Piyasa gözetimi ve denetimi (PGD), ürünlerin teknik düzenlemesine veya genel ürün güvenliği mevzuatına uygunluğunu doğrulamak amacıyla yetkili kuruluşlarca yürütülen denetim faaliyetidir. Firmalar açısından bu süreç, bir denetim ziyaretiyle başlayıp idari para cezası, piyasadan çekme, geri çağırma ve kamuya ilan ile sonuçlanabilen bir zincirdir. Zincirin her halkasında kanunun tanıdığı usul güvenceleri vardır ve bu güvencelerin kullanılmaması, sonraki dava aşamasında telafisi güç bir zayıflık yaratır. Bu rehber, süreci baştan sona 7223 sayılı Kanun ve uygulama yönetmelikleri çerçevesinde ele alır.

Denetim ile yaptırım aynı şey değildir. Uygulamada en sık yapılan hata, denetim tutanağını yaptırım kararı sanmak ve süreleri buradan hesaplamaktır. Tutanak çoğunlukla hazırlık aşamasının bir parçasıdır; dava süresi ise kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemin tebliğinden itibaren işler. Tutanak ile karar arasındaki aşamada firmaya tanınan savunma hakkı, dosyanın en değerli aşamasıdır.

Denetim yazısı geldiyse savunma süresi işlemeye başlamıştır

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İçindekiler

Mevzuat Çerçevesi ve Yetkili Kuruluş

Alanın temel kanunu, 12/3/2020 tarihli ve 31066 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunudur. Kanun, yayımı tarihinden bir yıl sonra yürürlüğe girmiştir ve 4703 sayılı önceki Kanunu yürürlükten kaldırmıştır; 25. maddesinin ikinci fıkrasına göre mevzuatta 4703 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanuna yapılmış kabul edilir.

Kanunun 1. maddesine göre amacı; ürünlerin güvenli ve ilgili teknik düzenlemelere uygun olmasını sağlamak, piyasa gözetimi ve denetiminin esasları ile yetkili kuruluşların görevlerini ve iktisadi işletmeciler ile uygunluk değerlendirme kuruluşlarının yükümlülüklerini belirlemektir. 2. maddesi kapsamı geniş tutar: piyasaya arz edilmesi hedeflenen, arz edilen, piyasada bulundurulan veya hizmete sunulan tüm ürünler.

Özel kanun önce gelir. Kanunun 2. maddesinin üçüncü fıkrası, bir ürüne ilişkin özel bir kanunun bulunması durumunda bu Kanun hükümlerinin söz konusu ürüne özel kanunda hüküm bulunmayan hâllerde uygulanacağını düzenler. Kozmetik gibi özel kanunu bulunan alanlarda bu kural, aynı denetimden doğan farklı kalemlerin farklı rejimlere tabi olması sonucunu doğurur.
KonuDüzenleme
Temel kanun7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu (RG 12/3/2020, S. 31066)
Genel ürün güvenliğiGenel Ürün Güvenliği Yönetmeliği (RG 11/3/2021, S. 31420)
Karşılıklı tanımaDüzenlenmemiş Alanda Karşılıklı Tanıma Yönetmeliği (RG 12/3/2021, S. 31421)
Onaylanmış kuruluşlarUygunluk Değerlendirme Kuruluşları ve Onaylanmış Kuruluşlar Yönetmeliği (Karar Sayısı: 4022, RG 27/5/2021, S. 31493)
Bildirim ve kayıtPiyasa Gözetimi ve Denetimi Sonuç ve Önlemlerin Kaydı ve Bildirimi Yönetmeliği (RG 27/7/2013, S. 28720)
Yargı yolu7223 s.K. m. 22/2 ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu

“Yetkili kuruluş” kavramı, 3. maddenin (ş) bendinde ürünlere ilişkin teknik düzenlemeleri hazırlayan, yürüten veya ürünleri denetleyen kamu kuruluşu olarak tanımlanmıştır. Yani PGD tek bir kurumun işi değildir; ürün grubuna göre farklı bakanlık ve kurumlar denetim yapar. Dava dilekçesindeki hasım bu tespite göre belirlenir.

Genel Ürün Güvenliği Yönetmeliğinin 8. maddesi, birden çok kuruluşun sorumlu olduğu hâlleri de düzenler: denetim eşgüdüm içinde yapılır, tereddüt hâlinde işbirliği protokolü yolu tercih edilebilir, sorumluluk alanları konusunda anlaşmazlık çıkarsa karar Piyasa Gözetimi ve Denetimi Koordinasyon Kurulu tarafından verilir.

Denetim Nasıl Yapılır?

Denetimin usulü 7223 sayılı Kanunun 15 ve 16. maddelerinde düzenlenmiştir. 15. maddenin ikinci fıkrasına göre denetimin, ürünün piyasaya arzından nihai kullanıcıya ulaştığı aşamaya kadar piyasa gözetimi ve denetimi yoluyla yapılması esastır; ancak teknik düzenlemelerin gerektirdiği hâllerde ithalat, ihracat, montaj, hizmete sunum veya kullanım aşamasında da yapılabilir.

16. maddenin birinci fıkrası, yetkili kuruluşun ürünleri depoda, nakil aracında, iş yeri ve üretim tesisi dâhil gerekli görülen yerlerde denetleyebileceğini ve iktisadi işletmecilerden denetime ilişkin gerek duyduğu belge, bilgi ve kayıtları isteyebileceğini öngörür. İkinci fıkra denetimin yöntemini gösterir: ürünler belirli bir program dâhilinde, yeterli ölçek ve sıklıkta, işaret veya belge kontrolü ya da duyusal inceleme yapılarak ve gerektiğinde numune alınmak suretiyle veya yerinde muayene ve test yoluyla denetlenir ve bu işlemler kayıt altına alınır.

Denetimin de bir hukuku vardır. Kanunun 15. maddesinin dördüncü fıkrası, yetkili kuruluşun denetim görevini orantılılık ve tarafsızlık ilkelerine riayet ederek yapmasını emreder. Bu hüküm, denetimin kapsamının ve yönteminin de yargısal denetime tabi olduğunu gösterir; ölçüsüz biçimde genişletilmiş bir denetim, elde edilen tespitin hukuka uygunluğunu tartışmalı hâle getirir.

İnternet üzerinden yapılan satışlar bakımından ayrı bir yöntem öngörülmüştür. 17. maddenin dördüncü fıkrasına göre, yetkili kuruluşun görevlendirdiği gerçek veya tüzel kişi tarafından piyasa gözetimi ve denetimi amacıyla kimlik açıklanmadan ve internet, radyo ve televizyon gibi uzaktan iletişim araçları üzerinden satın alınan ürünler numune olarak esas alınır. Yani gizli alım yoluyla temin edilen ürün, usulüne uygun alınmış numune sayılır.

Numune, Test ve Masraflar

Numune, PGD dosyalarının en çok tartışılan unsurudur; çünkü tespitin tamamı çoğunlukla tek bir numunenin analiz sonucuna dayanır. Kanun, numuneye ilişkin iki mali kural koyar.

KuralİçerikDayanak
Numune bedeli (imalatçı)Numunenin imalatçı dışındaki gerçek veya tüzel kişiden alınması durumunda numune bedeli, imalatçı tarafından numunenin alındığı kişiye ödenirm. 7/2
Numune bedeli (ithalatçı)Aynı kural ithalatçı bakımından da geçerlidirm. 9/2
Test ve muayene giderleriDenetlenen ürünün test ve/veya muayene sonucunda uygun olmadığının tespiti hâlinde numune, test veya muayene giderleri imalatçı veya ithalatçı tarafından karşılanırm. 15/7
Numune bedelini ödememeNumune bedeline ilişkin yükümlülüğe aykırılıkta toplam numune bedelinin beş katına kadar idari para cezasım. 20/6

15. maddenin yedinci fıkrasındaki şart özellikle önemlidir: test giderleri, ancak uygunsuzluk tespit edilirse firmadan alınır. Uygunsuzluk tespiti dava sonucunda ortadan kalkarsa, bu giderler de dayanaksız kalır ve iadesi talep edilebilir.

Savunma açısından numunede incelenecek başlıklar şunlardır: numunenin hangi partiden ve hangi tarihte alındığı, alınırken tutanağa firma temsilcisinin şerh düşüp düşmediği, saklama ve taşıma koşullarının ürünün niteliğine uygun olup olmadığı, zincirin kesintisiz belgelenip belgelenmediği ve şahit numune hakkının kullandırılıp kullandırılmadığı. Tek rapora dayanan tespitlerde karşı analiz imkânının kullanılması, dosyanın seyrini değiştirebilir.

Risk Değerlendirmesi ve Ciddi Risk

Kanunun 16. maddesinin üçüncü fıkrasına göre yetkili kuruluş, yaptığı denetimler veya aldığı bilgi, ihbar ya da şikâyetler neticesinde bir ürünün risk taşıdığına dair yeterli gerekçe bulunduğuna kanaat getirirse risk değerlendirmesi yapar. Ürünün ciddi bir risk taşıyıp taşımadığına ilişkin nihai karar, riskin doğurabileceği tehlikenin niteliği ve gerçekleşme olasılığı göz önünde bulundurularak yapılan bu risk değerlendirmesine dayanır.

Aynı fıkranın son cümlesi bir savunma dayanağıdır: daha yüksek bir güvenlik seviyesinin olabilirliği veya piyasada daha düşük riskli ürünlerin varlığı, bir ürünün güvenli olmadığı veya ciddi risk taşıdığı anlamına gelmez. Benzer bir hüküm Genel Ürün Güvenliği Yönetmeliğinin 5. maddesinin üçüncü fıkrasında da yer alır. “Piyasada daha iyisi var” gerekçesiyle kurulan bir güvensizlik tespiti, bu hükümler karşısında tartışmaya açıktır.

Ciddi risk kavramı, 3. maddenin (c) bendinde tanımlanmıştır: risk değerlendirmesine dayanması ve ürünün normal ve öngörülebilir kullanımının dikkate alınması kaydıyla, zarara yol açabilecek bir tehlikenin gerçekleşme olasılığı ile zararın ciddiyetinin büyüklüğünün birlikte ele alınması neticesinde, riskin etkisi kısa vadede ortaya çıkmayan vakalar da dâhil olmak üzere yetkili kuruluşların acil müdahalesini gerektiren risk taşıyan ürün.

Bu nitelemenin pratik sonucu doğrudan savunma hakkına dokunur: ciddi risk hâlinde önlem, savunma alınmadan uygulanabilir. Dolayısıyla “ciddi risk” nitelemesinin risk değerlendirmesine dayanıp dayanmadığı, dosyada ilk sorulacak sorulardandır.

Genel Ürün Güvenliği Yönetmeliğinin 5. maddesi, teknik düzenlemesi bulunmayan veya insan sağlığı ve güvenliğine ilişkin hüküm içermeyen ürünlerde güvenliğin nasıl değerlendirileceğini de sıralar: Avrupa standartlarına karşılık gelen ulusal standartlar, ulusal ve uluslararası standartlar, yetkili kuruluşların veya Avrupa Komisyonunun rehber niteliğindeki görüşleri, sektörde yürürlükteki iyi uygulama kodları, teknik bilgi ve teknoloji düzeyi ile tüketicinin güvenliğe ilişkin makul beklentileri.

Belge ve Etiket Uygunsuzluğunun Özel Rejimi

PGD dosyalarının önemli bir kısmı ürünün fiziki güvensizliğine değil, belge ve etiket eksikliğine dayanır. Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrası bu hâl için ayrı bir mekanizma kurar: uygunluk işareti veya teknik düzenlemenin gerektirdiği teknik dosya, etiket ve talimatların bulunmaması, eksik veya yetersiz olması ya da yanlış kullanılması hâlinde yetkili kuruluş, risk değerlendirmesi yapmak için yeterli gerekçenin bulunduğunu varsayabilir.

Bu durumda, yapacağı risk değerlendirmesinin sonucundan bağımsız olarak yetkili kuruluş tespit ettiği uygunsuzlukların giderilmesini ister; bu gerçekleşmezse iktisadi işletmeciden Kanunda öngörülen önlemlerden uygun ve gerekli gördüklerinin alınmasını ister. Uygunsuzluklar devam ederse ürünün piyasaya arzının yasaklanması veya kısıtlanması için gerekli tüm önlemleri alır ya da ürünün geri çağrılmasını veya piyasadan çekilmesini sağlar.

Buradaki hukuki sonuç şudur: ürün güvenli olsa dahi belge eksikliği, geri çağırmaya kadar giden zinciri başlatabilir. Savunmada bu ayrımın altı çizilmelidir; eksikliğin giderilebilir nitelikte olduğu ve giderildiği belgelenirse, ağır önlemlerin ölçüsüzlüğü tartışılabilir.

Belge eksikliği ile güvensizlik iddiası aynı şey değildir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Savunma Hakkı ve Tebligatın İçeriği

Kanunun 16. maddesinin beşinci fıkrası, sürecin en önemli usul güvencesini içerir: ürünün ciddi risk taşıdığı hâller dışında yetkili kuruluş, önlemlere ilişkin nihai kararı almadan önce iktisadi işletmeciye savunma yapabilmesi için on iş gününden az olmamak üzere makul bir süre verir. Aynı fıkra, yetkili kuruluşun aldığı önlem ve idari yaptırıma ilişkin kararını bildirdiği tebligatta kararın dayandığı gerekçeleri, varsa çözüm önerilerini, yasal itiraz yollarını ve süre sınırlarını da belirtmesini emreder.

Genel Ürün Güvenliği Yönetmeliğinin 8. maddesinin onüçüncü fıkrası aynı güvenceyi tekrarlar ve ciddi risk hâlinde savunma süresinin önlem uygulandıktan sonra ilgili taraflara bilahare verileceğini belirtir; ondördüncü fıkra ise tebligatın içeriğine ilişkin kuralı yineler.

Bu iki hüküm birlikte okunduğunda ortaya üç somut dava sebebi çıkar:

  • Savunma hiç istenmemişse ve ciddi risk nitelemesi risk değerlendirmesine dayanmıyorsa, işlem şekil unsuru bakımından sakattır.
  • Verilen süre on iş gününden azsa veya dosyanın hacmine göre makul değilse, savunma hakkı fiilen kullandırılmamış olur.
  • Tebligatta gerekçe, itiraz yolu veya süre gösterilmemişse, bu husus hem şekil sakatlığı olarak hem de sürenin başlangıcı tartışmasında ileri sürülür.

Savunmanın içeriği de en az süresi kadar önemlidir. Dava aşamasında ileri sürülecek teknik itirazların belgesel dayanağı bu aşamada oluşur: şahit numune talebi, üretim ve parti kayıtları, kalite kontrol sonuçları, tedarikçi belgeleri, varsa akredite laboratuvar karşı analizi. Savunmada hiç ileri sürülmemiş bir iddianın dava aşamasında ilk kez ortaya atılması, idarenin “bu husus bize sunulmadı” savunmasına zemin hazırlar.

Düzeltici Önlemler ve İdarenin Doğrudan Yetkisi

Kanunun 16. maddesinin altıncı fıkrası, iktisadi işletmecinin 7, 8, 9 ve 10. maddelerdeki yükümlülükleri ölçüsünde alması gereken düzeltici önlemleri kademeli olarak sıralar. Bu önlemler orantılılık ilkesine riayet edilerek, zamanında ve etkili olacak şekilde alınır.

KademeÖnlemBent
1Risk ve alınan önlemler hakkında yetkili kuruluşun eksiksiz ve ayrıntılı bilgilendirilmesim. 16/6-a
2Uygun olmayan ürünün uygunluğunu sağlayacak önlemlerin alınmasım. 16/6-b
3Türkçe uyarılarla işaretleme, talimat ve güvenlik kurallarında riskin açıkça belirtilmesi, risk altındaki kişilerin ivedilikle uyarılmasım. 16/6-c
4Ciddi risk belirtisi bulunan ürünlerde arzın, bulundurmanın, öneri ve teşhirin geçici olarak durdurulmasım. 16/6-ç
5Ciddi riskli ürünlerde arzın ivedilikle durdurulması, piyasadan çekme, geri çağırma, imha veya işlevsiz hâle getirmem. 16/6-d
6Önlemlerin her bir ürün için etkin ve eksiksiz uygulandığının yetkili kuruluşa bildirilmesim. 16/6-e

Yedinci fıkra, yetkili kuruluşa bu listenin dışında gerekli gördüğü veya teknik düzenlemede yer alan diğer önlemleri isteme ya da bu önlemleri kendisi alma yetkisi tanır.

İktisadi işletmeci hareketsiz kalırsa 17. madde devreye girer: iktisadi işletmecinin gerekli önlemleri almaması, zamanında almaması veya aldığı önlemleri yetkili kuruluşun eksik ya da yetersiz bulması hâlinde — ayrıca iktisadi işletmecinin tespit edilememesi hâlinde — yetkili kuruluş 16. maddenin altıncı fıkrasının (d) bendindeki en ağır önlemleri kendisi alır.

İnternet ve yayın mecraları için de ayrı yetkiler vardır. 17. maddenin ikinci fıkrasına göre uygun olmayan ürünün internet üzerinden tanıtımı ve satışı hâlinde aracı hizmet sağlayıcıya içeriğin çıkarılması için bildirimde bulunulur; içerik yirmi dört saat içinde çıkarılmazsa erişimin engellenmesine karar verilir ve karar uygulanmak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna bildirilir. Üçüncü fıkra uyarınca televizyon veya radyo üzerinden tanıtım ve satışın durdurulması medya hizmet sağlayıcı kuruluştan istenir; karar Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna bildirilir.

Alınan önlemler kamuya da açılır: 16. maddenin sekizinci fıkrası, yetkili kuruluşun iktisadi işletmecinin aldığı düzeltici önlemler ile kendisinin aldığı önlemleri — gizlilik ve ticari sırlara ilişkin 23. madde saklı kalmak kaydıyla — internet sitesinde veya uygun gördüğü diğer yöntemlerle ivedilikle ilan edeceğini öngörür.

İdari Para Cezaları ve Kurtuluş Hâlleri

Kanunun 20. maddesi, aykırılığın türüne göre kademeli bir ceza rejimi kurar. Tutarlar her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellendiğinden burada rakam verilmemiştir; belirleyici olan fiilin hangi bende girdiğidir. Maddenin usule ilişkin fıkraları ise savunmada doğrudan kullanılır.

KuralİçerikFıkra
Mükerrer uygulama sınırı(c), (ç), (d) ve (e) bentlerindeki aykırılık hâllerinde, aynı fiil nedeniyle (a) ve (b) bentleri uygulanmazm. 20/7
TekerrürUygunsuzluğun iki yıl içinde tekrarı hâlinde her tekrar için bir önceki cezanın iki katım. 20/8
Cezanın önlemlere etkisiİdari para cezaları, idari önlemlerin uygulanmasına engel teşkil etmezm. 20/9
Ödeme süresiCezalar tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde ödenirm. 20/10
Miktarın belirlenmesiAykırılığın büyüklüğü ve gerçek veya tüzel kişinin ekonomik durumu dikkate alınırm. 20/11
Denetimi engellemeDenetimle görevli çalışanların görevlerini yapmalarına engel olanlara ayrı idari para cezasım. 20/2

Kanunun 21. maddesi, firmanın elindeki en güçlü savunmayı düzenler. Birinci fıkraya göre; ürünün uygun olmadığını tespit edip yetkili kuruluşun talebi ve uyarısı olmadan, uygunsuzluğun giderilmesi ve riskin ortadan kaldırılması için geri çağırma da dâhil gerekli tedbirleri kendiliğinden alan ve uygunsuzluğu tamamen gideren iktisadi işletmeciler için bu Kanunda düzenlenen idari yaptırımlar uygulanmaz.

İkinci fıkra imalatçı veya ithalatçı için üç kurtuluş sebebi sayar: ürünü piyasaya kendisinin arz etmediğini, uygunsuzluğun dağıtıcının veya üçüncü bir tarafın ürüne müdahalesinden ya da kullanıcıdan kaynaklandığını, yahut uygunsuzluğun teknik düzenlemelere veya diğer zorunlu teknik kurallara uygun üretimden doğduğunu ispatlaması hâlinde idari yaptırım uygulanmaz.

İtiraz Yolları, Merci ve Süreler

Kanunun 22. maddesinin ikinci fıkrası nettir: bu Kanun hükümlerine göre verilen idari yaptırım kararlarına karşı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre idari yargı yoluna başvurulur. Ürün güvenliği kaynaklı para cezaları sulh ceza hâkimliğine değil idare mahkemesine götürülür.

Aynı maddenin birinci fıkrası, idari yaptırımların yetkili kuruluş tarafından uygulanacağını ve hangi makam veya kamu görevlilerince uygulanacağının yetkili kuruluş tarafından çıkarılan yönetmelikle belirleneceğini öngörür. Bu hüküm, yetki unsuru denetiminde doğrudan kullanılır: kararı tesis eden birimin, ilgili yönetmelikle yetkilendirilmiş olup olmadığı sorgulanabilir.

AdımMerci / süreDayanak
İdari yaptırım kararına karşı davaİdare mahkemesi7223 s.K. m. 22/2
Dava açma süresiAltmış günİYUK m. 7
Yetkili mahkemeİşlemi yapan idari merciin bulunduğu yerİYUK m. 32
İdareye başvuruDava açma süresi içindeİYUK m. 11/1
Zımni retOtuz günİYUK m. 11/2 (7331 s.K. ile değişik)
Yürütmenin durdurulmasıDava dilekçesiyle veya sonradanİYUK m. 27
Savunma süresi (ciddi risk dışında)En az on iş günü7223 s.K. m. 16/5
Cezanın ödeme süresiTebliğden itibaren bir ay7223 s.K. m. 20/10
İnternet içeriğinin çıkarılmasıYirmi dört saat7223 s.K. m. 17/2

Yürütmenin durdurulması talebi, ağır önlem içeren dosyalarda belirleyicidir. İYUK m. 27 uyarınca işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması şartları birlikte aranır. Zarar iddiası soyut bırakılmamalı; iptal edilen siparişler, askıya alınan sözleşmeler, ihaleden elenme, raf ömrü kısa ürünün imha noktasına gelmesi ve tedarik zincirinin kesilmesi belgelerle ortaya konmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Denetim tutanağına karşı dava açabilir miyim?

Tutanak çoğunlukla hazırlık işlemi niteliğindedir; kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem, tutanağın değerlendirilmesinden sonra tesis edilen önlem veya yaptırım kararıdır. Dava süresi kural olarak bu kararın tebliğinden itibaren işler.

Savunma vermeden ceza yazılabilir mi?

7223 sayılı Kanunun 16. maddesinin beşinci fıkrasına göre, ürünün ciddi risk taşıdığı hâller dışında nihai karardan önce iktisadi işletmeciye on iş gününden az olmamak üzere makul bir süre verilir. Ciddi risk hâlinde Genel Ürün Güvenliği Yönetmeliği uyarınca savunma, önlem uygulandıktan sonra alınır.

Ürünüm belgeli, yine de denetlenir mi?

Evet. Kanunun 15. maddesinin altıncı fıkrası, ürünün uygunluğunu gösteren belgelere veya işaretlere sahip olmasının yetkili kuruluşun denetim yapmasını, önlem almasını veya yaptırım uygulamasını engellemeyeceğini düzenler.

Test masraflarını kim öder?

15. maddenin yedinci fıkrasına göre, denetlenen ürünün test veya muayene sonucunda uygun olmadığının tespiti hâlinde numune, test veya muayene giderleri imalatçı veya ithalatçı tarafından karşılanır. Uygunsuzluk tespiti ortadan kalkarsa bu giderlerin dayanağı da kalmaz.

Piyasada daha güvenli ürünler var diye ürünüm güvensiz sayılır mı?

Hayır. Kanunun 16. maddesinin üçüncü fıkrası, daha yüksek bir güvenlik seviyesinin olabilirliğinin veya piyasada daha düşük riskli ürünlerin varlığının, bir ürünün güvenli olmadığı ya da ciddi risk taşıdığı anlamına gelmeyeceğini açıkça belirtir.

İnternetten yapılan gizli alım delil olur mu?

17. maddenin dördüncü fıkrasına göre, yetkili kuruluşun görevlendirdiği kişi tarafından kimlik açıklanmadan ve uzaktan iletişim araçları üzerinden satın alınan ürünler numune olarak esas alınır.

Cezaya nereye itiraz edilir?

22. maddenin ikinci fıkrası uyarınca bu Kanuna göre verilen idari yaptırım kararlarına karşı 2577 sayılı Kanun hükümlerine göre idari yargı yoluna başvurulur; dava açma süresi altmış gündür.

Aynı fiil için birden çok ceza yazılabilir mi?

20. maddenin yedinci fıkrası bir sınır koyar: birinci fıkranın (c), (ç), (d) ve (e) bentlerinde belirtilen aykırılık hâllerinde, aynı fiil nedeniyle (a) ve (b) bentleri uygulanmaz.

Uygunsuzluğu kendim giderirsem ceza alır mıyım?

21. maddenin birinci fıkrası, uygunsuzluğu kendisi tespit edip yetkili kuruluşun talebi ve uyarısı olmadan gerekli tedbirleri kendiliğinden alan ve uygunsuzluğu tamamen gideren iktisadi işletmeciye bu Kanunda düzenlenen idari yaptırımların uygulanmayacağını öngörür.

Hangi kurum denetim yapmaya yetkili?

Yetkili kuruluş, 3. maddenin (ş) bendinde ürünlere ilişkin teknik düzenlemeleri hazırlayan, yürüten veya ürünleri denetleyen kamu kuruluşu olarak tanımlanmıştır; ürün grubuna göre değişir. Birden çok kuruluşun sorumlu olduğu hâllerde anlaşmazlık, Piyasa Gözetimi ve Denetimi Koordinasyon Kurulunca çözülür.

Dosyanızı Değerlendirelim

PGD dosyalarında sonucu belirleyen şey, çoğu zaman dava dilekçesi değil denetim ve savunma aşamasında üretilen belgelerdir. Şahit numune talebi, tutanağa düşülen şerh, süresinde ve teknik olarak verilmiş bir savunma, sonraki aşamada elinizde kalan tek somut dayanaktır. Bürom, piyasa gözetimi denetimlerinde savunma, düzeltici önlem yönetimi ve yaptırım kararlarına karşı dava süreçlerini yürütmektedir. Ön değerlendirme için 0554 648 37 15 numaralı hattan ulaşabilirsiniz.

Savunma süresi kısa — dosyanızı bugün değerlendirelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İlgili Rehberler

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. İdari para cezası tutarları her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellenir ve ürün grubuna göre farklı teknik düzenlemeler uygulanır; dosyanızı işlem tarihindeki mevzuat çerçevesinde avukatınızla değerlendiriniz.