Fon zararı uyuşmazlıklarında imza tartışması iki noktada çıkar: katılma payı alım talimatı ve risk bildirim formu ile uygunluk testi gibi belgeler. Yatırımcı bu belgelerdeki imzayı kabul etmiyorsa yalnız inkâr etmek yeterli değildir. HMK m.208/1, yazı veya imzayı inkâr etmek isteyen tarafın sahtelik iddiasında bulunması gerektiğini; aksi hâlde belgenin aleyhine delil olarak kullanılacağını düzenler. m.209/1, adi senette inkârın karar verilinceye kadar senedin işleme esas alınmasını engellediğini belirtir. m.211 incelemeyi kademeli bir sıraya bağlar ve isticvaba gelmemeyi ikrar sayar; m.213 ise haksız ve kötüniyetli iddianın celse harcı ile tazminat sorumluluğu doğuracağını öngörür.
İmza size ait değil mi?
İnkâr yetmez; sahtelik iddiası olarak ileri sürülmelidir. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: İnkâr yetmez, sahtelik iddia edilmelidir
Sahtelik iddiası zorunludur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.208/1, taraflardan birinin kendisi tarafından düzenlendiği iddia edilen bir belgedeki yazı veya imzayı inkâr etmek istemesi hâlinde sahtelik iddiasında bulunması gerektiğini; aksi hâlde belgenin aleyhine delil olarak kullanılacağını düzenler.
İsticvaba gelmemek ikrar sayılır. m.211/1-(a), isticvap için mahkemeye davet edilen tarafın belirtilen günde hazır bulunmaması hâlinde inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılacağını belirtir.
Adi senet işleme esas alınamaz. m.209/1, adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar o senedin herhangi bir işleme esas alınamayacağını düzenler.
Fon Dosyalarında Sahtelik İddiası
Fon zararı uyuşmazlıklarında imza ve belge tartışması iki noktada çıkar.
Birincisi, yatırımcının katılma payı alım talimatını verdiğinin ileri sürülmesidir. Davalı kuruluş, talimatın yatırımcı tarafından imzalandığını savunur.
İkincisi, risk bildirim formu, uygunluk testi veya yerindelik testi gibi belgelerin imzalanmış olduğu iddiasıdır. Bu belgeler, kuruluşun yükümlülüğünü yerine getirdiğinin dayanağı olarak sunulur.
Yatırımcı bu belgelerdeki imzayı kabul etmiyorsa, yalnız inkâr etmek yeterli değildir: sahtelik iddiasında bulunulması gerekir.
Bu yazı, sahtelik iddiasının usulünü ve belgelerin aslına ilişkin kuralları ele alır.
Belgelerin ispat gücü ve ibrazı fon davasında ispat ve deliller yazımızda ele alındı.
İnkâr ile Sahtelik İddiası Arasındaki Fark
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.208/1, taraflardan birinin kendisi tarafından düzenlendiği iddia edilen bir belgedeki yazı veya imzayı inkâr etmek istemesi hâlinde sahtelik iddiasında bulunması gerektiğini düzenler.
Aynı fıkra sonucu gösterir: aksi hâlde belge, aleyhine delil olarak kullanılır.
Bu hüküm belirleyicidir. “Bu imza bana ait değil” demek tek başına yeterli değildir; iddianın sahtelik iddiası olarak ileri sürülmesi gerekir.
Koruma tedbiri bakımından m.208/2, bir belgenin sahteliği iddia edildiğinde; belgenin mahkemeye verildiği tarih yazılıp mühürlenerek saklanması için mahkemece gerekli tedbirlerin alınacağını belirtir.
Yol seçimi bakımından m.208/3, bir belgenin sahteliğini iddia eden kimsenin bunu aynı mahkemede ön sorun şeklinde ileri sürebileceği gibi bu konuda ayrı bir dava da açabileceğini düzenler.
Bu iki yol arasındaki tercih, dosyanın durumuna göre yapılır. Ön sorun yolu, aynı yargılama içinde çözüm sağlar ve zaman kaybını önler.
Ön sorun rejimi ön inceleme ve tahkikat yazımızda ele alındı.
Resmî senetler bakımından m.208/4 ayrı bir kural koyar: resmî bir senetteki yazı veya imzayı inkâr eden tarafın bu iddiası, ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanır.
Dolayısıyla resmî senetlerde ön sorun yolu kapalıdır: ayrı dava açılması ve resmiyet kazandıran kişinin de taraf gösterilmesi gerekir.
Adi senet ve resmî senet ayrımı
| Konu | Adi senet | Resmî senet |
|---|---|---|
| İleri sürme yolu | Ön sorun veya ayrı dava | Ancak ayrı dava; resmiyet kazandıran kişi de taraf gösterilir |
| İşleme esas alınması | Karar verilinceye kadar işleme esas alınamaz | Sahtelik mahkeme kararıyla sabit olursa işleme esas alınamaz |
| Haksız iddiada harç | Celse harcı | Harç miktarı iki katı olarak uygulanır |
| Dayanak | m.208/3, m.209/1, m.213/1 | m.208/4, m.209/2, m.213/2 |
İnkârın Senedin Kullanımına Etkisi: m.209
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.209/1, adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde; bu konuda bir karar verilinceye kadar o senedin herhangi bir işleme esas alınamayacağını düzenler.
Bu hüküm adi senetlerde güçlü bir koruma sağlar: inkâr, karar verilinceye kadar senedin kullanımını durdurur.
Resmî senetler bakımından m.209/2 tersi bir denge kurar: resmî senetlerdeki yazı veya imza inkâr edildiğinde, senetteki yazı veya imzanın sahteliği ancak mahkeme kararıyla sabit olursa bu senet herhangi bir işleme esas alınamaz.
Dolayısıyla resmî senette inkâr tek başına senedin kullanımını durdurmaz; sahteliğin mahkeme kararıyla sabit olması gerekir.
İhtiyati tedbir bakımından m.209/3, senede dayanılarak verilmiş olan ihtiyati tedbirin o senet hakkındaki sahtelik iddiasından etkilenmeyeceğini ve gerektiğinde senet sahibinin haklarının korunması için yeni tedbirler talep edebileceğini belirtir.
İhtiyati tedbir rejimi ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir yazımızda ele alındı.
Elektronik imza bakımından m.210, güvenli elektronik imzayla oluşturulmuş verinin inkârı hâlinde; hâkim tarafından veriyi inkâr eden taraf dinlendikten sonra bir kanaate varılamamışsa bilirkişi incelemesine başvurulacağını düzenler.
Bu hüküm fon dosyalarında önem taşır: elektronik ortamda verilen alım talimatları bakımından bu usul işler.
Sahtelik İncelemesinin Sırası: m.211
Kanun, sahtelik incelemesini kademeli bir sıraya bağlamıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.211/1, bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda; bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak maddede gösterilen sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verileceğini düzenler.
Birinci kademe bakımından (a) bendi, hâkimin; yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendireceğini belirtir.
Aynı bent, hâkimin sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle senedin sahteliği hakkında bir karar verebileceğini düzenler.
Aynı bent kritik bir yaptırım öngörür: isticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır. Bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir.
Bu yaptırım, isticvap davetiyesinin ciddiyetini gösterir: gelmemek, iddianın sonunu getirir.
İsticvap rejimi tanık delili ve yemin yazımızda ele alındı.
İkinci kademe bakımından (b) bendi, (a) bendi hükmüne göre yapılan incelemeye rağmen hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa bilirkişi incelemesine karar verileceğini belirtir.
Aynı bent hazırlık işlemini de gösterir: bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar ilgili yerlerden getirtilir.
Aynı bent, bilirkişinin bu yazı ve imzalarla o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapacağını düzenler.
Aynı bent son olarak, bilirkişinin inceleme için gerekli görürse kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebileceğini belirtir.
Sahtelik incelemesinin kademeleri (HMK m.211/1)
| Kademe | İşlem | Sonuç |
|---|---|---|
| 1 | İnkâr eden tarafın isticvabı | Gelmezse yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır |
| 2 | Huzurda yazı yazdırma ve imza attırma | Elde edilen belge ve diğer deliller değerlendirilir |
| 3 | Hâkim kanaat edinmişse karar | Gerekçe açıkça belirtilerek sahtelik hakkında karar |
| 4 | Kanaat oluşmamışsa bilirkişi incelemesi | Karşılaştırmaya elverişli yazı ve imzalar getirtilir |
| 5 | Bilirkişinin talebi | Huzurunda yeniden yazı veya imza istenebilir |
Sahte Senedin İptali ve Haksız İddianın Sonucu
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.212/1, bir senedin sahte olduğuna dair karar kesinleştikten sonra senedin altına sahte olduğu yazılarak senedin iptal olunacağını düzenler.
Aynı fıkra, resmî senetlerde senedin ilgili dairedeki aslının da bu yolla iptal edileceğini belirtir.
Haksız iddia bakımından m.213/1, sahtelik iddiası sonunda haksız çıkan taraf kötüniyetli ise; bu sebeple ertelenen her bir duruşma için celse harcına ve talep hâlinde bu sebeple diğer tarafın uğradığı zararları tazmin etmeye mahkûm edileceğini düzenler.
Bu hükümde iki şart birlikte aranır: haksız çıkmak ve kötüniyetli olmak. Haksız çıkmak tek başına yaptırım doğurmaz.
m.213/2, resmî senetteki imza veya yazı inkâr edildiğinde yukarıdaki harç miktarının iki katı olarak uygulanacağını belirtir.
Vazgeçme bakımından m.213/3 bir indirim imkânı tanır: bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesinden önce tarafların sahteliğe ilişkin iddialarından vazgeçmeleri hâlinde hâkim, tazminattan indirim yapabileceği gibi tazminata hükmetmeyebilir.
Bu fıkra bir zamanlama kuralı içerir: vazgeçmenin bilirkişi incelemesi kararından önce yapılması gerekir.
Yargılama giderleri rejimi yargılama ve takip giderleri ile vekâlet ücreti yazımızda ele alındı.
Hukuk ve Ceza Mahkemesi Kararlarının Etkisi: m.214
Sahtelik iddiası hem hukuk hem ceza yargılamasının konusu olabildiğinden, iki yargı kolu arasındaki ilişki ayrıca düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.214/1, belgenin sahte olmadığına dair hukuk mahkemesince verilen karar kesinleştikten sonra söz konusu belge hakkında ceza mahkemesinde de sahtelik iddiasının dinlenmeyeceğini düzenler.
Bu hüküm tek yönlüdür: hukuk mahkemesinin sahte olmadığına dair kesinleşmiş kararı ceza mahkemesini bağlar.
m.214/2 ters yönde aynı bağlayıcılığı tanımaz: ceza mahkemesince belgeyi düzenleyen hakkında ceza verilmesine yer olmadığı ya da beraat kararı verilmiş olması, hukuk mahkemesinin belgenin sahteliğini incelemesini engellemez.
Bu asimetri pratik sonuç doğurur: ceza dosyasındaki beraat kararı, hukuk davasında sahtelik incelemesinin önünü kesmez.
Bekletici mesele bakımından ceza soruşturması veya kovuşturmasının beklenmesi ayrıca değerlendirilir; bu rejim davanın ihbarı, müdahale ve bekletici mesele yazımızda ele alındı.
Belgenin Aslının Getirtilmesi
Sahtelik incelemesi belgenin aslı üzerinde yapıldığından, aslın dosyaya getirtilmesi gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.216/1, belgenin sadece örneğinin mahkemeye verildiği durumlarda mahkemenin kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine belgenin aslının verilmesini de isteyebileceğini düzenler.
m.216/2, belgenin aslını elinde bulunduran taraf, üçüncü kişi veya resmî makamların, istenmesi hâlinde bunu mahkemeye vermek zorunda olduklarını belirtir.
Bu fıkra fon dosyalarında doğrudan uygulanır: imzalı talimat veya form asıllarının kuruluştan getirtilmesi bu hükme dayanır.
m.216/3, mahkemenin belge aslının verilmesi durumunda belgenin saklanması için gerekli tedbirleri alacağını düzenler.
Başka yerdeki belgeler bakımından m.217/1, bir kişi veya kurumun elinde bulunup mahkemeye teslim edilmesi gereken belgenin aslı istendiğinde; kişi veya kurumun bulunduğu ya da belgenin teslim edileceği yerdeki asliye mahkemesi tarafından örneği onaylanarak aslın mahkemeye gönderileceğini yahut teslim edileceğini belirtir.
m.217/2, mahkemece onaylanmış belge örneğinin aslı gibi hüküm ifade edeceğini düzenler.
Yerinde inceleme bakımından m.218/1, mahkemeye getirilmesi zor veya sakıncalı olan belgelerin; hâkim veya görevlendireceği bilirkişi tarafından yerinde inceleneceğini ya da bu belgelerin mahkemeye sunulmuş örneklerinin asıllarıyla karşılaştırılacağını belirtir.
Aynı fıkra, inceleme sonunda bir tutanak düzenleneceğini ve gerekli görülürse uygun teknik araçlarla belgenin aslının kaydedileceğini öngörür.
Belgenin aslına ilişkin kurallar
| Durum | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Sadece örnek sunulmuşsa | Mahkeme resen veya talep üzerine aslını isteyebilir | m.216/1 |
| Aslı elinde bulunduran | Taraf, üçüncü kişi veya resmî makam vermek zorundadır | m.216/2 |
| Asıl dosyaya geldiğinde | Mahkeme saklanması için gerekli tedbirleri alır | m.216/3 |
| Başka yerdeki belge | Bulunduğu yer asliye mahkemesi örneği onaylayarak aslı gönderir | m.217/1 |
| Onaylı örnek | Aslı gibi hüküm ifade eder | m.217/2 |
| Getirilmesi zor veya sakıncalı belge | Hâkim veya bilirkişi tarafından yerinde incelenir; tutanak düzenlenir | m.218/1 |
| Sahtelik iddia edilen belge | Veriliş tarihi yazılıp mühürlenerek saklanır | m.208/2 |
Belgelerin Halefler Aleyhine Kullanılması ve Tarih
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.215/1, bir kimsenin aleyhine delil olarak kullanılabilecek belgelerin o kimsenin halefleri aleyhine de delil teşkil edeceğini düzenler.
Bu kural, katılma payı sahibinin vefatı hâlinde mirasçılar bakımından da geçerlidir.
Tarih bakımından m.215/2, 2020 yılında eklenmiştir ve adi senedin tarihinin hangi hâllerde üçüncü kişilere karşı ileri sürülebileceğini düzenler: kendisine ibraz olunduğu noter veya yetkili memur tarafından usulüne uygun olarak onaylanmışsa ibraz tarihi, resmî bir işleme konu olmuşsa işlem tarihi, imza edenlerden biri ölmüşse ölüm tarihi esas alınır.
Bu hüküm, belgenin sonradan düzenlendiği iddiaları bakımından önem taşır.
Fon dosyalarında bu tartışma, risk bildirim formu veya uygunluk testinin işlem tarihinden sonra imzalatıldığı iddiasıyla gündeme gelebilir.
Mirasçıların dava açması ve terekeye ilişkin işlemler çekişmesiz yargı yazımızda ele alındı.
İcra Takibinde İmza İtirazı: HMK ve İİK Karşılaştırması
Sahtelik iddiası yalnız hukuk davalarında gündeme gelmez. Fon dosyalarında kurucu şirkete veya yatırımcıya karşı yürütülen icra takiplerinde de imza itirazı ileri sürülebilir ve bu, ayrı bir rejime tabidir.
İlamsız takipte senede dayalı itiraz bakımından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.68/a, takibin dayandığı senedin hususî olup imzanın itiraz sırasında borçlu tarafından reddedilmiş olması hâlinde; alacaklının, itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebileceğini düzenler.
Aynı madde, bu hâlde icra hâkiminin iki taraftan izahat alacağını belirtir.
Hazır bulunma zorunluluğu bakımından aynı madde, senet altındaki imzayı reddeden borçlunun takibi yapan icra dairesinin yetki çevresi içinde bulunması hâlinde; itirazın kaldırılması için icra mahkemesi önünde yapılacak duruşmada, mazeretini daha önce bildirip tevsik etmediği takdirde bizzat bulunmaya mecbur olduğunu öngörür.
Aynı madde, icra dairesinin yetki çevresi dışında ödeme emri tebliğ edilen borçlunun, istinabe yolu ile isticvabına karar verilmesi hâlinde aynı mecburiyete tabi olduğunu belirtir.
İnceleme usulü bakımından aynı madde; tatbika medar imza mevcutsa bununla, yoksa borçluya yazdırılacak yazı ve attırılacak imza ile yapılacak mukayese ve incelemelerden veya diğer delil ve karinelerden icra mahkemesinin reddedilen imzanın borçluya aidiyetine kanaat getirmesi hâlinde itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar vereceğini düzenler.
Aynı madde, hâkimin lüzum görmesi hâlinde oturumun bir defadan fazla talikine meydan vermeyecek surette bilirkişi incelemesi de yaptırabileceğini belirtir.
İtirazın kaldırılması rejimi itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı yazımızda ele alındı.
Kambiyo senetlerine mahsus takipte ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.170 ayrı bir usul öngörür.
Anılan maddenin birinci fıkrası, borçlunun kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığı yolundaki itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildireceğini düzenler.
Aynı fıkra bir sınır koyar: bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz.
Geçici durdurma bakımından m.170/2, icra mahkemesinin duruşmadan önce yapacağı incelemede; borçlunun itiraz dilekçesi kapsamından veya eklediği belgelerden edindiği kanaate göre itirazı ciddi görmesi hâlinde, alacaklıya tebliğe gerek görmeden itirazla ilgili kararına kadar icra takibinin geçici olarak durdurulmasına evrak üzerinde karar verebileceğini belirtir.
Sonuç bakımından m.170/3, icra mahkemesinin m.68/a’nın dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda inkâr edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirmesi hâlinde itirazın kabulüne karar vereceğini düzenler. Aynı fıkra, itirazın kabulü kararı ile takibin duracağını ve alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkının saklı olduğunu belirtir.
Aksi hâlde aynı fıkra ağır bir yaptırım öngörür: inkâr edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip ikinci fıkraya göre durdurulmuşsa, borçlu takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına ve takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir ve itiraz reddedilir.
Aynı fıkra bir erteleme imkânı tanır: borçlu menfi tespit veya istirdat davası açarsa, hükmolunan tazminatın ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur.
Menfi tespit rejimi menfi tespit ve istirdat davası yazımızda; kambiyo takibi ise kambiyo senetlerine mahsus takip yazımızda ele alındı.
Üç rejimin karşılaştırması
| Konu | Hukuk davası | İlamsız takip | Kambiyo takibi |
|---|---|---|---|
| İleri sürme | Sahtelik iddiası; ön sorun veya ayrı dava | İtiraz sırasında imzanın reddi | İcra mahkemesine dilekçe |
| Takibe etkisi | Adi senet işleme esas alınamaz | İtiraz takibi durdurur | Satıştan başka muameleleri durdurmaz; ciddi görülürse geçici durdurma |
| Hazır bulunma | İsticvaba gelmemek ikrar sayılır | Yetki çevresi içindeyse bizzat bulunma mecburiyeti | m.68/a usulü uygulanır |
| İnceleme | Kademeli; isticvap, huzurda yazı, bilirkişi | Tatbika medar imza, yazdırma, diğer delil ve karineler | m.68/a dördüncü fıkrası |
| Haksız çıkmanın sonucu | Kötüniyet varsa celse harcı ve tazminat | Genel hükümler | Alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere inkâr tazminatı ve yüzde on para cezası |
| Dayanak | HMK m.208-213 | İİK m.68/a | İİK m.170 |
Bu tablo, aynı imza itirazının hangi yolda ileri sürüldüğüne göre çok farklı sonuçlar doğurduğunu gösterir. Kambiyo takibinde itirazın reddi hâlindeki yaptırım, hukuk davasındaki rejimden belirgin biçimde ağırdır.
Fon Dosyasında Sahtelik Stratejisi
Hangi belgede hangi yol?
| Belge | Nitelik | Yol |
|---|---|---|
| Islak imzalı alım talimatı | Adi senet | Ön sorun veya ayrı dava; m.208/3 |
| Risk bildirim formu ve uygunluk testi | Adi senet | Ön sorun veya ayrı dava; m.208/3 |
| Elektronik ortamdaki talimat | Güvenli e-imzalıysa senet hükmünde | İnkâr üzerine dinleme, sonra bilirkişi; m.210 |
| Noterde düzenlenen vekâletname veya muvafakat | Resmî senet | Ayrı dava; resmiyet kazandıran kişi de taraf; m.208/4 |
| Yalnız örneği sunulan belge | — | Aslının getirtilmesi talebi; m.216 |
| Tarihi tartışmalı belge | Adi senet | m.215/2’deki tarih ölçütleri |
Sahtelik iddiası ileri sürülürken üç husus tartılmalıdır.
Birincisi, isticvap davetine katılım zorunluluğudur: m.211/1-(a), gelmemeyi ikrar sayar.
İkincisi, haksız ve kötüniyetli iddianın yaptırımıdır: m.213/1, celse harcı ve tazminat öngörür.
Üçüncüsü, vazgeçme zamanıdır: m.213/3, bilirkişi incelemesi kararından önceki vazgeçmede indirim veya tazminata hükmetmeme imkânı tanır.
Sahtelik İddiası Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki metin, davalı kuruluşun sunduğu imzalı belgeye karşı sahtelik iddiası için hazırlanmış çerçevedir.
[ ] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
DOSYA NO: [ ] Esas
DAVACI: [Ad Soyad] — [TC Kimlik No]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
DAVALILAR: [Kurucu portföy yönetim şirketi], [satışa aracılık eden kuruluş]
KONU: Davalı tarafça sunulan [tarih] tarihli belgeye ilişkin sahtelik iddiamızın ileri sürülmesidir.
AÇIKLAMALAR
1. Davalı taraf, [tarih] tarihli cevap dilekçesi ekinde [belge adı: alım talimatı / risk bildirim formu / uygunluk testi] başlıklı bir belge sunmuş ve bu belgedeki imzanın müvekkile ait olduğunu ileri sürmüştür.
2. Anılan belgedeki imza müvekkile ait değildir. [Somut açıklama: imzanın müvekkilin bilinen imzasıyla uyuşmadığı, belge tarihinde müvekkilin başka yerde bulunduğu gibi hususlar gösterilir.]
Sahtelik iddiasının ileri sürülmesi — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.208
Anılan maddenin birinci fıkrası, taraflardan birinin kendisi tarafından düzenlendiği iddia edilen bir belgedeki yazı veya imzayı inkâr etmek istemesi hâlinde sahtelik iddiasında bulunması gerektiğini; üçüncü fıkrası ise bu iddianın aynı mahkemede ön sorun şeklinde ileri sürülebileceğini öngörmektedir. İşbu iddia ön sorun olarak ileri sürülmektedir.
Belgenin işleme esas alınamayacağı — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.209
Anılan maddenin birinci fıkrası, adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde bu konuda bir karar verilinceye kadar o senedin herhangi bir işleme esas alınamayacağını öngörmektedir. Anılan belge, sahtelik hakkında karar verilinceye kadar hükme esas alınamaz.
Belgenin aslının getirtilmesi — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.216
Anılan maddenin birinci fıkrası, belgenin sadece örneğinin mahkemeye verildiği durumlarda mahkemenin belgenin aslının verilmesini isteyebileceğini; ikinci fıkrası ise aslını elinde bulunduran taraf, üçüncü kişi veya resmî makamların bunu mahkemeye vermek zorunda olduğunu öngörmektedir. Belgenin aslının davalı taraftan getirtilmesini talep ederiz.
İnceleme usulü — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.211
Anılan maddenin birinci fıkrası, incelemenin kademeli olarak yapılacağını; hâkimin isticvap ve huzurda yazı yazdırma yoluyla kanaat edinememesi hâlinde bilirkişi incelemesine karar vereceğini ve bilirkişi incelemesinden önce karşılaştırmaya elverişli yazı ve imzaların ilgili yerlerden getirtileceğini öngörmektedir. Müvekkile ait karşılaştırmaya elverişli imzaların [kurum adı: nüfus müdürlüğü, banka, noter] nezdinden getirtilmesini talep ederiz.
HUKUKİ SEBEPLER: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.208, m.209, m.210, m.211, m.212, m.216, m.217, m.218 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Sayın Mahkemenin [ ] sayılı dosyası; dava konusu belgenin aslı; müvekkile ait karşılaştırmaya elverişli imza örnekleri; bilirkişi incelemesi; her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. [Tarih] tarihli belgeye ilişkin sahtelik iddiamızın ön sorun olarak incelenmesine,
2. Belgenin aslının davalı taraftan getirtilmesine ve saklanması için gerekli tedbirlerin alınmasına,
3. Karşılaştırmaya elverişli imza örneklerinin ilgili kurumlardan celbine,
4. Gerekli görülmesi hâlinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesini vekâleten talep ederiz.
Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]
Sahtelik iddiası ön sorun olarak ileri sürülebilir; resmî senetlerde ise ayrı dava açılması ve resmiyet kazandıran kişinin taraf gösterilmesi gerekir.
Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, imzayı yalnız inkâr etmekle yetinmektir. HMK m.208/1, sahtelik iddiasında bulunulmaması hâlinde belgenin aleyhe delil olarak kullanılacağını öngörür.
İkinci hata, resmî senette ön sorun yolunu denemektir. m.208/4, bu iddianın ancak resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açılacak ayrı bir davada incelenebileceğini belirtir.
Üçüncü hata, isticvap davetine katılmamaktır. m.211/1-(a), gelmeyen tarafın inkâr ettiği yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılacağını öngörür.
Dördüncü hata, belgenin yalnız örneği üzerinden inceleme beklemektir. m.216, aslının getirtilmesini talep etme imkânı tanır.
Beşinci hata, karşılaştırmaya elverişli imza örneklerini göstermemektir. m.211/1-(b), bilirkişi incelemesinden önce bu yazı ve imzaların ilgili yerlerden getirtileceğini öngörür.
Altıncı hata, haksız ve kötüniyetli sahtelik iddiasının sonucunu hafife almaktır. m.213/1, celse harcı ve tazminat sorumluluğu öngörür; resmî senette harç iki katına çıkar.
Yedinci hata, vazgeçme zamanını kaçırmaktır. m.213/3, indirim veya tazminata hükmetmeme imkânını bilirkişi incelemesi kararından önceki vazgeçmeye bağlar.
Sekizinci hata, ceza dosyasındaki beraat kararının hukuk davasını bağladığını sanmaktır. m.214/2, bu kararın hukuk mahkemesinin sahtelik incelemesini engellemeyeceğini belirtir.
Sıkça Sorulan Sorular
İmzayı inkâr etmek yeterli midir?
Hayır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.208/1, kendisi tarafından düzenlendiği iddia edilen bir belgedeki yazı veya imzayı inkâr etmek isteyen tarafın sahtelik iddiasında bulunması gerektiğini; aksi hâlde belgenin aleyhine delil olarak kullanılacağını düzenler.
Sahtelik iddiası nasıl ileri sürülür?
HMK m.208/3, bir belgenin sahteliğini iddia eden kimsenin bunu aynı mahkemede ön sorun şeklinde ileri sürebileceği gibi bu konuda ayrı bir dava da açabileceğini düzenler.
Resmî senette sahtelik iddiası nasıl ileri sürülür?
HMK m.208/4, resmî bir senetteki yazı veya imzayı inkâr eden tarafın bu iddiasının ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanacağını düzenler.
İnkâr edilen adi senet kullanılabilir mi?
HMK m.209/1, adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde bu konuda bir karar verilinceye kadar o senedin herhangi bir işleme esas alınamayacağını düzenler.
Resmî senette inkâr senedin kullanımını durdurur mu?
HMK m.209/2, resmî senetlerdeki yazı veya imza inkâr edildiğinde senetteki yazı veya imzanın sahteliğinin ancak mahkeme kararıyla sabit olması hâlinde bu senedin işleme esas alınamayacağını düzenler.
Sahtelik iddiası ihtiyati tedbiri etkiler mi?
HMK m.209/3, senede dayanılarak verilmiş olan ihtiyati tedbirin o senet hakkındaki sahtelik iddiasından etkilenmeyeceğini ve gerektiğinde senet sahibinin yeni tedbirler talep edebileceğini düzenler.
Elektronik imzalı veri inkâr edilirse ne olur?
HMK m.210, güvenli elektronik imzayla oluşturulmuş verinin inkârı hâlinde hâkim tarafından veriyi inkâr eden taraf dinlendikten sonra bir kanaate varılamamışsa bilirkişi incelemesine başvurulacağını düzenler.
Sahtelik incelemesi nasıl yapılır?
HMK m.211/1, incelemenin kademeli olarak yapılacağını; hâkimin önce inkâr eden tarafı isticvap edeceğini, huzurda yazı yazdırıp imza attıracağını ve kanaat edinememesi hâlinde bilirkişi incelemesine karar vereceğini düzenler.
İsticvap davetine gelinmezse ne olur?
HMK m.211/1-(a), isticvap için mahkemeye davet edilen tarafın belirtilen günde hazır bulunmaması hâlinde inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılacağını ve bu hususun davetiyede ayrıca ihtar edileceğini düzenler.
Bilirkişi incelemesinde hangi imzalar esas alınır?
HMK m.211/1-(b), bilirkişi incelemesinden önce mevcutsa o tarafa ait karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzaların ilgili yerlerden getirtileceğini ve bilirkişinin bunlarla mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapacağını düzenler.
Sahte olduğu kesinleşen senet ne olur?
HMK m.212/1, bir senedin sahte olduğuna dair karar kesinleştikten sonra senedin altına sahte olduğu yazılarak senedin iptal olunacağını; resmî senetlerde ilgili dairedeki aslın da bu yolla iptal edileceğini düzenler.
Haksız sahtelik iddiasının sonucu nedir?
HMK m.213/1, sahtelik iddiası sonunda haksız çıkan taraf kötüniyetli ise ertelenen her bir duruşma için celse harcına ve talep hâlinde diğer tarafın uğradığı zararları tazmin etmeye mahkûm edileceğini; m.213/2 ise resmî senette harcın iki katı uygulanacağını düzenler.
İddiadan vazgeçmenin etkisi var mıdır?
HMK m.213/3, bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesinden önce tarafların sahteliğe ilişkin iddialarından vazgeçmeleri hâlinde hâkimin tazminattan indirim yapabileceği gibi tazminata hükmetmeyebileceğini düzenler.
Ceza mahkemesindeki beraat hukuk davasını bağlar mı?
Hayır. HMK m.214/2, ceza mahkemesince belgeyi düzenleyen hakkında ceza verilmesine yer olmadığı ya da beraat kararı verilmiş olmasının hukuk mahkemesinin belgenin sahteliğini incelemesini engellemeyeceğini düzenler.
Belgenin aslı getirtilebilir mi?
HMK m.216/1, belgenin sadece örneğinin mahkemeye verildiği durumlarda mahkemenin kendiliğinden veya talep üzerine aslının verilmesini isteyebileceğini; m.216/2 ise aslını elinde bulunduran taraf, üçüncü kişi veya resmî makamların bunu mahkemeye vermek zorunda olduğunu düzenler.
İlgili Rehberler
- Fon davasında ispat ve deliller
- Tanık delili ve yemin
- Ön inceleme ve tahkikat
- Satışa aracılık eden kuruluşun sorumluluğu
- Bilirkişi raporuna itiraz
- Davanın ihbarı, müdahale ve bekletici mesele
- Yargılama ilkeleri ve yargılamanın ertelenmesi
- Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi
İsticvaba gelmemek ikrar sayılır
Davetiyedeki ihtar iddianın sonucunu belirler. Değerlendirme için: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
İmza itirazının sahtelik iddiası olarak kurulmasını birlikte sağlayalım. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik yargılama usulü alanındadır.
Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi · 12. Yargı Paketi rehberi · Tüm hukuk dalları


