Fon Mağduru Avukat Tutmak Zorunda mı? 2026 — Avukatsız Dava Riski, Karşı Vekâlet Ücreti, Avukatlık Ücreti ve Başarıya Bağlı Ücret (Av.K. m.35, 163, 164, 174; HMK m.323-330; AAÜT 2025-2026) (Ücret Sözleşmesi Örneğiyle)
21 Eylül 2026

Fon Mağduru Avukat Tutmak Zorunda mı? 2026 — Avukatsız Dava Riski, Karşı Vekâlet Ücreti, Avukatlık Ücreti ve Başarıya Bağlı Ücret (Av.K. m.35, 163, 164, 174; HMK m.323-330; AAÜT 2025-2026) (Ücret Sözleşmesi Örneğiyle)

Fon mağdurunun avukat tutması kanunen zorunlu değildir: Türk hukuk yargılamasında kişinin kendi davasını bizzat açıp takip etmesine engel yoktur; Avukatlık Kanunu m.35’teki tekel, başkasının hakkını dava etmeye ve savunmaya ilişkindir. Tasfiye payını almak için de avukata gerek yoktur; tasfiyeden elde edilen nakit, tasfiyeyi yürüten bankaca mutabakatı yapılmış saklama hesabına katılma payı oranında aktarılır. Avukat; tazminat davasında, SPK kararına karşı iptal davasında, ceza soruşturmasına katılmada ve tahsil aşamasında belirleyici hâle gelir. Avukatsız kaybedilen davada karşı tarafın vekâlet ücreti yine ödenir (HMK m.323/1-ğ, m.326); kazanılan davada ise avukatsız taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez (HMK m.330). Avukatlık ücreti serbestçe kararlaştırılır (Av.K. m.163), tarifenin altında olamaz ve yüzde olarak belirlenirse yüzde yirmi beşi aşamaz (m.164).

Avukata gerçekten ihtiyacınız var mı?

Dosyanızın hangi aşamasında avukat gerektiğini birlikte netleştirelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: Avukat zorunlu değil, ama bedeli yanlış hesaplanan bir tercih

Kanunda zorunluluk yok. Yatırımcı SPK’ya şikâyet edebilir, TSPB Müşteri Uyuşmazlıkları Hakem Heyetine başvurabilir, arabuluculuğa katılabilir ve davasını kendisi açabilir. Avukatlık tekeli, başkası adına iş takibini yasaklar; kişinin kendi hakkını aramasını değil.

Kaybetmenin bedeli asimetrik. Banka ve portföy yönetim şirketleri davalarını avukatla takip eder. Davanın reddedilen kısmı için yatırımcı, avukatı olsun ya da olmasın, karşı tarafın vekâlet ücretini öder; 1.000.000 TL’lik reddedilen bir talepte bu tutar 2026 tarifesine göre 156.000 TL’dir. Avukatsız kazanan yatırımcı ise vekâlet ücreti alamaz.

Ücretin sınırı kanunda. Ücret yazılı sözleşmeyle belirlenmelidir; yüzde olarak kararlaştırılırsa hükmolunacak şeyin değerinin yüzde yirmi beşini aşamaz, tarifedeki asgari tutarın altında da olamaz. Fon dosyasında en önemli ayrıntı, yüzdenin hangi tutar üzerinden hesaplanacağıdır: tasfiye kapsamında zaten ödenecek pay bu hesaba girmemelidir.

Bu Yazı Kimin İçin?

SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla yedi portföy yönetim şirketinin TEFAS’ta işlem gören fonları işleme kapatıldı ve 131 fonun tasfiyesine karar verildi. Kararın 500 binin üzerinde yatırımcıyı doğrudan ilgilendirdiği kamuoyuna yansıdı. Bu yatırımcıların büyük bölümünün ilk sorusu aynı: Avukat tutmam gerekiyor mu, gerekiyorsa ne kadar öderim ve kime güvenebilirim?

Kararın ardından geçen günlerde yatırımcılara çok sayıda teklif ulaştı. Bir kısmı avukatlardan, bir kısmı avukat olmayan danışmanlardan, bir kısmı da doğrudan dolandırıcılardan geldi. Aynı dönemde sosyal medya grupları “toplu dava” ve “vekâlet toplama” duyurularıyla doldu. Bu ortamda yanlış karar vermenin iki yolu var: Hiç ihtiyaç yokken yüksek bir ücret taahhüdü altına girmek ya da gerçekten avukat gereken bir aşamada süreleri kaçırmak.

Bu yazı, avukat tutmanın hukuki bir zorunluluk olup olmadığını, hangi işleri kendi başınıza yapabileceğinizi, hangi aşamada avukatın belirleyici olduğunu, avukatlık ücretinin kanuni sınırlarını, 2026 tarifesindeki asgari tutarları ve fon dosyasına özgü başarıya bağlı ücretin nasıl kurulması gerektiğini ele alır. Sonunda, fon uyuşmazlığına uyarlanmış bir avukatlık ücret sözleşmesi örneği yer alıyor.

Bilgilendirme amaçlıdır. Bu yazı bir avukatlık bürosunun sitesinde yayımlanıyor. Bu nedenle avukata ihtiyacınız olmayan durumları da açıkça yazdık. Yazı genel bilgi verir; somut bir dosya hakkında hukuki görüş niteliği taşımaz. Ücret tutarları, yazının yayımlandığı tarihte yürürlükte olan 2025-2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göredir. Yatırım tavsiyesi değildir.

Avukat Tutmak Kanunen Zorunlu mu?

Hayır. Türk hukuk yargılamasında taraflar için avukatla temsil zorunluluğu yoktur. Dava ehliyetine sahip olan kişi, davasını kendisi açabilir, dilekçelerini kendisi yazabilir, duruşmalara kendisi katılabilir. Aynı durum idari yargı ve ceza soruşturması için de geçerlidir: SPK kararına karşı iptal davasını da, savcılığa şikâyeti de avukatsız yapabilirsiniz.

Karıştırılan nokta, Avukatlık Kanununun 35. maddesidir. Bu madde; kanun konularında mütalaa vermeyi, mahkeme ve hakem önünde gerçek ve tüzel kişilerin haklarını dava etmeyi ve savunmayı, adli işlemleri takip etmeyi ve bu işlere ait evrakı düzenlemeyi baroda yazılı avukatlara ayırır. Tekel, başkası adına yapılan işe ilişkindir. Sizin adınıza dava açabilecek, sizin adınıza dilekçe yazıp takip edebilecek tek meslek avukatlıktır; ama kendi davanızı kendiniz yürütmeniz bu tekelin konusu değildir.

Bu ayrımın pratik bir sonucu vardır. “Fon mağdurlarına hukuki destek” adıyla hizmet sunan, avukat olmayan danışmanlık şirketleri veya kişiler sizin adınıza dava açamaz, sizi mahkemede ya da arabuluculukta temsil edemez. Böyle bir kişiye vekâlet vermeniz, işinizi yürütebilecek birini değil, yalnızca paranıza ve kişisel verilerinize erişebilecek birini yetkilendirmek anlamına gelir. Bu konudaki uyarılar “fon zararınızı geri alıyoruz” diyenlere dikkat yazımızda ayrıntılı olarak ele alındı.

Hangi aşamada avukat zorunlu?

AşamaAvukat zorunlu mu?Pratikte ne değişir?
Tasfiye payının hesaba yatmasıHayırÖdeme kendiliğinden yapılır; avukat süreci hızlandıramaz
SPK’ya şikâyetHayıre-Devlet üzerinden bireysel olarak yapılabilir
TSPB Hakem HeyetiHayırÜcretsiz bir mahkeme dışı yoldur; parasal sınırı vardır
Dava şartı arabuluculukHayırKarşı taraf avukatla gelir; anlaşma tutanağı ilam niteliği taşıyabilir
Tüketici veya asliye ticaret davasıHayırKesin süreler, bilirkişi ve karşı vekâlet ücreti riski
SPK kararına karşı iptal davasıHayırAltmış günlük süre ve idari yargı usulü
Savcılığa şikâyet ve katılmaHayırKatılan olarak delil ve itiraz haklarının kullanımı

Arabuluculuk bakımından da durum aynıdır. Tarafların arabuluculuk görüşmelerine avukatla katılması zorunlu tutulmamıştır. Ancak fon uyuşmazlığında karşınızdaki banka veya portföy yönetim şirketi görüşmeye her zaman hukuk birimi veya dış avukatıyla katılır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/4 uyarınca taraflar ve avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklarda ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Aynı maddenin beşinci fıkrasına göre anlaşmaya varılan hususlar hakkında artık dava açılamaz. Yani arabuluculukta imzaladığınız bir metin, o konudaki dava hakkınızı sona erdirebilir. Bu nedenle bir anlaşma metnine imza atmadan önce içeriğini anlamak, bir dava dilekçesi yazmak kadar önemlidir.

Tasfiye Payınızı Almak İçin Avukata İhtiyacınız Yok

En sık karşılaştığımız yanlış kanaat, tasfiye ödemesini alabilmek için vekâlet vermek gerektiğidir. Bu doğru değildir. SPK’nın tasfiye usul ve esaslarına göre fon portföyündeki varlıklar tasfiyeyi yürüten bankaca nakde çevrilir; elde edilen nakit, bankanın belirleyeceği dönemlerde yatırımcıların mutabakatı sağlanmış bireysel saklama hesaplarına, sahip oldukları katılma payı oranında aktarılır. Tera Portföy fonlarında Türkiye İş Bankası, diğer fonlarda Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası bu görevi yürütür. Tasfiye süresi, SPK’nın 20.09.2026 tarihli ve 59/1710 sayılı kararıyla üç aydan altı aya çıkarıldı.

Bu ödeme bir dava sonucu değildir; yatırımcının herhangi bir başvurusuna da bağlı değildir. Hiçbir avukat, danışman veya kurum bu ödemeyi hızlandıramaz, artıramaz ya da “kurtaramaz”. Ödeme takviminin ayrıntıları fon param ne zaman hesabıma yatar yazımızda anlatıldı.

Bu tespitin ücret bakımından önemli bir sonucu vardır: Tasfiye kapsamında size zaten ödenecek pay, bir avukatın emeğiyle elde edilen bir değer değildir. Başarıya bağlı ücretin bu pay üzerinden hesaplanması, yatırımcıyı kendi parasının bir kısmını avukata ödemek durumunda bırakır. Aşağıda ücret sözleşmesinin bu noktada nasıl kurulması gerektiğini ayrıca ele aldık.

Ödeme aşamasında avukat desteğinin gerçekten işe yarayabileceği birkaç özel durum vardır: fonun ortak hesapta tutulması ve ödemenin kime yapılacağının tartışmalı olması, yatırımcının vefat etmiş olması ve paranın mirasçılara intikali, hesaba haciz gelmesi ya da bankanın ödeme karşılığında bir ibra veya uzlaşma metni imzalatmak istemesi. Mirasçılar için fon yatırımcısı vefat etti, ibra metinleri için banka ibra veya uzlaşma metni imzalatmak istiyor yazılarımıza bakabilirsiniz.

Avukatsız Yapabileceğiniz İlk Adımlar

Dava açıp açmayacağınıza karar vermeden önce yapılabilecek birçok iş vardır ve bunların hiçbiri avukat gerektirmez. Bu adımlar hem dosyanızı güçlendirir hem de bir avukatla görüştüğünüzde değerlendirmenin daha hızlı ve isabetli yapılmasını sağlar.

Avukatsız atılabilecek adımlar

AdımNe işe yarar?MaliyetRehber
Hesap ve işlem kayıtlarını toplamakYatırım tutarını, tarihleri ve talimatları belgelerÜcretsizİspat ve deliller
Kişisel verilere erişim başvurusuUygunluk testi, ses kaydı ve risk profili gibi kayıtları isterKural olarak ücretsizKVKK başvurusu
SPK’ya şikâyetKuruluş hakkında idari inceleme başlatılmasını sağlarÜcretsizSPK’ya şikâyet
TSPB Hakem Heyetine başvuruBelirli tutara kadar mahkeme dışı çözüm imkânı sunarÜcretsizTSPB Hakem Heyeti
Süreleri takvime işlemekHak düşürücü süre ve zamanaşımı kaybını önlerÜcretsizSüre hesaplama aracı

Bu adımların ortak özelliği, davanın yerini tutmamalarıdır. SPK şikâyeti kuruluş hakkında idari bir inceleme başlatır; size tazminat ödenmesini sağlamaz. Hakem heyeti kararının bağlayıcılığı ve parasal sınırı ise dosyanın büyüklüğüne göre değerlendirilmelidir. Yani bu adımlar davaya hazırlıktır; zararın tazmini için kural olarak dava ya da arabuluculuk gerekir.

Avukatın Belirleyici Olduğu Durumlar

Avukata ihtiyaç, zararın büyüklüğünden çok dosyanın hukuki karmaşıklığına bağlıdır. Aşağıdaki durumlarda uyuşmazlık birden fazla kanunun, birden fazla davalının ve kesin sürelerin kesiştiği bir alana girer. Bu durumlarda yapılan bir usul hatası, esas bakımından haklı olan yatırımcının davayı kaybetmesine yol açabilir.

Avukat desteğinin öne çıktığı durumlar

DurumNeden karmaşık?Kritik süreRehber
Tasfiye bakiyesi yatırılan tutarın altında kaldıSorumluluk temeli, doğru davalı ve zarar hesabı birlikte kurulmalıTBK m.72 zamanaşımıFon zararı nasıl hesaplanır
Fon size uygun olmadığı hâlde satıldıMüşteri sınıflandırması, uygunluk testi ve ispat yüküZamanaşımıUygunsuz satış
SPK kararının hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsunuzİdari yargı usulü, dava ehliyeti ve yürütmenin durdurulması17.09.2026 ilanına göre son gün 16 Kasım 2026İşleme kapatma kararı
Ceza soruşturmasında mağdursunuzKatılma, delil talebi ve kovuşturmaya yer olmadığı kararına itirazİtirazda on beş günKatılan ve mağdur hakları
Şirket parası fonda kaldıTicari dava, dava şartı arabuluculuk ve profesyonel müşteri itirazıZamanaşımıTicari arabuluculuk
Krediyle fona yatırım yapıldıKredi borcu, temerrüt ve fon zararı ayrı hukuki ilişkilerdirKredi ihtarındaki sürelerKredili yatırım
Karar alındı ama ödeme yapılmıyorİlamlı icra, haciz ve sıra cetveliİcra süreleriİlamlı icra ve tahsil

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz süresi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.173/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren on beş gündür. SPK kararına karşı iptal davası süresi ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7/1’deki altmış günlük genel süreye tabidir; bu süre, dava açılmadan önce Kurula yapılacak bir başvuruyla m.11 uyarınca durdurulabilir. Bu iki süre, fon dosyalarında en kolay kaçırılan sürelerdir.

Avukatsız Dava Açmanın Somut Riskleri

Avukatsız dava açmak mümkündür; ancak fon davası, usul kurallarının esası belirlediği bir dava türüdür. Aşağıdaki riskler, uygulamada en sık karşılaşılan ve sonradan telafisi en zor olanlardır.

Yanlış mahkeme veya yanlış yargı yolu. Aynı yatırımcının talebi, davalının kim olduğuna ve yatırımcının tüketici sayılıp sayılmadığına göre tüketici mahkemesinde, asliye ticaret mahkemesinde veya idare mahkemesinde görülür. Görevsizlik kararı kesinleştikten sonra iki hafta içinde dosyanın gönderilmesi istenmezse dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.20 uyarınca açılmamış sayılır. Ayrıntılar fon davası hangi mahkemede açılır yazımızda.

Dava şartı arabuluculuğun atlanması. Tüketici uyuşmazlıklarında 6502 sayılı Kanun m.73/A, ticari davalarda ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.5/A, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını dava şartı sayar. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa dava, 6325 sayılı Kanun m.18/A/2 uyarınca herhangi bir işlem yapılmaksızın usulden reddedilir. Bu ret, yatırımcıyı hem yargılama giderine hem de karşı vekâlet ücretine katlanmak zorunda bırakabilir. Hangi arabuluculuğun uygulanacağı fon yatırımcısı tüketici mi yazımızda ele alındı.

Kesin süreler. HMK m.94/1 uyarınca kanunun belirlediği süreler kesindir. Cevaba cevap dilekçesi, delil listesi, ön inceleme aşamasında mahkemenin verdiği süreler ve bilirkişi raporuna itiraz süreleri kaçırıldığında geri gelmez. Özellikle bilirkişi raporuna karşı itirazın, HMK m.281/1 uyarınca raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılması gerekir. Fon davalarında zarar miktarı büyük ölçüde bilirkişi raporuyla belirlendiğinden, bu iki haftalık süre çoğu dosyada sonucu belirler. Ayrıntılar delil tespiti, bilirkişi ve uzman görüşü yazımızda.

Talebin sonradan artırılması. 7589 sayılı Kanunla HMK m.107’deki belirsiz alacak davası yürürlükten kaldırıldı. Zarar tutarının dava açılırken bilinemediği fon dosyalarında artık kısmi dava ve talep artırımı yolu kullanılmaktadır. Talebin hangi aşamada ve nasıl artırılacağı, zamanaşımının korunması bakımından kritik önemdedir. Bu yol ıslah ve talep artırımı ve fon zararı kısmi dava dilekçesi örneği yazılarımızda anlatıldı.

Zamanaşımının yanlış hesaplanması. Fon zararında iki yıllık, altı aylık ve on yıllık süreler birlikte gündeme gelebilir; hangisinin uygulanacağı talebin dayanağına göre değişir. Hesaplama yöntemi fon zararında zamanaşımı yazımızda ele alındı.

Asimetriye dikkat. Avukatsız dava açan yatırımcı davayı kazanırsa lehine vekâlet ücretine hükmedilmez; çünkü HMK m.323/1-ğ ve m.330 vekâlet ücretini yalnızca vekille takip edilen davalarda yargılama gideri sayar. Aynı yatırımcı davayı kaybederse, davayı avukatla takip eden banka veya portföy yönetim şirketi lehine tarifeye göre vekâlet ücreti öder. Yani avukatsız dava açmak, kazanıldığında tasarruf sağlamaz; kaybedildiğinde ise maliyeti azaltmaz.

Kaybederseniz Ne Ödersiniz? Karşı Vekâlet Ücreti

Avukatla ilgili kararı verirken çoğu yatırımcı yalnızca kendi avukatına ödeyeceği ücreti düşünür. Oysa dava sonunda ödenebilecek ikinci bir ücret daha vardır: karşı tarafın vekâlet ücreti. Bu ücret, sizin avukat tutup tutmamanızdan bağımsızdır.

HMK m.323/1-ğ, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretini yargılama giderleri arasında sayar. m.326/1 uyarınca yargılama giderleri, kanunda yazılı hâller dışında aleyhine hüküm verilen taraftan alınır; iki taraf kısmen haklı çıkarsa m.326/2 uyarınca giderler haklılık oranına göre paylaştırılır. m.330 ise vekil ile takip edilen davalarda kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedileceğini düzenler.

Vekâlet ücretinin tutarı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenir. Konusu para olan davalarda ücret, tarifenin üçüncü kısmındaki dilimlere göre nispi olarak hesaplanır; ancak davanın görüldüğü mahkeme için tarifede öngörülen maktu tutarın altında olamaz ve kabul veya reddedilen miktarı geçemez. 2025-2026 tarifesinde ilk 600.000 TL için yüzde 16, sonraki 600.000 TL için yüzde 15 oranı uygulanır.

Reddedilen talebe göre karşı vekâlet ücreti (2025-2026 tarifesi, varsayımsal)

Reddedilen tutarHesapKarşı vekâlet ücreti
300.000 TL300.000 × %1648.000 TL
600.000 TL600.000 × %1696.000 TL
1.000.000 TL96.000 + (400.000 × %15)156.000 TL
1.200.000 TL96.000 + (600.000 × %15)186.000 TL

Tablo yalnızca reddedilen kısım için ödenecek ücreti gösterir; buna harç, bilirkişi ücreti ve diğer yargılama giderleri eklenir. Tüketici mahkemesinde görülen davalarda maktu alt sınır 22.500 TL, asliye mahkemelerinde 45.000 TL’dir. Kısmen kabul edilen davada her iki taraf lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilebilir; ancak avukatsız taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez.

Avukatlı ve avukatsız dava: vekâlet ücreti sonuçları

Dava sonucuAvukatınız varsaAvukatınız yoksa
Tamamen kabulLehinize tarifeye göre vekâlet ücreti hükmedilir; bu ücret avukata aittirLehinize vekâlet ücreti hükmedilmez
Tamamen retKarşı tarafa vekâlet ücreti ödersinizKarşı tarafa aynı vekâlet ücretini ödersiniz
Kısmen kabulKabul edilen kısım için lehinize, reddedilen kısım için aleyhinizeYalnızca reddedilen kısım için aleyhinize

Bu tablodan çıkan pratik sonuç şudur: Karşı vekâlet ücreti riskini azaltmanın yolu avukatsız dava açmak değil, talebin doğru kurulmasıdır. Zararın tamamı bilinmeden yüksek tutarlı bir dava açmak, reddedilen kısım için yüksek vekâlet ücretine yol açar. Bu nedenle fon dosyalarında çoğu zaman kısmi dava tercih edilir ve talep, bilirkişi raporundan sonra artırılır. Yargılama giderlerinin ayrıntısı fon davasında yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yazımızda anlatıldı.

Avukatlık Ücretinin Kanuni Çerçevesi

Avukatla yatırımcı arasındaki ücret, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 163 ve 164. maddeleriyle düzenlenir. Bu iki madde, ücret konusunda hem yatırımcıyı hem de avukatı koruyan sınırlar koyar.

Kanunun 163. maddesine göre avukatlık sözleşmesi serbestçe düzenlenir ve belli bir hukuki yardımı ve meblağı ya da değeri kapsaması gerekir. Yazılı olmayan anlaşmalar genel hükümlere göre ispatlanır. Kanuna aykırı olmayan şarta bağlı sözleşmeler geçerlidir. Avukatlık ücret tavanını aşan sözleşmeler, kanunda belirtilen tavan miktarında geçerlidir. İfa edilmiş sözleşmenin geçersizliği ileri sürülemez. Yokluk hâlleri hariç, sözleşmenin bir hükmünün geçersizliği sözleşmenin tümünü geçersiz kılmaz.

Kanunun 164. maddesi ücretin sınırlarını belirler. Avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağ veya değerdir. Yüzde yirmi beşi aşmamak üzere dava veya hükmolunacak şeyin değeri ya da paranın belli bir yüzdesi ücret olarak kararlaştırılabilir. Bu şekilde yapılan sözleşmeler, dava konusu para dışındaki mal ve haklardan bir kısmının aynen avukata ait olacağı hükmünü taşıyamaz. Avukatlık asgari ücret tarifesinin altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz.

Ücret hiç kararlaştırılmamışsa, yazılı ücret sözleşmesi yoksa, sözleşme belirgin değil ya da tartışmalıysa veya ücrete ilişkin hükmü geçersizse, değeri para ile ölçülebilen işlerde ücret, tarifenin altında olmamak koşuluyla, davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasında belirlenir (m.164/4). Dava sonunda kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti ise avukata aittir; bu ücret iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez (m.164/5).

Ücrete ilişkin kanuni kurallar

KuralYatırımcı için anlamıDayanak
Sözleşme serbestçe yapılırÜcret, kapsam ve ödeme takvimi pazarlıkla belirlenirAv.K. m.163
Yazılı olmayan anlaşma genel hükümlere göre ispatlanırUyuşmazlıkta sözlü vaadi ispat etmek güçtür; yazılı sözleşme isteyinAv.K. m.163
Yüzde ücret en çok yüzde yirmi beşTavanı aşan kısım bakımından sözleşme tavan miktarında uygulanırAv.K. m.163, m.164/2
Tarifenin altında ücret kararlaştırılamazTarifeden düşük teklif, sözleşmenin bu hükmünü sorunlu kılarAv.K. m.164/4
Ücret yazılı değilse yüzde on ile yirmi arasıKazanılan bölüm üzerinden ilamın kesinleştiği tarihteki değere göre belirlenirAv.K. m.164/4
Karşı vekâlet ücreti avukata aittirSözleşmedeki ücrete ek olarak avukata kalırAv.K. m.164/5

2026 Tarifesi: Asgari Tutarlar

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanır ve Resmî Gazete’de yayımlanır. Bu yazının yayımlandığı tarihte yürürlükte olan tarife, 4 Kasım 2025 tarihli ve 33067 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2025-2026 tarifesidir. Tarife, avukatın alabileceği en düşük ücreti gösterir; mahkemenin karşı tarafa yükleyeceği vekâlet ücreti de bu tarifeye göre hesaplanır.

Fon dosyalarında sık kullanılan tarife kalemleri (2025-2026)

HizmetAsgari tutarNot
Büroda sözlü danışmaİlk saat 4.000 TL, sonraki her saat 1.800 TLİlk değerlendirme görüşmesi bu kaleme girer
Çağrı üzerine gidilen yerde danışmaİlk saat 7.000 TL, sonraki her saat 3.500 TLŞirket merkezinde yapılan toplantılar
Tüketici mahkemesinde dava22.500 TLKonusu para olan davada nispi ücret bu tutarın altına inemez
Sulh hukuk mahkemesinde dava30.000 TLMaktu alt sınır
Asliye mahkemelerinde dava45.000 TLAsliye ticaret ve asliye hukuk
Nispi ücret, ilk dilimİlk 600.000 TL için yüzde 16Konusu para olan davalar
Nispi ücret, ikinci dilimSonraki 600.000 TL için yüzde 15Sonraki dilimlerde oran azalır

Tarife bir alt sınırdır, ortalama ya da önerilen ücret değildir. Dosyanın büyüklüğü, davalı sayısı, bilirkişi süreci, ceza soruşturmasına katılım ve tahsil aşaması ücreti belirleyen etkenlerdir. Tarife her yıl yenilendiği için ücret hesaplanırken hukuki yardımın tamamlandığı veya hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan metne bakılır. Dava süresi ve toplam masraf kalemleri fon davası ne kadar sürer, masrafı ne kadar yazımızda ele alındı.

Ücret Modelleri: Maktu, Yüzde ve Karma Ücret

Uygulamada fon dosyalarında üç temel ücret modeli kullanılır. Hangisinin uygun olduğu, zararın büyüklüğüne, dosyanın başarı ihtimaline ve yatırımcının nakit durumuna göre değişir.

Ücret modelleri

ModelNasıl işler?Uygun olduğu dosyaSözleşmede neye dikkat?
Maktu ücretBelirli bir tutar, peşin veya taksitle ödenirZararı sınırlı veya sonucu belirsiz dosyalarHangi aşamaların ücrete dahil olduğu
Yüzde (başarıya bağlı) ücretHükmolunan veya anlaşılan tutarın belli bir yüzdesiYüksek tutarlı tazminat davalarıYüzdenin hangi tutar üzerinden hesaplanacağı
Karma ücretDüşük bir peşin ücret ve ek olarak yüzdeÇoğu bireysel fon dosyasıToplamın yüzde yirmi beş sınırını aşmaması
Aşamalı ücretArabuluculuk, ilk derece, istinaf, temyiz ve icra ayrı ücretlendirilirUzun sürmesi beklenen dosyalarHer aşamanın ne zaman başladığı
Danışmanlık ücretiBelge incelemesi ve yol haritası için saat veya iş bazındaDava kararı henüz verilmemiş yatırımcılarTarifedeki asgari tutarlar

Karma modelde peşin ücret, avukatın dosyaya ayırdığı emeğin bir kısmını karşılar; yüzde ise sonuca bağlıdır. Uygulamada toplam ücretin, yüzde hesabının yapıldığı değere oranla yüzde yirmi beşi aşmaması gözetilir. Tavanı aşan bir sözleşme tümüyle geçersiz olmaz; Kanunun 163. maddesi uyarınca tavan miktarında geçerli sayılır.

Ücretin tarifeden düşük kararlaştırılamayacağı kuralı, bazı tekliflerde görülen “kazanamazsak hiçbir ücret yok” kaydını da tartışmalı hâle getirir. Kanun ücretsiz dava alınmasını baro yönetim kuruluna bildirim şartına bağlar ve tarifenin altında ücret kararlaştırılmasını yasaklar. Bu tür bir kaydın, dava kaybedildiğinde tarifedeki asgari ücret bakımından nasıl uygulanacağı yargı kararlarında ve öğretide tartışılmıştır. Sözleşmede bu ihtimalin açıkça düzenlenmesi, sonradan doğabilecek anlaşmazlığı önler.

Başarıya Bağlı Ücret Fon Dosyasında Nasıl Kurulmalı?

Fon uyuşmazlığını diğer tazminat davalarından ayıran bir özellik vardır: Yatırımcının parasının önemli bir kısmı, hiçbir dava açılmadan tasfiye yoluyla zaten geri gelir. Dava yalnızca tasfiye bakiyesi ile yatırımcının uğradığı zarar arasındaki fark için açılır. Başarıya bağlı ücret de ancak bu fark üzerinden anlam taşır.

Kanun yüzde hesabını dava veya hükmolunacak şeyin değerine bağlar. Tasfiye kapsamında ödenen pay ise ne davanın konusudur ne de mahkemenin hükmedeceği bir değerdir. Bu nedenle sözleşmeye, tasfiye kapsamında ödenen veya ödenecek payların yüzde hesabına dahil olmadığını açıkça yazdırmak, yatırımcı açısından en önemli korumadır.

Yüzdenin hesap tabanı: varsayımsal örnek

KalemTutarAçıklama
Fona yatırılan tutar2.000.000 TLYatırımcının toplam yatırımı
Tasfiye kapsamında ödenen pay1.300.000 TLDava açılmadan hesaba geçen tutar
Davada hükmolunan tazminat500.000 TLAvukatın emeğiyle elde edilen tutar
Doğru taban, yüzde 1575.000 TL500.000 × %15
Yanlış taban, yüzde 15270.000 TL(1.300.000 + 500.000) × %15

Aradaki 195.000 TL’lik fark, yalnızca sözleşmedeki bir cümleden doğar. Aynı özen, sözleşmenin diğer ayrıntılarında da gereklidir:

  • Yüzdenin hükmolunan tutar üzerinden mi, fiilen tahsil edilen tutar üzerinden mi hesaplanacağı yazılmalıdır. Davalının ödeme gücünü yitirmesi ihtimali bulunan dosyalarda bu ayrım belirleyicidir.
  • Faizin yüzde tabanına dahil olup olmadığı açıkça belirtilmelidir. Fon davaları uzun sürdüğünde faiz, asıl alacağa yakın tutarlara ulaşabilir.
  • Arabuluculukta veya sulh yoluyla varılan anlaşmada yüzdenin anlaşılan tutar üzerinden uygulanacağı yazılmalıdır.
  • Kısmen kabul hâlinde yüzdenin yalnızca kabul edilen kısım üzerinden hesaplanacağı belirtilmelidir.
  • Başarıya bağlı ücretin ne zaman ödeneceği, hüküm tarihine değil tahsil tarihine bağlanabilir.
  • Karşı vekâlet ücretinin kanun gereği avukata ait olduğu ve sözleşmedeki ücrete ek olduğu bilinmelidir.

Masraflar Ücrete Dahil mi?

Avukatlık ücreti ile yargılama giderleri ayrı kalemlerdir. Aksi kararlaştırılmadıkça harç, gider avansı, delil avansı, bilirkişi ücreti, tebligat gideri ve arabuluculuk ücreti gibi masraflar ücrete dahil değildir ve iş sahibince karşılanır. Tüketici mahkemesinde açılan davalar harçtan muaf olsa da gider avansı ve bilirkişi ücreti yine yatırılır.

Sözleşmede masraf avansının nasıl verileceği ve avukatın bu avansın hesabını nasıl vereceği yazılmalıdır. Yapılan her ödeme için makbuz alınmalıdır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.236 uyarınca serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetine ilişkin her türlü tahsilat için serbest meslek makbuzu düzenlemekle yükümlüdür. Ücretin avukatın veya bürosunun hesabına banka yoluyla ödenmesi, hem ispat hem de güvenlik bakımından doğru olandır.

Ücret ve masraf ayrımı

KalemKime ödenir?Kim karşılar?Dava sonunda
Avukatlık ücretiAvukataİş sahibiKarşı taraftan geri alınmaz
HarçMahkeme veznesineDavacı öderHaklılık oranında karşı taraftan alınabilir
Gider ve delil avansıMahkeme veznesineDavacı öderKullanılmayan kısım iade edilir
Bilirkişi ücretiAvanstan ödenirDavacı yatırırYargılama gideri olarak paylaştırılır
Karşı vekâlet ücretiKarşı tarafa hükmedilirAleyhine hüküm verilenLehinize hükmedilirse avukatınıza aittir

Avukatı Azletmek veya Avukatın Çekilmesi

Vekâlet ilişkisi güvene dayanır ve her iki taraf da ilişkiyi sona erdirebilir. Ancak sona ermenin ücrete etkisi Avukatlık Kanununun 174. maddesinde ayrıca düzenlenmiştir.

Üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukat hiçbir ücret isteyemez ve peşin aldığı ücreti geri vermek zorundadır. Avukatın azli hâlinde ise ücretin tamamı verilir; avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmişse ücretin ödenmesi gerekmez. Anlaşmaya göre peşin verilmesi gereken ücret ödenmezse avukat işe başlamakla yükümlü değildir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 29.03.2017 tarihli ve E.2017/13-772, K.2017/564 sayılı kararında, haksız azledilen avukatın ücretinin ücret sözleşmesinde kararlaştırılan ücretin tamamı olduğunu; sözleşme yoksa veya ücrete ilişkin hükmü geçersizse Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanacak ücretin ödenmesi gerektiğini belirtmiştir.

Bu kuralın yatırımcı için anlamı şudur: Avukatı, dosyada somut bir kusur veya ihmal olmaksızın, yalnızca daha düşük ücretli bir teklif aldığınız için değiştirirseniz, ilk avukata sözleşmedeki ücretin tamamını ödemek zorunda kalabilirsiniz. Bu nedenle avukat seçimini aceleye getirmemek, ilk görüşmede ücreti ve kapsamı netleştirmek gerekir. Azil gerekiyorsa gerekçesinin yazılı olarak ortaya konması ve dosyanın yeni avukata eksiksiz devrinin sağlanması önemlidir.

Avukatınızın Size Karşı Yükümlülükleri

Avukatlık Kanunu m.34 uyarınca avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin gerektirdiği saygı ve güvene yakışır biçimde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmekle ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdür. m.36 ise avukatların kendilerine tevdi edilen veya görevleri dolayısıyla öğrendikleri hususları açığa vurmalarını yasaklar. Yatırım tutarınız, hesap bilgileriniz ve kişisel durumunuz bu sır saklama yükümlülüğünün kapsamındadır.

Avukatlık sözleşmesine, Avukatlık Kanununda hüküm bulunmayan konularda Türk Borçlar Kanununun vekâlete ilişkin hükümleri uygulanır. TBK m.506 vekilin işi vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yürütmesini, m.508 ise vekilin istem üzerine yürüttüğü işin hesabını vermesini ve vekâletin ifası dolayısıyla aldığı şeyleri vekâlet verene teslim etmesini düzenler. Yani avukatınızdan dosyanın durumu, yatırılan avansların kullanımı ve tahsil edilen paralar hakkında bilgi ve hesap istemek hakkınızdır. Vekâlet hükümlerinin ayrıntısı portföy yönetiminde vekâlet hükümleri yazımızda ele alındı; aynı kurallar avukatlık ilişkisinde de yol göstericidir.

Davanızın durumunu, avukatınız aracılığıyla almanın yanında, UYAP Vatandaş Portalı üzerinden e-Devlet şifrenizle kendiniz de izleyebilirsiniz. Duruşma tarihleri, ara kararlar ve dosyaya giren belgeler buradan görülebilir.

Doğru Avukatı Seçmek: Kontrol Listesi

Fon tasfiyesi gibi çok sayıda kişiyi aynı anda etkileyen olaylarda, yatırımcıya ulaşan tekliflerin sayısı hızla artar. Aşağıdaki kontrol listesi, bir avukatla çalışmaya karar vermeden önce bakılması gereken noktaları toplar.

  • Avukatın baroya kayıtlı olduğunu, Türkiye Barolar Birliğinin internet sitesindeki avukat arama hizmetinden veya kayıtlı olduğu baronun levhasından doğrulayın. Avukat olmayan bir kişi sizi temsil edemez.
  • Avukatın dosyanızı hangi hukuki temele dayandıracağını, hangi davalıya yöneleceğini ve hangi mahkemede dava açılacağını ilk görüşmede somut olarak açıklayabilmesi gerekir.
  • Ücretin, kapsamın ve yüzdenin hesap tabanının yazılı bir sözleşmeyle belirlenmesini isteyin. Sözlü vaatler uyuşmazlıkta ispat sorunu doğurur.
  • Kesin sonuç vaat eden, “paranızın tamamını kısa sürede geri alırız” diyen tekliflere mesafeli durun. Hiçbir avukat bir davanın sonucunu garanti edemez.
  • Vekâletnamenin kapsamını okuyun. Para tahsil etme yetkisi, sulh, feragat ve kabul gibi özel yetkiler HMK m.74 uyarınca ancak açıkça yazılırsa verilmiş olur. Bu yetkilerin neden gerektiğini sorun. Ayrıntılar fon davası için vekâletname yazımızda.
  • Size nasıl ve ne sıklıkla bilgi verileceğini, sulh tekliflerinin size danışılmadan kabul edilip edilmeyeceğini baştan konuşun.

Uyarı işaretleri

İşaretNeden sorunlu?
Sizi kendiliğinden arayıp dava teklif eden kişiAvukatların iş elde etmek için reklam sayılabilecek teşebbüsleri Avukatlık Kanunu m.55 ile yasaktır; bu yöntem çoğu zaman dolandırıcılık işaretidir
Tasfiye ödemesini hızlandırma vaadiÖdeme tasfiyeyi yürüten bankaca yapılır; kimse bu takvimi değiştiremez
Avukat olmayan danışmanlık şirketiBaşkası adına dava açmak ve takip etmek Av.K. m.35 uyarınca avukatlara aittir
Ücretin tasfiye payı üzerinden yüzde olarak istenmesiZaten ödenecek paranın bir kısmını avukata bırakmış olursunuz
Makbuzsuz veya şahıs hesabına ödeme istenmesiÖdemenin ispatı güçleşir; VUK m.236 makbuz düzenlenmesini zorunlu kılar
Boş vekâletname veya e-Devlet şifresi istenmesiHesaplarınıza ve kişisel verilerinize denetimsiz erişim sağlar

Sosyal medya gruplarında “toplu dava” için vekâlet toplandığını duyuran paylaşımlar da dikkatle değerlendirilmelidir. Türk hukukunda sınıf davası yoktur; birden fazla yatırımcı aynı dilekçeyle dava açsa bile her birinin talebi ayrı değerlendirilir. Bu konu fon mağdurları toplu dava açabilir mi yazımızda ele alındı.

İlk Görüşmeye Götürülecek Belgeler

İlk görüşmenin verimli geçmesi, avukatın dosyanızı hızlı ve doğru değerlendirebilmesi için aşağıdaki belgeleri önceden hazırlamanız yararlı olur. Belgelerin tamamı elinizde değilse, eksik olanları nereden isteyebileceğiniz de görüşmede netleşir.

Belge listesi

BelgeNereden alınır?Neyi gösterir?
Hesap ekstresi ve alım dekontlarıBanka veya aracı kurumYatırım tutarı ve tarihleri
Pay sahipliği dökümüMKK e-YatırımcıHangi fondan kaç pay tuttuğunuz
Satış talimatı ve iptal bildirimiBanka veya aracı kurumTalimatın zamanı ve gerçekleşmeme nedeni
Uygunluk testi ve müşteri sınıflandırma formuKurumdan talep veya KVKK başvurusuUygunsuz satış iddiasının temeli
Çerçeve sözleşme ve risk bildirim formuKurumSize hangi bilgilerin verildiği
Yatırımcı bilgi formu ve izahnameKAP veya kurucuFonun ilan edilen stratejisi ve riskleri
Satış görüşmesine ilişkin mesaj ve e-postalarKendi kayıtlarınızYönlendirme ve verilen güvenceler
Tasfiye ödemesi dekontları ve banka yazılarıTasfiyeyi yürüten bankaZarar hesabında mahsup edilecek tutar
Kredi sözleşmesi, varsaKredi veren bankaKredi ile fon yatırımı arasındaki bağlantı

Belgelere ek olarak, fonu hangi tarihte, kimin önerisiyle, hangi kanaldan aldığınızı ve o tarihten bugüne yaşadıklarınızı anlatan kısa bir kronoloji yazmanız, görüşmeyi önemli ölçüde kısaltır.

Birden Fazla Mağdur Aynı Avukatla Çalışabilir mi?

Evet. Aynı fondan zarar gören aile üyeleri, iş arkadaşları veya bir şirketin ortakları aynı avukatla çalışabilir. Talepleri aynı vakıa ve hukuki sebebe dayanıyorsa HMK m.57 uyarınca ihtiyari dava arkadaşı olarak aynı davada yer alabilirler. Bu, delillerin ve bilirkişi incelemesinin ortak yürütülmesi bakımından masrafı azaltabilir.

Ancak her yatırımcının talebi ayrı değerlendirilir ve her biri için ayrı bir ücret ilişkisi kurulur. Yatırımcıların çıkarları çatışıyorsa aynı avukatın hepsini temsil etmesi meslek kuralları bakımından sorun doğurur. Örneğin şirket parasını fona yatıran bir yönetici ile şirketin diğer ortakları arasında sorumluluk tartışması varsa, bu kişilerin aynı avukatla çalışması uygun olmaz.

Ücreti Karşılayamayanlar İçin Adli Yardım

Fon zararı nedeniyle ödeme güçlüğüne düşen yatırımcılar için iki ayrı destek yolu vardır. Birincisi, HMK m.334 vd. uyarınca mahkemeden adli yardım talebidir: Yargılama giderlerini, kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zorlaştırmaksızın kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kişiler, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması koşuluyla adli yardım isteyebilir. İkincisi, Avukatlık Kanunu m.176-181 kapsamında baroların adli yardım bürolarına başvurudur.

Adli yardım, ödeme gücünün belgelenmesini gerektirir ve talebin haklılığı da kısaca değerlendirilir. Adli yardımın kapsamı ve başvuru usulü feragat, kabul, sulh ve adli yardım yazımızda ele alındı.

Fon Uyuşmazlığı İçin Avukatlık Ücret Sözleşmesi Örneği

Aşağıdaki metin, tasfiye edilen bir fon nedeniyle zarar gören bireysel yatırımcı ile avukatı arasında yapılacak ücret sözleşmesi için hazırlanmış bir çerçevedir. Köşeli parantezli kısımlar dosyaya göre doldurulmalıdır. Ücret tutarları, yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin altında olamaz; yüzde olarak kararlaştırılan ücret, Avukatlık Kanunu m.164/2 uyarınca yüzde yirmi beşi aşamaz.

AVUKATLIK ÜCRET SÖZLEŞMESİ

İŞ SAHİBİ: [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: [ ], Adres: [ ], E-posta: [ ]

AVUKAT: Av. [Ad Soyad], [ ] Barosu Sicil No: [ ], Adres: [ ], E-posta: [ ]

1. Sözleşmenin konusu

İş sahibinin katılma payı sahibi olduğu, [kurucu unvanı] tarafından kurulan ve Sermaye Piyasası Kurulunun 17.09.2026 tarihli kararıyla tasfiyesine karar verilen [fon unvanı ve kodu] fonuna ilişkin olarak Avukat; dava öncesinde gerekli bilgi ve belge taleplerini hazırlamayı, dava şartı arabuluculuk sürecini yürütmeyi ve [davalı veya davalılar]a karşı ilk derece mahkemesinde tazminat davası açıp sonuçlanıncaya kadar takip etmeyi üstlenir. İstinaf, temyiz, icra takibi ve ceza soruşturmasına katılma bu sözleşmenin kapsamında değildir; bu aşamalar için taraflarca ayrıca yazılı anlaşma yapılır.

2. Ücret

İş sahibi Avukata; [ ] TL tutarındaki maktu ücreti [imza tarihinde / şu taksitlerle: ] öder. Ayrıca bu sözleşme kapsamındaki hukuki yardım sonucunda mahkemece hükmolunan veya arabuluculukta ya da sulh yoluyla üzerinde anlaşılan asıl alacak tutarının yüzde [ ]’i oranında başarıya bağlı ücret öder. Maktu ve başarıya bağlı ücretin toplamı, yüzde hesabına esas alınan değerin yüzde yirmi beşini aşamaz. Ücrete ilişkin vergiler kanuni oranlarda ayrıca uygulanır ve her ödeme için serbest meslek makbuzu düzenlenir.

3. Başarıya bağlı ücretin hesap tabanı

Tasfiye kapsamında İş sahibine ödenen veya ödenecek tasfiye payları, iade tutarları ve kurucu, portföy saklayıcısı ya da tasfiyeyi yürüten banka tarafından herhangi bir hukuki yardıma gerek kalmaksızın yapılan ödemeler başarıya bağlı ücretin hesabına dahil edilmez. Başarıya bağlı ücret, yalnızca bu sözleşme kapsamındaki hukuki yardım sonucunda hükmolunan veya anlaşılan tutar üzerinden hesaplanır. Hükmolunan faiz [bu hesaba dahildir / bu hesaba dahil değildir]. Davanın kısmen kabulü hâlinde yüzde, yalnızca kabul edilen kısım üzerinden uygulanır.

4. Ödeme zamanı

Başarıya bağlı ücret, hükmolunan veya anlaşılan tutarın İş sahibine fiilen ödendiği tarihten itibaren [ ] gün içinde ödenir. Tahsil edilemeyen kısım için başarıya bağlı ücret istenmez.

5. Yargılama giderleri

Harç, gider avansı, delil avansı, bilirkişi ücreti, tebligat giderleri ve arabuluculuk ücreti gibi masraflar ücrete dahil değildir ve İş sahibine aittir. İş sahibi bu masraflar için Avukatın yazılı talebi üzerine avans verir. Avukat, avansların kullanımına ilişkin hesabı İş sahibinin talebi üzerine belgeleriyle birlikte verir; kullanılmayan kısım iade edilir.

6. Karşı vekâlet ücreti

Dava sonunda tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.164/5 uyarınca Avukata aittir ve bu sözleşmedeki ücrete mahsup edilmez. İş sahibi aleyhine hükmolunacak karşı vekâlet ücreti ve yargılama giderleri İş sahibine aittir.

7. Bilgilendirme ve onay

Avukat; dava ve arabuluculuk sürecinin her önemli aşamasında, duruşma tarihlerinden, bilirkişi raporlarından ve karşı tarafın dilekçelerinden İş sahibini yazılı olarak haberdar eder. Sulh, feragat, kabul ve arabuluculuk anlaşması, İş sahibinin yazılı onayı alınmadan yapılmaz.

8. Sözleşmenin sona ermesi

Sözleşmenin azil veya istifa ile sona ermesi hâlinde ücrete ilişkin sonuçlar 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.174 hükmüne göre belirlenir. Avukat, sona erme hâlinde dosyaya ilişkin bütün belgeleri gecikmeksizin İş sahibine veya yeni vekiline teslim eder.

9. Gizlilik ve kişisel veriler

Avukat, görevi dolayısıyla öğrendiği bilgileri 1136 sayılı Kanun m.36 ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu çerçevesinde gizli tutar ve yalnızca bu sözleşmenin ifası amacıyla kullanır.

10. Tebligat ve uyuşmazlık

Tarafların yukarıda yazılı adresleri tebligat adresidir. Bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda [ ] mahkemeleri ve icra daireleri yetkilidir.

İşbu sözleşme [tarih] tarihinde iki nüsha olarak düzenlenmiş ve taraflarca okunarak imzalanmıştır.

İŞ SAHİBİ: [Ad Soyad, imza]     AVUKAT: [Av. Ad Soyad, imza]

Bu çerçeve, tüketici sayılan bireysel yatırımcı için hazırlanmıştır. Şirket adına yapılacak sözleşmede yetkili temsilcinin imzası ve şirket kararı, mirasçılar adına yapılacak sözleşmede ise mirasçılık belgesi ve bütün mirasçıların durumu ayrıca dikkate alınmalıdır.

Sık Yapılan Hatalar

  • İlk gelen teklifle, dosyayı değerlendirmeden vekâlet vermek. Avukatı sonradan haklı bir sebep olmadan değiştirmek, Av.K. m.174 uyarınca ilk avukata ücretin tamamını ödemeyi gerektirebilir.
  • Ücreti sözlü kararlaştırmak. Yazılı olmayan anlaşmalar genel hükümlere göre ispatlanır ve uyuşmazlıkta ücret, kanundaki yüzde on ile yirmi aralığında belirlenebilir.
  • Başarıya bağlı ücretin hesap tabanını yazmamak. Tasfiye payının yüzde hesabına dahil edilmesi, avukata ödenen ücreti birkaç kat artırabilir.
  • Avukatsız dava açarken dava şartı arabuluculuğu atlamak. Dava usulden reddedilir ve yargılama gideri ile karşı vekâlet ücreti yatırımcıya kalabilir.
  • Zararın tamamını bilmeden yüksek tutarlı dava açmak. 1.000.000 TL’lik talebin reddedilmesi hâlinde karşı vekâlet ücreti tek başına 156.000 TL’ye ulaşır.
  • Avukat tutma kararını erteleyip süreleri kaçırmak. SPK kararına karşı iptal davası süresi, 17.09.2026 ilanına göre 16 Kasım 2026’da dolar.
  • Arabuluculukta veya bankanın sunduğu bir uzlaşma metninde, içeriğini anlamadan imza atmak. Anlaşılan hususlar hakkında sonradan dava açılamaz.
  • Vekâletnameye gereğinden geniş yetkiler vermek veya boş vekâletname imzalamak.
  • Ücreti makbuzsuz ya da şahıs hesabına ödemek.
  • Avukat olmayan danışmanlık şirketlerine kimlik bilgisi, e-Devlet şifresi veya vekâlet vermek.

Sıkça Sorulan Sorular

Fon mağduru avukat tutmak zorunda mı?

Hayır. Türk hukuk yargılamasında avukatla temsil zorunluluğu yoktur; yatırımcı SPK’ya şikâyet edebilir, arabuluculuğa katılabilir ve davasını kendisi açabilir. Avukatlık Kanunu m.35’teki tekel başkası adına iş takibine ilişkindir.

Tasfiye payımı almak için avukata ihtiyacım var mı?

Hayır. Tasfiyeden elde edilen nakit, tasfiyeyi yürüten bankaca mutabakatı yapılmış saklama hesabınıza katılma payınız oranında aktarılır. Bu ödemeyi hiçbir avukat hızlandıramaz.

Avukatsız dava açarsam kaybettiğimde ne öderim?

Harç ve yargılama giderlerinin yanında, davayı avukatla takip eden karşı tarafın vekâlet ücretini ödersiniz (HMK m.323/1-ğ, m.326). Avukatınızın olmaması bu yükü kaldırmaz.

Avukatsız dava açıp kazanırsam vekâlet ücreti alır mıyım?

Hayır. HMK m.330 vekâlet ücretini yalnızca vekil ile takip edilen davalarda taraf lehine hükmedilecek bir yargılama gideri olarak düzenler.

Reddedilen 1 milyon TL’lik talep için karşı vekâlet ücreti ne kadar?

2025-2026 tarifesine göre ilk 600.000 TL için yüzde 16, sonraki 400.000 TL için yüzde 15 uygulanır; toplam 156.000 TL’dir.

Avukatlık ücreti en fazla ne kadar olabilir?

Yüzde olarak kararlaştırılan ücret, dava veya hükmolunacak şeyin değerinin yüzde yirmi beşini aşamaz (Av.K. m.164/2). Tavanı aşan sözleşme tavan miktarında geçerlidir (m.163).

Avukat tarifenin altında ücret alabilir mi?

Hayır. Avukatlık Kanunu m.164/4 uyarınca avukatlık asgari ücret tarifesinin altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz.

2026’da avukatla ilk görüşmenin asgari ücreti nedir?

2025-2026 tarifesine göre büroda sözlü danışmanın ilk saati 4.000 TL, sonraki her saat 1.800 TL’dir.

Başarıya bağlı ücret tasfiye payı üzerinden alınabilir mi?

Kanun yüzde hesabını dava veya hükmolunacak şeyin değerine bağlar. Tasfiye payı davanın konusu değildir; sözleşmeye bu payın yüzde hesabına dahil olmadığının yazılması gerekir.

Ücret sözleşmesi yazılı olmak zorunda mı?

Avukatlık Kanunu m.163 uyarınca yazılı olmayan anlaşmalar genel hükümlere göre ispatlanır. Uyuşmazlık hâlinde ispat güçlüğü yaşamamak için sözleşmenin yazılı yapılması gerekir.

Yazılı ücret sözleşmesi yoksa avukat ne kadar ücret alır?

Parayla ölçülebilen işlerde, tarifenin altında olmamak koşuluyla davanın kazanılan bölümü için ilamın kesinleştiği tarihteki değerin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasında bir ücret belirlenir (Av.K. m.164/4).

Mahkemenin hükmettiği vekâlet ücreti kime aittir?

Avukata aittir. Avukatlık Kanunu m.164/5 uyarınca bu ücret iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.

Harç ve bilirkişi ücreti avukatlık ücretine dahil mi?

Aksi kararlaştırılmadıkça hayır. Harç, gider ve delil avansı, bilirkişi ücreti ve arabuluculuk ücreti iş sahibince karşılanan yargılama giderleridir.

Avukatımı değiştirirsem ücret öder miyim?

Avukat kusur veya ihmali olmaksızın azledilirse ücretin tamamına hak kazanır; kusur veya ihmal nedeniyle azilde ücret ödenmez (Av.K. m.174/2).

Avukat davayı bırakırsa ne olur?

Haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukat hiçbir ücret isteyemez ve peşin aldığı ücreti iade etmek zorundadır (Av.K. m.174/1).

Avukat olmayan danışmanlık şirketi beni temsil edebilir mi?

Hayır. Başkası adına dava açmak, savunmak ve adli işlemleri takip etmek Avukatlık Kanunu m.35 uyarınca baroda yazılı avukatlara aittir.

Birden fazla yatırımcı aynı avukatla dava açabilir mi?

Talepler aynı vakıa ve hukuki sebebe dayanıyorsa HMK m.57 uyarınca ihtiyari dava arkadaşı olarak birlikte dava açılabilir; her yatırımcının talebi ayrı değerlendirilir.

Arabuluculukta avukatsız anlaşma imzalarsam ne olur?

Anlaşılan hususlar hakkında sonradan dava açamazsınız (HUAK m.18/5). İcra edilebilirlik için, avukatlarla birlikte imzalanmayan belgede mahkemeden şerh alınması gerekir.

Avukat ücretini karşılayamıyorum, ne yapabilirim?

HMK m.334 vd. uyarınca mahkemeden adli yardım isteyebilir veya Avukatlık Kanunu m.176-181 kapsamında baronun adli yardım bürosuna başvurabilirsiniz.

Avukatın baroya kayıtlı olduğunu nasıl doğrularım?

Türkiye Barolar Birliğinin internet sitesindeki avukat arama hizmetinden veya avukatın kayıtlı olduğu baronun levhasından kontrol edebilirsiniz.

Avukatım dosyam hakkında bilgi vermek zorunda mı?

Evet. TBK m.508 vekilin yürüttüğü işin hesabını vermesini düzenler; dosyanızı ayrıca UYAP Vatandaş Portalı üzerinden de izleyebilirsiniz.

İlgili Rehberler

Vekâlet vermeden önce dosyanızı konuşalım

Kapsamı ve ücreti yazılı olarak netleştirilmiş bir yol haritası için arayın: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Avukata ihtiyacınız olan ve olmayan aşamaları, doğru davalıyı ve sürelerinizi birlikte belirleyelim. Telefon: 0554 648 37 15

İletişime Geçin

Bu içerik sermaye piyasası hukuku alanındadır.

Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi  ·  Tasfiye edilen fonlar listesi  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk