Fon zararı talebinde hükmün etkisiz kalmaması için geçici hukuki korumaya başvurulabilir; ancak hangi malvarlığına, hangi araçla gidileceği baştan doğru belirlenmelidir. 6362 sayılı Kanun m.53/2, fon malvarlığının kamu alacaklarının tahsili amacı da dâhil olmak üzere haczedilemeyeceğini, üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağını ve iflas masasına dâhil edilemeyeceğini düzenler; dolayısıyla fon portföyüne yönelik bir talep reddedilir. Buna karşılık kurucu portföy yönetim şirketinin ve portföy saklayıcısının kendi malvarlığı genel hükümlere tabidir. Para alacağı bakımından asıl araç İİK m.257 vd.’de düzenlenen ihtiyati hacizdir: m.258 alacak hakkında kanaat getirecek deliller ister, m.261/1 kararın verildiği tarihten itibaren on gün içinde infaz talebini, m.264/1 yedi gün içinde dava veya takip talebini zorunlu kılar. HMK m.389 vd.’deki ihtiyati tedbir ise uyuşmazlık konusu hakkında istenir; m.390/3 esas yönünden haklılığın yaklaşık ispatını, m.393/1 bir hafta içinde uygulama talebini, m.397/1 iki hafta içinde esas davanın açılmasını arar. Yazı iki aracı on başlıkta karşılaştırıyor ve haksız koruma hâlindeki tazminat riskini ele alıyor.
Hükmün etkisiz kalmasını önleyin
Geçici hukuki korumada süreler kısadır; kaçırılan süre kararın kendiliğinden kalkmasına yol açar. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: Hangi malvarlığına, hangi koruma?
Fon portföyüne konulamaz. 6362 sayılı Kanun m.53/2, fon malvarlığının kamu alacaklarının tahsili amacı da dâhil olmak üzere haczedilemeyeceğini, üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağını ve iflas masasına dâhil edilemeyeceğini düzenler. Bu koruma yatırımcı lehinedir; yatırımcının kendi fonuna tedbir koydurması da mümkün değildir.
Kurucunun kendi malvarlığına konulabilir. Tazminat talebi kurucu portföy yönetim şirketine veya portföy saklayıcısına yöneltildiğinde, bu kişilerin kendi malvarlığı genel hükümlere tabidir. İhtiyati haciz İİK m.257 vd., ihtiyati tedbir HMK m.389 vd. çerçevesinde istenir.
Süreler kısadır ve kaçırılırsa karar kendiliğinden kalkar. İhtiyati hacizde infaz talebi on gün, dava veya takip yedi gündür. İhtiyati tedbirde uygulama talebi bir hafta, dava açılması iki haftadır.
Neden Geçici Hukuki Koruma?
Fon tasfiyesinden doğan bir tazminat talebinde dava, arabuluculuk aşamasından bilirkişi incelemesine ve talep artırımına kadar uzun bir süreci kapsar. Bu süre boyunca davalı konumundaki kurucu portföy yönetim şirketinin veya diğer sorumluların malvarlığında değişiklik olabilir.
Geçici hukuki koruma, hükmün etkisiz kalmasını önlemeye yarar. Türk hukukunda bunun iki temel aracı vardır ve şartları farklıdır: para alacakları için İcra ve İflas Kanunu’nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati haciz; para alacağı dışındaki uyuşmazlıklar ile uyuşmazlık konusu şey bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir.
Fon dosyalarında bu ayrım kritik önem taşır; çünkü hangi malvarlığına, hangi araçla ve hangi mahkemeden gidileceği baştan doğru belirlenmezse talep reddedilir. Davanın kurulması fon zararı kısmi dava dilekçesi yazımızda anlatıldı.
Fon Malvarlığı: Üzerine Tedbir Konulamaz
İlk belirlenmesi gereken husus, korumanın hangi malvarlığını hedeflediğidir. Fon portföyü, kurucunun malvarlığı ve saklayıcının malvarlığı birbirinden ayrıdır ve farklı rejimlere tabidir.
6362 sayılı Kanun m.53/1, fonun malvarlığının portföy yönetim şirketi ve portföy saklama hizmetini yürütecek kuruluşun malvarlığından ayrı olduğunu belirtir. m.53/2, fon malvarlığının fon hesabına olması ve fon iç tüzüğünde hüküm bulunması şartıyla kredi almak, türev araç işlemleri, açığa satış işlemleri veya fon adına taraf olunan benzer nitelikteki işlemlerde bulunmak haricinde teminat gösterilemeyeceğini ve rehnedilemeyeceğini; fon malvarlığının portföy yönetim şirketinin ve portföy saklama hizmetini yürüten kuruluşun yönetiminin veya denetiminin kamu kurumlarına devredilmesi hâlinde dahi başka bir amaçla tasarruf edilemeyeceğini, kamu alacaklarının tahsili amacı da dâhil olmak üzere haczedilemeyeceğini, üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağını ve iflas masasına dâhil edilemeyeceğini düzenler.
m.53/3 ise fon malvarlığının tasfiyesi durumunda yalnızca katılma payı sahiplerine ödeme yapılabileceğini belirtir.
Bu hükümlerin sonucu şudur: bir yatırımcı, kendi fonunun portföyü üzerine ihtiyati tedbir koydurmak suretiyle tasfiyeyi durduramaz veya kendisine öncelik sağlayamaz. Koruma zaten yatırımcılar lehine kurulmuştur ve tasfiye bakiyesi m.28/2 uyarınca pay oranına göre dağıtılır.
Üç ayrı malvarlığı ve tabi olduğu rejim
| Malvarlığı | Haciz ve tedbir | Dayanak |
|---|---|---|
| Fon portföyü | Haczedilemez, ihtiyati tedbir konulamaz, iflas masasına dâhil edilemez | 6362 s.K. m.53/2 |
| Kurucu portföy yönetim şirketinin malvarlığı | Genel hükümlere tabidir; şartları varsa ihtiyati haciz veya tedbir mümkündür | İİK m.257 vd.; HMK m.389 vd. |
| Portföy saklayıcısının malvarlığı | Genel hükümlere tabidir | İİK m.257 vd.; HMK m.389 vd. |
| Yöneticilerin kişisel malvarlığı | Husumet yöneltilebiliyorsa genel hükümler; ayrıca ceza muhakemesi tedbirleri gündeme gelebilir | Genel hükümler |
Malvarlığı ayrılığının ayrıntısı fon tasfiyesinde zararımı kimden alırım ve fon yöneticilerinin malvarlığına el konulması yazılarımızda ele alındı.
İhtiyati Haciz: Şartları ve Usulü
Para alacağı bakımından asıl araç ihtiyati hacizdir. İİK m.257/1, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceğini düzenler.
Aynı maddenin ikinci fıkrası, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haczin yalnızca iki hâlde istenebileceğini belirtir: borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa. Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kazanır.
Fon dosyalarında ilk tartışılacak husus budur: tazminat alacağının muaccel olup olmadığı. Tasfiye ödemesi yapılmış ve fark alacağı için usulüne uygun bir ihtarname gönderilerek borçlu temerrüde düşürülmüşse, alacağın muacceliyeti tartışması farklı bir zeminde yürür. Bu nedenle ihtarname aşaması yalnızca faiz için değil, geçici hukuki koruma için de önem taşır.
İİK m.258, ihtiyati hacze m.50’ye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceğini; alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğunu; mahkemenin iki tarafı dinleyip dinlememekte serbest olduğunu belirtir. Aynı maddenin üçüncü fıkrası, ihtiyati haciz talebinin reddi kararının gerekçeli olarak verileceğini ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabileceğini; yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen tarafın da istinaf yoluna başvurabileceğini; bölge adliye mahkemesinin bu başvuruları öncelikle inceleyeceğini ve verdiği kararın kesin olduğunu düzenler.
Teminat bakımından m.259, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olduğunu ve teminat vermeye mecbur olduğunu; ancak alacak bir ilama dayanıyorsa teminat aranmayacağını; ilam mahiyetinde bir vesikaya dayanıyorsa mahkemenin teminata lüzum olup olmadığını takdir edeceğini belirtir.
Kararın içeriği m.260’ta sayılır: alacaklının ve icabında temsilcisinin ve borçlunun adı, soyadı ve yerleşim yeri; haczin ne gibi belgelere dayanarak ve ne miktar alacak için konulduğu; haciz konulmasının sebebi; haczolunacak şeyler; alacaklının zararın tazminiyle yükümlü olduğu ve gösterilen teminatın nelerden ibaret bulunduğu.
