GÜBİS’te son altı ayda (28.04.2026–28.10.2026) yayımlanan ilanlara göre ithal oyuncaklara ilişkin 5 ilanın 5’i de Çin menşeli ve hepsinde kimyasal bir bulgu var; alınan önlem her birinde “piyasaya arzın yasaklanması ve toplatma”. Toplatma kararının faturası ilk aşamada Türkiye’deki ithalatçıya kesilir: numune ve test giderleri, geri çağırma masrafları, dağıtıcılara ve tüketicilere yapılan ödemeler, imha, idari para cezası ve üçüncü kişilerin zarar talepleri. Bu yazı, ithalatçının bu kalemleri yabancı tedarikçiden ne ölçüde geri isteyebileceğini anlatıyor: Türkiye ile Çin arasındaki satımda uygulanan Viyana Satım Sözleşmesi’nin (CISG) uygunluk, muayene ve bildirim, tazminat ve öngörülebilirlik kuralları; alıcı ülke standartlarının satıcıyı ne zaman bağladığı; sözleşmede CISG dışlanarak Türk hukuku seçilmişse TBK ve TTK’daki ayıp hükümleri; idari para cezasının yansıtılması sorunu; 7223 sayılı Kanunun 6. ve 21. maddelerindeki tazminat ve rücu düzeni; yetki, tahkim ve tenfiz.
Kısa cevap: Türkiye ve Çin, Viyana Satım Sözleşmesi’ne (CISG) taraftır; işyerleri bu iki ülkede olan taraflar arasındaki mal satımına, taraflar dışlamadıkça CISG uygulanır (m.1/1-a, m.6). İthalatçı, malın sözleşmeye uygun olmadığını saptadığı veya saptaması gerektiği tarihten itibaren makul bir süre içinde aykırılığın türünü belirterek satıcıya bildirmezse bu aykırılığa dayanma hakkını kaybeder; her hâlde süre, malın fiilen teslim edildiği tarihten itibaren iki yıldır (m.39). Tazminat mahrum kalınan kâr dâhil zararın tamamını kapsar, ancak satıcının sözleşme kurulurken öngörebileceği zararla sınırlıdır (m.74). En kritik nokta şudur: Uluslararası içtihatta satıcı, alıcı ülkenin ürün güvenliği kurallarına kural olarak ancak aynı kural satıcının ülkesinde de varsa, kurallar satıcıya bildirilmiş ve onun uzmanlığına güvenilmişse ya da satıcının bunları bilmesini gerektiren özel durumlar varsa bağlı tutulur. Bu nedenle tedarik sözleşmesine Türkiye’deki oyuncak ve kimyasal mevzuatına uygunluk açıkça yazılmalıdır.
İthal ürününüz toplatıldı, masrafı kim karşılayacak?
Tedarik sözleşmenizi, bildirim sürelerini ve tedarikçiden istenebilecek kalemleri birlikte değerlendirelim: Hukukçular Evi, 0554 648 37 15.
GÜBİS’te Son Altı Ay: İthal Oyuncak İlanlarının Tamamı Çin Menşeli ve Kimyasal
Ticaret Bakanlığının Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi’nde (GÜBİS) sitenin kendi ayrıntılı arama ve filtreleri kullanılarak 28.04.2026–28.10.2026 aralığında yayımlanan ilanlar menşe, ürün grubu, uygunsuzluk türü ve alınan önlem alanlarıyla sayılmıştır. Bu aralıktaki 18 ilanın 7’si ithal ürünlere ilişkindir; bunların 6’sı Çin, 1’i Almanya menşelidir ve 7’sinin hepsinde kimyasal bir bulgu vardır. İthal ürün ilanlarının 5’i GÜBİS’in ürün grubu sınıflandırmasına göre oyuncaktır ve beşi de Çin menşelidir. İlanlarda idari para cezası bilgisi yer almaz ve GÜBİS yalnızca güvensiz bulunan ürünleri ilan ettiğinden bu sayılar tüm denetim sonuçlarını yansıtmaz.
GÜBİS’teki ithal oyuncak ilanları (13.07.2026–15.10.2026; firma adı içermez)
| Ürün türü | Menşe | Kimyasal bulgu | Diğer bulgu | Alınan önlem |
|---|---|---|---|---|
| Boyama ve aktivite oyuncağı | Çin | Çözünebilir baryum göçü (TS EN 71-3) | — | Piyasaya arzın yasaklanması ve toplatma |
| Pelüş anahtarlık | Çin | Fitalat; nikel salımı | Küçük parça | Piyasaya arzın yasaklanması ve toplatma |
| Pelüş anahtarlık | Çin | Nikel salımı | Küçük parça; etiket | Piyasaya arzın yasaklanması ve toplatma |
| Çocuk kostümü | Çin | Fitalat; alkilfenol | — | Piyasaya arzın yasaklanması ve toplatma |
| Badminton (raketli oyun) seti | Çin | Fitalat | — | Piyasaya arzın yasaklanması ve toplatma |
Kimyasal bulgunun ortak özelliği, ürünün dışarıdan bakıldığında fark edilemeyen ve ancak laboratuvar analiziyle ortaya çıkan bir uygunsuzluk taşımasıdır. Bu durum tedarikçiye başvuruda iki soruyu belirleyici kılar: malın sözleşmeye uygun olup olmadığı ve ithalatçının aykırılığı ne zaman saptaması gerektiği. Toplatma kararının hukuki niteliği ve karara karşı yollar oyuncakta toplatma kararı ve itiraz, ithalatçının arz öncesi yükümlülükleri ve kimyasal sınırlar ithal oyuncakta fitalat ve ağır metal rehberlerimizde anlatılmıştır.
Toplatma Kararından Sonra İthalatçıya Çıkan Fatura
7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu, toplatma sürecinin maliyetlerini idare ile işletmeci arasında açıkça paylaştırır ve bu paylaştırmada ithalatçı imalatçıyla aynı konumdadır. Kanun ithalatçı ile yabancı tedarikçi arasındaki ilişkiyi ise düzenlemez; idarenin yaptığı masrafların işletmeciye “genel hükümlere göre” rücu edileceğini öngören hüküm (m.22/1), idare ile ithalatçı arasındaki ilişkiye ilişkindir. Dolayısıyla aşağıdaki kalemlerin tamamı önce ithalatçının malvarlığından çıkar; tedarikçiden geri istenip istenemeyeceği ise satım sözleşmesine ve uygulanacak hukuka göre belirlenir.
Toplatma dosyasında ithalatçıya yüklenen masraf kalemleri
| Kalem | Kime yüklenir | Dayanak | Tedarikçiden istenmesi |
|---|---|---|---|
| Numune bedeli (numune ithalatçı dışındaki bir kişiden alınmışsa) | İthalatçı, numunenin alındığı kişiye öder | 7223 m.9/2 | Zarar kalemi olarak ileri sürülebilir |
| Test ve muayene giderleri | Ürün uygunsuz çıkarsa ithalatçı | 7223 m.15/7; Ticaret Bakanlığı PGD Yön. m.8/2-a | Zarar kalemi olarak ileri sürülebilir |
| Geri çağırma masrafları | Ürünü geri çağıran işletmeci; nihai kullanıcıya ek maliyet yüklenemez | 7223 m.19/4 | Öngörülebilirlik ve zararı azaltma kurallarına tabi |
| Tüketiciye ödeme veya değişim | Sorunun giderilmesi, teslim tarihindeki perakende satış değerinin ödenmesi veya eş değer ürünle değiştirme seçeneklerinden en az biri | 7223 m.19/3 | Zarar kalemi olarak ileri sürülebilir |
| Dağıtıcılara karşı yükümlülük | Dağıtıcı sorunun giderilmesini ithalatçıdan ister; imha gerekiyorsa ithalatçı satış değerinin ödenmesi ya da eş değer ürünle değiştirme seçeneklerinden birini sunar | 7223 m.21/5 | Zarar kalemi olarak ileri sürülebilir |
| İdarenin kendisi önlem alırsa yaptığı masraf | İthalatçıya genel hükümlere göre rücu edilir | 7223 m.17/1, 22/1 | Zarar kalemi olarak ileri sürülebilir |
| İdari para cezası | Cezanın muhatabı olan ithalatçı | 7223 m.20 | Tartışmalı; aşağıda ayrıca ele alınmıştır |
| Üçüncü kişilerin zararı | İmalatçı veya ithalatçı, birden fazla sorumlu varsa müteselsilen | 7223 m.6/1, 6/3 | Sözleşmeye ve genel hükümlere göre rücu; 7223 m.21/3 |
| Elde kalan stok, kâr kaybı, itibar | İthalatçı | Genel hükümler | CISG m.74’te mahrum kalınan kâr dâhil; öngörülebilirlik sınırı |
Bu tablo bir hesaplama listesi olarak kullanılmalıdır. Tedarikçiye yöneltilecek talepte her kalemin belgesi (fatura, makbuz, laboratuvar ücreti, dağıtıcıya yapılan ödeme, tüketici iade kayıtları, imha tutanağı) ayrı ayrı gösterilmelidir; toplu ve belgesiz bir “zarar” tutarı, özellikle uluslararası uyuşmazlıkta ispat edilemeyen kalemlerin düşmesine yol açar.
Hangi Hukuk Uygulanır? Viyana Satım Sözleşmesi mi, Türk Borçlar Kanunu mu?
Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması (CISG, Viyana 1980), Türkiye bakımından 1.8.2011’de yürürlüğe girmiştir; Türkiye Antlaşmaya 7.7.2010’da katılma yoluyla ve çekince koymadan taraf olmuştur. Çin ise 1.1.1988’den beri taraftır. Antlaşma, işyerleri farklı devletlerde bulunan taraflar arasındaki mal satımı sözleşmelerine, bu devletlerin akit devlet olması hâlinde uygulanır (m.1/1-a). Türkiye’deki bir ithalatçı ile Çin’deki bir satıcı arasındaki oyuncak satımı bu nedenle kural olarak CISG’ye tabidir. Çin’in Antlaşmanın 1. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine koyduğu çekince, iki tarafın da akit devlette bulunduğu bu ilişkide uygulamayı değiştirmez.
Taraflar Antlaşmanın uygulanmamasını kararlaştırabilir veya hükümlerine istisna getirebilir (m.6). Antlaşma kişisel, ailevi veya ev içi kullanım için satın alınan mallara ilişkin satımlara kural olarak uygulanmaz (m.2/a), yalnızca sözleşmenin kurulmasını ve tarafların sözleşmeden doğan hak ve borçlarını düzenler (m.4) ve satıcının, malların bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına sebep olmasından kaynaklanan sorumluluğuna uygulanmaz (m.5). Antlaşmanın düzenlediği konularda açıkça çözülmemiş sorular, Antlaşmanın dayandığı genel ilkelere, bunlar yoksa milletlerarası özel hukuk kurallarına göre uygulanacak hukuka göre çözülür (m.7/2). Türk milletlerarası özel hukukunda sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak veya tereddüde yer vermeyecek biçimde seçtikleri hukuka tabidir; seçim yapılmamışsa sözleşmeyle en sıkı ilişkili hukuk, ticari sözleşmelerde kural olarak karakteristik edim borçlusunun işyeri hukuku uygulanır (5718 sayılı MÖHUK m.24/1, 24/4).
Tedarik yapısına göre uygulanacak kurallar
| Tedarik yapısı | Kural olarak uygulanacak hukuk | Ayıp bildirimi | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Türk ithalatçı ile Çin’deki satıcı arasında doğrudan satım; sözleşmede CISG dışlanmamış | CISG | Makul süre; her hâlde fiilî teslimden itibaren iki yıl | CISG m.1/1-a, 38, 39 |
| Aynı satım; sözleşmede CISG açıkça dışlanmış ve Türk hukuku seçilmiş | Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu | Açık ayıpta iki gün; açık olmayan ayıpta teslimden sonra sekiz gün içinde inceleme ve ihbar; gizli ayıpta öğrenilince hemen | CISG m.6; MÖHUK m.24/1; TTK m.23/1-c; TBK m.223 |
| Ürünün Türkiye’deki bir toptancıdan veya ithalatçıdan satın alınması | Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu | Yukarıdaki iç hukuk süreleri | TTK m.23/1-c; TBK m.219-231 |
| Tüketiciye satış | CISG uygulanmaz; tüketici mevzuatı | — | CISG m.2/a |
Pratik sonuç şudur: tedarik sözleşmesinde veya proforma faturadaki genel şartlarda hukuk seçimi ve CISG’nin dışlanıp dışlanmadığı ilk okunması gereken maddedir. Sözleşmede hiçbir şey yazmıyorsa Türkiye–Çin satımında CISG’nin uygulanacağı kabul edilerek hareket edilmelidir. Sözleşmede yalnızca Türk hukukunun seçilmiş olması da CISG’yi kural olarak dışlamaz; Türkiye akit devlet olduğundan Antlaşma Türk hukukunun bir parçası olarak uygulanır. Dışlama isteniyorsa bu açıkça yazılmalıdır.
Tedarikçiye Karşı İlk Soru: Mal Sözleşmeye Uygun muydu?
CISG’ye göre satıcı, miktarı, kalitesi ve türü sözleşmede öngörülen malları teslim etmek zorundadır (m.35/1). Taraflar aksini kararlaştırmadıkça mallar, aynı türden malların mutat olarak tahsis edildiği kullanım amacına ve sözleşmenin kurulması sırasında açıkça veya zımnen satıcıya bildirilen özel kullanım amacına uygun olmadıkça sözleşmeye uygun sayılmaz; ancak koşullar, alıcının satıcının uzmanlığına ve değerlendirmesine güvenmediğini veya güvenmesinin makul olmadığını gösteriyorsa özel amaca uygunluk aranmaz (m.35/2-a, b). Aynı fıkra, numune veya modele uygunluğu ve malların mutat ya da uygun biçimde ambalajlanmasını da arar (m.35/2-c, d). Satıcı, hasarın alıcıya geçtiği anda mevcut olan aykırılıktan, bu aykırılık sonradan belirgin hâle gelse bile sorumludur (m.36/1). Fitalat veya ağır metal içeriği malın üretimden gelen bir özelliği olduğundan, Türkiye’deki testte ortaya çıkması aykırılığın teslimde mevcut olduğu sonucunu güçlendirir.
Türkiye’nin ürün güvenliği kuralları Çinli satıcıyı bağlar mı?
İthalatçıların en sık karşılaştığı itiraz budur: satıcı, ürünün kendi ülkesinde satılabilir olduğunu ve Türkiye’deki teknik düzenlemeleri bilmesinin beklenemeyeceğini ileri sürer. UNCITRAL’in CISG İçtihat Özeti, bu konudaki temel kararı Alman Federal Mahkemesinin 8.3.1995 tarihli kararı olarak gösterir: alıcının ülkesine teslim edilen midyelerdeki kadmiyum düzeyinin o ülkenin sağlık düzenlemelerindeki tavsiye değerleri aşması, malın olağan kullanım amacına uygunsuzluğunu tek başına göstermemiştir. İçtihat Özeti’ne göre ithalatçı ülkenin standartları m.35/2-a bakımından kural olarak uygulanmaz; alıcı bu kuralları satıcıya bildirmedikçe, satıcının ithalatçı ülkenin kamu hukuku düzenlemelerini bildiğine de kural olarak makul biçimde güvenemez (m.35/2-b).
Alıcı ülkenin standartlarının satıcıyı bağladığı hâller (UNCITRAL CISG İçtihat Özeti, m.35)
| Hâl | Açıklama | Kaynak |
|---|---|---|
| Aynı standart satıcının ülkesinde de varsa | Satıcının kendi ülkesindeki kural zaten aynı gerekliliği getiriyorsa ithalatçı ülkenin standardı uygulanabilir | Alman Federal Mahkemesi, 08.03.1995 |
| Alıcı standartları satıcıya bildirmiş ve onun uzmanlığına güvenmişse | Özel kullanım amacına uygunluk (m.35/2-b) kapsamında satıcı sorumlu tutulabilir | BGH 08.03.1995; Özet m.35 prg. 9 ve 12 |
| Satıcının bilmesini gerektiren özel durumlar | Satıcının alıcı ülkesinde şubesi olması, alıcıyla uzun süreli ilişkisi, o ülkeye sık ihracat yapması veya ürünü orada tanıtması; Alman mahkemesi bu soruyu açık bırakmış, sonraki kararlar uygulamıştır | Özet m.35 prg. 9 (ABD 1999, Grenoble 1995) |
| Çocuk oyun aleti | Alıcı ülkenin güvenlik düzenlemelerine uymayan çocuk oyun aletinin teslimi m.35/2-b’ye aykırı bulunmuştur | Özet m.35 prg. 12 (Lugano, 2007) |
Bu içtihattan ithalatçı için çıkan ders açıktır: tedarik sözleşmesine, sipariş formuna ve teknik şartnameye ürünün Türkiye’de uygulanan Oyuncak Güvenliği Yönetmeliğine, KKDİK Ek-17 kısıtlamalarına ve TS EN 71 serisi standartlara uygun olacağı açıkça yazılmalı; bu belgeler sözleşmenin kurulmasından önce veya kurulması sırasında satıcıya iletilmelidir. Böyle bir hüküm varsa uygunluk ölçütü artık “olağan kullanım” tartışmasına değil, sözleşmede kararlaştırılan niteliğe (m.35/1) dayanır ve ithalatçının durumu belirgin biçimde güçlenir. Yazılı hüküm yoksa ithalatçı, satıcının Türkiye pazarını bildiğini gösteren yazışmaları, önceki sevkiyatları, Türkçe etiket ve ambalaj taleplerini ve satıcıya iletilen test isteklerini delil olarak toplamalıdır.
Süreler: Muayene ve Aykırılık Bildirimi
CISG’de alıcı, malları koşulların izin verdiği ölçüde kısa bir süre içinde muayene etmek veya ettirmek zorundadır (m.38/1). Alıcı, aykırılığı saptadığı veya saptaması gerektiği tarihten itibaren makul bir süre içinde, aykırılığın türünü de belirterek satıcıya bildirmezse bu aykırılığa dayanma hakkını kaybeder (m.39/1). Her hâlde alıcı, malların fiilen kendisine verildiği tarihten itibaren en geç iki yıl içinde bildirimde bulunmazsa hakkını kaybeder; meğerki bu süre sözleşmedeki bir garanti süresiyle bağdaşmasın (m.39/2). Aykırılık satıcının bildiği veya bilmemesinin mümkün olmadığı ve alıcıya açıklamadığı olgulara dayanıyorsa satıcı bu iki maddeye dayanamaz (m.40).
Kimyasal uygunsuzlukta kritik soru, ithalatçının aykırılığı “saptaması gerektiği” tarihin ne olduğudur. İthalatçı teslimde gözle muayeneyle fitalat veya element göçünü saptayamaz; ancak teslimden önce veya sonra kendi laboratuvar testini yaptırmışsa ya da tedarikçinin raporunda bir eksiklik açıkça görülüyorsa, süre o andan itibaren işlemeye başlamış sayılabilir. En güvenli yol, Bakanlığın test sonucunu, savunma istem yazısını veya toplatma kararını öğrendiği gün tedarikçiye aykırılığın türünü (madde, ölçülen değer, sınır, standart, ürün ve parti) belirten yazılı bir bildirim göndermek ve bildirimin ulaştığını ispatlanabilir kılmaktır. Bildirim süresini kaçıran alıcı, bunun için makul bir mazereti varsa bedelden indirim isteyebilir ve mahrum kalınan kâr dışındaki zararının tazminini talep edebilir (m.44).
Ayıp ve aykırılık bildiriminde CISG ile Türk hukukunun karşılaştırılması
| Konu | CISG | TBK ve TTK |
|---|---|---|
| Muayene | Koşulların izin verdiği ölçüde kısa süre içinde (m.38/1) | İşlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz (TBK m.223/1); ticari satımda açık olmayan ayıpta teslimden sonra sekiz gün içinde inceleme (TTK m.23/1-c) |
| Bildirim süresi | Saptama veya saptaması gereken tarihten itibaren makul süre (m.39/1) | Ticari satımda açık ayıpta iki gün, açık olmayan ayıpta sekiz gün (TTK m.23/1-c); olağan gözden geçirmeyle anlaşılamayan ayıp sonradan anlaşılırsa hemen (TBK m.223/2) |
| Bildirimin içeriği | Aykırılığın türü belirtilmeli (m.39/1) | Ayıbın bildirilmesi (TBK m.223/1) |
| Mutlak sınır | Bildirim için fiilî teslimden itibaren iki yıl (m.39/2); dava zamanaşımı CISG’de düzenlenmemiştir | Dava için devirden itibaren iki yıllık zamanaşımı; ağır kusurlu satıcı yararlanamaz (TBK m.231/1-2) |
| Satıcının bilerek gizlemesi | Satıcı 38 ve 39. maddelere dayanamaz (m.40) | Ağır kusurlu satıcı süre itirazıyla sorumluluktan kurtulamaz (TBK m.225/1) |
| Bildirim yapılmazsa | Aykırılığa dayanma hakkı kaybedilir | Satılan kabul edilmiş sayılır (TBK m.223/2) |
CISG, satıcıya karşı açılacak davanın zamanaşımını düzenlemez; bu süre milletlerarası özel hukuk kurallarına göre uygulanacak ulusal hukuktan belirlenir. Bu nedenle m.39/2’deki iki yıllık süre bir bildirim süresidir; dava açma süresi ayrıca hesaplanmalıdır. Hukuk seçimi yoksa MÖHUK m.24/4 uyarınca kural olarak satıcının işyeri hukuku, yani Çin hukuku uygulanır; Çin Medeni Kanunu m.594 milletlerarası mal satımı sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar için dört yıllık süre öngörür.
Türk hukukunun uygulandığı ilişkilerde (örneğin ürünü Türkiye’deki bir toptancıdan alan perakendecinin toptancıya başvurusunda) TTK’nın sekiz günlük süresi ile TBK’nın gizli ayıp kuralı birlikte değerlendirilir. TTK m.23/1-c, bu iki hâl dışındaki durumlarda TBK m.223/2’nin uygulanacağını açıkça belirtir. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da satıcı, ayıbın süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz (TBK m.225/2). Ticari satımda ayıp ihbarının uygulaması için ayıplı tıbbi cihaz teslimi ve ayıp ihbarı rehberimize bakılabilir.
Tedarikçiden Ne İstenebilir? Haklar, Tazminat ve Sınırlar
Satıcı sözleşmeden veya Antlaşmadan doğan yükümlülüklerinden birini yerine getirmezse alıcı, Antlaşmanın 46-52. maddelerindeki haklarını kullanabilir ve 74-77. maddelere göre tazminat isteyebilir; diğer hukuki imkânlardan yararlanmak tazminat hakkını ortadan kaldırmaz (CISG m.45). Aykırılık, alıcıyı sözleşmeden beklemekte haklı olduğu şeyden önemli ölçüde yoksun bırakıyorsa esaslıdır; meğerki satıcı bu sonucu öngörmemiş ve aynı durumdaki makul bir kişi de öngöremeyecek olsun (m.25). Esaslı aykırılıkta alıcı sözleşmenin ortadan kalktığını beyan edebilir (m.49/1-a); mallar teslim edilmişse bu beyan, aykırılığı öğrendiği veya öğrenmesi gereken tarihten itibaren makul süre içinde yapılmalıdır (m.49/2-b). Malları teslim aldığı durumda iade edemeyen alıcı bu hakkı kural olarak kaybeder; imha gibi hâllerde m.82’deki istisnalar ayrıca incelenmelidir. Piyasaya arzı yasaklanmış ve toplatılmış bir parti için bu eşiğin tartışılması, ithalatçıya bedelin iadesini isteme imkânı açar.
Tazminat, mahrum kalınan kâr dâhil olmak üzere ihlalden dolayı alıcının uğradığı zararın toplamına eşittir; ancak satıcının sözleşmenin kurulması sırasında ihlalin muhtemel sonucu olarak öngördüğü veya bildiği ya da bilmesi gereken veriler ışığında öngörmesi gereken zararı aşamaz (m.74). İhlale dayanan taraf, zararı azaltmak için koşullara göre makul olan bütün önlemleri almak zorundadır; almazsa tazminattan indirim yapılabilir (m.77). Satıcı, ifa etmemenin denetimi dışındaki bir engelden kaynaklandığını, sözleşme kurulurken bu engeli hesaba katmasının makul olarak beklenemeyeceğini ve engelden veya sonuçlarından kaçınmasının ya da bunları aşmasının da makul olarak beklenemeyeceğini ispatlarsa sorumlu tutulmaz (m.79/1).
Toplatma kalemlerinin CISG’ye göre değerlendirilmesi
| Kalem | Dayanak | Satıcının muhtemel savunması | İthalatçının güçlendirici delili |
|---|---|---|---|
| Malın bedeli | Sözleşmenin ortadan kaldırılması (m.49) veya tazminat (m.74) | Aykırılık esaslı değil; ürün başka pazarda satılabilir | Türkiye’de piyasaya arz yasağı kararı; satıcının Türkiye pazarını bildiğini gösteren yazışmalar |
| Test, numune ve geri çağırma masrafları | m.74 | Öngörülemezdi; Türkiye kuralları bağlamaz | Sözleşmedeki Türkiye mevzuatına uygunluk hükmü; satıcıya iletilen test istekleri |
| Dağıtıcı ve tüketicilere yapılan ödemeler | m.74 | Zarar azaltılmadı (m.77) | Hızlı ve belgeli geri çağırma; ödeme kayıtları |
| Mahrum kalınan kâr | m.74 (açıkça kapsar) | Miktar ispatlanmadı; öngörülebilir değildi | Sipariş ve satış kayıtları, bayi sözleşmeleri |
| Üçüncü kişiye ödenen tazminat | Ölüm ve yaralanmadan doğan sorumluluk m.5 ile kapsam dışı; alıcının bundan doğan malvarlığı kaybına CISG’yi uygulayan karar var | Antlaşma uygulanmaz | Sözleşmede ayrı tazmin hükmü; genel hükümlere göre rücu |
| İdari para cezası | Tartışmalı (aşağıya bakınız) | Cezanın sebebi ithalatçının kendi yükümlülüğü | Sözleşmede ceza ve masrafların tazminine ilişkin açık hüküm |
Türk hukukunun uygulandığı durumlarda alıcı, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim, ücretsiz onarım veya imkân varsa ayıpsız bir benzeriyle değiştirme haklarından birini kullanabilir; genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır (TBK m.227/1-2). Sözleşmeden dönen alıcı ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesini isteyebilir; satıcı kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe diğer zararları da gidermekle yükümlüdür (TBK m.229). Borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zararda da borçlu kusursuzluğunu ispat etmedikçe sorumludur (TBK m.112).
İdari Para Cezası Tedarikçiye Yansıtılabilir mi?
İthalatçıya verilen idari para cezası (7223 m.20), ithalatçının kendi yükümlülüğüne, örneğin piyasaya arzdan önce uygunluk işaretini, belgeleri ve imalatçının yükümlülüklerini teyit etmemesine (m.9/1-b, 20/1-c) dayanır. Bu nedenle cezanın tedarikçiden tazminat olarak istenip istenemeyeceği belirsizdir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesinin idari para cezaları için de geçerli olduğunu kabul etmiştir (E.2018/10-825, K.2021/964, 7.7.2021); ancak bu karar, mirasçılar hakkında takip yapılıp yapılamayacağına ilişkindir ve ticari bir sözleşmede cezanın karşı taraftan tazminat olarak istenmesini konu almaz. Cezanın satıcıya yansıtılmasını doğrudan konu alan bir Yargıtay kararı tespit edemedik.
Bu belirsizlik karşısında güvenilir çözüm sözleşmedir: tedarik sözleşmesine, satıcının Türkiye mevzuatına aykırılıktan doğan idari yaptırımlar, geri çağırma ve test masrafları dâhil tüm zararları tazmin edeceğine ilişkin açık bir hüküm konulmalıdır. Sigorta da bu boşluğu kendiliğinden doldurmaz: Ürün Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, aksine sözleşme yoksa idari ve adli para cezaları dâhil her tür cezayı teminat dışında tutar (A.4.2-a). Ayrıntılar için ürün sorumluluk ve geri çağırma sigortası rehberimize bakılabilir.
Üçüncü Kişilerin Zararı: 7223 m.6 ve Rücu Hakkı
Ürün bir kişiye veya bir mala zarar verirse bu ürünün imalatçısı veya ithalatçısı zararı gidermekle yükümlüdür (7223 m.6/1). Zarar gören, uğradığı zararı ve uygunsuzluk ile zarar arasındaki nedensellik bağını ispat etmelidir (m.6/2). Birden fazla imalatçı veya ithalatçı sorumluysa müteselsilen sorumlu tutulur (m.6/3); tazminat sorumluluğunu kaldıran veya azaltan sözleşme maddeleri hükümsüzdür (m.6/4). Talep, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren üç yıl ve her hâlde zararın doğduğu tarihten itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar (m.6/6).
Kanunun 21. maddesinin üçüncü fıkrası, zararın üründeki uygunsuzluğun yanı sıra üçüncü bir kişinin fiil veya ihmalinden kaynaklanmasının ithalatçının sorumluluğunu azaltmayacağını, ancak ithalatçının üçüncü kişiye rücu hakkının saklı olduğunu belirtir. Bu hüküm zarar görene karşı ithalatçının sorumluluğunu daraltmaz ve zarara katkıda bulunan üçüncü kişiye rücuyu saklı tutar; yabancı tedarikçiye karşı rücu ise esas olarak satım sözleşmesine (CISG veya TBK) ve genel hükümlere dayanır. Zarar görenin veya onun sorumluluğundaki kişinin kusuru da varsa sorumluluk hal ve şartlara göre azaltılabilir veya tamamen kaldırılabilir (m.21/4). Tedarikçiye karşı bu rücu talebinde CISG’nin uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalıdır: Antlaşma, malların bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına sebep olmasından doğan sorumluluğa uygulanmaz (m.5); İçtihat Özeti, alıcının üçüncü kişilere karşı bu tür sorumluluğundan doğan malvarlığı kaybına Antlaşmanın uygulandığı bir karara da yer verir. Ayrıntılar için güvensiz üründen doğan zarar rehberimize bakılabilir.
Dava Nerede Açılır? Yetki, Tahkim ve Tenfiz
Tedarikçiden alacağın tahsili, kararın nerede verileceğine ve nerede icra edileceğine bağlıdır. MÖHUK’a göre yer bakımından yetkinin münhasır olmadığı hâllerde taraflar, yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesini kararlaştırabilir; anlaşma yazılı delille ispat edilirse geçerlidir (m.47/1). Yabancı mahkeme ilamlarının Türkiye’de icrası tenfiz kararına bağlıdır (m.50/1; ayrıntılar için yabancı mahkeme ve hakem kararlarının tenfizi rehberimiz); tenfiz şartlarından biri Türkiye ile kararın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma, o devlette Türk ilamlarının tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmü veya fiilî uygulama bulunmasıdır (m.54/1-a).
Türkiye ile Çin arasında bu bakımdan önemli bir anlaşma vardır: Türkiye Cumhuriyeti ve Çin Halk Cumhuriyeti Arasında Hukuki, Ticari ve Cezai Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması (Pekin, 28.9.1992; 12.11.1994 tarihli ve 22109 sayılı Resmî Gazete). Anlaşma, akit tarafların diğer tarafın mahkemelerince hukuki konularda verilen kararları ve hakem organlarının kararlarını Anlaşmadaki şartlar altında tanıyacağını ve tenfiz edeceğini öngörür (m.21/1). Ayrıca Türkiye ve Çin, Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkında 1958 New York Sözleşmesine taraftır; iki ülke de Sözleşmeyi yalnızca başka bir akit devlette verilen ve ulusal hukuka göre ticari sayılan uyuşmazlıklara ilişkin kararlara uygulama çekincesi koymuştur. Tahkim şartı ve hakem kararına karşı yollar için tahkim ve hakem kararının iptali rehberimize bakılabilir.
Tedarikçiye karşı yol seçimi
| Yol | Avantaj | Dikkat edilecek nokta | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Türk mahkemesinde dava | Delil ve ihtisas yakınlığı; Türkçe yargılama | Türk mahkemesinin milletlerarası yetkisi bulunmalıdır; kararın Çin’de tanınması ve icrası ayrıca gerekir | MÖHUK m.40; Türkiye–ÇHC Adli Yardımlaşma Anlaşması m.21/1 |
| Sözleşmede kararlaştırılan yabancı mahkeme | Satıcının malvarlığına yakınlık | Yetki anlaşması yazılı delille ispat edilmeli | MÖHUK m.47/1 |
| Milletlerarası tahkim | Türkiye’de görülen tahkimde verilen kararın Çin’de, Çin’de verilen kararın Türkiye’de New York Sözleşmesi ile tanınabilmesi | Tahkim şartının yazılı ve geçerli olması | New York Sözleşmesi; 4686 sayılı Kanun m.1/2 |
| Ödeme ve mahsup | Henüz ödenmemiş bedelden mahsup veya ödemenin durdurulması | Sözleşmeye ve uygulanacak hukuka göre ayrıca değerlendirilmeli | Sözleşme hükümleri |
Uygulamada en etkili koruma, uyuşmazlık çıkmadan önce kurulur: akreditif veya vesaik mukabili ödemede bir kısım bedelin Türkiye’deki uygunluk testinden sonra ödenmesi, satıcıdan teminat alınması ve sözleşmede tahkim şartı ile Türkiye mevzuatına uygunluk hükmünün birlikte yer alması, toplatma sonrası tahsil sorununu büyük ölçüde azaltır. Yurt dışındaki karşı taraftan alacak tahsilinde ihtiyati haciz, yetki ve tenfiz adımları için uluslararası alacak tahsili ve tenfiz rehberimize bakılabilir.
Kanıt Dosyası: Toplatma Kararının Ertesi Günü Yapılacaklar
İlk hafta
1. Bakanlığın test raporunu, savunma istem yazısını, toplatma kararını ve GÜBİS ilanını dosyalayın; şahit numuneyi yediemin olarak koruyun.
2. Tedarikçiye aykırılığın türünü (madde, ölçülen değer, sınır, standart, ürün ve parti) belirten yazılı bildirim gönderin; ulaştığını ispatlanabilir kılın (CISG m.39/1).
3. Sözleşmedeki hukuk seçimi, CISG’nin dışlanıp dışlanmadığı, uygunluk, garanti, tazmin, yetki ve tahkim maddelerini okuyun.
Masraflar
4. Her masraf kalemini ayrı belgeyle kaydedin: numune bedeli, test ücreti, nakliye, dağıtıcıya ödeme, tüketici iadesi, imha tutanağı, elde kalan stok.
5. Zararı azaltacak önlemleri alın ve belgeleyin; gereksiz ve aşırı masraf tazminattan düşülebilir (CISG m.77).
Delil
6. Satıcının Türkiye pazarını bildiğini gösteren yazışmaları, Türkçe etiket ve ambalaj taleplerini, önceki sevkiyatları ve satıcıya iletilen test isteklerini toplayın.
7. Bağımsız akredite laboratuvarda karşı analiz yaptırmayı değerlendirin; numune zinciri ile parti eşleşmesini belgeleyin.
Gelecek sözleşmeler
8. Yeni sözleşmelere Türkiye mevzuatına uygunluk, parti bazlı akredite test raporu, geri çağırma ve idari yaptırım masraflarının tazmini, tahkim ve ödeme güvencesi hükümleri koyun.
Varsayımsal Örnek
Bir ithalatçı, Çin’deki bir üreticiden pelüş oyuncak alır; proforma faturada hukuk seçimi yoktur ve ürünün Türkiye’de satılacağı yalnızca sevk adresinden anlaşılmaktadır. Ticaret Bakanlığının piyasa denetiminde fitalat sınırının aşıldığı tespit edilir; ürün için piyasaya arz yasağı ve toplatma kararı verilir, ithalatçı dağıtıcılardan stoku geri toplar ve tüketicilere satış değerini öder.
Bu dosyada CISG uygulanır; satıcı, Türkiye’deki kimyasal kısıtlamaları bilmesinin beklenemeyeceğini savunacaktır. İthalatçının elini güçlendiren unsurlar şunlardır: satıcının önceki yazışmalarda Türkiye pazarını bildiğini gösteren ifadeler, Türkçe etiket ve ambalaj talepleri, satıcının daha önce Türkiye’ye sık ihracat yapmış olması ve satıcıdan istenmiş test raporları. Bakanlık sonucunun öğrenildiği gün yapılan ayrıntılı bildirim ithalatçıyı m.39 bakımından en güçlü konuma getirir; ancak satıcı, teslimden sonra test yaptırılması gerektiğini ve sürenin daha önce başladığını ileri sürebilir. Aynı dosyada sözleşmede “ürünler Türkiye’de yürürlükteki oyuncak ve kimyasal mevzuatına uygun olacaktır” hükmü bulunsaydı, uygunluk tartışması çok daha basit olurdu. Örnek, gerçek bir dosyayı veya firmayı anlatmaz.
Sıkça Sorulan Sorular
İthal ettiğim oyuncak toplatıldı; masrafı Çinli tedarikçiden isteyebilir miyim?
İsteyebilirsiniz, ancak sonuç sözleşmeye ve uygulanacak hukuka bağlıdır. Türkiye ve Çin Viyana Satım Sözleşmesi’ne (CISG) taraf olduğundan, taraflar dışlamadıkça CISG uygulanır (m.1/1-a, m.6). Malın sözleşmeye uygun olmadığını ve zararın satıcı tarafından öngörülebilir olduğunu göstermeniz gerekir (m.35, m.74).
Türkiye’deki ürün güvenliği kuralları yabancı satıcıyı bağlar mı?
Kural olarak kendiliğinden bağlamaz. Uluslararası içtihatta satıcının alıcı ülkenin kamu hukuku düzenlemelerine, bu kurallar sözleşmeye konulmuşsa, satıcıya bildirilmiş ve onun uzmanlığına güvenilmişse, satıcının ülkesinde de aynı kural varsa veya satıcının bilmesi gereken özel durumlar bulunuyorsa bağlı tutulduğu kabul edilir (UNCITRAL CISG İçtihat Özeti, m.35).
Tedarikçiye ne zamana kadar bildirim yapmam gerekir?
CISG’ye göre aykırılığı saptadığınız veya saptamanız gereken tarihten itibaren makul bir süre içinde, aykırılığın türünü belirterek bildirmelisiniz (m.39/1). Her hâlde süre, malların fiilen teslim edildiği tarihten itibaren iki yıldır (m.39/2). En güvenli yol, Bakanlık sonucunu öğrendiğiniz gün yazılı bildirim yapmaktır.
Sözleşmede CISG dışlanıp Türk hukuku seçilmişse süreler nedir?
CISG açıkça dışlanmış ve Türk hukuku seçilmişse ticari satımda açık ayıp iki gün, açık olmayan ayıp teslimden sonra sekiz gün içinde incelenip ihbar edilmelidir (TTK m.23/1-c); olağan gözden geçirmeyle anlaşılamayan ayıp sonradan anlaşılınca hemen bildirilmelidir (TBK m.223/2). Dava zamanaşımı devirden itibaren iki yıldır (TBK m.231/1).
Mahrum kalınan kârı da isteyebilir miyim?
CISG’ye göre tazminat mahrum kalınan kâr dâhil zararın toplamına eşittir; ancak satıcının sözleşme kurulurken öngördüğü veya öngörmesi gereken zararı aşamaz (m.74). Zararı azaltmak için makul önlemleri almazsanız tazminattan indirim yapılabilir (m.77).
Bana verilen idari para cezasını tedarikçiden isteyebilir miyim?
Belirsizdir. Ceza, ithalatçının kendi yükümlülüğüne aykırılığa dayanır ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesinin idari para cezalarına da uygulandığını kabul etmiştir (E.2018/10-825, K.2021/964). Cezanın tedarikçiden istenmesini doğrudan konu alan bir Yargıtay kararı tespit edemedik; bu nedenle sözleşmede açık bir tazmin hükmü bulunması belirleyicidir.
Ürün sorumluluk sigortası toplatma masraflarını ve idari para cezasını karşılar mı?
Ürün Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre, aksine sözleşme yoksa idari ve adli para cezaları dâhil her tür ceza teminat dışındadır (A.4.2-a). Geri çağırma masrafları için poliçenin özel şartları ayrıca incelenmelidir.
Ürün bir çocuğu yaraladıysa tazminatı kim öder?
Türkiye’de zarar görene karşı imalatçı veya ithalatçı sorumludur; birden fazla sorumlu varsa müteselsilen sorumlu olurlar ve bu sorumluluğu kaldıran sözleşme maddeleri hükümsüzdür (7223 m.6/1, 6/3, 6/4). İthalatçının zarara katkıda bulunan üçüncü kişiye rücu hakkı saklıdır (m.21/3); yabancı tedarikçiye rücu, satım sözleşmesine ve genel hükümlere göre değerlendirilir.
Tedarikçinin verdiği test raporu yanlış çıktıysa ne olur?
Satıcının sunduğu test raporu, malın sözleşmeye uygunluğu konusunda satıcının beyanı olarak değerlendirilebilir; raporun gerçeği yansıtmaması satıcının durumunu zayıflatır. Aykırılık satıcının bildiği veya bilmemesinin mümkün olmadığı ve alıcıya açıklamadığı olgulara dayanıyorsa satıcı, bildirim süresinin geçtiğini ileri süremez (CISG m.40).
Çin’deki tedarikçiye karşı Türkiye’de dava açarsam karar Çin’de uygulanır mı?
Türkiye ile Çin arasındaki Hukuki, Ticari ve Cezai Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması, mahkemelerin hukuki konulardaki kararlarının ve hakem kararlarının Anlaşmadaki şartlar altında tanınmasını ve tenfizini öngörür (m.21/1). İki ülke ayrıca yabancı hakem kararlarının tanınmasına ilişkin 1958 New York Sözleşmesi’ne taraftır.
Sözleşmeden dönüp bedeli geri isteyebilir miyim?
Aykırılık esaslıysa, yani sizi sözleşmeden beklemekte haklı olduğunuz şeyden önemli ölçüde yoksun bırakıyorsa sözleşmenin ortadan kalktığını beyan edebilirsiniz (CISG m.25, m.49/1-a). Mallar teslim edilmişse bu beyan, aykırılığı öğrendiğiniz veya öğrenmeniz gereken tarihten itibaren makul süre içinde yapılmalıdır (m.49/2-b). Türk hukuku uygulanıyorsa satılanı geri vermeye hazır olduğunuzu bildirerek sözleşmeden dönebilirsiniz (TBK m.227/1).
Gelecekte bu riski azaltmak için sözleşmeye ne yazmalıyım?
Ürünlerin Türkiye’de yürürlükteki oyuncak ve kimyasal mevzuatına ve ilgili standartlara uygun olacağını, parti bazlı akredite test raporu verileceğini, geri çağırma, test ve idari yaptırım masraflarının tazmin edileceğini, hukuk seçimi ile CISG’nin uygulanıp uygulanmayacağını ve tahkim ya da yetkili mahkemeyi açıkça yazın.
Hukukçular Evi Bu Dosyalarda Ne Yapar
Hukukçular Evi Ankara; ithalatçılar için tedarik sözleşmelerinin Türkiye mevzuatına uygunluk, tazmin, hukuk seçimi ve tahkim hükümlerinin hazırlanması, toplatma sonrası tedarikçiye yapılacak aykırılık bildirimi, masraf ve zarar dosyasının kurulması, tedarikçiye karşı dava ve tahkim süreçleri ile yabancı kararların tanınması ve tenfizi konularında hukuki destek sağlar. Toplatma kararına karşı idari yollar için oyuncakta toplatma kararı ve itiraz, ürün güvenliği rehberlerinin tamamı için Piyasa Gözetimi ve Denetimi Rehberi sayfasına bakılabilir. Dosyanızı değerlendirmek için 0554 648 37 15 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.
Tedarikçiye bildirim ve zarar dosyanızı birlikte hazırlayalım
Sözleşmenizi, bildirim sürelerini ve tahsil yolunu birlikte değerlendirelim: 0554 648 37 15.
📚 İlgili Rehberler
- 🗂️ Piyasa Gözetimi ve Denetimi (PGD): Denetim Usulü, Yaptırımlar ve İtiraz YollarıÜrün güvenliği rehberlerinin tamamı
- İthal Oyuncakta Fitalat ve Ağır Metal: İthalatçının Sorumluluğu
- Oyuncağıma Toplatma Kararı Verildi: Piyasaya Arz Yasağı, Geri Çağırma ve İtiraz Süresi
- GÜBİS Güvensiz Ürün Duyuruları: İlanın Dayanağı, İtiraz Yolları ve İtibar Zararı
- Güvensiz Üründen Doğan Zarar: İmalatçı ve İthalatçının Sorumluluğu
- Ürün Sorumluluk ve Geri Çağırma Sigortası (İlaç, Tıbbi Cihaz, Kozmetik)
- Ayıplı Tıbbi Cihaz Teslimi: Tedarikçi Uyuşmazlığında Ayıp İhbarı ve Dava
- Yurt Dışındaki Karşı Taraftan Alacak Tahsili: Yetki, Tahkim, İhtiyati Haciz ve Tenfiz
- Yabancı Mahkeme ve Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi (MÖHUK m.50-63)
- Tahkim: Tahkim İtirazı ve Hakem Kararına Karşı İptal Davası
- Ürünü Geri Çağırmayan Firmanın Hukuki Durumu
- Yabancı Yatırımcılar İçin Türkiye Hukuk Rehberi
Bu içerik Ürün Güvenliği ve Piyasa Gözetimi alanındadır.
Piyasa Gözetimi ve Denetimi Rehberi · Ticaret ve Şirketler Hukuku rehberleri · Tüm hukuk dalları
Mevzuat ve kaynaklar: Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması (CISG; RG 07/04/2010-27545; Türkiye bakımından yürürlük 01/08/2011) m.1, 2, 4, 5, 6, 7, 25, 35, 36, 38, 39, 40, 44, 45, 49, 74, 77, 79, 82; UNCITRAL CISG İçtihat Özeti, m.5 ve m.35; 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu (RG 12/03/2020-31066) m.6, 9, 15, 17, 19, 20, 21, 22; Ticaret Bakanlığı Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliği (RG 09/02/2022-31745) m.8; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.112, 219, 223, 225, 227, 229, 231; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.23; 5718 sayılı MÖHUK (RG 12/12/2007-26728) m.24, 40, 47, 50, 54; Çin Halk Cumhuriyeti Medeni Kanunu m.594; 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu m.1; Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkında New York Sözleşmesi (1958); Türkiye Cumhuriyeti ve Çin Halk Cumhuriyeti Arasında Hukuki, Ticari ve Cezai Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması (RG 12/11/1994-22109) m.21; Ürün Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.4.2; Yargıtay HGK E.2018/10-825, K.2021/964, 07/07/2021; GÜBİS (guvensizurun.ticaret.gov.tr) 28/04/2026–28/10/2026 arasında yayımlanan ilanlar (firma adı içermeyen özet). Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez.
