Mirasçı Bulunmaması ve Devletin Mirasçılığı (TMK 501)
25 Temmuz 2026

Mirasçı Bulunmaması ve Devletin Mirasçılığı (TMK 501)

Her terekenin mutlaka bir sahibi olmalıdır. Miras bırakanın hiçbir yakını ve geçerli bir tasarrufu yoksa, malvarlığının akıbetini kanun belirler. Bu rehber, mirasçısız kalan terekede izlenen ilan ve araştırma sürecini, Devletin mirasçılığının hangi koşullarda gündeme geldiğini ve sonradan ortaya çıkan mirasçının haklarını açıklıyor.

Mirasın Devlete geçmesi riskiyle mi karşı karşıyasınız?

Mirasçılık tespiti, ilan süreci ve istihkak davasında Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Kanun ne diyor?

Türk Medeni Kanunu m. 501’e göre, mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası Devlete geçer. Yani kanunda sayılan zümrelerden (altsoy, ana-baba ve onların altsoyu, büyük ana-baba ve onların altsoyu) ve sağ kalan eşten hiçbir mirasçı bulunmuyorsa ve geçerli bir vasiyet ya da miras sözleşmesiyle atanmış bir mirasçı da yoksa, tereke son mirasçı sıfatıyla Devlete intikal eder.

Uygulamada durum

Devletin mirasçılığı, ancak başka mirasçı ve geçerli bir tasarruf bulunmadığı hâllerde söz konusu olur; miras bırakanın geçerli bir ölüme bağlı tasarrufu varsa, iradesi önceliklidir ve mallar atadığı kişilere/kurumlara geçer. Uzak hısımların ortaya çıkması hâlinde, mirasçılık iddiaları belgelerle değerlendirilir.

Devlet, son mirasçı olarak terekeyi devralırken, kural olarak tereke borçlarından da terekeyle sınırlı biçimde sorumlu olur. Bu yönüyle devletin durumu, sınırlı bir sorumluluk çerçevesinde değerlendirilir.

Devlet, son mirasçı olarak mirası reddedemez. Mirasçı araştırması (ilan) sonucunda hısımların ortaya çıkması hâlinde, bu kişiler devletin mirasçılığından önce gelir ve tereke öncelikle onlara intikal eder.

Pratik sonuç

Miras bırakanla hısımlık ya da lehinize bir tasarruf bulunduğunu düşünüyorsanız, mirasçılık durumunuzu belgelerle ortaya koymanız gerekir. Uzak ya da karmaşık hısımlık hâllerinde, hak iddianızı bir avukatla değerlendirmeniz yararlı olur.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.

Devlet, kanuni bir mirasçıdır

Türk hukukunda kanuni mirasçılar yalnızca kan hısımları değildir. Mirasbırakanın kan hısımları, evlatlığı ve sağ kalan eşinin yanında Devlet de kanuni mirasçıdır. TMK m. 501 bunu tek cümlede ifade eder:

“Mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası Devlete geçer.”

Koşullar

Devletin mirasçılığı, sıralamada en sona yerleştirilmiş bir ihtimaldir. Gündeme gelebilmesi için:

  • Birinci zümrede (altsoy — TMK m. 495), ikinci zümrede (ana-baba ve onların altsoyu — TMK m. 496) ve üçüncü zümrede (büyük ana-büyük baba ve onların altsoyu — TMK m. 497) hiçbir yasal mirasçının bulunmaması,
  • Sağ kalan eşin bulunmaması (TMK m. 499),
  • Mirasbırakanın atanmış mirasçı belirlememiş olması.

Mirasbırakan ölüme bağlı bir tasarrufla atanmış mirasçı belirlemişse, Devletin mirasçılığı yalnızca tasarrufun kapsamadığı kısım bakımından gündeme gelir. Ayrıca evlatlık ilişkisi bakımından TMK m. 500’ün tek yönlü işlediği unutulmamalıdır: evlatlık ve altsoyu evlat edinene mirasçı olur, evlat edinen ve hısımları ise evlatlığa mirasçı olmaz.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Usul: TMK m. 594 ve ilan süreci

Miras kendiliğinden ve hemen Devlete geçmez. Kanun, mirasçı aranmasını zorunlu bir aşama hâline getirmiştir.

TMK m. 594: “Mirasbırakanın mirasçısı bulunup bulunmadığı veya mirasçıların tamamı bilinmiyorsa, sulh hâkimi uygun araçlarla ve bir ay ara ile iki defa ilân yapıp hak sahiplerini son ilândan başlayarak en geç bir yıl içinde mirasçılık sıfatlarını bildirmeye çağırır. İlân süresinde kimse başvurmazsa ve sulh hâkimi de hiçbir mirasçı tespit edememişse, miras sebebiyle istihkak davası açma hakkı saklı kalmak üzere miras Devlete geçer.”

Adım adım

  1. Mirasçının bulunup bulunmadığı veya mirasçıların tamamının bilinmediği anlaşılır.
  2. Sulh hâkimi bir ay ara ile iki defa ilân yapar; ilânlar mirasçı arama teşebbüsünün resmî belgesidir.
  3. Hak sahipleri, son ilândan itibaren en geç bir yıl içinde mirasçılık sıfatlarını bildirmeye çağrılır.
  4. Süre içinde kimse başvurmaz ve hâkim de hiçbir mirasçı tespit edemezse miras Devlete geçer.

Bu arada tereke ne olur?

İlan süreci boyunca terekenin korunması gerekir. Mirasçıların bilinmemesi veya bulunamaması, TMK m. 592-593 uyarınca terekenin sulh hâkimi tarafından resmen yönetilmesini gerektiren tipik hâllerdendir. Terekeyi resmen yöneten kimse, resmen yönetme sebeplerinin ortadan kalkmasına ya da paylaştırmaya kadar terekeyi iyi bir yönetici gibi özenle yönetmekle yükümlüdür.

İntikalin niteliği: geriye etkili ve geçici

Geriye etkilidir

İlan sürecinin uzunluğu, terekenin bu süre boyunca sahipsiz kaldığı izlenimi verebilir. Öğretide kabul edilen görüş bunun aksidir: Devlete intikal, geriye etkili olarak mirasbırakanın öldüğü an gerçekleşmiş sayılır. Verimsiz geçen ilan süresinin bitiminden sonra, o ana kadar belirsiz olan durum aydınlanır ve mirasın ölüm anında Devlete geçtiği kabul edilir.

Geçicidir

TMK m. 594/2’nin “miras sebebiyle istihkak davası açma hakkı saklı kalmak üzere” ifadesi belirleyicidir. Devletin bu intikaldeki konumu kesin değil geçici niteliktedir; sonradan ortaya çıkan hak sahibi, miras sebebiyle istihkak davasıyla durumun düzeltilmesini isteyebilir.

İstihkak davasının çerçevesi

TMK m. 637 uyarınca yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürerek miras sebebiyle istihkak davası açabilir. TMK m. 639 uyarınca dava, davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde ölümün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; iyiniyetli olmayanlara karşı süre yirmi yıldır. TMK m. 638/2 uyarınca davalı, tereke malını zamanaşımı yoluyla kazandığını ileri süremez.

Mirasçılık belgesinin iptali

Devlet adına düzenlenmiş bir mirasçılık belgesi varsa, sonradan ortaya çıkan gerçek mirasçı bu belgenin iptalini de isteyebilir. TMK m. 598/3 uyarınca mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir; iptal talebi için kanunda süre öngörülmemiştir. Mahkemeden alınmış belgenin iptali hasımlı ve çekişmeli bir dava olduğundan asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Gaiplik, uygulama ve pratik noktalar

Gaiplikte Devlete geçme — TMK m. 588

Devletin mirasçılığının bir başka görünümü gaiplik hükümlerindedir. Sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığı veya ona düşen miras payı on yıl resmen yönetilirse ya da malvarlığı böyle yönetilenin yüz yaşını dolduracağı süre geçerse, Hazinenin istemi üzerine gaipliğine karar verilir. Gaiplik kararı için gerekli ilan süresinde hiçbir hak sahibi ortaya çıkmazsa, aksine hüküm bulunmadıkça gaibin mirası Devlete geçer. Devlet bu hâlde gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlüdür.

Uygulamada süreç kimin elinde?

Devlet adına işlemler Hazine tarafından yürütülür. Sulh hukuk mahkemesince yürütülen ilan ve tespit sürecinin ardından, taşınmazlar bakımından tapu kayıtlarının Hazine adına düzeltilmesi gündeme gelir. Terekede vergi yükümlülüğü doğuyorsa veraset ve intikal vergisi beyanı da bu çerçevede değerlendirilir.

Mirasçı olduğunu düşünenler için

  1. İlanları takip edin. Uzak hısımlık ilişkileri çoğu zaman ilan yoluyla öğrenilir.
  2. Nüfus kayıtlarını çıkarın. Soybağı kural olarak nüfus kayıtlarıyla ispatlanır; kayıt yoksa veya doğru değilse TMK m. 30/2 uyarınca gerçek durum her türlü delille ispat edilebilir.
  3. Mirasçılık belgesi talebinde bulunun. Talep çekişmesiz yargı işi olduğundan hâkim re’sen araştırma ilkesi uyarınca gerekli bütün delillere başvurabilir.
  4. Süreleri gözetin. Belgenin iptali süreye tabi değildir; ancak malların iadesi için açılacak miras sebebiyle istihkak davası TMK m. 639’daki sürelere tabidir.

Tereke borca batıksa

Mirasın Devlete geçmesi, terekenin her zaman kârlı olduğu anlamına gelmez. Borca batık terekelerde alacaklıların hakları resmî tasfiye hükümleri çerçevesinde değerlendirilir; bu nedenle terekenin aktif-pasif dengesinin çıkarılması, sürecin ilk teknik adımıdır.

Devletin Sorumluluğu Sınırlıdır (TMK m.631)

Miras Devlete geçtiğinde, Devlet diğer mirasçılar gibi sınırsız sorumluluk altına girmez. TMK m.631 bu farkı açıkça düzenler.

Hükme göre mirasın Devlete geçmesi hâlinde sulh mahkemesi, resen terekenin resmî defterini düzenler. Ardından kritik kural gelir: “Devlet, deftere yazılan borçlardan sadece miras yoluyla edindiği değerler ölçüsünde sorumludur.”

KimTereke borçlarından sorumlulukDayanak
Mirası kabul eden mirasçıBütün malvarlığıyla, müteselsilenTMK m.641/1
Deftere göre kabul eden mirasçıDeftere yazılan borçlarla sınırlıTMK m.628 vd.
DevletYalnız deftere yazılan borçlardan, edindiği değer ölçüsündeTMK m.631

Devlet, kanun gereği ve otomatik olarak deftere göre kabul etmiş gibi bir konumdadır. Ayrıca sorumluluğu edindiği değerle sınırlıdır; terekenin borcu malını aşıyorsa Devlet aradaki farkı ödemez.

Bu, alacaklılar bakımından önemli bir sonuç doğurur: mirasçısı bulunmayan borçlu bir kişinin alacaklıları, terekedeki değerle sınırlı tatmin olur. Devletten daha fazlası istenemez.

Defterin resen düzenlenmesi de ayrıca önemlidir. Alacaklıların talebi beklenmez; sulh mahkemesi kendiliğinden harekete geçer ve TMK m.621 uyarınca ilanla alacaklı-borçlu çağrısı yapılır. Bu çağrı kefalet sebebiyle alacaklı olanları da kapsar.

Sonradan Ortaya Çıkan Mirasçı: İstihkak Yolu Açıktır

Mirasın Devlete geçmesi, mirasçılık iddiasının önünü kapatmaz. TMK m.594’ün son cümlesi bunu açıkça saklı tutar: miras, miras sebebiyle istihkak davası açma hakkı saklı kalmak üzere Devlete geçer.

Yani sonradan ortaya çıkan mirasçı, TMK m.637 uyarınca Devlete karşı istihkak davası açarak terekeyi talep edebilir.

AşamaSüreDayanak
İki ilan arası1 ayTMK m.594/1
Mirasçılık bildirimiSon ilandan itibaren en geç 1 yılTMK m.594/1
İstihkak davası (öğrenmeden)1 yılTMK m.639
İstihkak davası (üst sınır)10 yılTMK m.639

Üçüncü ve dördüncü satırlar, ilan süresinin kaçırılmasının telafi edilebilir olduğunu gösterir. İlanlardan haberdar olmayan mirasçı, mirasçılığını ve malın Devletin elinde olduğunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde dava açabilir.

Ayrıca TMK m.638/2 uyarınca davalı zamanaşımıyla kazanma savunması yapamaz. Bu kural Devlet için de geçerlidir; Devlet, terekeyi uzun süre elinde tuttuğu gerekçesiyle mülkiyet iddiasında bulunamaz.

Yurt dışında yaşayan mirasçılar bakımından bu, en önemli güvencedir. İlanların Türkiye’de yapılması nedeniyle haberdar olunmasa dahi, istihkak yolu öğrenmeden itibaren açıktır.

Devletin Mirasçılığından Önce Kontrol Edilecekler

#KontrolNeden
1Üç zümrede mirasçı var mıDevlet ancak hiç mirasçı yoksa devreye girer
2Sağ kalan eş var mıZümre mirasçısı yoksa miras tamamen eşe kalır
3Evlatlık veya evlilik dışı çocuk var mıSoybağı kurulmuşsa birinci zümre mirasçısıdır
4Atanmış mirasçı veya vasiyet var mıÖlüme bağlı tasarruf Devletin mirasçılığını önler
5Gaip mirasçı var mıPayı resmen yönetilir; Devlete geçmez
6Mirasçılar mirası reddetmiş miRet hâlinde iflas usulüyle tasfiye edilir

Üçüncü satır uygulamada en sık gözden kaçanıdır. TMK m.498 uyarınca soybağı tanıma veya hâkim hükmüyle kurulmuş evlilik dışı çocuk, baba yönünden evlilik içi hısımlar gibi mirasçı olur. Nüfus kaydında görünmeyen ancak soybağı kurulmuş bir çocuğun varlığı, Devletin mirasçılığını tümüyle ortadan kaldırır.

Altıncı satır ise farklı bir rejimdir. Mirasçıların tamamı mirası reddetmişse miras Devlete geçmez; TMK m.612 uyarınca sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir ve arta kalan değer hak sahiplerine verilir. Ret ile mirasçısızlık farklı sonuçlar doğurur.

Tek bakışta: zümre sistemi ve Devletin sırası

Devlet keyfî olarak mirasa el koymaz; kanuni bir mirasçıdır ve sırası en sondadır. Önce üç zümre, sonra sağ kalan eş, ancak hepsi yoksa Devlet.

Tablo 1 — Zümre sistemi ve Devletin yeri
SıraMirasçıKuralDayanak
1. zümreAltsoy (çocuklar, torunlar)Çocuklar eşit pay alır; önce ölenin payı kendi altsoyuna geçerTMK m.495
2. zümreAna ve babaAltsoy varsa devreye girmez; ana-babadan önce ölenin payı kendi altsoyuna (kardeşlere) geçerTMK m.496
3. zümreBüyükana ve büyükbaba1. ve 2. zümre yoksa; onlardan önce ölenin payı çocuklarına (amca, hala, dayı, teyze) geçerTMK m.497
Her zümreyleSağ kalan eşAltsoyla 1/4, ana-baba ile 1/2, büyük ana-baba ile 3/4; hiç zümre mirasçısı yoksa tamamıTMK m.499
SonDevletMirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası Devlete geçerTMK m.501

Devlete geçiş kendiliğinden olmaz; kanunun öngördüğü araştırma ve ilan süreci işletilir.

Tablo 2 — Devlete geçiş süreci
AşamaSüre / usulDayanak
İlânSulh hâkimi uygun araçlarla bir ay ara ile iki defa ilân yaparTMK m.594/1
ÇağrıHak sahipleri, son ilândan başlayarak en geç bir yıl içinde mirasçılık sıfatlarını bildirmeye davet edilirTMK m.594/1
SonuçSüre içinde kimse başvurmaz ve hâkim de mirasçı tespit edemezse miras Devlete geçerTMK m.594/2
DefterMirasın Devlete geçmesi hâlinde sulh mahkemesi re’sen resmî defteri düzenlerTMK m.631
Koruma önlemleriSulh hâkimi terekenin korunması için gerekli önlemleri alırTMK m.589 vd.

İntikal geriye etkilidir ve geçicidir: sonradan çıkan gerçek mirasçının hakkı saklı kalır.

Tablo 3 — Devletin mirasçılığı geçicidir
SenaryoSonuçDayanak
Sonradan gerçek mirasçı çıktıMiras sebebiyle istihkak davası açarak durumun düzeltilmesini isterTMK m.594/2
Mirasçılık nasıl ispatlanır?Kural olarak nüfus kayıtlarıyla; kayıt yoksa veya doğru değilse her türlü delilleTMK m.30
Mirasçılar var ama hepsi reddettiDevlete kalmaz; tereke sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilirTMK m.612 · m.636
Kayıp kişinin durumuGaiplik kararı gerekir; on yıl yönetim veya yüz yaş hâlinde Hazine gaiplik isteyebilirTMK m.32-35 · m.588
Devletin sorumluluğuMiras yoluyla edindiği değerler ölçüsünde tereke borçlarından sorumludurgenel hükümler

Devlet Hangi Sıfatla Mirasçıdır?

TMK m.501 tek cümledir: “Mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası Devlete geçer.” Bu geçişin hukuki niteliği, sonuçlarını doğrudan belirler.

Devlet burada bir kanuni mirasçı konumundadır; malı sahipsiz mal olarak edinmez. Bunun üç somut sonucu vardır.

SonuçAçıklama
Külli halefiyet işlerAktif ve pasif birlikte geçer
Geçiş ölüm anında olurKarar veya tescil beklenmez
Sorumluluk sınırlıdırEdinilen değer ölçüsünde (TMK m.631)

İkinci satır, sonradan ortaya çıkan mirasçı bakımından önemlidir: Devletin mirasçılığı da ölüm anına geri etkilidir. Ancak bu, gerçek mirasçının hakkını ortadan kaldırmaz; TMK m.594 istihkak yolunu saklı tutar.

Devlet, zümre sisteminde en son sıradadır. Kendisinden önce gelen herkesin bulunmaması gerekir.

SıraKimDayanak
1AltsoyTMK m.495
2Ana baba ve altsoyuTMK m.496
3Büyük ana babalar ve altsoyuTMK m.497
Sağ kalan eş (her zümreyle birlikte; hepsi yoksa tamamı)TMK m.499
SonDevletTMK m.501

Dördüncü satır kritiktir: sağ kalan eş varsa Devlet hiçbir zaman mirasçı olmaz. TMK m.499/3 uyarınca üçüncü zümre mirasçıları da yoksa mirasın tamamı eşe kalır. Devletin mirasçılığı, ancak eşin de bulunmadığı hâllerde gündeme gelir.

Mirasçısız Terekede Alacaklının Yolu

Borçlusu mirasçısız ölen alacaklı için süreç, olağan miras dosyalarından farklı işler. Muhatap Devlettir ancak sorumluluğu sınırlıdır.

AdımİşlemDayanak
1Terekenin resmî defterinin düzenlenmesiTMK m.631/1 (resen)
2İlanla alacaklıların çağrılmasıTMK m.621
3Alacağın süresinde bildirilmesiTMK m.621/3
4Deftere kayıtTMK m.631/2
5Edinilen değer ölçüsünde ödemeTMK m.631/2

Üçüncü adım alacaklı için kritiktir: deftere yazılmayan borçtan Devlet sorumlu değildir. TMK m.631/2 sorumluluğu “deftere yazılan borçlar” ile sınırlar. İlan süresinde bildirimde bulunmayan alacaklı, alacağını Devletten talep edemez.

Bu nedenle borçlusunun mirasçısız öldüğünü öğrenen alacaklının ilk işi, sulh mahkemesindeki defter dosyasını takip etmek ve alacağını süresinde bildirmektir. İlanların takibi alacaklının kendi sorumluluğundadır.

Kefalet alacakları bakımından TMK m.621/2 ayrı bir güvence sağlar: ilan çağrısı kefalet sebebiyle alacaklı ve borçlu olanları da kapsar. Kefalete dayanan alacaklar da bildirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Mirasçı bulunmazsa miras kime kalır?

TMK m. 501 uyarınca mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası Devlete geçer. Devlet, kan hısımları, evlatlık ve sağ kalan eşin yanında kanuni mirasçılardan biridir ve sıralamada en sonda yer alır.

Devletin mirasçı olması için hangi koşullar aranır?

Birinci, ikinci ve üçüncü zümrelerde hiçbir yasal mirasçının bulunmaması, sağ kalan eşin bulunmaması ve mirasbırakanın atanmış mirasçı belirlememiş olması gerekir. Atanmış mirasçı varsa Devletin mirasçılığı yalnızca tasarrufun kapsamadığı kısımda gündeme gelir.

Devlet mirası nasıl alır?

TMK m. 594 uyarınca sulh hâkimi uygun araçlarla ve bir ay ara ile iki defa ilân yapıp hak sahiplerini son ilândan başlayarak en geç bir yıl içinde mirasçılık sıfatlarını bildirmeye çağırır. Süre içinde kimse başvurmaz ve hâkim mirasçı tespit edemezse miras Devlete geçer.

İlan süresi boyunca tereke sahipsiz mi kalır?

Hayır. Öğretide Devlete intikalin geriye etkili olarak mirasbırakanın öldüğü an gerçekleşmiş sayılacağı kabul edilir. Ayrıca mirasçıların bilinmemesi hâlinde TMK m. 592-593 uyarınca tereke sulh hâkimi tarafından resmen yönetilir.

Sonradan mirasçı çıkarsa ne olur?

TMK m. 594/2 miras sebebiyle istihkak davası açma hakkını saklı tutar. Devletin konumu geçici niteliktedir; sonradan ortaya çıkan hak sahibi TMK m. 637 uyarınca istihkak davasıyla durumun düzeltilmesini isteyebilir.

İstihkak davasında süre nedir?

TMK m. 639 uyarınca davacının mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl, her hâlde ölümün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl; iyiniyetli olmayanlara karşı yirmi yıl.

Hazine adına verilmiş mirasçılık belgesi iptal edilebilir mi?

Evet. TMK m. 598/3 uyarınca mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir ve iptal talebi için süre öngörülmemiştir. Mahkemeden alınmış belgenin iptali hasımlı bir dava olduğundan asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Gaiplik hâlinde miras da Devlete geçer mi?

TMK m. 588 uyarınca evet. Gaiplik kararı için gerekli ilan süresinde hiçbir hak sahibi çıkmazsa gaibin mirası Devlete geçer; Devlet bu hâlde gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlüdür.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.

Miras Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Hazine terekedeki borçlardan sorumlu olur mu?

Devletin sorumluluğu, kendisine geçen tereke değeriyle sınırlı olarak değerlendirilir. Kişisel sorumluluk doğmaz.

Terekede taşınmaz varsa nasıl işlem yapılır?

Tapu kayıtları Hazine adına düzeltilir. Bu işlem mahkeme kararı ve ilgili idarenin başvurusuyla yürütülür.

Mirasçı olduğunu sonradan öğrenen kişi ne yapmalı?

Mirasçılık belgesi alarak ve gerekiyorsa miras sebebiyle istihkak davası açarak hakkını talep edebilir. Süreler bakımından TMK m.639 gözetilir.

İlan nasıl ve nerede yapılır?

Mirasçıların başvurması için kanunda öngörülen usulde ilan yapılır. İlan süresi geçmeden Devletin mirasçılığına karar verilmez.

Vasiyetname varsa süreç değişir mi?

Ölüme bağlı tasarrufla atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı varsa öncelikle bu tasarruflar uygulanır.

Terekedeki mallar ilan süresince kim tarafından yönetilir?

Terekenin korunması kapsamında mahkemece önlem alınır ve gerekiyorsa yönetim için görevlendirme yapılır.

Post by Av. Fatma Öztürk