Sözleşmedeki Kefil Ne Kadar ve Ne Süreyle Sorumlu?
25 Temmuz 2026

Sözleşmedeki Kefil Ne Kadar ve Ne Süreyle Sorumlu?

Ne yaşandı?

Bir kira sözleşmesinde kefil bulunuyor. Kiraya veren, kiracı ödemediğinde kefile başvurmak istiyor; kefil ise ne kadar tutardan ve ne kadar süreyle sorumlu olduğunu, kefaletin geçerli olup olmadığını merak ediyor.

10 Saniyede Hukuk · Gayrimenkul ve Kira Hukuku

Kira sözleşmemde kefil var, ne kadar süre sorumlu olur?

Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.

▶ Videonun sayfası ve tam metni →
Tüm “10 Saniyede Hukuk” videoları →

Hukuki durum

Türk Borçlar Kanunu m. 583’e göre kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz; kefil müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluk üstleniyorsa, bu hususun da kefil tarafından el yazısıyla yazılması gerekir. Ayrıca eşin rızası gibi koruyucu kurallar uygulanabilir. Bu şekil şartlarına uyulmaması, kefaleti geçersiz kılar.

Kefilin sorumluluğu, kefalette gösterilen azami miktarla sınırlıdır; bu tutarın üzerinde bir sorumluluk doğmaz. Kefaletin süresi belirli ya da belirsiz olabilir; belirsiz süreli kefalette de kanun kefili koruyan hükümler içerir. Kefilin sorumluluğu, asıl borç (kira ve yan giderler) çerçevesinde değerlendirilir.

Kira sözleşmesi yenilenerek uzadığında, kefilin sorumluluğunun da kendiliğinden sonraki dönemleri kapsayıp kapsamadığı kefalet metnine ve azami miktara göre değerlendirilir. Bu yüzden uzayan kira ilişkilerinde, kefaletin güncel borç karşısındaki durumu ayrıca incelenmelidir.

Ne yapmalısınız?

Kefalet metninde azami miktar, tarih ve (varsa) müteselsil kefalet ifadesinin el yazısıyla yer alıp almadığını kontrol edin. Kefaletin geçerliliği ve sınırı teknik olduğundan, bir avukatla değerlendirme yapmanız yararlı olur.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.

Kira Kefaletinde Süre ve Tutar Sınırı

Kira sözleşmesindeki kefaletin kapsamı ve süresi kanunla sınırlanmıştır.

Kira kefaletinin sınırları

KonuKuralNot
ŞekilYazılı ve el yazısıyla azami tutarEksikse geçersiz
TarihKefalet tarihi el yazısıylaZorunlu
Müteselsil kefaletBu irade el yazısıyla belirtilmeliYoksa adi kefalet
Eşin rızasıEvli kefilde kural olarak aranırGeçersizlik sebebi
SüreKefalet süreli verilebilirSüre dolunca sorumluluk biter
Uzayan dönemKefaletin uzamaya da kapsayıp kapsamadığı tartışmalıMetne bakılır
Azami tutarAşılamazFaiz ve gider dâhil tartışması
Adi kefilÖnce asıl borçluya başvurulmalıTartışma def’i
Kefaletten çıkmaSüreli kefalette sürenin sonunda kendiliğinden (TBK m.600); süresiz kefalette kefilin istemi üzerine alacaklı bir ay içinde takibe geçmezse (TBK m.601)TBK m.600-601

Birinci, ikinci ve üçüncü satırlar birlikte en sık kazanılan savunmayı oluşturur: azami tutar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil sıfatı kefilin el yazısıyla yazılmamışsa kefalet geçersizdir veya adi kefalete dönüşür. Matbu kira sözleşmelerinin altındaki hazır kefalet kayıtları bu şartı çoğu zaman karşılamaz. Altıncı satır ise uzun süren kira ilişkilerinde önemlidir — kefaletin uzayan dönemleri de kapsayıp kapsamadığı metnin ifadesine göre değerlendirilir.

Kira bedeli ve sözleşme rehberlerimiz: kira artış oranı ve yasal sınır · kira tespit davası · kira kapsamı · alt kira ve devir · kira kefaleti · kiracının konut dokunulmazlığı

📍 Bu rehber şunu cevaplar: Geçerli bir kefalette sorumluluğun kapsamını ve süresini: azami tutar, uzayan kira dönemleri ve sorumluluğun sona ermesi.

Şunu arıyorsanız → Kira Sözleşmesinde Kefalet: Şekil Şartları ve Kefilin Sorumluluğu (TBK m. 583) (Kefalet geçerli mi? Şekil şartları ve eş rızası)

Kefalet Katı Şekil Şartlarına Tabidir (TBK m.583) — Eksikse Geçersiz

Kefalet, kefili ağır sonuçlar altına soktuğu için kanun sıkı geçerlilik şartları öngörür. TBK m.583 uyarınca kefalet yazılı yapılmalı ve kefil; sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefilse bu sıfatını (veya bu anlama gelen ifadeyi) kendi el yazısıyla yazmalıdır. Bu unsurların matbu (basılı) olması yeterli değildir; el yazısı zorunludur. Kira sözleşmesinin içine kefalet hükmü konabilir ya da ayrı bir kefalet sözleşmesi yapılabilir; belirleyici olan TBK m.583’e uygunluktur. Buna ek olarak kefil evliyse, mahkemece verilmiş ayrılık kararı veya yasal ayrı yaşama hakkı yoksa, eşinin yazılı rızası şarttır ve bu rıza en geç sözleşmenin kurulduğu anda verilmelidir (TBK m.584); sonradan verilen rıza ya da daha sonra boşanılması geçersizliği gidermez (ticari işletme sahibi/ortak/yöneticinin işletmeyle ilgili kefaletleri istisnadır). Bu şartlardan biri eksikse kefalet kesin hükümsüz olur ve kiraya veren kefile hiç başvuramaz — hâkim bunu kendiliğinden gözetir.

Kefil Kural Olarak Kira Süresiyle Sınırlıdır; Uzayan Dönem İçin Ayrı Şart

Uygulamada en çok yanılınan nokta budur. Kefil, kural olarak yalnızca sözleşmede belirtilen kira dönemi boyunca sorumludur; kira sözleşmesinin kanunen kendiliğinden uzayan/yenilenen dönemlerinden sorumlu tutulamaz. Yargıtay’ın yerleşik uygulaması nettir: uzayan dönemde kira miktarı ve süresi belirsiz olduğundan, ayrıca kararlaştırılmadıkça kefil bu dönemlerden sorumlu değildir. Uzayan dönemde sorumluluğun devam edebilmesi için sözleşmede hem bu hususun açıkça yazılması hem de sorumluluğun azami süresi ile azami miktarının gösterilmesi gerekir. Üst sınırı belirsiz bırakan, ‘her yenilemede kefalet devam eder’ türünden sınırsız kayıtlar geçersizdir (kefilin sınırsız yükümlülük altına sokulması TMK m.23’e aykırı sayılır). Her halükârda, bir gerçek kişinin verdiği kefalet sözleşmenin kurulmasından itibaren 10 yıl geçince kendiliğinden sona erer (TBK m.598); 10 yıldan uzun süre öngören hükümler geçersizdir.

