Her terekenin mutlaka bir sahibi olmalıdır. Miras bırakanın hiçbir yakını ve geçerli bir tasarrufu yoksa, malvarlığının akıbetini kanun belirler. Bu rehber, mirasçısız kalan terekede izlenen ilan ve araştırma sürecini, Devletin mirasçılığının hangi koşullarda gündeme geldiğini ve sonradan ortaya çıkan mirasçının haklarını açıklıyor.
Mirasın Devlete geçmesi riskiyle mi karşı karşıyasınız?
Mirasçılık tespiti, ilan süreci ve istihkak davasında Hukukçular Evi yanınızda.
Kanun ne diyor?
Türk Medeni Kanunu m. 501’e göre, mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası Devlete geçer. Yani kanunda sayılan zümrelerden (altsoy, ana-baba ve onların altsoyu, büyük ana-baba ve onların altsoyu) ve sağ kalan eşten hiçbir mirasçı bulunmuyorsa ve geçerli bir vasiyet ya da miras sözleşmesiyle atanmış bir mirasçı da yoksa, tereke son mirasçı sıfatıyla Devlete intikal eder.
Uygulamada durum
Devletin mirasçılığı, ancak başka mirasçı ve geçerli bir tasarruf bulunmadığı hâllerde söz konusu olur; miras bırakanın geçerli bir ölüme bağlı tasarrufu varsa, iradesi önceliklidir ve mallar atadığı kişilere/kurumlara geçer. Uzak hısımların ortaya çıkması hâlinde, mirasçılık iddiaları belgelerle değerlendirilir.
Devlet, son mirasçı olarak terekeyi devralırken, kural olarak tereke borçlarından da terekeyle sınırlı biçimde sorumlu olur. Bu yönüyle devletin durumu, sınırlı bir sorumluluk çerçevesinde değerlendirilir.
Devlet, son mirasçı olarak mirası reddedemez. Mirasçı araştırması (ilan) sonucunda hısımların ortaya çıkması hâlinde, bu kişiler devletin mirasçılığından önce gelir ve tereke öncelikle onlara intikal eder.
Pratik sonuç
Miras bırakanla hısımlık ya da lehinize bir tasarruf bulunduğunu düşünüyorsanız, mirasçılık durumunuzu belgelerle ortaya koymanız gerekir. Uzak ya da karmaşık hısımlık hâllerinde, hak iddianızı bir avukatla değerlendirmeniz yararlı olur.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.
Devlet, kanuni bir mirasçıdır
Türk hukukunda kanuni mirasçılar yalnızca kan hısımları değildir. Mirasbırakanın kan hısımları, evlatlığı ve sağ kalan eşinin yanında Devlet de kanuni mirasçıdır. TMK m. 501 bunu tek cümlede ifade eder:
“Mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası Devlete geçer.”
Koşullar
Devletin mirasçılığı, sıralamada en sona yerleştirilmiş bir ihtimaldir. Gündeme gelebilmesi için:
- Birinci zümrede (altsoy — TMK m. 495), ikinci zümrede (ana-baba ve onların altsoyu — TMK m. 496) ve üçüncü zümrede (büyük ana-büyük baba ve onların altsoyu — TMK m. 497) hiçbir yasal mirasçının bulunmaması,
- Sağ kalan eşin bulunmaması (TMK m. 499),
- Mirasbırakanın atanmış mirasçı belirlememiş olması.
Mirasbırakan ölüme bağlı bir tasarrufla atanmış mirasçı belirlemişse, Devletin mirasçılığı yalnızca tasarrufun kapsamadığı kısım bakımından gündeme gelir. Ayrıca evlatlık ilişkisi bakımından TMK m. 500’ün tek yönlü işlediği unutulmamalıdır: evlatlık ve altsoyu evlat edinene mirasçı olur, evlat edinen ve hısımları ise evlatlığa mirasçı olmaz.
Usul: TMK m. 594 ve ilan süreci
Miras kendiliğinden ve hemen Devlete geçmez. Kanun, mirasçı aranmasını zorunlu bir aşama hâline getirmiştir.
TMK m. 594: “Mirasbırakanın mirasçısı bulunup bulunmadığı veya mirasçıların tamamı bilinmiyorsa, sulh hâkimi uygun araçlarla ve bir ay ara ile iki defa ilân yapıp hak sahiplerini son ilândan başlayarak en geç bir yıl içinde mirasçılık sıfatlarını bildirmeye çağırır. İlân süresinde kimse başvurmazsa ve sulh hâkimi de hiçbir mirasçı tespit edememişse, miras sebebiyle istihkak davası açma hakkı saklı kalmak üzere miras Devlete geçer.”
Adım adım
- Mirasçının bulunup bulunmadığı veya mirasçıların tamamının bilinmediği anlaşılır.
- Sulh hâkimi bir ay ara ile iki defa ilân yapar; ilânlar mirasçı arama teşebbüsünün resmî belgesidir.
- Hak sahipleri, son ilândan itibaren en geç bir yıl içinde mirasçılık sıfatlarını bildirmeye çağrılır.
- Süre içinde kimse başvurmaz ve hâkim de hiçbir mirasçı tespit edemezse miras Devlete geçer.
Bu arada tereke ne olur?
İlan süreci boyunca terekenin korunması gerekir. Mirasçıların bilinmemesi veya bulunamaması, TMK m. 592-593 uyarınca terekenin sulh hâkimi tarafından resmen yönetilmesini gerektiren tipik hâllerdendir. Terekeyi resmen yöneten kimse, resmen yönetme sebeplerinin ortadan kalkmasına ya da paylaştırmaya kadar terekeyi iyi bir yönetici gibi özenle yönetmekle yükümlüdür.
İntikalin niteliği: geriye etkili ve geçici
Geriye etkilidir
İlan sürecinin uzunluğu, terekenin bu süre boyunca sahipsiz kaldığı izlenimi verebilir. Öğretide kabul edilen görüş bunun aksidir: Devlete intikal, geriye etkili olarak mirasbırakanın öldüğü an gerçekleşmiş sayılır. Verimsiz geçen ilan süresinin bitiminden sonra, o ana kadar belirsiz olan durum aydınlanır ve mirasın ölüm anında Devlete geçtiği kabul edilir.
Geçicidir
TMK m. 594/2’nin “miras sebebiyle istihkak davası açma hakkı saklı kalmak üzere” ifadesi belirleyicidir. Devletin bu intikaldeki konumu kesin değil geçici niteliktedir; sonradan ortaya çıkan hak sahibi, miras sebebiyle istihkak davasıyla durumun düzeltilmesini isteyebilir.
İstihkak davasının çerçevesi
TMK m. 637 uyarınca yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürerek miras sebebiyle istihkak davası açabilir. TMK m. 639 uyarınca dava, davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde ölümün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; iyiniyetli olmayanlara karşı süre yirmi yıldır. TMK m. 638/2 uyarınca davalı, tereke malını zamanaşımı yoluyla kazandığını ileri süremez.
Mirasçılık belgesinin iptali
Devlet adına düzenlenmiş bir mirasçılık belgesi varsa, sonradan ortaya çıkan gerçek mirasçı bu belgenin iptalini de isteyebilir. TMK m. 598/3 uyarınca mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir; iptal talebi için kanunda süre öngörülmemiştir. Mahkemeden alınmış belgenin iptali hasımlı ve çekişmeli bir dava olduğundan asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Gaiplik, uygulama ve pratik noktalar
Gaiplikte Devlete geçme — TMK m. 588
Devletin mirasçılığının bir başka görünümü gaiplik hükümlerindedir. Sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığı veya ona düşen miras payı on yıl resmen yönetilirse ya da malvarlığı böyle yönetilenin yüz yaşını dolduracağı süre geçerse, Hazinenin istemi üzerine gaipliğine karar verilir. Gaiplik kararı için gerekli ilan süresinde hiçbir hak sahibi ortaya çıkmazsa, aksine hüküm bulunmadıkça gaibin mirası Devlete geçer. Devlet bu hâlde gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlüdür.
Uygulamada süreç kimin elinde?
Devlet adına işlemler Hazine tarafından yürütülür. Sulh hukuk mahkemesince yürütülen ilan ve tespit sürecinin ardından, taşınmazlar bakımından tapu kayıtlarının Hazine adına düzeltilmesi gündeme gelir. Terekede vergi yükümlülüğü doğuyorsa veraset ve intikal vergisi beyanı da bu çerçevede değerlendirilir.
Mirasçı olduğunu düşünenler için
- İlanları takip edin. Uzak hısımlık ilişkileri çoğu zaman ilan yoluyla öğrenilir.
- Nüfus kayıtlarını çıkarın. Soybağı kural olarak nüfus kayıtlarıyla ispatlanır; kayıt yoksa veya doğru değilse TMK m. 30/2 uyarınca gerçek durum her türlü delille ispat edilebilir.
- Mirasçılık belgesi talebinde bulunun. Talep çekişmesiz yargı işi olduğundan hâkim re’sen araştırma ilkesi uyarınca gerekli bütün delillere başvurabilir.
- Süreleri gözetin. Belgenin iptali süreye tabi değildir; ancak malların iadesi için açılacak miras sebebiyle istihkak davası TMK m. 639’daki sürelere tabidir.
Tereke borca batıksa
Mirasın Devlete geçmesi, terekenin her zaman kârlı olduğu anlamına gelmez. Borca batık terekelerde alacaklıların hakları resmî tasfiye hükümleri çerçevesinde değerlendirilir; bu nedenle terekenin aktif-pasif dengesinin çıkarılması, sürecin ilk teknik adımıdır.
Devletin Sorumluluğu Sınırlıdır (TMK m.631)
Miras Devlete geçtiğinde, Devlet diğer mirasçılar gibi sınırsız sorumluluk altına girmez. TMK m.631 bu farkı açıkça düzenler.
Hükme göre mirasın Devlete geçmesi hâlinde sulh mahkemesi, resen terekenin resmî defterini düzenler. Ardından kritik kural gelir: “Devlet, deftere yazılan borçlardan sadece miras yoluyla edindiği değerler ölçüsünde sorumludur.”
| Kim | Tereke borçlarından sorumluluk | Dayanak |
|---|---|---|
| Mirası kabul eden mirasçı | Bütün malvarlığıyla, müteselsilen | TMK m.641/1 |
| Deftere göre kabul eden mirasçı | Deftere yazılan borçlarla sınırlı | TMK m.628 vd. |
| Devlet | Yalnız deftere yazılan borçlardan, edindiği değer ölçüsünde | TMK m.631 |
Devlet, kanun gereği ve otomatik olarak deftere göre kabul etmiş gibi bir konumdadır. Ayrıca sorumluluğu edindiği değerle sınırlıdır; terekenin borcu malını aşıyorsa Devlet aradaki farkı ödemez.
Bu, alacaklılar bakımından önemli bir sonuç doğurur: mirasçısı bulunmayan borçlu bir kişinin alacaklıları, terekedeki değerle sınırlı tatmin olur. Devletten daha fazlası istenemez.
Defterin resen düzenlenmesi de ayrıca önemlidir. Alacaklıların talebi beklenmez; sulh mahkemesi kendiliğinden harekete geçer ve TMK m.621 uyarınca ilanla alacaklı-borçlu çağrısı yapılır. Bu çağrı kefalet sebebiyle alacaklı olanları da kapsar.
Sonradan Ortaya Çıkan Mirasçı: İstihkak Yolu Açıktır
Mirasın Devlete geçmesi, mirasçılık iddiasının önünü kapatmaz. TMK m.594’ün son cümlesi bunu açıkça saklı tutar: miras, miras sebebiyle istihkak davası açma hakkı saklı kalmak üzere Devlete geçer.
Yani sonradan ortaya çıkan mirasçı, TMK m.637 uyarınca Devlete karşı istihkak davası açarak terekeyi talep edebilir.
| Aşama | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| İki ilan arası | 1 ay | TMK m.594/1 |
| Mirasçılık bildirimi | Son ilandan itibaren en geç 1 yıl | TMK m.594/1 |
| İstihkak davası (öğrenmeden) | 1 yıl | TMK m.639 |
| İstihkak davası (üst sınır) | 10 yıl | TMK m.639 |
Üçüncü ve dördüncü satırlar, ilan süresinin kaçırılmasının telafi edilebilir olduğunu gösterir. İlanlardan haberdar olmayan mirasçı, mirasçılığını ve malın Devletin elinde olduğunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde dava açabilir.
Ayrıca TMK m.638/2 uyarınca davalı zamanaşımıyla kazanma savunması yapamaz. Bu kural Devlet için de geçerlidir; Devlet, terekeyi uzun süre elinde tuttuğu gerekçesiyle mülkiyet iddiasında bulunamaz.
Yurt dışında yaşayan mirasçılar bakımından bu, en önemli güvencedir. İlanların Türkiye’de yapılması nedeniyle haberdar olunmasa dahi, istihkak yolu öğrenmeden itibaren açıktır.
Devletin Mirasçılığından Önce Kontrol Edilecekler
| # | Kontrol | Neden |
|---|---|---|
| 1 | Üç zümrede mirasçı var mı | Devlet ancak hiç mirasçı yoksa devreye girer |
| 2 | Sağ kalan eş var mı | Zümre mirasçısı yoksa miras tamamen eşe kalır |
| 3 | Evlatlık veya evlilik dışı çocuk var mı | Soybağı kurulmuşsa birinci zümre mirasçısıdır |
| 4 | Atanmış mirasçı veya vasiyet var mı | Ölüme bağlı tasarruf Devletin mirasçılığını önler |
| 5 | Gaip mirasçı var mı | Payı resmen yönetilir; Devlete geçmez |
| 6 | Mirasçılar mirası reddetmiş mi | Ret hâlinde iflas usulüyle tasfiye edilir |
Üçüncü satır uygulamada en sık gözden kaçanıdır. TMK m.498 uyarınca soybağı tanıma veya hâkim hükmüyle kurulmuş evlilik dışı çocuk, baba yönünden evlilik içi hısımlar gibi mirasçı olur. Nüfus kaydında görünmeyen ancak soybağı kurulmuş bir çocuğun varlığı, Devletin mirasçılığını tümüyle ortadan kaldırır.
Altıncı satır ise farklı bir rejimdir. Mirasçıların tamamı mirası reddetmişse miras Devlete geçmez; TMK m.612 uyarınca sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir ve arta kalan değer hak sahiplerine verilir. Ret ile mirasçısızlık farklı sonuçlar doğurur.
Tek bakışta: zümre sistemi ve Devletin sırası
Devlet keyfî olarak mirasa el koymaz; kanuni bir mirasçıdır ve sırası en sondadır. Önce üç zümre, sonra sağ kalan eş, ancak hepsi yoksa Devlet.
| Sıra | Mirasçı | Kural | Dayanak |
|---|---|---|---|
| 1. zümre | Altsoy (çocuklar, torunlar) | Çocuklar eşit pay alır; önce ölenin payı kendi altsoyuna geçer | TMK m.495 |
| 2. zümre | Ana ve baba | Altsoy varsa devreye girmez; ana-babadan önce ölenin payı kendi altsoyuna (kardeşlere) geçer | TMK m.496 |
| 3. zümre | Büyükana ve büyükbaba | 1. ve 2. zümre yoksa; onlardan önce ölenin payı çocuklarına (amca, hala, dayı, teyze) geçer | TMK m.497 |
| Her zümreyle | Sağ kalan eş | Altsoyla 1/4, ana-baba ile 1/2, büyük ana-baba ile 3/4; hiç zümre mirasçısı yoksa tamamı | TMK m.499 |
| Son | Devlet | Mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası Devlete geçer | TMK m.501 |
Devlete geçiş kendiliğinden olmaz; kanunun öngördüğü araştırma ve ilan süreci işletilir.
| Aşama | Süre / usul | Dayanak |
|---|---|---|
| İlân | Sulh hâkimi uygun araçlarla bir ay ara ile iki defa ilân yapar | TMK m.594/1 |
| Çağrı | Hak sahipleri, son ilândan başlayarak en geç bir yıl içinde mirasçılık sıfatlarını bildirmeye davet edilir | TMK m.594/1 |
| Sonuç | Süre içinde kimse başvurmaz ve hâkim de mirasçı tespit edemezse miras Devlete geçer | TMK m.594/2 |
| Defter | Mirasın Devlete geçmesi hâlinde sulh mahkemesi re’sen resmî defteri düzenler | TMK m.631 |
| Koruma önlemleri | Sulh hâkimi terekenin korunması için gerekli önlemleri alır | TMK m.589 vd. |
İntikal geriye etkilidir ve geçicidir: sonradan çıkan gerçek mirasçının hakkı saklı kalır.
| Senaryo | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Sonradan gerçek mirasçı çıktı | Miras sebebiyle istihkak davası açarak durumun düzeltilmesini ister | TMK m.594/2 |
| Mirasçılık nasıl ispatlanır? | Kural olarak nüfus kayıtlarıyla; kayıt yoksa veya doğru değilse her türlü delille | TMK m.30 |
| Mirasçılar var ama hepsi reddetti | Devlete kalmaz; tereke sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir | TMK m.612 · m.636 |
| Kayıp kişinin durumu | Gaiplik kararı gerekir; on yıl yönetim veya yüz yaş hâlinde Hazine gaiplik isteyebilir | TMK m.32-35 · m.588 |
| Devletin sorumluluğu | Miras yoluyla edindiği değerler ölçüsünde tereke borçlarından sorumludur | genel hükümler |
Devlet Hangi Sıfatla Mirasçıdır?
TMK m.501 tek cümledir: “Mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası Devlete geçer.” Bu geçişin hukuki niteliği, sonuçlarını doğrudan belirler.
Devlet burada bir kanuni mirasçı konumundadır; malı sahipsiz mal olarak edinmez. Bunun üç somut sonucu vardır.
| Sonuç | Açıklama |
|---|---|
| Külli halefiyet işler | Aktif ve pasif birlikte geçer |
| Geçiş ölüm anında olur | Karar veya tescil beklenmez |
| Sorumluluk sınırlıdır | Edinilen değer ölçüsünde (TMK m.631) |
İkinci satır, sonradan ortaya çıkan mirasçı bakımından önemlidir: Devletin mirasçılığı da ölüm anına geri etkilidir. Ancak bu, gerçek mirasçının hakkını ortadan kaldırmaz; TMK m.594 istihkak yolunu saklı tutar.
Devlet, zümre sisteminde en son sıradadır. Kendisinden önce gelen herkesin bulunmaması gerekir.
| Sıra | Kim | Dayanak |
|---|---|---|
| 1 | Altsoy | TMK m.495 |
| 2 | Ana baba ve altsoyu | TMK m.496 |
| 3 | Büyük ana babalar ve altsoyu | TMK m.497 |
| — | Sağ kalan eş (her zümreyle birlikte; hepsi yoksa tamamı) | TMK m.499 |
| Son | Devlet | TMK m.501 |
Dördüncü satır kritiktir: sağ kalan eş varsa Devlet hiçbir zaman mirasçı olmaz. TMK m.499/3 uyarınca üçüncü zümre mirasçıları da yoksa mirasın tamamı eşe kalır. Devletin mirasçılığı, ancak eşin de bulunmadığı hâllerde gündeme gelir.
Koruma, Tasfiye ve Belge: TMK m.589, m.632 ile HMK m.383
Devletin mirasçılığı devreye girmeden önce terekenin korunması, alacaklıların tasfiye isteme hakkı ve tüm bu işlemlerin hangi usulle yürütüleceği ayrı hükümlerde düzenlenmiştir.
Koruma önlemleri: TMK m.589. İlan süresince tereke sahipsiz kalmaz: mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re’sen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alır. Bu önlemler özellikle kanunda belirtilen hâllerde terekede bulunan mal ve hakların yazımına, terekenin mühürlenmesine, terekenin resmen yönetilmesine ve vasiyetnamelerin açılmasına ilişkindir. Bu işlemlerle ilgili giderler, ileride terekeden alınmak üzere başvuran kişiden; başvuran yoksa terekeden karşılanır.
Terekenin resmen yönetilmesi: TMK m.592. Kanun, üç hâlde terekenin resmen yönetilmesini öngörür; bunlardan biri doğrudan bu konuyla ilgilidir: mirasçıların hiçbiri mirası isteme hakkını ileri sürmediğinde tereke resmen yönetilir. Ayrıca mirasçılardan birinin uzun süreli olarak ortada bulunmaması ve temsilci de bırakmaması hâlinde, menfaati gerektiriyorsa aynı yola gidilir. Yönetim, sulh hâkiminin gözetiminde yürütülür.
Alacaklının yolu: TMK m.632. Mirasçısız görünen terekede alacaklı beklemek zorunda değildir: mirasın resmî tasfiyesi, mirasçıların veya mirasbırakanın alacaklılarının istemi üzerine yapılır. Bu yol, terekenin borç ödemeye yetip yetmediğinin resmen belirlenmesini ve alacakların sıraya göre ödenmesini sağlar.
Tasfiyenin yürütülmesi: TMK m.633 ve m.635. Resmî tasfiye, sulh mahkemesince veya atayacağı bir ya da birkaç tasfiye memuru tarafından yapılır. Tasfiye memuru, terekeyi defterini tutarak yönetir; mirasbırakanın borçlarını öder, vasiyetleri yerine getirir ve alacaklarını tahsil eder. Tasfiye sonunda artan değerler mirasçılara, mirasçı yoksa Devlete geçer.
Sıra neden önemli? Devletin mirasçılığı, terekenin borçlarından arındırılmasından sonra gündeme gelir. Bu nedenle alacaklı için doğru sıra şudur: önce TMK m.589 kapsamında koruma önlemi ve defter istemek; gerekiyorsa TMK m.632 uyarınca resmî tasfiye talep etmek; ancak tasfiye sonunda artan değer kalırsa Devletin mirasçılığı sonuç doğurur.
Mirasçılık belgesi: TMK m.598. Hazine adına düzenlenen belgenin dayanağı ve iptalinin kapısı aynı maddededir: başvuru üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir; mirasçı atanmış veya kendisine belirli mal bırakılmış olanlara, vasiyetnamenin açılmasından başlayarak bir ay içinde itiraz edilmemişse sulh mahkemesince belge verilir. Kritik hüküm şudur: mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir.
Başvurunun niteliği: HMK m.383. Mirasçılık belgesi verilmesi, terekenin yazımı ve koruma önlemleri gibi işler çekişmesiz yargı kapsamındadır ve kanun görevi belirler: çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça sulh hukuk mahkemesidir. Bu nedenle talep dilekçeyle yapılır ve karşı taraf gösterilmesi zorunlu değildir.
Usul ve kararın etkisi: HMK m.385. Çekişmesiz yargı işlerinde basit yargılama usulü uygulanır ve hâkim, niteliğine uygun düştüğü ölçüde re’sen araştırma ilkesini uygular. Ayrıca bu kararlar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Sonradan ortaya çıkan mirasçı bakımından bu, belgenin yeniden tartışılabilmesini sağlar.
Kanun yolu: HMK m.387. Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlara karşı hukuki yararı bulunan ilgililer, özel kanuni düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla, kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde kanun yoluna başvurabilirler. Hazine adına verilmiş belgeyi sonradan öğrenen mirasçı bakımından süre, öğrenme tarihinden işler.
Görev ve yetki: HMK m.2 ve m.11. Buna karşılık miras sebebiyle istihkak davası çekişmeli bir davadır: dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesinde görülür ve ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir. Ayrıca terekede bulunan bir mal hakkında açılacak istihkak davası, terekenin yazımı ve tespiti zamanında malın bulunduğu yer mahkemesinde de açılabilir.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Koruma önlemleri | Sulh hâkimi istem üzerine veya re’sen alır | TMK m.589 |
| Önlem türleri | Yazım, mühürleme, resmen yönetim, açılma | TMK m.589 |
| Giderler | Terekeden alınmak üzere başvurandan | TMK m.589 |
| Resmen yönetim | Hiçbir mirasçı hakkını ileri sürmezse | TMK m.592 |
| Resmî tasfiye istemi | Mirasçılar veya alacaklılar | TMK m.632 |
| Tasfiyeyi kim yapar | Sulh mahkemesi veya tasfiye memuru | TMK m.633 |
| Tasfiyenin kapsamı | Defter, borç ödeme, alacak tahsili | TMK m.635 |
| Artan değer | Mirasçılara, yoksa Devlete | TMK m.635 |
| Mirasçılık belgesi | Sulh mahkemesi veya noterlikçe | TMK m.598 |
| Belgenin geçersizliği | Her zaman ileri sürülebilir | TMK m.598 |
| Çekişmesiz yargı | Sulh hukuk mahkemesi görevli | HMK m.383 |
| Usul | Basit yargılama; re’sen araştırma | HMK m.385 |
| Kararın etkisi | Maddi anlamda kesin hüküm değil | HMK m.385 |
| Kanun yolu | Öğrenmeden iki hafta | HMK m.387 |
| İstihkak davası | Asliye hukuk; ölenin son yerleşim yeri | HMK m.11 |
Mirasçısız Terekede Alacaklının Yolu
Borçlusu mirasçısız ölen alacaklı için süreç, olağan miras dosyalarından farklı işler. Muhatap Devlettir ancak sorumluluğu sınırlıdır.
| Adım | İşlem | Dayanak |
|---|---|---|
| 1 | Terekenin resmî defterinin düzenlenmesi | TMK m.631/1 (resen) |
| 2 | İlanla alacaklıların çağrılması | TMK m.621 |
| 3 | Alacağın süresinde bildirilmesi | TMK m.621/3 |
| 4 | Deftere kayıt | TMK m.631/2 |
| 5 | Edinilen değer ölçüsünde ödeme | TMK m.631/2 |
Üçüncü adım alacaklı için kritiktir: deftere yazılmayan borçtan Devlet sorumlu değildir. TMK m.631/2 sorumluluğu “deftere yazılan borçlar” ile sınırlar. İlan süresinde bildirimde bulunmayan alacaklı, alacağını Devletten talep edemez.
Bu nedenle borçlusunun mirasçısız öldüğünü öğrenen alacaklının ilk işi, sulh mahkemesindeki defter dosyasını takip etmek ve alacağını süresinde bildirmektir. İlanların takibi alacaklının kendi sorumluluğundadır.
Kefalet alacakları bakımından TMK m.621/2 ayrı bir güvence sağlar: ilan çağrısı kefalet sebebiyle alacaklı ve borçlu olanları da kapsar. Kefalete dayanan alacaklar da bildirilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
İlan süresince tereke kim tarafından korunur?
TMK m.589 uyarınca mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re’sen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli bütün önlemleri alır; bu önlemler yazım, mühürleme, resmen yönetim ve vasiyetnamelerin açılmasına ilişkindir.
Hiçbir mirasçı ortaya çıkmazsa tereke nasıl yönetilir?
TMK m.592 uyarınca mirasçıların hiçbiri mirası isteme hakkını ileri sürmediğinde tereke resmen yönetilir; mirasçılardan birinin uzun süreli olarak ortada bulunmaması ve temsilci bırakmaması hâlinde de menfaat gerektiriyorsa aynı yola gidilir.
Alacaklı mirasçısız terekede ne yapabilir?
TMK m.632 uyarınca mirasın resmî tasfiyesi, mirasçıların veya mirasbırakanın alacaklılarının istemi üzerine yapılır. TMK m.633 uyarınca tasfiye sulh mahkemesince veya atanacak tasfiye memuru tarafından yürütülür; TMK m.635 uyarınca borçlar ödenir, alacaklar tahsil edilir ve artan değer mirasçılara, yoksa Devlete geçer.
Hazine adına verilen mirasçılık belgesi iptal edilebilir mi?
TMK m.598 uyarınca mirasçılık belgesi sulh mahkemesince veya noterlikçe verilir ve mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir. HMK m.385 uyarınca çekişmesiz yargı kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden belge yeniden tartışılabilir.
Bu talepler hangi mahkemede ve hangi sürede görülür?
HMK m.383 uyarınca çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine düzenleme yoksa sulh hukuk mahkemesidir; HMK m.387 uyarınca kararlara karşı hukuki yararı bulunan ilgililer öğrenmeden itibaren iki hafta içinde kanun yoluna başvurabilir. Buna karşılık miras sebebiyle istihkak davası HMK m.11 uyarınca ölenin son yerleşim yeri mahkemesinde görülür.
Mirasçı bulunmazsa miras kime kalır?
TMK m. 501 uyarınca mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası Devlete geçer. Devlet, kan hısımları, evlatlık ve sağ kalan eşin yanında kanuni mirasçılardan biridir ve sıralamada en sonda yer alır.
Devletin mirasçı olması için hangi koşullar aranır?
Birinci, ikinci ve üçüncü zümrelerde hiçbir yasal mirasçının bulunmaması, sağ kalan eşin bulunmaması ve mirasbırakanın atanmış mirasçı belirlememiş olması gerekir. Atanmış mirasçı varsa Devletin mirasçılığı yalnızca tasarrufun kapsamadığı kısımda gündeme gelir.
Devlet mirası nasıl alır?
TMK m. 594 uyarınca sulh hâkimi uygun araçlarla ve bir ay ara ile iki defa ilân yapıp hak sahiplerini son ilândan başlayarak en geç bir yıl içinde mirasçılık sıfatlarını bildirmeye çağırır. Süre içinde kimse başvurmaz ve hâkim mirasçı tespit edemezse miras Devlete geçer.
İlan süresi boyunca tereke sahipsiz mi kalır?
Hayır. Öğretide Devlete intikalin geriye etkili olarak mirasbırakanın öldüğü an gerçekleşmiş sayılacağı kabul edilir. Ayrıca mirasçıların bilinmemesi hâlinde TMK m. 592-593 uyarınca tereke sulh hâkimi tarafından resmen yönetilir.
Sonradan mirasçı çıkarsa ne olur?
TMK m. 594/2 miras sebebiyle istihkak davası açma hakkını saklı tutar. Devletin konumu geçici niteliktedir; sonradan ortaya çıkan hak sahibi TMK m. 637 uyarınca istihkak davasıyla durumun düzeltilmesini isteyebilir.
İstihkak davasında süre nedir?
TMK m. 639 uyarınca davacının mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl, her hâlde ölümün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl; iyiniyetli olmayanlara karşı yirmi yıl.
Hazine adına verilmiş mirasçılık belgesi iptal edilebilir mi?
Evet. TMK m. 598/3 uyarınca mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir ve iptal talebi için süre öngörülmemiştir. Mahkemeden alınmış belgenin iptali hasımlı bir dava olduğundan asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Gaiplik hâlinde miras da Devlete geçer mi?
TMK m. 588 uyarınca evet. Gaiplik kararı için gerekli ilan süresinde hiçbir hak sahibi çıkmazsa gaibin mirası Devlete geçer; Devlet bu hâlde gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlüdür.
📚 İlgili Rehberler
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi ile değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.
Miras Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları
Hazine terekedeki borçlardan sorumlu olur mu?
Devletin sorumluluğu, kendisine geçen tereke değeriyle sınırlı olarak değerlendirilir. Kişisel sorumluluk doğmaz.
Terekede taşınmaz varsa nasıl işlem yapılır?
Tapu kayıtları Hazine adına düzeltilir. Bu işlem mahkeme kararı ve ilgili idarenin başvurusuyla yürütülür.
Mirasçı olduğunu sonradan öğrenen kişi ne yapmalı?
Mirasçılık belgesi alarak ve gerekiyorsa miras sebebiyle istihkak davası açarak hakkını talep edebilir. Süreler bakımından TMK m.639 gözetilir.
İlan nasıl ve nerede yapılır?
Mirasçıların başvurması için kanunda öngörülen usulde ilan yapılır. İlan süresi geçmeden Devletin mirasçılığına karar verilmez.
Vasiyetname varsa süreç değişir mi?
Ölüme bağlı tasarrufla atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı varsa öncelikle bu tasarruflar uygulanır.
Terekedeki mallar ilan süresince kim tarafından yönetilir?
Terekenin korunması kapsamında mahkemece önlem alınır ve gerekiyorsa yönetim için görevlendirme yapılır.


