Sermaye piyasası suçları genel ceza usulünden ayrılan bir rejime tabidir. 6362 sayılı Kanun m.115/1, bu Kanunda tanımlanan veya atıfta bulunulan suçlardan dolayı soruşturma yapılmasının Kurul tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlı olduğunu ve bu başvurunun muhakeme şartı niteliğinde olduğunu düzenler; dolayısıyla doğrudan savcılığa yapılan şikâyet tek başına soruşturma başlatmaz. m.106/1 bilgi suistimalini beş ayrı fail grubu bakımından düzenler ve üç yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezası öngörür. m.107/1 işlem temelli piyasa dolandırıcılığını, m.107/2 ise bilgi temelli fiili cezalandırır; her ikisinde de üç yıldan beş yıla kadar hapis ile adlî para cezası birlikte uygulanır. m.107/3, yalnız birinci fıkradaki suç bakımından etkin pişmanlık öngörür. m.110/1 ise tevdi edilen kıymetlerin amaç dışı kullanılmasını güveni kötüye kullanmanın nitelikli hâli sayar ve alt sınırı üç yıl olarak belirler.
Şikâyet nereye yapılmalı?
Soruşturma ancak Kurulun başsavcılığa yazılı başvurusuyla başlar. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: Şikâyet tek başına soruşturma başlatmaz
Kurul başvurusu muhakeme şartıdır. 6362 sayılı Kanun m.115/1, bu Kanunda tanımlanan veya atıfta bulunulan suçlardan dolayı soruşturma yapılmasının Kurul tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlı olduğunu ve bu başvurunun muhakeme şartı niteliğinde olduğunu düzenler.
Kurul davaya katılan sıfatı kazanır. m.115/2, başvuru üzerine kamu davası açılması hâlinde iddianamenin kabulü ile birlikte bir örneğinin Kurula tebliğ edileceğini ve Kurulun aynı zamanda katılan sıfatını kazanacağını belirtir.
İhtisas mahkemesi görevlidir. m.116/1, bu suçlardan dolayı yargılama yapmaya Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun ihtisas mahkemesi olarak görevlendireceği asliye ceza mahkemelerinin yetkili olduğunu düzenler.
Neden Ayrı Bir Ceza Rejimi?
Sermaye piyasası suçları, genel ceza hükümlerinden ayrılan bir soruşturma ve kovuşturma rejimine tabidir. Bu ayrım, suçların teknik niteliğinden ve tespitinin uzmanlık gerektirmesinden kaynaklanır.
Fon tasfiyesi dosyalarında bu rejim iki yönden önem taşır. Birincisi, yatırımcının doğrudan savcılığa yapacağı şikâyetin tek başına soruşturma başlatmaya yetmemesidir. İkincisi, ceza soruşturmasının tazminat davasındaki zamanaşımını etkileyebilmesidir.
İkinci husus TBK m.72/1’den doğar: tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa bu zamanaşımı uygulanır. Süreler fon zararında zamanaşımı yazımızda karşılaştırmalı olarak ele alındı.
Bilgi Suistimali: m.106
6362 sayılı Kanun m.106/1, doğrudan ya da dolaylı olarak sermaye piyasası araçları ya da ihraççılar hakkında; ilgili sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek nitelikteki ve henüz kamuya duyurulmamış bilgilere dayalı olarak ilgili araçlar için alım ya da satım emri veren veya verdiği emri değiştiren ya da iptal eden ve bu suretle kendisine veya bir başkasına menfaat temin eden kişileri cezalandırır.
Fail çevresi aynı fıkrada beş bent hâlinde sayılmıştır.
Bilgi suistimali suçunun failleri (6362 s.K. m.106/1)
| Bent | Fail |
|---|---|
| (a) | İhraççıların veya bunların bağlı ya da hâkim ortaklıklarının yöneticileri |
| (b) | İhraççıların veya bunların bağlı ya da hâkim ortaklıklarında pay sahibi olmaları nedeniyle bu bilgilere sahip olan kişiler |
| (c) | İş, meslek ve görevlerinin icrası nedeniyle bu bilgilere sahip olan kişiler |
| (ç) | Bu bilgileri suç işlemek suretiyle elde eden kişiler |
| (d) | Sahip oldukları bilginin bu fıkrada belirtilen nitelikte bulunduğunu bilen veya ispat edilmesi hâlinde bilmesi gereken kişiler |
Yaptırım bakımından aynı fıkra, bu kişilerin üç yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılacaklarını; ancak bu suçtan dolayı adlî para cezasına hükmedilmesi hâlinde verilecek cezanın elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağını belirtir.
Hükümde dikkat çeken nokta, hapis ve adlî para cezasının seçimlik olarak öngörülmüş olmasıdır. Buna karşılık m.107/1’de her iki ceza birlikte öngörülmüştür.
(c) bendi fon dosyaları bakımından özellikle önem taşır: iş, meslek ve görevlerinin icrası nedeniyle bilgiye sahip olan kişiler kapsamdadır. Portföy yönetiminde görev alan kişiler bu bent kapsamında değerlendirilebilir.
Piyasa Dolandırıcılığı: m.107
İki ayrı fiil bu başlık altında düzenlenmiştir.
6362 sayılı Kanun m.107/1, sermaye piyasası araçlarının fiyatlarına, fiyat değişimlerine, arz ve taleplerine ilişkin olarak yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla alım veya satım yapanları, emir verenleri, emir iptal edenleri, emir değiştirenleri veya hesap hareketleri gerçekleştirenleri üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırır.
Aynı fıkra bir alt sınır getirir: bu suçtan dolayı verilecek olan adlî para cezasının miktarı, suçun işlenmesi ile elde edilen menfaatten az olamaz.
m.107/2, sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi veren, söylenti çıkaran, haber veren, yorum yapan veya rapor hazırlayan ya da bunları yayan ve bu suretle menfaat sağlayanları üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırır.
İki fıkra arasındaki fark önemlidir. Birinci fıkra işlem temelli bir fiili; ikinci fıkra ise bilgi ve açıklama temelli bir fiili cezalandırır. İkinci fıkrada ayrıca “menfaat sağlama” unsuru aranmıştır.
Fon dosyalarında ikinci fıkra, fona ilişkin olarak yapılan açıklamalar, yorumlar veya raporlar bakımından değerlendirmeye alınabilir. Kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan hukuki sorumluluk ise ayrıca m.32’de düzenlenmiştir.
Etkin Pişmanlık: m.107/3
Piyasa dolandırıcılığı suçunun birinci fıkrası bakımından özel bir etkin pişmanlık hükmü öngörülmüştür.
6362 sayılı Kanun m.107/3, birinci fıkrada tanımlanan suçu işleyen kişinin pişmanlık göstererek; beş yüz bin Türk Lirasından az olmamak üzere, elde ettiği veya elde edilmesine sebep olduğu menfaatin iki katı miktarı kadar parayı Hazineye ödemesi hâlinde uygulanacak sonuçları üç bent hâlinde düzenler.
Etkin pişmanlığın sonuçları (6362 s.K. m.107/3)
| Bent | Ödeme zamanı | Sonuç |
|---|---|---|
| (a) | Henüz soruşturma başlamadan önce | Hakkında cezaya hükmolunmaz |
| (b) | Soruşturma evresinde | Verilecek ceza yarısı oranında indirilir |
| (c) | Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar | Verilecek ceza üçte biri oranında indirilir |
Ödenecek tutarın hesabı iki ölçüte bağlıdır: beş yüz bin Türk Lirasından az olmamak ve elde edilen ya da elde edilmesine sebep olunan menfaatin iki katı olmak. Hangi tutar yüksekse o esas alınır.
Bu hüküm yalnız m.107/1’deki suç bakımından uygulanır; m.106’daki bilgi suistimali ve m.107/2’deki fiil kapsam dışındadır.
Suç Sayılmayan Hâller: m.108
6362 sayılı Kanun m.108/1, belirli hâllerin bilgi suistimali veya piyasa dolandırıcılığı sayılmayacağını düzenler.
(a) bendi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ya da yetkilendirilmiş başka bir resmî kurum veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından para, döviz kuru, kamu borç yönetim politikalarının uygulanması veya finansal istikrarın sağlanması amacıyla işlem yapılmasını kapsar.
(b) bendi, Kurul düzenlemelerine göre uygulanan geri alım programlarını, çalışanlara pay edindirme programlarını ya da ihraççı veya bağlı ortaklığının çalışanlarına yönelik diğer pay tahsis edilmesini kapsar.
(c) bendi, Kurulun fiyat istikrarını sağlayıcı işlemlere ve piyasa yapıcılığına ilişkin düzenlemelerine uygun olarak icra edilmeleri kaydıyla; münhasıran bu araçların piyasa fiyatının önceden belirlenmiş bir süre için desteklenmesi amacıyla sermaye piyasası araçlarının alım veya satımının yapılmasını yahut emir verilmesi veya emir iptal edilmesini kapsar.
Bu bentler savunma bakımından doğrudan dayanak oluşturur; özellikle (c) bendinde Kurul düzenlemelerine uygunluk şartı aranmıştır.
Diğer Suçlar
Kanun, bu iki temel suçun yanında başka fiilleri de cezalandırır.
Usulsüz halka arz bakımından m.109/1, onaylı izahname yayımlama yükümlülüğünü yerine getirmeksizin sermaye piyasası araçlarını halka arz edenler ya da onaylı ihraç belgesi olmaksızın sermaye piyasası araçlarını satanları iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırır.
İzinsiz faaliyet bakımından m.109/2, sermaye piyasasında izinsiz olarak faaliyette bulunanları aynı ceza ile cezalandırır. Aynı fıkra, bu kişilerin bu suçun icrası kapsamında aynı zamanda birinci fıkradaki suçu da işlemeleri hâlinde sadece bu fıkradaki suçtan dolayı cezaya hükmedileceğini ve cezanın yarı oranında artırılacağını belirtir.
Güveni kötüye kullanma bakımından m.110/1, maddede sayılan fiillerin güveni kötüye kullanma suçunun nitelikli hâlini oluşturduğunu; ancak bu durumda 5237 sayılı Kanunun 155. maddesinin ikinci fıkrasına göre hükmolunacak cezanın üç yıldan az olamayacağını düzenler.
Aynı maddenin (a) bendi; yatırım kuruluşuna, m.58 kapsamındaki fon kuruluna ve m.59 kapsamındaki teminat sorumlularına sermaye piyasası faaliyetleri sebebiyle veya emanetçi sıfatıyla veya idare etmek için veya teminat olarak veya her ne nam altında olursa olsun kayden ya da fiziken tevdi veya teslim edilen sermaye piyasası araçları, nakit ve diğer her türlü kıymeti kendisinin veya başkasının menfaatine satmak, kullanmak, rehnetmek, gizlemek veya inkâr etmek fiilini kapsar.
Bu bent, fon dosyaları bakımından doğrudan uygulanabilir niteliktedir: saklanan veya idare edilmek üzere teslim edilen kıymetlerin amaç dışı kullanılması bu kapsamdadır.
Aynı maddenin (b) ve (c) bentleri, ilişkili taraflarla emsallerine göre bariz şekilde farklı fiyat, ücret ve bedel uygulamak suretiyle halka açık ortaklıkların kârını veya malvarlığını azaltmak ile emsallerine uygunluk, piyasa teamülleri, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı işlemleri kapsar.
Sermaye piyasası suçları ve yaptırımları
| Suç | Yaptırım | Dayanak |
|---|---|---|
| Bilgi suistimali | Üç yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezası; adlî para cezası menfaatin iki katından az olamaz | m.106/1 |
| Piyasa dolandırıcılığı (işlem temelli) | Üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adlî para cezası; adlî para cezası elde edilen menfaatten az olamaz | m.107/1 |
| Piyasa dolandırıcılığı (bilgi temelli) | Üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası | m.107/2 |
| Usulsüz halka arz | İki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adlî para cezası | m.109/1 |
| İzinsiz faaliyet | Aynı ceza; birinci fıkradaki suç da işlenmişse ceza yarı oranında artırılır | m.109/2 |
| Güveni kötüye kullanmanın nitelikli hâli | TCK m.155/2’ye göre hükmolunacak ceza üç yıldan az olamaz | m.110/1 |
| Bilgi ve belge vermeme | Bir yıldan üç yıla kadar hapis | m.111/1 |
| Görevi engelleme | Altı aydan iki yıla kadar hapis; cebir veya tehdit varsa ayrıca TCK hükümleri | m.111/2 |
| Defter ve kayıt usulsüzlüğü | Altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası | m.112/1 |
| Gerçeğe aykırı finansal tablo ve rapor | TCK’nın ilgili hükümlerine göre; özel belgede sahtecilikte kullanılma şartı aranmaz | m.112/2 |
Bilgi Vermeme ve Denetimi Engelleme
Kurulun denetim yetkisinin korunması ayrı bir suç tipiyle sağlanmıştır.
6362 sayılı Kanun m.111/1, Kurul veya bu Kanuna göre görevlendirilenler tarafından istenen bilgi, belge ve elektronik ortamda tutulanlar dâhil kayıtları hiç veya istenen şekliyle vermeyen kişinin bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağını düzenler.
m.111/2, Kurul veya bu Kanuna göre görevlendirilen kişilerin görevlerini yapmalarını engelleyen kişinin altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağını; bu engelleme sırasında görevli kişilere karşı cebir veya tehdit kullanılmış olması hâlinde ayrıca 5237 sayılı Kanunun ilgili maddelerine göre cezaya hükmolunacağını belirtir.
Defter ve kayıtlar bakımından m.112/1, kasıtlı olarak; kanunen tutmakla yükümlü oldukları defter ve kayıtları usulüne uygun tutmayanlar ile saklamakla yükümlü oldukları defter ve belgeleri kanuni süresince saklamayanların altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılacaklarını düzenler.
m.112/2, kasıtlı olarak; finansal tablo ve raporları gerçeği yansıtmayan şekilde düzenleyenler, gerçeğe aykırı hesap açanlar, kayıtlarda her türlü muhasebe hilesi yapanlar ile yanlış veya yanıltıcı bağımsız denetim ve değerleme raporu düzenleyenler ve düzenlenmesini sağlayan ihraççıların sorumlu yönetim kurulu üyeleri veya sorumlu yöneticilerinin 5237 sayılı Kanunun ilgili hükümlerine göre cezalandırılacağını belirtir.
Aynı fıkra bir usul kolaylığı getirir: özel belgede sahtecilik suçundan dolayı cezaya hükmedebilmek için sahte belgenin kullanılmış olması şartı aranmaz.
Tüzel Kişiler Hakkında Güvenlik Tedbiri
6362 sayılı Kanun m.114/1, m.106 ve m.107’de tanımlanan suçların bir tüzel kişinin yararına olarak işlenmesi hâlinde ilgili tüzel kişi hakkında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunacağını düzenler.
Bu hüküm, ceza sorumluluğunun gerçek kişiye ait olması kuralını değiştirmez; ancak tüzel kişi hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasına imkân tanır.
Kurulun idari yaptırım yetkisi ise ayrıdır ve SPK idari para cezası ve iptal davası yazımızda ele alındı.
Yargılama Usulü: Muhakeme Şartı
Sermaye piyasası suçlarını genel ceza usulünden ayıran en önemli hüküm m.115’tir.
6362 sayılı Kanun m.115/1, bu Kanunda tanımlanan veya atıfta bulunulan suçlardan dolayı soruşturma yapılmasının Kurul tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlı olduğunu; bu başvurunun muhakeme şartı niteliğinde olduğunu düzenler.
Bu hüküm, yatırımcının doğrudan savcılığa yapacağı şikâyetin tek başına soruşturma başlatmaya yetmeyeceği anlamına gelir. Yatırımcının izleyeceği yol, Kurula başvurarak ihbarda bulunmak ve Kurulun başvuru yapmasını sağlamaktır.
m.115/2, başvuru üzerine kamu davası açılması hâlinde iddianamenin kabulü ile birlikte bir örneğinin Kurula tebliğ edileceğini ve Kurulun aynı zamanda katılan sıfatını kazanacağını belirtir.
m.115/3, bu suçlardan dolayı yapılan soruşturmada Cumhuriyet savcısının Kurul meslek personelinden yararlanabileceğini; şüpheli veya tanık sıfatıyla kişilerin ifadesinin alınması sırasında Kurul meslek personelinin de hazır bulunmasının sağlanabileceğini düzenler.
m.115/4, kovuşturmaya yer olmadığı kararının verilmesi hâlinde Kurulun bu karara karşı itiraza yetkili olduğunu belirtir.
Görev bakımından m.116/1, bu suçlardan dolayı yargılama yapmaya Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun ihtisas mahkemesi olarak görevlendireceği asliye ceza mahkemelerinin yetkili olduğunu düzenler.
Yargılama usulünün özellikleri
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Soruşturmanın başlaması | Kurulun Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvurusu; muhakeme şartı | m.115/1 |
| Kurulun konumu | İddianamenin kabulüyle katılan sıfatını kazanır | m.115/2 |
| Soruşturmada uzmanlık | Savcı Kurul meslek personelinden yararlanabilir; ifade alınırken hazır bulunabilirler | m.115/3 |
| Kovuşturmaya yer olmadığı kararı | Kurul itiraza yetkilidir | m.115/4 |
| Görevli mahkeme | HSYK’nın ihtisas mahkemesi olarak görevlendireceği asliye ceza mahkemeleri | m.116/1 |
| Tüzel kişiler | m.106 ve m.107’deki suçlar tüzel kişi yararına işlenmişse güvenlik tedbiri | m.114/1 |
Yatırımcının İzleyeceği Yol
Muhakeme şartı, yatırımcının başvuru stratejisini belirler.
Birinci adım Kurula ihbarda bulunmaktır. İhbar, somut olguları ve bunların hangi suç tipine girdiğini göstermelidir.
İkinci adım, Kurulun başvuru yapıp yapmadığının izlenmesidir. m.115/1 uyarınca soruşturma ancak bu başvuruyla başlar.
Üçüncü adım, kamu davası açılması hâlinde katılma talebinde bulunmaktır. Suçtan zarar gören sıfatıyla katılma, ceza yargılamasının seyrini izleme imkânı sağlar.
Dördüncü adım, ceza yargılamasının tazminat davasıyla ilişkisini kurmaktır. Ceza soruşturması bulunan dosyalarda TBK m.72/1 uyarınca daha uzun ceza zamanaşımının uygulanması gündeme gelebilir.
Beşinci adım, malvarlığı tedbirlerinin izlenmesidir. Ceza yargılamasında uygulanan el koyma ve müsadere tedbirleri, yatırımcının tahsil imkânını etkiler; bu konu fon yöneticilerinin malvarlığına el konulması yazımızda ele alındı.
Adım adım
| Adım | İşlem | Dayanak |
|---|---|---|
| 1 | Kurula ihbarda bulunun; olguları ve suç tipini gösterin | m.115/1 |
| 2 | Kurulun başsavcılığa başvurup başvurmadığını izleyin | m.115/1 |
| 3 | Kamu davası açılırsa katılma talebinde bulunun | CMK hükümleri |
| 4 | Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilirse Kurulun itiraz yetkisini gözetin | m.115/4 |
| 5 | Ceza zamanaşımının tazminat talebine etkisini değerlendirin | TBK m.72/1 |
| 6 | Malvarlığı tedbirlerini ve tahsil imkânını izleyin | CMK ve TCK hükümleri |
Kurula İhbar Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki metin, sermaye piyasası suçu oluşturduğu değerlendirilen fiiller bakımından Kurula sunulacak ihbar için hazırlanmış çerçevedir. İleri sürülen suç tipine göre hususlar değişir.
SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANLIĞI’NA
İHBARDA BULUNAN: [Ad Soyad] — [TC Kimlik No] — [Adres] — [Telefon / e-posta]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
HAKKINDA İHBARDA BULUNULANLAR: [Kuruluş unvanı] ve ilgili yöneticileri
KONU: Sermaye Piyasası Kanunu’nda tanımlanan suçlar bakımından inceleme yapılması ve m.115 uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına başvuruda bulunulması talebidir.
AÇIKLAMALAR
1. Müvekkil, [fon adı] unvanlı yatırım fonunun katılma payı sahibidir. Katılma payları [tarih] tarihinde [tutar] TL bedelle edinilmiş olup hesap ekstresi ekte sunulmuştur.
2. [Tarih] tarihinde fonun tasfiyesine karar verilmiş; tasfiye sonucunda müvekkile [tutar] TL ödeme yapılmıştır. Müvekkilin zararı [tutar] TL’dir.
İhbar konusu fiiller
[Somut olgular: fona ilişkin olarak kamuya yapılan açıklamalar ile portföyün gerçek durumu arasındaki uyumsuzluk; fiyat açıklamalarındaki tutarsızlık; portföyde bulunan varlıkların amaç dışı kullanıldığına ilişkin emareler; ilişkili taraflarla emsallerine aykırı işlemler gibi.] Bu hususlar ekte sunulan [belge] ile ortaya konulmaktadır.
Değerlendirilmesini talep ettiğimiz hükümler
Anılan fiillerin; Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında sermaye piyasası araçlarının değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi verme, [ve/veya] 110. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sermaye piyasası faaliyetleri sebebiyle veya idare etmek için tevdi edilen kıymetlerin amaç dışı kullanılması suçlarını oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesini talep ediyoruz.
Muhakeme şartı — Sermaye Piyasası Kanunu m.115
Anılan maddenin birinci fıkrası, bu Kanunda tanımlanan veya atıfta bulunulan suçlardan dolayı soruşturma yapılmasının Kurul tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlı olduğunu ve bu başvurunun muhakeme şartı niteliğinde olduğunu düzenlemektedir. Bu nedenle işbu ihbar Kurulunuza sunulmaktadır.
EKLER: Hesap ekstresi ve işlem dekontları; fon iç tüzüğü ve yatırımcı bilgi formu; fona ilişkin kamuya açıklanan belgeler ve fiyat açıklamaları; tasfiye sürecine ilişkin bildirimler; kimlik belgesi; vekâletname.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan hususlar bakımından gerekli incelemenin yapılmasını, suç oluşturan bir durumun tespiti hâlinde Sermaye Piyasası Kanunu m.115 uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına başvuruda bulunulmasını ve inceleme sonucundan tarafımıza bilgi verilmesini talep ederiz.
İhbarda Bulunan Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]
İhbarda somut olguların ve bunların hangi suç tipine girdiğinin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir; m.115/1 soruşturmayı Kurul başvurusuna bağlamaktadır.
Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, doğrudan savcılığa yapılan şikâyetin soruşturma başlatacağını sanmaktır. m.115/1, soruşturma yapılmasını Kurulun yazılı başvurusuna bağlar ve bunu muhakeme şartı sayar.
İkinci hata, bilgi suistimali ile piyasa dolandırıcılığını ayırmamaktır. m.106 kamuya duyurulmamış bilgiye dayalı işlemi; m.107/1 yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırma amacıyla yapılan işlemi; m.107/2 ise yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi verme fiilini cezalandırır.
Üçüncü hata, etkin pişmanlık hükmünün tüm suçlara uygulanacağını düşünmektir. m.107/3, yalnız birinci fıkrada tanımlanan suç bakımından uygulanır.
Dördüncü hata, etkin pişmanlıkta ödenecek tutarı eksik hesaplamaktır. m.107/3, beş yüz bin Türk Lirasından az olmamak üzere elde edilen veya elde edilmesine sebep olunan menfaatin iki katı miktarı kadar parayı arar.
Beşinci hata, m.108’deki istisnaları gözden kaçırmaktır. Aynı madde, Kurul düzenlemelerine uygun geri alım programları ile fiyat istikrarını sağlayıcı işlemleri kapsam dışında tutar.
Altıncı hata, güveni kötüye kullanmanın nitelikli hâlinde alt sınırı bilmemektir. m.110/1, TCK m.155/2’ye göre hükmolunacak cezanın üç yıldan az olamayacağını belirtir.
Yedinci hata, özel belgede sahtecilikte kullanılma şartını aramaktır. m.112/2, bu suçtan dolayı cezaya hükmedebilmek için sahte belgenin kullanılmış olması şartının aranmayacağını öngörür.
Sekizinci hata, ceza yargılamasının tazminat davasıyla ilişkisini kurmamaktır. TBK m.72/1, tazminatın ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğması hâlinde bu zamanaşımının uygulanacağını düzenler.
Sıkça Sorulan Sorular
Savcılığa doğrudan şikâyet yeterli midir?
Hayır. 6362 sayılı Kanun m.115/1, bu Kanunda tanımlanan veya atıfta bulunulan suçlardan dolayı soruşturma yapılmasının Kurul tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlı olduğunu ve bu başvurunun muhakeme şartı niteliğinde olduğunu düzenler.
Bilgi suistimali suçu nedir?
6362 sayılı Kanun m.106/1, sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek nitelikteki ve henüz kamuya duyurulmamış bilgilere dayalı olarak alım ya da satım emri veren, verdiği emri değiştiren veya iptal eden ve bu suretle kendisine ya da başkasına menfaat temin eden kişileri üç yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırır.
Bilgi suistimalinde failler kimlerdir?
6362 sayılı Kanun m.106/1 beş bent sayar: ihraççıların veya bağlı ya da hâkim ortaklıklarının yöneticileri; bu ortaklıklarda pay sahibi olmaları nedeniyle bilgiye sahip olanlar; iş, meslek ve görevlerinin icrası nedeniyle bilgiye sahip olanlar; bu bilgileri suç işlemek suretiyle elde edenler; sahip oldukları bilginin bu nitelikte olduğunu bilen veya bilmesi gereken kişiler.
Piyasa dolandırıcılığının iki hâli nedir?
6362 sayılı Kanun m.107/1, fiyatlara, fiyat değişimlerine, arz ve taleplere ilişkin yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla alım satım yapan, emir veren, iptal veya değiştiren ya da hesap hareketleri gerçekleştirenleri; m.107/2 ise fiyatları, değerleri veya yatırımcı kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi veren, söylenti çıkaran, haber veren, yorum yapan veya rapor hazırlayan ve bu suretle menfaat sağlayanları cezalandırır.
Etkin pişmanlık hangi suçta uygulanır?
6362 sayılı Kanun m.107/3, etkin pişmanlığı yalnız m.107’nin birinci fıkrasında tanımlanan suç bakımından öngörür. Fail, beş yüz bin Türk Lirasından az olmamak üzere elde ettiği veya elde edilmesine sebep olduğu menfaatin iki katı miktarı kadar parayı Hazineye öderse maddede gösterilen sonuçlar uygulanır.
Etkin pişmanlıkta ödeme zamanı sonucu değiştirir mi?
6362 sayılı Kanun m.107/3, ödeme henüz soruşturma başlamadan önce yapılırsa cezaya hükmolunmayacağını; soruşturma evresinde yapılırsa cezanın yarısı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar yapılırsa üçte biri oranında indirileceğini düzenler.
Hangi hâller suç sayılmaz?
6362 sayılı Kanun m.108/1 üç hâl sayar: TCMB ya da yetkilendirilmiş resmî kurumlarca para, döviz kuru, kamu borç yönetim politikalarının uygulanması veya finansal istikrarın sağlanması amacıyla işlem yapılması; Kurul düzenlemelerine göre uygulanan geri alım ve çalışanlara pay edindirme programları; Kurul düzenlemelerine uygun fiyat istikrarını sağlayıcı işlemler ve piyasa yapıcılığı.
Usulsüz halka arzın yaptırımı nedir?
6362 sayılı Kanun m.109/1, onaylı izahname yayımlama yükümlülüğünü yerine getirmeksizin sermaye piyasası araçlarını halka arz edenler ya da onaylı ihraç belgesi olmaksızın satanları iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırır.
İzinsiz faaliyette bulunanlar nasıl cezalandırılır?
6362 sayılı Kanun m.109/2, sermaye piyasasında izinsiz olarak faaliyette bulunanları iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırır; bu kişiler aynı zamanda birinci fıkradaki suçu da işlemişlerse sadece bu fıkradaki suçtan cezaya hükmedilir ve ceza yarı oranında artırılır.
Tevdi edilen kıymetlerin amaç dışı kullanılması hangi suçtur?
6362 sayılı Kanun m.110/1-(a), yatırım kuruluşuna, m.58 kapsamındaki fon kuruluna ve m.59 kapsamındaki teminat sorumlularına sermaye piyasası faaliyetleri sebebiyle veya emanetçi sıfatıyla veya idare etmek için tevdi ya da teslim edilen sermaye piyasası araçları, nakit ve diğer kıymetleri kendisinin veya başkasının menfaatine satmak, kullanmak, rehnetmek, gizlemek veya inkâr etmek fiilini güveni kötüye kullanmanın nitelikli hâli sayar ve hükmolunacak cezanın üç yıldan az olamayacağını belirtir.
Kurula bilgi ve belge vermemenin yaptırımı nedir?
6362 sayılı Kanun m.111/1, Kurul veya bu Kanuna göre görevlendirilenler tarafından istenen bilgi, belge ve elektronik ortamda tutulanlar dâhil kayıtları hiç veya istenen şekliyle vermeyen kişinin bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağını düzenler.
Gerçeğe aykırı finansal tablo düzenlemenin sonucu nedir?
6362 sayılı Kanun m.112/2, kasıtlı olarak finansal tablo ve raporları gerçeği yansıtmayan şekilde düzenleyenler, gerçeğe aykırı hesap açanlar, muhasebe hilesi yapanlar ile yanlış veya yanıltıcı bağımsız denetim ve değerleme raporu düzenleyenlerin TCK’nın ilgili hükümlerine göre cezalandırılacağını; özel belgede sahtecilik suçundan cezaya hükmedebilmek için sahte belgenin kullanılmış olması şartının aranmayacağını düzenler.
Tüzel kişiler hakkında ne uygulanır?
6362 sayılı Kanun m.114/1, m.106 ve m.107’de tanımlanan suçların bir tüzel kişinin yararına olarak işlenmesi hâlinde ilgili tüzel kişi hakkında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunacağını düzenler.
Kurul yargılamada hangi sıfatı taşır?
6362 sayılı Kanun m.115/2, başvuru üzerine kamu davası açılması hâlinde iddianamenin kabulü ile birlikte bir örneğinin Kurula tebliğ edileceğini ve Kurulun aynı zamanda katılan sıfatını kazanacağını düzenler. m.115/4, kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı Kurulun itiraza yetkili olduğunu belirtir.
Bu suçlarda hangi mahkeme görevlidir?
6362 sayılı Kanun m.116/1, bu Kanunda tanımlanan veya atıfta bulunulan suçlardan dolayı yargılama yapmaya Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun ihtisas mahkemesi olarak görevlendireceği asliye ceza mahkemelerinin yetkili olduğunu düzenler.
İlgili Rehberler
- Fon yöneticilerinin malvarlığına el konulması
- SPK idari para cezası ve iptal davası
- Fon zararında zamanaşımı
- Portföy saklayıcısının sorumluluğu
- Satışa aracılık eden kuruluşun sorumluluğu
- Tedricî tasfiye
- Fon zararı kısmi dava dilekçesi örneği
- Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi
Ceza soruşturması zamanaşımını etkileyebilir
Fiil suç oluşturuyorsa tazminat talebine daha uzun ceza zamanaşımı uygulanabilir. Değerlendirme için: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Somut olguların hangi suç tipine girdiğini ve izlenecek yolu birlikte belirleyelim. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik sermaye piyasası ve ceza hukuku alanındadır.
Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi · 12. Yargı Paketi rehberi · Tüm hukuk dalları


