SPK’nın Denetim ve Tedbir Yetkileri 2026 (SPKn m.87-102): Faaliyet Durdurma, Yetki İptali, Tedricî Tasfiye ve Takip Yasağı — Başvuru Dilekçesi Örneğiyle
20 Eylül 2026

SPK’nın Denetim ve Tedbir Yetkileri 2026 (SPKn m.87-102): Faaliyet Durdurma, Yetki İptali, Tedricî Tasfiye ve Takip Yasağı — Başvuru Dilekçesi Örneğiyle

Fon tasfiyesi kararları Kurulun denetim ve tedbir yetkilerine dayanır ve bu yetkiler yatırımcının takip imkânını doğrudan etkiler. SPKn m.96/1, fon iç tüzüğüne aykırı faaliyet tespitinde faaliyetlerin sınırlandırılmasından yetkilerin tamamen iptaline uzanan kademeli bir ölçek öngörür. m.97/1 mali durumun bozulması hâlinde tedricî tasfiye ve yatırımcıları tazmin kararı dâhil geniş yetkiler tanır. En belirleyici hüküm m.97/2’dir: yetkileri sürekli olarak kaldırılan kurumların malvarlığına tedbir konulamaz ve haczedilemez, mevcut hacizler ile ihtiyati tedbirler düşer, tüm icra ve iflas takipleri kendiliğinden durur; buna karşılık takip muamelesiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler de işlemez.

Yetki kaldırıldıysa takip durur

Hacizler düşer ama zamanaşımı da işlemez. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: Yetki kaldırılınca hacizler düşer, takipler durur

Kurul faaliyeti durdurmaya ve yetkiyi iptale yetkilidir. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.96/1, Kurulun; sermaye piyasası kurumlarının mevzuata, Kurulca belirlenen standartlara, esas sözleşme ve fon iç tüzüğü hükümlerine aykırı faaliyetlerinin tespiti hâlinde faaliyetlerin kapsamını sınırlandırmaya veya geçici olarak durdurmaya, yetkilerini iptal etmeye ya da öngöreceği diğer her türlü tedbiri almaya yetkili olduğunu düzenler.

Sır saklama hükümleri ileri sürülemez. m.90/1, kendilerinden bilgi istenilen gerçek ve tüzel kişilerin bu Kanun ve özel kanunlardaki gizlilik ve sır saklama hükümlerini ileri sürerek bilgi vermekten imtina edemeyeceklerini belirtir.

Yetki kaldırılınca malvarlığı dondurulur. m.97/2, yetkileri sürekli olarak kaldırılan kurumların malvarlıklarına tedbir konulamayacağını, haczedilemeyeceğini; mevcut hacizlerin ve ihtiyati tedbirlerin düşeceğini ve tüm icra ile iflas takiplerinin kendiliğinden duracağını düzenler.

Tasfiye Kararının Arkasındaki Yetkiler

Fon tasfiyesi kararları, Kurulun sahip olduğu denetim ve tedbir yetkilerine dayanır. Yatırımcı bakımından bu yetkilerin bilinmesi iki açıdan önemlidir.

Birincisi, kararın hangi hukuki dayanağa oturduğunun anlaşılmasıdır. İkincisi, alınan tedbirlerin yatırımcının takip ve dava imkânlarını nasıl etkilediğinin görülmesidir.

Özellikle yetkinin sürekli olarak kaldırılması hâlinde, kurum malvarlığına yönelik icra takipleri kendiliğinden durur ve mevcut hacizler düşer. Bu sonuç, alacağını takip yoluyla almaya çalışan yatırımcıyı doğrudan etkiler.

Bu yazı, Kurulun denetim yetkilerini ve alabileceği tedbirleri ele alır.

Fon tasfiyesi süreci SPK fon tasfiye kararı yazımızda ele alındı.

Yatırım tavsiyesi değildir. Bu yazı hiçbir fonun alınması, satılması veya elde tutulması yönünde öneri içermez ve somut bir dosya hakkında hukuki görüş niteliği taşımaz. Kurul kararlarının somut dosyaya etkisi ayrıca değerlendirilir.

Bildirim Yükümlülüğü ve Veri Depolama: m.87

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.87/1, sistemik riskin gözetimi ve finansal istikrarın korunması amacıyla Kurulun; sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin olarak bu işlemleri gerçekleştirenlerden, bu işlemlere ilişkin bilgilerin belirleyeceği şekil ve içerikte doğrudan kendisine veya yetkilendireceği bir veri depolama kuruluşuna bildirilmesini isteyebileceğini düzenler.

Bu hüküm, işlem verilerinin merkezî olarak toplanmasının dayanağını oluşturur.

Fon dosyaları bakımından bu veriler önem taşır: dava aşamasında işlem kayıtlarının bulunabilirliği bu altyapıya bağlıdır.

Belge getirtme usulü fon davasında ispat ve deliller yazımızda ele alındı.

Denetim Yetkisi ve Kapsamı: m.88-89

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.88/1, bu Kanun ve diğer kanunların sermaye piyasası ile ilgili hükümlerinin uygulanmasının ve her türlü sermaye piyasası faaliyet ve işlemlerinin denetimine meslek personelinin yetkili olduğunu düzenler.

Aynı fıkra, bu yetkinin Kurul Başkanı tarafından görevlendirilen meslek personeli tarafından kullanılacağını belirtir.

m.88/2, Kurulun denetim faaliyetlerine ilişkin önemlilik ve öncelik ilkeleri ile risk değerlendirmelerinde dikkate alınacak esasları belirleyeceğini öngörür.

Kapsam bakımından m.89/1, denetimin; bu Kanun kapsamındaki tüm kurum ve kuruluş ile ilgili diğer gerçek ve tüzel kişilerin bu Kanun ve ilgili diğer mevzuatın sermaye piyasasına ilişkin hükümleriyle ilgili faaliyet ve işlemlerini kapsadığını düzenler.

Aynı fıkra denetim personelinin yetkilerini gösterir: ilgili gerçek ve tüzel kişilerden bu Kanun ve ilgili diğer mevzuatın sermaye piyasasına ilişkin hükümleriyle ilgili görecekleri bilgi ve belgeleri istemeye, bunların vergi ile ilgili kayıtları dâhil olmak üzere tüm defter ve belgelerini incelemeye yetkilidirler.

Bu kapsam geniştir: denetim yalnız sermaye piyasası kurumlarıyla sınırlı değildir, ilgili diğer gerçek ve tüzel kişileri de kapsar.

Sır Saklama Hükümlerinin İleri Sürülememesi: m.90

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.90/1, m.89’un birinci ve ikinci fıkraları çerçevesinde kendilerinden bilgi istenilen gerçek ve tüzel kişilerin; bu Kanun ve özel kanunlardaki gizlilik ve sır saklama hükümlerini ileri sürerek bilgi vermekten imtina edemeyeceklerini düzenler.

Bu hüküm önemli bir sonuç doğurur: banka sırrı, müşteri sırrı veya ticari sır gerekçesiyle Kurula bilgi verilmesinden kaçınılamaz.

Gizlilik bakımından m.90/2, incelemeye konu olan kişiler ile olay ve konu hakkında bilgi ve belge talep edilen kamu kurumları dâhil gerçek ve tüzel kişilerin; incelemenin varlığını ve niteliğini sır olarak saklamalarının zorunlu olduğunu belirtir.

Bu fıkra ters yönde bir yükümlülük getirir: inceleme yapıldığı bilgisi açıklanamaz.

Bu iki fıkra birlikte okunduğunda ortaya çıkan yapı şudur: Kurula karşı sır ileri sürülemez, ancak incelemenin varlığı da üçüncü kişilere açıklanamaz.

Fon dosyalarında bu husus bilgi taleplerinin sonucunu etkiler: devam eden bir inceleme hakkında kuruluşun yatırımcıya bilgi vermemesi bu hükme dayanabilir.

İzinsiz İhraçta Tedbirler: m.91

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.91/1, bu Kanuna aykırı şekilde sermaye piyasası aracı ihraç ettiği veya buna teşebbüs ettiği tespit edilenler hakkında; her türlü hukuki ve cezai sorumluluk saklı kalmak kaydıyla Kurulun, her türlü harç ve teminattan muaf olarak gerekli tüm tedbirleri almaya yetkili olduğunu düzenler.

Aynı fıkra, satılan kısmın karşılığı ve satışı yapılacak sermaye piyasası aracı için her türlü harç ve teminattan muaf olarak ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep etme yetkisini de öngörür.

Harç ve teminat muafiyeti, Kurulun geçici hukuki korumalara hızla başvurabilmesini sağlar.

Geçici hukuki korumalar rejimi ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir yazımızda ele alındı.

İhraççılara İlişkin Tedbirler: m.92

Bu madde, fon iç tüzüğüne aykırılık hâlini açıkça kapsadığından fon dosyaları bakımından merkezîdir.

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.92/1, bu Kanuna tabi ihraççıların; kanuna, sermaye piyasası mevzuatına, esas sözleşme ve fon iç tüzüğü hükümlerine veya işletme maksat ve mevzuuna aykırı görülen durum ve işlemleri sebebiyle sermayenin veya malvarlığının azalmasına ya da kaybına yol açtığının Kurulca tespit edilmesi hâlinde Kurulun maddede sayılan yetkilere sahip olduğunu düzenler.

Kurulun yetkileri (SPKn m.92/1)

BentYetki
(a)Türk Ticaret Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla ilgililerden aykırılıkların giderilmesi için tedbir almasını ve öngörülen işlemleri yapmasını istemek; gerektiğinde durumu ilgili mercilere intikal ettirmek
(b)Hukuka aykırılığın Kurulca tespiti tarihinden itibaren üç ay ve her hâlde durum ile işlemin vukuu tarihinden itibaren üç yıl içinde iptal davası, beş yıl içinde butlan veya yokluğun tespiti davası açmak
(c)Durum ve işlemlerin mevcudiyetinin ilk derece mahkeme kararıyla tespiti veya bu karar beklenmeksizin Kurulun talebi üzerine mahkemece karar verilmesi hâlinde sorumluluğu bulunanların imza yetkilerini kaldırmak; suç duyurusunda bulunulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar ilgilileri görevden almak ve yerlerine yenilerini atamak

(b) bendi iki ayrı süre öngörür ve bunlar farklı davalar içindir: iptal davası için tespitten itibaren üç ay ve her hâlde işlemin vukuundan itibaren üç yıl; butlan veya yokluğun tespiti davası için beş yıl.

Bu süreler Kurulun dava açma yetkisine ilişkindir ve yatırımcının kendi dava hakkının sürelerinden ayrıdır. Yatırımcı bakımından zamanaşımı rejimi fon zararında zamanaşımı yazımızda ele alındı.

Bankalar bakımından m.92/2, halka açık bankalar hakkında bu maddeye göre işlem tesis edilmeden önce Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun görüşünün alınacağını belirtir.

Muafiyet bakımından m.92/3, bu madde kapsamında Kurul tarafından açılan dava ve takipler ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinde Kurulun her türlü harç ve teminattan muaf olduğunu düzenler.

Kayıtlı Sermaye ve Örtülü Kazanç Aktarımı

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.93, Kurulun; kayıtlı sermaye sistemine ilişkin esaslar çerçevesinde alınan yönetim kurulu kararları aleyhine, bu kararların kamuya duyurulduğu tarihten itibaren otuz gün içinde ortaklık merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açmaya ve teminatsız olarak bu kararların icrasının geri bırakılmasını istemeye yetkili olduğunu düzenler.

Bu hükümde üç unsur vardır: otuz günlük süre, asliye ticaret mahkemesi ve teminatsız icranın geri bırakılması.

Örtülü kazanç aktarımı bakımından m.94/1, Kurulun; Kanunun ilgili maddesinde belirtilen işlemlerde bulundukları tespit edilen halka açık ortaklıklar, kolektif yatırım kuruluşları ve bunların bağlı ortaklıkları ile iştiraklerinden denetleme sonuçlarının Kurul tarafından belirlenecek usul ve esaslar dâhilinde ortaklara duyurulmasını istemeye ve Kurulca belirlenen tutarın tayin edilen süre içinde iadesi için dava açmaya yetkili olduğunu düzenler.

Bu hüküm kolektif yatırım kuruluşlarını açıkça kapsar; yatırım fonları bu kapsamdadır.

m.94/2, m.92’nin birinci ve üçüncü fıkralarının bu hâlde de uygulanacağını öngörür.

Dolayısıyla örtülü kazanç aktarımı tespit edildiğinde, m.92’deki tedbir yetkileri ve harç muafiyeti de devreye girer.

Sermaye Piyasası Kurumlarına İlişkin Tedbirler: m.96

Portföy yönetim şirketleri sermaye piyasası kurumu olduğundan bu madde doğrudan uygulanır.

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.96/1, Kurulun; sermaye piyasası kurumlarının mevzuat, Kurulca belirlenen standartlar, esas sözleşme ve fon iç tüzüğü hükümlerine aykırı faaliyetlerinin tespit edilmesi hâlinde maddede sayılan yetkilere sahip olduğunu düzenler.

Kurumlara uygulanabilecek tedbirler (SPKn m.96/1)

Tedbir
İlgililerden aykırılıkların Kurulca belirlenen bir sürede giderilmesini ve kanuna, işletme amaç ve ilkelerine uygunluğun sağlanmasını istemek
Doğrudan bu kurumların faaliyetlerinin kapsamını sınırlandırmak
Faaliyetleri geçici olarak durdurmak
Tamamen veya belirli sermaye piyasası faaliyetleri itibarıyla yetkileri iptal etmek
Öngöreceği diğer her türlü tedbiri almak

Bu sayımda kademeli bir yapı vardır: aykırılığın giderilmesinin istenmesinden yetkinin tamamen iptaline uzanan bir ölçek.

Kişilere yönelik tedbirler bakımından m.96/2, Kurulun; hukuka aykırı faaliyet veya işlemlerde sorumluluğu tespit edilen yöneticilerin ve çalışanların sahip oldukları lisansları geçici veya sürekli olarak iptal etmeye, haklarında suç duyurusunda bulunulması kararından itibaren yargılama sonuçlanıncaya kadar imza yetkilerini sınırlandırmaya veya kaldırmaya, hukuka aykırılıkta veya gerçekleştirilen işlemlerde sorumluluğu mahkeme kararıyla tespit edilen yönetim kurulu üyelerini görevden almaya ve yapılacak ilk genel kurul toplantısına kadar yerlerine yenilerini atamaya yetkili olduğunu belirtir.

Aynı fıkra, banka yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması yönünde işlem tesis edilmeden önce Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun görüşünün alınacağını öngörür.

