Ceza yargılaması yatırımcıya doğrudan tazminat kazandırmaz; ancak kamu gücüyle delil toplanmasını sağlar, etkin pişmanlık yoluyla tahsil imkânı yaratır ve hukuk davasındaki zamanaşımını uzatabilir. Yatırımcının sürece nasıl gireceği fiile bağlıdır: SPKn suçlarında m.115 soruşturmayı Kurulun başvurusuna bağlar, TCK suçlarında ise doğrudan savcılığa şikâyet yapılır. Kovuşturmaya yer olmadığı kararına CMK m.173 uyarınca iki hafta içinde itiraz edilir. Kamu davası açıldığında ise CMK m.237 uyarınca hüküm verilinceye kadar katılma talep edilmelidir; katılmayan yatırımcı beraat kararına karşı kanun yoluna gidemez.
Ceza sürecinde sıfatınızı doğru kurun
Katılmayan yatırımcı beraate itiraz edemez. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: Katılma hüküm verilinceye kadar, itiraz iki hafta
Suçtan zarar gören kamu davasına katılabilir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.237/1, mağdurun, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişilerin ve malen sorumlu olanların ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabileceklerini düzenler.
Kanun yolunda katılma istenemez. m.237/2, kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamayacağını belirtir.
Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz iki haftadır. m.173/1, suçtan zarar görenin kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebileceğini düzenler.
Ceza Yolu Yatırımcıya Ne Kazandırır?
Fon zararı uyuşmazlıklarında ceza soruşturması çoğu kez tazminat davasının yanında yürür. Ceza yargılaması yatırımcıya doğrudan tazminat kazandırmaz; ancak üç önemli işlev görür.
Birincisi, savcılığın ve mahkemenin kamu gücüyle delil toplamasıdır. Yatırımcının hukuk davasında erişemediği kayıtlar ceza soruşturmasında dosyaya girebilir.
İkincisi, zararın giderilmesinin ceza indirimine bağlanmasıdır. Etkin pişmanlık hükümleri, failin zararı gidermesini teşvik eder.
Üçüncüsü, ceza zamanaşımının hukuk davasındaki zamanaşımını uzatabilmesidir.
Bu işlevlerden yararlanabilmek için yatırımcının ceza yargılamasındaki sıfatını doğru kurması ve süreleri kaçırmaması gerekir.
Bu yazı, sermaye piyasası suçlarında ve fon dosyalarıyla bağlantılı genel suçlarda yatırımcının mağdur, şikâyetçi ve katılan olarak haklarını ele alır.
Sermaye piyasası suçlarının unsurları ve Kurula ihbar sermaye piyasası suçları yazımızda ele alındı.
İki Ayrı Kapı: SPKn Suçları ve Genel Suçlar
Yatırımcının ceza sürecine nasıl gireceği, fiilin hangi kanunda düzenlendiğine bağlıdır.
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.115/1, bu Kanunda tanımlanan veya atıfta bulunulan suçlardan dolayı soruşturma yapılmasının Kurul tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlı olduğunu düzenler.
Aynı fıkra bu başvurunun muhakeme şartı niteliğinde olduğunu belirtir.
Bu hüküm bilgi suistimali, piyasa dolandırıcılığı ve güveni kötüye kullanmanın Kanunda düzenlenen nitelikli hâlleri gibi suçları kapsar. Bu suçlarda yatırımcının savcılığa doğrudan şikâyeti soruşturmayı başlatmaz; yol Kurula ihbardır.
Buna karşılık fiil yalnız Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen bir suçu oluşturuyorsa bu muhakeme şartı uygulanmaz.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.157, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına bir yarar sağlamayı dolandırıcılık suçu olarak düzenler.
TCK m.158/1-(h), dolandırıcılığın tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında işlenmesini nitelikli hâl olarak sayar.
TCK m.155/2, güveni kötüye kullanma suçunun meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesini nitelikli hâl olarak düzenler.
Sermaye Piyasası Kanunu m.110 ise güveni kötüye kullanmanın sermaye piyasasına özgü nitelikli hâllerini ayrıca düzenlemiştir. Bu hâllerde m.115’teki muhakeme şartı uygulanır.
Güveni kötüye kullanmanın sermaye piyasasındaki nitelikli hâlleri örtülü kazanç aktarımı ve ilişkili taraf işlemleri yazımızda ele alındı.
Ceza sürecine giriş kapıları
| Konu | SPKn suçları | TCK suçları |
|---|---|---|
| Örnek | Bilgi suistimali, piyasa dolandırıcılığı, m.110 nitelikli güveni kötüye kullanma | Dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma |
| Soruşturmanın başlaması | Kurulun yazılı başvurusu; muhakeme şartı | Savcılığa ihbar veya şikâyet |
| Yatırımcının ilk adımı | Kurula belgeli ihbar | Cumhuriyet başsavcılığına şikâyet |
| Kurulun konumu | İddianamenin kabulüyle kendiliğinden katılan | Genel hükümler |
| Görevli mahkeme | İhtisas asliye ceza mahkemesi | Suçun cezasına göre genel hükümler |
| Uzlaştırma | Kanunda açık hüküm olmadığından yok | m.155 ve m.157 kapsamda; m.158 kapsam dışı |
| Dayanak | SPKn m.115-116 | CMK m.158, m.253 |
İhbar ve Şikâyet: CMK m.158
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.158/1, suça ilişkin ihbar veya şikâyetin Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabileceğini düzenler.
m.158/2, valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyetin ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gönderileceğini belirtir.
m.158/5, ihbar veya şikâyetin yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabileceğini düzenler.
m.158/6 önemli bir filtre getirir: ihbar ve şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılması veya ihbar ve şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir.
Aynı fıkra, bu durumda şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemeyeceğini belirtir.
Bu hüküm fon dosyalarında belirleyicidir. “Fon zarar etti, yöneticiler dolandırıcıdır” biçimindeki soyut şikâyetler bu filtreye takılır. Şikâyet; somut işlemleri, tarihleri, tutarları ve dayanak belgeleri göstermelidir.
Kötü performans ile suç arasındaki ayrım da gözetilmelidir: yatırım riskinin gerçekleşmesi tek başına suç oluşturmaz.
Savcının yükümlülüğü bakımından m.160/1, Cumhuriyet savcısının ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağını düzenler.
m.160/2, savcının şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla yükümlü olduğunu belirtir.
Soruşturma Evresinde Mağdur ve Şikâyetçinin Hakları
5271 sayılı Kanun m.234/1-(a), soruşturma evresinde mağdur ile şikâyetçinin haklarını sayar.
Soruşturma evresindeki haklar (CMK m.234/1-a)
| Bent | Hak | Fon dosyasındaki kullanımı |
|---|---|---|
| 1 | Delillerin toplanmasını isteme | Portföy kayıtları, emir kayıtları, yazışmaların celbi |
| 2 | Soruşturmanın gizlilik ve amacını bozmamak koşuluyla savcıdan belge örneği isteme | Hukuk davasında kullanılacak belgeler |
| 3 | Belirli suçlarda baro tarafından avukat görevlendirilmesini isteme | Alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda |
| 4 | m.153’e uygun olmak koşuluyla vekili aracılığıyla soruşturma belgelerini ve el konulan eşyayı inceletme | Dosya incelemesi; kısıtlama kararı varsa sınırlı |
| 5 | Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz | İki haftalık süre |
Birinci bent en etkili araçtır. Yatırımcı, delillerin toplanmasını isterken hangi kaydın nerede bulunduğunu somut olarak göstermelidir.
Dördüncü bent bakımından m.153 bir sınır öngörür: dosya içeriğini inceleme yetkisi, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecekse savcının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir; ancak bu kısıtlama maddede sayılan suçlara ilişkin soruşturmalarla sınırlıdır.
m.234/3, bu hakların suçun mağdurları ile şikâyetçiye anlatılıp açıklanacağını ve bu hususun tutanağa yazılacağını düzenler.
Tebligat bakımından m.235/1, mağdur, şikâyetçi veya vekilinin dilekçelerinde veya tutanağa geçirilmiş beyanlarında belirttikleri adreslerin tebligata esas alınacağını düzenler.
m.235/2 ve m.235/3 bir risk yaratır: bu adrese çıkartılan çağrıya rağmen gelmeyen kimseye yeniden tebligat yapılmaz; adresin yanlışlığı, eksikliği veya değişikliğin bildirilmemesi nedeniyle tebligat yapılamaması hâllerinde adresin araştırılması gerekmez.
Bu nedenle adres değişikliklerinin dosyaya bildirilmesi, kovuşturmaya yer olmadığı kararının tebliğini ve itiraz süresini doğrudan etkiler.
Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı ve İtiraz: CMK m.172-173
5271 sayılı Kanun m.172/1, Cumhuriyet savcısının soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar vereceğini düzenler.
Aynı fıkra, bu kararın suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirileceğini ve kararda itiraz hakkı, süresi ve merciinin gösterileceğini belirtir.
m.172/2, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe aynı fiilden dolayı kamu davası açılamayacağını düzenler.
İtiraz bakımından m.173/1, suçtan zarar görenin kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebileceğini düzenler.
m.173/2, itiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olayların ve delillerin belirtileceğini belirtir.
Bu fıkra itirazın niteliğini gösterir: yalnız kararın yanlış olduğunu söylemek yetmez; hangi olay ve delillerin kamu davasını gerektirdiği gösterilmelidir.
m.173/3, sulh ceza hâkimliğinin gerekirse soruşturmanın genişletilmesini isteyebileceğini; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa istemi gerekçeli olarak reddedeceğini ve itiraz edeni giderlere mahkûm edeceğini düzenler.
m.173/4, sulh ceza hâkimliğinin istemi yerinde bulması hâlinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenleyerek mahkemeye vereceğini belirtir.
m.173/5 bir sınır koyar: savcının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde uygulanmaz.
Sermaye piyasası suçlarında ayrıca Kurulun itiraz yetkisi vardır. 6362 sayılı Kanun m.115/4, bu Kanunda tanımlanan veya atıfta bulunulan suçlardan dolayı yapılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı kararının verilmesi hâlinde Kurulun bu karara karşı itiraza yetkili olduğunu düzenler.
Dolayısıyla bu suçlarda iki ayrı itiraz hakkı vardır: suçtan zarar gören yatırımcının ve Kurulun.
Yatırımcı bakımından pratik sonuç şudur: kendi itirazının yanında Kurulu da itiraz yetkisini kullanmaya davet eden bir başvuru yapılabilir.
Kovuşturma Evresinde Haklar: m.234/1-(b)
5271 sayılı Kanun m.234/1-(b), kovuşturma evresinde mağdur ile şikâyetçinin haklarını sayar.
Kovuşturma evresindeki haklar (CMK m.234/1-b)
| Bent | Hak |
|---|---|
| 1 | Duruşmadan haberdar edilme |
| 2 | Kamu davasına katılma |
| 3 | Tutanak ve belgelerden örnek isteme |
| 4 | Tanıkların davetini isteme |
| 5 | Belirli suçlarda baro tarafından avukat görevlendirilmesini isteme |
| 6 | Davaya katılmış olma koşuluyla davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yollarına başvurma |
Altıncı bent belirleyicidir: kanun yolu hakkı katılma şartına bağlıdır. Davaya katılmamış yatırımcı, beraat kararına karşı istinaf veya temyize başvuramaz.
Çağrı bakımından m.233/1, mağdur ile şikâyetçinin savcı, mahkeme başkanı veya hâkim tarafından çağrı kâğıdı ile çağrılıp dinleneceğini düzenler.
Aynı fıkra, kovuşturma evresine geçildiğinde çağrı kâğıdına iddianamenin ekleneceğini ve iddianameye ilişkin bilgiler ile duruşma tarihinin dosyada bulunan iletişim bilgileri aracılığıyla da bildirileceğini belirtir.
Katılma: CMK m.237-238
Katılma, yatırımcıyı ceza yargılamasının tarafı hâline getirir.
5271 sayılı Kanun m.237/1, mağdurun, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişilerin ve malen sorumlu olanların ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabileceklerini düzenler.
Bu fıkrada üç unsur dikkat çeker.
Birincisi kapsamdır: mağdurun yanında suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler de katılabilir. Fondan zarar gören yatırımcı bu sıfatla katılabilir.
İkincisi zamandır: ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar.
Üçüncüsü şekildir: şikâyetçi olunduğunun bildirilmesi.
m.237/2 bir sınır koyar: kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz.
Aynı fıkra bir istisna öngörür: ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır.
Usul bakımından m.238/1, katılmanın kamu davasının açılmasından sonra mahkemeye dilekçe verilmesi veya katılma istemini içeren sözlü başvurunun duruşma tutanağına geçirilmesi suretiyle olacağını düzenler.
Bu fıkra zamanlamayı gösterir: katılma soruşturma evresinde değil, kamu davası açıldıktan sonra mümkündür.
m.238/2, duruşma sırasında şikâyeti belirten ifade üzerine suçtan zarar görene davaya katılmak isteyip istemediğinin sorulacağını belirtir.
m.238/3, Cumhuriyet savcısının, sanığın ve varsa müdafiin dinlenmesinden sonra davaya katılma isteminin uygun olup olmadığına karar verileceğini düzenler.
Kurulun Kendiliğinden Katılan Olması: SPKn m.115/2
Sermaye piyasası suçlarında yatırımcının yanında bir katılan daha vardır.
6362 sayılı Kanun m.115/2, başvuru üzerine kamu davası açılması hâlinde iddianamenin kabulü ile birlikte bir örneğinin Kurula tebliğ edileceğini ve Kurulun aynı zamanda katılan sıfatını kazanacağını düzenler.
Bu hüküm Kurulun katılmasını bir talebe bağlamaz; katılan sıfatı iddianamenin kabulüyle kendiliğinden doğar.
Yatırımcı bakımından bu durum ayrıca katılma ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Kurul kamu yararını, yatırımcı ise kendi zararını temsil eder. Kanun yolu hakkı bakımından da yatırımcının kendi katılma talebi gerekir.
Soruşturmada Kurul personelinden yararlanma bakımından m.115/3, savcının Kurul meslek personelinden yararlanabileceğini ve şüpheli veya tanık ifadelerinin alınması sırasında Kurul meslek personelinin de hazır bulunmasının sağlanabileceğini düzenler.
Görevli mahkeme bakımından m.116/1, bu Kanunda tanımlanan veya atıfta bulunulan suçlardan dolayı yargılama yapmaya Hâkimler ve Savcılar Kurulunun ihtisas mahkemesi olarak görevlendireceği asliye ceza mahkemelerinin yetkili olduğunu belirtir.
Katılanın Hakları ve Katılmanın Sonuçları: m.239-243
5271 sayılı Kanun m.240/1, katılmanın davayı durdurmayacağını düzenler.
m.240/2, tarihi belirlenmiş olan duruşma ve yargılama usulüne ilişkin diğer işlemlerin vaktin darlığından dolayı katılan kimse çağrılamayacak veya kendisine haber verilemeyecek olsa bile belirli gününde yapılacağını belirtir.
Katılmadan önceki kararlar bakımından m.241/1, katılmadan önce verilmiş olan kararların katılana tebliğ edilmeyeceğini düzenler.
m.241/2, bu kararlara karşı kanun yoluna başvurabilmesi için Cumhuriyet savcısı için öngörülen sürenin geçmesiyle katılanın da başvuru hakkını kaybedeceğini belirtir.
Bu hüküm geç katılmanın bir riskini gösterir: katılmadan önce verilen ara kararlara karşı süreler savcı için işlemeye başlamış olabilir.
Kanun yolu bakımından m.242/1, katılanın Cumhuriyet savcısına bağlı olmaksızın kanun yollarına başvurabileceğini düzenler.
Bu hüküm katılmanın en önemli sonucudur: savcı beraat kararına karşı kanun yoluna gitmese bile katılan gidebilir.
m.242/2, kararın katılanın başvurusu üzerine bozulması hâlinde Cumhuriyet savcısının işi yeniden takip edeceğini belirtir.
Sona erme bakımından m.243/1, katılanın vazgeçmesi veya ölmesi hâlinde katılmanın hükümsüz kalacağını düzenler.
Aynı fıkra, mirasçıların katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılabileceklerini belirtir.
Bu hüküm, yatırımcının ölümü hâlinde mirasçılarının ceza yargılamasında da hak takibine devam edebileceğini gösterir.
Mirasçıların fon payları üzerindeki hakları çekişmesiz yargı yazımızda ele alındı.
Katılmanın sonuçları
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Davanın akışı | Katılma davayı durdurmaz | m.240/1 |
| Önceki kararlar | Katılana tebliğ edilmez; savcının süresiyle bağlıdır | m.241 |
| Kanun yolu | Savcıya bağlı olmaksızın başvurabilir | m.242/1 |
| Bozma sonrası | Savcı işi yeniden takip eder | m.242/2 |
| Vazgeçme veya ölüm | Katılma hükümsüz kalır; mirasçılar katılabilir | m.243/1 |
| Katılmayanın kanun yolu | Davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yolu yok | m.234/1-(b)-6 |
Uzlaştırma ve Etkin Pişmanlık
5271 sayılı Kanun m.253/1-(b), şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaştırma kapsamına giren Türk Ceza Kanunu suçlarını sayar.
Bu sayımda güveni kötüye kullanma (TCK m.155) ve dolandırıcılık (TCK m.157) yer alır. Nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158) ise sayımda yer almaz.
Diğer kanunlardaki suçlar bakımından m.253/2, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak üzere diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için kanunda açık hüküm bulunması gerektiğini düzenler.
Sermaye Piyasası Kanunu’nda uzlaştırmaya ilişkin açık bir hüküm bulunmadığından, bu Kanundaki suçlar uzlaştırma kapsamında değildir.
Etkin pişmanlık bakımından Türk Ceza Kanunu m.168/1, güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçları tamamlandıktan sonra ve fakat kovuşturma başlamadan önce failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi hâlinde verilecek cezanın üçte ikisine kadarının indirileceğini düzenler.
m.168/2, etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi hâlinde cezanın yarısına kadarının indirileceğini belirtir.
Bu hükümler yatırımcı bakımından değer taşır: zararın giderilmesi fail için ceza indirimi anlamına geldiğinden, ceza süreci tahsil imkânı yaratabilir.
Sermaye Piyasası Kanunu m.110/3 ise güveni kötüye kullanmanın sermaye piyasasına özgü hâlleri için ayrı bir etkin pişmanlık rejimi öngörür ve ödemenin fona yapılmasını arar; bu rejim örtülü kazanç aktarımı ve ilişkili taraf işlemleri yazımızda ele alındı.
Ceza Yolu ile Tazminat Davasının İlişkisi
Ceza yargılaması tazminat davasının yerini almaz; ancak onu üç noktada etkiler.
Birincisi bağlayıcılık bakımındandır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.74, hukuk hâkiminin kusur ve ayırt etme gücü hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle ve ceza hâkimince verilen beraat kararıyla bağlı olmadığını düzenler.
Dolayısıyla ceza davasında beraat, tazminat davasını kendiliğinden sonlandırmaz.
İkincisi zamanaşımı bakımındandır. TBK m.72/1, tazminatın ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğması hâlinde bu zamanaşımının uygulanacağını belirtir.
Üçüncüsü delil bakımındandır. Ceza soruşturmasında toplanan belgeler, m.234/1-(a)-2 uyarınca örnekleri alınarak hukuk davasında kullanılabilir.
Bekletici mesele bakımından ise hukuk mahkemesi, ceza davasının sonucunu bekleme konusunda takdir yetkisine sahiptir; bu rejim davanın ihbarı, müdahale ve bekletici mesele yazımızda ele alındı.
Ceza sürecinde el konulan malvarlığından tahsil fon yöneticilerinin malvarlığına el konuldu yazımızda ele alındı.
Fon Dosyasında Uygulama
Duruma göre yol
| Durum | Yol | Dayanak |
|---|---|---|
| Piyasa dolandırıcılığı veya bilgi suistimali iddiası | Kurula belgeli ihbar; savcılığa doğrudan şikâyet soruşturmayı başlatmaz | SPKn m.115/1 |
| SPKn dışı dolandırıcılık iddiası | Cumhuriyet başsavcılığına somut şikâyet | CMK m.158 |
| Soyut şikâyet riski | İşlem, tarih, tutar ve belge gösterilmeli | CMK m.158/6 |
| Soruşturmada kayıtların toplanması | Delillerin toplanmasını isteme | CMK m.234/1-(a)-1 |
| Kovuşturmaya yer olmadığı kararı | İki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz; Kurulu da itiraza davet | CMK m.173/1; SPKn m.115/4 |
| Kamu davası açıldı | Hüküm verilinceye kadar katılma dilekçesi | CMK m.237-238 |
| Beraat kararı | Katılan sıfatıyla bağımsız kanun yolu | CMK m.242/1 |
| Yatırımcı öldü | Mirasçılar davaya katılabilir | CMK m.243/1 |
| Fail zararı gidermek istiyor | Etkin pişmanlık indirimi tahsil fırsatı yaratır | TCK m.168 |
Beşinci satırda iki hakkın birlikte kullanılması önerilir: yatırımcının kendi itirazı ve Kurulun itiraz yetkisini kullanmasına yönelik başvuru.
Yedinci satır katılmanın asıl değerini gösterir: katılmayan yatırımcı beraat kararına karşı kanun yoluna gidemez.
Katılma Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki metin, kamu davası açıldıktan sonra suçtan zarar gören yatırımcının katılma talebi için hazırlanmış çerçevedir.
[ ] ASLİYE CEZA MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
DOSYA NO: [ ] Esas
KATILMA TALEBİNDE BULUNAN (SUÇTAN ZARAR GÖREN): [Ad Soyad] — [TC Kimlik No] — [Tebligat adresi]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
SANIKLAR: [Ad Soyad]
KONU: Kamu davasına katılma talebimizdir.
AÇIKLAMALAR
1. Sayın Mahkemenizde görülmekte olan kamu davası, [savcılık ve soruşturma numarası] sayılı soruşturma sonucunda düzenlenen [tarih] tarihli iddianamenin kabulüyle açılmıştır.
2. Müvekkil, iddianamede anılan [fon adı ve kodu] unvanlı fonun katılma payı sahibidir. Paylar [tarih] tarihinde [tutar] TL bedelle edinilmiş olup iddianamede anlatılan eylemler sebebiyle müvekkil [tutar] TL zarara uğramıştır. Hesap ekstresi ve işlem dekontları ektedir.
Katılma hakkı — Ceza Muhakemesi Kanunu m.237
Anılan maddenin birinci fıkrası, mağdurun ve suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişilerin ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabileceklerini öngörmektedir. Müvekkil iddianamede anlatılan eylemlerden doğrudan zarar görmüş olup suçtan zarar gören sıfatını haizdir. Müvekkil sanıklardan şikâyetçidir.
Katılma usulü — Ceza Muhakemesi Kanunu m.238
Anılan maddenin birinci fıkrası katılmanın kamu davasının açılmasından sonra mahkemeye dilekçe verilmesi suretiyle olacağını öngörmektedir. Kamu davası açılmış olup hüküm henüz verilmemiştir. Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiinin dinlenmesinden sonra katılma talebimiz hakkında karar verilmesini talep ederiz.
Delil talebi — Ceza Muhakemesi Kanunu m.234
Anılan maddenin birinci fıkrasının (b) bendi, kovuşturma evresinde mağdur ve şikâyetçiye tutanak ve belgelerden örnek isteme ve tanıkların davetini isteme hakkı tanımaktadır. Bu çerçevede [tanık adı ve adresi] tanık olarak davet edilmesini; [kuruluş adı] nezdindeki [dönem] dönemine ait portföy hareket kayıtlarının ve müvekkile ait işlem kayıtlarının celbini talep ederiz.
Tebligat adresi — Ceza Muhakemesi Kanunu m.235
Anılan maddenin birinci fıkrası uyarınca tebligata esas alınacak adres yukarıda gösterilmiştir.
HUKUKİ SEBEPLER: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.234, m.235, m.237, m.238, m.242; 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.115; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Hesap ekstresi ve işlem dekontları; fon izahnamesi ve yatırımcı bilgi formu; kamuyu aydınlatma açıklamaları; celbi istenen kayıtlar; tanık beyanları; her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle müvekkilin suçtan zarar gören sıfatıyla kamu davasına katılmasına karar verilmesini, yukarıda gösterilen delillerin toplanmasını ve sanıkların cezalandırılmasını vekâleten talep ederiz.
Suçtan Zarar Gören Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]
Tebligat adresindeki her değişikliğin dosyaya bildirilmesi gerekir; aksi hâlde m.235 uyarınca yeniden tebligat yapılmayabilir.
Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, sermaye piyasası suçlarında doğrudan savcılığa şikâyetle yetinmektir. SPKn m.115/1, soruşturmayı Kurulun yazılı başvurusuna bağlar.
İkinci hata, soyut ve genel şikâyette bulunmaktır. CMK m.158/6, bu hâlde soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verileceğini öngörür.
Üçüncü hata, kötü performansı suç olarak nitelendirmektir. Yatırım riskinin gerçekleşmesi tek başına suç oluşturmaz.
Dördüncü hata, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itirazda iki haftalık süreyi kaçırmaktır. CMK m.173/1 bu süreyi öngörür.
Beşinci hata, itiraz dilekçesinde olay ve delil göstermemektir. CMK m.173/2 bunu arar.
Altıncı hata, katılmayı ertelemektir. CMK m.237/1 hüküm verilinceye kadar katılmaya imkân tanır; m.237/2 kanun yolunda katılmayı yasaklar.
Yedinci hata, Kurulun katılan olmasını yeterli saymaktır. SPKn m.115/2 Kurulu katılan yapar; ancak yatırımcının kanun yolu hakkı kendi katılmasına bağlıdır.
Sekizinci hata, adres değişikliğini bildirmemektir. CMK m.235, bildirilen adrese çıkarılan tebligatı esas alır ve adres araştırması yapılmayacağını öngörür.
Dokuzuncu hata, sermaye piyasası suçlarında uzlaştırma beklemektir. CMK m.253/2 uyarınca bu suçlar için kanunda açık hüküm bulunmadığından uzlaştırma yoktur.
Onuncu hata, ceza davasındaki beraatin tazminat davasını sonlandıracağını sanmaktır. TBK m.74, hukuk hâkiminin beraat kararıyla bağlı olmadığını öngörür.
Sıkça Sorulan Sorular
Sermaye piyasası suçlarında savcılığa doğrudan şikâyet yapılabilir mi?
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.115/1, bu Kanunda tanımlanan veya atıfta bulunulan suçlardan dolayı soruşturma yapılmasının Kurul tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlı olduğunu ve bu başvurunun muhakeme şartı niteliğinde olduğunu düzenler.
TCK’daki dolandırıcılık için Kurul başvurusu gerekir mi?
Hayır. Fiil yalnız Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen bir suçu oluşturuyorsa SPKn m.115’teki muhakeme şartı uygulanmaz; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.158 uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına ihbar veya şikâyette bulunulur.
Soyut şikâyetin sonucu nedir?
CMK m.158/6, ihbar ve şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılması veya şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verileceğini düzenler.
Soruşturmada mağdurun hakları nelerdir?
CMK m.234/1-(a); delillerin toplanmasını isteme, soruşturmanın gizlilik ve amacını bozmamak koşuluyla belge örneği isteme, belirli suçlarda avukat görevlendirilmesini isteme, vekili aracılığıyla soruşturma belgelerini inceletme ve kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz haklarını sayar.
Kovuşturmaya yer olmadığı kararına nasıl itiraz edilir?
CMK m.173/1, suçtan zarar görenin kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebileceğini düzenler.
İtiraz dilekçesinde ne bulunmalıdır?
CMK m.173/2, itiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olayların ve delillerin belirtileceğini düzenler.
SPK kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edebilir mi?
Evet. SPKn m.115/4, bu Kanundaki suçlardan dolayı yapılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı kararının verilmesi hâlinde Kurulun bu karara karşı itiraza yetkili olduğunu düzenler.
Kovuşturmaya yer olmadığı kararından sonra yeniden dava açılabilir mi?
CMK m.172/2, yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince karar verilmedikçe aynı fiilden dolayı kamu davası açılamayacağını düzenler.
Kovuşturma evresinde mağdurun hakları nelerdir?
CMK m.234/1-(b); duruşmadan haberdar edilme, kamu davasına katılma, tutanak ve belgelerden örnek isteme, tanıkların davetini isteme, belirli suçlarda avukat görevlendirilmesini isteme ve davaya katılmış olma koşuluyla kanun yollarına başvurma haklarını sayar.
Kimler kamu davasına katılabilir?
CMK m.237/1, mağdurun, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişilerin ve malen sorumlu olanların şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabileceklerini düzenler.
Katılma ne zamana kadar istenebilir?
CMK m.237/1, katılmanın ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar mümkün olduğunu; m.237/2 ise kanun yolu muhakemesinde katılma isteğinde bulunulamayacağını düzenler.
Katılma nasıl yapılır?
CMK m.238/1, katılmanın kamu davasının açılmasından sonra mahkemeye dilekçe verilmesi veya katılma istemini içeren sözlü başvurunun duruşma tutanağına geçirilmesi suretiyle olacağını düzenler.
SPK davaya katılan olur mu?
SPKn m.115/2, Kurulun başvurusu üzerine kamu davası açılması hâlinde iddianamenin kabulü ile birlikte bir örneğinin Kurula tebliğ edileceğini ve Kurulun aynı zamanda katılan sıfatını kazanacağını düzenler.
Sermaye piyasası suçlarına hangi mahkeme bakar?
SPKn m.116/1, bu Kanundaki suçlardan dolayı yargılama yapmaya Hâkimler ve Savcılar Kurulunun ihtisas mahkemesi olarak görevlendireceği asliye ceza mahkemelerinin yetkili olduğunu düzenler.
Katılan savcıdan bağımsız kanun yoluna gidebilir mi?
Evet. CMK m.242/1, katılanın Cumhuriyet savcısına bağlı olmaksızın kanun yollarına başvurabileceğini düzenler.
Katılmadan önce verilen kararlar katılana tebliğ edilir mi?
Hayır. CMK m.241, katılmadan önce verilmiş olan kararların katılana tebliğ edilmeyeceğini ve bu kararlara karşı savcı için öngörülen sürenin geçmesiyle katılanın da başvuru hakkını kaybedeceğini düzenler.
Katılan ölürse ne olur?
CMK m.243/1, katılanın vazgeçmesi veya ölmesi hâlinde katılmanın hükümsüz kalacağını; mirasçıların katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılabileceklerini düzenler.
Sermaye piyasası suçlarında uzlaştırma var mıdır?
CMK m.253/2, şikâyete bağlı olanlar hariç diğer kanunlarda yer alan suçlarda uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için kanunda açık hüküm bulunmasını arar. Sermaye Piyasası Kanunu’nda böyle bir hüküm bulunmadığından bu suçlar uzlaştırma kapsamında değildir.
Zararın giderilmesi cezayı etkiler mi?
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.168, güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarında failin mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi hâlinde, kovuşturma başlamadan önce cezanın üçte ikisine kadarının, kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmeden önce ise yarısına kadarının indirileceğini düzenler.
Ceza davasında beraat tazminat davasını etkiler mi?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.74, hukuk hâkiminin kusur ve ayırt etme gücü hakkında karar verirken ceza hâkimince verilen beraat kararıyla bağlı olmadığını düzenler.
İlgili Rehberler
- Sermaye piyasası suçları
- Sermaye piyasası suçlarında suç duyurusu
- Fon yöneticilerinin malvarlığına el konuldu
- Örtülü kazanç aktarımı ve ilişkili taraf işlemleri
- Fon zararında zamanaşımı
- Davanın ihbarı ve bekletici mesele
- SPK’ya karşı tam yargı davası
- Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi
Kovuşturmaya yer olmadığı kararı mı çıktı?
İtiraz süresi iki hafta. 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
İtiraz ve katılma sürelerini kaçırmadan birlikte değerlendirelim. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik ceza muhakemesi ve sermaye piyasası hukuku alanındadır.
Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi · Tasfiye edilen fonlar listesi · Tüm hukuk dalları


