Mirasla İlgili Dava Açacağım – Süre Geçmiş Olabilir mi?
25 Temmuz 2026

Mirasla İlgili Dava Açacağım – Süre Geçmiş Olabilir mi?

Ne yaşandı?

Bir mirasçı, geç fark ettiği bir hak için (vasiyetin iptali, tenkis, reddi miras gibi) dava açmak istiyor; ancak aradan zaman geçtiği için süresinin dolup dolmadığından endişe ediyor. Miras hukukundaki sürelerin neler olduğunu öğrenmek istiyor. Rehber, başlangıç anlarını, hak düşürücü süre ile zamanaşımı farkını ve alternatif yolları ele alıyor.

📌 Bu konunun kapsamlı rehberi: Miras Davalarında Süreler: Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler Tablosu — konunun tüm ayrıntıları, güncel mevzuat ve dava süreci orada ele alınıyor.

Hukuki durum

Miras hukukunda hak ve taleplerin önemli bir kısmı belirli sürelere bağlıdır ve bu sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açar. Örnek vermek gerekirse: mirasın reddi kural olarak öğrenmeden itibaren üç ay; vasiyetnamenin iptali ve tenkis davaları, iptal/saklı pay ihlalinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde belirli üst sürelerle sınırlıdır. Miras sebebiyle istihkak gibi taleplerde de öğrenme ve her hâlde uygulanan uzun süreler bulunur. Bu sürelerin bir kısmı hak düşürücü, bir kısmı zamanaşımı niteliğindedir.

Sürelerin başlangıcı (örneğin “öğrenme” anı) ve niteliği davadan davaya değişir; bu nedenle her talep kendi özel süresi içinde değerlendirilmelidir. Buna karşılık mirasçılık belgesi (veraset ilamı) istemek gibi bazı talepler kural olarak süreye bağlı değildir.

Hak düşürücü süreler, zamanaşımından farklı olarak durmaz, kesilmez ve mahkemece kendiliğinden gözetilir. Bu nedenle sürenin başladığı “öğrenme” anının doğru belirlenmesi, davanın kaderini doğrudan etkiler.

Ne yapmalısınız?

Açmak istediğiniz davanın türünü ve sürenizin başladığı tarihi belirleyin; sürelerin kısa olabileceğini unutmayın. Hak kaybı riskini önlemek için, vakit kaybetmeden bir avukata danışmanız önemlidir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.

Miras Davalarında Süre Tablosu

Her davanın kendine özgü süresi vardır; bir kısmı hak düşürücü, bir kısmı zamanaşımıdır.

Miras davalarında süreler
KonuKuralNot
Mirasın reddiÜç ayHak düşürücü
Hükmen retSüreye tabi değilBorca batıklıkta
Tenkis davasıÖğrenmeden bir yıl, her hâlde on yılHak düşürücü
Tenkis def’iSüre yokSavunmada her zaman
Vasiyetnamenin iptaliÖğrenmeden bir yılÜst sınırlar var
Muris muvazaasıSüre yokHer zaman açılabilir
Reddin iptaliAltı ayAlacaklılar için
Mirasçılık belgesinin iptaliSüreye bağlı değilYeni delil
Vasiyet alacağıZamanaşımına tabiTalep edin

Dördüncü ve altıncı satırlar süre kaçırılmış dosyalardaki iki çıkış yoludur: tenkis davası süresi geçmiş olsa dahi tenkis, kendisine karşı açılan davada def’i olarak her zaman ileri sürülebilir ve muris muvazaasına dayalı tapu iptali davası herhangi bir süreye tabi değildir. İkinci satır ise reddi kaçıranlar için imkândır — tereke gerçekten borca batıksa hükmen ret her zaman ileri sürülebilir.

