Fon Davası İçin Vekâletname 2026: Türkiye’den ve Yurt Dışından Vekâlet, Arabuluculuk ve Sulh İçin Özel Yetki, Apostil, Teminat ve Acil Durumlar (HMK m.71-88) — Süre Talebi Dilekçesi Örneğiyle
21 Eylül 2026

Fon Davası İçin Vekâletname 2026: Türkiye’den ve Yurt Dışından Vekâlet, Arabuluculuk ve Sulh İçin Özel Yetki, Apostil, Teminat ve Acil Durumlar (HMK m.71-88) — Süre Talebi Dilekçesi Örneğiyle

Fon uyuşmazlığında avukatın yapabileceği işlemleri vekâletname belirler. HMK m.74 uyarınca arabuluculuğa başvurma, sulh, ibra, feragat, tahkim ve başka avukatı tevkil için açık yetki gerekir; genel ifadeli bir vekâletname bu işlemler için yeterli değildir. Vekâletname Türkiye’de herhangi bir noterde verilebilir; yurt dışından Türk konsolosluğunda veya bulunulan ülkenin noterinde apostil şerhiyle verilebilir. Vekâletname ulaşmadan süre doluyorsa HMK m.77 mahkemenin kesin süre vererek dava açılmasına izin vermesine imkân tanır. Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşından HMK m.84 uyarınca teminat istenebilir ve teminat süresinde gösterilmezse dava usulden reddedilir.

Vekâletnamede hangi yetkiler olmalı?

Dosyanıza uygun yetki listesini birlikte belirleyelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: Vekâletname, avukatın yapabileceklerinin sınırıdır

Arabuluculuk ve sulh için özel yetki gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.74/1, açıkça yetki verilmemiş ise vekilin sulh olamayacağını, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvuramayacağını, feragat ve ibra edemeyeceğini düzenler.

Yurt dışından iki yol vardır. Vekâletname Türk konsolosluğunda düzenlenebilir veya bulunulan ülkenin noterinde düzenlenip apostil şerhi alınabilir. HMK m.224, yabancı resmî belgelerin Türkiye’de resmî belge niteliği için onayı ve milletlerarası sözleşmeleri düzenler.

Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşından teminat istenebilir. HMK m.84/1-a, Türkiye’de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşının dava açması hâlinde teminat gösterilmesini öngörür; m.85 muafiyet hâllerini sayar.

Neden Ayrı Bir Rehber?

Fon tasfiyesinden etkilenen yatırımcıların önemli bir kısmı, hukuki süreçlerini bir avukat aracılığıyla yürütmeyi tercih eder. Bu tercihin ilk ve en teknik adımı vekâletnamedir.

Vekâletname yalnızca bir formalite değildir. Avukatın hangi işlemleri yapabileceğini belirler. Fon uyuşmazlıklarında ise süreç çoğu zaman tek bir davadan ibaret değildir: kuruluştan belge istenmesi, SPK’ya başvuru, dava öncesi zorunlu arabuluculuk, dava, ihtiyati tedbir, icra takibi ve bazen ceza soruşturması iç içe geçer. Vekâletnamede bu işlemlerden birine ilişkin yetkinin eksik olması, süreci o noktada durdurabilir.

Yatırımcıların bir kısmı da yurt dışında yaşar. Bu yatırımcılar bakımından vekâletnamenin nerede ve nasıl düzenleneceği, Türkiye’de geçerli olup olmayacağı ve vekâletname ulaşana kadar acil işlemlerin nasıl yapılacağı ayrı sorulardır.

Bu yazı, fon uyuşmazlıklarında avukata verilecek vekâletnameyi; kapsamı, özel yetkiler, Türkiye’de ve yurt dışında düzenlenmesi, acil durumlar, teminat, duruşmaya uzaktan katılım ve vekâletin sona ermesi yönlerinden ele alır.

Vekâletnamenin genel türleri vekâletname türleri ve iptali yazımızda ele alındı. Profilinize göre izlenecek yol için durumunuza göre hukuki yol haritası sayfamıza bakabilirsiniz.

Bilgilendirme amaçlıdır. Bu yazı genel bilgi verir; somut bir dosya hakkında hukuki görüş niteliği taşımaz. Vekâletnamenin içeriği, düzenleneceği yerin uygulamasına ve dosyanın ihtiyacına göre değişebilir.

Hukuki Çerçeve: HMK m.71-73 ve TBK m.504

Davayı bir vekil aracılığıyla takip etme hakkı kanunla tanınmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.71/1, dava ehliyeti bulunan herkesin davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabileceğini ve takip edebileceğini düzenler.

Uygulanacak hükümler m.72/1’de belirtilmiştir: davanın vekil aracılığıyla açılması ve takip edilmesinde, kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak üzere Borçlar Kanununun temsile ilişkin hükümleri uygulanır.

Vekâletin kanuni kapsamı m.73/1’de düzenlenmiştir. Davaya vekâlet, kanunda özel yetki verilmesini gerektiren hususlar saklı kalmak üzere, hüküm kesinleşinceye kadar vekilin davanın takibi için gereken bütün işlemleri yapmasına, hükmün yerine getirilmesine, yargılama giderlerinin tahsiline ve buna ilişkin makbuz vermesine yetki verir. m.73/2 ise bu yetkiyi kısıtlamaya yönelik bütün sınırlandırıcı işlemlerin karşı taraf yönünden geçersiz olduğunu düzenler.

Borçlar hukuku bakımından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.504, vekâletin kapsamının sözleşmede açıkça gösterilmemişse görülecek işin niteliğine göre belirleneceğini düzenler. Aynı madde, vekilin özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamayacağını, sulh olamayacağını, hakeme başvuramayacağını, iflas ve konkordato talep edemeyeceğini, bağışlama yapamayacağını ve kefil olamayacağını belirtir.

Bu iki kanun birlikte okunduğunda kural açıktır: genel ifadeli bir vekâletname, fon uyuşmazlığındaki kritik işlemlerin bir kısmı için yeterli değildir.

Genel Yetki ve Özel Yetki: HMK m.74

HMK m.74/1, özel yetki gerektiren işlemleri tek tek sayar. Açıkça yetki verilmemiş ise vekil; sulh olamaz, hâkimi reddedemez, davanın tamamını ıslah edemez, yemin teklif edemez, yemini kabul, iade veya reddedemez, başkasını tevkil edemez, haczi kaldıramaz, müvekkilinin iflasını isteyemez, tahkim ve hakem sözleşmesi yapamaz, konkordato veya yeniden yapılandırma teklifinde bulunamaz, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvuramaz, davadan veya kanun yollarından feragat edemez, karşı tarafı ibra ve davasını kabul edemez, yargılamanın iadesi yoluna gidemez.

Fon uyuşmazlıkları bakımından bu listedeki bazı kalemler özel önem taşır.

Alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurma yetkisi, dava öncesi zorunlu arabuluculuk nedeniyle çoğu dosyada ilk adımda gerekir. Tüketici uyuşmazlıklarında, ticari davalarda ve Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartıdır.

Sulh, ibra ve feragat yetkileri, kuruluşlarla uzlaşma veya kısmi ödeme karşılığında anlaşma ihtimalinde gerekir. Bu yetkiler olmadan avukat, müvekkilinin kabul edeceği bir anlaşmayı bile imzalayamaz.

Tahkim yetkisi, sözleşmesinde tahkim kaydı bulunan yatırımcılar bakımından gerekir.

Başkasını tevkil yetkisi, farklı şehirlerdeki mahkeme ve icra dairelerinde işlem yapılması gerektiğinde avukatın başka bir meslektaşını yetkilendirebilmesini sağlar.

Fon dosyasındaki işlemler ve gereken yetki

İşlemGenel dava vekâleti yeterli mi?Dayanak
Dava açma ve takipDava vekâletnamesiyleHMK m.71, m.73; TBK m.504
Arabulucuya başvurmaHayır, özel yetkiHMK m.74/1
Kuruluşla sulhHayır, özel yetkiHMK m.74/1; TBK m.504
İbra, feragat, kabulHayır, özel yetkiHMK m.74/1
TahkimHayır, özel yetkiHMK m.74/1; TBK m.504
Başka avukatı tevkilHayır, özel yetkiHMK m.74/1
Hükmün yerine getirilmesi ve giderlerin tahsiliKanuni kapsamdaHMK m.73/1
Kuruluşun iflasını istemeHayır, özel yetkiHMK m.74/1; TBK m.504

Fon Uyuşmazlığı İçin Vekâletnamede Yer Alabilecek Yetkiler

Fon uyuşmazlığında avukatın yapacağı işlemler mahkemeyle sınırlı değildir. Vekâletnamenin, dosyanın ilerleyebileceği bütün aşamaları kapsayacak şekilde hazırlanması, sonradan yeni bir vekâletname için noter veya konsolosluğa gitme ihtiyacını ortadan kaldırır.

Kurumlar nezdinde işlemler bakımından vekâletnamede; aracı kuruluşlar, portföy yönetim şirketleri, saklayıcı bankalar, Merkezi Kayıt Kuruluşu, Sermaye Piyasası Kurulu ve diğer kamu kurumları nezdinde bilgi ve belge istemeye ve başvuru yapmaya ilişkin yetkinin açıkça yazılması yararlıdır.

Başvuru yolları bakımından; kişisel verilere ilişkin başvurular, bilgi edinme başvuruları ve bunlara ilişkin itirazlar, Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuru ve idari davalar vekâletnamenin kapsamında olmalıdır.

Ceza yargılaması bakımından; şikâyet, suç duyurusu, katılma, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz ve kanun yollarına başvuru işlemlerinin vekâletnamede yer alması uygulamada tercih edilir.

Para tahsili bakımından, uygulamada “ahzu kabz” olarak anılan para ve mal alma yetkisi ayrıca yazılır. Tasfiye ödemeleri kural olarak yatırımcının kendi hesabına yapıldığından bu yetki tasfiye ödemesi için gerekli olmayabilir; ancak kuruluşla varılacak bir uzlaşmada veya icra yoluyla tahsilde gerekir.

Vekâletnamede yer alabilecek yetki grupları

Yetki grubuKapsamNeden
Dava ve takipHer türlü dava, icra takibi, ihtiyati tedbir ve haciz, kanun yollarıKuruluşa ve sorumlulara karşı talepler
Alternatif çözümArabuluculuk, sulh, ibra, feragat, kabul, tahkimDava şartı arabuluculuk ve uzlaşma
Kurumlar nezdindeAracı kuruluş, saklayıcı banka, MKK, SPK başvurularıBelge toplama ve bilgi edinme
İdari yollarBilgi edinme, itiraz, Kamu Denetçiliği Kurumu, idari davaSPK’ya karşı başvurular
Ceza yoluŞikâyet, suç duyurusu, katılma, itirazSermaye piyasası suçları
TevkilBaşka avukatı yetkilendirmeFarklı şehirlerdeki işlemler
TahsilPara ve mal alma (ahzu kabz)Uzlaşma ve icra yoluyla tahsil

Türkiye’de Vekâletname: HMK m.76

Avukatın dosyaya sunacağı vekâletnamenin şekli kanunla belirlenmiştir. HMK m.76/1, avukatın açtığı veya takip ettiği dava ve işlerde, noter tarafından onaylanan ya da düzenlenen vekâletname aslını veya avukat tarafından onaylanmış aslına uygun örneğini dosyaya konulmak üzere ibraz etmek zorunda olduğunu düzenler.

Bu hükmün yatırımcı açısından pratik sonucu şudur: vekâletname herhangi bir noterde verilebilir. Avukatın bulunduğu şehre gitmek gerekmez. Ankara’daki bir avukata İzmir’deki, Trabzon’daki veya Diyarbakır’daki bir noterden vekâletname verilebilir.

Vekâletname verilirken noterde kimlik belgesiyle bizzat bulunmak gerekir. Avukatın ad, soyad ve baro sicil bilgileri ile vekâletnameye yazılması istenen yetkilerin önceden hazırlanması, noterdeki işlemi hızlandırır.

Avukat, vekâletnamenin aslını bir dosyaya sunduktan sonra, diğer dosyalar için m.76/1 uyarınca kendisi tarafından onaylanmış örneğini kullanabilir. Bu nedenle tek bir kapsamlı vekâletname, fon uyuşmazlığındaki birden çok dosya için yeterli olabilir.

Yurt Dışından Vekâletname: Konsolosluk ve Apostil

Yurt dışında yaşayan yatırımcı için iki yol vardır.

Birinci yol, bulunulan ülkedeki Türk dış temsilciliğidir. Noterlik Kanunu uyarınca yabancı ülkelerde noterlik işlemleri Türk konsoloslukları tarafından yürütülür. Konsoloslukta düzenlenen vekâletname Türk noterlik belgesi niteliğindedir ve Türkiye’de ayrıca onay aranmaksızın kullanılabilir. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün yayımladığı kılavuz, konsolosluklarca düzenlenen vekâletnamelerin Noterler Birliği sistemi üzerinden sorgulanabildiğini göstermektedir.

Konsolosluk işlemlerinde genellikle randevu gerekir. Vekâletnamede yer alacak yetkilerin Türkiye’deki avukat tarafından önceden bir taslak hâlinde hazırlanması, konsoloslukta eksik veya hatalı yetkilendirme yapılmasını önler.

İkinci yol, bulunulan ülkenin noteridir. Bu durumda belgenin Türkiye’de kullanılabilmesi, yabancı resmî belgelere ilişkin kurallara bağlıdır. HMK m.224/1, yabancı devlet makamlarınca hazırlanan resmî belgelerin Türkiye’de bu vasfı taşımasının, belgenin verildiği devletin yetkili makamı veya ilgili Türk konsolosluk makamı tarafından onaylanmasına bağlı olduğunu düzenler.

m.224/2 ise Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmelerin yabancı resmî belgelerin tasdiki ile ilgili hükümlerini saklı tutar. Bu sözleşmelerin başında Yabancı Resmî Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi gelir. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü kılavuzuna göre Sözleşme 16.9.1984 tarih ve 18517 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmış ve Türkiye bakımından 29.09.1985 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Buna göre Sözleşmeye taraf bir ülkenin noterinde düzenlenen vekâletname, o ülkenin yetkili makamından alınacak apostil şerhi ile Türkiye’de kullanılabilir. Sözleşmeye taraf olmayan ülkelerde ise m.224/1 uyarınca Türk konsolosluk onayı gerekir. Her iki durumda da yabancı dildeki vekâletnamenin Türkçe tercümesi uygulamada noter onaylı olarak eklenir.

Yurt dışından vekâletname yolları

YolEk işlemDayanak
Türk konsolosluğundaAyrıca onay gerekmezNoterlik Kanunu
Apostil Sözleşmesine taraf ülkenin noterindeApostil şerhi ve Türkçe tercümeHMK m.224/2; Lahey Sözleşmesi
Sözleşmeye taraf olmayan ülkenin noterindeTürk konsolosluk onayı ve Türkçe tercümeHMK m.224/1

Yabancı unsurlu uyuşmazlıklar yabancı unsurlu fon uyuşmazlıkları yazımızda ele alındı.

Vekâletname Gelmeden Acil İşlem: HMK m.77

Yurt dışından vekâletname birkaç hafta sürebilir. Bu sürede bir süre dolabilir veya acil bir tedbir ihtiyacı doğabilir.

HMK m.77/1 kural olarak vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukatın dava açamayacağını ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamayacağını düzenler. Aynı fıkra önemli bir istisna tanır: gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir.

Sürenin sonucu da aynı fıkrada belirtilmiştir: bu süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış veya işlemler yapılmamış sayılır.

m.77/2, izin verilmesine rağmen haklı bir sebep olmaksızın süresi içinde vekâletname ibraz etmeyen avukatın celse harcı ile diğer yargılama giderleri ve karşı tarafın uğradığı zararları ödemeye mahkûm edileceğini düzenler.

Fon dosyasında bu hüküm iki durumda işe yarar. Birincisi zamanaşımıdır: TBK m.154 uyarınca zamanaşımını dava açmak keser; süre dolmak üzereyse vekâletname beklenmeden dava açılabilir. İkincisi tedbirdir: tasfiye ödemesinin yanlış bir hesaba yapılmasını önlemek gibi acil durumlarda ihtiyati tedbir talebi gecikmeden sunulabilir.

Yurt Dışında Yaşayan Türk Vatandaşı ve Teminat: HMK m.84-88

Yurt dışında yaşayan yatırımcıların sıklıkla gözden kaçırdığı bir yükümlülük vardır.

HMK m.84/1-a, Türkiye’de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşının dava açması, davacı yanında davaya müdahil olarak katılması veya takip yapması hâlinde, davalı tarafın muhtemel yargılama giderlerini karşılayacak uygun bir teminat gösterilmesini öngörür.

Muafiyet hâlleri m.85/1’de sayılmıştır: davacının adli yardımdan yararlanması; davacının yurt içinde istenen teminatı karşılamaya yeterli taşınmaz malının veya aynî teminatla güvence altına alınmış bir alacağının bulunması; davanın sırf küçüğün menfaatlerini korumaya yönelik olarak açılmış olması; ilama bağlı alacak için ilamlı icra takibi yapılmış olması.

Usul bakımından m.86/1, teminata mahkemece kendiliğinden karar verileceğini; m.87/1, teminatın tutarını ve şeklini hâkimin serbestçe tayin edeceğini düzenler.

Sonuç bakımından m.88/1 kesin bir kural koyar: hâkim tarafından belirlenen kesin süre içinde teminat gösterilmezse dava usulden reddedilir.

Yabancı uyruklu yatırımcılar bakımından ise ayrı bir hüküm uygulanır: 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.48, yabancıların teminat yükümlülüğünü ve karşılıklılık hâlinde muafiyeti düzenler.

Teminat bakımından yatırımcının durumu

DurumTeminatDayanak
Türkiye’de yaşayan Türk vatandaşıKural olarak istenmezHMK m.84
Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşıİstenirHMK m.84/1-a
Türkiye’de yeterli taşınmazı olanİstenmezHMK m.85/1-b
Adli yardımdan yararlananİstenmezHMK m.85/1-a
Yabancı uyruklu yatırımcıİstenir; karşılıklılıkta muafiyetMÖHUK m.48
Teminat süresinde gösterilmezseDava usulden reddedilirHMK m.88/1

Adli yardım feragat, kabul, sulh ve adli yardım yazımızda ele alındı.

Duruşmaya Uzaktan Katılım: HMK m.149

Avukatla çalışan yatırımcının duruşmalara katılması kural olarak zorunlu değildir; avukat duruşmaları takip eder. Yine de yatırımcının duruşmada bulunması istenebilir veya gerekebilir.

HMK m.149/1, mahkemenin taraflardan birinin talebi üzerine talep eden tarafın veya vekilinin aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmalarına ve usul işlemleri yapabilmelerine karar verebileceğini düzenler.

m.149/2 aynı imkânı tanık, bilirkişi ve uzman bakımından da tanır. Bu hüküm, farklı şehirlerde veya ülkelerde bulunan yatırımcılar ve tanıklar bakımından yargılamanın yürütülmesini kolaylaştırır.

Özel Durumlar

Vekâletnameyi kimin vereceği, fon paylarının kimin adına tutulduğuna ve yatırımcının kim olduğuna göre değişir.

