Fon tasfiyesinden doğan fark alacağı davasında dilekçe kurgusu, 16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’la değişen usul rejimine göre yeniden kurulmalıdır. HMK m.107’deki belirsiz alacak davası yürürlükten kaldırıldığından, tutarı bilirkişi incelemesiyle belirlenecek talepler kısmi dava olarak açılır; talep m.109/4 uyarınca aynı davada bir defaya mahsus, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılır ve zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Uyuşmazlık ticari dava niteliğindeyse TTK m.5/A uyarınca arabuluculuk dava şartıdır ve 6325 sayılı Kanun m.18/A-2 uyarınca son tutanağın aslı veya onaylı örneği dilekçeye eklenir. Bu yazı dilekçenin zorunlu unsurlarını (HMK m.119), hangi eksikliğin tamamlama süresine tabi olduğunu, husumetin kime ve hangi hükümle yöneltileceğini, vakıa ve delil eşleşmesini, dava değeri ile harcı, faiz talebinin 3095 sayılı Kanun m.1’in yeni hâline göre nasıl kurulacağını ele alıyor ve uyarlanabilir bir dilekçe örneği içeriyor.
Dilekçeniz doğru hükme mi dayanıyor?
Serbest fon ile serbest olmayan fonda dayanılacak hüküm farklıdır; yanlış hükme dayanan iddia esasa girilmeden karşılanır. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: Fon zararı davasında dilekçe nasıl kurulur?
Dava türü değişti. HMK m.107’deki belirsiz alacak davası 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle yürürlükten kaldırıldı. Tutarı bilirkişi incelemesiyle belirlenecek fon zararı talepleri artık kısmi dava olarak açılır; talep, m.109/4 uyarınca aynı davada bir defaya mahsus artırılır ve zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinden kesilmiş sayılır.
Dava şartı önce gelir. Uyuşmazlık ticari dava niteliğindeyse TTK m.5/A uyarınca arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; 6325 sayılı Kanun m.18/A-2 uyarınca anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneği dava dilekçesine eklenir.
Dilekçenin omurgası vakıalardır. HMK m.119/1-(e) uyarınca davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıalar sıra numarası altında açık özetleriyle gösterilir; (f) bendi her bir vakıanın hangi delille ispat edileceğinin belirtilmesini ister.
Dava Açmadan Önce: Üç Kontrol
Fon tasfiyesinden doğan fark alacağı davasında dilekçe yazmaya başlamadan önce üç husus netleştirilmelidir. Bunlar yanlış kurulduğunda dava esasa girilmeden reddedilebilir.
Birincisi arabuluculuk dava şartıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.5/A, bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı olarak öngörür. Uyuşmazlığın ticari dava sayılıp sayılmayacağı TTK m.4/1’deki bentler ile davalının niteliğine göre değerlendirilir; ticari dava sayılıyorsa arabuluculuk aşaması atlanamaz.
İkincisi son tutanağın eklenmesidir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A-2, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğunu belirtir. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir; ihtarın gereği yerine getirilmezse dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Üçüncüsü zamanaşımıdır. Arabuluculuk sürecinin zamanaşımına etkisi 6325 sayılı Kanun m.18/A kapsamında düzenlenmiştir: arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Talebin sözleşme ilişkisine mi haksız fiile mi dayandırıldığına göre uygulanacak süre değişir; bu tercih dilekçede hukuki sebepler bölümünde görünür hâle gelir.
Dilekçenin Zorunlu Unsurları: HMK m.119
HMK m.119/1, dava dilekçesinde bulunması gereken hususları sayar: mahkemenin adı; davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri; davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası; varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri; davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda dava konusunun değeri; davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri; iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği; dayanılan hukuki sebepler; açık bir şekilde talep sonucu; davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası.
m.119/2 bu unsurları ikiye ayırır. Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir; bu süre içinde eksiklik tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır.
Buradan çıkan sonuç önemlidir: mahkemenin adı, dava konusunun değeri, vakıaların açık özetleri, her vakıanın delili ve hukuki sebepler bakımından tamamlama süresi öngörülmemiştir. Bu beş unsur baştan doğru kurulmalıdır.
