Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK); ilaç, tıbbi cihaz, kozmetik ürün, geleneksel bitkisel tıbbi ürün ve biyosidal ürün alanında ruhsat veren, denetim yapan ve idari yaptırım uygulayan kurumdur. Kurumdan gelen bir yazı çoğu zaman tek bir sayfadan ibarettir; ancak arkasında ruhsatın askıya alınması, ürünün piyasadan çekilmesi, tanıtımın durdurulması veya yüksek tutarlı bir idari para cezası bulunabilir. Bu sayfa, hukukcularevi.com üzerinde yayımlanan TİTCK rehberlerinin tamamını tek yerde toplar ve hangi karara karşı hangi yolun işletileceğini gösterir.

Önce süreyi tespit edin. İdari işlemlere karşı dava açma süresi hak düşürücüdür; kaçırıldığında işlemin ne kadar hukuka aykırı olduğunun bir önemi kalmaz. Kurumdan gelen tebligatın tebliğ tarihini ve işlemin türünü belirlemek, dosyanın ilk ve en kritik adımıdır.

TİTCK’den yazı mı geldi? Süre işlemeye başlamış olabilir.

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Aşağıdaki rehberler dört başlık altında toplanmıştır: karara itiraz ve dava, ruhsat, izin ve piyasaya arz, denetim, yaptırım ve ürün güvenliği, ilaç erişimi ve uygulama. Her rehber, kendi konusundaki mevzuat dayanağını, başvuru usulünü ve dosyada aranan belgeleri ayrı ayrı ele alır.

İçindekiler

TİTCK Hangi Alanlarda Karar Verir?

Kurum, 2 Kasım 2011 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kurulmuştur. Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçişten sonra teşkilat düzenlemesi, 15 Temmuz 2018 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine taşınmıştır. Kararnamenin otuz altıncı bölümü Kuruma ayrılmıştır: 506. maddede Kurumun düzenleme yapmakla görevli olduğu ürün grupları, 508. maddede ise görev, yetki ve sorumlulukları sayılmıştır.

Bu düzenleme, uygulamada göründüğünden daha önemlidir. Bir dava dilekçesinde işlemin dayandığı yetki kuralı yanlış gösterildiğinde, idarenin savunmasında ilk vurgulayacağı nokta budur. Kurumun yetkisi mülga 663 sayılı KHK’ya değil, bugün yürürlükteki 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine dayanır; buna ek olarak her ürün grubunun kendi özel kanunu ve yönetmeliği vardır.

Ürün grubuTipik Kurum işlemiBaşlıca dayanak
Beşerî tıbbi ürünler (ilaç)Ruhsatlandırma, ruhsat askıya alma veya iptali, tanıtım denetimi, piyasadan çekme1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu; 4 sayılı CBK m. 506, 508
Tıbbi cihazlar ve in vitro tanı cihazlarıÜTS kaydı, piyasaya arz denetimi, satış merkezi yetki belgesi, düzeltici önlem7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu; Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği
Kozmetik ürünlerÜBS bildirimi, sorumlu kişi denetimi, piyasadan çekme, idari para cezası5324 sayılı Kozmetik Kanunu; 7223 sayılı Kanun
Geleneksel bitkisel tıbbi ürünler ve homeopatik ürünlerRuhsat başvurusunun reddi, sağlık beyanı denetimi4 sayılı CBK m. 506; ilgili ruhsatlandırma yönetmelikleri
Kontrole tabi maddelerİzin, kota, takip ve denetim işlemleri2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun; ilgili mevzuat
Eczaneler ve ecza depolarıRuhsat, nakil, denetim ve kapatma süreçlerinde Kurumun rolü6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun
İnsan vücuduna doğrudan temas eden biyosidal ürünler, özel amaçlı diyet gıdalarRuhsat ve piyasa denetimi işlemleri4 sayılı CBK m. 506
Neden önemli? Aynı olayda birden fazla mevzuat çakışabilir. Örneğin bir tıbbi cihazın piyasadan çekilmesi hem 7223 sayılı Kanun kapsamındaki düzeltici önlem, hem de Kurumun kendi yönetmeliğinden doğan bir yükümlülük olarak karşınıza çıkabilir. Dilekçede hangi kuralın esas alındığı, işlemin sebep ve konu unsuru bakımından yapılacak denetimin çerçevesini belirler.

Kurumdan Gelen Yazı Ne Tür Bir İşlem?

İdare hukukunda ilk soru her zaman aynıdır: elinizdeki metin icrai bir işlem mi, yoksa yalnızca bilgilendirme veya hazırlık işlemi mi? Bu ayrım, davanın esasına girilip girilmeyeceğini belirler. Hukuki durumu doğrudan etkilemeyen, hak veya yükümlülük doğurmayan yazılar kural olarak iptal davasına konu edilemez; buna karşılık ruhsatın askıya alınması, ürünün toplatılması veya para cezası uygulanması kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemlerdir.

Uygulamada en çok karışan nokta, “uygunsuzluk tespit tutanağı” ile “idari yaptırım kararı”nın aynı şey sanılmasıdır. Tutanak çoğu zaman denetim aşamasının bir parçasıdır; yaptırım kararı ise tutanağın değerlendirilmesinden sonra tesis edilir. Dava süresi, kural olarak kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemin tebliğinden itibaren işlemeye başlar.

İşlemin türüNiteliğiİlk yapılacak
Bilgilendirme veya görüş yazısıKural olarak icrai değilKayda alın, yükümlülük doğuran bir ifade var mı inceleyin
Uygunsuzluk tespit tutanağıHazırlık işlemi niteliğinde olabilirTutanağa şerh düşün, savunmanızı süresinde verin
Savunma istem yazısıYaptırım öncesi usul aşamasıSüreyi kaçırmadan yazılı savunma ve belge sunun
Düzeltici önlem talebi (piyasadan çekme, geri çağırma)Kesin ve yürütülmesi zorunluÖnlemin kapsamını ve ölçülülüğünü değerlendirin
İdari para cezasıKesin ve yürütülmesi zorunluTebliğ tarihini ve dayanak maddeyi tespit edin
Ruhsatın veya iznin askıya alınması / iptaliKesin ve yürütülmesi zorunlu, ağır sonuçluYürütmenin durdurulması talebini birlikte değerlendirin
Tanıtım veya satışın durdurulmasıKesin ve yürütülmesi zorunluZararın telafi edilemez niteliğini belgeleyin
Başvurunun reddi (ruhsat, izin, klinik araştırma)Kesin ve yürütülmesi zorunluRet gerekçesinin somut olup olmadığını inceleyin

Üç Ayrı Yol: İdari Başvuru, İptal Davası, Yürütmenin Durdurulması

TİTCK kararlarına karşı işletilebilecek yollar birbirinin alternatifi değildir; bir kısmı birlikte, bir kısmı sırayla kullanılır. Yanlış sıralama, çoğu zaman esasa hiç girilmeden dosyanın süre yönünden reddedilmesiyle sonuçlanır.

1) Kuruma veya üst makama başvuru (İYUK m. 10 ve m. 11)

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesine göre ilgililer, dava açmadan önce idari işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapan makamdan idari dava açma süresi içinde isteyebilir. Bu başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur.

2021’de değişen kritik süre. İYUK m. 11’de yer alan cevap süresi, 8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanun ile “altmış gün”den “otuz gün”e indirilmiştir. Yani başvuruya otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması hâlinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. Eski metne göre altmış gün beklendiğinde dava süresi kaçırılabilir; internetteki pek çok kaynak hâlâ mülga rakamı yazmaktadır.

Bu yolun avantajı, dosyanın mahkemeye gitmeden çözülme ihtimalidir; özellikle maddi hata, yanlış firma kaydı, hatalı parti numarası veya sehven uygulanmış yaptırımlarda Kurum işlemi kendisi geri alabilir. Dezavantajı ise sürenin durması değil, duraksamasıdır: başvuruya kadar geçen günler silinmez, dava süresine eklenir.

2) İptal davası (İYUK m. 2, m. 7 ve m. 32)

İdari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarından biri yönünden hukuka aykırı olduğunu ileri süren, menfaati ihlal edilen kişi iptal davası açabilir. Dava açma süresi, özel kanununda ayrı bir süre öngörülmedikçe idare mahkemelerinde altmış gündür (İYUK m. 7). Süre, kural olarak yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar.

Yetkili mahkeme, İYUK m. 32 uyarınca dava konusu idari işlemi yapan idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesidir. TİTCK merkez teşkilatı Ankara’da bulunduğundan, Kurum işlemlerine karşı açılacak davalarda kural olarak Ankara idare mahkemeleri yetkilidir. Bu nokta, firmanın merkezi başka bir ilde olduğunda sıkça atlanır ve dosya yetki yönünden reddedilerek zaman kaybedilir.

Dilekçede yalnızca “işlem hukuka aykırıdır” demek yeterli değildir. Hangi unsurun sakat olduğu tek tek ortaya konmalıdır: işlemi tesis eden birimin yetkisi, savunma hakkının tanınıp tanınmadığı, tespitin hangi laboratuvar sonucuna veya hangi denetim tutanağına dayandığı, uygulanan yaptırımın aykırılıkla orantılı olup olmadığı ve işlemin kamu yararı dışında bir amaç güdüp gütmediği ayrı ayrı tartışılmalıdır.

3) Yürütmenin durdurulması (İYUK m. 27)

İptal davası açılmış olması, işlemin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Ruhsatın askıya alındığı, ürünün piyasadan çekildiği veya satışın durdurulduğu dosyalarda asıl belirleyici olan yürütmenin durdurulması talebidir. İYUK m. 27 uyarınca yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir: idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması. Karar gerekçeli olarak verilir.

İkinci şart, ticari dosyalarda çoğu zaman yeterince belgelendirilmez. “Zarara uğrarız” demek yetmez; ihracat sözleşmesinin askıya alınması, ihaleden elenme, raf ömrü kısa ürünün imha noktasına gelmesi, tedarik zincirinin kesilmesi veya sağlık hizmetinin aksaması gibi somut ve belgeli sonuçlar dosyaya konmalıdır.

Ruhsat, tanıtım veya piyasadan çekme kararı mı aldınız?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Süre Tablosu

Aşağıdaki süreler genel kuralı gösterir. Özel kanunlarda farklı süre öngörülmüşse o süre uygulanır; bu nedenle her dosyada önce dayanak mevzuatın kendi süre hükmü kontrol edilmelidir.

AdımSüreDayanak
İdare mahkemesinde iptal davası açmaAltmış günİYUK m. 7
Üst makama / işlemi yapan makama başvuruDava açma süresi içindeİYUK m. 11/1
Bu başvuruya cevap verilmemesi hâlinde zımni retOtuz günİYUK m. 11/2 (7331 s.K. ile değişik)
Zımni ret sonrası kalan dava süresiBaşvuruya kadar geçen süre düşülerek işlerİYUK m. 11/3
Yürütmenin durdurulması talebiDava dilekçesiyle birlikte veya sonradanİYUK m. 27
Yaptırım öncesi savunma süresi (ürün güvenliği dosyalarında)En az on iş günü7223 sayılı Kanun m. 15/5
Tebliğ tarihini belgeleyin. Süre hesabı, tebligatın usulüne uygun yapıldığı tarihe göre kurulur. Elektronik tebligat, kayıtlı elektronik posta veya iadeli taahhütlü gönderi kayıtları dosyanın ilk ekidir. Tebligatın usulsüz olduğu ileri sürülecekse, öğrenme tarihinin nasıl tespit edildiği ayrıca açıklanmalıdır.

Yaptırım Kararı Verilmeden Önceki Savunma Aşaması

Ürün güvenliği dosyalarında çoğu firma, savunma aşamasını “formalite” sayıp geçiştirir; oysa dava aşamasında elde kalan en güçlü belgeler bu aşamada üretilir. 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu’nun 16. maddesinin beşinci fıkrasına göre, ürünün ciddi risk taşıdığı hâller dışında yetkili kuruluş, önlemlere ilişkin nihai kararı almadan önce iktisadi işletmeciye savunma yapabilmesi için on iş gününden az olmamak üzere makul bir süre verir. Aynı fıkra uyarınca, alınan önlem ve idari yaptırıma ilişkin karar bildirilirken tebligatta kararın gerekçeleri, varsa çözüm önerileri, yasal itiraz yolları ve süre sınırları da gösterilir.

Bu iki kural birlikte okunduğunda pratik sonuç şudur: savunma hakkı tanınmadan veya gerekçesi gösterilmeden tesis edilen bir yaptırım, şekil ve sebep unsuru bakımından tartışmaya açıktır. Tebligatta itiraz yolu ile süre hiç gösterilmemişse bu husus dava dilekçesinde ayrıca ileri sürülmelidir.

Kanunun 21. maddesi ayrı bir savunma imkânı daha tanır: ürününün uygun olmadığını kendisi tespit edip, yetkili kuruluşun talebi ve uyarısı olmadan, geri çağırma dâhil gerekli tedbirleri kendiliğinden alan ve uygunsuzluğu tamamen gideren iktisadi işletmeciye bu Kanunda düzenlenen idari yaptırımlar uygulanmaz. Gönüllü geri çağırma kararının tarihi ve Kuruma bildirim anı, bu hükümden yararlanabilmek bakımından belirleyicidir.

7223 sayılı Kanun kapsamında verilen idari yaptırım kararlarına karşı, aynı Kanunun 22. maddesi uyarınca 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre idari yargı yoluna başvurulur. Bu, ürün güvenliği kaynaklı para cezalarının sulh ceza hâkimliğine değil idare mahkemesine götürüleceği anlamına gelir; uygulamada en sık yapılan yanlış yönlendirmelerden biri budur.

TİTCK Rehberleri

Aşağıdaki on üç rehber, Kurum kararlarının farklı yönlerini ayrı ayrı ele alır. Dosyanızın türüne uyan başlıktan başlamanız, gereksiz okuma yükünden sizi kurtarır.

Karara itiraz ve dava

Ruhsat, izin ve piyasaya arz

Denetim, yaptırım ve ürün güvenliği

İlaç erişimi ve uygulama

Konuyla bağlantılı iki genel rehber: İdare Hukuku Rehberi — iptal davası ve tam yargı davasının genel çerçevesi; Malpraktis Rehberleri — sağlık hizmetinden doğan tazminat dosyaları.

Dosyayı Kuran Belgeler

TİTCK dosyalarında davanın kaderini çoğunlukla hukuki argüman değil, belge tayin eder. Aşağıdaki liste, dava dilekçesi yazılmadan önce toplanması gereken asgari evrakı gösterir.

  • Tebligat evrakının aslı ve zarfı — süre hesabının dayanağıdır.
  • Denetim tutanakları — varsa firma temsilcisinin şerhleriyle birlikte.
  • Numune alma ve analiz belgeleri — numunenin hangi partiden, hangi koşulda alındığı ve zincirin kesintisiz olup olmadığı.
  • Laboratuvar raporu ve şahit numune sonucu — tek rapora dayanan tespitlerde karşı analiz önem taşır.
  • Savunma yazısı ve ekleri — Kuruma sunulan savunmanın tarihli kaydı.
  • Ruhsat, izin, ÜTS/ÜBS kayıtları — ürünün hukuki statüsünü gösteren belgeler.
  • Kalite sistemi kayıtları — üretim, parti, sevkiyat ve şikâyet kayıtları.
  • Zararı belgeleyen evrak — sözleşmeler, ihale dosyası, sipariş iptalleri, raf ömrü bilgisi.
  • Yazışma geçmişi — Kurum ile yapılan tüm resmî yazışmalar ve elektronik başvuru çıktıları.

Bu belgelerin bir kısmı zamanla erişilemez hâle gelir: numune saklama süresi dolar, elektronik sistem kayıtları arşive düşer, personel değişir. Bu nedenle dosya toplama işi dava açma kararından sonraya bırakılmamalıdır.

Uygulamada En Sık Yapılan Yedi Hata

  1. Zımni ret süresini altmış gün sanmak. İYUK m. 11’de cevap süresi 7331 sayılı Kanunla otuz güne indirilmiştir; eski rakama göre beklemek dava süresini yakar.
  2. Başvuruya kadar geçen süreyi hesaba katmamak. İdareye başvuru süreyi sıfırlamaz; başvuru tarihine kadar geçen günler dava süresinden düşülür.
  3. Yetkili mahkemeyi firmanın merkezine göre belirlemek. İşlemi yapan merciin bulunduğu yer esas alınır.
  4. Yürütmenin durdurulmasını gerekçesiz istemek. Telafisi güç zarar iddiası belgeyle desteklenmediğinde talep karşılıksız kalır.
  5. Savunma aşamasını geçiştirmek. Dava aşamasında ileri sürülecek teknik itirazların dayanağı bu aşamada oluşturulur.
  6. Ürün güvenliği para cezasını yanlış mercie taşımak. 7223 sayılı Kanuna göre verilen yaptırım kararlarında yol idari yargıdır.
  7. Gönüllü düzeltici önlemi belgelendirmemek. Uygunsuzluğu kendiliğinden giderdiğini ileri süren firmanın bunu tarihli kayıtlarla ispatlaması gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

TİTCK kararına karşı doğrudan dava açabilir miyim, önce Kuruma başvurmam şart mı?

Kural olarak doğrudan iptal davası açılabilir. İYUK m. 11 kapsamındaki üst makama başvuru, özel kanununda zorunlu tutulmadıkça ihtiyari bir yoldur. Ancak maddi hata veya kayıt yanlışlığı gibi hâllerde Kuruma başvurmak sonucu daha hızlı verebilir.

Kuruma başvurdum, cevap gelmiyor. Ne kadar beklemeliyim?

İYUK m. 11 uyarınca otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Bu süre, 8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunla altmış günden otuz güne indirilmiştir. Zımni ret üzerine dava açma süresi yeniden işler ve başvuruya kadar geçen süre hesaba katılır.

Dava açtım, ruhsatım askıda kalmaya devam ediyor. Bu normal mi?

Evet. İptal davası açılması işlemin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Uygulamanın durması için yürütmenin durdurulması kararı gerekir; bunun için işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve telafisi güç veya imkânsız zarar doğması şartlarının birlikte bulunması aranır.

TİTCK kararına karşı hangi mahkemede dava açılır?

İYUK m. 32 uyarınca dava konusu işlemi yapan idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir. Kurumun merkez teşkilatı Ankara’da olduğundan, merkez işlemlerine karşı kural olarak Ankara idare mahkemelerinde dava açılır.

Ürün güvenliği kaynaklı idari para cezasına sulh ceza hâkimliğinde itiraz edilir mi?

Hayır. 7223 sayılı Kanunun 22. maddesi, bu Kanun hükümlerine göre verilen idari yaptırım kararlarına karşı 2577 sayılı Kanun hükümlerine göre idari yargı yoluna başvurulacağını düzenler.

Yaptırım uygulanmadan önce savunma hakkı tanınması zorunlu mu?

7223 sayılı Kanunun 16. maddesinin beşinci fıkrasına göre, ürünün ciddi risk taşıdığı hâller dışında nihai karardan önce iktisadi işletmeciye on iş gününden az olmamak üzere makul bir süre verilir. Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen işlem şekil yönünden sakatlanabilir.

Ürünü kendiliğimden geri çağırdım. Yine de ceza uygulanır mı?

7223 sayılı Kanunun 21. maddesi, uygunsuzluğu kendisi tespit edip yetkili kuruluşun talebi ve uyarısı olmadan gerekli tedbirleri alan ve uygunsuzluğu tamamen gideren iktisadi işletmeciye bu Kanunda düzenlenen idari yaptırımların uygulanmayacağını öngörür. Belirleyici olan, tedbirin kendiliğinden ve zamanında alındığının belgelenmesidir.

Kurumun yetkisi hangi mevzuata dayanıyor?

Kurum 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kurulmuş, teşkilat ve görevleri 15 Temmuz 2018 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine taşınmıştır. Görev alanı 506., görev ve yetkileri 508. maddede düzenlenmiştir.

Tanıtım veya reklam nedeniyle uygulanan yaptırımlara karşı ne yapılabilir?

Bu işlemler de kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte olduğundan iptal davasına konu edilir. Dosyada tanıtım materyalinin tarihi, hedef kitlesi ve dağıtım kanalı ile ilgili yönetmelik hükmünün somut olaya uygulanabilirliği ayrıca tartışılmalıdır.

Yurt dışından ilaç temini reddedilirse dava açılabilir mi?

Başvurunun reddi kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlemdir; menfaati ihlal edilen kişi iptal davası açabilir. Bu tür dosyalarda tedavinin aciliyeti, yürütmenin durdurulması talebi bakımından belirleyici olur.

Dosyanızı Değerlendirelim

TİTCK dosyalarında kaybedilen zaman geri gelmez: süre hak düşürücüdür, numuneler tükenir, ürünün raf ömrü işler. Kurumdan bir yazı geldiğinde yapılacak ilk iş, işlemin türünü ve tebliğ tarihini tespit ederek takvimi kurmaktır. Bürom, ilaç ve tıbbi cihaz firmalarının Kurum karşısındaki savunma ve dava süreçlerini yürütmekte; hasta tarafında ise ilaca erişim ve geri ödeme uyuşmazlıklarını takip etmektedir. Randevu ve ön değerlendirme için 0554 648 37 15 numaralı hattan ulaşabilirsiniz.

Süre işlemeye başlamadan dosyanızı değerlendirelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Bu sayfadaki metinler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat değişebilir; her dosyanın kendi süresi, dayanağı ve delil yapısı vardır. İşlem tarihindeki güncel mevzuatı avukatınızla birlikte değerlendiriniz.