Bu sayfanın kapsamı
12. maddenin bent bent şerhi
Aynı konunun diğer yönleri için:
- Kısmi Kamulaştırmada Artık Alan ve Değer Düşüklüğü — Artık alanda değer düşüklüğü hesabı
- Artan Kısmın da Kamulaştırılmasını İsteme Hakkı — Artan kısmın kamulaştırılmasını talep hakkı
Kamulaştırma her zaman bir taşınmazın tamamını kapsamaz; çoğu zaman yalnızca bir kısmı kamulaştırılır. Bu durumda en önemli soru, geriye kalan kısmın (artık alanın) ne olacağıdır. Kalan parçanın değer kaybetmesi ya da kullanılamaz hâle gelmesi, mal sahibi için ayrı bir hak doğurur. Bu nedenle kısmi kamulaştırmanın kurallarını bilmek önemlidir.
Bu yazıda kısmi kamulaştırmayı, kalan kısımdaki değer azalmasını, taşınmazın tamamının kamulaştırılmasını isteme hakkını, paylı mülkiyetteki özel durumu ve bedel tespiti süreciyle ilişkisini 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu çerçevesinde yalın bir dille açıklıyoruz. İçerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir durumda bir avukata danışmanız önerilir.
Kısmi Kamulaştırma Nedir?
Kısmi kamulaştırma, bir taşınmazın yalnızca bir bölümünün kamu yararı için kamulaştırılması, kalan bölümün ise malikte kalmasıdır. Örneğin bir yol veya enerji hattı projesi, bir arsanın yalnızca belli bir şeridini etkileyebilir. Bu hâlde kamulaştırılan kısmın bedeli ödenirken, kalan kısmın durumu da ayrıca değerlendirilir.
Kalan Kısımda Değer Azalması
2942 sayılı Kanun’un 12. maddesine göre, kısmen kamulaştırma sonucunda taşınmazın geri kalan kısmında bir değer azalması meydana gelirse, bu azalma da kamulaştırma bedeline eklenir. Böylece mal sahibi, yalnızca elinden çıkan kısmın değil; bu kamulaştırma nedeniyle kalan kısımda uğradığı değer kaybının da karşılığını alabilir.
Kalan Kısım Kullanılamaz Hâle Gelirse
Kimi durumlarda kamulaştırma, kalan kısmı yararlanmaya elverişli olmaktan çıkarabilir; örneğin parça çok küçülerek ekonomik olarak kullanılamaz hâle gelebilir. Bu gibi hâllerde mal sahibi, taşınmazın tamamının kamulaştırılmasını talep edebilir. Böylece elinde işe yaramaz bir parça kalmasının önüne geçilmesi amaçlanır.
Değer Azalması Nasıl Belirlenir?
Kalan kısımdaki değer azalmasının ve gerektiğinde tüm taşınmazın değerinin belirlenmesi, kıymet takdiri çerçevesinde ve bilirkişi incelemesiyle yapılır. Taşınmazın niteliği, konumu, kamulaştırma sonrası kullanılabilirliği gibi etkenler bu değerlendirmede dikkate alınır. Doğru bir değer tespiti, mal sahibinin alacağı bedeli doğrudan etkiler.
Paylı Mülkiyette Kısmi Kamulaştırma
Paylı mülkiyete konu bir taşınmaz, paydaşlar arasında fiilen bölünerek bir veya birkaç paydaşın kullanımına bırakılmış ve kısmi kamulaştırma bu yerin tamamını ya da bir kısmını kapsıyorsa, Kanun’da bu duruma özgü hükümler öngörülmüştür. Bu nedenle paylı mülkiyetteki kamulaştırmalarda fiilî kullanım durumunun da değerlendirilmesi gerekir.
Ekili ve Dikili Araziler
Kamulaştırılan taşınmaz ekili bir arazi ise, kural olarak arazinin boşaltılması hasat sonuna bırakılır. Hasadın beklenmesi mümkün değilse, idare mahkemece takdir edilecek ekin bedelini tazmin etmek koşuluyla arazinin boşaltılmasını isteyebilir. Ekin bedeli kamulaştırma değerinde zaten hesaba katılmışsa, ayrıca tespit ve ödeme gerekmez.
Bedel Tespiti ve Tescil Davasıyla İlişkisi
Kısmi kamulaştırmada da bedel, kural olarak idarenin açtığı bedel tespiti ve tescil davası kapsamında mahkemece belirlenir. Kalan kısımdaki değer azalması ya da tamamının kamulaştırılması talebi, bu süreçte gündeme getirilir ve değerlendirilir. Dolayısıyla artık alana ilişkin talepler, bedel sürecinin bir parçası olarak ele alınır.
İtiraz ve Temyiz
Mahkemece belirlenen bedele ve kalan kısma ilişkin değerlendirmelere karşı, taraflar kanunda öngörülen süre ve usullerle kanun yollarına başvurabilir. Bilirkişi raporlarına itiraz ve gerektiğinde yeniden inceleme talebi, bu aşamada önemli rol oynar. Sürelerin doğru takibi, hak kaybını önler.
Pratik Öneriler
Taşınmazının bir kısmı kamulaştırılan mal sahiplerinin; kalan kısımda oluşan değer kaybını ve taşınmazın kullanılabilirliğini somut verilerle ortaya koyması, gerekiyorsa tamamının kamulaştırılması talebini zamanında ileri sürmesi önemlidir. Kıymet takdiri ve bilirkişi raporlarının dikkatle incelenmesi, alınacak bedeli doğrudan etkiler.
Artan kısım kullanılamaz hâle geldiyse tamamı istenebilir
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Maddenin Yapısı
12. madde, kısmen kamulaştırılan taşınmazlarda bedelin nasıl bulunacağını düzenler. Madde yalnızca bir hesap kuralı değildir; içinde bir talep hakkı, bir dava şartı, paylı mülkiyete özgü bir usul ve bir görev hükmü barındırır.
Aşağıda madde, fıkra ve bent sırasına sadık kalınarak açıklanmaktadır.
Birinci fıkra, (a) bendi — değer değişmiyorsa
Kamulaştırılmayan kısmın değerinde kamulaştırma sebebiyle bir değişiklik olmayan hâllerde bedel; taşınmazın 11. maddede belirtilen esaslara göre takdir edilen bedelinden kamulaştırılan kısma düşen miktardır.
Bu, maddenin çıkış noktasıdır. Önce taşınmazın tamamının değeri 11. madde ölçütlerine göre bulunur, sonra kamulaştırılan kısma düşen pay hesaplanır. Yani hesap parçadan değil bütünden başlar.
Bu sıralamanın pratik önemi büyüktür: giden kısmın ayrı bir taşınmazmış gibi değerlendirilmesi, özellikle taşınmazın en değerli bölümünün (yola cepheli kısım, üzerinde yapı bulunan alan) alındığı hâllerde hatalı sonuç verir.
(b) bendi — kalan kısımda eksilme varsa
Kamulaştırma dışında kalan kısmın kıymetinde kamulaştırma nedeniyle eksilme meydana geldiği hâllerde bedel; bu eksilen değer miktarı tespit edilerek, kamulaştırılan kısmın (a) bendindeki esaslara göre tayin edilen bedeline eksilen değerin eklenmesiyle bulunan miktardır.
Kalan alandaki değer kaybı, uygulamada en sık atlanan kalemdir. Tipik doğuş sebepleri şunlardır: parselin ikiye bölünmesi ve bütünlüğün kaybı; yola cephenin kaybedilmesi; kalan alanın imar mevzuatına göre yapılaşmaya elverişsiz hâle gelmesi; tarımsal işletmede makine manevrasının daralması; ve sulama düzeninin bozulması.
(c) bendi — kalan kısımda artış varsa
Kamulaştırma dışında kalan kısmın bedelinde kamulaştırma nedeniyle artış meydana geldiği hâllerde ise bedel; artış miktarı tespit edilerek, kamulaştırılan kısmın (a) bendindeki esaslara göre tayin edilen bedelinden artan değerin çıkarılmasıyla bulunan miktardır.
Kanun burada bir tavan koyar: (c) bendi uyarınca yapılacak indirme, kamulaştırma bedelinin yüzde ellisinden fazla olamaz.
Bu tavan malikin lehine bir güvencedir. Kalan alanın değeri ne kadar artmış olursa olsun, giden kısmın bedelinin en az yarısı malike ödenir.
| Bent | Durum | Hesap |
|---|---|---|
| (a) | Kalan kısmın değeri değişmiyor | Bütünün 11. maddeye göre bedelinden kamulaştırılan kısma düşen miktar |
| (b) | Kalan kısımda eksilme var | (a) bendine göre bulunan bedel + eksilen değer |
| (c) | Kalan kısımda artış var | (a) bendine göre bulunan bedel − artan değer (en fazla %50 indirim) |
Düşüş ve artış nasıl tespit edilir?
Maddenin devamı bir usul kuralı getirir: (b) ve (c) bentlerinde sözü edilen bedelin düşüş ve artış miktarları, 11 inci maddede belirtilen esaslara göre bedel takdiri suretiyle tespit olunur.
Yani değer düşüklüğü göz kararı bir yüzde olarak değil, 11. madde ölçütlerine göre yapılacak ayrı bir bedel takdiriyle bulunur. Raporda bu takdirin gerekçesiyle gösterilmesi gerekir; 11. madde zaten kıymeti etkileyen her unsurun ayrı ayrı değerinin belirtilmesini emreder.
Kesilen tesislerin gideri ayrı bir kalemdir
Kamulaştırma dışında kalan kısım imar mevzuatına göre yararlanmaya elverişliyse; kesilen bina, ihata duvarı, kanalizasyon, su, elektrik, havagazı kanalları, makine gibi tesislerden mal sahiplerine kalacak olanlarının eski nitelikleri dairesinde kullanılabilecek duruma getirilebilmeleri için gereken gider ve bedel, belirlenerek kamulaştırma bedeline ilave olunur.
Ve kritik cümle: bu masraf ve bedeller (b) bendinde yazılı kıymet düşüklüğü miktarının belirlenmesinde göz önünde tutulmaz.
İki kalem birbirinin yerine geçmez. Değer düşüklüğü, kalan alanın piyasa değerindeki kaybı karşılar; kullanılabilir hâle getirme gideri ise fiilî onarım külfetini. Raporda ikisinin ayrı ayrı görünmesi gerekir.
Artan kısım kullanılamaz hâldeyse: otuz gün
Maddenin en çok hak kaybına yol açan hükmü budur: bir kısmı kamulaştırılan taşınmaz maldan artan kısmı yararlanmaya elverişli bir durumda değil ise, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda dava açılmayan hâllerde mal sahibinin en geç kamulaştırma kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde yazılı başvurusu üzerine, bu kısmın da kamulaştırılması zorunludur.
Üç şart birlikte aranır:
- Artan kısım yararlanmaya elverişli durumda olmayacak.
- Kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda dava açılmamış olacak.
- Başvuru, kamulaştırma kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde ve yazılı yapılacak.
İkinci şart özellikle dikkat gerektirir: idari yargıda iptal davası açan malik, bu talebi ileri süremez. İki yol arasında baştan bir tercih yapmak gerekir.
Süre kaçırıldığında bu talep ileri sürülemez ve malik, ekonomik olarak anlamsız hâle gelmiş bir parçayla kalır. Kalan kısımdaki değer düşüklüğü talebi ise (b) bendi kapsamında ayrıca değerlendirilir; bu iki talep birbirinin yerine geçmez.
Baraj mücavir taşınmazları: bir yıl ve dava şartı
Baraj kamulaştırmaları için maddede ayrı bir düzen vardır. Baraj inşası için yapılan kamulaştırmalar sonunda kamulaştırma sahasına mücavir taşınmaz mallar, kamulaştırma işleminin tamamlandığına ilişkin ilanın indirildiği tarihten itibaren bir yıl içinde sahiplerinin yazılı başvurusu üzerine ilgili valilikte kurulan komisyon tarafından incelenir.
İnceleme iki yönden yapılır: çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulup bozulmadığı ve taşınmazdan ekonomik veya sosyal yönden yararlanılmasının mümkün olup olmadığı. Komisyon olumlu karar verirse taşınmaz kamulaştırmaya tabi tutulur.
Kanun burada bir usul şartı koyar: taşınmaz mal sahibinin bu kapsamda açacağı davalarda ilgili valilik komisyonuna başvurulması dava şartıdır. Komisyona başvurmadan açılan dava usulden reddedilir.
Ayrıca bu yolla kamulaştırılan mücavir taşınmazlar hakkında 22 ve 23. maddeler uygulanmaz — yani geri alma hükümleri devreye girmez — ve idare bu taşınmazlar üzerinde imar mevzuatı hükümlerini de göz önünde tutarak dilediği gibi tasarrufta bulunabilir, gerektiğinde Hazineye bedelsiz devredebilir.
Fiilen bölünmüş paylı taşınmazlarda özel usul
Madde, paydaşlar arasında fiilen bölüşülmüş taşınmazlar için ayrı bir kural getirir: kısmen kamulaştırılan paylı mülkiyete konu taşınmaz, evvelce paydaşlar arasında fiilen bölünerek bir veya birkaç paydaşın tasarruf ve yararlanmasına bırakılmış ve yapılan kısmî kamulaştırma bu yerin tamamını veya bir kısmını kapsıyorsa, kamulaştırmaya ilişkin işlemler sadece bu paydaş veya paydaşlar hakkında yürütülür ve kamulaştırma bedeli payları oranında kendilerine ödenir.
Bu paydaşların yalnızca kamulaştırılan bu kısım için dava hakkı vardır; taşınmazın kamulaştırılmayan kısmı üzerinde hakları kalmaz ve adları paydaşlar arasından çıkarılır.
Hüküm, fiilî taksimin hukuken tanınmadığı bir sistemde pratik bir çözüm üretir: kamulaştırma, fiilen kimin kullandığı yeri etkiliyorsa o paydaşla yürütülür.
Görevli yargı kolu
Maddenin son fıkrası nettir: bu maddenin uygulanmasından doğacak anlaşmazlıklar adli yargıda çözümlenir.
Yani değer düşüklüğü, kesilen tesis gideri, artan kısmın kamulaştırılması ve paylı mülkiyete ilişkin uyuşmazlıklar idari yargının değil, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinin alanındadır.
Maddeye Dayanan Dosyada Kontrol Listesi
- Bütünün değeri bulunmuş mu? Hesap, giden parçadan değil taşınmazın tamamından başlamalıdır.
- Kalan alanda değer değişimi incelenmiş mi? (b) veya (c) bendi uygulanıyorsa gerekçesi raporda görünmelidir.
- İndirim yüzde elliyi aşmış mı? Kanun bu tavanı açıkça koyar.
- Kesilen tesis gideri ayrı gösterilmiş mi? Değer düşüklüğü hesabına gömülmüş olmamalıdır.
- Artan kısım kullanılabilir mi? Değilse otuz günlük yazılı başvuru süresi takvime yazılmalıdır.
- İdari yargıda dava açılacak mı? Açılırsa artan kısmın kamulaştırılması talebi ileri sürülemez.
- Taşınmaz paylı ve fiilen bölünmüş mü? Öyleyse işlemler yalnızca ilgili paydaş hakkında yürür.
Kısmi Kamulaştırmada Sık Görülen Beş Senaryo
12. maddenin soyut bentleri, sahada birkaç tekrar eden tabloya karşılık gelir. Aşağıdaki senaryolar, hangi bendin ve hangi talebin devreye gireceğini göstermek için sıralanmıştır.
1. Yol güzergâhı parseli ikiye bölüyor
En yaygın tablodur. Giden şerit için (a) bendine göre bedel hesaplanır. Kalan iki parçanın her biri ayrı ayrı değerlendirilir: bütünlük kaybı, makine manevrasının daralması ve sulama düzeninin bozulması (b) bendi kapsamında değer düşüklüğü doğurur. Parçalardan biri ekonomik olarak anlamsız kalmışsa, otuz günlük süre içinde o kısmın da kamulaştırılması istenebilir.
2. Yola cepheli kısım alınıyor
Taşınmazın en değerli bölümünün gitmesi hâlinde iki hata birden yapılabilir. Birincisi, giden kısmın ortalama birim değerle hesaplanması; oysa (a) bendi bütünün değerinden pay ayrılmasını emreder ve cepheli kısmın değeri ortalamanın üzerindedir. İkincisi, kalan arka kısmın cephesizlik nedeniyle uğradığı kaybın hiç hesaplanmaması.
3. Kamulaştırma sonrası kalan alan imara aykırı hâle geliyor
Kalan parça, imar mevzuatındaki asgari parsel büyüklüğünün veya cephe şartının altına düşebilir. Bu, kalan alanda yapılaşma hakkının fiilen ortadan kalkması demektir ve (b) bendi kapsamında ağır bir değer düşüklüğü doğurur. İmar durumu belgesinin dosyaya konulması bu iddianın temelidir.
4. Bina ortadan kesiliyor
Burada iki ayrı kalem birlikte doğar. Yıkılan kısmın bedeli (a) bendi kapsamındadır. Ayakta kalan kısmın eski niteliği dairesinde kullanılabilir duruma getirilmesi için gereken gider ise ayrı bir kalemdir ve kanun bunun kıymet düşüklüğü hesabında göz önünde tutulmayacağını açıkça belirtir. Aynı durum ihata duvarı, kanalizasyon, su, elektrik ve havagazı kanalları ile makine gibi tesisler için de geçerlidir.
5. Kamulaştırma kalan alanın değerini yükseltiyor
Yeni yolun kalan parçaya cephe kazandırdığı hâllerde (c) bendi işler ve artış bedelden düşülür. Ancak indirim kamulaştırma bedelinin yüzde ellisini aşamaz. Bu tavanın aşılıp aşılmadığı, raporun ilk kontrol edilecek noktalarından biridir.
Davanın Yürüyüşü: 2942 s.K. m.10, m.11, m.14 ve m.15
Kısmi kamulaştırma tartışması, çoğu zaman idarenin açtığı bedel tespiti ve tescil davası içinde yürür. Bu nedenle o davanın takvimi ve bilirkişi rejimi, artan kısma ilişkin taleplerin kaderini de belirler.
Davanın açılışı ve ilk duruşma: 2942 s.K. m.10. Satın alma usulüyle sonuç alınamazsa idare, belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine başvurur. Mahkeme, idarenin başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün sonrası için belirlediği duruşma gününü, dava dilekçesi ve belgelerin örnekleriyle birlikte malike meşruhatlı davetiye ile tebliğ eder; ayrıca kamulaştırmanın ve belgelerin özeti, taşınmazın bulunduğu yerde çıkan bir gazete ile Türkiye genelinde yayımlanan gazetelerden birinde en az birer defa ilan edilir.
Kritik an: ilk duruşmadaki uzlaşma daveti. Belirlenen günde yapılacak duruşmada hâkim, taşınmazın bedeli konusunda tarafları anlaşmaya davet eder. Taraflar bedelde anlaşırsa hâkim bu bedeli kamulaştırma bedeli olarak kabul eder. Bu aşamada anlaşılan bedel kesindir; bu nedenle artan kısımdaki değer düşüklüğü ve tamamının kamulaştırılması talepleri duruşmadan önce hesaplanmış olmalıdır.
Anlaşma olmazsa keşif takvimi. Tarafların bedelde anlaşamamaları hâlinde hâkim, en geç on gün içinde keşif ve otuz gün sonrası için de duruşma günü tayin ederek, 15 inci maddede sayılan bilirkişiler marifetiyle ve tüm ilgililerin huzurunda taşınmazın değerini tespit için mahallinde keşif yapar. Keşifte, taşınmazın bulunduğu yerin köy veya mahalle muhtarının da hazır bulunması için davetiye çıkarılır ve muhtarın beyanı alınır.
Rapora itiraz ve yeni kurul. Tarafların rapora itirazı hâlinde, gerektiğinde hâkim tarafından on beş gün içinde sonuçlandırılmak üzere yeni bir bilirkişi kurulu tayin edilebilir. Artan kısımdaki değer düşüklüğü hesaplanmamış veya yüzde olarak soyut biçimde verilmişse, bu aşamada somut itiraz edilmesi gerekir; aksi hâlde rapor hükme esas alınır.
Değerin ölçütleri: 2942 s.K. m.11. Bilirkişi kurulu; taşınmazın cins ve nevini, yüzölçümünü, kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlarını, vergi beyanını, resmî makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini; arazilerde olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net geliri, arsalarda ise kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini esas alır. Kısmi kamulaştırmada bu ölçütler, kamulaştırılan kısım ve kalan kısım için ayrı ayrı uygulanır.
Dava hakkı ve otuz gün: 2942 s.K. m.14. Malik, 10 uncu madde gereğince mahkemece yapılan tebligat gününden; kendilerine tebligat yapılamayanlar bakımından gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal ve maddi hatalara karşı adli yargıda düzeltim davası açabilir. Bu süre, yazıda anlatılan artan kısmın da kamulaştırılması için öngörülen otuz günlük başvuru süresiyle paralel işler; ikisi karıştırılmamalıdır.
İki otuz günün farkı. Birincisi kamulaştırma işleminin hukuka aykırılığına yöneliktir ve idari yargıya gider. İkincisi ise işlemi kabul edip artan kısmın da alınmasını istemektir ve idareye yazılı başvuruyla yapılır; reddi hâlinde adli yargıda dava açılır. Aynı dosyada ikisi birlikte kullanılamaz; strateji baştan belirlenmelidir.
Ödeme aşaması: 2942 s.K. Ek m.4. Karar kesinleştikten sonra idareler, mahkeme kararı gereğince ödenmesi gereken tutarı, hak sahibinin banka hesap numarasının bildirilmesini müteakip otuz gün içinde öder. Süre bildirim tarihinde işlemeye başladığından, IBAN bildiriminin evrak kaydıyla yapılması gerekir; bu süre dolmadan başlatılan icra takibi erken sayılır.
Raporu denetlerken sorulacaklar. Kısmi kamulaştırma dosyalarında rapor şu başlıklarda denetlenmelidir: kalan kısmın değer düşüklüğü soyut yüzde ile mi yoksa emsale dayalı hesapla mı belirlenmiş; kesilen tesisatın tamamlama gideri ayrı kalem olarak gösterilmiş mi; arazi ise net gelir hesabı hangi ürün ve verim üzerinden yapılmış; ve kalan kısmın imar durumu değişmişse bu husus rapora yansıtılmış mı.
Bedel tespiti davasında takvim
| Aşama | Süre veya kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Görevli mahkeme | Taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk | 2942 s.K. m.10 |
| İlk duruşma | Başvurudan en geç otuz gün sonrası | 2942 s.K. m.10 |
| Tebligat ve ilan | Meşruhatlı davetiye ve gazete ilanı | 2942 s.K. m.10 |
| İlk duruşma | Hâkim tarafları anlaşmaya davet eder | 2942 s.K. m.10 |
| Anlaşma | Anlaşılan bedel kamulaştırma bedeli sayılır | 2942 s.K. m.10 |
| Anlaşma olmazsa | En geç on gün içinde keşif | 2942 s.K. m.10 |
| Keşif sonrası duruşma | Otuz gün sonrası için | 2942 s.K. m.10 |
| Yeni bilirkişi kurulu | On beş gün içinde sonuçlandırma | 2942 s.K. m.10 |
| Bilirkişiler | 15 inci maddede sayılanlar | 2942 s.K. m.15 |
| Değer ölçütleri | Emsal satış, net gelir, nitelikler | 2942 s.K. m.11 |
| İptal ve düzeltim davası | Tebligat veya ilandan otuz gün | 2942 s.K. m.14 |
| Artan kısım talebi | Tebliğden otuz gün; idareye yazılı başvuru | 2942 s.K. m.12 |
| Ödeme | IBAN bildiriminden otuz gün | 2942 s.K. Ek m.4 |
Rapor Denetiminde Aranacaklar
12. maddeye dayanan bir raporun denetimi, şu soruların cevabının raporda görünüp görünmediğiyle yapılır:
- Taşınmazın tamamının değeri 11. madde ölçütlerine göre bulunmuş mu?
- Kamulaştırılan kısma düşen pay hangi yöntemle ayrılmış?
- Kalan alanda değer değişimi incelenmiş mi, yoksa hiç ele alınmamış mı?
- Değer düşüklüğü, kanunun emrettiği gibi bedel takdiri suretiyle mi bulunmuş, yoksa gerekçesiz bir yüzde olarak mı verilmiş?
- Kesilen tesislerin kullanılabilir hâle getirilme gideri ayrı bir kalem olarak gösterilmiş mi?
- (c) bendi uygulanmışsa indirim yüzde elli tavanını aşıyor mu?
- Kıymeti etkileyen her unsurun ayrı ayrı değeri gösterilmiş mi?
Bu sorulardan herhangi birinin cevabı raporda yoksa, rapora itiraz için somut bir gerekçe doğmuş demektir.
İki Talebin Karıştırılmaması
Kısmi kamulaştırma dosyalarında birbirine benzeyen iki talep vardır ve karıştırılmaları hak kaybına yol açar.
Değer düşüklüğü talebi (b) bendine dayanır. Kalan alan malikte kalmaya devam eder; talep edilen, bu alanın uğradığı değer kaybının bedele eklenmesidir. Bu talep, bedel tespiti davası içinde ileri sürülür.
Artan kısmın kamulaştırılması talebi ise beşinci fıkraya dayanır. Burada istenen, kalan parçanın da idare tarafından alınmasıdır. Bu talep, idari yargıda dava açılmamış olmak kaydıyla ve kamulaştırma kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde yazılı olarak idareye yapılır.
İkisi birbirinin alternatifi değildir ama şartları da aynı değildir. Kalan alan kullanılabilir durumdaysa yalnızca birincisi; kullanılamaz durumdaysa ikisi de gündeme gelebilir.
Artan alan dosyanız için görüşelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Sıkça Sorulan Sorular
Taşınmazımın sadece bir kısmı kamulaştırılırsa kalan kısım için ne olur?
Kalan kısımda değer azalması oluşursa bu azalma da kamulaştırma bedeline eklenir; kalan kısım kullanılamaz hâle gelirse tamamının kamulaştırılması talep edilebilir.
Kalan kısımdaki değer kaybı nasıl belirlenir?
Değer azalması, kıymet takdiri çerçevesinde ve bilirkişi incelemesiyle; taşınmazın niteliği, konumu ve kamulaştırma sonrası kullanılabilirliği gibi etkenler gözetilerek belirlenir.
Tamamının kamulaştırılmasını isteyebilir miyim?
Kalan kısım yararlanmaya elverişli olmaktan çıkmışsa, mal sahibi taşınmazın tamamının kamulaştırılmasını talep edebilir.
Ekili arazide hasat beklenir mi?
Kural olarak arazinin boşaltılması hasat sonuna bırakılır; hasadın beklenmesi mümkün değilse idare, mahkemece takdir edilecek ekin bedelini tazmin etmek koşuluyla boşaltma isteyebilir.
Bedele itiraz edebilir miyim?
Evet. Mahkemece belirlenen bedele ve kalan kısma ilişkin değerlendirmelere karşı, kanunda öngörülen süre ve usullerle kanun yollarına başvurulabilir.
Sonuç
Kısmi kamulaştırmada asıl mesele, artık alanın değer kaybı ve kullanılabilirliğidir; değer azalmasının bedele eklenmesi ve gerektiğinde tamamının kamulaştırılması talebi mal sahibinin hakkını korur. Kısmi kamulaştırma ve artık alana ilişkin bir uyuşmazlıkta bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Atıf yapılan başlıca mevzuat: 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (RG 8/11/1983-18215) m. 12 (kısmen kamulaştırma) ve m. 13 (ekili arazilerde boşaltma) ile bedel tespiti ve tescile ilişkin hükümler. Somut emsal için güncel Yargıtay kararlarının incelenmesi gerekir.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş ya da avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. Mevzuat ve uygulama zaman içinde değişebilir; her somut durum için avukat görüşü esastır.
Bedel tespiti davasında ilk duruşma ne zaman yapılır?
2942 s.K. m.10 uyarınca mahkeme, idarenin başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün sonrası için belirlediği duruşma gününü, dava dilekçesi ve belgelerin örnekleriyle birlikte malike meşruhatlı davetiye ile tebliğ eder; ayrıca kamulaştırmanın özeti gazetelerde ilan edilir.
İlk duruşmada anlaşırsam bedel kesinleşir mi?
2942 s.K. m.10 uyarınca hâkim duruşmada tarafları bedelde anlaşmaya davet eder ve anlaşma hâlinde bu bedeli kamulaştırma bedeli olarak kabul eder. Bu nedenle artan kısımdaki değer düşüklüğü ve tamamının kamulaştırılması talepleri duruşmadan önce hesaplanmış olmalıdır.
Anlaşma olmazsa keşif ne zaman yapılır?
2942 s.K. m.10 uyarınca hâkim en geç on gün içinde keşif ve otuz gün sonrası için duruşma günü tayin ederek, 15 inci maddede sayılan bilirkişilerle mahallinde keşif yapar; keşifte muhtarın da hazır bulunması sağlanır ve beyanı alınır. Rapora itiraz hâlinde on beş gün içinde sonuçlandırılmak üzere yeni bilirkişi kurulu tayin edilebilir.
Kamulaştırma işlemine karşı dava süresi nedir?
2942 s.K. m.14 uyarınca malik, mahkemece yapılan tebligat gününden veya gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal, maddi hatalara karşı adli yargıda düzeltim davası açabilir.
Artan kısmın kamulaştırılması talebi ile iptal davası aynı şey mi?
Hayır. İptal davası kamulaştırma işleminin hukuka aykırılığına yöneliktir ve idari yargıda görülür. Artan kısmın da kamulaştırılması ise işlemi kabul edip 2942 s.K. m.12 uyarınca otuz gün içinde idareye yazılı başvuruda bulunmaktır; reddi hâlinde adli yargıda dava açılır.
Kısmi kamulaştırmada bedel nasıl hesaplanır?
12. maddenin (a) bendi uyarınca hesap, taşınmazın 11. maddeye göre takdir edilen bedelinden kamulaştırılan kısma düşen miktarın bulunmasıyla başlar.
Kalan kısımdaki değer kaybı bedele eklenir mi?
(b) bendi uyarınca kalan kısmın kıymetinde eksilme meydana gelirse, eksilen değer tespit edilerek kamulaştırılan kısmın bedeline eklenir.
Kalan kısmın değeri artarsa bedelden ne kadar düşülür?
(c) bendi uyarınca artış miktarı bedelden çıkarılır; ancak bu indirme kamulaştırma bedelinin yüzde ellisinden fazla olamaz.
Kesilen su ve elektrik tesisatının gideri değer düşüklüğüne dâhil mi?
Hayır. Bu masraf ve bedeller bedele ayrıca ilave olunur ve (b) bendindeki kıymet düşüklüğü miktarının belirlenmesinde göz önünde tutulmaz.
Kalan kısım kullanılamaz hâldeyse ne yapabilirim?
İdari yargıda dava açılmayan hâllerde, kamulaştırma kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde yazılı başvuru üzerine bu kısmın da kamulaştırılması zorunludur.
İdari yargıda dava açarsam artan kısmı da isteyebilir miyim?
Hayır. 12. madde bu talebi, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda dava açılmayan hâllere özgülemiştir.
Paylı taşınmaz fiilen bölünmüşse işlemler kime karşı yürütülür?
Kamulaştırma bu yerin tamamını veya bir kısmını kapsıyorsa işlemler sadece o yeri kullanan paydaş veya paydaşlar hakkında yürütülür ve bedel payları oranında kendilerine ödenir.
Bu maddeden doğan uyuşmazlıklar nerede görülür?
12. maddenin son fıkrası uyarınca bu maddenin uygulanmasından doğacak anlaşmazlıklar adli yargıda çözümlenir.
Yola cephesi giden taşınmazda bedel nasıl hesaplanmalı?
12. maddenin (a) bendi bütünün 11. maddeye göre bulunan değerinden kamulaştırılan kısma düşen payın ayrılmasını emreder; cepheli kısmın ortalama birim değerle hesaplanması bu kurala aykırıdır.
Değer düşüklüğü yüzde olarak verilebilir mi?
12. madde, düşüş ve artış miktarlarının 11. maddede belirtilen esaslara göre bedel takdiri suretiyle tespit olunacağını düzenler.
Değer düşüklüğü ile artan kısmın kamulaştırılması aynı talep mi?
Hayır. Değer düşüklüğü (b) bendine dayanır ve kalan alan malikte kalır; artan kısmın kamulaştırılması ise beşinci fıkraya dayanır ve otuz günlük yazılı başvuru gerektirir.