Miras usul rehberlerimiz: görevli ve yetkili mahkeme · miras davalarında süreler · ihtiyati tedbir ve tapu şerhi · delil, bilirkişi ve keşif · harç ve yargılama gideri · istinaf ve temyiz

İki Tür Süre Vardır; Miras Hakkının Kendisi Zamanaşımına Uğramaz

Miras hakkı mutlak bir haktır; mirasbırakanın ölümüyle kazanılır ve kendisi bir süreye tabi değildir. Ancak bu hakka dayanılarak açılan davaların önemli bir kısmı belirli sürelere bağlanmıştır ve bu sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açar. İki tür süreyi ayırmak önemlidir: Hak düşürücü süre, geçmesiyle hakkın özünü sona erdirir ve hâkim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; süre dolduysa haklı olsanız bile dava esasa girilmeden reddedilir. Zamanaşımı ise borcu ortadan kaldırmaz; yalnızca karşı tarafa ödemekten kaçınma (def’i) imkânı verir ve mahkeme kendiliğinden dikkate almaz, tarafların ileri sürmesi gerekir. Miras davalarındaki sürelerin çoğu hak düşürücü niteliktedir; bu nedenle başlangıç tarihinin doğru saptanması kritiktir.

Aşağıdaki tablo konunun temel ayrımlarını bir arada gösterir.

TalepSüreTürü
Mirasın reddiÖğrenmeden 3 ayHak düşürücü
TenkisÖğrenmeden 1 yıl, her hâlde 10 yılHak düşürücü
Vasiyetnamenin iptaliÖğrenmeden 1 yıl, her hâlde 10 yılHak düşürücü
Miras sebebiyle istihkakÖğrenmeden 1 yıl, her hâlde 10 yılZamanaşımı
Hükmen retSüreye tabi değil
Muris muvazaasıSüreye tabi tutulmaz

En Sık Karşılaşılan Süreler

Mirasın reddi (TMK m.606): Ölümü ve mirasçı olduğunuzu öğrendiğiniz tarihten itibaren 3 ay içinde Sulh Hukuk Mahkemesine başvurulur; geçerse miras kayıtsız şartsız kabul edilmiş sayılır. Vasiyetnamenin (ölüme bağlı tasarrufun) iptali (TMK m.559): İptal sebebini ve hak sahibi olduğunuzu öğrendiğiniz tarihten itibaren 1 yıl; her halde vasiyetnamenin açılmasından itibaren iyiniyetli davalılara karşı 10 yıl, kötüniyetlilere karşı 20 yıl. Tenkis (saklı pay) davası (TMK m.571): Saklı payınızın zedelendiğini öğrendiğiniz tarihten itibaren 1 yıl ve her halde 10 yıl. Miras sebebiyle istihkak (TMK m.639): Mirasçı olduğunuzu ve iyiniyetli davalının tereke malını elinde tuttuğunu öğrendiğiniz tarihten itibaren 1 yıl, her halde 10 yıl; kötüniyetli davalıya karşı 20 yıl. Önemli bir ayrıntı: bu süreler ölümden önce işlemez ve vasiyetnameye ilişkin 1 yıllık süre, vasiyetname usulünce açılıp ilgililere tebliğ edilmeden başlamaz.

Süreyi Kaçırdığınızı Düşünüyorsanız: Süreye Tabi Olmayan Yollar

Süre geçmiş görünse bile umutsuz olmayın; bazı önemli yollar hiçbir süreye tabi değildir. Mirasbırakanın mal kaçırmak amacıyla yaptığı muvazaalı (göstermelik) devirlere karşı açılan muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davası, Yargıtay içtihatları uyarınca zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir; ölümden sonra her zaman açılabilir, her türlü delille (tanık dahil) ispatlanır ve taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür. Benzer şekilde mirasçılık belgesinin (veraset ilamının) iptali ve mirasçılar arasında elbirliği mülkiyeti sürdükçe mirasın paylaşımı (ortaklığın giderilmesi) davaları da süreye tabi değildir. Borca batık bir mirasta reddi kaçırdıysanız, terekenin ölüm anında borca batık olduğu açıkça belliyse mirasın hükmen reddi (TMK m.605/2) süreye bağlı olmaksızın ileri sürülebilir. Ayrıca tenkis ve iptal talepleri, dava süresi geçse bile size karşı açılan bir davada def’i (savunma) olarak her zaman ileri sürülebilir. Yine de sürelerin yanlış hesaplanması mutlak haklı durumlarda dahi davanın reddine yol açabileceğinden, hak arama takvimini titizlikle kurmak gerekir.

Süreyi Kaçırdıysanız Kapanmayan Kapılar

Bir sürenin dolmuş olması, her zaman hakkın tümüyle sona erdiği anlamına gelmez. Alternatif yollar çoğu zaman gözden kaçar.

