Miras Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme: Tam Tablo
20 Ağustos 2026

Miras Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme: Tam Tablo

Miras uyuşmazlıklarında en çok zaman kaybettiren hata, davanın yanlış mahkemede açılmasıdır. Görev kuralları kamu düzenindendir ve hâkim tarafından yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir; yetki ise bazı davalarda kesin olduğundan tarafların anlaşmasıyla değiştirilemez. Bu rehber, hangi davanın nerede açılacağını dava türü bazında tek tabloda toplar.

Önce İki Kavram

Görev, davanın hangi tür mahkemede görüleceğini belirler: sulh hukuk mu, asliye hukuk mu? Görev kuralları kamu düzenindendir; taraflar aksini kararlaştıramaz ve hâkim yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetir.

Yetki, hangi yerdeki mahkemenin bakacağını belirler. Kural olarak itiraz üzerine incelenir; ancak bazı davalarda yetki kesindir ve bu hâlde de kendiliğinden dikkate alınır.

Miras davalarında bu ayrım hayati önemdedir, çünkü aynı olay farklı taleplerle farklı mahkemelerin önüne gidebilir. Örneğin borca batık bir terekede ret beyanı sulh hukuka, hükmen ret davası asliye hukuka aittir.

Dava Türüne Göre Tam Tablo

Dava / işlemGörevli mahkemeYetkili yer
Mirasçılık belgesiSulh hukuk (veya noter)Genel yetki kuralları
Mirasçılık belgesinin iptaliAsliye hukukMiras bırakanın son yerleşim yeri
Mirasın reddi beyanıSulh hukukMiras bırakanın son yerleşim yeri
Hükmen ret davasıAsliye hukukAlacaklıların dava tarihindeki yerleşim yeri
Terekenin tespitiSulh hukukMiras bırakanın son yerleşim yeri
Tereke temsilcisi atanmasıSulh hukukMiras bırakanın son yerleşim yeri
Vasiyetnamenin açılmasıSulh hukukMiras bırakanın son yerleşim yeri
Vasiyetnamenin iptaliAsliye hukukMiras bırakanın son yerleşim yeri
TenkisAsliye hukukMiras bırakanın son yerleşim yeri
Miras sebebiyle istihkakAsliye hukukMiras bırakanın son yerleşim yeri
Muris muvazaası (tapu iptali ve tescil)Asliye hukukTaşınmazın bulunduğu yer (kesin)
Ortaklığın giderilmesiSulh hukukTaşınmazın bulunduğu yer
Mirasın paylaşılmasıSulh hukukMiras bırakanın son yerleşim yeri
DenkleştirmeAsliye hukukMiras bırakanın son yerleşim yeri
Mirastan çıkarmanın iptaliAsliye hukukMiras bırakanın son yerleşim yeri

Tablo genel kuralları gösterir. Somut dosyada talebin nasıl kurulduğu görevi değiştirebilir; örneğin bir talep tapu iptali ve tescil istemi içeriyorsa asliye hukuk devreye girer.

Doğru mahkeme ve dava türü seçimi için
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Basit Bir Ayırt Etme Ölçütü

Uygulamada işe yarayan pratik bir ölçüt vardır.

Tereke işlerine ilişkin koruma ve tespit nitelikli işler sulh hukuktadır: mirasçılık belgesi, terekenin tespiti, tereke temsilcisi atanması, vasiyetnamenin açılması, ret beyanının tespiti, ortaklığın giderilmesi.

Bir hakkın varlığı çekişmeli hâle gelmişse asliye hukuktadır: tenkis, vasiyetnamenin iptali, muris muvazaası, miras sebebiyle istihkak, hükmen ret.

Kısaca: tespit ve koruma sulh hukukta, çekişme asliye hukukta. Bu ölçüt her dosyada birebir sonuç vermez ancak yön tayininde işe yarar.

Kesin Yetki Hâlleri

Yetki kural olarak itiraz üzerine incelenir. Ancak taşınmazın aynına ilişkin davalarda yetki kesindir: taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir ve bu, tarafların anlaşmasıyla değiştirilemez.

Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası bu kapsamdadır. Terekede birden fazla ilde taşınmaz varsa, her taşınmaz bakımından ayrı değerlendirme yapılması gerekebilir.

Buna karşılık tenkis davası kural olarak bir alacak talebi niteliğinde görüldüğünden, yetki bakımından miras bırakanın son yerleşim yeri esas alınır. Aynı olayda muvazaa ve tenkis talepleri birlikte ileri sürüldüğünde bu ayrım kritik hâle gelir.

Yanlış Mahkemede Açılan Dava

Dava görevsiz veya yetkisiz mahkemede açılırsa esasa girilmeden görevsizlik ya da yetkisizlik kararı verilir.

Bu karar üzerine kanunda öngörülen süre içinde dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmelidir. Talep edilmezse dava açılmamış sayılır.

Asıl tehlike buradadır: dava açılmamış sayıldığında, tenkis ve vasiyetnamenin iptali gibi hak düşürücü süreye tabi taleplerde süre dolmuş olabilir. Yani teknik bir usul hatası, esasa ilişkin hakkın kaybına yol açar.

Bu nedenle dava dilekçesi hazırlanmadan önce talebin hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi, sürelerden daha az kritik değildir.

Taraf Teşkili: İkinci Yaygın Hata

Doğru mahkemede açılan dava bile, taraflar eksikse ilerlemez.

Terekenin bütününü ilgilendiren davalarda mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunur; bütün mirasçıların davada yer alması gerekir. Bir mirasçı vefat etmişse onun mirasçıları da dahil edilmelidir.

Hükmen ret davasında ise husumet mirasçılara değil tereke alacaklılarına yöneltilir; bu, uygulamada en sık yapılan husumet hatasıdır.

Ortaklığın giderilmesi davasında bütün paydaşların taraf olması aranır; eksik taraf teşkili yargılamayı aylarca uzatır.

Dava Öncesi Kontrol Listesi

Uzun bir rehberdi; en kritik noktaları bir arada bırakalım.

  • Talebinizin hukuki niteliğini belirleyin: tespit mi, çekişme mi?
  • Tapu iptali ve tescil istemi varsa kesin yetkiyi dikkate alın.
  • Miras bırakanın son yerleşim yerini nüfus kayıtlarından teyit edin.
  • Bütün mirasçıları listeleyin; vefat edenlerin mirasçılarını da ekleyin.
  • Hükmen ret düşünülüyorsa husumeti alacaklılara yöneltin.
  • Zorunlu arabuluculuğa tabi bir talep varsa bu adımı atlamayın.
  • Hak düşürücü süreye tabi taleplerde önce dava açın, belgeleri sonra tamamlayın.
  • Görevsizlik kararı çıkarsa süresinde gönderme talebinde bulunmayı unutmayın.

Görev ve yetki itirazlarında savunma için
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Aynı Olay, Farklı Mahkemeler: Somut Örnek

Tek bir vefat, birbirinden farklı mahkemelerde yürüyen birkaç dosya doğurabilir. Tipik bir tablo şöyledir.

Baba vefat etmiş; sağlığında bir taşınmazı tapuda satış göstererek bir çocuğuna devretmiş, ayrıca bir vasiyetname bırakmış ve terekede ciddi bir banka borcu bulunuyor.

TalepNereyeNeden
Mirasçılık belgesiSulh hukuk veya noterTespit niteliğinde
Vasiyetnamenin açılmasıSulh hukukTereke işi
Vasiyetnamenin iptaliAsliye hukukHakkın varlığı çekişmeli
Devrin iptali (muvazaa)Asliye hukuk, taşınmazın yeriTapu iptali ve tescil istemi
Saklı pay ihlali (tenkis)Asliye hukuk, son yerleşim yeriAlacak niteliğinde
Borca batıklık nedeniyle retAsliye hukuk, alacaklıların yeriHükmen ret, husumet alacaklılara

Görüldüğü gibi tek bir dosyada altı ayrı yol ve üç farklı yetki ölçütü devreye giriyor. Bu nedenle dava stratejisi baştan bütünsel kurulmalı, talepler mümkün olduğunca birleştirilmeli veya kademeli olarak ileri sürülmelidir.

Arabuluculuk: Dava Şartı Olan Hâller

Görev ve yetki doğru belirlense bile bir adım atlanırsa dava esasa girilmeden reddedilir.

Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu adım atlanırsa mahkeme usulden ret kararı verir.

Arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanırsa, anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilerek ilam niteliği kazandırılabilir; bu, mahkeme sürecine kıyasla çok daha hızlı bir sonuçtur.

Buna karşılık tenkis, vasiyetnamenin iptali ve muris muvazaası gibi davalar bu kapsamda değildir. Hangi talebin arabuluculuğa tabi olduğu, dava dilekçesi hazırlanmadan önce netleştirilmelidir.

Uzman Mahkemeler ve İstisnalar

Bazı hâllerde genel görev kuralları yerine özel düzenlemeler devreye girer.

Aile mahkemesi. Sağ kalan eşin katılma alacağı, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin olduğundan aile mahkemesinin görev alanına girer. Bu talep miras paylaşımından önce sonuçlandırılması gereken ayrı bir hesaptır.

İş mahkemesi. Ölen işçinin kıdem tazminatı ve işçilik alacakları mirasçılarca talep edilirken iş mahkemesine başvurulur.

Tüketici mahkemesi. Tüketici işlemi niteliğindeki sözleşmelerden doğan talepler bu mahkemede görülür.

Asliye ticaret mahkemesi. Şirket ortaklığından doğan uyuşmazlıklar ticari nitelik taşıyorsa bu mahkeme görevlidir.

Bu nedenle terekede farklı nitelikte varlıklar bulunduğunda, her talebin kendi mahkemesine gitmesi gerekebilir. Tümünü tek dosyada toplama isteği çoğu zaman görevsizlik kararıyla sonuçlanır.

Yetki Kurallarının Dayanağı ve İstisnaları

Miras davalarında yetki, TMK m.576’daki genel kural ile özel kanunlardaki istisnalar arasında dağılır. Bu dağılım bilinmezse dava yanlış yerde açılır ve aylar kaybedilir.

Genel kural TMK m.576’dadır: miras, malvarlığının tamamı için mirasbırakanın yerleşim yerinde açılır. Aynı madde hangi davaların bu yerde görüleceğini de sayar: tasarrufların iptali veya tenkisi, mirasın paylaştırılması ve miras sebebiyle istihkak davaları.

DavaYetkili mahkemeNiteliği
TenkisMirasbırakanın son yerleşim yeriKesin
Vasiyetnamenin iptaliMirasbırakanın son yerleşim yeriKesin
Mirasın paylaştırılmasıMirasbırakanın son yerleşim yeriKesin
Miras sebebiyle istihkakMirasbırakanın son yerleşim yeriKesin
Ortaklığın giderilmesiTaşınmazın bulunduğu yerKesin
Muris muvazaası (tapu iptali)Taşınmazın bulunduğu yerKesin
Terekenin tespiti ve korumaMirasbırakanın son yerleşim yeri—
Yabancılık unsurundaSon yerleşim yeri Türkiye’de değilse malların bulunduğu yerMÖHUK

Beşinci ve altıncı satırlar, ilk dördün istisnasıdır ve en sık karıştırılan noktadır. Taşınmazın aynına ilişkin davalarda yetki, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesindedir; mirasbırakanın yerleşim yeri belirleyici değildir.

Bu ayrım somut bir sonuç doğurur: aynı olayda tenkis davası Ankara’da (murisin yerleşim yeri), muris muvazaasına dayalı tapu iptali davası ise İzmir’de (taşınmazın yeri) açılır. Kademeli dava kurulurken bu durum baştan değerlendirilmelidir.

Sekizinci satır MÖHUK’a dayanır: mirasa ilişkin davalar ölenin Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesinde, son yerleşim yeri Türkiye’de değilse terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesinde görülür.

Görev: Sulh mu, Asliye mi?

Görev kamu düzenindendir ve taraflarca değiştirilemez; yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.

İş / davaGörevli mahkeme
Mirasçılık belgesi verilmesiSulh hukuk (veya noter)
Terekenin tespiti ve koruma önlemleriSulh hukuk
Resmî defter tutulmasıSulh hukuk
Mirasın reddi beyanıSulh hukuk
Vasiyetnamenin açılmasıSulh hukuk
Tereke temsilcisi atanmasıSulh hukuk
Mirasın paylaştırılmasıSulh hukuk
Ortaklığın giderilmesiSulh hukuk
Tenkis davasıAsliye hukuk
Vasiyetnamenin iptaliAsliye hukuk
Muris muvazaası (tapu iptali)Asliye hukuk
Miras sebebiyle istihkakAsliye hukuk
Mirasçılık belgesinin iptaliAsliye hukuk

Ayırt edici ölçüt şudur: çekişmesiz yargı işleri ve paylaştırmaya ilişkin işler sulh hukukta, çekişmeli hak iddiaları asliye hukukta görülür.

Son satır sıkça yanlış yapılır. Mirasçılık belgesi sulh hukuk mahkemesinden veya noterden alınır; ancak belgenin iptali çekişmeli bir dava olduğundan asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Arabuluculuk Dava Şartı Olan Hâller

DavaArabuluculuk
Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu)Dava şartı
Mirasın paylaştırılmasıDava şartı
Miras ortaklığının giderilmesiDava şartı
TenkisDava şartı değil
Vasiyetnamenin iptaliDava şartı değil
Muris muvazaasıDava şartı değil
Terekenin tespitiDava şartı değil

İlk üç satırdaki davalarda arabuluculuğa başvurulmadan dava açılırsa, dava usulden reddedilir. Bu, 1 Eylül 2023’ten itibaren yürürlüktedir ve en sık yapılan usul hatalarından biridir.

Dördüncü ve beşinci satırlardaki davalar ise taşınmazın aynına veya hak iddiasına ilişkin olduğundan bu şart kapsamında değildir. Ancak kademeli dava kurulurken karışıklık doğabilir: paylaşma talebi de içeren bir dilekçede arabuluculuk şartı gündeme gelebilir.

Bu nedenle dava öncesinde talebin niteliği net biçimde belirlenmeli; paylaşma ve ortaklığın giderilmesi talepleri varsa arabuluculuk süreci tamamlanmalıdır. Sürecin sonunda alınan son tutanağın dava dilekçesine eklenmesi zorunludur.

Yanlış Mahkemede Açılan Dava Ne Olur?

Görev ve yetki kurallarına aykırılığın sonucu, aykırılığın türüne göre değişir. Her hâlde dava tamamen kaybedilmez; ancak zaman ve masraf kaybı doğar.

DurumSonuçSüre riski
Görevsiz mahkemede açıldıGörevsizlik kararı; dosya görevli mahkemeye gönderilirBaşvuru süresi işler
Kesin yetkiye aykırıYetkisizlik kararı; dosya yetkili mahkemeye gönderilirBaşvuru süresi işler
Arabuluculuk yapılmamışDava usulden reddedilirYeniden açmak gerekir
Taraf teşkili eksikTamamlanması için süre verilirTamamlanmazsa ret

İlk iki satırda dava tümüyle düşmez: görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilir ve kanunda öngörülen süre içinde başvuru yapılırsa dosya görevli veya yetkili mahkemeye gönderilir. Bu süre kaçırılırsa dava açılmamış sayılır.

Bu ayrım, hak düşürücü süreye tabi davalarda kritik önem taşır. Tenkis davasının bir yıllık süresi dolmak üzereyken görevsiz mahkemede açılan bir dava, başvuru süresi kaçırılırsa hakkın tümüyle kaybına yol açabilir.

Üçüncü satır ise en ağır sonuçtur: arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açılan dava usulden reddedilir ve süreç baştan başlar. Ortaklığın giderilmesi ve paylaşma davalarında bu kontrol mutlaka yapılmalıdır.

Taraf Teşkili: Hangi Davada Kim Taraf Olmalı?

DavaZorunlu dava arkadaşlığıNot
Mirasın paylaştırılmasıVarTüm mirasçılar taraf olmalı
Ortaklığın giderilmesiVarTüm paydaşlar taraf olmalı
Muris muvazaasıYokHer mirasçı payı oranında açabilir
TenkisYokSaklı paylı mirasçı kendi payı için
Vasiyetnamenin iptaliYokMenfaati bulunan her mirasçı
Miras sebebiyle istihkakYokTerekeyi elinde tutana karşı
Terekenin tespitiYokBir mirasçı isteyebilir (TMK m.640/4)

İlk iki satırda eksik taraf teşkili bozma sebebidir. Paylaşma ve ortaklığın giderilmesi davalarında mirasçılardan biri bile dışarıda bırakılırsa, yıllar süren yargılama boşa gidebilir.

Üçüncü ve dördüncü satırlar ise mirasçıya bağımsız hareket imkânı tanır. Kardeşlerden biri dava açmak istemiyorsa süreç durmaz; diğer mirasçı kendi payı oranında tek başına dava açabilir. Katılmayanlar dava sonucundan yararlanamaz.

Yedinci satır en düşük eşiği taşır: TMK m.640/4 uyarınca mirasçılardan her biri terekedeki hakların korunmasını isteyebilir ve sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır. Diğerlerinin imzası veya rızası aranmaz.

Bu nedenle mirasçılar arasında anlaşmazlık varsa, ilk adım olarak terekenin tespiti ve koruma önlemleri talebi tek başına yapılabilir. Bu, hem terekeyi korur hem de sonraki davalar için delil oluşturur.

Dava Türüne Göre Görevli Mahkeme

Miras davalarında görev tek bir mahkemede toplanmaz; dava türüne göre değişir.

Görev ve yetki tablosu
KonuKuralNot
Veraset ilamıSulh hukuk veya noterİki yol
Terekenin tespiti ve korunmasıSulh hukukKoruyucu önlemler
Tereke temsilcisi atanmasıSulh hukukYönetim
Mirasın reddiSulh hukukBeyan
Paylaşma davasıSulh hukukİzale-i şuyu
Tenkis davasıAsliye hukukÇekişmeli
Muris muvazaası ve tapu iptaliAsliye hukukÇekişmeli
Vasiyetnamenin iptaliAsliye hukukÇekişmeli
YetkiMirasbırakanın son yerleşim yeriKural

Tablo şu ayrımı ortaya koyar: terekenin korunması, tespiti, reddi ve paylaşılması gibi işler sulh hukuk mahkemesinde; tenkis, tapu iptali ve vasiyetnamenin iptali gibi çekişmeli davalar asliye hukuk mahkemesinde görülür. Dokuzuncu satır ise yetkiyi belirler — miras davalarında kural olarak mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir; taşınmaza ilişkin bazı davalarda ise taşınmazın bulunduğu yer kuralı devreye girer.

Miras usul rehberlerimiz: görevli ve yetkili mahkeme · miras davalarında süreler · ihtiyati tedbir ve tapu şerhi · delil, bilirkişi ve keşif · harç ve yargılama gideri · istinaf ve temyiz

Kuralların Madde Karşılığı: HMK m.2, m.4, m.11 ve m.20

Yukarıdaki tabloların her satırı bir kanun hükmüne dayanır. Dilekçede bu hükümlerin açıkça gösterilmesi, hem görevsizlik riskini azaltır hem de karşı tarafın yetki itirazını baştan karşılar.

Miras davalarında kesin yetki: HMK m.11. Kanun, miras davalarını ayrı bir maddede toplar ve yetkiyi kesin kılar: ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi; terekenin paylaşılmasına, yapılan paylaşma sözleşmesinin geçersizliğine, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine, miras sebebiyle istihkaka ilişkin davalar ile mirasçılar arasında terekenin yönetiminden kaynaklanan davalarda kesin yetkilidir. Ayrıca terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalar da bu mahkemede görülür.

Aynı maddedeki iki istisna. Kanun iki esneklik tanır: terekede bulunan bir mal hakkında açılmak istenen istihkak davası, terekenin yazımı ve tespiti zamanında bu malın bulunduğu yer mahkemesinde de açılabilir; mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda ise mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Bu ikinci istisna, farklı illerde yaşayan mirasçılar bakımından pratik kolaylık sağlar.

Görev: HMK m.2 ve m.4. Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Buna karşılık HMK m.4 uyarınca taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davalar, yine değere bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde görülür. Tenkis, muvazaa ve tapu iptali tescil asliyede; ortaklığın giderilmesi sulhtadır.

Çekişmesiz yargı işleri: HMK m.383. Mirasçılık belgesi verilmesi, terekenin tespiti, defter tutulması, tereke temsilcisi atanması ve vasiyetnamenin açılması gibi işler çekişmesiz yargı kapsamındadır ve aksine bir düzenleme bulunmadıkça sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Bu işlerde HMK m.385 uyarınca basit yargılama usulü uygulanır ve kararlar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez.

Yetki itirazının zamanı: HMK m.19. Ayrım nettir: yetkinin kesin olduğu davalarda mahkeme yetkili olup olmadığını davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır ve taraflar da yetkisizliği her zaman ileri sürebilir. Yetkinin kesin olmadığı davalarda ise yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir; itiraz eden taraf, yetkili mahkemeyi birden fazla ise hangisi olduğunu bildirmek zorundadır, aksi hâlde itiraz dikkate alınmaz.

Karar çıkınca iki hafta: HMK m.20. Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde taraflardan birinin, karar kesin ise tebliğ tarihinden, kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmişse kesinleşme tarihinden, kanun yoluna başvurulmuşsa başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak dosyanın görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır.

Bu iki haftanın önemi. Uygulamada en ağır kayıplardan biri buradan doğar: görevsizlik kararı alındıktan sonra iki haftalık süre kaçırılırsa dava hiç açılmamış sayılır ve zamanaşımı ile hak düşürücü süreler bakımından davanın sağladığı koruma ortadan kalkar. Tenkiste bir yıllık süre gibi kısa sürelerin işlediği dosyalarda bu, hakkın tümüyle kaybı anlamına gelebilir.

Dava şartı olarak görev ve yetki: HMK m.114 ve m.115. Mahkemenin görevli olması ve yetkinin kesin olduğu hâllerde mahkemenin yetkili bulunması, kanunda sayılan dava şartlarındandır. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır ve taraflar da eksikliği her zaman ileri sürebilir. Eksikliğin giderilmesi mümkünse mahkeme süre verir; giderilmezse dava usulden reddedilir.

Arabuluculuğun madde dayanağı: HUAK m.18/B. Yazının belirttiği zorunluluğun kaynağı, 7445 sayılı Kanun ile eklenen bu hükümdür: taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar ile Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan ve komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, ayrıca kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Tenkis, muvazaa ve tapu iptali tescil gibi mülkiyet uyuşmazlıkları bu kapsamda değildir; ancak ortaklığın giderilmesi kapsamdadır.

KonuKuralDayanak
Miras davalarında yetkiÖlenin son yerleşim yeri; kesinHMK m.11
KapsamPaylaşma, tenkis, iptal, istihkak, yönetimHMK m.11
Paylaşıma kadarMirasçılara karşı tüm davalarHMK m.11
Tereke malında istihkakMalın bulunduğu yerde de açılabilirHMK m.11
Mirasçılık belgesi iptaliMirasçıların oturduğu yer de yetkiliHMK m.11
Genel görevAsliye hukuk; değere bakılmazHMK m.2
Ortaklığın giderilmesiSulh hukukHMK m.4
Çekişmesiz yargıSulh hukuk; basit usulHMK m.383
Kesin yetkide itirazHer zaman; mahkeme re’sen araştırırHMK m.19
Kesin olmayan yetkideCevap dilekçesinde ileri sürülmeliHMK m.19
Görevsizlik sonrasıİki hafta içinde gönderme talebiHMK m.20
Süre kaçarsaDava açılmamış sayılırHMK m.20
Dava şartıGörev ve kesin yetkiHMK m.114
ArabuluculukOrtaklığın giderilmesi ve KMK uyuşmazlıklarıHUAK m.18/B

Dava Öncesi Yetki ve Görev Kontrol Listesi

#KontrolNereden
1Murisin son yerleşim yeri neresiNüfus kayıt örneği, adres kayıt sistemi
2Talep taşınmazın aynına mı ilişkinDilekçedeki sonuç kısmı
3Dava çekişmeli mi, çekişmesiz miGörevi belirler
4Arabuluculuk şartı var mıPaylaşma / ortaklığın giderilmesi
5Tüm mirasçılar taraf mıMirasçılık belgesi
6Kademeli talepler farklı yer gerektiriyor muMuvazaa + tenkis birlikte ise
7Yabancılık unsuru var mıMÖHUK yetki kuralı

Altıncı satır kademeli davalarda özel dikkat ister. Muris muvazaasına dayalı tapu iptali taşınmazın bulunduğu yerde, tenkis ise murisin son yerleşim yerinde görülür. İkisi tek dilekçede birleştirilecekse, yetki bakımından hangi talebin belirleyici olacağı baştan değerlendirilmelidir.

Birinci satırdaki tespit de sanıldığı kadar basit değildir. Muris son yıllarını başka bir ilde geçirmiş ancak adres kaydını değiştirmemiş olabilir. Yerleşim yeri, kişinin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir; kayıt tek başına belirleyici olmayabilir.

Dava Türüne Göre Görev ve Yetki

Miras davalarında görevli ve yetkili mahkeme, talebin niteliğine göre değişir. Aşağıdaki tablo sık karşılaşılan dava türlerini bir arada gösterir.

Miras davalarında görev ve yetki

DavaGörevli mahkemeYetki
Mirasçılık belgesiSulh hukukYerleşim yeri
Tapu iptali ve tescilAsliye hukukTaşınmazın yeri (kesin)
TenkisAsliye hukukSon yerleşim yeri / taşınmaz
Ortaklığın giderilmesiSulh hukukTaşınmazın yeri
Terekenin tespitiSulh hukukSon yerleşim yeri
Vasiyetnamenin iptaliAsliye hukukSon yerleşim yeri

İkinci satırdaki kesin yetki kuralı, mirasçıların tercihini ortadan kaldırır: taşınmazın aynına ilişkin davalar HMK m.12 uyarınca taşınmazın bulunduğu yerde açılır ve taraflar bu yetkiyi anlaşmayla değiştiremez. Yanlış yerde açılan dava yetkisizlikle sonuçlanır.

Sıkça Sorulan Sorular

Miras davalarında yetki hangi maddeye dayanır?

HMK m.11 uyarınca terekenin paylaşılması, paylaşma sözleşmesinin geçersizliği, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisi, miras sebebiyle istihkak ile terekenin yönetiminden kaynaklanan davalarda ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir; terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalar da bu mahkemede görülür.

Mirasçılar farklı illerde yaşıyorsa belge iptali nerede açılır?

HMK m.11 uyarınca mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda, mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.

Yetki itirazı ne zaman ileri sürülmelidir?

HMK m.19 uyarınca yetkinin kesin olduğu davalarda mahkeme yetkili olup olmadığını davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırır ve taraflar her zaman ileri sürebilir. Kesin olmayan yetkide ise itirazın cevap dilekçesinde ileri sürülmesi ve yetkili mahkemenin gösterilmesi gerekir.

Görevsizlik kararından sonra ne kadar sürem var?

HMK m.20 uyarınca görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurup dosyanın görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmelidir; aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve davanın sağladığı süre koruması ortadan kalkar.

Ortaklığın giderilmesinde arabuluculuk zorunlu mu?

7445 sayılı Kanun ile eklenen HUAK m.18/B uyarınca taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Tenkis, muvazaa ve tapu iptali tescil davaları bu kapsamda değildir.

Görev ile yetki arasındaki fark nedir?

Görev, davanın hangi tür mahkemede görüleceğini belirler ve kamu düzenindendir; hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir. Yetki ise hangi yerdeki mahkemenin bakacağını belirler ve kural olarak itiraz üzerine incelenir.

Mirasın reddi hangi mahkemede?

Gerçek ret beyanı, miras bırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine yapılır. Hükmen ret davası ise asliye hukuk mahkemesinde ve tereke alacaklılarına husumet yöneltilerek görülür.

Tenkis davası nerede açılır?

Tenkis davası asliye hukuk mahkemesinde açılır. Yetki bakımından miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesi esas alınır.

Ortaklığın giderilmesi hangi mahkemede?

Sulh hukuk mahkemesinde görülür ve taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.

Mirasçılık belgesi nereden alınır?

Sulh hukuk mahkemesinden veya noterden alınabilir. Yabancılık unsuru bulunan hâllerde noterden alınamayabilir; bu durumda mahkemeye başvurulur.

Muris muvazaası davası nerede görülür?

Tapu iptali ve tescil istemi içerdiğinden asliye hukuk mahkemesinde görülür ve taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.

Yanlış mahkemede dava açarsam ne olur?

Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilir. Kanunda öngörülen süre içinde dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse dava açılmamış sayılır ve hak düşürücü süreler bakımından ciddi risk doğar.

Yetki sözleşmesiyle mahkeme belirlenebilir mi?

Kesin yetki hâllerinde belirlenemez. Taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi kesindir.

Tüm mirasçıların davada yer alması şart mı?

Terekenin bütününü ilgilendiren davalarda mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunur; eksik taraf teşkili davayı uzatır ve esasa girilmesini engeller.

Aynı vefattan kaç dava çıkabilir?

Talebin niteliğine göre birden çok dava gündeme gelebilir; tespit nitelikli işler sulh hukukta, çekişmeli talepler asliye hukukta görülür ve bazı taleplerde yetki kesindir.

Arabuluculuk hangi davalarda zorunlu?

Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Tenkis ve muvazaa davaları bu kapsamda değildir.

Sağ kalan eşin katılma alacağı nerede istenir?

Bu talep mal rejiminin tasfiyesine ilişkin olduğundan aile mahkemesinin görev alanına girer ve miras paylaşımından önce sonuçlandırılması gereken ayrı bir hesaptır.

Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanız için hukuki değerlendirme gereklidir.

Görevsizlik kararından sonra ne yapılır?

Karar kesinleştikten sonra kanuni süre içinde görevli mahkemeye başvurulması gerekir; aksi hâlde dava açılmamış sayılır.

Birden çok taşınmaz farklı illerdeyse ne olur?

Taşınmazın aynına ilişkin taleplerde her taşınmaz için bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir; bu hâlde ayrı davalar gündeme gelir.

Post by Av. Fatma Öztürk