Bedelde muvazaa, tapuda yapılan satışta tarafların gerçekte anlaştıkları bedelden farklı bir rakam beyan etmesidir. Devir iradesi gerçektir; sahte olan yalnızca rakamdır. Bu nedenle bedelde muvazaa kural olarak tapunun iptaline yol açmaz. Mirasçı açısından asıl sonuç doğuran soru şudur: beyan edilen bedel gerçekten ödendi mi, yoksa satış bir bağışı mı gizliyor?
Tapuda düşük bedel gösterilen bir devir mi var?
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Bedelde Muvazaa Nedir, Hangi Muvazaa Türüne Girer?
Muvazaa, tarafların üçüncü kişileri yanıltmak amacıyla gerçek iradelerine uymayan bir işlem görüntüsü yaratmalarıdır. Türk Borçlar Kanunu m.19, sözleşmenin yorumunda tarafların gerçek ve ortak iradesinin esas alınacağını, yanlışlıkla veya gizlemek amacıyla kullanılan sözcüklere itibar edilmeyeceğini düzenler.
Muvazaa ikiye ayrılır. Mutlak muvazaada taraflar hiçbir işlem yapmak istememiştir; ortada yalnızca bir görüntü vardır. Nispi muvazaada ise taraflar gerçekten bir işlem yapmak istemiş, ancak bunu başka bir işlem görüntüsü altında gizlemiştir. Nispi muvazaanın da kendi içinde alt türleri vardır: işlemin niteliğinde muvazaa, tarafında muvazaa ve bedelde muvazaa.
Bedelde muvazaada devrin niteliği tartışmalı değildir. Taraflar satış yapmak istemiştir ve satış gerçekleşmiştir. Uyuşmazlık yalnızca bedelin miktarındadır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 5.2.1947 tarihli, 1945/20 E. ve 1947/6 K. sayılı kararı, muvazaa anlaşmasının şekle bağlı olmadığını, ancak ispat bakımından yazılı delil gerektiğini ortaya koymuştur.
Muvazaa türleri ve mirasçı bakımından sonuçları
| Muvazaa türü | Gerçek irade | Görünürdeki işlem | Tapu iptali sonucu |
|---|---|---|---|
| Mutlak muvazaa | Hiçbir işlem yapılmak istenmemiş | Satış görüntüsü | Görünürdeki işlem hükümsüz; iptal mümkün |
| Nitelikte muvazaa (muris muvazaası) | Bağış | Satış | Görünürdeki satış hükümsüz, gizli bağış şekil şartını taşımadığı için geçersiz; iptal mümkün |
| Bedelde muvazaa | Satış (bedel farklı) | Satış | Kural olarak iptal yok; sözleşme ayakta kalır |
| Tarafta muvazaa | Gerçek alıcı başkası | Görünürdeki alıcı adına tescil | Gerçek malik yönünden tescil talebi gündeme gelir |
Neden Tapuda Düşük Bedel Yazılır?
Uygulamada düşük bedel beyanının başlıca üç sebebi vardır ve her biri farklı hukuki sonuç doğurur:
- Tapu harcını azaltmak. Devir bedeli üzerinden hesaplanan harcı düşürmek amacıyla yapılır. Burada tarafların mirasçıya yönelik bir kastı yoktur; sonuç vergisel yaptırımdır.
- Bedelin bir kısmını hiç ödememek. Aile içi devirlerde sıkça görülür. Bedelin karşılamadığı kısım bağış niteliği taşır; bu, karma bağışlamadır ve tenkise konu olur.
- Devri tümüyle bedelsiz yapmak. Tapuda bir rakam yazılmıştır ancak hiç ödenmemiştir. Bu artık bedelde muvazaa değil, satış görünümü altında gizlenmiş bağıştır; mirastan mal kaçırma amacı da varsa muris muvazaası gündeme gelir.
Mirasçının davasını doğru kurabilmesi için önce bu üç ihtimalden hangisinde bulunulduğunun tespit edilmesi gerekir. Aksi hâlde açılan dava, hukuki nitelendirme hatası nedeniyle reddedilir.
Ayırt edici soru
Bedel hiç mi ödenmedi, yoksa eksik mi ödendi? Hiç ödenmediyse yol muris muvazaası ve tapu iptalidir. Eksik ödendiyse yol karma bağışlama ve tenkistir. Tam ödendi ama tapuda düşük yazıldıysa mirasçı bakımından hukuki bir talep doğmaz; sonuç yalnızca vergiseldir.
Bedelde Muvazaa Tapu İptaline Yol Açar mı?
Kural olarak açmaz. Bunun sebebi, muris muvazaasının dayandığı hukuki mekanizmadır. 1.4.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, miras bırakanın gerçekte bağışlamak istediği taşınmaz hakkında tapu memuru önünde satış yönünde irade açıklaması hâlinde, görünürdeki satış sözleşmesinin muvazaa nedeniyle, gizli bağış sözleşmesinin ise şekil eksikliği nedeniyle geçersiz olacağı benimsenmiştir.
Bu mekanizma iki geçersizlik üzerine kuruludur. Görünürdeki satış, tarafların gerçek iradesine uymadığı için hükümsüzdür. Gizli bağış ise TMK m.706 ve TBK m.237 uyarınca resmî şekil şartına tabi olduğu hâlde bu şekle uyulmadığından geçerlilik kazanamaz. İki işlem de ayakta kalmayınca taşınmaz terekeye döner.
Bedelde muvazaada bu zincir kurulamaz. Çünkü taraflar gerçekten satış yapmak istemiştir; gizlenen başka bir sözleşme tipi yoktur. Görünürdeki satış, tarafların gerçek iradesine nitelik itibarıyla uygundur. Bu nedenle sözleşme geçerli kalır ve tapu iptal edilmez.
Bedelin ödenme durumuna göre dava yolu
| Somut durum | Hukuki nitelendirme | Mirasçının yolu | Saklı pay şartı |
|---|---|---|---|
| Bedel gerçekte ödenmedi, devir bağış | Muris muvazaası (nispi muvazaa) | Tapu iptali ve tescil | Aranmaz |
| Bedelin bir kısmı ödendi, kalan bağış | Karma bağışlama | Tenkis (bağış kısmı için) | Aranır |
| Bedel tam ödendi, tapuda düşük yazıldı | Bedelde muvazaa | Mirasçı yönünden talep doğmaz | — |
| Bedel ödendi ama rayicin çok altında | Kısmen bağış ihtimali | Terditli: muvazaa, olmazsa tenkis | Tenkis için aranır |
Karma Bağışlama: Aşırı Düşük Bedel Ne Zaman Bağış Sayılır?
Bedel ile taşınmazın devir tarihindeki gerçek değeri arasındaki fark aşırı ise, aradaki farkın bağış iradesiyle bırakıldığı sonucuna varılabilir. Bu işlem karma bağışlamadır: bedelin karşıladığı kısım ivazlı, aşan kısım ivazsızdır.
Karma bağışlamada tapu iptali istenmez; çünkü satış iradesi gerçektir. İvazsız kalan kısım, TMK m.565 kapsamında tenkise tabi kazandırma olarak değerlendirilir. Tenkis hesabında bu kısmın ölüm tarihindeki değeri esas alınır.
Farkın “aşırı” sayılması için sabit bir oran yoktur. Mahkeme, taşınmazın devir tarihindeki emsal satış değerlerini, imar durumunu, konumunu ve niteliğini bilirkişi marifetiyle inceleyerek sonuca varır. Uygulamada bedelin rayicin üçte birinin altında kalması, karma bağışlama tartışmasını başlatan bir eşik olarak değerlendirilir; ancak bu bir kanun kuralı değil, somut olay değerlendirmesidir.
Değer tarihi karıştırılmasın
Muvazaa değerlendirmesinde: devir tarihindeki rayiç değer ile beyan edilen bedel karşılaştırılır.
Tenkis hesabında: TMK m.565 vd. uyarınca miras bırakanın ölüm tarihindeki değer esas alınır. İki tarih birbirine karıştırıldığında hem dava değeri hem harç yanlış hesaplanır.
İspat: Bedelin Ödenmediği Nasıl Gösterilir?
Muvazaa iddiasında ispat yükü, iddiayı ileri süren mirasçıdadır. Ancak mirasçılar, muvazaalı işlemin tarafı olmadıkları için üçüncü kişi konumundadır ve tanık dâhil her türlü delille ispat yapabilirler. Bu, mirasçı lehine önemli bir usul kolaylığıdır.
Uygulamada değerlendirilen başlıca ölçütler:
- Alıcının ödeme gücü. Devir tarihinde bu bedeli karşılayacak geliri, birikimi veya kredi imkânı var mıydı? Sigorta hizmet dökümü, vergi beyannameleri ve banka hesap hareketleri incelenir.
- Bedelin izlenebilirliği. Ödeme banka üzerinden mi yapıldı? EFT, havale veya çek kaydı var mı? Elden ödeme iddiası, somut kayıtla desteklenmedikçe zayıf kalır.
- Bedel ile rayiç değer oranı. Emsal satışlar ve bilirkişi değerlemesi üzerinden karşılaştırılır.
- Devirden sonraki fiilî durum. Taşınmazı kim kullanmaya devam etti, kiraları kim tahsil etti, vergileri kim ödedi?
- Miras bırakanın diğer mirasçılarla ilişkisi. Devrin belirli bir mirasçıyı kayırma veya diğerlerini dışlama amacı taşıyıp taşımadığı değerlendirilir.
- Miras bırakanın devir sonrası mal varlığı. Devirden sonra terekede kayda değer bir mal kalmamışsa, mal kaçırma kastı yönünden güçlü bir emare oluşur.
Bedelde muvazaa ve karma bağışlamada delil listesi
| Delil | Nereden temin edilir | Neyi gösterir |
|---|---|---|
| Banka hesap hareketleri | İlgili banka, mahkeme müzekkeresiyle | Bedelin ödenip ödenmediği |
| SGK hizmet dökümü ve gelir kayıtları | SGK / e-Devlet | Alıcının ödeme gücü |
| Vergi beyannameleri | Vergi dairesi, müzekkere ile | Alıcının beyan edilen geliri |
| Emsal satış ve bilirkişi raporu | Tapu müdürlüğü, keşif | Devir tarihindeki rayiç değer |
| Tapu işlem dosyası (akit tablosu) | Tapu müdürlüğü | Beyan edilen bedel ve işlem tarihi |
| Elektrik, su, doğal gaz abonelikleri | İlgili kurumlar | Devirden sonra taşınmazı kimin kullandığı |
| Kira sözleşmeleri ve kira gelirleri | Kiracı beyanı, banka kayıtları | Semerelerin kime gittiği |
| Tanık beyanı | Duruşma | Devrin şartları ve aile içi ilişkiler |
Ödeme kayıtlarını inceleyip doğru davayı belirleyelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Vergisel Boyut: Düşük Beyanın Harç ve Ceza Sonucu
Tapuda gerçek devir bedelinden düşük beyanda bulunulması, mirasçılar arasındaki uyuşmazlıktan bağımsız olarak vergisel sorumluluk doğurur. 492 sayılı Harçlar Kanunu m.63, gayrimenkul devir ve iktisaplarında harcın gerçek devir bedeli üzerinden hesaplanacağını; beyan edilen bedelin gerçeğin altında olduğunun tespiti hâlinde aradaki farka isabet eden harcın vergi ziyaı cezasıyla birlikte tahsil edileceğini düzenler.
Bu sorumluluk devreden ve devralan için ayrı ayrı doğar. Ayrıca gecikme faizi işletilir. Dolayısıyla düşük bedel beyanı, mirasçı davasında beklenen korumayı sağlamadığı gibi, taraflar için ek mali yük yaratır.
Terditli Dava: Muvazaa Kabul Edilmezse Tenkis
Bedelin kısmen ödendiği veya ödeme durumunun net olmadığı hâllerde uygulamanın tercih ettiği yol terditli davadır. HMK m.111 uyarınca davacı, talepleri arasında sıra göstererek birden fazla talepte bulunabilir.
Kurgu şu şekilde olur: Asıl talep, devrin gerçekte bağış olduğu ve mirastan mal kaçırma amacı taşıdığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil. Terditli (ikincil) talep, asıl talebin kabul edilmemesi hâlinde, ivazsız kalan kısım yönünden tenkis.
Bu kurgu iki riski birlikte yönetir. Mahkeme muvazaayı sabit görmezse dava tümden reddedilmez; tenkis talebi incelenir. Ancak tenkis talebinin süresinde ileri sürülmüş olması şarttır. TMK m.571 uyarınca tenkis davası, saklı pay sahiplerinin haklarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer.
Terditli davada taleplerin karşılaştırması
| Talep | Hukuki dayanak | Süre | Kim açabilir | Harç |
|---|---|---|---|---|
| Tapu iptali ve tescil (muvazaa) | TBK m.19, 1.4.1974 t. 1/2 s. İBK, TMK m.706 | Süreye bağlı değil | Tüm yasal mirasçılar | Nispi (taşınmaz değeri üzerinden) |
| Tenkis | TMK m.560-571 | 1 yıl / 10 yıl | Yalnız saklı pay sahipleri | Nispi (saklı pay değeri üzerinden) |
| Tenkis def’i | TMK m.571/son | Süreye bağlı değil (savunma olarak) | Davalı konumundaki saklı pay sahibi | — |
📄 Bedel Araştırması İçin Müzekkere Talebi — Dilekçe Örneği
ANKARA ( ) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ'NE
DOSYA NO : 2026/... Esas
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
KONU : Dava konusu taşınmazın devrinde bedelin gerçekten ödenip ödenmediğinin
tespiti bakımından müzekkere yazılması ve bilirkişi incelemesi taleplerimizdir.
AÇIKLAMALAR :
1. Miras bırakan ... , ... ili ... ilçesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazını
.../.../.... tarihinde davalıya satış göstererek devretmiştir. Tapu akit
tablosunda beyan edilen bedel ... TL'dir.
2. Anılan tarihte taşınmazın rayiç değeri, emsal satışlar dikkate alındığında
beyan edilen bedelin çok üzerindedir. Beyan edilen bedelin dahi fiilen
ödenmediği kanaatindeyiz.
3. Davalının devir tarihindeki gelir ve mal varlığı durumu, bu bedeli ödemeye
elverişli değildir. Bu hususun kurum kayıtlarından tespiti gerekmektedir.
TALEPLERİMİZ :
a) Davalının .../.../.... - .../.../.... tarihleri arasındaki tüm banka hesap
hareketlerinin ilgili bankalardan celbi,
b) Davalının anılan döneme ilişkin SGK hizmet dökümü ile vergi
beyannamelerinin ilgili kurumlardan celbi,
c) Miras bırakanın aynı döneme ilişkin banka hesap hareketlerinin celbi,
d) Dava konusu taşınmazın devir tarihi ve ölüm tarihi itibarıyla değerinin
tespiti için mahallinde keşif yapılarak bilirkişi incelemesi icrası,
e) Tapu müdürlüğünden dava konusu taşınmaza ait tüm işlem dosyasının
(akit tablosu ve ekleri dâhil) celbi
hususlarında karar verilmesini vekâleten talep ederiz. .../.../2026
Davacı Vekili
Av. ...Görevli ve Yetkili Mahkeme, Harç
Tapu iptali ve tescil ile tenkis talepleri asliye hukuk mahkemesinin görev alanındadır. Taşınmazın aynına ilişkin talepler bakımından HMK m.12 uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir; taraflar aksini kararlaştıramaz.
492 sayılı Harçlar Kanunu m.16 uyarınca tapu kaydının iptali gibi taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın değeri esas alınır. 2026 yılı için nispi karar ve ilam harcı oranı binde 68,31’dir ve bu tutarın dörtte biri dava açılırken peşin olarak yatırılır. Asliye hukuk mahkemelerinde başvurma harcı 732,00 TL, keşif harcı ise 5.188,00 TL’dir.
2026 yargı harçları (492 s.K. bağlı 1 sayılı Tarife)
| Kalem | 2026 tutarı / oranı | Açıklama |
|---|---|---|
| Başvurma harcı (asliye) | 732,00 TL | Maktu; dava açılışında |
| Nispi karar ve ilam harcı | Binde 68,31 | Dava değeri üzerinden; 1/4’ü peşin |
| Maktu karar harcı alt sınırı | 732,00 TL | Nispi harç bu tutarın altında kalamaz |
| Keşif harcı | 5.188,00 TL | Keşif kararı verilmesi hâlinde |
| Celse harcı (nispi davada) | Binde 2,27 | Mazeretsiz erteleme hâlinde |
| İstinaf başvurma harcı | 2.002,00 TL | Maktu |
| Yargıtay temyiz başvurma harcı | 3.608,50 TL | Maktu |
Harç ve İspat: 492 s.K. m.63, VUK m.344 ile HMK m.190
Tapuda düşük bedel gösterilmesi iki ayrı sonuç doğurur: vergisel ve özel hukuka ilişkin. İkisinin de yazılı dayanağı vardır ve dosyada birlikte kullanılır.
Harcın matrahı: 492 s.K. m.63. Kural nettir: gayrimenkul devir ve iktisaplarında tapu ve kadastro harcı, emlak vergisi değerinden az olmamak üzere, beyan edilen devir ve iktisap bedeli üzerinden hesaplanır. Yani emlak vergisi değeri bir tabandır; beyan edilen bedel bu tabanın üzerindeyse harç beyan edilen bedel üzerinden alınır. Ayrıca kat irtifaklı gayrimenkul devir ve iktisaplarında harç, devir ve iktisap bedelinin tamamı üzerinden hesaplanır.
Düşük beyanın yaptırımı. Aynı madde yaptırımı da düzenler: tapuda yapılan işlemden sonra, emlak vergisi değerinden daha düşük bir bedel üzerinden harç ödendiğinin veya beyan edilen devir ve iktisap bedelinin gerçek durumu yansıtmadığının tespit edilmesi hâlinde, aradaki farka isabet eden harç ikmalen veya re’sen tarh edilir. Bu suretle tarh edilecek harç için Vergi Usul Kanunu’nda yer alan vergi ziyaı cezası yüzde 25 nispetinde uygulanır. Maddede bir sınır da vardır: takdir komisyonu kararlarına istinaden bu fıkra uyarınca tarhiyat yapılamaz.
Ceza rejimi: VUK m.344 ve m.341. Genel çerçeve şudur: vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder ve vergi ziyaına sebebiyet verilmesi hâlinde, ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. Harçlarda ise 492 s.K. m.63 gereği bu oran yüzde 25 olarak uygulanır.
Önce davranmak: VUK m.371 ve m.370. İki kurtarıcı yol vardır ve sırası önemlidir. Pişmanlık: ihbar ve incelemeye başlanmadan önce kendiliğinden haber verilmesi, eksikliğin on beş gün içinde tamamlanması ve verginin gecikme zammı oranında bir zamla ödenmesi hâlinde vergi ziyaı cezası kesilmez. Buna karşılık izaha davet yazısı tebliğ edilmişse, davet konusu tespitle sınırlı olarak pişmanlık hükümlerinden yararlanılamaz; bu nedenle pişmanlık yolu, yazının tebliğinden önce kullanılmalıdır.
Vergisel tespit özel hukukta delildir. İdarenin “bedel gerçeği yansıtmıyor” gerekçesiyle yaptığı ikmalen tarhiyat, muvazaa iddiasında güçlü bir yazılı delil oluşturur. Ancak tek başına yeterli değildir: vergi idaresinin tespiti hukuk hâkimini bağlamaz; TBK m.74 uyarınca hâkim, ceza ve idari değerlendirmelerle bağlı olmaksızın kendi değerlendirmesini yapar.
İspat yükü: HMK m.190. Özel hukuk tarafında kural şudur: ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bedelin ödenmediğini ileri süren mirasçı bunu ispatlar; tapudaki resmî senette “bedel alınmıştır” kaydı varsa, bu kaydın aksini ispat yükü de iddia sahibindedir.
Hangi delil kullanılır: HMK m.200 ve m.203. Belirli tutarı aşan işlemlerde senetle ispat gerekir; ancak kanun istisna tanır: altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemler, senede bağlanmaması teamül olarak yerleşmiş bulunan hukuki işlemler ve irade bozukluğu ile aşırı yararlanma iddiaları bakımından tanık dinlenebilir. Ayrıca mirasçı, sözleşmenin tarafı değil üçüncü kişi konumunda olduğundan muvazaayı her türlü delille ispatlayabilir.
Değer tespiti: HMK m.266 ve m.293. Bedelin gerçek değerin çok altında kaldığının gösterilmesi teknik incelemeye dayanır: mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişi görevlendirir. Taraflar ayrıca uzmanından bilimsel mütalaa alabilir; bunun ücreti ilgili tarafça karşılanır. Emsal satışlar ve devir tarihindeki rayiç, bu raporlarla karşılaştırılır.
Dürüstlük kuralı: TMK m.2. Son olarak genel ilke: herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır ve bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Tapuda düşük bedel gösterip sonradan “gerçek bedel şuydu” diyerek buna dayanmak isteyen taraf, bu ilke karşısında çelişkili davranış yasağıyla karşılaşır.
Harç, ceza ve ispat haritası
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Harcın matrahı | Emlak vergisi değerinden az olamaz | 492 s.K. m.63 |
| Beyan yüksekse | Beyan edilen bedel üzerinden | 492 s.K. m.63 |
| Kat irtifakı | Bedelin tamamı üzerinden | 492 s.K. m.63 |
| Düşük beyan tespiti | Fark ikmalen veya re’sen tarh | 492 s.K. m.63 |
| Ceza oranı | Yüzde 25 vergi ziyaı cezası | 492 s.K. m.63 |
| Takdir komisyonu | Bu fıkraya göre tarhiyat yapılamaz | 492 s.K. m.63 |
| Vergi ziyaı | Zamanında veya eksik tahakkuk | VUK m.341 |
| Genel ceza | Ziyaa uğratılan verginin bir katı | VUK m.344 |
| Pişmanlık | On beş gün; ziyaı cezası kesilmez | VUK m.371 |
| İzaha davet sonrası | Pişmanlıktan yararlanılamaz | VUK m.370 |
| İdari tespit | Hukuk hâkimini bağlamaz | TBK m.74 |
| İspat yükü | Lehine hak çıkaran tarafta | HMK m.190 |
| Tanık | Aile içi işlemler ve teamül | HMK m.203 |
| Üçüncü kişi mirasçı | Her türlü delille ispat | HMK m.203 |
| Değer tespiti | Bilirkişi ve uzman görüşü | HMK m.266-293 |
| Çelişkili davranış | Hakkın kötüye kullanılması korunmaz | TMK m.2 |
Sık Yapılan Hatalar
- Bedelde muvazaa ile muris muvazaasını aynı saymak. Bedelin düşük yazılmış olması tek başına tapu iptali sağlamaz; dava bu gerekçeyle kurulursa reddedilir.
- Tenkis süresini kaçırmak. Muvazaa iddiası süreye bağlı değildir; ancak terditli tenkis talebi TMK m.571 sürelerine tabidir. Muvazaaya güvenip tenkis süresini geçirmek en sık görülen hak kaybıdır.
- İhtiyati tedbir istememek. Dava sürerken taşınmaz iyiniyetli üçüncü kişiye devredilirse ayni talep imkânı kaybolur. HMK m.389 uyarınca tapu kaydına tedbir şerhi konulması istenmelidir.
- Değer tarihini yanlış almak. Muvazaa değerlendirmesi devir tarihine, tenkis hesabı ölüm tarihine göre yapılır.
- Miras bırakan sağken dava açmak. Muris muvazaası davası mirasçılık sıfatının doğmasına bağlıdır; miras bırakan hayattayken açılan dava reddedilir.
- Terekedeki diğer malları araştırmamak. Devirden sonra terekede mal kalıp kalmadığı, mal kaçırma kastının en güçlü göstergelerindendir.
Adım Adım Yol Haritası
- Tapu müdürlüğünden dava konusu taşınmaza ait işlem dosyasını ve akit tablosunu temin edin; beyan edilen bedeli tespit edin.
- Devir tarihindeki emsal satışları araştırarak rayiç değer ile beyan edilen bedel arasındaki farkı ortaya koyun.
- Devralanın devir tarihindeki ödeme gücünü gösteren kayıtlara ulaşılıp ulaşılamayacağını değerlendirin.
- Miras bırakanın devir sonrası mal varlığını inceleyin; terekede kayda değer mal kalmamışsa bu hususu vurgulayın.
- Bedelin hiç ödenmediği kanaatine varırsanız muris muvazaası, kısmen ödendiği kanaatine varırsanız terditli dava kurgulayın.
- Dava dilekçesiyle birlikte ihtiyati tedbir talep edin; tapu kaydına şerh konulmasını isteyin.
- Saklı pay sahibiyseniz tenkis süresini takvime alın; muvazaa iddiasına güvenip bu süreyi geçirmeyin.
- Keşif ve bilirkişi aşamasında iki ayrı değer tespiti isteyin: devir tarihi ve ölüm tarihi.
Dayanak Mevzuat ve İçtihat
- 6098 s. Türk Borçlar Kanunu m.19 — sözleşmenin yorumu, muvazaa
- 6098 s. TBK m.237 — taşınmaz bağışı vaadinin şekli
- 4721 s. Türk Medeni Kanunu m.706 — taşınmaz mülkiyetinin devrinde resmî şekil
- 4721 s. TMK m.560-571 — tenkis davası, süreler, tenkis def’i
- 4721 s. TMK m.565 — tenkise tabi kazandırmalar
- 6100 s. HMK m.12 — taşınmazın aynına ilişkin davalarda kesin yetki
- 6100 s. HMK m.111 — terditli dava
- 6100 s. HMK m.389 — ihtiyati tedbir
- 492 s. Harçlar Kanunu m.16, m.63 — değer esası ve gerçek devir bedeli
- YİBGK 1.4.1974, 1973/1 E. 1974/2 K. — muris muvazaası
- YİBGK 5.2.1947, 1945/20 E. 1947/6 K. — muvazaa anlaşmasının şekli ve ispatı
📘 İlgili Rehberler
Sıkça Sorulan Sorular
Tapu harcı hangi bedel üzerinden hesaplanır?
492 s.K. m.63 uyarınca gayrimenkul devir ve iktisaplarında tapu ve kadastro harcı, emlak vergisi değerinden az olmamak üzere beyan edilen devir ve iktisap bedeli üzerinden hesaplanır; kat irtifaklı gayrimenkul devir ve iktisaplarında harç, devir ve iktisap bedelinin tamamı üzerinden hesaplanır.
Düşük bedel beyan edilirse ne kadar ceza kesilir?
492 s.K. m.63 uyarınca tapuda yapılan işlemden sonra emlak vergisi değerinden daha düşük bedel üzerinden harç ödendiğinin veya beyan edilen bedelin gerçek durumu yansıtmadığının tespiti hâlinde aradaki farka isabet eden harç ikmalen veya re’sen tarh edilir ve bu harç için vergi ziyaı cezası yüzde 25 nispetinde uygulanır. Takdir komisyonu kararlarına istinaden bu fıkra uyarınca tarhiyat yapılamaz.
Ceza kesilmeden düzeltme yapılabilir mi?
VUK m.371 uyarınca ihbar ve incelemeye başlanmadan önce kendiliğinden haber verilmesi, eksikliğin on beş gün içinde tamamlanması ve verginin gecikme zammı oranında bir zamla ödenmesi hâlinde vergi ziyaı cezası kesilmez. VUK m.370 uyarınca izaha davet yazısı tebliğ edilmişse davet konusu tespitle sınırlı olarak pişmanlıktan yararlanılamaz.
Vergi idaresinin tespiti davada bağlayıcı mıdır?
Hayır. İdarenin ikmalen tarhiyatı muvazaa iddiasında güçlü bir yazılı delil oluşturur; ancak TBK m.74 uyarınca hâkim, ceza ve idari değerlendirmelerle bağlı olmaksızın kendi değerlendirmesini yapar.
Bedelin ödenmediğini hangi delillerle ispatlarım?
HMK m.190 uyarınca ispat yükü lehine hak çıkaran taraftadır. HMK m.203 uyarınca altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler ile kayınbaba, kaynana, gelin ve damat arasındaki işlemlerde tanık dinlenebilir; ayrıca mirasçı sözleşmenin tarafı değil üçüncü kişi konumunda olduğundan muvazaayı her türlü delille ispatlayabilir.
Tapuda düşük bedel gösterilmesi tek başına tapu iptali sebebi midir?
Hayır. Bedelde muvazaada taraflar gerçekten satış yapmak istemiştir; yalnızca bedel farklı gösterilmiştir. Görünürdeki satış iradesi gerçek olduğu için sözleşme geçerli kalır ve tapu iptal edilmez. İptal sonucu doğuran, satış görünümü altında gizlenen bağıştır; yani muris muvazaasıdır.
Bedelde muvazaa ile muris muvazaası arasındaki fark nedir?
Bedelde muvazaada uyuşmazlık bedelin miktarındadır, devrin niteliğinde değildir. Muris muvazaasında ise devir hiç satış değildir; gerçekte bağıştır ve mirasçıdan mal kaçırma amacı taşır. Birincisi kural olarak sözleşmeyi ayakta tutar, ikincisi görünürdeki satışı hükümsüz kılar.
Gerçek bedelin çok altında bir satış bağış sayılır mı?
Bedel ile taşınmazın değeri arasındaki fark aşırı ise, mahkeme bu farkı bağış iradesinin göstergesi olarak değerlendirebilir. Bu durumda işlem karma bağışlama sayılır: bedelin karşıladığı kısım satış, aşan kısım bağıştır ve bu bağış kısmı tenkise tabi tutulur.
Bedelde muvazaa nasıl ispat edilir?
Muvazaa iddiası kural olarak yazılı delille ispatlanır; ancak mirasçılar üçüncü kişi konumunda oldukları için tanık dâhil her türlü delille ispat yapabilirler. Banka kayıtları, alıcının ödeme gücü, taşınmazın rayiç değeriyle bedel arasındaki oran ve emsal satışlar başlıca dayanaklardır.
Tapu harcını az ödemek için düşük bedel yazmanın cezası var mı?
Evet. 492 sayılı Harçlar Kanunu m.63 uyarınca gerçek devir bedelinden düşük beyanda bulunulması hâlinde aradaki farka ilişkin harç, vergi ziyaı cezası ve gecikme faiziyle birlikte istenir. Bu sorumluluk alıcı ve satıcı için ayrı ayrı doğar.
Bedelde muvazaa iddiasında zamanaşımı var mıdır?
Muvazaa iddiası bir def’i değil, sözleşmenin hükümsüzlüğüne ilişkin itirazdır ve kural olarak süreye bağlı değildir. Buna karşılık tenkis talebi TMK m.571’de öngörülen bir yıllık ve on yıllık sürelere tabidir; bu nedenle terditli talep kurulurken süre hesabı ayrıca yapılmalıdır.
Bedel hiç ödenmemişse ne olur?
Bedelin hiç ödenmediği ispatlanırsa artık bedelde muvazaadan değil, satış görünümü altında gizlenmiş bir bağıştan söz edilir. Mirasçıdan mal kaçırma amacı da ortaya konabiliyorsa 1.4.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uygulanır ve tapu iptali istenebilir.
Bedelde muvazaa davasını kim açabilir?
Bedelde muvazaanın tek başına tapu iptali sonucu doğurmaması nedeniyle mirasçıların asıl yolu tenkistir. Tenkis davasını yalnızca saklı pay sahibi mirasçılar açabilir. Devrin gerçekte bağış olduğu iddiasıyla açılan muris muvazaası davasında ise saklı pay sahibi olma şartı aranmaz.
Taşınmazın değeri hangi tarihe göre belirlenir?
Muvazaa değerlendirmesinde devir tarihindeki rayiç değer ile beyan edilen bedel karşılaştırılır. Tenkis hesabında ise TMK m.565 vd. uyarınca miras bırakanın ölüm tarihindeki değer esas alınır. Bu iki tarih karıştırıldığında hesap tümüyle yanlış çıkar.
Bedel senetle veya elden ödendiği savunulursa ne olur?
Bu savunma sıkça yapılır. Mahkeme, elden ödeme iddiasını alıcının o tarihteki gelirini, banka hareketlerini, kredi kullanımını ve varsa senet asıllarını inceleyerek değerlendirir. Ödeme gücünü gösteren somut bir kayıt sunulamazsa iddia genellikle kabul görmez.
Kısmen ödenmiş bedel varsa dava nasıl kurulur?
Kısmî ödeme hâlinde işlem karma bağışlamadır. Uygulamada terditli dava kurulur: öncelikle muvazaa nedeniyle tapu iptali, kabul edilmezse bağış niteliğindeki kısım yönünden tenkis talep edilir. Talep sırası dilekçede açıkça yazılmalıdır.
Aynı taşınmaz için hem muvazaa hem tenkis istenebilir mi?
Evet, terditli olarak istenebilir. Yargıtay uygulamasında mirasçının önce muvazaa iddiasını ileri sürüp kabul edilmemesi hâlinde tenkis talebinde bulunması mümkündür. Ancak tenkis talebinin süresinde ileri sürülmüş olması gerekir.
Satışın gerçek olduğunu göstermek için ne yapılmalıdır?
Devralan taraf, bedelin banka kanalıyla ödendiğini, ödeme tarihinde bu meblağı karşılayacak gelirinin veya birikiminin bulunduğunu ve bedelin taşınmazın devir tarihindeki değerine yakın olduğunu belgelemelidir. Ödemenin izlenebilir olması en güçlü savunmadır.
Bedelde muvazaa davası hangi mahkemede görülür?
Tapu iptali ve tescil ile tenkis talepleri asliye hukuk mahkemesinin görev alanındadır. Taşınmazın aynına ilişkin talepler bakımından HMK m.12 uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
Miras dosyanız için Ankara’dan hukuki destek
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara


