Fon zararı davalarında zararın doğduğu tarih ile hükmün kesinleştiği tarih arasında çoğu kez yıllar geçer; bu sürede alacağın değerini koruyan tek kalem faizdir. 3095 sayılı Kanun m.1, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yeniden yazılmış olup kanuni faiz artık sabit bir yüzde değil, TCMB reeskont oranının yüzde sekseni olarak belirlenmektedir. Değişiklik, Anayasa Mahkemesinin 22/7/2025 tarihli iptal kararının ardından yapılmıştır. Faizin başlangıcı bakımından TBK m.117 belirleyicidir: haksız fiilde ihtar aranmaksızın fiil tarihinden itibaren faiz işler. TBK m.122 ise temerrüt faizini aşan zararın da istenebileceğini, ancak bunun davacının istemine bağlı olduğunu öngörür.
Faiz talebinizi doğru kurun
Talep edilmeyen faize hükmedilmez. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: Faiz talep edilmezse hükmedilmez
Kanuni faiz artık sabit değil. 3095 sayılı Kanunî Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun m.1, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla değiştirilmiş olup; faiz ödenmesi gereken hâllerde miktar sözleşme ile tespit edilmemişse ödemenin, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yapılacağını düzenler.
Haksız fiilde faiz fiil tarihinden işler. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.117, haksız fiilde fiilin işlendiği tarihte borçlunun temerrüde düşmüş olacağını belirtir; ayrıca ihtar aranmaz.
Aşkın zarar ayrıca istenebilir. TBK m.122, alacaklının temerrüt faizini aşan bir zarara uğraması hâlinde borçlunun, kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe bu zararı da gidermekle yükümlü olduğunu düzenler.
Fon Dosyalarında Faiz Neden Belirleyicidir?
Fon zararı davalarında zararın doğduğu tarih ile hükmün kesinleştiği tarih arasında çoğu kez yıllar geçer. Bu sürede alacağın değerini koruyan tek kalem faizdir.
Faizin belirlenmesinde üç soru öne çıkar. Faiz hangi tarihten itibaren işler? Hangi tür faiz uygulanır? Faiz alacağın değer kaybını karşılamıyorsa ne yapılabilir?
Bu soruların cevabı, dava dilekçesinde faiz talebinin nasıl kurulduğuna göre değişir. Talep edilmeyen faize hükmedilemez.
Bu yazı, fon dosyalarında uygulanacak faiz rejimini ve 2026 yılında yapılan değişikliği ele alır.
Yasal faiz oranındaki değişikliğin genel çerçevesi yasal faiz değişti: reeskont endekslemesi yazımızda ele alındı.
Faiz Türleri
Uygulamada karıştırılan üç kavram vardır ve bunların hukuki sonuçları farklıdır.
Akdî faiz, borcun vadesine kadar işleyen ve sözleşmeyle kararlaştırılan faizdir.
Temerrüt faizi, borçlunun temerrüde düşmesinden sonra işleyen faizdir.
Kanuni faiz ise oranın sözleşmeyle belirlenmediği hâllerde devreye giren orandır ve hem akdî faiz hem temerrüt faizi bakımından başvurulan ölçüttür.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.88/1, faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranının; sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirleneceğini düzenler.
Bu fıkradaki “faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat” ifadesi önemlidir: oran, dava tarihindeki değil borcun doğduğu tarihteki mevzuata göre belirlenir.
Sözleşmesel sınır bakımından m.88/2, sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranının, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamayacağını belirtir.
Bu hüküm bir tavan koyar: akdî faiz, kanuni faizin bir buçuk katını geçemez.
Faiz türleri ve dayanakları
| Tür | İşlediği dönem | Oran | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Akdî faiz | Vadeye kadar | Sözleşmeyle; kanuni faizin yüzde elli fazlasını aşamaz | TBK m.88 |
| Temerrüt faizi | Temerrütten sonra | Sözleşmeyle; kanuni faizin yüzde yüz fazlasını aşamaz | TBK m.120 |
| Kanuni faiz | Oran kararlaştırılmamışsa | Reeskont oranının yüzde sekseni | 3095 m.1 |
| Ticari avans faizi | Ticari işlerde temerrütten sonra | TCMB kısa vadeli avans faiz oranı | 3095 m.2 |
| Yabancı para faizi | Sözleşmede daha yüksek oran yoksa | Devlet bankalarının bir yıl vadeli mevduata ödediği en yüksek faiz | 3095 m.4/A |
Kanuni Faizde 2026 Değişikliği: 3095 m.1
Bu hüküm 2026 yılında yeniden yazılmıştır ve fon dosyalarını doğrudan etkiler.
3095 sayılı Kanun m.1, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunun 10. maddesiyle değiştirilmiştir.
Yeni hüküm; Türk Borçlar Kanunu ile Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hâllerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödemenin yıllık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yapılacağını düzenler.
Aynı madde bir ara güncelleme kuralı getirir: söz konusu reeskont oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan reeskont oranından beş puan veya daha çok farklı ise, yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur.
Bu düzenleme iki yönden önem taşır.
Birincisi, oran artık sabit bir yüzde değildir; Merkez Bankası reeskont oranına endekslidir.
İkincisi, yıl içinde beş puanlık fark ölçütüyle güncelleme yapılabilmektedir.
Hesaplama bakımından dikkat edilmesi gereken husus, ölçütün reeskont oranı olmasıdır; avans faiz oranı ayrı bir orandır ve m.2 bakımından uygulanır.
Kanuni faiz oranının belirlenmesi (3095 m.1)
| Aşama | Kural |
|---|---|
| Uygulama alanı | TBK ve TTK’ya göre faiz ödenmesi gereken ve miktarı sözleşmeyle tespit edilmemiş hâller |
| Ölçüt | TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranı |
| Oran | Bu reeskont oranının yüzde sekseni |
| Ara güncelleme şartı | 30 Haziran günkü oran, önceki 31 Aralık oranından beş puan veya daha çok farklıysa |
| Ara güncelleme sonucu | Yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde sekseni |
Değişikliğin Arka Planı: Anayasa Mahkemesi Kararı
Bu değişiklik bir iptal kararının ardından yapılmıştır.
Anayasa Mahkemesi, 22/7/2025 tarihli ve E.2024/24, K.2025/164 sayılı kararıyla 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesini “sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri” yönünden Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir.
Mahkeme, doğacak hukuki boşluğu gözeterek iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Karar 1 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Anayasa Mahkemesinin basın duyurusunda, iptale konu kuralın 5335 sayılı Kanunun 14. maddesiyle değiştirilen 1. madde olduğu belirtilmiştir.
İptal gerekçesinde, sabit oranın enflasyonist koşullarda paranın değer kaybını karşılamaya elverişli olmadığı ve bunun mülkiyet hakkı ile etkili başvuru hakkı bakımından sorun doğurduğu değerlendirilmiştir.
7589 sayılı Kanunla yapılan değişiklik, iptal hükmü yürürlüğe girmeden önce yasal boşluğu önlemeye yöneliktir.
Fon dosyaları bakımından bu gelişmenin iki sonucu vardır.
Birincisi, haksız fiile dayalı taleplerde uygulanacak oran artık değişken bir formüle bağlıdır.
İkincisi, iptal gerekçesindeki değer kaybı tartışması, aşkın zarar taleplerinin değerlendirilmesinde ayrıca gündeme gelebilir.
7589 sayılı Kanunun getirdiği diğer değişiklikler 12. Yargı Paketi rehberi yazımızda ele alındı.
Faiz Ne Zaman İşlemeye Başlar? TBK m.117
Faiz talebinin en kritik unsuru başlangıç tarihidir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.117, muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceğini düzenler.
Aynı madde ihtar gerekmeyen hâlleri de gösterir: borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlenmişse, bu günün geçmesiyle temerrüt gerçekleşir.
Aynı madde haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme bakımından özel kural getirir: haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur.
Aynı madde bir istisna öngörür: sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.
Fon dosyalarında bu kural belirleyicidir. Talep haksız fiile dayandırıldığında faiz, ihtar aranmaksızın fiil tarihinden itibaren istenebilir.
Buna karşılık talep sözleşmeye aykırılığa dayandırıldığında kural olarak ihtar gerekir.
Bu nedenle dava dilekçesinde hukuki sebebin kurulması, faiz başlangıcını da etkiler.
Talebin hukuki sebebe göre şekillenmesi fon zararı kısmi dava dilekçesi örneği yazımızda ele alındı.
Temerrüt anı ve faiz başlangıcı (TBK m.117)
| Hâl | Temerrüt anı | İhtar |
|---|---|---|
| Muaccel borç, vade belirlenmemiş | İhtar tarihi | Gerekir |
| İfa günü birlikte belirlenmiş | O günün geçmesi | Gerekmez |
| Sözleşmedeki hakka dayanan bildirimle belirlenmiş | O günün geçmesi | Gerekmez |
| Haksız fiil | Fiilin işlendiği tarih | Gerekmez |
| Sebepsiz zenginleşme | Zenginleşmenin gerçekleştiği tarih | Gerekmez |
| İyiniyetli sebepsiz zenginleşen | Bildirim tarihi | Gerekir |
Temerrüt Faizi Oranı: TBK m.120
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.120/1, uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranının; sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirleneceğini düzenler.
Sözleşmesel sınır bakımından m.120/2, sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranının, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacağını belirtir.
Bu tavan, akdî faiz için öngörülen yüzde elli sınırından farklıdır: temerrüt faizinde sınır iki kattır.
Akdî faizle ilişki bakımından m.120/3, akdî faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdî faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faizi oranı hakkında akdî faiz oranının geçerli olacağını düzenler.
Bu fıkra bir koruma sağlar: sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamış olsa bile, akdî faiz kanuni faizden yüksekse temerrüt faizi akdî faiz oranından hesaplanır.
3095 sayılı Kanun m.2 de aynı yönde bir kural içerir: temerrüt faizi miktarının sözleşmede kararlaştırılmamış olduğu hâllerde, akdî faiz miktarı anılan fıkralarda öngörülen miktarın üstünde ise temerrüt faizi akdî faiz miktarından az olamaz.
Ticari İşlerde Avans Faizi: 3095 m.2
Fon dosyalarının önemli bir kısmı ticari iş niteliği taşıdığından bu hüküm sıkça uygulanır.
3095 sayılı Kanun m.2, bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlunun, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça geçmiş günler için m.1’de belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecbur olduğunu düzenler.
Aynı madde ticari işler bakımından özel bir imkân tanır: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, yukarıda açıklanan miktardan fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticarî işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir.
Aynı madde ara güncelleme kuralını burada da öngörür: söz konusu avans faiz oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan avans faiz oranından beş puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur.
Bu hüküm iki şarta bağlıdır. Birincisi, işin ticari iş niteliği taşımasıdır. İkincisi, avans faiz oranının kanuni faiz oranından yüksek olmasıdır.
Uygulamada dikkat edilmesi gereken husus, avans faizinin talep edilmesi gereğidir: hâkim taleple bağlı olduğundan, avans faizi istenmemişse buna hükmedilmez.
Taleple bağlılık ilkesi yargılama ilkeleri ve yargılamanın ertelenmesi yazımızda ele alındı.
Ticari iş niteliğinin belirlenmesi, fon dosyalarında tarafların sıfatına göre değişir; kurumsal yatırımcı bakımından bu nitelik daha kolay kurulur.
Bileşik Faiz Yasağı: 3095 m.3 ve TBK m.121
3095 sayılı Kanun m.3, kanunî faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken mürekkep faiz yürütülemeyeceğini düzenler.
Aynı madde bir istisna saklı tutar: bu konuya ilişkin Türk Ticaret Kanunu hükümleri saklıdır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.121 de aynı yönde kural içerir: faiz veya irat borcunu ya da bağışladığı bir miktar parayı ödemekte temerrüde düşen borçlu, icra takibine girişildiği veya dava açıldığı günden başlayarak temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür.
Aynı madde, buna aykırı olarak yapılan anlaşmaların ceza koşulu hükümlerine tabi olacağını belirtir.
Aynı madde son olarak, temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemeyeceğini düzenler.
Bu hükümler birlikte okunduğunda ortaya çıkan kural şudur: faize faiz işletilemez; faiz alacağı bakımından temerrüt faizi ancak icra takibi veya dava tarihinden itibaren istenebilir.
Fon dosyalarında bu husus, geçmiş döneme ilişkin faiz alacaklarının talep edilmesinde gözetilmelidir.
Aşkın Zarar: TBK m.122
Enflasyonist dönemlerde en çok tartışılan kurum budur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.122, alacaklının temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olması hâlinde; borçlunun, kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe bu zararı da gidermekle yükümlü olduğunu düzenler.
Bu hükümde ispat yükü dağılımı dikkat çeker: alacaklı aşkın zararı ortaya koyar, borçlu ise kusursuzluğunu ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir.
Aynı madde usulî bir kolaylık da getirir: temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder.
Bu cümle ayrı dava açma yükünü kaldırır; ancak “davacının istemi üzerine” ifadesi talep şartını gösterir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararında da bu kuruma atıf yapılmış; karşı oyda, m.122’nin temerrüt faiziyle karşılanamayan aşkın zararın tazminine imkân veren bir düzenleme olduğu belirtilmiştir.
Fon dosyalarında aşkın zarar talebi, uzun yargılama sürelerinde alacağın değer kaybını karşılamaya yönelik olarak gündeme gelebilir.
Talebin dava dilekçesinde açıkça kurulması gerekir; HMK m.26 uyarınca hâkim talep sonuçlarıyla bağlıdır.
Talep artırımı ve ıslah imkânları ıslah ve talep artırımı yazımızda ele alındı.
Yabancı Para Borcunda Faiz: 3095 m.4/A
Portföyde yabancı para cinsinden varlık bulunan dosyalarda bu hüküm uygulanabilir.
3095 sayılı Kanun m.4/A, sözleşmede daha yüksek akdî veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hâllerde; yabancı para borcunun faizinde, Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağını düzenler.
Bu hüküm 14/11/1990 tarihli ve 3678 sayılı Kanunla eklenmiştir.
Uygulamada iki husus önem taşır. Birincisi, ölçütün Devlet bankalarının bir yıl vadeli mevduat faizi olmasıdır. İkincisi, sözleşmede daha yüksek bir oran kararlaştırılmışsa onun geçerli olmasıdır.
Diğer kanunlardaki faizler bakımından m.4, diğer kanunların bu Kanunda öngörülen orandan fazla temerrüt faizi ödenmesine ilişkin hükümlerinin saklı olduğunu belirtir.
Bu hüküm, özel kanunlardaki daha yüksek faiz oranlarının uygulanmasına imkân tanır.
Ticari İşlerde Faiz: TTK m.8-10
Fon uyuşmazlıklarının önemli bir kısmı ticari iş niteliği taşıdığından, Türk Ticaret Kanunu’ndaki özel hükümler de devreye girer.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.8/1, ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceğini düzenler.
Bu hüküm, Türk Borçlar Kanunu’ndaki oran sınırlarından ayrılır: ticari işlerde oran serbestisi esastır.
Bileşik faiz bakımından m.8/2, üç aydan aşağı olmamak üzere faizin anaparaya eklenerek birlikte tekrar faiz yürütülmesi şartının; yalnız cari hesaplarla, her iki taraf bakımından da ticari iş niteliğinde olan ödünç sözleşmelerinde geçerli olacağını belirtir.
Aynı fıkra bir sınır koyar: bu fıkra, sözleşenleri tacir olmayanlara uygulanmaz.
Bu hüküm, 3095 sayılı Kanun m.3’teki mürekkep faiz yasağının Türk Ticaret Kanunu bakımından saklı tutulan istisnasını oluşturur.
Koruyucu hükümler bakımından m.8/3, tüketicinin korunmasına ilişkin hükümlerin saklı olduğunu belirtir.
Yaptırım bakımından m.8/4, bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına aykırı olarak işletilen faizin yok hükmünde olduğunu düzenler.
Bu yaptırım ağırdır: aykırı bileşik faiz geçersiz değil, yok hükmündedir.
Uygulanacak hükümler bakımından m.9, ticari işlerde kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağını belirtir.
Bu atıf, 3095 sayılı Kanun’a yönelir.
Faizin başlangıcı bakımından m.10, aksine sözleşme yoksa ticari bir borcun faizinin; vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlayacağını düzenler.
Bu hüküm Türk Borçlar Kanunu m.117 ile birlikte okunmalıdır: haksız fiile dayalı taleplerde fiil tarihi, sözleşmeye dayalı ticari borçlarda ise vade veya ihtar tarihi esas alınır.
Ticari işlerde faiz hükümleri (TTK m.8-10)
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Oran | Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir | m.8/1 |
| Bileşik faiz | Üç aydan aşağı olmamak üzere; yalnız cari hesaplarda ve iki taraf için ticari iş niteliğindeki ödünç sözleşmelerinde | m.8/2 |
| Tacir olmayanlar | Bileşik faiz hükmü uygulanmaz | m.8/2 |
| Tüketici | Tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklıdır | m.8/3 |
| Aykırılığın sonucu | Aykırı işletilen faiz yok hükmündedir | m.8/4 |
| Uygulanacak hükümler | Kanuni, anapara ve temerrüt faizinde ilgili mevzuat | m.9 |
| Başlangıç | Vadenin bitimi; vade yoksa ihtar günü | m.10 |
Fon dosyalarında tarafların sıfatı bu hükümlerin uygulanmasını belirler. Kurumsal yatırımcı ile kurucu arasındaki ilişkide ticari iş niteliği kolaylıkla kurulurken, bireysel yatırımcı bakımından ayrıca değerlendirme gerekir.
Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk rejimi ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk yazımızda ele alındı.
İcra Takibinde Faiz
Faiz yalnız dava aşamasında değil, takip aşamasında da talep edilir.
Takip talebinde faizin türü, oranı ve işlemeye başladığı gün gösterilmelidir. Bu unsurların eksik gösterilmesi, itiraz üzerine sorun doğurabilir.
İlamsız takipte faiz talebi takip talebinde yer alır; ilamlı takipte ise ilamda hükmedilen faiz esas alınır.
Bu nedenle dava dilekçesindeki faiz talebinin doğru kurulması, sonraki takip aşamasını da belirler.
İlamlı takip rejimi ilamlı icra ve tahsil yazımızda ele alındı.
İtirazın iptali davasında da faiz talebi ayrıca kurulur; bu rejim itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı yazımızda ele alındı.
Zamanaşımı bakımından faiz alacakları ayrı bir süreye tabidir ve bu husus talebin kurulmasında gözetilmelidir; zamanaşımı rejimi fon zararında zamanaşımı yazımızda ele alındı.
Faiz Talebinin Dilekçede Kurulması
Faiz rejiminin pratik sonucu dilekçede görünür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.26/1, hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğunu; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceğini düzenler.
Bu kural faiz bakımından üç sonuç doğurur.
Birincisi, faiz talep edilmemişse hükmedilmez.
İkincisi, talep edilen faiz türünden başka bir türe hükmedilmez.
Üçüncüsü, talep edilen tarihten önceki bir tarihten itibaren faize hükmedilmez.
Bu nedenle dilekçede dört unsurun açıkça gösterilmesi gerekir: faizin türü, başlangıç tarihi, dayanağı ve varsa aşkın zarar talebi.
Faiz talebinde gösterilecek unsurlar
| Unsur | Açıklama | Dayanak |
|---|---|---|
| Faizin türü | Kanuni faiz, ticari avans faizi veya sözleşmesel faiz | 3095 m.1, m.2; TBK m.120 |
| Başlangıç tarihi | Haksız fiilde fiil tarihi; sözleşmede ihtar veya vade | TBK m.117 |
| Hukuki sebep | Talebin haksız fiile mi sözleşmeye mi dayandığı | TBK m.117 |
| Ticari iş niteliği | Avans faizi talep edilecekse ayrıca belirtilmeli | 3095 m.2 |
| Aşkın zarar | Talep edilmezse hükmedilmez | TBK m.122 |
| Talep artırımı | Artırılan kısım için faiz de ayrıca istenmeli | HMK m.26 |
Fon Dosyasında Uygulama
Talep türüne göre faiz
| Talep | Faiz başlangıcı | Faiz türü |
|---|---|---|
| Haksız fiile dayalı tazminat | Fiil tarihi | Kanuni faiz; ticari işse avans faizi |
| Sözleşmeye aykırılığa dayalı tazminat | İhtar veya vade | Sözleşmesel faiz yoksa kanuni faiz |
| Katılma payı bedelinin iadesi | İhtar veya dava tarihi | Kanuni faiz |
| Örtülü kazanç aktarımında iade | Kanunda kanuni faiz öngörülmüştür | Kanuni faiz |
| Yabancı para cinsinden alacak | Temerrüt tarihi | Devlet bankalarının bir yıl vadeli mevduat faizi |
| Uzun yargılamada değer kaybı | Talep üzerine | Aşkın zarar |
Dördüncü satır bakımından, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.21/4, kazanç aktarımının Kurulca tespiti hâlinde aktarılan tutarın kanuni faizi ile birlikte iadesinin talep edileceğini öngörür.
Bu rejim örtülü kazanç aktarımı ve ilişkili taraf işlemleri yazımızda ele alındı.
Altıncı satır ise talep şartına bağlıdır ve dava dilekçesinde ayrıca kurulmalıdır.
Faiz Talebi İçeren Dilekçe Bölümü Örneği
Aşağıdaki metin, tazminat davasında faiz talebinin kurulmasına yönelik çerçevedir.
[ ] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
DAVACI: [Ad Soyad] — [TC Kimlik No]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
DAVALILAR: [Kurucu portföy yönetim şirketi], [portföy saklayıcısı]
KONU: Fon zararının faiziyle birlikte tazmini talebimizdir.
AÇIKLAMALAR
1. Müvekkil, [fon adı ve kodu] unvanlı fonun katılma paylarını [tarih] tarihinde [tutar] TL bedelle edinmiştir. Dava konusu zarar, davalıların [tarih] tarihli işlemleri sebebiyle doğmuştur.
Temerrüt anı — Türk Borçlar Kanunu m.117
Anılan madde, haksız fiilde fiilin işlendiği tarihte borçlunun temerrüde düşmüş olacağını öngörmektedir. Müvekkilin zararı davalıların [tarih] tarihli işlemlerinden doğduğundan faiz bu tarihten itibaren istenmektedir. Ayrıca ihtar şartı aranmaz.
Uygulanacak faiz oranı — 3095 sayılı Kanun m.1
Anılan madde, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla değiştirilmiş olup; Türk Borçlar Kanunu ile Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hâllerde miktar sözleşme ile tespit edilmemişse ödemenin, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yapılacağını öngörmektedir.
Ticari işlerde avans faizi — 3095 sayılı Kanun m.2
Anılan madde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranının 1. maddedeki orandan fazla olması hâlinde, arada sözleşme olmasa bile ticarî işlerde temerrüt faizinin bu oran üzerinden istenebileceğini öngörmektedir. İşbu uyuşmazlık ticari iş niteliğinde olduğundan avans faizi talep edilmektedir.
Aşkın zarar — Türk Borçlar Kanunu m.122
Anılan madde, alacaklının temerrüt faizini aşan bir zarara uğraması hâlinde borçlunun kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe bu zararı da gidermekle yükümlü olduğunu; temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa davacının istemi üzerine hâkimin esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmedeceğini öngörmektedir. Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla aşkın zarar talebimiz de ileri sürülmektedir.
HUKUKİ SEBEPLER: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.88, m.117, m.120, m.121, m.122; 3095 sayılı Kanunî Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun m.1, m.2, m.3, m.4, m.4/A; 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Müvekkile ait hesap ekstresi ve işlem dekontları; fon portföy dağılım raporları; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası reeskont ve avans faiz oranlarına ilişkin veriler; bilirkişi incelemesi; her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla [tutar] TL zararın [tarih] tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline; temerrüt faizini aşan zarar bakımından aşkın zarar talebimizin kabulüne; yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini vekâleten talep ederiz.
Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]
Faiz türü, başlangıç tarihi ve aşkın zarar talebi açıkça gösterilmelidir; aksi hâlde hâkim taleple bağlı olduğundan bunlara hükmedilemez.
Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, faiz talebini dilekçede kurmamaktır. HMK m.26/1, hâkimin talep sonuçlarıyla bağlı olduğunu öngörür.
İkinci hata, haksız fiile dayalı talepte faizi dava tarihinden istemektir. TBK m.117, haksız fiilde fiilin işlendiği tarihte temerrüdün gerçekleşeceğini belirtir.
Üçüncü hata, ticari işlerde avans faizini talep etmemektir. 3095 m.2, avans faiz oranının yüksek olması hâlinde bu oranın istenebileceğini öngörür; ancak talep şarttır.
Dördüncü hata, reeskont oranı yerine avans oranını esas alarak kanuni faiz hesaplamaktır. 3095 m.1 kanuni faizde reeskont oranını, m.2 ise ticari işlerde avans oranını ölçüt alır.
Beşinci hata, kanuni faizin hâlâ sabit bir yüzde olduğunu varsaymaktır. 3095 m.1, 7589 sayılı Kanunla değiştirilmiş ve oran reeskont oranına endekslenmiştir.
Altıncı hata, faize faiz yürütülebileceğini sanmaktır. 3095 m.3 mürekkep faiz yasağını, TBK m.121 ise temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemeyeceğini öngörür.
Yedinci hata, aşkın zararın kendiliğinden hükme dâhil edileceğini düşünmektir. TBK m.122, bu hükmü davacının istemine bağlar.
Sekizinci hata, sözleşmesel faiz sınırlarını gözden kaçırmaktır. TBK m.88/2 akdî faizde yüzde elli, m.120/2 temerrüt faizinde yüzde yüz sınırı öngörür.
Dokuzuncu hata, oranı dava tarihindeki mevzuata göre belirlemektir. TBK m.88/1 ve m.120/1, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuatı esas alır.
Onuncu hata, talep artırımında faiz talebini yenilememektir. Artırılan kısım bakımından faiz de ayrıca istenmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kanuni faiz oranı nasıl belirlenir?
3095 sayılı Kanun m.1, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla değiştirilmiş olup; faiz ödenmesi gereken ve miktarı sözleşmeyle tespit edilmemiş hâllerde ödemenin, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yapılacağını düzenler.
Yıl içinde oran değişebilir mi?
3095 m.1, reeskont oranının 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan orandan beş puan veya daha çok farklı olması hâlinde, yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde sekseninin geçerli olacağını düzenler.
Bu değişikliğin sebebi nedir?
Anayasa Mahkemesi 22/7/2025 tarihli ve E.2024/24, K.2025/164 sayılı kararıyla 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesini sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri yönünden iptal etmiş ve iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Karar 1 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Haksız fiilde faiz ne zaman başlar?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.117, haksız fiilde fiilin işlendiği tarihte borçlunun temerrüde düşmüş olacağını düzenler; bu hâlde ayrıca ihtar aranmaz.
Sözleşmeye aykırılıkta faiz ne zaman başlar?
TBK m.117, muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceğini; ifa günü birlikte belirlenmişse o günün geçmesiyle temerrüdün gerçekleşeceğini düzenler.
Akdî faiz oranında sınır var mıdır?
TBK m.88/2, sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranının, kanuni faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamayacağını düzenler.
Temerrüt faizi oranında sınır var mıdır?
TBK m.120/2, sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranının, kanuni faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacağını düzenler.
Sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ne olur?
TBK m.120/3, akdî faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdî faiz oranı kanuni faiz oranından fazla ise, temerrüt faizi oranı hakkında akdî faiz oranının geçerli olacağını düzenler.
Ticari işlerde hangi faiz istenebilir?
3095 m.2, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranının 1. maddedeki orandan fazla olması hâlinde, arada sözleşme olmasa bile ticarî işlerde temerrüt faizinin bu oran üzerinden istenebileceğini düzenler.
Kanuni faizde reeskont mu avans oranı mı esas alınır?
3095 m.1 kanuni faizde reeskont oranını esas alır; avans faiz oranı ise m.2 uyarınca ticari işlerde temerrüt faizi bakımından uygulanır. İki oran farklıdır.
Faize faiz yürütülebilir mi?
Hayır. 3095 m.3, kanunî faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken mürekkep faiz yürütülemeyeceğini; TBK m.121 ise temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemeyeceğini düzenler.
Faiz alacağı için temerrüt faizi ne zaman işler?
TBK m.121, faiz veya irat borcunu ödemekte temerrüde düşen borçlunun, icra takibine girişildiği veya dava açıldığı günden başlayarak temerrüt faizi ödemekle yükümlü olduğunu düzenler.
Temerrüt faizi zararı karşılamazsa ne yapılabilir?
TBK m.122, alacaklının temerrüt faizini aşan bir zarara uğraması hâlinde borçlunun, kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe bu zararı da gidermekle yükümlü olduğunu düzenler.
Aşkın zarar için ayrı dava açmak gerekir mi?
TBK m.122, temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa davacının istemi üzerine hâkimin esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmedeceğini düzenler.
Yabancı para borcunda hangi faiz uygulanır?
3095 m.4/A, sözleşmede daha yüksek akdî veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hâllerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağını düzenler.
Özel kanunlardaki daha yüksek faiz oranları uygulanır mı?
3095 m.4, diğer kanunların bu Kanunda öngörülen orandan fazla temerrüt faizi ödenmesine ilişkin hükümlerinin saklı olduğunu düzenler.
Faiz oranı hangi tarihe göre belirlenir?
TBK m.88/1 ve m.120/1, oranın sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirleneceğini düzenler.
Faiz talep edilmezse hükmedilir mi?
Hayır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.26/1, hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğunu ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceğini düzenler.
İlgili Rehberler
- Yasal faiz değişti: reeskont endekslemesi
- 12. Yargı Paketi rehberi
- Fon zararı kısmi dava dilekçesi örneği
- Islah ve talep artırımı
- Fon zararında zamanaşımı
- Örtülü kazanç aktarımı ve ilişkili taraf işlemleri
- Yargılama ilkeleri ve yargılamanın ertelenmesi
- Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi
Kanuni faiz artık sabit değil
Oran reeskont oranına endekslendi. Değerlendirme için: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Faiz türünü ve başlangıç tarihini birlikte belirleyelim. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik borçlar hukuku ve yargılama usulü alanındadır.
Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi · 12. Yargı Paketi rehberi · Tüm hukuk dalları


