İflas Davasında Muhafaza Tedbiri: Şirketin Hesapları ve Malları Ne Olur? 2026 — İİK m.159: Defter Tutma, Teminat, Tedbirin Sınırları, İtiraz ve Kaldırma (HMK m.394-396) ve Haksız Tedbir Tazminatı
29 Eylül 2026

İflas Davasında Muhafaza Tedbiri: Şirketin Hesapları ve Malları Ne Olur? 2026 — İİK m.159: Defter Tutma, Teminat, Tedbirin Sınırları, İtiraz ve Kaldırma (HMK m.394-396) ve Haksız Tedbir Tazminatı

İflas davası açıldığında şirketin önündeki ilk somut risk çoğu zaman iflas kararı değil, muhafaza tedbiridir. İİK m.159’a göre iflas talebi hâlinde mahkeme, ilk önce alacaklıların menfaati için zaruri gördüğü bütün muhafaza tedbirlerini emredebilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse, alacaklının talebi üzerine mahkeme bu tedbirleri emretmek zorundadır. Defter tutmaktan başka bir muhafaza tedbiri isteyen alacaklıdan, ileride haksız çıkarsa borçlunun ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararları karşılamak üzere teminat istenebilir. Ancak borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse veya alacak bir ilama bağlıysa teminat aranmaz. Tedbir emirlerini iflas dairesi yerine getirir. Kanun ayrıca önemli bir sınır koyar: bu maddeye göre alınan muhafaza tedbirleri borçlu aleyhindeki icra takiplerine tesir etmez. İİK m.159, tedbire karşı ayrı bir başvuru yolu düzenlemez. HMK’nın ihtiyati tedbire itiraz, teminat karşılığı kaldırma ve değişen koşullar hükümlerinin (m.394-396) bu tedbirlere kıyasen uygulanması tartışmalı olmakla birlikte, şirketin tedbiri veren mahkemeye gerekçeli başvuru hakkı vardır. Öğretide muhafaza tedbirlerinin maddi hukuk sonucu doğurmaması gerektiği vurgulanır. Bu yazı; tedbirin şartlarını ve türlerini, teminat kuralını, tedbirin sınırlarını, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirden farkını, şirketin itiraz ve kaldırma yollarını, tedbirin sona ermesini, haksız tedbir nedeniyle tazminatı ve bir itiraz dilekçesi örneğini anlatır.

Şirketinize iflas davasında muhafaza tedbiri mi uygulandı?

Tedbirin kapsamını, teminat şartını ve kaldırılma imkânlarını birlikte değerlendirelim; şirketin faaliyetini sürdürebilmesi için gerekli başvuruları hızla yapalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: Dört soru, dört cevap

Mahkeme tedbir vermek zorunda mı? Kural olarak takdir mahkemenindir. Ancak borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse, alacaklının talebi üzerine mahkeme tedbirleri emretmek zorundadır (İİK m.159).

Alacaklı teminat gösterir mi? Defter tutmaktan başka bir tedbir isteyen alacaklıdan teminat istenebilir. Borçlu itiraz etmemişse veya alacak bir ilama bağlıysa teminat aranmaz (İİK m.159).

Tedbir diğer alacaklıların takiplerini durdurur mu? Hayır. İİK m.159’a göre alınan muhafaza tedbirleri borçlu aleyhindeki icra takiplerine tesir etmez.

Tedbire nasıl karşı çıkarım? İİK m.159 ayrı bir yol düzenlemez. Tedbiri veren mahkemeye gerekçeli başvuru yapılır; HMK m.394-396’nın kıyasen uygulanması tartışmalıdır. Başvuru gecikmeden ve belgeleriyle yapılmalıdır.

Kapsam notu. Bu yazı, iflas davasında İİK m.159 uyarınca alınan muhafaza tedbirlerini şirket ve alacaklı açısından anlatır. İflas davasına cevap ve genel savunma için iflas davası cevap dilekçesi örneği, depo aşaması için depo kararı rehberimize bakabilirsiniz. Mülga iflas erteleme kurumuna ilişkin öğreti bilgileri benzer nitelikteki muhafaza tedbirleri bakımından yol gösterici olarak aktarılmıştır. Yazı genel bilgi niteliğindedir; somut dosya için hukuki görüş değildir.

Muhafaza Tedbiri Nedir, Mahkeme Ne Zaman Vermek Zorundadır?

Kısa cevap: Muhafaza tedbiri, iflas talebi incelenirken borçlunun malvarlığının alacaklılar aleyhine dağılmasını önlemek için mahkemenin verdiği korunma kararıdır. Kural olarak takdire bağlıdır; borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse ve alacaklı isterse zorunludur (İİK m.159).

İİK m.159, iflas talebi hâlinde mahkemenin ilk önce alacaklıların menfaati için zaruri gördüğü bütün muhafaza tedbirlerini emredebileceğini düzenler. Hükmün iki önemli kelimesi vardır. “İlk önce” ifadesi, tedbirin davanın başında, iflas talebi incelenmeden önce gündeme gelebileceğini gösterir. “Alacaklıların menfaati” ifadesi ise tedbirin yalnızca davacı alacaklıyı değil, iflas hâlinde masaya katılacak bütün alacaklıları korumaya yönelik olduğunu anlatır.

Aynı hüküm, mahkemenin takdir yetkisini bir hâlde sınırlar: borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse, alacaklının talebi üzerine mahkeme bu tedbirleri emretmek zorundadır. Bu nedenle ödeme emrine süresinde itiraz edilmemesi, şirket için yalnızca takibin kesinleşmesi değil, tedbir riskinin de ağırlaşması anlamına gelir. Tedbir emirleri iflas dairesince yerine getirilir.

Muhafaza tedbirinde takdir ve zorunluluk

DurumMahkemenin konumuTeminatDayanak
Borçlu ödeme emrine itiraz etmişZaruri gördüğü tedbirleri emredebilir (takdir)Defter tutma dışındaki tedbirde istenebilirİİK m.159
Borçlu ödeme emrine itiraz etmemişAlacaklının talebi üzerine tedbir emretmek zorundaAranmazİİK m.159
Alacak bir ilama bağlıZaruri gördüğü tedbirleri emredebilirAranmazİİK m.159
Yalnızca defter tutma istenmişZaruri gördüğü tedbirleri emredebilirKanun teminatı defter tutma dışındaki tedbirler için öngörürİİK m.159

Hangi Tedbirler Alınabilir? Defter Tutma ve Diğer Tedbirler

Kısa cevap: Kanun, tedbirleri tek tek saymaz; mahkeme alacaklıların menfaati için zaruri gördüğü tedbirleri seçer. En hafif ve en yaygın tedbir defter tutmadır. Daha ağır tedbirler için teminat gündeme gelir ve tedbirin ölçülülüğü tartışılır.

İİK m.159 muhafaza tedbirlerini sınırlı olarak saymaz. Kanun yalnızca “defter tutma” tedbirini adıyla anar ve bunu teminat bakımından diğer tedbirlerden ayırır. Defter tutma, borçlunun malvarlığının tespit edilip kayda geçirilmesidir; malların borçlunun elinde kalmasına engel olmaz, ama sonradan kaçırılmasını görünür kılar. Bu nedenle en hafif ve ölçülülük bakımından en az tartışılan tedbirdir.

Diğer tedbirlerin kapsamı mahkemenin takdirine bırakılmıştır. Mülga iflas erteleme kurumunda muhafaza tedbirlerini inceleyen bir çalışmada (Okan Yılmaz, Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt II, Sayı 1-2, 2007) mahkemelerin başvurabildiği tedbirler arasında görev ve yetkileri açıkça belirlenmiş bir kayyım atanması, yönetimin malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisinin sınırlanması, malların devrinin ve gizlenmesinin önlenmesi, yeni rehin ve takyidat kurulmasının yasaklanması ve kayıt tutma yükümlülüğü sayılır. Aynı çalışmada mahkemenin, şirket varlıklarını ve alacaklıların menfaatini korurken işletmenin faaliyetini felç edecek tedbirlerden kaçınması gerektiği vurgulanır. Bu ölçüt, iflas davasındaki muhafaza tedbirleri bakımından da şirketin en güçlü savunmasıdır.

Muhafaza tedbiri türleri ve şirkete etkisi

TedbirEtkisiTeminatŞirketin savunma noktası
Defter tutmaMalvarlığının tespiti ve kaydı; mallar şirkette kalırKanunen teminat öngörülmemişFaaliyete etkisi sınırlı; itiraz genellikle kapsam üzerine
Tasarruf yetkisinin sınırlanmasıBelirli işlemler için izin veya yasakİstenebilirOlağan ticari işlemlerin istisna tutulması
Devir ve takyidat yasağıMal devri ve yeni rehin yasağıİstenebilirFinansman ihtiyacı ve ölçülülük
Kayyım veya gözetimYönetim üzerinde denetimİstenebilirGörev ve yetkilerin açıkça sınırlanması
Banka hesaplarına yönelik tedbirNakit akışına doğrudan müdahaleİstenebilirMaaş, vergi, SGK ve tedarikçi ödemelerinin korunması

Teminat: Alacaklı Ne Zaman Teminat Gösterir?

Kısa cevap: Defter tutmaktan başka bir tedbir isteyen alacaklıdan, haksız çıkarsa borçlunun ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararları karşılamak üzere teminat istenebilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse veya alacak bir ilama bağlıysa teminat aranmaz.

1- İİK m.159 bakımından teminatın amacı: Kanun, mahkemenin defter tutmadan başka bir muhafaza tedbiri isteyen alacaklıdan, ileride haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayabilecekleri zararları karşılamak üzere teminat alınmasını isteyebileceğini düzenler. Teminat, tedbirden zarar görebilecek şirketin ve üçüncü kişilerin güvencesidir.

