Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak anılan 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 16.07.2026 tarihinde kabul edilmiş ve 31.07.2026 tarihli, 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Paket tek bir yargılama alanını değil, hukuk muhakemesinden ceza muhakemesine, tazminat hukukundan faiz rejimine kadar birden çok alanı aynı anda değiştirmektedir. Hukuk yargılamasında HMK m.107’deki belirsiz alacak davası yürürlükten kaldırılmış, m.109’a eklenen dördüncü fıkrayla kısmi davada bir defaya mahsus talep artırımı ve zamanaşımı güvencesi getirilmiş, m.147’ye eklenen fıkrayla duruşmalar arasındaki süre üç ayla sınırlanmış, m.166 ve m.168 ile birleştirme ve ayırma kararlarının kanun yolu rejimi değiştirilmiş, m.362’ye eklenen fıkrayla bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi yeni ölçütlere bağlanmıştır. Borçlar hukukunda TBK m.55’e eklenen iki fıkrayla bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatında faizin başlangıcı ve ödemelerin mahsubu düzenlenmiş; 3095 sayılı Kanun m.1 ile kanuni faiz sabit orandan çıkarılıp Merkez Bankası reeskont oranına endekslenmiştir. Ceza tarafında TCK m.158’e dördüncü fıkra eklenmiş, CMK m.80, m.231, m.247 ve m.308 değiştirilmiştir. Bu rehber, kanun metinlerinden doğrudan doğrulanabilen değişiklikleri madde madde ele alır.
Değişiklikler dosyanızı nasıl etkiliyor?
Davanın açılış tarihi, olayın tarihi ve dosyanın aşaması hangi metnin uygulanacağını belirler. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: 7589 sayılı Kanun neyi değiştirdi?
Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak anılan 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 16.07.2026 tarihinde kabul edilmiş ve 31.07.2026 tarihli, 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Hukuk yargılamasında: Belirsiz alacak davası yürürlükten kaldırıldı; kısmi davada bir defaya mahsus talep artırımı getirildi; duruşmalar arasındaki süre üç ayla sınırlandı; birleştirme ve ayırma kararlarına karşı kanun yolları yeniden düzenlendi.
Borçlar ve faiz hukukunda: Bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatında faizin başlangıcı kanunla belirlendi; kanuni faiz sabit orandan çıkarılıp Merkez Bankası reeskont oranına endekslendi.
Ceza hukukunda: Dolandırıcılık suçuna belirli iştirak fiilleri için indirim hükmü eklendi; hükmün açıklanmasının geri bırakılması yeniden kanunlaştırıldı ve istisna rejimi değişti; kaçak sanık hakkında kovuşturma yeniden düzenlendi; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz süresi üç ay olarak belirlendi.
Kanunun Kimliği ve Yürürlüğü
Kanunun resmî adı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’dur. Kanun numarası 7589, kabul tarihi 16.07.2026, Resmî Gazete tarihi 31.07.2026 ve sayısı 33326’dır. Konsolide mevzuat metinlerinde değişiklikler “16/7/2026-7589/… md.” biçiminde kabul tarihiyle gösterilmekte, yürürlük ise yayım tarihine bağlanmaktadır.
Kanunun bütün hükümleri aynı tarihte yürürlüğe girmemiştir. Hükümlerin büyük bölümü 31.07.2026 tarihinde yürürlüğe girmiş, bazı maddeler için yayımdan üç ay sonrası öngörülmüştür. Bu nedenle somut bir dosyada hangi metnin uygulanacağı belirlenirken değişiklik maddesinin içeriği kadar yürürlük ve geçiş hükümleri de kontrol edilmelidir.
Değişiklik Haritası
Aşağıdaki tablo, kanun metinlerinde doğrudan izlenebilen değişiklikleri gösterir. Sağ sütun, değişikliğin 7589 sayılı Kanun’un kaçıncı maddesiyle yapıldığını belirtir.
Hangi kanunda ne değişti
| Kanun ve madde | Değişikliğin konusu | 7589 s.K. |
|---|---|---|
| 3095 s.K. m.1 | Kanuni faiz oranının belirlenme yöntemi | m.10 |
| 5237 s. TCK m.158 | Dolandırıcılık suçuna belirli iştirak fiillerinde ceza indirimi | m.13 |
| 5271 s. CMK m.80 | Moleküler genetik inceleme sonuçlarının kaydı, saklanması ve imhası | m.14 |
| 5271 s. CMK m.231 | Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve istisna rejimi | m.15 |
| 5271 s. CMK m.247 | Kaçak sanık hakkında kovuşturma | m.16 |
| 5271 s. CMK m.308 | Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı | m.17 |
| 6098 s. TBK m.55 | Bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatında faiz ve mahsup | m.18 |
| 6100 s. HMK m.107 | Belirsiz alacak davası yürürlükten kaldırıldı | m.19 |
| 6100 s. HMK m.109 | Kısmi davada talep artırımı ve zamanaşımı güvencesi | m.20 |
| 6100 s. HMK m.147 | Duruşmalar arasındaki sürenin üst sınırı | m.21 |
| 6100 s. HMK m.149 | Ses ve görüntü nakli yoluyla duruşma | m.22 |
| 6100 s. HMK m.166 | Davaların birleştirilmesinde bağlayıcılık | m.23 |
| 6100 s. HMK m.168 | Birleştirme ve ayırma kararlarına karşı kanun yolları | m.24 |
| 6100 s. HMK m.362 | Bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi | m.25 |
Kanun bunların yanında icra ve satış hukuku, vesayet işlemleri, idari yargıda görev ve kanun yolları, noterlik işlemleri ile yargı teşkilatına ilişkin düzenlemeler de içermektedir. Aşağıdaki bölümlerde, kanun metinlerinden doğrudan doğrulanabilen değişiklikler ele alınmaktadır.
Hukuk Yargılaması: Belirsiz Alacak Davasının Kaldırılması
Kanun’un 19. maddesiyle HMK m.107 yürürlükten kaldırılmıştır. Konsolide metinde madde başlığının altında yalnızca mülga kaydı yer almaktadır.
Kaldırılan hüküm, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklıya hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktarı göstererek dava açma imkânı tanıyordu. Kurumun asıl işlevi, alacağın tamamı bakımından zamanaşımını dava tarihinde kesmesiydi.
Uygulamada ise hangi alacağın belirsiz sayılacağı istikrarlı bir cevaba kavuşmadı; şartın bulunmadığı sonucuna varılan dosyalarda davalar esasa girilmeden reddedildi. Kaldırma, bu tabloya son vermeyi amaçlamaktadır.
Kanun, kaldırılan hüküm bakımından açık bir geçiş kuralı içermektedir: yürürlükten kaldırılan m.107, kaldırılma tarihinden önce açılmış davalarda uygulanmaya devam eder. Bu nedenle 31.07.2026 tarihinden önce açılmış bir belirsiz alacak davası sırf hüküm kaldırıldığı için reddedilmez ve kendiliğinden kısmi davaya dönüşmez. Konunun ayrıntısı belirsiz alacak davası kaldırıldı yazımızda ele alınmıştır.
Kısmi Davada Talep Artırımı: HMK m.109/4
Kanun’un 20. maddesiyle HMK m.109’a dördüncü fıkra eklenmiştir. Bu fıkraya göre alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.
Fıkra dört unsur içerir ve her biri ayrı sonuç doğurur. Artırım aynı dava içinde yapılır; ayrı bir ek dava gerekmez. Artırım hakkı tek kullanımlıktır; erken kullanılması hakkın tükenmesine yol açar. Artırım iddianın genişletilmesi yasağına tabi değildir; karşı tarafın muvafakati veya ıslah prosedürü aranmaz. Artırımın zaman sınırı tahkikatın sona ermesidir.
İkinci cümle bağımsız bir güvencedir. Eski kısmi davada ıslahla artırılan bakiye kısım için zamanaşımı işlemeye devam ediyor, uzun süren yargılamalarda davacı zamanaşımı def’iyle karşılaşabiliyordu. Yeni fıkra, belirsiz alacak davasının sağladığı zamanaşımı korumasını kısmi davaya aktarmıştır.
HMK m.109’un diğer fıkraları yerinde durmaktadır: birinci fıkra talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda sadece bir kısmının dava yoluyla ileri sürülebileceğini; üçüncü fıkra, dava açılırken talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında kısmi dava açılmasının feragat anlamına gelmeyeceğini düzenler.
Duruşma Takvimi: HMK m.147/3
Kanun’un 21. maddesiyle HMK m.147’ye eklenen üçüncü fıkra, duruşmalar arasındaki sürenin üç aydan daha uzun olamayacağını belirtir. Aynı fıkra bir istisna öngörür: işin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde hâkim, gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir.
Bu hükmün talep artırımı rejimiyle doğrudan ilişkisi vardır. Tahkikatın daha hızlı kapanabileceği bir düzende, tek kullanımlık artırım hakkının kullanılacağı zaman aralığı da daralmaktadır. Bilirkişi raporu beklenerek yapılacak bir artırımın zamanlaması, duruşma takvimiyle birlikte planlanmalıdır.
Davaların Birleştirilmesi ve Kanun Yolları: HMK m.166 ve m.168
Kanun’un 23. maddesiyle HMK m.166/1’deki cümle değiştirilmiş ve ilk davanın açıldığı mahkemenin, birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren bu kararla bağlı olacağı düzenlenmiştir. Maddenin ikinci fıkrası, ayrı yargı çevrelerindeki mahkemelerde açılmış davalarda birleştirmenin ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebileceğini ve birinci davanın açıldığı mahkemenin kararın kesinleşmesinden itibaren bağlı olacağını belirtir. Dördüncü fıkraya göre davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantı var sayılır.
Kanun’un 24. maddesiyle HMK m.168 bütünüyle değiştirilmiştir. Yeni metne göre aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme kararına karşı sadece istinaf yoluna başvurulabilir. İkinci fıkra uyarınca ilk derece mahkemelerince verilen ayırma kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemelerinin birleştirme ve ayırma kararları hakkında ise temyiz yoluna ancak hükümle birlikte gidilebilir. Aynı fıkra, bu hususun tek başına bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme, Yargıtayda ise bozma sebebi teşkil etmeyeceğini belirtir.
Bu düzenleme, birleştirme ve ayırma kararlarının ayrı ayrı kanun yoluna taşınarak yargılamanın uzamasını önlemeye yöneliktir. Uygulamada birden çok yatırımcının veya zarar görenin ayrı ayrı açtığı davaların birleştirilmesi sık görülen bir durumdur; bu kararlara karşı başvuru yolunun daralması, dosya yönetimini doğrudan etkiler.
Temyiz: HMK m.362/3 ve Parasal Sınırlar
Kanun’un 25. maddesiyle HMK m.362’ye üçüncü fıkra eklenmiştir. Bu fıkraya göre bölge adliye mahkemesinin yaptığı inceleme sonucunda istinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabul edilerek yeniden esas hakkında verilen kararın kabul edilen ya da reddedilen kısmının, miktar veya değeri itibarıyla m.341/2’de düzenlenen parasal sınırın üzerinde olması hâlinde temyiz edilebilir.
Fıkra iki istisna içerir. (a) bendine göre, m.362/1’de belirtilen temyiz sınırının altında kalan bölge adliye mahkemesi kararı ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki farkın m.341/2’deki parasal sınırı geçmemesi hâlinde bu karara karşı temyiz yoluna başvurulamaz. (b) bendine göre, bu sınırın altında kalan ve yeniden esas hakkında verilen kararın sadece yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkin olması hâlinde temyiz yoluna başvurulamaz.
Bu maddelerdeki parasal sınırlar sabit değildir. HMK ek m.1/1, m.200, m.201, m.341, m.362 ve m.369’daki parasal sınırların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan sınırların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağını; belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımlarının dikkate alınmayacağını düzenler. Ek m.1/2 ise m.341, m.362 ve m.369’daki sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınacağını belirtir.
Kısmi davada kesinlik sınırının nasıl hesaplanacağı ayrıca düzenlenmiştir: m.341/3 ve m.362/2 uyarınca alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.
Tazminat Hukuku: TBK m.55’e Eklenen İki Fıkra
Kanun’un 18. maddesiyle TBK m.55’e iki fıkra eklenmiştir. Bu düzenleme, bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı davalarında uzun süredir tartışılan faiz başlangıcı sorununu kanun düzeyinde çözmektedir.
Eklenen birinci fıkraya göre çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar nedeniyle; zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten, kazancın bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.
Eklenen ikinci fıkraya göre aynı kayıplara bağlı tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir.
TBK m.55’teki yeni faiz rejimi
| Dönem | Faiz başlangıcı |
|---|---|
| Kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminat toplamı | Haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarih |
| Kazancın bilinemediği döneme ilişkin tazminat toplamı | Karar tarihi |
| Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödemeler | Ödeme tarihine göre belirlenecek tazminattan oransal mahsup |
Maddenin önceki fıkraları yerinde durmaktadır: destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır; kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler bu zararların belirlenmesinde gözetilemez ve zarar veya tazminattan indirilemez; hesaplanan tazminat miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesiyle artırılamaz veya azaltılamaz.
Faiz Rejimi: 3095 Sayılı Kanun m.1
Kanun’un 10. maddesiyle 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 1. maddesi değiştirilmiştir. Yeni metne göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre faiz ödenmesi gereken hâllerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık olarak, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yapılır.
Aynı madde bir ara düzeltme mekanizması içerir: söz konusu reeskont oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan reeskont oranından beş puan veya daha çok farklı ise, yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur.
Bu değişiklikle kanuni faizde sabit oran dönemi kapanmış, oran Merkez Bankası reeskont oranına endekslenmiştir. Oranın yıl içinde değişebilmesi, uzun süreli alacaklarda faiz hesabının dönemsel yapılmasını gerektirir. Ayrıntılı değerlendirme yasal faiz değişiyor yazımızda yer almaktadır.
Ceza Hukuku: TCK m.158’e Eklenen Dördüncü Fıkra
Kanun’un 13. maddesiyle TCK m.158’e dördüncü fıkra eklenmiştir. Bu fıkraya göre m.158 ile m.157’de yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması hâlinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Hüküm, uygulamada hesap sağlayıcılığı olarak adlandırılan fiilleri hedef almaktadır. İndirimin uygulanabilmesi iştirakin bu fiille sınırlı olmasına bağlıdır; fiilin ötesine geçen bir katkı bulunduğunda indirim gündeme gelmez.
Maddenin üçüncü fıkrası yerinde durmaktadır: m.158 ile m.157’de yer alan suçların üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise bir kat artırılır.
Ceza Muhakemesi: Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Kanun’un 15. maddesiyle CMK m.231’in beşinci ila on dördüncü fıkraları değiştirilmiştir. Bu değişikliğin arka planında, Anayasa Mahkemesi’nin m.231’e ilişkin iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihten önce hükmün yeniden kanunlaştırılması bulunmaktadır.
Yeni beşinci fıkraya göre sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir; uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Aynı fıkra, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade ettiğini belirtir.
Altıncı fıkra üç koşul arar: sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması; mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması; suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi.
Yedinci fıkra, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde mahkûm olunan hapis cezasının ertelenemeyeceğini ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceğini belirtir. Sekizinci fıkra, karar verilmesi hâlinde sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulacağını; denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğini düzenler. Aynı fıkra, bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle denetimli serbestlik tedbirlerine karar verilebileceğini ve denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağını belirtir.
Dokuzuncu fıkra, altıncı fıkranın (c) bendindeki zararın giderilmesi koşulunun derhâl yerine getirilememesi hâlinde, zararın denetim süresince aylık taksitlerle tamamen giderilmesi koşuluyla da karar verilebileceğini öngörür.
HAGB İstisnaları: CMK m.231/14
Kanun’un 15. maddesiyle değiştirilen on dördüncü fıkra şu hâli almıştır: bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmaz.
Bu fıkra, önceki metnin yerine geçmiştir. Yeni metinde Anayasa’nın 174. maddesi kapsamındaki inkılâp kanunlarında düzenlenen suçlara ilişkin genel istisna yer almamaktadır. Bu durum, söz konusu suçlarda otomatik olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verileceği anlamına gelmez; beşinci fıkradaki ceza sınırı, altıncı fıkradaki koşullar ve varsa özel kanunlardaki ayrı yasaklar somut suç bakımından ayrıca değerlendirilir.
Kaçak Sanık ve Başsavcı İtirazı
Kanun’un 16. maddesiyle CMK m.247/3 değiştirilmiştir. Yeni metne göre kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir; ancak daha önce sorgusu yapılmamış ise mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez. Aynı fıkra, güvenlik tedbirine karar verilmesi hâlinde kaçak sanık veya müdafiinin, savunma hakkının kullanılmak istendiğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebileceğini düzenler.
Kanun’un 17. maddesiyle CMK m.308 değiştirilmiştir. Yeni birinci fıkraya göre Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç olmak üzere tüm kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, resen veya istem üzerine, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kurulu’na itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.
Aynı maddeye eklenen dördüncü fıkra, istemin kimler tarafından yapılabileceğini belirler: sanık veya sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar ile katılan, katılma isteği karara bağlanmamış ya da katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar.
İtiraz üzerine izlenecek usul maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında düzenlenmiştir: dosya kararına itiraz edilen daireye gönderilir; daire mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir, görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderir.
Genetik İnceleme Sonuçları: CMK m.80
Kanun’un 14. maddesiyle CMK m.80 değiştirilmiş ve maddeye yeni fıkra eklenmiştir. Değişik ikinci fıkraya göre inceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde mahsus bir sisteme kaydedilir ve bir örneği dosyasında delil olarak saklanmak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilir.
Aynı fıkra imha rejimini de düzenler: sisteme kaydedilen ve dosyada delil olarak saklanan bilgiler, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip kesinleşmesi hâllerinde derhâl; diğer hâllerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilir ve bu husus dosyasında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilir. Bilgisi sisteme kaydedilen kişi bu süre içinde kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması hâlinde hâkim veya mahkemeden bu bilgilerin silinmesini talep edebilir.
Eklenen üçüncü fıkra, sisteme kaydedilen bilgilerin yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabileceğini düzenler.
Yürürlük ve Geçiş: Hangi Dosyaya Hangi Metin?
Kanun’un uygulanmasında en çok hata yapılan nokta, değişikliğin geçmişe etkili olup olmadığıdır. Aşağıdaki tablo, kanun metinlerinden ve kanunun geçiş hükümlerinden çıkan temel ölçütleri gösterir.
Geçiş ölçütleri
| Konu | Belirleyici tarih | Sonuç |
|---|---|---|
| Belirsiz alacak davası | Davanın açıldığı tarih | 31.07.2026’dan önce açılmış davalarda mülga m.107 uygulanmaya devam eder |
| Kısmi davada talep artırımı | Usul işleminin yapıldığı tarih | Özel geçiş hükmü öngörülmemiştir; usul hükümlerinin derhâl uygulanması ilkesi çerçevesinde değerlendirilir |
| TBK m.55’teki faiz rejimi | Haksız fiilin veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarih | 31.07.2026’dan sonraki olaylarda yeni fıkralar uygulanır |
| Kanuni faiz oranı | Faizin işlediği dönem | Yeni oran rejimi yürürlük tarihinden itibaren uygulanır; hesap dönemsel yapılır |
| Başsavcı itiraz süresi | Dosyanın Başsavcılığa teslim tarihi | Yürürlükten sonra teslim edilen dosyalarda üç aylık süre uygulanır |
| Ses ve görüntü nakliyle duruşma | Yürürlük tarihi | Bu değişiklik için yayımdan üç ay sonrası öngörülmüştür |
Somut bir dosyada hangi metnin uygulanacağı belirlenirken davanın veya soruşturmanın açılış tarihi, olayın gerçekleşme tarihi, kararın verildiği tarih ve dosyanın kanun yolu ya da infaz aşamasında bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Uygulamada Ne Değişiyor? Dört Senaryo
Tipik dosyalarda sonuç
| Senaryo | Değişen |
|---|---|
| İşçilik alacağı davası açılacak | Belirsiz alacak kalıbı kullanılamaz; kısmi dava açılır ve tutar netleştiğinde bir kez artırılır. Zamanaşımı, artırılan kısım için de dava tarihinden kesilmiş sayılır. |
| Trafik kazası tazminatı davası | Aynı usul rejimi geçerlidir. Ayrıca olay 31.07.2026’dan sonraysa TBK m.55’teki yeni faiz başlangıcı ve ödemelerin oransal mahsubu uygulanır. |
| Sözleşmeden doğan para alacağı | Faiz oranı sabit değil; 3095 m.1 uyarınca reeskont oranının yüzde sekseni esas alınır ve yıl içinde değişebilir. |
| Dolandırıcılık dosyasında hesap sağlayıcılığı | İştirak bu fiille sınırlıysa TCK m.158/4 uyarınca ceza yarı oranında indirilir. |
Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, belirsiz alacak davasının hâlâ açılabileceğini düşünmektir. HMK m.107 mülgadır; bu kalıpla dava açılamaz.
İkinci hata, derdest belirsiz alacak davasının reddedileceğini sanmaktır. Kanun, kaldırılan hükmün kaldırılma tarihinden önce açılmış davalarda uygulanmaya devam edeceğini öngörür.
Üçüncü hata, kısmi davada talep artırımını erken kullanmaktır. Artırım hakkı bir defaya mahsustur; bilirkişi raporu ve varsa ek rapor beklenmeden yapılan artırım hakkı tüketir.
Dördüncü hata, kanuni faizi sabit oran olarak hesaplamaktır. 3095 m.1’in yeni hâlinde oran reeskont oranına endekslidir ve yılın ikinci yarısında değişebilir.
Beşinci hata, TBK m.55’teki yeni faiz rejimini her dosyaya uygulamaktır. Bu fıkralar, yürürlük tarihinden sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar bakımından geçerlidir.
Altıncı hata, HAGB’de bütün rejimin değiştiğini varsaymaktır. Beşinci ila on üçüncü fıkralardaki koşullar, denetim süresi ve yükümlülükler büyük ölçüde korunmuştur; asıl değişiklik on dördüncü fıkradaki istisna rejimindedir.
Yedinci hata, parasal sınırları kanun metnindeki nominal tutarlardan okumaktır. HMK ek m.1 uyarınca bu sınırlar her yıl yeniden değerleme oranında artırılır ve uygulamada davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.
Sıkça Sorulan Sorular
7589 sayılı Kanun nedir, ne zaman yürürlüğe girdi?
Resmî adı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’dur; kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak anılır. 16.07.2026 tarihinde kabul edilmiş, 31.07.2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Hükümlerin büyük bölümü yayım tarihinde yürürlüğe girmiş, bazı maddeler için yayımdan üç ay sonrası öngörülmüştür.
Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı?
Evet. Kanun’un 19. maddesiyle HMK m.107 yürürlükten kaldırılmıştır. Kaldırılan hüküm, kaldırılma tarihinden önce açılmış davalarda uygulanmaya devam eder; bu nedenle derdest belirsiz alacak davaları sırf hüküm kaldırıldığı için reddedilmez.
Yerine ne geldi?
Kanun’un 20. maddesiyle HMK m.109’a eklenen dördüncü fıkra. Bu fıkraya göre alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir; zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.
Duruşmalar arasındaki süreye sınır getirildi mi?
Evet. Kanun’un 21. maddesiyle HMK m.147’ye eklenen üçüncü fıkra, duruşmalar arasındaki sürenin üç aydan daha uzun olamayacağını belirtir. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde hâkim, gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir.
Birleştirme kararına karşı hangi kanun yoluna başvurulur?
Kanun’un 24. maddesiyle değişen HMK m.168’e göre aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme kararına karşı sadece istinaf yoluna başvurulabilir. İlk derece mahkemelerinin ayırma kararlarına karşı istinaf; bölge adliye mahkemelerinin birleştirme ve ayırma kararları hakkında temyiz yoluna ancak hükümle birlikte gidilebilir.
Kanuni faiz oranı nasıl belirleniyor?
Kanun’un 10. maddesiyle değişen 3095 sayılı Kanun m.1’e göre, TBK ve TTK’ya göre faiz ödenmesi gereken hâllerde miktarı sözleşmeyle tespit edilmemişse ödeme yıllık olarak, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yapılır. Reeskont oranı 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık oranından beş puan veya daha çok farklıysa, yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur.
Bedensel zarar tazminatında faiz hangi tarihten işler?
Kanun’un 18. maddesiyle TBK m.55’e eklenen fıkraya göre, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat toplamına haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten; kazancın bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan tazminat toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.
Tazminat davasında önceden yapılan ödemeler nasıl dikkate alınır?
TBK m.55’e eklenen ikinci fıkraya göre, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile destekten yoksun kalma kayıplarına bağlı tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir.
Dolandırıcılık suçunda yeni indirim hükmü nedir?
Kanun’un 13. maddesiyle TCK m.158’e eklenen dördüncü fıkraya göre, m.158 ve m.157’deki suçlara iştirakin; kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması hâlinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.
HAGB’de ne değişti?
Kanun’un 15. maddesiyle CMK m.231’in beşinci ila on dördüncü fıkraları değiştirilmiştir. Koşullar, iki yıllık ceza sınırı, beş yıllık denetim süresi ve yükümlülükler bakımından önceki yapı büyük ölçüde korunmuştur. Asıl maddi değişiklik on dördüncü fıkradaki istisna rejimindedir: yeni metne göre bu hükümler, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmaz.
Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir mi?
Kanun’un 16. maddesiyle değişen CMK m.247/3’e göre kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir; ancak daha önce sorgusu yapılmamışsa mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez. Güvenlik tedbirine karar verilmesi hâlinde kaçak sanık veya müdafii, savunma hakkının kullanılmak istendiğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz süresi ne kadar?
Kanun’un 17. maddesiyle değişen CMK m.308/1’e göre Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç tüm kararlarına karşı Başsavcı, resen veya istem üzerine, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kurulu’na itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.
Genetik inceleme sonuçları ne kadar süreyle saklanır?
Kanun’un 14. maddesiyle değişen CMK m.80/2’ye göre, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi hâllerinde bilgiler derhâl; diğer hâllerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilir. İlgili kişi, saklamayı gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir neden bulunması hâlinde silme talebinde bulunabilir.
Temyiz sınırı değişti mi?
Kanun’un 25. maddesiyle HMK m.362’ye eklenen üçüncü fıkra, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul ederek yeniden esas hakkında verdiği kararın kabul edilen ya da reddedilen kısmının m.341/2’deki parasal sınırın üzerinde olması hâlinde temyiz edilebileceğini öngörür; fıkra iki de istisna içerir. Parasal sınırların kendisi HMK ek m.1 uyarınca her yıl yeniden değerleme oranında artırılır.
Bu değişiklikler devam eden dosyalarımı etkiler mi?
Konuya göre değişir. Belirsiz alacak davasında belirleyici olan davanın açıldığı tarihtir; kaldırılan hüküm daha önce açılmış davalarda uygulanmaya devam eder. TBK m.55’teki faiz rejiminde belirleyici olan olayın meydana geldiği tarihtir. Başsavcı itiraz süresinde ise dosyanın Başsavcılığa teslim edildiği tarih esas alınır. Her dosyada değişiklik maddesi, yürürlük hükmü ve geçiş kuralı birlikte değerlendirilmelidir.
İlgili Rehberler
- Belirsiz alacak davası kaldırıldı (HMK 107): yerine ne geldi?
- Yasal faiz değişti: reeskont endekslemesi (3095)
- Tasfiyede param eksik geldi: ihtarname, arabuluculuk ve dava yolu
- Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi
- Tüm hukuk dalları ve rehberler
Artırım hakkını doğru zamanda kullanın
Kısmi davada talep artırımı bir defaya mahsustur; erken kullanılması hak kaybına yol açar. Değerlendirme için: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Devam eden veya açılacak dosyanızda hangi metnin uygulanacağını birlikte belirleyelim. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik usul hukuku ve güncel mevzuat değişiklikleri alanındadır.


