21 Eylül 2026

Yurt Dışındaki Alıcı Altın veya Mücevher Bedelini Ödemedi: Uluslararası Alacak Tahsili, Yetki ve Tahkim, İhtiyati Haciz, Yabancı Kararın Tenfizi (MÖHUK 47, 50-55) ve Dava Dilekçesi

Yurt dışındaki bir alıcıya altın, mücevher veya değerli taş gönderen Türk ihracatçısı için bedelin ödenmemesi, çoğu zaman tek bir sevkiyatta milyonlarca liralık bir kayıp ve aynı anda kambiyo, vergi ve bankacılık yükümlülüklerinin devreye girmesi demektir. Bu dosyalarda sonucu belirleyen, ilk günlerde verilen kararlardır: alacağın hangi hukuka tabi olduğu, uyuşmazlığın hangi ülkenin mahkemesinde veya hangi tahkim merciinde görüleceği, alıcının malvarlığının nerede bulunduğu ve Türkiye’de ihtiyati tedbir ya da ihtiyati haciz yoluyla nelerin güvence altına alınabileceği. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 47. maddesine göre taraflar yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesini, yazılı delille ispat edilmek şartıyla kararlaştırabilir. Yabancı mahkemeden alınan bir kararın Türkiye’de icrası, m.50 uyarınca o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş olmasına ve Türk mahkemesinin tenfiz kararına bağlıdır; m.54’e göre tenfiz için karşılıklılık, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konu, kamu düzenine açık aykırılık bulunmaması ve savunma hakkına uyulmuş olması aranır. Tahkim yoluyla alınan kararlar ise Türkiye’nin ticari uyuşmazlıklarla sınırlı çekinceyle taraf olduğu 1958 tarihli New York Sözleşmesi ve MÖHUK hükümleri çerçevesinde tanınır. Yabancı para cinsinden alacakta TBK m.99 uyarınca, sözleşmede aynen ödeme kaydı yoksa alacaklı temerrüt hâlinde aynen ödeme veya vade ya da fiilî ödeme günündeki kur üzerinden Türk lirası isteyebilir. Bu rehber, altın ve mücevher ihracatında ödenmeyen bedelin tahsili için izlenecek yolları, süreleri, belgeleri ve stratejik tercihleri doğrulanmış mevzuat hükümleriyle anlatır.

Yurt dışındaki alıcınız altın, mücevher veya değerli taş bedelini ödemiyor, ödeme sürekli erteleniyor ya da alıcıyla iletişim mi kesildi?

Alacağın yurt içinde ve yurt dışında güvence altına alınması, sözleşmedeki hukuk seçimi ve yetki ya da tahkim şartının değerlendirilmesi, yabancı avukatlarla koordinasyon, yabancı mahkeme ve hakem kararlarının Türkiye’de tanınması ve tenfizi, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir, kambiyo ve vergi yükümlülüklerinin yönetimi süreçlerinde Hukukçular Evi uzman kadrosuyla yanınızdayız. Yurt dışında bulunan müvekkillerimizin dosyaları da vekâletname ile uzaktan yürütülebilir. Telefon: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp
Kısa cevap: İlk iş, sözleşmedeki hukuk seçimi, yetki ve tahkim şartını, ödeme şeklini ve alıcının malvarlığının nerede olduğunu tespit etmektir. Yabancı mahkemeye yetki tanınmışsa (MÖHUK m.47) dava orada açılır ve karar Türkiye’de tenfiz edilir (m.50-55). Tahkim kararları New York Sözleşmesiyle tanınır. Döviz alacağında temerrüt hâlinde aynen ödeme veya vade ya da fiilî ödeme günü kuru istenebilir (TBK m.99). Alıcının Türkiye’de malı veya alacağı varsa ihtiyati haciz değerlendirilir. Ayrıntı için 0554 648 37 15.

İlk 72 Saat: Dosyanın Kaderini Belirleyen Adımlar

Uluslararası bir altın veya mücevher satışında bedelin ödenmemesi çoğu zaman aniden değil, adım adım ortaya çıkar: önce ödeme birkaç gün ertelenir, sonra banka transferinin “yolda” olduğu söylenir, ardından alıcı malda ayıp veya eksik iddia etmeye başlar ve sonunda iletişim zayıflar. Bu aşamada kaybedilen her gün, alıcının malvarlığını başka bir ülkeye taşıması, malı satıp bedelini dağıtması veya şirketini tasfiye etmesi için zaman kazandırır. Bu nedenle ilk günlerde hukuki bir yol haritası çıkarılması, dosyanın sonucunu doğrudan etkiler. Altın ve mücevher ticaretinde yaptırım riski, banka transferinin durdurulması ve AB’nin Rus altını yasağı için altın ticaretinde uluslararası yaptırımlar rehberimize bakılabilir.

Yol haritasının ilk unsuru, belgelerin eksiksiz bir araya getirilmesidir: satış sözleşmesi veya proforma fatura ve sipariş yazışmaları, ticari fatura, gümrük beyannamesi, taşıma belgesi ve teslim kanıtı, ödeme koşulu ve varsa akreditif veya banka talimatları, alıcıyla yapılan bütün yazışmalar ve ödeme vaatleri. İkinci unsur, sözleşmedeki üç kilit hükmün tespitidir: uygulanacak hukuk, yetkili mahkeme veya tahkim ve ödeme şekli. Üçüncü unsur, alıcının malvarlığının haritasının çıkarılmasıdır: alıcının kendi ülkesindeki varlıkları, Türkiye’deki alacakları veya malları, üçüncü ülkelerdeki banka hesapları ve Türkiye’den yapmayı sürdürdüğü başka alımlar. Tahsilat stratejisi, bu haritaya göre kurulur.

İlk 72 saatte yapılacaklar

AdımAmaç
Sözleşme, fatura, beyanname, taşıma ve teslim belgelerinin toplanmasıAlacağın ve teslimin ispatı
Hukuk seçimi, yetki veya tahkim şartı, ödeme şeklinin tespitiHangi yolun izleneceğinin belirlenmesi
Alıcının malvarlığı haritasıDavanın ve güvencenin nerede isteneceği
Tacirler arası usule uygun ihtarTemerrüdün ve faiz başlangıcının belgelenmesi
Yazışmaların ve ödeme vaatlerinin korunmasıBorç ikrarı ve kötüniyetin ispatı
Kambiyo ve vergi takvimiİhracat bedeli ve KDV yükümlülüklerinin yönetimi
Alıcı ödeme için ek süre isterken yazılı bir borç ikrarı, ödeme planı veya tahsilat taahhüdü almaya çalışın; bu belgeler, ileride hangi ülkede dava açılırsa açılsın alacağın ispatını kolaylaştırır. Alıcıya karşı hukuki yola başvurulacağını söyleyen sert yazışmalar ise, güvence tedbirleri alınmadan önce malvarlığının kaçırılmasına yol açabileceğinden stratejik olarak zamanlanmalıdır.

Sözleşme Hangi Hukuka Tabi?

Uluslararası satışta uygulanacak hukuk, alacağın hangi şartlarla, hangi faizle ve hangi zamanaşımı içinde istenebileceğini belirler. MÖHUK’un sözleşmeden doğan borç ilişkilerine uygulanacak hukuku düzenleyen 24. maddesi, tarafların açıkça seçtikleri hukuku esas alır; taraflar hukuk seçimi yapmamışsa, sözleşmeyle en sıkı ilişkili hukuk uygulanır. Uygulamada birçok altın ve mücevher satışı yalnızca proforma fatura ve e-posta yazışmalarıyla yapıldığından hukuk seçimi bulunmaz; bu durumda satıcının Türkiye’deki işyeri, teslim şekli ve sözleşmenin yapıldığı çevre, uygulanacak hukukun belirlenmesinde önem kazanır.

Uluslararası mal satımında ayrıca 1980 tarihli Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması, yani Viyana Satım Sözleşmesi (CISG) dikkate alınmalıdır. Türkiye bakımından 1 Ağustos 2011’de yürürlüğe giren bu Sözleşme, işyerleri farklı âkit devletlerde bulunan taraflar arasındaki mal satımlarına kural olarak uygulanır; taraflar uygulanmasını açıkça dışlayabilir. Altın mücevher ve değerli taş satımları mal satımı niteliğinde olduğundan, alıcının ülkesi de Sözleşmeye tarafsa ve taraflar Sözleşmeyi dışlamamışsa, alıcının ödeme borcu, malı muayene ve ayıp bildirim yükümlülükleri ile satıcının hakları bu Sözleşmeye göre değerlendirilebilir. Yabancı unsurlu uyuşmazlıklarda uygulanacak hukuk ve yetki konusu yabancı unsurlu uyuşmazlıklarda uygulanacak hukuk ve yetki rehberimizde ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Dava Nerede Açılır? Yetki Anlaşması ve Tahkim Şartı

Alacak davasının yeri, sözleşmedeki yetki veya tahkim hükmüne göre belirlenir. MÖHUK m.47/1’e göre yer itibarıyla yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilir; anlaşma yazılı delille ispat edilmesi hâlinde geçerli olur ve dava ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması hâlinde yetkili Türk mahkemesinde görülür. Sözleşmede alıcının ülkesinin mahkemeleri yetkili kılınmışsa, Türk ihracatçı kural olarak davayı orada açmak zorundadır.

Sözleşmede bir tahkim şartı bulunması hâlinde uyuşmazlık, devlet mahkemesi yerine tahkim yoluyla çözülür. Uluslararası ticarette tahkimin önemli avantajı, hakem kararlarının New York Sözleşmesi sayesinde çok sayıda ülkede tanınabilmesidir. Yetki ya da tahkim hükmü bulunmuyorsa, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi iç hukuktaki yer itibarıyla yetki kurallarına göre belirlenir; ancak Türkiye’de alınacak bir kararın alıcının ülkesinde icrası, o ülkenin tanıma ve tenfiz kurallarına bağlıdır. Bu nedenle dava yeri seçilirken yalnızca kazanma ihtimali değil, kararın alıcının malvarlığının bulunduğu yerde icra edilebilirliği de değerlendirilmelidir. Tahkim şartının geçerliliği ve tahkim itirazı tahkim ve hakem kararı rehberimizde anlatılmıştır.

Sözleşme hükmüne göre dava yeri

SözleşmedeDava veya başvuru yeriKararın icrası
Yabancı mahkeme yetkili kılınmış (yazılı)O ülkenin mahkemesiAlıcının ülkesinde doğrudan; Türkiye’de tenfizle
Türk mahkemesi yetkili kılınmışTürk mahkemesiTürkiye’de doğrudan; alıcının ülkesinde o ülkenin tenfiz kurallarıyla
Tahkim şartı varKararlaştırılan tahkim merciîNew York Sözleşmesi üyesi ülkelerde tanıma ve tenfiz
Hiçbir hüküm yokİç hukuk yetki kurallarına göreAlıcının malvarlığının bulunduğu ülkenin kurallarına bağlı

Ödeme Şekline Göre Hukuki Durum

Altın ve mücevher ihracatında ödeme şekli, bedel ödenmediğinde ihracatçının elindeki araçları belirler. Peşin ödemede risk alıcıdadır ve bu yazının konusu olan sorun çoğu zaman ortaya çıkmaz. Akreditifli satışta ödeme yükümlülüğü, belgelerin akreditif şartlarına uygun sunulması hâlinde bankaya geçer; uluslararası uygulamada Milletlerarası Ticaret Odasının Belgeli Akreditifler için Yeknesak Kurallar ve Uygulaması (UCP 600) esas alınır ve uyuşmazlıklar çoğu zaman belgelerin uygunluğu üzerinden çıkar. Vesaik mukabili satışta belgeler alıcıya bedel ödendiğinde veya poliçe kabul edildiğinde teslim edilir; bu işlemler Milletlerarası Ticaret Odasının Tahsil Hakkında Yeknesak Kuralları (URC 522) çerçevesinde yürütülür. Mal mukabili veya açık hesap satışta ise mal teslim edilmiş, bedel sonradan ödenecektir; ihracatçının en korunmasız olduğu durum budur.

Mal teslim edilmeden bedel ödenmemişse, örneğin mal hâlâ gümrükte, bir serbest bölgede veya taşıyıcının elindeyse, malın teslimini durdurmak ve malı geri çekmek öncelikli seçenektir. Mal teslim edilmişse, alacak davası ve alıcının malvarlığına yönelik güvence tedbirleri gündeme gelir. Konsinye veya fuar kanalıyla gönderilen ve henüz kesin satışı yapılmamış ürünlerde ise mülkiyet ihracatçıda kalır ve ürünlerin iadesi istenebilir; bu kanal yurt dışı mücevher fuarı ve konsinye ihracat rehberimizde anlatılmıştır.

Ödeme şekli ve ihracatçının durumu

Ödeme şekliRiskBaşvurulacak yol
PeşinAlıcıdaSorun genellikle çıkmaz
Akreditif (UCP 600)Belgeler uygunsa bankadaBankaya karşı talep; belge uygunluğu
Vesaik mukabili (URC 522)Belgeler bedelle teslim edilirBelgelerin ve malın geri çekilmesi
Mal mukabili, açık hesapİhracatçıdaAlacak davası, güvence tedbirleri
KonsinyeMülkiyet ihracatçıdaÜrünlerin iadesi veya satış bedelinin istenmesi

Döviz Alacağı, Kur ve Faiz

Altın ve mücevher ihracatı çoğu zaman ABD doları veya avro cinsinden faturalandırılır; bazı sözleşmelerde ise bedel altın cinsinden belirlenir. Türk hukukunun uygulandığı hâllerde TBK m.99 belirleyicidir: konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir; ülke parası dışında bir para birimiyle ödeme kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç ödeme günündeki rayiç üzerinden Türk lirasıyla da ödenebilir. Yabancı para cinsinden belirlenmiş ve aynen ödeme kaydı bulunmayan borcun ödeme gününde ödenmemesi hâlinde alacaklı, alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Türk lirasıyla ödenmesini isteyebilir. Bu seçim hakkı, kurun yükseldiği dönemlerde ihracatçıyı korur.

Yabancı para alacaklarında faiz de ayrıca önem taşır. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi, yabancı para alacaklarında temerrüt faizi olarak devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına fiilen uyguladıkları en yüksek faiz oranını öngörür; sözleşmede daha yüksek bir faiz kararlaştırılmışsa sözleşme hükmü dikkate alınır. Alıcının ülkesinin hukuku uygulanıyorsa faiz o hukuka göre belirlenir. Türkiye’de yabancı para alacağı için icra takibinin usulü döviz alacağında icra takibi rehberimizde anlatılmıştır.

Döviz alacağında kur seçimi (Türk hukuku)

DurumAlacaklının hakkıDayanak
Sözleşmede aynen ödeme kaydı yok, vadede ödemeBorçlu ödeme günü kuru ile TL ödeyebilirTBK m.99/2
Aynen ödeme kaydı yok, temerrütAynen veya vade ya da fiilî ödeme günü kuru ile TLTBK m.99/3
Aynen ödeme kaydı varYalnızca kararlaştırılan para birimiTBK m.99
Temerrüt faiziDevlet bankalarının 1 yıllık döviz mevduatına uyguladığı en yüksek oran; sözleşme daha yüksekse sözleşme3095 s.K. m.4/a

Temerrüt İhtarı ve Delil Stratejisi

Alıcıyı temerrüde düşürmek, hem faizin başlangıcını belirlemek hem de sözleşmeden dönme veya tazminat haklarını kullanabilmek için gereklidir. Türk Ticaret Kanununun 18/3. maddesine göre tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe veya sözleşmeden dönmeye yönelik ihbar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemiyle yapılır. Yurt dışındaki bir alıcıya yapılacak ihtarda ise, uygulanacak hukukun öngördüğü şekil ve alıcının ülkesinde ispat edilebilirlik birlikte gözetilmelidir; uluslararası kurye ile gönderilen ve teslim kaydı alınan bir ihtar, e-posta ile birlikte kullanılabilir.

