Kiraya Verenin Ölümü: Miras Kalan Taşınmazda Kiracı İlişkisi
21 Ağustos 2026

Kiraya Verenin Ölümü: Miras Kalan Taşınmazda Kiracı İlişkisi

Kiraya verilen bir taşınmazın maliki vefat ettiğinde kiracı da mirasçılar da aynı soruyu sorar: sözleşme devam ediyor mu? Cevap nettir, sözleşme sona ermez. Ancak kiranın kime ödeneceğinden tahliye talebine kadar pek çok konuda mirasçıların birlikte hareket etmesi gerekir ve bu, uygulamada kolay olmaz.

Temel Kural: Sözleşme Sona Ermez

Kira sözleşmesi kişiye sıkı sıkıya bağlı sözleşmelerden değildir. Bu nedenle taraflardan birinin ölümü sözleşmeyi kendiliğinden sona erdirmez.

Kiraya veren vefat ettiğinde sözleşmeden doğan bütün hak ve borçlar terekeye dahil olur ve mirasçılara geçer. Kiracı bakımından hiçbir şey değişmez: aynı bedel, aynı süre, aynı koşullar geçerli kalır.

Değişen tek şey karşı tarafın kimliğidir. Artık kiraya veren tek bir kişi değil, elbirliği hâlinde hak sahibi olan bir mirasçılar topluluğudur.

Bu, kâğıt üzerinde basit görünen ancak uygulamada en çok sorun üreten değişikliktir: kiracı kime ödeyecek, tahliye kim isteyecek, tamirat kararını kim verecek?

Mirasçılar Neden Taraf Olur?

Burada teknik ama önemli bir ayrım vardır ve kaynaklarda sıkça karıştırılır.

Türk Borçlar Kanunu, kiralananın el değiştirmesi hâlinde yeni malikin kira sözleşmesinin tarafı olacağını düzenler. Bu hüküm esas olarak satış, bağış gibi cüz’i halefiyet hâlleri için öngörülmüştür; amacı kiracıyı yeni malik karşısında korumaktır.

Miras yoluyla geçişte ise durum farklıdır. Mirasçılar külli halef sıfatıyla miras bırakanın hukuki durumunu bütünüyle devralır; sözleşme zaten terekenin bir parçası olarak onlara geçer. Doktrinde, miras bırakanın külli haleflerinin bu hüküm kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilmektedir.

Pratik sonuç her iki yaklaşımda da aynıdır: sözleşme devam eder. Ancak nitelendirme, tahliye sebepleri bakımından fark yaratabileceğinden gözden kaçırılmamalıdır.

ÖlçütSatış yoluyla el değiştirmeMiras yoluyla geçiş
Halefiyet türüCüz’i halefiyetKülli halefiyet
DayanakKiralananın el değiştirmesi hükmüKülli halefiyet ilkesi
Sözleşmenin akıbetiDevam ederDevam eder
Yeni tarafın sayısıGenellikle tek kişiBütün mirasçılar
Mülkiyet türüTek veya paylıElbirliği hâlinde
Karar almaTek başınaKural olarak oybirliği

Kira ilişkisi ve mirasçı hakları için
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Kira Kime Ödenir?

Kiracının en somut sorusu budur ve yanlış ödeme her iki taraf için de sorun doğurur.

Ölümden sonra doğan kiralar mirasçılara aittir. Kiracı, mirasçılık belgesindeki paylar oranında mirasçılara ödeme yapmakla yükümlüdür.

Bu, teoride doğru ancak pratikte zahmetlidir: altı mirasçı varsa kiracının her ay altı ayrı ödeme yapması beklenemez. Bu nedenle uygulamada mirasçıların ortak bir hesap bildirmesi ve kiracıya yazılı olarak iletmesi beklenir.

Ölümden önce doğmuş ve ödenmemiş kiralar terekeye dahildir. Bu alacakların tahsili de mirasçılar tarafından yürütülür ve tereke aktifinde gösterilir.

Kiracı durumu bilmiyorsa ne olur? Kiracının kiralananın el değiştirdiğinden habersiz olarak yaptığı iyiniyetli ödemesi korunabilir. Bu nedenle mirasçıların ölümü ve yeni ödeme adresini kiracıya yazılı olarak bildirmesi, hem tahsilatı hem ispatı güvence altına alır.

Bir mirasçı tek başına tahsil ederse bu tutar tereke geliridir. Kendisine mal edemez; paylaşmaya kadar mirasçılar arasında payları oranında hesaplaşmaya tabidir.

Tahliye İstenebilir mi?

Mirasçıların en çok merak ettiği konu budur. Cevap koşullara bağlıdır ancak bir nokta kesindir: malikin ölmüş olması tek başına tahliye sebebi değildir.

Tahliye talebi ancak kanunda öngörülen sebeplerin koşulları gerçekleştiğinde gündeme gelir. Mirasçılar kiraya veren konumuna geçtiğinden, kendi gereksinimlerine dayalı talepleri genel hükümler çerçevesinde değerlendirilir.

Burada tartışmalı bir nokta vardır: kiralananı sonradan edinen yeni malike tanınan özel tahliye imkânının mirasçılar bakımından uygulanıp uygulanmayacağı, halefiyetin niteliğine bağlı olarak doktrinde tartışılır. Mirasçılar külli halef olduğundan bu özel yolun onlara açık olmadığı görüşü ileri sürülmektedir.

Bu nedenle güvenli yol, talebi genel tahliye sebepleri üzerinden kurmak ve koşulları belgelemektir. Ayrıca bütün mirasçıların davada yer alması gerekir; terekeyi ilgilendiren bu talepte tek bir mirasçının açtığı dava taraf teşkili yönünden sakat kalabilir.

Tahliye ve kira alacağı talepleri için
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Mirasçılar İçin Kritik Sorun: Oybirliği

Kira ilişkisinin yönetimi, terekedeki en sürekli işlemdir. Her ay bir tahsilat, her yıl bir artış, arada bir tamirat kararı gerekir.

Elbirliği mülkiyeti kuralı gereği mirasçıların birlikte hareket etmesi beklenir. Bu, bazı işlemleri fiilen kilitler.

İşlemGerekenPratik zorluk
Kira tahsiliOrtak hesap bildirimiMirasçıların anlaşması gerekir
Kira artışı bildirimiBirlikte hareketTek imzalı bildirim tartışmalı
Yeni kira sözleşmesiOybirliğiTasarruf işlemi sayılır
Tahliye davasıBütün mirasçılar tarafEksik taraf teşkili engeli
Zorunlu tamiratKoruma işlemi sayılabilirAcil hâllerde tek başına mümkün
Depozitonun iadesiBirlikteSözleşme sona erdiğinde
Kiracıyla sulhOybirliğiBir mirasçı engelleyebilir

Beşinci satır önemli bir istisnadır: terekenin korunmasına yönelik zorunlu ve acil işlemler tek başına yapılabilir. Su basmış bir dairenin onarımı bu kapsamdadır; yapılan harcama paylaşmada hesaplaşmaya konu olur ve belgelenmelidir.

Anlaşma sağlanamıyorsa çözüm bellidir: sulh hukuk mahkemesinden tereke temsilcisi atanması istenebilir. Temsilci kira ilişkisini tek elden yönetir ve süreç her adımda oybirliğine bağlı olmaktan çıkar.

Kiracı Tarafı İçin Yol Haritası

Ev sahibinin vefatı kiracıyı da belirsizliğe sürükler. Yanlış adım, kira borcunu ödememiş sayılma riski doğurur.

DurumKiracının yapması gerekenRisk
Ölümü duydunuz, mirasçı bilinmiyorÖdemeyi durdurmayın, tevdi yolunu araştırınTemerrüde düşme
Mirasçılar bildirim yaptıBildirilen hesaba ödeyinYanlış kişiye ödeme
Birden fazla mirasçı ayrı ayrı istiyorYazılı ortak talimat isteyinMükerrer ödeme
Eski hesaba ödemeye devam ettinizDurumu bilmiyorduysanız iyiniyet korurBilerek ödeme korunmaz
Tahliye ihtarı geldiBütün mirasçılarca yapıldığını kontrol edinEksik taraf itirazı
Sözleşme yenileme isteniyorBütün mirasçıların imzasını arayınGeçersiz sözleşme

İlk satır en kritik olanıdır: ev sahibinin ölümü kira borcunu ortadan kaldırmaz. Kime ödeneceği belirsizse ödemeyi tamamen durdurmak temerrüt riski doğurur; bu hâlde borcun tevdi yoluyla ifası değerlendirilmelidir.

Dördüncü satırdaki koruma sınırlıdır: kiracı ölümden ve mirasçılardan haberdar olduktan sonra eski hesaba ödemeye devam ederse iyiniyetten söz edilemez.

Depozito, Artış ve Sözleşme Şartları

Sözleşmenin devam etmesi, bütün şartların aynen sürmesi demektir. Mirasçılar sözleşmeyi tek taraflı değiştiremez.

Kira artışı. Sözleşmede ve kanunda öngörülen sınırlar aynen geçerlidir. Mirasçıların malik değişikliğine dayanarak farklı bir artış talep etme hakkı yoktur.

Depozito. Kiraya veren tarafında yer alan bir güvence olduğundan mirasçılara geçer. Sözleşme sona erdiğinde iade yükümlülüğü de onlara aittir. Depozitonun nerede tutulduğu belirsizse, bu tutar tereke pasifinde gösterilmelidir.

Sözleşme süresi. Ölüm süreyi etkilemez; belirli süreli sözleşme kalan süresince, belirsiz süreli sözleşme kendi kurallarına göre devam eder.

Kiracı aleyhine değişiklik. Kanun, kira sözleşmelerinde kiracı aleyhine değişiklik yapılmasını sınırlar. Mirasçıların yeni koşullar dayatması bu sınıra takılır.

Tapuya şerh. Kira sözleşmesi tapuya şerh edilmişse, kiracının hakkı sonraki maliklere karşı da güçlü biçimde korunur. Bu, terekedeki taşınmazın satışı gündeme geldiğinde önem kazanır.

Mirasçılar İçin Kontrol Listesi

Kiraya verilen taşınmaz bulunan terekede ilk aylarda yapılacaklar şunlardır.

Uzun bir rehberdi; en kritik noktaları bir arada bırakalım.

  • Kira sözleşmesinin aslını bulun; şartları ve süreyi tespit edin.
  • Ödenmemiş kira alacağı var mı kontrol edin; tereke aktifine yazın.
  • Depozitonun tutarını ve nerede olduğunu belirleyin.
  • Kiracıya ölümü ve yeni ödeme adresini yazılı olarak bildirin.
  • Mirasçılar adına ortak bir hesap açtırıp kiracıya iletin.
  • Tahsil edilen kiraları kayıt altına alın; tereke geliridir.
  • Kira gelirinin beyan yükümlülüğünü ayrıca değerlendirin.
  • Anlaşma sağlanamıyorsa tereke temsilcisi atanmasını isteyin.

Dördüncü ve beşinci kalemler birlikte yapıldığında sürecin en büyük kısmı çözülür: kiracının kime ödeyeceği netleşir, mirasçılar arasında tahsilat tartışması doğmaz.

Taşınmaz Satılırsa veya Paylaşılırsa Kiracı Ne Olur?

Mirasçılar taşınmazı elde tutmak zorunda değildir. Paylaşma veya satış gündeme geldiğinde kiracının durumu yeniden sorgulanır.

SenaryoKira sözleşmesiKiracının durumu
Taşınmaz bir mirasçıya özgülenirDevam ederYeni kiraya veren o mirasçıdır
Üçüncü kişiye satılırDevam ederAlıcı sözleşmenin tarafı olur
Ortaklığın giderilmesiyle satılırKural olarak devam ederİcra yoluyla satışta özel hükümler gündeme gelebilir
Kat karşılığı inşaata verilirSözleşme süresi gözetilirTahliye ayrı bir sürece bağlıdır
Sözleşme tapuya şerhliGüçlü korumaSonraki maliklere karşı ileri sürülebilir

İkinci satır temel kuraldır: taşınmazın satılması kira sözleşmesini bozmaz. Alıcı, kiralananın mülkiyetini kazanmasıyla birlikte sözleşmenin tarafı olur ve mevcut koşullara uymak zorundadır.

Üçüncü satır dikkat gerektirir: ortaklığın giderilmesi davası sonunda yapılan cebrî satışlarda, icra hukukundaki özel hükümlerin uygulanma ihtimali bulunduğundan kiracının durumu ayrıca değerlendirilmelidir.

Dördüncü satır mirasçılar bakımından planlama gerektirir: kat karşılığı inşaat düşünülüyorsa, kiracının tahliyesinin hangi hukuki sebebe dayanacağı ve ne zaman gerçekleşeceği sözleşme öncesinde netleştirilmelidir. Aksi hâlde müteahhide verilen teslim taahhüdü yerine getirilemez.

Beşinci satır ise kiracı lehine en güçlü korumadır ve terekedeki taşınmazın değerini de etkiler; satış düşünülüyorsa şerhin varlığı baştan kontrol edilmelidir.

Kira Kime Ödenir? Elbirliği Sorunu

KonuKuralDayanak
Kira geliriTerekeye ait; paylar oranındaTMK m.640
TahsilatKural olarak birlikteTMK m.640/2
Tek mirasçıya ödemeKiracı için risk—
Anlaşma yoksaTereke temsilcisiTMK m.640/3
Tahsil eden mirasçıBilgi vermek zorundaTMK m.646/3
Ortak hesapPratik çözüm—

Üçüncü satır kiracı için gerçek bir risktir: mirasçılardan yalnızca birine yapılan ödeme, diğer mirasçılara karşı borçtan kurtarmayabilir ve kiracı ikinci kez talep ile karşılaşabilir.

Bu nedenle kiracının en güvenli yolu, tüm mirasçıların yazılı olarak bildirdiği ortak hesaba ödeme yapmak veya tereke temsilcisi atanmışsa ona ödemektir.

Dördüncü satır tıkanıklığı çözer: TMK m.640/3 uyarınca mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi temsilci atayabilir; diğerlerinin rızası aranmaz.

Beşinci satır ise mirasçılar arası hesaplaşmayı belirler: tahsil eden mirasçı TMK m.646/3 uyarınca paylaşma sırasında eksiksiz bilgi vermekle yükümlüdür.

Ödenmemiş Kira ve Depozitonun Akıbeti

KalemNiteliğiNerede gösterilir
Ölüm öncesi birikmiş kiraTereke alacağıVeraset beyanında
Ölüm sonrası kiraMirasçıların geliriPayları oranında
Depozito (alınmış)Terekeye girerİade yükümlülüğü de geçer
KefaletDevam eder—
Kira artışıSözleşme ve mevzuata göre—

Üçüncü satır iki yönlü sonuç doğurur: muris depozito almışsa bu tutar terekeye girer, ancak iade yükümlülüğü de mirasçılara geçer.

Bu nedenle kiracı çıkarken depozito iadesi bir tereke borcu olarak değerlendirilir ve paylaşmada hesaba katılmalıdır.

İlk iki satır arasındaki ayrım vergi beyanı bakımından önemlidir: ölüm öncesine ait birikmiş kira alacağı terekeye girer ve veraset beyanında gösterilir.

Dördüncü satır ise mirasçılar için güvencedir: kefalet, kiraya verenin ölümüyle sona ermez ve sözleşme süresince devam eder.

Malikin Ölümü Tahliye Sebebi midir?

GerekçeDeğerlendirme
“Malik öldü”Tek başına sebep değil
Sözleşme süresinin dolmasıGenel hükümlere göre
Kira ödenmemesiTemerrüt hükümleri
İhtiyaç sebebiŞartları ayrıca aranır
Yeniden inşa ve imarŞartları ayrıca aranır
Taşınmazın satılmasıYeni malik için ayrı imkân

Birinci satır en sık yanlış bilinen noktadır: malikin ölümü kira sözleşmesini sona erdirmez ve tek başına tahliye sebebi oluşturmaz.

Sözleşme devam eder; mirasçılar kiraya veren sıfatıyla taraf hâline gelir ve sözleşmenin tüm şartları aynen uygulanır.

Dördüncü satır mirasçılar için işleyebilir: ihtiyaç sebebiyle tahliye talebi, şartları taşıyorsa mirasçılar tarafından ileri sürülebilir.

Ancak tahliye davası tasarruf niteliğinde olduğundan birlikte hareket gerekir; bir mirasçı katılmazsa dava usulden sakatlanabilir. Çözüm yine TMK m.640/3 uyarınca tereke temsilcisi atanmasıdır.

Taşınmaz Satılırsa veya Özgülenirse

DurumKiracı bakımından
Taşınmaz bir mirasçıya özgülendiSözleşme devam eder
Üçüncü kişiye satıldıYeni malik taraf olur
Ortaklığın giderilmesi ile satışAlıcı taraf olur
Yeni malikin ihtiyacıŞartları varsa tahliye istenebilir
Kira sözleşmesi tapuya şerhliKonum güçlenir

İkinci ve üçüncü satırlar aynı sonuca varır: taşınmazın el değiştirmesi kira sözleşmesini kendiliğinden sona erdirmez; yeni malik kiraya veren sıfatını kazanır.

Dördüncü satır kiracı için risktir: yeni malik, kanunda öngörülen şart ve süreler içinde ihtiyaç sebebiyle tahliye talebinde bulunabilir.

Beşinci satır ise kiracı için en güçlü korumadır: kira sözleşmesi tapu kütüğüne şerh edilmişse sonraki maliklere karşı ileri sürülebilir.

Mirasçılar bakımından ise şerh bir yüktür ve taşınmazın satış değerini etkileyebilir; paylaşmada bu husus dikkate alınmalıdır.

Kiracının Ödeme Güvenliği İçin Altı Adım

#AdımNeden
1Mirasçılık belgesini isteyinKimler taraf oldu
2Tüm mirasçılardan yazılı talimat alınÇifte ödeme riski
3Ortak hesaba ödeyinBorçtan kurtulma
4Temsilci varsa ona ödeyinTMK m.640/3
5Ödemeleri banka üzerinden yapınİspat
6Belirsizlik sürerse tevdi mahallineTemerrüde düşmeyin

Altıncı satır kiracı için en güvenli çıkış yoludur: mirasçılar arasında anlaşmazlık nedeniyle kimin tahsile yetkili olduğu belirlenemiyorsa, ödeme tevdi mahalline yapılarak temerrüde düşülmesi önlenir.

İkinci ve üçüncü satırlar en yaygın riski karşılar: tek mirasçıya yapılan ödeme diğerlerine karşı borçtan kurtarmayabilir ve kiracı ikinci kez talep ile karşılaşabilir.

Beşinci satır ise ispat sorununu ortadan kaldırır: elden yapılan ödemeler sonradan tartışma konusu olur.

Birinci satır ise tüm sürecin temelidir: mirasçılık belgesi görülmeden yapılan ödemeler, gerçekte mirasçı olmayan kişiye yapılmış olabilir.

Mirasçılar Neden Kiraya Veren Sıfatını Kazanır?

KonuKuralDayanak
Külli halefiyetHak ve borçlar bir bütün olarak geçerTMK m.599
Sözleşme tarafıMirasçılar—
Kiraya verenin borçlarıMirasçılara geçerTMK m.641
Onarım yükümlülüğüDevam eder—
Zorunlu onarımTek mirasçı yapabilir; korumaTMK m.640/4
Kapsamlı yenilemeBirlikte kararTMK m.640/2

Üçüncü satır sıkça atlanır: mirasçılar yalnızca kira gelirini değil, kiraya verenin yükümlülüklerini de devralır. Kiralananın ayıplarından sorumluluk devam eder.

Beşinci ve altıncı satırlar arasındaki ayrım belirleyicidir: çatı akıtması veya tesisat arızası gibi zorunlu onarım koruma niteliğindedir ve tek mirasçı tarafından yapılabilir.

Kapsamlı yenileme ise tasarruf niteliğindedir ve TMK m.640/2 uyarınca oybirliği gerektirir.

Dördüncü satır ise gelir kaybını önler: onarım geciktiğinde kiracı kira indirimi talep edebilir ve terekenin geliri düşer.

Kira Sözleşmesi Neden Sona Ermez?

KonuKuralDayanak
Külli halefiyetHak ve borçlar bir bütün olarak geçerTMK m.599
Kira sözleşmesiKişiye bağlı edim içermez—
Kiraya verenin ölümüFesih sebebi değil—
Vekâlet ile karşılaştırmaVekâlet sona ererTBK m.513
Sözleşme şartlarıSüre, bedel, artış aynen devam—

İkinci satır ayrımın kaynağıdır: kira sözleşmesinde kiraya verenin edimi taşınmazın kullanıma bırakılmasıdır ve bu edim kişiye bağlı değildir.

Dördüncü satır karşılaştırma sağlar: TBK m.513 uyarınca vekâlet ölümle sona ererken, kira sözleşmesi devam eder. Fark, edimin niteliğinden kaynaklanır.

Beşinci satır ise kiracının en önemli güvencesidir: malikin ölümü sözleşme şartlarını değiştirmez; kira bedeli, artış oranı ve süre aynen uygulanır.

Mirasçılar bu şartları tek taraflı değiştiremez; yeni bir sözleşme yapılması ancak tarafların anlaşmasıyla mümkündür.

Külli Halefiyet ile ‘Sonradan Edinen’ Ayrımı

Kiraya verenin ölümü hâlinde sözleşmenin devam etmesinin sebebi, Türk Borçlar Kanunu’ndaki el değiştirme hükmü değil, miras hukukundaki külli halefiyettir. Bu ayrım, mirasçıların hangi fesih yollarına başvurabileceğini de belirler.

İki farklı geçiş biçimi
ÖlçütKiralananın el değiştirmesiKiraya verenin ölümü
Hukuki sebepSatış, bağış gibi bir kazandırma işlemiMirasın açılması
KuralYeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur (TBK m.310)Mirasçılar mirasbırakanın sözleşmedeki yerine geçer
SıfatCüzi halef — sonradan edinen üçüncü kişiKülli halef
Özel fesih imkânıGereksinim hâlinde TBK m.351 çerçevesinde sona erdirmeMirasçının konumu edinenle aynı değildir; talep TBK m.350 çerçevesinde değerlendirilir
Sözleşme şartlarıMevcut şartlarla devam ederMevcut şartlarla devam eder

Buradaki fark uygulamada sıkça gözden kaçar. Mirasçı, taşınmazı satın alan bir üçüncü kişi gibi değil, mirasbırakanın sözleşmedeki konumunda bulunan kişi olarak hareket eder. Bu nedenle gereksinim iddiasına dayalı taleplerde, hangi hükmün uygulanacağı dosyanın somut şartlarına göre değerlendirilir ve dava dilekçesinde açıkça gerekçelendirilmelidir.

Elbirliği mülkiyeti fesih iradesini de bağlar. Paylaşma yapılmadıkça mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahiptir; kira sözleşmesinin feshi, ihtarname gönderilmesi ve tahliye davası açılması kural olarak tüm mirasçıların birlikte hareket etmesini gerektirir. Bir mirasçının tek başına gönderdiği ihtarname geçersiz sayılabilir. Çözüm, ya tüm mirasçıların katılımı ya da miras ortaklığına temsilci atanmasıdır.

Kira Alacağının Ölüm Tarihine Göre Ayrılması

Kira ilişkisi kesintisiz devam etse de, alacak kalemleri ölüm tarihine göre ikiye ayrılır ve bu ayrım hem talep sahibini hem de sorumluluğu değiştirir.

Ölüm tarihine göre kira alacağı
DönemNiteliğiKim talep eder
Ölümden önce muaccel olmuş kiraTerekeye dâhil alacakMirasçılar elbirliğiyle
Ölümden sonra doğan kiraMirasçıların taşınmazdan elde ettiği semereMirasçılar, paylaşmaya kadar elbirliğiyle
DepozitoSözleşmeden doğan ilişki devam ederSözleşme sona erdiğinde hesaplaşmaya konu olur
Ödenmemiş kira için takipGenel hükümlerElbirliği nedeniyle birlikte hareket kuralı
Paylaşmadan sonraTaşınmaz kime düştüyse kira ona ait olurMalik sıfatını kazanan mirasçı

Kiracı bakımından bu tablonun sonucu tektir: ödeme yapılacak kişi, ölüm tarihinden sonra artık mirasbırakan değil miras ortaklığıdır. Mirasçıların hangi hesaba ödeme yapılacağını yazılı olarak bildirmemesi hâlinde kiracının başvuracağı yol, ödemeyi tevdi ederek temerrüde düşmekten kaçınmaktır.

Ortak giderler için miras kalan dairede aidat ve ortak gider rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Ev sahibi ölünce kira sözleşmesi biter mi?

Bitmez. Kira sözleşmesi kişiye sıkı sıkıya bağlı sözleşmelerden değildir; sözleşmeden doğan hak ve borçlar mirasçılara geçer ve ilişki aynı koşullarla devam eder.

Mirasçılar neden taraf oluyor?

Mirasçılar külli halef sıfatıyla miras bırakanın hukuki durumunu bütünüyle devralır. Kira sözleşmesi de terekeye dahil olduğundan kiraya veren sıfatı mirasçılara geçer.

Kira kime ödenir?

Ölümden sonra doğan kira bedelleri mirasçılara ödenir. Uygulamada karışıklığı önlemek için mirasçıların ortak bir hesap bildirmesi beklenir.

Ölümden önceki ödenmemiş kiralar ne olur?

Ölüm tarihinden önce doğmuş ve ödenmemiş kira alacakları terekeye dahildir; bu alacakların tahsili de mirasçılar tarafından yürütülür.

Kiracı ölümü bilmiyorsa ödeme geçerli mi?

Kiracının durumdan haberdar olmaması hâlinde iyiniyetli ödemesi korunabilir. Bu nedenle mirasçıların kiracıya yazılı bildirim yapması önem taşır.

Bir mirasçı tek başına kirayı tahsil edebilir mi?

Tahsil etse dahi bu tutar tereke geliridir ve mirasçılar arasında payları oranında hesaplaşmaya tabidir; kendisine mal edemez.

Mirasçılar tahliye isteyebilir mi?

Kanunda öngörülen tahliye sebeplerinin koşulları varsa talep edilebilir. Ancak malikin ölmüş olması tek başına bir tahliye sebebi değildir.

Tahliye davasını bir mirasçı açabilir mi?

Terekeyi ilgilendiren bu talepte kural olarak bütün mirasçıların birlikte hareket etmesi aranır. Anlaşma sağlanamıyorsa tereke temsilcisi atanması istenebilir.

Depozito kimde kalır?

Depozito sözleşmeden doğan bir güvencedir ve kiraya veren tarafında yer aldığından mirasçılara geçer. Sözleşme sona erdiğinde iade yükümlülüğü de mirasçılara aittir.

Mirasçılar anlaşamıyor, kira yönetilemiyor. Ne yapmalıyım?

Sulh hukuk mahkemesinden tereke temsilcisi atanmasını isteyebilirsiniz. Temsilci kira ilişkisini tek elden yönetir ve süreç her adımda oybirliğine bağlı olmaktan çıkar.

Kiracıyım, kime ödeyeceğimi bilmiyorum. Ödemeyi durdurabilir miyim?

Durdurmayın; ev sahibinin ölümü kira borcunu ortadan kaldırmaz ve ödememe temerrüt riski doğurur. Kime ödeneceği belirsizse borcun tevdi yoluyla ifası değerlendirilmelidir.

Mirasçılar kirayı artırabilir mi?

Sözleşmede ve kanunda öngörülen sınırlar aynen geçerlidir. Malik değişikliğine dayanarak farklı bir artış talep edilemez.

Taşınmazı satarsak kiracı çıkmak zorunda mı?

Değildir. Satış kira sözleşmesini bozmaz; alıcı mülkiyeti kazanmasıyla sözleşmenin tarafı olur ve mevcut koşullara uymak zorundadır.

Kat karşılığı inşaat düşünüyoruz, kiracı sorun olur mu?

Tahliyenin hangi hukuki sebebe dayanacağı ve ne zaman gerçekleşeceği sözleşme öncesinde netleştirilmelidir; aksi hâlde müteahhide verilen teslim taahhüdü yerine getirilemez.

Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanız için hukuki değerlendirme gereklidir.

Post by Av. Fatma Öztürk