Tedricî tasfiye, sermaye piyasası kurumlarına özgü bir tasfiye rejimidir ve Yatırımcı Tazmin Merkezi tarafından yürütülür. 6362 sayılı Kanun m.86/2, bu karar ve işlemlerde 6102 sayılı Kanun, 2004 sayılı Kanun ve diğer mevzuatın tasfiye ile ilgili hükümlerinin uygulanmayacağını düzenler. m.86/4 alacaklılar bakımından üç sonuç doğurur: İİK ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip yapılamaz, evvelce başlamış takipler durur ve bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ile hak düşüren müddetler işlemez; ayrıca tasfiyenin kapatılması kararına kadar iflas kararı verilemez. Ödeme sırası m.86/5’te gösterilmiştir: aktiflerden öncelikle müşteri alacakları ödenir, tamamı karşılanamazsa garameten ödeme yapılır; artan kısımdan öncelikle garameten kamu alacakları, kalandan YTM’nin alacağı ve tasfiye giderleri, bakiye ise diğer alacaklılara tahsis edilir. Tazmin talebi m.85/1 uyarınca kararın ilanından itibaren bir yılda zamanaşımına uğrar.
Tazmin kararı ilan edildi mi?
Talep hakkı ilandan itibaren bir yılda zamanaşımına uğrar. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: Genel tasfiye hükümleri uygulanmaz
Kendine özgü bir rejimdir. 6362 sayılı Kanun m.86/2, tedricî tasfiye karar ve işlemlerinde 6102 sayılı Kanun, 2004 sayılı Kanun ve diğer mevzuatın tasfiye ile ilgili hükümlerinin uygulanmayacağını düzenler.
Takipler durur, süreler işlemez. m.86/4, tedricî tasfiye kararı verilenler hakkında 2004 sayılı Kanun ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip yapılamayacağını, evvelce başlamış takiplerin duracağını ve bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ile hak düşüren müddetlerin işlemeyeceğini belirtir.
Müşteri alacakları önce ödenir. m.86/5, aktiflerden öncelikle müşteri alacaklarının ödeneceğini; tamamının karşılanamaması hâlinde garameten ödeme yapılacağını düzenler.
Tedricî Tasfiye Nedir?
Sermaye piyasası kurumlarının yükümlülüklerini yerine getirememesi hâlinde uygulanan özel bir tasfiye rejimidir. Genel iflas ve tasfiye hükümlerinden ayrılır ve Yatırımcı Tazmin Merkezi tarafından yürütülür.
6362 sayılı Kanun m.86/1, m.82 uyarınca yatırımcıları tazmin kararı verilenler hakkında Kurulun, bankalar hariç olmak üzere, tazmin sürecinin kapanmasına ilişkin kararı ile birlikte tedricî tasfiye kararı da verebileceğini; bu durumda tedricî tasfiye işlemlerinin YTM tarafından yürütüleceğini düzenler.
Amaç m.86/2’de gösterilmiştir: tedricî tasfiyenin amacı, tedricî tasfiyesine karar verilenlerin malvarlığını aynen veya nakde çevirmek suretiyle elde edilen bedeli tahsis ederek, m.85’te düzenlenmiş olan tazmin süreci kapsamında yatırımcıların tazmin edilmeyen bakiye alacakları ile YTM’nin yatırımcılara halef olmasından kaynaklanan alacaklarının ödenmesidir.
Aynı fıkra, genel tasfiye hükümlerinin uygulanmayacağını ve usul ile esasların Kurulca hazırlanan bir yönetmelikle belirleneceğini belirtir.
Kurulun tedricî tasfiyeye karar verme yetkisi m.97/1’de de yer alır; bu yetki ve idari işlemlere karşı başvuru yolları SPK idari para cezası ve iptal davası yazımızda ele alındı.
Önceki Aşama: Tazmin Süreci
Tedricî tasfiye, tazmin sürecinin ardından gelir. Bu nedenle önce tazmin rejiminin bilinmesi gerekir.
6362 sayılı Kanun m.82/1, Kurulun; yatırım kuruluşlarının sermaye piyasası faaliyetinden kaynaklanan nakit ödeme veya sermaye piyasası araçları teslim yükümlülüklerini yerine getiremediğinin veya kısa sürede yerine getiremeyeceğinin tespit edilmesi hâlinde yatırımcıları tazmin kararı alacağını ve bu kararın durumun tespitinden itibaren üç ay içinde alınacağını düzenler.
Kapsam bakımından m.84/1, tazminin kapsamını; yatırımcılara ait olan ve yatırım hizmeti ve faaliyeti veya yan hizmetler ile bağlantılı olarak yatırım kuruluşu tarafından yatırımcı adına saklanan veya yönetilen nakit ödeme ya da sermaye piyasası araçlarının teslim yükümlülüklerinin yerine getirilmemesinden kaynaklanan taleplerin oluşturduğunu belirtir.
Aynı maddenin ikinci fıkrası önemli bir sınır getirir: yatırımcıların yatırım danışmanlığı veya piyasadaki fiyat hareketlerinden kaynaklanan zararları tazmin kapsamında değildir.
Bu sınır, fon tasfiyesi dosyaları bakımından belirleyicidir. Fonun değer kaybından doğan zarar, tazmin mekanizmasının konusu değildir; bu zarar için genel hükümlere göre dava açılması gerekir.
Kapsam dışı kalanlar m.84/3 ve m.84/4’te sayılmıştır. m.84/3, m.106 ve m.107’deki suçlardan veya suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan mahkûm olan yatırımcılara ait taleplerin, söz konusu eylemlerle ilgili alacaklarla sınırlı olmak üzere tazmin kapsamı dışında olduğunu belirtir. Aynı fıkra, bu suçlardan dolayı hakkında suç duyurusunda bulunulan kişilere yapılacak ödemelerin, soruşturmanın başlamasından mahkeme kararının kesinleşmesine kadar duracağını öngörür.
m.84/4, yatırımcıları tazmin kararı verilen yatırım kuruluşlarının yönetim kurulu üyeleri, yöneticileri ve maddede sayılan diğer kişilerin tazmin edilmeyeceğini düzenler.
Tazmin Talebi ve Süreler
6362 sayılı Kanun m.85/1, yatırımcıların tazmin taleplerini YTM’ye yazılı olarak yapacaklarını; tazmin talebinde bulunma hakkının, tazmin kararının ilanından itibaren bir yıl sonra zamanaşımına uğrayacağını düzenler.
Bu bir yıllık süre, ilan tarihine bağlıdır ve kaçırılması hâlinde talep hakkı düşer.
Ödeme süresi bakımından m.85/2, YTM’nin; tazmine hak kazanan yatırımcıları mümkün olan en kısa sürede tazmin etmek üzere gerekli hazırlıkları yapmakla ve hak sahipleri ile tazmin tutarlarını belirledikten sonra üç ay içinde ödemeleri gerçekleştirmekle yükümlü olduğunu belirtir. Zorunlu hâllerde bu süre, Kurulun onayıyla en fazla üç ay daha uzatılabilir.
Hesaplama bakımından m.85/3, yatırımcıların tazmin taleplerinin, yatırım kuruluşunca karşılanmayan nakit ödeme ve sermaye piyasası araçlarının iade yükümlülükleri üzerinden hesaplanacağını düzenler.
Aynı fıkra bir öncelik kuralı getirir: yatırımcılar adına saklanan sermaye piyasası araçları hak sahiplerine öncelikle dağıtılır. Bu araçlar, bulundukları her bir hesap bazında ve özellikle yerine getirilmemiş takas yükümlülükleri için mahsup edilir. Tazmin tutarı, kanuni ve akdî şartlar uyarınca yatırım kuruluşunun mahsup ve benzeri talepleri de dikkate alınarak belirlenir.
Sürecin kapanması bakımından m.85/4, Kurulun tazmin sürecinin tamamlanmasından sonra YTM’nin bildirimi üzerine tazmin sürecini kapatma kararı vereceğini; YTM’nin tazmin sürecinin sonuçlarını ve tazmin kararı alınanların tedricî tasfiyesinin veya iflasının istenmesinin yararlı olup olmayacağına ilişkin gerekçeli önerisini sunacağını belirtir.
Tazmin sürecinin süreleri
| Aşama | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Tazmin kararının alınması | Durumun tespitinden itibaren üç ay | m.82/1 |
| Tazmin talebinde bulunma | Tazmin kararının ilanından itibaren bir yıl | m.85/1 |
| Ödemelerin gerçekleştirilmesi | Hak sahipleri ve tutarlar belirlendikten sonra üç ay | m.85/2 |
| Sürenin uzatılması | Kurul onayıyla en fazla üç ay daha | m.85/2 |
| Mal beyannamesinin verilmesi | En geç yedi gün | m.86/7 |
Tedricî Tasfiyenin Sonuçları
Karar verildiği anda hem kurum hem de alacaklılar bakımından köklü sonuçlar doğar.
Organların yetkisi bakımından 6362 sayılı Kanun m.86/3, Kurulca haklarında tedricî tasfiye kararı verilenlerin kanuni organlarının görev ve yetkilerinin, tedricî tasfiye kararından tasfiye sonuçlanıncaya kadar YTM tarafından yerine getirileceğini düzenler.
Aynı fıkra, yapılan işlemlerden tescili gerekli olanların YTM’nin talebi üzerine harca tabi olmaksızın tescil ve ilan olunacağını; tedricî tasfiyenin sonuçlandığının ilan edildiği tarihte başkaca bir işleme gerek kalmaksızın, tedricî tasfiye kararı tarihinden önceki kanuni organların görev ve yetkilerini yeniden üstleneceklerini belirtir.
Malvarlığı bakımından m.86/4, hakkında tedricî tasfiye kararı verilenlerin ödemelerinin duracağını ve tüm malvarlığı üzerinde sadece YTM tarafından tasarruf edilebileceğini düzenler.
Aynı fıkra, YTM’nin tedricî tasfiyeye tabi ilgililerin aktif ve pasifini tespit edeceğini; ilgililerin tedricî tasfiye kararının verilmesinden sonra vadesi gelen sözleşmelerinden doğan hak ve borçlarının da vadeleri itibarıyla belirleneceğini; mevzuat uyarınca verilmiş teminatların da aktifin hesabında dikkate alınacağını belirtir.
Faiz bakımından aynı fıkra, tazmin ile tasfiye süreci arasındaki süreçte uygulanacak temerrüt faizinin Kurulca belirleneceğini öngörür.
İflas bakımından ise bir yasak getirilmiştir: tedricî tasfiye kararı verilmesi hâlinde, bu tasfiyenin kapatılması kararına kadar iflas kararı verilemez. İflas yolunun genel çerçevesi iflas yoluyla takip yazımızda ele alındı.
Takip Yasağı ve Sürelerin İşlememesi
Alacaklılar bakımından en önemli sonuç m.86/4’ün son cümlesindedir.
6362 sayılı Kanun m.86/4, tedricî tasfiye kararı verilenler hakkında 2004 sayılı Kanun ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takip yapılamayacağını, evvelce başlamış takiplerin duracağını ve bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ile hak düşüren müddetlerin işlemeyeceğini düzenler.
Bu hüküm üç sonuç doğurur. Birincisi yeni takip yapılamaz. İkincisi mevcut takipler durur. Üçüncüsü zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez.
Üçüncü sonuç alacaklı bakımından koruyucudur: tasfiye sürecinin uzaması, alacağın zamanaşımına uğraması sonucunu doğurmaz. Bu koruma, konkordato mühletindeki düzenlemeye benzerdir; karşılaştırma için konkordatoda alacaklının hakları yazımıza bakılabilir.
Amme alacaklarının da kapsama alınmış olması, korumanın genişliğini gösterir.
Tedricî tasfiye kararının etkileri
| Konu | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Kanuni organlar | Görev ve yetkileri YTM tarafından yerine getirilir | m.86/3 |
| Ödemeler | Durur | m.86/4 |
| Malvarlığı | Sadece YTM tarafından tasarruf edilebilir | m.86/4 |
| Yeni takip | İİK ve 6183 sayılı Kanun kapsamında yapılamaz | m.86/4 |
| Mevcut takipler | Durur | m.86/4 |
| Zamanaşımı | Takip muamelesiyle kesilebilenler işlemez | m.86/4 |
| İflas | Tasfiyenin kapatılması kararına kadar iflas kararı verilemez | m.86/4 |
| Genel tasfiye hükümleri | TTK, İİK ve diğer mevzuatın tasfiye hükümleri uygulanmaz | m.86/2 |
Ödeme Sırası: Müşteri Alacakları Önce
Tedricî tasfiyenin ayırt edici özelliği, ödeme sırasında müşteri alacaklarına tanınan önceliktir.
6362 sayılı Kanun m.86/5, YTM’nin tasfiye kapsamında yer alan gerçek hak sahiplerini ve bunların alacak ve borç tutarlarını tazmin sürecinde elde edilen bilgi ve belgelere dayanarak tespit edeceğini düzenler.
Aynı fıkra, YTM’nin yatırımcılara halef olmasından kaynaklanan alacakları ile tasfiye giderlerinin de YTM alacağı olarak dikkate alınacağını belirtir.
Paraya çevirme bakımından aynı fıkra, haklarında tedricî tasfiye kararı verilenlerin aktiflerinden nakit olanların doğrudan doğruya, olmayanların ise paraya çevrilmek suretiyle bu alacakların ödenmesinde kullanılacağını öngörür.
Sıra ise açıkça düzenlenmiştir: aktiflerden öncelikle müşteri alacakları ödenir. Müşteri alacaklarının tamamının karşılanamaması hâlinde garameten ödeme yapılır. Bu alacaklar tamamen karşılandıktan sonra artan kısımdan, öncelikle garameten kamu alacakları ve kalandan YTM’nin m.85 kapsamında yaptığı ödemeler ve tasfiye giderleri nedeniyle doğan alacağı ödenir. Bakiye, diğer alacaklılara tahsis edilir.
Aynı fıkra, nakit dışındaki malvarlığının paraya çevrilmesine ve garameten yapılacak ödeme usul ve esaslarına ilişkin diğer hususların Kurulca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceğini belirtir.
Bu sıra, İcra ve İflas Kanunu’ndaki sıra cetveli rejiminden ayrıdır; karşılaştırma için sıra cetveline itiraz ve şikâyet yazımıza bakılabilir.
Ödeme sırası (6362 s.K. m.86/5)
| Sıra | Alacak | Yöntem |
|---|---|---|
| 1 | Müşteri alacakları | Öncelikle ödenir; tamamı karşılanamazsa garameten |
| 2 | Kamu alacakları | Artan kısımdan öncelikle garameten |
| 3 | YTM’nin m.85 kapsamındaki ödemeleri ve tasfiye giderleri | Kalandan |
| 4 | Diğer alacaklılar | Bakiyeden |
Portföylerin Devri
6362 sayılı Kanun m.86/6, haklarında tedricî tasfiye kararı verilenlerin yönettiği portföylerin yönetiminin bir başka kuruluşa devrine Kurulca karar verilebileceğini düzenler.
Bu hüküm, fon tasfiyesi dosyalarında doğrudan uygulanabilir niteliktedir. Kurucu portföy yönetim şirketi hakkında tedricî tasfiye kararı verilmesi hâlinde, yönettiği fonların yönetimi başka bir kuruluşa devredilebilir.
Devir hâlinde yatırımcının hakları bakımından kurucu değişikliğine ilişkin genel hükümler uygulanır. Fon malvarlığının ayrılığı ise m.53 uyarınca korunmaya devam eder: fonun malvarlığı, portföy yönetim şirketi ve saklayıcının malvarlığından ayrıdır ve iflas masasına dâhil edilemez.
Bu ayrım kritik önemdedir: kurucunun tedricî tasfiyesi, fon portföyünün tasfiye kapsamına girmesi anlamına gelmez. Saklayıcının konumu ve fon malvarlığının korunması portföy saklayıcısının sorumluluğu yazımızda ele alındı.
Ortakların Mal Beyanı ve Tedbirler
Tedricî tasfiye, kurumun ortaklarına da yükümlülük getirir.
6362 sayılı Kanun m.86/7, YTM’nin gecikmeksizin; tazmin kararı ile birlikte hakkında tedricî tasfiye kararı verilenlerin yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak, tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortakları ile tüzel kişi ortaklarının sermayesinin yüzde beşinden fazlasına sahip gerçek kişi pay sahiplerinden mal beyannamesi isteyeceğini düzenler.
Beyannamenin kapsamı geniştir: bu kişilerin kendilerine, eşlerine ve velayet altındaki çocuklarına ait taşınmaz mal ve iştirakleri, haczi caiz olan taşınır mal, hak ve alacakları, menkul kıymetleri ve her türlü kazanç ve gelirleri; ayrıca tedricî tasfiye kararının ilanından önceki iki yıl içinde ivazlı veya ivazsız olarak iktisap ettikleri ya da devrettikleri taşınmaz mal, haczi caiz taşınır mal, hak, alacak ve menkul değerler.
Süre bakımından aynı fıkra, istenen mal beyannamesinin en geç yedi gün içinde YTM’ye verilmesinin zorunlu olduğunu belirtir.
Tedbir bakımından aynı fıkra, YTM’nin; yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak, tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklarının malvarlıkları üzerine teminat aranmaksızın ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları alınmasını isteyebileceğini öngörür.
Teminat aranmaması, bu tedbirleri olağan ihtiyati haciz rejiminden ayırır; genel rejim ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir yazımızda ele alındı.
İki yıllık geriye dönük beyan yükümlülüğü ise mal kaçırma işlemlerinin tespitine hizmet eder. Bu işlemlere karşı ayrıca tasarrufun iptali yolu gündeme gelebilir; bu dava tasarrufun iptali davası yazımızda ele alındı.
Şahsî İflas Talebi
Kurul, kurumun yöneticileri ve ortakları hakkında ayrıca şahsî iflas isteyebilir.
6362 sayılı Kanun m.98/1, Kurulun; sermaye piyasası kurumlarının iflası veya m.86 uyarınca tedricî tasfiyeye girmesi durumlarında, m.97 uyarınca sorumlulukları tespit edilmiş bulunmak kaydıyla şahsen iflaslarını isteyebileceği kişileri sayar.
Bu kişiler şunlardır: doğrudan veya dolaylı yüzde onundan fazla paya sahip ortakları; görevden ayrılmış olan veya görevde bulunan yönetim kurulu üyeleri ve imzaya yetkili yöneticileri; portföy yönetim şirketi yöneticileri; konut finansmanı fonları ile varlık finansmanı fonlarının fon kurulu üyeleri.
Hükümde iki şart birlikte aranır: kurumun iflası veya tedricî tasfiyeye girmesi ve m.97 uyarınca sorumlulukların tespit edilmiş olması.
Yöneticilerin malvarlığına yönelik ceza tedbirleri ise ayrı bir rejime tabidir ve fon yöneticilerinin malvarlığına el konulması yazımızda ele alındı.
Yatırımcı Bakımından Yol Haritası
Tedricî tasfiye sürecinde yatırımcının izleyeceği adımlar belirli bir sıraya tabidir.
Adım adım
| Adım | İşlem | Dayanak |
|---|---|---|
| 1 | Tazmin kararının ilan tarihini kaydedin; bir yıllık süreyi takvime işleyin | m.85/1 |
| 2 | Tazmin talebini YTM’ye yazılı olarak yapın | m.85/1 |
| 3 | Talebin kapsama girip girmediğini kontrol edin; fiyat hareketlerinden doğan zarar kapsamda değildir | m.84/1, m.84/2 |
| 4 | Saklanan sermaye piyasası araçlarının dağıtımını izleyin | m.85/3 |
| 5 | Tazmin edilmeyen bakiye alacağı tedricî tasfiyede takip edin | m.86/2 |
| 6 | Müşteri alacağı sıfatının tespitini izleyin | m.86/5 |
| 7 | Kapsam dışı kalan zarar için genel hükümlere göre dava açmayı değerlendirin | m.84/2 |
| 8 | Takip yasağı nedeniyle sürelerin işlemediğini gözetin | m.86/4 |
Yedinci adım özellikle önemlidir: tazmin mekanizmasının kapsamı dardır ve fonun değer kaybından doğan zararı içermez. Bu zarar için açılacak davada hukuki sebep ve zamanaşımı ayrıca belirlenir; süreler fon zararında zamanaşımı yazımızda karşılaştırmalı olarak ele alındı.
Tazmin Talebi Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki metin, tazmin kararının ilanı üzerine YTM’ye sunulacak talep için hazırlanmış çerçevedir. Talebin kapsamı, kuruluşun yerine getirmediği yükümlülüğe göre belirlenir.
YATIRIMCI TAZMİN MERKEZİ’NE
TALEP EDEN: [Ad Soyad] — [TC Kimlik No] — [Adres] — [Telefon / e-posta]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
İLGİLİ KURULUŞ: [Yatırım kuruluşunun unvanı]
HESAP BİLGİSİ: [Hesap numarası]
KONU: Sermaye Piyasası Kanunu m.85 uyarınca tazmin talebimizin sunulmasıdır.
AÇIKLAMALAR
1. Müvekkil, ilgili kuruluş nezdinde [ ] numaralı yatırım hesabının sahibidir. Hesap açılış belgeleri ve ekstre ekte sunulmuştur.
2. Sermaye Piyasası Kurulu’nun [tarih] tarih ve [ ] sayılı kararı ile anılan kuruluşun yatırımcılarının tazmini kararı verilmiş ve karar [tarih] tarihinde ilan edilmiştir. İşbu talep, ilan tarihinden itibaren bir yıllık süre içinde sunulmaktadır.
Talep hakkı ve süre — Sermaye Piyasası Kanunu m.85/1
Anılan fıkra, yatırımcıların tazmin taleplerini YTM’ye yazılı olarak yapacaklarını ve tazmin talebinde bulunma hakkının tazmin kararının ilanından itibaren bir yıl sonra zamanaşımına uğrayacağını düzenlemektedir.
Talebin kapsamı — Sermaye Piyasası Kanunu m.84/1
Anılan fıkra, tazminin kapsamını; yatırımcılara ait olan ve yatırım hizmeti ve faaliyeti veya yan hizmetler ile bağlantılı olarak yatırım kuruluşu tarafından yatırımcı adına saklanan veya yönetilen nakit ödeme ya da sermaye piyasası araçlarının teslim yükümlülüklerinin yerine getirilmemesinden kaynaklanan talepler olarak belirlemektedir. Müvekkilin hesabında bulunan [tutar] TL nakit ve [adet/tür] sermaye piyasası aracı kuruluş tarafından iade edilmemiştir.
Hesaplama — Sermaye Piyasası Kanunu m.85/3
Anılan fıkra, tazmin taleplerinin yatırım kuruluşunca karşılanmayan nakit ödeme ve sermaye piyasası araçlarının iade yükümlülükleri üzerinden hesaplanacağını; yatırımcılar adına saklanan sermaye piyasası araçlarının hak sahiplerine öncelikle dağıtılacağını öngörmektedir. Talebimiz ekte sunulan hesap dökümüne göre [tutar] TL’dir.
EKLER: Hesap açılış belgeleri ve çerçeve sözleşme; hesap ekstresi ve işlem dekontları; müvekkilin kuruluşa yaptığı başvurular ve alınan cevaplar; kimlik belgesi; vekâletname.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle müvekkilin [tutar] TL tutarındaki alacağının Sermaye Piyasası Kanunu m.84 ve m.85 uyarınca tazminini; tazmin edilmeyen bakiye alacağın ise m.86 kapsamında yürütülecek tedricî tasfiye sürecinde müşteri alacağı olarak dikkate alınmasını talep ederiz.
Talep Eden Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]
Talepte ilan tarihinin ve talebin dayandığı yükümlülüğün açıkça gösterilmesi gerekir; m.85/1 bir yıllık süreyi ilan tarihine bağlamaktadır.
Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, tazmin mekanizmasının her zararı karşıladığını sanmaktır. m.84/2, yatırımcıların yatırım danışmanlığı veya piyasadaki fiyat hareketlerinden kaynaklanan zararlarının tazmin kapsamında olmadığını açıkça belirtir.
İkinci hata, bir yıllık talep süresini kaçırmaktır. m.85/1, tazmin talebinde bulunma hakkının tazmin kararının ilanından itibaren bir yıl sonra zamanaşımına uğrayacağını düzenler.
Üçüncü hata, tedricî tasfiye sürecinde takip başlatmaya çalışmaktır. m.86/4, İİK ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip yapılamayacağını ve evvelce başlamış takiplerin duracağını öngörür.
Dördüncü hata, takip yasağı nedeniyle alacağın zamanaşımına uğrayacağından endişe etmektir. Aynı fıkra, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetlerin işlemeyeceğini belirtir.
Beşinci hata, genel tasfiye veya iflas hükümlerinin uygulanacağını varsaymaktır. m.86/2, 6102 sayılı Kanun, 2004 sayılı Kanun ve diğer mevzuatın tasfiye ile ilgili hükümlerinin uygulanmayacağını düzenler.
Altıncı hata, tedricî tasfiye sürerken iflas talep etmektir. m.86/4, bu tasfiyenin kapatılması kararına kadar iflas kararı verilemeyeceğini öngörür.
Yedinci hata, kurucunun tedricî tasfiyesinin fon portföyünü kapsayacağını düşünmektir. m.53, fon malvarlığının portföy yönetim şirketi ve saklayıcının malvarlığından ayrı olduğunu ve iflas masasına dâhil edilemeyeceğini düzenler.
Sekizinci hata, ödeme sırasını bilmemektir. m.86/5, aktiflerden öncelikle müşteri alacaklarının ödeneceğini; tamamı karşılanamazsa garameten ödeme yapılacağını, sonra sırasıyla kamu alacakları, YTM alacağı ve diğer alacaklıların geleceğini belirtir.
Sıkça Sorulan Sorular
Tedricî tasfiye nedir?
6362 sayılı Kanun m.86/1, m.82 uyarınca yatırımcıları tazmin kararı verilenler hakkında Kurulun, bankalar hariç olmak üzere, tazmin sürecinin kapanmasına ilişkin kararı ile birlikte tedricî tasfiye kararı da verebileceğini ve bu durumda işlemlerin YTM tarafından yürütüleceğini düzenler.
Tedricî tasfiyenin amacı nedir?
6362 sayılı Kanun m.86/2, amacın; tedricî tasfiyesine karar verilenlerin malvarlığını aynen veya nakde çevirmek suretiyle elde edilen bedeli tahsis ederek, tazmin süreci kapsamında yatırımcıların tazmin edilmeyen bakiye alacakları ile YTM’nin yatırımcılara halef olmasından kaynaklanan alacaklarının ödenmesi olduğunu belirtir.
Genel tasfiye hükümleri uygulanır mı?
Hayır. 6362 sayılı Kanun m.86/2, tedricî tasfiye karar ve işlemlerinde 6102 sayılı Kanun, 2004 sayılı Kanun ve diğer mevzuatın tasfiye ile ilgili hükümlerinin uygulanmayacağını; usul ve esasların Kurulca hazırlanan bir yönetmelikle belirleneceğini düzenler.
Tedricî tasfiye sırasında takip yapılabilir mi?
Hayır. 6362 sayılı Kanun m.86/4, tedricî tasfiye kararı verilenler hakkında 2004 sayılı Kanun ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip yapılamayacağını, evvelce başlamış takiplerin duracağını ve bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ile hak düşüren müddetlerin işlemeyeceğini düzenler.
Tedricî tasfiye sırasında iflas istenebilir mi?
6362 sayılı Kanun m.86/4, tedricî tasfiye kararı verilmesi hâlinde bu tasfiyenin kapatılması kararına kadar iflas kararı verilemeyeceğini düzenler.
Kurumun organları ne olur?
6362 sayılı Kanun m.86/3, haklarında tedricî tasfiye kararı verilenlerin kanuni organlarının görev ve yetkilerinin tedricî tasfiye kararından tasfiye sonuçlanıncaya kadar YTM tarafından yerine getirileceğini; tasfiyenin sonuçlandığının ilan edildiği tarihte önceki kanuni organların görev ve yetkilerini yeniden üstleneceklerini düzenler.
Ödeme sırası nasıldır?
6362 sayılı Kanun m.86/5, aktiflerden öncelikle müşteri alacaklarının ödeneceğini, tamamının karşılanamaması hâlinde garameten ödeme yapılacağını; bu alacaklar tamamen karşılandıktan sonra artan kısımdan öncelikle garameten kamu alacaklarının, kalandan YTM’nin m.85 kapsamında yaptığı ödemeler ve tasfiye giderleri nedeniyle doğan alacağının ödeneceğini, bakiyenin diğer alacaklılara tahsis edileceğini düzenler.
Tazmin talebi ne kadar sürede yapılmalıdır?
6362 sayılı Kanun m.85/1, yatırımcıların tazmin taleplerini YTM’ye yazılı olarak yapacaklarını ve tazmin talebinde bulunma hakkının tazmin kararının ilanından itibaren bir yıl sonra zamanaşımına uğrayacağını düzenler.
Tazminin kapsamı nedir?
6362 sayılı Kanun m.84/1, tazminin kapsamını; yatırımcılara ait olan ve yatırım hizmeti ve faaliyeti veya yan hizmetler ile bağlantılı olarak yatırım kuruluşu tarafından yatırımcı adına saklanan veya yönetilen nakit ödeme ya da sermaye piyasası araçlarının teslim yükümlülüklerinin yerine getirilmemesinden kaynaklanan talepler olarak belirler.
Fiyat hareketlerinden doğan zarar tazmin edilir mi?
Hayır. 6362 sayılı Kanun m.84/2, yatırımcıların yatırım danışmanlığı veya piyasadaki fiyat hareketlerinden kaynaklanan zararlarının tazmin kapsamında olmadığını düzenler.
Ödemeler ne kadar sürede yapılır?
6362 sayılı Kanun m.85/2, YTM’nin hak sahiplerini ve tazmin tutarlarını belirledikten sonra üç ay içinde ödemeleri gerçekleştirmekle yükümlü olduğunu; zorunlu hâllerde bu sürenin Kurulun onayıyla en fazla üç ay daha uzatılabileceğini düzenler.
Portföyler başka kuruluşa devredilebilir mi?
6362 sayılı Kanun m.86/6, haklarında tedricî tasfiye kararı verilenlerin yönettiği portföylerin yönetiminin bir başka kuruluşa devrine Kurulca karar verilebileceğini düzenler.
Ortaklardan mal beyanı istenir mi?
6362 sayılı Kanun m.86/7, YTM’nin; yönetim ve denetimi elinde bulunduran ortaklar ile tüzel kişi ortaklarının sermayesinin yüzde beşinden fazlasına sahip gerçek kişi pay sahiplerinden, kendilerine, eşlerine ve velayet altındaki çocuklarına ait malvarlığı ile tedricî tasfiye kararının ilanından önceki iki yıl içinde iktisap ettikleri veya devrettikleri değerleri gösterir mal beyannamesi isteyeceğini; beyannamenin en geç yedi gün içinde verilmesinin zorunlu olduğunu düzenler.
Ortakların malvarlığına tedbir konulabilir mi?
6362 sayılı Kanun m.86/7, YTM’nin yönetim ve denetimi elinde bulunduran ortakların malvarlıkları üzerine teminat aranmaksızın ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları alınmasını isteyebileceğini düzenler.
Yöneticilerin şahsen iflası istenebilir mi?
6362 sayılı Kanun m.98/1, Kurulun; kurumların iflası veya tedricî tasfiyeye girmesi durumlarında m.97 uyarınca sorumlulukları tespit edilmiş bulunmak kaydıyla, yüzde onundan fazla paya sahip ortakların, yönetim kurulu üyelerinin ve imzaya yetkili yöneticilerin, portföy yönetim şirketi yöneticilerinin ve maddede sayılan fon kurulu üyelerinin şahsen iflaslarını istemeye yetkili olduğunu düzenler.
İlgili Rehberler
- SPK idari para cezası ve iptal davası
- Portföy yönetim şirketine karşı icra takibi
- Portföy saklayıcısının sorumluluğu
- Satışa aracılık eden kuruluşun sorumluluğu
- İflas yoluyla takip
- Fon zararında zamanaşımı
- Tasfiyede param eksik geldi
- Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi
Her zarar tazmin kapsamında değildir
Fiyat hareketlerinden doğan zarar için ayrı bir dava yolu gerekir. Değerlendirme için: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Tazmin kapsamına giren ve girmeyen alacakları birlikte ayrıştıralım. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik sermaye piyasası hukuku alanındadır.
Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi · 12. Yargı Paketi rehberi · Tüm hukuk dalları