Delil stratejisinin merkezinde teslimin ispatı vardır. Alıcı, bedeli ödememek için çoğu zaman malın hiç teslim edilmediğini, eksik teslim edildiğini veya ayar ya da taş niteliğinin sözleşmeye uymadığını ileri sürer. Bu nedenle gümrük beyannamesi, çıkış kayıtları, taşıma belgesi, alıcı ülkede ithalat kaydı, teslim tutanağı ve malın ayar ile taş niteliğini gösteren raporlar, dosyanın temel belgeleridir. Ürünün ihracat anındaki ayar ve gram tespitinin belgelenmiş olması, ayıp iddialarına karşı en güçlü savunmadır.

Türkiye’de Güvence: İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tedbir

Alıcının Türkiye’de malı, alacağı veya banka hesabı varsa, alacağın Türkiye’de güvence altına alınması mümkündür. İcra ve İflas Kanununun 257. maddesine göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun mallarının ihtiyaten haczettirilmesini isteyebilir; vadesi gelmemiş borçlarda ise borçlunun belli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya kaçma, mallarını kaçırma hazırlığında bulunması gibi hâllerde ihtiyati haciz istenebilir. Yurt dışında yerleşik bir alıcının Türkiye’de belli bir yerleşim yerinin bulunmaması, bu bakımdan önemli bir unsurdur. Alıcının Türkiye’deki bir tedarikçiden olan alacakları, Türkiye’de tuttuğu altın veya emanetleri ya da Türkiye’deki bir bankadaki hesapları ihtiyati haczin konusu olabilir.

Mal henüz teslim edilmemişse veya bir aracı kuruluşun elindeyse, malın alıcıya teslimini durdurmak için HMK m.389 uyarınca ihtiyati tedbir istenebilir. İhtiyati haciz ve tedbir taleplerinde mahkeme, kural olarak teminat ister; bu teminatın tutarı ve niteliği, dosyanın finansal planlamasında hesaba katılmalıdır. İhtiyati hacizde dava veya takip süreleri de kaçırılmamalıdır. İhtiyati haciz ve tedbirin şartları ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir rehberimizde ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Türkiye’de güvence yolları

DurumYolDayanak
Vadesi gelmiş, rehinsiz para alacağıİhtiyati hacizİİK m.257
Vadesi gelmemiş; borçlunun belli yerleşim yeri yokİhtiyati hacizİİK m.257
Mal henüz teslim edilmemişTeslimin durdurulması için ihtiyati tedbirHMK m.389
Alıcının Türkiye’deki alacakları, hesaplarıHaciz ihbarnamesi ve ihtiyati hacizİİK m.257 vd.

Yabancı Mahkeme Kararının Türkiye’de Tenfizi

Dava yurt dışında açılıp kazanılmış, ancak alıcının malvarlığı Türkiye’de ise veya alıcı Türkiye’de iş yapmayı sürdürüyorsa, yabancı kararın Türkiye’de tenfizi gerekir. MÖHUK m.50’ye göre yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. m.51’e göre tenfiz kararları hakkında görevli mahkeme asliye mahkemesidir; tenfiz, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer mahkemesinden, Türkiye’de yerleşim yeri veya sakin olduğu yer yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinden istenebilir.

Tenfizin asli şartları m.54’te sayılmıştır: Türkiye ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması; ilamın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itirazı hâlinde, dava konusu ya da taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmemiş olması; hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması ve kendisine karşı tenfiz istenen kişinin o yer kanunlarına göre usulüne uygun çağrılmış ve temsil edilmiş olması. m.55/2 uyarınca karşı taraf ancak tenfiz şartlarının bulunmadığını veya ilamın kısmen ya da tamamen yerine getirildiğini yahut yerine getirilmesine engel bir sebep ortaya çıktığını ileri sürerek itiraz edebilir. m.58 ise yabancı ilamların kesin hüküm veya kesin delil olarak tanınmasında karşılıklılık şartını aramaz. Tenfiz davasının ayrıntıları yabancı mahkeme ve hakem kararlarının tanınması ve tenfizi rehberimizde yer almaktadır.

Tenfizin şartları

ŞartİçerikDayanak
Kesinleşmiş ilamO devlet kanunlarına göre kesinleşmeMÖHUK m.50
Görevli ve yetkili mahkemeAsliye; karşı tarafın yerleşim yeri, yoksa Ankara, İstanbul, İzmirMÖHUK m.51
KarşılıklılıkAnlaşma, kanun hükmü veya fiilî uygulamaMÖHUK m.54/a
YetkiMünhasır yetki dışı; gerçek ilişkisiz yetki olmamasıMÖHUK m.54/b
Kamu düzeniAçıkça aykırı olmamaMÖHUK m.54/c
Savunma hakkıUsulüne uygun çağrılma ve temsilMÖHUK m.54/ç
İtiraz sebepleriSınırlıMÖHUK m.55/2
TanımaKarşılıklılık aranmazMÖHUK m.58

Tahkim Kararları ve New York Sözleşmesi

Uluslararası altın ve mücevher ticaretinde tahkim, alacaklı açısından çoğu zaman en etkili yoldur. Türkiye, 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkında New York Sözleşmesine taraftır ve Sözleşmeyi, tahkim kararına esas uyuşmazlığın ticari mahiyette olması hâlinde uygulayacağı yönünde çekinceyle kabul etmiştir; altın ve mücevher satımından doğan uyuşmazlıklar bu kapsamdadır. Yabancı hakem kararlarının Türkiye’de tenfizi MÖHUK’ta ayrıca düzenlenmiştir ve m.60/2’ye göre bu davalarda da görevli mahkeme asliye mahkemesidir.

Tahkimin avantajı, kararın alıcının malvarlığının bulunduğu birçok ülkede görece öngörülebilir kurallarla tanınabilmesidir; dezavantajı ise tahkim masraflarının, özellikle kurumsal tahkimde, dava değerine göre yüksek olabilmesidir. Sözleşmede tahkim şartı varsa ve alacaklı devlet mahkemesinde dava açarsa, karşı taraf tahkim itirazında bulunabilir; bu nedenle tahkim şartı bulunan bir dosyada devlet mahkemesine gitmek, zaman kaybına yol açabilir. Hangi tahkim merciinin, hangi kurallarla ve hangi dilde yetkili olduğu, şartın metnine göre dikkatle belirlenmelidir.

Yurt Dışında Takip: Yabancı Avukat ve Koordinasyon

Alıcının malvarlığı yalnızca kendi ülkesindeyse ve sözleşme o ülkenin mahkemelerini yetkili kılıyorsa, dava orada açılır ve yerel avukatla çalışmak zorunlu hâle gelir. Bu durumda Türk avukatın rolü ortadan kalkmaz; aksine dosyanın Türkiye ayağı, yani belgelerin toplanması, Türk hukukuna göre değerlendirme, kambiyo ve vergi yükümlülüklerinin yönetimi, Türkiye’deki güvence tedbirleri ve ileride kararın Türkiye’de tenfizi, Türk avukatla yürütülür ve yabancı avukatla koordinasyon sağlanır. Bu koordinasyon, dosyada tutarsız beyanların ve maliyet artışının önlenmesi için önemlidir.

Yurt dışında yaşayan veya sık seyahat eden işletme sahipleri için dosyanın vekâletname ile uzaktan yürütülmesi mümkündür. Yurt dışında düzenlenen vekâletnamenin Türkiye’de kullanılabilmesi için Türk konsolosluğunda düzenlenmesi veya ilgili ülkenin makamlarınca düzenlenip usulüne uygun onaylanması gerekir; ayrıntılar yurt dışından vekâletname rehberimizde anlatılmıştır.

Kambiyo ve Vergi Yükümlülükleri: Bedel Gelmeyince Ne Olur?

Altın ve mücevher ihracatında bedelin tahsil edilememesi yalnızca ticari bir kayıp değildir; ihracatçının kambiyo mevzuatı kapsamındaki bedeli yurda getirme yükümlülüğü ve KDV istisnası ile iadesi de bu durumdan etkilenir. İhracat bedelinin süresi içinde yurda getirilememesi hâlinde, bunun alıcının ödememesinden kaynaklandığının belgelenmesi ve ilgili mevzuatta öngörülen bildirim ve belgeleme işlemlerinin yapılması gerekir; bu belgelerin başında, alacağın tahsili için başlatılan hukuki süreçlere ilişkin belgeler gelir. İhracat bedellerinin yurda getirilmesi ve mahsup kuralları ihracat bedellerinin yurda getirilmesi, kambiyo mevzuatına aykırılıkta uygulanan idari para cezaları 1567 sayılı Kanun kapsamında idari para cezaları rehberlerimizde anlatılmıştır.

KDV bakımından ihracat teslimi, bedelin tahsil edilip edilmemesinden bağımsız olarak malın yurt dışındaki alıcıya teslimi ve gümrük bölgesinden çıkışıyla gerçekleşir; ancak iade süreçlerinde tahsilat kayıtları da incelendiğinden, bedelin tahsil edilememesinin nedenlerinin belgelenmesi önem taşır. Mücevher ihracatında KDV iadesi süreci mücevher ihracatında KDV iadesi rehberimizde yer almaktadır.

Alacağın tahsili için başlattığınız her hukuki adımın, yani ihtarların, yabancı avukat yazışmalarının, dava dilekçelerinin ve tahkim başvurusunun bir örneğini ayrı bir dosyada saklayın. Bu belgeler, yalnızca alacak davasında değil, bedelin yurda getirilememesinin açıklanmasında ve vergi incelemelerinde de kullanılacaktır.

Alıcı Baştan Dolandırıcıysa: Ceza Yolu

Bazı dosyalarda ödememe, ticari bir anlaşmazlık değil, baştan planlanmış bir dolandırıcılığın sonucudur: gerçek olmayan bir şirket adına sipariş verilmesi, sahte banka belgeleri veya ödeme dekontları gönderilmesi, malın teslim alınmasından sonra şirketin ortadan kaybolması. TCK m.157’ye göre hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun zararına yarar sağlayan kişi dolandırıcılık suçunu işler; m.158/1-f uyarınca suçun bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi nitelikli hâldir. Ceza yolu, özellikle failin Türkiye ile bağlantısı bulunduğunda veya Türkiye’de malvarlığı olduğunda etkili olabilir; soruşturmada malvarlığına el konulması, alacağın tahsiline de katkı sağlayabilir. Ancak ceza yolu, hukuk yolunun yerine geçmez ve ikisinin birlikte planlanması gerekir. Dolandırıcılık türleri kuyumcu dolandırıldı rehberimizde anlatılmıştır. Yurt dışından külçe altın, altın tozu veya elmas için ön ödeme yapılıp malın gelmemesi ya da sahte çıkması hâlinde Türk yargı yetkisi ve izlenecek yol için uluslararası altın tedarik dolandırıcılığı rehberimize bakılabilir.

Gelecek Sevkiyatlar İçin Sözleşme Güvenceleri

Bir alacak dosyası, çoğu zaman sözleşmedeki eksikliklerin sonucudur. Altın ve mücevher ihracatında sözleşmede bulunması gereken temel hükümler; uygulanacak hukukun ve Viyana Satım Sözleşmesinin uygulanıp uygulanmayacağının açıkça belirlenmesi, uyuşmazlık çözüm yolunun, yani yetkili mahkemenin veya tahkim merciinin, dilinin ve yerinin belirlenmesi, ödeme şeklinin ve güvencenin, örneğin akreditif veya banka teminatının düzenlenmesi, mülkiyetin bedel ödenene kadar satıcıda kalacağına ilişkin kaydın alıcının ülkesinin hukukunda geçerli olacak şekilde kurulması, teslim şeklinin ve hasarın geçiş anının belirlenmesi ile ayıp bildirim süresinin ve muayene usulünün düzenlenmesidir.

Özellikle yeni bir alıcıyla yapılan ilk işlemlerde açık hesap satışından kaçınılması, bedelin önemli bir kısmının peşin alınması veya akreditif kullanılması, ihracat kredi sigortası imkânlarının değerlendirilmesi ve alıcının ticari sicil ve mali durumunun araştırılması, sonradan açılacak dosyaların önüne geçer. Menşe ve dolaşım belgelerine ilişkin taahhütler de sözleşmede açıkça düzenlenmelidir; bu konu kuyum ihracatında menşe rehberimizde anlatılmıştır.

Sözleşmede bulunması gereken hükümler

HükümAmaç
Uygulanacak hukuk ve CISG tercihiHakların öngörülebilirliği
Yetkili mahkeme veya tahkim (yer, dil, kurallar)Kararın icra edilebilir olması
Ödeme şekli ve güvence (akreditif, teminat)Tahsil riskinin azaltılması
Mülkiyeti saklı tutma kaydıBedel ödenmezse malın geri istenebilmesi
Teslim şekli ve hasarın geçişiKayıp ve hasarda sorumluluk
Muayene ve ayıp bildirim süresiÖdememe bahanesi olarak ayıp iddiasının sınırlanması
Ayar ve taş niteliğinin tespit usulüNitelik uyuşmazlığının önlenmesi

Dava Dilekçesi Örneği: Yabancı Mahkeme Kararının Tenfizi

Aşağıdaki örnek, Türk bir kuyum ihracatçısının, sözleşmede yetkili kılınan yabancı bir mahkemede alıcıya karşı açtığı alacak davasını kazandığı, kararın kesinleştiği ve alıcı şirketin Türkiye’de bir şubesi ve alacakları bulunduğu için kararın Türkiye’de tenfizinin istendiği bir olay için hazırlanmıştır. Olay ve talepler somut dosyaya göre uyarlanmalıdır.

İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE

DAVACI: … Kuyum İhracat Anonim Şirketi, adres: …, vergi no: …

VEKİLİ: Av. Ad Soyad, adres

DAVALI: … Jewellery Trading LLC, … Devleti, … adresinde yerleşik; Türkiye şubesi: …

DAVA KONUSU: … Devleti … Mahkemesinin …/…/2025 tarihli ve … sayılı kesinleşmiş kararının tenfizi talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. Müvekkil şirket, davalıya …/…/2024 tarihli satış sözleşmesiyle 22 ayar altın mücevherat satmış, ürünler … sayılı gümrük beyannameleriyle ihraç edilerek davalıya teslim edilmiştir. Sözleşmede uyuşmazlıkların … Devleti … mahkemelerinde çözüleceği yazılı olarak kararlaştırılmıştır.

2. Davalı, teslim aldığı ürünlerin bedeli olan … ABD dolarını ödememiş, müvekkil bunun üzerine sözleşmede yetkili kılınan mahkemede alacak davası açmıştır. Mahkeme …/…/2025 tarihli kararıyla … ABD dolarının faiziyle davalıdan tahsiline hükmetmiş, karar kanun yollarına başvurulmaksızın kesinleşmiştir. Kararın aslı, kesinleşme şerhi ve yeminli tercümeleri ektedir.

3. 5718 sayılı MÖHUK m.50 uyarınca yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş ilamların Türkiye’de icrası tenfiz kararına bağlıdır. Tenfizi istenen karar, ticari bir alacak davasında verilmiş ve kesinleşmiştir.

4. MÖHUK m.51 uyarınca görevli mahkeme asliye mahkemesidir. Davalının Türkiye’deki şubesinin bulunduğu yer mahkemeniz yargı çevresindedir; uyuşmazlık iki tacir arasındaki mal satımından doğduğundan dava ticari nitelikte olup mahkemeniz görevli ve yetkilidir.

5. MÖHUK m.54/a bakımından Türkiye ile … Devleti arasında Türk mahkemelerinden verilen ilamların tenfizini mümkün kılan fiilî uygulama bulunmaktadır; bu uygulamayı gösteren … Devleti mahkeme kararları ve bu konuda Adalet Bakanlığından alınacak bilgi dosyaya sunulacaktır.

6. MÖHUK m.54/b bakımından karar, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmemiştir. Kararı veren mahkeme, tarafların yazılı yetki anlaşmasıyla ve davalının yerleşim yeri olması nedeniyle uyuşmazlıkla gerçek bir ilişki içindedir. Davalı bu yetkiye yabancı yargılamada da itiraz etmemiştir.

7. MÖHUK m.54/c bakımından hüküm, teslim edilen malın bedelinin ödenmesine ilişkin olup Türk kamu düzenine açıkça aykırı bir yönü bulunmamaktadır.

8. MÖHUK m.54/ç bakımından davalı yabancı yargılamaya usulüne uygun olarak çağrılmış, vekiliyle temsil edilmiş ve savunmasını sunmuştur; yargılama tutanakları ektedir. Bu nedenle savunma hakkının ihlal edildiğinden söz edilemez.

9. Karar hiçbir şekilde yerine getirilmemiştir. Davalının Türkiye’deki şubesi faaliyetini sürdürmekte ve Türkiye’deki tedarikçilerden alacakları bulunmaktadır; kararın Türkiye’de icra edilebilmesi için tenfizine karar verilmesi gerekmektedir.

HUKUKİ SEBEPLER

5718 sayılı MÖHUK m.50, 51, 52, 53, 54, 55 ve ilgili mevzuat.

DELİLLER

Yabancı mahkeme kararının aslı ve kesinleşme şerhi ile onaylı tercümeleri, satış sözleşmesi, faturalar, gümrük beyannameleri, teslim belgeleri, yabancı yargılama tutanakları, karşılıklılığa ilişkin belgeler ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM

Açıklanan nedenlerle … Devleti … Mahkemesinin …/…/2025 tarihli ve … sayılı kesinleşmiş kararının tenfizine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.

Tarih, vekil ad soyad, imza

Ekler: Vekâletname, yabancı karar ve kesinleşme şerhi ile tercümeleri, sözleşme, faturalar, beyannameler, teslim belgeleri, tutanaklar

Avukatınıza Getirmeniz Gereken Dosya

Uluslararası bir alacak dosyasının hızlı ve etkili yürütülebilmesi, ilk görüşmede eksiksiz bir belge setiyle başlamasına bağlıdır. Aşağıdaki liste, altın ve mücevher ihracatında ödenmeyen bedel dosyalarında ihtiyaç duyulan temel belgeleri gösterir; belgelerin aslına ulaşılamıyorsa elektronik kopyaları da ilk aşamada yeterlidir.

Dosya kontrol listesi

BelgeNeyi kanıtlar
Satış sözleşmesi, proforma, sipariş yazışmalarıBorcun kaynağı, hukuk seçimi, yetki veya tahkim
Ticari fatura ve gümrük beyannamesiSatışın ve ihracatın gerçekleşmesi
Taşıma belgesi, teslim tutanağı, alıcı ülke ithalat kaydıTeslimin ispatı
Ayar ve taş raporları, ihracat muayene kayıtlarıAyıp iddialarına karşı savunma
Akreditif, tahsil talimatı veya banka yazışmalarıÖdeme şekli ve bankanın rolü
Alıcıyla bütün yazışmalar, ödeme vaatleriBorç ikrarı, temerrüt, kötüniyet
Alıcının şirket bilgileri ve bilinen malvarlığıDava ve güvence yerinin seçimi
Kambiyo ve KDV kayıtlarıBedel getirme ve iade yükümlülüklerinin yönetimi

Transit ticaret kapsamında Türkiye’ye getirilmeden yapılan altın satışlarında alacak tahsili ayrıca kambiyo ve vergi boyutları taşır; bu konu transit altın ticareti rehberimizde yer almaktadır. Altın ve kuyumdaki bütün gümrük ve vergi uyuşmazlıkları ise altın ve kuyumda gümrük ve vergi davaları rehberimizde bir aradadır. Dosyanız için 0554 648 37 15 numaralı hattan bize ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Yurt dışındaki alıcı altın bedelini ödemiyor. İlk olarak ne yapmalıyım?

Sözleşmedeki hukuk seçimi, yetki veya tahkim şartı ve ödeme şeklini tespit edin; teslim ve alacak belgelerini toplayın; alıcının malvarlığının nerede olduğunu araştırın ve usulüne uygun bir temerrüt ihtarı gönderin. Güvence tedbirleri alınmadan önce alıcıyı uyaracak adımlar stratejik olarak zamanlanmalıdır.

Hangi ülkede dava açmam gerekir?

Sözleşmede yazılı bir yetki anlaşması varsa MÖHUK m.47 uyarınca kural olarak o ülke mahkemesinde; tahkim şartı varsa kararlaştırılan tahkim merciinde. Hüküm yoksa Türk mahkemelerinin yetkisi iç hukuk kurallarına göre belirlenir; kararın alıcının malvarlığının bulunduğu yerde icra edilebilirliği de değerlendirilmelidir.

Sözleşmede hukuk seçimi yoksa hangi hukuk uygulanır?

MÖHUK m.24 uyarınca taraflar hukuk seçimi yapmamışsa sözleşmeyle en sıkı ilişkili hukuk uygulanır. Taraflar farklı âkit devletlerde ise ve dışlanmamışsa Viyana Satım Sözleşmesi (CISG) de uygulanabilir.

Viyana Satım Sözleşmesi Türkiye’de geçerli mi?

Evet. Türkiye bakımından 1 Ağustos 2011’de yürürlüğe girmiştir; işyerleri farklı âkit devletlerde bulunan taraflar arasındaki mal satımlarına kural olarak uygulanır ve taraflar uygulanmasını dışlayabilir.

Dolar cinsinden alacağımı TL olarak isteyebilir miyim?

Türk hukuku uygulanıyorsa ve sözleşmede aynen ödeme kaydı yoksa TBK m.99 uyarınca temerrüt hâlinde alacağınızın aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki kur üzerinden Türk lirası olarak ödenmesini isteyebilirsiniz.

Döviz alacağında faiz nasıl işler?

3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının o yabancı parayla açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına fiilen uyguladıkları en yüksek faiz oranı; sözleşmede daha yüksek oran kararlaştırılmışsa sözleşme uygulanır.

Alıcının Türkiye’de malına haciz koyabilir miyim?

Vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş para alacağı için İİK m.257 uyarınca ihtiyati haciz istenebilir; vadesi gelmemiş alacakta borçlunun belli bir yerleşim yerinin bulunmaması gibi şartlar aranır. Mahkeme kural olarak teminat ister.

Yabancı mahkemeden aldığım kararı Türkiye’de nasıl uygularım?

MÖHUK m.50 uyarınca kesinleşmiş kararın Türkiye’de icrası için asliye mahkemesinde tenfiz davası açılır; m.54’teki karşılıklılık, yetki, kamu düzeni ve savunma hakkı şartları incelenir.

Tenfiz davası nerede açılır?

MÖHUK m.51 uyarınca karşı tarafın Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer mahkemesinde; Türkiye’de yerleşim yeri veya sakin olduğu yer yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde.

Karşı taraf tenfize hangi sebeplerle itiraz edebilir?

MÖHUK m.55/2 uyarınca ancak tenfiz şartlarının bulunmadığını veya ilamın kısmen ya da tamamen yerine getirildiğini yahut yerine getirilmesine engel bir sebep ortaya çıktığını ileri sürerek.

Hakem kararı Türkiye’de tenfiz edilebilir mi?

Evet. Türkiye, ticari uyuşmazlıklarla sınırlı çekinceyle New York Sözleşmesine taraftır; yabancı hakem kararlarının tenfizinde MÖHUK m.60/2 uyarınca görevli mahkeme asliye mahkemesidir.

Tacirler arasında ihtar nasıl yapılmalı?

TTK m.18/3 uyarınca temerrüde düşürme, fesih veya dönme ihtarları noter, taahhütlü mektup, telgraf veya güvenli elektronik imzalı kayıtlı elektronik posta ile yapılır; yurt dışındaki alıcı için uygulanacak hukukun öngördüğü şekil de gözetilmelidir.

Bedel gelmezse kambiyo yükümlülüğüm ne olur?

İhracat bedelinin getirilememesinin alıcının ödememesinden kaynaklandığının belgelenmesi ve mevzuattaki bildirim ve belgeleme işlemlerinin yapılması gerekir; tahsil için başlatılan hukuki süreçlerin belgeleri bu açıdan önemlidir.

Alıcı baştan dolandırıcıysa ne yapabilirim?

Hukuk yolunun yanında TCK m.157 ve 158 kapsamında dolandırıcılık şikâyeti değerlendirilir; failin Türkiye ile bağlantısı veya Türkiye’de malvarlığı varsa ceza yolu tahsilata da katkı sağlayabilir.

Yurt dışındayım; dosyayı uzaktan yürütebilir miyim?

Evet. Türk konsolosluğunda veya bulunduğunuz ülkede usulüne uygun onaylanarak düzenlenen vekâletnameyle dosya uzaktan yürütülebilir. Somut dosyanız için 0554 648 37 15 numaralı hattan bize ulaşabilirsiniz.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için 0554 648 37 15 numaralı hattımızdan ulaşabilirsiniz.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim. Telefon: 0554 648 37 15

İletişime Geçin

Bu içerik Vergi Hukuku alanındadır.

Vergi Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk