Davacı veya Davalı Öldü: Mirasçılar Davaya Nasıl Dahil Olur? (HMK m.55)
21 Ağustos 2026

Davacı veya Davalı Öldü: Mirasçılar Davaya Nasıl Dahil Olur? (HMK m.55)

Bir dava sürerken taraflardan biri vefat ederse süreç kendiliğinden sona ermez, ancak olduğu gibi de devam edemez. Ölen kişinin taraf ehliyeti sona erdiğinden yargılama askıya alınır ve mirasçıların durumu netleşene kadar beklenir. Bu ara dönemin doğru yönetilmesi, hem davanın hem mirasçıların hakkını korur.

Neden Dava Olduğu Gibi Devam Edemez?

Bir davanın görülebilmesi için tarafların taraf ehliyetine sahip olması gerekir. Taraf ehliyeti, medeni haklardan yararlanma ehliyetine bağlıdır ve bu ehliyet kişinin ölümüyle sona erer.

Dolayısıyla ölen kişi artık davada taraf olamaz. Vekilinin davayı ölen adına sürdürmesi de mümkün değildir; vekâlet ilişkisi ölümle kural olarak sona erer.

Buna karşılık dava kendiliğinden düşmez. Malvarlığına ilişkin haklar mirasçılara geçtiğinden, uyuşmazlık ortadan kalkmış değildir; yalnızca tarafın kim olacağı belirsiz hâle gelmiştir.

Kanun bu belirsizliği geçici bir duraklamayla çözer: mirasçıların durumu netleşene kadar yargılama ertelenir.

Kanunun Kuralı

“Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir.”

Hüküm iki mekanizma içerir: kural olarak erteleme, istisnaen kayyım atanması.

Erteleme süresi, mirasın reddi için öngörülen üç aylık süre dikkate alınarak uygulanır. Mirasçılar bu süre içinde kabul veya ret yönünde tavır alır ve dava buna göre yürür.

DurumSonuçKim taraf olur
Mirasçılar mirası kabul ederDava kaldığı yerden devam ederMirasçılar
Bir mirasçı reddederO mirasçı taraf olmazKabul eden mirasçılar
Tüm mirasçılar reddederTereke tasfiye hükümlerine göre işlem görürTasfiye memuru veya alacaklılar
Süre içinde tavır alınmazMiras kabul edilmiş sayılırMirasçılar
Gecikmede sakınca varKayyım atanabilirKayyım (geçici)
Dava kişiye sıkı sıkıya bağlıKonusuz kalırDevam edilmez

Taraf ölümü ve davaya dahil olma işlemleri için
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Hangi Davalar Devam Eder, Hangileri Düşer?

En kritik ayrım budur. Malvarlığına ilişkin davalar mirasçılarla devam ederken, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklara ilişkin davalar ölümle konusuz kalır.

Dava türüÖlüm hâlindeGerekçe
Alacak davasıDevam ederMalvarlığı hakkı
Tapu iptali ve tescilDevam ederMalvarlığı hakkı
Maddi tazminatDevam ederMalvarlığı hakkı
İşçilik alacaklarıDevam ederMalvarlığı hakkı
Ortaklığın giderilmesiDevam ederMalvarlığı hakkı
Boşanma davasıKonusuz kalırEvlilik ölümle sona erer
Velayet davasıKonusuz kalırKişiye sıkı sıkıya bağlı
Nafaka davasıKural olarak konusuz kalırBirikmiş taksitler ayrı değerlendirilir
Manevi tazminatKoşulluİleri sürülmüşse mirasçılara geçebilir

Altıncı satırda önemli bir ayrıntı vardır: boşanma davası konusuz kalsa da, ölen eşin mirasçılarından biri Boşanma Davası Sürerken Eş Ölürse Miras Ne Olur? (TMK 181) için davaya devam edebilir. Bu, sağ kalan eşin mirasçılık sıfatını doğrudan etkileyen özel bir imkândır.

Dokuzuncu satır da dikkat gerektirir: manevi tazminat istemi kural olarak devredilemez ve miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez.

Kayyım Atanması: Süreci Durdurmayan Çözüm

Erteleme her zaman uygun değildir. Üç aylık bekleme, bazı davalarda telafisi güç zarar doğurabilir.

Bu nedenle hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir. Kayyım geçici bir çözümdür; mirasçıların durumu netleştiğinde görevi sona erer.

Kayyım talebinin uygun olduğu tipik durumlar şunlardır: dava konusu malın elden çıkma riski, Miras Davalarında Süreler: Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Sürelernın dolmak üzere olması, keşif veya bilirkişi incelemesinin gecikmesi hâlinde delil kaybı, karşı tarafın malvarlığının azalması.

Talep gerekçelendirilmelidir. “Süreç uzuyor” demek yeterli değildir; gecikmenin doğuracağı somut sakınca gösterilmelidir.

Ölü Kişiye Karşı Açılan Dava

Uygulamada ayrı bir sorun, tarafın dava açılmadan önce ölmüş olmasıdır.

Kural olarak ölü kişi adına ve ölü kişiye karşı dava açılması mümkün değildir. Taraf ehliyeti dava şartlarındandır ve mahkemece kendiliğinden gözetilir.

Bu nedenle dava açılmadan önce karşı tarafın hayatta olup olmadığı kontrol edilmelidir. Özellikle uzun süredir takip edilen alacaklarda ve eski tarihli uyuşmazlıklarda bu kontrol atlanır.

Ölü kişiye karşı açılan davada izlenecek yol, mirasçıların belirlenip davanın onlara yöneltilmesidir. Hak düşürücü süreye tabi taleplerde bu hata ciddi risk doğurduğundan, dava öncesi nüfus kaydı sorgulaması ihmal edilmemelidir.

Kayyım atanması ve erteleme talepleri için
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Mirasçılar Ne Yapmalı? Adım Adım

Bir yakınınızın taraf olduğu dava sürerken vefat gerçekleşmişse, izlenecek sıra bellidir.

AdımYapılacak işNeden
1Ölümü mahkemeye yazılı bildirinYargılamanın ölü taraf üzerinden sürmesini önler
2Dosya aşamasını ve duruşma gününü öğreninErteleme talebinin zamanlaması buna bağlı
3Mirasçılık belgesi alınTaraf teşkilinin dayanağıdır
4Terekenin borca batık olup olmadığını ölçünKabul mü ret mi kararı buna bağlı
5Ret düşünülüyorsa davaya karışmayınDavayı takip mirasın kabulü sayılabilir
6Kabul kararı verildiyse vekâletname düzenleyinEski vekâlet ölümle sona erer
7Bütün mirasçıların dahil edildiğini kontrol edinEksik taraf teşkili bozma sebebi
8Gecikmede sakınca varsa kayyım talep edinSüreci tamamen durdurmaz

Beşinci adım en kritik olanıdır ve sıkça atlanır: mirası reddetmeyi düşünen mirasçının davayı fiilen takip etmesi, tereke işlerine karışma sayılabilir ve ret hakkını düşürebilir. Bu nedenle ret kararı verilene kadar davaya aktif katılımdan kaçınılmalıdır.

Buna karşılık ölümü mahkemeye bildirmek tereke işlerine karışma değildir; bu, koruma niteliğinde bir bildirimdir ve yapılmaması hâlinde yargılama sakat ilerler.

Karşı Taraf İçin: Davalı Öldüğünde Ne Yapmalı?

Ölüm yalnızca mirasçıları değil karşı tarafı da etkiler. Alacaklı veya davacı konumundaki taraf bakımından tablo şudur.

SorunYapılacakRisk
Mirasçılar bilinmiyorNüfus kaydı sorgulaması talep edinTaraf teşkili gecikir
Mirasçı sayısı çokHepsine tebligat yaptırınSüreç aylarca uzar
Mirasçı yurt dışındaUluslararası tebligat usulüAylar sürebilir
Mirasçı adresi bilinmiyorAraştırma ve ilanen tebligatEk süre gerekir
Mirasçılar reddediyorTereke tasfiyesi yolunu izleyinAlacak tasfiyeden karşılanır
Zamanaşımı yaklaşıyorKayyım atanmasını talep edinBekleme hak kaybı doğurabilir

Son satır alacaklılar bakımından belirleyicidir: erteleme kuralı davayı korur ancak zamanaşımı ve hak düşürücü süreler kendi mantığıyla işlemeye devam eder. Süre riski varsa kayyım talebi gerekçelendirilerek ileri sürülmelidir.

Ayrıca terekenin borca batık olması hâlinde bütün mirasçıların reddi gündeme gelebilir. Bu durumda alacağın tereke tasfiyesi içinde karşılanması söz konusu olur ve alacaklının bu sürece katılması gerekir.

İcra Takibi Sürerken Ölüm

Aynı sorun icra takipleri bakımından da doğar ve mirasçılar açısından daha hızlı sonuç doğurabilir.

Borçlu ölmüşse. Takip mirasçılara yöneltilir. Ancak mirasçıların ret süresi içinde bulunması hâlinde takibe devam edilmesi bakımından sınırlamalar gündeme gelir; bu nedenle ret süresi ve takip takvimi birlikte değerlendirilmelidir.

Alacaklı ölmüşse. Alacak terekeye dahil olur ve takip mirasçılar tarafından sürdürülür. Elbirliği mülkiyeti gereği mirasçıların birlikte hareket etmesi veya tereke temsilcisi eliyle işlem yapılması gerekir.

Ret hâlinde. Mirası reddeden mirasçıya karşı takip sürdürülemez. Ret belgesinin icra dosyasına sunulması gerekir; aksi hâlde işlemler devam eder.

Haciz konulmuş mallar. Ölüm tarihinden önce konulmuş hacizler terekeyi etkiler; bu mallar bakımından tereke pasifi buna göre hesaplanır.

Bu nedenle vefat sonrasında yalnızca dava dosyaları değil, icra dosyaları da taranmalıdır. Mirasçılar çoğu zaman devam eden takiplerden aylar sonra haberdar olur.

Sık Yapılan Dört Hata

Ölümü bildirmemek. Yargılamanın ölü taraf üzerinden sürmesi taraf teşkilini sakatlar. Bu kamu düzenine ilişkin olduğundan sonradan bozma sebebi oluşturabilir ve yıllar süren dava başa döner.

Ret düşünürken davayı takip etmek. Duruşmaya katılmak, dilekçe vermek veya vekil görevlendirmek tereke işlerine karışma sayılabilir. Ret kararı verilene kadar bu adımlardan kaçınılmalıdır.

Eski vekâletnameye güvenmek. Vekâlet ilişkisi ölümle kural olarak sona erer. Mirasçılar adına yeni vekâletname düzenlenmeden yapılan işlemler tartışmalı hâle gelir.

Bir mirasçıyı atlamak. Terekenin bütününü ilgilendiren davalarda bütün mirasçıların yer alması gerekir. Vefat etmiş bir mirasçı varsa onun mirasçıları da eklenmelidir.

Erteleme Süresi Ne Kadar Sürer?

Uygulamada en çok merak edilen konu, davanın ne kadar bekleyeceğidir. Cevap tek bir süreye bağlı değildir.

AşamaSüreBelirleyen
Ölümün mahkemeye bildirilmesiBildirim yapıldığı anMirasçılar veya karşı taraf
Mirasçıların tespitiDeğişkenNüfus kaydı sorgulama süresi
Ret süresinin dolmasıÜç ayÖlümün veya mirasçılığın öğrenilmesi
Mirasçılara tebligatHaftalarAdres bilgisi ve mirasçı sayısı
Yurt dışı tebligatAylarUluslararası tebligat usulü
Duruşma günü verilmesiMahkeme takvimine bağlıİş yoğunluğu

Görüldüğü gibi üç aylık ret süresi tek başına belirleyici değildir; asıl gecikme mirasçıların tespiti ve tebligat aşamalarında yaşanır. Mirasçı sayısı arttıkça ve yurt dışında mirasçı bulundukça süreç uzar.

Bu nedenle mirasçılar bakımından en hızlandırıcı adım, mirasçılık belgesini erken alıp bütün mirasçıların güncel adresleriyle birlikte mahkemeye sunmaktır. Mahkemenin re’sen yapacağı araştırma çok daha uzun sürer.

Karşı taraf bakımından ise bu bekleme dönemi risk taşır: dava konusu malın elden çıkması veya delillerin kaybolması ihtimali varsa kayyım talebi değerlendirilmelidir.

Erteleme Süresi ve Mirasçıların Konumu

AşamaNe olur
Ölüm bildirilirYargılama ertelenir
Mirasçılar araştırılırMirasçılık belgesi istenir
Ret süresi işlerBekleme yapılır
Mirasçılar davaya dâhil edilirYargılama sürer
Miras reddedilirseSonraki mirasçılara geçer
Tereke temsilcisi varsaTemsilci taraf olur

Üçüncü satır sürecin en uzun aşamasıdır: mirasçıların mirası kabul veya ret kararı verebilmesi için kanunda öngörülen sürenin geçmesi beklenir.

Bu bekleme, dava açan taraf için gecikme anlamına gelir; ancak zorunludur. Ret hakkı kullanılabilecekken mirasçıyı davaya zorlamak mümkün değildir.

Altıncı satır ise süreci hızlandıran bir imkândır: terekeye TMK m.640/3 uyarınca temsilci atanmışsa, davaya temsilci taraf olarak katılabilir ve tüm mirasçıların tespitini beklemeye gerek kalmaz.

Bu, çok sayıda mirasçı bulunan veya bazılarına ulaşılamayan dosyalarda büyük zaman kazandırır.

Dava Türüne Göre Ölümün Etkisi

Taraflardan birinin ölümü her davada aynı sonucu doğurmaz. Belirleyici olan, dava konusu hakkın kişiye sıkı sıkıya bağlı olup olmadığıdır.

DavaÖlümleSebep
Alacak davasıDevam ederMalvarlığı hakkı
Tapu iptali ve tescilDevam ederMalvarlığı hakkı
Tazminat (maddi)Devam ederTerekeye geçer
Manevi tazminatŞartlıTMK m.25/4
Boşanma davasıKonusuz kalırEvlilik ölümle sona erer
Boşanmada kusur tespitiSürdürülebilirTMK m.181/2
Soybağı davalarıŞartlara göreKişiye bağlı
Nafaka davasıKural olarak düşerKişiye bağlı

Dördüncü satır şarta bağlıdır. TMK m.25/4: manevi tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; mirasbırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez.

Yani muris davayı sağlığında açmışsa mirasçılar sürdürebilir; açmamışsa bu talep terekeye geçmez.

Altıncı satır ise mirasçılar için değerli bir imkândır: TMK m.181/2 uyarınca boşanma davası devam ederken ölen eşin mirasçılarından biri davaya devam eder ve diğer eşin kusurlu olduğu sabit olursa o eş mirasçı olamaz.

Bu, sağ kalan eşin mirasçılıktan çıkmasına yol açabilecek önemli bir sonuçtur ve boşanma dosyası derdestken vefat hâlinde mutlaka değerlendirilmelidir.

Yargılama Neden Ertelenir?

KonuKural
YargılamaMirasçılar belli olana kadar ertelenir
AmaçRet süresinin işlemesine imkân tanımak
Ret süresi3 ay (TMK m.606)
Reddeden mirasçıTaraf olmaz
Kabul eden mirasçıDavaya devam eder
Acele hâllerErteleme uygulanmayabilir

İkinci ve üçüncü satırlar birlikte okunmalıdır: erteleme, mirasçıların kabul veya ret kararını verebilmesi için tanınmıştır.

Bu süre içinde mirasçılar terekenin borç durumunu araştırabilir ve gerekiyorsa resmî defter tutulmasını isteyebilir; bu talebin süresi yalnızca bir aydır (TMK m.620/1).

Dördüncü satır ise sonucu belirler: mirası reddeden kişi mirasçı sıfatını kaybettiğinden davada taraf olmaz ve hüküm onu bağlamaz.

Altıncı satır ise istisnadır: gecikmesinde sakınca bulunan işlerde mahkeme erteleme yapmadan gerekli önlemleri alabilir.

Mirasçıların İzleyeceği Yedi Adım

#AdımNeden
1Ölümü mahkemeye bildirinYargılama durur
2Mirasçılık belgesini alınTaraf listesi
3Borç durumunu araştırınKabul veya ret kararı
4Gerekirse resmî defter isteyin1 ay
5Yeni vekâletname verinVekâlet ölümle sona erer
6Dilekçeyle davaya dâhil olunTaraf teşkili
7Süreye tabi talepleri kontrol edinErteleme süreyi durdurmaz

Beşinci adım sıkça atlanır: TBK m.513 uyarınca vekâlet ölümle sona erer; murisin avukatına verdiği vekâletname geçerliliğini yitirir.

Mirasçıların yeni vekâletname vermemesi hâlinde temsil eksikliği doğar ve yargılama aksar.

Yedinci adım ise dikkat gerektirir: yargılamanın ertelenmesi, terekedeki başka taleplerin sürelerini durdurmaz. Tenkis veya iptal gibi süreye tabi talepler ayrıca takip edilmelidir.

Dördüncü adım ise en kısa süreli olanıdır ve borç durumu belirsizse ilk ay içinde yapılmalıdır.

Davalı Zaten Vefat Etmişse

DurumSonuç
Dava açılmadan önce ölmüşTaraf ehliyeti yok
Dava ölü kişiye karşı açılmışUsulden sakat
Düzeltme imkânıMirasçılara yöneltme
Süre kaçmışsaHak kaybı riski
Ölümden habersiz açılmışsaTaraf değişikliği talep edilir
Nüfus kaydıDava öncesi kontrol edilmeli

Altıncı satır en kolay önlemdir ve sıkça atlanır: dava açmadan önce davalının nüfus kaydı kontrol edilmelidir.

Dördüncü satır ise en ağır sonuçtur: süreye tabi bir talepte dava usulden reddedilirse, yeniden açıldığında süre dolmuş olabilir.

Bu nedenle tenkis veya iptal gibi bir yıllık süreye tabi taleplerde taraf tespiti dava açılmadan önce netleştirilmelidir.

Üçüncü satır ise telafi imkânını gösterir: eksiklik erken fark edilirse taraf mirasçılara yöneltilerek düzeltilebilir.

Derdest İcra Takibinde Ölüm

KonuKural
Borçlu öldüTakip mirasçılara yöneltilir
Ret süresiBeklenir
Reddeden mirasçıTakibe taraf olmaz
Defter tutuluyorTakip durur (TMK m.620/2)
Alacaklı öldüMirasçılar takibi sürdürür
Mirasçının takip başlatmasıRet hakkını düşürmez (TMK m.610/son)

Dördüncü satır mirasçıya nefes alanı sağlar: TMK m.620/2 uyarınca defter tutulurken alacaklıların takibi durur ve zamanaşımı işlemez.

Altıncı satır ise kararsız mirasçı için önemlidir. TMK m.610’un son fıkrası: zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasına engel olmak için dava açılması ve cebrî icra takibi yapılması, ret hakkını ortadan kaldırmaz.

Yani mirasçı henüz karar vermemişken bile terekedeki alacağı korumak için takip başlatabilir.

Üçüncü satır ise sonucu belirler: mirası reddeden kişi mirasçı sıfatını kaybettiğinden takibe taraf olmaz.

Karşı Taraf İçin: Davalı Öldüğünde Ne Yapılmalı?

#AdımNeden
1Ölümü mahkemeye bildirinUsulî işlem başlasın
2Nüfus kaydını isteyinMirasçı listesi
3Mirasçılara tebligat isteyinTaraf teşkili
4Ret süresini takip edinReddedenler taraf olmaz
5Tedbir gerekiyorsa isteyinDevri engelleme
6Süreye tabi taleplerinizi kontrol edinErteleme süreyi durdurmaz

Altıncı adım davacı taraf için en kritik uyarıdır: yargılamanın ertelenmesi, başka taleplerin hak düşürücü sürelerini durdurmaz.

Beşinci adım ise değer kaybını önler: yargılama ertelenirken terekedeki taşınmaz devredilebilir ve TMK m.1023 uyarınca iyiniyetli alıcının kazanımı korunur.

Bu nedenle dava konusu mal terekedeyse, erteleme kararıyla birlikte tedbir de talep edilmelidir.

Dördüncü adım ise taraf listesini kesinleştirir: reddeden mirasçılar taraf olmadığından, ret süresi dolmadan tebligat listesi netleşmez.

Taraf Değişikliğinde Usul Adımları

Yargılama sırasında taraflardan biri vefat ettiğinde izlenecek usul bellidir. Aşağıdaki tablo adımları ve süreleri gösterir.

Taraf ölümünde usul adımları

AdımİşlemDayanak / süre
Ölümün bildirilmesiDosyaya beyanDerhal
Yargılamanın ertelenmesiKendiliğindenHMK m.55
Ret kararı verilmesiMirasçılarcaTMK m.606 — üç ay
Mirasçılık belgesiDosyaya sunulurTaraf teşkili
Yeni vekâletnameMirasçılardanTBK m.513
Tıkanma hâlindeTereke temsilcisiHMK m.55/2

Beşinci satır uygulamada sıkça atlanır: müteveffanın vekâletnamesi ölümle sona erdiğinden, aynı avukatla devam edilecek olsa dahi mirasçıların yeni vekâletname vermesi gerekir. Aksi hâlde yapılan işlemlerin yetkisiz olduğu ileri sürülebilir.

Ölümün Etkilediği Üç Ayrı Alan

Taraflardan birinin ölümü, yargılamayı, taraf sıfatını ve varsa icra takibini ayrı ayrı etkiler. Bu üç alan farklı kanunlarda düzenlenmiştir ve birlikte okunmalıdır.

Ölümün doğurduğu sonuçlar
AlanKuralDayanak
YargılamaTaraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddedinceye kadar dava ertelenirHMK m.55
Taraf sıfatıMirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle mirası bir bütün olarak kanun gereği kazanır; taraf sıfatı onlara geçerTMK m.599
Birlikte hareketPaylaşmaya kadar terekeye elbirliğiyle sahip olunurTMK m.640
TemsilciMiras ortaklığına temsilci atanması istenebilirTMK m.640
VekâletVekilin veya vekâlet verenin ölümüyle vekâlet kural olarak sona ererTBK m.513
İcra takibiBorçlunun ölümü hâlinde takip, kanunda öngörülen süreler geçene kadar geri bırakılır; alacaklı takibi terekeye mi mirasçılara mı yönelteceğini bildirirİİK m.53
Taraf değişikliğiDava sırasında iradi taraf değişikliği kural olarak karşı tarafın açık rızasına bağlıdırHMK m.124

Beşinci satır, uygulamada en sık gözden kaçan noktadır: ölen tarafın vekilinin vekâleti sona erer. Yargılamaya devam edilebilmesi için mirasçıların yeni vekâletname vermesi ya da davayı bizzat takip etmesi gerekir; ölen tarafın vekiline yapılan tebligat bu nedenle sorun doğurur.

Ölü kişiye karşı açılan dava ile dava sırasındaki ölüm farklıdır. Dava açıldığı anda davalı zaten ölmüşse taraf ehliyeti baştan yoktur ve bu eksiklik taraf değişikliği yoluyla giderilemez; dava mirasçılara karşı yeniden açılır. Buna karşılık dava açıldıktan sonra gerçekleşen ölümde HMK m.55’teki erteleme kuralı işler ve dava mirasçılarla sürdürülür. İki durumun karıştırılması, süre kaybının en yaygın sebebidir.

Devam Eden ve Düşen Talepler

Her talep mirasçılara geçmez; ölümle birlikte bazı davalar konusuz kalır.

Talebin niteliğine göre sonuç
TalepÖlüm hâlinde
Malvarlığına ilişkin taleplerMirasçılarla devam eder
Tapu iptali ve tescilDevam eder
Alacak ve tazminatDevam eder
Şahsa sıkı sıkıya bağlı haklarKural olarak düşer
Manevi tazminatİleri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez (TBK m.56/2)
Boşanma davasıKonusuz kalır; mirasçılar kusur yönünden davaya devam edebilir (TMK m.181)
Destekten yoksun kalmaMirasçının kendi şahsında doğar, mirasın reddinden etkilenmez

Beşinci satır, sık karşılaşılan bir ayrımı hatırlatır: mirasbırakanın sağlığında uğradığı kişilik hakkı ihlali nedeniyle manevi tazminat istemi, o istem ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez. Ölümden önce dava açılmışsa mirasçılar davayı sürdürebilir.

Terekeye girmeyen haklar için terekeye dâhil olmayan haklar rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Dava sırasında taraf ölürse dava düşer mi?

Malvarlığına ilişkin davalarda düşmez. Taraflardan birinin ölümü hâlinde mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir.

Neden erteleniyor?

Mirasçıların mirası kabul mü yoksa ret mi edeceği belli olmadan davayı kimin yürüteceği belirlenemez. Erteleme süresi, mirasın reddi için öngörülen üç aylık süre dikkate alınarak uygulanır.

Erteleme bekletilmeden dava yürütülebilir mi?

Hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir. Bu, sürecin tamamen durmasını önleyen bir imkândır.

Her dava mirasçılara geçer mi?

Geçmez. Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklara ilişkin davalar ölümle konusuz kalır. Malvarlığına ilişkin davalar ise mirasçılarla devam eder.

Ölen kişiye karşı dava açılabilir mi?

Açılamaz. Ölü kişinin taraf ehliyeti bulunmadığından, ölü kişi adına veya ölü kişiye karşı dava açılması kural olarak mümkün değildir. Dava mirasçılara yöneltilmelidir.

Mirasçılar davaya nasıl dahil olur?

Ölüm mahkemeye bildirilir, mirasçılık belgesi sunulur ve mirasçılara usulüne uygun tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanır.

Bir mirasçı mirası reddederse ne olur?

Reddeden mirasçı taraf sıfatını kazanmaz. Ret beyanının mahkemeye sunulması gerekir; aksi hâlde ona tebligat yapılmaya devam edilir.

Vekâletname ne olur?

Vekâlet ilişkisi ölümle kural olarak sona erer. Mirasçıların davayı vekille takip etmesi için yeni vekâletname verilmesi gerekir.

Ölüm bildirilmezse ne olur?

Yargılama ölü kişi taraf gösterilerek sürerse taraf teşkili sakat kalır. Bu, kamu düzenine ilişkin olduğundan bozma sebebi oluşturabilir.

Ölümü mahkemeye bildirmek mirası kabul sayılır mı?

Sayılmaz. Bildirim koruma niteliğindedir. Ancak duruşmaya katılmak, dilekçe vermek veya vekil görevlendirmek tereke işlerine karışma sayılabilir ve ret hakkını düşürebilir.

Zamanaşımı doluyor ama dava ertelendi, ne yapabilirim?

Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kayyım atanmasını talep edin. Talep gerekçelendirilmeli; gecikmenin doğuracağı somut sakınca gösterilmelidir.

Borçlu ölmüşse icra takibi ne olur?

Takip mirasçılara yöneltilir. Mirası reddeden mirasçıya karşı takip sürdürülemez; ret belgesinin icra dosyasına sunulması gerekir.

Erteleme kaç ay sürer?

Üç aylık ret süresi tek başına belirleyici değildir; asıl gecikme mirasçıların tespiti ve tebligat aşamalarında yaşanır. Mirasçı sayısı ve yurt dışı tebligat süreci uzatır.

Süreci nasıl hızlandırabilirim?

Mirasçılık belgesini erken alıp bütün mirasçıların güncel adresleriyle birlikte mahkemeye sunun; mahkemenin kendiliğinden yapacağı araştırma çok daha uzun sürer.

Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanız için hukuki değerlendirme gereklidir.

Post by Av. Fatma Öztürk