Portföy yönetimi ve saklama ilişkileri başkasının hesabına iş görme niteliği taşıdığından vekâlet hükümlerinin uygulanması gündeme gelir. TBK m.502, vekâlete ilişkin hükümlerin niteliklerine uygun düştükleri ölçüde Kanunda düzenlenmemiş iş görme sözleşmelerine de uygulanacağını öngörür. Bu nitelendirmenin en önemli sonucu m.506/3’tedir: özen borcundan doğan sorumluluk, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranışa göre belirlenir. Ölçüt objektif olduğundan kuruluşun kendi iç uygulamasına atıf yapması savunma olarak yeterli değildir. m.508 hesap verme borcunu, m.507 ise alt vekâlette iki ayrı sorumluluk rejimini düzenler.
Özen ölçütü objektiftir
Kuruluşun kendi uygulaması savunma değildir. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: Ölçüt basiretli bir vekilin davranışıdır
Özen borcunun ölçütü objektiftir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.506, vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde; benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranışın esas alınacağını düzenler.
Hesap verme borcu talebe bağlıdır ama sınırsızdır. m.508, vekilin, vekâlet verenin istemi üzerine yürüttüğü işin hesabını vermek ve vekâletle ilişkili olarak aldıklarını vekâlet verene vermekle yükümlü olduğunu belirtir.
Vekâlet her zaman sona erdirilebilir. m.512, vekâlet veren ve vekilin her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebileceğini; ancak uygun olmayan zamanda sona erdiren tarafın diğerinin zararını gidermekle yükümlü olduğunu düzenler.
Portföy Yönetimi İlişkisinin Hukuki Niteliği
Fon zararı uyuşmazlıklarında sorumluluğun sözleşmesel temeli tartışıldığında, ilişkinin hangi sözleşme tipine girdiği sorusu öne çıkar.
Portföy yönetimi ve saklama ilişkileri, başkasının hesabına iş görme niteliği taşıdığından vekâlet hükümlerinin uygulanması gündeme gelir.
Bu nitelendirmenin pratik sonucu vardır: özen borcunun ölçütü, hesap verme yükümlülüğü, talimata uygun ifa ve alt vekâlet sorumluluğu bu hükümlerden çıkarılır.
Bu yazı, vekâlet sözleşmesi hükümlerini fon dosyalarındaki görünümüyle ele alır.
Genel sorumluluk temelleri fon zararında sorumluluk temeli yazımızda ele alındı.
Tanım ve Uygulama Alanı: TBK m.502
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.502/1, vekâlet sözleşmesini; vekilin, vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşme olarak tanımlar.
Aynı madde geniş bir uygulama kuralı getirir: vekâlete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu Kanunda düzenlenmemiş olan iş görme sözleşmelerine de uygulanır.
Bu cümle fon dosyaları bakımından belirleyicidir. Portföy yönetim sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu’nda ayrıca düzenlenmemiş bir iş görme sözleşmesi olduğundan, vekâlet hükümleri niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanabilir.
“Niteliklerine uygun düştükleri ölçüde” kaydı, her hükmün otomatik uygulanmadığını gösterir; somut hükmün ilişkiye uygunluğu ayrıca değerlendirilir.
Ücret bakımından aynı madde, sözleşme veya teamül varsa vekilin ücrete hak kazanacağını belirtir.
Kurulma bakımından m.503, kendisine bir işin görülmesi önerilen kişinin; bu işi görme konusunda resmî sıfata sahip olması veya işin yapılmasının mesleğinin gereği olması ya da bu gibi işleri kabul edeceğini duyurmuş olması hâlinde, öneri hemen reddedilmedikçe vekâlet sözleşmesinin kurulmuş sayılacağını düzenler.
Bu hüküm, mesleği gereği bu işleri yapan kuruluşlar bakımından sözleşmenin kurulmasını kolaylaştırır.
Portföy yönetim şirketinin yükümlülükleri portföy yönetim şirketinin yükümlülükleri ve sorumluluğu yazımızda ele alındı.
Vekâletin Kapsamı ve Özel Yetki: m.504
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.504/1, vekâletin kapsamının sözleşmede açıkça gösterilmemişse görülecek işin niteliğine göre belirleneceğini düzenler.
Aynı madde, vekâletin özellikle vekilin üstlendiği işin görülmesi için gerekli hukuki işlemlerin yapılması yetkisini de kapsadığını belirtir.
Bu iki cümle birlikte okunduğunda ortaya çıkan kural şudur: sözleşmede açıkça yer almayan hususlarda kapsam, işin niteliğinden çıkarılır.
Özel yetki bakımından aynı madde, vekilin özel olarak yetkili kılınmadıkça yapamayacağı işlemleri sayar.
Özel yetki gerektiren işlemler (TBK m.504)
| İşlem |
|---|
| Dava açmak |
| Sulh olmak |
| Hakeme başvurmak |
| İflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep etmek |
| Kambiyo taahhüdünde bulunmak |
| Bağışlama yapmak |
| Kefil olmak |
| Taşınmazı devretmek ve bir hak ile sınırlandırmak |
Bu liste, avukatlık vekâletnamesindeki özel yetki listesinden farklıdır ve maddi hukuk ilişkisine yöneliktir.
Fon dosyalarında bu hüküm, kuruluşun sözleşmede açıkça yetkilendirilmediği işlemler bakımından tartışılabilir.
Talimata Uygun İfa: m.505
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.505, vekilin vekâlet verenin açık talimatına uymakla yükümlü olduğunu düzenler.
Aynı madde bir istisna tanır: vekâlet verenden izin alma imkânı bulunmadığında, durumu bilseydi onun da izin vereceği açık olan hâllerde vekil talimattan ayrılabilir.
Aynı madde sonucu gösterir: bunun dışındaki durumlarda vekil talimattan ayrılırsa, bundan doğan zararı karşılamakla yükümlüdür.
Bu hüküm fon dosyalarında iki yönde uygulanır.
Birincisi, yatırımcının verdiği alım veya satım talimatının farklı biçimde yerine getirilmesi iddiasıdır.
İkincisi, talimattan ayrılmanın haklı olup olmadığı tartışmasıdır. İstisnanın uygulanabilmesi için iki şart birlikte aranır: izin alma imkânının bulunmaması ve izin verileceğinin açık olması.
Emir kayıtları ve gerçekleştirme yükümlülüğü emir kayıtları ve yerindelik testi yazımızda ele alındı.
Sadakat ve Özen Borcu: m.506
Bu madde, fon dosyalarında en sık başvurulan dayanaktır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.506/1, vekilin vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlü olduğunu düzenler.
Aynı fıkra istisnaları gösterir: vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil işi başkasına yaptırabilir.
m.506/2, vekilin üstlendiği iş ve hizmetleri; vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlü olduğunu belirtir.
Bu fıkrada üç unsur yer alır: haklı menfaatlerin gözetilmesi, sadakat ve özen.
m.506/3 ölçütü objektifleştirir: vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır.
Bu ölçüt fon dosyalarında belirleyicidir. Karşılaştırma, aynı alanda faaliyet gösteren basiretli bir kuruluşun davranışıyla yapılır; kuruluşun kendi iç uygulaması ölçüt değildir.
Dolayısıyla sektör standartları, mevzuattaki yükümlülükler ve Kurul düzenlemeleri bu ölçütün somutlaştırılmasında kullanılır.
Sadakat borcu ise menfaat çatışması hâllerinde öne çıkar: vekâlet verenin haklı menfaatlerinin gözetilmesi, vekilin kendi menfaatini önceleyememesi anlamına gelir.
Menfaat çatışması ve kazanç aktarımı örtülü kazanç aktarımı ve ilişkili taraf işlemleri yazımızda ele alındı.
Vekilin borçları
| Borç | İçerik | Dayanak |
|---|---|---|
| Talimata uygun ifa | Açık talimata uyma; sınırlı istisna | m.505 |
| Bizzat ifa | Yetki, zorunluluk veya teamül varsa başkasına yaptırabilir | m.506/1 |
| Sadakat ve özen | Haklı menfaatleri gözeterek sadakat ve özenle yürütme | m.506/2 |
| Özen ölçütü | Benzer alanda basiretli bir vekilin davranışı | m.506/3 |
| Hesap verme | İstem üzerine hesap verme ve alınanları teslim | m.508 |
| Gecikme faizi | Tesliminde geciktiği paranın faizini ödeme | m.508 |
Alt Vekâlet ve Sorumluluk: m.507
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.507/1, vekilin yetkisi dışına çıkarak işi başkasına gördürdüğünde, onun fiilinden kendisi yapmış gibi sorumlu olduğunu düzenler.
Bu hüküm ağır bir sonuç doğurur: yetkisiz alt vekâlette sorumluluk kurtuluş kanıtına bağlı değildir.
m.507/2, vekilin başkasına vekâlet vermeye yetkili olması hâlinde sadece seçmede ve talimat vermede gerekli özeni göstermekle yükümlü olduğunu belirtir.
Bu iki fıkra arasındaki fark belirleyicidir: yetki varsa sorumluluk seçme ve talimat özeniyle sınırlanır, yetki yoksa tam sorumluluk doğar.
m.507/3 bir doğrudan talep imkânı tanır: vekâlet veren, her iki durumda da vekilin kendi yerine koyduğu kişiye karşı sahip olduğu hakları doğrudan doğruya o kişiye karşı ileri sürebilir.
Bu fıkra fon dosyalarında değer taşır: kuruluşun işi gördürdüğü üçüncü kişiye karşı doğrudan talep yolu açılabilir.
Bu hüküm, Türk Borçlar Kanunu m.116’daki yardımcı kişi sorumluluğuyla birlikte değerlendirilir.
Hesap Verme ve Edinilen Hakların Geçişi
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.508/1, vekilin; vekâlet verenin istemi üzerine yürüttüğü işin hesabını vermek ve vekâletle ilişkili olarak aldıklarını vekâlet verene vermekle yükümlü olduğunu düzenler.
Bu hükümde iki ayrı yükümlülük vardır: hesap verme ve alınanları teslim.
“İstemi üzerine” ifadesi, hesap verme borcunun talebe bağlı olduğunu gösterir; ancak talep edildiğinde kapsamı geniştir.
m.508/2, vekilin, vekâlet verene tesliminde geciktiği paranın faizini de ödemekle yükümlü olduğunu belirtir.
Bu fıkra, teslimde gecikme hâlinde ayrıca ihtar aranmaksızın faiz yükümlülüğü doğurur.
Faiz rejimi fon davasında faiz rejimi yazımızda ele alındı.
Hakların geçişi bakımından m.509/1, vekilin kendi adına ve vekâlet veren hesabına gördüğü işlerden doğan üçüncü kişilerdeki alacağının; vekâlet verenin vekile karşı bütün borçlarını ifa ettiği anda kendiliğinden vekâlet verene geçeceğini düzenler.
m.509/2, vekilin iflası hâlinde vekâlet verenin bu alacağın kendisine geçmiş olduğunu iflas masasına karşı ileri sürebileceğini öngörür.
Bu hüküm fon dosyalarında önem taşır: kuruluşun iflası hâlinde, kendi adına ve müşteri hesabına edinilen alacaklar bakımından bu yol tartışılabilir.
İflas tasfiyesi rejimi iflasta alacakların sırası ve tasfiye yazımızda ele alındı.
Vekâlet Verenin Borçları: m.510-511
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.510/1, vekâlet verenin; vekâletin gereği gibi ifası için vekilin yaptığı giderleri ve verdiği avansları faiziyle birlikte ödemek ve yüklendiği borçlardan onu kurtarmakla yükümlü olduğunu düzenler.
m.510/2, vekilin, vekâletin ifası sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini vekâlet verenden isteyebileceğini belirtir.
Aynı fıkra bir kurtuluş imkânı tanır: vekâlet veren, kusuru bulunmadığını ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir.
Birlikte vekâlet bakımından m.511/1, bir kişiye birlikte vekâlet verenlerin vekile karşı müteselsil olarak sorumlu olduklarını düzenler.
m.511/2, vekâleti birlikte üstlenenlerin vekâletin ifasından müteselsil olarak sorumlu olduklarını ve yetkilerini başkalarına devir hakları olmadıkça vekâlet vereni ancak birlikte yaptıkları fiil ve işlemleriyle borç altına sokabileceklerini belirtir.
Bu hüküm, birden çok kuruluşun birlikte üstlendiği işlerde sorumluluğun müteselsil olacağını gösterir.
Müteselsil sorumluluk rejimi fon zararında sorumluluk temeli yazımızda ele alındı.
Sözleşmenin Sona Ermesi: m.512-514
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.512/1, vekâlet veren ve vekilin her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebileceğini düzenler.
Bu kural, vekâlet ilişkisinin güven esasına dayanmasının sonucudur.
Aynı fıkra bir sınır getirir: uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf, diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.
Bu cümledeki ölçüt “uygun olmayan zaman”dır; sona erdirme hakkı ortadan kalkmaz, yalnız tazminat yükümlülüğü doğar.
Kendiliğinden sona erme bakımından m.513/1, sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşmenin; vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olacağını düzenler.
Aynı fıkra, bu hükmün taraflardan birinin tüzel kişi olması durumunda bu tüzel kişiliğin sona ermesinde de uygulanacağını belirtir.
Bu hüküm fon dosyalarında doğrudan uygulanabilir: kurucu şirketin iflası hâlinde vekâlet ilişkisi kendiliğinden sona erebilir.
Ancak “sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça” kaydı önemlidir; fon mevzuatındaki özel düzenlemeler bu sonucu değiştirebilir.
m.513/2, vekâletin sona ermesi vekâlet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa; vekâlet veren, mirasçısı veya temsilcisinin işleri kendisi görebilecek duruma gelinceye kadar vekilin, vekilin mirasçısının ya da temsilcisinin vekâleti ifaya devam etmekle yükümlü olduğunu öngörür.
Sona ermenin bilinmemesi bakımından m.514, vekilin sözleşmenin sona erdiğini öğrenmeden önce yaptığı işlerden, vekâlet veren ya da mirasçılarının sözleşme devam ediyormuş gibi sorumlu olduğunu düzenler.
Sona erme hâlleri
| Hâl | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Tek taraflı sona erdirme | Her zaman mümkün; uygun olmayan zamanda zarar tazmini | m.512 |
| Ölüm, ehliyet kaybı, iflas | Aksi anlaşılmadıkça kendiliğinden sona erer | m.513/1 |
| Tüzel kişiliğin sona ermesi | Aynı hüküm uygulanır | m.513/1 |
| Menfaatlerin tehlikeye düşmesi | İfaya devam yükümlülüğü | m.513/2 |
| Sona ermenin bilinmemesi | Yapılan işlerden sözleşme devam ediyormuş gibi sorumluluk | m.514 |
Saklama Sözleşmesi Hükümleri: TBK m.561-564
Portföy saklayıcısının konumu tartışılırken saklama sözleşmesi hükümleri de gündeme gelebilir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.561/1, saklama sözleşmesini; saklayanın, saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlendiği sözleşme olarak tanımlar.
Aynı madde, açıkça öngörüldüğü veya durum ile koşullar gerektirdiği takdirde saklayanın ücret isteyebileceğini belirtir.
Bu tanımdaki “taşınır” unsuru dikkat gerektirir. Kaydi sermaye piyasası araçları bakımından bu hükümlerin doğrudan uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalıdır; sermaye piyasası mevzuatındaki özel düzenlemeler önceliklidir.
Portföy saklayıcısının yükümlülükleri özel kanunda ayrıca düzenlenmiştir; bu rejim portföy saklayıcısının sorumluluğu yazımızda ele alındı.
Kullanım yasağı bakımından m.563, saklayanın saklatanın izni olmadıkça saklananı kullanamayacağını düzenler.
Aynı madde yaptırımı gösterir: bu yasağa aykırı davranırsa saklatana uygun bir kullanım bedeli ödemekle yükümlü olduğu gibi, kullanmamış olsaydı bile bu zararın doğacağını ispat etmedikçe beklenmedik hâlden doğacak zararlardan da sorumlu olur.
Bu hüküm ağır bir sorumluluk öngörür: izinsiz kullanım hâlinde beklenmedik hâl sorumluluğu doğar ve kurtuluş ispat yüküne bağlanır.
Geri verme bakımından m.564, saklama sözleşmesinde bir süre belirlenmiş olsa bile saklayanın, saklatanın her zamanki geri verme istemini karşılamakla yükümlü olduğu esasını düzenler.
Saklatanın borçları bakımından m.562, saklatanın sözleşmenin ifasının zorunlu kıldığı bütün masrafları ödemekle yükümlü olduğunu; kendi kusurundan ileri gelmediğini ispat etmedikçe saklayanın saklamadan doğan zararlarını gidermekle yükümlü olduğunu belirtir.
Fon dosyalarında bu hükümlerin uygulanması, somut ilişkinin niteliğine ve sermaye piyasası mevzuatındaki özel düzenlemelere göre değerlendirilir.
İki sözleşme tipinin karşılaştırması
| Konu | Vekâlet | Saklama |
|---|---|---|
| Konu | Bir işin görülmesi veya işlemin yapılması | Bir taşınırın güvenli yerde koruma altına alınması |
| Temel borç | Sadakat ve özenle yürütme | Koruma ve izinsiz kullanmama |
| Özen ölçütü | Benzer alanda basiretli bir vekil | Koruma yükümlülüğü çerçevesinde |
| İzinsiz kullanım | Talimat dışı ifa sorumluluğu | Kullanım bedeli ve beklenmedik hâl sorumluluğu |
| Dayanak | m.502-514 | m.561-564 |
Vekâletsiz İş Görme: TBK m.526-530
Kuruluşun yetkisi olmaksızın müşteri hesabına işlem yaptığı iddia edildiğinde bu hükümler gündeme gelebilir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.526, vekâleti olmaksızın başkasının hesabına iş görenin; o işi sahibinin menfaatine ve varsayılan iradesine uygun olarak görmekle yükümlü olduğunu düzenler.
Bu hükümde iki ölçüt yer alır: iş sahibinin menfaati ve varsayılan iradesi.
Sorumluluk bakımından m.527/1, vekâletsiz iş görenin her türlü ihmalinden sorumlu olduğunu belirtir.
Aynı madde bir hafifletme öngörür: iş gören bu işi, iş sahibinin karşılaştığı zararı veya zarar tehlikesini gidermek üzere yapmışsa sorumluluğu daha hafif olarak değerlendirilir.
Aynı madde bir ağırlaştırma da öngörür: iş gören, iş sahibinin açıkça veya örtülü olarak yasaklamış olmasına karşın bu işi yapmışsa ve iş sahibinin yasaklaması da hukuka veya ahlaka aykırı değilse, beklenmedik hâlden de sorumlu olur.
Bu son cümle fon dosyalarında değer taşır: yatırımcının açıkça yasakladığı bir işlemin yapılması hâlinde sorumluluk beklenmedik hâle kadar genişler.
Faydaların edinilmesi bakımından m.530, iş sahibinin; kendi menfaatine yapılmamış olsa bile iş görmeden doğan faydaları edinme hakkına sahip olduğunu düzenler.
Aynı madde bir sınır koyar: iş sahibi, zenginleştiği ölçüde iş görenin masraflarını ödemek ve giriştiği borçlardan onu kurtarmakla yükümlüdür.
Bu hüküm, yetkisiz yapılan işlemden doğan kazancın yatırımcıya ait olacağını gösterir; yatırımcının yükümlülüğü ise zenginleşme ölçüsüyle sınırlıdır.
Vekâletsiz iş görmede sorumluluk kademeleri
| Durum | Sorumluluk | Dayanak |
|---|---|---|
| Genel kural | Her türlü ihmalden sorumlu | m.527/1 |
| Zararı veya zarar tehlikesini gidermek için | Daha hafif değerlendirilir | m.527/1 |
| Yasaklamaya rağmen yapılmışsa | Beklenmedik hâlden de sorumlu | m.527/1 |
| Faydalar | İş sahibi edinme hakkına sahip | m.530 |
| Masraflar | Zenginleşme ölçüsünde ödeme | m.530 |
Bu hükümler, sözleşmesel ilişkinin bulunmadığı veya yetkinin aşıldığı hâllerde tamamlayıcı bir dayanak sağlar.
Fon Dosyasında Vekâlet Hükümlerinin Kullanımı
İddiaya göre dayanak
| İddia | Dayanak | Ölçüt |
|---|---|---|
| Portföy yönetiminde özen eksikliği | m.506/2, m.506/3 | Benzer alanda basiretli bir vekilin davranışı |
| Menfaat çatışması | m.506/2 | Haklı menfaatlerin gözetilmesi ve sadakat |
| Talimatın farklı yerine getirilmesi | m.505 | Açık talimata uyma; istisnanın iki şartı |
| İşin üçüncü kişiye gördürülmesi | m.507 | Yetki varsa seçme ve talimat özeni; yoksa tam sorumluluk |
| Bilgi ve belge verilmemesi | m.508/1 | İstem üzerine hesap verme |
| Ödemede gecikme | m.508/2 | Geciken paranın faizi |
| Kuruluşun iflası hâlinde alacak | m.509 | Hakların kendiliğinden geçişi |
| Sözleşmenin uygunsuz zamanda sona erdirilmesi | m.512 | Uygun olmayan zaman ölçütü |
Birinci satır bu hükümlerin fon dosyalarındaki asıl değerini gösterir: özen ölçütü objektif olduğundan, kuruluşun kendi uygulamasına atıf yapması savunma olarak yeterli değildir.
Beşinci satır ise bilgi ve belge taleplerinde ayrı bir dayanak sağlar; bu talep, usul hukukundaki ibraz hükümleriyle birlikte ileri sürülebilir.
Belge ibrazı ve celbi fon davasında ispat ve deliller yazımızda ele alındı.
Hesap Verme Talebi İçeren Dilekçe Bölümü Örneği
Aşağıdaki metin, vekâlet hükümlerine dayalı talebin kurulmasına yönelik çerçevedir.
[ ] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
DAVACI: [Ad Soyad] — [TC Kimlik No]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
DAVALI: [Kurucu portföy yönetim şirketi]
KONU: Fon zararının tazmini ve hesap verilmesi talebimizdir.
AÇIKLAMALAR
1. Müvekkil ile davalı arasında [tarih] tarihli [sözleşme adı] kurulmuş olup davalı, müvekkilin hesabına portföy yönetimi faaliyeti yürütmüştür. Sözleşme ve ekleri ektedir.
İlişkinin niteliği — Türk Borçlar Kanunu m.502
Anılan madde, vekâlet sözleşmesini vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşme olarak tanımlamakta; vekâlete ilişkin hükümlerin, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde bu Kanunda düzenlenmemiş olan iş görme sözleşmelerine de uygulanacağını öngörmektedir. Taraflar arasındaki ilişki başkasının hesabına iş görme niteliği taşıdığından vekâlet hükümleri niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanır.
Özen borcu ve ölçütü — Türk Borçlar Kanunu m.506
Anılan maddenin ikinci fıkrası, vekilin üstlendiği iş ve hizmetleri vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yürütmekle yükümlü olduğunu; üçüncü fıkrası ise özen borcundan doğan sorumluluğun belirlenmesinde benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranışın esas alınacağını öngörmektedir. Ölçüt objektif olup davalının kendi iç uygulaması esas alınamaz.
2. [Somut özen ihlalleri: hangi işlem, hangi tarihte, basiretli bir kuruluşun davranışından hangi yönüyle ayrılmıştır. Dayanak belgeler ve mevzuat hükümleri gösterilir.]
Talimata uygun ifa — Türk Borçlar Kanunu m.505
Anılan madde, vekilin vekâlet verenin açık talimatına uymakla yükümlü olduğunu; izin alma imkânı bulunmadığında ve izin verileceği açık olan hâller dışında talimattan ayrılan vekilin bundan doğan zararı karşılamakla yükümlü olduğunu öngörmektedir.
Hesap verme borcu — Türk Borçlar Kanunu m.508
Anılan maddenin birinci fıkrası, vekilin vekâlet verenin istemi üzerine yürüttüğü işin hesabını vermek ve vekâletle ilişkili olarak aldıklarını vekâlet verene vermekle yükümlü olduğunu; ikinci fıkrası ise tesliminde geciktiği paranın faizini de ödemekle yükümlü olduğunu öngörmektedir. Bu çerçevede dava konusu döneme ilişkin işlem kayıtlarının, portföy dağılım raporlarının ve gider dökümlerinin davalıdan istenmesini talep ederiz.
İşin üçüncü kişiye gördürülmesi — Türk Borçlar Kanunu m.507
Anılan maddenin birinci fıkrası, vekilin yetkisi dışına çıkarak işi başkasına gördürdüğünde onun fiilinden kendisi yapmış gibi sorumlu olduğunu; üçüncü fıkrası ise vekâlet verenin, vekilin kendi yerine koyduğu kişiye karşı sahip olduğu hakları doğrudan doğruya o kişiye karşı ileri sürebileceğini öngörmektedir.
HUKUKİ SEBEPLER: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.502, m.504, m.505, m.506, m.507, m.508, m.509, m.512; 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri; müvekkile ait hesap ekstresi ve işlem dekontları; talimat kayıtları; fon portföy dağılım raporları; gider dökümleri; bilirkişi incelemesi; her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla [tutar] TL zararın [tarih] tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekâleten talep ederiz.
Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]
Vekâlet hükümleri niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanır; somut hükmün ilişkiye uygunluğu ayrıca değerlendirilir.
Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, özen ölçütünü kuruluşun kendi uygulamasına göre belirlemektir. TBK m.506/3, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin davranışını esas alır.
İkinci hata, vekâlet hükümlerinin otomatik uygulanacağını varsaymaktır. m.502, bu hükümlerin ancak niteliklerine uygun düştükleri ölçüde diğer iş görme sözleşmelerine uygulanacağını öngörür.
Üçüncü hata, hesap verme talebini ayrıca kurmamaktır. m.508/1, bu borcu vekâlet verenin istemine bağlar.
Dördüncü hata, teslimde gecikme hâlinde faizi talep etmemektir. m.508/2, geciken paranın faizini ayrıca öngörür.
Beşinci hata, alt vekâlette iki rejimi karıştırmaktır. m.507/1 yetkisiz gördürmede tam sorumluluk, m.507/2 ise yetkili hâlde seçme ve talimat özeni öngörür.
Altıncı hata, üçüncü kişiye doğrudan talep imkânını kullanmamaktır. m.507/3, vekâlet verenin bu hakları doğrudan ileri sürebileceğini belirtir.
Yedinci hata, sözleşmenin sona erdirilmesini hukuka aykırı saymaktır. m.512, her zaman sona erdirme hakkını tanır; yalnız uygun olmayan zamanda zarar tazmini doğar.
Sekizinci hata, iflasın vekâleti kendiliğinden sona erdirmeyeceğini varsaymaktır. m.513/1, aksi anlaşılmadıkça iflasla sözleşmenin sona ereceğini öngörür.
Dokuzuncu hata, özel yetki gerektiren işlemleri gözden kaçırmaktır. m.504, sekiz işlem bakımından özel yetki arar.
Onuncu hata, birlikte üstlenilen işlerde sorumluluğun bölüneceğini sanmaktır. m.511/2, vekâleti birlikte üstlenenlerin müteselsil sorumlu olduğunu belirtir.
Sıkça Sorulan Sorular
Vekâlet sözleşmesi nedir?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.502, vekâlet sözleşmesini vekilin, vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşme olarak tanımlar.
Vekâlet hükümleri başka sözleşmelere uygulanır mı?
TBK m.502, vekâlete ilişkin hükümlerin niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu Kanunda düzenlenmemiş olan iş görme sözleşmelerine de uygulanacağını düzenler.
Vekâlet sözleşmesi nasıl kurulur?
TBK m.503, kendisine bir işin görülmesi önerilen kişinin bu işi görme konusunda resmî sıfata sahip olması, işin yapılmasının mesleğinin gereği olması ya da bu gibi işleri kabul edeceğini duyurmuş olması hâlinde, öneri hemen reddedilmedikçe vekâlet sözleşmesinin kurulmuş sayılacağını düzenler.
Vekâletin kapsamı nasıl belirlenir?
TBK m.504, vekâletin kapsamının sözleşmede açıkça gösterilmemişse görülecek işin niteliğine göre belirleneceğini ve vekâletin, işin görülmesi için gerekli hukuki işlemlerin yapılması yetkisini de kapsadığını düzenler.
Hangi işlemler özel yetki gerektirir?
TBK m.504; dava açmak, sulh olmak, hakeme başvurmak, iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep etmek, kambiyo taahhüdünde bulunmak, bağışlama yapmak, kefil olmak, taşınmazı devretmek ve bir hak ile sınırlandırmak işlemlerini sayar.
Vekil talimattan ayrılabilir mi?
TBK m.505, vekilin vekâlet verenin açık talimatına uymakla yükümlü olduğunu; vekâlet verenden izin alma imkânı bulunmadığında ve durumu bilseydi onun da izin vereceği açık olan hâllerde talimattan ayrılabileceğini; bunun dışında talimattan ayrılırsa doğan zararı karşılamakla yükümlü olduğunu düzenler.
Vekil işi bizzat yapmak zorunda mıdır?
TBK m.506/1, vekilin vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlü olduğunu; ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde işi başkasına yaptırabileceğini düzenler.
Vekilin özen borcu nasıl belirlenir?
TBK m.506/3, vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranışın esas alınacağını düzenler.
Sadakat borcu neyi kapsar?
TBK m.506/2, vekilin üstlendiği iş ve hizmetleri vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yürütmekle yükümlü olduğunu düzenler.
Yetkisiz olarak işi başkasına gördüren vekil sorumlu mudur?
TBK m.507/1, vekilin yetkisi dışına çıkarak işi başkasına gördürdüğünde onun fiilinden kendisi yapmış gibi sorumlu olduğunu düzenler.
Alt vekâlete yetkili vekilin sorumluluğu nedir?
TBK m.507/2, vekilin başkasına vekâlet vermeye yetkili olması hâlinde sadece seçmede ve talimat vermede gerekli özeni göstermekle yükümlü olduğunu düzenler.
Vekâlet veren alt vekile doğrudan başvurabilir mi?
TBK m.507/3, vekâlet verenin her iki durumda da vekilin kendi yerine koyduğu kişiye karşı sahip olduğu hakları doğrudan doğruya o kişiye karşı ileri sürebileceğini düzenler.
Vekilin hesap verme borcu nedir?
TBK m.508/1, vekilin vekâlet verenin istemi üzerine yürüttüğü işin hesabını vermek ve vekâletle ilişkili olarak aldıklarını vekâlet verene vermekle yükümlü olduğunu düzenler.
Teslimde gecikme faiz doğurur mu?
TBK m.508/2, vekilin vekâlet verene tesliminde geciktiği paranın faizini de ödemekle yükümlü olduğunu düzenler.
Vekilin edindiği haklar ne zaman geçer?
TBK m.509/1, vekilin kendi adına ve vekâlet veren hesabına gördüğü işlerden doğan üçüncü kişilerdeki alacağının, vekâlet verenin vekile karşı bütün borçlarını ifa ettiği anda kendiliğinden vekâlet verene geçeceğini; m.509/2 ise vekilin iflası hâlinde bunun iflas masasına karşı ileri sürülebileceğini düzenler.
Vekâlet veren hangi giderleri öder?
TBK m.510/1, vekâlet verenin, vekâletin gereği gibi ifası için vekilin yaptığı giderleri ve verdiği avansları faiziyle birlikte ödemek ve yüklendiği borçlardan onu kurtarmakla yükümlü olduğunu düzenler.
Birlikte üstlenilen vekâlette sorumluluk nasıldır?
TBK m.511/2, vekâleti birlikte üstlenenlerin vekâletin ifasından müteselsil olarak sorumlu olduklarını düzenler.
Vekâlet her zaman sona erdirilebilir mi?
TBK m.512, vekâlet veren ve vekilin her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebileceğini; ancak uygun olmayan zamanda sona erdiren tarafın diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğunu düzenler.
İflas vekâleti sona erdirir mi?
TBK m.513/1, sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşmenin vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olacağını; bu hükmün tüzel kişiliğin sona ermesinde de uygulanacağını düzenler.
Sona erme bilinmeden yapılan işlemler geçerli midir?
TBK m.514, vekilin sözleşmenin sona erdiğini öğrenmeden önce yaptığı işlerden vekâlet veren ya da mirasçılarının sözleşme devam ediyormuş gibi sorumlu olduğunu düzenler.
İlgili Rehberler
- Portföy yönetim şirketinin yükümlülükleri
- Fon zararında sorumluluk temeli
- Emir kayıtları ve yerindelik testi
- Portföy saklayıcısının görevleri
- Örtülü kazanç aktarımı ve ilişkili taraf işlemleri
- Fon davasında ispat ve deliller
- Yönetim kurulu ve yöneticilerin sorumluluğu
- Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi
Hesap verme borcu talebe bağlıdır
Talep edildiğinde kapsamı geniştir. Değerlendirme için: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Özen ve sadakat ihlallerini birlikte belirleyelim. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik borçlar hukuku alanındadır.
Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi · Tasfiye edilen fonlar listesi · Tüm hukuk dalları