Mirasın reddi süresi geçtiyse: tereke ölüm tarihinde borca batıksa hükmen ret yolu açıktır ve bu yol süreye tabi değildir. Dava alacaklılara husumet yöneltilerek görülür.

Tenkis süresi geçtiyse: devir tapuda satış gösterilerek yapılmışsa muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası değerlendirilir. Uygulamada bu dava için hak düşürücü süre veya zamanaşımı öngörülmemektedir.

Mirasçılık belgesi hatalıysa: mirasçılık belgesi kesin hüküm oluşturmaz; aksi her zaman ispatlanabilir ve belgenin iptali istenebilir.

Paylaşma tamamlandıysa: hakkı ihlal edilen mirasçı, miras sebebiyle istihkak davası yoluyla payını talep edebilir.

Başlangıç Anı Sandığınızdan Farklı Olabilir

Süre hesabında en sık yapılan hata, başlangıcı ölüm tarihi kabul etmektir. Oysa çoğu sürede başlangıç, öğrenme anıdır.

Mirasın reddinde yasal mirasçılar için başlangıç, miras bırakanın ölümünü öğrendikleri tarihtir. Mirasçı olduklarını daha sonra öğrendiklerini ispat ederlerse bu tarih esas alınır.

Tenkiste başlangıç, saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihtir. Sağlığında yapılmış bir devirden yıllar sonra haberdar olan mirasçı için süre, ölüm tarihinden değil öğrenme tarihinden işler.

Vasiyetnamenin iptalinde başlangıç, davacının tasarrufu ve iptal sebebini öğrendiği tarihtir.

Bu nedenle “kaç yıl geçti” sorusundan önce “ne zaman öğrendiniz ve bunu nasıl ispatlarsınız” sorusu cevaplanmalıdır. Öğrenme anının ispatı, dosyanın kaderini değiştirebilir.

Hak Düşürücü Süre ile Zamanaşımı Neden Farklı?

İki kavram karıştırılır ama sonuçları çok farklıdır.

Hak düşürücü süre dolduğunda hakkın kendisi sona erer. Mahkeme bunu kendiliğinden gözetir; karşı tarafın ileri sürmesine gerek yoktur. Durmaz ve kesilmez.

Zamanaşımı ise hakkı değil dava edilebilirliği etkiler. Mahkeme kendiliğinden dikkate almaz; karşı tarafın def’i olarak ileri sürmesi gerekir. Belirli hâllerde durur veya kesilir.

Pratik sonuç şudur: zamanaşımına uğramış bir alacakta karşı taraf def’i ileri sürmezse dava kabul edilebilir. Hak düşürücü süre dolmuşsa böyle bir imkân yoktur.

Talep Bazında Süre ve Başlangıç Anı

TalepSüreBaşlangıçDayanak
Resmî defter tutma1 ayÖlümü öğrenmeTMK m.620/1
Mirasın reddi3 ayÖlümü / mirasçılığı öğrenmeTMK m.606
Vasiyetnamenin açılması1 ayTeslim tarihiTMK m.596/1
Tenkis1 yılZedelenmeyi öğrenmeTMK m.571
Tenkis (üst süre)10 yılVasiyette açılma; diğerlerinde ölümTMK m.571
Vasiyetnamenin iptali1 yılTasarrufu ve sebebi öğrenmeTMK m.559
İptal (üst süre)10 / 20 yılAçılma tarihiTMK m.559
Miras sebebiyle istihkak1 yılHakkını ve zilyedi öğrenmeTMK m.639
İstihkak (üst süre)10 / 20 yılÖlüm veya zilyetlikTMK m.639
Vasiyet alacağı10 yılÖğrenme veya muacceliyetTMK m.602
Paylaşma sonrası sorumluluk5 yılPaylaşmaTMK m.681

Birinci satırdaki bir aylık süre, üç aylık ret süresinden çok daha kısadır ve en sık kaçırılan imkândır.

Beşinci ve yedinci satırlar vasiyetname bulunan dosyalarda mirasçının elini güçlendirir: üst süreler ölüm tarihinden değil, vasiyetnamenin açılma tarihinden işler.

Vasiyetname ölümden yıllar sonra bulunup açılmışsa süre o tarihten başlar; aradan geçen zaman süreyi tüketmez.

Son satır ise paylaşma tamamlandıktan sonra da devam eden bir sorumluluktur: TMK m.681 uyarınca mirasçılar tereke borçlarından beş yıl boyunca müteselsilen sorumludur.

Def’i Yolu: Dava Süresi Geçse Bile İşleyen Savunma

TalepDava yoluDef’i yoluDayanak
Tenkis1 yıl / 10 yılHer zamanTMK m.571/son
Vasiyetnamenin iptali1 yıl / 10-20 yılHer zamanTMK m.559/son

TMK m.559’un son cümlesi açıktır: iptal davası açma hakkı düşmüş olsa bile, her zaman def’i yoluyla tasarrufun iptali ileri sürülebilir.

Aynı kural tenkiste de geçerlidir: TMK m.571 uyarınca def’i yoluyla tenkis isteme hakkı süreye tabi değildir.

Bunun pratik anlamı şudur: dava açma süresi geçmiş olsa dahi, lehtar sizden bir talepte bulunduğunda savunma olarak tenkis veya iptal ileri sürülebilir.

Bu nedenle süre kaçırılmış dosyalarda pasif kalmak yerine, karşı tarafın talebini beklemek ve def’i yolunu kullanmak bilinçli bir strateji olabilir.

Süre Kaçırıldığında Açık Kalan Üç Yol

YolŞartıDayanak
Muris muvazaasıBedelin ödenmemiş olmasıTBK m.19
DenkleştirmeKazandırma yasal mirasçıyaTMK m.669
Mirasçılık belgesinin iptaliBelgenin hatalı olmasıTMK m.598/3

İlk iki satır süreye tabi olmadığından, tenkis süresi geçmiş dosyalarda asıl dayanak hâline gelir.

İkinci satırın sınırı ise kapsamdadır: denkleştirme yalnızca yasal mirasçıya yapılan kazandırmalarda işler; üçüncü kişiye yapılan kazandırmada bu yol kullanılamaz.

Üçüncü satır ise TMK m.598/3’e dayanır: mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir. Ancak belgenin iptali tek başına malı geri getirmez; istihkak talebi de aynı süreçte ileri sürülmeli ve o süreye tabidir.

Bu nedenle “süre geçti” sonucuna varmadan önce, her talep için başlangıç anı ayrı ayrı hesaplanmalıdır.

Başlangıç Anı: En Sık Yapılan Dört Yanılgı

VarsayımGerçekDayanak
“Süre ölümle başlar”Çoğu talepte öğrenme anındanTMK m.606, m.571, m.559
“Vasiyetnamede ölüm tarihi esas”Üst süreler açılma tarihindenTMK m.559, m.571
“Ret süresi herkes için aynı”Sonradan öğrenen için farklı işlerTMK m.606
“Belge iptali de süreye tabi”Her zaman ileri sürülebilirTMK m.598/3

Birinci satır en yaygın yanılgıdır: TMK m.606 uyarınca ret süresi, mirasçı olduğunu daha sonra öğrendiği ispat edilirse o tarihten işler.

İkinci satır ise vasiyetname dosyalarında belirleyicidir: bu nedenle sulh hukuk mahkemesindeki dosyadan açılma ve tebliğ tarihleri mutlaka kayda alınmalıdır.

Üçüncü satır soybağı sonradan kurulan çocuklar ve yurt dışındaki mirasçılar bakımından işler; ancak sonradan öğrendiğini ispat yükü o kişidedir.

Dördüncü satır ise hatalı mirasçılık belgesiyle yapılmış paylaşımlarda kapıyı açık tutar.

Süre Hesabı Yaparken İzlenecek Sıra

#AdımNeden
1Hangi talebi ileri süreceğinizi belirleyinHer talebin süresi farklı
2O talebin başlangıç anını tespit edinÖlüm mü, öğrenme mi, açılma mı
3Vasiyetname varsa açılma tarihini alınÜst süreler buradan
4Öğrenme tarihini belgeleyinİspat yükü sizde
5Üst süreyi kontrol edinMutlak sınır
6Süreye tabi olmayan yolları değerlendirinMuvazaa, denkleştirme
7Def’i imkânını unutmayınDava süresi geçse de işler

İkinci adım hesabın kalbidir: aynı dosyada tenkis süresi geçmişken istihkak süresi işliyor olabilir. Talepler tek tek değerlendirilmelidir.

Dördüncü adım ise ispat sorunudur: nüfus kayıt hareketleri, mahkeme kararı tarihi, yurt dışı giriş-çıkış kayıtları ve tebligat evrakı bu amaçla kullanılır.

Yedinci adım ise çoğu zaman gözden kaçar: dava açma hakkı düşmüş olsa dahi TMK m.559 ve m.571 uyarınca def’i yolu her zaman açıktır.

Dava Türüne Göre Süre Riski

DavaSüre riskiAlternatif
TenkisYüksek (1 yıl)Denkleştirme, muvazaa
Vasiyetnamenin iptaliYüksek (1 yıl)Def’i yolu
Miras sebebiyle istihkakYüksek (1 yıl)Belge iptali + istihkak
Muris muvazaasıYok
DenkleştirmeYok
Paylaşma / ortaklığın giderilmesiYok
Mirasçılık belgesiYok

Dördüncü, beşinci, altıncı ve yedinci satırlar süre baskısı taşımaz: paylaşma isteme hakkı ve muvazaa iddiası zamana bağlı değildir.

İlk üç satır ise acele gerektirir ve öğrenme anından itibaren bir yıl içinde harekete geçilmelidir.

Bu nedenle dosya değerlendirilirken önce süreye tabi talepler ele alınmalı; süreye tabi olmayanlar ise yedek olarak dilekçeye eklenmelidir.

Kademeli kurgu şu şekilde işler: asıl talep muvazaa (süresiz), yedek talep tenkis (süreli), ek talep denkleştirme (süresiz). Böylece bir yol kapanırsa diğerleri ayakta kalır.

Miras Hakkının Kendisi Süreye Tabi Değildir

KonuDurum
Mirasçılık sıfatıSüreye tabi değil
Paylaşma isteme hakkıSüreye tabi değil
Mirasçılık belgesi almaSüreye tabi değil
Tapuda intikalSüreye tabi değil
Belirli davalarSüreye tabi

İlk dört satır önemli bir ayrımı gösterir: miras hakkının kendisi zamanla kaybolmaz. Otuz yıl önce ölen bir kişinin mirasçısı bugün de mirasçılık belgesi alabilir ve intikal yaptırabilir.

TMK m.642 uyarınca mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir.

Süreye tabi olan şey hak değil, belirli taleplerdir: tenkis, iptal ve istihkak gibi.

Bu nedenle “çok geç kaldık, artık hiçbir şey yapılamaz” düşüncesi çoğu dosyada doğru değildir; intikal ve paylaşma yolu her zaman açıktır.

Bu Rehberin Özeti

Uzun bir rehberdi; en kritik noktaları bir arada bırakalım.

  • Sürenin dolması her zaman hakkın tümüyle sona ermesi demek değildir; alternatif yollar araştırılmalıdır.
  • Çoğu sürede başlangıç ölüm tarihi değil, öğrenme anıdır; öğrenmenin ispatı belirleyicidir.
  • Ret süresi geçtiyse borca batıklık hâlinde hükmen ret yolu süreye tabi değildir.
  • Tenkis süresi geçtiyse muris muvazaası yolu değerlendirilebilir.
  • Hak düşürücü süre kendiliğinden gözetilir; zamanaşımı def’i olarak ileri sürülmelidir.
  • Süre değerlendirmesi mutlaka dosya bazında ve belgeler üzerinden yapılmalıdır.

Süre değerlendirmesi ve dava seçimi için
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Sık Sorulan Sorular

Miras davaları için süre var mı?

Miras hakkının kendisi mutlak bir haktır ve süreye tabi değildir; ancak bu hakka dayanarak açılan davaların önemli bir kısmı belirli sürelere bağlıdır. Bu süreler ya hak düşürücü süredir (geçmesiyle hakkın özü sona erer ve mahkeme kendiliğinden dikkate alır) ya da zamanaşımıdır (borcu ortadan kaldırmaz, ancak karşı tarafın def’i olarak ileri sürmesi gerekir).

Reddi miras süresi ne kadar?

Mirasın reddi, kural olarak mirasbırakanın ölümünü ve mirasçı olduğunuzu öğrendiğiniz tarihten itibaren 3 ay içinde Sulh Hukuk Mahkemesine başvurularak yapılır (TMK m.606). Bu süre hak düşürücüdür; geçtikten sonra miras kayıtsız şartsız kabul edilmiş sayılır. Ancak ölüm anında terekenin borca batık olduğu açıkça belliyse, ‘mirasın hükmen reddi’ süreye bağlı olmaksızın her zaman ileri sürülebilir.

Vasiyetin iptali ve tenkis davasında süre nedir?

Vasiyetnamenin (veya ölüme bağlı tasarrufun) iptali davası, iptal sebebini ve hak sahibi olduğunuzu öğrendiğiniz tarihten itibaren 1 yıl; her halde vasiyetnamenin açılmasından itibaren iyiniyetli davalılara karşı 10, kötüniyetlilere karşı 20 yıl içinde açılır (TMK m.559). Saklı payınızın zedelendiği tenkis davası ise, ihlali öğrendiğiniz tarihten itibaren 1 yıl ve her halde 10 yıl içinde açılmalıdır (TMK m.571). Bu süreler hak düşürücüdür.

Süreyi kaçırdıysam yapabileceğim bir şey var mı?

Duruma göre evet. Bazı önemli davalar hiçbir süreye tabi değildir: mirasbırakanın mal kaçırmak için yaptığı muvazaalı (göstermelik) devirlere karşı açılan muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davası her zaman açılabilir; aynı şekilde mirasçılık belgesinin iptali ve mirasın paylaşımı (ortaklığın giderilmesi) davaları da süreye tabi değildir. Ayrıca tenkis ve iptal, dava süresi geçse bile size karşı açılan bir davada def’i (savunma) olarak her zaman ileri sürülebilir.

Süreler ne zaman işlemeye başlar?

Süreler kural olarak mirasın açılmasıyla, yani ölüm anıyla işlemeye başlar; ancak vasiyetname gibi ölüme bağlı tasarruflarda süre, tasarruf usulüne uygun açılıp ilgililere tebliğ edildiği tarihten itibaren işler. Adli tatil (20 Temmuz-31 Ağustos) hak düşürücü süreleri durdurmaz; yalnızca sürenin son günü adli tatile rastlarsa süre tatilin bitiminden itibaren bir hafta uzamış sayılır.

Süre dolmuş görünse de dava açmakta yarar var mı?

Zamanaşımı bir def’idir; TBK m.161 uyarınca ileri sürülmedikçe hâkim kendiliğinden dikkate alamaz. Bu nedenle talep edilmesinde yarar bulunabilir.

Yurt dışındaki mirasçı için süre farklı mı işler?

Süreler aynı işler. Tebligatın konsolosluk yoluyla yapılması süreci fiilen uzatsa da, kanuni süreleri kendiliğinden uzatmaz.

Küçük mirasçı için süreler nasıl hesaplanır?

Küçüğün hakları yasal temsilcisi aracılığıyla kullanılır. Temsilcinin ihmali hâlinde sorumluluğu ayrıca değerlendirilir.

Aynı olayda birden fazla dava türü varsa süreler ortak mıdır?

Hayır. Muvazaa, tenkis, denkleştirme ve alacak talepleri farklı sürelere tabidir; her biri için ayrı hesap yapılmalıdır.

Süre dolmadan hangi işlem hakkı korur?

Dava açılması veya icra takibi başlatılması zamanaşımını keser. Borç ikrarı alınması da TBK m.154 uyarınca aynı sonucu doğurur.

Süreyi kaçırdım, her şey bitti mi?

Zorunlu olarak hayır. Ret süresi geçtiyse borca batıklık hâlinde hükmen ret, tenkis süresi geçtiyse muris muvazaası gibi alternatif yollar değerlendirilebilir.

Süre ölüm tarihinden mi başlar?

Çoğu sürede başlangıç öğrenme anıdır. Mirasın reddinde ölümün öğrenildiği, tenkiste saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarih esas alınır.

Hak düşürücü süre ile zamanaşımı arasındaki fark nedir?

Hak düşürücü süre dolduğunda hak sona erer ve mahkeme bunu kendiliğinden gözetir. Zamanaşımı ise def’i olarak ileri sürülmedikçe dikkate alınmaz ve belirli hâllerde durur veya kesilir.

Devri yıllar sonra öğrendim, tenkis açabilir miyim?

Tenkiste süre saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten işler. Ancak on yıllık dış sınır da bulunduğundan değerlendirme dosya bazında yapılmalıdır.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.

Miras Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk