Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesiyle Mirastan Mal Kaçırma: Şerh, Süre ve Mirasçının Savunması
03 Eylül 2026

Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesiyle Mirastan Mal Kaçırma: Şerh, Süre ve Mirasçının Savunması

Miras bırakan sağlığında noterde bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesi düzenlemiş olabilir. Ölümünden sonra vaat alacaklısı ortaya çıkıp mirasçılardan tapu devrini ister. Bu sözleşme mirasçıları bağlar mı? Cevap, sözleşmenin şekline, tapuya şerh edilip edilmediğine ve on yıllık zamanaşımının dolup dolmadığına bağlıdır.

Bu rehberin dayandığı mevzuat

KanunMaddeDüzenlediği konu
6098 s. TBKm.29Ön sözleşme ve şekli
6098 s. TBKm.237/2Taşınmaz satış vaadinin resmî şekli
6098 s. TBKm.19Muvazaa
6098 s. TBKm.97Ödemezlik def’i
6098 s. TBKm.146On yıllık genel zamanaşımı
1512 s. Noterlik K.m.60/3Noterin düzenleme yetkisi ve tapuya şerh
1512 s. Noterlik K.m.89Düzenleme şeklinde yapılması zorunlu işlemler
4721 s. TMKm.706Taşınmaz devrinde resmî şekil
4721 s. TMKm.1009Şerh edilebilecek kişisel haklar
4721 s. TMKm.1023Tapu siciline güven
4721 s. TMKm.599Külli halefiyet, mirasçıların sorumluluğu
4721 s. TMKm.677Miras payının devri
2644 s. Tapu K.m.26Şerh ve beş yıllık süre
6100 s. HMKm.12Taşınmazın aynına ilişkin davada kesin yetki

Satış vaadi sözleşmesiyle karşılaştıysanız hemen değerlendirelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Satış Vaadi Sözleşmesi Nedir?

Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi, bir taşınmazın ileride belirlenen koşullarla devredilmesini taahhüt eden bir ön sözleşmedir. Kaynağını TBK m.29’dan alır.

TBK m.29

Bir sözleşmenin ileride kurulmasına ilişkin sözleşmeler geçerlidir. Kanunlarda öngörülen istisnalar dışında, ön sözleşmenin geçerliliği, ileride kurulacak sözleşmenin şekline bağlıdır.

Bu hükümden çıkan sonuç açıktır: taşınmaz satışı resmî şekle bağlı olduğu için, satış vaadi de resmî şekle bağlıdır. TBK m.237/2 bunu ayrıca teyit eder.

Sözleşme, vaat alacaklısına ayni hak değil, kişisel hak sağlar. Yani vaat alacaklısı doğrudan malik olmaz; malikten tapu devrini talep etme hakkı kazanır. Bu ayrım, mirasçı bakımından belirleyicidir.

Şekil Şartı: Nerede ve Nasıl Düzenlenmeli?

Satış vaadi sözleşmesinin geçerliliği için resmî şekil zorunludur. Bu şart iki yolla karşılanabilir: tapu müdürlüğünde düzenleme veya noterde düzenleme.

Noterlik Kanunu m.89, taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin düzenleme şeklinde yapılmasını zorunlu kılan işlemler arasında sayar. Noterlik Kanunu m.60/3 ise bu sözleşmeleri düzenleme ve taraflardan birinin talebi üzerine tapu bilişim sistemi aracılığıyla tapu siciline şerh verme yetkisini notere tanır.

Düzenleme ile onaylama farkı — en kritik nokta

Düzenleme şeklinde işlem: Noter, tarafların beyanlarını alarak metni bizzat düzenler ve resmî senet olarak tanzim eder. Satış vaadi için zorunlu olan budur.

Onaylama (tasdik) şeklinde işlem: Taraflar metni kendileri hazırlar, noter yalnızca imzaları onaylar. Bu şekilde yapılan satış vaadi sözleşmesi geçerli değildir. Mirasçı için ilk kontrol edilecek husus, belgenin hangi türde düzenlendiğidir.

Belgenin şekline göre sonuç

Belgenin türüGeçerlilikSonuç
Noterde düzenleme şeklindeGeçerliMirasçıya karşı ileri sürülebilir
Tapu müdürlüğünde düzenlenmişGeçerliMirasçıya karşı ileri sürülebilir
Noterde yalnız imza onaylıGeçersizTescil talebi reddedilir
Adi yazılı (el yazısı, imza)GeçersizTescil talebi reddedilir
Tapusuz taşınmaz için düzenlenmişGerçek satış vaadi sayılmazZilyetlik hükümleri gündeme gelir

Şerh: Kişisel Hakkın Güçlendirilmesi

Satış vaadi sözleşmesi kişisel hak doğurur. Bu hakkın üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için tapuya şerh edilmesi gerekir.

TMK m.1009

Arsa payı karşılığı inşaat, taşınmaz satış vaadi, kira, alım, önalım, gerialım sözleşmelerinden doğan haklar ile şerh edilebileceği kanunlarda açıkça öngörülen diğer haklar tapu kütüğüne şerh edilebilir. Bunlar şerh verilmekle o taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebilir.

Şerh, kişisel hakkı ayni hakka dönüştürmez; ancak etkisini güçlendirir. Şerh verildikten sonra taşınmazı devralan kişi, satış vaadinden haberdar sayılır ve vaat alacaklısı hakkını ona karşı da ileri sürebilir.

2644 sayılı Tapu Kanunu m.26 uyarınca satış vaadi sözleşmesi tapuya şerh edildiği tarihten itibaren beş yıl içinde satış yapılmaz veya irtifak hakkı tesis edilmezse, şerh tapu idaresince resen terkin edilir.

Şerhin düşmesi sözleşmeyi bitirmez

Beş yıllık sürenin dolmasıyla şerh terkin edilir; ancak sözleşme geçerliliğini korur. Terkin, yalnızca hakkın üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilme etkisini sona erdirir. Sözleşmenin tarafına ve onun mirasçılarına karşı tescil talebi, on yıllık zamanaşımı dolmadıkça ileri sürülebilir.

Mirasçıların Durumu: Külli Halefiyet

TMK m.599

Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakanın ayni haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar.

Bu hüküm, mirasçının durumunu belirler. Miras bırakanın geçerli bir satış vaadi sözleşmesinden doğan tapu devri borcu, ölümle mirasçılara geçer. Mirasçılar bu borçtan kişisel olarak sorumludur.

Dolayısıyla vaat alacaklısı, miras bırakanın ölümünden sonra mirasçılara karşı tapu iptali ve tescil davası açar. Dava, elbirliği mülkiyeti nedeniyle tüm mirasçılara yöneltilmelidir.

Mirasçının Savunma Seçenekleri

Mirasçı, satış vaadine karşı savunmasız değildir. Sırasıyla kontrol edilmesi gereken savunmalar:

Mirasçının savunma seçenekleri ve dayanakları

SavunmaDayanakNe araştırılır
Şekil eksikliğiTBK m.237/2, Noterlik K. m.89Belge düzenleme mi, onaylama mı?
ZamanaşımıTBK m.146İfa tarihinden 10 yıl geçti mi?
Bedel ödenmediTBK m.97Ödeme kayıtları var mı?
MuvazaaTBK m.19Gerçekte bağış mı, mal kaçırma kastı var mı?
EhliyetsizlikTMK m.15Sözleşme tarihinde ayırt etme gücü var mıydı?
Konusu tapusuz taşınmazTaşınmaz tapuda kayıtlı mıydı?
İmza inkârıHMK m.211 vd.Sahtelik iddiası, bilirkişi incelemesi

Savunma seçeneklerinizi birlikte gözden geçirelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Zamanaşımı: On Yıllık Süre ve İstisnası

Satış vaadinden doğan tescil talebi, TBK m.146 uyarınca on yıllık genel zamanaşımına tabidir.

TBK m.146

Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.

Sürenin başlangıcı bakımından iki durum vardır:

  • Sözleşmede ifa tarihi belirlenmişse, süre o tarihte işlemeye başlar.
  • İfa tarihi belirlenmemişse, TBK m.149 uyarınca alacağın muaccel olduğu tarih, yani sözleşmenin kurulduğu tarih esas alınır.

Uygulamadaki önemli istisna şudur: vaat alacaklısına taşınmaz teslim edilmiş ve o taşınmazı fiilen kullanmaya devam ediyorsa, zamanaşımı def’inin dürüstlük kuralıyla bağdaşmayacağı kabul edilmektedir. Bu nedenle mirasçının, taşınmazın kimin fiilî hâkimiyetinde olduğunu baştan tespit etmesi gerekir.

Zamanaşımı senaryoları

DurumZamanaşımıMirasçı için sonuç
İfa tarihi belirli, 10 yıl geçmiş, teslim yokDolmuşDef’i ileri sürülebilir
İfa tarihi belirsiz, sözleşmeden 10 yıl geçmişDolmuşDef’i ileri sürülebilir
Taşınmaz vaat alacaklısına teslim edilmişDef’i dürüstlüğe aykırı sayılabilirDiğer savunmalara yönelmek gerekir
10 yıl dolmamışİşlemekteŞekil ve muvazaa savunmaları öne çıkar
Şerh terkin edilmiş, 10 yıl dolmamışİşlemekteSözleşme tarafa karşı geçerli

Zamanaşımı bir def’idir; hâkim tarafından resen dikkate alınmaz. TBK m.161 uyarınca zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu göz önüne alamaz. Bu nedenle savunma dilekçesinde açıkça ileri sürülmesi zorunludur.

📄 Satış Vaadine Karşı Cevap Dilekçesi — İlgili Bölüm Örneği

... ( ) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ'NE

DOSYA NO : 2026/... Esas

CEVAP VEREN
DAVALILAR    : ... (mirasçılar)
VEKİLİ       : Av. ...
DAVACI       : ... (vaat alacaklısı)

KONU : Davaya cevaplarımız ve ZAMANAŞIMI DEF'İMİZİN sunulmasıdır.

CEVAPLARIMIZ :

1. ŞEKİL YÖNÜNDEN İTİRAZIMIZ

TBK m.237/2 uyarınca taşınmaz satış vaadi sözleşmesi resmî şekilde
düzenlenmedikçe geçerli olmaz. Noterlik Kanunu m.89, bu sözleşmelerin
DÜZENLEME şeklinde yapılmasını zorunlu kılmaktadır.

Davacı tarafından dosyaya sunulan .../.../.... tarihli belge, ... Noterliğinin
... yevmiye numarası ile yalnızca İMZA ONAYI yapılmış bir belgedir; düzenleme
şeklinde tanzim edilmemiştir. Bu nedenle sözleşme KESİN HÜKÜMSÜZDÜR ve
müvekkillere karşı ileri sürülemez.

2. ZAMANAŞIMI DEF'İMİZ

Dava konusu sözleşmede ifa tarihi .../.../.... olarak kararlaştırılmıştır.
İşbu davanın açıldığı .../.../2026 tarihi itibarıyla TBK m.146'da öngörülen
ON YILLIK zamanaşımı süresi dolmuştur.

Dava konusu taşınmaz davacıya hiçbir zaman teslim edilmemiştir. Taşınmaz
müteveffanın ölümüne kadar kendisi tarafından kullanılmış, ölümünden sonra
müvekkiller tarafından kullanılmaya devam edilmiştir. Bu husus taşınmaza ait
elektrik, su ve doğal gaz abonelik kayıtları ile emlak vergisi ödeme
kayıtlarından anlaşılacaktır. Dolayısıyla zamanaşımı def'imizin dürüstlük
kuralına aykırı olduğu ileri sürülemez.

TBK m.161 uyarınca zamanaşımı def'imizi açıkça ileri sürüyoruz.

3. BEDELİN ÖDENMEDİĞİ İTİRAZIMIZ

Sözleşmede bedel ... TL olarak gösterilmişse de, bu bedel müteveffaya hiçbir
zaman ödenmemiştir. Müteveffanın sözleşme tarihine yakın dönemdeki banka
hesap hareketlerinde bu tutara karşılık gelen bir giriş bulunmamaktadır.
TBK m.97 uyarınca ödemezlik def'imizi ileri sürüyoruz.

4. MUVAZAA İTİRAZIMIZ

Sözleşmenin, müteveffanın diğer mirasçılarından mal kaçırma amacıyla ve
gerçekte bağış iradesiyle düzenlendiği kanaatindeyiz. TBK m.19 uyarınca
tarafların gerçek ve ortak iradesi esas alınmalıdır.

DELİLLERİMİZ : Noter kayıtları ve belgenin aslı, tapu kayıtları,
müteveffanın banka hesap hareketleri, abonelik kayıtları, emlak vergisi
ödeme kayıtları, tanık beyanları, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal
delil.

