Fon zararı davalarında sorumluluğun kaynağı haksız fiil veya sözleşmeye aykırılık olabilir ve bu tercih ispat yükünü doğrudan belirler. TBK m.50, haksız fiilde zarar göreni hem zararı hem kusuru ispat yükü altına sokar. Buna karşılık m.112, sözleşmeye aykırılıkta borçlunun kusursuzluğunu ispat etmedikçe sorumlu olacağını öngörür; kusur karine olarak kabul edilir. m.50/2 ise zararın miktarı tam ispat edilemediğinde hâkime hakkaniyete uygun belirleme yetkisi tanır. Çok taraflı fon dosyalarında m.61, aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumluluğu da müteselsil sayar; m.115 ise izne tabi faaliyetlerde sorumsuzluk kayıtlarını hükümsüz kılar.
Sorumluluk dayanağınız hangisi?
İspat yükü rejime göre değişir. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: İspat yükü iki rejimde ters yönde işler
Haksız fiilde kusuru davacı ispat eder. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.50, zarar görenin zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğunu düzenler.
Sözleşmeye aykırılıkta kusursuzluğu borçlu ispat eder. m.112, borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlunun, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğunu belirtir.
Zarar tam ispat edilemezse hâkim belirler. m.50, uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyeceğini düzenler.
Fon Davasının Hukuki Temeli Nasıl Kurulur?
Fon zararı davalarında sorumluluğun kaynağı iki ayrı rejimden doğabilir: haksız fiil veya sözleşmeye aykırılık.
Bu tercih yalnız teorik değildir. İspat yükünün kimde olacağı, zamanaşımı süresi ve faiz başlangıcı bu tercihe göre değişir.
Uygulamada her iki rejim çoğu kez birlikte ileri sürülür; hukuki nitelendirme ise hâkime aittir.
Bu yazı, fon dosyalarında sorumluluğun unsurlarını ve iki rejim arasındaki farkları ele alır.
Hukukun resen uygulanması ilkesi yargılama ilkeleri ve yargılamanın ertelenmesi yazımızda ele alındı.
Haksız Fiil Sorumluluğunun Unsurları: TBK m.49
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.49/1, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu düzenler.
Bu fıkrada dört unsur yer alır: fiil, hukuka aykırılık, kusur ve zarar. Bunlara illiyet bağı eklenir.
m.49/2 ayrı bir sorumluluk kaynağı öngörür: zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Bu fıkra iki şart arar: ahlaka aykırılık ve kasıt. Hukuka aykırılık unsuru burada ahlaka aykırılıkla ikame edilir.
Fon dosyalarında hukuka aykırılık unsuru çoğu kez mevzuat hükümlerinden çıkarılır: sermaye piyasası mevzuatındaki yükümlülüklere aykırılık bu unsuru karşılayabilir.
Portföy yönetim şirketinin yükümlülükleri portföy yönetim şirketinin yükümlülükleri ve sorumluluğu yazımızda ele alındı.
Haksız fiilin unsurları
| Unsur | İçerik | Dayanak |
|---|---|---|
| Fiil | Zarar veren davranış; ihmal de olabilir | m.49/1 |
| Hukuka aykırılık | Bir hukuk kuralının ihlali; kasten ahlaka aykırılık da yeterlidir | m.49/1, m.49/2 |
| Kusur | Kast veya ihmal | m.49/1 |
| Zarar | Malvarlığında azalma veya artışın engellenmesi | m.49/1 |
| İlliyet bağı | Fiil ile zarar arasındaki uygun nedensellik | Genel hükümler |
İspat Yükü ve Zararın Belirlenmesi: TBK m.50
Bu madde fon dosyalarında ispat stratejisini belirler.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.50/1, zarar görenin zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğunu düzenler.
Bu kural haksız fiil rejiminin temel özelliğidir: kusur karine olarak kabul edilmez, davacı tarafından ispatlanır.
m.50/2 ise önemli bir kolaylık getirir: uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.
Bu fıkra iki ölçüt öngörür: olayların olağan akışı ve zarar görenin aldığı önlemler.
Fon dosyalarında bu hüküm değerli bir dayanaktır. Zararın varlığı ortaya konulduğu hâlde miktarın kesin hesabı mümkün değilse, hâkim hakkaniyete uygun belirleme yapabilir.
Bu imkân, zararın varlığını ispat yükünü ortadan kaldırmaz; yalnız miktarın belirlenmesine ilişkindir.
İspat ve delil rejimi fon davasında ispat ve deliller yazımızda ele alındı.
Tazminatın Belirlenmesi ve İndirilmesi
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.51/1, hâkimin tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini; durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceğini düzenler.
m.51/2, tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse borçlunun güvence göstermekle yükümlü olduğunu belirtir.
İndirim sebepleri bakımından m.52/1, zarar görenin; zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış olması hâlinde hâkimin tazminatı indirebileceğini veya tamamen kaldırabileceğini düzenler.
Bu fıkrada üç indirim sebebi sayılır: razı olma, zararın doğmasında veya artmasında etkili olma ve yükümlünün durumunu ağırlaştırma.
İkinci sebep fon dosyalarında sıkça tartışılır: yatırımcının kendi davranışının zararın doğmasına veya artmasına etkisi ileri sürülebilir.
Bu savunmaya karşı, kuruluşun mevzuattan doğan yükümlülüklerinin yatırımcının davranışından bağımsız olduğu ve uygunluk ile yerindelik değerlendirmesinin kuruluşa ait olduğu ortaya konulur.
Uygunluk ve yerindelik testleri emir kayıtları ve yerindelik testi yazımızda ele alındı.
m.52/2, zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsünün; tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olması ve hakkaniyetin de gerektirmesi hâlinde hâkimin tazminatı indirebileceğini düzenler.
Bu hüküm gerçek kişiler bakımından uygulama alanı bulur.
Müteselsil Sorumluluk: TBK m.61-62
Fon dosyalarının çok taraflı yapısı bu hükümleri merkezî kılar.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.61, birden çok kişinin birlikte bir zarara sebebiyet vermeleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olmaları hâlinde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağını düzenler.
Bu maddede iki ayrı hâl vardır. Birincisi birlikte sebebiyet vermedir. İkincisi ise aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumluluktur.
İkinci hâl fon dosyaları bakımından belirleyicidir: kurucu sözleşmeye aykırılıktan, saklayıcı kendi yükümlülüğünden, aracı kuruluş ise başka bir sebepten sorumlu olabilir; zarar aynı olduğunda müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanır.
Alacaklı bakımından sonuç şudur: sorumlulardan dilediğine, dilediği miktar için başvurulabilir.
İç ilişki bakımından m.62/1, tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında; bütün durum ve koşulların, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığının ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğunun göz önünde tutulacağını düzenler.
m.62/2, tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişinin; bu fazla ödemesi için diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip olduğunu ve zarar görenin haklarına halef olacağını belirtir.
Bu hüküm, davalı kuruluşun diğer sorumlulara davayı ihbar etmesinin pratik temelini oluşturur.
Davanın ihbarı ve rücu ilişkisi davanın ihbarı, müdahale ve bekletici mesele yazımızda ele alındı.
Adam Çalıştıranın Sorumluluğu: TBK m.66
Kurumsal yapılarda çalışan fiilinden doğan sorumluluk bu maddeye dayanır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.66/1, adam çalıştıranın; çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlü olduğunu düzenler.
Kurtuluş kanıtı bakımından m.66/2, adam çalıştıranın; çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmayacağını belirtir.
Bu fıkra dört alanda özen gösterildiğinin ispatını arar: seçme, talimat verme, gözetim ve denetim.
İşletme sorumluluğu bakımından m.66/3 daha ağır bir rejim öngörür: bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür.
Bu fıkra fon dosyalarında ayrı bir dayanak oluşturur: kuruluşun iç kontrol ve risk yönetim düzeninin elverişliliği tartışma konusu yapılabilir.
Rücu bakımından m.66/4, adam çalıştıranın ödediği tazminat için zarar veren çalışana ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu hakkına sahip olduğunu düzenler.
Tehlike Sorumluluğu: TBK m.71
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.71/1, önemli ölçüde tehlike arz eden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde bu zarardan işletme sahibinin ve varsa işletenin müteselsilen sorumlu olduğunu düzenler.
Tanım bakımından m.71/2; bir işletmenin mahiyeti veya faaliyette kullanılan malzeme, araçlar ya da güçler göz önünde tutulduğunda, bu işlerde uzman bir kişiden beklenen tüm özenin gösterilmesi durumunda bile sıkça veya ağır zararlar doğurmaya elverişli olduğu sonucuna varılırsa, bunun önemli ölçüde tehlike arz eden bir işletme olduğunun kabul edileceğini belirtir.
Aynı fıkra, herhangi bir kanunda benzeri tehlikeler arz eden işletmeler için özel bir tehlike sorumluluğu öngörülmüşse bu işletmenin de önemli ölçüde tehlike arz eden işletme sayılacağını öngörür.
Aynı fıkra ayrıca, belirli bir tehlike hâli için öngörülen özel sorumluluk hükümlerinin saklı olduğunu belirtir.
Bu rejimin özelliği kusur aranmamasıdır; sorumluluk tehlikenin gerçekleşmesine bağlanır.
Finansal kuruluşlar bakımından bu hükmün uygulanıp uygulanmayacağı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir ve tartışmalıdır.
Hukuka Aykırılığı Kaldıran Hâller: TBK m.63
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.63/1, kanunun verdiği yetkiye dayanan ve bu yetkinin sınırları içinde kalan bir fiilin, zarara yol açsa bile hukuka aykırı sayılmayacağını düzenler.
m.63/2 diğer hâlleri sayar: zarar görenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar, zarar verenin davranışının haklı savunma niteliği taşıması, yetkili kamu makamlarının müdahalesinin zamanında sağlanamayacak olması durumunda kişinin hakkını kendi gücüyle koruması ve zorunluluk hâlleri.
Fon dosyalarında bu maddenin uygulanması iki noktada gündeme gelebilir.
Birincisi, kuruluşun işlemi kanunun verdiği yetkiye dayanarak yaptığı savunmasıdır. Bu savunma bakımından yetkinin sınırları içinde kalınıp kalınmadığı incelenir.
İkincisi, yatırımcının rızası iddiasıdır. Bu iddia, imzalanan belgelerdeki risk açıklamalarına dayandırılır.
Ancak rızanın hukuka aykırılığı kaldırması için, rızaya konu riskin açık ve anlaşılabilir biçimde ortaya konulmuş olması gerekir; belgenin imzalanmış olması tek başına yeterli sayılmaz.
Belgelerdeki açıklama standardı izahname ve kamuyu aydınlatma sorumluluğu yazımızda ele alındı.
Sözleşmeye Aykırılıkta Sorumluluk: TBK m.112-116
İkinci rejim burada düzenlenmiştir ve ispat yükü bakımından haksız fiilden ayrılır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.112, borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlunun; kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğunu düzenler.
Bu hüküm kusuru karine olarak kabul eder: alacaklı kusuru ispat etmez, borçlu kusursuzluğunu ispat eder.
Fon dosyalarında bu fark belirleyicidir. Talep sözleşmeye aykırılığa dayandırıldığında, yatırımcının kuruluşun kusurunu ayrıca ispat etmesi gerekmez.
Sorumluluğun kapsamı bakımından m.114/1, borçlunun genel olarak her türlü kusurdan sorumlu olduğunu; sorumluluğun kapsamının işin özel niteliğine göre belirleneceğini düzenler.
Aynı madde, işin özellikle borçlu için bir yarar sağlamaması hâlinde sorumluluğun daha hafif olarak değerlendirileceğini belirtir.
Aynı madde ayrıca, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla uygulanacağını öngörür.
Bu atıf önemlidir: tazminatın belirlenmesi ve indirilmesine ilişkin kurallar sözleşmesel sorumlulukta da uygulanır.
Sorumsuzluk Anlaşmaları: TBK m.115-116
Sözleşmelerdeki sorumsuzluk kayıtlarının geçerliliği bu maddelerde sınırlanmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.115/1, borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşmanın kesin olarak hükümsüz olduğunu düzenler.
m.115/2, borçlunun alacaklı ile hizmet sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir borç sebebiyle sorumlu olmayacağına ilişkin olarak önceden yaptığı her türlü anlaşmanın kesin olarak hükümsüz olduğunu belirtir.
m.115/3 fon dosyaları bakımından doğrudan uygulanabilir: uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat ancak kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma hükümsüzdür.
Portföy yönetimi faaliyeti Kurul izniyle yürütülen bir faaliyet olduğundan, bu fıkra kapsamında değerlendirme yapılabilir.
Yardımcı kişiler bakımından m.116/1, borçlunun; borcun ifasını veya bir borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını, birlikte yaşadığı kişiler ya da yanında çalışanlar gibi yardımcılarına kanuna uygun surette bırakmış olsa bile, onların işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlü olduğunu düzenler.
Bu hüküm adam çalıştıranın sorumluluğundan farklıdır: burada kurtuluş kanıtı öngörülmemiştir.
m.116/2, yardımcı kişilerin fiilinden doğan sorumluluğun önceden yapılan bir anlaşmayla tamamen veya kısmen kaldırılabileceğini belirtir; ancak aynı madde, izne tabi faaliyetler bakımından sınır getirir.
İki sorumluluk rejiminin karşılaştırması
| Konu | Haksız fiil | Sözleşmeye aykırılık |
|---|---|---|
| Kusurun ispatı | Zarar gören ispat eder | Borçlu kusursuzluğunu ispat eder |
| Dayanak | m.49, m.50 | m.112 |
| Yardımcı kişi | Adam çalıştıranın kurtuluş kanıtı vardır | Kurtuluş kanıtı öngörülmemiştir |
| Yardımcı kişi dayanağı | m.66 | m.116 |
| Temerrüt anı | Fiil tarihi | İhtar veya vade |
| Zamanaşımı | İki ve on yıl | Genel hükümlere göre |
| Sorumsuzluk kaydı | Genel hükümler | Ağır kusurda kesin hükümsüz; izne tabi faaliyette hafif kusurda da |
Zamanaşımı ve Ceza Hâkiminin Kararının Etkisi
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.72/1, tazminat isteminin; zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağını düzenler.
Aynı fıkra bir uzatma öngörür: tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa bu zamanaşımı uygulanır.
Bu hüküm fon dosyalarında önem taşır: fiil aynı zamanda sermaye piyasası suçu oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımı uygulanabilir.
Zamanaşımı rejimi fon zararında zamanaşımı yazımızda ele alındı.
Ceza mahkemesi kararının etkisi bakımından m.74, hâkimin; zarar verenin kusurunun olup olmadığı ve ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı olmadığını düzenler.
Aynı madde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararının da hukuk hâkimini bağlamayacağını belirtir.
Bu hüküm, ceza dosyasındaki beraat kararının hukuk davasını sonlandırmayacağını gösterir.
Geçici ödeme bakımından m.76, zarar görenin iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde hâkimin, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebileceğini düzenler.
Aynı madde, davalının yaptığı geçici ödemelerin hükmedilen tazminata mahsup edileceğini; tazminata hükmedilmezse hâkimin, davacının aldığı geçici ödemeleri yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar vereceğini belirtir.
Bu kurum iki şarta bağlıdır: inandırıcı kanıt ve ekonomik durumun gerektirmesi.
Fon Dosyasında Rejim Seçimi
İddiaya göre dayanak
| İddia | Rejim | Dayanak |
|---|---|---|
| Portföy sınırlamalarının aşılması | Her iki rejim | m.49, m.112 |
| Uygunluk testinin yapılmaması | Sözleşmeye aykırılık ağırlıklı | m.112 |
| Yanlış veya eksik bilgilendirme | Her iki rejim; ayrıca belge sorumluluğu | m.49, m.112 |
| Çalışanın fiili | Haksız fiilde kurtuluş kanıtı var | m.66, m.116 |
| Birden çok kuruluşun sorumluluğu | Müteselsil sorumluluk | m.61 |
| Zararın miktarı kesin hesaplanamıyor | Hâkim hakkaniyete göre belirler | m.50/2 |
| Sözleşmede sorumsuzluk kaydı var | Kayıt hükümsüz olabilir | m.115 |
| Yatırımcının davranışı ileri sürülüyor | İndirim sebebi olarak tartışılır | m.52/1 |
İkinci satır bakımından not edilmelidir: yükümlülük sözleşmeden değil doğrudan mevzuattan doğuyorsa, aynı fiil haksız fiil sorumluluğunu da doğurabilir.
Altıncı satır ise dava stratejisinde kullanılır: zararın varlığı ortaya konulduğunda, miktarın kesin hesabındaki güçlük tek başına ret sebebi oluşturmaz.
Sorumluluk Dayanaklarını İçeren Dilekçe Bölümü Örneği
Aşağıdaki metin, tazminat davasında sorumluluk dayanaklarının kurulmasına yönelik çerçevedir.
[ ] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
DAVACI: [Ad Soyad] — [TC Kimlik No]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
DAVALILAR: 1) [Kurucu portföy yönetim şirketi] 2) [Portföy saklayıcısı] 3) [Satışa aracılık eden kuruluş]
KONU: Fon zararının tazmini talebimizdir.
AÇIKLAMALAR
1. Müvekkil, [fon adı ve kodu] unvanlı fonun katılma paylarını [tarih] tarihinde [tutar] TL bedelle edinmiştir. Davalıların aşağıda açıklanan işlem ve ihmalleri sebebiyle müvekkil [tutar] TL zarara uğramıştır.
2. [Somut vakıalar: hangi işlem, hangi tarihte, hangi yükümlülüğe aykırı olarak yapılmıştır; zarar nasıl doğmuştur. Dayanak belgeler gösterilir.]
Sözleşmeye aykırılıktan sorumluluk — Türk Borçlar Kanunu m.112
Anılan madde, borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlunun kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğunu öngörmektedir. Davalılar, üstlendikleri edimleri gereği gibi ifa etmemiş olup kusursuzluklarını ispat yükü kendilerine aittir.
Haksız fiil sorumluluğu — Türk Borçlar Kanunu m.49
Anılan maddenin birinci fıkrası, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu öngörmektedir. Davalıların sermaye piyasası mevzuatından doğan yükümlülüklerine aykırı davranışları hukuka aykırılık unsurunu oluşturmaktadır.
Müteselsil sorumluluk — Türk Borçlar Kanunu m.61
Anılan madde, birden çok kişinin birlikte bir zarara sebebiyet vermeleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olmaları hâlinde haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağını öngörmektedir. Davalılar aynı zarardan sorumlu olduklarından sorumlulukları müteselsildir.
İşletme sorumluluğu — Türk Borçlar Kanunu m.66
Anılan maddenin üçüncü fıkrası, bir işletmede adam çalıştıranın, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlü olduğunu öngörmektedir. Davalı kuruluşların iç kontrol ve risk yönetim düzenlerinin elverişliliğine ilişkin belgelerin dosyaya sunulmasını talep ederiz.
Zararın belirlenmesi — Türk Borçlar Kanunu m.50
Anılan maddenin ikinci fıkrası, uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyeceğini öngörmektedir.
Sorumsuzluk kayıtları — Türk Borçlar Kanunu m.115
Anılan maddenin birinci fıkrası borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşmanın kesin olarak hükümsüz olduğunu; üçüncü fıkrası ise uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat ancak kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa borçlunun hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşmanın hükümsüz olduğunu öngörmektedir. Portföy yönetimi faaliyeti Kurul izniyle yürütüldüğünden sözleşmelerdeki sorumsuzluk kayıtları bu kapsamda değerlendirilmelidir.
HUKUKİ SEBEPLER: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.49, m.50, m.51, m.52, m.61, m.62, m.66, m.72, m.74, m.112, m.114, m.115, m.116; 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Müvekkile ait hesap ekstresi ve işlem dekontları; fon portföy dağılım raporları; uygunluk ve yerindelik testi kayıtları; iç kontrol ve risk yönetim belgeleri; bilirkişi incelemesi; her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla [tutar] TL zararın [tarih] tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini vekâleten talep ederiz.
Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]
Her iki rejim birlikte ileri sürülebilir; hukuki nitelendirme hâkime aittir.
Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, yalnız haksız fiile dayanmaktır. TBK m.112, sözleşmeye aykırılıkta kusursuzluğun ispatını borçluya yükler; bu ispat avantajı gözden kaçırılmamalıdır.
İkinci hata, zararın miktarı kesin hesaplanamadığında talepten vazgeçmektir. m.50/2, hâkimin zararı hakkaniyete uygun olarak belirleyebileceğini öngörür.
Üçüncü hata, müteselsil sorumluluğu yalnız birlikte hareket hâlinde sanmaktır. m.61, aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumluluğu da kapsar.
Dördüncü hata, adam çalıştıranın sorumluluğunda kurtuluş kanıtını gözden kaçırmaktır. m.66/2 ve m.66/3, iki ayrı kurtuluş kanıtı öngörür.
Beşinci hata, sözleşmedeki sorumsuzluk kayıtlarına itibar etmektir. m.115, ağır kusurda ve izne tabi faaliyetlerde hafif kusurda bu kayıtları kesin hükümsüz sayar.
Altıncı hata, ceza dosyasındaki beraat kararının hukuk davasını bağladığını düşünmektir. m.74, hukuk hâkiminin beraat kararıyla bağlı olmadığını belirtir.
Yedinci hata, yatırımcının davranışına ilişkin savunmayı karşılıksız bırakmaktır. m.52/1 indirim sebebi öngördüğünden, bu savunmaya karşı kuruluşun kendi yükümlülükleri ortaya konulmalıdır.
Sekizinci hata, ceza zamanaşımı uzatmasını gözden kaçırmaktır. m.72/1, fiil cezayı gerektiriyorsa daha uzun ceza zamanaşımının uygulanacağını öngörür.
Dokuzuncu hata, geçici ödeme imkânını hiç değerlendirmemektir. m.76, inandırıcı kanıt ve ekonomik durumun gerektirmesi hâlinde bu imkânı tanır.
Onuncu hata, yardımcı kişi sorumluluğunda iki rejimi karıştırmaktır. m.66 kurtuluş kanıtı tanırken m.116 bunu öngörmez.
Sıkça Sorulan Sorular
Haksız fiil sorumluluğunun unsurları nelerdir?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.49/1, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu düzenler. Fiil, hukuka aykırılık, kusur ve zarar unsurlarına illiyet bağı eklenir.
Ahlaka aykırı fiil sorumluluk doğurur mu?
TBK m.49/2, zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar verenin de bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu düzenler.
Haksız fiilde kusuru kim ispat eder?
TBK m.50/1, zarar görenin zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğunu düzenler.
Zararın miktarı ispat edilemezse ne olur?
TBK m.50/2, uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyeceğini düzenler.
Tazminat hangi ölçütlere göre belirlenir?
TBK m.51/1, hâkimin tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceğini düzenler.
Tazminat hangi hâllerde indirilir?
TBK m.52/1, zarar görenin zararı doğuran fiile razı olması veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olması yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırması hâllerinde hâkimin tazminatı indirebileceğini veya tamamen kaldırabileceğini düzenler.
Birden çok kuruluş aynı zarardan sorumluysa ne olur?
TBK m.61, birden çok kişinin birlikte bir zarara sebebiyet vermeleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olmaları hâlinde haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağını düzenler.
Müteselsil sorumlular arasında paylaştırma nasıl yapılır?
TBK m.62/1, paylaştırmada bütün durum ve koşulların, özellikle her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığının ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğunun göz önünde tutulacağını; m.62/2 ise payından fazlasını ödeyenin rücu hakkına sahip olduğunu ve zarar görenin haklarına halef olacağını düzenler.
Adam çalıştıran çalışanının fiilinden sorumlu mudur?
TBK m.66/1, adam çalıştıranın çalışanın kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlü olduğunu; m.66/2 ise seçme, talimat verme, gözetim ve denetimde gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmayacağını düzenler.
İşletmenin çalışma düzeni sorumluluk doğurur mu?
TBK m.66/3, bir işletmede adam çalıştıranın, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlü olduğunu düzenler.
Hukuka aykırılığı kaldıran hâller nelerdir?
TBK m.63; kanunun verdiği yetkiye dayanan fiili, zarar görenin rızasını, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yararı, haklı savunmayı, hakkın kendi gücüyle korunmasını ve zorunluluk hâllerini sayar.
Sözleşmeye aykırılıkta kusuru kim ispat eder?
TBK m.112, borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlunun kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğunu düzenler. Kusursuzluğun ispatı borçluya aittir.
Borçlu hangi kusurdan sorumludur?
TBK m.114/1, borçlunun genel olarak her türlü kusurdan sorumlu olduğunu, sorumluluğun kapsamının işin özel niteliğine göre belirleneceğini ve haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla uygulanacağını düzenler.
Sorumsuzluk anlaşmaları geçerli midir?
TBK m.115/1, borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşmanın kesin olarak hükümsüz olduğunu düzenler.
İzne tabi faaliyetlerde sorumsuzluk kaydı geçerli midir?
TBK m.115/3, uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat ancak kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşmanın hükümsüz olduğunu düzenler.
Yardımcı kişilerin fiilinden sorumluluk nasıldır?
TBK m.116/1, borçlunun borcun ifasını yardımcılarına bırakmış olsa bile onların işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlü olduğunu düzenler; bu hükümde kurtuluş kanıtı öngörülmemiştir.
Haksız fiilde zamanaşımı ne kadardır?
TBK m.72/1, tazminat isteminin zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağını; fiil cezayı gerektiriyorsa daha uzun ceza zamanaşımının uygulanacağını düzenler.
Ceza mahkemesindeki beraat hukuk davasını bağlar mı?
Hayır. TBK m.74, hâkimin kusur ve ayırt etme gücü hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi ceza hâkiminin verdiği beraat kararıyla da bağlı olmadığını düzenler.
Yargılama sürerken geçici ödeme istenebilir mi?
TBK m.76, zarar görenin iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde hâkimin, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebileceğini düzenler.
İlgili Rehberler
- Portföy yönetim şirketinin yükümlülükleri
- Fon davasında ispat ve deliller
- Fon zararında zamanaşımı
- Fon davasında faiz rejimi
- Davanın ihbarı, müdahale ve bekletici mesele
- İzahname ve kamuyu aydınlatma sorumluluğu
- Emir kayıtları ve yerindelik testi
- Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi
Sorumsuzluk kayıtları hükümsüz olabilir
İzne tabi faaliyetlerde hafif kusurda dahi. Değerlendirme için: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Sorumluluk dayanaklarını birlikte kuralım. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik borçlar hukuku alanındadır.
Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi · Tasfiye edilen fonlar listesi · Tüm hukuk dalları


