Fon zararı davaları kural olarak belgeye dayanır; ancak satış sırasındaki sözlü beyanlar, risk anlatımının içeriği ve iradenin sakatlandığı iddiaları tanık beyanına muhtaç kalır. HMK m.240/2 tanık listesini tek bir fırsata bağlar: listede gösterilmeyen kimse dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez; liste yalnız isim değil, her tanığın hangi vakıa için dinleneceğini de göstermelidir. Yemin ise geri dönülemez sonuçlar doğurur: m.227/2 uyarınca karşı taraf edaya hazır olduğunu bildirdikten sonra teklif geri alınamaz ve başka delile dayanılamaz; m.229/1 uyarınca gelmemek, iade etmemek veya eda etmekten kaçınmak yemin konusu vakıaların ikrarı sayılır.
Tanık listesi tek fırsattır
Listede olmayan kişi sonradan dinletilemez. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: Tanık listesi bir kere verilir, yemin geri alınamaz
İkinci tanık listesi verilemez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.240/2, tanık gösteren tarafın; tanık dinletmek istediği vakıayı ve tanıkların adı, soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi mahkemeye sunacağını, bu listede gösterilmemiş olan kimselerin tanık olarak dinlenemeyeceğini ve ikinci bir liste verilemeyeceğini düzenler.
Yemin teklifinden dönülemez. m.227/2, yemin teklif olunan kimsenin yemini edaya hazır olduğunu bildirmesinden sonra diğer tarafın teklifinden vazgeçerek başka bir delile dayanamayacağını ve yeni bir delil de gösteremeyeceğini belirtir.
Yeminden kaçınmak ikrar sayılır. m.229/1, yemin için davet edilen kimsenin geçerli bir özrü olmaksızın hazır bulunmaması, yemini iade etmemesi ya da yemini eda etmekten kaçınması hâlinde yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağını düzenler.
Fon Dosyalarında Tanık ve Yemin
Fon zararı davaları kural olarak belgeye dayanır: hesap ekstreleri, portföy kayıtları ve bilirkişi incelemesi.
Buna karşılık belgeyle ispat edilemeyen bazı vakıalar tanık beyanına muhtaç kalır. Satış aşamasında yapılan sözlü beyanlar, risk anlatımının içeriği ve yatırımcının bilgilendirilme biçimi bu niteliktedir.
Senetle ispat zorunluluğu bu alanda sınır çizer; ancak irade bozukluğu iddiaları bakımından tanık dinlenebilmesi kanunen mümkündür. Senetle ispat rejimi fon davasında ispat ve deliller yazımızda ele alındı.
Yemin ise son çare niteliğindedir ve geri dönülemez sonuçlar doğurur.
Bu yazı, tanık delilinin ve yeminin kurallarını fon dosyalarındaki görünümleriyle birlikte ele alır.
Tanık Listesi ve Kesin Sınır: m.240
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.240/1, davada taraf olmayan kişilerin tanık olarak gösterilebileceğini düzenler.
Bu hüküm bir sınır getirir: davanın tarafı olan kişi tanık olarak dinlenemez. Tüzel kişi davalılarda temsile yetkili organ üyeleri bakımından bu husus tartışma konusu olur.
Liste bakımından m.240/2, tanık gösteren tarafın; tanık dinletmek istediği vakıayı ve dinlenilmesi istenen tanıkların adı ve soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi mahkemeye sunacağını belirtir.
Aynı fıkra iki kesin kural koyar: bu listede gösterilmemiş olan kimseler tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez.
Bu hüküm, tanık listesini hazırlarken eksiksiz davranmayı zorunlu kılar. Sonradan ortaya çıkan bir tanığın dinletilmesi mümkün olmaz.
Listede yalnız isim yazmak da yetmez: vakıa ile tanık eşleştirilmelidir. Hangi tanığın hangi vakıa için dinleneceği gösterilmelidir.
Adres bakımından m.240/3, tanık listesinde adres gösterilmemiş veya gösterilen adreste tanık bulunamamışsa tarafa adres göstermesi için işin niteliğine uygun kesin süre verileceğini düzenler.
Kesin sürenin sonuçları süreler, adli tatil ve eski hâle getirme yazımızda ele alındı.
Sayı bakımından m.241, mahkemenin; gösterilen tanıklardan bir kısmının tanıklığı ile ispat edilmek istenen husus hakkında yeter derecede bilgi edindiği takdirde geri kalanların dinlenilmemesine karar verebileceğini belirtir.
Dolayısıyla listede gösterilen her tanığın dinlenmesi zorunlu değildir.
Tanığın Çağrılması ve Gelmemesi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.243/1, tanığın davetiye ile çağrılacağını düzenler.
Aynı fıkra bir kolaylık tanır: davetiye gönderilmeden taraflarca hazır bulundurulan tanık da dinlenir.
Aynı fıkra ayrıca, tanık listesi için kesin süre verildiği ve dinlenme gününün belirlendiği hâllerde liste verilmemiş olsa dahi tarafın o duruşmada hazır bulundurması hâlinde tanıkların dinleneceğini belirtir.
Bu hüküm pratik bir imkân sağlar: tanığı duruşmaya bizzat getirmek, davetiye sürecini beklemeye göre daha hızlıdır.
Süre bakımından m.243/2, davetiyenin duruşma gününden en az bir hafta önce tebliğ edilmiş olması gerektiğini düzenler.
Gelmeme bakımından m.245/1, kanunda gösterilen hükümler saklı kalmak üzere tanıklık için çağrılan herkesin gelmek zorunda olduğunu belirtir.
Aynı fıkra yaptırımı gösterir: usulüne uygun olarak çağrıldığı hâlde mazeret bildirmeksizin gelmeyen tanık zorla getirtilir, gelmemesinin sebep olduğu giderlere ve maddede gösterilen tutarda disiplin para cezasına hükmolunur.
Aynı fıkra bir düzeltme imkânı da tanır: zorla getirtilen tanık, evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse bu sebepler değerlendirilir.
Tanık deliline ilişkin temel kurallar
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kimler tanık olabilir | Davada taraf olmayan kişiler | m.240/1 |
| Liste içeriği | Vakıa, tanıkların adı ve soyadı ile tebliğe elverişli adresleri | m.240/2 |
| Listede olmayan kişi | Dinlenemez; ikinci liste verilemez | m.240/2 |
| Adres eksikse | Adres göstermek için kesin süre verilir | m.240/3 |
| Tanık sayısı | Yeterli bilgi edinilmişse geri kalanlar dinlenmeyebilir | m.241 |
| Çağrı | Davetiye; duruşmadan en az bir hafta önce tebliğ | m.243 |
| Hazır bulundurma | Davetiye olmadan getirilen tanık da dinlenir | m.243/1 |
| Gelmeyen tanık | Zorla getirtilir; giderler ve disiplin para cezası | m.245/1 |
Tanıklıktan Çekinme
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.247/1, kanunda açıkça belirtilmiş olan hâllerde tanık olarak çağrılmış bulunan kimsenin tanıklık yapmaktan çekinebileceğini düzenler.
m.247/2, kişisel nedenlerle tanıklıktan çekinme sebeplerinin varlığı hâlinde hâkimin, tanık olarak çağrılmış kimseye çekinme hakkı bulunduğunu önceden hatırlatacağını belirtir.
Kişisel nedenler bakımından m.248/1, maddede sayılan kimselerin tanıklıktan çekinebileceklerini düzenler.
Kişisel nedenlerle çekinebilecekler (HMK m.248/1)
| Bent | Kişi |
|---|---|
| (a) | İki taraftan birinin nişanlısı |
| (b) | Evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi iki taraftan birinin eşi |
| (c) | Kendisi veya eşinin altsoy veya üstsoyu |
| (ç) | Taraflardan biri ile arasında evlatlık bağı bulunanlar |
| (d) | Üçüncü derece de dâhil olmak üzere kan veya evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi kayın hısımları |
| (e) | Koruyucu aile ve onların çocukları ile koruma altına alınan çocuk |
Sır bakımından m.249, kanun gereği sır olarak korunması gereken bilgiler hakkında tanıklığına başvurulacak kimselerin bu hususlar hakkında tanıklıktan çekinebileceklerini düzenler.
Aynı madde bir istisna öngörür: Avukatlık Kanunu hükmü saklı kalmak üzere, sır sahibi tarafından sırrın açıklanmasına izin verildiği takdirde bu kimseler tanıklıktan çekinemezler.
Bu hüküm fon dosyalarında önem taşır: müşteri sırrı taşıyan bilgiler bakımından kurum çalışanlarının tanıklığı gündeme geldiğinde bu madde tartışılır. Avukatlık Kanunu’na yapılan atıf ise avukatın sır saklama yükümlülüğünü izin hâlinde dahi korur.
Menfaat ihlali bakımından m.250/1, üç hâlde tanıklıktan çekinilebileceğini düzenler: tanığın beyanının kendisine veya m.248’de yazılı kimselerden birine doğrudan doğruya maddi bir zarar vermesi; beyanın kendisinin veya bu kimselerden birinin şeref veya itibarını ihlal etmesi ya da ceza soruşturmasına veya kovuşturmasına sebep olması; beyanın meslek veya sanatına ait olan sırların ortaya çıkmasına sebebiyet vermesi.
İstisnalar bakımından m.251/1, m.248 ve m.249 ile m.250’nin (a) bendindeki hâllerde; bir hukuki işlemin yapılması sırasında tanık olarak bulundurulmuş olan kimsenin o işlemin esası ve içeriği hakkında, aile bireylerinin doğum, ölüm veya evlenmelerinden kaynaklanan olaylar hakkında ve aile bireyleri arasında ailevi ilişkilerden kaynaklanan mali uyuşmazlıklara ilişkin vakıalar hakkında çekinme hakkının bulunmadığını düzenler.
Birinci bent fon dosyalarında uygulanabilir: bir işlemin yapılması sırasında tanık olarak bulundurulan kişi, o işlemin esası ve içeriği hakkında çekinemez.
Usul bakımından m.252/1, tanıklıktan çekinen kimsenin çekinme sebebini ve bu sebebi haklı gösterecek delilini; dinleneceği günden önce yazılı veya davet edildiği duruşmada sözlü olarak bildirmek zorunda olduğunu belirtir.
Yaptırım bakımından m.253/1, tanığın kanuni bir sebep göstermeden tanıklıktan çekinmesi, yemin etmemesi veya göstermiş olduğu sebebin mahkemece kabul edilmemesine rağmen tanıklık yapmaktan çekinmesi hâlinde; maddede gösterilen tutarda disiplin para cezasına ve bu yüzden doğan giderleri ödemesine hükmedilerek yeniden dinlenilmek üzere yargılamanın başka güne bırakılacağını düzenler.
Dinleme Usulü ve Tanığa İtiraz
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.254/1, dinleme sırasında öncelikle tanıktan; adı, soyadı, doğum tarihi, mesleği, adresi, taraflarla akrabalığının veya başka bir yakınlığının bulunup bulunmadığı ve tanıklığına duyulacak güveni etkileyebilecek bir durumu olup olmadığının sorulacağını düzenler.
Bu ilk sorular, tanığın güvenilirliğinin değerlendirilmesinde temel oluşturur.
İtiraz bakımından m.255, tanığın davada yararı bulunmak gibi tanıklığının doğruluğu konusunda kuşkuyu gerektiren sebepler varsa bunu iki taraftan birinin iddia ve ispat edebileceğini belirtir.
Bu hüküm fon dosyalarında doğrudan kullanılır: davalı kuruluşun çalışanı olan tanık bakımından davada yarar bulunduğu ileri sürülebilir.
Görevin önemi bakımından m.256, tanığa dinlenmeden önce; gerçeği söylemesinin önemi ile gerçeği söylememesi hâlinde doğacak sonuçların anlatılacağını düzenler.
Yeminsiz dinleme bakımından m.257/1, dinlendiği sırada on beş yaşını bitirmemiş olanlar ile yeminin niteliğini ve önemini kavrayamayacak derecede ayırt etme gücüne sahip olmayanların yeminsiz dinleneceğini belirtir.
Yeminin zamanı bakımından m.258/1, yeminin tanığın dinlenilmesinden önce eda edileceğini düzenler.
m.258/2, yemin eda edilirken hâkim de dâhil olmak üzere hazır bulunan herkesin ayağa kalkacağını belirtir.
Yer bakımından m.259/1, tanıkların davaya bakan mahkemede dinleneceğini düzenler.
m.259/2, mahkemenin gerçeğin ortaya çıkması için gerekliyse tanığın olayın gerçekleştiği veya şeyin bulunduğu yerde dinlenilmesine karar verebileceğini; m.259/3 ise hasta veya engelli olmasından dolayı gelemeyen tanığın bulunduğu yerde dinleneceğini belirtir.
Dinleme düzeni bakımından m.261/1, tanıkların hâkim tarafından ayrı ayrı dinleneceğini ve biri dinlenirken henüz dinlenmemiş olanların salonda bulunamayacaklarını düzenler. Aynı fıkra, tanıkların gerektiğinde yüzleştirileceklerini belirtir.
m.261/2, tanığın bildiğini sözlü olarak açıklayacağını ve sözü kesilmeden dinleneceğini; dinlenilme sırasında tanığın yazılı notlar kullanamayacağını düzenler.
Dil bakımından m.263/1, tanık Türkçe bilmezse tercümanla dinleneceğini belirtir.
Yalan tanıklık bakımından m.264/1, hâkimin; tanığın tanıklığı esnasında yalan söylediği veya menfaat temin ederek tanıklık ettiği hakkında yeterli delil veya emare elde etmesi hâlinde bir tutanak düzenleyeceğini ve bu tutanağı derhâl Cumhuriyet başsavcılığına göndereceğini düzenler.
Yalan tanıklık, yargılamanın iadesi sebebi de oluşturur; bu yol yargılamanın iadesi yazımızda ele alındı.
Ücret bakımından m.265, mahkeme tarafından çağrılan tanığa; her yıl Adalet Bakanlığınca hazırlanan tarifeye göre kaybettiği zaman ile orantılı bir ücret verileceğini düzenler. Aynı madde, tanığın hazır olmak için seyahat etmek zorunda kalması hâlinde yol giderleri ile konaklama ve beslenme giderlerinin de karşılanacağını belirtir.
Bu giderler yargılama gideri sayılır; gider rejimi yargılama ve takip giderleri ile vekâlet ücreti yazımızda ele alındı.
Yeminin Konusu ve Sınırları
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.225, yeminin konusunun; davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar olduğunu düzenler.
Aynı madde bir genişletme yapar: bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır.
Bu cümle fon dosyalarında önem taşır: yatırımcının belirli bir riski bilip bilmediği, kendisinden kaynaklanan vakıa olarak yemine konu edilebilir.
Sınırlar bakımından m.226/1, maddede sayılan hususların yemine konu olamayacağını belirtir: tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar; bir işlemin geçerliliği için kanunen iki tarafın irade açıklamalarının yeterli görülmediği hâller; yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturmasına maruz bırakacak vakıalar.
Teklif bakımından m.227/1, uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için yeminden başka delili olduğunu beyan etmiş olan tarafın dahi yemin teklif edebileceğini düzenler.
Bu hüküm, yemini tamamlayıcı bir delil olarak kullanma imkânı tanır.
Ancak m.227/2 geri dönülemez bir sonuç öngörür: yemin teklif olunan kimse, yemini edaya hazır olduğunu bildirdikten sonra diğer taraf teklifinden vazgeçerek başka bir delile dayanamaz ve yeni bir delil de gösteremez.
Bu fıkra, yemin teklifini stratejik bir karar hâline getirir: karşı taraf yemine hazır olduğunu bildirdiğinde geri dönüş yoktur.
Yemine Davet ve Kaçınmanın Sonucu
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.228/1, yemin teklif edilen kimsenin duruşmada bizzat hazır bulunmadığı takdirde kendisine yemin için bir davetiye çıkarılacağını düzenler.
m.228/2, yemin davetiyesine; yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmemenin sonuçlarının yazılacağını belirtir.
Sonuç bakımından m.229/1 kesin bir kural koyar: yemin için davet edilen kimse, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz yahut hazır bulunup da yemini iade etmez ya da yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır.
Bu hüküm üç davranışı aynı sonuca bağlar: gelmeme, iade etmeme ve eda etmekten kaçınma.
İade bakımından m.230, yeminin konusunu oluşturan vakıanın her iki tarafın değil yalnızca kendisine yemin teklif edilen tarafın şahsından kaynaklanması hâlinde yeminin iade edilemeyeceğini düzenler.
Ölüm veya ehliyet kaybı bakımından m.231, yemin edecek taraf gerçek kişi olup yeminden evvel ölür veya fiil ehliyetini kaybederse yeminin teklif edilmemiş sayılacağını belirtir.
Kimin yemin edeceği bakımından m.232/1, yeminin tarafa teklif olunacağını ve tarafça eda yahut iade olunacağını düzenler.
m.232/2, taraflardan birinin tüzel kişi yahut ergin olmayan veya kısıtlı bir kimse olması hâlinde; onlar adına yapılmış bir işleme ilişkin vakıanın ispatı için yeminin, tüzel kişiyi temsile yetkili kişi veya organ yahut kanuni mümessil tarafından eda olunacağını belirtir.
Bu fıkra fon dosyalarında uygulanır: davalı portföy yönetim şirketi adına yemin, temsile yetkili kişi veya organ tarafından eda edilir.
Yeminin işleyişi
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Konu | Davanın çözümü bakımından önemli, çekişmeli ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar | m.225 |
| Konu olamayacaklar | Serbestçe tasarruf edilemeyen vakıalar; irade açıklamalarının yeterli görülmediği hâller; namus ve onuru etkileyecek ya da ceza soruşturmasına maruz bırakacak vakıalar | m.226/1 |
| Başka delili olan | Yine de yemin teklif edebilir | m.227/1 |
| Tekliften dönme | Karşı taraf edaya hazır olduğunu bildirdikten sonra mümkün değil | m.227/2 |
| Gelmeme veya kaçınma | Yemin konusu vakıalar ikrar edilmiş sayılır | m.229/1 |
| İade edilemeyen hâl | Vakıa yalnız yemin teklif edilenin şahsından kaynaklanıyorsa | m.230 |
| Tüzel kişide | Temsile yetkili kişi veya organ eda eder | m.232/2 |
| Ölüm veya ehliyet kaybı | Yemin teklif edilmemiş sayılır | m.231 |
Yeminin Edası
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.233/1, yeminin mahkeme huzurunda eda olunacağını düzenler.
m.233/2, hâkimin; yeminin icrasından önce yemin edecek kimseye hangi konuda yemin edeceğini açıklayacağını, yeminin anlam ve önemini anlatacağını ve yalan yere yemin etmesi hâlinde cezalandırılacağı hususunda dikkatini çekeceğini belirtir.
m.233/3, yemin edecek kimsenin yemin konusunun yeterli açıklıkta olmadığını ileri sürmesi hâlinde hâkimin, karşı tarafın görüşünü aldıktan sonra derhâl bu hususta karar vereceğini düzenler.
Açıklattırma bakımından m.237, hâkimin; eksik olan noktaları tamamlamak veya açık olmayan hususları aydınlatmak için yeminin konusu ile bağlantılı gördüğü soruları yemin eden kimseye sorabileceğini belirtir.
Yer bakımından m.236, mahkemenin yargı çevresi dışında oturan kimsenin yemin için davaya bakan mahkemeye gelmek zorunda olduğunu düzenler.
Aynı madde bir istisna öngörür: ancak yemin edecek kişi, mahkemenin bulunduğu il dışında oturuyor ve bulunduğu yerde aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yolu ile yemin icrası mümkün değilse istinabe yolu ile yemin ettirilir.
Bu hüküm sıralı bir tercih kurar: kural mahkemeye gelmek, mümkünse ses ve görüntü nakli, bu da mümkün değilse istinabe.
Tutanak bakımından m.238, hâkimin yemin eden kimsenin beyanını dinleyip tutanağa geçireceğini düzenler.
Özel durumlar bakımından m.234/1, okuma ve yazma bilen sağır veya dilsizlerin yemin hakkındaki beyanlarını yazıp imzalayarak yemin edeceklerini; m.234/2 ise okuma ve yazma bilmeyen sağır veya dilsizlerin işaretlerinden anlayan bir bilirkişi aracılığıyla yemin edeceklerini belirtir.
İsticvap: Tarafın Kendi Beyanı
Yemin ve tanık dışında, tarafın kendi beyanına başvurulan üçüncü bir yol vardır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.169/1, mahkemenin kendiliğinden veya talep üzerine taraflardan her birinin isticvabına karar verebileceğini düzenler.
m.169/2, isticvabın; davanın temelini oluşturan vakıalar ve onunla ilişkisi bulunan hususlar hakkında olacağını belirtir.
Kimin isticvap edileceği bakımından m.170/1, tüzel kişiler adına temsil yetkisine sahip kimselerin isticvap olunacağını düzenler.
Bu hüküm fon dosyalarında doğrudan uygulanır: davalı portföy yönetim şirketi adına temsile yetkili kişi isticvap edilebilir.
Davet bakımından m.171/1, isticvabına karar verilen kimseye bizzat davetiye gönderileceğini ve belirlenen gün ve saatte isticvap olunmak üzere hazır bulunması gerektiğinin belirtileceğini düzenler.
Aynı fıkra davetiyenin içeriğini de gösterir: davetiyede ayrıca isticvap konusu vakıalar gösterilir ve ilgili tarafın geçerli bir özrü olmaksızın gelmediği veya gelip de sorulara cevap vermediği takdirde isticvap konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı ihtarı da yapılır.
Bu sonuç, yemine gelmemenin sonucuyla aynıdır: gelmemek veya cevap vermemek ikrar sayılır.
Bizzat gelme bakımından m.172/1, isticvap olunacak kimsenin bizzat gelmesinin gerekli olduğunu; ancak mahkemenin bulunduğu il dışında oturuyor ve bulunduğu yerde aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yolu ile isticvap mümkün değilse istinabe yolu ile isticvap olunacağını düzenler.
Usul bakımından m.173/1, isticvabına karar verilen kimsenin bizzat isticvap olunacağını; m.173/2, hâkimin isticvaba başlamadan önce isticvap olunan tarafa gerçeği söylemesi gerektiği hususunu hatırlatacağını belirtir.
m.173/3, isticvap esnasında karşı taraf ve taraf vekillerinin hazır bulunabileceklerini düzenler.
Tutanak bakımından m.174/1, isticvap sonunda bir tutanak düzenleneceğini; isticvap olunan tarafça yapılan açıklamaların, sorulan soruların ve verilen cevapların tutanağa yazılacağını belirtir. Aynı fıkra, tutanağın taraflar huzurunda okunduktan sonra altının isticvap olunan tarafa imzalatılacağını düzenler.
Uygulanacak hükümler bakımından m.175, tanıklığa ilişkin m.249, m.250 ve m.259 ilâ m.263 hükümlerinin niteliğine aykırı düşmediği sürece isticvapta da uygulanacağını belirtir.
Bu atıf önemlidir: sır nedeniyle çekinme ve menfaat ihlali nedeniyle çekinme hükümleri isticvapta da işler.
Yemin, isticvap ve tanık karşılaştırması
| Konu | Yemin | İsticvap | Tanık |
|---|---|---|---|
| Kim beyanda bulunur | Taraf | Taraf | Taraf olmayan kişi |
| Nasıl başlar | Karşı tarafın teklifi | Mahkeme resen veya talep üzerine | Taraf listesi |
| Konu | Kişinin kendisinden kaynaklanan çekişmeli vakıalar | Davanın temelini oluşturan vakıalar ve ilişkili hususlar | Listede gösterilen vakıa |
| Gelmemenin sonucu | Vakıalar ikrar edilmiş sayılır | Vakıalar ikrar edilmiş sayılır | Zorla getirtilir, para cezası |
| Tüzel kişide | Temsile yetkili kişi veya organ | Temsil yetkisine sahip kimse | Uygulanmaz |
| Dayanak | m.225-239 | m.169-175 | m.240-265 |
Keşif ve Uzman Görüşü
Tanık ve taraf beyanının yanında, hâkimin bizzat inceleme yapmasını sağlayan bir delil daha vardır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.288/1, hâkimin; uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla keşif yapılmasına karar verebileceğini düzenler. Aynı fıkra, hâkimin gerektiğinde bilirkişi yardımına başvuracağını belirtir.
Zaman bakımından m.288/2, keşif kararının mahkemece sözlü yargılamaya kadar taraflardan birinin talebi üzerine veya resen alınacağını düzenler.
Yürütülmesi bakımından m.290/1, keşfin yeri, kapsamı ve zamanının mahkeme tarafından tespit edileceğini; keşfin taraflar hazır iseler huzurlarında, aksi takdirde yokluklarında yapılacağını belirtir.
m.290/2, mahkemenin keşif sırasında tanık ve bilirkişi dinleyebileceğini; keşif sırasında yapılan tüm işlemleri ve beyanları içeren bir tutanak düzenleneceğini düzenler. Aynı fıkraya eklenen cümle, tutanağa hâkimin keşif konusu ve mahalliyle ilgili gözlemlerinin de geçirileceğini öngörür.
Katlanma yükümlülüğü bakımından m.291/1, taraflar ve üçüncü kişilerin keşif kararının gereğine uymak ve engelleyici tutum ve davranışlardan kaçınmak zorunda olduklarını belirtir.
m.291/2 bir yaptırım öngörür: keşif yapılmasına taraflardan birinin karşı koyması hâlinde, o kimse ispat yükü kendisine düşen taraf ise bu delilden vazgeçmiş; diğer taraf ise iddia edilen vakıayı kabul etmiş sayılır.
Bu hüküm, belge ibrazından kaçınmanın sonucuyla aynı mantığı taşır.
Uzman görüşü bakımından m.293/1, tarafların dava konusu olayla ilgili olarak uzmanından bilimsel mütalaa alabileceklerini düzenler.
Bu imkân fon dosyalarında değer taşır: bilirkişi raporuna karşı, taraf kendi uzmanından alınan mütalaayı sunabilir. Rapora itiraz usulü bilirkişi raporuna itiraz yazımızda ele alındı.
Uzman görüşü ile bilirkişi raporu arasındaki fark, alınma biçimindedir: bilirkişi mahkemece görevlendirilirken, uzman görüşü tarafça alınır.
Fon Dosyasında Tanık ve Yemin Stratejisi
Bu iki delil, fon dosyalarında belirli vakıalar bakımından gündeme gelir.
Hangi vakıada hangi delil?
| Vakıa | Delil | Sınır |
|---|---|---|
| Katılma payı edinimi ve tutarı | Belge | Tanıkla ispat edilemez |
| Portföy hareketleri ve değerleme | Belge ve bilirkişi | Teknik inceleme gerekir |
| Satış sırasındaki sözlü beyanlar | Tanık | Senetle ispat sınırı ve istisnaları gözetilir |
| İradenin sakatlandığı iddiası | Tanık | Kanunen tanık dinlenebilen hâl |
| Belirli bir riskin bilinip bilinmediği | Yemin | Kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır |
| Bir işlemin yapılması sırasında hazır bulunan kişi | Tanık | İşlemin esası ve içeriği hakkında çekinemez |
Tanık listesi hazırlanırken üç noktaya dikkat edilmelidir. Birincisi, listenin eksiksiz olmasıdır: ikinci liste verilemez. İkincisi, her tanığın hangi vakıa için dinleneceğinin gösterilmesidir. Üçüncüsü, adreslerin tebliğe elverişli olmasıdır.
Yemin bakımından ise tek bir noktaya dikkat edilmelidir: teklif geri alınamaz. Karşı taraf edaya hazır olduğunu bildirdiğinde başka delile dayanma imkânı kapanır.
Tanık Listesi Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki metin, tanık listesinin sunulması için hazırlanmış çerçevedir. Listede her tanığın hangi vakıa için dinleneceği gösterilmelidir.
[ ] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
DOSYA NO: [ ] Esas
DAVACI: [Ad Soyad] — [TC Kimlik No]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
DAVALILAR: [Kurucu portföy yönetim şirketi], [satışa aracılık eden kuruluş]
KONU: Tanık listemizin sunulmasıdır.
AÇIKLAMALAR
1. Sayın Mahkemenin [tarih] tarihli ara kararı uyarınca tanık listemiz süresi içinde sunulmaktadır.
Listenin içeriği — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.240
Anılan maddenin ikinci fıkrası, tanık gösteren tarafın tanık dinletmek istediği vakıayı ve dinlenilmesi istenen tanıkların adı ve soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi mahkemeye sunacağını öngörmektedir. Listemiz bu çerçevede düzenlenmiştir.
TANIK LİSTESİ
1- [Ad Soyad] — [TC Kimlik No] — [Tebliğe elverişli adres] — [Telefon]
Dinlenmesi istenen vakıa: [Somut vakıa yazılır — örneğin katılma payı satışı sırasında müvekkile yapılan sözlü beyanların içeriği ve risk anlatımının kapsamı.]
2- [Ad Soyad] — [TC Kimlik No] — [Tebliğe elverişli adres] — [Telefon]
Dinlenmesi istenen vakıa: [Somut vakıa yazılır.]
[Duruşmada hazır bulundurma] — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.243
Anılan maddenin birinci fıkrası, davetiye gönderilmeden taraflarca hazır bulundurulan tanığın da dinleneceğini öngörmektedir. [Tanık adı] isimli tanığı duruşmada hazır bulunduracağımızı beyan ederiz.
2. [Diğer tanıklar için] Tanıklarımızın yukarıda gösterilen adreslerine duruşma gününden en az bir hafta önce davetiye tebliğ edilmesini talep ederiz.
HUKUKİ SEBEPLER: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.240, m.241, m.243, m.254, m.255, m.256, m.258, m.259, m.261 ve ilgili mevzuat.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle tanık listemizin kabulüne ve tanıklarımızın dinlenmesine karar verilmesini vekâleten talep ederiz.
Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]
Listede gösterilmeyen kişi sonradan dinletilemez; m.240/2, ikinci bir liste verilemeyeceğini açıkça öngörmektedir.
Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, tanık listesini eksik vermektir. HMK m.240/2, listede gösterilmemiş olan kimselerin dinlenemeyeceğini ve ikinci bir liste verilemeyeceğini öngörür.
İkinci hata, listede yalnız isim yazıp vakıa göstermemektir. Aynı fıkra, tanık dinletilmek istenen vakıanın da listede gösterilmesini arar.
Üçüncü hata, tebliğe elverişli olmayan adres vermektir. m.240/3, bu hâlde adres göstermek için kesin süre verileceğini belirtir.
Dördüncü hata, yemin teklifini geri alınabilir sanmaktır. m.227/2, karşı tarafın edaya hazır olduğunu bildirmesinden sonra başka delile dayanılamayacağını öngörür.
Beşinci hata, yemine gelmemenin sonucunu hafife almaktır. m.229/1, gelmeme, iade etmeme veya eda etmekten kaçınma hâlinde yemin konusu vakıaların ikrar edilmiş sayılacağını belirtir.
Altıncı hata, tanığın güvenilirliğine itirazı zamanında ileri sürmemektir. m.255, tanıklığın doğruluğu konusunda kuşkuyu gerektiren sebeplerin iddia ve ispat edilebileceğini öngörür.
Yedinci hata, davada taraf olan kişiyi tanık göstermektir. m.240/1, yalnız davada taraf olmayan kişilerin tanık olarak gösterilebileceğini belirtir.
Sekizinci hata, çekinme sebebini duruşmada beklemektir. m.252/1, çekinme sebebinin ve delilinin dinleneceği günden önce yazılı veya davet edildiği duruşmada sözlü olarak bildirilmesini zorunlu kılar.
Sıkça Sorulan Sorular
Kimler tanık olarak gösterilebilir?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.240/1, davada taraf olmayan kişilerin tanık olarak gösterilebileceğini düzenler.
Tanık listesinde neler bulunmalıdır?
HMK m.240/2, tanık gösteren tarafın; tanık dinletmek istediği vakıayı ve dinlenilmesi istenen tanıkların adı ve soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi mahkemeye sunacağını düzenler.
İkinci tanık listesi verilebilir mi?
Hayır. HMK m.240/2, listede gösterilmemiş olan kimselerin tanık olarak dinlenemeyeceğini ve ikinci bir liste verilemeyeceğini düzenler.
Adres eksik veya yanlışsa ne olur?
HMK m.240/3, tanık listesinde adres gösterilmemiş veya gösterilen adreste tanık bulunamamışsa tarafa adres göstermesi için işin niteliğine uygun kesin süre verileceğini düzenler.
Listedeki tüm tanıklar dinlenmek zorunda mıdır?
Hayır. HMK m.241, mahkemenin gösterilen tanıklardan bir kısmının tanıklığı ile ispat edilmek istenen husus hakkında yeter derecede bilgi edindiği takdirde geri kalanların dinlenilmemesine karar verebileceğini düzenler.
Tanık davetiyesiz dinlenebilir mi?
HMK m.243/1, tanığın davetiye ile çağrılacağını; ancak davetiye gönderilmeden taraflarca hazır bulundurulan tanığın da dinleneceğini düzenler. m.243/2 ise davetiyenin duruşma gününden en az bir hafta önce tebliğ edilmiş olması gerektiğini belirtir.
Gelmeyen tanık için ne yapılır?
HMK m.245/1, usulüne uygun olarak çağrıldığı hâlde mazeret bildirmeksizin gelmeyen tanığın zorla getirtileceğini, gelmemesinin sebep olduğu giderlere ve maddede gösterilen tutarda disiplin para cezasına hükmolunacağını düzenler.
Kimler tanıklıktan çekinebilir?
HMK m.248/1; nişanlı, evlilik bağı kalkmış olsa dahi eş, kendisi veya eşinin altsoy ve üstsoyu, evlatlık bağı bulunanlar, üçüncü derece dâhil kan ve kayın hısımları ile koruyucu aile ve onların çocukları ile koruma altına alınan çocuğun tanıklıktan çekinebileceğini düzenler.
Sır nedeniyle çekinme mümkün müdür?
HMK m.249, kanun gereği sır olarak korunması gereken bilgiler hakkında tanıklığına başvurulacak kimselerin çekinebileceğini; ancak Avukatlık Kanunu hükmü saklı kalmak üzere sır sahibi tarafından açıklamaya izin verildiği takdirde çekinemeyeceklerini düzenler.
Bir işleme tanık olarak katılan kişi çekinebilir mi?
HMK m.251/1, bir hukuki işlemin yapılması sırasında tanık olarak bulundurulmuş olan kimsenin o işlemin esası ve içeriği hakkında çekinme hakkının bulunmadığını düzenler.
Tanığın güvenilirliğine itiraz edilebilir mi?
HMK m.255, tanığın davada yararı bulunmak gibi tanıklığının doğruluğu konusunda kuşkuyu gerektiren sebepler varsa bunu iki taraftan birinin iddia ve ispat edebileceğini düzenler.
Yeminin konusu ne olabilir?
HMK m.225, yeminin konusunun; davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar olduğunu; bir kimsenin bir hususu bilmesinin onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılacağını düzenler.
Yemin teklifinden vazgeçilebilir mi?
Hayır. HMK m.227/2, yemin teklif olunan kimsenin yemini edaya hazır olduğunu bildirmesinden sonra diğer tarafın teklifinden vazgeçerek başka bir delile dayanamayacağını ve yeni bir delil de gösteremeyeceğini düzenler.
Yemine gelmeyen taraf ne ile karşılaşır?
HMK m.229/1, yemin için davet edilen kimsenin geçerli bir özrü olmaksızın hazır bulunmaması, yemini iade etmemesi ya da yemini eda etmekten kaçınması hâlinde yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağını düzenler.
Tüzel kişi adına yemini kim eder?
HMK m.232/2, taraflardan birinin tüzel kişi olması hâlinde onlar adına yapılmış bir işleme ilişkin vakıanın ispatı için yeminin, tüzel kişiyi temsile yetkili kişi veya organ tarafından eda olunacağını düzenler.
İlgili Rehberler
- Fon davasında ispat ve deliller
- Süreler, adli tatil ve eski hâle getirme
- Bilirkişi raporuna itiraz
- Basit yargılama usulü
- Yargılamanın iadesi
- Yargılama ve takip giderleri ile vekâlet ücreti
- Hüküm, kesin hüküm, tavzih ve tamamlama
- Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi
Yemin teklifi geri alınamaz
Karşı taraf edaya hazır olduğunu bildirdiğinde başka delile dayanılamaz. Değerlendirme için: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Tanık listesini vermeden önce birlikte gözden geçirelim. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik yargılama usulü alanındadır.
Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi · 12. Yargı Paketi rehberi · Tüm hukuk dalları


