Bireysel yatırımcı sözleşmelerinde tahkim şartına sık rastlanmaz; ancak kurumsal yatırımcıların çerçeve sözleşmelerinde ve kuruluşlar arasındaki hizmet sözleşmelerinde bulunabilir. Böyle bir şartın varlığı iki sonuç doğurur: mahkemede açılan dava tahkim itirazıyla usulden reddedilebilir ve dava şartı arabuluculuk hükümleri uygulanmaz. HMK m.413/1, tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değilse mahkemenin itirazı kabul ederek davayı usulden reddedeceğini düzenler. m.422/1 tahkim şartını asıl sözleşmeden bağımsız sayar; m.427/1 tahkim süresini bir yıl olarak belirler; m.439 ise hakem kararına karşı tek yolun bir ay içinde açılacak iptal davası olduğunu öngörür.
Sözleşmede tahkim şartı var mı?
Tahkim itirazı kabul edilirse dava usulden reddedilir. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppKısaca: Tahkim itirazı cevap dilekçesinde, iptal davası bir ay içinde
Tahkim itirazı kabul edilirse dava usulden reddedilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.413/1, tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılması hâlinde karşı tarafın tahkim ilk itirazında bulunabileceğini; tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değilse mahkemenin itirazı kabul ederek davayı usulden reddedeceğini düzenler.
Hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabilir. m.439/1, hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabileceğini ve bu davanın tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde görüleceğini belirtir.
Tahkim süresi bir yıldır. m.427/1, taraflar aksini kararlaştırmadıkça maddede gösterilen tarihten itibaren bir yıl içinde esas hakkında karar verileceğini düzenler.
Fon Dosyalarında Tahkim Nerede Karşımıza Çıkar?
Bireysel yatırımcı sözleşmelerinde tahkim şartına sık rastlanmaz. Buna karşılık kurumsal yatırımcıların taraf olduğu çerçeve sözleşmelerde ve kuruluşlar arasındaki hizmet sözleşmelerinde tahkim şartı bulunabilir. Yurt dışındaki alıcının altın veya mücevher bedelini ödememesi hâlinde uluslararası alacak tahsili, ihtiyati haciz ve yabancı kararın tenfizi için yurt dışındaki alıcı altın bedelini ödemedi rehberimize bakılabilir.
Böyle bir şartın varlığı iki sonuç doğurur. Birincisi, mahkemede açılan dava tahkim itirazıyla usulden reddedilebilir. İkincisi, dava şartı arabuluculuk hükümleri uygulanmaz.
Ayrıca kurucu ile saklayıcı veya aracı kuruluş arasındaki rücu ilişkisinde tahkim şartı bulunabilir; bu hâlde asıl dava mahkemede görülürken rücu uyuşmazlığı tahkime gider.
Bu yazı, yabancılık unsuru taşımayan iç tahkim rejimini ele alır.
Tahkim itirazının ilk itiraz niteliği dava şartları ve ilk itirazlar yazımızda ele alındı.
Uygulama Alanı ve Tahkime Elverişlilik
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.407, bu Kısımda yer alan hükümlerin; Milletlerarası Tahkim Kanununun tanımladığı anlamda yabancılık unsuru içermeyen ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği uyuşmazlıklar hakkında uygulanacağını düzenler.
Bu hüküm sınırı çizer: yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar ayrı bir kanuna tabidir.
Elverişlilik bakımından m.408, taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklardan veya iki tarafın iradelerine tabi olmayan işlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların tahkime elverişli olmadığını belirtir.
Bu hüküm fon dosyaları bakımından önem taşır: tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği para alacağına ilişkin uyuşmazlıklar kural olarak tahkime elverişlidir.
Buna karşılık kamu düzenine ilişkin ve tarafların iradelerine tabi olmayan konular tahkim dışında kalır.
Elverişsizlik ayrıca bir iptal sebebi oluşturur; bu husus aşağıda ele alınmaktadır.
Tahkim Sözleşmesi: m.412
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.412/1, tahkim sözleşmesinin; tarafların, sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı ya da bir kısmının çözümünün hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşma olduğunu düzenler.
Bu tanım geniştir: sözleşme dışı ilişkilerden doğan uyuşmazlıklar da tahkim sözleşmesine konu edilebilir.
Şekil bakımından m.412/2, tahkim sözleşmesinin taraflar arasındaki sözleşmenin bir şartı veya ayrı bir sözleşme şeklinde yapılabileceğini belirtir.
m.412/3, tahkim sözleşmesinin yazılı şekilde yapılacağını düzenler.
