Miras uyuşmazlıklarında en çok zaman kaybettiren hata, davanın yanlış mahkemede açılmasıdır. Görev kuralları kamu düzenindendir ve hâkim tarafından yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir; yetki ise bazı davalarda kesin olduğundan tarafların anlaşmasıyla değiştirilemez. Bu rehber, hangi davanın nerede açılacağını dava türü bazında tek tabloda toplar.
Önce İki Kavram
Görev, davanın hangi tür mahkemede görüleceğini belirler: sulh hukuk mu, asliye hukuk mu? Görev kuralları kamu düzenindendir; taraflar aksini kararlaştıramaz ve hâkim yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetir.
Yetki, hangi yerdeki mahkemenin bakacağını belirler. Kural olarak itiraz üzerine incelenir; ancak bazı davalarda yetki kesindir ve bu hâlde de kendiliğinden dikkate alınır.
Miras davalarında bu ayrım hayati önemdedir, çünkü aynı olay farklı taleplerle farklı mahkemelerin önüne gidebilir. Örneğin borca batık bir terekede ret beyanı sulh hukuka, hükmen ret davası asliye hukuka aittir.
Dava Türüne Göre Tam Tablo
| Dava / işlem | Görevli mahkeme | Yetkili yer |
|---|---|---|
| Mirasçılık belgesi | Sulh hukuk (veya noter) | Genel yetki kuralları |
| Mirasçılık belgesinin iptali | Asliye hukuk | Miras bırakanın son yerleşim yeri |
| Mirasın reddi beyanı | Sulh hukuk | Miras bırakanın son yerleşim yeri |
| Hükmen ret davası | Asliye hukuk | Alacaklıların dava tarihindeki yerleşim yeri |
| Terekenin tespiti | Sulh hukuk | Miras bırakanın son yerleşim yeri |
| Tereke temsilcisi atanması | Sulh hukuk | Miras bırakanın son yerleşim yeri |
| Vasiyetnamenin açılması | Sulh hukuk | Miras bırakanın son yerleşim yeri |
| Vasiyetnamenin iptali | Asliye hukuk | Miras bırakanın son yerleşim yeri |
| Tenkis | Asliye hukuk | Miras bırakanın son yerleşim yeri |
| Miras sebebiyle istihkak | Asliye hukuk | Miras bırakanın son yerleşim yeri |
| Muris muvazaası (tapu iptali ve tescil) | Asliye hukuk | Taşınmazın bulunduğu yer (kesin) |
| Ortaklığın giderilmesi | Sulh hukuk | Taşınmazın bulunduğu yer |
| Mirasın paylaşılması | Sulh hukuk | Miras bırakanın son yerleşim yeri |
| Denkleştirme | Asliye hukuk | Miras bırakanın son yerleşim yeri |
| Mirastan çıkarmanın iptali | Asliye hukuk | Miras bırakanın son yerleşim yeri |
Tablo genel kuralları gösterir. Somut dosyada talebin nasıl kurulduğu görevi değiştirebilir; örneğin bir talep tapu iptali ve tescil istemi içeriyorsa asliye hukuk devreye girer.
Doğru mahkeme ve dava türü seçimi için
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.
Basit Bir Ayırt Etme Ölçütü
Uygulamada işe yarayan pratik bir ölçüt vardır.
Tereke işlerine ilişkin koruma ve tespit nitelikli işler sulh hukuktadır: mirasçılık belgesi, terekenin tespiti, tereke temsilcisi atanması, vasiyetnamenin açılması, ret beyanının tespiti, ortaklığın giderilmesi.
Bir hakkın varlığı çekişmeli hâle gelmişse asliye hukuktadır: tenkis, vasiyetnamenin iptali, muris muvazaası, miras sebebiyle istihkak, hükmen ret.
Kısaca: tespit ve koruma sulh hukukta, çekişme asliye hukukta. Bu ölçüt her dosyada birebir sonuç vermez ancak yön tayininde işe yarar.
Kesin Yetki Hâlleri
Yetki kural olarak itiraz üzerine incelenir. Ancak taşınmazın aynına ilişkin davalarda yetki kesindir: taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir ve bu, tarafların anlaşmasıyla değiştirilemez.
Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası bu kapsamdadır. Terekede birden fazla ilde taşınmaz varsa, her taşınmaz bakımından ayrı değerlendirme yapılması gerekebilir.
Buna karşılık tenkis davası kural olarak bir alacak talebi niteliğinde görüldüğünden, yetki bakımından miras bırakanın son yerleşim yeri esas alınır. Aynı olayda muvazaa ve tenkis talepleri birlikte ileri sürüldüğünde bu ayrım kritik hâle gelir.
Yanlış Mahkemede Açılan Dava
Dava görevsiz veya yetkisiz mahkemede açılırsa esasa girilmeden görevsizlik ya da yetkisizlik kararı verilir.
Bu karar üzerine kanunda öngörülen süre içinde dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmelidir. Talep edilmezse dava açılmamış sayılır.
Asıl tehlike buradadır: dava açılmamış sayıldığında, tenkis ve vasiyetnamenin iptali gibi hak düşürücü süreye tabi taleplerde süre dolmuş olabilir. Yani teknik bir usul hatası, esasa ilişkin hakkın kaybına yol açar.
Bu nedenle dava dilekçesi hazırlanmadan önce talebin hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi, sürelerden daha az kritik değildir.
Taraf Teşkili: İkinci Yaygın Hata
Doğru mahkemede açılan dava bile, taraflar eksikse ilerlemez.
Terekenin bütününü ilgilendiren davalarda mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunur; bütün mirasçıların davada yer alması gerekir. Bir mirasçı vefat etmişse onun mirasçıları da dahil edilmelidir.
Hükmen ret davasında ise husumet mirasçılara değil tereke alacaklılarına yöneltilir; bu, uygulamada en sık yapılan husumet hatasıdır.
Ortaklığın giderilmesi davasında bütün paydaşların taraf olması aranır; eksik taraf teşkili yargılamayı aylarca uzatır.
Dava Öncesi Kontrol Listesi
Uzun bir rehberdi; en kritik noktaları bir arada bırakalım.
- Talebinizin hukuki niteliğini belirleyin: tespit mi, çekişme mi?
- Tapu iptali ve tescil istemi varsa kesin yetkiyi dikkate alın.
- Miras bırakanın son yerleşim yerini nüfus kayıtlarından teyit edin.
- Bütün mirasçıları listeleyin; vefat edenlerin mirasçılarını da ekleyin.
- Hükmen ret düşünülüyorsa husumeti alacaklılara yöneltin.
- Zorunlu arabuluculuğa tabi bir talep varsa bu adımı atlamayın.
- Hak düşürücü süreye tabi taleplerde önce dava açın, belgeleri sonra tamamlayın.
- Görevsizlik kararı çıkarsa süresinde gönderme talebinde bulunmayı unutmayın.
Görev ve yetki itirazlarında savunma için
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.
Aynı Olay, Farklı Mahkemeler: Somut Örnek
Tek bir vefat, birbirinden farklı mahkemelerde yürüyen birkaç dosya doğurabilir. Tipik bir tablo şöyledir.
Baba vefat etmiş; sağlığında bir taşınmazı tapuda satış göstererek bir çocuğuna devretmiş, ayrıca bir vasiyetname bırakmış ve terekede ciddi bir banka borcu bulunuyor.
| Talep | Nereye | Neden |
|---|---|---|
| Mirasçılık belgesi | Sulh hukuk veya noter | Tespit niteliğinde |
| Vasiyetnamenin açılması | Sulh hukuk | Tereke işi |
| Vasiyetnamenin iptali | Asliye hukuk | Hakkın varlığı çekişmeli |
| Devrin iptali (muvazaa) | Asliye hukuk, taşınmazın yeri | Tapu iptali ve tescil istemi |
| Saklı pay ihlali (tenkis) | Asliye hukuk, son yerleşim yeri | Alacak niteliğinde |
| Borca batıklık nedeniyle ret | Asliye hukuk, alacaklıların yeri | Hükmen ret, husumet alacaklılara |
Görüldüğü gibi tek bir dosyada altı ayrı yol ve üç farklı yetki ölçütü devreye giriyor. Bu nedenle dava stratejisi baştan bütünsel kurulmalı, talepler mümkün olduğunca birleştirilmeli veya kademeli olarak ileri sürülmelidir.
Arabuluculuk: Dava Şartı Olan Hâller
Görev ve yetki doğru belirlense bile bir adım atlanırsa dava esasa girilmeden reddedilir.
Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu adım atlanırsa mahkeme usulden ret kararı verir.
Arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanırsa, anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilerek ilam niteliği kazandırılabilir; bu, mahkeme sürecine kıyasla çok daha hızlı bir sonuçtur.
Buna karşılık tenkis, vasiyetnamenin iptali ve muris muvazaası gibi davalar bu kapsamda değildir. Hangi talebin arabuluculuğa tabi olduğu, dava dilekçesi hazırlanmadan önce netleştirilmelidir.
Uzman Mahkemeler ve İstisnalar
Bazı hâllerde genel görev kuralları yerine özel düzenlemeler devreye girer.
Aile mahkemesi. Sağ kalan eşin katılma alacağı, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin olduğundan aile mahkemesinin görev alanına girer. Bu talep miras paylaşımından önce sonuçlandırılması gereken ayrı bir hesaptır.
İş mahkemesi. Ölen işçinin kıdem tazminatı ve işçilik alacakları mirasçılarca talep edilirken iş mahkemesine başvurulur.
Tüketici mahkemesi. Tüketici işlemi niteliğindeki sözleşmelerden doğan talepler bu mahkemede görülür.
Asliye ticaret mahkemesi. Şirket ortaklığından doğan uyuşmazlıklar ticari nitelik taşıyorsa bu mahkeme görevlidir.
Bu nedenle terekede farklı nitelikte varlıklar bulunduğunda, her talebin kendi mahkemesine gitmesi gerekebilir. Tümünü tek dosyada toplama isteği çoğu zaman görevsizlik kararıyla sonuçlanır.
Yetki Kurallarının Dayanağı ve İstisnaları
Miras davalarında yetki, TMK m.576’daki genel kural ile özel kanunlardaki istisnalar arasında dağılır. Bu dağılım bilinmezse dava yanlış yerde açılır ve aylar kaybedilir.
Genel kural TMK m.576’dadır: miras, malvarlığının tamamı için mirasbırakanın yerleşim yerinde açılır. Aynı madde hangi davaların bu yerde görüleceğini de sayar: tasarrufların iptali veya tenkisi, mirasın paylaştırılması ve miras sebebiyle istihkak davaları.
| Dava | Yetkili mahkeme | Niteliği |
|---|---|---|
| Tenkis | Mirasbırakanın son yerleşim yeri | Kesin |
| Vasiyetnamenin iptali | Mirasbırakanın son yerleşim yeri | Kesin |
| Mirasın paylaştırılması | Mirasbırakanın son yerleşim yeri | Kesin |
| Miras sebebiyle istihkak | Mirasbırakanın son yerleşim yeri | Kesin |
| Ortaklığın giderilmesi | Taşınmazın bulunduğu yer | Kesin |
| Muris muvazaası (tapu iptali) | Taşınmazın bulunduğu yer | Kesin |
| Terekenin tespiti ve koruma | Mirasbırakanın son yerleşim yeri | — |
| Yabancılık unsurunda | Son yerleşim yeri Türkiye’de değilse malların bulunduğu yer | MÖHUK |
Beşinci ve altıncı satırlar, ilk dördün istisnasıdır ve en sık karıştırılan noktadır. Taşınmazın aynına ilişkin davalarda yetki, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesindedir; mirasbırakanın yerleşim yeri belirleyici değildir.
Bu ayrım somut bir sonuç doğurur: aynı olayda tenkis davası Ankara’da (murisin yerleşim yeri), muris muvazaasına dayalı tapu iptali davası ise İzmir’de (taşınmazın yeri) açılır. Kademeli dava kurulurken bu durum baştan değerlendirilmelidir.
Sekizinci satır MÖHUK’a dayanır: mirasa ilişkin davalar ölenin Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesinde, son yerleşim yeri Türkiye’de değilse terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesinde görülür.
Görev: Sulh mu, Asliye mi?
Görev kamu düzenindendir ve taraflarca değiştirilemez; yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
| İş / dava | Görevli mahkeme |
|---|---|
| Mirasçılık belgesi verilmesi | Sulh hukuk (veya noter) |
| Terekenin tespiti ve koruma önlemleri | Sulh hukuk |
| Resmî defter tutulması | Sulh hukuk |
| Mirasın reddi beyanı | Sulh hukuk |
| Vasiyetnamenin açılması | Sulh hukuk |
| Tereke temsilcisi atanması | Sulh hukuk |
| Mirasın paylaştırılması | Sulh hukuk |
| Ortaklığın giderilmesi | Sulh hukuk |
| Tenkis davası | Asliye hukuk |
| Vasiyetnamenin iptali | Asliye hukuk |
| Muris muvazaası (tapu iptali) | Asliye hukuk |
| Miras sebebiyle istihkak | Asliye hukuk |
| Mirasçılık belgesinin iptali | Asliye hukuk |
Ayırt edici ölçüt şudur: çekişmesiz yargı işleri ve paylaştırmaya ilişkin işler sulh hukukta, çekişmeli hak iddiaları asliye hukukta görülür.
Son satır sıkça yanlış yapılır. Mirasçılık belgesi sulh hukuk mahkemesinden veya noterden alınır; ancak belgenin iptali çekişmeli bir dava olduğundan asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Arabuluculuk Dava Şartı Olan Hâller
| Dava | Arabuluculuk |
|---|---|
| Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) | Dava şartı |
| Mirasın paylaştırılması | Dava şartı |
| Miras ortaklığının giderilmesi | Dava şartı |
| Tenkis | Dava şartı değil |
| Vasiyetnamenin iptali | Dava şartı değil |
| Muris muvazaası | Dava şartı değil |
| Terekenin tespiti | Dava şartı değil |
İlk üç satırdaki davalarda arabuluculuğa başvurulmadan dava açılırsa, dava usulden reddedilir. Bu, 1 Eylül 2023’ten itibaren yürürlüktedir ve en sık yapılan usul hatalarından biridir.
Dördüncü ve beşinci satırlardaki davalar ise taşınmazın aynına veya hak iddiasına ilişkin olduğundan bu şart kapsamında değildir. Ancak kademeli dava kurulurken karışıklık doğabilir: paylaşma talebi de içeren bir dilekçede arabuluculuk şartı gündeme gelebilir.
Bu nedenle dava öncesinde talebin niteliği net biçimde belirlenmeli; paylaşma ve ortaklığın giderilmesi talepleri varsa arabuluculuk süreci tamamlanmalıdır. Sürecin sonunda alınan son tutanağın dava dilekçesine eklenmesi zorunludur.
Yanlış Mahkemede Açılan Dava Ne Olur?
Görev ve yetki kurallarına aykırılığın sonucu, aykırılığın türüne göre değişir. Her hâlde dava tamamen kaybedilmez; ancak zaman ve masraf kaybı doğar.
| Durum | Sonuç | Süre riski |
|---|---|---|
| Görevsiz mahkemede açıldı | Görevsizlik kararı; dosya görevli mahkemeye gönderilir | Başvuru süresi işler |
| Kesin yetkiye aykırı | Yetkisizlik kararı; dosya yetkili mahkemeye gönderilir | Başvuru süresi işler |
| Arabuluculuk yapılmamış | Dava usulden reddedilir | Yeniden açmak gerekir |
| Taraf teşkili eksik | Tamamlanması için süre verilir | Tamamlanmazsa ret |
İlk iki satırda dava tümüyle düşmez: görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilir ve kanunda öngörülen süre içinde başvuru yapılırsa dosya görevli veya yetkili mahkemeye gönderilir. Bu süre kaçırılırsa dava açılmamış sayılır.
Bu ayrım, hak düşürücü süreye tabi davalarda kritik önem taşır. Tenkis davasının bir yıllık süresi dolmak üzereyken görevsiz mahkemede açılan bir dava, başvuru süresi kaçırılırsa hakkın tümüyle kaybına yol açabilir.
Üçüncü satır ise en ağır sonuçtur: arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açılan dava usulden reddedilir ve süreç baştan başlar. Ortaklığın giderilmesi ve paylaşma davalarında bu kontrol mutlaka yapılmalıdır.
Taraf Teşkili: Hangi Davada Kim Taraf Olmalı?
| Dava | Zorunlu dava arkadaşlığı | Not |
|---|---|---|
| Mirasın paylaştırılması | Var | Tüm mirasçılar taraf olmalı |
| Ortaklığın giderilmesi | Var | Tüm paydaşlar taraf olmalı |
| Muris muvazaası | Yok | Her mirasçı payı oranında açabilir |
| Tenkis | Yok | Saklı paylı mirasçı kendi payı için |
| Vasiyetnamenin iptali | Yok | Menfaati bulunan her mirasçı |
| Miras sebebiyle istihkak | Yok | Terekeyi elinde tutana karşı |
| Terekenin tespiti | Yok | Bir mirasçı isteyebilir (TMK m.640/4) |
İlk iki satırda eksik taraf teşkili bozma sebebidir. Paylaşma ve ortaklığın giderilmesi davalarında mirasçılardan biri bile dışarıda bırakılırsa, yıllar süren yargılama boşa gidebilir.
Üçüncü ve dördüncü satırlar ise mirasçıya bağımsız hareket imkânı tanır. Kardeşlerden biri dava açmak istemiyorsa süreç durmaz; diğer mirasçı kendi payı oranında tek başına dava açabilir. Katılmayanlar dava sonucundan yararlanamaz.
Yedinci satır en düşük eşiği taşır: TMK m.640/4 uyarınca mirasçılardan her biri terekedeki hakların korunmasını isteyebilir ve sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır. Diğerlerinin imzası veya rızası aranmaz.
Bu nedenle mirasçılar arasında anlaşmazlık varsa, ilk adım olarak terekenin tespiti ve koruma önlemleri talebi tek başına yapılabilir. Bu, hem terekeyi korur hem de sonraki davalar için delil oluşturur.
Dava Türüne Göre Görevli Mahkeme
Miras davalarında görev tek bir mahkemede toplanmaz; dava türüne göre değişir.
| Konu | Kural | Not |
|---|---|---|
| Veraset ilamı | Sulh hukuk veya noter | İki yol |
| Terekenin tespiti ve korunması | Sulh hukuk | Koruyucu önlemler |
| Tereke temsilcisi atanması | Sulh hukuk | Yönetim |
| Mirasın reddi | Sulh hukuk | Beyan |
| Paylaşma davası | Sulh hukuk | İzale-i şuyu |
| Tenkis davası | Asliye hukuk | Çekişmeli |
| Muris muvazaası ve tapu iptali | Asliye hukuk | Çekişmeli |
| Vasiyetnamenin iptali | Asliye hukuk | Çekişmeli |
| Yetki | Mirasbırakanın son yerleşim yeri | Kural |
Tablo şu ayrımı ortaya koyar: terekenin korunması, tespiti, reddi ve paylaşılması gibi işler sulh hukuk mahkemesinde; tenkis, tapu iptali ve vasiyetnamenin iptali gibi çekişmeli davalar asliye hukuk mahkemesinde görülür. Dokuzuncu satır ise yetkiyi belirler — miras davalarında kural olarak mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir; taşınmaza ilişkin bazı davalarda ise taşınmazın bulunduğu yer kuralı devreye girer.
Miras usul rehberlerimiz: görevli ve yetkili mahkeme · miras davalarında süreler · ihtiyati tedbir ve tapu şerhi · delil, bilirkişi ve keşif · harç ve yargılama gideri · istinaf ve temyiz
Kuralların Madde Karşılığı: HMK m.2, m.4, m.11 ve m.20
Yukarıdaki tabloların her satırı bir kanun hükmüne dayanır. Dilekçede bu hükümlerin açıkça gösterilmesi, hem görevsizlik riskini azaltır hem de karşı tarafın yetki itirazını baştan karşılar.
Miras davalarında kesin yetki: HMK m.11. Kanun, miras davalarını ayrı bir maddede toplar ve yetkiyi kesin kılar: ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi; terekenin paylaşılmasına, yapılan paylaşma sözleşmesinin geçersizliğine, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine, miras sebebiyle istihkaka ilişkin davalar ile mirasçılar arasında terekenin yönetiminden kaynaklanan davalarda kesin yetkilidir. Ayrıca terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalar da bu mahkemede görülür.
Aynı maddedeki iki istisna. Kanun iki esneklik tanır: terekede bulunan bir mal hakkında açılmak istenen istihkak davası, terekenin yazımı ve tespiti zamanında bu malın bulunduğu yer mahkemesinde de açılabilir; mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda ise mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Bu ikinci istisna, farklı illerde yaşayan mirasçılar bakımından pratik kolaylık sağlar.
Görev: HMK m.2 ve m.4. Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Buna karşılık HMK m.4 uyarınca taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davalar, yine değere bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde görülür. Tenkis, muvazaa ve tapu iptali tescil asliyede; ortaklığın giderilmesi sulhtadır.
Çekişmesiz yargı işleri: HMK m.383. Mirasçılık belgesi verilmesi, terekenin tespiti, defter tutulması, tereke temsilcisi atanması ve vasiyetnamenin açılması gibi işler çekişmesiz yargı kapsamındadır ve aksine bir düzenleme bulunmadıkça sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Bu işlerde HMK m.385 uyarınca basit yargılama usulü uygulanır ve kararlar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez.
Yetki itirazının zamanı: HMK m.19. Ayrım nettir: yetkinin kesin olduğu davalarda mahkeme yetkili olup olmadığını davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır ve taraflar da yetkisizliği her zaman ileri sürebilir. Yetkinin kesin olmadığı davalarda ise yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir; itiraz eden taraf, yetkili mahkemeyi birden fazla ise hangisi olduğunu bildirmek zorundadır, aksi hâlde itiraz dikkate alınmaz.
Karar çıkınca iki hafta: HMK m.20. Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde taraflardan birinin, karar kesin ise tebliğ tarihinden, kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmişse kesinleşme tarihinden, kanun yoluna başvurulmuşsa başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak dosyanın görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır.
Bu iki haftanın önemi. Uygulamada en ağır kayıplardan biri buradan doğar: görevsizlik kararı alındıktan sonra iki haftalık süre kaçırılırsa dava hiç açılmamış sayılır ve zamanaşımı ile hak düşürücü süreler bakımından davanın sağladığı koruma ortadan kalkar. Tenkiste bir yıllık süre gibi kısa sürelerin işlediği dosyalarda bu, hakkın tümüyle kaybı anlamına gelebilir.
Dava şartı olarak görev ve yetki: HMK m.114 ve m.115. Mahkemenin görevli olması ve yetkinin kesin olduğu hâllerde mahkemenin yetkili bulunması, kanunda sayılan dava şartlarındandır. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır ve taraflar da eksikliği her zaman ileri sürebilir. Eksikliğin giderilmesi mümkünse mahkeme süre verir; giderilmezse dava usulden reddedilir.
Arabuluculuğun madde dayanağı: HUAK m.18/B. Yazının belirttiği zorunluluğun kaynağı, 7445 sayılı Kanun ile eklenen bu hükümdür: taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar ile Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan ve komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, ayrıca kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Tenkis, muvazaa ve tapu iptali tescil gibi mülkiyet uyuşmazlıkları bu kapsamda değildir; ancak ortaklığın giderilmesi kapsamdadır.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Miras davalarında yetki | Ölenin son yerleşim yeri; kesin | HMK m.11 |
| Kapsam | Paylaşma, tenkis, iptal, istihkak, yönetim | HMK m.11 |
| Paylaşıma kadar | Mirasçılara karşı tüm davalar | HMK m.11 |
| Tereke malında istihkak | Malın bulunduğu yerde de açılabilir | HMK m.11 |
| Mirasçılık belgesi iptali | Mirasçıların oturduğu yer de yetkili | HMK m.11 |
| Genel görev | Asliye hukuk; değere bakılmaz | HMK m.2 |
| Ortaklığın giderilmesi | Sulh hukuk | HMK m.4 |
| Çekişmesiz yargı | Sulh hukuk; basit usul | HMK m.383 |
| Kesin yetkide itiraz | Her zaman; mahkeme re’sen araştırır | HMK m.19 |
| Kesin olmayan yetkide | Cevap dilekçesinde ileri sürülmeli | HMK m.19 |
| Görevsizlik sonrası | İki hafta içinde gönderme talebi | HMK m.20 |
| Süre kaçarsa | Dava açılmamış sayılır | HMK m.20 |
| Dava şartı | Görev ve kesin yetki | HMK m.114 |
| Arabuluculuk | Ortaklığın giderilmesi ve KMK uyuşmazlıkları | HUAK m.18/B |
Dava Öncesi Yetki ve Görev Kontrol Listesi
| # | Kontrol | Nereden |
|---|---|---|
| 1 | Murisin son yerleşim yeri neresi | Nüfus kayıt örneği, adres kayıt sistemi |
| 2 | Talep taşınmazın aynına mı ilişkin | Dilekçedeki sonuç kısmı |
| 3 | Dava çekişmeli mi, çekişmesiz mi | Görevi belirler |
| 4 | Arabuluculuk şartı var mı | Paylaşma / ortaklığın giderilmesi |
| 5 | Tüm mirasçılar taraf mı | Mirasçılık belgesi |
| 6 | Kademeli talepler farklı yer gerektiriyor mu | Muvazaa + tenkis birlikte ise |
| 7 | Yabancılık unsuru var mı | MÖHUK yetki kuralı |
Altıncı satır kademeli davalarda özel dikkat ister. Muris muvazaasına dayalı tapu iptali taşınmazın bulunduğu yerde, tenkis ise murisin son yerleşim yerinde görülür. İkisi tek dilekçede birleştirilecekse, yetki bakımından hangi talebin belirleyici olacağı baştan değerlendirilmelidir.
Birinci satırdaki tespit de sanıldığı kadar basit değildir. Muris son yıllarını başka bir ilde geçirmiş ancak adres kaydını değiştirmemiş olabilir. Yerleşim yeri, kişinin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir; kayıt tek başına belirleyici olmayabilir.
Dava Türüne Göre Görev ve Yetki
Miras davalarında görevli ve yetkili mahkeme, talebin niteliğine göre değişir. Aşağıdaki tablo sık karşılaşılan dava türlerini bir arada gösterir.
Miras davalarında görev ve yetki
| Dava | Görevli mahkeme | Yetki |
|---|---|---|
| Mirasçılık belgesi | Sulh hukuk | Yerleşim yeri |
| Tapu iptali ve tescil | Asliye hukuk | Taşınmazın yeri (kesin) |
| Tenkis | Asliye hukuk | Son yerleşim yeri / taşınmaz |
| Ortaklığın giderilmesi | Sulh hukuk | Taşınmazın yeri |
| Terekenin tespiti | Sulh hukuk | Son yerleşim yeri |
| Vasiyetnamenin iptali | Asliye hukuk | Son yerleşim yeri |
İkinci satırdaki kesin yetki kuralı, mirasçıların tercihini ortadan kaldırır: taşınmazın aynına ilişkin davalar HMK m.12 uyarınca taşınmazın bulunduğu yerde açılır ve taraflar bu yetkiyi anlaşmayla değiştiremez. Yanlış yerde açılan dava yetkisizlikle sonuçlanır.
Sıkça Sorulan Sorular
Miras davalarında yetki hangi maddeye dayanır?
HMK m.11 uyarınca terekenin paylaşılması, paylaşma sözleşmesinin geçersizliği, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisi, miras sebebiyle istihkak ile terekenin yönetiminden kaynaklanan davalarda ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir; terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalar da bu mahkemede görülür.
Mirasçılar farklı illerde yaşıyorsa belge iptali nerede açılır?
HMK m.11 uyarınca mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda, mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.
Yetki itirazı ne zaman ileri sürülmelidir?
HMK m.19 uyarınca yetkinin kesin olduğu davalarda mahkeme yetkili olup olmadığını davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırır ve taraflar her zaman ileri sürebilir. Kesin olmayan yetkide ise itirazın cevap dilekçesinde ileri sürülmesi ve yetkili mahkemenin gösterilmesi gerekir.
Görevsizlik kararından sonra ne kadar sürem var?
HMK m.20 uyarınca görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurup dosyanın görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmelidir; aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve davanın sağladığı süre koruması ortadan kalkar.
Ortaklığın giderilmesinde arabuluculuk zorunlu mu?
7445 sayılı Kanun ile eklenen HUAK m.18/B uyarınca taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Tenkis, muvazaa ve tapu iptali tescil davaları bu kapsamda değildir.
Görev ile yetki arasındaki fark nedir?
Görev, davanın hangi tür mahkemede görüleceğini belirler ve kamu düzenindendir; hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir. Yetki ise hangi yerdeki mahkemenin bakacağını belirler ve kural olarak itiraz üzerine incelenir.
Mirasın reddi hangi mahkemede?
Gerçek ret beyanı, miras bırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine yapılır. Hükmen ret davası ise asliye hukuk mahkemesinde ve tereke alacaklılarına husumet yöneltilerek görülür.
Tenkis davası nerede açılır?
Tenkis davası asliye hukuk mahkemesinde açılır. Yetki bakımından miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesi esas alınır.
Ortaklığın giderilmesi hangi mahkemede?
Sulh hukuk mahkemesinde görülür ve taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
Mirasçılık belgesi nereden alınır?
Sulh hukuk mahkemesinden veya noterden alınabilir. Yabancılık unsuru bulunan hâllerde noterden alınamayabilir; bu durumda mahkemeye başvurulur.
Muris muvazaası davası nerede görülür?
Tapu iptali ve tescil istemi içerdiğinden asliye hukuk mahkemesinde görülür ve taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
Yanlış mahkemede dava açarsam ne olur?
Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilir. Kanunda öngörülen süre içinde dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse dava açılmamış sayılır ve hak düşürücü süreler bakımından ciddi risk doğar.
Yetki sözleşmesiyle mahkeme belirlenebilir mi?
Kesin yetki hâllerinde belirlenemez. Taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi kesindir.
Tüm mirasçıların davada yer alması şart mı?
Terekenin bütününü ilgilendiren davalarda mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunur; eksik taraf teşkili davayı uzatır ve esasa girilmesini engeller.
Aynı vefattan kaç dava çıkabilir?
Talebin niteliğine göre birden çok dava gündeme gelebilir; tespit nitelikli işler sulh hukukta, çekişmeli talepler asliye hukukta görülür ve bazı taleplerde yetki kesindir.
Arabuluculuk hangi davalarda zorunlu?
Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Tenkis ve muvazaa davaları bu kapsamda değildir.
Sağ kalan eşin katılma alacağı nerede istenir?
Bu talep mal rejiminin tasfiyesine ilişkin olduğundan aile mahkemesinin görev alanına girer ve miras paylaşımından önce sonuçlandırılması gereken ayrı bir hesaptır.
📚 İlgili Rehberler
- Miras Hukuku Rehberi: Mirasçılık, Saklı Pay, Vasiyetname ve Tenkis
- Miras Davalarında Süreler: Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler Tablosu
- Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı) ve Mirasın İntikali
- “Ortak Miras Evini Paylaşamıyoruz” – Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu)
- Miras Davaları Süre Hesaplama Aracı (2026)
Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanız için hukuki değerlendirme gereklidir.
Görevsizlik kararından sonra ne yapılır?
Karar kesinleştikten sonra kanuni süre içinde görevli mahkemeye başvurulması gerekir; aksi hâlde dava açılmamış sayılır.
Birden çok taşınmaz farklı illerdeyse ne olur?
Taşınmazın aynına ilişkin taleplerde her taşınmaz için bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir; bu hâlde ayrı davalar gündeme gelir.