Portföy yönetim şirketinin yükümlülükleri portföy yönetim şirketinin yükümlülükleri ve sorumluluğu yazımızda ele alındı.

Mali Durumun Bozulması: m.97

Fon tasfiyesi süreçlerinde en çok sonuç doğuran hüküm budur.

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.97/1, Kurulun; sermaye piyasası kurumlarının sermaye yeterliliği yükümlülüklerini sağlayamadığı, sermaye piyasası faaliyetlerinden kaynaklanan nakit ödeme ve finansal araç teslim yükümlülüklerini yerine getiremediği veya kısa sürede yerine getiremeyeceği ya da bunlardan bağımsız olarak mali yapılarının ciddi surette zayıflamakta olduğu yahut mali durumunun taahhütlerini karşılayamayacak kadar zayıflamış olduğunun tespiti hâlinde maddede sayılan yetkilere sahip olduğunu düzenler.

Bu fıkrada dört tespit hâli sayılmıştır ve her biri tek başına yeterlidir.

Mali durumun bozulması hâlinde yetkiler (SPKn m.97/1)

Yetki
Üç ayı geçmemek üzere verilecek uygun süre içinde mali yapının güçlendirilmesini istemek
Herhangi bir süre vermeksizin doğrudan faaliyetleri geçici olarak durdurmak
Tamamen veya belirli sermaye piyasası faaliyetleri itibarıyla yetkileri kaldırmak
Yatırımcıları tazmin kararı vermek
Sorumluluğu tespit edilen yönetici ve çalışanların lisanslarını geçici veya sürekli iptal etmek, imza yetkilerini sınırlandırmak veya kaldırmak
Gerektiğinde yönetim kurulu üyelerini görevden almak ve ilk genel kurula kadar yerlerine yenilerini atamak
Tedricî tasfiyeye karar vermek
Tasfiyenin bitmesini takiben gerektiğinde veya tedricî tasfiyeye gitmeksizin doğrudan iflas istemek
Gerekli gördüğü diğer tedbirleri almak

Bu sayımda “yatırımcıları tazmin kararı vermek” ve “tedricî tasfiyeye karar vermek” yetkileri, yatırımcı bakımından doğrudan sonuç doğurur.

Tedricî tasfiye rejimi tedricî tasfiye yazımızda; Yatırımcı Tazmin Merkezi ise Yatırımcı Tazmin Merkezi yazımızda ele alındı.

Malvarlığının Dondurulması ve Takip Yasağı: m.97/2

Yatırımcının takip imkânını doğrudan etkileyen hüküm budur.

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.97/2, yetkileri sürekli olarak kaldırılan sermaye piyasası kurumlarının malvarlıklarının; yetkinin kaldırılmasına ilişkin Kurul kararının alındığı tarihten itibaren tedricî tasfiye işlemlerinin tamamlandığı ilan edilinceye kadar, tedricî tasfiyeyi takiben veya doğrudan iflas talebinde bulunulması hâlinde ise iflas talebinin mahkemece esastan karara bağlanmasına kadar; Kurul ve tedricî tasfiye çerçevesinde Yatırımcı Tazmin Merkezi tarafından yapılacak işlemler hariç, devredilemeyeceğini, rehnedilemeyeceğini, teminat gösterilemeyeceğini, tedbir konulamayacağını ve haczedilemeyeceğini düzenler.

Aynı fıkra mevcut işlemler bakımından da hüküm doğurur: bunlar hakkında yapılmış olan tüm hacizler ve uygulanmış tüm ihtiyati tedbirler düşer ve tüm icra ve iflas takipleri kendiliğinden durur.

Süre bakımından aynı fıkra bir koruma getirir: bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.

Bu son cümle yatırımcı bakımından belirleyicidir: takip yapılamadığı dönemde süreler işlemez.

Alacak sırası bakımından aynı fıkra, iflas kararı alınması hâlinde Yatırımcı Tazmin Merkezinin yapmış olduğu ödemelerden doğan alacaklarının; Devletin ve sosyal güvenlik kuruluşlarının Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamındaki alacaklarından sonra gelmek üzere imtiyazlı alacak olarak öncelikle tahsil olunacağını öngörür.

İflasta alacak sırası rejimi iflasta alacakların sırası ve tasfiye yazımızda ele alındı.

Yetkinin sürekli kaldırılmasının sonuçları (SPKn m.97/2)

KonuSonuç
Devir ve rehinMalvarlığı devredilemez, rehnedilemez, teminat gösterilemez
Tedbir ve hacizTedbir konulamaz, haczedilemez
Mevcut hacizlerDüşer
Mevcut ihtiyati tedbirlerDüşer
İcra ve iflas takipleriKendiliğinden durur
Zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerTakip muamelesiyle kesilebilenler işlemez
İstisnaKurul ve tedricî tasfiye çerçevesinde YTM işlemleri
SüreTasfiyenin tamamlandığının ilanına veya iflas talebinin esastan karara bağlanmasına kadar

Şahsen İflas ve İzinsiz Faaliyet Tedbirleri

Kurulun yetkileri kurum düzeyinde kalmaz; belirli şartlarda kişilere de yönelir.

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.98/1, Kurulun; sermaye piyasası kurumlarının iflası veya tedricî tasfiyeye girmesi durumlarında, sorumlulukları tespit edilmiş bulunmak kaydıyla maddede sayılan kişilerin şahsen iflaslarını istemeye yetkili olduğunu düzenler.

Aynı fıkra bu kişileri sayar: doğrudan veya dolaylı yüzde onundan fazla paya sahip ortaklar; görevden ayrılmış olan veya görevde bulunan yönetim kurulu üyeleri ve imzaya yetkili yöneticiler; portföy yönetim şirketi yöneticileri; konut finansmanı fonları ile varlık finansmanı fonlarının fon kurulu üyeleri.

Bu hüküm fon dosyaları bakımından dikkat çekicidir: portföy yönetim şirketi yöneticileri açıkça sayılmıştır.

Şahsen iflas yolu, kurumun malvarlığının yetersiz kaldığı hâllerde ilave bir tahsil kaynağı doğurabilir.

İflas tasfiyesi rejimi iflas yoluyla takip yazımızda ele alındı.

İzinsiz faaliyet bakımından m.99/1, Kurulun; izinsiz sermaye piyasası faaliyetlerinin durdurulması için gerekli her türlü tedbiri almaya ve her türlü hukuki ile cezai sorumluluk saklı kalmak kaydıyla, izinsiz sermaye piyasası faaliyet ve işlemlerinin doğurduğu sonuçların iptali ile nakit ya da sermaye piyasası araçlarının hak sahiplerine iadesi için dava açmaya yetkili olduğunu düzenler.

Aynı fıkra süreleri gösterir: tespit tarihlerinden itibaren bir yıl ve her hâlde vukuu tarihlerinden itibaren beş yıl.

m.99/2, izinsiz sermaye piyasası faaliyetinde bulunan gerçek ve tüzel kişiler ile Kurulca bu konuda sorumluluğu tespit edilen ortak ve yöneticiler hakkında; söz konusu faaliyetlerden doğan zararın kesinleşmiş olması şartı aranmaksızın m.96’daki tedbirlerin uygulanabileceğini öngörür.

Bu fıkradaki “zararın kesinleşmiş olması şartı aranmaksızın” ifadesi belirleyicidir: tedbir için zararın kesinleşmesi beklenmez.

Unvan ve reklam bakımından m.100/1; sermaye piyasasında izinsiz olarak faaliyette bulunduğu, yetki belgeleri iptal olunduğu, faaliyetleri durdurulduğu veya merkez dışı örgütleri kapatıldığı hâlde ticaret unvanlarında, ilan ve reklamlarında sermaye piyasasında faaliyette bulundukları intibaını uyandıracak kelime veya ibare kullanıldığının tespiti hâlinde; sorumlular hakkında cezai kovuşturma yapılmakla birlikte, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ilan ve reklamların durdurulabileceğini ve kanuna aykırı belgeler ile ilan ve reklamların toplatılabileceğini düzenler.

Gözlemci bakımından m.95, Kurulun gerekli gördüğü hâllerde halka açık ortaklıkların genel kurullarına oy hakkı bulunmaksızın gözlemciler gönderebileceğini belirtir.

Piyasa Bozucu Fiillerde Tedbirler ve Bildirim Yükümlülüğü

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.101/1, Kurulun; Kanunun 106. ve 107. maddelerinde sayılan fiilleri işlediğine dair makul şüphe bulunan gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişilerin yetkilileriyle ilgili sermaye piyasası araçlarına ilişkin olarak maddede sayılan tedbirleri alabileceğini düzenler.

Makul şüphe hâlinde alınabilecek tedbirler (SPKn m.101/1)

BentTedbir
(a)Borsalarda geçici veya sürekli olarak işlem yapılmasının yasaklanması
(b)Takas yöntemlerinin değiştirilmesi
(c)Kredili alım, açığa satış, ödünç alma ve verme işlemlerine ilişkin sınırlamalar getirilmesi
(ç)Teminat yükümlülüğü getirilmesi veya yükümlülüğün değiştirilmesi
(d)Farklı pazar veya piyasalarda işlem görmesi ya da farklı işlem esaslarına tabi tutulması

Bu tedbirler için suçun sabit olması aranmaz; makul şüphe yeterlidir.

Sermaye piyasası suçları rejimi sermaye piyasası suçları yazımızda ele alındı.

Bildirim yükümlülüğü bakımından m.102/1, bir işlemin Kanunun 106. ve 107. maddelerinde sayılan suçları teşkil ettiğine dair herhangi bir bilgi veya şüpheyi gerektirecek bir hususun bulunması hâlinde; yatırım kuruluşları ile Kurulca belirlenecek sermaye piyasası kurumlarının bu durumu Kurula veya Kurulca belirlenecek diğer kurum ve kuruluşlara bildirmekle yükümlü olduklarını düzenler.

Aynı fıkra, Kurulun bildirim yükümlülüğünün usul ve esaslarını belirleyeceğini öngörür.

m.102/2, Kurula bildirimde bulunanların özel kanunlarda hüküm bulunsa dahi bu madde çerçevesinde bir koruma altında olduklarını belirtir.

Bu yükümlülük fon dosyalarında değer taşır: kuruluşun şüpheli işlemi bildirmemiş olması, kendi yükümlülüğüne aykırılık olarak tartışılabilir.

Kuruluşların yükümlülükleri satışa aracılık eden kuruluşun sorumluluğu yazımızda ele alındı.

Yetkilerin kapsamına göre sınıflandırma

Yönelik olduğuYetkiDayanak
İhraççılarAykırılığın giderilmesi, iptal ve butlan davası, imza yetkisinin kaldırılmasım.92
Sermaye piyasası kurumlarıFaaliyetin sınırlandırılması, durdurulması, yetkilerin iptalim.96/1
Yönetici ve çalışanlarLisans iptali, imza yetkisinin sınırlandırılması, görevden almam.96/2
Mali durumu bozulan kurumlarTedricî tasfiye, tazmin kararı, doğrudan iflas talebim.97/1
Ortak ve yöneticilerŞahsen iflas talebim.98/1
İzinsiz faaliyetDurdurma, sonuçların iptali, iade davasım.99
Makul şüphe hâliİşlem yasağı, takas ve teminat tedbirlerim.101/1

Fon Dosyasında Pratik Sonuçlar

Kurul tedbirleri, yatırımcının izleyeceği yolu doğrudan belirler.

Tedbire göre yatırımcının durumu

Kurul kararıYatırımcı bakımından sonuçDayanak
Aykırılığın giderilmesinin istenmesiTakip ve dava yolları açıkm.96/1
Faaliyetin geçici olarak durdurulmasıTakip yolları kural olarak açık; ödeme güçlüğü doğabilirm.96/1, m.97/1
Yetkinin sürekli olarak kaldırılmasıHacizler düşer, takipler durur, süreler işlemezm.97/2
Tedricî tasfiye kararıTasfiye rejimi ve YTM ödemeleri devreye girerm.97/1
Yatırımcıları tazmin kararıTazmin kapsamı ve sınırları belirleyici olurm.97/1
İflas talebiİflas tasfiyesi ve sıra cetveli rejimi işlerm.97/1, m.97/2

Üçüncü satır özellikle dikkat gerektirir. Yetkinin sürekli kaldırılması hâlinde açılmış takipler durur ve hacizler düşer; buna karşılık zamanaşımı da işlemediğinden hak kaybı doğmaz.

Bu dönemde izlenecek yol, tasfiye sürecindeki alacak bildirimi ve sıra cetveli usulüdür.

Kurul kararlarına karşı iptal davası ise idari yargıda görülür; bu rejim SPK idari para cezası ve iptal davası yazımızda ele alındı.

Kurula Başvuru Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki metin, fon iç tüzüğüne veya mevzuata aykırılık iddiasıyla Kurula yapılacak başvuru için hazırlanmış çerçevedir.

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANLIĞINA

BAŞVURAN: [Ad Soyad] — [TC Kimlik No] — [Adres] — [Telefon, e-posta]

VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]

İLGİLİ KURULUŞ: [Kurucu portföy yönetim şirketi unvanı]

İLGİLİ FON: [Fon adı ve kodu]

KONU: Mevzuata ve fon iç tüzüğüne aykırılık iddiamızın incelenmesi ve gerekli tedbirlerin alınması talebimizdir.

AÇIKLAMALAR

1. Başvuran, [fon adı] unvanlı fonun [adet] adet katılma payına sahiptir. Paylar [tarih] tarihinde [tutar] TL bedelle edinilmiş olup hesap ekstresi ektedir.

2. [Somut aykırılık iddiası: portföy sınırlamalarının aşılması, gider oranının aşılıp iade yapılmaması, değerleme hatası gibi hususlar tarih ve tutar belirtilerek açıklanır. Dayanak belgeler gösterilir.]

Denetim yetkisi — Sermaye Piyasası Kanunu m.88 ve m.89

Anılan 88. maddenin birinci fıkrası, her türlü sermaye piyasası faaliyet ve işleminin denetimine meslek personelinin yetkili olduğunu; 89. maddenin birinci fıkrası ise denetimin bu Kanun kapsamındaki tüm kurum ve kuruluşların faaliyet ve işlemlerini kapsadığını ve denetimle görevlendirilen personelin tüm defter ve belgeleri incelemeye yetkili olduğunu öngörmektedir.

Sır saklama hükümlerinin ileri sürülemeyeceği — Sermaye Piyasası Kanunu m.90

Anılan maddenin birinci fıkrası, kendilerinden bilgi istenilen gerçek ve tüzel kişilerin bu Kanun ve özel kanunlardaki gizlilik ve sır saklama hükümlerini ileri sürerek bilgi vermekten imtina edemeyeceklerini öngörmektedir.

Alınabilecek tedbirler — Sermaye Piyasası Kanunu m.92 ve m.96

Anılan 92. maddenin birinci fıkrası, ihraççıların fon iç tüzüğü hükümlerine aykırı durum ve işlemleri sebebiyle malvarlığının azalmasına veya kaybına yol açtığının tespiti hâlinde Kurulun aykırılıkların giderilmesini istemeye, iptal ile butlan veya yokluğun tespiti davası açmaya ve sorumluların imza yetkilerini kaldırmaya yetkili olduğunu; 96. maddenin birinci fıkrası ise sermaye piyasası kurumlarının fon iç tüzüğü hükümlerine aykırı faaliyetlerinin tespiti hâlinde faaliyetlerin sınırlandırılması, geçici durdurulması veya yetkilerin iptali dâhil her türlü tedbirin alınabileceğini öngörmektedir.

TALEP EDİLEN HUSUSLAR:

a) Yukarıda açıklanan iddialar bakımından inceleme başlatılması,

b) İnceleme sonucunda aykırılık tespit edilmesi hâlinde Kanunun 92. ve 96. maddeleri kapsamında gerekli tedbirlerin alınması,

c) Başvuru sonucundan tarafımıza bilgi verilmesi.

EKLER: Hesap ekstresi ve işlem dekontları; fon bilgilendirme dokümanları; [aykırılık iddiasına dayanak belgeler]; vekâletname.

Başvuran Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]

Kurula başvuru, yatırımcının tazminat davası açma hakkını ortadan kaldırmaz; iki yol birbirinden bağımsız işler.

Sık Yapılan Hatalar

Birinci hata, yetkinin sürekli kaldırılması hâlinde takibe devam edilebileceğini sanmaktır. SPKn m.97/2, tüm icra ve iflas takiplerinin kendiliğinden duracağını ve mevcut hacizlerin düşeceğini öngörür.

İkinci hata, takiplerin durması nedeniyle hak kaybı doğacağını düşünmektir. Aynı fıkra, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetlerin işlemeyeceğini belirtir.

Üçüncü hata, kuruluşun sır gerekçesiyle Kurula bilgi vermeyebileceğini varsaymaktır. m.90/1, gizlilik ve sır saklama hükümlerinin ileri sürülemeyeceğini öngörür.

Dördüncü hata, Kurula başvurunun dava hakkını tükettiğini sanmaktır. İdari başvuru ile tazminat davası birbirinden bağımsızdır.

Beşinci hata, m.92’deki süreleri yatırımcının dava süresi sanmaktır. Bu süreler Kurulun dava açma yetkisine ilişkindir.

Altıncı hata, tedbirlerin kademeli yapısını gözden kaçırmaktır. m.96/1, aykırılığın giderilmesinin istenmesinden yetkinin tamamen iptaline uzanan bir ölçek öngörür.

Yedinci hata, mali durumun bozulması hâlinde tek bir tespit şartı arandığını düşünmektir. m.97/1’de dört ayrı tespit hâli sayılmıştır ve her biri tek başına yeterlidir.

Sekizinci hata, iflas hâlinde Yatırımcı Tazmin Merkezi alacağının sırasını gözden kaçırmaktır. m.97/2, bu alacakların Devletin ve sosyal güvenlik kuruluşlarının kamu alacaklarından sonra gelmek üzere imtiyazlı olarak tahsil olunacağını belirtir.

Kayıt ve takas: Hak sahipliği, MKK sorumluluğu ve takas kesinliği kaydileştirme, MKK ve takas kesinliği yazımızda ele alındı.
Kurula karşı yol: Denetim kusurundan doğan zarar için idari yargı SPK’ya karşı tam yargı davası ve denetim kusuru yazımızda ele alındı.

Sıkça Sorulan Sorular

SPK denetim yetkisini kim kullanır?

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.88/1, bu Kanun ve diğer kanunların sermaye piyasası ile ilgili hükümlerinin uygulanmasının ve her türlü sermaye piyasası faaliyet ve işleminin denetimine meslek personelinin yetkili olduğunu; bu yetkinin Kurul Başkanı tarafından görevlendirilen meslek personeli tarafından kullanılacağını düzenler.

Denetimin kapsamı nedir?

SPKn m.89/1, denetimin bu Kanun kapsamındaki tüm kurum ve kuruluş ile ilgili diğer gerçek ve tüzel kişilerin sermaye piyasasına ilişkin hükümlerle ilgili faaliyet ve işlemlerini kapsadığını; denetimle görevlendirilen personelin vergi kayıtları dâhil tüm defter ve belgeleri incelemeye yetkili olduğunu düzenler.

Sır saklama gerekçesiyle bilgi vermekten kaçınılabilir mi?

Hayır. SPKn m.90/1, kendilerinden bilgi istenilen gerçek ve tüzel kişilerin bu Kanun ve özel kanunlardaki gizlilik ve sır saklama hükümlerini ileri sürerek bilgi vermekten imtina edemeyeceklerini düzenler.

İncelemenin varlığı açıklanabilir mi?

SPKn m.90/2, incelemeye konu olan kişiler ile bilgi ve belge talep edilen kamu kurumları dâhil gerçek ve tüzel kişilerin incelemenin varlığını ve niteliğini sır olarak saklamalarının zorunlu olduğunu düzenler.

Fon iç tüzüğüne aykırılıkta Kurul ne yapabilir?

SPKn m.92/1, ihraççıların fon iç tüzüğü hükümlerine aykırı durum ve işlemleri sebebiyle malvarlığının azalmasına veya kaybına yol açtığının tespiti hâlinde Kurulun aykırılıkların giderilmesini istemeye, iptal ile butlan veya yokluğun tespiti davası açmaya ve sorumluların imza yetkilerini kaldırmaya yetkili olduğunu düzenler.

Kurulun dava açma süreleri nedir?

SPKn m.92/1-(b), hukuka aykırılığın Kurulca tespiti tarihinden itibaren üç ay ve her hâlde durum ile işlemin vukuu tarihinden itibaren üç yıl içinde iptal davası; beş yıl içinde ise butlan veya yokluğun tespiti davası açılabileceğini düzenler.

Örtülü kazanç aktarımında hangi yetkiler vardır?

SPKn m.94/1, Kurulun; halka açık ortaklıklar, kolektif yatırım kuruluşları ve bunların bağlı ortaklıkları ile iştiraklerinden denetleme sonuçlarının ortaklara duyurulmasını istemeye ve Kurulca belirlenen tutarın tayin edilen süre içinde iadesi için dava açmaya yetkili olduğunu düzenler.

Sermaye piyasası kurumlarına hangi tedbirler uygulanabilir?

SPKn m.96/1, Kurulun; aykırılıkların belirlenen sürede giderilmesini istemeye, faaliyetlerin kapsamını sınırlandırmaya veya geçici olarak durdurmaya, tamamen ya da belirli faaliyetler itibarıyla yetkileri iptal etmeye ve öngöreceği diğer her türlü tedbiri almaya yetkili olduğunu düzenler.

Yönetici ve çalışanlar hakkında ne yapılabilir?

SPKn m.96/2, Kurulun sorumluluğu tespit edilen yönetici ve çalışanların lisanslarını geçici veya sürekli iptal etmeye, suç duyurusu kararından itibaren yargılama sonuçlanıncaya kadar imza yetkilerini sınırlandırmaya veya kaldırmaya ve mahkeme kararıyla sorumluluğu tespit edilen yönetim kurulu üyelerini görevden almaya yetkili olduğunu düzenler.

Mali durumun bozulması hâlinde hangi yetkiler doğar?

SPKn m.97/1; üç ayı geçmemek üzere mali yapının güçlendirilmesini isteme, faaliyetleri geçici durdurma, yetkileri kaldırma, yatırımcıları tazmin kararı verme, lisans ve imza yetkilerine müdahale, yönetim kurulu üyelerini görevden alma, tedricî tasfiyeye karar verme ve doğrudan iflas isteme yetkilerini sayar.

Yetki kaldırılınca malvarlığına ne olur?

SPKn m.97/2, yetkileri sürekli olarak kaldırılan kurumların malvarlıklarının devredilemeyeceğini, rehnedilemeyeceğini, teminat gösterilemeyeceğini, tedbir konulamayacağını ve haczedilemeyeceğini düzenler.

Mevcut hacizler ve takipler ne olur?

SPKn m.97/2, bunlar hakkında yapılmış olan tüm hacizlerin ve uygulanmış tüm ihtiyati tedbirlerin düşeceğini ve tüm icra ile iflas takiplerinin kendiliğinden duracağını düzenler.

Takipler durunca zamanaşımı işler mi?

Hayır. SPKn m.97/2, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetlerin işlemeyeceğini düzenler.

Bu koruma ne zamana kadar sürer?

SPKn m.97/2, korumanın tedricî tasfiye işlemlerinin tamamlandığı ilan edilinceye; tedricî tasfiyeyi takiben veya doğrudan iflas talebinde bulunulması hâlinde ise iflas talebinin mahkemece esastan karara bağlanmasına kadar süreceğini düzenler.

İflas hâlinde YTM alacağının sırası nedir?

SPKn m.97/2, Yatırımcı Tazmin Merkezinin yapmış olduğu ödemelerden doğan alacaklarının; Devletin ve sosyal güvenlik kuruluşlarının 6183 sayılı Kanun kapsamındaki alacaklarından sonra gelmek üzere imtiyazlı alacak olarak öncelikle tahsil olunacağını düzenler.

İlgili Rehberler

Kurula başvuru dava hakkını tüketmez

İki yol birbirinden bağımsız işler. Değerlendirme için: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Kurul tedbirlerinin dosyanıza etkisini birlikte değerlendirelim. Telefon: 0554 648 37 15

İletişime Geçin

Bu içerik sermaye piyasası hukuku alanındadır.

Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi  ·  Tasfiye edilen fonlar listesi  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk