Miras Bırakanın Devam Eden Sözleşmeleri: Hangileri Sona Erer?
21 Ağustos 2026

Miras Bırakanın Devam Eden Sözleşmeleri: Hangileri Sona Erer?

Bir kişi vefat ettiğinde geride yalnızca mallar değil, sürmekte olan sözleşmeler de kalır. Bunların bir kısmı ölümle kendiliğinden sona ererken bir kısmı bütün hak ve borçlarıyla mirasçılara geçer. Ayrımı bilmeden atılan adım, ya hak kaybına ya beklenmedik bir borca yol açar.

Kural ile İstisnayı Karıştırmamak

Miras hukukunun temel kuralı külli halefiyettir: mirasçılar, miras bırakanın malvarlığındaki hak ve borçları bir bütün olarak devralır. Sözleşmeler de bu bütünün parçasıdır.

Dolayısıyla varsayılan durum, sözleşmenin devam etmesidir. Mirasçılar tarafın yerine geçer, hakları kullanır ve borçları üstlenir.

İstisna ise dar bir alanda işler: sözleşme, tarafın kişiliği, yeteneği ve ona duyulan güven esas alınarak kurulmuşsa, o kişinin ölümüyle ifa anlamını yitirir. Bu hâlde sözleşme kendiliğinden sona erer.

Bu ölçüt soyut görünse de somut bir soruyla kolayca uygulanır: edimi bir başkası aynı biçimde yerine getirebilir mi? Cevap evetse sözleşme devam eder; hayırsa sona erer.

Sözleşme Türlerine Göre Tablo

SözleşmeÖlümün etkisiDayanak ölçüt
Kira sözleşmesiDevam ederKişisel edim değil
Satış ve satış vaadiDevam ederBorç devredilebilir
Kredi ve ödünçDevam ederPara borcu kişisel değil
KefaletKural olarak geçerBorç malvarlığına ilişkin
VekâletKural olarak sona ererGüven ve kişisel ifa esaslı
Eser sözleşmesiKişisel özellik esas alınmışsa sona ererYüklenicinin yeteneği
Hizmet sözleşmesi (işçi ölürse)Sona ererKişisel ifa
Hizmet sözleşmesi (işveren ölürse)Kural olarak devam ederİşveren kişiliği esas alınmışsa sona erer
Adi ortaklıkKural olarak sona ererAksi kararlaştırılabilir
Ölünceye kadar bakmaBakım alacaklısı ölürse sona ererEdimin niteliği

Tablodaki ilk dört satır mirasçılar bakımından yükümlülük doğuran gruptur; kalan satırlar ise sözleşmenin sona erdiği ve hesaplaşmanın gündeme geldiği gruptur.

Devam eden sözleşmelerin değerlendirilmesi için
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Vekâlet: En Sık Karşılaşılan Durum

Miras bırakanın verdiği vekâletnameler, vefat sonrasında en çok soruna yol açan konudur.

Kanun açıktır: sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olur.

Bunun pratik sonucu şudur: miras bırakanın avukatına, muhasebecisine ya da bir yakınına verdiği vekâletname ölümle geçerliliğini yitirir. Mirasçılar adına işlem yapılacaksa yeni vekâletname düzenlenmesi gerekir.

Ancak kanun bir devam yükümlülüğü de öngörür: vekâletin sona ermesi vekâlet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa, vekâlet veren veya mirasçısı işleri kendi başına görebilecek duruma gelinceye kadar vekil veya mirasçısı vekâleti ifaya devam etmekle yükümlüdür.

Bu yükümlülük, dosyayı bütünüyle yürütmeyi değil, kayıp riskini önleyecek asgari işlemleri yapmayı ve mirasçılara yeni vekil bulma imkânı tanımayı kapsar. Duruşma günü yaklaşan dosyalar ve zamanaşımı dolmak üzere olan alacaklar bu kapsamda değerlendirilir.

Yargıtay uygulamasında karinenin iki istisnası kabul edilmektedir: sözleşmede vekâletin ölümden sonra da devam edeceğinin kararlaştırılmış olması ve işin niteliğinin vekâletin devamını gerektirmesi.

Eser Sözleşmesi ve İnşaat İşleri

Miras bırakan bir inşaat, tadilat veya üretim işinin tarafıysa, hangi tarafta olduğu belirleyicidir.

Miras bırakan yüklenici ise: Kanuna göre yüklenicinin ölümü veya kusuru olmaksızın eseri tamamlama yeteneğini kaybetmesi hâlinde, sözleşme kişisel özellikleri dikkate alınarak yapılmışsa kendiliğinden sona erer.

Burada belirleyici olan, işin miras bırakanın kişisel ustalığına bağlı olup olmadığıdır. Bir sanat eserinin yapımı ile standart bir inşaat işi bu ölçüt bakımından farklı değerlendirilir.

Miras bırakan iş sahibi ise: Sözleşme kural olarak devam eder; mirasçılar iş sahibi konumuna geçer ve bedeli ödemekle yükümlü olur. Yapılan iş terekeye dahil olur.

Her iki hâlde de yapılmış kısmın bedeli ve kullanılan malzemenin karşılığı bakımından bir hesaplaşma gerekir. Bu nedenle vefat anındaki iş seviyesinin tespiti önemlidir; gerekirse delil tespiti yoluna gidilmelidir.

Sözleşmeden doğan borç ve alacaklar için
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Sözleşme Sona Ererse Hesaplaşma Nasıl Yapılır?

Sona erme, tarafların birbirine hiçbir şey borçlu olmadığı anlamına gelmez. Aksine, çoğu zaman ayrı bir hesaplaşma başlar.

SözleşmeSona erince ne olurTerekeye etkisi
VekâletYapılan iş oranında ücret hesaplanırAlacak veya borç doğar
Eser sözleşmesiTamamlanan kısmın bedeli istenirYapılan iş terekenin aktifi
Hizmet sözleşmesiKıdem ve ücret alacağı gündeme gelirTereke alacağı veya borcu
Adi ortaklıkTasfiye yapılır, pay hesaplanırTasfiye payı terekeye girer
Ölünceye kadar bakmaVerilen bakım ile devredilen değer karşılaştırılırDenge hesabı yapılır

Birinci satır uygulamada sıkça tartışılır: miras bırakan avukatsa ve dosya sonuçlanmadan vefat etmişse, ücretin tamamına hak kazanılmamış olur. Yargıtay uygulamasında, ölüm gününe kadar sarf edilen emek ile hüküm kesinleşinceye kadar sarf edilmesi gereken emeğin oranlanması ve bu orana hükmedilmesi gerektiği kabul edilmektedir.

Üçüncü satır ise mirasçıların hem alacaklı hem borçlu olabileceği bir kalemdir: miras bırakan işçiyse alacakları terekeye girer; işverense çalışanlarının alacakları tereke borcudur.

Bu nedenle vefat sonrasında sözleşmeler yalnızca “devam ediyor mu” diye değil, “bir hesaplaşma doğuruyor mu” diye de incelenmelidir.

İlk Ayda Yapılacak Sözleşme Envanteri

Sözleşmeler taşınmazlar gibi tapuda görünmez; ancak vefat sonrasında en hızlı sonuç doğuran kalemlerdir.

KaynakNe bulunurÖncelik
Ölenin dosya ve klasörleriYazılı sözleşme asıllarıYüksek
E-posta ve mesajlarSözleşme yazışmaları, faturalarYüksek
Banka hesap hareketleriDüzenli ödeme ve tahsilatlarÇok yüksek
Noter kayıtlarıVekâletname, satış vaadiYüksek
Ticaret siciliOrtaklık ve şirket ilişkileriOrta
Muhasebeci veya mali müşavirİşletmeye ilişkin sözleşmelerYüksek
Abonelik ve üyelik kayıtlarıSüreklilik gösteren yükümlülüklerOrta

Üçüncü satır en verimli kaynaktır: banka hesabındaki düzenli ödemeler, hangi sözleşmelerin sürmekte olduğunu doğrudan gösterir. Aylık çıkan bir tutarın karşılığı araştırıldığında çoğu zaman bilinmeyen bir sözleşme ortaya çıkar.

Dördüncü satır ise iki yönlüdür: noterde düzenlenmiş vekâletnamelerin ölümle sona erdiği bilinmeli, ancak satış vaadi gibi mirasçılara geçen taahhütler de tespit edilmelidir.

Bu envanter, terekenin borca batık olup olmadığı değerlendirmesinin de temel girdisidir; süreklilik gösteren yükümlülükler pasifte gösterilmelidir.

Mirasın Reddi Düşünülüyorsa

Sözleşmelere ilişkin adımlar, ret kararını doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle sıralama önemlidir.

Yapılabilecekler. Sözleşmelerin varlığını araştırmak, karşı taraflardan yazılı bilgi istemek ve ölümü bildirmek koruma niteliğindedir; tereke işlerine karışma sayılmaz.

Yapılmaması gerekenler. Sözleşmeden doğan bir borcu ödemek, edimi ifa etmek, sözleşmeyi yenilemek veya sözleşme kapsamında yeni bir taahhütte bulunmak zımni kabul sonucunu doğurabilir.

Gri alan. Sözleşmenin feshi bildiriminde bulunmak tartışmalıdır; terekeyi koruma amacı taşıyabileceği gibi tasarruf olarak da değerlendirilebilir. Ret düşünülüyorsa bu adım hukuki değerlendirme alınmadan atılmamalıdır.

Güvenli yol. Belirsizlik varsa sulh hukuk mahkemesinden tereke temsilcisi atanması istenebilir. Temsilci sözleşme ilişkilerini yönetir ve mirasçılar bizzat tasarrufta bulunmamış olur.

Üç aylık ret süresi işlerken sözleşme envanterinin tamamlanması gerektiğinden, araştırma ilk hafta içinde başlatılmalıdır.

Kontrol Listesi

Devam eden sözleşmeler bakımından izlenecek sıra şudur.

Uzun bir rehberdi; en kritik noktaları bir arada bırakalım.

  • Bütün yazılı sözleşmeleri tek bir dosyada toplayın.
  • Banka hareketlerinden düzenli ödeme ve tahsilatları çıkarın.
  • Her sözleşme için sona erdi mi, devam ediyor mu tespiti yapın.
  • Devam edenlerde karşı tarafa ölümü yazılı olarak bildirin.
  • Sona erenlerde hesaplaşma alacağı veya borcu doğup doğmadığını inceleyin.
  • Vekâletnamelerin sona erdiğini bilin; gerekiyorsa yeni vekâletname düzenleyin.
  • Süreklilik gösteren yükümlülükleri tereke pasifine yazın.
  • Ret düşünülüyorsa edim ifa etmeyin, ödeme yapmayın.

Altıncı kalem uygulamada en çok gecikme yaratan noktadır: mirasçılar eski vekâletnamenin geçerli olduğunu sanarak işlem yapmaya çalışır, işlem reddedilir ve süreç haftalar kaybeder.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinde Özel Durum

Bu sözleşme, miras hukukuyla en çok kesişen ve en çok uyuşmazlık üreten sözleşme tipidir.

Kurgu şudur: bakım alacaklısı taşınmazını devreder, bakım borçlusu da onu ölene kadar bakmayı üstlenir. Sözleşmenin sona ermesi bakım alacaklısının ölümüyle gerçekleşir; bu, sözleşmenin doğal amacıdır.

SenaryoSonuçMirasçıların yolu
Bakım borçlusu edimini yerine getirdiDevir geçerli kalırTalep hakkı sınırlıdır
Bakım hiç sağlanmadıDevrin akıbeti tartışılırMuvazaa veya sözleşmeye aykırılık
Devir gerçekte bağış niteliğindeMuris muvazaası gündeme gelirTapu iptali ve tescil
Bakım sağlandı ama değer çok yüksekSaklı pay ihlali incelenirTenkis
Bakım borçlusu önce öldüSözleşmenin akıbeti değerlendirilirHesaplaşma gerekir

İkinci ve üçüncü satır uygulamada iç içe geçer: bakım hiç sağlanmamışsa, devrin gerçekte bağış olduğu ve mal kaçırma amacı taşıdığı ileri sürülür. Bu, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davasının en yaygın gerekçelerinden biridir.

Dördüncü satır ise farklı bir yol açar: bakım gerçekten sağlanmış olsa dahi, devredilen taşınmazın değeri sağlanan bakımın çok üzerindeyse aradaki fark bakımından saklı pay tartışması doğabilir.

Bu nedenle mirasçıların ilk yapması gereken, bakımın fiilen sağlanıp sağlanmadığını ve hangi ölçüde sağlandığını belgelemektir: hastane kayıtları, refakat belgeleri, harcama makbuzları ve tanık beyanları bu ispatta kullanılır.

Hangi Sözleşme Devam Eder, Hangisi Sona Erer?

Mirasbırakanın devam eden sözleşmelerinin akıbeti tek bir kurala bağlanamaz: kural devam, istisna sona ermedir.

SözleşmeÖlümleNot
Kira (kiraya veren öldü)Devam ederMirasçılar taraf olur
Kira (kiracı öldü)Devam ederÖzel fesih imkânları saklı
Satış sözleşmesiDevam ederBorç terekeye geçer
Taşınmaz satış vaadiDevam ederTescil talep edilebilir
Kredi sözleşmesiDevam ederHayat sigortası kontrol edilmeli
VekâletSona ererTBK m.513
Hizmet sözleşmesi (işçi öldü)Sona ererKişiye bağlı edim
Eser sözleşmesiŞartlara göreKişisel nitelik belirleyici
Ölünceye kadar bakmaAmaç gerçekleşirAyrı rejim
Adi ortaklıkKural olarak sona ererSözleşmede aksi kararlaştırılabilir

Altıncı satır uygulamada en çok sorun çıkaran kalemdir: TBK m.513 uyarınca vekâlet, aksi kararlaştırılmadıkça veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça ölümle sona erer.

Bunun iki yönlü sonucu vardır: murisin avukatına verdiği vekâlet biter ve derdest dosyalarda mirasçıların yeni vekâletname vermesi gerekir; murisin başkasına verdiği banka veya tapu vekâletleri de sona erer.

Beşinci satır ise tabloyu tümüyle değiştirebilir: kredi hayat sigortası varsa kredi kapanır ve ipotek terkin edilir. Bu araştırma yapılmadan verilen ret kararı ağır kayıp doğurabilir.

Sekizinci satır ise ayrım gerektirir: eser sözleşmesinde yüklenicinin kişisel nitelikleri belirleyiciyse sözleşme sona erebilir; değilse mirasçılarla devam eder.

Vekâletin Sona Ermesi: İki Yönlü Sonuç

Kim vermiştiSonuçYapılacak
Muris avukatına vermiştiSona ererMirasçılar yeni vekâletname verir
Muris yakınına vermiştiSona ererİşlem yapılamaz
Ölümden sonra kullanılırsaYetkisiz işlemSorumluluk doğar
Muris başkasının vekiliydiVekâlet sona ererHesap verilir
Derdest davalarTemsil eksikliğiSüre verilir

Üçüncü satır ciddi bir risktir: murisin vekâletnamesini ölümden sonra kullanan kişi yetkisiz temsilci konumuna düşer ve yaptığı işlemler sakat olur.

Terekeden para çekilmişse bu tutarların iadesi gerekir ve TMK m.995 vd. uyarınca sorumluluk doğabilir.

Beşinci satır ise usul sakatlığını önler: yeni vekâletname verilmezse yapılan işlemler temsil eksikliği taşır ve yargılama uzar.

Yurt dışındaki mirasçılar bakımından bu süreç konsolosluk işlemleri nedeniyle haftalar alabilir; ölüm öğrenilir öğrenilmez başlatılmalıdır. Konsoloslukta düzenlenen vekâletname apostil ve tercüme gerektirmez.

İlk Ayda Sözleşme Envanteri

#AdımKaynak
1Banka otomatik ödeme talimatlarını çıkarınBanka
2Kira sözleşmelerini toplayınKiracı, tapu
3Kredi ve teminat sözleşmelerini isteyinBanka
4Kredi hayat sigortası var mı sorunBanka, sigorta
5Verilen vekâletnameleri tespit edinNoter
6Abonelik ve üyelikleri listeleyinHesap hareketleri
7İşletme sözleşmelerini inceleyinMali müşavir
8Derdest dosyaları tespit edinTebligatlar, avukat

Birinci ve altıncı satırlar tereke değerini korur: kullanılmayan abonelikler ve otomatik ödeme talimatları aylarca çalışmaya devam edebilir.

Dördüncü satır ise en yüksek değer taşıyan araştırmadır: kredi hayat sigortası varsa borç kapanır ve tereke borca batık olmaktan çıkabilir.

Beşinci satır ise koruma amaçlıdır: murisin verdiği vekâletnameler sona erdiğinden, bunların kullanılmaya çalışılması hâlinde ilgili kurumlara bildirim yapılmalıdır.

Sekizinci satır ise değer kaybını önler: derdest dosyalar takipsiz kalırsa alacaklar zamanaşımına uğrayabilir veya dosyalar işlemden kaldırılabilir.

Mirasın Reddi Düşünülüyorsa Sözleşmelere Nasıl Yaklaşılmalı?

İşlemRet hakkını düşürür müDayanak
Sözleşmeleri envanterlemekHayırBilgi toplama
Zorunlu gider ödemekHayır; olağan yönetimTMK m.610/2
Kullanılmayan aboneliği iptalKoruma sayılabilirTMK m.610/2
Zamanaşımını kesmek için takipHayırTMK m.610/son
Kira gelirini kişisel kullanmakEvetTMK m.610/2
İşletmeyi kendi adına sürdürmekEvetTMK m.610/2
Sözleşme yenilemekRiskliTasarruf niteliğinde

Dördüncü satır mirasçıya hareket alanı verir. TMK m.610’un son fıkrası: zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasına engel olmak için dava açılması ve cebrî icra takibi yapılması, ret hakkını ortadan kaldırmaz.

Altıncı satır ise en sık yapılan hatadır: işletmeyi kendi adına sürdüren mirasçı, farkında olmadan mirası kabul etmiş sayılabilir.

Bu durumda güvenli yol, faaliyeti tereke temsilcisi eliyle yürütmektir (TMK m.640/3); talep mirasçılardan yalnızca biri tarafından yapılabilir.

Yedinci satır bakımından da dikkat gerekir: sözleşme yenilemek olağan yönetimi aşan bir tasarruf sayılabilir; karar verilene kadar yeni taahhüt altına girilmemelidir.

Sözleşme Sona Ererse Hesaplaşma

KalemKime aitNot
Yapılan işin bedeliTerekeyeO ana kadarki edim
Peşin alınan avansİade edilebilirİfa edilmeyen kısım
Yapılan masraflarTalep edilebilirBelgeli olmalı
Cezai şartŞartlara göreSözleşme incelenir
Karşı tarafın zararıGenel hükümlere göre—

Birinci ve ikinci satırlar birlikte netleştirme yapılmasını gerektirir: ölüm anına kadar ifa edilen kısmın bedeli terekeye ait alacaktır; ifa edilmeyen kısma karşılık alınan avans ise tereke borcudur.

Bu nedenle sözleşme sona erdiğinde iki yönlü bir hesap çıkarılmalı ve sonuç paylaşmada dikkate alınmalıdır.

Dördüncü satır ise sözleşme metnine bağlıdır: bazı sözleşmelerde ölüm hâli için özel hükümler bulunabilir ve cezai şart uygulanmayabilir.

Üçüncü satır ise belgelendirmeyi gerektirir: yapılan masraflar makbuzla ispatlanmadıkça talep edilemez.

Kira Sözleşmelerinde İki Ayrı Durum

KonuKiraya veren öldüKiracı öldü
SözleşmeDevam ederDevam eder
TarafMirasçılarMirasçılar
Kira geliriTerekeye; paylar oranında—
BildirimKiracıya yapılmalıKiraya verene yapılmalı
TahsilatBirlikte veya temsilci—
FesihGenel hükümlere göreÖzel imkânlar saklı

Dördüncü satır gelir kaybını önler: kiracıya bildirim yapılmadığında ödemeler eski hesaba gitmeye devam eder ve tahsilat karışır.

Beşinci satır ise elbirliği kuralının sonucudur: TMK m.640/2 uyarınca terekeye ait haklar üzerinde birlikte tasarruf edilir. Bir mirasçı tek başına kira tahsil edemez.

Bu tıkanıklık için çözüm TMK m.640/3’tedir: tereke temsilcisi atandığında tahsilat onun eliyle yürütülür.

Üçüncü satır ise paylaşmayı ilgilendirir: kira geliri terekeye ait olduğundan paylar oranında bölüşülür ve tahsil eden mirasçı TMK m.646/3 uyarınca eksiksiz bilgi vermekle yükümlüdür.

Ölümün Sözleşmeyi Sona Erdirdiği Hâller: Kanunun Saydıkları

Külli halefiyet kuralı gereği sözleşmeler mirasçılara geçer; ancak Türk Borçlar Kanunu, tarafın kişiliğinin belirleyici olduğu ilişkiler için ayrı hükümler getirmiştir. Bu hükümler istisna olduğundan, kapsamları dar yorumlanır.

Ölümün sözleşmeye etkisi: kanuni düzenlemeler
SözleşmeKuralDayanak
Hizmet sözleşmesi — işçinin ölümüSözleşme kendiliğinden sona erer; işveren sağ kalan eşe ve ergin olmayan çocuklara, yoksa bakmakla yükümlü olduğu kişilere bir aylık, hizmet ilişkisi beş yıldan uzunsa iki aylık ücret tutarında ödeme yaparTBK m.440
Hizmet sözleşmesi — işverenin ölümüKural olarak mirasçılar işverenin yerine geçer; sözleşme ağırlıklı olarak işverenin kişiliği dikkate alınarak kurulmuşsa onun ölümüyle kendiliğinden sona ererTBK m.441
Eser sözleşmesiYüklenicinin kişisel özellikleri dikkate alınarak kurulmuşsa, yüklenicinin ölümüyle kendiliğinden sona ererTBK m.486
Vekâlet sözleşmesiKural olarak vekilin veya vekâlet verenin ölümüyle kendiliğinden sona ererTBK m.513
Adi ortaklıkSözleşmede ortaklığın mirasçılarla sürdürülmesine ilişkin hüküm yoksa, ortaklardan birinin ölmesiyle ortaklık sona ererTBK m.639/2

Tablodaki iki maddede ortak bir teknik vardır: sona erme sonucu, sözleşmenin kişiliğe dayalı kurulmuş olması koşuluna bağlanmıştır. İşverenin ölümünde ve eser sözleşmesinde bu koşul aranır; işçinin ölümünde ve adi ortaklıkta ise sonuç doğrudandır. Bu ayrım, mirasçıların ilk aylarda yapacağı sözleşme envanterinde her dosyaya ayrı ayrı uygulanmalıdır.

TBK m.440’taki ödeme bir tazminat değil, kanuni bir ödemedir. İşçinin ölümü hâlinde işverenin sağ kalan eşe ve ergin olmayan çocuklara, bunlar yoksa bakmakla yükümlü olduğu kişilere yapacağı bu ödeme, kıdem tazminatından ayrıdır ve onun yerine geçmez. Mirasbırakan işçi konumundaysa, mirasçıların hem 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesine dayalı kıdem tazminatı talebini hem de bu ödemeyi ayrı ayrı değerlendirmesi gerekir.

Adi Ortaklıkta Sözleşmeye Konulacak Hüküm

Adi ortaklıkta ölümün sonucu, sözleşmenin kaleme alınışına bağlıdır. Kanun sona ermeyi kural olarak öngörmüş, ancak bunu tarafların iradesine açık bırakmıştır: sözleşmede ortaklığın mirasçılarla sürdürülmesi kararlaştırılmışsa, ölüm ortaklığı sona erdirmez.

Ortağın ölümünde iki senaryo
Sözleşmede hükümSonuç
Mirasçılarla sürdürme hükmü yokOrtaklık sona erer, tasfiye aşamasına geçilir
Mirasçılarla sürdürme hükmü varOrtaklık devam eder, mirasçılar ortak sıfatını kazanır
Mirasçılar birden fazlaysaMiras ortaklığı elbirliğiyle hareket eder, temsilci belirlenmesi gerekebilir
Tasfiye hâlindeÖlen ortağın payı, tasfiye sonucuna göre mirasçılara ödenir
Diğer sona erme sebepleriAmaç gerçekleşmesi, sürenin bitmesi, oybirliğiyle karar, fesih bildirimi, haklı sebeple mahkeme kararı

Bu nedenle mirasbırakanın ortaklık payı bulunan dosyalarda ilk incelenecek belge, ortaklık sözleşmesinin sona erme maddesidir. Sözleşme hiç yazılı yapılmamışsa — adi ortaklıkta bu mümkündür — kanunun varsayılan kuralı işler ve ortaklık ölümle sona erer.

Terekeye giren ve girmeyen kalemler için terekeye dâhil olmayan haklar rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Ölümle bütün sözleşmeler sona erer mi?

Ermez. Kural, sözleşmeden doğan hak ve borçların mirasçılara geçmesidir. Sona erme, kişisel edim niteliği taşıyan sözleşmelerde söz konusu olur.

Belirleyici ölçüt nedir?

Sözleşmenin tarafın kişiliği, yeteneği ve ona duyulan güven dikkate alınarak kurulup kurulmadığıdır. Bu unsurlar belirleyiciyse ölüm sözleşmeyi sona erdirir.

Vekâlet sözleşmesi ne olur?

Türk Borçlar Kanunu m.513’e göre sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olur.

Vekâlet sona erince vekil hemen bırakır mı?

Bırakamayabilir. Vekâletin sona ermesi vekâlet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa, işleri kendi başına görebilecek duruma gelinceye kadar vekil veya mirasçısı vekâleti ifaya devam etmekle yükümlüdür.

Eser sözleşmesi ne olur?

Türk Borçlar Kanunu m.486 uyarınca yüklenicinin ölümü veya kusuru olmaksızın eseri tamamlama yeteneğini kaybetmesi hâlinde, sözleşme kişisel özellikleri dikkate alınarak yapılmışsa kendiliğinden sona erer.

İş sözleşmesi ne olur?

İşçinin ölümü hâlinde hizmet sözleşmesi kendiliğinden sona erer. İşverenin ölümünde ise sözleşme kural olarak devam eder; ancak işverenin kişiliği esas alınarak kurulmuşsa sona erebilir.

Kira sözleşmesi devam eder mi?

Eder. Kira sözleşmesi kişiye sıkı sıkıya bağlı değildir; hak ve borçlar mirasçılara geçer ve ilişki aynı koşullarla sürer.

Adi ortaklık ne olur?

Ortaklardan birinin ölümü ve ortaklık ilişkisinin mirasçılarla devamının kararlaştırılmamış olması hâlinde ortaklık sona erer. Sözleşmede aksi öngörülmüşse devam edebilir.

Mirasçılar sözleşmeden doğan borçtan sorumlu mu?

Sözleşme mirasçılara geçmişse borçlar da terekeye dahil olur; mirası kabul eden mirasçılar bakımından sorumluluk doğar.

Miras bırakan avukattı, dosyalar ne olur?

Vekâlet ölümle sona erer. Ücret bakımından ölüm gününe kadar sarf edilen emek ile hüküm kesinleşinceye kadar sarf edilmesi gereken emek oranlanarak hesaplama yapılır.

Hangi sözleşmeleri nereden bulabilirim?

En verimli kaynak banka hesap hareketleridir; düzenli ödemeler sürmekte olan sözleşmeleri gösterir. Ayrıca e-postalar, noter kayıtları ve mali müşavir kayıtları taranmalıdır.

Ret düşünüyorum, sözleşmeye ilişkin ne yapabilirim?

Araştırma yapmak ve ölümü bildirmek koruma niteliğindedir. Ancak borcu ödemek, edimi ifa etmek veya sözleşmeyi yenilemek zımni kabul sonucu doğurabilir.

Bakım karşılığı devredilen taşınmazı geri alabilir miyiz?

Bakımın fiilen sağlanıp sağlanmadığı belirleyicidir. Hiç sağlanmamışsa muvazaa veya sözleşmeye aykırılık; sağlanmış ancak değer çok yüksekse saklı pay ihlali gündeme gelir.

Bakımın sağlanmadığını nasıl ispatlarız?

Hastane kayıtları, refakat belgeleri, harcama makbuzları ve tanık beyanları kullanılır. Bakımın kim tarafından ve hangi ölçüde sağlandığı ayrıntılı biçimde araştırılır.

Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanız için hukuki değerlendirme gereklidir.

Post by Av. Fatma Öztürk