2- HMK m.447/2 ve m.87 bakımından teminatın tutarı ve şekli: İİK m.159, teminat için mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 96. maddesine atıf yapar. Mevzuatta mülga HUMK’a yapılan yollamalar, HMK’nın bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır (HMK m.447/2). HMK’ya göre bir davada verilecek teminatın tutarını ve şeklini hâkim serbestçe belirler; taraflar teminatın şeklini sözleşmeyle kararlaştırmışlarsa ona göre belirlenir (HMK m.87/1).

3- Teminat aranmayan hâller bakımından: Borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse veya alacak bir ilama bağlıysa teminat aranmaz. Hakem kararına veya mahkeme ilamına dayanan alacaklı bu nedenle teminatsız tedbir isteyebilir. Şirket, bu hâllerde teminat savunması yerine tedbirin kapsamına ve ölçülülüğüne odaklanmalıdır. Hakem kararlarında icranın durdurulması için hakem kararına iptal davası ve teminat yazımıza bakabilirsiniz.

Karşı görüş şudur: “Alacaklı teminat göstermediği sürece hiçbir tedbir verilemez.” Bu yaklaşım kanunla bağdaşmaz. İİK m.159, teminatı yalnızca defter tutmadan başka tedbirler için öngörür ve bunu da mahkemenin takdirine bırakır (“isteyebilir”). Borçlu itiraz etmemişse veya alacak ilama bağlıysa teminat hiç aranmaz. Şirketin savunması teminata değil, tedbirin gerekliliğine ve ölçülülüğüne dayanmalıdır.

Tedbirin Sınırları: Takipleri Durdurmaz, Maddi Hukuk Sonucu Doğurmamalı

Kısa cevap: İİK m.159’a göre alınan muhafaza tedbirleri borçlu aleyhindeki icra takiplerine tesir etmez. Öğretide muhafaza tedbirlerinin maddi hukuk sonucu doğurmaması, takas ve mahsup gibi hakları engellememesi ve üçüncü kişilerin haklarını etkilememesi gerektiği vurgulanır.

1- İİK m.159 bakımından icra takipleri: Kanun açıkça, bu maddeye göre alınan muhafaza tedbirlerinin borçlu aleyhindeki icra takiplerine tesir etmeyeceğini düzenler. Bu hüküm iki yönlüdür. Şirket açısından, iflas davasında tedbir kararı verilmesi diğer alacaklıların haciz yoluyla takiplerini durdurmaz. Davacı alacaklı açısından ise tedbir, kendisine diğer alacaklılara karşı bir öncelik sağlamaz; tedbir bütün alacaklılar lehine korunma amacı taşır.

2- Maddi hukuk sonuçları bakımından: Mülga iflas erteleme kurumunu inceleyen çalışmada (Yılmaz, EÜHFD 2007) hâkimin maddi hukuk alanında sonuç doğuran muhafaza tedbirlerine karar vermekten kaçınması gerektiği; temerrüdün ve sonuçlarının, takas, mahsup ve hapis hakkının tedbirle engellenemeyeceği, davaların tedbirle durdurulamayacağı ve üçüncü kişilerin haklarının etkilenemeyeceği belirtilir. Aynı çalışmada Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 08.06.2006 tarihli bir kararında, takas, mahsup ve temlik işlemlerinin durdurulmasına ilişkin tedbirin amaçla bağdaşmadığı gerekçesiyle kaldırıldığı aktarılır. Bu ilkeler iflas davasındaki tedbirlere kıyasen uygulanabilir niteliktedir.

Karşı görüş şudur: “Mahkeme iflas davasında tedbir kararı verdiyse, diğer alacaklıların haciz işlemleri de durmuştur.” Bu görüş İİK m.159’un açık hükmüyle çelişir. Takiplerin durması iflasın açılmasının sonucudur (İİK m.193) veya konkordato mühletinin etkisidir (İİK m.294); iflas davasındaki muhafaza tedbiri bu sonucu doğurmaz. Şirket, tedbir kararı verilmiş olsa bile diğer alacaklıların takiplerine karşı ayrı savunma yapmak zorundadır.

Muhafaza Tedbiri, İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tedbir Arasındaki Fark

Kısa cevap: İhtiyati haciz bireysel alacaklıya para alacağı için güvence verir (İİK m.257). İhtiyati tedbir genel hükümlere göre çekişmeli şey hakkında verilir (HMK m.389). İflas davasındaki muhafaza tedbiri ise bütün alacaklıların menfaati için ve iflas talebine bağlı olarak verilir (İİK m.159).

Üç geçici korumanın karşılaştırması

Ölçütİflas davasında muhafaza tedbiriİhtiyati hacizİhtiyati tedbir
DayanakİİK m.159İİK m.257 vd.HMK m.389 vd.
Kimin menfaatiBütün alacaklılarTalep eden alacaklıTalep eden taraf
KonuBorçlunun malvarlığının korunmasıPara alacağının güvencesiUyuşmazlık konusu hak veya durum
TeminatDefter tutma dışında istenebilir; itiraz yoksa veya ilam varsa aranmazKural olarak aranır; kanundaki istisnalar saklıKural olarak aranır
Diğer takiplere etkisiTesir etmez (İİK m.159)Haciz sırasına göreTedbirin kapsamına göre
Başvuru yoluKanunda ayrıca düzenlenmemişİİK m.265HMK m.394

Alacaklı, iflas davasının yanında ihtiyati haciz de isteyebilir; iki kurum birbirinin yerine geçmez. İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir arasındaki ayrım için ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir yazımıza, ihtiyati haciz talebinin yapısı için ihtiyati haciz dilekçe örneği yazımıza, süre hesabı için ihtiyati haciz ve tedbir süre aracımıza bakabilirsiniz.

Tedbir şirketin faaliyetini durdurma noktasına mı geldi?

Tedbirin kapsamını daraltmak, teminat karşılığı değiştirmek veya kaldırmak için gerekli başvuruyu gecikmeden ve belgeleriyle hazırlayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Doğrudan İflasta ve Diğer İflas Yollarında Muhafaza Tedbiri

Kısa cevap: Muhafaza tedbiri yalnızca takipli iflasa özgü değildir. İİK m.181, doğrudan iflas, borçlunun kendi iflas talebi ve borca batıklık hâllerinde de m.159’un uygulanacağını düzenler. Buna karşılık takipli iflastaki depo hükmü (m.158) bu yollarda uygulanmaz.

İİK m.181, m.177, m.178 ve m.179’da yazılı hâllerde de iflas davasına ilişkin bazı genel hükümlerin uygulanacağını düzenler ve bu hükümler arasında m.159 da yer alır; depo emrini düzenleyen m.158 ise bu atfın dışındadır. Bunun şirket için anlamı şudur: doğrudan iflas davasında şirketin önünde son ödeme fırsatı olarak bir depo emri bulunmaz, fakat muhafaza tedbiri riski aynen vardır. İlama dayalı doğrudan iflasta (m.177/4) alacak ilama bağlı olduğundan teminat da aranmaz. Bu nedenle hakem kararına veya mahkeme ilamına dayanan bir iflas talebinde, tedbire karşı savunma şirketin ilk günlerdeki öncelikli işidir.

İflas yollarına göre muhafaza tedbiri ve depo

İflas yoluMuhafaza tedbiriTeminatDepo emriDayanak
İflas yoluyla adi takipUygulanırİtiraz varsa ve ilam yoksa istenebilirVarİİK m.158-159
Doğrudan iflas (ilama dayalı)UygulanırAranmaz (ilama bağlı alacak)YokİİK m.159, m.177/4, m.181
Doğrudan iflas (diğer hâller)UygulanırDefter tutma dışında istenebilirYokİİK m.159, m.177, m.181
Borçlunun kendi talebi / borca batıklıkUygulanırDuruma göreYokİİK m.159, m.178-179, m.181

Alacaklının Bakış Açısı: Tedbir Talebi Nasıl Kurulur?

Kısa cevap: Alacaklı, tedbir talebini iflas dava dilekçesinde gerekçeli ve ölçülü biçimde kurmalıdır. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse mahkeme tedbiri emretmek zorundadır; diğer hâllerde zaruret gösterilmeli ve defter tutma dışındaki tedbir için teminat hazırlanmalıdır.

1- Zaruret bakımından: İİK m.159, mahkemenin alacaklıların menfaati için zaruri gördüğü tedbirleri emredebileceğini düzenler. Alacaklı, malvarlığının dağılma tehlikesini gösteren somut olguları (mal devirleri, yeni rehinler, ödemelerin durması, yönetim değişiklikleri) dilekçede belgeleriyle sunmalıdır. Kanun zaruretin ispatı için ayrı bir ölçüt koymaz; ancak somut olgular, mahkemenin takdirini kullanırken dayanacağı en güçlü malzemedir.

2- Ölçülülük bakımından: Talep edilen tedbir alacakla orantılı olmalıdır. Defter tutma çoğu dosyada ilk adım için yeterlidir; daha ağır tedbirler somut tehlikeyle gerekçelendirilmelidir. Aşırı geniş bir talep, borçlunun itirazında ve ileride açılabilecek tazminat davasında alacaklının aleyhine kullanılabilir.

3- Teminat bakımından: Borçlu ödeme emrine itiraz etmişse ve alacak bir ilama bağlı değilse, defter tutma dışındaki tedbir için teminat istenebilir. Alacaklı, teminatın türünü ve tutarını önceden planlamalıdır. Teminatın amacı, tedbir haksız çıkarsa borçlunun ve üçüncü kişilerin zararlarını karşılamaktır; bu nedenle alacaklının talebi, tedbirin haksız çıkma riskini de hesaba katmalıdır.

Tedbire Karşı Şirket Ne Yapabilir?

Kısa cevap: İİK m.159 tedbire karşı ayrı bir başvuru yolu düzenlemez. Şirket, tedbiri veren mahkemeye gerekçeli başvuruyla tedbirin kaldırılmasını, daraltılmasını veya teminat karşılığında değiştirilmesini isteyebilir. HMK m.394-396’nın kıyasen uygulanması tartışmalıdır; bu nedenle HMK’daki kısa süreler gözetilerek hareket edilmelidir.

1- İtiraz bakımından: HMK m.394’e göre karşı taraf dinlenmeden verilen ihtiyati tedbir kararına, tedbirin uygulanması sırasında hazırsa uygulanmadan, hazır değilse tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde itiraz edilebilir; itiraz tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olabilir. Tedbirden menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de öğrenmeden itibaren bir hafta içinde itiraz edebilir. İİK m.159 kapsamındaki muhafaza tedbirlerine bu hükmün kıyasen uygulanıp uygulanmayacağı kanunda açık değildir. Şirketin hak kaybına uğramaması için güvenli yol, tedbiri öğrendiği andan itibaren bir hafta içinde gerekçeli başvuruyu yapmaktır.

2- Teminat karşılığı değiştirme veya kaldırma bakımından: HMK m.395’e göre aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen kişi mahkemece kabul edilecek teminatı gösterirse, mahkeme duruma göre tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verebilir. İflas davasında şirket, alacağı karşılayacak bir teminat önererek ağır tedbirlerin kaldırılmasını isteyebilir. Bu talep, depo aşaması beklenmeden şirketin faaliyetini sürdürmesini sağlayabilir.

3- Değişen koşullar bakımından: HMK m.396’ya göre durum ve koşulların değişmesi hâlinde mahkeme, talep üzerine teminat aranmaksızın tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verebilir. İflas davasında borcun bir kısmının ödenmesi, alacağın başka yoldan güvenceye alınması veya şirketin mali durumundaki iyileşme bu kapsamda ileri sürülebilir.

4- Cevap dilekçesi bakımından: Tedbir talebi dava dilekçesinde yer almışsa, şirketin itirazı cevap dilekçesinde de ayrıca yer almalıdır. Tedbirin uyuşmazlık konusu tutarla orantısız olduğu, defter tutmanın yeterli olduğu ve defter tutma dışındaki tedbir için teminat gerektiği açıkça yazılmalıdır. Ayrıntılar için iflas davası cevap dilekçesi örneği yazımıza bakabilirsiniz.

Şirketin tedbire karşı başvuru imkânları

BaşvuruİçerikSüre veya zamanDayanak
Gerekçeli itirazTedbirin şartları, kapsamı, teminatGüvenli yol: öğrenmeden itibaren bir haftaİİK m.159; HMK m.394 (kıyas tartışmalı)
Teminat karşılığı kaldırmaAlacağı karşılayan teminat önerisiHer aşamadaHMK m.395 (kıyasen)
Değişen koşullarKısmi ödeme, güvence, mali iyileşmeKoşullar değiştiğindeHMK m.396 (kıyasen)
Cevap dilekçesinde itirazÖlçüsüzlük ve teminatCevap süresi: iki haftaHMK m.317; İİK m.159
Üçüncü kişinin itirazıMenfaati ihlal edilen üçüncü kişiÖğrenmeden itibaren bir haftaHMK m.394/3 (kıyasen)

Tedbir Ne Zaman Sona Erer?

Kısa cevap: İflas talebi reddedilirse tedbirin dayanağı ortadan kalkar; ret hükmünde tedbirin kaldırılmasının açıkça gösterilmesi istenmelidir. İflas kararı verilirse şirketin malvarlığı iflas masasına girer ve yönetimi iflas hükümlerine göre yürür.

Muhafaza tedbiri iflas talebine bağlıdır. Borçlu depo kararına uyar veya mahkeme iflas talebini reddederse, tedbirin korumayı amaçladığı durum ortadan kalkar. Şirket, ret veya depo sonrası hükümde tedbirin kaldırılmasının açıkça gösterilmesini ve kaldırma kararının iflas dairesine, bankalara ve sicillere derhâl bildirilmesini istemelidir. İflas kararı verilirse iflas kararda gösterilen anda açılır (İİK m.165/1); müflisin haczi kabil bütün malları iflas masasını oluşturur (İİK m.184) ve müflis masaya ait mallar üzerinde alacaklılara karşı hüküm ifade edecek tasarrufta bulunamaz (İİK m.191). Depo aşaması için depo kararı rehberimize, iflasın sonuçları için iflasta alacakların sırası yazımıza bakabilirsiniz.

Haksız Tedbir Nedeniyle Tazminat

Kısa cevap: İİK m.159’daki teminat, tedbir haksız çıkarsa borçlunun ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararları karşılamaya yöneliktir. Tazminatın dayanağı ve süresi bakımından HMK m.399’un kıyasen uygulanması ve genel haksız fiil hükümleri gündeme gelir.

İİK m.159, teminatı açıkça alacaklının “ileride haksız çıktığı takdirde” borçlunun ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlarla ilişkilendirir. Bu ifade, haksız muhafaza tedbirinin tazminat sorumluluğu doğurabileceğini gösterir. HMK m.399, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle tazminatı düzenler; tazminat davası esas hakkındaki davaya bakan mahkemede açılır ve kararın kesinleşmesinden veya tedbirin kalkmasından itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Bu hükmün İİK m.159 tedbirlerine kıyasen uygulanıp uygulanmayacağı dosya bazında değerlendirilmelidir; ayrıca genel haksız fiil hükümleri (TBK m.49) de gündeme gelebilir. Şirket, tedbir süresince doğan zararlarını (kaybedilen işler, finansman maliyeti, cezai şartlar) baştan belgelemelidir.

Haksız tedbir tazminatında şirketin hazırlığı

Zarar kalemiBelgeNot
Kaybedilen sözleşme veya ihaleYazışmalar, iptal bildirimleriTedbirle nedensellik bağı gösterilmeli
Finansman maliyetiBanka yazıları, kredi limit değişiklikleriTedbir öncesi ve sonrası karşılaştırma
Gecikme cezalarıSözleşme hükümleri, ceza bildirimleriÖdeme gecikmesinin tedbirden kaynaklandığı
İtibar ve piyasa değeri kaybıKAP açıklamaları, piyasa verileriİspatı güç; ayrıca değerlendirilir

Dilekçe Örneği: Muhafaza Tedbirine İtiraz ve Kaldırılması Talebi

Aşağıdaki metin, iflas davasında verilen muhafaza tedbirine karşı şirketin itirazı ile tedbirin daraltılması veya teminat karşılığı kaldırılması talebinin iskeletidir.

[……] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
DOSYA NO: [……/…… E.] DAVALI (BORÇLU): [Şirket unvanı], [Adres] VEKİLİ: [Av. Ad Soyad], [Adres] DAVACI (ALACAKLI): [Unvan], [Adres] KONU: İİK m.159 uyarınca verilen [……] tarihli muhafaza tedbirine itirazımız ile tedbirin kaldırılması, daraltılması veya teminat karşılığı değiştirilmesi talebimizdir.
AÇIKLAMALAR: 1. Mahkemenizin [……] tarihli ara kararıyla müvekkil şirketin [banka hesapları / taşınmazları / tasarruf yetkisi] üzerinde [……] tedbiri uygulanmıştır. Tedbir müvekkile [……] tarihinde [tebliğ edilmiş / uygulanmıştır]. 2. Takibe konu alacak [……] TL olup müvekkilin son finansal tablolarına göre aktiflerin %[..]’sine karşılık gelmektedir (Ek-1). Tedbirin kapsamı alacakla orantılı değildir. 3. İİK m.159 tedbiri alacaklıların menfaati için zaruri olanla sınırlar. Müvekkilin malvarlığının korunması için defter tutma yeterlidir. 4. [Varsa] Defter tutmadan başka bir tedbir için davacıdan teminat alınmamıştır (İİK m.159). 5. Tedbir, müvekkilin maaş, vergi, SGK ve tedarikçi ödemelerini engellemekte, faaliyetin sürekliliğini tehlikeye atmaktadır (Ek-2: ödeme planı, banka yazıları). 6. Müvekkil, alacağı karşılamak üzere [……] teminatı göstermeye hazırdır (HMK m.87, m.395 kıyasen).
TALEPLER: a) Tedbirin kaldırılmasına, olmadığı takdirde defter tutma ile sınırlandırılmasına, b) Olmadığı takdirde maaş, vergi, SGK ve tedarikçi ödemelerinin tedbir kapsamı dışında tutulmasına, c) Olmadığı takdirde müvekkilin göstereceği teminat karşılığında tedbirin kaldırılmasına, d) Defter tutma dışındaki tedbir için davacıdan teminat alınmasına, e) Kararın iflas dairesine ve ilgili bankalara derhâl bildirilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederiz. [Tarih]
Davalı Vekili [Ad Soyad] [İmza]

Borsa Şirketleri İçin Ek Başlık

Kısa cevap: Muhafaza tedbiri, şirketin nakit akışını ve bankalarla ilişkisini doğrudan etkileyebilir; yatırımcı kararlarını etkileyebilecek bir gelişme olarak kamuyu aydınlatma yükümlülüğü çerçevesinde değerlendirilir (SPKn m.15/1; II-15.1 m.5).

Payları borsada işlem gören bir şirket için tedbirin varlığı, kapsamı ve kaldırılması ayrı ayrı önem taşır. Kapsamı geniş bir tedbir, banka kredi sözleşmelerindeki temerrüt hükümlerini ve tedarikçi ilişkilerini etkileyebilir. Açıklamada tedbirin türü, kapsamı ve şirketin başvuruları ölçülü bir dille yer almalı; tedbirin kaldırılması da aynı şekilde duyurulmalıdır. Konunun güncel örneği için Reeder (REEDR) yazımıza, kamuyu aydınlatmanın kuralları için KAP bildirim yükümlülüğü yazımıza bakabilirsiniz.

Adım Adım: Muhafaza Tedbiri Kararı Öğrenildi

  1. Tedbirin türünü ve kapsamını tespit edin. Defter tutma mı, tasarruf kısıtlaması mı, banka hesaplarına yönelik tedbir mi?
  2. Öğrenme tarihini not edin. Kıyasen uygulanabilecek itiraz süresi kısadır (HMK m.394: bir hafta).
  3. Teminat durumunu kontrol edin. Defter tutma dışında bir tedbir varsa alacaklıdan teminat alınmış mı (İİK m.159)?
  4. Orantısızlığı belgeleyin. Alacağın aktiflere oranını ve tedbirin ödeme akışına etkisini gösterin.
  5. İstisna isteyin. Maaş, vergi, SGK ve tedarikçi ödemelerinin tedbir dışında tutulmasını talep edin.
  6. Teminat önerin. Gerekirse teminat karşılığında kaldırma isteyin (HMK m.395 kıyasen).
  7. Diğer takipleri ayrıca yönetin. Tedbir, borçlu aleyhindeki icra takiplerine tesir etmez (İİK m.159).
  8. Zararları kaydedin. Tedbir haksız çıkarsa tazminat için belgeler gerekir.
  9. Kaldırmayı bildirin. Tedbir kalkınca iflas dairesine, bankalara ve sicillere derhâl bildirilmesini sağlayın.

Sık Yapılan Hatalar

  • Ödeme emrine itiraz etmemek. İtiraz yoksa mahkeme alacaklının talebi üzerine tedbir emretmek zorundadır (İİK m.159).
  • Tedbirin diğer takipleri durdurduğunu sanmak. Muhafaza tedbirleri icra takiplerine tesir etmez (İİK m.159).
  • Yalnızca teminat itirazına dayanmak. İlama bağlı alacakta teminat aranmaz; ölçülülük savunması öne çıkmalıdır.
  • Başvuruyu geciktirmek. HMK’daki bir haftalık itiraz süresinin kıyasen uygulanma ihtimali gözetilmelidir.
  • Genel ifadelerle itiraz etmek. Orantısızlık finansal tablolar ve ödeme planıyla belgelenmelidir.
  • İstisna talep etmemek. Maaş ve vergi ödemelerinin korunması ayrıca istenmelidir.
  • Tedbirin kaldırılmasını takip etmemek. Kaldırma kararı bankalara ve sicillere bildirilmedikçe uygulamada etkisi sürebilir.

Önemli Kavramlar

Muhafaza tedbiri
İflas talebi üzerine alacaklıların menfaati için mahkemenin emrettiği korunma tedbiri (İİK m.159).
Defter tutma
Borçlunun malvarlığının tespit edilip kayda geçirilmesi; kanunda teminat bakımından diğer tedbirlerden ayrılan tedbir.
Teminat
Tedbir haksız çıkarsa borçlunun ve üçüncü kişilerin zararlarını karşılamak üzere alacaklıdan alınan güvence (İİK m.159; HMK m.87).
İhtiyati haciz
Para alacağı için alacaklının bireysel güvencesi (İİK m.257).
İhtiyati tedbir
Genel hükümlere göre uyuşmazlık konusu hak veya durum hakkında verilen geçici koruma (HMK m.389).
Haksız tedbir tazminatı
Haksız çıkan tedbir nedeniyle doğan zararın tazmini (HMK m.399; TBK m.49).
Kaynak ve güncellik notu. Mevzuat hükümleri 29 Eylül 2026 itibarıyla yürürlükteki metinlere göre anlatılmıştır. İİK m.159 tedbirlerine karşı başvuru yolu kanunda ayrıca düzenlenmediğinden HMK hükümlerinin kıyasen uygulanması dosya bazında değerlendirilmelidir. Tedbir türleri ve sınırlarına ilişkin öğreti bilgileri mülga iflas erteleme kurumunu inceleyen çalışmaya (Okan Yılmaz, EÜHFD, Cilt II, Sayı 1-2, 2007) dayanmaktadır. İcra ve iflas hukukunun bütün başlıkları için İcra ve İflas Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

İflas davasında muhafaza tedbiri nedir?

İflas talebi üzerine mahkemenin, alacaklıların menfaati için zaruri gördüğü korunma tedbirleridir (İİK m.159). Amaç, iflas talebi incelenirken borçlunun malvarlığının dağılmasını önlemektir.

Mahkeme muhafaza tedbiri vermek zorunda mı?

Kural olarak takdire bağlıdır. Ancak borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse, alacaklının talebi üzerine mahkeme bu tedbirleri emretmek zorundadır (İİK m.159).

Hangi tedbirler alınabilir?

Kanun tedbirleri tek tek saymaz; defter tutmayı adıyla anar. Diğer tedbirler mahkemenin takdirindedir. Öğretide kayyım atanması, tasarruf yetkisinin sınırlanması, devir ve yeni rehin yasağı gibi tedbirler sayılır.

Alacaklı teminat göstermek zorunda mı?

Defter tutmaktan başka bir tedbir isteyen alacaklıdan teminat istenebilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse veya alacak bir ilama bağlıysa teminat aranmaz (İİK m.159).

Teminatın tutarını kim belirler?

İİK m.159 mülga HUMK’a atıf yapar; bu atıf HMK’nın karşılık gelen hükümlerine yapılmış sayılır (HMK m.447/2). Teminatın tutarını ve şeklini hâkim belirler (HMK m.87/1).

Muhafaza tedbiri diğer alacaklıların takiplerini durdurur mu?

Hayır. İİK m.159’a göre alınan muhafaza tedbirleri borçlu aleyhindeki icra takiplerine tesir etmez.

Tedbiri isteyen alacaklı öncelik kazanır mı?

Hayır. Tedbir bütün alacaklıların menfaati içindir ve diğer takiplere tesir etmez; davacı alacaklıya öncelik sağlamaz.

Muhafaza tedbirine itiraz edebilir miyim?

İİK m.159 ayrı bir yol düzenlemez. Tedbiri veren mahkemeye gerekçeli başvuru yapılır; HMK m.394’ün kıyasen uygulanması tartışmalıdır. Güvenli yol, öğrenmeden itibaren bir hafta içinde başvurmaktır.

Teminat göstererek tedbiri kaldırtabilir miyim?

HMK m.395’e göre aleyhine tedbir verilen kişi mahkemece kabul edilecek teminatı gösterirse tedbir değiştirilebilir veya kaldırılabilir; bu hükmün İİK m.159 tedbirlerine kıyasen uygulanması istenebilir.

Koşullar değişirse tedbir kalkar mı?

HMK m.396’ya göre durum ve koşulların değişmesi hâlinde talep üzerine tedbir değiştirilebilir veya kaldırılabilir. Kısmi ödeme veya alacağın güvenceye alınması bu kapsamda ileri sürülebilir.

Tedbir maaş ve vergi ödemelerini de engeller mi?

Tedbirin kapsamına bağlıdır. Şirket, maaş, vergi, SGK ve tedarikçi ödemelerinin tedbir dışında tutulmasını ayrıca talep etmelidir.

Tedbir takas ve mahsup haklarını engelleyebilir mi?

Öğretide muhafaza tedbirlerinin maddi hukuk sonucu doğurmaması, takas ve mahsup gibi hakları engellememesi gerektiği vurgulanır; Yargıtay 19. HD’nin 2006 tarihli bir kararında bu tür bir tedbir kaldırılmıştır.

İflas talebi reddedilirse tedbir ne olur?

Tedbirin dayanağı ortadan kalkar. Ret hükmünde tedbirin kaldırılmasının açıkça gösterilmesi ve kararın bankalara ve sicillere bildirilmesi istenmelidir.

Haksız tedbir nedeniyle tazminat isteyebilir miyim?

İİK m.159’daki teminat haksız çıkma hâlindeki zararlar içindir. HMK m.399’un kıyasen uygulanması ve genel haksız fiil hükümleri (TBK m.49) gündeme gelir; HMK m.399’da dava süresi bir yıldır.

Muhafaza tedbiri ile ihtiyati haciz arasındaki fark nedir?

İhtiyati haciz alacaklının bireysel güvencesidir (İİK m.257); muhafaza tedbiri bütün alacaklıların menfaatine ve iflas talebine bağlı olarak verilir (İİK m.159).

Doğrudan iflas davasında da muhafaza tedbiri verilir mi?

Evet. İİK m.181, doğrudan iflas, borçlunun kendi talebi ve borca batıklık hâllerinde m.159’un da uygulanacağını düzenler. Depo emrini düzenleyen m.158 ise bu yollarda uygulanmaz.

Tedbiri kim uygular?

Muhafaza tedbirine ilişkin emirler iflas dairesince yerine getirilir (İİK m.159).

Borsa şirketi tedbiri açıklamak zorunda mı?

Yatırımcı kararlarını etkileyebilecek gelişmeler kamuya açıklanır (SPKn m.15/1; II-15.1 m.5). Kapsamlı bir tedbir çoğu durumda bu niteliktedir.

Muhafaza tedbiri şirketinizin ödemelerini mi durdurdu?

Tedbirin kaldırılması, daraltılması veya teminat karşılığı değiştirilmesi için başvurunuzu belgeleriyle birlikte hazırlayalım ve süreci takip edelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

İlgili Rehberler

Post by Av. Fatma Öztürk