Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beş yüz günden beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır; suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ceza bir kat artırılır (TCK m.241). Suçun iki temel unsuru ödünç para verilmesi ve kazanç elde etme amacıdır; faizsiz, yardım amacıyla verilen borç bu suçu oluşturmaz. Bununla birlikte Türk Borçlar Kanunu, tüketim ödüncü sözleşmesinde taraflarca kararlaştırılmış faizi kabul eder (TBK m.386-387) ve sözleşmeyle kararlaştırılacak faiz oranına sınır getirir (m.88). Bu nedenle medeni hukukta izin verilen faizli ödünç ile ceza kanunundaki tefecilik arasındaki sınır, uygulamada kazanç amacının niteliği, işlemin tekrarı, faiz oranı ve karşı tarafın durumu gibi olgular birlikte değerlendirilerek belirlenir. Kanun metni meslek edinme veya süreklilik unsuru aramasa da, tek seferlik bir faizli borcun suç sayılıp sayılmayacağı somut olayın özelliklerine göre tartışılmalıdır. Alacağını tahsil için tehdit veya cebir kullanan kişi hakkında ise yağma değil, tehdit veya kasten yaralama hükümleri uygulanır (TCK m.150/1).
Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?
2026 güncel: Kumar veya bahis için bilerek verilen borç paralar hakkında dava açılamaz ve takip yapılamaz (TBK m.604/2). Bu borçlar için verilen senetlere dayalı icra takiplerine karşı itiraz yolları ve menfi tespit davası Kumar veya Bahis Borcu İçin Senet Verdim, Ödemek Zorunda mıyım? rehberinde anlatılmıştır.
10 Saniyede Hukuk · Ceza Hukuku
Tefecilik (faizle para) suç mu?
Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.
▶ Videonun sayfası ve tam metni →
Tüm “10 Saniyede Hukuk” videoları →
Hakkınızda tefecilik iddiası mı var?
Kazanç amacı, tutar farkı ve ilişki yönünden savunmayı birlikte kuralım: Hukukçular Evi Ankara.
⚡ Net Cevap: Suç (TCK m.241/1): kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para vermek → 2–6 yıl hapis VE 500–5.000 gün adli para cezası (7242 ile artırıldı). Örgüt (m.241/2): bir kat artırım. Tüzel kişi (m.242): güvenlik tedbiri. Unsurlar: ödünç para + kazanç amacı; faizsiz borç suç değil. Medeni hukuk: faizli ödünç sözleşmesi mümkün (TBK m.386-387); sözleşme faizi sınırı (m.88: mevzuattaki oranın %50 fazlası); bileşik faiz yasak (m.388). Tartışma: kanun meslek edinme aramaz; tek seferlik faizli borcun suç sayılıp sayılmayacağı somut olaya göre. Tahsilde tehdit (m.150/1): yağma değil, tehdit veya kasten yaralama. Müsadere (m.55): elde edilen kazanç; mağdura iade edilemiyorsa. Borçlu: menfi tespit davası (İİK m.72). Usul: resen; asliye ceza (örgüt hâlinde ağır ceza); KDAE yok; HAGB hükmolunan cezaya göre; zamanaşımı 15 yıl.
TCK m.241: (1) Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.
Bu konudaki kısa bilgilendirme videosunu “Tefecilik (faizle para) suç mu?” sayfasından izleyebilirsiniz; ayrıntılı açıklama aşağıdadır.