Mirasçılar bakımından her mirasçının ayrı ayrı vekâletname vermesi gerekir. Vekâlet ilişkisi mirasbırakanın ölümüyle kural olarak sona erdiğinden, mirasbırakanın sağlığında verdiği vekâletname mirasçılar için kullanılamaz.

Çocuk adına vekâletnameyi velayet sahibi ana ve baba verir. Vesayet altındaki kişi adına vekâletnameyi vasi verir; ancak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.462/8 uyarınca vasinin dava açması ve sulh olması vesayet makamının iznine bağlıdır.

Şirket adına vekâletnameyi şirketi temsile yetkili kişi verir; yetki, imza sirküleri veya ticaret sicili kaydıyla gösterilir.

Site ve apartman yönetimlerinde yönetici adına verilecek vekâletnamenin, kat malikleri kurulunun yetkilendirme kararına dayanması gerekir.

Birden çok yatırımcının aynı avukatla çalışması hâlinde her yatırımcı kendi vekâletnamesini verir. Her yatırımcının talebi kendi pay oranına ve kendi kayıtlarına göre değerlendirilir.

Ayrıntılar mirasçıların hakları, çocuk ve vesayet, site yönetimi ve toplu dava yazılarımızda ele alındı.

Kimlere Vekâlet Verilmemeli?

Büyük çaplı yatırımcı kayıplarının ardından, mağdurlara “paranızı kurtarırız” vaadiyle ulaşan ve karşılığında geniş yetkili bir vekâletname isteyen kişiler ortaya çıkabilir. Bu durum, fon zararının üzerine ikinci bir kayıp riski ekler.

Yargı mercileri önünde dava açmak ve takip etmek kural olarak baroda kayıtlı avukatların işidir. HMK m.76/1 de vekâletname ibraz yükümlülüğünü avukat bakımından düzenler. Avukat olmayan bir kişiye verilen vekâletname, onu dava açmaya yetkili kılmaz; ancak banka işlemleri, para çekme veya mal devri gibi yetkiler içeriyorsa, bu yetkilerin kötüye kullanılması mümkündür.

Bu nedenle yatırımcının dikkat etmesi gereken üç husus vardır. Birincisi, vekâlet verilecek kişinin baro kaydının kontrol edilmesidir; baro sicil numarası baroların ve Türkiye Barolar Birliğinin kayıtlarından doğrulanabilir. İkincisi, vekâletnamenin yalnızca fon uyuşmazlığıyla ilgili işlemleri kapsayacak şekilde hazırlanmasıdır. Üçüncüsü, banka hesaplarından para çekme, taşınmaz devri veya kredi kullanma gibi fon uyuşmazlığıyla ilgisi olmayan yetkilerin vekâletnameye konulmamasıdır.

Kapsamın nasıl sınırlanacağı da önemlidir. HMK m.73/2, dava vekâletinin kanuni kapsamını kısıtlamaya yönelik bütün sınırlandırıcı işlemlerin karşı taraf yönünden geçersiz olduğunu düzenler. Dolayısıyla sınırlama, vekâletnamenin dışında verilen talimatlarla değil, vekâletnamenin konusu ve verilen yetkilerin kendisiyle yapılmalıdır.

Verilmiş bir vekâletname de her zaman geri alınabilir. TBK m.512, vekâlet verenin sözleşmeyi her zaman tek taraflı olarak sona erdirebileceğini düzenler. Uygulamada azil noter aracılığıyla yapılır ve vekile tebliğ edilir; vekâletnamenin kullanıldığı kurumlara da ayrıca bildirim yapılması önerilir. m.514 uyarınca vekilin sona ermeyi öğrenmeden önce yaptığı işlerden vekâlet veren sorumlu olduğundan, azlin gecikmeden tebliği önem taşır.

Genel vekâletname uygulaması vekâletname türleri ve iptali yazımızda ele alındı.

Adım Adım Hazırlık

Vekâletname işlemi, önceden hazırlık yapıldığında kısa sürer. Noterde veya konsoloslukta yapılacak işlem öncesinde şu adımlar izlenebilir.

Vekâletname öncesi hazırlık

AdımYapılacak işNot
1Avukatın ad, soyad ve baro sicil bilgilerini alınBaro kaydını doğrulayın
2Yetki listesini avukatla birlikte belirleyinArabuluculuk, sulh, ibra ve tevkil yetkilerini kontrol edin
3Konu ve kapsamı fon uyuşmazlığıyla sınırlayınİlgisiz banka ve mal devri yetkilerini koymayın
4Türkiye’de herhangi bir notere veya yurt dışında konsolosluğa başvurunKonsolosluk için randevu alın
5Yabancı noterde düzenlendiyse apostil veya konsolosluk onayı alınTürkçe tercümeyi ekleyin
6Aslını avukata ulaştırın, bir örneğini saklayınKargo takip bilgisini not edin
7Yurt dışındaysanız teminat durumunu avukatla değerlendirinHMK m.84-85

Vekâletin Sona Ermesi: TBK m.512-514 ve HMK m.81-83

Vekâlet ilişkisi her zaman sona erdirilebilir. TBK m.512, vekâlet verenin ve vekilin her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebileceğini; ancak uygun olmayan zamanda sona erdiren tarafın diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğunu düzenler.

Kendiliğinden sona erme m.513/1’de düzenlenmiştir: sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona erer. m.513/2, vekâletin sona ermesi vekâlet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa, vekilin işleri vekâlet veren veya mirasçısı işleri görebilecek duruma gelinceye kadar sürdürmekle yükümlü olduğunu belirtir.

m.514 ise vekilin sözleşmenin sona erdiğini öğrenmeden önce yaptığı işlerden vekâlet verenin veya mirasçılarının sözleşme devam ediyormuş gibi sorumlu olduğunu düzenler.

Davaya etkisi bakımından HMK m.81/1, vekilin azli veya istifasının mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi gerektiğini düzenler.

m.82/1 uyarınca istifa eden vekilin görevi, istifanın müvekkile tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam eder. m.83/1 uyarınca vekilin azli hâlinde vekâlet veren davayı takip etmez ve iki hafta içinde başka bir vekil görevlendirmez ise tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır.

Vekâletin sona ermesi

DurumSonuçDayanak
Azil veya istifaHer zaman mümkün; uygun olmayan zamanda zararTBK m.512
Mahkemeye bildirimDilekçe veya tutanak şartıHMK m.81/1
İstifaTebliğden itibaren iki hafta görev sürerHMK m.82/1
Azilİki haftada yeni vekil yoksa yokluk hükümleriHMK m.83/1
Vekâlet verenin ölümüKural olarak kendiliğinden sona ererTBK m.513/1
Menfaat tehlikedeVekil işleri geçici olarak sürdürürTBK m.513/2
Sona ermeyi bilmeden yapılan işlerVekâlet veren sorumludurTBK m.514

Avukatlık Ücreti ve Yargılama Giderleri

Avukatlık ücreti, avukat ile müvekkil arasında kararlaştırılır. Türkiye Barolar Birliğinin her yıl yayımladığı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi bu konuda asgari bir çerçeve oluşturur. Ücretin yazılı bir sözleşmeyle belirlenmesi, taraflar arasında sonradan çıkabilecek tartışmaları önler.

Bundan ayrı olarak, davanın kazanılması hâlinde mahkeme karşı tarafı yargılama giderleri ile vekâlet ücretine mahkûm eder. Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti fon davasında yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yazımızda ele alındı.

Vekâletname Sunulması İçin Süre Talebi Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki metin, yurt dışında yaşayan bir yatırımcı adına, vekâletname Türkiye’ye ulaşmadan zamanaşımını kesmek için dava açılırken HMK m.77 uyarınca süre istenmesi için hazırlanmış bir çerçevedir. Talep, dava dilekçesiyle birlikte ya da ayrı bir dilekçeyle sunulabilir.

[ ] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO: [Esas No / yeni dava]

DAVACI: [Ad Soyad] — [TC Kimlik No] — [Yurt dışındaki adresi]

VEKİLİ: Av. [Ad Soyad] — [Adres]

DAVALI: [Kuruluş Unvanı] — [Adres]

KONU: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.77 uyarınca vekâletnamenin sunulması için kesin süre verilmesi talebimizdir.

AÇIKLAMALAR

1. Davacı, [ülke] ülkesinde yaşamakta olup nezdinde [fon adı ve kodu] unvanlı fonun katılma paylarını satın aldığı davalı kuruluşa karşı bugün dava açılmıştır.

2. Davacı, [tarih] tarihinde [şehir] Türk Başkonsolosluğundan vekâletname düzenletmek için randevu almış; ancak randevu tarihi [tarih] olarak belirlenmiştir. Randevu belgesi ve davacının bu dava için tarafımızı yetkilendirdiğine ilişkin yazılı beyanı dilekçemiz ekindedir.

Gecikmesinde zarar bulunması — 6100 sayılı Kanun m.77 ile 6098 sayılı Kanun m.154

Davacının talebine uygulanabilecek zamanaşımı süresinin [tarih] tarihinde dolma ihtimali bulunmaktadır. Türk Borçlar Kanununun 154. maddesi uyarınca zamanaşımını dava açılması keser; davalı kuruluşa daha önce gönderilen ihtarname ise zamanaşımını kesmemiştir. Vekâletnamenin konsolosluk randevusunu beklemesi hâlinde davacının hakkı telafisi imkânsız biçimde kaybedilebilecektir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 77. maddesinin birinci fıkrası, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkemenin vereceği kesin süre içinde vekâletnamenin getirilmesi koşuluyla avukatın dava açmasına izin verebileceğini öngörmektedir. Somut durum bu hükmün öngördüğü hâlin tipik örneğidir.

Talebin karşı tarafa etkisi — 6100 sayılı Kanun m.77

Davalının, vekâletname sunulmadan açılan davanın geçersiz olduğunu ileri sürmesi beklenebilir. Ancak anılan maddenin sistemi davalıyı zaten korumaktadır: verilecek kesin süre içinde vekâletname sunulmaz veya davacı yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle bildirmezse dava açılmamış sayılacak; avukat da ikinci fıkra uyarınca yargılama giderlerinden ve karşı tarafın zararından sorumlu olacaktır. Bu nedenle süre verilmesi davalının hiçbir hakkını zedelemez.

Teminat — 6100 sayılı Kanun m.84, m.85 ve m.87

Davacının Türkiye’de mutad meskeni bulunmadığından anılan Kanunun 84. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca teminat gösterilmesi gerekebilecektir. [Davacının Türkiye’de teminatı karşılamaya yeterli taşınmazı bulunmaktadır; tapu kaydı ektedir.] Teminata karar verilmesi hâlinde tutarının 87. madde uyarınca dosyanın niteliğine uygun olarak belirlenmesini ve teminat için vekâletname süresiyle uyumlu bir süre verilmesini talep ederiz.

HUKUKİ SEBEPLER: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.71, m.76, m.77, m.84, m.85, m.87; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.154 ve ilgili mevzuat.

EKLER: Konsolosluk randevu belgesi; davacının yetkilendirme beyanı; [varsa] tapu kaydı; kimlik belgesi örneği.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; vekâletnamenin sunulması için 6100 sayılı Kanunun 77. maddesi uyarınca [konsolosluk randevusunu ve belgenin Türkiye’ye ulaşma süresini karşılayacak] kesin süre verilmesine, [teminata karar verilmesi hâlinde teminat için aynı süre içinde uygun bir süre tanınmasına] karar verilmesini saygıyla talep ederiz.

Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]

Verilen süre kesindir. Süre içinde vekâletname sunulmazsa HMK m.77/1 uyarınca dava açılmamış sayılır; bu nedenle konsolosluk randevusu ve belgenin Türkiye’ye ulaşma süresi talep edilirken gerçekçi hesaplanmalıdır.

Sık Yapılan Hatalar

Birinci hata, genel ifadeli bir vekâletnameyi yeterli saymaktır. HMK m.74/1 sayılan işlemler için açık yetki arar.

İkinci hata, arabuluculuk yetkisini unutmaktır. Dava şartı arabuluculuk olan dosyalarda bu yetki ilk adımda gerekir.

Üçüncü hata, sulh ve ibra yetkisini vermemektir. Kuruluşla varılacak bir uzlaşma bu yetkiler olmadan imzalanamaz.

Dördüncü hata, vekâletname için avukatın şehrine gitmek gerektiğini sanmaktır. HMK m.76 herhangi bir noterde düzenlenen vekâletnameyi kabul eder.

Beşinci hata, yabancı noterde düzenlenen vekâletnamede apostili veya onayı unutmaktır. HMK m.224 bu onayı arar.

Altıncı hata, vekâletname beklenirken zamanaşımını kaçırmaktır. HMK m.77 acil hâllerde vekâletnamesiz dava açılmasına imkân tanır.

Yedinci hata, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşı için teminat yükümlülüğünü öngörmemektir. HMK m.84/1-a teminat ister, m.88/1 teminatsız davanın usulden reddini öngörür.

Sekizinci hata, “paranızı kurtarırız” vaadiyle ulaşan kişilere geniş yetkili vekâletname vermektir. Banka işlemleri ve para çekme yetkileri fon uyuşmazlığı için gerekli değildir.

Dokuzuncu hata, mirasbırakanın vekâletnamesiyle işlem yapmaya devam etmektir. TBK m.513/1 uyarınca vekâlet kural olarak ölümle sona erer.

Onuncu hata, vasinin izin almadan dava açmasıdır. TMK m.462/8 dava açmayı vesayet makamının iznine bağlar.

On birinci hata, azilden sonra yeni vekil atamayı geciktirmektir. HMK m.83/1 uyarınca iki hafta içinde yeni vekil atanmazsa yokluk hükümleri uygulanır.

Sıkça Sorulan Sorular

Fon davası için avukata vekâlet vermek zorunlu mu?

Hayır. HMK m.71/1, dava ehliyeti bulunan herkesin davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabileceğini ve takip edebileceğini düzenler.

Genel dava vekâletnamesi hangi işlemleri kapsar?

HMK m.73/1 uyarınca, özel yetki gerektiren hususlar saklı kalmak üzere, hüküm kesinleşinceye kadar davanın takibi için gereken bütün işlemleri, hükmün yerine getirilmesini ve yargılama giderlerinin tahsilini kapsar.

Arabuluculuğa başvurmak için özel yetki gerekir mi?

Evet. HMK m.74/1, açıkça yetki verilmemiş ise vekilin alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvuramayacağını düzenler.

Kuruluşla sulh için vekâletnamede ne yazmalı?

HMK m.74/1 ve TBK m.504 uyarınca sulh, ibra, feragat ve kabul yetkilerinin vekâletnamede açıkça yer alması gerekir.

Vekâletname için avukatın bulunduğu şehre gitmem gerekir mi?

Hayır. HMK m.76/1, noter tarafından onaylanan veya düzenlenen vekâletnameyi arar; vekâletname Türkiye’deki herhangi bir noterde verilebilir.

Avukat birden çok dosya için tek vekâletname kullanabilir mi?

HMK m.76/1 uyarınca avukat, vekâletname aslının veya kendisi tarafından onaylanmış aslına uygun örneğinin dosyaya konmasıyla işlem yapabilir; kapsamlı tek bir vekâletname birden çok dosya için yeterli olabilir.

Yurt dışından vekâletname nasıl verilir?

Bulunulan ülkedeki Türk konsolosluğunda düzenletilebilir veya o ülkenin noterinde düzenlenip Apostil Sözleşmesine taraf ülkelerde apostil şerhi, taraf olmayan ülkelerde Türk konsolosluk onayı alınır.

Konsoloslukta düzenlenen vekâletname için ayrıca onay gerekir mi?

Hayır. Konsoloslukta düzenlenen vekâletname Türk noterlik belgesi niteliğindedir ve Türkiye’de ayrıca onay aranmaksızın kullanılabilir.

Yabancı noterde düzenlenen vekâletname Türkiye’de geçerli mi?

HMK m.224/1 uyarınca yetkili makam veya Türk konsolosluğu onayı gerekir; m.224/2 uyarınca Türkiye’nin taraf olduğu Apostil Sözleşmesi saklıdır ve taraf ülkelerde apostil şerhi yeterlidir.

Apostil Sözleşmesi Türkiye’de ne zamandan beri yürürlükte?

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü kılavuzuna göre Yabancı Resmî Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi 16.9.1984 tarih ve 18517 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmış ve Türkiye bakımından 29.09.1985’te yürürlüğe girmiştir.

Vekâletname gelmeden süre dolacaksa ne yapılır?

HMK m.77/1 uyarınca gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekâletnamenin getirilmesi koşuluyla avukatın dava açmasına izin verebilir.

Kesin süre içinde vekâletname verilmezse ne olur?

HMK m.77/1 uyarınca asıl taraf işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle bildirmedikçe dava açılmamış sayılır; m.77/2 uyarınca haklı sebep olmaksızın vekâletname sunmayan avukat giderlerden ve karşı tarafın zararından sorumlu olur.

Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşından teminat istenir mi?

Evet. HMK m.84/1-a, Türkiye’de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşının dava açması hâlinde davalının muhtemel yargılama giderleri için teminat gösterilmesini öngörür.

Teminattan hangi durumlarda muaf olunur?

HMK m.85/1 uyarınca adli yardımdan yararlanma, yurt içinde yeterli taşınmaz veya aynî teminatlı alacak bulunması, sırf küçüğün menfaatine açılan dava ve ilamlı icra takibi hâllerinde teminat istenemez.

Teminat gösterilmezse ne olur?

HMK m.88/1 uyarınca hâkim tarafından belirlenen kesin süre içinde teminat gösterilmezse dava usulden reddedilir.

Duruşmaya yurt dışından katılabilir miyim?

HMK m.149/1 uyarınca mahkeme, talep üzerine tarafın veya vekilinin ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılmasına karar verebilir.

Avukatımı azledersem dava ne olur?

HMK m.81/1 uyarınca azil mahkemeye dilekçeyle bildirilmelidir; m.83/1 uyarınca iki hafta içinde başka vekil görevlendirilmezse tarafın yokluğu hükümleri uygulanır.

Avukat istifa ederse dava hemen durur mu?

Hayır. HMK m.82/1 uyarınca istifa eden vekilin görevi, istifanın müvekkile tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam eder.

Vekâlet veren vefat ederse vekâletname geçerli kalır mı?

TBK m.513/1 uyarınca sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça vekâlet ölümle kendiliğinden sona erer; mirasçılar ayrıca vekâletname verir. m.513/2 menfaatin tehlikeye düştüğü hâllerde vekilin işleri geçici olarak sürdürmesini öngörür.

Vasi çocuk veya kısıtlı adına fon davası için vekâlet verebilir mi?

Verebilir; ancak TMK m.462/8 uyarınca vasinin dava açması ve sulh olması vesayet makamının iznine bağlıdır.

İlgili Rehberler

Yurt dışındaysanız süreyi planlayın

Konsolosluk randevusu ve teminat birlikte değerlendirilmeli. 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Vekâletnamenin kapsamını ve yurt dışından işlemleri birlikte planlayalım. Telefon: 0554 648 37 15

İletişime Geçin

Bu içerik sermaye piyasası hukuku alanındadır.

Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi  ·  Tasfiye edilen fonlar listesi  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk