SPK bültenleri tasfiye kararının sonucunu duyurur, arkasındaki tespitleri değil. Yatırımcının açacağı her dava ise bu tespitlere ihtiyaç duyar. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu herkese SPK’dan bilgi isteme hakkı tanır; gizli kısımlar m.9 uyarınca ayrılarak verilir, karara esas uzman görüşleri m.26/2 uyarınca açıktır. Ret hâlinde on beş gün içinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itiraz edilebilir ve itiraz dava süresini durdurur. Sır niteliğindeki belgeler ise SPK Kanunu m.135/2 uyarınca idari davalarda kullanılabilir; İYUK m.20/3 ticari sırrı belge vermeme gerekçesi saymaz. Kamu Denetçiliği Kurumu ücretsiz bir yol daha sunar, ancak dava açıldıktan sonra inceleme yapmaz.
SPK’daki tespitler davanızın delili olabilir
Bilgi edinme, itiraz ve dava yolunu birlikte planlayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: Bilgi edinme kapıyı aralar, yargı yolu açar
Her yatırımcı SPK’dan bilgi isteyebilir. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu m.4 herkese bilgi edinme hakkı tanır; kurum m.11 uyarınca on beş iş günü içinde cevap verir. Gizli kısımlar içeren belgeler m.9 uyarınca bu kısımlar ayrılarak verilir.
Sır niteliğindeki belgeler davada kullanılabilir. 6362 sayılı SPK Kanunu m.135/2, Kurulun elde ettiği sır niteliğindeki bilgi ve belgelerin Kurul kararlarına karşı açılacak idari davaların görülmesinde kullanılabileceğini düzenler. İYUK m.20/3’te belge vermeme gerekçesi olarak ticari sır sayılmamıştır.
Ücretsiz bir yol daha vardır. 6328 sayılı Kanun m.17 uyarınca Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuru ücretsizdir ve dava açma süresi içinde yapılırsa bu süreyi durdurur.
Neden SPK’daki Bilgi?
Fon tasfiyesinde yatırımcının elindeki bilgi çoğu zaman üç kaynaktan gelir: kuruluşun gönderdiği hesap ekstreleri, Kamuyu Aydınlatma Platformu açıklamaları ve Sermaye Piyasası Kurulunun bültenleri.
Bu kaynakların hiçbiri tasfiye kararının arkasındaki tespitleri göstermez. Bülten, kararın sonucunu duyurur; hangi incelemeye, hangi bulguya ve hangi değerlendirmeye dayandığını açıklamaz. Kuruluş da Kurulun kendisi hakkındaki tespitlerini yatırımcıyla paylaşmaz.
Oysa yatırımcının açacağı her dava bu tespitlere ihtiyaç duyar. Kuruluşa karşı tazminat davasında kusurun ispatı, SPK’ya karşı tam yargı davasında denetim kusurunun ispatı, ceza soruşturmasında suçun unsurlarının ortaya konması, hepsi Kurulun elindeki bilgiye bağlıdır.
Bu yazı, fon yatırımcısının SPK’dan bilgi ve belge isteme yollarını, bu yollardaki sınırları ve sınırların nasıl aşılabileceğini ele alır: bilgi edinme başvurusu, Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itiraz, idari yargı, adli yargı ve Kamu Denetçiliği Kurumu.
Kuruluştaki kendi kayıtlarınıza erişim ayrı bir yoldur ve fon yatırımcısının KVKK başvurusu yazımızda ele alındı. Bültenlerin fon bazında açıklama yapmaması fonlar ödeme yapmak istiyor, SPK izin vermiyor yazımızda da tartışıldı.
Hukuki Temel: Anayasa, 4982 ve SPK’nın Niteliği
Bilgi edinme hakkı anayasal bir haktır. Anayasa m.74, herkesin bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahip olduğunu düzenler.
Bu hakkın kanuni çerçevesi 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunudur. m.1, Kanunun amacını demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemek olarak belirler.
m.2/1 uyarınca Kanun, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinde uygulanır. SPK bu kapsamdadır: 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.117/1, Sermaye Piyasası Kurulunun kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip olarak kurulduğunu düzenler.
Hak sahipleri bakımından 4982 sayılı Kanun m.4/1 “herkes” der. Başvurunun bir gerekçeye veya menfaate dayanması gerekmez.
Yabancı yatırımcılar bakımından m.4/2 bir koşul getirir: Türkiye’de ikamet eden yabancılar ile Türkiye’de faaliyette bulunan yabancı tüzel kişiler, isteyecekleri bilgi kendileriyle veya faaliyet alanlarıyla ilgili olmak kaydıyla ve karşılıklılık ilkesi çerçevesinde Kanundan yararlanır.
Kurumun yükümlülüğü m.5/1’de düzenlenmiştir: kurum ve kuruluşlar, Kanundaki istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve başvuruları etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmakla yükümlüdür.
Yabancı yatırımcıların uyuşmazlıkları yabancı unsurlu fon uyuşmazlıkları yazımızda ele alındı.
Başvurunun Usulü: m.6, m.7, m.8
Başvuru şekli m.6/1’de düzenlenmiştir. Başvuru; başvuru sahibinin adı ve soyadı, imzası, oturma yeri veya iş adresini içeren dilekçe ile istenen bilgi veya belgenin bulunduğu kuruma yapılır. Aynı fıkra, kimliğin ve imzanın tespitine yarayacak bilgilerin yasal olarak belirlenebilir olması kaydıyla elektronik ortamda başvuruya da imkân tanır.
m.6/2 kısa ama belirleyici bir kural koyar: dilekçede istenen bilgi veya belgeler açıkça belirtilir. Genel ifadeli bir başvuru (“fonla ilgili tüm belgeler”) ret riskini artırır.
Başvurunun konusu m.7’de sınırlanmıştır. m.7/1, başvurunun kurumun elinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olması gerektiğini düzenler.
m.7/2 ise önemli bir ret gerekçesi içerir: kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilir.
Bu hüküm başvurunun nasıl yazılacağını belirler. “Tasfiye edilen fonların toplam varlık değerinin kuruluşlara göre dağılımı” gibi bir istem yeni bir çalışma gerektirdiğinden reddedilebilir. Buna karşılık “tasfiye kararına esas alınan [tarih] tarihli inceleme raporunun yatırımcılarla ilgili bölümleri” gibi mevcut bir belgeye yönelen istem bu gerekçeyle reddedilemez.
m.7/3 uyarınca istenen bilgi başka bir kurumdaysa başvuru oraya gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir.
Yayımlanmış bilgiler bakımından m.8, kamuya açıklanmış bilgi veya belgelerin bilgi edinme başvurusuna konu olamayacağını; ancak bunların ne şekilde, ne zaman ve nerede yayımlandığının başvurana bildirileceğini düzenler. Bülten ve KAP açıklamalarıyla ilgili bir başvurunun cevabı bu yönde olacaktır.
Erişim Şekli, Süre ve Ücret: m.10, m.11, m.12
4982 sayılı Kanun m.10/1, kurumların başvuru sahibine istenen belgenin onaylı bir kopyasını vereceğini düzenler. Onaylı kopya, belgenin daha sonra bir davada delil olarak kullanılması bakımından önemlidir.
Kopya verilmesinin mümkün olmadığı veya aslına zarar vereceği hâllerde m.10/2, yazılı belgeler için aslının incelenmesine ve not alınmasına imkân tanınmasını öngörür.
m.10/4 uyarınca kurum, erişimin gerektirdiği maliyet tutarı kadar bir ücret tahsil edebilir.
Süreler m.11’de düzenlenmiştir. m.11/1, kurumun istenen bilgi veya belgeye erişimi on beş iş günü içinde sağlayacağını düzenler. Bilginin kurum içindeki başka bir birimden sağlanması, başka bir kurumun görüşünün alınması veya başvurunun birden fazla kurumu ilgilendirmesi hâlinde süre otuz iş günüdür; bu durumda uzatma ve gerekçesi on beş iş günlük süre bitmeden başvurana yazılı olarak bildirilir.
m.11/2, maliyet tutarının başvurana bildirilmesiyle on beş iş günlük sürenin kesileceğini ve başvuru sahibinin on beş iş günü içinde ücreti ödememesi hâlinde talebinden vazgeçmiş sayılacağını düzenler. Bu süreyi kaçırmamak gerekir.
Cevap bakımından m.12, kurumların cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda bildireceğini ve başvurunun reddedilmesi hâlinde kararın gerekçesinin ve buna karşı başvuru yollarının belirtileceğini düzenler.
Gerekçesiz bir ret veya başvuru yollarını göstermeyen bir cevap, m.12’ye aykırıdır ve itirazda ayrı bir dayanak oluşturur.
İstisnalar ve Fon Dosyasındaki Karşılıkları
4982 sayılı Kanun m.15-28 arasında bilgi edinme hakkının sınırlarını düzenler. SPK’ya yapılacak başvurularda bunlardan bir kısmı öne çıkar.
Ekonomik çıkarlar bakımından m.17, açıklanması ya da zamanından önce açıklanması hâlinde ülkenin ekonomik çıkarlarına zarar verecek veya haksız rekabet ve kazanca sebep olacak bilgi veya belgeleri kapsam dışında tutar. Piyasa üzerinde etkisi olabilecek, henüz duyurulmamış bir değerlendirme bu gerekçeyle saklanabilir.
İdari soruşturma bakımından m.19, yetkili birimlerce yürütülen idari soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, kişilerin veya görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek veya gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak bilgi veya belgeleri kapsam dışında tutar.
Adli soruşturma bakımından m.20/1, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde suç işlenmesine yol açacak, suçların soruşturulmasını veya kovuşturulmasını tehlikeye düşürecek, yargılama görevinin gereğince yerine getirilmesini engelleyecek veya hakkında dava açılmış bir kişinin adil yargılanma hakkını ihlal edecek bilgi veya belgeleri kapsam dışında tutar. Kurulun suç duyurusunda bulunduğu dosyalarda bu istisna gündeme gelir.
Özel hayat bakımından m.21/1, açıklanması hâlinde kişinin özel ve aile hayatına, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgileri kapsam dışında tutar. Diğer yatırımcıların kimlikleri ve pay tutarları bu kapsamdadır.
Ticari sır bakımından m.23, kanunlarda ticari sır olarak nitelenen bilgi veya belgeler ile kurum ve kuruluşlar tarafından gerçek veya tüzel kişilerden gizli kalması kaydıyla sağlanan ticari ve malî bilgileri kapsam dışında tutar. SPK’nın denetim sırasında kuruluşlardan topladığı malî bilgiler bu istisnanın en tipik örneğidir.
Kurum içi belgeler bakımından m.25, yalnız kurum personeli ve iç uygulamalarla ilgili düzenlemeleri; m.27 ise tavsiye ve mütalaa taleplerini kapsam dışında tutar. SPK’dan “bu fon için dava açmalı mıyım” türünden bir görüş istenemez.
İstisnalar ve fon dosyasındaki olası karşılıkları
| İstisna | Fon dosyasında olası karşılığı | Dayanak |
|---|---|---|
| Ayrı çalışma gerektiren bilgi | Toplu istatistik, yeni tablo, karşılaştırma | 4982 m.7/2 |
| Yayımlanmış bilgi | Bülten, KAP açıklaması, tasfiye usul ve esasları | 4982 m.8 |
| Ekonomik çıkar, haksız rekabet | Duyurulmamış piyasa değerlendirmeleri | 4982 m.17 |
| İdari soruşturma | Devam eden inceleme ve denetim dosyası | 4982 m.19 |
| Adli soruşturma | Suç duyurusu yapılmış dosyalar | 4982 m.20 |
| Özel hayat | Diğer yatırımcıların kimlik ve pay bilgileri | 4982 m.21 |
| Ticari sır | Kuruluşlardan gizlilik kaydıyla alınan malî bilgiler | 4982 m.23; SPKn m.135 |
| Tavsiye ve mütalaa | Hukuki görüş veya yatırım tavsiyesi istemi | 4982 m.27 |
İstisnaları Daraltan Hükümler: m.9, m.26 ve Zaman Unsuru
İstisnalar geniş görünse de Kanun onları sınırlayan hükümler de içerir. Başvurunun ve itirazın gücü bu hükümlerin doğru kullanılmasına bağlıdır.
Birincisi ayırma yükümlülüğüdür. 4982 sayılı Kanun m.9, istenen bilgi veya belgelerde gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve birbirinden ayrılabiliyorsa, belgenin gizli bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulacağını ve ayırma gerekçesinin yazılı olarak bildirileceğini düzenler.
Bu hüküm, bir belgenin tamamının tek bir istisnaya dayanılarak reddedilmesini önler. İnceleme raporunun kuruluşa ait malî bilgileri içeren bölümleri çıkarılsa bile, yatırımcılara yapılan satışlara, izahnameye uyuma veya fon portföyünün yapısına ilişkin tespitler verilebilir.
İkincisi kurum içi görüşlere ilişkin kuraldır. m.26/1, kurum ve kuruluşların faaliyetlerini yürütmek üzere elde ettikleri görüş, bilgi notu, teklif ve tavsiye niteliğindeki bilgi veya belgelerin, kurum tarafından aksi kararlaştırılmadıkça bilgi edinme hakkı kapsamında olduğunu düzenler.
m.26/2 daha da önemlidir: bilimsel, istatistik, teknik, malî, hukukî ve benzeri uzmanlık alanlarında yasal olarak görüş verme yükümlülüğü bulunan kişi, birim ya da kurumların görüşleri, kurumların alacakları kararlara esas teşkil etmesi kaydıyla bilgi edinme istemlerine açıktır.
Tasfiye kararı bir uzman raporuna, örneğin bir değerleme raporuna veya denetim raporuna dayanıyorsa, bu hüküm uyarınca söz konusu raporun erişime açık olduğu ileri sürülebilir.
Üçüncüsü zaman unsurudur. m.17, m.19 ve m.20’deki istisnalar, bilginin “açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde” doğacak zarara bağlanmıştır. Soruşturma sona erdiğinde veya karar kamuya duyurulduğunda, aynı belge için zarar gerekçesi zayıflar. Reddedilen bir başvurunun, dosyanın aşaması ilerledikten sonra yenilenmesi bu nedenle anlamlı olabilir.
Son olarak m.28, gizliliği kaldırılmış olan bilgi veya belgelerin diğer istisnalar kapsamına girmiyorsa bilgi edinme başvurularına açık hâle geleceğini düzenler.
SPK Kanunundaki Gizlilik: m.90, m.113, m.135
SPK’ya yapılan başvurularda 4982 sayılı Kanunun istisnalarının yanında SPK Kanununun gizlilik hükümleri de ileri sürülür.
6362 sayılı Kanun m.135/1, Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurul personelinin görevleri sırasında öğrendikleri sırları bu Kanuna ve özel kanunlarına göre yetkili olanlardan başkasına açıklayamayacağını düzenler.
m.135/2 daha ayrıntılıdır. Fıkra, Kurulun elde edeceği sır niteliğindeki bilgi ve belgelerin halka arzda, izin verilmesinde, faaliyetlerin denetiminde, düzenlemelere uyulup uyulmadığının izlenmesinde ve Kurul kararlarına karşı açılacak idari davaların görülmesinde kullanılabileceğini belirtir.
Aynı fıkra, bu bilgi ve belgelerin ceza soruşturması ve kovuşturması kapsamında savcılıklar ile ceza mahkemeleri dışında hiçbir kişi, kurum ve kuruluşa verilemeyeceğini ve mahkeme kararına bağlanmış sır kapsamındaki bilgilerin verilmesinden Kurulun sorumlu tutulamayacağını düzenler.
Bu fıkranın kapsamı tartışmaya açıktır. Hüküm, Kurulun yurt dışındaki muadil denetim mercileriyle yapacağı mutabakat zabıtları bağlamında düzenlenmiştir; ancak Kurulun zabıtlar dışında elde edeceği sırları da anmaktadır. Kurulun bu hükmü bilgi edinme başvurularına karşı genel bir ret gerekçesi olarak ileri sürmesi beklenmelidir.
İnceleme dosyaları bakımından m.90/2, incelemeye konu olan kişiler ile bilgi ve belge talep edilen kurumlar dâhil gerçek ve tüzel kişilerin incelemenin varlığını ve niteliğini sır olarak saklamasını zorunlu kılar. m.113 ise Kurulun inceleme veya denetimi kapsamında istenen bilgi veya belgelere ilişkin olarak başkalarına açıklamada bulunmayı suç olarak düzenler.
Bu hükümlerin fon yatırımcısı için anlamı şudur: sır niteliğindeki bilgilere bilgi edinme yoluyla ulaşmak güçtür, ancak aynı bilgiler idari dava ve ceza soruşturması yoluyla ulaşılabilir durumdadır. Bilgi edinme başvurusu bu nedenle bir ön adım ve bir delil stratejisinin parçası olarak düşünülmelidir.
SPK’nın inceleme yetkileri SPK’nın denetim ve tedbir yetkileri yazımızda ele alındı.
Ret Hâlinde: Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu
4982 sayılı Kanun m.13/1, bilgi edinme istemi reddedilen başvuru sahibinin, yargı yoluna başvurmadan önce kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itiraz edebileceğini düzenler. Kurul, kararını otuz iş günü içinde verir; kurum ve kuruluşlar Kurulun istediği her türlü bilgi veya belgeyi on beş iş günü içinde vermekle yükümlüdür.
m.13/2 itirazın en önemli sonucunu düzenler: Kurula itiraz, başvuru sahibinin idari yargıya başvurma süresini durdurur.
İtiraz zorunlu değildir; hüküm “edebilir” ifadesini kullanır. Ancak iki avantajı vardır: ücretsiz ve hızlı bir inceleme sağlar ve Kurul, SPK’dan belgeyi isteyerek istisnanın gerçekten uygulanıp uygulanamayacağını kendisi değerlendirebilir.
Kurulun yapısı m.14/2’de düzenlenmiştir: Kurul; Yargıtay ve Danıştayın önerecekleri adaylar, ceza, idare ve anayasa hukuku alanlarında profesör veya doçentler, Türkiye Barolar Birliğinin göstereceği adaylar, en az genel müdür düzeyindeki kamu görevlileri ve Adalet Bakanlığında idari görevdeki hâkimler arasından Cumhurbaşkanınca seçilen dokuz üyeden oluşur. m.14’ün son hâline göre Kurulun sekretarya hizmetleri Adalet Bakanlığı tarafından yürütülür.
İdari Dava ve Mahkemenin Belge İsteme Yetkisi
Bilgi edinme başvurusunun reddi bir idari işlemdir ve idari yargıda iptal davasına konu olabilir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7/1, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde altmış gün olduğunu düzenler. Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna yapılan itiraz bu süreyi durdurur.
Görevli yargı yeri bakımından 6362 sayılı Kanun m.134/1, Kurul kararlarına karşı açılacak idari davaların idare mahkemelerinde görüleceğini ve bu başvuruların acele işlerden sayılacağını düzenler.
Yetki bakımından İYUK m.32/1, yetkili idare mahkemesinin dava konusu idari işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğunu belirtir. 6362 sayılı Kanun m.117/1 ise Kurulun merkezinin İstanbul’da olduğunu düzenler.
Başvuruya hiç cevap verilmezse İYUK m.10/2 devreye girer: otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve ilgililer bu sürenin bitiminden itibaren dava açma süresi içinde dava açabilir.
Asıl önemli nokta, idari yargıda mahkemenin belge isteme yetkisidir. İYUK m.20/1, idare mahkemelerinin bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapacağını ve lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebileceğini; bu kararların süresi içinde yerine getirilmesinin mecburi olduğunu düzenler.
Belge vermeme hakkı m.20/3’te dar bir çerçevede tanınmıştır: istenen bilgi ve belgeler Devletin güvenliğine veya yüksek menfaatlerine ilişkinse Cumhurbaşkanı ya da ilgili Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakan, gerekçesini bildirerek bunları vermeyebilir. Aynı fıkra, verilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak ileri sürülen savunmaya göre karar verilemeyeceğini ekler.
Ticari sır bu sayılanlar arasında değildir. SPK Kanunu m.135/2 de sır niteliğindeki bilgilerin Kurul kararlarına karşı açılacak idari davaların görülmesinde kullanılabileceğini açıkça kabul eder. Bu iki hüküm birlikte okunduğunda, bilgi edinme yoluyla alınamayan belgelere SPK’ya karşı açılan bir idari dava içinde ulaşılması mümkün hâle gelir.
SPK’ya karşı davalar SPK’ya karşı tam yargı davası ve SPK idari para cezası ve iptal davası yazılarımızda ele alındı.
Adli Yargıda ve Ceza Soruşturmasında
Yatırımcının kuruluşa karşı açtığı tazminat davası asliye ticaret mahkemesinde görülür. Bu davada SPK’daki belgelerin istenmesi mümkündür, ancak SPK Kanunu m.135/2 bu noktada bir engel oluşturabilir.
Fıkranın son cümlesi burada önem kazanır: mahkeme kararına bağlanmış sır kapsamındaki bilgilerin verilmesinden Kurul sorumlu tutulamaz. Bu nedenle hukuk mahkemesinden, SPK’daki belgelerin bir ara kararla ve gerekçesi gösterilerek istenmesi talep edilmelidir. Basit bir müzekkere talebi, Kurul tarafından gizlilik gerekçesiyle geri çevrilebilir.
Belge ibrazına ilişkin usul fon davasında ispat ve deliller yazımızda ele alındı.
Ceza yolu bakımından m.135/2, sır niteliğindeki bilgilerin savcılıklar ve ceza mahkemeleri ile paylaşılabileceğini açıkça kabul eder. SPK Kanunu m.115/1 uyarınca sermaye piyasası suçlarında soruşturma Kurulun yazılı başvurusuna bağlıdır; bu başvuru Kurulun inceleme bulgularına dayanır ve m.115/2 uyarınca kamu davası açılırsa Kurul katılan sıfatını kazanır.
Mağdur yatırımcı, katılan sıfatıyla bu dosyada delillere erişim imkânı elde edebilir. Bu yol, bilgi edinme yoluyla alınamayan belgelere ulaşmanın bir diğer güvenilir kanalıdır.
Ceza yargılamasındaki haklar sermaye piyasası suçlarında katılan ve mağdur hakları, suç duyurusu ise sermaye piyasası suçlarında suç duyurusu yazılarımızda ele alındı.
Kamu Denetçiliği Kurumu: Ücretsiz Bir Yol
Kamu Denetçiliği Kurumu, SPK’nın işleyişine ilişkin şikâyetler için bilgi edinme yolunun yanında ve ondan sonra kullanılabilecek bir mekanizmadır.
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu m.5/1, Kurumun idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevli olduğunu düzenler.
SPK bu görev alanındadır: m.3/1-e, idare tanımına kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşları açıkça dâhil eder. m.5/2’deki istisnalar ise Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler, yasama ve yargı yetkisinin kullanılması ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleriyle sınırlıdır.
Kurumun etkisinin sınırı da bilinmelidir. Kurum öneride bulunur; önerileri bağlayıcı değildir. Ayrıca 6362 sayılı Kanun m.117/2, Kurul kararlarının yerindelik denetimine tabi tutulamayacağını düzenler. Bu nedenle Kurumun incelemesinin tasfiye kararının kendisinden çok, yatırımcılara bilgi verilmesi, başvuruların cevaplanması, ödeme süreçlerindeki gecikmeler ve bilgi edinme başvurularının reddi gibi işleyişe ilişkin konularda etkili olması beklenir.
Kamu Denetçiliği Kurumuna Başvuru Şartları: m.17
6328 sayılı Kanun m.17/1, Kuruma gerçek ve tüzel kişilerin başvurabileceğini ve başvuru sahibinin talebi üzerine başvurunun gizli tutulacağını düzenler.
m.17/2, başvurunun başvuru sahibinin adı soyadı, imzası, yerleşim yeri veya iş adresi ve vatandaşlık kimlik numarasını içeren Türkçe dilekçeyle yapılacağını; yönetmelikteki şartlara uyulmak kaydıyla elektronik ortamda da yapılabileceğini belirtir.
İncelenmeyecek başvurular m.17/3’te sayılmıştır. Fon yatırımcısı bakımından en önemlisi (b) bendidir: yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklara ilişkin başvurular incelenmez. Dava açılmışsa aynı konu için Kuruma başvurmanın anlamı kalmaz.
Ön koşul m.17/4’te düzenlenmiştir: Kuruma başvuruda bulunulabilmesi için İYUK’ta öngörülen idari başvuru yolları ile özel kanunlarda yer alan zorunlu idari başvuru yollarının tüketilmesi gerekir. Tüketilmeden yapılan başvurular ilgili kuruma gönderilir. Aynı fıkra, telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ihtimali bulunan hâllerde Kurumun idari başvuru yolları tüketilmese dahi başvuruyu kabul edebileceğini düzenler.
Uygulamada bu, önce SPK’ya başvurulması, cevabın alınması veya sürenin geçmesi, ardından Kuruma gidilmesi anlamına gelir.
Başvuru kolaylığı bakımından m.17/5, Kuruma illerde valilikler, ilçelerde kaymakamlıklar aracılığıyla da başvurulabileceğini; m.17/6 ise başvurulardan herhangi bir ücret alınmayacağını düzenler.
Süre bakımından m.17/7, Kuruma idarenin cevabının tebliği tarihinden, idare altmış gün içinde cevap vermezse bu sürenin bitiminden itibaren altı ay içinde başvurulabileceğini düzenler.
m.17/8 ise kritik bir kural koyar: dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur.
İnceleme, Bilgi İsteme ve Dava Süresinin Yeniden İşlemesi: m.18-21
Kurumun SPK’dan bilgi isteme yetkisi vardır. 6328 sayılı Kanun m.18/1, Kurumun inceleme konusu ile ilgili istediği bilgi ve belgelerin, isteğin tebliğinden itibaren otuz gün içinde verilmesinin zorunlu olduğunu ve haklı bir neden olmaksızın vermeyenler hakkında soruşturma açılacağını düzenler.
Bu yetkinin de bir sınırı vardır. m.18/2, Devlet sırrı veya ticari sır niteliğindeki bilgi ve belgelerin yetkili mercilerin en üst makam veya kurulunca gerekçesi belirtilmek suretiyle verilmeyebileceğini düzenler. Ticari sır gerekçesi Kuruma karşı da ileri sürülebilir; ancak bu ancak en üst makam veya kurulun gerekçeli kararıyla mümkündür.
Süre bakımından m.20/1, Kurumun inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandıracağını düzenler. m.20/2 uyarınca Kurum sonucu ve önerilerini ilgili mercie ve başvurana bildirir ve başvurana işleme karşı başvuru yollarını, süresini ve başvurulacak makamı da gösterir.
m.20/3, ilgili merciin Kurumun önerilerini uygulanabilir görmediği takdirde bunun gerekçesini otuz gün içinde Kuruma bildireceğini düzenler.
Dava açma süresi bakımından m.21 üç ihtimali düzenler. Başvuru reddedilirse, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar. Başvuru kabul edilir ve ilgili merci otuz gün içinde işlem tesis etmezse, süre yine kaldığı yerden işler. Kurum altı ay içinde incelemeyi sonuçlandıramazsa da süre kaldığı yerden işlemeye başlar.
Süreler
| İşlem | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| SPK’nın cevabı | On beş iş günü; zorunlu hâllerde otuz iş günü | 4982 m.11/1 |
| Ücretin ödenmesi | Bildirimden itibaren on beş iş günü | 4982 m.11/2 |
| Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itiraz | Ret kararının tebliğinden on beş gün | 4982 m.13/1 |
| Kurulun kararı | Otuz iş günü | 4982 m.13/1 |
| İdari dava | Altmış gün; itirazla durur | İYUK m.7; 4982 m.13/2 |
| Cevapsız başvuru | Otuz gün sonra ret sayılır | İYUK m.10/2 |
| Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuru | Cevaptan veya altmış günlük sessizlikten itibaren altı ay | 6328 m.17/7 |
| Kurumun incelemesi | En geç altı ay | 6328 m.20/1 |
| Kuruma başvurunun etkisi | Dava açma süresi durur | 6328 m.17/8, m.21 |
Hangi Belge, Hangi Yolla?
Fon yatırımcısının SPK’dan isteyebileceği belgeler ve bunlara ulaşmanın en uygun yolu belgenin niteliğine göre değişir.
Belge türüne göre yol
| İstenen bilgi | Beklenen cevap | Etkili yol |
|---|---|---|
| Tasfiye kararı ve usul-esaslar | Yayımlanma yeri bildirilir | Bülten; 4982 m.8 |
| Kendi şikâyet başvurunuzun akıbeti | Verilmesi beklenir | 4982 başvurusu |
| Kuruluş hakkındaki geçmiş yaptırım kararları | Yayımlanmışsa yeri bildirilir | Bülten; 4982 m.8 |
| Tasfiyeye esas uzman ve değerleme raporları | Ret veya ayırarak verme | 4982 m.9, m.26/2; itiraz |
| İnceleme ve denetim raporu | Muhtemelen ret | İdari dava; ceza dosyası |
| Kuruluşlardan alınan malî bilgiler | Ret | İdari dava; ara kararla celp |
| Diğer yatırımcıların bilgileri | Ret | Talep edilmemeli |
| Başvurulara cevap verilmemesi, işleyiş sorunları | — | Kamu Denetçiliği Kurumu |
Sıralama Stratejisi
Bu yolların sırası, hak kaybı yaşanmaması bakımından önemlidir.
Birinci adım, SPK’ya belgeleri tek tek ve açıkça belirten bir bilgi edinme başvurusudur. Başvuruda m.9 uyarınca ayırarak verme ve m.10/1 uyarınca onaylı kopya talep edilmelidir.
İkinci adım, ret hâlinde on beş gün içinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itirazdır. İtiraz idari dava süresini durdurur.
Üçüncü adım, Kurulun kararına göre idari dava veya Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurudur. Bu ikisi arasında seçim yapılırken 6328 sayılı Kanun m.17/3-b akılda tutulmalıdır: dava açıldıktan sonra Kurum aynı konuyu incelemez. Kuruma başvuru dava açma süresi içinde yapılırsa bu süre durur; bu nedenle önce Kuruma başvurmak, dava hakkını kaybettirmez.
Bu adımlar, SPK’ya karşı tam yargı davası ve kuruluşa karşı tazminat davasının sürelerinden bağımsız işlemez. Bilgi edinme süreci sürerken asıl dava sürelerinin geçmemesine dikkat edilmelidir. Zamanaşımı fon zararında zamanaşımı yazımızda ele alındı.
Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna İtiraz Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki metin, SPK’nın bir bilgi edinme başvurusunu ticari sır ve SPK Kanunu m.135 gerekçesiyle tamamen reddetmesi üzerine yapılacak itiraz için hazırlanmış bir çerçevedir.
BİLGİ EDİNME DEĞERLENDİRME KURULU BAŞKANLIĞI’NA
İTİRAZ EDEN: [Ad Soyad] — [TC Kimlik No] — [Adres]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
İTİRAZ EDİLEN KURUM: Sermaye Piyasası Kurulu
İTİRAZ EDİLEN KARAR: [tarih] tarihli ve [sayı] sayılı ret yazısı (tebliğ tarihi: [tarih])
KONU: 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu m.13 uyarınca ret kararına itirazımızdır.
AÇIKLAMALAR
1. Müvekkil, Sermaye Piyasası Kurulunun [tarih] tarihli bülteniyle tasfiye edilmesine karar verilen [fon adı ve kodu] unvanlı fonun katılma payı sahibidir.
2. Müvekkil [tarih] tarihinde Kurula başvurarak üç belge istemiştir: tasfiye kararına esas alınan [tarih] tarihli değerleme raporunun fon portföyüne ilişkin sonuç bölümü; aynı karara esas alınan inceleme raporunun, fon paylarının yatırımcılara satışına ve izahnameye uyuma ilişkin tespitleri içeren bölümü; ve müvekkilin [tarih] tarihli şikâyet başvurusu üzerine yapılan işlemlerin sonucu.
3. Kurul, [tarih] tarihli yazısıyla başvurunun tamamını, istenen belgelerin ticari sır niteliğinde olduğu ve 6362 sayılı Kanunun 135. maddesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle reddetmiştir. Ret yazısı müvekkile [tarih] tarihinde tebliğ edilmiştir.
Ayırma yükümlülüğü — 4982 sayılı Kanun m.9
Anılan hüküm, açıklanabilir bilgiler ile gizli bilgilerin birlikte bulunduğu belgelerde gizli kısımların çıkarılarak belgenin verilmesini ve ayırma gerekçesinin yazılı olarak bildirilmesini emretmektedir. Kurul, istenen belgelerin hangi kısımlarının ticari sır içerdiğini belirtmeden tamamını reddetmiştir. Müvekkil, kuruluşlara ait malî bilgileri değil, yatırımcılara yapılan satışlara ve fon portföyüne ilişkin tespitleri istemiştir. Bu tespitlerin kuruluşlardan alınan malî bilgilerden ayrılamayacağı ileri sürülmemiştir.
Uzman görüşlerinin açıklığı — 4982 sayılı Kanun m.26/2
Anılan hüküm, malî, teknik ve benzeri uzmanlık alanlarında yasal olarak görüş verme yükümlülüğü bulunanların görüşlerinin, kurumların alacakları kararlara esas teşkil etmesi kaydıyla bilgi edinme istemlerine açık olduğunu düzenlemektedir. İstenen değerleme raporu tasfiye kararına esas alınmıştır. Bu rapor, niteliği gereği bilgi edinme hakkının kapsamı içindedir.
Ticari sır istisnasının sınırı — 4982 sayılı Kanun m.23
Anılan hüküm, kanunlarda ticari sır olarak nitelenen bilgiler ile kurumlara gizli kalması kaydıyla sağlanan ticari ve malî bilgileri kapsam dışında tutmaktadır. Kurulun kendi uzmanlarınca yapılan değerlendirmeler ve bu değerlendirmelere dayanılarak ulaşılan tespitler, kuruluşlar tarafından Kurula gizlilik kaydıyla sağlanmış bilgiler değildir.
SPK Kanununun gizlilik hükmü — 6362 sayılı Kanun m.135
Anılan maddenin ikinci fıkrası, Kurulun yurt dışındaki muadil denetim mercileriyle yapacağı mutabakat zabıtları bağlamında düzenlenmiştir. Aynı fıkra, sır niteliğindeki bilgilerin Kurul kararlarına karşı açılacak idari davalarda kullanılabileceğini de kabul etmektedir. Hükmün, bir kamu kurumunun kendi kararına esas aldığı her belgeyi mutlak olarak bilgi edinme hakkının dışına çıkaran bir anlamda yorumlanması, 4982 sayılı Kanunun 5. maddesindeki yükümlülükle ve Anayasanın 74. maddesiyle bağdaşmamaktadır. Kaldı ki bu gerekçe, müvekkilin kendi şikâyet başvurusunun akıbetine ilişkin bilgi bakımından hiçbir şekilde uygulanamaz.
Gerekçe yükümlülüğü — 4982 sayılı Kanun m.12
Anılan hüküm, ret kararının gerekçesinin gösterilmesini emretmektedir. Ret yazısında her bir belge için ayrı bir değerlendirme yapılmamış, üç farklı nitelikteki talep tek bir genel gerekçeyle reddedilmiştir.
HUKUKİ SEBEPLER: Anayasa m.74; 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu m.4, m.5, m.9, m.12, m.13, m.23, m.26; 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.135 ve ilgili mevzuat.
EKLER: Bilgi edinme başvuru dilekçesi; Kurulun ret yazısı ve tebliğ belgesi; vekâletname.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Sermaye Piyasası Kurulunun ret kararının kaldırılmasına, istenen belgelerin 4982 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca gizli kısımları ayrılarak ve ayırma gerekçesi bildirilerek onaylı örnekleriyle müvekkile verilmesine, müvekkilin şikâyet başvurusuna ilişkin bilginin ise herhangi bir ayırma yapılmaksızın verilmesine karar verilmesini vekâleten talep ederiz.
İtiraz Eden Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]
İtiraz, ret kararının tebliğinden itibaren on beş gün içinde yapılmalıdır. İtirazın yapılmış olması idari dava açma süresini durdurur; Kurulun kararından sonra kalan süre hesaplanarak dava hazırlığı yapılmalıdır.
Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, genel ifadeli başvuru yapmaktır. 4982 sayılı Kanun m.6/2 istenen bilgi ve belgelerin açıkça belirtilmesini ister.
İkinci hata, yeni bir çalışma gerektiren bilgi istemektir. m.7/2 bu tür başvurulara olumsuz cevap verilmesine imkân tanır.
Üçüncü hata, ayırarak verme talebinde bulunmamaktır. m.9 bir belgenin tamamının tek bir gerekçeyle reddedilmesini önler.
Dördüncü hata, ücret bildirimini gözden kaçırmaktır. m.11/2 uyarınca on beş iş günü içinde ödenmeyen ücret, başvurudan vazgeçme sayılır.
Beşinci hata, itiraz süresini kaçırmaktır. m.13/1 uyarınca süre tebliğden itibaren on beş gündür.
Altıncı hata, bilgi edinme reddini son nokta saymaktır. İYUK m.20 ve SPK Kanunu m.135/2, aynı belgelere idari dava içinde ulaşılmasına imkân tanır.
Yedinci hata, hukuk mahkemesinden basit bir müzekkere istemektir. m.135/2’nin son cümlesi nedeniyle belgelerin gerekçeli bir ara kararla istenmesi daha etkilidir.
Sekizinci hata, dava açtıktan sonra Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurmaktır. 6328 sayılı Kanun m.17/3-b uyarınca yargıdaki uyuşmazlıklar incelenmez.
Dokuzuncu hata, Kurumdan bağlayıcı bir karar beklemektir. Kurum öneride bulunur; SPK Kanunu m.117/2 Kurul kararlarının yerindelik denetimini de dışlar.
Onuncu hata, bilgi edinme sürecini beklerken asıl dava sürelerini kaçırmaktır. Bilgi edinme başvurusu tam yargı veya tazminat davası sürelerini kendiliğinden durdurmaz.
Sıkça Sorulan Sorular
Fon yatırımcısı SPK’dan bilgi isteyebilir mi?
Evet. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu m.4/1 herkese bilgi edinme hakkı tanır; SPK, 6362 sayılı Kanun m.117/1 uyarınca kamu tüzel kişiliğini haiz olduğundan m.2/1 kapsamındadır.
Bilgi edinme başvurusu için gerekçe göstermek gerekir mi?
Hayır. 4982 sayılı Kanun m.4/1 hakkı herkese tanır; ancak m.6/2 uyarınca istenen bilgi veya belgelerin dilekçede açıkça belirtilmesi gerekir.
SPK başvuruya ne kadar sürede cevap verir?
4982 sayılı Kanun m.11/1 uyarınca on beş iş günü içinde; başka birimden veya kurumdan bilgi gerekmesi hâlinde, gerekçesi bildirilmek kaydıyla otuz iş günü içinde.
SPK hangi gerekçeyle başvuruyu reddedebilir?
En sık gerekçeler m.7/2 (ayrı çalışma gerektiren bilgi), m.8 (yayımlanmış bilgi), m.19 (idari soruşturma), m.20 (adli soruşturma), m.21 (özel hayat) ve m.23 (ticari sır) ile SPK Kanunu m.135’tir.
Belgenin bir kısmı gizliyse tamamı reddedilebilir mi?
Hayır. 4982 sayılı Kanun m.9, gizli bilgilerle açıklanabilir bilgiler birbirinden ayrılabiliyorsa belgenin gizli kısımlar çıkarılarak verilmesini ve ayırma gerekçesinin yazılı bildirilmesini emreder.
Tasfiye kararına esas değerleme raporu istenebilir mi?
4982 sayılı Kanun m.26/2, yasal görüş verme yükümlülüğü bulunanların görüşlerinin kurumun kararına esas teşkil etmesi kaydıyla bilgi edinme istemlerine açık olduğunu düzenler.
Yayımlanmış bülten için başvuru yapılabilir mi?
4982 sayılı Kanun m.8 uyarınca kamuya açıklanmış bilgiler başvuruya konu olamaz; ancak bunların ne zaman ve nerede yayımlandığı başvurana bildirilir.
SPK belge için ücret isteyebilir mi?
4982 sayılı Kanun m.10/4 maliyet tutarı kadar ücrete izin verir; m.11/2 uyarınca bildirimden itibaren on beş iş günü içinde ödenmezse başvurudan vazgeçilmiş sayılır.
Ret kararına nereye itiraz edilir?
4982 sayılı Kanun m.13/1 uyarınca ret kararının tebliğinden itibaren on beş gün içinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itiraz edilebilir; Kurul otuz iş günü içinde karar verir.
İtiraz dava açma süresini etkiler mi?
Evet. 4982 sayılı Kanun m.13/2, Kurula itirazın idari yargıya başvurma süresini durduracağını düzenler.
Bilgi edinme reddine karşı dava açılabilir mi?
Evet. Ret bir idari işlemdir; İYUK m.7/1 uyarınca idare mahkemesinde dava açma süresi altmış gündür ve SPK Kanunu m.134/1 uyarınca Kurul kararlarına karşı davalar idare mahkemelerinde görülür.
SPK’ya karşı dava hangi şehirde açılır?
İYUK m.32/1 uyarınca işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi yetkilidir; 6362 sayılı Kanun m.117/1 Kurulun merkezinin İstanbul’da olduğunu düzenler.
SPK cevap vermezse ne olur?
İYUK m.10/2 uyarınca otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve bu sürenin bitiminden itibaren dava açma süresi içinde dava açılabilir.
Ticari sır gerekçesiyle idare mahkemesine belge verilmeyebilir mi?
İYUK m.20/3 belge vermemeyi yalnız Devletin güvenliği veya yüksek menfaatleri gerekçesiyle ve Cumhurbaşkanı, yardımcısı veya bakanın gerekçeli kararıyla mümkün kılar; SPK Kanunu m.135/2 de sır niteliğindeki bilgilerin idari davalarda kullanılabileceğini düzenler.
Kuruluşa karşı açılan davada SPK’daki belgeler istenebilir mi?
İstenebilir; ancak SPK Kanunu m.135/2 bir engel oluşturabilir. Aynı fıkranın mahkeme kararına bağlanmış bilgilerin verilmesinden Kurulun sorumlu tutulamayacağını düzenlemesi nedeniyle belgelerin gerekçeli bir ara kararla istenmesi daha etkilidir.
Kamu Denetçiliği Kurumu SPK hakkında şikâyeti inceler mi?
6328 sayılı Kanun m.3/1-e idare tanımına kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşları dâhil eder; m.5/1 uyarınca Kurum idarenin eylem ve işlemlerini hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönünden inceler ve öneride bulunur.
Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuru ücretli mi?
Hayır. 6328 sayılı Kanun m.17/6 başvurulardan ücret alınmayacağını düzenler; m.17/5 uyarınca valilik ve kaymakamlıklar aracılığıyla da başvurulabilir.
Kamu Denetçiliği Kurumuna ne zaman başvurulur?
6328 sayılı Kanun m.17/4 önce idari başvuru yollarının tüketilmesini ister; m.17/7 uyarınca idarenin cevabının tebliğinden veya altmış günlük sessizlikten itibaren altı ay içinde başvurulur.
Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuru dava süresini durdurur mu?
Evet. 6328 sayılı Kanun m.17/8 dava açma süresi içinde yapılan başvurunun bu süreyi durduracağını; m.21 ise ret, uygulanmayan öneri veya altı ayda sonuçlanmama hâllerinde sürenin kaldığı yerden işleyeceğini düzenler.
Dava açtıktan sonra Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurabilir miyim?
6328 sayılı Kanun m.17/3-b, yargı organlarında görülmekte olan veya karara bağlanmış uyuşmazlıklara ilişkin başvuruların incelenmeyeceğini düzenler.
İlgili Rehberler
- SPK’ya karşı tam yargı davası
- SPK idari para cezası ve iptal davası
- SPK’nın denetim ve tedbir yetkileri
- Fon yatırımcısının KVKK başvurusu
- Fon davasında ispat ve deliller
- Sermaye piyasası suçlarında katılan ve mağdur hakları
- Fonlar ödeme yapmak istiyor, SPK izin vermiyor
- Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi
Ret yazısı geldiyse süre on beş gün
İtiraz dava süresini durdurur. 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
SPK’dan hangi belgeyi hangi yolla isteyeceğinizi ve süreleri birlikte planlayalım. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik idare hukuku ve sermaye piyasası hukuku alanındadır.
Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi · Tasfiye edilen fonlar listesi · Tüm hukuk dalları
