Dava Şartları ve İlk İtirazlar 2026 (HMK m.114-117): On Bir Şart, Görev ve Yetki, Yetki İtirazı ve Hukuki Yarar — Cevap Dilekçesi Örneğiyle
20 Eylül 2026

Dava Şartları ve İlk İtirazlar 2026 (HMK m.114-117): On Bir Şart, Görev ve Yetki, Yetki İtirazı ve Hukuki Yarar — Cevap Dilekçesi Örneğiyle

Fon zararı davalarında esasa girilmeden önce aşılması gereken bir eşik vardır: dava şartları. Bunlardan birinin eksikliği, iddianın gücüne bakılmaksızın davanın usulden reddine yol açar. HMK m.114/1 dava şartlarını on bir bentte sayar; m.114/2 ise diğer kanunlardaki dava şartlarını saklı tutar ve ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk şartı bu yolla devreye girer. m.115/1, mahkemenin dava şartlarını her aşamada kendiliğinden araştıracağını ve tarafların da her zaman ileri sürebileceğini düzenler; m.115/2, giderilmesi mümkün eksiklikler için kesin süre verileceğini belirtir. İlk itirazlar ise yalnız yetki ve tahkim itirazından ibarettir ve m.117/1 uyarınca yalnız cevap dilekçesinde ileri sürülebilir.

Dava açmadan önce eşiği geçin

Dava şartı eksikliği, iddianın gücüne bakılmaksızın usulden redde yol açar. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: On bir dava şartı, iki ilk itiraz

Dava şartları her aşamada resen araştırılır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.115/1, mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağını; tarafların da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebileceklerini düzenler.

Giderilebilir eksiklik için süre verilir. m.115/2, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi hâlinde davanın usulden reddine karar vereceğini; ancak noksanlığın giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre vereceğini belirtir.

İlk itirazlar yalnız cevap dilekçesinde ileri sürülür. m.117/1, ilk itirazların hepsinin cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorunda olduğunu; aksi hâlde dinlenemeyeceğini düzenler.

Fon Davasının Açılış Kontrolü

Fon zararı davalarında esasa girilmeden önce aşılması gereken bir eşik vardır: dava şartları. Bu şartlardan birinin eksikliği, iddianın ne kadar güçlü olduğuna bakılmaksızın davanın usulden reddine yol açar.

Fon dosyalarında en sık tartışılan şartlar bellidir: mahkemenin görevli olması, hukuki yararın bulunması, arabuluculuk başvurusunun yapılmış olması ve gider avansının yatırılmış olması.

Bu yazı, on bir dava şartını ve iki ilk itirazı, fon dosyalarındaki görünümleriyle birlikte ele alır.

Dava dilekçesinin hazırlanması fon zararı kısmi dava dilekçesi örneği yazımızda ele alındı.

Yatırım tavsiyesi değildir. Bu yazı hiçbir fonun alınması, satılması veya elde tutulması yönünde öneri içermez ve somut bir dosya hakkında hukuki görüş niteliği taşımaz. Dava şartlarının somut dosyadaki durumu ayrıca değerlendirilir.

On Bir Dava Şartı

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.114/1, dava şartlarını on bir bentte sayar.

Dava şartları (HMK m.114/1)

BentŞart
(a)Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması
(b)Yargı yolunun caiz olması
(c)Mahkemenin görevli olması
(ç)Yetkinin kesin olduğu hâllerde mahkemenin yetkili bulunması
(d)Tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilde temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması
(e)Dava takip yetkisine sahip olunması
(f)Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş vekâletnamesinin bulunması
(g)Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması
(ğ)Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi
(h)Davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması
(ı)Aynı davanın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması
(i)Aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması

m.114/2, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğunu belirtir.

Bu fıkra fon dosyalarında doğrudan uygulanır: ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvurulmuş olması, Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen bir dava şartıdır ve m.114/2 kapsamında dikkate alınır. Bu rejim ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk yazımızda ele alındı.

İnceleme Usulü ve Sonuçları

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.115/1, mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağını; tarafların da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebileceklerini düzenler.

Bu hükümde iki unsur vardır: resen araştırma ve her zaman ileri sürülebilirlik. Dava şartı eksikliği, ilk itirazların aksine belirli bir aşamaya bağlı değildir.

Sonuç bakımından m.115/2, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi hâlinde davanın usulden reddine karar vereceğini; ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre vereceğini belirtir.

Aynı fıkra, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse mahkemenin davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedeceğini düzenler.

Bu yapı, dava şartlarını ikiye ayırır: giderilebilir olanlar ve olmayanlar.

Gider avansının yatırılmamış olması, vekâletnamedeki eksiklik veya teminat kararının yerine getirilmemesi giderilebilir niteliktedir. Buna karşılık kesin hüküm veya derdestlik gibi şartlar giderilemez.

Hüküm anında giderilme bakımından m.115/3, dava şartı noksanlığının mahkemece davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü davanın usulden reddedilemeyeceğini düzenler.

Bu fıkra önemli bir esneklik sağlar: eksiklik hüküm anında giderilmişse, başlangıçtaki noksanlık tek başına ret sebebi olmaz.

Dava şartlarının giderilebilirliği

ŞartGiderilebilir miNasıl
Gider avansının yatırılmamış olmasıEvetKesin süre içinde yatırılır
Vekâletname eksikliğiEvetUsulüne uygun vekâletname sunulur
Teminat kararının yerine getirilmemesiEvetTeminat yatırılır
Arabuluculuk son tutanağının eklenmemesiEvetBir haftalık kesin süre içinde sunulur
Mahkemenin görevsiz olmasıHayır; görevsizlik kararı verilirDosya görevli mahkemeye gönderilir
Hiç arabulucuya başvurulmamış olmasıHayırDoğrudan usulden ret
DerdestlikHayırUsulden ret
Kesin hükümHayırUsulden ret

Görev: Kamu Düzeninden

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.1, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceğini ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğunu belirtir.

Bu nitelik, görev itirazının her aşamada ileri sürülebilmesi ve mahkemece resen dikkate alınması sonucunu doğurur.

Genel görev bakımından m.2/1, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğunu düzenler.

m.2/2, bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğunu belirtir.

Fon zararı davaları bakımından belirleyici olan husus, uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşıyıp taşımadığıdır. Ticari dava sayılan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir.

Kurucu portföy yönetim şirketi bir ticaret şirketi olduğundan ve uyuşmazlık onun ticari işletmesiyle ilgili bulunduğundan, fon zararı davaları kural olarak ticari dava olarak değerlendirilir.

Bu nitelendirme yalnız görevi değil, arabuluculuk dava şartını da belirler: ticari dava sayılması, Türk Ticaret Kanunu m.5/A’nın uygulanmasını gerektirir.

Görevsizlik kararının sonucu bakımından m.20/1, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde taraflardan birinin; karar kesin ise tebliğ tarihinden, kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kesinleşme tarihinden, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiğini düzenler.

Aynı fıkra yaptırımı belirler: aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece bu konuda resen karar verilir.

Bu iki haftalık süre uygulamada sık kaçırılır ve davanın açılmamış sayılmasına yol açar.

Yetki: Kesin Olan ve Olmayan

Yetki, görevden farklı bir rejime tabidir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.114/1-(ç), yalnız yetkinin kesin olduğu hâllerde mahkemenin yetkili bulunmasını dava şartı sayar. Kesin olmayan yetki ise dava şartı değil, ilk itiraz konusudur.

Genel yetki bakımından m.6/1, genel yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu düzenler.

Birden fazla davalı bakımından m.7/1, davalı birden fazla ise davanın bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceğini belirtir.

Bu hüküm fon dosyalarında doğrudan uygulanır: kurucu, saklayıcı ve satışa aracılık eden kuruluşa birlikte dava açıldığında bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

Haksız fiil bakımından m.16, haksız fiilden doğan davalarda; haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğunu düzenler.

Bu hüküm yatırımcı bakımından önemli bir imkân sağlar: zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.

Yetki sözleşmesi bakımından m.17/1, tacirler veya kamu tüzel kişilerinin aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabileceklerini; taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılacağını düzenler.

Bu hükümdeki sınır dikkat çeker: yetki sözleşmesi yapabilecek olanlar tacirler ve kamu tüzel kişileridir.

Geçerlilik şartları bakımından m.18/1, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinde yetki sözleşmesi yapılamayacağını belirtir.

m.18/2, yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılmasını, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olmasını ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesini şart koşar.

Fon dosyalarında yetkili mahkeme seçenekleri

SeçenekDayanak
Davalının yerleşim yeri mahkemesim.6/1
Birden fazla davalıda, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesim.7/1
Haksız fiilin işlendiği yer mahkemesim.16
Zararın meydana geldiği yer mahkemesim.16
Zarar görenin yerleşim yeri mahkemesim.16
Yetki sözleşmesiyle belirlenen mahkeme (tacirler ve kamu tüzel kişileri)m.17, m.18

Yetki İtirazının İleri Sürülmesi

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.19/1, yetkinin kesin olduğu davalarda mahkemenin yetkili olup olmadığını davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorunda olduğunu; tarafların da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebileceğini düzenler.

Kesin olmayan yetki bakımından m.19/2, yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerektiğini belirtir.

Aynı fıkra ek bir şart arar: yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.

Bu şart uygulamada sık gözden kaçar: yetkili mahkemeyi göstermeyen itiraz dikkate alınmaz.

m.19/3, mahkemenin yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de göstereceğini düzenler.

m.19/4, yetkinin kesin olmadığı davalarda davalının süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmaması hâlinde davanın açıldığı mahkemenin yetkili hâle geleceğini belirtir.

Bu son fıkra, kesin olmayan yetkinin niteliğini gösterir: itiraz edilmezse yetkisizlik giderilmiş olur.

İlk İtirazlar: İki Başlık

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.116/1, ilk itirazları sayar.

(a) bendi, kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazını; (b) bendi ise uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazını ilk itiraz sayar.

Maddenin (c) bendi 2020 yılında yürürlükten kaldırılmıştır. Dolayısıyla bugün ilk itirazlar iki başlıktan ibarettir.

İleri sürülme bakımından m.117/1, ilk itirazların hepsinin cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorunda olduğunu; aksi hâlde dinlenemeyeceğini düzenler.

Bu hüküm kesin bir zaman sınırı koyar: cevap dilekçesinde ileri sürülmeyen ilk itiraz sonradan dinlenmez.

İnceleme sırası bakımından m.117/2, ilk itirazların dava şartlarından sonra inceleneceğini; m.117/3 ise ilk itirazların ön sorunlar gibi incelenip karara bağlanacağını belirtir.

Dava şartı ile ilk itirazın karşılaştırması

KonuDava şartıİlk itiraz
Resen araştırmaHer aşamada kendiliğindenResen araştırılmaz
İleri sürme zamanıHer zamanYalnız cevap dilekçesinde
İleri sürülmezseMahkeme yine dikkate alırDinlenemez
KapsamOn bir başlık ve diğer kanunlardakilerİki başlık
İnceleme sırasıÖnceDava şartlarından sonra
Dayanakm.114, m.115m.116, m.117

Hukuki Yarar: Fon Dosyalarının Tartışmalı Şartı

Dava şartları arasında en çok tartışılan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.114/1-(h)’deki hukuki yarar şartıdır.

Fon dosyalarında bu şart birkaç noktada gündeme gelir.

Birinci nokta, tasfiye süreci devam ederken dava açılmasıdır. Tasfiye tamamlanmadan ve ödeme yapılmadan zararın kesinleşip kesinleşmediği tartışılır.

İkinci nokta, Yatırımcı Tazmin Merkezi başvurusuyla ilişkidir. Tazmin kapsamındaki bir talep bakımından ayrıca dava açılmasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı sorulabilir. Tazmin rejimi Yatırımcı Tazmin Merkezi yazımızda ele alındı.

Üçüncü nokta, tedricî tasfiye kararı verilmiş olmasıdır. Bu hâlde takip yasağı devreye girer ve talebin hangi yoldan ileri sürüleceği değişir. Bu rejim tedricî tasfiye yazımızda ele alındı.

Dördüncü nokta, aynı zararın hem kurucudan hem saklayıcıdan istenmesidir. Burada hukuki yarar değil, müteselsil sorumluluk tartışması vardır; talep aynı zarara ilişkin olsa da birden çok sorumluya yöneltilebilir.

Derdestlik ve kesin hüküm bakımından m.114/1-(ı) ve (i), aynı davanın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmamasını ve daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasını arar.

Bu iki şart bakımından “aynı dava” kavramı belirleyicidir: taraflar, dava sebebi ve talep sonucu aynı ise aynı davadan söz edilir. Kısmî dava açılmış olması, kalan kısım bakımından derdestlik veya kesin hüküm oluşturmaz; bu husus ıslah ve talep artırımı yazımızda ele alındı.

Taraf Ehliyeti, Dava Ehliyeti ve Dava Takip Yetkisi

Dava şartları arasında sayılan üç kavram birbirine yakın görünse de farklı işlevler görür.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.50, medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın davada taraf ehliyetine de sahip olduğunu düzenler.

m.51, dava ehliyetinin medenî hakları kullanma ehliyetine göre belirleneceğini belirtir.

Temsil bakımından m.52, medenî hakları kullanma ehliyetine sahip olmayanların davada kanuni temsilcileri, tüzel kişilerin ise yetkili organları tarafından temsil edileceğini düzenler.

Bu hüküm fon dosyalarında doğrudan uygulanır: davalı konumundaki portföy yönetim şirketi yetkili organı tarafından temsil edilir ve temsile yetkili kişilerin belirlenmesi ticaret sicili kayıtlarına göre yapılır.

Dava takip yetkisi bakımından m.53, bu yetkinin talep sonucu hakkında hüküm alabilme yetkisi olduğunu ve kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında maddi hukuktaki tasarruf yetkisine göre tayin edileceğini düzenler.

Fon dosyalarında dava takip yetkisi, katılma payı sahipliğinin devredilmiş olduğu hâllerde tartışılır: payını devreden kişinin zararına ilişkin talep bakımından hangi tarafın dava takip yetkisine sahip olduğu sorulur.

Tedricî tasfiye hâlinde ise bu yetki bakımından özel bir rejim işler; bu husus tedricî tasfiye yazımızda ele alındı.

Üç kavramın ayrımı

KavramÖlçütDayanak
Taraf ehliyetiMedenî haklardan yararlanma ehliyetim.50
Dava ehliyetiMedenî hakları kullanma ehliyetim.51
TemsilKanuni temsilci; tüzel kişilerde yetkili organm.52
Dava takip yetkisiMaddi hukuktaki tasarruf yetkisim.53

Taraf Değişikliği ve Dava Konusunun Devri

Yanlış tarafa dava açılmış olması her zaman davanın kaybı anlamına gelmez.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.124/1, bir davada taraf değişikliğinin ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün olduğunu düzenler.

m.124/2, bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümlerin saklı olduğunu belirtir.

Kural bu olmakla birlikte m.124/3 önemli bir istisna getirir: maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.

m.124/4 ikinci bir istisna öngörür: dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir.

Aynı fıkra gider bakımından bir kural da koyar: bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.

Fon dosyalarında bu hükümler değer taşır: kurucu, saklayıcı ve satışa aracılık eden kuruluş arasındaki rol dağılımı dava açılırken her zaman net olmayabilir.

Bu kuruluşların rolleri portföy saklayıcısının görevleri ve satışa aracılık eden kuruluşun sorumluluğu yazılarımızda ele alındı.

Dava konusunun devri bakımından m.125/1, davanın açılmasından sonra davalı tarafın dava konusunu üçüncü bir kişiye devretmesi hâlinde davacının iki yetkiden birini kullanabileceğini düzenler.

(a) bendine göre davacı, isterse devreden tarafla olan davasından vazgeçerek dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Aynı bent, davanın davacı lehine sonuçlanması hâlinde dava konusunu devreden ve devralanın yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olacağını belirtir.

(b) bendine göre davacı, isterse davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür.

m.125/2, davanın açılmasından sonra dava konusunun davacı tarafından devredilmesi hâlinde devralmış olan kişinin görülmekte olan davada davacı yerine geçeceğini ve davanın kaldığı yerden itibaren devam edeceğini düzenler.

Fon Dosyasında Kontrol Listesi

Dava açmadan önce

AdımKontrolDayanak
1Uyuşmazlık ticari dava mı? Görevli mahkeme buna göre belirlenirm.1, m.2, m.114/1-(c)
2Arabuluculuk başvurusu yapıldı ve son tutanak alındı mı?m.114/2
3Yetkili mahkeme seçenekleri değerlendirildi mi?m.6, m.7, m.16
4Vekâletname usulüne uygun düzenlendi mi?m.114/1-(f)
5Gider avansı dava açılırken yatırıldı mı?m.114/1-(g)
6Aynı konuda derdest dava veya kesin hüküm var mı?m.114/1-(ı), (i)
7Hukuki yarar bakımından tasfiye ve tazmin süreçleri değerlendirildi mi?m.114/1-(h)
8Görevsizlik ihtimaline karşı iki haftalık süre takip edilecek mi?m.20/1

Davalı tarafta

AdımKontrolDayanak
1Dava şartı eksikliği var mı? Her zaman ileri sürülebilirm.115/1
2Yetki itirazı yapılacaksa cevap dilekçesinde ileri sürülmelim.19/2, m.117/1
3Yetki itirazında yetkili mahkeme gösterildi mi?m.19/2
4Tahkim itirazı varsa cevap dilekçesinde ileri sürülmelim.116/1-(b), m.117/1
5Arabuluculuk son tutanağı dilekçeye eklenmiş mi?m.114/2
6Kesin hüküm veya derdestlik durumu incelendi mi?m.114/1-(ı), (i)

Dava Şartı İtirazı Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki metin, davalı tarafından dava şartı eksikliği ve yetki itirazının ileri sürülmesi için hazırlanmış çerçevedir. İleri sürülen itiraza göre hususlar değişir.

[ ] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO: [ ] Esas

DAVALI: [Ad Soyad/Unvan] — [Adres]

VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]

DAVACI: [Ad Soyad]

KONU: Cevap dilekçemizin ve dava şartı ile ilk itirazlarımızın sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR

1. Dava dilekçesi müvekkile [tarih] tarihinde tebliğ edilmiş olup işbu cevap dilekçesi yasal süresi içinde sunulmaktadır.

Yetki itirazı — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.19

Anılan maddenin ikinci fıkrası, yetkinin kesin olmadığı davalarda yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerektiğini ve itirazda bulunan tarafın yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildireceğini öngörmektedir. Müvekkilin yerleşim yeri [yer] olup Kanunun 6. maddesinin birinci fıkrası uyarınca genel yetkili mahkeme [yer] mahkemeleridir. Bu itibarla yetki itirazımızı ileri sürüyor ve yetkili mahkeme olarak [yer] Asliye Ticaret Mahkemesini gösteriyoruz.

[Varsa] Dava şartı eksikliği — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.114 ve m.115

Anılan 114. madde dava şartlarını saymakta; 115. maddenin birinci fıkrası mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağını ve tarafların da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebileceklerini öngörmektedir. Somut olayda [eksik olan dava şartı ve gerekçesi açıklanır].

[Ticari dava ise] Arabuluculuk dava şartı — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.114 ve Türk Ticaret Kanunu m.5/A

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.114/2, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğunu öngörmektedir. Türk Ticaret Kanunu m.5/A ise konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı saymaktadır. [Son tutanağın dilekçeye eklenip eklenmediği belirtilir.]

[Varsa] Derdestlik veya kesin hüküm — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.114

Anılan maddenin birinci fıkrasının (ı) ve (i) bentleri, aynı davanın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmamasını ve daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasını dava şartı saymaktadır. [Somut tespit: dosya numarası ve karar bilgileri gösterilir.]

ESASA İLİŞKİN BEYANLARIMIZ

[Esasa ilişkin savunmalar hususlar hâlinde sıralanır.]

HUKUKİ SEBEPLER: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.1, m.2, m.6, m.7, m.16, m.17, m.18, m.19, m.20, m.114, m.115, m.116, m.117; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.4, m.5/A; 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat.

DELİLLER: Ticaret sicili kayıtları; müvekkilin yerleşim yerine ilişkin belgeler; [derdestlik veya kesin hüküm iddiası varsa ilgili dosya ve kararlar]; her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Öncelikle yetki itirazımızın kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine ve dosyanın [yer] Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,

2. [Varsa] Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine,

3. Aksi hâlde davanın esastan reddine,

4. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini vekâleten talep ederiz.

Davalı Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]

Yetki itirazında yetkili mahkemenin gösterilmesi gerekir; m.19/2, aksi takdirde itirazın dikkate alınmayacağını öngörmektedir.

Sık Yapılan Hatalar

Birinci hata, yetki itirazını cevap dilekçesinden sonra ileri sürmektir. HMK m.117/1, ilk itirazların hepsinin cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorunda olduğunu; aksi hâlde dinlenemeyeceğini öngörür.

İkinci hata, yetki itirazında yetkili mahkemeyi göstermemektir. m.19/2, aksi takdirde yetki itirazının dikkate alınmayacağını belirtir.

Üçüncü hata, görevsizlik kararından sonra iki haftalık süreyi kaçırmaktır. m.20/1, bu hâlde davanın açılmamış sayılacağını öngörür.

Dördüncü hata, dava şartı eksikliğinin her hâlde ret sebebi olduğunu sanmaktır. m.115/2, giderilmesi mümkün eksiklikler için kesin süre verileceğini belirtir.

Beşinci hata, hüküm anında giderilmiş eksikliğin sonuç doğuracağını düşünmektir. m.115/3, noksanlık hüküm anında giderilmişse başlangıçtaki eksiklikten ötürü davanın usulden reddedilemeyeceğini öngörür.

Altıncı hata, ilk itirazların kapsamını geniş tutmaktır. m.116/1’in (c) bendi yürürlükten kaldırılmış olup bugün ilk itirazlar yetki ve tahkim itirazından ibarettir.

Yedinci hata, arabuluculuk dava şartını HMK’da aramaktır. m.114/2, diğer kanunlardaki dava şartlarını saklı tutar; ticari uyuşmazlıklarda dayanak Türk Ticaret Kanunu m.5/A’dır.

Sekizinci hata, yetki sözleşmesinin herkes tarafından yapılabileceğini varsaymaktır. m.17/1, bu imkânı tacirler ve kamu tüzel kişileriyle sınırlar; m.18 ise geçerlilik şartlarını belirler.

Hüküm sonrası: Kesin hükmün sınırları, tavzih ve tamamlama hüküm, kesin hüküm, tavzih ve tamamlama yazımızda ele alındı.
Basit usul: İki dilekçe kuralı, erken başlayan yasak ve delil tespiti basit yargılama usulü yazımızda ele alındı.
Süreler: Süre hesabı, kesin süre ve eski hâle getirme süreler, adli tatil ve eski hâle getirme yazımızda ele alındı.
Taraflar: İhbar, müdahale ve bekletici mesele davanın ihbarı, müdahale ve bekletici mesele yazımızda ele alındı.
Tarafsızlık: Yasaklılık, ret sebepleri ve süresi hâkimin yasaklılığı, reddi ve sorumluluğu yazımızda ele alındı.
Tahkim: Tahkim itirazı, hakem seçimi ve iptal davası tahkim yazımızda ele alındı.
Ön inceleme: İki haftalık kesin süre, uyuşmazlık tespiti ve tutanak ön inceleme ve tahkikat yazımızda ele alındı.
Dava türü ve savunma: Tespit davası, terditli dava, cevap dilekçesi ve karşı dava tespit davası, terditli dava, cevap dilekçesi ve karşı dava yazımızda ele alındı.
Görevli mahkeme: Bireysel yatırımcının tüketici mahkemesi, tüketici arabuluculuğu ve harç muafiyeti fon yatırımcısı tüketici mi yazımızda ele alındı.
Yabancı unsur: Yurt dışındaki yatırımcı, yabancı fon ve yabancı mahkeme kaydı yabancı unsurlu fon uyuşmazlıkları yazımızda ele alındı.
Fon davalarında uygulaması: Tüketici mahkemesi ile asliye ticaret arasındaki görev ilişkisi (6502 m.83/2; TTK m.5/3) ve HMK m.20 süresi fon davası hangi mahkemede açılır yazımızda ele alındı.

Sıkça Sorulan Sorular

Dava şartları nelerdir?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.114/1; Türk mahkemelerinin yargı hakkı, yargı yolunun caiz olması, görev, kesin yetki hâllerinde yetki, taraf ve dava ehliyeti, dava takip yetkisi, vekâlet ehliyeti ve usulüne uygun vekâletname, gider avansı, teminat kararının gereği, hukuki yarar, derdestlik bulunmaması ve kesin hüküm bulunmaması olmak üzere on bir şart sayar.

Diğer kanunlardaki dava şartları uygulanır mı?

HMK m.114/2, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğunu düzenler. Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvurulmuş olması şartı bu yolla uygulanır.

Dava şartları ne zaman incelenir?

HMK m.115/1, mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağını; tarafların da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebileceklerini düzenler.

Dava şartı eksikse dava hemen reddedilir mi?

HMK m.115/2, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi hâlinde davanın usulden reddine karar vereceğini; ancak noksanlığın giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre vereceğini ve bu süre içinde giderilmezse davayı usulden reddedeceğini düzenler.

Eksiklik hüküm anında giderilirse ne olur?

HMK m.115/3, dava şartı noksanlığının esasa girilmeden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında giderilmiş olması hâlinde, başlangıçtaki noksanlıktan ötürü davanın usulden reddedilemeyeceğini düzenler.

İlk itirazlar nelerdir?

HMK m.116/1, ilk itirazları; kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı ve uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı olarak sayar. Maddenin (c) bendi 2020 yılında yürürlükten kaldırılmıştır.

İlk itirazlar ne zaman ileri sürülür?

HMK m.117/1, ilk itirazların hepsinin cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorunda olduğunu; aksi hâlde dinlenemeyeceğini düzenler. m.117/2 ise ilk itirazların dava şartlarından sonra inceleneceğini belirtir.

Görev kuralları kamu düzeninden midir?

HMK m.1, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceğini ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğunu düzenler.

Genel yetkili mahkeme hangisidir?

HMK m.6/1, genel yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu düzenler.

Birden fazla davalı varsa dava nerede açılır?

HMK m.7/1, davalı birden fazla ise davanın bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceğini düzenler.

Haksız fiilde hangi mahkemeler yetkilidir?

HMK m.16, haksız fiilden doğan davalarda; haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğunu düzenler.

Yetki itirazında ne belirtilmelidir?

HMK m.19/2, yetkinin kesin olmadığı davalarda yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerektiğini; itirazda bulunan tarafın yetkili mahkemeyi, birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildireceğini, aksi takdirde yetki itirazının dikkate alınmayacağını düzenler.

Yetki itirazı yapılmazsa ne olur?

HMK m.19/4, yetkinin kesin olmadığı davalarda davalının süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmaması hâlinde davanın açıldığı mahkemenin yetkili hâle geleceğini düzenler.

Görevsizlik kararından sonra ne yapılmalıdır?

HMK m.20/1, taraflardan birinin maddede gösterilen tarihlerden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak dosyanın görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiğini; aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağını düzenler.

Yetki sözleşmesini kimler yapabilir?

HMK m.17/1, tacirler veya kamu tüzel kişilerinin aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabileceklerini düzenler. m.18 ise geçerlilik şartlarını belirler.

İlgili Rehberler

İlk itiraz yalnız cevap dilekçesinde

Yetki ve tahkim itirazı sonradan ileri sürülemez. Değerlendirme için: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Görevli ve yetkili mahkemeyi dava açmadan önce birlikte belirleyelim. Telefon: 0554 648 37 15

İletişime Geçin

Bu içerik yargılama usulü alanındadır.

Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi  ·  12. Yargı Paketi rehberi  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk