Fon zararı dosyalarında pek çok işlem sıkı sürelere bağlıdır ve bu sürelerin hesabı göründüğü kadar basit değildir. HMK m.92/1 gün olarak belirlenen sürelerde tebliğ veya tefhim gününün sayılmayacağını, m.92/2 hafta, ay veya yıl olarak belirlenen sürelerin başladığı güne karşılık gelen günde biteceğini düzenler. m.93 resmî tatil günlerinin süreye dâhil olduğunu, yalnız son günün tatile rastlaması hâlinde sürenin ilk iş günü biteceğini belirtir. m.94/3, kesin süre içinde yapılmayan işlemi yapma hakkının ortadan kalkacağını öngörür. Kaçırılan sürenin tek telafi yolu eski hâle getirmedir: m.96/1 talebi engelin kalkmasından itibaren iki haftaya bağlar, m.97/1 ise kaçırılan işlemin de aynı süre içinde yapılmasını zorunlu kılar.
Süre kaçtı mı?
Eski hâle getirme iki haftalık süreye tabidir ve kaçırılan işlem de aynı sürede yapılmalıdır. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: Kesin süre kaçarsa işlem hakkı düşer
Kanunun belirlediği süreler kesindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.94/1, kanunun belirlediği sürelerin kesin olduğunu düzenler; m.94/3 ise kesin süre içinde yapılması gereken işlemi süresinde yapmayan tarafın o işlemi yapma hakkının ortadan kalkacağını belirtir.
Resmî tatil süreye dâhildir. m.93, resmî tatil günlerinin süreye dâhil olduğunu; sürenin son gününün resmî tatil gününe rastlaması hâlinde sürenin tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biteceğini düzenler.
Eski hâle getirme iki haftalık süreye tabidir. m.96/1, eski hâle getirmenin; işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde talep edilmesi gerektiğini düzenler.
Fon Dosyalarında Süre Neden Kritik?
Fon zararı dosyalarında pek çok işlem sıkı sürelere bağlıdır: cevap dilekçesi, bilirkişi raporuna itiraz, talep artırımı, istinaf ve temyiz başvurusu, hükmün tamamlanması talebi.
Bu sürelerin hesabı göründüğü kadar basit değildir. Başlangıç anı tebliğ mi tefhim mi, son gün tatile denk gelirse ne olur, adli tatil süreyi uzatır mı, kaçırılan sürenin telafisi var mı gibi sorular her dosyada gündeme gelir.
Bu yazı, süre hesabının kurallarını, kesin sürenin sonuçlarını, adli tatilin etkisini ve eski hâle getirme yolunu ele alır.
Kanun yolu süreleri fon davasında istinaf ve temyiz yazımızda ele alındı.
Sürelerin Belirlenmesi ve Başlangıcı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.90/1, sürelerin kanunda belirtileceğini veya hâkim tarafından tespit edileceğini düzenler.
Aynı fıkra bir sınır koyar: kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında hâkim, kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez.
Buna karşılık m.90/2, hâkimin kendisinin tespit ettiği süreleri haklı sebeplerle artırabileceğini veya eksiltebileceğini belirtir.
Bu ayrım önemlidir: kanuni süreler değiştirilemezken, hâkimin verdiği süreler haklı sebeple değiştirilebilir.
Başlangıç bakımından m.91, sürelerin taraflara tebliğ tarihinden veya kanunda öngörülen hâllerde tefhim tarihinden itibaren işlemeye başlayacağını düzenler.
Bu hüküm fon dosyalarında dikkat gerektirir: kural tebliğ olmakla birlikte, kanunun öngördüğü hâllerde süre tefhimle başlar.
Basit yargılama usulünde tefhimin gerekçeyle birlikte yapılması, bu bakımdan ayrı bir sonuç doğurur; bu usul basit yargılama usulü yazımızda ele alındı.
İcra mahkemesi kararlarında sürenin tefhimden de başlayabilmesi ayrıca düzenlenmiştir; bu husus icra mahkemesi kararlarına karşı istinaf ve temyiz yazımızda ele alındı.
Sürelerin Bitimi: m.92 ve m.93
Süre hesabının en çok hata yapılan noktası bitim anıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.92/1, süreler gün olarak belirlenmişse tebliğ veya tefhim edildiği günün hesaba katılmayacağını ve sürenin son günün tatil saatinde biteceğini düzenler.
Bu fıkrada iki kural vardır: başlangıç günü sayılmaz ve süre son günün tatil saatinde biter.
Hafta, ay veya yıl olarak belirlenen süreler bakımından m.92/2, sürenin başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biteceğini belirtir.
Bu kural, gün hesabından farklıdır: iki haftalık süre, başladığı güne karşılık gelen günde biter.
Aynı fıkra bir istisna öngörür: sürenin bittiği ayda başladığı güne karşılık gelen bir gün yoksa, süre bu ayın son günü tatil saatinde biter.
Tatil günleri bakımından m.93, resmî tatil günlerinin süreye dâhil olduğunu düzenler.
Aynı madde tek istisnayı gösterir: sürenin son gününün resmî tatil gününe rastlaması hâlinde süre, tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biter.
Dolayısıyla süre içindeki tatil günleri sayılır; yalnız son günün tatile rastlaması sonucu değiştirir.
Süre hesabının kuralları
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Başlangıç | Tebliğ tarihinden; kanunda öngörülen hâllerde tefhim tarihinden | m.91 |
| Gün olarak süre | Tebliğ veya tefhim günü sayılmaz; son günün tatil saatinde biter | m.92/1 |
| Hafta, ay veya yıl olarak süre | Başladığı güne karşılık gelen günün tatil saatinde biter | m.92/2 |
| Karşılık gelen gün yoksa | Ayın son günü tatil saatinde biter | m.92/2 |
| Süre içindeki resmî tatiller | Süreye dâhildir | m.93 |
| Son gün resmî tatilse | Tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biter | m.93 |
Kesin Süre ve Sonucu: m.94
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.94/1, kanunun belirlediği sürelerin kesin olduğunu düzenler.
Hâkimin verdiği süreler bakımından m.94/2, hâkimin tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebileceğini belirtir.
Aynı fıkra, kesin süre kararının nasıl verileceğini ayrıntılı biçimde düzenler: bu takdirde hâkim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar eder.
Bu hükümde üç şart aranır: işlemin duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklanması, sonuçların tutanağa geçirilmesi ve ihtar edilmesi.
Bu şartlar yerine getirilmeden verilen süre, kesin süre sonucunu doğurmaz.
Aynı fıkra ikinci süre rejimini de gösterir: kesin olduğu belirtilmeyen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir; bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez.
Sonuç bakımından m.94/3 kesin bir kural koyar: kesin süre içinde yapılması gereken işlemi süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.
Bu hüküm, kesin süreyi usul hukukunun en sert yaptırımlarından biri hâline getirir.
Fon dosyalarında kesin süre tipik olarak şu hâllerde verilir: gider avansının tamamlanması, dava şartı eksikliğinin giderilmesi, delil avansının yatırılması ve belge ibrazı.
Belge ibrazı için verilen kesin sürenin sonuçları ayrıca düzenlenmiştir; bu husus fon davasında ispat ve deliller yazımızda ele alındı.
Dava şartı eksikliği için verilen kesin süre ise dava şartları ve ilk itirazlar yazımızda ele alındı.
Adli Tatil: m.102 ve m.103
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.102/1, adli tatilin her yıl yirmi temmuzda başlayacağını ve otuz bir ağustosta sona ereceğini; yeni adli yılın bir eylülde başlayacağını düzenler.
Adli tatilde görülecek işler bakımından m.103/1, adli tatilde ancak maddede sayılan dava ve işlerin görüleceğini belirtir.
Adli tatilde görülen dava ve işler (HMK m.103/1)
| Bent | Dava veya iş |
|---|---|
| (a) | İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delillerin tespiti gibi geçici hukuki koruma, deniz raporlarının alınması ve dispeççi atanması talepleri ile bunlara karşı yapılacak itirazlar ve diğer başvurular hakkında karar verilmesi |
| (b) | Her çeşit nafaka davaları ile soybağı, velayet ve vesayete ilişkin dava ya da işler |
| (c) | Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi işleri ve davaları |
| (ç) | Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar |
| (d) | Ticari defterlerin kaybından dolayı kayıp belgesi verilmesi talepleri ile kıymetli evrakın kaybından doğan iptal işleri |
| (e) | İflas ve konkordato ile sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin işler ve davalar |
| (f) | Adli tatilde yapılmasına karar verilen keşifler |
| (g) | Tahkim hükümlerine göre mahkemenin görev alanına giren dava ve işler |
| (ğ) | Çekişmesiz yargı işleri |
| (h) | Kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler |
Fon dosyaları bakımından (a) ve (e) bentleri doğrudan uygulanır: ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talepleri ile iflas ve konkordato işleri adli tatilde de görülür.
Bu talepler ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir yazımızda ele alındı.
(h) bendi ayrı bir imkân tanır: taraflardan birinin talebi üzerine mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler de adli tatilde görülebilir.
Erteleme bakımından m.103/2, tarafların anlaşması hâlinde veya dava bir tarafın yokluğunda görülmekte ise hazır olan tarafın talebi üzerine, bu iş ve davalara bakılmasının adli tatilden sonraya bırakılabileceğini düzenler.
Tatilde yapılabilecek işlemler bakımından m.103/3, adli tatilde; yukarıda sayılanlar dışında kalan dava ve işlerle ilgili olarak verilen dava, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile bunlara karşı verilen cevap dilekçelerinin ve dosyası işlemden kaldırılan davaları yenileme dilekçelerinin alınması, ilam verilmesi, her türlü tebligat, dosyanın başka bir mahkemeye, bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya gönderilmesi işlemlerinin de yapılacağını belirtir.
Bu fıkra önemlidir: adli tatilde dilekçe verilebilir ve tebligat yapılabilir. Adli tatil, işlem yapılamayacağı anlamına gelmez.
m.103/4, bu madde hükümlerinin bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay incelemelerinde de uygulanacağını düzenler.
Adli Tatilin Sürelere Etkisi: m.104
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.104/1, adli tatile tabi olan dava ve işlerde bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu sürelerin ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılacağını düzenler.
Bu hükümde üç unsur vardır.
Birincisi, kuralın yalnız adli tatile tabi olan dava ve işlerde uygulanmasıdır. m.103/1’de sayılan dava ve işler adli tatilde görüldüğünden bu uzatmadan yararlanmaz.
İkincisi, sürenin bitiminin tatil zamanına rastlamasıdır. Sürenin tatil içinde başlaması değil, bitmesi aranır.
Üçüncüsü, uzatmanın kendiliğinden işlemesidir: ayrıca bir karara gerek yoktur.
Uzatma miktarı da sabittir: adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta.
Adli tatil otuz bir ağustosta sona erdiğinden, uzatma bir eylülden itibaren işlemeye başlar.
Adli tatilin süreye etkisi
| Durum | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Dava adli tatilde görülenlerden ise | Süre uzamaz; iş tatilde de görülür | m.103/1 |
| Dava adli tatile tabi ve süre tatilde bitiyorsa | Süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar | m.104/1 |
| Uzatma için karar gerekir mi | Hayır; kendiliğinden uzamış sayılır | m.104/1 |
| Tatilde dilekçe verilebilir mi | Evet; dava, istinaf, temyiz ve cevap dilekçeleri alınır | m.103/3 |
| Tatilde tebligat yapılır mı | Evet; her türlü tebligat yapılır | m.103/3 |
| Bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay | Aynı hükümler uygulanır | m.103/4 |
Eski Hâle Getirme: Şartlar
Kaçırılan sürenin tek telafi yolu eski hâle getirmedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.95/1, elde olmayan sebeplerle; kanunda belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimsenin eski hâle getirme talebinde bulunabileceğini düzenler.
Bu fıkrada iki unsur aranır: elde olmayan sebep ve kanuni ya da kesin sürenin kaçırılmış olması.
İkincillik bakımından m.95/2 önemli bir sınır koyar: süresinde yapılamayan işlemle ulaşılmak istenen aynı sonuca eski hâle getirme dışında başka bir hukuki yoldan ulaşılabiliyorsa, eski hâle getirme talebinde bulunulamaz.
Bu hüküm, eski hâle getirmeyi son çare hâline getirir: başka bir yol varsa bu yola başvurulamaz.
Süre bakımından m.96/1, eski hâle getirmenin; işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde talep edilmesi gerektiğini düzenler.
Bu iki haftalık sürenin başlangıcı dikkat gerektirir: sürenin kaçırıldığı an değil, engelin ortadan kalktığı an esas alınır.
Son zaman bakımından m.96/2, ilk derece ve istinaf yargılamalarında en geç nihai karar verilinceye kadar eski hâle getirme talebinde bulunmanın mümkün olduğunu belirtir.
Aynı fıkra bir istisna öngörür: ancak nihai karar bir tarafın yokluğunda verilmişse, tahkikat aşamasında kaçırılan süreler için kararın verilmesinden sonra da eski hâle getirme talebinde bulunulabilir.
Bu istisna, yokluğunda hüküm kurulan taraf bakımından koruma sağlar.
Eski Hâle Getirmenin Usulü
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.97/1, eski hâle getirmenin dilekçeyle talep edileceğini düzenler.
Aynı fıkra dilekçenin içeriğini belirler: dilekçede, talebin dayandığı sebepler ile bunların delil veya emareleri gösterilir.
Aynı fıkra ayrıca kritik bir yükümlülük öngörür: süresinde yapılamayan işlemin de eski hâle getirme talebinde bulunmak için öngörülen süre içinde yapılması zorunludur.
Bu kural uygulamada sık gözden kaçar: yalnız talepte bulunmak yetmez, kaçırılan işlemin de aynı iki haftalık süre içinde yapılması gerekir.
Merci bakımından m.98/1, yapılamayan işlem için eski hâle getirmenin; bu işlem hakkında hangi mahkemede inceleme yapılacak idiyse o mahkemeden talep edileceğini düzenler.
m.98/2, eski hâle getirmenin; istinaf yoluna başvuru hakkının düşmesi hâlinde bölge adliye mahkemesinden, temyiz yoluna başvuru hakkının düşmesi hâlinde ise Yargıtaydan talep edileceğini belirtir.
Etki bakımından m.99/1, eski hâle getirme talebinin yargılamanın ertelenmesini gerektirmeyeceğini ve hükmün icrasına engel olmayacağını düzenler.
Aynı fıkra bir imkân tanır: ancak talebi inceleyen mahkeme, talebi haklı görürse teminat gösterilmek şartıyla yargılamanın ertelenmesine veya hükmün icrasının geri bırakılmasına karar verebilir.
İnceleme usulü bakımından m.100/1, ilk derece mahkemeleri veya bölge adliye mahkemelerinde eski hâle getirme talebinin ön sorunlar hakkındaki usule; Yargıtayda ileri sürülecek talebin ise temyiz usulüne göre yapılacağını ve inceleneceğini düzenler.
m.100/2, mahkemenin eski hâle getirme talebinin kabulü hâlinde hangi işlemlerin geçersiz hâle geldiğini kararında belirteceğini öngörür.
Gider bakımından m.101/1, eski hâle getirme talebi sebebiyle ortaya çıkan giderlerin talepte bulunan tarafa yükletileceğini düzenler.
Aynı fıkra bir istisna getirir: ancak karşı taraf eski hâle getirme talebine karşı asılsız itirazlar ileri sürerek giderlerin artmasına sebep olmuşsa, hâkim giderlerin tümünün veya bir kısmının karşı tarafa yükletilmesine karar verebilir.
Eski hâle getirmenin şartları ve usulü
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Şart | Elde olmayan sebeple kanuni veya kesin sürenin kaçırılmış olması | m.95/1 |
| İkincillik | Aynı sonuca başka yoldan ulaşılabiliyorsa talep edilemez | m.95/2 |
| Süre | Engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta | m.96/1 |
| Son zaman | En geç nihai karar verilinceye kadar; yoklukta verilen kararda sonrasında da | m.96/2 |
| Dilekçe içeriği | Sebepler ile delil veya emareleri gösterilir | m.97/1 |
| Kaçırılan işlem | Aynı süre içinde yapılması zorunludur | m.97/1 |
| Merci | İşlem hangi mahkemede incelenecekse o mahkeme; kanun yolunda BAM veya Yargıtay | m.98 |
| İcraya etkisi | Kural olarak durdurmaz; teminatla erteleme veya geri bırakma mümkün | m.99/1 |
| Giderler | Talepte bulunana; asılsız itirazla artırılmışsa karşı tarafa | m.101/1 |
Takipsizlik ve Yenileme Süreleri: m.150
Süre rejiminin en sert sonuçlarından biri, dosyanın işlemden kaldırılmasına bağlanan süre zinciridir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.150/1, usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan tarafların duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceğini düzenler.
Tek tarafın gelmesi hâlinde m.150/2, gelen tarafın talebi üzerine yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edileceğini veya dosyanın işlemden kaldırılacağını belirtir.
Aynı fıkra bir yaptırım öngörür: geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.
Gün tespiti bakımından m.150/3, duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosyanın işlemden kaldırılacağını düzenler.
Yenileme bakımından m.150/4, dosyası işlemden kaldırılmış olan davanın; işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebileceğini belirtir.
Aynı fıkra, yenileme dilekçesinin duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edileceğini öngörür.
Harç bakımından aynı fıkra bir ayrım yapar: dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa yeniden harç alınır; bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez.
Dolayısıyla ilk bir ay içinde yapılan yenileme harçsız, sonrasındaki yenileme harçlıdır.
Aynı fıkra son olarak, bu şekilde harç verilerek yenilenen davanın eski davanın devamı sayılacağını belirtir. Bu kural zamanaşımı bakımından önem taşır.
Üç aylık sürenin sonucu bakımından m.150/5, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davaların sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılacağını ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kaydın kapatılacağını düzenler.
İkinci takipsizlik bakımından m.150/6, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan davanın ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamayacağını; aksi hâlde davanın açılmamış sayılacağını belirtir.
Basit yargılama usulünde bu rejim daha da serttir: yenilemeden sonraki takipsizlik doğrudan davanın açılmamış sayılmasına yol açar. Bu usul basit yargılama usulü yazımızda ele alındı.
Sonuç bakımından m.150/7 kesin bir kural koyar: hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır.
Bu fıkra zamanaşımı bakımından belirleyicidir: açılmamış sayılan dava, zamanaşımını kesen bir talep olarak da değerlendirilmez. Zamanaşımı rejimi fon zararında zamanaşımı yazımızda ele alındı.
Takipsizlik ve yenileme zinciri (HMK m.150)
| Aşama | Süre veya sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Tarafların gelmemesi veya takip etmemesi | Dosya işlemden kaldırılır | m.150/1 |
| Gün tespit ettirilmemesi | Son işlemden bir ay geçmekle işlemden kaldırılır | m.150/3 |
| Bir ay içinde yenileme | Harç alınmaz | m.150/4 |
| Bir aydan sonra, üç ay içinde yenileme | Yeniden harç alınır; yenileyen öder, karşı tarafa yüklenemez | m.150/4 |
| Üç ay içinde yenilenmezse | Sürenin dolduğu gün açılmamış sayılır; kayıt resen kapatılır | m.150/5 |
| Yenilemeden sonra ikinci takipsizlik | Dava açılmamış sayılır | m.150/6 |
| Açılmamış sayılmanın etkisi | Davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır | m.150/7 |
Bu zincir, fon dosyalarında duruşma takibinin neden aksatılmaması gerektiğini gösterir: talebin vaki olmamış sayılması, zamanaşımı süresi dolmuşsa telafisi olmayan bir sonuç doğurur.
Fon Dosyasında Süre Takvimi
Sık karşılaşılan süreler
| İşlem | Süre | Başlangıç |
|---|---|---|
| Cevap dilekçesi (yazılı usul) | İki hafta; ek süre bir ayı geçemez | Dava dilekçesinin tebliği |
| Cevap dilekçesi (basit usul) | İki hafta; ek süre iki haftayı geçemez | Dava dilekçesinin tebliği |
| Arabuluculuk son tutanağının sunulması | Bir haftalık kesin süre | İhtarlı davetiyenin tebliği |
| Hükmün tamamlanması | Bir ay | Nihaî kararın tebliği |
| Eski hâle getirme | İki hafta | Engelin ortadan kalkması |
| Delil tespiti kararına itiraz | Bir hafta | Belgelerin tebliği |
| Görevsizlik sonrası dosya gönderme talebi | İki hafta | Kanunda gösterilen tarihler |
Bu tablodaki süreler, her dosyada ilgili hükmün kendi rejimine göre hesaplanır. Talep artırımı ve ıslah süreleri ıslah ve talep artırımı yazımızda, hükmün tamamlanması ise hüküm, kesin hüküm, tavzih ve tamamlama yazımızda ele alındı.
Eski Hâle Getirme Talebi Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki metin, elde olmayan bir sebeple kaçırılan süre için hazırlanmış çerçevedir. Kaçırılan işlemin de dilekçeyle birlikte yapılması gerekir.
[ ] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
DOSYA NO: [ ] Esas
TALEP EDEN: [Ad Soyad] — [TC Kimlik No]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
KARŞI TARAF: [Ad Soyad/Unvan]
KONU: Eski hâle getirme talebimiz ile süresinde yapılamayan işlemin sunulmasıdır.
AÇIKLAMALAR
1. Sayın Mahkemenin [tarih] tarihli ara kararıyla müvekkile [işlem] için [süre] süre verilmiş; bu süre [tarih] tarihinde sona ermiştir.
2. Anılan işlem, müvekkilin elinde olmayan [somut engel: hastalık, tebligatın ulaşmaması, mücbir sebep vb.] nedeniyle süresinde yapılamamıştır. Engele ilişkin belgeler ektedir. Engel [tarih] tarihinde ortadan kalkmıştır.
Eski hâle getirmenin şartları — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.95
Anılan maddenin birinci fıkrası, elde olmayan sebeplerle kanunda belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimsenin eski hâle getirme talebinde bulunabileceğini öngörmektedir. Somut olayda işlemin süresinde yapılamaması müvekkilin elinde olmayan bir sebepten kaynaklanmıştır. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca aynı sonuca ulaşılabilecek başka bir hukuki yol da bulunmamaktadır.
Süre — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.96
Anılan maddenin birinci fıkrası, eski hâle getirmenin işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde talep edilmesi gerektiğini öngörmektedir. Engel [tarih] tarihinde ortadan kalkmış olup işbu talep bu süre içinde sunulmaktadır.
Süresinde yapılamayan işlemin sunulması — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.97
Anılan maddenin birinci fıkrası, süresinde yapılamayan işlemin de eski hâle getirme talebinde bulunmak için öngörülen süre içinde yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu itibarla [kaçırılan işlem: belge, dilekçe, avans dekontu] işbu dilekçe ekinde sunulmaktadır.
[Gerekiyorsa] İcranın geri bırakılması — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.99
Anılan maddenin birinci fıkrası, talebi inceleyen mahkemenin talebi haklı görmesi hâlinde teminat gösterilmek şartıyla yargılamanın ertelenmesine veya hükmün icrasının geri bırakılmasına karar verebileceğini öngörmektedir.
HUKUKİ SEBEPLER: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.90, m.91, m.92, m.93, m.94, m.95, m.96, m.97, m.98, m.99, m.100, m.101 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Sayın Mahkemenin [ ] sayılı dosyası; engele ilişkin belgeler; [kaçırılan işleme ait belge]; her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Eski hâle getirme talebimizin kabulüne,
2. Ekte sunulan [işlem] bakımından süresinde yapılmış sayılmasına,
3. [Gerekiyorsa] Teminat karşılığında yargılamanın ertelenmesine karar verilmesini vekâleten talep ederiz.
Talep Eden Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]
Kaçırılan işlemin dilekçeyle birlikte yapılması gerekir; m.97/1 bunu açıkça zorunlu kılmaktadır.
Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, eski hâle getirme dilekçesini kaçırılan işlemi yapmadan sunmaktır. HMK m.97/1, süresinde yapılamayan işlemin de talep süresi içinde yapılmasını zorunlu kılar.
İkinci hata, iki haftalık süreyi sürenin kaçırıldığı andan hesaplamaktır. m.96/1, süreyi engelin ortadan kalkmasından başlatır.
Üçüncü hata, başka bir yol varken eski hâle getirmeye başvurmaktır. m.95/2, aynı sonuca başka bir hukuki yoldan ulaşılabiliyorsa talepte bulunulamayacağını öngörür.
Dördüncü hata, resmî tatil günlerinin süreden düşüleceğini sanmaktır. m.93, resmî tatil günlerinin süreye dâhil olduğunu belirtir; yalnız son günün tatile rastlaması sonucu değiştirir.
Beşinci hata, hafta veya ay olarak belirlenen sürelerde gün saymaktır. m.92/2, bu sürelerin başladığı güne karşılık gelen günde biteceğini öngörür.
Altıncı hata, adli tatilin her dosyada süreyi uzattığını sanmaktır. m.104/1 yalnız adli tatile tabi dava ve işlerde ve sürenin bitiminin tatile rastlaması hâlinde uygulanır.
Yedinci hata, adli tatilde hiçbir işlem yapılamayacağını düşünmektir. m.103/3, dava, istinaf ve temyiz dilekçelerinin alınmasının, ilam verilmesinin ve her türlü tebligatın adli tatilde de yapılacağını belirtir.
Sekizinci hata, kesin süre ihtarının şartlarını gözden kaçırmaktır. m.94/2, hâkimin işlemi duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklamasını ve sonuçları tutanağa geçirerek ihtar etmesini arar.
Sıkça Sorulan Sorular
Süreler ne zaman işlemeye başlar?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.91, sürelerin taraflara tebliğ tarihinden veya kanunda öngörülen hâllerde tefhim tarihinden itibaren işlemeye başlayacağını düzenler.
Gün olarak belirlenen süre nasıl hesaplanır?
HMK m.92/1, süreler gün olarak belirlenmişse tebliğ veya tefhim edildiği günün hesaba katılmayacağını ve sürenin son günün tatil saatinde biteceğini düzenler.
Hafta veya ay olarak belirlenen süre nasıl biter?
HMK m.92/2, sürenin başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biteceğini; bittiği ayda karşılık gelen bir gün yoksa sürenin o ayın son günü biteceğini düzenler.
Resmî tatil günleri süreden düşülür mü?
Hayır. HMK m.93, resmî tatil günlerinin süreye dâhil olduğunu; yalnız sürenin son gününün resmî tatile rastlaması hâlinde sürenin tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biteceğini düzenler.
Kanuni süreler değiştirilebilir mi?
HMK m.90/1, kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında hâkimin kanundaki süreleri artıramayacağını veya eksiltemeyeceğini; m.90/2 ise hâkimin kendi tespit ettiği süreleri haklı sebeplerle artırabileceğini veya eksiltebileceğini düzenler.
Kesin süre nasıl verilir?
HMK m.94/2, hâkimin tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebileceğini; bu takdirde işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklayacağını ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar edeceğini düzenler.
Kesin süre kaçırılırsa ne olur?
HMK m.94/3, kesin süre içinde yapılması gereken işlemi süresinde yapmayan tarafın o işlemi yapma hakkının ortadan kalkacağını düzenler.
Kesin olmayan süre kaçırılırsa yeniden süre istenebilir mi?
HMK m.94/2, kesin olduğu belirtilmeyen süreyi geçirmiş olan tarafın yeniden süre isteyebileceğini; bu şekilde verilecek ikinci sürenin kesin olduğunu ve yeniden süre verilemeyeceğini düzenler.
Adli tatil ne zamandır?
HMK m.102/1, adli tatilin her yıl yirmi temmuzda başlayıp otuz bir ağustosta sona ereceğini; yeni adli yılın bir eylülde başlayacağını düzenler.
Adli tatilde hangi işler görülür?
HMK m.103/1; geçici hukuki koruma talepleri ve bunlara itirazlar, nafaka ile soybağı, velayet ve vesayet işleri, nüfus kaydı düzeltme, işçilerin açtığı davalar, ticari defter kaybı ve kıymetli evrak iptali, iflas ve konkordato işleri, adli tatilde yapılmasına karar verilen keşifler, tahkimde mahkemenin görev alanına giren işler, çekişmesiz yargı işleri ve ivedi görülmesine karar verilen dava ve işleri sayar.
Adli tatilde dilekçe verilebilir mi?
HMK m.103/3, adli tatilde dava, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile cevap dilekçelerinin ve yenileme dilekçelerinin alınması, ilam verilmesi, her türlü tebligat ve dosyanın başka bir mahkemeye gönderilmesi işlemlerinin yapılacağını düzenler.
Adli tatil süreleri uzatır mı?
HMK m.104/1, adli tatile tabi olan dava ve işlerde Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu sürelerin ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılacağını düzenler.
Eski hâle getirme hangi şartlarla istenir?
HMK m.95/1, elde olmayan sebeplerle kanunda belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimsenin eski hâle getirme talebinde bulunabileceğini; m.95/2 ise aynı sonuca başka bir hukuki yoldan ulaşılabiliyorsa talepte bulunulamayacağını düzenler.
Eski hâle getirme süresi ne kadardır?
HMK m.96/1, eski hâle getirmenin; işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde talep edilmesi gerektiğini düzenler.
Eski hâle getirme talebiyle birlikte ne yapılmalıdır?
HMK m.97/1, dilekçede talebin dayandığı sebepler ile bunların delil veya emarelerinin gösterileceğini; süresinde yapılamayan işlemin de eski hâle getirme talebinde bulunmak için öngörülen süre içinde yapılmasının zorunlu olduğunu düzenler.
İlgili Rehberler
- Fon davasında istinaf ve temyiz
- Basit yargılama usulü
- Dava şartları ve ilk itirazlar
- Islah ve talep artırımı
- Hüküm, kesin hüküm, tavzih ve tamamlama
- Fon davasında ispat ve deliller
- İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir
- Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi
Kesin süre işlem hakkını düşürür
Kesin süre ihtarının şartları da denetlenebilir. Değerlendirme için: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Süre kaçtıysa telafi imkânını hızla değerlendirelim. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik yargılama usulü alanındadır.
Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi · 12. Yargı Paketi rehberi · Tüm hukuk dalları