Korunan Hukuki Değer
Tefecilik suçu, Türk Ceza Kanununun ekonomi, sanayi ve ticarete ilişkin suçlar bölümünde yer alır. Bu suçla korunan değer, kredi ve finans piyasasının düzeni ile ekonomik ihtiyaç içindeki kişilerin sömürülmesinin önlenmesidir. Kanun koyucu, kredi verme faaliyetinin kural olarak denetime tabi kurumlar tarafından yürütülmesini ve ihtiyaç içindeki kişilerin denetimsiz ve aşırı faiz yükü altına sokulmamasını amaçlamıştır. Bu nedenle suçun belirli bir mağduru bulunmayabilir; borçlu, kişisel olarak zarar görse de suçun korunan değeri toplumsal ekonomik düzendir. Bu özellik, suçun resen soruşturulmasının ve borçlunun şikâyetten vazgeçmesinin soruşturmayı sona erdirmemesinin de nedenidir. Borçlunun sonradan alacaklıyla anlaşması da ceza sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Suçun Unsurları
| Unsur | İçerik | Eksikse |
|---|---|---|
| Ödünç para verme | Paranın geri verilmek üzere başkasına devri | Mal satışı veya hizmet farklı değerlendirilir |
| Kazanç amacı | Verilen paradan fazlasının elde edilmesi amacı | Suç oluşmaz |
| Kast | Bilerek ve isteyerek hareket (m.21/1) | Suç oluşmaz |
| Fail | Herkes; izinli kurumlar kanun hükmünü yerine getirir (m.24/1) | — |
Tefecilik suçu, Türk Ceza Kanununun ekonomi, sanayi ve ticarete ilişkin suçlar arasında düzenlenmiştir. Suçun oluşması için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesi gerekir (TCK m.241/1). Birinci unsur ödünç para verilmesidir: para, geri verilmek üzere başkasına devredilir. Mal satışı, kiralama veya hizmet karşılığı alacaklar bu unsuru karşılamaz. İkinci ve belirleyici unsur kazanç elde etme amacıdır: verilen paradan fazlasının, faiz veya başka bir ad altında geri alınması amaçlanır. Kazanç amacı taşımayan, yakınlara veya arkadaşlara yardım amacıyla verilen faizsiz borçlar bu suçu oluşturmaz. Suç kastla işlenir (m.21/1). Kanunla yetkilendirilmiş banka ve finans kuruluşlarının mevzuata uygun kredi faaliyetleri ise kanun hükmünü yerine getirme kapsamında değerlendirilir (m.24/1). Tefecilik suçunun genel çerçevesi için tefecilik suçu rehberine bakabilirsiniz.
Senet tutarı verilen paradan mı yüksek?
Tutar farkı ve ödeme kayıtlarını birlikte inceleyelim: 0554 648 37 15
Faizli Ödünç Medeni Hukukta Serbest mi?
| Kural | İçerik | Madde |
|---|---|---|
| Tüketim ödüncü | Para devri ve aynı miktarın geri verilmesi | TBK m.386 |
| Ticari olmayan ödünçte faiz | Kararlaştırılmışsa istenebilir | TBK m.387 |
| Ticari ödünçte faiz | Kararlaştırılmasa da istenebilir | TBK m.387 |
| Faiz sınırı | Mevzuattaki oranın %50 fazlasını aşamaz | TBK m.88 |
| Bileşik faiz | Faizin anaparaya eklenip yeniden faiz yürütülmesi kararlaştırılamaz | TBK m.388 |
| Ahlaka aykırılık | Kesin hükümsüzlük | TBK m.27 |
| Aşırı yararlanma | Edimler arasında açık oransızlık | TBK m.28 |
Tefecilik iddialarında en çok karıştırılan konu, faizli borç vermenin medeni hukuktaki yeridir. Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin bir miktar parayı ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m.386). Ticari olmayan tüketim ödüncü sözleşmesinde taraflarca kararlaştırılmış olmadıkça faiz istenemez; ticari tüketim ödüncü sözleşmesinde ise kararlaştırılmamış olsa bile faiz istenebilir (m.387). Sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık faiz oranı, mevzuata göre belirlenen yıllık faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamaz (m.88) ve faizin anaparaya eklenerek birlikte yeniden faiz yürütülmesi kararlaştırılamaz (m.388). Buna göre medeni hukuk, belirli sınırlar içinde faizli ödünç verilmesini tanır. Ceza kanunu ise kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para vermeyi suç olarak tanımlar. Bu iki düzenlemenin birlikte uygulanması, tefeciliğin sınırının belirlenmesinde önemli bir tartışma alanı oluşturur ve her dosyada somut olgular üzerinden değerlendirilmelidir.
Tek Seferlik Faizli Borç Suç mu?