Kapsam (Azami Miktar Üst Sınırdır) ve Adi/Müteselsil Ayrımı

Kefil, kendi el yazısıyla yazdığı azami miktarı aşmamak üzere sorumludur; bu tutar bir tavandır. Bu sınır içinde kefil; asıl kira borcundan, borçlunun temerrüdünün yasal sonuçlarından, takip/dava masraflarından ve işlemiş bir yıllık ile işlemekte olan yıla ait akdi faizlerden sorumlu olur. Ancak dikkat: kural olarak kefil yalnızca kira bedelinden sorumludur; yan giderler, ortak giderler, hor kullanma (kötü kullanma) tazminatı gibi kalemlerden ancak sözleşmede açıkça belirtilmişse sorumlu tutulabilir. Kefalet türü de önemlidir: kefil, müteselsil sıfatını el yazısıyla belirtmemişse adi kefil sayılır; bu halde kiraya veren önce kiracıya başvurup tahsil edememiş (aciz) olmalıdır. Müteselsil kefalette ise kiracıya ihtar sonrası (ödeme gücü açıkça yoksa ihtara gerek kalmadan) doğrudan kefile gidilebilir. Kefil borcu öderse, ödediği tutar için asıl borçlu kiracıya rücu eder.

Şekil Şartları: Elle Yazılması Gereken Üç Unsur

Kefalet sözleşmesi, kanunun aradığı şekil şartlarına uyulmadığında geçersizdir. Bu geçersizlik, kefil için en güçlü savunmadır.

UnsurKural
Yazılı şekilSözlü kefalet geçersizdir
Azami miktarKefilin sorumlu olacağı en yüksek tutar — kefilin el yazısıyla
Kefalet tarihiKefilin el yazısıyla
Müteselsil kefalet iradesiMüteselsil kefil olunuyorsa bu husus da kefilin el yazısıyla belirtilmelidir
Eşin rızasıEvli kişilerin kefaleti için kural olarak diğer eşin yazılı rızası aranır

Matbu sözleşmelerdeki en yaygın eksiklik budur. Kira sözleşmelerinin arkasındaki hazır kefalet bölümünde, azami miktar ve tarih çoğu zaman matbu olarak basılı veya kiraya veren tarafından doldurulmuş olur. Oysa bu unsurların kefilin kendi el yazısıyla yazılması gerekir. Bu eksiklik, kefaleti tümüyle geçersiz kılar. Kefil aleyhine takip başlatıldığında ilk kontrol edilecek husus, bu üç unsurun kefil eliyle yazılıp yazılmadığıdır.

Eşin rızası bakımından da benzer bir titizlik gerekir: rıza, kefalet sözleşmesinin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmelidir. Sonradan alınan rıza kural olarak eksikliği gidermez.

Süre Bakımından Sorumluluğun Sınırı

Kefilin ne kadar süreyle sorumlu olacağı, kira sözleşmesinin süresine ve kefalet metnindeki düzenlemeye bağlıdır.

DurumSorumluluk
Belirli süreli kira, kefalette süre yokKural olarak kira süresiyle sınırlı; uzayan dönemler kural olarak kapsam dışı
Uzama dönemleri açıkça kapsanmışsaMetinde açık düzenleme aranır; genel ifadeler yeterli sayılmaz
Kefalette süre belirtilmişseBelirtilen sürenin sonunda sorumluluk sona erer
Azami tutarKefil, belirtilen tutarı aşan kısımdan sorumlu değildir — bu bir üst sınırdır

Azami miktar bir üst sınırdır, ödenecek tutar değildir. Kefalet metninde yazılı tutar, kefilin sorumluluğunun tavanını gösterir; alacak bu tutarın altındaysa yalnızca gerçek borç kadar sorumluluk doğar. Buna karşılık birikmiş kira, faiz ve takip masraflarının toplamı azami tutarı aşıyorsa, aşan kısım kefilden istenemez. Bu nedenle kefil aleyhine yapılan takipte, talep edilen tutarın azami miktarla karşılaştırılması ilk yapılacak hesaptır.

Kefil Aleyhine Takip: Savunma Kontrol Listesi

Kefile ödeme emri tebliğ edildiğinde, itiraz süresi içinde denetlenmesi gerekenler:

  1. Şekil. Azami miktar, tarih ve varsa müteselsil kefalet iradesi kefilin el yazısıyla mı yazılmış?
  2. Eşin rızası. Evli ise rıza alınmış ve belgelenmiş mi?
  3. Süre. Talep edilen dönem, kefalet kapsamındaki süreye giriyor mu?
  4. Tutar. Talep, azami miktarı aşıyor mu?
  5. Kefalet türü. Adi kefalette, önce asıl borçluya başvurulması ve sonuç alınamaması gerekir; müteselsil kefalette bu şart aranmaz.
  6. Asıl borcun durumu. Kira sözleşmesindeki geçersiz kayıtlara dayalı alacaklar kefilden de istenemez.

Beşinci madde önemli bir ayrımdır: adi kefalette alacaklı, doğrudan kefile başvuramaz; önce asıl borçluya karşı takip yapması ve sonuçsuz kalması gerekir. Müteselsil kefalette ise alacaklı doğrudan kefile gidebilir. Bu nedenle kefalet metninde müteselsil kaydının bulunup bulunmadığı — ve varsa el yazısıyla yazılıp yazılmadığı — belirleyicidir.

Son bir husus: itiraz süresinde yapılmalıdır. Süresinde itiraz edilmeyen takip kesinleşir ve şekil eksikliği gibi güçlü bir savunma dahi sonradan ileri sürülemez hâle gelir. Bu nedenle ödeme emri tebliğ edildiğinde beklenmemelidir.

Kefil olduğunuz borç için takip mi başlatıldı?

Kefalet metnini birlikte inceleyip şekil ve süre savunmalarını değerlendirelim. Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kefalet Hükümleri Madde Madde: TBK m.581-603

Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir (TBK m.581). Kefalet ancak geçerli bir borç için kurulabilir; gelecekte doğacak veya koşula bağlı bir borç için de, bu borcun doğması veya koşulun gerçekleşmesi hâlinde hüküm doğurmak üzere kefalet verilebilir (TBK m.582). Kira ilişkisinde kefil, kiracının sözleşme süresince doğacak kira borçları için kefil olduğundan kefalet çoğu zaman gelecekte doğacak borca kefalet niteliği taşır ve bu durum hem azami miktarın belirlenmesinde hem de kefaletten dönme imkânında önem kazanır.

Kanun kefili koruyan kuralları sistematik biçimde düzenlemiştir: şekil ve azami miktar (TBK m.583), eşin rızası (TBK m.584), adi kefalet (TBK m.585), müteselsil kefalet (TBK m.586), kefilin sorumluluğunun kapsamı (TBK m.589), kefilin savunmaları ve asıl borçlunun def’ilerini ileri sürme hakkı (TBK m.591), kefilin ödemesi hâlinde alacaklının haklarına halef olması (TBK m.596) ve kefaletin sona ermesi (TBK m.598-601). Kefalete ilişkin şekil ve eş rızası hükümleri, gerçek kişilerin verdiği ve kişisel güvence işlevi gören diğer sözleşmelere de uygulanır (TBK m.603); bu nedenle kira sözleşmesine “garantör” veya “müşterek borçlu” adıyla eklenen bir gerçek kişinin yükümlülüğü de somut olayda bu korumadan yararlanabilir.

Kefalet hükümlerinin yapısı

MaddeKonuKira kefaletinde anlamı
TBK m.581TanımKiracının ödememesinin sonuçlarından kişisel sorumluluk
TBK m.582Geçerli borç; gelecekteki borçSözleşme süresince doğacak kiralar
TBK m.583Yazılı şekil; azami miktar, tarih, müteselsillik el yazısıylaMatbu doldurulmuş unsurlar yetmez
TBK m.584Eşin yazılı rızasıEn geç kefalet anında
TBK m.585-586Adi ve müteselsil kefaletTakip sırası
TBK m.589Sorumluluğun kapsamıAzami miktarla sınırlı
TBK m.591Kefilin def’ileriTBK m.346’ya aykırı alacaklar kefilden de istenemez
TBK m.596Halefiyet ve rücuÖdeyen kefil kiracıya başvurur
TBK m.598-601Sona ermeOn yıl, dönme, süreli ve süresiz kefalet
TBK m.603Diğer kişisel güvencelerGarantör veya müşterek borçlu adıyla gerçek kişiler

Adi ve Müteselsil Kefalet: TBK m.585-586 ve Takip Sırası

Adi kefalette alacaklı, kefili takip etmeden önce asıl borçluyu takip etmek zorundadır; ancak asıl borçlu iflas etmişse, konkordato mühleti almışsa, aleyhine yapılan takip sonunda kesin aciz belgesi alınmışsa veya yerleşim yerini yurt dışına taşıyıp Türkiye’de takibi önemli ölçüde güçleşmişse alacaklı doğrudan kefile başvurabilir (TBK m.585). Alacağın rehinle güvence altına alındığı hâllerde adi kefil, önce rehnin paraya çevrilmesini isteyebilir. Kira kefaletinde bu, kiraya verenin kefilden önce kiracıya karşı takip yapıp sonuç alamadığını belgelemesi anlamına gelir.

Müteselsil kefalette ise alacaklı, borçlu borcunun ifasında gecikmiş ve kendisine yapılan ihtar sonuçsuz kalmışsa veya borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunduğu anlaşılıyorsa, asıl borçluyu takip etmeden ve rehni paraya çevirmeden doğrudan kefile başvurabilir (TBK m.586). Kira sözleşmesinde müteselsil kefalet iradesi kefilin kendi el yazısıyla belirtilmemişse kefalet adi kefalet olarak değerlendirilir (TBK m.583). Bu nedenle kefil hakkında başlatılan bir takipte, kiracıya ihtar yapılıp yapılmadığı ve kefaletin türü, itirazın ilk kontrol edilmesi gereken iki unsurudur.

Adi ve müteselsil kefalette takip

ÖlçütAdi kefaletMüteselsil kefalet
DayanakTBK m.585TBK m.586
Kefile başvuruÖnce asıl borçlu takip edilirBorçlu gecikmiş ve ihtar sonuçsuz ise doğrudan
İstisnaİflas, konkordato, kesin aciz, yurt dışına taşınmaAçık ödeme güçsüzlüğünde ihtar da gerekmez
RehinÖnce rehnin paraya çevrilmesi istenebilirRehin beklenmeden kefile gidilebilir
ŞekilMüteselsillik yazılmamışsa bu türMüteselsillik kefilin el yazısıyla

Kira Kefilinin Sorumluluğunun Kapsamı: TBK m.589 ve Kira Hukukuna Özgü Sınırlar

Kefil, her durumda sadece kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktarı aşmamak üzere sorumludur; bu sınır içinde asıl borçtan, borçlunun kusuru veya temerrüdünün yasal sonuçlarından, alacaklının asıl borçluya karşı yaptığı takip ve dava masraflarından ve işlemiş bir yıllık ile işlemekte olan yıla ait sözleşmeden doğan faizlerden sorumludur (TBK m.589). Kira kefaletinde bu kapsamın içeriği, kefalet metninin ifadesiyle belirlenir: “kira bedelinden” sorumlu olduğunu yazan kefil, sözleşmede açıkça belirtilmedikçe aidat, yakıt gibi yan giderlerden ve kiralananın hasarından sorumlu tutulamaz.

Kefil, asıl borçluya ait def’ileri alacaklıya karşı ileri sürme hakkına ve yükümlülüğüne sahiptir; asıl borçlunun bu def’ilerden vazgeçmiş olması kefili bağlamaz (TBK m.591). Buna göre konut ve çatılı işyeri kiralarında geçersiz olan ceza koşulu veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin kayıtlara dayanan alacaklar kiracıdan istenemeyeceği gibi kefilden de istenemez (TBK m.346). Aynı şekilde kanuni sınırı aşan kira artışı bakımından kiracının borcu doğmadığından, aşan kısım kefilden de talep edilemez (TBK m.344). Kira sözleşmesinin kefilin katılımı olmaksızın kiracı ile kiraya veren arasında değiştirilerek kira bedelinin olağan artışın ötesinde yükseltilmesi ise, kefilin sorumluluğunu kural olarak ağırlaştırmaz.

Kira kefilinin sorumluluğu

KalemKefil sorumlu mu?Dayanak
Ödenmeyen kira bedeliEvet; azami miktar içindeTBK m.589
Temerrüt faizi ve takip masraflarıEvet; azami miktar içindeTBK m.589
Yan giderler, aidatAncak kefalet metninde açıkça yazılıysaTBK m.583, m.589
Kiralananın hasarıAncak açıkça üstlenilmişseTBK m.589
TBK m.346’ya aykırı ceza koşulu veya muacceliyetHayırTBK m.346, m.591
Kanuni sınırı aşan kira artışıHayırTBK m.344, m.591
Kefilin katılımı olmadan ağırlaştırılan borçKural olarak hayırTBK m.591

Uzayan Kira Dönemi ve On Yıllık Azami Süre: TBK m.598

Belirli süreli bir kira sözleşmesinde kefil, kural olarak sözleşmede gösterilen kira süresi boyunca doğan borçlardan sorumludur. Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı süre bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzamış sayılır (TBK m.347); ancak bu kanuni uzama, kefilin sorumluluğunu kendiliğinden uzayan döneme taşımaz. Yargı uygulamasında uzama dönemlerinde kefilin sorumlu tutulabilmesi için kefalet metninde uzayan dönemlerin açıkça kapsama alınması ve azami miktarın bu dönemleri de karşılayacak şekilde belirlenmesi aranmaktadır.

Her hâlde bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar; kefalet on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir (TBK m.598). Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla azami on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir. Hangi sebeple olursa olsun asıl borç sona erince kefil de borcundan kurtulur; bu nedenle kiracının kira borcunu ödemesi veya kiraya verenin borcu ibra etmesi kefili de kurtarır.

Kira kefaletinde süre

DurumSonuçDayanak
Belirli kira süresi içinde doğan borçKefil sorumluTBK m.589
Kanuni uzama dönemi; kefalette açık kayıt yokKural olarak sorumlu değilTBK m.347, yargı uygulaması
Uzama açıkça kapsanmış ve azami miktar yeterliSorumluluk devam edebilirTBK m.583
Gerçek kişi kefalette 10 yılın dolmasıKefalet kendiliğinden sona ererTBK m.598/3
Süre uzatımıSon bir yıl içinde, şekle uygun, azami 10 yılTBK m.598/5
Asıl borcun sona ermesiKefil de kurtulurTBK m.598/1

Kefilin Ödemesi, Halefiyet ve Kiracıya Rücu: TBK m.596

Kefil, kira borcunu ödediği ölçüde alacaklının haklarına halef olur (TBK m.596). Bu halefiyet sayesinde kefil, ödediği tutar için kiracıya karşı kiraya verenin sahip olduğu alacak hakkını ve bu alacağın güvencelerini kullanabilir; ancak kiraya verenin kiracıya karşı sahip olduğu tahliye hakkı gibi sözleşmeye bağlı yenilik doğurucu haklar kefile geçmez. Kefilin ödemesi, üçüncü kişi tarafından yapılan bir ifa niteliğinde olduğundan kira borcunu sona erdirir; bu nedenle TBK m.315 kapsamında kiracıya verilen otuz günlük süre içinde kefilin kira borcunu tamamen ödemesi, temerrüt nedeniyle feshin önüne geçebilir.

Kefil, asıl borçlunun sahip olduğu savunmaları kullanmadan ve ona haber vermeden ödeme yaparsa, asıl borçlunun ileri sürebileceği def’ileri bilmesi gerektiği ölçüde rücu hakkını kaybedebilir. Bu nedenle kira kefiline bir ödeme talebi veya ödeme emri geldiğinde, kefilin öncelikle kiracıya haber vermesi, kiracının kira bedelini ödeyip ödemediğini ve kira alacağının geçerli olup olmadığını araştırması gerekir. Birden fazla kefil bulunması hâlinde, müşterek kefiller kendi aralarında aksi kararlaştırılmadıkça eşit paylarla sorumlu olur ve kendi payını aşan ödeme yapan kefil diğer kefillere başvurabilir (TBK m.587).

Ödeme ve rücu

KonuKuralDayanak
HalefiyetÖdediği ölçüde alacaklının haklarına halef olurTBK m.596
Kiracıya rücuÖdenen tutar ve güvencelerTBK m.596
Tahliye hakkıKefile geçmezYenilik doğurucu hak
30 gün içinde kefilin ödemesiTemerrüt feshini önleyebilirTBK m.315
Haber vermeden ödemeDef’iler ölçüsünde rücu kaybı riskiTBK m.591 vd.
Birden fazla kefilİç ilişkide paylara göre rücuTBK m.587

Kira Kefiline Karşı İcra Takibi: İtiraz, İtirazın Kaldırılması ve Dava

Kefile karşı genellikle ilamsız icra takibi yapılır ve kefil, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde borca, imzaya veya kefaletin geçerliliğine itiraz edebilir (İİK m.62). İtiraz edilmezse takip kesinleşir ve şekil eksikliği gibi güçlü savunmaların sonradan ileri sürülmesi zorlaşır; bu durumda kefil ancak borçlu olmadığının tespiti veya ödediğinin geri alınması için genel mahkemede dava açabilir (İİK m.72). İtiraz üzerine kiraya veren, itirazın kaldırılmasını icra mahkemesinden, itirazın iptalini ise genel mahkemeden isteyebilir; itirazın iptali davası itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır (İİK m.67-68).

İcra mahkemesinde itirazın kaldırılması, alacaklının imzası ikrar edilmiş veya noterlikçe onaylanmış bir belgeye dayanmasını gerektirir (İİK m.68). Kefalet kaydı adi yazılı bir kira sözleşmesinde yer alıyor ve kefil imzasına itiraz etmişse, icra mahkemesinde imza incelemesi yapılır; imzanın kefile ait olduğu anlaşılsa bile azami miktar, tarih ve müteselsillik iradesinin kefilin el yazısıyla yazılıp yazılmadığı ayrıca incelenir ve bu şartlardan biri eksikse kefalet geçersiz sayılır (TBK m.583). Kiralananın tahliyesine ilişkin talepler ise kira sözleşmesinin tarafı olmayan kefile yöneltilemez; kefile karşı yalnızca para alacağı için takip yapılabilir.

Kefile karşı takipte süreler

AşamaKuralDayanak
İtirazÖdeme emrinden 7 gün; borca, imzaya, geçerliliğeİİK m.62
İtirazın kaldırılmasıİkrar edilmiş veya noter onaylı belgeyleİİK m.68
İtirazın iptali davasıİtirazın tebliğinden 1 yılİİK m.67
Kesinleşen takipMenfi tespit veya istirdat davasıİİK m.72
Şekil incelemesiEl yazısıyla yazılması gereken unsurlarTBK m.583
Tahliye talebiKefile yöneltilemezİİK m.269

Kira kefili bir tavan ve bir takvim içinde sorumludur: el yazısıyla yazdığı azami miktar ve kefaletin süresi.

Kefalet TBK m.583 ve m.584 şartlarını taşımıyorsa geçersizdir; geçerli kefalette kefil azami miktarı aşmamak üzere kira bedeli, temerrüt sonuçları, masraflar ve sınırlı faizden sorumludur, yan giderler ve hasar için açık kayıt gerekir. Kanuni uzama dönemleri kural olarak kapsam dışıdır, gerçek kişi kefaleti on yılda kendiliğinden sona erer; adi kefalette önce kiracı takip edilmeli, kefil itirazını yedi gün içinde yapmalıdır. Kira kefaleti uyuşmazlığınız için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.

Konuyla ilgili diğer rehberlerimiz: TBK m.346 ve kefile yansıması · temerrüt ve 30 günlük süre · kira alacağının güvenceleri · kira artışı ve tespit · geriye dönük fark alacağı · kiracının iflası

Sık Sorulan Sorular

Kefaletin geçerli olması için nelere dikkat edilmeli?

TBK m.583 uyarınca kefalet yazılı yapılmalı ve kefil; sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefilse bu sıfatını kendi el yazısıyla yazmalıdır. Matbu (basılı) olarak yazılmış bu unsurlar geçersizdir. Kefil evliyse ayrıca eşinin yazılı rızası gerekir (TBK m.584). Bu şartlardan biri eksikse kefalet kesin hükümsüz olur ve kiraya veren kefile başvuramaz.

Eşimin rızası olmadan kefil oldum, geçerli mi?

Kural olarak hayır. Mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı veya yasal ayrı yaşama hakkı yoksa, evli bir kişinin kefaleti ancak diğer eşin yazılı rızasıyla geçerlidir ve bu rıza en geç sözleşmenin kurulduğu anda verilmiş olmalıdır. Sonradan verilen rıza ya da daha sonra boşanılması geçersizliği gidermez. İşletme sahibi, ortak ya da yöneticinin işletmeyle ilgili kefaletleri bu kuralın dışındadır.

Kira uzayınca kefil olarak sorumlu olur muyum?

Kural olarak hayır. Kefil, yalnızca sözleşmede belirtilen kira dönemi boyunca sorumludur; kira sözleşmesinin kendiliğinden uzayan/yenilenen dönemlerinden sorumlu tutulamaz. Uzayan dönemde sorumluluğun devam edebilmesi için, bu hususun ve sorumluluğun azami süresi ile azami miktarının sözleşmede açıkça yazılı olması gerekir. Üst sınırı belirsiz ‘her yenilemede kefalet devam eder’ gibi sınırsız kayıtlar geçersizdir.

Kefalet ne kadar süre devam eder?

Bir gerçek kişinin verdiği her türlü kefalet, sözleşmenin kurulmasından itibaren 10 yıl geçince kendiliğinden ortadan kalkar (TBK m.598). Sözleşmede daha kısa bir süre belirlenebilir; ancak 10 yıldan uzun kefalet öngören hükümler geçersizdir. Süreyi uzatmak için son yıl içinde ve en fazla 10 yıllık yeni bir kefalet düzenlenmesi gerekir.

Kefil hangi borçlardan ve ne kadar sorumludur?

Kefil, kendi el yazısıyla yazdığı azami miktarı aşmamak üzere sorumludur; bu tutar bir üst sınırdır. Kural olarak kefil yalnızca ödenmeyen kira bedelinden (ve temerrüdün yasal sonuçları ile sınırlı faiz/masraflardan) sorumludur; yan giderler, hor kullanma tazminatı gibi kalemlerden ancak sözleşmede açıkça belirtilmişse sorumlu olur. Ayrıca kefil müteselsil sıfatını el yazısıyla belirtmemişse ‘adi kefil’ sayılır; bu halde kiraya verenin önce kiracıya başvurup tahsil edememesi gerekir.

📘 Ana Rehber: Kira Hukuku Rehberi

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi ile değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Bu içerik Gayrimenkul ve Kira Hukuku alanındadır.

Gayrimenkul ve Kira Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk