Fon Davası Ne Kadar Sürer, Masrafı Ne Kadar? 2026 — Arabuluculuk, İlk Derece, İstinaf ve Temyiz Süreleri; Harç, Gider Avansı, Arabuluculuk ve Avukatlık Ücreti; Tüketici Harç Muafiyeti, Kısmi Dava ve Kaybetme Riski (Duruşma Aralığı Talep Dilekçesiyle)
21 Eylül 2026

Fon Davası Ne Kadar Sürer, Masrafı Ne Kadar? 2026 — Arabuluculuk, İlk Derece, İstinaf ve Temyiz Süreleri; Harç, Gider Avansı, Arabuluculuk ve Avukatlık Ücreti; Tüketici Harç Muafiyeti, Kısmi Dava ve Kaybetme Riski (Duruşma Aralığı Talep Dilekçesiyle)

Fon davasının süresini ve masrafını seçilen yol belirler. Tüketici sayılan bireysel yatırımcı tüketici mahkemesinde harç ödemez (6502 m.73/2) ve basit yargılamada duruşmalar arası en fazla bir aydır (HMK m.320/3); asliye ticarette 7589 sayılı Kanunla duruşmalar arası üç ayla sınırlandı (HMK m.147/3). Arabuluculuk tüketici ve genel uyuşmazlıkta üç, ticari uyuşmazlıkta altı hafta sürer; anlaşamama hâlinde ilk iki saatlik ücreti Adalet Bakanlığı öder. 2026’da asliye mahkemesinde başvurma harcı 732 TL, peşin harç dava değerinin binde 68,31’inin dörtte biridir. Resmî ortalamalara göre hukuk mahkemelerinde 243, bölge adliyede 371 gün; kısmi dava ile masraf ve kaybetme riski baştan sınırlandırılabilir.

Hangi yol daha hızlı ve daha az masraflı?

Tüketici mahkemesi mi, asliye ticaret mi? Dosyanıza göre birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: Süreyi ve masrafı yolun kendisi belirler

Tüketici mahkemesi daha hızlı ve harçsızdır. 6502 sayılı Kanun m.73/2 uyarınca tüketicinin tüketici mahkemesinde açtığı dava harçtan muaftır; bu mahkemelerde basit yargılama usulü uygulanır ve HMK m.320/3 uyarınca duruşmalar arasındaki süre bir aydan uzun olamaz.

Asliye ticarette duruşma aralığı en fazla üç ay. 7589 sayılı Kanunla HMK m.147’ye eklenen üçüncü fıkra, duruşmalar arasındaki sürenin üç aydan uzun olamayacağını düzenler; bilirkişi incelemesinin uzaması gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçe göstererek daha uzun süre belirleyebilir.

2026 harcı: başvurma 732 TL, peşin nispi harç dava değerinin binde 68,31’inin dörtte biri. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa ilk iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir.

Neden Bu Soru İlk Sorudur?

Fon tasfiyesinden etkilenen yatırımcının avukatla görüşmeden önce sorduğu iki soru hemen her zaman aynıdır: dava ne kadar sürer ve ne kadara mal olur? Bu sorular, hak arayıp aramama kararını doğrudan belirler.

İki sorunun da tek bir cevabı yoktur. Süre ve masraf; hangi yolun seçildiğine, hangi mahkemenin görevli olduğuna, dava değerine, bilirkişi incelemesine ve karşı tarafın tutumuna göre değişir. Ancak her birinin kanuni bir çerçevesi ve 2026 yılı için belirlenmiş tutarları vardır.

Bu yazı, fon uyuşmazlıklarında izlenebilecek yolları süre ve masraf yönünden karşılaştırır. Arabuluculuk, ilk derece yargılaması, istinaf ve temyiz aşamalarının kanuni sürelerini; harç, avans, bilirkişi, arabuluculuk ve avukatlık ücreti kalemlerini ve kaybetme hâlindeki riski ele alır. Sonunda, duruşma aralığının kanuni sınır içinde tutulması için bir dilekçe örneği yer alır.

Bilgilendirme amaçlıdır. Bu yazıdaki tutarlar 2026 yılı tarifelerine dayanır ve genel bilgi niteliğindedir. Somut bir dosyanın süresi ve maliyeti; dava değerine, mahkemenin iş yüküne ve dosyanın özelliklerine göre farklılık gösterir. Yazı hukuki görüş veya ücret teklifi değildir.

İki Takvim Aynı Anda İşler

Fon yatırımcısı için iki ayrı takvim vardır ve bunlar birbirini beklemez.

Birincisi tasfiye takvimidir. SPK’nın 2026/61 sayılı Bülteninin A/8 maddesindeki süre, 2026/62 sayılı Bültenle duyurulan 20.09.2026 tarih ve 59/1710 sayılı kararla üç aydan altı aya çıkarılmıştır. Tasfiye listesindeki fonlarda ödeme bu süre içinde, dönemler hâlinde yapılır.

İkincisi hak arama takvimidir. Zamanaşımı, tasfiye sürdüğü için durmaz. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.154, zamanaşımını kesen sebepleri sayar; ihtarname bu sebepler arasında değildir. Dava, icra takibi ve borcun ikrarı zamanaşımını keser.

Bu iki takvimin sonucu şudur: tasfiyenin bitmesini beklemek, hak arama süresinin de beklemesi anlamına gelmez. Dava sürecinin kendisi aylar sürdüğünden, ne zaman başlanacağı kararı süre hesabının bir parçasıdır.

Süreler fon zararında zamanaşımı, ödeme takvimi fon param ne zaman yatar yazılarımızda ele alındı.

Hangi Yol, Hangi Mahkeme?

Süreyi ve masrafı belirleyen ilk etken yoldur. Fon uyuşmazlığında dört temel yol vardır ve her birinin usulü farklıdır.

Yollar ve temel farkları

YolKim için?UsulHarç
Tüketici mahkemesiTüketici sayılan bireysel yatırımcıBasit yargılama; dava öncesi arabuluculukMuaf (6502 m.73/2)
Asliye ticaret mahkemesiTacir, şirket, ticari işYazılı yargılama; dava öncesi arabuluculukBaşvurma ve nispi harç
İdare mahkemesiSPK’nın işlem ve eylemlerine karşıİdari yargılama; önce idareye başvuruBaşvurma ve karar harcı
Cumhuriyet başsavcılığıSuç şüphesi bulunan hâllerdeŞikâyet veya suç duyurusuHarç ödenmez

Bireysel yatırımcının tüketici sayılıp sayılmayacağı, dosyanın niteliğine göre değerlendirilmesi gereken ayrı bir sorudur. Tüketici sayılırsa hem süre hem masraf bakımından belirgin bir avantaj doğar. Bu konu fon yatırımcısı tüketici mi yazımızda ele alındı.

Ceza yolu, zararın tahsilinden çok sorumluların cezalandırılmasına yöneliktir; ancak delil elde edilmesi ve malvarlığına ilişkin tedbirler bakımından hukuk yolunu tamamlayabilir. Sermaye piyasası suçları ve suç duyurusu yazımızda ele alındı.

Birinci Aşama: Arabuluculuk Ne Kadar Sürer?

Hukuk yolunda dava açılmadan önce çoğu dosyada arabulucuya başvurmak zorunludur. Tüketici uyuşmazlıklarında 6502 sayılı Kanun m.73/A, ticari davalarda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.5/A bu zorunluluğu getirir.

Süreler farklıdır. Genel dava şartı arabuluculuk rejiminde 6325 sayılı Kanun m.18/A-9, arabulucunun başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandıracağını, bu sürenin zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılabileceğini düzenler. Ticari uyuşmazlıklarda TTK m.5/A-2 süreyi altı hafta olarak belirler; zorunlu hâllerde arabulucu bu süreyi en fazla iki hafta uzatabilir.

Sürenin başlangıcı bakımından arabuluculuk sürecinde zamanaşımı durur. 6325 sayılı Kanun m.18/A-15, arabulucuya başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımının durduğunu ve hak düşürücü sürelerin işlemediğini düzenler.

Arabuluculuk süreleri

UyuşmazlıkSüreUzatmaDayanak
Tüketici ve genelÜç haftaEn fazla bir hafta6325 m.18/A-9
TicariAltı haftaEn fazla iki haftaTTK m.5/A-2

Arabuluculukta anlaşma sağlanırsa dava açılmaz; süreç birkaç haftada tamamlanmış olur. Anlaşma sağlanamazsa son tutanak dava dilekçesine eklenir. Ayrıntılar ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk yazımızda ele alındı.

İkinci Aşama: İlk Derece Mahkemesi Ne Kadar Sürer?

İlk derece yargılamasının süresi, uygulanacak usule göre belirgin biçimde farklıdır.

Tüketici mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır. HMK m.320/3, mahkemenin tarafların dinlenmesi, delillerin incelenmesi ve tahkikat işlemlerinin yapılmasını ilk duruşma hariç iki duruşmada tamamlayacağını ve duruşmalar arasındaki sürenin bir aydan uzun olamayacağını düzenler. Bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hâllerde hâkim, gerekçesini belirterek bir aydan sonrası için duruşma günü verebilir ve ikiden fazla duruşma yapabilir. Basit usulde cevap süresi de HMK m.317/2 uyarınca iki haftadır.

Asliye ticaret mahkemelerinde yazılı yargılama usulü uygulanır. Bu usulde dilekçeler teatisi, ön inceleme ve tahkikat aşamaları vardır. 16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla HMK m.147’ye eklenen üçüncü fıkra, duruşmalar arasındaki sürenin üç aydan uzun olamayacağını düzenler. Aynı fıkra, bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde hâkimin gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebileceğini öngörür.

Genel bir fikir vermesi bakımından Adalet Bakanlığının 2025 Adalet İstatistiklerine göre, basına yansıdığı şekliyle, hukuk mahkemelerinde ortalama görülme süresi 243 gündür. Bu rakam bütün hukuk davalarının ortalamasıdır; bilirkişi incelemesi gerektiren fon dosyalarında süre çoğunlukla bunun üzerindedir.

İlk derece usulleri karşılaştırması

KonuBasit yargılama (tüketici)Yazılı yargılama (asliye ticaret)
DilekçelerDava ve cevapDava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap
Cevap süresiİki hafta (HMK m.317/2)İki hafta, uzatılabilir
Tahkikatİlk duruşma hariç iki duruşma (HMK m.320/3)Sayı sınırı yok
Duruşma aralığıEn fazla bir ay (HMK m.320/3)En fazla üç ay (HMK m.147/3)
İstisnaBilirkişi, istinabe gibi zorunlu hâllerBilirkişi, istinabe gibi zorunlu hâller

Usul farkları basit yargılama usulü ve 7589 sayılı Kanunla gelen değişiklikler 12. Yargı Paketi rehberi yazılarımızda ele alındı.

Üçüncü ve Dördüncü Aşama: İstinaf ve Temyiz

İlk derece kararına karşı kanun yolları süreyi uzatır. Ancak başvuru süreleri kısadır ve kaçırılmamalıdır.

HMK m.345/1, istinaf yoluna başvuru süresinin iki hafta olduğunu ve bu sürenin ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başladığını düzenler. HMK m.361/1 ise bölge adliye mahkemesinin temyizi kabil kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğini belirtir.

Her karar kanun yoluna götürülemez. HMK m.341/2 istinaf, m.362/1 temyiz için parasal sınırlar öngörür. Bu sınırlar sabit değildir: HMK ek m.1/1 uyarınca her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılır. 7589 sayılı Kanunla m.362’ye eklenen üçüncü fıkra, bölge adliye mahkemesinin yeniden esas hakkında verdiği kararların temyizine ayrıca ölçüt getirmiştir.

Süre bakımından yine genel bir fikir vermek üzere, basına yansıyan 2025 Adalet İstatistiklerine göre bölge adliye mahkemelerinde hukuk dosyalarının ortalama görülme süresi 371 gündür.

Kanun yolları

Kanun yoluBaşvuru süresiBaşlangıçDayanak
İstinafİki haftaİlamın tebliğiHMK m.345/1
Temyizİki haftaKararın tebliğiHMK m.361/1
Parasal sınırlarHer yıl güncellenirTakvim yılı başıHMK m.341/2, m.362/1, ek m.1

Ayrıntılar süreler, adli tatil ve eski hâle getirme yazımızda ele alındı.

Toplam Süre Tablosu

Aşağıdaki tablo, kanuni süreleri ve resmî ortalamaları bir arada gösterir. Gerçek süre dosyaya göre değişir; tablo planlama için bir çerçevedir.

Aşama aşama süre çerçevesi

AşamaKanuni süre veya sınırResmî ortalama
Arabuluculuk (tüketici, genel)3 hafta + 1 hafta
Arabuluculuk (ticari)6 hafta + 2 hafta
İlk derece (basit usul)İki tahkikat duruşması; aralık en fazla bir ayHukuk mahkemeleri: 243 gün
İlk derece (yazılı usul)Duruşma aralığı en fazla üç ayHukuk mahkemeleri: 243 gün
İstinafBaşvuru iki haftaBölge adliye hukuk: 371 gün
TemyizBaşvuru iki hafta; parasal sınırDosyaya göre
İdari yargı (SPK’ya karşı)Önce idareye başvuruİdare mahkemeleri: 178 gün
Ceza soruşturmasıBaşsavcılıklar: 155 gün

Resmî ortalamalar bir araya getirildiğinde, istinaf aşaması da dâhil bir hukuk davasının iki yıla yaklaşabileceği görülür. Bilirkişi incelemesi, yurt dışına tebligat, çok sayıda davalı ve temyiz bu süreyi uzatır. Kısa sürede sonuçlanan tek aşama çoğu zaman arabuluculuktur.

Süreyi Uzatan ve Kısaltan Etkenler

Süreyi uzatan etkenlerin başında bilirkişi incelemesi gelir. Fon dosyalarında portföy hareketlerinin, birim pay değerinin ve gider kalemlerinin incelenmesi teknik bilgi gerektirir; rapor, itirazlar ve ek rapor aylar alabilir. Tebligat da önemli bir etkendir; özellikle yurt dışındaki taraflara tebligat süreyi uzatır. Birden çok davalı, davaların birleştirilmesi ve yetki ya da görev itirazları da süreyi etkiler.

Süreyi kısaltan etkenler ise büyük ölçüde davacının elindedir. Delillerin dava açılırken eksiksiz sunulması, doğru muhatabın seçilmesi, görevli ve yetkili mahkemenin baştan doğru belirlenmesi, gerekiyorsa dava öncesinde delil tespiti yapılması ve gider avansının eksiksiz yatırılması süreyi kısaltır.

Süreyi etkileyen etkenler

EtkenEtkisiNe yapılabilir?
Bilirkişi incelemesiSüreyi en çok uzatan etkenBelgeleri baştan eksiksiz sunmak; delil tespiti
TebligatYurt dışında aylar sürebilirDoğru ve güncel adres
Görev ve yetki itirazıDosyanın başka mahkemeye gitmesiMahkemeyi baştan doğru belirlemek
Gider avansı eksikliğiKesin süre ve gecikmeAvansı eksiksiz yatırmak
Duruşma aralığıUzun aralıklar süreyi katlarHMK m.147/3 ve m.320/3 sınırlarını talep etmek

Bilirkişi incelemesi delil tespiti, bilirkişi ve uzman görüşü yazımızda ele alındı.

Masraf Kalemleri: Harç

Masrafın ilk ve en öngörülebilir kalemi harçtır. 2026 yılı tutarları, 31.12.2025 tarihli ve 33124 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Harçlar Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 98) ile belirlenmiştir.

Asliye mahkemelerinde dava açılırken maktu başvurma harcı 732 TL’dir. Konusu para olan davalarda ayrıca nispi karar ve ilam harcı alınır; oranı dava değerinin binde 68,31’idir.

Nispi harcın tamamı dava açılırken ödenmez. 492 sayılı Harçlar Kanunu m.28/1-a, karar ve ilam harçlarının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceğini düzenler. Aynı hüküm, bakiye harcın ödenmemiş olmasının hükmün tebliğine, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel olmadığını belirtir.

Tüketici mahkemesinde durum farklıdır. 6502 sayılı Kanun m.73/2, tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler tarafından açılan davaların Harçlar Kanununda düzenlenen harçlardan muaf olduğunu düzenler.

Asliye mahkemesinde dava açılırken ödenecek harç örnekleri (2026)

Dava değeriNispi harç (binde 68,31)Peşin kısım (1/4)Başvurma harcı ile toplam
100.000 TL6.831,00 TL1.707,75 TL2.439,75 TL
500.000 TL34.155,00 TL8.538,75 TL9.270,75 TL
1.000.000 TL68.310,00 TL17.077,50 TL17.809,50 TL
5.000.000 TL341.550,00 TL85.387,50 TL86.119,50 TL
Tüketici mahkemesiHarç yok (6502 m.73/2)

Tabloda gider avansı, vekâlet harcı ve kanun yolu harçları yer almaz. Kanun yollarına başvuruda ayrıca maktu başvuru harçları ödenir.

Masraf Kalemleri: Gider Avansı, Delil Avansı ve Bilirkişi

Harçtan ayrı olarak dava açılırken gider avansı yatırılır. HMK m.120/1, davacının yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenen tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğunu düzenler. m.120/2 uyarınca avansın yetersiz olduğu anlaşılırsa davacıya iki haftalık kesin süre verilir.

Gider avansı tebligat ve benzeri giderleri karşılar. Bilirkişi ücreti gibi delillere ilişkin giderler ise delil avansıyla karşılanır. HMK m.324/1, taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı verilen kesin süre içinde yatırmak zorunda olduğunu; m.324/2 ise avans yatırılmazsa delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağını düzenler.

Fon dosyalarında bilirkişi ücreti, masrafın harçtan sonra en önemli kalemidir. Ücreti mahkeme, bilirkişilik mevzuatındaki tarife çerçevesinde ve işin niteliğine göre belirler. Ek rapor istenmesi ek ücrete yol açabilir.

Avans kalemleri fon davasında yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yazımızda ele alındı.

Masraf Kalemleri: Arabuluculuk Ücreti

Arabuluculuk ücreti, sürecin anlaşmayla mı anlaşmamayla mı bittiğine göre farklı hesaplanır. 2026 tutarları, 26.12.2025 tarihli ve 33119 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan ve 01.01.2026 tarihinde yürürlüğe giren 2026 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi ile belirlenmiştir.

Anlaşma sağlanamazsa ücret saat üzerinden hesaplanır. 6325 sayılı Kanun m.18/A-13, taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda anlaşılamaması hâllerinde iki saatlik ücret tutarının Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceğini düzenler. İki saati aşan görüşmelerde aşan kısım aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit karşılanır.

Tüketici uyuşmazlıklarında tüketici için ayrı bir koruma vardır. 6502 sayılı Kanun m.73/A-3, arabuluculuk sonunda taraflara ulaşılamaması, görüşme yapılamaması, tarafların anlaşması ya da anlaşamaması hâllerinde tüketicinin ödemesi gereken ücretin, iki saatlik ücret tutarını geçmemek üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacağını düzenler. m.73/A-4 ise sonunda açılan davanın tüketici lehine sonuçlanması hâlinde arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil olunacağını belirtir.

Anlaşma sağlanırsa ücret anlaşma bedeline göre dilimli olarak hesaplanır. 2026 Tarifesinin 7. maddesinin altıncı fıkrası, ticari uyuşmazlıklarda bu ücretin 13.000 TL’den; yedinci fıkrası ise genel olarak 9.000 TL’den az olamayacağını düzenler. 6325 sayılı Kanun m.18/A-12 uyarınca bu ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit karşılanır.

2026 arabuluculuk ücreti (iki taraflı uyuşmazlık)

DurumTicari uyuşmazlıkTüketici uyuşmazlığıDayanak
Saat ücreti, taraf başına1.500 TL1.000 TL2026 Tarifesi Birinci Kısım
Anlaşamama, ilk iki saatAdalet Bakanlığı öderAdalet Bakanlığı öder6325 m.18/A-13; 6502 m.73/A-3
Anlaşma, asgari ücret13.000 TL9.000 TL2026 Tarifesi m.7/6-7
Dava tüketici lehine biterseÜcret davalıdan tahsil edilir6502 m.73/A-4

İlk toplantıya katılmamanın ayrı bir maliyeti vardır. 6325 sayılı Kanun m.18/A-11, geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan tarafın davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulacağını ve lehine vekâlet ücretinin yarısına hükmedileceğini düzenler. 6502 sayılı Kanun m.73/A-2 ise bu hükmün tüketici aleyhine uygulanmayacağını belirtir.

Masraf Kalemleri: Avukatlık Ücreti

Avukatlık ücreti, avukat ile müvekkil arasında serbestçe kararlaştırılır; ancak kanuni sınırları vardır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.164/2, dava veya hükmolunacak şeyin değerinin yahut paranın belli bir yüzdesinin ücret olarak kararlaştırılabileceğini, ancak bu oranın yüzde yirmi beşi aşamayacağını düzenler. Aynı madde, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin altında ücret kararlaştırılamayacağını belirtir.

Bu iki kural birlikte bir aralık çizer: ücret tarifenin altında olamaz; yüzdelik olarak kararlaştırılırsa yüzde yirmi beşi aşamaz. Ücretin yazılı bir sözleşmeyle belirlenmesi, sonradan çıkabilecek tartışmaları önler.

Karşı taraftan alınacak vekâlet ücreti ayrı bir kalemdir. Mahkeme, davayı kazanan taraf lehine tarifeye göre vekâlet ücretine hükmeder. Avukatlık Kanunu m.164’ün son fıkrası, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücretinin avukata ait olduğunu, takas ve mahsup edilemeyeceğini ve haczedilemeyeceğini düzenler. Bu nedenle karşı taraf vekâlet ücreti, müvekkilin ödediği ücretin yerine geçmez; ücret sözleşmesinde bu husus açıkça düzenlenebilir.

Geçerli tarife, 4 Kasım 2025 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 2025-2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesidir. Tarife, konusu para olan davalarda dava değerine göre dilimli nispi ücret, konusu para olmayan davalarda mahkeme türüne göre maktu ücret öngörür; asliye mahkemelerinde takip edilen davalar için maktu ücret 45.000 TL’dir.

Avukata hangi aşamada gerçekten ihtiyaç olduğu, ücret sözleşmesinin kanuni sınırları ve başarıya bağlı ücretin tasfiye payı hariç tutularak nasıl hesaplanacağı fon mağduru avukat tutmak zorunda mı yazımızda ayrıntılı olarak ele alındı.

Kaybetme Riski: Karşı Tarafın Giderleri ve Vekâlet Ücreti

Masraf hesabının en çok gözden kaçan kalemi, davanın kaybedilmesi hâlindeki yüktür. HMK m.326/1, kanunda yazılı hâller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceğini düzenler. Yargılama giderlerine karşı tarafın vekâlet ücreti de dâhildir.

Fon dosyalarında daha sık uygulanan kural m.326/2’dedir: iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkeme yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Talep edilen tutarın bir kısmı reddedilirse, reddedilen kısım üzerinden karşı taraf lehine vekâlet ücreti ve gider payı doğar.

Bu risk, dava değerinin doğru belirlenmesini önemli kılar. Gerçekçi olmayan yüksek bir talep, hem peşin harcı hem de reddedilen kısım üzerinden karşı taraf vekâlet ücretini artırır.

Sonuca göre masraf dağılımı

SonuçGiderlerVekâlet ücretiDayanak
Tamamen kabulDavalıya yüklenirDavacı lehineHMK m.326/1
Kısmen kabulHaklılık oranına göreHer iki taraf lehine, kendi haklılık oranındaHMK m.326/2
Tamamen retDavacıya yüklenirDavalı lehineHMK m.326/1
İlk arabuluculuk toplantısına katılmamaHaklı çıksa bile yarısıLehine yarısı6325 m.18/A-11

Masrafı Baştan Düşürmenin Yasal Yolu: Kısmi Dava

Fon zararının tam tutarı çoğu zaman dava açılırken bilinmez; bilirkişi incelemesiyle belirlenir. 7589 sayılı Kanunla HMK m.107’deki belirsiz alacak davası yürürlükten kaldırılmış, m.109’a eklenen dördüncü fıkrayla kısmi davada bir defaya mahsus talep artırımı getirilmiştir.

Bu düzen masraf planlamasını doğrudan etkiler. Alacağın bir kısmı için dava açıldığında peşin harç yalnızca dava edilen kısım üzerinden ödenir. Tutar bilirkişi raporuyla netleştikten sonra talep, m.109/4 uyarınca aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere artırılır ve artırılan kısım için harç tamamlanır. Aynı fıkra, zamanaşımı bakımından da güvence getirir.

Kısmi dava ayrıca kaybetme riskini sınırlar. Talep, kanıtlanabilir en düşük tutardan başlatıldığında, reddedilen kısım üzerinden doğacak vekâlet ücreti ve gider riski azalır.

Ayrıntılar fon zararı kısmi dava dilekçesi örneği yazımızda ele alındı.

Masrafı Karşılayamayanlar: Adli Yardım

Yargılama giderlerini karşılayacak gücü bulunmayan kişiler için adli yardım yolu vardır. HMK m.334/1, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimselerin, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabileceğini düzenler.

Kapsam m.335/1’de sayılmıştır: yargılama ve takip giderlerinden geçici muafiyet, teminat göstermekten muafiyet, giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesi ve gerekiyorsa ücreti sonradan ödenmek üzere avukat temini. Mahkeme bunlardan yalnızca bir kısmına da karar verebilir.

Muafiyetin geçici olduğu unutulmamalıdır. HMK m.339/1, adli yardım kararından dolayı ertelenen yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avansların dava sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunacağını; adli yardımdan yararlanan kişinin haksız çıkması hâlinde bu giderlerin en çok bir yıl içinde aylık eşit taksitlerle ödenmesine karar verilebileceğini düzenler. Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşından istenebilecek teminat bakımından da adli yardım bir muafiyet sebebidir.

Ayrıntılar feragat, kabul, sulh ve adli yardım ve fon davası için vekâletname yazılarımızda ele alındı.

Ücretsiz veya Düşük Maliyetli İlk Adımlar

Dava açmadan önce yapılabilecek bazı adımlar ücretsiz veya düşük maliyetlidir ve dava açılırsa süreyi kısaltır.

Dava öncesi adımlar

AdımMaliyetSüreDayanak
Kuruluştan kişisel kayıtları istemekKural olarak ücretsizEn geç 30 günKVKK m.13/2
SPK’dan bilgi ve belge istemekDüşükKanuni süre içinde4982 sayılı Kanun
Savcılığa şikâyetHarç yokSoruşturmaya bağlıCMK
Arabuluculuk başvurusuAnlaşamama hâlinde ilk iki saat Bakanlıktan3-8 hafta6325 m.18/A; TTK m.5/A

KVKK m.13/2, veri sorumlusunun başvurudaki talepleri en geç otuz gün içinde ücretsiz olarak sonuçlandıracağını; işlemin ayrıca bir maliyet gerektirmesi hâlinde Kurulca belirlenen tarifedeki ücretin alınabileceğini düzenler. Bu yolla elde edilen talimat kayıtları, uygunluk testi ve hesap hareketleri, dava açılırsa bilirkişi incelemesini hızlandırır.

Ayrıntılar KVKK başvurusu ve SPK’dan bilgi ve belge istemek yazılarımızda ele alındı.

Birden Çok Yatırımcı Masrafı Paylaşabilir mi?

Aynı kuruluşa karşı aynı sebepten talebi bulunan yatırımcılar, şartları varsa aynı davada dava arkadaşı olarak yer alabilir. Bu durumda her yatırımcının talebi ayrı değerlendirilir ve harç her yatırımcının kendi talebi üzerinden hesaplanır; ancak bilirkişi incelemesi, tebligat ve duruşma gibi ortak giderler tek dosyada yürütüldüğü için toplam maliyet ve süre azalabilir.

Her yatırımcının avukata ayrı vekâletname vermesi gerekir. Ayrıntılar fon mağdurları toplu dava açabilir mi ve fon davası için vekâletname yazılarımızda ele alındı.

Duruşma Aralığının Kanuni Sınırda Tutulması İçin Talep Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki metin, asliye ticaret mahkemesinde görülen bir fon davasında bir sonraki duruşmanın üç aydan daha ileri bir tarihe bırakılması üzerine, HMK m.147/3 uyarınca duruşma gününün kanuni sınır içinde belirlenmesi talebi için hazırlanmış bir çerçevedir. Tüketici mahkemesinde görülen davalarda aynı talep HMK m.320/3’teki bir aylık sınıra dayandırılır.

[ ] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO: [Esas No]

DAVACI: [Ad Soyad] — [TC Kimlik No] — [Adres]

VEKİLİ: Av. [Ad Soyad] — [Adres]

DAVALI: [Kuruluş Unvanı] — [Adres]

KONU: [Tarih] tarihli duruşmada bir sonraki duruşmanın [tarih] tarihine bırakılmasına ilişkin ara kararın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.147/3 uyarınca üç aylık süre içinde bir tarih belirlenecek şekilde değiştirilmesi talebimizdir.

AÇIKLAMALAR

1. Müvekkil, davalı kuruluş nezdinde katılma paylarını satın aldığı ve 2026/60 sayılı SPK Bülteniyle tasfiyesine karar verilen fon nedeniyle uğradığı zararın tazmini için eldeki davayı açmıştır. Mahkemenizin [tarih] tarihli duruşmasında bir sonraki duruşma [tarih] tarihine, yani [ ] ay sonrasına bırakılmıştır.

Duruşmalar arasındaki sürenin kanuni sınırı — 6100 sayılı Kanun m.147/3

16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunun 21. maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 147. maddesine eklenen üçüncü fıkra, duruşmalar arasındaki sürenin üç aydan daha uzun olamayacağını açıkça düzenlemektedir. Ara karar ile belirlenen tarih bu sınırı aşmaktadır.

İstisnanın koşullarının bulunmaması — 6100 sayılı Kanun m.147/3

Aynı fıkra, işin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde, hâkimin gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebileceğini öngörmektedir. Dosyada [bilirkişi raporu [tarih] tarihinde dosyaya sunulmuş olup / bilirkişi incelemesine henüz karar verilmemiş olup] istinabe yoluyla yürütülen bir tahkikat işlemi de bulunmamaktadır. Mahkemenin genel iş yükü, kanunun örnek olarak saydığı ve işin niteliğinden kaynaklanan zorunlu hâllerle aynı nitelikte değildir. Kaldı ki fıkra, daha uzun bir süre belirlenmesini gerekçe gösterilmesine bağlamış olup ara kararda böyle bir gerekçe yer almamaktadır.

Makul süre ve usul ekonomisi — 6100 sayılı Kanun m.30 ile Anayasa m.141/4

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 30. maddesi, hâkimin yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğunu düzenlemektedir. Anayasanın 141. maddesinin dördüncü fıkrası da davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını yargının görevi saymaktadır. Fon tasfiyesi nedeniyle birikimine uzun süredir erişemeyen müvekkil bakımından her gecikme, zararı ve yargılama giderlerini artırmaktadır.

HUKUKİ SEBEPLER: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.30, m.147; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.141 ve ilgili mevzuat.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; [tarih] tarihli ara kararla belirlenen duruşma gününün, 6100 sayılı Kanunun 147. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca önceki duruşmadan itibaren üç aylık süreyi aşmayacak bir tarih olarak yeniden belirlenmesine karar verilmesini saygıyla talep ederiz.

Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]

Talep, ara kararın öğrenilmesinden sonra gecikmeden sunulmalıdır. Bilirkişi incelemesinin fiilen sürdüğü dosyalarda istisna uygulanabileceğinden, dilekçe dosyanın somut durumuna göre uyarlanmalıdır.

Sık Yapılan Hatalar

Birinci hata, tasfiyenin bitmesini beklerken zamanaşımını gözden kaçırmaktır. TBK m.154 uyarınca ihtarname zamanaşımını kesmez.

İkinci hata, tüketici sayılma ihtimalini değerlendirmeden asliye ticarette dava açmaktır. Tüketici mahkemesinde dava harçsızdır ve daha hızlı bir usule tabidir.

Üçüncü hata, dava değerini gerçekçi olmayan biçimde yüksek belirlemektir. Bu hem peşin harcı hem reddedilen kısım üzerinden karşı taraf vekâlet ücretini artırır.

Dördüncü hata, kısmi dava imkânını kullanmamaktır. HMK m.109/4 uyarınca talep bir defaya mahsus artırılabilir.

Beşinci hata, arabuluculuğun ilk toplantısına katılmamaktır. 6325 m.18/A-11 bu durumda haklı çıkılsa bile gider yükü öngörür.

Altıncı hata, gider ve delil avansını süresinde yatırmamaktır. HMK m.324/2 uyarınca avans yatırılmazsa delilden vazgeçilmiş sayılır.

Yedinci hata, istinaf ve temyiz sürelerini kaçırmaktır. Her ikisi de tebliğden itibaren iki haftadır.

Sekizinci hata, karşı taraf vekâlet ücretinin müvekkile ait olduğunu sanmaktır. Avukatlık Kanunu m.164’ün son fıkrası bu ücreti avukata ait sayar.

Dokuzuncu hata, üç ayı aşan duruşma aralıklarına sessiz kalmaktır. HMK m.147/3 ve basit usulde m.320/3 kanuni sınırlar getirir.

Onuncu hata, dava öncesi ücretsiz adımları atlamaktır. KVKK başvurusuyla elde edilecek kayıtlar yargılamayı hızlandırır.

Ne zaman başlamalı? Zararın doğması ile tutarının kesinleşmesi arasındaki fark ve tasfiye sürerken kullanılabilecek araçlar tasfiye bitmeden dava açılabilir mi yazımızda ele alındı.
Ücretsiz bir yol daha: Doksan günde karar veren ve belirli tutara kadar kuruluşu bağlayan TSPB Müşteri Uyuşmazlıkları Hakem Heyeti yazımızda ele alındı.
Süre hesabı: Dava açmadan önce işleyen süreleri tek tabloda gösteren fon uyuşmazlığı süre hesaplama aracı sayfamızdadır.
Harç ve usul farkı mahkemeye göre değişir: Tüketici mahkemesinde harç muafiyeti ve basit yargılama fon davası hangi mahkemede açılır yazımızda ele alındı.

Sıkça Sorulan Sorular

Fon davası ne kadar sürer?

Seçilen yola ve dosyaya göre değişir. Basına yansıyan 2025 Adalet İstatistiklerine göre hukuk mahkemelerinde ortalama görülme süresi 243 gün, bölge adliye mahkemelerinde hukuk dosyalarında 371 gündür; bilirkişi gerektiren fon dosyalarında süre çoğunlukla ortalamanın üzerindedir.

Arabuluculuk ne kadar sürer?

6325 sayılı Kanun m.18/A-9 uyarınca üç hafta, zorunlu hâllerde bir hafta uzatma; ticari uyuşmazlıklarda TTK m.5/A-2 uyarınca altı hafta, zorunlu hâllerde iki hafta uzatma.

Duruşmalar arasında en fazla ne kadar süre olabilir?

Yazılı yargılamada 7589 sayılı Kanunla eklenen HMK m.147/3 uyarınca üç ay, basit yargılamada HMK m.320/3 uyarınca bir ay; bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçe göstererek daha uzun süre belirleyebilir.

Tüketici mahkemesinde dava daha mı hızlıdır?

Tüketici mahkemelerinde basit yargılama uygulanır; HMK m.320/3 uyarınca tahkikat ilk duruşma hariç iki duruşmada tamamlanır ve duruşmalar arasındaki süre bir aydan uzun olamaz.

Fon davasında harç ne kadar?

2026’da asliye mahkemelerinde başvurma harcı 732 TL’dir; konusu para olan davalarda nispi harç dava değerinin binde 68,31’idir ve bunun dörtte biri dava açılırken peşin ödenir.

Tüketici mahkemesinde harç ödenir mi?

Hayır. 6502 sayılı Kanun m.73/2, tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler tarafından açılan davaların Harçlar Kanununda düzenlenen harçlardan muaf olduğunu düzenler.

Harcın tamamı dava açılırken mi ödenir?

Hayır. Harçlar Kanunu m.28/1-a uyarınca karar ve ilam harcının dörtte biri peşin, kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir.

Arabuluculuk ücretini kim öder?

Anlaşma sağlanamazsa ilk iki saatlik ücret 6325 m.18/A-13 uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir; anlaşma hâlinde ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit karşılanır.

2026’da arabuluculuk ücreti ne kadar?

2026 Tarifesinin Birinci Kısmına göre iki taraflı ticari uyuşmazlıkta saat başına taraf başına 1.500 TL, tüketici uyuşmazlığında 1.000 TL’dir; anlaşma hâlinde ücret ticari uyuşmazlıkta 13.000 TL’den, genel olarak 9.000 TL’den az olamaz.

Tüketici arabuluculuk ücreti öder mi?

6502 m.73/A-3 uyarınca tüketicinin ödemesi gereken ücret, iki saatlik tutarı geçmemek üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; dava tüketici lehine sonuçlanırsa m.73/A-4 uyarınca ücret davalıdan tahsil edilir.

Gider avansı nedir?

HMK m.120/1 uyarınca davacının dava açarken yatırdığı, tebligat gibi giderleri karşılayan avanstır; yetersiz kalırsa m.120/2 uyarınca iki haftalık kesin süre verilir.

Bilirkişi ücretini kim öder?

Delili isteyen taraf HMK m.324/1 uyarınca mahkemenin belirlediği avansı kesin süre içinde yatırır; yatırılmazsa m.324/2 uyarınca delilden vazgeçilmiş sayılır. Dava sonunda giderler haklılık oranına göre paylaştırılır.

Avukatlık ücreti ne kadar olabilir?

Serbestçe kararlaştırılır; Avukatlık Kanunu m.164 uyarınca tarifenin altında olamaz, yüzdelik kararlaştırılırsa dava değerinin yüzde yirmi beşini aşamaz.

Karşı taraftan alınan vekâlet ücreti kime aittir?

Avukatlık Kanunu m.164’ün son fıkrası uyarınca kararla karşı tarafa yüklenen vekâlet ücreti avukata aittir; takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.

Davayı kaybedersem ne öderim?

HMK m.326/1 uyarınca yargılama giderleri ve karşı tarafın vekâlet ücreti aleyhine hüküm verilen tarafa yüklenir; kısmen kabulde m.326/2 uyarınca haklılık oranına göre paylaştırılır.

Masrafı azaltmanın yolu var mı?

Kısmi dava açılabilir. 7589 sayılı Kanunla HMK m.109’a eklenen dördüncü fıkra uyarınca talep aynı davada bir defaya mahsus artırılabilir; peşin harç başlangıçta yalnızca dava edilen kısım üzerinden ödenir.

Parası olmayan yatırımcı dava açabilir mi?

HMK m.334/1 uyarınca ödeme gücünden yoksun olan ve talebi açıkça dayanaktan yoksun olmayan kişi adli yardım isteyebilir; ancak m.339/1 uyarınca haksız çıkarsa ertelenen giderler sonradan tahsil edilir.

İstinaf ve temyiz süresi ne kadar?

HMK m.345/1 ve m.361/1 uyarınca her ikisi de kararın tebliğinden itibaren iki haftadır; parasal sınırlar HMK ek m.1 uyarınca her yıl güncellenir.

Dava açmadan önce ücretsiz ne yapabilirim?

KVKK m.13/2 uyarınca kuruluştan kişisel kayıtlarınızı isteyebilirsiniz; talepler en geç otuz gün içinde kural olarak ücretsiz sonuçlandırılır. Savcılığa şikâyet de harca tabi değildir.

Tasfiyenin bitmesini beklersem ne kaybederim?

Zamanaşımı tasfiye sürdüğü için durmaz; TBK m.154 uyarınca ihtarname değil dava, icra takibi veya borcun ikrarı zamanaşımını keser. Arabuluculuk sürecinde ise 6325 m.18/A-15 uyarınca zamanaşımı durur.

İlgili Rehberler

Zamanaşımı tasfiye sürerken işlemeye devam eder

Süreyi ve masrafı baştan planlayın. 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Dosyanıza uygun yolu, süreyi ve masraf kalemlerini birlikte planlayalım. Telefon: 0554 648 37 15

İletişime Geçin

Bu içerik sermaye piyasası hukuku alanındadır.

Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi  ·  Tasfiye edilen fonlar listesi  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk