Babam Sağken Tapuyu Bir Çocuğuna Devretmiş – Muvazaa mı, Tenkis mi Açmalıyım?
25 Temmuz 2026

Babam Sağken Tapuyu Bir Çocuğuna Devretmiş – Muvazaa mı, Tenkis mi Açmalıyım?

Ne yaşandı?

Miras bırakan, sağlığında bir taşınmazını mirasçılardan birine devretmiş. Diğer mirasçılar bu devirden rahatsız; ancak hangi davayı (tapu iptali için muvazaa mı, yoksa saklı paya dayalı tenkis mi) açmaları gerektiğini bilemiyor. İkisinin sonuçları farklı. Devrin tapuda satış gösterilerek yapılıp yapılmadığı, hangi davanın açılacağını belirler. Rehber, muvazaa ile tenkis arasındaki farkları, süreleri ve kademeli dava stratejisini ele alıyor.

📌 Bu konunun kapsamlı rehberi: Muris Muvazaası mı, Tenkis mi? Farklar ve Doğru Dava Seçimi — konunun tüm ayrıntıları, güncel mevzuat ve dava süreci orada ele alınıyor.

Mirastan mal kaçırıldığını mı düşünüyorsunuz?

Muvazaa ve tenkis davalarında delil hazırlığı ve strateji için Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

10 Saniyede Hukuk · Miras Hukuku

Miras bırakan, malı birine 'satmış' gibi yaptı?

Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.

▶ Videonun sayfası ve tam metni →
Tüm “10 Saniyede Hukuk” videoları →

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Hukuki durum

Burada belirleyici olan, devrin gerçek niteliğidir. Miras bırakan, mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla aslında bağışlamak istediği malı “satış” gibi göstermişse, görünürdeki satış muvazaalıdır; bu durumda muris muvazaasına dayanılarak tapu iptali ve tescil davası açılabilir ve işlem baştan geçersiz sayılabilir. Buna karşılık, devir gerçek bir kazandırma (örneğin gerçek bir bağış) ise ama saklı paylı mirasçıların paylarını zedeliyorsa, bu kez tenkis davası gündeme gelir; tenkiste işlem tümden iptal edilmez, saklı payı aşan kısım oranında indirilir.

Yani muvazaa, işlemin görünüşte başka bir işlem olarak gizlenmesine; tenkis ise gerçek ama saklı payı ihlal eden kazandırmalara ilişkindir. Hangi davanın açılacağı, olayın somut özelliklerine ve elde edilebilecek delillere göre belirlenir; bazen iki yol birlikte değerlendirilir.

Muris muvazaasına dayanan tapu iptali ve tescil davası kural olarak bir süreye bağlı değilken, tenkis davası belirli (hak düşürücü) sürelere tabidir. Bu usuli fark da, somut olayda hangi yolun seçileceğini etkileyen önemli bir ölçüttür.

Ne yapmalısınız?

Devrin gerçekten bağış mı yoksa satış mı olduğunu, bedelin ödenip ödenmediğini gösteren delilleri toplayın. Doğru davanın seçilmesi sonucu doğrudan etkilediğinden, bir avukatla strateji belirlemeniz kritik öneme sahiptir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.

İkisini seçmek zorunda değilsiniz: terditli dava

Sayfaların çoğu “hangisini açacaksınız?” sorusuyla başlar. Oysa Yargıtay bu ikilemi çözmüştür ve cevap, ikisini birlikte açabilmenizdir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 22.05.1987 tarihli, E. 1986/4, K. 1987/5 sayılı kararı uyarınca; saklı paylarının değerini alamayan mirasçılar, muris muvazaası sebebiyle tapu iptal ve tescil davası ile tenkis davasını birlikte ve kademeli (terditli) olarak açabilirler.

Yani talep şu şekilde kurulur: “Öncelikle muvazaa nedeniyle tapunun iptali ve terekeye tescili; bu mümkün olmazsa saklı payın tamamlanması için tenkis; o da mümkün olmazsa bedel.” Mahkeme sırayla değerlendirir.

Bu neden önemli? Muvazaa iddiası ispatlanamazsa dava tümüyle reddedilmez; ikinci kademedeki tenkis talebi devreye girer. Tek bir talep kurup muvazaayı ispatlayamayan mirasçı, tenkis süresini de kaçırmış olarak elinde hiçbir şey kalmadan çıkabilir.

Dava hakkı ölümle doğar. Miras bırakanın sağlığında muvazaa ve tenkis iddiaları dinlenmez; bu iddialar ancak ölümden sonra ileri sürülebilir. Sağken yapılan devri öğrendiğinizde dava açamazsınız, ancak delilleri şimdiden toplayabilirsiniz.

Muvazaa: dayanak, kapsam ve süresizlik

Temel dayanak Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 01.04.1974 tarihli, E. 1974/1, K. 1974/2 sayılı kararıdır.

Mekanizma iki katmanlıdır: görünürdeki sözleşme (satış ya da ölünceye kadar bakma) tarafların gerçek iradelerine uymadığından geçersizdir; gizli bağış sözleşmesi ise TMK m.706, Türk Borçlar Kanunu ve Tapu Kanunu’nda öngörülen şekil koşullarından yoksun olduğundan ayrıca geçersizdir. Böylece işlem baştan itibaren hükümsüz kalır.

Kimler dava açabilir? Saklı pay sahibi olsun veya olmasın, miras hakkı çiğnenen tüm yasal mirasçılar. Muvazaalı işlemin yapıldığı tarihte mirasçı sıfatına sahip olmak gerekmez; dava hakkı murisin ölümü anında mirasçı sıfatı taşıyanlarda doğar.

Süre yoktur. Muris muvazaasına dayalı davalar mülkiyet hakkına ve yolsuz tescile dayandığından hiçbir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Ölümün üzerinden on, yirmi veya otuz yıl geçmiş olsa dahi dava açılabilir. Buna karşılık uzun süre sessiz kalınmasının delil durumunu zorlaştıracağı unutulmamalıdır.

Kapsam sınırlıdır — bu sık atlanır. İçtihadı Birleştirme Kararı, miras bırakan adına kayıtlı tapulu taşınmazların temliki için geçerlidir. Miras bırakanın üçüncü kişiden bedelini ödeyerek satın aldığı taşınmazı doğrudan lehine yarar sağlamak istediği kişi adına tescil ettirmesi hâlinde, murise ait tapulu bir taşınmazın devri söz konusu olmadığından bu karar uygulanmaz. Böyle hâllerde şartları varsa genel muvazaa hükümlerine dayanılabilir; ayrıca tenkis davası açmanın önünde bir engel yoktur.

Muvazaa nasıl ispatlanır — ve ne zaman sayılmaz?

Muris muvazaasının tespiti, miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Yargıtay bunun için bir ölçütler bütünü kullanır:

  • Miras bırakanın satış yapmaya gerçekten ihtiyacı var mıydı? Emekli aylığı ve sağlık güvencesi bulunan, büyük bir tedavi gideri veya para ihtiyacı kanıtlanamayan murisin tüm malvarlığını satması olağan sayılmaz.
  • Satış bedeli ile taşınmazın gerçek değeri arasındaki fark. Ciddi orantısızlık güçlü bir muvazaa göstergesidir.
  • Davalının alım gücü. Devralanın o bedeli ödeyebilecek ekonomik durumda olup olmadığı araştırılır.
  • Miras bırakan ile davalı arasındaki ilişki ve diğer mirasçılarla ilişkiler.
  • Ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimler, olayların olağan akışı.
  • Sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir neden bulunup bulunmadığı.

Muvazaa sayılmayan önemli bir hâl: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 14.11.2013 tarihli, E. 2013/5711, K. 2013/15915 sayılı kararında belirtildiği üzere; miras bırakan sağlığında hak dengesini gözeten, kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar biçimde bir paylaştırma yapmışsa, mal kaçırma kastından söz edilemeyeceğinden 1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uygulanmaz.

Pratik anlamı: baba çocuklarının hepsine dengeli biçimde mal dağıtmışsa, birinin payı biraz farklı olsa dahi muvazaa iddiası sonuç vermez. Davanın kaderini belirleyen soru “kime ne verildi” değil, “bütün olarak dengeli bir paylaştırma var mı” sorusudur.

İki davanın sonuçları ve süreler

Sonuçlar temelden farklıdır:

  • Muvazaada işlem baştan geçersizdir; tapu iptal edilir ve taşınmaz terekeye döner. Bundan tüm mirasçılar payları oranında yararlanır — saklı paylı olmayanlar dâhil.
  • Tenkiste işlem geçerliliğini korur; yalnızca saklı payı zedeleyen kısım geri alınır. Bundan yalnızca saklı paylı mirasçılar yararlanır ve alacakları, saklı paylarını tamamlayan miktarla sınırlıdır.

Süre bakımından da ayrılırlar:

  • Muvazaa — süre yok.
  • Tenkis — TMK m.571 uyarınca mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer.

Bu fark, terditli dava açmanın neden zorunlu olduğunu gösterir: muvazaa için acele etmeye gerek yokmuş gibi görünse de, tenkisin bir yıllık süresi işlemeye devam eder. Yalnızca muvazaa davası açıp yıllar sonra reddedilirse, tenkis süresi çoktan dolmuş olabilir.

Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir; taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Dava dilekçesinde tapu kaydının iptali ve terekeye tescili, mümkün olmazsa tenkis, o da mümkün olmazsa bedel şeklinde kademeli talep kurulmalıdır.

Delil hazırlığı

Bu davalarda sonucu belirleyen, hukuki nitelendirme değil delil yoğunluğudur. Toplanacaklar:

  • Tapu kayıtları ve akit tablosu — devrin tarihi, gösterilen bedel, işlem türü. Tapu müdürlüğünden resmî senet örneği istenmelidir.
  • Emlak beyan değerleri ve emsal satışlar — devir tarihindeki gerçek değeri göstermek için.
  • Bedelin ödendiğine dair kayıt olup olmadığı — banka hareketi, dekont, makbuz. Ödeme izinin bulunmaması güçlü bir göstergedir.
  • Davalının mali durumu — vergi kayıtları, SGK hizmet dökümü, gelir belgeleri. Alım gücü tartışmasının merkezidir.
  • Miras bırakanın mali durumu ve sağlık geçmişi — emekli aylığı, sağlık güvencesi, tedavi giderleri. Paraya ihtiyacı olup olmadığı buradan anlaşılır.
  • Diğer mirasçılara yapılan kazandırmalar — dengeli paylaştırma savunmasını karşılamak ya da desteklemek için.
  • Tanık beyanları — aile içi ilişkiler, devrin nasıl gerçekleştiği, murisin beyanları.
  • Nüfus ve veraset kayıtları — mirasçı tablosunun eksiksiz kurulması için.

Bir uyarı: ölünceye kadar bakma sözleşmesi biçiminde yapılan devirler de muvazaa iddiasına konu olabilir. Bu hâlde bakımın fiilen yapılıp yapılmadığı ayrıca araştırılır; gerçekten bakılmışsa muvazaa iddiası zayıflar.

Zaman aleyhinize işler. Muvazaa davası süreye tabi olmasa da, aradan uzun zaman geçmesi tanıkların kaybı ve kayıtların ulaşılmazlığı nedeniyle ispatı güçleştirir. Ölümün ardından mümkün olan en kısa sürede delil toplamaya başlamak gerekir.

Talepler Nasıl Kademelendirilir?

SıraTalepDayanak
AsılMuvazaa; tapu iptali ve tescilTBK m.19
Yedek 1TenkisTMK m.560
Yedek 2DenkleştirmeTMK m.669
TerditliTazminatMal elden çıkmışsa
Ek talepİhtiyati tedbir ve şerhDevri engelleme
Ek talepEcrimisil ve semereTMK m.995 vd.
SonuçTek dava, üç ihtimal

Bu kurgu tüm ihtimalleri kapsar: muvazaa ispatlanamazsa tenkis, tenkis süresi dolmuşsa denkleştirme devreye girer.

Üçüncü satır süresiz bir imkândır: TMK m.669 uyarınca denkleştirme talebi hak düşürücü süreye tabi değildir; ancak yalnızca yasal mirasçılara yapılan kazandırmalarda işler.

Beşinci satır kazanılan davanın uygulanabilmesini sağlar: tedbir alınmazsa taşınmaz devredilebilir ve TMK m.1023 uyarınca iyiniyetli alıcının kazanımı korunur.

Dördüncü satır bu riske karşı ikinci koruma katmanıdır: mal elden çıkmışsa dava konusuz kalmaz, tazminata dönüşür.

Muvazaa Yolunun Üstünlükleri

KonuKuralDayanak
DayanakGörünüşteki işlem geçersizTBK m.19
SonuçDevir tümüyle geçersiz
SüreSüreye tabi değil
Kim açabilirTüm mirasçılarSaklı pay aranmaz
Mirasçının konumuÜçüncü kişi sayılır
İspatTanık dâhil her türlü delil
Dava payıPayı oranında tek başına

Üçüncü ve dördüncü satırlar muvazaa yolunun neden vazgeçilmez olduğunu gösterir: hem süre sınırı yoktur hem saklı payı bulunmayan mirasçılar da açabilir.

Beşinci ve altıncı satırlar ise ispat kolaylığını sağlar: mirasçı üçüncü kişi konumunda kabul edildiğinden tanık dinletebilir ve senetle ispat kuralıyla bağlı kalmaz.

Yedinci satır ise usulî bir kolaylıktır: mirasçı kendi payı oranında tek başına dava açabilir; diğerlerinin katılımı zorunlu değildir.

İkinci satır ise kazanç farkını verir: muvazaada devrin tamamı geçersiz olur ve taşınmaz terekeye döner.

İddiayı Güçlendiren ve Zayıflatan Olgular

GöstergeNeyi düşündürür
Bedel banka üzerinden ödenmemişGerçek satış değil
Rayicin çok altında bedelBağış şüphesi
Alıcının ödeme gücü yokBedel ödenmemiş olabilir
Devirden sonra muris kullanmaya devamGerçek devir yok
Devir ölüme yakın tarihteAmaç sorgulanır
Terekenin neredeyse tamamıMirastan mal kaçırma
Bedel gerçekten ödenmişMuvazaa sayılmaz

Birinci ve üçüncü satırlar en güçlü delillerdir: bedelin ödendiğini gösteren banka kaydı yoksa ve alıcının o tarihte ödeme gücü bulunmuyorsa iddia güçlenir.

Dördüncü satır ise en somut göstergedir: muris taşınmazı devrettikten sonra kullanmaya, kira almaya veya vergisini ödemeye devam etmişse gerçek bir devir yapılmadığı sonucuna varılır.

Yedinci satır ise davanın sınırıdır: bedeli gerçekten ödenmiş bir satışta muvazaa iddiası sonuç vermez.

Bu hâlde saklı pay zedelenmişse TMK m.560 uyarınca tenkis yoluna gidilir.

Sonuç ve Süre Bakımından Karşılaştırma

ÖlçütMuvazaaTenkis
SonuçDevir geçersizKazandırma indirilir
KapsamDevrin tamamıSaklı payı aşan kısım
SüreSüreye tabi değil1 yıl / 10 yıl (TMK m.571)
Bir yılın başlangıcıSaklı payın zedelendiğini öğrenme
On yılın başlangıcıVasiyetnamede açılma tarihi
Def’i yoluSüresiz (TMK m.571/son)
Kim açabilirTüm mirasçılarSaklı paylı mirasçılar

Dördüncü satır tenkiste esneklik sağlar: bir yıllık süre ölüm tarihinden değil, saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten işler.

Altıncı satır ise süre kaçırılmış dosyalarda kurtarıcıdır: TMK m.571’in son fıkrası uyarınca tenkis iddiası def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir.

Bu, saklı paylı mirasçı savunma konumundayken kullanılabilecek bir imkândır.

Üçüncü satır ise kademeli dava kurgusunun sebebidir: on yıllık süre dolmuş dosyalarda tek yol muvazaadır.

Dosyaya Konulacak Belgeler

BelgeNeyi gösterir
Tapu kayıt ve takyidatDevir tarihi ve bedel
Tapu işlem dosyasıBeyan edilen bedel
Banka kayıtlarıBedel ödenmiş mi
Alıcının gelir durumuÖdeme gücü
Emlak vergisi kayıtlarıDevirden sonra kim ödemiş
Kira sözleşmeleriKullanım kimde
Abonelik kayıtlarıFiilî oturma
Tanık listesiMuvazaada dinlenir

Beşinci, altıncı ve yedinci satırlar birlikte güçlü bir tablo oluşturur: devirden sonra emlak vergisini muris ödemiş, kirayı muris tahsil etmiş ve abonelikler onun adına kalmışsa gerçek devir bulunmadığı sonucuna varılır.

Sekizinci satır ise muvazaa davasının ayırt edici avantajıdır: tanık dinletme imkânı yalnızca burada vardır.

Üçüncü ve dördüncü satırlar ise bedel iddiasını çürütür: banka kaydı yoksa ve alıcının o tarihte geliri bulunmuyorsa bedel ödenmemiş kabul edilir.

Bu nedenle alıcının devir tarihindeki gelir ve malvarlığı durumu baştan araştırılmalıdır.

Tek bakışta: muvazaa ile tenkis arasındaki fark

İki dava aynı olaydan doğar ama tamamen farklı çalışır. En kritik fark sürede: biri süreye bağlı değildir, diğeri hak düşürücü süreye tabidir.

Tablo 1 — Muris muvazaası ile tenkis davasının karşılaştırması
ÖlçütMuris muvazaası (tapu iptali ve tescil)Tenkis davası
Temel iddiaGörünürdeki satış gerçek değildir, gizlenen işlem bağıştırİşlem geçerlidir ama saklı payı aşmıştır
Kim açabilir?Tüm mirasçılarYalnızca saklı paylı mirasçılar
SüreHak düşürücü süreye tabi değildirÖğrenmeden 1 yıl, her hâlde 10 yıl (hak düşürücü)
Süre dayanağıTMK m.571/1
SonuçTapu iptal edilir, taşınmaz terekeye dönerTasarruf saklı payı ihlal eden ölçüde indirilir
Kapsamİşlemin tamamıYalnızca aşan kısım
Def’i yoluyla ileri sürmeHer zaman mümkündür (TMK m.571/son)
Görevli mahkemeAsliye hukukAsliye hukuk

Hangi davanın tutacağı, kazandırmanın gerçekte ne olduğuna bağlıdır. Yanlış hukuki nitelendirme davayı kaybettirir; bu yüzden uygulamada ikisi terditli (kademeli) olarak birlikte açılır.

Tablo 2 — Hangi olayda hangi dava?
Olayın görünümüHangi dava öne çıkar?
Tapuda satış gösterilmiş ama bedel hiç ödenmemişMuris muvazaası
Bedel ödenmiş, işlem gerçek, ama saklı pay zedelenmişTenkis
Gerçek bir ölünceye kadar bakma sözleşmesi var, bakım fiilen yapılmışMuvazaa iddiası zayıflar
Bakma sözleşmesi göstermelik, bakım hiç yapılmamışMuris muvazaası
Bedelin gerçek değere göre çok düşük kaldığı ispat ediliyorMuvazaa ve tenkis birlikte (terditli) değerlendirilir
Tablo 3 — Delil hazırlığı: neyi toplamalısınız?
DelilNeye yarar
Tapu kayıtları ve akit tablosuDevrin tarihini, gösterilen bedeli ve işlem türünü ortaya koyar
Banka kayıtları ve para hareketiBedelin gerçekten ödenip ödenmediğini gösterir
Murisin devir tarihindeki mali durumuSatmaya ihtiyacı olup olmadığını gösterir
Devralanın ödeme gücüBedeli ödeyecek imkânı var mıydı?
Emsal değer ve keşifGösterilen bedel ile gerçek değer arasındaki farkı ortaya koyar
Tanık beyanlarıAiledeki paylaştırma iradesini ve fiilî durumu aydınlatır

Sıkça Sorulan Sorular

Muvazaa mı tenkis mi açmalıyım?

İkisini birlikte açabilirsiniz. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 22.05.1987 tarihli, E. 1986/4, K. 1987/5 sayılı kararı uyarınca saklı paylarının değerini alamayan mirasçılar, muris muvazaası sebebiyle tapu iptal ve tescil davası ile tenkis davasını birlikte ve kademeli (terditli) olarak açabilir.

Muris muvazaası davasında süre var mı?

Yoktur. Muris muvazaasına dayalı davalar mülkiyet hakkına ve yolsuz tescile dayandığından hiçbir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir; ölümün üzerinden uzun yıllar geçmiş olsa dahi açılabilir.

Tenkis davasının süresi nedir?

TMK m.571 uyarınca tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer.

Saklı payım yoksa dava açabilir miyim?

Muvazaa davası bakımından evet. 01.04.1974 tarihli, E. 1974/1, K. 1974/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm yasal mirasçılar dava açabilir. Tenkis davası ise yalnızca saklı paylı mirasçılara tanınmıştır.

İki davanın sonucu nasıl farklılaşır?

Muvazaada işlem baştan geçersizdir; tapu iptal edilir ve taşınmaz terekeye döner, bundan tüm mirasçılar payları oranında yararlanır. Tenkiste işlem geçerliliğini korur; yalnızca saklı payı zedeleyen kısım geri alınır ve bundan yalnızca saklı paylı mirasçılar yararlanır.

Muvazaa nasıl ispatlanır?

Miras bırakanın gerçekten satışa ihtiyacı olup olmadığı, satış bedeli ile gerçek değer arasındaki fark, davalının alım gücü, taraflar arasındaki ilişki, yörenin gelenekleri, olayların olağan akışı ve sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir neden bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilir.

Babam tüm çocuklara mal dağıtmışsa yine muvazaa olur mu?

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 14.11.2013 tarihli, E. 2013/5711, K. 2013/15915 sayılı kararına göre; miras bırakan sağlığında hak dengesini gözeten, kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar biçimde bir paylaştırma yapmışsa mal kaçırma kastından söz edilemez ve 1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uygulanmaz.

Babam sağken dava açabilir miyim?

Hayır. Muris muvazaası ve tenkis iddiasına dayalı dava açma hakkı ölümle doğar; miras bırakanın sağlığında yaptığı temlikler bakımından bu iddialar dinlenmez. Ancak delillerin şimdiden toplanmasında yarar vardır.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Bu içerik Yargılama Usulü ve Ortak Konular alanındadır.

Yargılama Usulü ve Ortak Konular Rehberi  ·  Bu alandaki 102 rehber  ·  Tüm hukuk dalları

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

Devir bedelsiz görünüyorsa hangi dava uygundur?

Bağış olarak yapılmış bir devirde muvazaa tartışması zayıflar; saklı pay ihlali varsa tenkis öne çıkar.

Devralan kardeş taşınmazı satmışsa ne olur?

Üçüncü kişinin iyiniyeti ve tapu siciline güven ilkesi TMK m.1023 çerçevesinde değerlendirilir. Bu hâlde tazminat talebi gündeme gelebilir.

Dava açmadan önce hangi belgeler toplanmalı?

Tapu işlem dosyası, akit tablosu, tarafların banka kayıtları, taşınmazın devir tarihindeki değeri ve miras bırakanın mal varlığı dökümü öncelikli belgelerdir.

Diğer kardeşler davaya katılmazsa sonuç etkilenir mi?

Her mirasçı kendi payı için dava açabilir. Katılmayan mirasçılar kendi payları bakımından sonuçtan yararlanamaz.

Devir çok eski tarihliyse dava açılabilir mi?

Muris muvazaası iddiası bakımından süre sınırlaması bulunmadığı kabul edilir. Tenkiste ise TMK m.571’deki süreler işler.

Mahkeme her iki talebi birlikte inceler mi?

Talepler kademeli ileri sürüldüğünde önce asıl talep, kabul edilmezse yedek talep incelenir. Bu kurgu dilekçede açıkça belirtilmelidir.

İletişime Geçin

Post by Av. Fatma Öztürk