartışmasında kullanılır.
- Satın alma davetine ilişkin yazışmalar. Davet hiç gelmemişse bu husus dilekçede belirtilmelidir.
- İlan metinleri ve tarihleri. İlanen tebligat yapılmışsa.
- Taşınmazın mevcut hâlini gösteren fotoğraflar.
Sık Yapılan Beş Hata
- Yanlış yargı koluna başvurmak. İşlemin iptali idari yargıda, bedelin artırılması adli yargıda istenir. İki talebin tek dilekçede birleştirilmesi sonuç doğurmaz.
- Süreyi kamulaştırma kararının tarihinden saymak. Otuz gün, mahkemece yapılan tebligat gününden veya ilan tarihinden işler.
- Dava açıldığını bedel dosyasına bildirmemek. Belgelendirme yapılmazsa kamulaştırma işlemi kesinleşir ve tescil gerçekleşir.
- Dayanağı olmayan iptal sebeplerini sıralamak. Somut olayda karşılığı bulunmayan sebepler dilekçeyi zayıflatır.
- Yürütmenin durdurulması talebini unutmak. Talep edilmediğinde işlem uygulanmaya devam eder ve tescil gerçekleşebilir.
Kamulaştırma Şerhi ve Altı Aylık Süre
İptal davasıyla doğrudan ilgili olmasa da, aynı dosyada sık gündeme gelen bir imkân daha vardır.
7. madde uyarınca idare, kamulaştırma kararını tapu siciline şerh verdirir. Ancak bu şerh süresiz kalamaz: idare tarafından şerh tarihinden itibaren altı ay içinde 10. maddeye göre bedelin tespitiyle idare adına tescili isteğinde bulunulduğuna dair mahkemeden alınacak belge tapu idaresine ibraz edilmediği takdirde, bu şerh tapu idaresince resen sicilden silinir.
Tapusunda kamulaştırma şerhi bulunan ve altı aydır dava açılmayan bir taşınmazda şerhin terkini istenebilir. Şerh kaldığı sürece taşınmazın satışı ve üzerinde işlem yapılması fiilen güçleşir.
Acele Kamulaştırma Dosyalarında İptal
27. madde kapsamındaki acele el koyma kararları da idari işlemdir ve hukuka aykırılığı ileri sürülebilir.
Bu dosyalarda dikkat edilecek nokta, acele el koymanın kamulaştırmayı tamamlamadığıdır. Kanun, bu suretle el koymadan sonra 10. maddeye göre kamulaştırma işlemine devam olunacağını belirtir. Yani asıl bedel tespiti davası ayrıca yürür ve nihai bedel orada belirlenir.
Acele el koyma sırasında bankaya yatırılan tutarın düşüklüğü, malikin nihai bedel talebini sınırlamaz.
Kamulaştırma işleminin iptali için görüşelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Sıkça Sorulan Sorular
Kamulaştırma işlemine karşı ne kadar sürede dava açılır?
14. madde uyarınca mahkemece yapılan tebligat gününden, tebligat yapılamayanlar bakımından mahkemece gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde idari yargıda iptal davası açılabilir.
İptal davası hangi mahkemede açılır?
İdari yargıda, taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesinde açılır. Bedel tespiti davası ise adli yargıda, asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Tescili durdurmak için yürütmenin durdurulması kararı şart mı?
Artık şart değildir. 10. maddedeki ‘yürütmenin durdurulması kararı aldıklarını’ ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 10 Temmuz 2025 tarihli E.2025/148, K.2025/141 sayılı kararıyla iptal edilmiştir; dava açtığını belgelendirmek yeterlidir.
Dava açtıktan sonra ne yapmalıyım?
Dava açtığınızı belgelendirmeniz gerekir; aksi hâlde kamulaştırma işlemi kesinleşir ve tespit edilen bedel üzerinden taşınmaz idare adına tescil edilir.
İptal davasında bedelin düşüklüğünü tartışabilir miyim?
Hayır. İptal davası işlemin hukuka aykırılığını tartışır; bedelin yetersizliği adli yargıdaki bedel tespiti davasının konusudur.
Maddi hatalar nasıl düzeltilir?
14. madde uyarınca maddi hatalara karşı adli yargıda düzeltim davası açılabilir; yüzölçümü veya parsel numarasındaki yanlışlıklar bu kapsamdadır.
İptal davaları öncelikli mi görülür?
Evet. 14. madde, idari yargıda açılan davaların öncelikle görüleceğini düzenler.
İmar kısıtlamasında hangi mahkemeye başvurulur?
Ek 1. maddedeki bu uyuşmazlıkların adli yargıda görüleceğini öngören cümle, Anayasa Mahkemesi’nin 16 Ocak 2025 tarihli E.2024/135, K.2025/20 sayılı kararıyla iptal edilmiş olup görev konusu tartışmalı hâle gelmiştir.
Otuz günü kaçırdım, hiçbir şey yapamaz mıyım?
İptal yolu kapansa da bedel tespiti davasında rapora itiraz edilebilir ve bedelin artırılması istenebilir; ayrıca tescil hükmü kesin olmakla birlikte bedele ilişkin istinaf veya temyiz hakları saklıdır.
Tebligat usulsüzse süre işler mi?
Otuz günlük süre mahkemece yapılan tebligat gününden veya mahkemece gazete ile yapılan ilan tarihinden işler; usulüne uygun tebligat yoksa sürenin başladığı da söylenemez.
İptal davası açarsam artan kısmın kamulaştırılmasını isteyebilir miyim?
Hayır. 12. madde bu talebi, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda dava açılmayan hâllere özgülemiştir; iki yol arasında baştan tercih yapmak gerekir.
Tapudaki kamulaştırma şerhi kaldırılabilir mi?
7. madde uyarınca şerh tarihinden itibaren altı ay içinde dava açıldığına dair belge tapu idaresine ibraz edilmezse şerh resen sicilden silinir.
İlgili sayfalar
- Uzlaşma Usulü — satın alma aşaması
- Kısmi Kamulaştırma — artan kısım ve 30 gün
- El Atma Dilekçesi — kamulaştırmasız el atma
Sürenin Başlangıcı: İki Ayrı Tarih
İptal davasında en sık yapılan hata, sürenin hangi tarihten işlediğinin yanlış hesaplanmasıdır.
Kanuna göre süre; malik tarafından mahkemece yapılan tebligat gününden, kendilerine tebligat yapılamayanlara tebligat yerine geçmek üzere mahkemece gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren otuz gün olarak öngörülmüştür.
Bu nedenle dilekçe hazırlanırken:
- Size tebligat yapılmış mı, yoksa ilan mı edilmiş belirlenmeli,
- İlgili tarih belgelenmeli — tebliğ mazbatası veya gazete nüshası,
- Otuz günlük süre takvime işlenmeli,
- Dilekçede süre tutumu açıkça gösterilmelidir.
Doğru Yargı Kolu ve Paydaş Hakkı
Kanun, aynı süre içinde açılabilecek iki farklı davayı iki farklı yargı koluna dağıtmıştır:
| Dava | Konusu | Yargı kolu |
|---|---|---|
| İptal davası | Kamulaştırma işleminin hukuka aykırılığı | İdarî yargı |
| Düzeltim davası | Maddî hatalar | Adlî yargı |
Talebiniz maddî bir hataya ilişkinse — isim, yüzölçümü, parsel numarası gibi — idarî yargıda iptal davası açmak sonuç vermez. Bu ayrım dilekçe yazılmadan önce netleştirilmelidir.
Kanun ayrıca iki kolaylık daha getirmiştir:
- İdarî yargıda açılan davalar öncelikle görülür.
- İştirak hâlinde veya müşterek mülkiyette, paydaşların tek başına dava hakları vardır.
İkinci hüküm, hisseli taşınmazlarda diğer paydaşları beklemeden dava açılabilmesini sağlar ve süre kaybını önler.
📚 İlgili Rehberler
- Turizm Bölgesinde Acele Kamulaştırma ve Tahsis Dilekçesi (2634)
- Kamulaştırmada Maddi Hataya Karşı Düzeltim Davası Dilekçesi Örneği (2026) — 2942 m.14
- Kamulaştırma Uzlaşma Davetine Cevap Dilekçesi Örneği (2026) — 2942 m.8
- Kamulaştırma Bedel Tespiti ve Tescil Davasında Cevap Dilekçesi Örneği (2026)
- Acele Kamulaştırma Kararının İptali Dava Dilekçesi Örneği (2026) — 2942 m.27