TALEP SONUCU : Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın REDDİNE, yargılama
giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini
vekâleten arz ve talep ederiz.  .../.../2026

                                                   Davalılar Vekili
                                                       Av. ...

Vaat Alacaklısı Yönünden: Talep Nasıl Kurulur?

Aynı ilişkiye vaat alacaklısı tarafından bakıldığında, tescil talebinin başarısı için gereken adımlar şunlardır:

  1. Sözleşmenin düzenleme şeklinde yapıldığını noter kayıtlarıyla belgelemek.
  2. Bedelin ödendiğini banka kayıtlarıyla ortaya koymak; ödenmemiş bakiye varsa mahkeme veznesine depo etmeye hazır olduğunu bildirmek.
  3. On yıllık zamanaşımının dolmadığını göstermek; dolmuşsa teslim ve fiilî kullanım olgusunu ispatlamak.
  4. Davayı tüm mirasçılara yöneltmek; mirasçılık belgesini dosyaya sunmak.
  5. Taşınmazın devredilme riskine karşı HMK m.389 uyarınca ihtiyati tedbir talep etmek.
  6. Şerh varsa terkin edilip edilmediğini kontrol etmek; şerh düşmüşse sözleşmenin taraflar arası geçerliliğine dayanmak.

Miras Payının Satışı Vaat Edilebilir mi?

Uygulamada karşılaşılan bir başka durum, mirasçının kendi payını satmayı vaat etmesidir. Bu, taşınmaz satış vaadinden farklı bir hukuki kuruma tabidir.

TMK m.677

Terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Bir mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı böyle bir sözleşmenin geçerliliği, noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır. Sözleşme bu kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermez; sadece paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkını sağlar.

Görüldüğü üzere mirasçılar arasında yazılı şekil yeterliyken, üçüncü kişiyle yapılan sözleşmede noterde düzenleme zorunludur. Ayrıca devralan üçüncü kişi paylaşmaya katılamaz; yalnızca paylaşma sonunda mirasçıya düşen payın kendisine verilmesini isteyebilir.

Satış Vaadinin Diğer Sözleşmelerden Ayrılması

Miras dosyalarında satış vaadi, benzer görünen başka sözleşmelerle karıştırılır. Her birinin şekli, etkisi ve mirasçı bakımından sonucu farklıdır.

Benzer sözleşmelerin karşılaştırması

SözleşmeŞekil şartıDoğurduğu hakMirasçıya etkisi
Taşınmaz satış vaadiNoterde düzenleme (Noterlik K. m.89)Kişisel hak; tescil talebiBorç mirasçılara geçer (TMK m.599)
Taşınmaz satışı (tapuda)Resmî senet (TMK m.706)Ayni hak; mülkiyet geçerTaşınmaz terekeye girmez
Ölünceye kadar bakmaMiras sözleşmesi şekli (TBK m.612)Bakım karşılığı devirTenkis ve muvazaa denetimine tabi
Bağışlama vaadiYazılı şekil (TBK m.288)Kişisel hakTenkise tabi kazandırma
Miras payının devri (3. kişiye)Noterde düzenleme (TMK m.677)Paylaşma sonucunu istemePaylaşmaya katılma yetkisi vermez
Arsa payı karşılığı inşaatResmî şekil, şerh edilebilirKişisel hak, şerhle güçlenirSözleşme mirasçıları bağlar

Ayrım özellikle iki noktada önem taşır. Birincisi, ölünceye kadar bakma sözleşmesi ivazlı bir sözleşme olmakla birlikte, bakım edimi ile taşınmazın değeri arasında aşırı oransızlık varsa muvazaa veya tenkis tartışması doğar. İkincisi, bağışlama vaadi ivazsız olduğundan doğrudan tenkise tabi kazandırma sayılır.

Tescil Kararının İnfazı ve Vergi Boyutu

Satış vaadine dayalı tescil davası kabul edilirse, karar kesinleştikten sonra tapu müdürlüğünde işlenir. Bu aşamada iki husus gündeme gelir.

Tapu harcı. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (4) sayılı Tarife uyarınca taşınmaz devirlerinde harç, gerçek devir bedeli üzerinden hesaplanır ve devreden ile devralandan ayrı ayrı alınır. Mahkeme kararıyla yapılan tescillerde de bu yükümlülük doğar.

Değer artış kazancı. Taşınmazın mirasçılar bakımından elden çıkarılması söz konusu olduğunda Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 80. maddesi kapsamındaki değerlendirme yapılır. Aynı Kanunun 81. maddesi uyarınca ivazsız olarak iktisap edilen taşınmazların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artış kazancı sayılmaz; miras yoluyla intikal ivazsız iktisap niteliğindedir.

Bakiye bedelin depo edilmesi

Satış vaadi bedelinin bir kısmı ödenmemişse, mahkeme tescile bakiye bedelin depo edilmesi koşuluyla karar verir. Vaat alacaklısı, bu tutarı mahkeme veznesine yatırmadan tescil hükmünü infaz ettiremez. Mirasçı bakımından bu, TBK m.97’deki ödemezlik def’inin pratik karşılığıdır.

Kontrol Listesi: Satış Vaadiyle Karşılaşan Mirasçı İçin

  1. Belgenin düzenleme mi onaylama mı olduğunu noterden teyit edin; yevmiye numarasıyla kayıt isteyin.
  2. Sözleşmedeki ifa tarihini tespit edin; on yıllık zamanaşımının dolup dolmadığını hesaplayın.
  3. Taşınmazın fiilen kimin kullanımında olduğunu abonelik ve emlak vergisi kayıtlarıyla belgeleyin.
  4. Miras bırakanın banka hesap hareketlerini sözleşme tarihi çevresinde inceleyin; bedel girmiş mi?
  5. Tapu kaydında şerh olup olmadığını ve terkin edilip edilmediğini kontrol edin.
  6. Miras bırakanın sözleşme tarihindeki ehliyet durumunu sağlık kayıtlarıyla araştırın.
  7. Sözleşmenin terekedeki payını hesaplayın; mal varlığının tamamına yakınını kapsıyorsa muvazaa savunmasını güçlendirin.
  8. Cevap dilekçesinde zamanaşımı def’ini açıkça ileri sürün; resen dikkate alınmaz.

Sık Yapılan Hatalar

  • Belgenin türünü kontrol etmemek. İmza onaylı bir belge geçersizdir; mirasçının ilk kontrolü bu olmalıdır.
  • Zamanaşımını ileri sürmemek. TBK m.161 uyarınca zamanaşımı resen dikkate alınmaz; def’i açıkça ileri sürülmelidir.
  • Fiilî kullanımı belgelememek. Taşınmazın kimde olduğu, zamanaşımı def’inin kaderini belirler.
  • Şerhin terkin edilmiş olmasını sözleşmenin sona ermesi sanmak. Şerhin düşmesi yalnız üçüncü kişilere karşı etkiyi bitirir.
  • Davayı bazı mirasçılara yöneltmek. Elbirliği mülkiyeti nedeniyle tüm mirasçılar davada yer almalıdır.
  • Bedelin ödendiğini varsaymak. Sözleşmede yazılı olması ödendiği anlamına gelmez; banka kayıtları istenmelidir.
  • Muvazaa savunmasını atlamak. Bedelsiz düzenlenmiş bir satış vaadi, mal kaçırma aracı olabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Satış vaadi sözleşmesi mirasçıları bağlar mı?

Evet. TMK m.599 uyarınca mirasçılar miras bırakanın borçlarından kişisel olarak sorumludur ve onun hukuki durumunu kendiliğinden kazanırlar. Geçerli bir satış vaadi sözleşmesinden doğan tapu devri borcu da mirasçılara geçer. Vaat alacaklısı, mirasçılara karşı tapu iptali ve tescil davası açabilir.

Satış vaadi sözleşmesi nasıl geçerli olur?

TBK m.29 ön sözleşmeyi, TBK m.237/2 ise taşınmaz satış vaadinin resmî şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmayacağını düzenler. Noterlik Kanunu m.60/3 ve m.89 uyarınca sözleşmenin noterde düzenleme şeklinde yapılması zorunludur. Tarafların hazırladığı metnin noterde yalnızca imza onayı yaptırılması yeterli değildir.

Adi yazılı satış vaadi geçerli midir?

Hayır. Resmî şekil bir geçerlilik şartıdır; uyulmaması hâlinde sözleşme kesin hükümsüzdür. El yazısıyla düzenlenmiş veya yalnızca imzası onaylatılmış bir satış vaadi, mirasçılara karşı ileri sürülemez.

Tapuya şerh verilmemişse ne olur?

Sözleşme taraflar arasında geçerliliğini korur ancak yalnızca kişisel hak doğurur. TMK m.1009/2 uyarınca şerh verilmedikçe hak, taşınmaz üzerinde sonradan hak kazananlara karşı ileri sürülemez. Bu hâlde taşınmazı devralan iyiniyetli üçüncü kişi TMK m.1023 ile korunur.

Şerhin etkisi ne kadar sürer?

2644 sayılı Tapu Kanunu m.26 uyarınca satış vaadi sözleşmesi tapuya şerh edildiği tarihten itibaren beş yıl içinde satış yapılmazsa şerh tapu idaresince resen terkin edilir. Şerhin düşmesi sözleşmeyi geçersiz kılmaz; yalnızca üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilme etkisini sona erdirir.

Satış vaadinden doğan tescil talebinin zamanaşımı nedir?

Satış vaadi sözleşmesinden doğan tescil talebi, TBK m.146 uyarınca on yıllık genel zamanaşımına tabidir. Zamanaşımı kural olarak sözleşmeyle kararlaştırılan ifa tarihinde işlemeye başlar; ifa tarihi belirlenmemişse sözleşmenin kurulduğu tarih esas alınır.

Vaat alacaklısı taşınmazı fiilen kullanıyorsa süre işler mi?

Vaat alacaklısına taşınmaz teslim edilmiş ve o kullanmaya devam ediyorsa, uygulamada zamanaşımı def’inin dürüstlük kuralıyla bağdaşmayacağı kabul edilmektedir. Bu hâlde teslim olgusunun ve fiilî kullanımın belgelenmesi büyük önem taşır.

Mirasçı satış vaadine karşı hangi savunmaları ileri sürebilir?

Başlıca savunmalar şunlardır: sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmemiş olması, bedelin hiç ödenmemiş olması, TBK m.146 uyarınca on yıllık zamanaşımının dolmuş olması, sözleşmenin muvazaalı olduğu ve gerçekte bağış niteliği taşıdığı, ayrıca miras bırakanın sözleşme tarihinde ayırt etme gücünden yoksun bulunduğu.

Satış vaadi muvazaalı olabilir mi?

Olabilir. Bedelin hiç ödenmediği ve sözleşmenin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla düzenlendiği ortaya konabiliyorsa, TBK m.19 uyarınca muvazaa iddiası ileri sürülebilir. Bu hâlde sözleşme hükümsüz sayılır ve tescil talebi reddedilir.

Sözleşmede bedel yazılı ama ödenmemişse ne olur?

Bedelin ödenmemiş olması sözleşmeyi kendiliğinden geçersiz kılmaz; ancak mirasçılar TBK m.97 uyarınca ödemezlik def’ini ileri sürebilir. Bu hâlde tescile, bakiye bedelin depo edilmesi koşuluyla karar verilir.

Vaat alacaklısı öldüyse hakkı mirasçılarına geçer mi?

Evet. Satış vaadinden doğan alacak hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak değildir; TMK m.599 uyarınca vaat alacaklısının mirasçılarına geçer ve onlar tarafından ileri sürülebilir.

Dava hangi mahkemede açılır?

Satış vaadine dayalı tapu iptali ve tescil davası asliye hukuk mahkemesinde görülür. HMK m.12 uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Dava, tüm mirasçılara birlikte yöneltilmelidir.

Tapusuz taşınmaz için satış vaadi yapılabilir mi?

Teknik olarak yapılamaz. Satış vaadinin konusu, tapuda kayıtlı ve mülkiyet hakkı veren bir taşınmaz olmalıdır. Tapusuz taşınmazda kişinin hakkı zilyetlikten öteye geçmediğinden, düzenlenen belge gerçek anlamda satış vaadi sözleşmesi sayılmaz.

Miras payının satışı vaat edilebilir mi?

Miras payının devri TMK m.677’de ayrıca düzenlenmiştir ve terekenin paylaşılmasından önce mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin yazılı şekilde olması gerekir. Mirasçı ile üçüncü kişi arasındaki sözleşmeler ise noterlikçe düzenlenmedikçe geçerli olmaz.

Miras dosyanız için Ankara’dan hukuki destek

📞 0554 648 37 15

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara


Post by Av. Fatma Öztürk