TCK m.241 metni, suçun oluşması için ödünç para vermenin meslek edinilmesini veya belirli bir süreklilik göstermesini açıkça aramaz; kazanç amacıyla başkasına ödünç para veren kişiyi cezalandırır. Eski metnimizde “bir kez bile faizle borç vermenin suçun oluşması için yeterli olduğu” kesin bir kural olarak yazılmıştı. Ancak medeni hukuk faizli ödünç sözleşmesini belirli sınırlar içinde tanıdığından, özellikle yakın çevre içinde, bir defaya mahsus ve makul bir faizle verilen borcun tefecilik sayılıp sayılmayacağı tartışmaya açıktır. Bu nedenle ifade, somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapılması gerektiği şeklinde düzeltilmiştir. Uygulamada kazanç amacının varlığı; çok sayıda ve birbirini tanımayan kişilere borç verilmesi, yüksek ve düzenli faiz tahsili, borç verme işinin ilan edilmesi veya bir düzen içinde yürütülmesi gibi olgularla güçlenir. Buna karşılık bir yakına bir defaya mahsus verilen borç için makul bir getiri kararlaştırılmış olması, tek başına tefecilik sonucuna varılması için yeterli olmayabilir. Hâkim, kararını duruşmaya getirilmiş ve tartışılmış delillere göre verir (CMK m.217/1).
Uygulamada Değerlendirilen Ölçütler
| Olgu | Kazanç amacını güçlendirir | Kazanç amacını zayıflatır |
|---|---|---|
| Verilen ile geri istenen tutar | Belirgin fark | Aynı tutar |
| İşlem sayısı | Çok sayıda kişiye, tekrarlanan | Tek seferlik |
| Karşı taraf | Tanımadığı kişiler | Akraba veya yakın çevre |
| Senet tutarı | Verilen paradan yüksek | Verilen paraya eşit |
| Kayıtlar | Faiz hesabı, müşteri listesi | Kayıt yok |
| Yazışmalar | Faiz oranı konuşulmuş | Yardım ifadeleri |
| Ödeme biçimi | Nakit ve kayıtsız | Banka kanalıyla |
| Faiz oranı | Yasal sınırın çok üzerinde | Makul veya faizsiz |
Tefecilik iddialarında kazanç amacı, doğrudan bir itirafla değil, olgulardan çıkarılır. Verilen para ile geri istenen tutar arasındaki fark, kazanç amacının en somut göstergesidir; bu nedenle senet tutarının fiilen verilen parayla uyumlu olup olmadığı dosyanın odağına yerleşir. Borcun senet veya çekle güvence altına alınması tek başına tefecilik göstergesi değildir; belirleyici olan verilen paradan fazlasının istenip istenmediğidir. Ödünç verilen paranın banka kanalıyla aktarılmış olması hem tutarı hem de işlemin şeffaflığını belgeler. Çok sayıda kişiye düzenli olarak borç verilmesi, faiz hesaplarının tutulması veya borç verme faaliyetinin ilan edilmesi ise kazanç amacını güçlendirir. Kambiyo senetleri üzerindeki sahtecilik iddiaları için çek ve senette sahtecilik, karşılıksız çek için karşılıksız çek rehberlerine bakabilirsiniz.
Kazanç Amacı Nasıl İspatlanır?
Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir (CMK m.217/2). Tefecilik dosyalarında kazanç amacı; banka hesap hareketleri, senet ve çek örnekleri, borçlulara ait ödeme kayıtları, taraflar arasındaki yazışmalar, faiz hesaplarının tutulduğu defter veya dijital kayıtlar ve tanık beyanlarıyla ortaya konulmaya çalışılır. Soruşturma sırasında şüphelinin işyerinde veya konutunda yapılan aramalarda ele geçirilen borç listeleri ve senet koçanları, özellikle çok sayıda kişiye borç verildiğini gösteriyorsa önemli bir delil niteliği taşır. Buna karşılık yalnızca borçlunun tek başına ve başka delille desteklenmeyen beyanı, özellikle borçlunun icra takibinden kurtulma saiki bulunuyorsa, dikkatle değerlendirilmelidir. Savunma açısından da aynı kaynaklar önemlidir: banka kayıtları, verilen paranın ve geri alınan tutarın gerçek miktarını gösterir.
Senet Kırdırma ve Kredi Kartıyla Nakit Sağlama
Uygulamada tefecilik iddiaları yalnızca doğrudan borç verme şeklinde değil, farklı görünümlerde de ortaya çıkar. Bir kimsenin vadeli senedini vadesinden önce, senet bedelinin altında bir bedelle nakde çevirmesi, senedi alan kişi bakımından kazanç amacıyla ödünç para verme niteliği taşıyıp taşımadığı yönünden değerlendirilebilir. Benzer şekilde bir işletmenin, kişilerin kredi kartından gerçek bir mal veya hizmet satışı olmaksızın çekim yaparak karşılığında komisyon keserek nakit vermesi de, kazanç amacıyla ödünç para verme niteliğinde değerlendirilebilecek uygulamalardandır. Bu tür işlemler ayrıca bankacılık, vergi ve ödeme hizmetleri mevzuatı bakımından da farklı sonuçlar doğurabilir. Her durumda işlemin gerçek niteliğinin, taraflar arasındaki ilişkinin ve kazancın kaynağının somut delillerle ortaya konulması gerekir; işlemin adı veya kullanılan belge türü tek başına belirleyici değildir.
Örgüt Hâli, Tüzel Kişiler ve Müsadere
Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır (TCK m.241/2). Bu fıkra 14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunla eklenmiş ve aynı Kanunla temel cezanın üst sınırı da artırılmıştır. Örgüt hâlinde cezanın üst sınırı on yılı aştığından yargılama ağır ceza mahkemesinde yapılır (5235 s.K. m.12). Tefecilik suçunun işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında ise bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur (m.242). Suçun işlenmesiyle elde edilen maddi menfaatler ile bunların dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların müsaderesine karar verilir; ancak bunun için maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi gerekir (m.55/1). Buna göre tefecilikten elde edilen faiz kazançları müsadere konusu olabilir; ancak bu kazancın borçluya iadesinin mümkün olduğu durumlarda öncelik iadeye verilir. Tefecilik gelirlerinin aklanması hâlinde ayrıca suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu gündeme gelebilir. Müsadere için müsaderenin infazı, aklama için kara para aklama rehberlerine bakabilirsiniz.
Alacağın Tahsilinde Tehdit ve Cebir
Tefecilik dosyalarında sıkça karşılaşılan bir durum, alacağın tahsili sırasında borçluya tehdit veya cebir uygulanmasıdır. Kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması hâlinde yağma suçu değil, tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır (TCK m.150/1). Ancak bu hükmün uygulanabilmesi için alacağın “hukuki bir ilişkiye” dayanması gerekir; tefecilik gibi bir suçtan doğan alacağın bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, somut olayda ayrıca tartışılmalıdır. Kanun dışı faiz kısmının tahsili amacıyla tehdit veya cebir kullanılması, fiilin daha ağır bir suç olarak nitelendirilmesi riskini doğurur. Bu nedenle alacaklının, alacağını ancak kanuni yollarla, yani icra takibi veya dava yoluyla talep etmesi gerekir. Tehdit suçu için tehdit suçu rehberine bakabilirsiniz.
Borçlunun Hukuki Durumu
| Yol | Dayanak | Amaç |
|---|---|---|
| Suç duyurusu | TCK m.241 | Tefecilik nedeniyle ceza soruşturması |
| Menfi tespit davası | İİK m.72 | Borçlu olmadığının veya fazla borçlu olmadığının tespiti |
| Kesin hükümsüzlük | TBK m.27 | Ahlaka veya emredici hükme aykırı faiz kaydı |
| Aşırı yararlanma | TBK m.28 | Açık oransızlık hâlinde |
| Faiz sınırı | TBK m.88 | Sınırı aşan faizin istenememesi |
Tefecilik iddiasında bulunan borçlu, ceza soruşturması dışında hukuk yollarına da başvurabilir. Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir (İİK m.72). Kanunun emredici hükümlerine veya ahlaka aykırı sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür (TBK m.27) ve karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık bulunması hâlinde aşırı yararlanma hükümleri gündeme gelir (m.28). Sözleşme faizinin kanundaki sınırı aşan kısmı ise istenemez (m.88). Ceza soruşturması ile alacağın icra yoluyla takibi ayrı süreçlerdir ve biri diğerini kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle borçlunun, ceza şikâyetinin yanında hukuki haklarını da süresinde kullanması gerekir. Menfi tespit davası için menfi tespit davası, altın rehni ve lehine mülkiyet geçirme yasağı için rehin verilen altın satıldı rehberlerine bakabilirsiniz.
Ödenen Faiz Geri İstenebilir mi?
Tefeciye faiz ödeyen borçlunun bu faizi geri isteyip isteyemeyeceği, medeni hukukun sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde değerlendirilir. Haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür (TBK m.77). Ancak hukuka veya ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şey geri istenemez ve açılan davada hâkim bu şeyin Devlete mal edilmesine karar verebilir (m.81). Tefecilik ilişkisinde borçlunun ödediği faizin bu kapsamda nasıl değerlendirileceği, borçlunun konumuna ve ödemenin niteliğine göre farklılık gösterebilir; bu nedenle somut olayda ayrıca incelenmelidir. Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, geri isteme hakkının öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar (m.82). Bu nedenle borçlunun, ceza sürecinden bağımsız olarak hukuki haklarını süresinde değerlendirmesi önemlidir.
İcra Takibi Sırasında Tefecilik İddiası
Tefecilik iddiası çoğu zaman alacaklının başlattığı icra takibinden sonra gündeme gelir. Ceza soruşturmasının başlatılması, icra takibini kendiliğinden durdurmaz. Borçlu, takibin durdurulmasını istiyorsa hukuk yollarına başvurmalıdır. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir; takipten sonra açılan davada ise ihtiyati tedbirle takibin durdurulmasına karar verilemez, ancak teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi istenebilir (İİK m.72). Ceza dosyasında verilecek karar, hukuk davasında önemli bir delil niteliği taşıyabilir; bu nedenle iki dosyanın birbirine etkisi dikkatle takip edilmelidir.
Borç Verirken Dikkat Edilecekler
Yakınına yardım amacıyla borç veren kişilerin sonradan tefecilik iddiasıyla karşılaşmaması için bazı hususlara dikkat etmesi önerilir. Borç tutarının banka kanalıyla gönderilmesi, verilen tutarın ve tarihinin belgelenmesini sağlar. Borç karşılığında senet alınacaksa, senet tutarının fiilen verilen paraya eşit olarak düzenlenmesi gerekir. Faiz kararlaştırılacaksa, bu durumun yazılı olarak ve kanundaki sınırlar içinde yapılması ve bileşik faiz uygulanmaması önemlidir (TBK m.88, 388). Borcun hangi ihtiyaç için verildiğinin yazışmalarda açıkça yer alması, kazanç amacının bulunmadığının ispatını kolaylaştırır. Borç ödendiğinde de ödemenin banka kanalıyla alınması ve senedin iade edildiğinin belgelenmesi önerilir. Son olarak borç ödenmediğinde alacağın yalnızca icra takibi veya dava yoluyla talep edilmesi ve borçlu üzerinde baskı kurulmaması gerekir.
Usul: Görev, KDAE, HAGB ve Zamanaşımı
| Konu | Durum | Dayanak |
|---|---|---|
| Takip | Resen | |
| Görevli mahkeme | Asliye ceza; örgüt hâlinde ağır ceza | 5235 m.12 |
| KDAE | Yok (üst sınır 6 yıl) | CMK m.171/2 |
| HAGB | Hükmolunan ceza 2 yıl veya altındaysa | CMK m.231/5 |
| Dava zamanaşımı | 15 yıl | TCK m.66/1-d |
| Müsadere | Elde edilen kazanç (iade edilemiyorsa) | TCK m.55/1 |
Tefecilik suçu resen soruşturulur; şikâyete bağlı değildir ve borçlunun şikâyetinden vazgeçmesi soruşturmayı sona erdirmez. Cezanın üst sınırı altı yıl olduğundan kamu davasının açılmasının ertelenmesi uygulanamaz. Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması değerlendirilebilir (CMK m.231/5); temel cezanın alt sınırı iki yıl olduğundan bu, cezanın alt sınırdan belirlenmesi veya indirimlerle iki yılın altına inmesi hâlinde gündeme gelir. Hapis ve adli para cezası birlikte uygulanır; adli para cezası beş yüz günden az olamaz. Dava zamanaşımı on beş yıldır (TCK m.66/1-d). Birden fazla kişiye ödünç para verilmesi hâlinde her ödünç işleminin ayrı bir suç mu, yoksa zincirleme suç mu oluşturduğu, suçun mağdurunun belirli bir kişi olup olmadığına ilişkin değerlendirmeye göre belirlenir (m.43/1).
Tefecilik ile Dolandırıcılık ve Diğer Suçlar
Tefecilik dosyaları çoğu zaman başka suç iddialarıyla birlikte gündeme gelir. Borç karşılığında alınan senedin tutarının sonradan değiştirilmesi veya imzalı boş senedin kararlaştırılandan farklı doldurulması, belgede sahtecilik veya açığa imzanın kötüye kullanılması suçlarını gündeme getirebilir. Borç karşılığında rehin olarak alınan altın veya başka bir malın, borç ödenmediğinde alacaklı tarafından kendiliğinden sahiplenilmesi ise ayrıca değerlendirilmelidir. Borcun tahsili için borçlunun veya ailesinin tehdit edilmesi tehdit suçunu, zorla senet imzalatılması ise daha ağır suçları oluşturabilir. Borçlunun gerçekte hiç borç almadığı hâlde tefecilik iddiasıyla alacaklıyı suçlaması ise iftira suçu bakımından değerlendirilebilir. Bu nedenle tefecilik iddiasıyla başlayan bir dosyada, olayın bütün yönlerinin ve olası diğer suçların birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Kazanç Amacı ile Enflasyon Farkı
Uygulamada sık sorulan bir soru, verilen paranın değer kaybını karşılamak amacıyla istenen farkın kazanç sayılıp sayılmayacağıdır. Özellikle uzun vadeli borçlarda, borç verenin yalnızca paranın satın alma gücünü korumak amacıyla bir fark istemesi, kazanç elde etme amacından farklı bir saik olarak ileri sürülebilir. Ancak bu tür bir savunmanın kabul görmesi, istenen farkın gerçekten değer kaybıyla orantılı olmasına, bunun taraflar arasında açıkça konuşulmuş olmasına ve borç verme işleminin tekrarlanan bir faaliyet olmamasına bağlıdır. Döviz veya altın cinsinden verilen borçlarda aynı miktarın geri istenmesi ise kural olarak kazanç amacını göstermez. Bu değerlendirmeler somut olayın özelliklerine göre yapılır ve savunmanın belgelerle desteklenmesi gerekir.
Tefecilik İddiasına Karşı Savunma
- Verilen tutarı belgeleyin: Banka dekontu veya havale kaydıyla asıl tutarı ispatlayın.
- Senetle karşılaştırın: Senet tutarı verilen parayla uyumlu mu?
- İlişkiyi ortaya koyun: Akrabalık, arkadaşlık veya ticari ilişki kazanç amacının yokluğunu gösterebilir.
- Yazışmaları sunun: Faiz konuşulmadığını veya yardım amacını gösteren kayıtlar.
- Tekrarın olmadığını gösterin: Başka kişilere borç verilmediğini ortaya koyun.
- Tanık bildirin: İlişkiyi ve borcun amacını bilen kişiler.
- Şikâyetin arka planına dikkat çekin: Borçtan kurtulma saiki değerlendirilmelidir.
Tefecilik iddiasına karşı savunma, kazanç amacının bulunmadığının veya işlemin medeni hukukta tanınan sınırlar içinde kaldığının ortaya konulmasına dayanır. Verilen paranın banka kanalıyla aktarıldığını gösteren kayıtlar, senet tutarıyla karşılaştırıldığında asıl borcun miktarını belgeler. Taraflar arasındaki akrabalık, arkadaşlık veya ticari ilişki ve borcun hangi ihtiyaç için verildiği, kazanç amacının bulunmadığını gösterebilir. Tefecilik şikâyetleri bazen ödeme güçlüğü içindeki borçlular tarafından, takibi durdurmak veya borçtan kurtulmak amacıyla yapılabilir; bu ihtimal mahkemece değerlendirilir, ancak savunmanın kendi delillerini eksiksiz sunması gerekir. Bilerek asılsız isnatta bulunulduğuna dair somut deliller varsa iftira şikâyeti de değerlendirilebilir. İftira suçu için iftira suçu rehberine bakabilirsiniz.
Örnek Durumlar
| Durum | Değerlendirme | Dayanak |
|---|---|---|
| Kardeşe faizsiz borç, senetle güvence | Kazanç amacı yok; suç değil | TCK m.241/1 |
| Çok sayıda kişiye yüksek faizle düzenli borç | Tefecilik | TCK m.241/1 |
| 100.000 TL verilip 150.000 TL’lik senet alınması | Kazanç amacının güçlü göstergesi | TCK m.241/1 |
| Arkadaşa bir kez makul getiriyle borç | Somut olaya göre değerlendirilir | TCK m.241; TBK m.387 |
| Organize grup hâlinde borç verme | Ceza bir kat artırılır; ağır ceza | TCK m.241/2 |
| Alacak için borçluyu tehdit | Tehdit hükümleri; alacağın niteliği tartışılır | TCK m.150/1 |
| Borçlu fazla senet nedeniyle dava açmak istiyor | Menfi tespit davası | İİK m.72 |
| Sınırı aşan faiz kaydı | Aşan kısım istenemez | TBK m.88 |
Sık Yapılan Hatalar
- Her faizli borcu otomatik suç saymak: Medeni hukuk faizli ödünce izin verir; somut değerlendirme gerekir.
- Senet tutarını verilen paradan yüksek yazdırmak: Kazanç amacının en güçlü delilidir.
- Nakit ve kayıtsız borç vermek: Asıl tutarın ispatı zorlaşır.
- Alacağı zorla tahsil etmeye çalışmak: Tehdit veya cebir ayrı suç oluşturur.
- Şikâyetten vazgeçmenin davayı düşüreceğini sanmak: Suç resen soruşturulur.
- Hukuk yollarını ihmal etmek: Borçlu menfi tespit davasını ayrıca açmalıdır.
⚠️ Faizsiz yardım suç değildir, kazanç amaçlı borç verme suçtur: Tefecilikte belirleyici unsur kazanç elde etme amacıdır. Borç verirken tutarı banka kanalıyla aktarın, senedi verilen paraya eşit düzenleyin ve alacağınızı yalnızca kanuni yollarla talep edin. Borçlu iseniz ceza şikâyetinin yanında hukuki haklarınızı da süresinde kullanın.
Tefecilik iddiasına karşı savunma, borçlu olarak suç duyurusu, menfi tespit davası ve alacak tahsilinde hukuki süreç için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.
Tefecilik İddiasına Karşı İfade Öncesi Savunma Dilekçesi Örneği
Sık Sorulan Sorular
Ödünç para vermek suç mu?
Kazanç elde etmek amacıyla verilirse tefecilik (TCK m.241); faizsiz yardım suç değil.
Tefeciliğin cezası nedir?
2–6 yıl hapis ve 500–5.000 gün adli para cezası.
Örgüt hâlinde ceza?
Bir kat artırılır (TCK m.241/2).
Faizli borç sözleşmesi geçerli mi?
Medeni hukukta kararlaştırılan faiz istenebilir (TBK m.387); sınırlar vardır.
Faiz sınırı var mı?
Sözleşme faizi mevzuattaki oranın %50 fazlasını aşamaz (TBK m.88).
Bileşik faiz alınabilir mi?
Hayır (TBK m.388).
Bir kez faizle borç vermek suç mu?
Kanun meslek edinme aramaz; ancak somut olaya göre değerlendirilir.
Senetle borç vermek tefecilik mi?
Tek başına değil; belirleyici olan verilen paradan fazlasının istenmesidir.
Senet tutarı yüksekse?
Kazanç amacının güçlü göstergesi olabilir.
Bankalar tefecilik yapmış olur mu?
Hayır; mevzuata uygun faaliyet kanun hükmünü yerine getirmedir (TCK m.24/1).
Alacağımı tahsil için tehdit edersem?
Tehdit veya kasten yaralama hükümleri (TCK m.150/1); alacağın niteliği önemlidir.
Borçlu ne yapabilir?
Suç duyurusu ve menfi tespit davası (İİK m.72).
Şikâyetten vazgeçilirse dava düşer mi?
Hayır; resen soruşturulur.
Tefecilik kazancı müsadere edilir mi?
Mağdura iade edilemiyorsa (TCK m.55/1).
Şirket tefecilik yaparsa?
Tüzel kişiye güvenlik tedbiri (TCK m.242).
Ödediğim faizi geri isteyebilir miyim?
Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre somut olayda değerlendirilir (TBK m.77, 81).
İcra takibi durur mu?
Ceza soruşturması durdurmaz; menfi tespit ve tedbir yoluna gidilmelidir (İİK m.72).
KDAE olur mu?
Hayır; üst sınır 6 yıl.
HAGB olur mu?
Hükmolunan ceza 2 yıl veya altındaysa (CMK m.231/5).
Zamanaşımı nedir?
15 yıl.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.
📚 İlgili Rehberler
Tefecilik: kazanç amacı, faizli ödünç ve savunma
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk
Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki TCK, CMK, TBK ve İİK hükümleri 24 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.
İlgili Rehberler
- 📚 Ana Rehber: Ceza Hukuku Rehberi
- ▸ Bahis Sitesinde Çalışmak Suç mu? 2026: Canlı Destek, Çağrı Merkezi, Sosyal Medya ve Finans Personelinin Ceza Sorumluluğu — Görevlere Göre İsnat (7258 m.5/1-a, b, c, ç; TCK 37-39), Kast ve İş İlanıyla Aldatılma (TCK 21, 30), Örgüt İsnadı (TCK 220, 221), Uzaktan ve Yurt Dışından Çalışma (TCK 8, 11), Maaşın Müsaderesi (TCK 55), Sözleşmenin Geçersizliği (TBK 27, 394/3) ve Savunma Dilekçesi
- ▸ Sahte Fatura İhbarnamesi E-Tebligatla Geldi: Dava Süresi Ne Zaman Başlar? 2026 — VUK 107/A (7587 Sayılı Kanun), 596 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ve 30 Kasım 2026, Beşinci Gün Kuralı, İnceleme Raporunun İhbarnameye Eklenmesi (VUK 35), Danıştay Kararları, Süre Hesabı ve Dilekçe Örnekleri
- ▸ Bahis Suçunda Uzlaştırma, Ön Ödeme, Seri Muhakeme ve Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi 2026: 7258 m.5 Bentlerine, TCK 228 ve 1072 Sayılı Kanuna Göre Hangi Yol Açık? — CMK 171/2-6, 250, 251, 253, TCK 75 ve Erteleme Talepli Savunma Dilekçesi
- ▸ Bahis Ağı Tehdit Ediyor 2026: Hesabını veya Kartını Kullandıran Kişinin Hakları — Tehdit, Şantaj ve Hürriyetten Yoksun Kılma (TCK 106-109), Bahis Borcu ve Yağma (TBK 604-605, TCK 148-150), Kartın Bankaya Bildirimi (5464 m.16), Kimlik Gizliliği ve Tanık Koruma (CMK 58, 5726), Etkin Pişmanlık (TCK 221/4, 282/6) ve Suç Duyurusu Dilekçesi
Bu konuda hukuki destek almak için