HMK m.119/1 unsurları ve eksiklik hâlinde sonuç
| Bent | Unsur | Eksikse |
|---|---|---|
| (a) | Mahkemenin adı | Tamamlama süresi verilmez |
| (b), (c), (ç) | Taraf ve vekil bilgileri, TC kimlik numarası | Bir haftalık kesin süre verilir |
| (d) | Davanın konusu ve dava konusunun değeri | Tamamlama süresi verilmez |
| (e) | Vakıaların sıra numarası altında açık özetleri | Tamamlama süresi verilmez |
| (f) | Her bir vakıanın hangi delille ispat edileceği | Tamamlama süresi verilmez |
| (g) | Dayanılan hukuki sebepler | Tamamlama süresi verilmez |
| (ğ), (h) | Talep sonucu ve imza | Bir haftalık kesin süre verilir |
Belgelerin sunulması bakımından HMK m.121/1, dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte harç ve vergiye tabi olmaksızın davalı sayısından bir fazla düzenlenmiş örneklerinin veya sadece örneklerinin dilekçeye eklenerek mahkemeye verilmesini; başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer almasını zorunlu tutar.
Harç ve avans bakımından m.120/1, davacının yargılama harçları ile gider avansı tarifesinde belirlenecek tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğunu; m.120/2, avansın yeterli olmadığının anlaşılması hâlinde iki haftalık kesin süre verileceğini düzenler.
Kime Husumet Yöneltilir?
Fon tasfiyesinden doğan bir fark alacağı talebinde muhataplar birden fazladır ve her biri için hukuki sebep farklıdır. Dilekçede hangi davalıya hangi sebeple husumet yöneltildiğinin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.
Davalılar ve hukuki sebepleri
| Davalı | Hukuki sebep | İddianın konusu |
|---|---|---|
| Kurucu portföy yönetim şirketi | III-52.1 m.9/1 ve m.9/2 | Fonun katılma payı sahiplerinin haklarını koruyacak şekilde yönetilmemesi; içtüzük ve izahnameye aykırılık |
| Kurucu portföy yönetim şirketi | III-52.1 m.9/3 yollamasıyla TBK m.506/3 ve m.508/1 | Özen borcuna aykırılık ve hesap verme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi |
| Kurucu (serbest fonlarda) | III-52.1 m.25/1 ve m.25/14 | KAP’ta ilan edilen strateji ve limitlerin dışına çıkılması; ilan edilen bilgilerin yanlış, yanıltıcı veya eksik olması |
| Portföy saklayıcısı | 6362 s.K. m.56/1-(f) ve m.56/2 | Varlık alım satımlarının, portföy yapısının ve işlemlerin mevzuata ve iç tüzüğe uygunluğunun sağlanmaması |
| Kurucu ve saklayıcı birlikte | III-52.1 m.6/2 son cümle | Hisse senedi yoğun fon şartının sağlanmadığı günlere ilişkin yükümlülüklerden müteselsil sorumluluk |
| Satışı yapan kuruluş | III-52.1 m.25/4 | Nitelikli yatırımcı vasfına ilişkin bilgi ve belgelerin temin edilip düzenli tutulmaması |
Birden fazla davalıya husumet yöneltilmesi yetki bakımından da sonuç doğurur. HMK m.7/1, davalı birden fazla ise davanın bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceğini belirtir. m.6/1 ise genel yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu düzenler.
Görev bakımından TTK m.5/1, aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğunu; m.5/3, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunu belirtir.
Vakıa Kurgusu: Dilekçenin Omurgası
HMK m.119/1-(e), davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerinin gösterilmesini ister. Fon dosyasında bu, olayın kronolojik ve belgeye dayalı biçimde kurulması anlamına gelir.
Vakıa zinciri tipik olarak şu halkalardan oluşur: katılma paylarının hangi tarihte, hangi kanaldan ve hangi bedelle iktisap edildiği; payların Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdindeki bireysel saklama hesabında kayıtlı olduğu; varsa iade talimatının hangi tarihte ve saatte verildiği ve gerçekleşmediği; Sermaye Piyasası Kurulu’nun tasfiye kararı ve fonun işleme kapatılması; tasfiye kapsamında hangi tarihte hangi tutarın ödendiği; fonun portföy dağılım raporlarında görülen ve mevzuata veya ilan edilen çerçeveye aykırılık oluşturan durum; bu aykırılık ile ödenen tutarın eksikliği arasındaki bağlantı.
Her vakıanın karşısına ispat aracının yazılması m.119/1-(f)’nin gereğidir. Bu, dilekçenin sonunda toplu bir delil listesi vermekle karşılanmaz; her vakıanın hangi belgeyle ispat edileceğinin o vakıanın yanında gösterilmesi beklenir.
Vakıa ve delil eşleşmesi
| Vakıa | Delil |
|---|---|
| Katılma paylarının iktisabı | Alım dekontları; hesap ekstresi |
| Pay adedi ve saklama | MKK bireysel saklama hesabı dökümü |
| İade talimatı ve gerçekleşmemesi | Talimatın verildiği kanalın kaydı; saat bilgisini içeren dekont veya ekran kaydı |
| Tasfiye kararı ve işleme kapatma | Kurul bülteni; KAP açıklamaları |
| Ödenen tutar ve tarihi | Banka dekontu; hesap hareketleri |
| Portföydeki aykırılık | Ardışık portföy dağılım raporları; izahname; KAP’ta ilan edilen strateji ve limitler |
| Borsa dışı işlemlerin karşı tarafı | KAP’taki borsa dışı repo ve vaad sözleşmesi açıklamaları |
| Tasfiye hesabı | Tasfiyeye esas birim pay değeri ilanı; gider oranı açıklaması; özel bağımsız denetim raporu |
| Zararın miktarı | Bilirkişi incelemesi |
Dava Değeri, Harç ve Kısmi Talep
HMK m.119/1-(d) malvarlığı haklarına ilişkin davalarda dava konusunun değerinin gösterilmesini ister. Kısmi davada bu değer, dava edilen kısımdır; harç da bu kısım üzerinden yatırılır.
Talep artırıldığında artırılan kısım için harcın tamamlanması gerekir. HMK m.109/4 uyarınca artırım aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir.
Kanun yolu sınırları bakımından ise farklı bir ölçü geçerlidir. HMK m.341/3, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceğini; m.362/2 temyiz bakımından paralel bir düzenleme içerir. HMK ek m.1/2, m.341, m.362 ve m.369’daki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınacağını belirtir.
Dilekçede fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması, m.109/3 ile birlikte okunduğunda davacının konumunu netleştirir: dava açılırken talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında kısmi dava açılması, geri kalan kısımdan feragat anlamına gelmez.
Hukuki Sebepler
HMK m.119/1-(g), dayanılan hukuki sebeplerin gösterilmesini ister. Fon zararı davasında bu liste, hangi davalıya hangi sebeple gidildiğini de belli eder.
Dilekçede dayanılacak hükümler
| Konu | Hüküm |
|---|---|
| Fonun hukuki yapısı ve malvarlığı ayrılığı | 6362 s.K. m.52, m.53 |
| Saklayıcının yükümlülük ve sorumluluğu | 6362 s.K. m.56/1-(f), m.56/2 |
| Örtülü kazanç aktarımı ve iade | 6362 s.K. m.21 |
| Kurucunun sorumluluğu ve vekâlet hükümlerine yollama | III-52.1 m.9/1, m.9/2, m.9/3 |
| Portföy sınırlamaları | III-52.1 m.17 ilâ m.24 |
| Serbest fonlarda ilan edilen strateji ve limitler | III-52.1 m.25/1, m.25/14 |
| Tasfiye ve dağıtım | III-52.1 m.28/2 |
| Özen borcu ve hesap verme | TBK m.506/3, m.508/1 |
| Temerrüt ve faiz | TBK m.117/1, m.118, m.120/1; 3095 s.K. m.1 |
| Zamanaşımı | TBK m.146, m.147/5; haksız fiilde m.72/1 |
| Kısmi dava ve talep artırımı | HMK m.109/1, m.109/3, m.109/4 |
| Görev ve yetki | TTK m.4, m.5; HMK m.6, m.7 |
Faiz bakımından yeni bir husus vardır: 3095 sayılı Kanun m.1, 16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle değiştirilmiştir. Yeni metne göre TBK ve TTK’ya göre faiz ödenmesi gereken hâllerde miktarı sözleşmeyle tespit edilmemişse ödeme yıllık olarak, Merkez Bankası’nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yapılır; reeskont oranı 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık oranından beş puan veya daha çok farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur. Bu nedenle faiz talebi sabit bir orana değil, kanuni faize dayandırılmalıdır.
Dava Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki metin, tespit edilen aykırılığın türüne ve dosyadaki belgelere göre uyarlanmak üzere hazırlanmış bir çerçevedir. Her dosyada ileri sürülecek hususlar, portföy raporlarından çıkan bulgulara ve fonun türüne göre değişir.
[ ] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
DAVACI: [Ad Soyad] — [TC Kimlik No] — [Adres]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad] — [Baro ve sicil] — [Adres]
DAVALILAR: 1- [Kurucu Portföy Yönetimi A.Ş.] — [Adres]
2- [Portföy Saklayıcısı Banka A.Ş.] — [Adres]
DAVANIN KONUSU: Müvekkilin katılma payı sahibi olduğu [fon unvanı] fonunun tasfiyesi sonucunda eksik ödenen tutarın tahsili istemidir.
DAVA DEĞERİ: [ ] TL (fazlaya ilişkin haklarımız saklıdır)
HARCA ESAS DEĞER: [ ] TL
AÇIKLAMALAR
1. Müvekkil, [tarih] ve [tarih] tarihlerinde [aracı kuruluş/banka] aracılığıyla [fon unvanı] fonunun [adet] adet katılma payını [tutar] TL bedelle iktisap etmiştir. Paylar, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdindeki bireysel saklama hesabında kayıtlıdır. Alım dekontları ve hesap dökümü dilekçe ekinde sunulmuştur.
2. Sermaye Piyasası Kurulu’nun 17.09.2026 tarihli kararıyla fonun tasfiyesine karar verilmiş, fon aynı tarihte işleme kapatılmıştır. Tasfiye işlemleri, Kurul kararıyla görevlendirilen davalı [banka] tarafından yürütülmüştür. Tasfiye kapsamında müvekkilin hesabına [tarih] tarihinde [tutar] TL aktarılmıştır.
3. [Varsa] Müvekkil, [tarih] günü saat [ ] itibarıyla katılma paylarının iadesi talimatını vermiş; bu talimat gerçekleştirilmemiştir. Talimatın verildiği kanala ve saate ilişkin kayıt ekte sunulmuştur.
Tasfiye bakiyesinin dağıtımı ve ödenen tutar — III-52.1 sayılı Tebliğ m.28/2
Anılan hüküm uyarınca fon malvarlığı içtüzük ve izahnamede yer alan ilkelere göre tasfiye edilir ve tasfiye bakiyesi katılma payı sahiplerine payları oranında dağıtılır. Müvekkile ödenen tutarın hangi esasa göre hesaplandığı, tasfiyeye esas birim pay değerinin nasıl oluştuğu ve tasfiye sürecinde fondan tahakkuk ettirilen giderlerin dökümü kendisine bildirilmemiştir. Bu hususlara ilişkin bilgi ve belgelerin davalılardan istenmesini talep ediyoruz.
Kurucunun fonu yönetim sorumluluğu — III-52.1 sayılı Tebliğ m.9
Maddenin birinci fıkrası kurucuyu, fonun katılma payı sahiplerinin haklarını koruyacak şekilde temsili, yönetimi, yönetiminin denetlenmesi ile faaliyetlerinin içtüzük ve izahname hükümlerine uygun olarak yürütülmesinden sorumlu tutmaktadır. İkinci fıkra, portföy yöneticiliği dâhil dışarıdan hizmet alınmasının bu sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını belirtmektedir. Davalı kurucu, aşağıda gösterilen aykırılıklar sebebiyle bu yükümlülüğünü yerine getirmemiştir.
Portföyün mevzuata aykırı yönetilmesi — III-52.1 sayılı Tebliğ m.[17/25]
Fonun Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda yayımlanan [tarih] tarihli portföy dağılım raporunda [somut tespit: örneğin tek bir ihraççının sermaye piyasası araçlarına yapılan yatırımın fon toplam değerinin yüzde [ ] oranına ulaştığı] görülmektedir. [Serbest olmayan fonlarda:] Anılan Tebliğ’in 17. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, fon toplam değerinin yüzde onundan fazlasının tek bir ihraççının para ve sermaye piyasası araçlarına yatırılamayacağını düzenlemektedir. [Serbest fonlarda:] Anılan Tebliğ’in 25. maddesinin birinci fıkrası, serbest fonların fonun Kamuyu Aydınlatma Platformu sayfasında yer alan yatırım stratejileri ve limitleri dâhilinde yatırım yapabileceğini belirtmekte olup, söz konusu pozisyon fonun ilan ettiği limitlerin dışındadır. Bu durum [tarih] ile [tarih] tarihli raporlar karşılaştırıldığında açıkça görülmektedir.
Portföy saklayıcısının uygunluk sağlama yükümlülüğü — 6362 sayılı Kanun m.56
Maddenin birinci fıkrasının (f) bendi, portföy saklama hizmetinin kolektif yatırım kuruluşlarının varlık alım satımlarının, portföy yapılarının ve işlemlerinin mevzuata ve fon iç tüzüğüne uygunluğunun sağlanmasını da kapsadığını; ikinci fıkrası ise portföy saklayıcısının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle portföy yönetim şirketine ve katılma payı sahiplerine verdiği zararlardan sorumlu olduğunu düzenlemektedir. Yukarıda belirtilen aykırılık, süregelen ve portföy raporlarından görülebilir nitelikte olup davalı saklayıcının kontrol yükümlülüğü kapsamındadır.
Özen borcu ve hesap verme yükümlülüğü — Türk Borçlar Kanunu m.506 ve m.508
III-52.1 sayılı Tebliğ’in 9. maddesinin üçüncü fıkrası, kurucu ile katılma payı sahipleri arasındaki ilişkide hüküm bulunmayan hâllerde Türk Borçlar Kanunu’nun vekâlete ilişkin 502 ilâ 514. maddelerinin kıyasen uygulanacağını öngörmektedir. Anılan Kanun’un 506. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca vekil, üstlendiği iş ve hizmetleri vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yürütmekle yükümlü olup, özen borcundan doğan sorumluluğun belirlenmesinde benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır. 508. maddenin birinci fıkrası ise vekilin, vekâlet verenin istemi üzerine yürüttüğü işin hesabını vermekle yükümlü olduğunu belirtmektedir.
Zarar ve nedensellik
Müvekkilin zararı, fonun mevzuata ve ilan edilen çerçeveye uygun yönetilmiş olması hâlinde tasfiyede eline geçecek tutar ile fiilen ödenen tutar arasındaki farktır. Bu farkın miktarı, fonun portföy dağılım raporları, finansal tabloları ve tasfiyeye esas hesaplamaları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesiyle belirlenecektir. Yukarıda gösterilen aykırılık ile zarar arasındaki nedensellik bağı, aykırılığın doğduğu tarih ile portföy değerinin seyri karşılaştırılarak ortaya konulacaktır.
Temerrüt ve faiz — Türk Borçlar Kanunu m.117 ve 3095 sayılı Kanun m.1
[Varsa:] Davalılara [tarih] tarihinde keşide edilen ve [tarih] tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile ödeme talep edilmiş, verilen süre içinde ödeme yapılmamıştır. Türk Borçlar Kanunu’nun 117. maddesinin birinci fıkrası uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Talep edilen tutara, temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca belirlenecek kanuni faiz yürütülmesini talep ediyoruz.
Talebin kısmi olarak ileri sürülmesi — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.109
Zararın miktarı, ancak yargılama sırasında alınacak bilirkişi raporuyla belirlenebileceğinden, işbu dava kısmi dava olarak açılmıştır. Anılan Kanun’un 109. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kalan kısımdan feragat edilmemiş olup fazlaya ilişkin haklarımız saklıdır. Aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca talep konusunun, tahkikatın sona ermesine kadar bir defaya mahsus olmak üzere artırılması hakkımız saklıdır.
Dava şartı olarak arabuluculuk
Uyuşmazlık konusunda [tarih] tarihinde arabuluculuk bürosuna başvurulmuş, [tarih] tarihli son tutanakla anlaşmaya varılamadığı tespit edilmiştir. 6325 sayılı Kanun’un 18/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca son tutanağın [aslı/arabulucu tarafından onaylanmış örneği] dilekçe ekinde sunulmuştur.
HUKUKİ SEBEPLER: 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.21, m.52, m.53, m.56; III-52.1 sayılı Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği m.9, m.17-25, m.28; Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.49, m.112, m.117, m.118, m.120, m.146, m.502-514; 3095 sayılı Kanun m.1; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.4, m.5, m.5/A; 6325 sayılı Kanun m.18/A; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.6, m.7, m.109, m.119 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Alım dekontları ve hesap ekstreleri; MKK bireysel saklama hesabı dökümü; iade talimatına ilişkin kayıtlar; fonun izahnamesi ve yatırımcı bilgi formu; fonun Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda yayımlanan [tarih] ilâ [tarih] tarihli portföy dağılım raporları; borsa dışı repo ve vaad sözleşmelerine ilişkin KAP açıklamaları; Sermaye Piyasası Kurulu bültenleri ve tasfiye usul ve esasları; tasfiyeye esas birim pay değerine ve gider oranına ilişkin KAP ilanları; fonun finansal tabloları ve özel bağımsız denetim raporu; tasfiye ödemesine ilişkin banka dekontu; arabuluculuk son tutanağı; bilirkişi incelemesi; davalılardan celbi talep olunan belgeler; tanık ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik [ ] TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalılardan tahsiline,
2. Fonun tasfiyesine esas hesaplamalara, portföy dağılım raporlarına ve finansal tablolarına ilişkin bilgi ve belgelerin davalılardan celbine,
3. Zararın belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasına,
4. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini vekâleten talep ederiz.
Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]
Dilekçede ileri sürülecek aykırılıkların portföy raporlarına, KAP açıklamalarına veya izahname hükümlerine dayandırılması gerekir. Dayanaksız bir iddia, karşı tarafın savunmasını güçlendirmekten başka sonuç doğurmaz. Belgelerin nasıl okunacağı KAP portföy dağılım raporu nasıl okunur yazımızda anlatıldı.
Dilekçeden Sonra: Yargılamanın Seyri
Dava dilekçesi verildikten sonra izlenecek aşamalar, talep artırımının zamanlaması bakımından önem taşır.
HMK m.122/1, dava dilekçesinin mahkeme tarafından davalıya tebliğ edileceğini ve davalının iki hafta içinde davaya cevap verebileceğinin tebliğ zarfında gösterileceğini belirtir. Ön inceleme aşamasından sonra HMK m.147/1 uyarınca taraflar tahkikat ve sözlü yargılama için duruşmaya davet edilir.
16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’un 21. maddesiyle m.147’ye eklenen üçüncü fıkra, duruşmalar arasındaki sürenin üç aydan daha uzun olamayacağını; işin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde hâkimin gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebileceğini öngörür.
Bilirkişi raporu tebliğ edildiğinde HMK m.281/1 uyarınca iki haftalık itiraz süresi işlemeye başlar; talebin bu süre içinde hazırlanması çok zor veya imkânsızsa ya da özel yahut teknik bir çalışma gerektiriyorsa, yine bu süre içinde başvuran tarafa bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. Ayrıntılar bilirkişi raporuna itiraz yazımızda ele alındı.
Talep artırımı, rapor tartışması tamamlandıktan sonra ve tahkikat kapanmadan yapılır. Artırım bir defaya mahsus olduğundan, ek rapor veya yeni bilirkişi incelemesi bekleniyorsa artırımın bu sonuçlardan sonraya bırakılması değerlendirilmelidir.
Dava süreci ve kritik anlar
| Aşama | Kritik nokta | Dayanak |
|---|---|---|
| Dava açılışı | Son tutanağın eklenmesi; harç ve gider avansı | 6325 m.18/A-2; HMK m.120 |
| Cevap dilekçesi | İki haftalık süre; zamanaşımı def’inin ileri sürülmesi | HMK m.122/1 |
| Ön inceleme | Dava şartları ve ilk itirazların incelenmesi | HMK m.114, m.137 vd. |
| Tahkikat | Duruşmalar arasında en fazla üç ay | HMK m.147/3 |
| Bilirkişi raporu | İki haftalık itiraz süresi; gerekirse ek süre talebi | HMK m.281/1 |
| Talep artırımı | Bir defaya mahsus; tahkikat kapanmadan; harç tamamlanır | HMK m.109/4 |
| Hüküm | Kanun yolu sınırları alacağın tamamına göre belirlenir | HMK m.341/3, m.362/2 |
Dilekçede Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, zararı yatırılan tutar ile ödenen tutar arasındaki fark olarak tanımlamaktır. Bu fark piyasa riskinden de doğmuş olabilir. Talebin konusu, hukuka uygun yönetim hâlinde oluşacak tutar ile fiilen ödenen tutar arasındaki farktır ve dilekçede bu şekilde kurulmalıdır.
İkinci hata, aykırılığı soyut ifadelerle ileri sürmektir. “Fon kötü yönetilmiştir” biçimindeki bir iddia ispat edilebilir bir vakıa değildir. Aykırılık, hangi tarihli portföy raporunun hangi kaleminde hangi orana ulaşıldığı gösterilerek somutlaştırılmalıdır.
Üçüncü hata, serbest fonda m.17’deki oranlara dayanmaktır. III-52.1 m.25/1 uyarınca serbest fonlarda 17 ilâ 24. maddelerdeki oransal sınırlamalar uygulanmaz; bu fonlarda ölçü, fonun KAP’ta ilan ettiği strateji ve limitlerdir. Yanlış hükme dayanan bir iddia, esasa girilmeden karşılanır.
Dördüncü hata, talebin kısmi olduğunu ve artırım hakkının saklı tutulduğunu yazmamaktır. HMK m.109/3 açıkça feragat edilmedikçe kalan kısımdan feragat sayılmayacağını belirtse de, talebin niteliğinin dilekçede gösterilmesi tereddüdü önler.
Beşinci hata, faizi sabit bir orana dayandırmaktır. 3095 sayılı Kanun m.1’in 7589 sayılı Kanun’la değişen hâlinde oran reeskont oranına endekslidir ve yıl içinde değişebilir; talep kanuni faiz olarak kurulmalıdır.
Altıncı hata, delilleri toplu bir liste hâlinde vermekle yetinmektir. HMK m.119/1-(f), iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğinin gösterilmesini ister.
Yedinci hata, arabuluculuk son tutanağını eklemeyi atlamaktır. 6325 m.18/A-2 uyarınca bu eksiklik bir haftalık kesin süreye bağlanmıştır; ihtarın gereği yerine getirilmezse dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın dava usulden reddedilir.
Sekizinci hata, husumeti tek davalıya yöneltmektir. Kurucu ile portföy saklayıcısının sorumlulukları ayrı hükümlere dayanır; hisse senedi yoğun fonlarda III-52.1 m.6/2’nin son cümlesi belirli bir hâl için müteselsil sorumluluk öngörür.
Sıkça Sorulan Sorular
Fon zararı davası hangi dava türüyle açılır?
HMK m.107’deki belirsiz alacak davası 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından bu kalıp kullanılamaz. Tutarı bilirkişi incelemesiyle belirlenecek talepler kısmi dava olarak açılır. HMK m.109/1 talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda sadece bir kısmının dava yoluyla ileri sürülebileceğini düzenler.
Dava dilekçesinde hangi unsurlar bulunmalıdır?
HMK m.119/1 on unsuru sayar: mahkemenin adı; tarafların ad, soyad ve adresleri; davacının TC kimlik numarası; varsa kanuni temsilci ve vekil bilgileri; davanın konusu ve dava konusunun değeri; vakıaların sıra numarası altında açık özetleri; her vakıanın hangi delille ispat edileceği; dayanılan hukuki sebepler; açık talep sonucu ve imza.
Hangi eksiklikler için tamamlama süresi verilir?
HMK m.119/2’ye göre birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksikliği hâlinde hâkim bir haftalık kesin süre verir; bu süre içinde tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır. Mahkemenin adı, dava konusunun değeri, vakıaların açık özetleri, delil gösterimi ve hukuki sebepler bakımından tamamlama süresi öngörülmemiştir.
Arabuluculuk son tutanağını eklemezsem ne olur?
6325 sayılı Kanun m.18/A-2 uyarınca davacı, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Uyulmaması hâlinde mahkemece bir haftalık kesin süre ihtarını içeren davetiye gönderilir; ihtarın gereği yerine getirilmezse dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın dava usulden reddedilir.
Kime dava açılır?
Kurucu portföy yönetim şirketine III-52.1 m.9 ve m.9/3 yollamasıyla TBK m.506 ve m.508; portföy saklayıcısına 6362 sayılı Kanun m.56/1-(f) ve m.56/2; serbest fon satışında satışı yapan kuruluşa III-52.1 m.25/4 çerçevesinde husumet yöneltilebilir. Hisse senedi yoğun fonlarda m.6/2’nin son cümlesi, şartın sağlanmadığı günlere ilişkin yükümlülüklerde kurucu ile saklayıcının müteselsil sorumluluğunu öngörür.
Dava hangi mahkemede açılır?
Uyuşmazlık ticari dava niteliğindeyse TTK m.5/1 uyarınca asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Yetki bakımından HMK m.6/1 genel yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğunu; m.7/1 davalı birden fazla ise davanın bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceğini belirtir.
Dava değeri ve harç nasıl belirlenir?
Kısmi davada dava değeri, dava edilen kısımdır ve harç bu kısım üzerinden yatırılır. Talep artırıldığında artırılan kısım için harç tamamlanır. Kanun yolu sınırları bakımından ise HMK m.341/3 ve m.362/2 uyarınca kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.
Faiz nasıl talep edilir?
Sabit bir orana değil kanuni faize dayandırılmalıdır. 3095 sayılı Kanun m.1, 7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle değiştirilmiş olup kanuni faiz, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden belirlenir; 30 Haziran oranı beş puan veya daha çok farklıysa yılın ikinci yarısında o oranın yüzde sekseni geçerli olur. Temerrüt için TBK m.117/1 uyarınca ihtar gerekir.
Talep artırımı ne zaman yapılır?
HMK m.109/4 uyarınca artırım aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Rapora itiraz edilmiş ve ek rapor bekleniyorsa artırımın bu sonuçtan sonraya bırakılması değerlendirilmelidir; hak tek kullanımlıktır.
Kısmi dava açmak kalan kısımdan feragat sayılır mı?
Hayır. HMK m.109/3, dava açılırken talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında kısmi dava açılmasının geri kalan kısımdan feragat edildiği anlamına gelmeyeceğini düzenler. Dilekçede fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunun yazılması tereddüdü önler.
Deliller nasıl gösterilir?
HMK m.119/1-(f), iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğinin belirtilmesini ister; dilekçenin sonunda toplu bir liste vermek bu şartı karşılamaz. m.121/1 ise elde bulunan belgelerin örnekleriyle dilekçeye eklenmesini ve başka yerlerden getirtilecek belgeler için bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer almasını zorunlu tutar.
Zararı nasıl hesaplarım?
Zarar, fonun mevzuata ve ilan edilen çerçeveye uygun yönetilmiş olması hâlinde tasfiyede oluşacak tutar ile fiilen ödenen tutar arasındaki farktır. Yatırılan tutar ile ödenen tutar arasındaki nominal fark tek başına bu anlamda zarar değildir; hesap, portföy dağılım raporları ve tasfiyeye esas hesaplamalar üzerinde bilirkişi incelemesiyle yapılır.
Serbest fonda hangi hükme dayanılır?
III-52.1 m.25/1 uyarınca serbest fonlarda Tebliğ’in 17 ilâ 24. maddelerindeki oransal sınırlamalar uygulanmaz. Bu fonlarda ölçü, fonun KAP sayfasında ilan ettiği yatırım stratejisi ve limitleridir; m.25/14 ayrıca kurucuyu ilan edilen bilgilerin doğruluğundan, güncelliğinden ve yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgilerden kaynaklanan zararlardan sorumlu tutar.
Zamanaşımı ne kadar?
Dayanılan hukuki sebebe göre değişir. Sözleşme ilişkisine dayanan taleplerde TBK m.146 uyarınca kural on yıl, m.147/5 uyarınca vekâlet sözleşmesinden doğan alacaklarda beş yıldır. Haksız fiile dayanan taleplerde TBK m.72/1 uyarınca öğrenmeden itibaren iki yıl ve her hâlde fiilden itibaren on yıl geçerlidir. Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlenmesine kadar zamanaşımı durur.
Dilekçe örneğini doğrudan kullanabilir miyim?
Örnek, uyarlanmak üzere hazırlanmış bir çerçevedir. İleri sürülecek aykırılık, fonun türüne ve portföy raporlarından çıkan bulgulara göre değişir; serbest fon ile serbest olmayan fonda dayanılacak hüküm farklıdır. Her dosyanın belgeleri, tarafları ve tutarları ayrı olduğundan metnin somut dosyaya göre yeniden kurulması gerekir.
İlgili Rehberler
- Tasfiyede param eksik geldi: ihtarname, arabuluculuk ve dava yolu
- Bilirkişi raporuna itiraz (HMK m.281)
- Belirsiz alacak davası kaldırıldı (HMK 107)
- 12. Yargı Paketi (7589 sayılı Kanun)
- KAP portföy dağılım raporu nasıl okunur?
- Fon tasfiyesinde zararımı kimden alırım?
- Fon mağdurları toplu dava açabilir mi?
- Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi
Dava şartını atlamayın
Arabuluculuk son tutanağı eklenmezse dava, dilekçe karşı tarafa tebliğe çıkarılmadan usulden reddedilebilir. Değerlendirme için: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Portföy raporlarınızdan çıkan bulguya göre hangi hükme dayanılacağını ve talebin nasıl kurulacağını birlikte belirleyelim. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik Sermaye Piyasası Hukuku ve yargılama usulü alanındadır.
Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi · 12. Yargı Paketi rehberi · Bu alandaki tüm rehberler


