Önalım (Şuf’a) Hakkı Nedir? TMK m.732-733-734 — Paydaş Önalım Hakkı ve 3 Aylık Dava Süresi
10 Temmuz 2026

Önalım (Şuf’a) Hakkı Nedir? TMK m.732-733-734 — Paydaş Önalım Hakkı ve 3 Aylık Dava Süresi

Önalım (şuf’a) hakkı, paylı mülkiyete konu bir taşınmazda paydaşlardan birinin payını üçüncü kişiye satması durumunda, diğer paydaşlara aynı koşullarla o payı öncelikle satın alma imkânı tanıyan bir kanuni haktır. Türk Medeni Kanunu m.732-733-734 hükümleri yasal önalım hakkını düzenler ve paydaşlar arasında kalabilmenin en temel araçlarından birini oluşturur. Bu yazıda TMK m.732 kapsamında hak sahipliği, TMK m.733 uyarınca noter aracılığıyla bildirim ve hak düşürücü süreler, TMK m.734 çerçevesinde dava usulü, sözleşmesel önalımdan farkları ve uygulamada sıkça karşılaşılan muvazaa itirazları ele alınacaktır.

Yasal Önalım (Şuf’a) Hakkı Nedir? TMK m.732 ve Paydaşlık

TMK m.732 açık hükmüyle “paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü bir kişiye satması hâlinde, diğer paydaşlar önalım haklarını kullanabilirler” demektedir. Bu hükümden birkaç sonuç birlikte çıkar: (i) hak yalnızca paylı (müşterek) mülkiyette söz konusudur; elbirliği (iştirak halinde) mülkiyette önalım hakkı yoktur; (ii) hak, ancak paydaş dışı üçüncü kişiye yapılan satışlarda doğar; paydaşlar arasındaki devirlerde önalım kullanılamaz; (iii) hakkın konusu yalnızca taşınmaz payı olup, taşınır mallarda yasal önalım hakkı öngörülmemiştir; (iv) hak, paydaş sıfatı devam ettiği sürece varlığını korur ve paydaşın şahsında doğar. Uygulamada tapu sicilinde birden fazla malik olarak görünmesi paylı mülkiyet karinesi doğurur ve bu paydaşların her biri diğerlerinin satışına karşı önalım hakkını kullanabilir.

Önalım hakkının amacı sadece yeni maliki paydaşlar arasından çıkarmak değildir; aynı zamanda paydaşlar arasında istenmeyen kişilerin girmesini engelleyerek paylı mülkiyet ilişkisini korumak ve olası uyuşmazlıkları asgariye indirmektir. Bu nedenle bir paydaşın payını taşınmaz üzerindeki oranı ne olursa olsun (küçük bir hisse dahi) üçüncü kişiye satması, diğer paydaşlara önalım hakkı doğurur.

Kullanılma Şartları — TMK m.733 ve Satışın Noter İhtarıyla Bildirimi

TMK m.733, önalım hakkının kullanılmasına ilişkin şartları düzenler. Bu maddenin en önemli hükümlerinden biri, “yapılan satış, alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilir” cümlesidir. Buradaki bildirim, sıradan bir haberdar olma değildir; hak düşürücü süreleri harekete geçiren resmi bir işlemdir. Yerleşik Yargıtay 14. Hukuk Dairesi içtihatlarına göre bildirimin geçerli olabilmesi için: (i) noter aracılığıyla yapılması, (ii) satışın taraflarını, satış bedelini, tapu bilgilerini ve satışa esas koşulları içermesi ve (iii) diğer paydaşlara bizzat tebliğ edilmesi gerekir. Alıcı veya satıcı yapmadığı sürece — mesela komşudan duyma, mahalle konuşması, tapudan sözlü öğrenme veya sosyal medyadan haberdar olma — süre başlamaz.

Aynı madde ayrıca önalım hakkının kullanılamayacağı hâlleri de düzenler: paydaşlar arasındaki satışlar, cebri artırma (icra ihalesi) yoluyla yapılan satışlar ve kamu tüzel kişilerine yapılan bazı kamulaştırma amaçlı devirler önalım kapsamı dışındadır. Önalım hakkından feragat ise iki farklı biçimde olabilir: genel feragat resmi şekle tabidir ve tapu kütüğüne şerh verilmesi gerekir; belirli bir satışa yönelik feragat ise adi yazılı şekilde ve satıştan önce ya da sonra yapılabilir.

