Portföy Saklayıcısının Sorumluluğu 2026 (SPKn m.56): Altı Yükümlülük, Katılma Payı Sahibine Karşı Doğrudan Sorumluluk ve Dava Dilekçesi Örneği
20 Eylül 2026

Portföy Saklayıcısının Sorumluluğu 2026 (SPKn m.56): Altı Yükümlülük, Katılma Payı Sahibine Karşı Doğrudan Sorumluluk ve Dava Dilekçesi Örneği

Portföy saklama hizmetini yürüten kuruluş, fon yapısında yalnız varlıkları muhafaza eden bir kasa değil, uygunluk denetimi yapan bir mercidir. 6362 sayılı Kanun m.56/1 bu hizmetin kapsamını altı bent hâlinde sayar: katılma paylarının ihraç ve itfa işlemlerinin mevzuata uygunluğu, birim katılma payı değerinin belirlenen değerleme esaslarına göre hesaplanması, portföy yönetim şirketi talimatlarının mevzuata aykırı olmamak şartıyla yerine getirilmesi, işlemlerden doğan edimlere ilişkin bedelin uygun sürede aktarılması, gelirlerin mevzuata uygun kullanılması ve varlık alım satımları ile portföy yapısının uygunluğu. m.56/2, saklayıcının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle katılma payı sahiplerine verdiği zararlardan sorumlu olduğunu; m.56/3 ise kuruluşların karşılıklı talep yükümlülüğü yanında katılma payı sahiplerinin dava açma hakkının saklı olduğunu düzenler. Alt saklama hâlinde m.56/4 uyarınca hizmeti veren tüm kuruluşlar müteselsilen sorumludur.

Saklayıcı da davalı olabilir

Kanun, saklayıcının katılma payı sahiplerine karşı sorumluluğunu doğrudan düzenlemiştir. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: Saklayıcı yalnız kasa değil, denetim mercii

Yükümlülükler altı başlıkta sayılmıştır. 6362 sayılı Kanun m.56/1, portföy saklama hizmetinin; katılma paylarının ihraç ve itfa işlemlerinin mevzuata uygunluğunun, birim katılma payı değerinin belirlenen değerleme esaslarına göre hesaplanmasının, portföy yönetim şirketi talimatlarının yerine getirilmesinin, işlemlerden doğan edimlere ilişkin bedelin uygun sürede aktarılmasının, gelirlerin mevzuata uygun kullanılmasının ve varlık alım satımları ile portföy yapısının mevzuata uygunluğunun sağlanmasını içerdiğini düzenler.

Katılma payı sahibine karşı doğrudan sorumluluk vardır. m.56/2, portföy saklama hizmetini yürüten kuruluşun, yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle yatırım fonlarında portföy yönetim şirketi ve katılma payı sahiplerine verdiği zararlardan sorumlu olduğunu belirtir.

Dava hakkı saklıdır. m.56/3, portföy yönetim şirketi ile saklayıcının birbirlerinden zararın giderilmesini talep etmekle yükümlü olduklarını; pay veya katılma payı sahiplerinin dava açma hakkının saklı olduğunu düzenler.

Saklayıcının Konumu: Ayrı Bir Kuruluş

Yatırım fonu yapısında iki ayrı kuruluş bulunur ve bunların görevleri birbirinden kesin biçimde ayrılmıştır.

6362 sayılı Kanun m.52/1, bu Kanun hükümleri uyarınca tasarruf sahiplerinden fon katılma payı karşılığında toplanan para ya da diğer varlıklarla, tasarruf sahipleri hesabına inançlı mülkiyet esaslarına göre Kurulca belirlenen varlık ve haklardan oluşan portföy veya portföyleri işletmek amacıyla portföy yönetim şirketleri tarafından fon iç tüzüğü ile kurulan ve tüzel kişiliği bulunmayan malvarlığına yatırım fonu adı verileceğini düzenler.

m.52/2, yatırım fonlarının kuruluş izni alabilmesi için kurucunun portföy saklama hizmetini yürütmek üzere Kurulca yetkilendirilmiş bir kuruluş ile anlaşmış olmasının ve fon iç tüzüğünün Kurulca onaylanmasının gerekli olduğunu belirtir.

Dolayısıyla saklayıcı, fonun kuruluşundan itibaren yapının zorunlu bir unsurudur. Kurucu ile saklayıcı arasındaki sözleşme, fonun kurulabilmesinin ön şartıdır.

Ayrılık ilkesi m.56/6’da açıkça düzenlenmiştir: portföy saklama hizmetini yürüten kuruluş ile portföy yönetim şirketi aynı tüzel kişi olamaz. Aynı fıkra, her iki kuruluşun da görevlerini yerine getirirken birbirlerinden bağımsız ve sadece katılma payı sahiplerinin menfaatleri doğrultusunda hareket etmekle yükümlü olduklarını belirtir.

Fon tasfiyesi sürecinin genel çerçevesi Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi sayfamızda toplanmıştır.

Yatırım tavsiyesi değildir. Bu yazı hiçbir fonun alınması, satılması veya elde tutulması yönünde öneri içermez ve somut bir dosya hakkında hukuki görüş niteliği taşımaz. Saklayıcının sorumluluğunun şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği her dosyada ayrıca değerlendirilir.

Saklama Hizmetinin Altı Yükümlülüğü

6362 sayılı Kanun m.56/1, portföy saklama hizmetinin kapsamını altı bent hâlinde sayar. Bu bentler, saklayıcının yalnız varlıkları muhafaza eden bir kuruluş olmadığını; aynı zamanda uygunluk denetimi yapan bir merci olduğunu gösterir.

Portföy saklama hizmetinin kapsamı (6362 s.K. m.56/1)

BentSağlanması gereken husus
(a)Yatırım fonları hesabına katılma paylarının ihraç ve itfa edilmesi işlemlerinin mevzuat ve fon iç tüzüğü hükümlerine uygunluğu
(b)Değişken sermayeli yatırım ortaklıklarının paylarının ihraç ve itfa edilmesi işlemlerinin mevzuat ve esas sözleşme hükümlerine uygunluğu
(c)Birim katılma payı veya birim pay değerinin mevzuat ile fon iç tüzüğü veya esas sözleşme hükümleri çerçevesinde belirlenen değerleme esaslarına göre hesaplanması
(ç)Mevzuat ile fon iç tüzüğü veya esas sözleşme hükümlerine aykırı olmamak şartıyla portföy yönetim şirketi, değişken sermayeli yatırım ortaklığı ve yatırım ortaklığı talimatlarının yerine getirilmesi
(d)Varlıklarla ilgili işlemlerden doğan edimlere ilişkin bedelin uygun sürede aktarılması
(e)Gelirlerin mevzuat ile fon iç tüzüğü veya esas sözleşme hükümlerine uygun olarak kullanılması
(f)Varlık alım satımlarının, portföy yapılarının ve işlemlerinin mevzuat, fon iç tüzüğü veya esas sözleşme hükümlerine uygunluğu

Bu bentler arasında (c) ve (f) bentleri fon tasfiyesi dosyalarında öne çıkar.

(c) bendi, birim katılma payı değerinin belirlenen değerleme esaslarına göre hesaplanmasının sağlanmasını arar. Katılma payı fiyatının hatalı hesaplanması hâlinde bu bent doğrudan gündeme gelir.

(f) bendi ise varlık alım satımlarının, portföy yapılarının ve işlemlerinin mevzuat ile fon iç tüzüğüne uygunluğunun sağlanmasını kapsar. Portföy sınırlamalarının aşılması, izin verilmeyen varlıklara yatırım yapılması veya iç tüzüğe aykırı işlemler bu bendin konusudur.

(ç) bendinin yapısı da dikkat çeker: saklayıcı, portföy yönetim şirketinin talimatlarını yerine getirir; ancak bu, mevzuat ile fon iç tüzüğü veya esas sözleşme hükümlerine aykırı olmamak şartına bağlanmıştır. Yani saklayıcı, aykırı bir talimatı yerine getirmekle yükümlü değildir.

Sorumluluğun Yönü: Kime Karşı?

Saklayıcının sorumluluğu iki yönlüdür ve muhatapları m.56/2’de gösterilmiştir.

6362 sayılı Kanun m.56/2, bu madde kapsamında portföy saklama hizmetini yürüten kuruluşun; yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle yatırım fonlarında portföy yönetim şirketi ve katılma payı sahiplerine, yatırım ortaklıklarında ise ortaklığa verdiği zararlardan sorumlu olduğunu düzenler.

Bu hükmün yatırımcı bakımından önemi, sorumluluğun doğrudan katılma payı sahiplerine karşı kurulmuş olmasıdır. Yatırımcının saklayıcıyla arasında doğrudan bir sözleşme bulunmasa dahi, kanun sorumluluğu açıkça öngörmüştür.

Talep yükümlülüğü ve dava hakkı m.56/3’tedir: portföy yönetim şirketi veya yatırım ortaklığı, portföy saklama hizmetini yürüten kuruluştan; saklama hizmetini yürüten kuruluş da portföy yönetim şirketi veya yatırım ortaklığından, bu Kanun hükümlerinin ihlali nedeniyle doğan zararların giderilmesini talep etmekle yükümlüdür.

Aynı fıkra bir kayıt ekler: pay veya katılma payı sahiplerinin dava açma hakkı saklıdır.

Bu iki cümle birlikte okunduğunda ortaya çıkan yapı şudur: kuruluşlar arasında karşılıklı talep yükümlülüğü vardır; ancak bu, yatırımcının kendi davasını açmasına engel değildir. Yatırımcı, kuruluşların birbirinden talepte bulunmasını beklemek zorunda değildir.

Sorumluluk ilişkileri

KimdenKimeNiteliğiDayanak
SaklayıcıKatılma payı sahipleriDoğrudan sorumlulukm.56/2
SaklayıcıPortföy yönetim şirketiDoğrudan sorumlulukm.56/2
Portföy yönetim şirketiSaklayıcıTalep yükümlülüğüm.56/3
SaklayıcıPortföy yönetim şirketiTalep yükümlülüğüm.56/3
Katılma payı sahibiHer ikisiDava hakkı saklıdırm.56/3
Alt saklayıcılarKatılma payı sahipleriMüteselsil sorumlulukm.56/4

Alt Saklama ve Müteselsil Sorumluluk

Saklama hizmeti zincirleme yürütülebilir; ancak bu, sorumluluğu dağıtmaz.

6362 sayılı Kanun m.56/4, portföy saklama hizmetini yürüten kuruluşun, saklamasında bulunan varlıkların tümünü veya bir kısmını portföy saklama hizmeti yürüten diğer kuruluşlar nezdinde saklayabileceğini düzenler.

Aynı fıkra sonucu açıkça belirtir: bu hâlde, portföy saklama hizmetini veren tüm kuruluşlar müteselsilen sorumludur.

Bu hüküm yatırımcı bakımından önemli bir imkân doğurur. Varlıkların bir kısmı başka bir kuruluş nezdinde saklanıyorsa, yatırımcı zincirdeki kuruluşların tümüne başvurabilir.

Merkezî saklama bakımından m.56/5, Kurulun kolektif yatırım kuruluşlarının portföylerinde yer alan varlıklardan uygun görülenlerin merkezî saklama veya merkezî takas kuruluşu nezdinde ilgili kolektif yatırım kuruluşu adına açılan hesaplarda izlenmesi zorunluluğunu öngörebileceğini düzenler.

Aynı fıkra bir kayıt ekler: portföy saklama hizmetini yürüten kuruluşun yükümlülükleri bu durumda da devam eder.

Bu kayıt, saklayıcının sorumluluktan kurtulmak için merkezî saklamaya dayanmasını engeller. Varlıklar merkezî kuruluşta izlense dahi saklayıcının denetim yükümlülükleri sürer.

Bağımsızlık ve Çıkar Çatışmasının Önlenmesi

Kanun, saklayıcının denetim işlevini koruyabilmesi için yapısal güvenceler öngörür.

6362 sayılı Kanun m.56/6, portföy saklama hizmetini yürüten kuruluş ile portföy yönetim şirketinin aynı tüzel kişi olamayacağını; her ikisinin de görevlerini yerine getirirken birbirlerinden bağımsız ve sadece katılma payı sahiplerinin menfaatleri doğrultusunda hareket etmekle yükümlü olduklarını düzenler.

m.56/7 ise kişisel düzeyde bir yasak getirir: portföy saklama hizmetini yürüten kuruluş ve fon portföyüne varlık alım satımına aracılık hizmeti veren yatırım kuruluşunun yöneticileri ile bu kuruluşları temsil ve ilzama yetkili kişiler, portföy yönetim şirketinde ortak, yönetici ya da temsilci olamazlar.

Aynı fıkra bu yasağı karşılıklı kılar: portföy yönetim şirketinin ortakları, yöneticileri ile bu şirketleri temsil ve ilzama yetkili kişiler de saklama hizmetini yürüten kuruluşta aynı sıfatları taşıyamaz.

Bu hükümlere aykırılık, saklayıcının denetim işlevini yerine getirmediği iddiası bakımından güçlü bir dayanak oluşturur. Bağımsızlığın fiilen sağlanmadığı hâllerde, uygunluk denetiminin de gereği gibi yapılmadığı ileri sürülebilir.

Müşterek İmza Yetkisi

Saklayıcının rolü, resmî sicil işlemlerinde de somutlaşır.

6362 sayılı Kanun m.52/5, fonun; tapu ve diğer resmî sicillere tescil, değişiklik, terkin ve düzeltme talepleri dâhil olmak üzere her türlü sicil işlemleri ile ortağı olacağı limited ve anonim şirketlerin kuruluş, sermaye artırımı veya pay devri işlemleri dâhil her tür ticaret sicili işlemleriyle sınırlı olarak tüzel kişiliği haiz addolunacağını düzenler.

Aynı fıkra, yatırım fonu portföyünde bulunan taşınmazların, taşınmaza dayalı hakların ve taşınmaza dayalı senetlerin tapu kütüğüne fon adına tescil edileceğini belirtir.

İmza yetkisi bakımından ise şu kural getirilmiştir: tapuda, ticaret sicilinde ve diğer resmî sicillerde fon adına yapılacak işlemler, portföy yönetim şirketi ile portföy saklama hizmetini yürüten kuruluşu temsil eden birer yetkilinin müşterek imzalarıyla gerçekleştirilir.

Bu müşterek imza şartı, saklayıcıyı sicil işlemlerinde de denetleyici konuma yerleştirir. Fon portföyündeki taşınmazlara ilişkin bir işlemde saklayıcının imzası olmadan tescil yapılamaz.

Fon Malvarlığının Ayrılığı

Saklayıcının sorumluluğunu anlamak için fon malvarlığının hukuki konumunu da görmek gerekir.

6362 sayılı Kanun m.53/1, fonun malvarlığının portföy yönetim şirketi ve portföy saklama hizmetini yürütecek kuruluşun malvarlığından ayrı olduğunu düzenler.

m.53/2, fon malvarlığının; portföy yönetim şirketinin ve portföy saklama hizmetini yürüten kuruluşun yönetiminin veya denetiminin kamu kurumlarına devredilmesi hâlinde dahi başka bir amaçla tasarruf edilemeyeceğini, kamu alacaklarının tahsili amacı da dâhil olmak üzere haczedilemeyeceğini, üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağını ve iflas masasına dâhil edilemeyeceğini belirtir.

m.53/3, fon malvarlığının tasfiyesi durumunda yalnızca katılma payı sahiplerine ödeme yapılabileceğini düzenler.

m.53/4 ise mahsup yasağı getirir: portföy yönetim şirketlerinin üçüncü kişilere olan borçları ve yükümlülükleri ile yatırım fonlarının aynı üçüncü kişilerden olan alacakları birbirlerine karşı mahsup edilemez.

Bu hükümler, fon portföyünün korunmasına ilişkindir. Buna karşılık saklayıcının kendi malvarlığı bu korumadan yararlanmaz; yatırımcının tazminat talebi saklayıcının malvarlığına yönelir. Fon malvarlığına ilişkin haciz ve tedbir yasağı ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir yazımızda ayrıntılı ele alındı.

Dava Açarken: Kime, Neye Dayanarak?

Saklayıcıya karşı açılacak davada iki hususun ayrı ayrı ortaya konulması gerekir.

Birincisi, hangi yükümlülüğün ihlal edildiğidir. m.56/1’deki altı bent, iddianın somutlaştırılacağı çerçeveyi oluşturur. “Saklayıcı görevini yapmadı” biçimindeki soyut bir iddia yeterli olmaz; hangi bendin hangi işlem bakımından ihlal edildiği gösterilmelidir.

İkincisi, bu ihlal ile zarar arasındaki bağlantıdır. m.56/2, sorumluluğu “yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle” verilen zararlara bağlar.

Davalı çevresi bakımından fon dosyalarında üç kuruluş birlikte değerlendirilir: kurucu portföy yönetim şirketi, portföy saklama hizmetini yürüten kuruluş ve katılma payı satışına aracılık eden kuruluş. Davalı tablosunun kurulması fon zararı kısmi dava dilekçesi örneği yazımızda ele alındı.

Zamanaşımı bakımından talebin dayandırıldığı sebep belirleyicidir; süreler fon zararında zamanaşımı yazımızda karşılaştırmalı olarak ele alındı.

Saklayıcının tipik savunmaları ve bunların karşılanması ise savunmaların karşılanması yazımızda işlendi.

İddianın kurulması

AdımGösterilecek hususDayanak
1Saklayıcının kim olduğu ve saklama sözleşmesinin varlığım.52/2
2Hangi bentteki yükümlülüğün ihlal edildiğim.56/1
3İhlalin somut işlem veya dönem bakımından tespitim.56/1
4İhlal ile zarar arasındaki bağlantım.56/2
5Alt saklayıcı varsa zincirdeki kuruluşlarm.56/4
6Bağımsızlık ve çıkar çatışması yasaklarına aykırılık varsam.56/6, m.56/7
7Zararın hesabı ve dayanağıFiyat ve değerleme kayıtları

Saklayıcının Tipik Savunmaları

Saklayıcı aleyhine açılan davalarda karşılaşılan savunmalar belirli başlıklarda toplanır. Her birinin karşılığı kanun metnindedir.

Birinci savunma, saklayıcının yalnız varlıkları muhafaza ettiği ve yönetim kararlarından sorumlu olmadığı yönündedir. Buna karşı m.56/1’in (c) ve (f) bentleri gösterilir: saklama hizmeti, birim katılma payı değerinin belirlenen değerleme esaslarına göre hesaplanmasının ve varlık alım satımları ile portföy yapısının mevzuata uygunluğunun sağlanmasını da içerir.

İkinci savunma, portföy yönetim şirketinin talimatlarına uyulduğu yönündedir. Buna karşı m.56/1’in (ç) bendi gösterilir: talimatların yerine getirilmesi, mevzuat ile fon iç tüzüğü veya esas sözleşme hükümlerine aykırı olmamak şartına bağlanmıştır.

Üçüncü savunma, varlıkların merkezî kuruluşta izlendiği ve saklayıcının denetim imkânının bulunmadığı yönündedir. Buna karşı m.56/5’in son cümlesi gösterilir: portföy saklama hizmetini yürüten kuruluşun yükümlülükleri bu durumda da devam eder.

Dördüncü savunma, alt saklayıcının işlemlerinden sorumlu olunmadığı yönündedir. Buna karşı m.56/4 gösterilir: portföy saklama hizmetini veren tüm kuruluşlar müteselsilen sorumludur.

Beşinci savunma, zararın piyasa koşullarından kaynaklandığı yönündedir. Bu savunma karşısında yapılacak iş, m.56/1’deki hangi yükümlülüğün ihlal edildiğini ve bu ihlalin zarara katkısını ayrıştırmaktır. Piyasa riski ile mevzuata aykırılıktan doğan kayıp farklı niteliktedir.

Altıncı savunma, saklama sözleşmesindeki sorumluluk sınırlamasına dayanır. Bu tür kayıtların değerlendirilmesinde, kanunun sorumluluğu emredici biçimde düzenlediği gözetilir; sözleşmesel sınırlamaların kanuni sorumluluğu bertaraf edip edemeyeceği tartışılır.

Savunma ve karşılığı

SavunmaKarşı dayanak
Yalnız muhafaza görevi varm.56/1-(c) ve (f): değerleme ve portföy uygunluğu denetimi de kapsamdadır
Talimatlara uyuldum.56/1-(ç): talimat mevzuata aykırı olmamak şartına bağlıdır
Varlıklar merkezî kuruluştam.56/5: yükümlülükler bu durumda da devam eder
Alt saklayıcının işlemim.56/4: tüm kuruluşlar müteselsilen sorumludur
Zarar piyasa kaynaklım.56/2: ihlal ile zarar bağlantısının ayrıştırılması gerekir
Sözleşmede sorumluluk sınırı varSorumluluk kanunla düzenlenmiştir; sınırlamanın etkisi ayrıca değerlendirilir

Kurucu ile Saklayıcı Arasındaki İş Bölümü

Davalı tablosu kurulurken iki kuruluşun görevlerinin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.

Kurucu bakımından 6362 sayılı Kanun m.55/1, portföy yönetim şirketinin ana faaliyet konusu yatırım fonlarının kurulması ve yönetimi olan anonim ortaklık olduğunu; kurulması ve faaliyete geçmesi için Kuruldan izin alınmasının zorunlu olduğunu düzenler.

m.52/3, portföy yönetim şirketinin fonu, yatırım fonu katılma payı sahiplerinin haklarını koruyacak şekilde temsil edeceğini, yöneteceğini veya yönetimini denetleyeceğini; fona ait varlıklar üzerinde kendi adına ve fon hesabına mevzuat ve fon iç tüzüğüne uygun olarak tasarrufta bulunmaya ve bundan doğan hakları kullanmaya yetkili olduğunu belirtir.

Saklayıcı bakımından ise görev, bu tasarrufların uygunluğunu denetlemektir. m.56/1’in (ç) ve (f) bentleri bu denetimin çerçevesini çizer.

Bu iş bölümü, iki kuruluşun sorumluluğunun farklı temellere dayandığını gösterir. Kurucu, yönetim kararlarından; saklayıcı ise bu kararların uygunluğunu denetlememekten sorumludur.

Uygulamada her iki kuruluşa birlikte dava açılması, sorumluluğun hangi aşamada doğduğunun yargılama sırasında belirlenmesine imkân tanır. Davalı tablosunun genel çerçevesi fon zararı kısmi dava dilekçesi örneği yazımızda ele alındı.

Görev ve sorumluluk ayrımı

KonuPortföy yönetim şirketiSaklayıcı
Temel görevFonun kurulması ve yönetimiVarlıkların saklanması ve uygunluk denetimi
YetkiFon varlıkları üzerinde kendi adına ve fon hesabına tasarrufTalimatların mevzuata uygunluğunu sağlama
Dayanakm.52/3, m.55/1m.56/1
Sorumluluğun temeliYönetim kararları ve mevzuata aykırılıkUygunluk denetiminin yapılmaması
Aynı tüzel kişi olabilir miHayırHayır (m.56/6)
Sicil işlemleriMüşterek imzaMüşterek imza (m.52/5)

Saklayıcıya Karşı Dava Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki metin, katılma payı değerinin hatalı hesaplanması ve portföy işlemlerinin mevzuata aykırılığı iddiasıyla saklayıcı aleyhine açılacak dava için hazırlanmış çerçevedir. Dayanılan bende göre hususlar değişir.

[ ] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

DAVACI: [Ad Soyad] — [TC Kimlik No] — [Adres]

VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]

DAVALILAR: 1- [Portföy saklama hizmetini yürüten kuruluş] — [Adres]
    2- [Kurucu portföy yönetim şirketi] — [Adres]

KONU: Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla [tutar] TL zararın faiziyle birlikte tahsili istemidir.

DAVA DEĞERİ: [ ] TL

AÇIKLAMALAR

1. Müvekkil, [fon adı] unvanlı yatırım fonunun katılma payı sahibidir. Katılma payları [tarih] tarihinde [tutar] TL bedelle edinilmiş olup hesap ekstresi ekte sunulmuştur.

2. Birinci davalı, anılan fonun portföy saklama hizmetini yürüten kuruluştur. İkinci davalı ise fonun kurucusu olan portföy yönetim şirketidir.

3. [Tarih] tarihinde Sermaye Piyasası Kurulu’nun [ ] sayılı Bülteni ile fonun tasfiyesine karar verilmiş, tasfiye sonucunda müvekkile [tutar] TL ödeme yapılmıştır. Müvekkilin zararı [tutar] TL’dir.

Saklayıcının konumu — Sermaye Piyasası Kanunu m.52

Anılan maddenin ikinci fıkrası, yatırım fonlarının kuruluş izni alabilmesi için kurucunun portföy saklama hizmetini yürütmek üzere Kurulca yetkilendirilmiş bir kuruluş ile anlaşmış olmasının gerekli olduğunu düzenlemektedir. Birinci davalı, fonun kuruluşundan itibaren bu sıfatı taşımaktadır.

Birim katılma payı değerinin hesaplanması — Sermaye Piyasası Kanunu m.56/1-(c)

Anılan bent, portföy saklama hizmetinin; birim katılma payı değerinin mevzuat ile fon iç tüzüğü hükümleri çerçevesinde belirlenen değerleme esaslarına göre hesaplanmasının sağlanmasını içerdiğini düzenlemektedir. [Somut tespit: fiyat açıklamalarındaki tutarsızlık, değerleme esaslarına aykırılık, açıklanan fiyat ile portföy içeriği arasındaki uyumsuzluk gibi.] Birinci davalı bu hesaplamanın uygunluğunu sağlamamıştır.

Portföy yapısı ve işlemlerin uygunluğu — Sermaye Piyasası Kanunu m.56/1-(f)

Anılan bent, varlık alım satımlarının, portföy yapılarının ve işlemlerinin mevzuat ile fon iç tüzüğü hükümlerine uygunluğunun sağlanmasını öngörmektedir. [Somut tespit: portföy sınırlamalarının aşılması, iç tüzükte öngörülmeyen varlıklara yatırım yapılması gibi.] Birinci davalı, bu işlemlerin mevzuata uygunluğunu denetlememiştir.

Talimatların yerine getirilmesindeki sınır — Sermaye Piyasası Kanunu m.56/1-(ç)

Anılan bent, portföy yönetim şirketi talimatlarının yerine getirilmesini, mevzuat ile fon iç tüzüğü hükümlerine aykırı olmamak şartına bağlamaktadır. Birinci davalı, ikinci davalının mevzuata aykırı talimatlarını yerine getirmekle yükümlü olmadığı hâlde bu işlemleri gerçekleştirmiştir.

Sorumluluk ve dava hakkı — Sermaye Piyasası Kanunu m.56/2 ve m.56/3

Anılan maddenin ikinci fıkrası, portföy saklama hizmetini yürüten kuruluşun yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle katılma payı sahiplerine verdiği zararlardan sorumlu olduğunu düzenlemektedir. Üçüncü fıkra ise kuruluşların birbirlerinden zararın giderilmesini talep etmekle yükümlü olduklarını belirtmekle birlikte, pay veya katılma payı sahiplerinin dava açma hakkının saklı olduğunu açıkça öngörmektedir.

[Alt saklama varsa] Müteselsil sorumluluk — Sermaye Piyasası Kanunu m.56/4

Anılan fıkra, saklayıcının varlıkların tümünü veya bir kısmını diğer kuruluşlar nezdinde saklayabileceğini; bu hâlde portföy saklama hizmetini veren tüm kuruluşların müteselsilen sorumlu olduğunu düzenlemektedir.

HUKUKİ SEBEPLER: 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.52, m.53, m.54, m.55, m.56; III-52.1 sayılı Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili mevzuat.

DELİLLER: Müvekkilin hesap ekstresi ve katılma payı alım kayıtları; fon iç tüzüğü ve saklama sözleşmesi; fonun fiyat açıklamaları ve portföy dağılım raporları; Sermaye Piyasası Kurulu bültenleri ve işlemleri; bağımsız denetim raporları; davalılar arasındaki yazışmalar; bilirkişi incelemesi; tanık ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla [tutar] TL zararın, [tarih] tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,

2. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini vekâleten talep ederiz.

Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]

Dilekçede hangi bendin ihlal edildiğinin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir; m.56/1 yükümlülükleri altı ayrı başlıkta saymaktadır.

Sık Yapılan Hatalar

Birinci hata, saklayıcıyı yalnız varlıkları muhafaza eden bir kuruluş saymaktır. m.56/1, saklama hizmetinin altı ayrı uygunluk denetimini kapsadığını düzenler.

İkinci hata, yatırımcının saklayıcıya doğrudan dava açamayacağını düşünmektir. m.56/2, saklayıcının katılma payı sahiplerine verdiği zararlardan sorumlu olduğunu; m.56/3 ise pay veya katılma payı sahiplerinin dava açma hakkının saklı olduğunu belirtir.

Üçüncü hata, kuruluşların birbirinden talepte bulunmasını beklemektir. m.56/3’teki talep yükümlülüğü, yatırımcının kendi davasını açmasına engel değildir.

Dördüncü hata, saklayıcının talimatlara uymak zorunda olduğunu varsaymaktır. m.56/1-(ç), talimatların yerine getirilmesini mevzuat ile fon iç tüzüğüne aykırı olmamak şartına bağlar.

Beşinci hata, alt saklama hâlinde yalnız asıl saklayıcıya yönelmektir. m.56/4, portföy saklama hizmetini veren tüm kuruluşların müteselsilen sorumlu olduğunu düzenler.

Altıncı hata, merkezî saklamanın saklayıcıyı sorumluluktan kurtardığını sanmaktır. m.56/5, bu durumda da saklayıcının yükümlülüklerinin devam edeceğini açıkça belirtir.

Yedinci hata, iddiayı somutlaştırmamaktır. Hangi bendin hangi işlem bakımından ihlal edildiği ve bu ihlalin zararla bağlantısı ayrı ayrı gösterilmelidir.

Sekizinci hata, fon malvarlığına ilişkin korumayı saklayıcının malvarlığına teşmil etmektir. m.53, fon malvarlığının haczedilemeyeceğini ve iflas masasına dâhil edilemeyeceğini düzenler; bu koruma saklayıcının kendi malvarlığını kapsamaz.

Üçüncü kuruluş: Emir iletimi, danışmanlık ayrımı ve iç kontrol yükümlülüğü satışa aracılık eden kuruluşun sorumluluğu yazımızda ele alındı.
Kurul kararlarına karşı: Savunma usulü, altmış günlük dava süresi ve yürütmenin durdurulması SPK idari para cezası ve iptal davası yazımızda ele alındı.
Özel tasfiye rejimi: Takip yasağı, ödeme sırası ve tazmin süreci tedricî tasfiye yazımızda ele alındı.
Mevzuat ölçütleri: İç tüzüğün niteliği, birim pay değeri ve emir fiyatı fon iç tüzüğü ve katılma payı alım satımı yazımızda ele alındı.
Tasfiye ve devir: Sona erme sebepleri, dağıtım esasları ve değiştirme oranı fonun sona ermesi, devri ve birleşmesi yazımızda ele alındı.
Gider denetimi: Dönemsel kontrol, iade yükümlülüğü ve kalem bazında inceleme fon toplam gideri ve gider üst sınırı yazımızda ele alındı.
Serbest fonlar: Sınırın kaynağı, nitelikli yatırımcı vasfı ve satış kuruluşunun belge yükümlülüğü serbest fonlar ve nitelikli yatırımcı yazımızda ele alındı.
Portföy sınırları: İhraççı, grup, vade, repo ve türev araç sınırları fon portföy sınırlamaları yazımızda ele alındı.
İspat: Belge ibrazı, üçüncü kişiden celp ve ticari defterler fon davasında ispat ve deliller yazımızda ele alındı.
Vekâlet: Özen borcunun objektif ölçütü ve hesap verme portföy yönetiminde vekâlet hükümleri yazımızda ele alındı.

Tasfiye sürecinde varlıkların hangi ölçütle satılacağı, rayiç değerin altında satış yasağı ve tasfiye bankasından hesap istenmesi tasfiye bankası fon varlıklarını değerinin altında satarsa yazımızda ayrıca ele alındı.

Sıkça Sorulan Sorular

Portföy saklama hizmeti neleri kapsar?

6362 sayılı Kanun m.56/1 altı bent sayar: katılma paylarının ihraç ve itfa işlemlerinin mevzuat ve fon iç tüzüğüne uygunluğu; değişken sermayeli yatırım ortaklıklarında pay ihraç ve itfasının uygunluğu; birim katılma payı değerinin belirlenen değerleme esaslarına göre hesaplanması; portföy yönetim şirketi talimatlarının mevzuata aykırı olmamak şartıyla yerine getirilmesi; işlemlerden doğan edimlere ilişkin bedelin uygun sürede aktarılması; gelirlerin mevzuata uygun kullanılması ve varlık alım satımları ile portföy yapısının uygunluğu.

Saklayıcı yatırımcıya karşı sorumlu mudur?

6362 sayılı Kanun m.56/2, portföy saklama hizmetini yürüten kuruluşun yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle yatırım fonlarında portföy yönetim şirketi ve katılma payı sahiplerine, yatırım ortaklıklarında ise ortaklığa verdiği zararlardan sorumlu olduğunu düzenler.

Katılma payı sahibi doğrudan dava açabilir mi?

6362 sayılı Kanun m.56/3, portföy yönetim şirketi ile saklayıcının bu Kanun hükümlerinin ihlali nedeniyle doğan zararların giderilmesini birbirlerinden talep etmekle yükümlü olduklarını belirttikten sonra, pay veya katılma payı sahiplerinin dava açma hakkının saklı olduğunu açıkça düzenler.

Saklayıcı her talimatı yerine getirmek zorunda mıdır?

Hayır. 6362 sayılı Kanun m.56/1-(ç), portföy yönetim şirketi talimatlarının yerine getirilmesini mevzuat ile fon iç tüzüğü veya esas sözleşme hükümlerine aykırı olmamak şartına bağlar.

Varlıklar başka bir kuruluşta saklanırsa sorumluluk değişir mi?

6362 sayılı Kanun m.56/4, saklayıcının saklamasında bulunan varlıkların tümünü veya bir kısmını portföy saklama hizmeti yürüten diğer kuruluşlar nezdinde saklayabileceğini; bu hâlde portföy saklama hizmetini veren tüm kuruluşların müteselsilen sorumlu olduğunu düzenler.

Merkezî saklama saklayıcıyı sorumluluktan kurtarır mı?

Hayır. 6362 sayılı Kanun m.56/5, Kurulun varlıkların merkezî saklama veya merkezî takas kuruluşu nezdinde izlenmesi zorunluluğunu öngörebileceğini belirttikten sonra, portföy saklama hizmetini yürüten kuruluşun yükümlülüklerinin bu durumda da devam edeceğini düzenler.

Saklayıcı ile portföy yönetim şirketi aynı kuruluş olabilir mi?

Hayır. 6362 sayılı Kanun m.56/6, portföy saklama hizmetini yürüten kuruluş ile portföy yönetim şirketinin aynı tüzel kişi olamayacağını; her ikisinin de görevlerini yerine getirirken birbirlerinden bağımsız ve sadece katılma payı sahiplerinin menfaatleri doğrultusunda hareket etmekle yükümlü olduklarını düzenler.

Yöneticiler bakımından bir yasak var mı?

6362 sayılı Kanun m.56/7, portföy saklama hizmetini yürüten kuruluş ve fon portföyüne varlık alım satımına aracılık hizmeti veren yatırım kuruluşunun yöneticileri ile bu kuruluşları temsil ve ilzama yetkili kişilerin portföy yönetim şirketinde ortak, yönetici ya da temsilci olamayacaklarını; aynı yasağın karşılıklı olarak uygulanacağını düzenler.

Fonun kuruluşunda saklayıcı şart mıdır?

6362 sayılı Kanun m.52/2, yatırım fonlarının kuruluş izni alabilmesi için kurucunun portföy saklama hizmetini yürütmek üzere Kurulca yetkilendirilmiş bir kuruluş ile anlaşmış olmasının ve fon iç tüzüğünün Kurulca onaylanmasının gerekli olduğunu düzenler.

Fon adına sicil işlemleri nasıl yapılır?

6362 sayılı Kanun m.52/5, tapuda, ticaret sicilinde ve diğer resmî sicillerde fon adına yapılacak işlemlerin, portföy yönetim şirketi ile portföy saklama hizmetini yürüten kuruluşu temsil eden birer yetkilinin müşterek imzalarıyla gerçekleştirileceğini düzenler.

Fon malvarlığı haczedilebilir mi?

6362 sayılı Kanun m.53/2, fon malvarlığının; portföy yönetim şirketinin ve saklayıcının yönetiminin veya denetiminin kamu kurumlarına devredilmesi hâlinde dahi başka bir amaçla tasarruf edilemeyeceğini, kamu alacaklarının tahsili amacı da dâhil olmak üzere haczedilemeyeceğini, üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağını ve iflas masasına dâhil edilemeyeceğini düzenler.

Tasfiyede kime ödeme yapılır?

6362 sayılı Kanun m.53/3, fon malvarlığının tasfiyesi durumunda yalnızca katılma payı sahiplerine ödeme yapılabileceğini düzenler.

Fonun borçları mahsup edilebilir mi?

6362 sayılı Kanun m.53/4, portföy yönetim şirketlerinin üçüncü kişilere olan borçları ve yükümlülükleri ile yatırım fonlarının aynı üçüncü kişilerden olan alacaklarının birbirlerine karşı mahsup edilemeyeceğini düzenler.

Saklayıcıya karşı davada ne ispatlanmalıdır?

İki husus ayrı ayrı ortaya konulmalıdır: m.56/1’deki hangi bentteki yükümlülüğün hangi işlem bakımından ihlal edildiği ve bu ihlal ile zarar arasındaki bağlantı. m.56/2, sorumluluğu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle verilen zararlara bağlar.

Fon ile katılma payı sahibi arasındaki ilişkiye hangi hükümler uygulanır?

6362 sayılı Kanun m.52/4, portföy yönetim şirketi ile katılma payı sahipleri arasındaki ilişkilere bu Kanunda, ilgili mevzuatta ve fon iç tüzüğünde hüküm bulunmayan hâllerde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 502 ila 514. maddeleri hükümlerinin kıyasen uygulanacağını düzenler.

İlgili Rehberler

İddiayı bent bent somutlaştırın

Hangi yükümlülüğün hangi işlemde ihlal edildiği ayrı ayrı gösterilmelidir. Değerlendirme için: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Hangi yükümlülüğün ihlal edildiğini ve zararla bağlantısını birlikte kuralım. Telefon: 0554 648 37 15

İletişime Geçin

Bu içerik sermaye piyasası hukuku alanındadır.

Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi  ·  12. Yargı Paketi rehberi  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk