Borsa Şirketine İflas Davası Açıldı, Ne Anlama Gelir? 2026 — Reeder (REEDR) Örneği: Hakem Kararına Dayalı İflas Talebi, İptal Davası, Depo, KAP ve Kottan Çıkarma (İİK m.155-177, HMK m.439)
29 Eylül 2026

Borsa Şirketine İflas Davası Açıldı, Ne Anlama Gelir? 2026 — Reeder (REEDR) Örneği: Hakem Kararına Dayalı İflas Talebi, İptal Davası, Depo, KAP ve Kottan Çıkarma (İİK m.155-177, HMK m.439)

Reeder Teknoloji (REEDR) 28 Eylül 2026’da KAP’ta, Reeder Robotik pay alım sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkta karşı tarafın, 2 Temmuz 2026 tarihli Tahkim Kurulu kararına dayanarak Samsun 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde (2026/1923 E.) iflas talepli dava açtığını duyurdu. Bu yazının cevabı şudur: Bir borsa şirketine iflas talepli dava açılması, şirketin iflas ettiği anlamına gelmez. İflas ancak ticaret mahkemesinin iflas kararıyla açılır ve kararda iflasın açılma anı gösterilir (İİK m.165/1). Reeder’ın açıklamasına göre şirket hakkında verilmiş bir iflas kararı yoktur. Hakem kararının iptali için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi’nde (2026/7 E.) açılan dava sürmektedir. Uyuşmazlık konusu alacak, 30 Haziran 2026 konsolide tablolarına göre toplam aktiflerin yaklaşık %1,22’sine, özkaynakların yaklaşık %1,59’una karşılık gelir. Hukuken belirleyici olan üç kural vardır. Birincisi, hakem kararına karşı iptal davası açılması kararın icrasını durdurmaz; ancak hükmolunan para veya eşyanın değerini karşılayan teminat gösterilirse icra durdurulabilir (HMK m.439/4). İkincisi, ilama müstenit alacak icra emriyle istendiği hâlde ödenmemişse alacaklı önce takip yapmadan doğrudan iflas isteyebilir (İİK m.177/4). Üçüncüsü, iflas yoluyla adi takipte mahkeme, borçlunun itiraz ve def’ilerini yerinde görmezse borcun yedi gün içinde ödenmesini veya mahkeme veznesine depo edilmesini emreder; ödeme ya da depo yapılmazsa iflasa karar verir (İİK m.158/2). Bu yazı; Reeder dosyasını, borsa şirketlerine iflas yolunun hangi kanallarla açıldığını, hakem kararına dayalı iflas talebini, şirketin savunma hattını, KAP ve Borsa İstanbul sonuçlarını, 2026’da benzer süreç yaşayan şirketleri (Marka Yatırım Holding, Yeşil GYO) ve pay sahibi ile alacaklının haklarını anlatır.

Şirketinize iflas talepli dava mı açıldı, yoksa bir borsa şirketinden alacağınız mı var?

İflas dosyasında ilk günler belirleyicidir: teminat, bekletici mesele talebi, depo ve KAP açıklaması aynı anda planlanmalıdır. Dosyanızı birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: Dört soru, dört cevap

Reeder iflas etti mi? Hayır. Şirketin 28 Eylül 2026 açıklamasına göre iflas talebinin kabulüne yönelik verilmiş bir mahkeme kararı yoktur. Açılan şey bir davadır; iflas ancak mahkemenin iflas kararıyla açılır (İİK m.165/1).

Hakem kararı kesinleşmeden iflas istenebilir mi? İstenebilir. İptal davası hakem kararının icrasını durdurmaz (HMK m.439/4). İlama dayalı alacakta doğrudan iflas için kararın kesinleşmesi de aranmaz (İİK m.177/4). Borçlu şirketin elindeki araç, teminat göstererek icrayı durdurmak ve bunu iflas mahkemesine sunmaktır.

Şirket neden ödemiyor? Reeder, uyuşmazlık kesinleşmeden yapılacak bir ödemenin sonradan geri alınamaması ihtimalini hukuki risk olarak gösterdi ve ödeme yoluyla uzlaşmaya gitmediğini açıkladı.

Pay sahibi ne yapmalı? Dava ile kararı ayırmalı, KAP açıklamalarını izlemeli ve alacağın şirket büyüklüğüne oranına bakmalıdır. Pay sahibi iflas davasında taraf değildir. Bu yazı yatırım tavsiyesi değildir.

Kapsam notu. Bu yazı, Reeder Teknoloji Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 28 Eylül 2026 tarihli KAP açıklamasına ilişkin kamuya yansıyan bilgileri esas alır; mahkeme dosyaları incelenmemiştir. Karşı tarafın kimliği ve alacağın tutarı açıklamada yer almadığı için yazıda da yer almaz. Yazı, hiçbir şirket hakkında değerlendirme, öngörü veya yatırım tavsiyesi içermez; somut bir dosya hakkında hukuki görüş değildir. İflas yoluyla takibin genel işleyişi için İflas Yoluyla Takip (İİK m.154-194) yazımıza, süre hesabı için iflas yolu takvimi aracımıza bakabilirsiniz.

Reeder (REEDR) Hakkında KAP’ta Ne Açıklandı?

Kısa cevap: Reeder, aynı uyuşmazlıkta iki ayrı yargı sürecinin yürüdüğünü açıkladı: hakem kararının iptali için bölge adliye mahkemesinde açtığı dava ve karşı tarafın aynı hakem kararına dayanarak Samsun’da açtığı iflas talepli dava. İflas kararı yoktur.

Şirketin açıklamasına göre uyuşmazlık, Reeder Robotik pay alım sözleşmesinden kaynaklanıyor. Uyuşmazlık tahkimde görüldü ve 2 Temmuz 2026 tarihli bir Tahkim Kurulu kararı verildi. Reeder bu karara karşı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi’nde iptal davası açtı; dosya 2026/7 esas numarasıyla devam ediyor. Karşı taraf ise iptal davasının konusu olan aynı Tahkim Kurulu kararına dayanarak Samsun 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2026/1923 esas sayılı iflas talepli davayı açtı.

Şirket bu başvuruyu, uyuşmazlık kesinleşmeden ödeme yapılmasını sağlamaya yönelik bir hukuki girişim olarak nitelendirdi. Hukuk danışmanlarının değerlendirmeleri doğrultusunda, şimdi yapılacak bir ödemenin daha sonra geri alınamaması ihtimalinin hukuki risk oluşturduğunu, bu nedenle uyuşmazlığı ödeme yoluyla sona erdirecek bir uzlaşma sürecine girmediğini belirtti. Açıklamanın en önemli cümlesi ise şudur: mevcut aşamada iflas talebinin kabulüne yönelik şirket aleyhine verilmiş bir mahkeme kararı bulunmuyor.

Şirket, uyuşmazlığın finansal büyüklüğünü de açıkladı. 18 Eylül 2026’da kamuya açıklanan 30 Haziran 2026 tarihli konsolide finansal tablolar esas alındığında, uyuşmazlık konusu ana para alacağı toplam aktiflerin yaklaşık %1,22’sine, toplam özkaynakların yaklaşık %1,59’una karşılık geliyor. Bazı haberlerde bu oran “bilanço payı %1,59” diye verildi; aynı açıklamayı aktaran diğer kaynaklar %1,59’un özkaynaklara, %1,22’nin aktiflere oranı olduğunu gösteriyor. Hukuki değerlendirme açısından bu fark önemlidir: iflas davasında şirketin ödeme gücü tartışılıyorsa, alacağın aktiflere ve özkaynağa oranı savunmanın doğrudan malzemesidir.

Arka plan olarak, şirket Mart 2024’te KAP’ta, unvanı daha sonra Reeder Robotik olarak değiştirilecek Ale Teknoloji Sistemleri A.Ş.’nin yüzde 66,67 payını satın aldığını açıklamıştı. Son açıklamada uyuşmazlığın “Reeder Robotik pay alım sözleşmesi”nden kaynaklandığı belirtiliyor; bu sözleşmenin 2024 alımına ilişkin sözleşme olup olmadığı ve karşı tarafın kim olduğu açıklamada yer almıyor. Şirketin ticaret sicil kaydına göre merkezi Samsun’dadır; iflas davasının Samsun’da açılması, iflas davalarında borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinin yetkili olduğunu düzenleyen İİK m.154 ile uyumludur.

Reeder dosyasının kamuya yansıyan takvimi

TarihGelişmeMerci / dayanak
Mart 2024Ale Teknoloji Sistemleri A.Ş.’nin %66,67 payının alımı ve unvanın Reeder Robotik olarak değiştirileceği KAP’ta açıklandıPay alım sözleşmesi (TBK); KAP özel durum açıklaması
2 Temmuz 2026Tahkim Kurulu kararı verildiHMK m.407 vd. tahkim hükümleri
2026Hakem kararına karşı iptal davası açıldı, dava sürüyorİstanbul BAM 43. HD, 2026/7 E.; HMK m.439
18 Eylül 202630 Haziran 2026 tarihli konsolide finansal tablolar açıklandıAlacak: aktiflerin ~%1,22’si, özkaynağın ~%1,59’u
28 Eylül 2026İflas talepli dava KAP’ta duyuruldu; iflas kararı bulunmadığı belirtildiSamsun 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/1923 E.; İİK m.154

İptal davasının bir bölge adliye mahkemesinde görülmesi, HMK m.439/1’in kuralıyla uyumludur: hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabilir ve bu dava tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde görülür. İptal davasının sebepleri, süresi ve dilekçe yapısı için hakem kararının iptali davası ve hakem kararının iptali dava dilekçesi örneği yazılarımıza bakabilirsiniz.

İflas Talepli Dava ile İflas Kararı Aynı Şey mi?

Kısa cevap: Hayır. İflas talepli dava bir başlangıçtır; şirketin hukuki durumunu değiştiren iflas kararıdır. Dava aşamasında şirket faaliyetine, malvarlığına ve pay sahiplerinin haklarına dokunulmaz; mahkeme ancak alacaklıların menfaatini korumak için muhafaza tedbirleri alabilir (İİK m.159).

İcra ve İflas Kanunu, iflası bir süreç olarak kurar. Alacaklı ya önce iflas yoluyla takip yapar ya da kanunda sayılan hâllerde doğrudan ticaret mahkemesine gider. Mahkeme iflas talebini inceler; bu sırada talep ilan edilir ve diğer alacaklılar davaya müdahale ederek veya itiraz ederek talebin reddini isteyebilir. Mahkeme şartların oluştuğuna kanaat getirirse iflasa karar verir. Kanun, iflasın ne zaman başladığını açıkça bağlar: iflas kararında iflasın açılma anı gösterilir (İİK m.165/1). Bu andan önce şirket müflis değildir.

Dava aşamasında şirket için en önemli risk, muhafaza tedbirleridir. İİK m.159/1’e göre mahkeme, iflas talebi üzerine alacaklıların menfaati için zaruri gördüğü muhafaza tedbirlerini emredebilir; borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse alacaklının talebi üzerine bu tedbirlere karar vermek zorundadır. Defter tutma dışında bir tedbir isteyen alacaklıdan teminat istenebilir; ancak alacak bir ilama bağlıysa veya borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse teminat aranmaz. İlama dayanan bir alacaklı bu nedenle muhafaza tedbiri bakımından güçlü bir konumdadır.

İflas kararı verilse bile hemen kesinleşmez. İflas davasında verilen kararlara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna, bölge adliye mahkemesi kararına karşı yine iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir (İİK m.164/2; süreler 7499 sayılı Kanunla 1 Haziran 2024’ten itibaren on günden iki haftaya çıkarıldı). Ancak kanun yoluna başvurmak, iflas kararının ilanına ve iflas masasının oluşturulmasına engel olmaz (m.164/3). Bu nedenle borsa şirketi açısından asıl kritik eşik, kararın kesinleşmesi değil, verilmesidir.

İflas sürecinin aşamaları ve borsa şirketi için anlamı

AşamaHukuki anlamıŞirket için sonucuDayanak
İflas ödeme emriAdi iflas takibinin başlangıcıYedi gün içinde ödeme veya itirazİİK m.155-156
İflas davası açılmasıAlacaklının ticaret mahkemesinden iflas istemesiŞirket müflis değildir; KAP açıklaması gündeme gelirİİK m.156, m.177; SPKn m.15
İlan ve müdahaleTalebin ilanı; diğer alacaklıların on beş gün içinde davaya müdahale ederek veya itiraz ederek talebin reddini isteyebilmesiŞirketin devamında menfaati olan alacaklılar talebin reddini isteyebilirİİK m.158/1, m.166/2, m.178/2
Muhafaza tedbiriAlacaklıların menfaatini korumaya yönelik ara kararDefter tutma gibi tedbirler; malvarlığı üzerinde kısıtİİK m.159
Depo emriTakip yolunda itiraz yerinde görülmezse yedi gün içinde ödeme veya depoÖdeme veya depo yapılırsa iflas kararı verilmezİİK m.158/2
İflas kararıİflasın kararda gösterilen anda açılmasıTasarruf yetkisi iflas masasına geçer; takipler düşerİİK m.165, m.191, m.193
Kanun yoluİki hafta istinaf, iki hafta temyizİlan ve masanın oluşturulması durmazİİK m.164/2-3

Takipli iflasta depo emrinin nasıl işlediği ve yedi günlük sürenin nasıl hesaplandığı iflas davası ve depo emri (İİK m.158) yazımızda ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Bir Borsa Şirketine İflas Yolu Hangi Kanallarla Açılır?

Kısa cevap: Dört kanal vardır: adi iflas takibi (İİK m.155 vd.), kambiyo senedine dayalı iflas takibi (m.167 vd.), takipsiz doğrudan iflas (m.177) ve şirketin kendi iflasını istemesi veya borca batıklık bildirimi (m.178, m.179). Hakem kararı sahibi bir alacaklı için en hızlı kanal çoğu zaman m.177/4’tür.

Halka açık olması, bir anonim şirketi iflas hukukunun dışına çıkarmaz. Payları borsada işlem gören şirket de tacirdir ve iflasa tabidir. Sermaye piyasası mevzuatı iflas yolunu kapatan özel bir koruma getirmez; yalnızca şirkete kamuyu aydınlatma yükümlülüğü yükler. Bu nedenle borsa şirketine karşı alacaklının elindeki yollar, diğer tacirlere karşı elindeki yollarla aynıdır.

1- İİK m.155-158 bakımından: Adi iflas takibinde icra dairesi borçluya iflas ödeme emri gönderir; borçluya yedi gün içinde borcu ödemesi, itirazı varsa bildirmesi ihtar edilir. Borçlu itiraz etmezse takip kesinleşir; itiraz ederse alacaklı ticaret mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ve borçlunun iflasını ister (m.156). Mahkeme basit yargılama usulüyle inceler ve itirazları yerinde görmezse depo emri verir (m.158/2). Bu yolun borçlu açısından güvencesi depodur: yedi gün içinde ödeme veya depo yapılırsa iflas kararı verilemez.

2- İİK m.177 bakımından: Kanun, dört hâlde alacaklının önceden takip yapmadan iflas isteyebilmesine izin verir. Bunlar; borçlunun bilinen bir yerleşim yerinin olmaması, taahhütlerinden kurtulmak için kaçması, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli işlemlere girişmesi veya haciz sırasında mallarını saklaması; ödemelerini tatil etmesi; m.308’deki konkordato reddi hâlinin bulunması ve ilama müstenit alacağın icra emriyle istendiği hâlde ödenmemesidir. Sayma sınırlıdır; bu hâller dışında doğrudan iflas istenemez. Doğrudan iflasta Türkiye’de yerleşim yeri veya temsilcisi bulunan borçlu dinlenmek için kısa sürede mahkemeye çağrılır ve m.178/2’deki ilan ile on beş günlük itiraz usulü burada da uygulanır.

3- İİK m.178 ve m.179 bakımından: Borçlu şirket aciz hâlinde kendi iflasını isteyebilir (m.178). Sermaye şirketlerinde borca batıklık şüphesi doğarsa yönetim kurulu ara bilanço çıkarır; aktifler alacaklıları karşılamıyorsa durumu mahkemeye bildirir (TTK m.376/3, İİK m.179). Bu kanal alacaklının değil şirket yönetiminin sorumluluğudur ve yönetim kurulunun kişisel sorumluluğunu doğrudan ilgilendirir. Ayrıntılar için borca batıklık ve iflas (İİK m.179, TTK m.376) yazımıza bakabilirsiniz.

Borsa şirketine karşı iflas kanalları

KanalNasıl başlarDepo emriBorçlunun temel savunma aracıDayanak
Adi iflas takibiİcra dairesinden iflas ödeme emriVar: itiraz yerinde görülmezse yedi günYedi gün içinde itiraz; ödeme veya depoİİK m.155-158
Kambiyo senedine dayalı iflas takibiÇek, bono veya poliçeye dayalı iflas ödeme emriÖzel usulSenede özgü itirazlarİİK m.167 vd.
Doğrudan iflas (ilama dayalı)İcra emriyle istenen ilam alacağı ödenmezse ticaret mahkemesine davaTakipli iflastaki depo hükmü uygulanmazİcranın geri bırakılması; ilamın niteliğine ve icra emrine itirazİİK m.177/4
Doğrudan iflas (diğer hâller)Kaçma, mal kaçırma, ödemelerin tatili gibi sebeplerle davaUygulanmazSebebin gerçekleşmediğini ispatİİK m.177/1-3
Borçlunun kendi talebi / borca batıklıkŞirketin başvurusu veya yönetim kurulu bildirimiUygulanmazKonkordato veya iyileştirme projesiİİK m.178-179; TTK m.376

Reeder’ın açıklaması, iflas talebinin bu kanallardan hangisine dayandığını belirtmiyor. Açıklamada iflas davasının doğrudan Tahkim Kurulu kararına dayanılarak açıldığı ifade ediliyor. Bu, iki ihtimale işaret eder: alacaklı ya hakem kararını ilamlı icraya koyup icra emrine rağmen ödeme yapılmadığı gerekçesiyle m.177/4’e dayandı ya da adi iflas takibi yapıp itiraz üzerine m.156 uyarınca dava açtı. İki yolun sonuçları farklıdır: ilk yolda depo emri yoktur, ikinci yolda vardır. Şirketin savunma planı bu ayrım üzerine kurulur. Doğrudan iflasın ayrıntıları için doğrudan doğruya iflas (İİK m.177), takip yolunun ilk adımı için iflas yoluyla adi takip: ödeme emri ve itiraz yazılarımıza bakabilirsiniz.

Hakem Kararına Dayanarak İflas İstenebilir mi? İptal Davası Sürerken Ne Olur?

Kısa cevap: İstenebilir. Hakem kararına karşı iptal davası açılması kararın icrasını durdurmaz; borçlu ancak hükmolunan para veya eşyanın değerini karşılayan teminatı göstererek icrayı durdurabilir (HMK m.439/4). İcra durdurulursa, uygulamada iflas mahkemesinin hakem kararının akıbetini bekletici mesele yapması beklenir.

Reeder dosyasının merkezinde, borsa şirketlerinin sık karşılaştığı bir soru var: Henüz kesinleşmemiş, hatta iptali istenmiş bir hakem kararına dayanılarak iflas istenebilir mi? Cevap, HMK’nın tahkim hükümleri ile İİK’nın doğrudan iflas hükmünün birlikte okunmasıyla verilir.

1- HMK m.439/1 bakımından: Hakem kararına karşı istinaf veya temyiz yolu yoktur; yalnızca iptal davası açılabilir ve dava tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde öncelikle ve ivedilikle görülür. İptal sebepleri m.439/2’de sınırlı olarak sayılmıştır; tahkim sözleşmesinin geçersizliği, hakem seçimine veya usule aykırılık, yetki aşımı, hukuki dinlenilme hakkının ihlali, tahkime elverişsizlik ve kamu düzenine aykırılık gibi sebepler bunlardandır. Esasa ilişkin bir hata tek başına iptal sebebi değildir.

2- HMK m.439/4 bakımından: İptal davası, hakem kararının veya tavzih, düzeltme ya da tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten itibaren bir ay içinde açılır. Aynı fıkra icra bakımından açık bir kural koyar: iptal davası açılması kararın icrasını durdurmaz. Ancak taraflardan birinin talebi üzerine, hükmolunan para veya eşyanın değerini karşılayacak bir teminat gösterilmesi şartıyla kararın icrası durdurulabilir. Teminatın hangi usulle ve nereye gösterileceği uygulamada tartışmalıdır; bir görüş İİK m.36’daki icranın geri bırakılması usulünü kıyasen uygularken, diğer görüş teminatın doğrudan iptal davasına bakan bölge adliye mahkemesine gösterilmesi gerektiğini savunur. Şirket açısından pratik sonuç şudur: teminat talebi, iptal davasını gören daireden açık bir icranın durdurulması kararı alınacak biçimde kurulmalı ve bu karar iflas mahkemesine derhâl sunulmalıdır.

3- HMK m.439/5 ve m.439/6 bakımından: İptal talebi, daire aksine karar vermedikçe dosya üzerinden incelenir. İptal davası hakkında verilen karara karşı temyize gidilebilir; temyiz incelemesi iptal sebepleriyle sınırlıdır ve temyiz kararın icrasını durdurmaz. Bu, iptal davasını kaybeden borçlunun temyiz aşamasında ayrıca korunmadığı anlamına gelir; teminat mekanizması bu yüzden erken kullanılmalıdır.

4- İİK m.177/4 bakımından: Kanun, “ilama müstenit alacak icra emriyle istenildiği hâlde ödenmemişse” alacaklının takipsiz iflas isteyebileceğini düzenler. Öğretide ve uygulamada bu hâl için ilamın kesinleşmesi aranmaz; eda hükmü içeren bir ilam ve usulüne uygun tebliğ edilmiş bir icra emri yeterlidir. Ancak borçlu icranın geri bırakılması kararı almışsa durum değişir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi’nin 12.10.2022 tarihli, 2022/398 E., 2022/1114 K. sayılı kararında, icranın geri bırakılması kararı alınması hâlinde ticaret mahkemesinin ilamın kesinleşmesini bekletici mesele yapması gerektiği vurgulanmış; aynı kararda borçlu şirket temsilcisi dinlenmeden verilen iflas kararı kaldırılmıştır. Bekletici mesele kurumunun genel dayanağı HMK m.165’tir. Hakem kararının bu hükümdeki “ilam” kavramına girip girmediği, kararın ilamlı icraya konu edilebilmesiyle bağlantılı olarak değerlendirilir; kapsam itirazı da borçlunun savunma başlıklarından biridir.

Karşı görüş şudur: “Hakem kararı iptal davasına konu olduğu için bu karara dayanılarak iflas istenemez.” Bu görüş kanunun lafzıyla bağdaşmaz. HMK m.439/4, iptal davasına kendiliğinden icrayı durdurma etkisi tanımamış; borçluyu korumayı teminat şartına bağlamıştır. Kanun koyucu, alacaklının kesinleşmeyi beklemeden icra hakkını korurken borçlunun güvencesini teminatla sağlamayı tercih etmiştir. Bu nedenle borçlu şirketin savunması “karar kesinleşmedi” itirazıyla sınırlı kalmamalı, teminat ve bekletici mesele talebiyle desteklenmelidir.

5- İİK m.40 ve TBK m.77 bakımından: Reeder’ın ödeme yapmama gerekçesi, sonradan geri alamama riskidir. Mahkeme ilamları için İİK m.40, icra edilen ilamın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya Yargıtayca bozulması hâlinde icranın ayrıca hükme gerek kalmaksızın eski hâline iade edileceğini düzenler. Hakem kararlarının iptali hâlinde bu hükmün uygulanıp uygulanmayacağı Kanunda açıkça düzenlenmemiştir; ödenen tutarın geri istenmesi için genel hükümlere, özellikle sebepsiz zenginleşmeye (TBK m.77 vd.) başvurulması gerekebilir. Hukuki geri alma hakkı bulunsa bile karşı tarafın ödeme gücü ayrı bir tahsil riskidir. Şirketin açıkladığı risk tam olarak budur.

Hakem kararına dayalı iflas talebinde borçlu şirketin seçenekleri

SeçenekNe sağlarRiskDayanak
Ödemekİflas talebinin dayanağını ortadan kaldırır; dava konusuz kalabilirHakem kararı iptal edilirse tutarın geri alınması ayrı dava ve tahsil riski doğurabilirİİK m.177/4; TBK m.77
İhtirazi kayıtla ödemek veya depo etmekİflas riskini kapatırken iptal davasındaki hakları saklı tutarNakit çıkışı; takip yolunda depo borcu kabul anlamına gelmezİİK m.158/2
Teminat gösterip icrayı durdurmakİcra durur; iflas mahkemesinden bekletici mesele istenebilirTeminat maliyeti; teminatın nereye yatırılacağı tartışmalıHMK m.439/4, m.165
Yalnızca savunma yapmakNakit çıkışı yokİcra durdurulmamışsa m.177/4 şartları oluşabilir; iflas kararı riskiİİK m.177/4, m.164

Tahkimin genel işleyişi, iptal sebepleri ve hakem kararının icrası için Tahkim (HMK m.407-444) ve tahkim rehberi yazılarımıza bakabilirsiniz.

İflas Davasında Borsa Şirketinin Savunma Hattı

Kısa cevap: Savunma; yetki, sebebin sınırlılığı, ilamın ve icra emrinin niteliği, bekletici mesele, depo, muhafaza tedbirlerinin ölçülülüğü ve kanun yolu süreleri üzerine madde madde kurulur. Mali güç, finansal tablolarla belgelenir.

Aşağıdaki başlıklar, hakem kararına veya başka bir ilama dayanan iflas talebine muhatap olan bir borsa şirketinin cevap dilekçesinde işlenmesi gereken ana başlıklardır. Her başlık, dayandığı hükümle başlar.

1- İİK m.154 bakımından: İflas davası için yetki sözleşmesi yapılamaz; dava borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılır. Şirketin ticaret sicilindeki merkezi ile fiilî muamele merkezi farklıysa bu husus ilk itiraz olarak ileri sürülmelidir. Reeder örneğinde sicildeki merkez ile davanın açıldığı yer örtüşmektedir.

2- İİK m.177 bakımından: Doğrudan iflas hâlleri sınırlıdır. Alacaklı ilama dayansa bile, dilekçede ayrıca ödemelerin tatil edildiği veya mal kaçırıldığı gibi iddialar varsa, her iddia ayrı ayrı çürütülmelidir. Bir borsa şirketinin düzenli yayımlanan finansal tabloları, ödemelerin tatil edilmediğinin en güçlü delilidir.

3- İİK m.177/4 bakımından: Dayanılan belgenin bu hüküm anlamında ilam sayılıp sayılmadığı, eda hükmü içerip içermediği, icra emrinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği ve icra emrindeki tutarın karardaki hükümle örtüşüp örtüşmediği incelenmelidir. Tespit niteliğindeki bir karar veya usulsüz tebliğ edilmiş bir icra emri, doğrudan iflas şartını oluşturmaz.

4- HMK m.439/4 ve m.165 bakımından: Teminat karşılığında icranın durdurulması kararı alınmışsa, iflas mahkemesinden iptal davasının sonucunun bekletici mesele yapılması istenmelidir. Talep, İstanbul BAM 45. HD’nin 2022/398 E. sayılı kararındaki ilkeyle desteklenebilir.

5- İİK m.158/2 bakımından: Dava takip yolundan geliyorsa, mahkemenin yedi günlük ödeme veya depo emrine mutlaka uyulmalıdır. Depo, iflası önlemeye yönelik bir güvencedir ve tek başına borcun kabulü anlamına gelmez. Depo emrine uymamak, itirazlar ne kadar güçlü olursa olsun iflas kararıyla sonuçlanabilir.

6- İİK m.159 bakımından: Muhafaza tedbirleri alacaklıların menfaatiyle sınırlıdır. Alacağın şirket aktiflerine oranı düşükse, geniş kapsamlı tedbirlerin ölçüsüz olduğu, defter tutmanın yeterli olacağı savunulmalıdır. Aksi hâlde tedbir, uyuşmazlık konusu tutarla orantısız bir baskı aracına dönüşür.

7- İİK m.158/1 ve m.178/2 bakımından: İflas talebi ilan edilir ve diğer alacaklılar ilandan itibaren on beş gün içinde davaya müdahale ederek veya itiraz ederek talebin reddini isteyebilir. Şirketin faaliyetine devam etmesinde menfaati bulunan bankalar, tedarikçiler ve borçlanma aracı sahipleri bu imkânı kullanabilir. İlan aynı zamanda iflas talebini şirketin bütün paydaşlarına duyurur; iletişim planı bu döneme göre hazırlanmalıdır.

8- İİK m.164 bakımından: Aleyhe bir karar hâlinde istinaf ve temyiz süresi tebliğden itibaren ikişer haftadır. Kanun yolu ilanı ve masanın oluşturulmasını durdurmadığı için istinaf dilekçesiyle birlikte tedbir talepleri de değerlendirilmelidir.

Karşı görüş şudur: “Alacak şirket için küçük bir tutardır; mahkeme böyle bir tutar için iflasa karar vermez.” Bu yaklaşım tehlikelidir. İİK m.177/4’te ve m.158/2’de alacağın şirketin büyüklüğüne oranı bir şart olarak aranmaz. Oran, ödeme gücünün ve tedbirlerin ölçülülüğünün tartışıldığı yerde savunmayı güçlendirir; ama ödenmeyen ilam alacağı veya yerine getirilmeyen depo emri karşısında tek başına kalkan değildir. Yönetim kurulunun bu süreçteki özen yükümlülüğü için halka açık şirkette yönetim kurulu sorumluluğu ve riskin erken saptanması komitesi yazılarımıza bakabilirsiniz.

Şirketiniz hakkında iflas talebi mi var?

Teminat talebi, bekletici mesele, depo stratejisi ve KAP açıklamasını tek bir plan içinde hazırlayalım; ilk tebligattan itibaren süreleri birlikte yönetelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

KAP, İşlem Sırası ve Kottan Çıkarma: Borsa Tarafında Ne Olur?

Kısa cevap: Dava aşamasında belirleyici olan kamuyu aydınlatmanın doğruluğudur (SPKn m.15/1; II-15.1 m.5). Borsa sonuçlarının ağırlığı ise iflas kararıyla başlar: Borsa İstanbul, Yeşil GYO örneğinde iflas kararı üzerine payları kottan çıkardı.

Sermaye piyasası araçlarının değerini, fiyatını veya yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek bilgi, olay ve gelişmeler kamuya açıklanır (SPKn m.15/1). Özel Durumlar Tebliği (II-15.1) m.5’e göre içsel bilgi ortaya çıktığında veya öğrenildiğinde açıklanır. İhraççı, meşru çıkarlarını korumak için, yatırımcıları yanıltmamak ve gizliliği sağlamak şartıyla açıklamayı erteleyebilir (m.6). Bir borsa şirketine iflas talepli dava açılması, çoğu durumda bu tanıma giren bir gelişmedir. Reeder da davayı KAP’ta açıklamış ve açıklamada iflas kararı bulunmadığını, alacağın aktiflere ve özkaynağa oranını ve şirketin tutumunu birlikte vermiştir. Bu içerik, yatırımcının riski ölçebilmesi için gereken asgari bilgilerdir.

Açıklamanın dili de önemlidir. İflas davasını küçümseyen veya iptal davasının kazanılacağını kesin bir sonuç gibi sunan bir açıklama, sonradan yanıltıcı açıklama iddialarına konu olabilir. Açıklamada gerçekleşmiş olgular, dosya numaraları, şirketin hukuki tutumu ve finansal büyüklük ayrı ayrı ve ölçülü biçimde verilmelidir. 1 Ekim 2026’dan itibaren payları borsada işlem gören ortaklıkların özel durum açıklamalarını Türkçeyle eş zamanlı olarak İngilizce de yayımlaması gerekecek (SPK 2026/51 bülteni); ayrıntılar için KAP’ta İngilizce özel durum açıklaması ve KAP bildirim yükümlülüğü (II-15.1) yazılarımıza bakabilirsiniz.

Borsa İstanbul tarafında üç ayrı araç vardır. Birincisi işlem sırasının geçici durdurulmasıdır: Borsacılık Faaliyetlerine İlişkin Esaslar Yönetmeliği m.25/1, yatırımcı kararını etkileyecek önemde bir bilginin veya yapılacak bir açıklamanın öğrenilmesi hâlinde Genel Müdürün işlemleri geçici olarak durdurabileceğini düzenler; Genel Müdür en fazla bir ay durdurabilir, daha uzun süre için Yönetim Kurulu kararı gerekir (m.25/2). İkincisi pazar değişikliğidir; konkordato başvurusu Yakın İzleme Pazarı’na alınma sebepleri arasındadır. Üçüncüsü kottan çıkarmadır; iflas kararı bu sonucun başlıca sebeplerindendir. Ayrıntılar için işlem sırasının geçici durdurulması ve kotasyon şartları ve kottan çıkarma yazılarımıza bakabilirsiniz.

İflas sürecindeki gelişmeler ve borsa tarafındaki olası sonuçlar

GelişmeKamuyu aydınlatmaBorsa tarafında olası sonuçDayanak
İflas ödeme emri veya iflas talepli davaİçsel bilgi niteliğindeyse derhâl açıklama; şartları varsa ertelemeAçıklama öncesinde işlem sırası geçici durdurulabilirSPKn m.15/1; II-15.1 m.5-6; BİAŞ Yön. m.25
Depo emri veya muhafaza tedbiriFinansal etkisiyle birlikte güncelleme açıklamasıYatırımcı kararını etkileyen bilgi olarak değerlendirilirII-15.1 m.5
Konkordato başvurusuDerhâl açıklamaYakın İzleme Pazarı’na alınmaİİK m.285; Kotasyon Yönergesi
İflas kararıDerhâl açıklamaKottan çıkarma (Yeşil GYO örneğinde Kotasyon Yönergesi m.25/1-c)İİK m.165; Kotasyon Yönergesi
İflas kararının kaldırılmasıDerhâl açıklamaKottan çıkarılan paylar için ayrı yeniden kotasyon süreciKotasyon Yönergesi

Bu Minvaldeki Şirketler: 2026’da Borsa Şirketlerine Yönelik İflas Talepleri

Kısa cevap: 2026’da Borsa İstanbul’da üç farklı iflas senaryosu görüldü: hakem kararına dayalı iflas talepli dava (Reeder), iflas talepli icra takibi ve reddedilen iflas talebi (Marka Yatırım Holding), başarısız konkordato sonrası iflas kararı, kottan çıkarma ve kararın sonradan kaldırılması (Yeşil GYO).

Reeder dosyası tek örnek değil. 2026 yılında kamuya yansıyan KAP açıklamaları ve haberler, borsa şirketlerinin iflas hukukuyla farklı kapılardan karşılaştığını gösteriyor. Aşağıdaki örnekler yalnızca kamuya yansıyan bilgilerle sınırlıdır ve hiçbir şirket hakkında değerlendirme içermez.

Marka Yatırım Holding (MARKA), Mart 2026’da KAP’ta şirket aleyhine İstanbul 7. İcra Dairesi’nin 2026/9486 sayılı dosyasıyla iflas talepli icra takibi başlatıldığını açıkladı. Şirketin sonraki açıklamalarına dayanan haberlere göre, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi iflas talebini 7 Mayıs 2026’da reddetti; bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu da Haziran 2026’da reddedildi. Örnek, iflas yoluyla takibin kendiliğinden iflasla sonuçlanmadığını ve mahkemenin iflas şartlarını ayrıca aradığını gösterir.

Yeşil Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (YGYO) örneği ise sürecin ağır ucunu gösterir. Basına yansıyan bilgilere göre şirketin konkordato kesin mühleti 4 Mart 2026’da kaldırıldı ve Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 5 Mart 2026’da iflas kararı verdi. Borsa İstanbul, bu karar nedeniyle Kotasyon Yönergesi m.25/1-c kapsamında şirket paylarının kottan çıkarılmasına karar verdi. Şirket iflas kararına karşı kanun yoluna başvurdu; Nisan 2026’da İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin, iflas şartları oluşmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına ve şirket üzerindeki tedbirlerin kaldırılmasına karar verdiği haberlere yansıdı. Örnek, iflas kararının kaldırılabileceğini; ancak borsa tarafındaki sonuçların karar verildiği anda doğduğunu ve kendiliğinden geri dönmediğini gösterir.

2026’da iflas süreciyle karşılaşan borsa şirketleri (kamuya yansıyan bilgiler)

ŞirketSüreçMerciKamuya yansıyan sonuçHukuki ders
Reeder Teknoloji (REEDR)Hakem kararına dayalı iflas talepli dava; paralel iptal davasıSamsun 1. ATM 2026/1923 E.; İstanbul BAM 43. HD 2026/7 E.Dava sürüyor; iflas kararı yok (28.09.2026)İptal davası icrayı durdurmaz; teminat ve bekletici mesele belirleyici (HMK m.439/4)
Marka Yatırım Holding (MARKA)İflas talepli icra takibiİstanbul 7. İcra Dairesi 2026/9486; İstanbul 1. ATMİflas talebi 7 Mayıs 2026’da reddedildi; istinaf Haziran 2026’da reddedildiTakip, iflas kararı demek değildir; şartlar mahkemece ayrıca incelenir (İİK m.156, m.158)
Yeşil GYO (YGYO)Konkordato, ardından iflas kararıBakırköy 1. ATM; İstanbul Anadolu 3. ATMİflas kararı (5 Mart 2026), kottan çıkarma; Nisan 2026’da iflas kararı verilmesine yer olmadığına kararKonkordatonun reddi iflasa açılabilir (İİK m.308); borsa sonuçları karar anında doğar

Bu üç örneğe, iflasla karıştırılan ama hukuken tamamen farklı olan bir dördüncü tür eklenmelidir: ceza soruşturması kapsamında şirkete kayyım atanması. Bu durumda şirket iflas etmez; yönetim yetkisi değişir. Ayrıntılar için borsa şirketine TMSF kayyım atandı: VRGYO örneği yazımıza, konkordato sürecindeki pay sahibi hakları için halka arz şirketi konkordato ilan etti yazımıza bakabilirsiniz.

Pay Sahibi (Yatırımcı) Ne Yapmalı?

Kısa cevap: Pay sahibi iflas davasında taraf değildir; davaya müdahale hakkı alacaklılara aittir. Yapılması gereken; dava ile kararı ayırmak, KAP açıklamalarını izlemek ve iflas kararı hâlinde pay sahibinin alacaklılardan sonra geldiğini bilmektir. Bu bölüm yatırım tavsiyesi değildir.

İflas davasına ilişkin bir KAP açıklaması gören yatırımcının ilk sorusu genellikle paylarının sıfırlanıp sıfırlanmayacağıdır. Hukuken cevap iki aşamalıdır. Dava sürerken pay sahipliğine ilişkin haklar değişmez: pay sahibi genel kurula katılır, bilgi alma hakkını kullanır, kâr payı ve rüçhan haklarından yararlanır. İflas kararı verilirse ise tablo değişir. Anonim şirket iflasın açılmasıyla sona erer (TTK m.529/1-b) ve tasfiye iflas idaresince yürütülür. Müflisin haczi kabil bütün malları iflas masasını oluşturur (İİK m.184) ve alacaklılara kanuni sıraya göre dağıtılır (m.206). Pay sahipleri ancak bütün alacaklılar ödendikten sonra kalan varsa pay alır.

Pay sahibinin iflas davasındaki konumu da sınırlıdır. İİK m.158/1 ve m.178/2, ilan üzerine davaya müdahale veya itiraz hakkını diğer alacaklılara tanır; pay sahibi bu sıfatla davaya katılamaz. Pay sahibinin etkili olabileceği alan şirketin içidir: genel kurulda bilgi alma ve inceleme hakkı (TTK m.437), özel denetim talebi (TTK m.438) ve yönetim kurulunun sorumluluğuna ilişkin haklar (TTK m.553).

Yatırımcı açısından hukuki bir talep ancak bilgilendirme eksik, geç veya yanıltıcıysa gündeme gelir. İflas riskini bilen ama bunu zamanında ve doğru açıklamayan yöneticiler hakkında SPKn m.15 ve TTK m.553 çerçevesinde sorumluluk tartışılabilir. Reeder örneğinde şirket davayı ve finansal büyüklüğü açıklamıştır; bu açıklamanın doğruluğu ve güncellenmesi, sürecin ilerleyen aşamalarında izlenmesi gereken husustur. Yatırımcı rehberlerimizin tamamı için Halka Arz Yatırımcı Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Pay sahibinin iflas sürecindeki konumu

AşamaPay sahibinin durumuKullanılabilecek hakDayanak
İflas davası sürerkenPay sahipliği hakları devam ederGenel kurulda bilgi alma, özel denetim talebiTTK m.437-438
İlan ve müdahale dönemiDavada taraf değildirMüdahale hakkı yalnızca alacaklılara aittirİİK m.158/1, m.178/2
Yanıltıcı veya eksik açıklamaZarar iddiası doğabilirYöneticilere karşı sorumluluk talebi, SPK’ya şikâyetSPKn m.15; TTK m.553
İflas kararıŞirket sona erer; tasfiye iflas idaresince yürütülürAlacaklılardan sonra kalan varsa payTTK m.529/1-b; İİK m.184, m.206
Kottan çıkarmaPaylar borsada işlem görmez, MKK kaydı devam ederKarar kaldırılırsa yeniden kotasyon süreciKotasyon Yönergesi

Alacaklı: Borsa Şirketinden Alacağınız Varsa İflas Yolu Doğru Seçim mi?

Kısa cevap: İflas yolu güçlü bir baskı aracıdır ama iki ucu keskindir. İflas kararı verilirse tahsil bireysel olmaktan çıkar, toplu tasfiyeye döner ve adi alacaklar kanuni sıranın son basamağında kalır. Hakem kararı veya mahkeme ilamı sahibi alacaklı için en hızlı yol İİK m.177/4’tür.

Bir borsa şirketinden alacağı olan tedarikçi, iş ortağı veya pay devri sözleşmesinin karşı tarafı için iflas yolu cazip görünür; çünkü halka açık bir şirket için iflas talebi, KAP açıklaması ve piyasa etkisi nedeniyle ciddi bir baskıdır. Ancak alacaklı şu hukuki gerçeği bilmelidir: iflas kararı, alacaklıya kendi alacağını öncelikli tahsil etme imkânı vermez. İflasın açılmasıyla müflis aleyhindeki takipler düşer (İİK m.193), müflisin bütün borçları muaccel olur (m.195), malvarlığı masa hâline gelir (m.184) ve dağıtım sıra cetveline göre yapılır (m.206). Adi alacaklar bu sıranın dördüncü basamağındadır.

1- İİK m.177/4 bakımından: Hakem kararı veya mahkeme ilamı sahibi alacaklı, ilamı icraya koyar; icra emrine rağmen ödeme yapılmazsa takipsiz iflas davası açabilir. Borçlu teminat göstererek icrayı durdurursa, alacaklının alacağı teminatla güvence altına alınmış olur; bu da çoğu zaman iflastan daha iyi bir tahsil güvencesidir.

2- İİK m.155-158 bakımından: İlamı olmayan alacaklı adi iflas takibi yapar. Borçlunun itirazı üzerine açılan davada mahkeme itirazları yerinde görmezse depo emri verir. Depo edilen para alacaklı için güvencedir; ancak paranın akıbeti davanın sonucuna bağlıdır.

3- İİK m.257 bakımından: Vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para alacağı için ihtiyati haciz istenebilir. İflastan farklı olarak ihtiyati haciz alacaklıya bireysel bir güvence sağlar ve toplu tasfiyeyi başlatmaz. Portföy yönetim şirketleri gibi özel statülü kuruluşlara karşı iflas ve ihtiyati haciz sorunları için portföy yönetim şirketine karşı icra takibi ve iflas talebi yazımıza bakabilirsiniz.

Karşı görüş şudur: “İflas talebi, alacaklının meşru hakkıdır ve hiçbir koşulda kötüye kullanma sayılmaz.” Kanunun tanıdığı bir yolun kullanılması kural olarak meşrudur. Ancak iflas talebi, alacağın tahsili amacını aşarak şirketin piyasa değerine zarar vermek veya uyuşmazlık konusu olmayan bir menfaat elde etmek için kullanılırsa, hakkın kötüye kullanılması yasağı (TMK m.2) ve haksız fiil sorumluluğu (TBK m.49) gündeme gelebilir. Bu nedenle iflas yolunu seçen alacaklı, talebini alacağın tahsili ekseninde ve ölçülü biçimde kurmalıdır.

Borsa şirketine karşı alacaklının yolları

YolNe sağlarRisk veya sınırDayanak
Haciz yoluyla takipBireysel tahsil; haczedilen malın satışıBorçlunun itirazı takibi durdururİİK m.58 vd.
İhtiyati hacizTahsil öncesi bireysel güvenceTeminat ve süre şartlarıİİK m.257 vd.
Adi iflas takibiGüçlü baskı; depo emriyle güvenceİflas kararı toplu tasfiyeye yol açar; alacak adi sırada kalırİİK m.155-158, m.206
Doğrudan iflas (ilama dayalı)Takip aşamasını atlarBorçlu teminatla icrayı durdurabilir; bekletici meseleİİK m.177/4; HMK m.439/4
Konkordato sürecinde alacak bildirimiProjede oy ve ödemeMühlet boyunca takip yasağıİİK m.294, m.299

Borçlu şirketin konkordato talep etmesi hâlinde mühlet boyunca, kanunda sayılan istisnalar dışında borçlu aleyhine takip yapılamaz ve başlamış takipler durur (İİK m.294). Konkordatoda alacaklının hakları için konkordatoda alacaklının hakları, iflasta sıra ve tasfiye için iflasta alacakların sırası yazılarımıza bakabilirsiniz.

İflas Kararı Verilirse, Kaldırılırsa: Şirket, Yönetim ve Borsa İçin Sonuçlar

Kısa cevap: İflas kararıyla şirket masaya ait mallar üzerinde tasarruf yetkisini kaybeder, takipler düşer, borçlar muaccel olur ve tasfiye iflas idaresine geçer. Karar sonradan kaldırılsa bile borsa tarafındaki sonuçlar ayrı bir süreçle giderilir.

İflas kararında iflasın açılma anı gösterilir (İİK m.165/1) ve karar ilan edilir (m.166). Müflis, iflasın açılmasından itibaren masaya ait mallar üzerinde alacaklılara karşı hüküm ifade edecek tasarrufta bulunamaz (m.191). Müflis aleyhindeki takipler düşer (m.193), taraf olduğu hukuk davaları kanunda öngörülen süreye kadar durur (m.194) ve bütün borçları muaccel hâle gelir (m.195). Anonim şirket bakımından iflasın açılması bir sona erme sebebidir (TTK m.529/1-b). Kanun yoluna başvurulması, ilanı ve masanın oluşturulmasını durdurmaz (İİK m.164/3).

Yeşil GYO örneğinin gösterdiği gibi iflas kararı kanun yolunda veya sonraki yargılamada kaldırılabilir. Ancak bu arada doğan sonuçlar kendiliğinden ortadan kalkmaz. Kottan çıkarılan paylar, çıkarma nedeninin ortadan kalkması ve gerekli şartların sağlanması hâlinde yeniden kota alınabilir; bu ayrı bir başvuru ve değerlendirme sürecidir. Bu nedenle borsa şirketi için iflas savunması, kararın verilmesini önlemeye odaklanmalıdır; karardan sonra hak aramak hem daha uzun hem daha maliyetlidir. Borçlu şirketin tasfiye, konkordato ve iflas seçenekleri için borçlu şirket nasıl kapatılır yazımıza bakabilirsiniz.

İflas kararının başlıca sonuçları

SonuçAçıklamaDayanak
İflasın açılma anıKararda gün ve saatiyle gösterilirİİK m.165/1
İflas masasıHaczi kabil bütün mallar masaya girerİİK m.184
Tasarruf yetkisiMüflis masaya ait mallar üzerinde alacaklılara karşı geçerli tasarrufta bulunamazİİK m.191
TakiplerMüflis aleyhindeki takipler düşerİİK m.193
DavalarMüflisin taraf olduğu hukuk davaları kanuni süre boyunca dururİİK m.194
BorçlarBütün borçlar muaccel olurİİK m.195
Şirketin varlığıAnonim şirket iflasın açılmasıyla sona erer; tasfiye iflas hükümlerine göre yürürTTK m.529/1-b
Kanun yoluİstinaf ve temyiz ikişer hafta; ilan ve masa oluşumu durmazİİK m.164/2-3

Adım Adım: İflas Talebi Tebliğ Edilen Borsa Şirketi İlk Günlerde Ne Yapmalı?

  1. Kanalı belirleyin. Tebliğ edilen evrak iflas ödeme emri mi, iflas dava dilekçesi mi? Dava İİK m.156 üzerinden mi, m.177 üzerinden mi geliyor? Depo emri riski bu ayrıma bağlıdır.
  2. Süreleri takvime işleyin. Ödeme emrine itiraz için yedi gün (m.155-156), depo emri için yedi gün (m.158/2), aleyhe kararda istinaf için iki hafta (m.164/2). İflas yolu takvimi aracımız süre hesabına yardımcı olur.
  3. İcrayı durdurun. Dayanak bir hakem kararıysa, iptal davasını gören bölge adliye mahkemesinden teminat karşılığında icranın durdurulmasını isteyin (HMK m.439/4).
  4. Bekletici mesele isteyin. İcra durdurma kararını iflas mahkemesine sunun ve iptal davasının sonucunun beklenmesini talep edin (HMK m.165).
  5. Mali gücü belgeleyin. Son finansal tabloları, nakit ve likidite durumunu, ödemelerin düzenli yapıldığını gösteren kayıtları dosyaya ekleyin.
  6. Muhafaza tedbirine hazırlıklı olun. Tedbir talebine karşı ölçülülük savunmasını hazırlayın; alacağın aktiflere oranını gösterin (m.159).
  7. KAP açıklamasını hazırlayın. Olguları, dosya numaralarını, iflas kararı bulunmadığını ve finansal büyüklüğü ölçülü bir dille açıklayın (SPKn m.15/1; II-15.1 m.5).
  8. Paydaşlarla iletişimi planlayın. İlan döneminde bankalar, tedarikçiler ve borçlanma aracı sahipleri bilgilendirilmelidir; şirketin devamında menfaati olan alacaklılar on beş gün içinde talebin reddini isteyebilir (m.158/1, m.178/2).
  9. Ödeme seçeneğini hesaplayın. Ödeme, ihtirazi kayıtla ödeme, depo ve teminatın maliyetini ve geri alma riskini yan yana koyun; yönetim kurulu kararını gerekçeli alın.

Sık Yapılan Hatalar

  • Davayı karar sanmak. İflas talepli dava açılması şirketin iflas ettiği anlamına gelmez; iflas, kararda gösterilen anda açılır (İİK m.165/1).
  • İptal davasının icrayı durdurduğunu düşünmek. HMK m.439/4 açıktır: iptal davası icrayı durdurmaz; durdurma teminat şartına bağlıdır.
  • Depo emrini itirazla karıştırmak. Takip yolunda depo emrine uyulmaması, itirazlar güçlü olsa bile iflas kararına yol açabilir (m.158/2).
  • Alacağın küçüklüğüne güvenmek. Kanun, iflas için alacağın şirket büyüklüğüne oranını şart olarak aramaz; oran yalnızca savunmayı destekler.
  • İlan dönemini hesaba katmamak. İflas talebi ilan edilir; diğer alacaklılar on beş gün içinde davaya müdahale ederek veya itiraz ederek talebin reddini isteyebilir (m.158/1, m.178/2). Bu dönem, paydaş iletişimi için de kritik bir penceredir.
  • KAP açıklamasını abartılı veya eksik yapmak. Kesin sonuç vaadi veya risk küçümseme, yanıltıcı açıklama tartışmasına kapı açar.
  • Kanun yolu sürelerini eski kurala göre hesaplamak. İflas davası kararlarına karşı istinaf ve temyiz süresi 1 Haziran 2024’ten beri ikişer haftadır (m.164/2).
  • Pay sahibinin davaya katılabileceğini sanmak. Müdahale hakkı alacaklılara aittir; pay sahibi şirket içi haklarını kullanır.

Önemli Kavramlar

İflas talepli dava
Alacaklının ticaret mahkemesinden borçlunun iflasına karar verilmesini istediği dava. Takip yolundan (İİK m.156) veya doğrudan (m.177) gelebilir.
İflas kararı
İflası açan mahkeme kararı. Kararda iflasın açılma anı gösterilir (İİK m.165/1).
Depo emri
Takipli iflasta itiraz ve def’iler yerinde görülmezse mahkemenin, borcun yedi gün içinde ödenmesini veya mahkeme veznesine yatırılmasını emretmesi (İİK m.158/2).
Doğrudan iflas
Önceden takip yapılmadan, kanunda sınırlı olarak sayılan hâllerde istenen iflas (İİK m.177).
İlama müstenit alacak
Bir mahkeme ilamına veya ilam niteliğindeki bir karara dayanan alacak. İcra emrine rağmen ödenmezse doğrudan iflas sebebidir (İİK m.177/4).
Hakem kararının iptali davası
Hakem kararına karşı tek başvuru yolu; tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde bir ay içinde açılır (HMK m.439/1, /4).
İcranın durdurulması (teminatla)
İptal davası sırasında hükmolunan para veya eşyanın değerini karşılayan teminat gösterilerek hakem kararının icrasının durdurulması (HMK m.439/4).
Bekletici mesele
Bir davanın sonucunun başka bir davanın veya idari işlemin sonucuna bağlı olması hâlinde mahkemenin o sonucu beklemesi (HMK m.165).
Muhafaza tedbiri
İflas talebi üzerine alacaklıların menfaati için mahkemenin aldığı tedbirler; defter tutma bunların en yaygınıdır (İİK m.159).
İflas masası
İflasın açıldığı anda müflisin haczi kabil bütün mallarının oluşturduğu ve alacaklılara tahsis edilen varlık bütünü (İİK m.184).
Kottan çıkarma
Payların borsada işlem görmesinin kalıcı olarak sona ermesi; iflas kararı başlıca sebeplerdendir. Paylar MKK kayıtlarında kalır.
Kaynak ve güncellik notu. Reeder dosyasına ilişkin bilgiler şirketin 28 Eylül 2026 tarihli KAP açıklamasını aktaran haberlere (ParaMedya, Investing.com, Rota Borsa, Hibya, Borsatek), Marka Yatırım Holding ve Yeşil GYO bilgileri ise 2026 yılında kamuya yansıyan KAP açıklamaları ile Borsa İstanbul duyurusunu aktaran haberlere dayanır. Mevzuat hükümleri yazının yayımlandığı 29 Eylül 2026 itibarıyla yürürlükteki metinlere göre anlatılmıştır. Davaların seyri değişebilir; güncel durum için şirketlerin KAP açıklamaları esas alınmalıdır. İcra ve iflas hukukunun bütün başlıkları için İcra ve İflas Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Reeder Teknoloji iflas etti mi?

Hayır. Şirketin 28 Eylül 2026 tarihli KAP açıklamasına göre Samsun 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde iflas talepli dava açılmıştır, ancak iflas talebinin kabulüne yönelik verilmiş bir karar yoktur. İflas, mahkemenin iflas kararıyla açılır (İİK m.165/1).

Reeder’a iflas davasını kim, neye dayanarak açtı?

Açıklamaya göre davayı, Reeder Robotik pay alım sözleşmesinden doğan uyuşmazlıktaki karşı taraf açtı ve 2 Temmuz 2026 tarihli Tahkim Kurulu kararına dayandı. Karşı tarafın kimliği ve alacak tutarı açıklamada yer almıyor.

Uyuşmazlık konusu alacak Reeder için ne kadar büyük?

Şirketin açıkladığı 30 Haziran 2026 konsolide tablolarına göre alacak, toplam aktiflerin yaklaşık %1,22’sine, toplam özkaynakların yaklaşık %1,59’una karşılık gelir.

İflas talepli dava açılması şirketin iflas ettiği anlamına mı gelir?

Hayır. Dava bir taleptir; mahkeme şartların oluştuğunu tespit ederse iflasa karar verir. Dava sürerken mahkeme yalnızca alacaklıların menfaatini korumak için muhafaza tedbirleri alabilir (İİK m.159).

Hakem kararı kesinleşmeden iflas istenebilir mi?

İstenebilir. İptal davası hakem kararının icrasını durdurmaz (HMK m.439/4) ve ilama dayalı alacakta doğrudan iflas için kararın kesinleşmesi aranmaz (İİK m.177/4). Borçlu teminat göstererek icrayı durdurabilir.

Hakem kararına karşı iptal davası icrayı durdurur mu?

Kendiliğinden durdurmaz. Taraflardan birinin talebi üzerine, hükmolunan para veya eşyanın değerini karşılayan teminat gösterilirse kararın icrası durdurulabilir (HMK m.439/4). İptal kararına karşı temyiz de icrayı durdurmaz (m.439/6).

İcra durdurulursa iflas davası ne olur?

Uygulamada icranın geri bırakılması kararı alınmışsa ticaret mahkemesinin ilamın kesinleşmesini bekletici mesele yapması gerektiği kabul edilir (İstanbul BAM 45. HD, 12.10.2022, 2022/398 E., 2022/1114 K.; HMK m.165).

Depo emri nedir, doğrudan iflasta da verilir mi?

Depo emri, takipli iflasta itirazlar yerinde görülmezse borcun yedi gün içinde ödenmesi veya mahkeme veznesine yatırılması emridir (İİK m.158/2). İlama dayalı doğrudan iflasta takipli iflastaki depo hükmü uygulanmaz.

Şirket borcu öderse iflas davası düşer mi?

İlama dayalı doğrudan iflas davasında ilam borcunun ödenmesi talebin dayanağını ortadan kaldırır; uygulamada dava konusuz kalır. Takipli iflasta yedi gün içinde ödeme veya depo yapılırsa iflas kararı verilmez (İİK m.158/2).

Ödenen para hakem kararı iptal edilirse geri alınabilir mi?

Mahkeme ilamları için İİK m.40 icranın eski hâle iadesini düzenler; hakem kararları için bu açıkça düzenlenmemiştir. Geri alma için genel hükümlere, özellikle sebepsiz zenginleşmeye (TBK m.77 vd.) başvurulması gerekebilir; karşı tarafın ödeme gücü ayrı bir risktir.

İflas davası hangi mahkemede açılır?

Borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılır; iflas davası için yetki sözleşmesi yapılamaz (İİK m.154). Reeder’ın sicildeki merkezi Samsun’dadır.

Diğer alacaklılar iflas davasına katılabilir mi?

Evet. İflas talebi ilan edilir ve diğer alacaklılar ilandan itibaren on beş gün içinde davaya müdahale ederek veya itiraz ederek talebin reddini isteyebilir (İİK m.158/1, m.178/2).

Pay sahibi iflas davasına katılabilir mi?

Pay sahibi sıfatıyla katılamaz; müdahale hakkı alacaklılara aittir. Pay sahibi genel kurulda bilgi alma ve özel denetim gibi şirket içi haklarını kullanabilir (TTK m.437-438).

İflas kararı verilirse hisselerime ne olur?

Anonim şirket iflasın açılmasıyla sona erer (TTK m.529/1-b), mallar iflas masasını oluşturur (İİK m.184) ve alacaklılara kanuni sıraya göre dağıtılır (m.206). Pay sahipleri ancak bütün alacaklılar ödendikten sonra kalan varsa pay alır; iflas kararı kottan çıkarma sebebidir.

İflas kararına karşı itiraz süresi ne kadar?

İflas davasında verilen kararlara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinafa, bölge adliye mahkemesi kararına karşı iki hafta içinde temyize başvurulabilir (İİK m.164/2). Kanun yolu, ilanı ve masanın oluşturulmasını durdurmaz (m.164/3).

Şirket iflas davasını KAP’ta açıklamak zorunda mı?

Yatırımcı kararlarını etkileyebilecek gelişmeler kamuya açıklanır (SPKn m.15/1); içsel bilgi ortaya çıktığında açıklanır, şartları varsa ertelenebilir (II-15.1 m.5-6). İflas talepli dava çoğu durumda bu niteliktedir.

Başka hangi borsa şirketleri 2026’da iflas süreciyle karşılaştı?

Kamuya yansıyan bilgilere göre Marka Yatırım Holding hakkındaki iflas talebi 7 Mayıs 2026’da reddedildi ve istinaf başvurusu Haziran 2026’da reddedildi. Yeşil GYO hakkında 5 Mart 2026’da iflas kararı verildi, paylar kottan çıkarıldı; Nisan 2026’da iflas kararı verilmesine yer olmadığına karar verildiği haberlere yansıdı.

Alacaklı olarak borsa şirketine karşı iflas yolunu seçmeli miyim?

İflas güçlü bir baskı aracıdır; ancak iflas kararı verilirse tahsil toplu tasfiyeye döner ve adi alacaklar sıranın son basamağında kalır (İİK m.206). İhtiyati haciz (m.257) veya teminatlı icra çoğu zaman daha güvenli bir tahsil yoludur.

Borsa şirketi, yönetici, pay sahibi veya alacaklı olarak iflas sürecinin bir tarafında mısınız?

Dosyanızın hangi kanaldan ilerlediğini, sürelerinizi ve atmanız gereken ilk adımları birlikte belirleyelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

İlgili Rehberler

Post by Av. Fatma Öztürk