Bilirkişi Raporuna İtiraz 2026 (HMK m.281): İki Haftalık Süre, Ek Süre, İtirazın Üç Ekseni ve Talep Artırımıyla İlişkisi
20 Eylül 2026

Bilirkişi Raporuna İtiraz 2026 (HMK m.281): İki Haftalık Süre, Ek Süre, İtirazın Üç Ekseni ve Talep Artırımıyla İlişkisi

Bilirkişi raporuna itiraz, HMK m.281/1 uyarınca raporun tarafa tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılır; talebin bu süre içinde hazırlanması çok zor veya imkânsızsa ya da özel yahut teknik bir çalışma gerektiriyorsa, yine bu süre içinde başvuran tarafa bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. İtirazla üç şeyden biri istenir: eksik görülen hususların bilirkişiye tamamlattırılması, belirsiz hususlarda açıklama yapılmasının sağlanması veya yeni bilirkişi atanması. Bu yazı itirazı üç eksende kuruyor: görevlendirme kararının sınırları (m.273), raporun taşıması gereken unsurlar (m.279/2) ve mahkemenin verebileceği kararlar (m.281/2-3). Ayrıca 16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’la HMK m.107’deki belirsiz alacak davasının kaldırılması ve m.109’a eklenen dördüncü fıkrayla getirilen bir defaya mahsus talep artırımı rejimi nedeniyle, bilirkişi raporunun artık dosyanın kilit noktası hâline geldiği ve artırımın hangi rapordan sonra yapılacağının sonucu doğrudan belirlediği ele alınıyor.

Rapor elinize geçti, süre işliyor

İtiraz süresi iki haftadır ve ek süre talebi de bu süre içinde yapılmalıdır. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: Bilirkişi raporuna itirazda üç kritik nokta

1. Süre iki haftadır. HMK m.281/1 uyarınca taraflar, raporun kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde itiraz edebilir. Talebin bu süre içinde hazırlanması çok zor veya imkânsızsa ya da özel yahut teknik bir çalışma gerektiriyorsa, yine bu süre içinde başvuran tarafa bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir.

2. İtiraz üç şeyden biri istenerek yapılır. Eksik görülen hususların bilirkişiye tamamlattırılması, belirsiz hususlarda açıklama yapılmasının sağlanması veya yeni bilirkişi atanması.

3. Rapor, talep artırımının zamanını belirler. HMK m.107 yürürlükten kaldırıldıktan sonra tutarı belirsiz alacaklarda kısmi dava açılmakta ve talep m.109/4 uyarınca bir defaya mahsus artırılmaktadır. Artırımın hangi rapordan sonra yapılacağı, rapora itiraz edilip edilmediğine bağlıdır.

Bilirkişiye Ne Zaman Başvurulur, Ne Zaman Başvurulamaz?

HMK m.266/1, mahkemenin çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceğini düzenler.

Aynı fıkranın ikinci cümlesi bir sınır çizer: genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Üçüncü cümle ise hukuk öğrenimi görmüş kişilerin, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemeyeceğini belirtir.

Bu hüküm, itirazın ilk dayanaklarından birini oluşturur. Rapor, teknik bir tespit yapmak yerine hukuki nitelendirme yapıyorsa, yani sözleşmenin geçerliliği, kusurun hukuki sonucu veya sorumluluğun varlığı gibi konularda görüş bildiriyorsa, bu husus m.266/1’e aykırılık olarak ileri sürülebilir.

HMK m.282/1 ise değerlendirmenin sınırını gösterir: hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Rapor bağlayıcı değildir; ancak uygulamada hükme esas alınması sebebiyle itirazın kalitesi belirleyici olur.

Görevlendirme Kararı: İtirazın Başladığı Yer

İtiraz çoğu kez rapor geldikten sonra düşünülür; oysa zemin görevlendirme kararında kurulur. HMK m.273/1, mahkemenin tarafların da görüşünü almak suretiyle bilirkişinin görevlendirilmesine ilişkin kararında üç hususa yer vermek zorunda olduğunu belirtir: inceleme konusunun bütün sınırlarıyla ve açıkça belirlenmesi, bilirkişinin cevaplaması gereken sorular ve raporun verilme süresi.

Bu nedenle görevlendirme aşamasında tarafın yapması gereken, cevaplanmasını istediği soruları yazılı olarak sunmaktır. Rapor, sorulmayan bir soruyu cevaplamaz; sonradan yapılan itiraz da çoğu zaman “bu husus görevlendirme kapsamında değildi” cevabıyla karşılaşır.

HMK m.267/1 uyarınca mahkeme kural olarak bilirkişi olarak yalnızca bir kişiyi görevlendirebilir; gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle tek sayıda birden fazla bilirkişi görevlendirilmesi mümkündür. m.268/1, bilirkişilerin bölge adliye mahkemelerinin yargı çevreleri esas alınmak suretiyle bilirkişilik bölge kurulu tarafından hazırlanan listede yer alan kişiler arasından seçileceğini düzenler.

Görevlendirme aşamasında kontrol edilecekler

KonuKontrolDayanak
Bilirkişiye başvuru gerekliliğiKonu gerçekten özel veya teknik bilgi gerektiriyor mu, hukuki bilgiyle çözülebilir mi?m.266/1
Uzmanlık alanıGörevlendirilen kişinin uzmanlığı inceleme konusuyla örtüşüyor mu?m.266/1, m.268
İnceleme konusunun sınırlarıKarar, inceleme konusunu bütün sınırlarıyla ve açıkça belirlemiş mi?m.273/1-a
SorularCevaplanması gereken sorular kararda gösterilmiş mi, kendi sorularınız eklenmiş mi?m.273/1-b
SüreRaporun verilme süresi belirlenmiş mi?m.273/1-c; m.274
Teslim edilen belgelerİnceleme konusu şeyler dizi pusulasına bağlı olarak teslim edilmiş mi?m.273/2
Yasaklılık ve retBilirkişi bakımından hâkimin yasaklılık veya ret sebepleri gerçekleşmiş mi?m.272

HMK m.272/1, hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleriyle ilgili kuralların bilirkişiler bakımından da uygulanacağını; ancak bilirkişinin aynı dava veya işte daha önceden tanık olarak dinlenmiş bulunmasının ret sebebi teşkil etmeyeceğini belirtir. Aynı maddenin ikinci fıkrası, yasaklılık sebeplerinden birinin bilirkişinin şahsında gerçekleşmesi hâlinde mahkemenin hüküm verilinceye kadar her zaman bilirkişiyi resen görevden alabileceğini düzenler.

Raporun Taşıması Gereken Unsurlar

İtirazın en somut dayanağı, raporun kanunda sayılan unsurları taşımamasıdır. HMK m.279/2, raporda bulunması gereken hususları sayar: tarafların ad ve soyadları, bilirkişinin görevlendirildiği hususlar, gözlem ve inceleme konusu yapılan maddi vakıalar, gerekçe ve varılan sonuçlar, bilirkişiler arasında görüş ayrılığı varsa bunun sebebi, düzenlenme tarihi ve bilirkişi ya da bilirkişilerin imzaları.

Bu unsurlar içinde uygulamada en çok tartışılanı gerekçedir. Sonuca nasıl ulaşıldığı gösterilmeyen, hesabın hangi veriden ve hangi yöntemle yapıldığı izlenemeyen bir rapor, m.279/2 bakımından eksiktir. Aynı fıkra, azınlıkta kalan bilirkişinin oy ve görüşünü ayrı bir rapor hâlinde de mahkemeye sunabileceğini belirtir.

m.280/1, bilirkişinin raporunu varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye vereceğini; verildiği tarihin rapora yazılacağını ve duruşma gününden önce birer örneğinin taraflara tebliğ edileceğini düzenler. İtiraz süresi bu tebliğden işlemeye başlar.

Raporun unsurları ve eksiklik hâlinde ileri sürülecek husus

UnsurEksikse ileri sürülebilecek
Görevlendirilen hususlarRapor, görevlendirme kapsamı dışına çıkmış veya kapsamdaki bir soruyu cevapsız bırakmış
Gözlem ve inceleme konusu maddi vakıalarDosyadaki belgelerin bir kısmı incelenmemiş veya yanlış veri esas alınmış
GerekçeSonuca nasıl ulaşıldığı gösterilmemiş, hesap yöntemi denetlenebilir değil
Varılan sonuçlarSonuç bölümü gerekçeyle çelişiyor veya birden çok ihtimali cevapsız bırakıyor
Görüş ayrılığının sebebiKurul hâlinde görevlendirmede ayrılığın sebebi gösterilmemiş
Tarih ve imzaRapor imzasız veya tarihsiz

İtiraz Süresi ve Ek Süre: HMK m.281/1

HMK m.281/1’in ilk cümlesi temel kuralı koyar: taraflar, bilirkişi raporunun kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilir.

Aynı fıkraya 2020 yılında eklenen cümle bir esneklik getirir: bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde, yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir.

Ek sürenin üç şartı vardır ve üçü birlikte aranır. Talep iki haftalık asıl süre içinde yapılmalıdır; sonradan yapılan başvuru sonuç doğurmaz. Ek süre bir defaya mahsustur. Ek süre iki haftayı geçemez ve asıl sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlar.

Karmaşık hesap içeren dosyalarda, özellikle aktüeryal hesap, portföy değerlemesi veya inşaat metrajı gibi konularda, tarafın kendi uzmanından mütalaa alması gerekir. Bu durumda ek süre talebinin asıl süre içinde ve gerekçeli olarak sunulması, itirazın niteliğini doğrudan etkiler.

Süreler

SüreBaşlangıçDayanak
İtiraz için iki haftaRaporun tarafa tebliği tarihim.281/1
Ek süre için en fazla iki haftaAsıl sürenin bitimi; talep asıl süre içinde yapılmalım.281/1
Rapor hazırlama süresi en fazla üç ayGörevlendirme; mahkeme gerekçe göstererek üç ayı geçmemek üzere uzatabilirm.274/1
Basit yargılamada iki ayBasit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde süreler iki ay uygulanırm.274/1
Bilirkişinin mazeret bildirimi bir haftaGörevlendirmenin bildirimim.275/1

Mahkeme Ne Yapabilir? HMK m.281/2 ve m.281/3

İtiraz üzerine mahkemenin önünde birden çok yol vardır. HMK m.281/2, mahkemenin bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebileceğini belirtir.

m.281/3 ise daha ağır bir yol öngörür: mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabilir.

Bu iki fıkra, itiraz dilekçesinde talebin nasıl kurulacağını belirler. Eksiklik giderilebilir nitelikteyse ek rapor; rapor yöntem bakımından baştan hatalıysa yeni bilirkişi talep edilir. Her iki hâlde de talebin, raporun hangi bölümünün hangi sebeple eksik veya hatalı olduğunu göstermesi gerekir.

İtiraz Dilekçesi Nasıl Kurulur?

İtiraz dilekçesinin etkisi, genel ifadelerden kaçınmasına bağlıdır. “Rapor hatalıdır, itiraz ediyoruz” biçimindeki bir dilekçe, m.281/2’deki ek rapor veya m.281/3’teki yeni inceleme kararı için mahkemeye dayanak sunmaz.

Etkili bir itiraz, raporu üç eksende inceler. Birincisi kapsam ekseni: rapor, görevlendirme kararındaki soruların tamamını cevaplamış mıdır, kapsam dışına çıkmış mıdır? İkincisi veri ekseni: hangi belgeler esas alınmıştır, dosyadaki hangi belge dikkate alınmamıştır, esas alınan veriler doğru okunmuş mudur? Üçüncüsü yöntem ekseni: hesap veya değerlendirme hangi yöntemle yapılmıştır, yöntem denetlenebilir biçimde gösterilmiş midir, farklı bir yöntem uygulansaydı sonuç ne olurdu?

Dilekçede her itiraz noktası için raporun ilgili sayfasına ve dosyadaki ilgili belgeye atıf yapılması, talebin somutluğunu sağlar. Hukuki nitelendirme içeren bölümler için m.266/1’e, gerekçesiz sonuçlar için m.279/2’ye dayanılır.

Son olarak dilekçede talep açıkça yazılır: eksikliğin bilirkişiye tamamlattırılması mı, açıklama yapılması mı, yoksa yeni bilirkişi atanması mı isteniyor? m.281/1 bu üç talebi ayrı ayrı sayar.

Rapora İtiraz ile Talep Artırımı Arasındaki Bağ

HMK m.107’deki belirsiz alacak davası, 16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Aynı Kanun’un 20. maddesiyle m.109’a eklenen dördüncü fıkraya göre alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir; zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.

Bu düzenleme, bilirkişi raporunu usulî bir belge olmaktan çıkarıp dosyanın kilit noktası hâline getirmiştir. Artırım hakkı tek kullanımlıktır; hangi rapordan sonra kullanılacağı doğrudan sonucu belirler.

İlk raporda hesaplanan tutar üzerinden artırım yapılır ve sonra ek raporda daha yüksek bir tutar çıkarsa, ikinci kez artırım yapılamaz. Buna karşılık artırım hiç yapılmadan tahkikat kapanırsa, artırım imkânı tümüyle kaybedilir. Doğru sıra, rapora itiraz edilmesi, ek rapor veya yeni bilirkişi incelemesi sonucunun beklenmesi ve tutar netleştikten sonra artırımın yapılmasıdır.

Artırım hakkının kullanılacağı an

DurumYapılması gereken
İlk rapor geldi, itiraz edilmediTutar kesinleşmiş sayılabilir; artırım bu rapora göre yapılır
İlk rapora itiraz edildi, ek rapor bekleniyorArtırım ek rapordan sonraya bırakılır
Yeni bilirkişi incelemesine karar verildiArtırım yeni rapordan sonraya bırakılır
Tahkikatın kapanmasına az kaldı, rapor tartışması sürüyorTahkikat kapanmadan artırım yapılır; m.109/4’ün zaman sınırı tahkikatın sona ermesidir
Artırım yapıldı, sonra ek rapor daha yüksek tutar gösterdiİkinci artırım mümkün değildir; ıslah imkânı ayrıca değerlendirilir

Duruşma takvimi de bu hesaba girer. Aynı Kanun’un 21. maddesiyle HMK m.147’ye eklenen üçüncü fıkra, duruşmalar arasındaki sürenin üç aydan daha uzun olamayacağını; işin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde hâkimin gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebileceğini öngörür. Paketin tamamı 12. Yargı Paketi rehberi ve belirsiz alacak davası kaldırıldı yazılarımızda ele alındı.

Islah ve Talep Artırımı Ayrımı

Yeni rejimde davacının elinde iki ayrı ve tek kullanımlık imkân bulunur. HMK m.109/4 kapsamındaki talep artırımı yalnız miktara ilişkindir ve iddianın genişletilmesi yasağına tabi değildir. HMK m.176/1 ise tarafların yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceğini; m.176/2 aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceğini; m.177/1 ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceğini düzenler.

Bu ayrım, bilirkişi raporu sonrası stratejide önem taşır. Rapor yalnızca tutarı değiştiriyorsa talep artırımı yeterlidir. Rapor, talebin hukuki dayanağının veya vakıa temelinin değiştirilmesini gerektiriyorsa ıslah kurumu gündeme gelir. İki imkânın da tek kullanımlık olması, hangisinin ne zaman kullanılacağının baştan planlanmasını gerektirir.

Gerçeğe Aykırı Rapor: HMK m.285-287

Raporun yalnızca hatalı değil, gerçeğe aykırı olduğu durumlar için ayrı bir sorumluluk rejimi öngörülmüştür. HMK m.285/1, bilirkişinin kasten veya ağır ihmal suretiyle düzenlemiş olduğu gerçeğe aykırı raporun mahkemece hükme esas alınması sebebiyle zarar görmüş olanların, bu zararın tazmini için Devlete karşı tazminat davası açabileceğini düzenler. Aynı maddenin ikinci fıkrası, Devletin ödediği tazminat için sorumlu bilirkişiye rücu edeceğini belirtir.

m.286/1 görevli mahkemeyi gösterir: Devlet aleyhine açılacak tazminat davası, gerçeğe aykırı bilirkişi raporunun ilk derece mahkemesince hükme esas alındığı hâllerde bu mahkemenin yargı çevresi içinde yer aldığı bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinde; bölge adliye mahkemesince hükme esas alındığı hâllerde ise Yargıtay ilgili hukuk dairesinde görülür.

m.287/1, Devletin ödediği tazminat nedeniyle sorumlu bilirkişiye ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde rücu edeceğini; hükme esas alınan bilirkişi raporu kasten gerçeğe aykırı olarak düzenlenmişse ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağını belirtir.

Bu yol istisnaidir ve iki şartı birlikte arar: raporun kasten veya ağır ihmalle gerçeğe aykırı düzenlenmiş olması ve mahkemece hükme esas alınmış olması. Rapora itiraz edilip giderilebilecek bir eksiklik, bu maddelerin konusu değildir.

HMK m.284, bilirkişinin Türk Ceza Kanunu anlamında kamu görevlisi olduğunu; m.277 ise bilirkişinin görevi sebebiyle yahut görevini yerine getirirken öğrendiği sırları saklamak, kendisi ve başkaları yararına kullanmaktan kaçınmakla yükümlü olduğunu düzenler.

Bilirkişinin Yetkileri ve Sınırları

İtirazın bir başka dayanağı, bilirkişinin usule aykırı çalışmasıdır. HMK m.278/1, bilirkişinin görevini mahkemenin sevk ve idaresi altında yürüteceğini belirtir. m.278/3, bilirkişinin incelemesini gerçekleştirirken ihtiyaç duyarsa mahkemenin de uygun bulması kaydıyla tarafların bilgisine başvurabileceğini; taraflardan birinin bilgisine başvurulacağı hâllerde mahkemece bilirkişiye, taraflardan biri bulunmaksızın diğerinin dinlenemeyeceği hususunun önceden hatırlatılacağını düzenler.

m.278/4, bilirkişinin oy ve görüşünü açıklayabilmesi için bir şey üzerinde inceleme yapmasının zorunlu olması hâlinde mahkeme kararı ile gerekli incelemenin yapılabileceğini ve bu işlemin icrası sırasında tarafların da hazır bulunabileceğini belirtir.

Bir tarafın yokluğunda yapılan görüşme, mahkeme kararı olmaksızın yapılan inceleme veya dosya dışından temin edilen bilgiye dayanma, bu hükümler üzerinden itiraz konusu yapılabilir.

m.275/1 ise bilirkişiye bir yükümlülük getirir: bilgisine başvurulan bilirkişi, kendisine tevdi olunan görevin uzmanlık alanına girmediğini, inceleme konusu maddi vakıaların açıklığa kavuşturulması ve tespiti için uzman kimliği bulunan başka bir bilirkişi ile işbirliğine ihtiyaç duyduğunu veya görevi kabulden kaçınmasını haklı kılacak mazeretini bir hafta içinde görevlendirmeyi yapan mahkemeye bildirir. Uzmanlık alanı dışında hazırlanan bir rapor, bu hüküm üzerinden tartışılabilir.

Uygulama Kontrol Listesi

Rapor tebliğinden sonra sırayla yapılacaklar

AdımYapılacak iş
1Tebliğ tarihini kaydedin; iki haftalık süreyi takvime işleyin
2Raporu görevlendirme kararıyla karşılaştırın: hangi soru cevapsız, hangi konu kapsam dışı?
3Raporun m.279/2’deki unsurları taşıyıp taşımadığını kontrol edin
4Esas alınan verileri dosyadaki belgelerle karşılaştırın; eksik veya yanlış okunan belgeleri listeleyin
5Hesap veya değerlendirme yöntemini inceleyin; denetlenebilir değilse gerekçe eksikliğini ileri sürün
6Teknik mütalaa gerekiyorsa, iki haftalık süre içinde gerekçeli ek süre talebinde bulunun
7Talebinizi netleştirin: ek rapor mu, açıklama mı, yeni bilirkişi mi?
8Talep artırımı yapılacaksa, ek rapor veya yeni inceleme sonucunu bekleyin
9Tahkikat kapanmadan artırımı yapın; artırılan kısım için harcı tamamlayın

Sık Yapılan Hatalar

Birinci hata, itirazı iki haftalık süre geçtikten sonra yapmaktır. m.281/1’deki süre rapor tebliğinden işler; ek süre talebinin de bu süre içinde yapılması gerekir.

İkinci hata, ek süreyi ayrı bir hak sanmaktır. Ek süre bir defaya mahsustur, iki haftayı geçemez ve asıl sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlar.

Üçüncü hata, itirazı genel ifadelerle yapmaktır. m.281/1 üç ayrı talep öngörür; hangisinin istendiği ve hangi sebeple istendiği gösterilmelidir.

Dördüncü hata, görevlendirme aşamasını atlamaktır. m.273/1 uyarınca cevaplanacak sorular kararda gösterilir; taraf kendi sorularını bu aşamada sunmazsa rapor o soruları cevaplamaz.

Beşinci hata, raporu bağlayıcı saymaktır. m.282/1 uyarınca hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.

Altıncı hata, talep artırımını ilk rapordan hemen sonra yapmaktır. HMK m.109/4 uyarınca artırım bir defaya mahsustur; ek rapor beklenmeden yapılan artırım hakkı tüketir.

Yedinci hata, hukuki nitelendirme içeren raporu teknik rapor gibi tartışmaktır. m.266/1, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağını açıkça belirtir; bu husus doğrudan itiraz sebebidir.

Dava aşaması: Dilekçenin zorunlu unsurları, husumetin kime yöneltileceği ve uyarlanabilir bir metin fon zararı kısmi dava dilekçesi örneği yazımızda ele alındı.
Dava devam ederken: Davalı savunmalarının hangi hükümle karşılanacağı ve cevaba cevap dilekçesi savunmaların karşılanması yazımızda ele alındı.
Kanun yolu: İstinaf ve temyiz süreleri, kesinlik sınırı ve inceleme kapsamı istinaf ve temyiz yazımızda ele alındı.
Maliyet tarafı: Delil avansı, haklılık oranına göre paylaştırma ve karşı vekâlet ücreti yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yazımızda ele alındı.
Kesinleşmiş hükme karşı: Sebepler, süreler ve icranın durdurulması yargılamanın iadesi yazımızda ele alındı.
Süre hesabı: Hukuki sebebe göre değişen zamanaşımı süreleri fon zararında zamanaşımı yazımızda ele alındı.
Masraf ve ücret: Avanslar, giderlerin paylaştırılması ve vekâlet ücreti yargılama ve takip giderleri ile vekâlet ücreti yazımızda ele alındı.
İspat: Belge ibrazı, üçüncü kişiden celp ve ticari defterler fon davasında ispat ve deliller yazımızda ele alındı.
Talep artırımı: Bir defaya mahsus artırım, ıslah ve zamanaşımı ıslah ve talep artırımı yazımızda ele alındı.
Tanık ve yemin: Liste kuralı, çekinme ve yemin teklifi tanık delili ve yemin yazımızda ele alındı.

Sıkça Sorulan Sorular

Bilirkişi raporuna itiraz süresi kaç gündür?

HMK m.281/1 uyarınca taraflar, bilirkişi raporunun kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde itiraz edebilir. Süre, raporun tebliğ edildiği tarihten işlemeye başlar; m.280/1 raporun duruşma gününden önce birer örneğinin taraflara tebliğ edileceğini düzenler.

İki hafta yetmezse ek süre alınabilir mi?

Evet. HMK m.281/1’e eklenen cümleye göre, itiraz talebinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde, yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. Ek süre talebinin asıl iki haftalık süre içinde yapılması şarttır.

İtirazla ne talep edilebilir?

HMK m.281/1 üç talebi sayar: raporda eksik görülen hususların bilirkişiye tamamlattırılması, belirsizlik gösteren hususlar hakkında bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanması veya yeni bilirkişi atanması. Dilekçede bu taleplerden hangisinin istendiği ve hangi sebeple istendiği açıkça gösterilmelidir.

Mahkeme itiraz üzerine ne yapabilir?

HMK m.281/2, mahkemenin eksiklik veya belirsizliğin giderilmesi için bilirkişiden yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada sözlü açıklama yapmasını da kendiliğinden isteyebileceğini belirtir. m.281/3 ise mahkemenin, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme yaptırabileceğini düzenler.

Raporda hangi unsurlar bulunmak zorundadır?

HMK m.279/2’ye göre raporda tarafların ad ve soyadları, bilirkişinin görevlendirildiği hususlar, gözlem ve inceleme konusu yapılan maddi vakıalar, gerekçe ve varılan sonuçlar, bilirkişiler arasında görüş ayrılığı varsa bunun sebebi, düzenlenme tarihi ve bilirkişi ya da bilirkişilerin imzaları bulunmalıdır. Bu unsurlardan birinin eksikliği itirazın somut dayanağını oluşturur.

Bilirkişi hukuki değerlendirme yapabilir mi?

Hayır. HMK m.266/1, genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağını belirtir. Aynı fıkra, hukuk öğrenimi görmüş kişilerin hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemeyeceğini düzenler.

Bilirkişi raporu hâkimi bağlar mı?

Hayır. HMK m.282/1, hâkimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceğini düzenler. Rapor bir delildir; hükme esas alınması zorunlu değildir.

Görevlendirme kararında neler bulunur?

HMK m.273/1’e göre mahkeme, tarafların da görüşünü almak suretiyle verdiği görevlendirme kararında üç hususa yer vermek zorundadır: inceleme konusunun bütün sınırlarıyla ve açıkça belirlenmesi, bilirkişinin cevaplaması gereken sorular ve raporun verilme süresi. Cevaplanmasını istediğiniz soruları bu aşamada sunmanız gerekir.

Bilirkişi raporu ne kadar sürede verilir?

HMK m.274/1 uyarınca bilirkişi raporunun hazırlanması için verilecek süre üç ayı geçemez; bilirkişinin talebi üzerine mahkeme gerekçesini göstererek süreyi üç ayı geçmemek üzere uzatabilir. Basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde bu süreler iki ay olarak uygulanır.

Bilirkişi tek taraflı görüşme yapabilir mi?

HMK m.278/3, bilirkişinin incelemesini gerçekleştirirken ihtiyaç duyarsa mahkemenin de uygun bulması kaydıyla tarafların bilgisine başvurabileceğini; taraflardan birinin bilgisine başvurulacağı hâllerde mahkemece bilirkişiye, taraflardan biri bulunmaksızın diğerinin dinlenemeyeceği hususunun önceden hatırlatılacağını düzenler. Bu usule aykırılık itiraz sebebidir.

Bilirkişi reddedilebilir mi?

HMK m.272/1, hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleriyle ilgili kuralların bilirkişiler bakımından da uygulanacağını belirtir; ancak bilirkişinin aynı dava veya işte daha önce tanık olarak dinlenmiş bulunması ret sebebi teşkil etmez. Yasaklılık sebebi varsa mahkeme hüküm verilinceye kadar her zaman bilirkişiyi resen görevden alabilir.

Gerçeğe aykırı rapor nedeniyle tazminat istenebilir mi?

HMK m.285/1, bilirkişinin kasten veya ağır ihmal suretiyle düzenlemiş olduğu gerçeğe aykırı raporun mahkemece hükme esas alınması sebebiyle zarar görmüş olanların, bu zararın tazmini için Devlete karşı tazminat davası açabileceğini düzenler; Devlet ödediği tazminat için bilirkişiye rücu eder. m.286/1 uyarınca dava, raporun ilk derece mahkemesince hükme esas alındığı hâllerde ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinde görülür.

Talep artırımını hangi rapordan sonra yapmalıyım?

HMK m.109/4 uyarınca artırım aynı davada bir defaya mahsustur ve tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Rapora itiraz edilmiş ve ek rapor bekleniyorsa artırımın ek rapordan sonraya bırakılması, yeni bilirkişi incelemesine karar verilmişse yeni rapordan sonraya bırakılması değerlendirilmelidir. İlk rapora göre yapılan bir artırım, sonradan daha yüksek tutar çıksa bile ikinci kez artırım imkânı bırakmaz.

Bilirkişi raporu geldikten sonra ıslah yapılabilir mi?

HMK m.176/1, tarafların yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceğini; m.176/2 aynı davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurulabileceğini; m.177/1 ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceğini düzenler. Talep artırımı yalnız miktara ilişkindir; talebin hukuki dayanağında veya vakıa temelinde değişiklik gerekiyorsa ıslah gündeme gelir.

Rapora hiç itiraz etmezsem ne olur?

Rapor hâkimin serbest değerlendirmesine tabi olmaya devam eder; ancak itiraz edilmemesi, raporun tespitlerinin tartışılmadan hükme esas alınması sonucunu doğurabilir. Ayrıca tutarı belirsiz alacaklarda talep artırımı ilk rapora göre yapılacağından, itiraz edilmemesi doğrudan alınacak tutarı etkiler.

İlgili Rehberler

Artırım hakkını rapora göre planlayın

Talep artırımı bir defaya mahsustur; hangi rapordan sonra kullanılacağı sonucu belirler. Değerlendirme için: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Raporu görevlendirme kararı ve dosya belgeleriyle karşılaştırıp itirazın hangi eksende kurulacağını birlikte belirleyelim. Telefon: 0554 648 37 15

İletişime Geçin

Bu içerik yargılama usulü alanındadır.

12. Yargı Paketi rehberi  ·  Tüm hukuk dalları  ·  Hukuk gündemi

Post by Av. Fatma Öztürk