Fon Davasında Yargılama Giderleri ve Vekâlet Ücreti 2026: Delil Avansı, Haklılık Oranı ve Karşı Vekâlet Ücreti — HMK m.323-335 ile Avukatlık Kanunu m.164 Kapsamında
20 Eylül 2026

Fon Davasında Yargılama Giderleri ve Vekâlet Ücreti 2026: Delil Avansı, Haklılık Oranı ve Karşı Vekâlet Ücreti — HMK m.323-335 ile Avukatlık Kanunu m.164 Kapsamında

Fon zararı davasında gider riski, davanın kendisi kadar planlanması gereken bir başlıktır. HMK m.323 yargılama giderlerini tek tek sayar; ihtarname düzenlenmesi giderleri ile bilirkişiye ödenen ücret ve giderler bu kapsamdadır. m.324/1-2, delil için belirlenen avansın kesin süre içinde yatırılmaması ve diğer tarafın da yatırmaması hâlinde o delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağını öngörür; zararın hesabı bilirkişi incelemesine bağlı olduğundan bu süre belirleyicidir. Giderlerin dağıtımında kural m.326/1’de, fon dosyalarında asıl uygulanacak hüküm ise m.326/2’dedir: iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa giderler haklılık oranına göre paylaştırılır. Kısmi dava açılan ve talebin bir kısmının reddedilmesi ihtimali bulunan dosyalarda bu kural doğrudan sonuç doğurur. Vekâlet ücreti bakımından m.330 ücretin taraf lehine hükmedileceğini belirtirken, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.164’ün son fıkrası kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek ücretin avukata ait olduğunu, takas ve mahsup edilemeyeceğini ve haczedilemeyeceğini düzenler.

Gider riskini baştan planlayın

Talep tutarı, husumetin kapsamı ve delil avansı süreleri gider yükünü doğrudan belirler. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: Gider riskini belirleyen üç kural

Kısmen haklı çıkmada giderler paylaştırılır. HMK m.326/2, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkemenin yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağını düzenler. Kısmi dava açılan fon dosyalarında bu kural doğrudan uygulanır.

Delil avansı yatırılmazsa delilden vazgeçilmiş sayılır. HMK m.324/1-2, tarafların ikamesini talep ettikleri delil için belirlenen avansı verilen kesin süre içinde yatırmak zorunda olduklarını; yatırılmazsa ve diğer taraf da yatırmazsa talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağını belirtir. Bilirkişi incelemesi bu kapsamdadır.

Karşı vekâlet ücreti avukata aittir. HMK m.330 vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedileceğini belirtir; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.164’ün son fıkrası ise dava sonunda kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücretinin avukata ait olduğunu, bu ücretin iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemeyeceğini ve haczedilemeyeceğini düzenler.

Yargılama Giderleri Nelerdir?

HMK m.323, yargılama giderlerini tek tek sayar: dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri; dosya ve sair evrak giderleri; geçici hukuki koruma tedbirleri ve protesto, ihbar, ihtarname ve vekâletname düzenlenmesine ilişkin giderler; keşif giderleri; tanık ile bilirkişiye ödenen ücret ve giderler; resmî dairelerden alınan belgeler için ödenen harç, vergi, ücret ve sair giderler; vekil ile takip edilmeyen davalarda tarafların hazır bulundukları günlere ait gündelik, seyahat ve konaklama giderlerine karşılık hâkimin takdir edeceği miktar ile vekili bulunduğu hâlde mahkemece bizzat dinlenmek, isticvap olunmak veya yemin etmek üzere çağrılan taraf için takdir edilecek gündelik, yol ve konaklama giderleri; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti; yargılama sırasında yapılan diğer giderler.

Bu listenin fon dosyaları bakımından iki kalemi öne çıkar. Birincisi ihtarname düzenlenmesine ilişkin giderlerdir; dava öncesi gönderilen ihtarname masrafı yargılama gideri kapsamındadır. İkincisi bilirkişiye ödenen ücret ve giderlerdir; zararın hesabı bilirkişi incelemesiyle yapıldığından bu kalem dosyanın en yüksek gider kalemi olabilir.

Geçici hukuki koruma tedbirlerine ilişkin giderler de aynı listede yer alır. İhtiyati haciz veya ihtiyati tedbir için yapılan masraflar bu kapsamda değerlendirilir; ayrıntısı ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir yazımızda ele alındı.

Yatırım tavsiyesi değildir. Bu yazı hiçbir fonun alınması, satılması veya elde tutulması yönünde öneri içermez ve somut bir dosya hakkında hukuki görüş niteliği taşımaz. Gider ve ücret hesabı, dosyanın değerine ve yürürlükteki tarifeye göre değişir.

Delil İkamesi Avansı: Bilirkişi Ücretini Kim Yatırır?

Fon dosyalarında zararın miktarı bilirkişi incelemesiyle belirlendiğinden, bu incelemenin gideri sürecin kilit noktalarından biridir.

HMK m.324/1, taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorunda olduğunu; taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse gereken gideri yarı yarıya avans olarak ödeyeceklerini belirtir.

m.324/2 yaptırımı gösterir: taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse diğer taraf bu avansı yatırabilir; aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır.

Bu hükmün sonucu ağırdır. Bilirkişi incelemesi için belirlenen avansın kesin süre içinde yatırılmaması, zararın miktarını ortaya koyacak tek delilden vazgeçilmiş sayılması anlamına gelebilir. Kesin süre kararının tebliğ tarihinin takip edilmesi bu nedenle zorunludur.

m.325/1 ise resen başvurulan deliller bakımından ayrı bir düzen kurar: tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir; belirlenen süre içinde avans yatırılmazsa ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir.

Genel dava ve gider avansı bakımından ise m.120/1, davacının yargılama harçları ile gider avansı tarifesinde belirlenecek tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğunu; m.120/2, avansın yeterli olmadığının anlaşılması hâlinde iki haftalık kesin süre verileceğini düzenler.

Giderleri Kim Öder? Haklılık Oranı Kuralı

HMK m.326/1 temel kuralı koyar: kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.

m.326/2 ise fon dosyalarında asıl uygulanacak hükümdür: davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.

Bu kuralın önemi, fon zararı taleplerinin kısmi dava olarak açılmasından doğar. HMK m.107’deki belirsiz alacak davası 7589 sayılı Kanun’la yürürlükten kaldırıldıktan sonra, tutarı bilirkişi incelemesiyle belirlenecek talepler kısmi dava olarak açılmakta ve m.109/4 uyarınca bir defaya mahsus artırılmaktadır. Talep edilen tutarın bir kısmının reddedilmesi hâlinde giderler haklılık oranına göre paylaştırılır.

Birden fazla davalı bulunması hâlinde m.326/3 uygulanır: aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir. Fon dosyalarında kurucu portföy yönetim şirketi ile portföy saklayıcısına birlikte husumet yöneltildiğinden bu hüküm doğrudan gündeme gelir.

Sonuca göre gider yükü

SonuçGiderDayanak
Dava tümüyle kabulGiderler davalıdan alınır; davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilirHMK m.326/1, m.330
Dava kısmen kabulGiderler haklılık oranına göre paylaştırılır; her iki taraf lehine vekâlet ücreti doğabilirHMK m.326/2, m.330
Dava tümüyle retGiderler davacıdan alınır; davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilirHMK m.326/1, m.330
Birden fazla davalı aleyhine hükümPaylaştırma veya müteselsil sorumlulukHMK m.326/3
Davanın konusuz kalmasıDavanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre takdirHMK m.331/1
Görevsizlik veya yetkisizlikDavaya devam edilen mahkeme hükmeder; devam edilmezse talep üzerine davacıya yükletilirHMK m.331/2
Davanın açılmamış sayılmasıGiderler davacıya yükletilirHMK m.331/3

Kısmi Davada Gider Riski Nasıl Yönetilir?

Kısmi dava, gider riski bakımından iki yönlü bir etki doğurur.

Olumlu yönü, başlangıçta yatırılacak harcın dava edilen kısım üzerinden hesaplanmasıdır. Yüksek tutarlı bir talepte, tutarın tamamı üzerinden harç yatırmak yerine kısmi talep üzerinden harç yatırılır; talep artırıldığında artırılan kısım için harç tamamlanır.

Olumsuz yönü, talebin reddedilen kısmı bakımından doğar. m.326/2 uyarınca kısmen haklı çıkma hâlinde giderler haklılık oranına göre paylaştırılır. Bilirkişi raporu, talep edilenden düşük bir tutar gösterirse aradaki fark bakımından davacı haksız çıkmış sayılabilir.

Bu nedenle kısmi davada talep tutarının belirlenmesi ve talep artırımının zamanlaması, yalnız esas hak bakımından değil gider bakımından da önem taşır. Artırımın bilirkişi raporu ve varsa ek rapor sonrasına bırakılması, hem HMK m.109/4’teki tek kullanımlık hakkın korunmasını hem de gereksiz yüksek bir talebin gider riski doğurmasını önler. Talep artırımının zamanlaması bilirkişi raporuna itiraz yazımızda ayrıntılı ele alındı.

Kanun yolu sınırları bakımından ise ayrı bir ölçü geçerlidir: m.341/3 ve m.362/2 uyarınca kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Kısmi dava düşük bir tutarla açılmış olsa dahi karar otomatik olarak kesin hâle gelmez.

Vekâlet Ücreti: Taraf Lehine Hükmedilir, Avukata Aittir

HMK m.330/1, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedileceğini belirtir. Bu hüküm, ücretin kim lehine hükmedileceğini gösterir.

Ücretin kime ait olacağı ise 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.164’ün son fıkrasında düzenlenmiştir: dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Aynı fıkra, bu ücretin iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemeyeceğini ve haczedilemeyeceğini öngörür.

Avukat ile müvekkil arasındaki ücret ilişkisi bundan ayrıdır. Avukatlık Kanunu m.164/1, avukatlık ücretinin avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiğini belirtir. Aynı maddenin ikinci fıkrası, dava veya hükmolunacak şeyin değeri yahut paranın belli bir yüzdesinin ücret olarak kararlaştırılabileceğini; ancak bu oranın yüzde yirmi beşi aşamayacağını düzenler. Üçüncü fıkra, avukatlık asgari ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamayacağını belirtir.

Uygulamada dikkat edilmesi gereken husus, karşı tarafa yükletilen vekâlet ücretinin tarifeye göre hesaplanması ve davanın kazanılan bölümüyle bağlantılı olmasıdır. Tarife her yıl yenilendiğinden, somut tutar için yürürlükteki tarifeye bakmak gerekir.

İki ayrı vekâlet ücreti ilişkisi

BaşlıkKarşı taraf vekâlet ücretiAkdi vekâlet ücreti
KaynağıMahkeme kararı ve tarifeAvukat ile iş sahibi arasındaki sözleşme
Kim lehine hükmedilirTaraf lehine (HMK m.330)Hükme konu değildir
Kime aittirAvukata (Av.K m.164 son fıkra)Avukata
Takas ve mahsupİş sahibinin borcu nedeniyle yapılamazGenel hükümlere tabidir
HacizHaczedilemezGenel hükümlere tabidir
Üst sınırTarifeye göreNispi kararlaştırmada yüzde yirmi beş (Av.K m.164/2)
Alt sınırTarifeTarifenin altında kararlaştırılamaz (Av.K m.164/3)

Karşı Vekâlet Ücreti Riski

Davanın reddedilmesi hâlinde davacı, yargılama giderlerinin yanında davalı lehine hükmedilecek vekâlet ücretinden de sorumlu olur. Fon dosyalarında iki davalıya birlikte husumet yöneltildiğinde bu risk katlanabilir.

Bu nedenle husumetin kime yöneltileceği, yalnız esas hak bakımından değil gider riski bakımından da değerlendirilmelidir. Kurucu portföy yönetim şirketi ile portföy saklayıcısının sorumlulukları farklı hükümlere dayanır; her iki davalı bakımından da iddianın somut belgelere dayandırılması gerekir. Husumetin kurulması fon zararı kısmi dava dilekçesi yazımızda ele alındı.

m.327/2 bir istisna öngörür: bir kişi davada sıfatı olmadığı hâlde davacıyı, davalı sıfatı kendisine aitmiş gibi yanıltıp kendisine karşı dava açılmasına sebebiyet verirse, davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddi hâlinde davalı yararına yargılama giderlerine hükmedilemez.

Fer’î müdahale bakımından m.328/1, fer’î müdahil olarak davada yer alan kimsenin, yanında katıldığı taraf haksız çıkarsa yalnızca fer’î müdahale giderinden sorumlu tutulacağını; aksi hâlde bu giderlerin diğer tarafa yükletileceğini düzenler.

Dürüstlük Kuralına Aykırılık ve Kötüniyet

Yargılama giderlerinin dağıtımında sonucu değiştiren iki özel hüküm vardır.

Birincisi HMK m.327/1’dir: gereksiz yere davanın uzamasına veya gider yapılmasına sebebiyet vermiş olan taraf, davada lehine karar verilmiş olsa bile karar ve ilam harcı dışında kalan yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir.

Bu hüküm, kazanan tarafın dahi gider yükü altına girebileceğini gösterir. Gereksiz bilirkişi incelemesi talep edilmesi, celbi gereksiz belgelerin istenmesi veya duruşmaların gereksiz yere uzamasına sebebiyet verilmesi bu kapsamda değerlendirilebilir.

İkincisi m.329’dur. m.329/1, kötüniyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan tarafın, yargılama giderlerinden başka diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebileceğini belirtir. Aynı fıkra, vekâlet ücretinin miktarı hakkında uyuşmazlık çıkması veya mahkemece miktarının fahiş bulunması hâlinde bu miktarın doğrudan mahkemece takdir olunacağını düzenler.

m.329/2 ise ayrıca disiplin para cezası öngörür: kötüniyet sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, kanunda gösterilen alt ve üst sınırlar arasında disiplin para cezası ile mahkûm edilebilir. Aynı fıkra, bu hâllere vekil sebebiyet vermişse disiplin para cezasının vekil hakkında uygulanacağını belirtir.

m.329/1’in özelliği, karşı tarafın akdi vekâlet ücretinin de yükletilebilmesidir. Bu, tarifeye dayalı karşı vekâlet ücretinden farklı ve genellikle daha yüksek bir yüktür.

Esastan Sonuçlanmayan Davalar

Dava her zaman esasa ilişkin bir hükümle sonuçlanmaz. HMK m.331 bu hâlleri düzenler.

m.331/1, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceğini belirtir. Fon dosyalarında bu, dava devam ederken davalının ödeme yapması hâlinde gündeme gelebilir.

m.331/2, görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğini; devam edilmemişse talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edeceğini düzenler.

m.331/3, davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderlerinin davacıya yükletileceğini belirtir. Bu hüküm, HMK m.119/2 uyarınca eksikliğin bir haftalık kesin süre içinde tamamlanmaması veya m.120/2 uyarınca gider avansının yatırılmaması gibi hâllerde doğrudan sonuç doğurur.

Arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesi hâlinde ise davanın usulden reddi söz konusudur; 6325 sayılı Kanun m.18/A-2, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde sunulmaması hâlinde dava dilekçesinin karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceğini öngörür.

Hükümde Gösterilme ve Avansın İadesi

HMK m.332/1, yargılama giderlerine mahkemece resen hükmedileceğini belirtir. Taraf talep etmese bile mahkeme bu konuda karar verir.

m.332/2, yargılama giderinin tutarının, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiğinin ve dökümünün hüküm altında gösterileceğini düzenler. Bu nedenle hüküm fıkrası incelenirken gider kalemlerinin dökümü ayrıca kontrol edilmelidir; eksik veya hatalı gösterim kanun yolunda ileri sürülebilecek bir husustur.

m.332/3, hükümden sonraki yargılama giderlerini hangi tarafın ödeyeceğinin, miktarı ve dökümü ile bu giderlerin hangi tarafa yükletileceğinin mahkemece ilamın altına yazılacağını belirtir.

Kullanılmayan avans bakımından m.333/1, hükmün kesinleşmesinden sonra mahkemenin kendiliğinden yatırılan avansın kullanılmayan kısmının iadesine karar vereceğini; bu kararın tebliğ giderinin iade edilecek avanstan karşılanacağını düzenler.

Adli Yardım

Gider yükü, hak aramanın önünde bir engel oluşturabilir. HMK m.334/1, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimselerin; iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabileceklerini düzenler. Aynı maddenin üçüncü fıkrası, yabancıların adli yardımdan yararlanabilmesini ayrıca karşılıklılık şartına bağlar.

Adli yardımın kapsamı m.335/1’de sayılır: yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet; yargılama ve takip giderleri için teminat göstermekten muafiyet; dava ve icra takibi sırasında yapılması gereken tüm giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesi ve maddede sayılan diğer hususlar.

Geçici hukuki koruma bakımından bu hüküm ayrıca önem taşır: HMK m.392/1, adli yardımdan yararlanan kimsenin ihtiyati tedbirde teminat göstermesinin gerekmediğini belirtir.

Fon Dosyasında Gider Planlaması

Aşamalara göre gider kalemleri

AşamaGiderKim yatırır
Dava öncesiİhtarname ve vekâletname düzenlenmesi giderleriTalep eden; yargılama gideri kapsamındadır
ArabuluculukArabuluculuk ücreti ve giderleriİlgili mevzuata göre
Dava açılışıHarçlar ve gider avansıDavacı (HMK m.120/1)
Geçici korumaTeminat ve tedbir giderleriTalep eden (HMK m.392; İİK m.259)
TahkikatBilirkişi ve keşif avansıDelili talep eden (HMK m.324/1)
Talep artırımıArtırılan kısım için harçDavacı
Kanun yoluİstinaf ve temyiz harçları ile tebliğ giderleriBaşvuran (HMK m.344/1)
İcraTakip harçları, haciz ve satış giderleriAlacaklı; satış giderleri peşin (İİK m.106)

Bu kalemlerin tamamı, hükümde haklılık oranına göre paylaştırılır. Dolayısıyla süreç boyunca yapılan ödemelerin belgelenmesi ve dosyaya sunulması gerekir; belgelenmeyen bir gider hüküm altına alınmaz.

Sık Yapılan Hatalar

Birinci hata, delil avansı için verilen kesin süreyi kaçırmaktır. HMK m.324/2 uyarınca avans yatırılmaz ve diğer taraf da yatırmazsa talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır; fon dosyalarında bu, bilirkişi incelemesinin yapılmaması sonucunu doğurabilir.

İkinci hata, kısmi davada talebi gereğinden yüksek tutmaktır. m.326/2 uyarınca kısmen haklı çıkma hâlinde giderler haklılık oranına göre paylaştırılır; reddedilen kısım gider yükü doğurur.

Üçüncü hata, karşı vekâlet ücretinin müvekkile ait olduğunu sanmaktır. Avukatlık Kanunu m.164’ün son fıkrası, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücretinin avukata ait olduğunu; bu ücretin iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemeyeceğini ve haczedilemeyeceğini belirtir.

Dördüncü hata, kazanan tarafın hiçbir gider yükü altına girmeyeceğini varsaymaktır. m.327/1, gereksiz yere davanın uzamasına veya gider yapılmasına sebebiyet vermiş olan tarafın, lehine karar verilmiş olsa bile karar ve ilam harcı dışında kalan giderlerin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebileceğini öngörür.

Beşinci hata, giderleri belgelemeden talep etmektir. m.332/2 uyarınca gider tutarı ve dökümü hüküm altında gösterilir; belgelenmeyen kalem hükme yansımaz.

Altıncı hata, kullanılmayan avansın kendiliğinden geri geleceğini düşünüp takip etmemektir. m.333/1, iadeye hükmün kesinleşmesinden sonra karar verileceğini belirtir; kesinleşme takip edilmelidir.

Yedinci hata, husumeti gider riskini hesaba katmadan genişletmektir. Davanın reddi hâlinde her davalı lehine ayrı vekâlet ücreti gündeme gelebilir.

Sekizinci hata, adli yardım imkânını değerlendirmemektir. HMK m.334/1, gereken giderleri kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimselerin, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabileceğini düzenler.

Uzlaşma: Feragat, kabul, sulh ve adli yardım feragat, kabul, sulh ve adli yardım yazımızda ele alındı.
Vekâletname ve teminat: Avukata verilecek vekâletnamenin kapsamı ve yurt dışında yaşayan yatırımcıdan istenebilecek teminat fon davası için vekâletname yazımızda ele alındı.
2026 tutarları: Başvurma harcı, binde 68,31 peşin harç örnekleri, 2026 arabuluculuk tarifesi ve duruşma aralığının kanuni sınırları fon davası ne kadar sürer, masrafı ne kadar yazımızda ele alındı.

Sıkça Sorulan Sorular

Yargılama giderleri nelerdir?

HMK m.323 bunları sayar: tebliğ ve posta giderleri; dosya ve sair evrak giderleri; geçici hukuki koruma tedbirleri ile protesto, ihbar, ihtarname ve vekâletname düzenlenmesine ilişkin giderler; keşif giderleri; tanık ile bilirkişiye ödenen ücret ve giderler; resmî dairelerden alınan belgeler için ödenen harç, vergi, ücret ve sair giderler; maddede sayılan gündelik, yol ve konaklama giderleri; vekille takip edilen davalarda takdir olunacak vekâlet ücreti; yargılama sırasında yapılan diğer giderler.

Bilirkişi ücretini kim yatırır?

HMK m.324/1, taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı verilen kesin süre içinde yatırmak zorunda olduğunu; taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse gideri yarı yarıya ödeyeceklerini belirtir. m.324/2, biri yatırmazsa diğer tarafın yatırabileceğini, aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağını düzenler.

Delil avansı yatırılmazsa ne olur?

HMK m.324/2 uyarınca talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Fon dosyalarında zararın miktarı bilirkişi incelemesiyle belirlendiğinden, bu sonuç davanın esasını doğrudan etkileyebilir. Kesin süre kararının tebliğ tarihi bu nedenle takip edilmelidir.

Davayı kısmen kazanırsam giderleri kim öder?

HMK m.326/2, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkemenin yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağını düzenler. Kısmi dava açılan ve talebin bir bölümünün reddedildiği fon dosyalarında bu kural uygulanır.

Birden fazla davalı varsa giderler nasıl dağıtılır?

HMK m.326/3, aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkemenin yargılama giderlerini bunlar arasında paylaştırabileceği gibi müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebileceğini belirtir. Kurucu portföy yönetim şirketi ile portföy saklayıcısına birlikte husumet yöneltilen dosyalarda bu hüküm gündeme gelir.

Davayı kazanan taraf gider ödemek zorunda kalır mı?

Kalabilir. HMK m.327/1, gereksiz yere davanın uzamasına veya gider yapılmasına sebebiyet vermiş olan tarafın, davada lehine karar verilmiş olsa bile karar ve ilam harcı dışında kalan yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebileceğini öngörür.

Karşı tarafa yükletilen vekâlet ücreti kime aittir?

HMK m.330/1, vekil ile takip edilen davalarda kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedileceğini belirtir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.164’ün son fıkrası ise dava sonunda kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücretinin avukata ait olduğunu; bu ücretin iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemeyeceğini ve haczedilemeyeceğini düzenler.

Avukatla yüzde kaç üzerinden anlaşılabilir?

Avukatlık Kanunu m.164/2, dava veya hükmolunacak şeyin değeri yahut paranın belli bir yüzdesinin ücret olarak kararlaştırılabileceğini; ancak bu oranın yüzde yirmi beşi aşamayacağını düzenler. m.164/3, avukatlık asgari ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamayacağını belirtir.

Kötüniyetli tarafın sorumluluğu nedir?

HMK m.329/1, kötüniyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan tarafın, yargılama giderlerinden başka diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebileceğini öngörür. m.329/2 ayrıca disiplin para cezası öngörür ve bu hâllere vekil sebebiyet vermişse cezanın vekil hakkında uygulanacağını belirtir.

Dava konusuz kalırsa giderler ne olur?

HMK m.331/1, davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceğini düzenler.

Davanın açılmamış sayılması hâlinde giderler kime yükletilir?

HMK m.331/3, davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderlerinin davacıya yükletileceğini belirtir. Bu sonuç, dilekçedeki eksikliğin kesin süre içinde tamamlanmaması veya gider avansının yatırılmaması gibi hâllerde doğabilir.

Giderler hükümde nasıl gösterilir?

HMK m.332/1, yargılama giderlerine mahkemece resen hükmedileceğini; m.332/2, gider tutarının, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiğinin ve dökümünün hüküm altında gösterileceğini düzenler. m.332/3, hükümden sonraki giderlerin ilamın altına yazılacağını belirtir.

Kullanılmayan avans geri alınır mı?

HMK m.333/1, hükmün kesinleşmesinden sonra mahkemenin kendiliğinden yatırılan avansın kullanılmayan kısmının iadesine karar vereceğini; bu kararın tebliğ giderinin iade edilecek avanstan karşılanacağını düzenler.

Gider ödeyecek gücüm yoksa ne yapabilirim?

HMK m.334/1, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimselerin, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabileceğini düzenler. m.335/1 kapsamı gösterir: giderlerden geçici muafiyet, teminattan muafiyet ve giderlerin Devletçe avans olarak ödenmesi gibi hususlar.

Adli yardımda teminat gösterilir mi?

HMK m.392/1, ihtiyati tedbir talep edenin kural olarak teminat göstermek zorunda olduğunu belirtirken, adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesinin gerekmediğini açıkça düzenler. m.335/1-(b) de yargılama ve takip giderleri için teminat göstermekten muafiyeti öngörür.

İlgili Rehberler

Kesin süreleri takip edin

Delil avansı yatırılmazsa o delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Değerlendirme için: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Talep tutarını, husumeti ve gider riskini birlikte planlayalım. Telefon: 0554 648 37 15

İletişime Geçin

Bu içerik Sermaye Piyasası Hukuku ve yargılama usulü alanındadır.

Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi  ·  12. Yargı Paketi rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler

Post by Av. Fatma Öztürk