Süreler — Üç Ay Hak Düşürücü ve İki Yıl Azami Süre

TMK m.733/f.3 uyarınca önalım hakkı, satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her hâlde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer. Bu iki süre de hak düşürücü niteliktedir ve mahkemece re’sen gözetilir; bunlar zamanaşımı olmadığından kesilme, durma veya def’i gerektirmezler.

  • Üç aylık süre: Satışın alıcı veya satıcı tarafından noter aracılığıyla diğer paydaşa bildirildiği andan başlar. Noter ihtarı yoksa — paydaş satışı ne şekilde öğrenirse öğrensin — üç aylık süre işlemeye başlamaz.
  • İki yıllık süre: Noter ihtarının hiç yapılmadığı hâllerde dahi paydaşın bu haktan sonsuza kadar yararlanamaması için konulmuş azami süredir. Satış tarihinden itibaren iki yıl geçmişse önalım hakkı düşer; başka bir öğrenme olsa bile dava açılamaz.

Yerleşik Yargıtay 14. HD içtihadına göre süre başlangıcı bakımından tebligata denk düşecek biçimsel unsurlar aranır; sözlü öğrenme, tapu sicilinden bakma veya davetsiz haberdar olma tek başına üç aylık süreyi başlatmaz. Ancak iki yıllık azami süre, öğrenip öğrenmemekten bağımsız çalışır ve bir tür kesin engeldir.

Önalım Davası — TMK m.734 Kapsamında Dava Usulü

TMK m.734 hükmü uyarınca önalım hakkı, alıcıya karşı dava açılarak kullanılır. Bu düzenlemenin sonuçları şu şekildedir:

  • Davalı sıfatı: Dava, payı satın alan üçüncü kişi (yeni malik) aleyhine açılır. Satıcı paydaşa husumet yöneltilmez; ancak duruma göre ihbar veya birlikte davalı gösterilmesi mümkündür.
  • Görevli ve yetkili mahkeme: Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir (kesin yetki).
  • Bedelin depo edilmesi: Hâkim, davacıya satış bedelini ve alıcının ödediği tapu masraflarını (harç, damga vergisi vb.) belirli bir süre içinde mahkeme veznesine yatırması için süre verir. Depo edilmezse dava reddedilir. Bu, önalım hakkının “aynı koşullarla satın alma” niteliğinin doğal sonucudur.
  • Talep sonucu: Dava kabul edilirse, tapudaki devir alıcı adından iptal edilerek davacı paydaş adına tescil edilir. Yani sonuç, tapu iptal ve tescili biçiminde tecelli eder.

Bu bağlamda tapu iptal ve tescil taleplerinin genel çerçevesi için tapu iptal ve tescil davası — yolsuz tescil TMK m.1024-1025 yazımız da incelenebilir.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

Sözleşmesel Önalım Hakkı — TBK m.240 vd. ve Yasal Önalımdan Farkları

Yasal önalım hakkının yanı sıra taraflar sözleşmeyle de önalım hakkı kurabilir. Sözleşmesel önalım hakkı TBK m.237 ve devamı (alım, önalım ve geri alım sözleşmelerine ilişkin genel hükümler) ile birlikte TBK m.240 vd. hükümlerinde düzenlenmiştir. Yasal ve sözleşmesel önalım arasındaki başlıca farklar şunlardır:

  • Doğuş kaynağı: Yasal önalım doğrudan kanundan doğar (paydaşlık sıfatı yeterlidir); sözleşmesel önalım tarafların yaptığı sözleşmeden kaynaklanır.
  • Konu: Yasal önalım yalnızca paylı mülkiyetteki taşınmazlarda söz konusudur; sözleşmesel önalım her tür taşınmaz için, hatta bazı hâllerde taşınırlar için bile kurulabilir.
  • Süreler: Yasal önalımda bildirimden 3 ay, satıştan 2 yıl azami süre uygulanır; sözleşmesel önalımda genel kural sözleşmede belirlenen süre olup, aksi belirlenmemişse TBK’nın öngördüğü süreler devreye girer. Yine de üst sınırlar bakımından yasal düzenlemelere tabidir.
  • Şekil ve şerh: Taşınmazlarda sözleşmesel önalım hakkının resmi şekilde yapılması ve etkinliği için tapu kütüğüne şerh edilmesi büyük önem taşır; şerh edilmiş sözleşmesel önalım eşyaya bağlı (aynî etki gösteren) nitelik kazanır ve sonraki maliklere karşı da ileri sürülebilir.

Uygulamada özellikle apartman veya site ölçekli projelerde ortaklar arası hisse devirlerini denetlemek amacıyla sözleşmesel önalım hakkı kurulup tapuya şerh edildiğine sık rastlanır. Bu tür projelerde kat karşılığı inşaat sözleşmesi feshi — TBK m.470 uyarınca yaşanan uyuşmazlıklarda da önalım şerhinin varlığı önem kazanabilir.

Uygulamada Karşılaşılan Durumlar — Bağış Maskesi, Muvazaa ve Fiili Taksim

Önalım hakkının uygulamasında sıkça karşılaşılan sorunlar aşağıda özetlenmiştir:

  • Bağış görünümü altında satış (muvazaa): Payı satan paydaş, önalım hakkını bertaraf etmek için işlemi tapuda “bağış” olarak göstermeye çalışabilir. Böyle bir durumda bağış işleminin gerçekte satış olduğunu, dolayısıyla önalım hakkının doğduğunu ispat etmek gerekir. Yerleşik Yargıtay 14. HD içtihadına göre üçüncü kişiye gerçek bir bedelle yapılmış bağış görünümlü işlemde muvazaa iddiası ileri sürülebilir ve her türlü delille ispatlanabilir.
  • Bedelde muvazaa: Alıcı ve satıcı, gerçek satış bedelinden farklı (genellikle daha yüksek) bir bedeli tapuda göstererek önalım hakkının maliyetini artırmaya çalışabilir. Bu durumda önalım davacısı, bedelin gerçekte daha düşük olduğunu ispat etmekle yükümlüdür. Yargıtay 14. HD içtihadına göre yalnızca yüksek bedel gösterimi tek başına muvazaayı ispatlamaz; iddianın somut delillerle desteklenmesi gerekir.
  • Fiili taksim (fiili paylaşım): Paydaşlar taşınmazı fiilen aralarında bölmüş ve her biri belirli bir bölümü uzun süredir müstakilen kullanıyorsa, önalım hakkının kullanılması dürüstlük kuralına aykırı sayılabilir. Yargıtay 14. HD, fiilî taksimin varlığı ispatlandığında önalım davasının reddedilebileceğini kabul etmektedir.
  • Miras yoluyla intikal: Miras yoluyla intikal eden paylar önalım konusu değildir; zira miras hukuk işlemi bir satış değildir. Ancak mirasçılar arasında yapılan pay devri satış niteliğinde ise, paydaş dışı üçüncü kişiye satış varsa önalım hakkı doğar.
  • Ecrimisil ve önalım: Paydaşlardan biri diğerinin payını fiilen işgal ederse ecrimisil sorunu ayrıca gündeme gelebilir; ecrimisil talepleri için ecrimisil davası — haksız işgal tazminatı 2026 yazımıza bakılabilir.

Gayrimenkul hukukuna dair diğer konular ve genel çerçeve için gayrimenkul hukuku ana sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Önalım (şuf’a) hakkı kimlere aittir?

TMK m.732 uyarınca yasal önalım hakkı yalnızca paylı mülkiyetteki taşınmazın paydaşlarına aittir. Elbirliği (iştirak halinde) mülkiyette önalım hakkı yoktur; komşu, kiracı veya başka üçüncü kişilerin de bu hakkı bulunmaz.

Önalım hakkı için satışın öğrenilmesi yeterli midir?

Hayır. TMK m.733 uyarınca üç aylık hak düşürücü süre, satışın alıcı veya satıcı tarafından noter aracılığıyla paydaşa bildirildiği andan itibaren işlemeye başlar. Sözlü öğrenme, komşudan duyma veya tapu sicilinden bakma tek başına süreyi başlatmaz.

Noter ihtarı yapılmamışsa önalım davası açılamaz mı?

Bilakis; noter ihtarı yapılmamışsa satış tarihinden itibaren iki yıllık azami süre içinde her zaman önalım davası açılabilir. Ancak bu iki yıllık süre geçtikten sonra artık dava açılamaz; bu süre re’sen gözetilen hak düşürücü süredir.

Önalım davasında görevli mahkeme hangisidir?

TMK m.734 uyarınca önalım davası alıcıya karşı asliye hukuk mahkemesinde açılır. Yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Hâkim, davacıdan satış bedelini ve tapu masraflarını mahkeme veznesine depo etmesini isteyecektir.

Satış bedeli tapuda yüksek gösterilirse ne yapılabilir?

Bedelde muvazaa iddiası ileri sürülebilir. Yargıtay 14. HD yerleşik içtihadına göre önalım davacısı gerçek bedelin daha düşük olduğunu her türlü delille ispatlayabilir; ancak yalnızca yüksek bedel gösterimi tek başına muvazaayı ispatlamaya yetmez ve somut delillere ihtiyaç vardır.

Fiili taksim varsa önalım hakkı kullanılabilir mi?

Paydaşlar taşınmazı fiilen aralarında bölmüş ve her biri belirli bölümü uzun süredir müstakilen kullanıyorsa, önalım hakkının kullanılması dürüstlük kuralına aykırı sayılabilir. Yargıtay 14. HD, fiili taksimin varlığı ispatlandığında önalım davasının reddedilebileceğini kabul etmektedir.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

{ “@context”: “https://schema.org”, “@type”: “FAQPage”, “mainEntity”: [ { “@type”: “Question”, “name”: “Önalım (şuf’a) hakkı kimlere aittir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “TMK m.732 uyarınca yasal önalım hakkı yalnızca paylı mülkiyetteki taşınmazın paydaşlarına aittir. Elbirliği mülkiyette önalım hakkı yoktur; komşu, kiracı veya üçüncü kişilerin bu hakkı bulunmaz.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Önalım hakkı için satışın öğrenilmesi yeterli midir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Hayır. TMK m.733 uyarınca üç aylık hak düşürücü süre, satışın alıcı veya satıcı tarafından noter aracılığıyla paydaşa bildirildiği andan işlemeye başlar. Sözlü öğrenme veya tapu sicilinden bakma tek başına süreyi başlatmaz.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Noter ihtarı yapılmamışsa önalım davası açılamaz mı?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Noter ihtarı yapılmamışsa satış tarihinden itibaren iki yıllık azami süre içinde önalım davası açılabilir. İki yıllık süre geçtikten sonra artık dava açılamaz; bu re’sen gözetilen hak düşürücü süredir.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Önalım davasında görevli mahkeme hangisidir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “TMK m.734 uyarınca önalım davası alıcıya karşı asliye hukuk mahkemesinde açılır. Yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Hâkim davacıdan satış bedeli ve tapu masraflarının mahkeme veznesine depo edilmesini ister.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Satış bedeli tapuda yüksek gösterilirse ne yapılabilir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Bedelde muvazaa iddiası ileri sürülebilir. Yargıtay 14. HD içtihadına göre gerçek bedelin daha düşük olduğu her türlü delille ispatlanabilir; ancak yalnızca yüksek bedel gösterimi tek başına muvazaayı ispatlamaya yetmez.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Fiili taksim varsa önalım hakkı kullanılabilir mi?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Paydaşlar taşınmazı fiilen aralarında bölmüş ve her biri belirli bölümü uzun süredir müstakilen kullanıyorsa, önalım hakkı kullanımı dürüstlük kuralına aykırı sayılabilir. Yargıtay 14. HD fiili taksimin ispatı hâlinde davanın reddedilebileceğini kabul etmektedir.” } } ] }
Post by Av. Fatma Öztürk