İhtiyati Hacizde Süreler: On Gün ve Yedi Gün
İhtiyati hacizde iki süre belirleyicidir ve her ikisi de hak düşürücü niteliktedir.
Birincisi infaz süresidir. İİK m.261/1, alacaklının ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecbur olduğunu; aksi hâlde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağını belirtir. Sürenin başlangıcı kararın verildiği tarihtir; tebliğ tarihi değildir.
İkincisi tamamlayıcı işlem süresidir. İİK m.264/1, dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan önce ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklının, haczin uygulanmasından, haciz gıyabında yapılmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ya takip talebinde bulunmaya veya dava açmaya mecbur olduğunu düzenler.
Aynı maddenin ikinci fıkrası, icra takibinde borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi hâlinde bu itirazın hemen alacaklıya tebliğ olunacağını; alacaklının tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemeye veya mahkemede dava açmaya mecbur olduğunu belirtir. İcra mahkemesi itirazın kaldırılması talebini reddederse alacaklının kararın tefhim veya tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açması gerekir.
Üçüncü fıkra ise davanın önceden açılmış olduğu hâli düzenler: ihtiyati haciz, alacak davasının mahkemede görüldüğü sırada konulmuş veya alacaklı birinci fıkraya göre mahkemede dava açmış ise, esas hakkında verilecek hükmün mahkemece tebliğinden itibaren bir ay içinde alacaklı takip talebinde bulunmaya mecburdur. Alacaklı bu süreleri geçirir veya davasından yahut takip talebinden vazgeçerse, ihtiyati haciz hükümsüz kalır.
İhtiyati hacizde süreler
| İşlem | Süre | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| İnfaz talebi | On gün | Kararın verildiği tarih | İİK m.261/1 |
| Dava veya takip talebi | Yedi gün | Haczin uygulanması; gıyapta ise tutanağın tebliği | İİK m.264/1 |
| İtirazın kaldırılması veya dava | Yedi gün | Ödeme emrine itirazın tebliği | İİK m.264/2 |
| Dava varken takip talebi | Bir ay | Esas hakkındaki hükmün tebliği | İİK m.264/3 |
| Borçlunun itirazı | Yedi gün | Haczin uygulanması; gıyapta ise tutanağın tebliği | İİK m.265/1 |
| Üçüncü kişinin itirazı | Yedi gün | İhtiyati haczi öğrenme | İİK m.265/2 |
| Haciz tutanağının tebliği | Üç gün | Tutanağın icra dairesine verilmesi | İİK m.262 |
Borçlu tarafından ihtiyati haczin kaldırılması da mümkündür. İİK m.266, borçlunun para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehni yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartıyla ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebileceğini; takibe başlandıktan sonra bu yetkinin icra mahkemesine geçeceğini belirtir.
İhtiyati Tedbir: Şartları ve Usulü
HMK m.389/1, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini düzenler.
Hükümdeki “uyuşmazlık konusu hakkında” ifadesi belirleyicidir. İhtiyati tedbir, uyuşmazlığın konusunu oluşturan şey veya hak üzerinde istenir; salt para alacağının tahsilini güvence altına almak için kural olarak ihtiyati haciz yoluna gidilir.
m.390/1, ihtiyati tedbirin dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edileceğini belirtir. m.390/2, talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde hâkimin karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebileceğini düzenler.
m.390/3 ise talep edene iki yükümlülük getirir: dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek. Yaklaşık ispat ölçütü, tam ispattan hafif olmakla birlikte soyut iddiayla karşılanamaz; fon dosyalarında bu, portföy dağılım raporları ve KAP açıklamaları gibi belgelerin talebe eklenmesi anlamına gelir.
Kararın içeriği m.391/2’de sayılır: talep edenin ve karşı tarafın kimlik bilgileri; tedbirin açık ve somut olarak hangi sebebe ve delillere dayandığı; tereddüde yer vermeyecek şekilde neyin üzerinde ve ne tür bir tedbire karar verildiği; talepte bulunanın ne tutarda ve ne türde bir teminat göstereceği. m.391/1, mahkemenin tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebileceğini belirtir.
m.391/3, ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının gerekçeli olarak verileceğini ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulabileceğini düzenler.
İhtiyati Tedbirde Teminat ve Süreler
HMK m.392/1, ihtiyati tedbir talep edenin haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorunda olduğunu; talebin resmî belgeye veya başkaca kesin bir delile dayanması yahut durum ve koşulların gerektirmesi hâlinde mahkemenin gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebileceğini belirtir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez.
Aynı maddenin ikinci fıkrası, asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine teminatın iade edileceğini düzenler.
Süreler bakımından m.393/1, ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının, bu kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorunda olduğunu; aksi hâlde kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi tedbir kararının kendiliğinden kalkacağını belirtir. m.393/2, uygulamanın kararı veren mahkemenin yargı çevresinde bulunan veya tedbir konusu mal ya da hakkın bulunduğu yer icra dairesinden talep edileceğini; mahkemenin kararında belirtmek suretiyle yazı işleri müdürünü de görevlendirebileceğini düzenler.
m.397/1, ihtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse tedbir talep edenin, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorunda olduğunu; aksi hâlde tedbirin kendiliğinden kalkacağını belirtir. m.397/2, tedbir kararının etkisinin aksi belirtilmedikçe nihai kararın kesinleşmesine kadar devam edeceğini; m.397/4, ihtiyati tedbir dosyasının asıl dava dosyasının eki sayılacağını düzenler.
İhtiyati tedbirde süreler
| İşlem | Süre | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Uygulama talebi | Bir hafta | Kararın tefhim veya tebliği | HMK m.393/1 |
| Esas hakkında dava | İki hafta | Uygulamanın talep edildiği tarih | HMK m.397/1 |
| Karşı tarafın itirazı | Bir hafta | Hazırsa uygulama; değilse tutanağın tebliği | HMK m.394/2 |
| Üçüncü kişinin itirazı | Bir hafta | Tedbiri öğrenme | HMK m.394/3 |
| Teminatın iadesi | Bir ay | Hükmün kesinleşmesi veya tedbirin kalkması | HMK m.392/2 |
| Haksız tedbir tazminatı | Bir yıl | Hükmün kesinleşmesi veya tedbirin kalkması | HMK m.399/3 |
İtiraz bakımından m.394/1, karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebileceğini; aksine karar verilmedikçe itirazın icrayı durdurmayacağını belirtir. m.394/2, itirazın ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak kararı veren mahkemeye yapılacağını; esas hakkında dava açıldıktan sonra itiraz hakkında bu davaya bakan mahkemece karar verileceğini düzenler.
m.395/1, aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen veya hakkında bu tedbir kararı uygulanan kişinin, mahkemece kabul edilecek teminatı göstermesi hâlinde mahkemenin duruma göre tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verebileceğini; m.396/1, durum ve koşulların değiştiği sabit olursa talep üzerine tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebileceğini belirtir.
İhtiyati Haciz mi, İhtiyati Tedbir mi?
Fon dosyalarında bu tercih, talebin niteliğine göre yapılır. Aşağıdaki tablo iki aracı karşılaştırır.
İki geçici hukuki koruma aracının karşılaştırması
| Başlık | İhtiyati haciz | İhtiyati tedbir |
|---|---|---|
| Konusu | Rehinle temin edilmemiş ve kural olarak vadesi gelmiş para borcu | Uyuşmazlık konusu şey veya hak |
| Temel hüküm | İİK m.257 | HMK m.389 |
| İspat ölçüsü | Alacak ve icabında haciz sebepleri hakkında kanaat getirecek deliller (m.258) | Esas yönünden haklılığın yaklaşık ispatı (m.390/3) |
| Karşı tarafın dinlenmesi | Mahkeme dinleyip dinlememekte serbest (m.258) | Zorunluluk hâlinde dinlenmeden karar verilebilir (m.390/2) |
| Teminat | Kural olarak zorunlu; ilama dayanıyorsa aranmaz (m.259) | Kural olarak zorunlu; resmî belge veya kesin delilde alınmayabilir (m.392/1) |
| İnfaz/uygulama süresi | On gün, kararın verildiği tarihten (m.261/1) | Bir hafta, tefhim veya tebliğden (m.393/1) |
| Tamamlayıcı işlem | Yedi gün içinde dava veya takip (m.264/1) | İki hafta içinde esas dava (m.397/1) |
| İtiraz süresi | Yedi gün (m.265) | Bir hafta (m.394/2) |
| Ret kararına karşı | İstinaf; bölge adliye mahkemesi kararı kesin (m.258/3) | Kanun yoluna başvurulabilir (m.391/3) |
| Haksız çıkma | Bütün zararlardan sorumluluk (m.259) | Tazminat yükümlülüğü; bir yıllık zamanaşımı (m.399) |
Fon zararı talebi bir para alacağıdır. Bu nedenle uygulamada asıl araç ihtiyati hacizdir. İhtiyati tedbir ise belirli bir şeyin muhafazası, bir işlemin yapılmaması veya kayıtların korunması gibi para alacağı dışındaki taleplerde gündeme gelir.
Yaklaşık İspat: Fon Dosyasında Ne Sunulur?
Her iki yolda da talebin kaderini belirleyen şey, sunulan belgelerdir. HMK m.390/3 esas yönünden haklılığın yaklaşık ispatını; İİK m.258 alacak ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller gösterilmesini arar.
Talebe eklenecek belgeler
| Belge | Neyi gösterir |
|---|---|
| Alım dekontları ve MKK saklama hesabı dökümü | Katılma payı sahipliğini ve yatırılan tutarı |
| Tasfiye ödemesine ilişkin banka dekontu | Ödenen tutarı ve tarihini |
| Ardışık portföy dağılım raporları | Aykırılığın doğduğu tarihi ve seyrini |
| KAP’ta ilan edilen strateji ve limitler | Serbest fonlarda bağlayıcı çerçeveyi |
| Borsa dışı repo ve vaad açıklamaları | Karşı tarafı, vadeyi ve teminat yapısını |
| Keşide edilen ihtarname ve tebliğ belgesi | Temerrüdü ve alacağın istenmiş olduğunu |
| Arabuluculuk son tutanağı | Dava şartının yerine getirildiğini |
| Kurul bültenleri ve tasfiye usul ve esasları | Sürecin resmî çerçevesini |
Talep dilekçesinde, HMK m.391/2-(c) uyarınca neyin üzerinde ve ne tür bir tedbire karar verilmesinin istendiğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde gösterilmesi gerekir. “Davalının malvarlığına tedbir konulması” gibi genel bir talep, kararın içeriğine ilişkin bu şartı karşılamaz.
Haksız Koruma: Tazminat Riski
Geçici hukuki koruma, talep edenin üzerinde bir risk de doğurur.
HMK m.399/1, lehine ihtiyati tedbir kararı verilen tarafın, ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır yahut tedbir kararı kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılırsa, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararı tazminle yükümlü olduğunu belirtir. m.399/2, bu tazminat davasının esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılacağını; m.399/3, dava açma hakkının hükmün kesinleşmesinden veya tedbir kararının kalkmasından itibaren bir yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağını düzenler.
İhtiyati hacizde ise İİK m.259, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olduğunu belirtir; aynı madde tazminat davasının ihtiyati haczi koyan mahkemede dahi görülebileceğini öngörür.
Ayrıca karara aykırı davranış bakımından HMK m.398/1, ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına ilişkin emre uymayan veya tedbir kararına aykırı davranan kimsenin, ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyet edilmesi üzerine altı aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılacağını düzenler.
Kurul Tedbirleri ve Ceza Muhakemesi Tedbirleriyle İlişki
Fon dosyalarında geçici koruma yalnızca özel hukuk araçlarından ibaret değildir; ancak bunlar yatırımcının talebiyle işlemez.
6362 sayılı Kanun m.96/1, Kurulun sermaye piyasası kurumlarının mevzuat, Kurulca belirlenen standartlar, esas sözleşme ve fon iç tüzüğü hükümlerine aykırı faaliyetlerinin tespit edilmesi hâlinde; ilgililerden aykırılıkların Kurulca belirlenen bir sürede giderilmesini istemeye ya da doğrudan bu kurumların faaliyetlerinin kapsamını sınırlandırmaya veya geçici olarak durdurmaya, tamamen veya belirli sermaye piyasası faaliyetleri itibarıyla yetkilerini iptal etmeye ya da öngöreceği diğer her türlü tedbiri almaya yetkili olduğunu düzenler.
m.96/2 ise Kurulun, hukuka aykırı faaliyet veya işlemlerde sorumluluğu tespit edilen yöneticilerin ve çalışanların sahip oldukları lisansları geçici veya sürekli olarak iptal etmeye, haklarında suç duyurusunda bulunulması kararından itibaren yargılama sonuçlanıncaya kadar imza yetkilerini sınırlandırmaya veya kaldırmaya, hukuka aykırılıkta veya gerçekleştirilen işlemlerde sorumluluğu mahkeme kararıyla tespit edilen yönetim kurulu üyelerini görevden almaya yetkili olduğunu belirtir.
Ceza muhakemesi kapsamında uygulanan elkoyma tedbirleri de ayrı bir rejime tabidir ve doğrudan yatırımcıya ödeme sağlamaz. Bu tedbirlerin yatırımcı bakımından sonuçları fon yöneticilerinin malvarlığına el konulması yazımızda ele alındı.
Buradan çıkan sonuç şudur: Kurul tedbirleri ve ceza tedbirleri, yatırımcının kendi alacağı için aldığı bir güvence değildir. Bireysel alacağın güvence altına alınması, ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir yoluyla ve yatırımcının kendi talebiyle olur.
Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, fon portföyüne tedbir istemektir. 6362 sayılı Kanun m.53/2, fon malvarlığının haczedilemeyeceğini ve üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağını açıkça düzenler; bu talep reddedilir.
İkinci hata, para alacağı için ihtiyati tedbir istemektir. HMK m.389/1 tedbiri uyuşmazlık konusu hakkında öngörür; para alacağının güvencesi kural olarak İİK m.257 vd. çerçevesinde ihtiyati hacizdir.
Üçüncü hata, on günlük infaz süresini tebliğ tarihinden başlatmaktır. İİK m.261/1, süreyi ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren işletir.
Dördüncü hata, ihtiyati tedbirde uygulama talebini geciktirmektir. HMK m.393/1 uyarınca bir hafta içinde uygulama talep edilmezse, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi tedbir kendiliğinden kalkar.
Beşinci hata, tamamlayıcı işlem sürelerini karıştırmaktır. İhtiyati hacizde dava veya takip için yedi gün, ihtiyati tedbirde esas dava için iki hafta öngörülmüştür.
Altıncı hata, talebi somutlaştırmamaktır. HMK m.391/2-(c) uyarınca neyin üzerinde ve ne tür bir tedbire karar verildiği tereddüde yer vermeyecek şekilde yazılır; talep de aynı açıklıkta kurulmalıdır.
Yedinci hata, teminat ve tazminat riskini göz ardı etmektir. HMK m.399 ve İİK m.259, haksız çıkma hâlinde tazminat yükümlülüğü öngörür.
Sekizinci hata, Kurul tedbirlerini bireysel güvence saymaktır. 6362 sayılı Kanun m.96 kapsamındaki tedbirler kamusal nitelikte olup yatırımcının alacağını doğrudan güvence altına almaz.
Sıkça Sorulan Sorular
Fon portföyüne ihtiyati tedbir konulabilir mi?
Hayır. 6362 sayılı Kanun m.53/2, fon malvarlığının portföy yönetim şirketinin ve portföy saklama hizmetini yürüten kuruluşun yönetiminin veya denetiminin kamu kurumlarına devredilmesi hâlinde dahi başka bir amaçla tasarruf edilemeyeceğini, kamu alacaklarının tahsili amacı da dâhil olmak üzere haczedilemeyeceğini, üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağını ve iflas masasına dâhil edilemeyeceğini düzenler.
Kurucu şirketin malvarlığına ihtiyati haciz konulabilir mi?
Kurucu portföy yönetim şirketinin kendi malvarlığı genel hükümlere tabidir. İİK m.257/1, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceğini düzenler. Şartların bulunup bulunmadığı her dosyada ayrıca değerlendirilir.
Vadesi gelmemiş alacak için ihtiyati haciz istenebilir mi?
İİK m.257/2, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haczin yalnızca iki hâlde istenebileceğini belirtir: borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa. Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kazanır.
İhtiyati haciz kararı ne kadar sürede infaz edilmelidir?
İİK m.261/1, alacaklının ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecbur olduğunu; aksi hâlde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağını belirtir. Süre tebliğ tarihinden değil, kararın verildiği tarihten işler.
İhtiyati hacizden sonra ne kadar sürede dava açılmalıdır?
İİK m.264/1, dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan önce ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklının, haczin uygulanmasından, haciz gıyabında yapılmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ya takip talebinde bulunmaya veya dava açmaya mecbur olduğunu düzenler.
İhtiyati tedbir hangi hâllerde verilir?
HMK m.389/1, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini düzenler.
İhtiyati tedbir talebinde ne ispat edilir?
HMK m.390/3, tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu belirtir. Yaklaşık ispat, tam ispattan hafif olmakla birlikte soyut iddiayla karşılanamaz.
İhtiyati tedbir kararı ne kadar sürede uygulanmalıdır?
HMK m.393/1, ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının, bu kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorunda olduğunu; aksi hâlde kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi tedbir kararının kendiliğinden kalkacağını belirtir.
Dava açılmadan alınan tedbirde esas dava ne zaman açılır?
HMK m.397/1, ihtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse tedbir talep edenin, kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak zorunda olduğunu; aksi hâlde tedbirin kendiliğinden kalkacağını düzenler.
Teminat göstermek zorunlu mu?
HMK m.392/1, ihtiyati tedbir talep edenin haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorunda olduğunu; talebin resmî belgeye veya başkaca kesin bir delile dayanması yahut durum ve koşulların gerektirmesi hâlinde mahkemenin gerekçesini belirterek teminat alınmamasına karar verebileceğini belirtir. İİK m.259 ise alacak bir ilama dayanıyorsa teminat aranmayacağını düzenler.
İhtiyati haciz kararına itiraz edilebilir mi?
İİK m.265/1, borçlunun kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuruyla yapılan hacizlerde haczin uygulanması, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebileceğini belirtir. m.265/2, menfaati ihlal edilen üçüncü kişilere de yedi günlük itiraz hakkı tanır.
İhtiyati haciz talebi reddedilirse ne yapılır?
İİK m.258/3, ihtiyati haciz talebinin reddi kararının gerekçeli olarak verileceğini ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabileceğini; yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen tarafın da istinaf yoluna başvurabileceğini; bölge adliye mahkemesinin bu başvuruları öncelikle inceleyeceğini ve verdiği kararın kesin olduğunu düzenler.
Borçlu ihtiyati haczi kaldırabilir mi?
İİK m.266, borçlunun para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehni yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartıyla ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebileceğini; takibe başlandıktan sonra bu yetkinin icra mahkemesine geçeceğini belirtir.
Haksız tedbirden doğan sorumluluk nedir?
HMK m.399/1, lehine ihtiyati tedbir kararı verilen tarafın, talepte bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır yahut tedbir kararı kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılırsa uğranılan zararı tazminle yükümlü olduğunu; m.399/3, dava açma hakkının hükmün kesinleşmesinden veya tedbirin kalkmasından itibaren bir yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağını düzenler. İİK m.259 ihtiyati hacizde benzer bir sorumluluk öngörür.
Kurul’un aldığı tedbirler alacağımı güvence altına alır mı?
Hayır. 6362 sayılı Kanun m.96, Kurula aykırı faaliyetlerin giderilmesini istemek, faaliyetleri sınırlandırmak veya durdurmak, yetkileri iptal etmek ve öngöreceği diğer her türlü tedbiri almak gibi kamusal nitelikte yetkiler tanır. Bu tedbirler bireysel alacağın güvencesi değildir; yatırımcının kendi alacağı için ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir yoluna başvurması gerekir.
İlgili Rehberler
- Fon zararı kısmi dava dilekçesi örneği
- Savunmaların karşılanması ve cevaba cevap dilekçesi
- Tasfiyede param eksik geldi: ihtarname ve dava yolu
- Portföy yönetim şirketine karşı icra takibi ve iflas talebi
- Fon yöneticilerinin malvarlığına el konulması
- Fon tasfiyesinde zararımı kimden alırım?
- Bilirkişi raporuna itiraz (HMK m.281)
- Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi
Doğru aracı, doğru malvarlığına yöneltin
Fon portföyüne tedbir istenemez; kurucunun kendi malvarlığı genel hükümlere tabidir. Değerlendirme için: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Hangi malvarlığına hangi araçla gidileceğini ve süreleri birlikte planlayalım. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik Sermaye Piyasası Hukuku ve icra-iflas hukuku alanındadır.
Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi · 12. Yargı Paketi rehberi · Bu alandaki tüm rehberler