Aynı fıkra yazılı şekil şartının nasıl karşılanacağını ayrıntılı gösterir: tahkim sözleşmesinin taraflarca imzalanmış yazılı bir belgeye veya taraflar arasında teati edilen mektup, telgraf, teleks, faks gibi bir iletişim aracına veya elektronik ortama geçirilmiş olması yeterlidir.
Aynı fıkra dikkat çekici bir hâl daha öngörür: dava dilekçesinde yazılı bir tahkim sözleşmesinin varlığının iddia edilmesine davalının verdiği cevap dilekçesinde itiraz edilmemiş olması da yazılı şekil şartını karşılar.
Bu son cümle davalı bakımından bir risk doğurur: tahkim sözleşmesi iddiasına cevap dilekçesinde itiraz edilmemesi, sözleşmenin varlığının kabulü sonucunu doğurabilir.
Cevap dilekçesinin hazırlanması savunmaların karşılanması ve cevaba cevap dilekçesi yazımızda ele alındı.
Tahkim sözleşmesinin unsurları
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Konu | Sözleşme veya sözleşme dışı ilişkiden doğmuş ya da doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı veya bir kısmı | m.412/1 |
| Biçim | Sözleşmenin bir şartı veya ayrı bir sözleşme | m.412/2 |
| Şekil | Yazılı | m.412/3 |
| Yazılılığın karşılanması | İmzalı belge, teati edilen iletişim aracı, elektronik ortam ya da cevap dilekçesinde itiraz edilmemesi | m.412/3 |
| Elverişsiz konular | Taşınmaz üzerindeki ayni haklar ve iradelere tabi olmayan işler | m.408 |
| Bağımsızlık | Tahkim şartı, asıl sözleşmenin diğer hükümlerinden bağımsız değerlendirilir | m.422/1 |
Tahkim İtirazı ve Geçici Hukuki Korumalar
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.413/1, tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa karşı tarafın tahkim ilk itirazında bulunabileceğini düzenler.
Aynı fıkra sonucu gösterir: bu durumda tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değilse mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder.
Bu hükümde üç savunma imkânı yer alır: sözleşmenin hükümsüzlüğü, tesirsizliği veya uygulanmasının imkânsızlığı.
Tahkim itirazı ilk itiraz olduğundan yalnız cevap dilekçesinde ileri sürülebilir; aksi hâlde dinlenmez.
m.413/2, tahkim itirazının ileri sürülmesinin tahkim yargılamasına engel olmadığını belirtir.
Geçici hukuki korumalar bakımından m.414/1, aksi kararlaştırılmadıkça tahkim yargılaması sırasında hakem veya hakem kurulunun, taraflardan birinin talebi üzerine bir ihtiyati tedbirin alınmasına veya delil tespitine karar verebileceğini düzenler. Aynı fıkra, hakemin ihtiyati tedbir kararı vermeyi uygun bir teminat verilmesine bağlı kılabileceğini belirtir.
İcra bakımından m.414/2, mahkemenin; hakem veya hakem kurulunca verilen tedbir kararının, geçerli bir tahkim sözleşmesinin var olması kaydıyla taraflardan birinin talebi üzerine icra edilebilirliğine karar vereceğini düzenler.
Mahkemeye başvuru bakımından m.414/3, hakem veya hakem kurulunun ya da taraflarca görevlendirilecek bir başka kişinin zamanında veya etkin olarak hareket edemeyecek olduğu hâllerde taraflardan birinin ihtiyati tedbir veya delil tespiti için mahkemeye başvurabileceğini belirtir.
Aynı fıkra, bu hâller mevcut değilse mahkemeye başvurunun sadece hakem veya hakem kurulundan alınacak izne ya da tarafların bu konudaki yazılı sözleşmesine dayanılarak yapılabileceğini düzenler.
m.414/4, tahkim yargılaması öncesi veya sırasında mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının; aksine karar verilmedikçe, hakem kararının icra edilebilir hâle gelmesiyle ya da davanın hakem veya hakem kurulu tarafından reddedilmesi hâlinde kendiliğinden ortadan kalkacağını belirtir.
m.414/5, mahkemenin verdiği ihtiyati tedbir kararının hakem veya hakem kurulu tarafından değiştirilebileceğini veya ortadan kaldırılabileceğini düzenler.
İhtiyati tedbir rejimi ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir yazımızda ele alındı.
Hakemlerin Seçimi ve Sayısı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.415/1, tarafların hakemin sayısını belirlemekte serbest olduğunu; ancak bu sayının tek olması gerektiğini düzenler.
m.415/2, hakemlerin sayısı taraflarca kararlaştırılmamışsa üç hakem seçileceğini belirtir.
Seçim usulü bakımından m.416/1, tarafların hakem veya hakemlerin seçim usulünü kararlaştırmakta serbest olduklarını; taraflarca aksi kararlaştırılmamışsa maddede gösterilen usulün uygulanacağını düzenler.
(a) bendi, ancak gerçek kişilerin hakem seçilebileceğini belirtir.
(b) bendi, tek hakem seçilecekse ve taraflar hakem seçiminde anlaşamazlarsa hakemin, taraflardan birinin talebi üzerine mahkeme tarafından seçileceğini düzenler.
(c) bendi üç hakem hâlini düzenler: taraflardan her biri bir hakem seçer; bu şekilde seçilen iki hakem üçüncü hakemi belirler.
Aynı bent süre de öngörür: taraflardan biri, diğer tarafın bu yoldaki talebinin kendisine ulaşmasından itibaren bir ay içinde hakemini seçmezse veya tarafların seçtiği iki hakem seçilmelerinden sonraki bir ay içinde üçüncü hakemi belirlemezlerse, taraflardan birinin talebi üzerine mahkeme tarafından hakem seçimi yapılır.
Aynı bent, üçüncü hakemin başkan olarak görev yapacağını belirtir.
Açıklama yükümlülüğü bakımından m.417/1, kendisine hakemlik önerilen kimsenin bu görevi kabul etmeden önce tarafsızlık ve bağımsızlığından şüphe edilmeyi haklı gösteren durum ve koşulları açıklamak zorunda olduğunu düzenler.
Aynı fıkra, taraflar önceden bilgilendirilmemiş oldukları takdirde hakemin daha sonra ortaya çıkan durumları da gecikmeksizin taraflara bildireceğini belirtir.
Bu yükümlülük, hâkimin tarafsızlığına ilişkin rejimin tahkimdeki karşılığıdır; hâkimin reddi hâkimin yasaklılığı, reddi ve sorumluluğu yazımızda ele alındı.
Hakemin Reddi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.417/2, hakemin; taraflarca kararlaştırılan niteliklere sahip olmadığı, taraflarca kararlaştırılan tahkim usulünde öngörülen bir ret sebebi mevcut bulunduğu veya tarafsızlığından şüphe edilmeyi haklı gösteren durum ve koşullar gerçekleştiği takdirde reddedilebileceğini düzenler.
Aynı fıkra bir sınır getirir: taraflardan birisinin kendisinin atadığı veya atanmasına katıldığı hakemi reddetmesi, yalnızca hakemin atanma tarihinden sonra öğrenilen ret sebeplerine dayanılarak yapılabilir.
Usul bakımından m.418/1, tarafların hakemin reddi usulünü serbestçe kararlaştırabileceklerini belirtir.
Süre bakımından m.418/2, hakemi reddetmek isteyen tarafın; hakemin veya hakem kurulunun seçiminden ya da hakemin reddi talebinde bulunabileceği bir durumun ortaya çıktığını öğrendiği tarihten itibaren iki hafta içinde ret talebinde bulunabileceğini ve bu talebini karşı tarafa yazılı olarak bildireceğini düzenler.
Aynı fıkra, reddedilen hakemin kendiliğinden çekilmemesi veya diğer tarafın reddi kabul etmemesi hâlinde ret hakkında hakem kurulunca karar verileceğini belirtir.
Mahkemeye başvuru bakımından m.418/3, ret talebinin kabul edilmediğini öğrenen tarafın; bu tarihten itibaren karara karşı bir ay içinde mahkemeye başvurarak bu kararın kaldırılmasını ve hakem veya hakemlerin reddine ilişkin talep hakkında karar verilmesini isteyebileceğini düzenler.
m.418/4, seçilen hakemin veya hakem kurulunun tümünün ya da karar çoğunluğunu ortadan kaldıracak sayıda hakemin reddi için ancak mahkemeye başvurulabileceğini; mahkemenin bu fıkra uyarınca vereceği kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağını belirtir.
m.418/5, bu ret talebinin mahkemece kabulü hâlinde tahkimin sona ereceğini; ancak tahkim sözleşmesinde hakem veya hakemlerin isimleri belirlenmemişse yeniden hakem seçimi yoluna gidileceğini düzenler.
Sorumluluk bakımından m.419, taraflarca aksi kararlaştırılmamışsa tahkim yargılamasında görevi kabul eden hakemin; haklı bir neden olmaksızın görevini yerine getirmekten kaçındığı takdirde tarafların bu nedenle uğradığı zararı gidermekle yükümlü olduğunu belirtir.
Hakemin reddi
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Sebepler | Kararlaştırılan niteliklere sahip olmama, usulde öngörülen ret sebebi, tarafsızlıktan şüpheyi haklı gösteren durum | m.417/2 |
| Kendi seçtiği hakem | Yalnız atanma tarihinden sonra öğrenilen sebeplerle reddedilebilir | m.417/2 |
| Süre | Öğrenmeden itibaren iki hafta; karşı tarafa yazılı bildirim | m.418/2 |
| Karar mercii | Hakem kurulu; reddedilmezse bir ay içinde mahkemeye başvuru | m.418/2, m.418/3 |
| Kurulun tümü reddedilirse | Ancak mahkemeye başvurulur; karara karşı kanun yolu kapalı | m.418/4 |
| Kabul edilirse | Tahkim sona erer; isimler belirlenmemişse yeniden seçim | m.418/5 |
Hakemin Kendi Yetkisi Hakkında Karar Vermesi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.422/1, hakem veya hakem kurulunun; tahkim sözleşmesinin mevcut veya geçerli olup olmadığına ilişkin itirazlar da dâhil olmak üzere kendi yetkisi hakkında karar verebileceğini düzenler.
Aynı fıkra bir ayrılabilirlik kuralı koyar: bu karar verilirken, bir sözleşmede yer alan tahkim şartı sözleşmenin diğer hükümlerinden bağımsız olarak değerlendirilir.
Aynı fıkra sonucu gösterir: hakem veya hakem kurulunun asıl sözleşmenin hükümsüzlüğüne karar vermesi, tahkim sözleşmesinin kendiliğinden hükümsüzlüğü sonucunu doğurmaz.
Bu kural tahkimin temel ilkelerinden biridir: asıl sözleşmenin geçersizliği tahkim şartını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Süre bakımından m.422/2, hakem veya hakem kurulunun yetkisizliğine ilişkin itirazın en geç cevap dilekçesinde yapılacağını düzenler.
Aynı fıkra bir kaybı önler: tarafların hakemleri bizzat seçmiş veya hakem seçimine katılmış olmaları, hakem veya hakem kurulunun yetkisine itiraz etme haklarını ortadan kaldırmaz.
m.422/3, hakem veya hakem kurulunun yetkisini aştığına ilişkin itirazın derhâl ileri sürülmesi gerektiğini belirtir.
Yargılama, Süre ve Karar
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.427/1, taraflar aksini kararlaştırmadıkça; bir hakemin görev yapacağı davalarda hakemin seçildiği, birden çok hakemin görev yapacağı davalarda ise hakem kurulunun ilk toplantı tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde hakem veya hakem kurulunca esas hakkında karar verileceğini düzenler.
m.427/2, tahkim süresinin tarafların anlaşmasıyla; anlaşamamaları hâlinde ise taraflardan birinin başvurusu üzerine mahkemece uzatılabileceğini ve mahkemenin bu konudaki kararının kesin olduğunu belirtir.
Tahkim süresi içinde karar verilmemesi bir iptal sebebidir.
Dilekçeler bakımından m.428/1, taraflarca kararlaştırılan veya hakem tarafından belirlenecek süre içinde; davacının tahkim şartını veya sözleşmesiyle birlikte varsa esas sözleşme ile iddiasını dayandırdığı vakıaları ve talebini, davalının ise savunmasını ve dayandığı vakıaları dilekçeyle hakem veya hakem kuruluna sunacağını düzenler.
Değiştirme bakımından m.428/3, tarafların aksini kararlaştırmış olmadıkça tahkim yargılaması sırasında iddia veya savunmalarını değiştirebilecekleri veya genişletebileceklerini belirtir.
Aynı fıkra bir sınır koyar: hakem veya hakem kurulu, bu işlemin gecikerek yapılmış olduğunu veya diğer taraf için haksız bir şekilde büyük zorluk yarattığını ve diğer durum ve koşulları dikkate alarak böyle bir değişiklik veya genişletmeye izin vermeyebilir.
Aynı fıkra ayrıca, iddia veya savunmanın tahkim sözleşmesinin kapsamı dışına çıkacak şekilde değiştirilemeyeceğini öngörür.
Bu rejim, mahkeme yargılamasındaki iddianın genişletilmesi yasağından daha esnektir; o rejim ıslah ve talep artırımı yazımızda ele alındı.
Duruşma bakımından m.429/1, hakem veya hakem kurulunun; delillerin ikamesi, sözlü beyanlarda bulunulması veya bilirkişiden açıklama istenmesi gibi sebeplerle duruşma yapılmasına karar verebileceği gibi yargılamanın dosya üzerinden yürütülmesine de karar verebileceğini düzenler.
Aynı fıkra, taraflar aksini kararlaştırmadıkça hakem veya hakem kurulunun taraflardan birinin talebi üzerine yargılamanın uygun aşamasında duruşma yapılmasına karar vereceğini belirtir.
Kararın şekli bakımından m.436/1, hakem kararlarında gösterilecek hususları sayar.
Hakem kararının içeriği (HMK m.436/1)
| Bent | İçerik |
|---|---|
| (a) | Kararı veren hakem veya hakem kurulu üyelerinin ad ve soyadları |
| (b) | Tarafların ve varsa temsilcileri ile vekillerinin ad ve soyadları, unvanları ve adresleri |
| (c) | Kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi |
| (ç) | Bir sıra numarası altında açık ve kesin bir biçimde taraflara yüklenen hak ve borçlar ile yargılama giderleri |
| (d) | Karara karşı iptal davası açılabileceği ve süresi |
| (e) | Tahkim yeri ve kararın tarihi |
| (f) | Hakem veya hakem kurulu üyelerinin tamamı veya çoğunluğunun imzaları ve karara eklenmiş ise karşı oy yazısı |
m.436/2, aksi kararlaştırılmadıkça hakem veya hakem kurulunun kısmi kararlar verebileceğini düzenler.
Sona erme bakımından m.435/1, tahkim yargılamasının nihai hakem kararının verilmesi veya maddede sayılan hâllerden birinin gerçekleşmesi ile sona ereceğini belirtir. Bu hâller arasında davacının davasını geri alması, tarafların yargılamanın sona erdirilmesi konusunda anlaşması ve tahkim süresinin uzatılmasına ilişkin talebin mahkemece reddedilmesi yer alır.
İptal Davası: m.439
Hakem kararına karşı tek kanun yolu budur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.439/1, hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabileceğini; iptal davasının tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde açılacağını ve öncelikle ve ivedilikle görüleceğini düzenler.
m.439/2, maddede sayılan hâllerin tespiti hâlinde hakem kararlarının iptal edilebileceğini belirtir.
İptal sebepleri (HMK m.439/2)
| Bent | Sebep |
|---|---|
| (a) | Tahkim sözleşmesinin taraflarından birinin ehliyetsiz ya da tahkim sözleşmesinin geçersiz olduğu |
| (b) | Hakem veya hakem kurulunun seçiminde, sözleşmede belirlenen veya bu Kısımda öngörülen usule uyulmadığı |
| (c) | Kararın tahkim süresi içinde verilmediği |
| (ç) | Hakem veya hakem kurulunun hukuka aykırı olarak yetkili veya yetkisiz olduğuna karar verdiği |
| (d) | Tahkim sözleşmesi dışında kalan bir konuda karar verildiği, talebin tamamı hakkında karar verilmediği ya da yetkinin aşıldığı |
| (e) | Yargılamanın usul açısından sözleşmeye veya bu Kısma uygun yürütülmediği ve bunun kararın esasına etkili olduğu |
| (f) | Tarafların eşitliği ilkesi ve hukuki dinlenilme hakkına riayet edilmediği |
| (g) | Karara konu uyuşmazlığın Türk hukukuna göre tahkime elverişli olmadığı |
| (ğ) | Kararın kamu düzenine aykırı olduğu |
Bu listede dikkat çeken husus şudur: iptal sebepleri sınırlı sayıdadır ve esasa ilişkin hata bir iptal sebebi olarak sayılmamıştır.
Kısmi iptal bakımından m.439/3, tahkim sözleşmesi dışında kalan bir konuda karar verildiği iddiasıyla açılan iptal davasında; tahkim sözleşmesi kapsamında olan konuların kapsamda olmayanlardan ayrılması mümkün olduğu takdirde kararın sadece kapsam dışı bölümünün iptal edilebileceğini düzenler.
Süre bakımından m.439/4, iptal davasının bir ay içinde açılabileceğini; bu sürenin hakem kararının veya tavzih, düzeltme ya da tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağını belirtir.
Aynı fıkra icra bakımından da kural koyar: hakem kararına karşı iptal davası açılması kararın icrasını durdurmaz. Ancak taraflardan birinin talebi üzerine hükmolunan para veya eşyanın değerini karşılayacak bir teminat gösterilmek şartı ile kararın icrası durdurulabilir.
İnceleme bakımından m.439/5, iptal talebinin; davaya bakan bölge adliye mahkemesi aksine karar vermedikçe dosya üzerinden incelenerek karara bağlanacağını düzenler.
Temyiz bakımından m.439/6, iptal davası hakkında verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabileceğini; temyiz incelemesinin bu maddede yer alan iptal sebepleriyle sınırlı olarak öncelikle ve ivedilikle karara bağlanacağını ve temyizin kararın icrasını durdurmayacağını belirtir.
Kanun yolu rejimi fon davasında istinaf ve temyiz yazımızda ele alındı.
Yargılama Giderleri ve Yargılamanın İadesi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.442/1, hakem veya hakem kurulunun tarafların her birinden yargılama giderleri için gereken hâllerde avans yatırılmasını isteyebileceğini; aksi kararlaştırılmadıkça bu avansın taraflarca eşit miktarda ödeneceğini düzenler.
m.442/2 bir yaptırım öngörür: avans, hakem veya hakem kurulu kararında öngörülen süre içinde ödenmemişse hakem veya hakem kurulu yargılamayı durdurabilir. Yargılamanın durdurulduğunun taraflara bildirilmesinden itibaren bir ay içinde avans ödenirse yargılamaya devam olunur; aksi hâlde tahkim yargılaması sona erer.
m.442/3, hakem veya hakem kurulunun kararını verdikten sonra taraflara yatırılmış olan avansların harcama yerlerini ve miktarlarını gösterir bir belge vereceğini ve varsa kalan avansı ödeyene iade edeceğini belirtir.
Gider yükü bakımından m.442/4, taraflar aksini kararlaştırmadıkça yargılama giderlerinin haksız çıkan tarafa yükleneceğini; davada her iki taraf da kısmen haklı çıkarsa giderlerin haklılık durumuna göre taraflar arasında paylaştırılacağını düzenler.
Gider rejimi yargılama ve takip giderleri ile vekâlet ücreti yazımızda ele alındı.
Yargılamanın iadesi bakımından m.443/1, yargılamanın iadesine ilişkin hükümlerin niteliğine uygun düştüğü şekilde tahkime de uygulanacağını düzenler.
m.443/2, tahkimde yargılamanın iadesi sebeplerinden yalnız belirli bentlerin uygulanacağını ve yargılamanın iadesi davasının mahkemede görüleceğini belirtir.
m.443/3, yargılamanın iadesi talebinin kabulü hâlinde mahkemenin hakem kararını iptal edeceğini ve uyuşmazlığı yeniden bir karar verilebilmesi için yeni hakeme veya hakem kuruluna göndereceğini düzenler.
Yargılamanın iadesi rejimi yargılamanın iadesi yazımızda ele alındı.
Son olarak m.444, bu Kısımda düzenlenen konularda aksine hüküm bulunmadıkça bu Kanunun diğer hükümlerinin uygulanmayacağını belirtir.
Bu hüküm önemlidir: tahkim, kendi içinde kapalı bir rejimdir ve mahkeme yargılamasına ilişkin genel hükümler kural olarak uygulanmaz.
Fon Dosyasında Tahkim Değerlendirmesi
Tahkim şartıyla karşılaşıldığında
| Adım | Kontrol | Dayanak |
|---|---|---|
| 1 | Uyuşmazlık tahkime elverişli mi? | m.408 |
| 2 | Tahkim sözleşmesi yazılı şekil şartını karşılıyor mu? | m.412/3 |
| 3 | Uyuşmazlık tahkim sözleşmesinin kapsamında mı? | m.412/1 |
| 4 | Sözleşme hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız mı? | m.413/1 |
| 5 | Tahkim itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülecek mi? | m.413/1 |
| 6 | Geçici hukuki koruma hangi mercie sunulacak? | m.414 |
| 7 | Hakemin tarafsızlık açıklaması yapıldı mı? | m.417/1 |
| 8 | Tahkim süresi içinde karar verildi mi? | m.427/1, m.439/2-(c) |
Davacı bakımından tahkim şartının varlığı, dava açılmadan önce değerlendirilmelidir. Mahkemede açılan dava tahkim itirazıyla usulden reddedilirse zaman kaybı doğar.
Davalı bakımından ise tahkim itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi zorunludur. Ayrıca m.412/3 uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen tahkim sözleşmesi iddiasına cevap dilekçesinde itiraz edilmemesi yazılı şekil şartını karşılar.
Tahkim İtirazı İçeren Cevap Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki metin, tahkim şartının bulunduğu bir uyuşmazlıkta mahkemede açılan davaya karşı hazırlanmış çerçevedir.
[ ] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
DOSYA NO: [ ] Esas
DAVALI: [Unvan] — [Adres]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
DAVACI: [Unvan]
KONU: Cevap dilekçemiz ile tahkim ilk itirazımızın sunulmasıdır.
AÇIKLAMALAR
1. Dava dilekçesi müvekkile [tarih] tarihinde tebliğ edilmiş olup işbu cevap dilekçesi yasal süresi içinde sunulmaktadır.
2. Taraflar arasındaki [tarih] tarihli [sözleşme adı] ile işbu davaya konu uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözüleceği kararlaştırılmıştır. Anılan sözleşmenin [madde numarası] maddesi tahkim şartını içermekte olup sözleşme ektedir.
Tahkim itirazı — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.413
Anılan maddenin birinci fıkrası, tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa karşı tarafın tahkim ilk itirazında bulunabileceğini; tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değil ise mahkemenin tahkim itirazını kabul ederek davayı usulden reddedeceğini öngörmektedir. Taraflar arasındaki tahkim şartı geçerli olup uygulanması da mümkündür.
Tahkim sözleşmesinin geçerliliği — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.412
Anılan maddenin ikinci fıkrası, tahkim sözleşmesinin taraflar arasındaki sözleşmenin bir şartı veya ayrı bir sözleşme şeklinde yapılabileceğini; üçüncü fıkrası ise yazılı şekil şartının taraflarca imzalanmış yazılı bir belgeyle karşılanabileceğini öngörmektedir. Somut olayda tahkim şartı, taraflarca imzalanmış yazılı sözleşmenin bir hükmü olarak kararlaştırılmıştır.
Tahkime elverişlilik — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.408
Anılan madde, taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklardan veya iki tarafın iradelerine tabi olmayan işlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların tahkime elverişli olmadığını öngörmektedir. İşbu uyuşmazlık tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği bir alacak ilişkisinden doğmakta olup tahkime elverişlidir.
İlk itirazın ileri sürülme zamanı — Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.116 ve m.117
Anılan 116. maddenin birinci fıkrası, uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazını ilk itiraz saymakta; 117. maddenin birinci fıkrası ise ilk itirazların hepsinin cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerektiğini öngörmektedir. İşbu itiraz cevap dilekçemizde ileri sürülmektedir.
ESASA İLİŞKİN BEYANLARIMIZ
[Tahkim itirazımız kabul edilmediği takdirde ileri sürülmek üzere esasa ilişkin savunmalar hususlar hâlinde sıralanır.]
HUKUKİ SEBEPLER: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.116, m.117, m.407, m.408, m.412, m.413, m.422; 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Taraflar arasındaki [tarih] tarihli sözleşme; ticari defter ve kayıtlar; her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Tahkim ilk itirazımızın kabulü ile davanın usulden reddine,
2. Aksi hâlde davanın esastan reddine,
3. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini vekâleten talep ederiz.
Davalı Vekili
Av. [Ad Soyad] — [İmza]
Tahkim itirazı ilk itiraz olduğundan cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir; sonradan dinlenmez.
Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, tahkim itirazını cevap dilekçesinden sonra ileri sürmektir. HMK m.116/1-(b) bu itirazı ilk itiraz sayar; m.117/1 ise ilk itirazların cevap dilekçesinde ileri sürülmesini arar.
İkinci hata, tahkim sözleşmesi iddiasına cevap dilekçesinde itiraz etmemektir. m.412/3, bu hâlin yazılı şekil şartını karşılayacağını öngörür.
Üçüncü hata, asıl sözleşme geçersizse tahkim şartının da kendiliğinden düşeceğini sanmaktır. m.422/1, asıl sözleşmenin hükümsüzlüğüne karar verilmesinin tahkim sözleşmesinin kendiliğinden hükümsüzlüğü sonucunu doğurmayacağını belirtir.
Dördüncü hata, hakemin yetkisine itirazı geç ileri sürmektir. m.422/2, yetkisizlik itirazının en geç cevap dilekçesinde yapılacağını öngörür.
Beşinci hata, hakemi reddetme süresini kaçırmaktır. m.418/2, süreyi öğrenmeden itibaren iki hafta olarak belirler.
Altıncı hata, hakem kararına karşı istinaf veya temyize başvurmaya çalışmaktır. m.439/1, hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabileceğini öngörür.
Yedinci hata, iptal davası için öngörülen bir aylık süreyi kaçırmaktır. m.439/4, süreyi kararın veya tavzih, düzeltme ya da tamamlama kararının bildirildiği tarihten başlatır.
Sekizinci hata, iptal davasının esasa ilişkin hataları kapsadığını düşünmektir. m.439/2, iptal sebeplerini sınırlı olarak sayar ve esasa ilişkin hata bu sebepler arasında yer almaz.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu hükümler hangi tahkime uygulanır?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.407, bu Kısım hükümlerinin; Milletlerarası Tahkim Kanununun tanımladığı anlamda yabancılık unsuru içermeyen ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği uyuşmazlıklar hakkında uygulanacağını düzenler.
Hangi uyuşmazlıklar tahkime elverişli değildir?
HMK m.408, taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklardan veya iki tarafın iradelerine tabi olmayan işlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların tahkime elverişli olmadığını düzenler.
Tahkim sözleşmesi nasıl yapılır?
HMK m.412/2, tahkim sözleşmesinin taraflar arasındaki sözleşmenin bir şartı veya ayrı bir sözleşme şeklinde yapılabileceğini; m.412/3 ise yazılı şekilde yapılacağını düzenler.
Yazılı şekil şartı nasıl karşılanır?
HMK m.412/3, tahkim sözleşmesinin taraflarca imzalanmış yazılı bir belgeye veya taraflar arasında teati edilen mektup, telgraf, teleks, faks gibi bir iletişim aracına ya da elektronik ortama geçirilmiş olmasının yeterli olduğunu; dava dilekçesinde yazılı bir tahkim sözleşmesinin varlığının iddia edilmesine davalının cevap dilekçesinde itiraz etmemesinin de yeterli sayılacağını düzenler.
Tahkim şartına rağmen mahkemede dava açılırsa ne olur?
HMK m.413/1, karşı tarafın tahkim ilk itirazında bulunabileceğini; tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değilse mahkemenin itirazı kabul ederek davayı usulden reddedeceğini düzenler.
Tahkimde ihtiyati tedbir alınabilir mi?
HMK m.414/1, aksi kararlaştırılmadıkça hakem veya hakem kurulunun taraflardan birinin talebi üzerine ihtiyati tedbir alınmasına veya delil tespitine karar verebileceğini; m.414/2 ise mahkemenin bu kararın icra edilebilirliğine karar vereceğini düzenler.
Kaç hakem seçilir?
HMK m.415/1, tarafların hakem sayısını belirlemekte serbest olduğunu ancak bu sayının tek olması gerektiğini; m.415/2 ise sayı kararlaştırılmamışsa üç hakem seçileceğini düzenler.
Hakem seçiminde anlaşılamazsa ne olur?
HMK m.416/1-(b), tek hakem seçilecekse ve taraflar anlaşamazlarsa hakemin taraflardan birinin talebi üzerine mahkeme tarafından seçileceğini; (c) bendi ise üç hakem hâlinde süreler içinde seçim yapılmazsa mahkemece hakem seçimi yapılacağını düzenler.
Hakemin açıklama yükümlülüğü nedir?
HMK m.417/1, kendisine hakemlik önerilen kimsenin bu görevi kabul etmeden önce tarafsızlık ve bağımsızlığından şüphe edilmeyi haklı gösteren durum ve koşulları açıklamak zorunda olduğunu; sonradan ortaya çıkan durumları da gecikmeksizin bildireceğini düzenler.
Hakem ne kadar sürede reddedilebilir?
HMK m.418/2, hakemi reddetmek isteyen tarafın; hakemin seçiminden ya da ret talebinde bulunabileceği bir durumun ortaya çıktığını öğrendiği tarihten itibaren iki hafta içinde ret talebinde bulunabileceğini ve bunu karşı tarafa yazılı olarak bildireceğini düzenler.
Asıl sözleşme geçersizse tahkim şartı da düşer mi?
Hayır. HMK m.422/1, bir sözleşmede yer alan tahkim şartının sözleşmenin diğer hükümlerinden bağımsız değerlendirileceğini ve asıl sözleşmenin hükümsüzlüğüne karar verilmesinin tahkim sözleşmesinin kendiliğinden hükümsüzlüğü sonucunu doğurmayacağını düzenler.
Tahkim süresi ne kadardır?
HMK m.427/1, taraflar aksini kararlaştırmadıkça bir hakemin görev yapacağı davalarda hakemin seçildiği, birden çok hakemde ise kurulun ilk toplantı tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde esas hakkında karar verileceğini; m.427/2 ise sürenin taraflarca ya da mahkemece uzatılabileceğini düzenler.
Hakem kararına karşı hangi yola başvurulur?
HMK m.439/1, hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabileceğini ve bu davanın tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde öncelikle ve ivedilikle görüleceğini düzenler.
İptal davası ne kadar sürede açılır?
HMK m.439/4, iptal davasının bir ay içinde açılabileceğini; bu sürenin hakem kararının veya tavzih, düzeltme ya da tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağını düzenler.
Tahkimde yargılama giderleri kime yüklenir?
HMK m.442/4, taraflar aksini kararlaştırmadıkça yargılama giderlerinin haksız çıkan tarafa yükleneceğini; her iki taraf da kısmen haklı çıkarsa giderlerin haklılık durumuna göre paylaştırılacağını düzenler.
İlgili Rehberler
- Dava şartları ve ilk itirazlar
- Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk
- Hâkimin yasaklılığı, reddi ve sorumluluğu
- İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir
- Fon davasında istinaf ve temyiz
- Yargılamanın iadesi
- Yargılama ve takip giderleri ile vekâlet ücreti
- Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi
Hakem kararına karşı tek yol iptal davası
Süre, kararın bildirilmesinden itibaren bir aydır. Değerlendirme için: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Sözleşmenizde tahkim şartı var mı, birlikte inceleyelim. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik yargılama usulü alanındadır.
Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi · 12. Yargı Paketi rehberi · Tüm hukuk dalları


